KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Sivas Toprakkale (İç Kale) Kazıları Sırlı Seramik ve Çini Buluntuları (2019-2021)
₺1.800,00 -

SELÇUKLU ÇAĞI ANADOLU TÜRK MİMARİSİNDE KADININ ROLÜ
₺585,00 -

DİASPORA TEMSİL SİSTEMİ
₺315,00 -

TÜRKİYE’DE DIŞ TİCARETİN GELİŞİMİ TEORİ VE UYGULAMA
₺235,00 -

Yapay Zekâ ve Etik
₺320,00 -

Yeni Gazetecilik Türleri
₺300,00 -

New Topics in Organizational Behavior
₺315,00 -

Batılılaşma Sürecinde Homeros’u Okumak (Metinler)
₺325,00 -

Yapay Zekâ Teknolojileri ve Dijital Platformlar
₺240,00 -

Kolluk İçin Mağdur Psikolojisi
₺235,00 -

Kestirimci Bakımda Makine Öğrenimi
₺230,00 -

Sözlü Çevirinin Mutfaği
₺380,00 -

Urmiye Müzesi’nde Bulunan İslam Dönemine Ait Bir Grup Sırlı Seramik
₺1.300,00 -

21. YÜZYILDA BÜTÜNLEŞİK PAZARLAMA İLETİŞİMİ
₺455,00 -

İmge ve Tekrar
₺400,00 -

Engelsiz Bilişim 2023: Engelsiz Dijital Dönüşüm
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Türk Polisiye Romanında Celil Oker
“Şu Hava Kuvvetleri’nden müstafi, THY’den kovulma, kendisine saygısı olan hiçbir “frequent flyer”ın adını bile duymadığı sekizinci sınıf çartır şirketlerinde bile tutunamayan, sayenizde MS Flight Simulator’ın Cessna’sını bile adam gibi indirmekten âciz eski pilot, ex-kaptan, nevzuhur özel dedektif Remzi Ünal…”, 1999 yılında düzenlenen Kaktüs Kahvesi Polisiye Roman Yarışması’nda Çıplak Ceset adlı romanıyla birincilik kazanan Celil Oker’in yerli özel dedektifidir. Celil Oker’in hard boiled/kara roman türünde kaleme aldığı mizah ve ironi ile örülü romanlarında İstanbul’u karış karış gezen Remzi Ünal; suçun arka planına uzanır, hayatı sorgular ve toplumdaki yozlaşmanın bireyler üzerindeki etkilerini açığa çıkarır. Hem tipik hem sıradan bir karakter olan Remzi Ünal; “süper kahraman” olma sevdasından uzak duruşu, soğukkanlı tavırları, keskin gözlem gücü, ezber yeteneği, ayrıntı avcılığı ve kendi kurallarına bağlı yaşayış tarzıyla Türk polisiyesinde unutulmaz bir dedektif olarak yerini alır.
KİTAP TANITIMI
ÇALIŞMA HAYATINDA ANNELİĞİN DÖNÜŞÜMÜ
Annelik ve çalışma hayatı, sanayileşme döneminden itibaren etkileşim içerisinde olmuş ve her iki kurum da birbirini dönüşüme uğratmıştır. Ücretli çalışma, tarihsel olarak anneliğe nazaran oldukça geç bir dönemde kadınların yaşamının bir parçası haline gelmeye başlamıştır. Bununla birlikte annelik ve annelik faaliyetleri, kadınların toplumsal konumunun belirleyicisi olarak görülmeyi sürdürmüştür. Bu konum, tarihsel olarak ve toplumdan topluma değişikliğe uğrasa da anneliğe atfedilen değerin yüceltilmesi ya da anneliğin aşınması, ideolojik arka plana sahiptir. Geçmişte annelik nedeniyle çalışma hayatının dışına çıkılması ile tam zamanlı annelik bir norm olarak kabul edilirken günümüzde çalışma hayatını annelik ile birlikte sürdüren kadınların sayısı önemli ölçüde artmıştır. Ancak annelik faaliyetleri, aile ve toplum içerisinde hâlâ önemli bir yere sahiptir. Annelik faaliyetleri, literatürde, çalışma hayatında kadınların karşı karşıya kaldığı sorunlardan yalnızca biri olarak ele alınmıştır. Bu nedenle “Çalışma Hayatında Anneliğin Dönüşümü” adlı bu kitapta anneliğin bir kurum olarak inşa edilerek yüzyıllar boyunca uğradığı ideolojik, toplumsal, ekonomik, siyasi ve hukuki dönüşüm, çalışma hayatında anneliğin tarihsel arka planı ve özellikleri ve çalışan annelerin yaşadıkları sorunlar tüm yönleriyle ortaya konmaya çalışılmıştır
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Sinema ve Mekân
Farklı disiplinlerin bir araya gelmesiyle doğan verimli bir ortaklığın ürünü olan kitap, “sinema ve mekân” üzerine çalışan akademisyenlerin katkılarıyla hazırlandı. Birbirini besleyen, değiştiren ve dönüştüren iki farklı disiplinin bir araya gelerek, yeni anlam arayışlarının bir ürünü. Kitapta sinema ile mimari arasındaki etkileşim özellikle Türk sinemasında mekânın dramatik anlatı içindeki yeri çerçevesinde ele alınmıştır. Dolayısıyla kitap, mimarinin mekân kurma pratikleri ile sinemanın mekânı temsil etme, dönüştürme ve yeniden kurgulama olanakları arasındaki bağ aracılığıyla yeni disiplinler arası birliktelikler için güçlü bir temel sunmaktadır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Trabzon’dan Manzaralar
Bir zamanlar Anadolu’nun en canlı ve zengin kentlerinden biri olan Trabzon, Birinci Dünya Savaşı sonrasında bu kimliğini kaybetmiştir. Siyasi gelişmelerin de etkisiyle Trabzon, orta ölçekli bir Anadolu şehrine dönüşmüştür.
Cumhuriyetin ilan edildiği günler, Trabzon’da bu dönüşümün sancılarının hissedilmeye başlandığı günlerdi. Bu dönemde Trabzonlular, eski parlak günlere dönme arzusu taşıyorlardı. Fakat artık deve kervanlarının uğramadığı, yerli-yabancı birçok farklı unsurdan insanın sokaklarında olmadığı, tenha ve durgun bir şehre dönüşen Trabzon için gelinen durum acı vericiydi. Zira artık devir değişmiş, Trabzon bir daha asla 50-60 yıl önceki canlılığını yakalayamamıştır. Bu gerçeği ilk anda kabullenmekte zorluk çeken Trabzonlular, yavaş yavaş ümitlerini kaybetmeye başlamışlardır.
Bu eserde Trabzon’un işgal sonrasında tekrar toparlanma çabasına değinilmiş fakat ağırlıklı olarak Cumhuriyetin ilanının ardından şehirdeki sosyal hayat hakkında bilgiler verilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Sabûhî Ahmed Dede
Onyedinci yüzyıl Mevlevî şeyhlerinden Sabûhî Ahmed Dede Yenikapı Mevlevîhânesinin üçüncü şeyhidir ve Ehamide-i Sebadandır. Yenikapı Mevelevîhanesi kurulduktan sonra peş peşe Ahmed ismini taşıyan şeyh tarafından yönetilmiştir. İlk tasavvuf tecrübesini Eyüpte Kasım Babanın yanında gerçekleştiren Sabûhî Dede, daha sonra Konyaya gidip Bostan Çelebi ve Ebû Bekir Çelebiye intisap etmiştir. On üç yıl Konyada seyr ü sülûk eğitimini sürdürmüş ve sonunda Mevlevî dedesi olmuştur. Şam Mevlevîhânesi şeyhliğine tayin edilen Sabûhî Dede, Şamda telif ettiği İhtiyârât-ı Sabûhî adlı eserinde Mesnevîden intihap ettiği beyitlerin şerhini yapmıştır. Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhleri Kemal Ahmed Dede, Doğânî Ahmed Dede ve Sabûhî Ahmed Dede hakkında şimdiye kadar verilen bilgiler tashihe muhtaçtır. Bu sebeple döneme ait kaynaklar yeniden taranmış, ulaşılan bilgi ve bulgular üzerinden yeni veriler ortaya konulmuştur. Eserde öncelikle XVII. yüzyılda İstanbuldaki tarikatların genel durumu, Mevlevîliğin İstanbula gelişi ve bu dönemde faaliyet gösteren diğer tarikatlar ve temsilcileri hakkında bilgi verilmiştir. Biz de bu bilgiler ışığında Yenikapı Mevlevîhânesinin kuruluşundan Sabûhînin vefatına kadar olan sürece dair yeni bulgular ışığında yeni görüşler aktardık.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Liderlik Davranışı ve Toplumsal Norm İlişkisi
Bu kitap farklı bilim dallarının inceleme alanlarına giren bir konuyu içermektedir. Liderlik davranışını kapsadığı için davranış bilimleri, sosyal normları içerdiği için sosyoloji, sosyal normların davranışa etkisini açıklamak için sosyal psikoloji, incelediği liderler işletmelerde liderlik yapan bireyler olduğu için örgütsel davranış bilimi içerisinde yer almaktadır. Bu nedenle disiplinler arası bir çalışmadır. İnsanların davranışları pek çok faktörden etkilenmektedir. İnsanların davranışlarının artalanını kişinin biyolojik yapısı, inançları, düşünceleri, algıları, ihtiyaçları gibi içsel unsurlar ve çevre ile etkileşiminin sonucu olan kültür, örf ve adetler, normlar, telkin, şartlanmalar ve içinde bulunduğu eğitim, iş/meslek, gelir gibi dışsal koşullar etkilemektedir. Lider olarak kabul edilen bir kişi, sosyal yapının bir parçasıdır. Sosyal yapılar istikrarlı bir statü, rol ilişkileri ve belirli normlardan oluşmaktadır. Bu normlar, grupların etkileşimi sırasında oluşan ve üyelerin davranışlarını düzenleyen yaptırımı olan kıstaslardır. Liderin davranışı hem bu normlar tarafından oluşturulmuş yapılar içerisinde ortaya çıkmakta, hem de bu normlardan etkilenmektedir. Bu kitabın konusunu liderlik ve liderin davranışlarını etkileyen toplumsal normlar oluşturmaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Günahkâr Kalbi
Vasıf Necdet, Kurtuluş Savaşı yıllarında (1919 – 1922) Bursa’da kuyumculuk ve gazetecilik yapar. Soyadı Kanunu’ndan sonra “Armay” soyadını alır. Daha sonra Bursa’da çıkmış olan İntibah (1921) gazetesinde bir süre yazı işleri müdürlüğü yapar. Kurtuluş Savaşı yıllarında sahibi ve başyazarı olduğu Kardeş (1921) ve Hakikat (1922) adlı gazeteleri çıkarır.
Savaşın sonunda vatana ihanet suçlamasıyla yargılanıp beraat eder. Tarafımızdan yapılan araştırmada yazar hakkında bazı yeni bilgilere de ulaşılmıştır: Kardeş gazetesinin 26 Şubat 1339 / 1923 tarihli 142. sayısında vatana ihanet suçlamasıyla tutuklanması ve yargılanması nedeniyle “Hıyanet-i Vataniye’den Hizmet-i Vataniyeye” adlı bir yazı yayımlar. Bu yazıda hayatı, eğitimi, asıl mesleği, Bursa’daki faaliyetleri hakkında az da olsa bazı bilgiler verir ve mahkemedeki savunmasını olduğu gibi aktarır.
Mahkemedeki savunmasında, Bursa’daki bazı arkadaşlarıyla düşman hakkında bilgi toplayıp Ankara’ya gönderen bir istihbaratçı olduğunu itiraf etmek zorunda kaldığını söyler. Yani vatan haini değil, ülkesine hizmet eden bir vatansever olduğu ortaya çıkarak aklanır. Bu mahkemeden dört yıl önce (1919), otuz altı yaşında iken kendi isteğiyle subaylıktan emekli olduğunu belirtir. Yine bu yazıda, 1317 (1901)’de Mekteb-i Harbiye’den mezun olduğunu ve Mustafa Kemal Atatürk’ün Harp Okulu’ndan sınıf arkadaşı olmakla iftihar ettiğini belirtir.
Bursa’da Kardeş gazetesinde tefrika edip 1924 yılında kitap olarak yayımladığı tek romanı “Günahkâr Kalbi“dir. Yazar bu eserini “resimli roman” olarak nitelendirir. Eserde anlatılan ahlak çöküntüsünü ekonomik sebeplere dayandırır. Eser, romantik ve şiirsel bir dille kaleme alınmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Kök Türk Devleti Dönemi Şehircilik
Türkler tarih boyunca sadece savaşları ve göçleriyle değil aynı zamanda kurdukları şehirler ve oluşturdukları şehir kültürüyle de büyük bir medeniyet inşa etmişlerdir. Türklerin şehircilik kültüründen uzak, yalnızca “otlak ve su peşinde koşan” göçebe topluluklar olduğu yönündeki yaklaşımlar arkeolojik ve tarihî bulgular karşısında yeniden değerlendirilmelidir. Asya Hunlarından itibaren başlayan şehircilik faaliyetleri, Kök Türkler döneminde daha belirgin bir nitelik kazanmıştır. Türkistan’ın farklı havzalarında ekonomik, kültürel ve siyasi hayatın merkezleri olan şehirler ortaya çıkmıştır.
Kök Türkler, bozkır kültürü ile yerleşik hayat arasında bir karşıtlık değil, güçlü bir etkileşim ve süreklilik ortaya koymuşlardır. Kurdukları ve geliştirip katkı sundukları şehirler; askerî ve istihbarat faaliyetlerinin, devlet yönetiminin, kültürel hayatın, sanatın, üretimin ve ticaretin önemli merkezleri hâline gelmiştir. Kök Türklerin şehircilik anlayışı, sonraki Türk devletlerinin şehir kültürünün şekillenmesinde de önemli bir rol oynamıştır.
Elinizdeki kitap, Kök Türkleri merkeze alarak Türklerin şehircilik serüvenini takip eden bir yol haritasıdır. Türklerin yaşadığı farklı coğrafyalarda nasıl şehirler kurduklarını, şehirleri hangi ihtiyaçlar doğrultusunda şekillendirdiklerini ve kültürlerini bu merkezlerde nasıl yaşattıklarını araştırmacıların bakış açılarıyla ele almaktadır. Bu kitapla birlikte Türk tarihine farklı bir pencereden bakacak; savaşların ve göçlerin yanı sıra şehirlerin de Türk tarihinin ve medeniyetinin taşıyıcıları olduğunu keşfedeceksiniz.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Etkin Öğrenme, Strateji Kullanımı, Matematik Başarısı, Güdü ve Cinsiyet İlişkileri
Yaratıcılık ve Yenilenme, Eleştirel Düşünme ve Problem Çözme, İletişim ve İşbirliği gibi kavramlar günümüz dünyasında bireylerin sahip olması gereken olmazsa olmaz becerilerin başında gelmektedir. Bireyler Etkin öğrenmenin temel alındığı sınıflarda doğal olarak saydığımız bu becerileri de kullanarak geliştirmek zorunda kalır. Yani etkin öğrenmenin doğası gereği bu beceriler gelişir. Böylelikle bireylerin matematik başarıları, güdüleri ve öğrenme stratejisi kullanımı üzerinde olumlu etkiler ortaya çıkabilir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
GURBET
Gurbetin, garipliğin insana neler yaptıracağını, kişileri ne hâllere düşüreceğinin en tipik örneklerini, bu kitapta manzum olarak görmek mümkündür. Eserde ayrıca, çilekeş bir hayatın verdiği derin acıların gölgesinde “gurbet” şiirleri yer almaktadır. Şair, elde olmayan sebeplerden dolayı sadece İlkokul öğrenimini tamamlayabilmiştir. Buna rağmen kitapta kullanılan gerek sözcük sayısı ve gerekse deyimler kadrosuyla hayat mektebinin şaire sağladığı bilgi, görgü ve becerileri yansıtmaktadır. Şiirlerde, özne şairin kendisi gibi görünse de gerçekte; çeşitli nedenlerden dolayı bulundukları köy ve şehirleri iş bulmak, çocuklarına daha iyi bir gelecek hazırlamak amacıyla büyük merkezlere göç etmiş kişi ve ailelerin çekmiş olduğu acı, sıkıntı ve ıstırapları yansıtmaktadır. Tıpkı Mehmet Emin Yurdakul’un “Unutma ki şairleri haykırmayan bir millet / Sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir” dizelerinde ifade ettiği ana düşünceyi doğrularcasına çevresinde olup bitenleri yansıtmakta -âdeta- kimsesizlerin sesi olmaya soyunmaktadır.
Doç. Dr. Veysi SEVİNÇLİ
₺405,00
KİTAP TANITIMI
JET-LAG
“JET-LAG” kitabı, özellikle uçuş ekiplerinin performansını artırmak, sağlıklarını korumak ve uçuş güvenliğini sağlamak için ileriye dönük çözüm önerileriyle kapsamlı bir rehber niteliğindedir.
Sürekli değişen zaman dilimleri ve yoğun çalışma saatleri; uçuş ekiplerinin, hatta yolcuların performansını ve sağlığını olumsuz etkileyen jet-lag sorununu beraberinde getirmektedir. Jet-lag, uzun seyahatler sonrası günlük yaşamı etkileyen yaygın bir sorundur.
Bu kitapta, jet-lag’ın fizyolojik ve psikolojik etkileri ele alınarak “JET-LAG ÖLÇEĞİ” geliştirilmiştir. Ölçek; araştırmacılar, seyahat edenler, uçuş ekipleri ve sağlık uzmanları için değerli bir araç niteliğindedir. Ölçeğin araştırmacılar tarafından yaygın biçimde kullanımı uçuş ekipleri başta olmak üzere tüm uzun uçuş yapanlar için bireysel ve kurumsal stratejiler geliştirilmesine yanı sıra teknolojik çözümler üretilmesine olanak tanıyacaktır.
Dr. Ahmet DENİZ
₺210,00
KİTAP TANITIMI
FÂTİHİN İLK HOCASI MOLLÂ YEGÂN GÜZELHİSÂRDAN PÂY-I TAHTA
Tarihi boyunca canlı bir kültür hayatına sahip olan Aydın ve çevresi Türk hakimiyetine girdikten sonra da bu canlılığını devam ettirmiş ve burada kurulan Aydınoğulları Beyliği ile kültür bilim ve düşünce hayatında önemli izler bırakan alîmlere yetişme ortamı sağlanmıştır. Coğrafyanın bu özelliği Osmanlı hakimiyetine girdiği dönemlerde de devam etmiş Aydın vilayeti, Güzelhisar, Tire, Selçuk (Ayasuluğ) ve Birgi gibi önemli ilim merkezlerine sahip olup burada yetişen alimler Osmanlı Devletinin fikri ve kültürel ortamına ciddi katkılarda bulunmuşlardı. Mollâ Yegân da bu alimler içinde önemli bir yer almaktadır. XV. Yüzyılın önemli hadis alimleri arasında yerini alan Mollâ Yegân Güzelhisarda yetişmiş sonra da Osmanlının başkenti olan Bursaya taşınarak burada faaliyetlerine devam etmiştir. Sultan II. Murada danışman olan Molla Yegân Fatih Sultan Mehmedin de ilk hocası olma özelliğini taşımaktadır. Akılcı bir düşünce yapısına sahip olan Molla Yegân Fatih Sultan Mehmedin zihin dünyasında derin etkiler bırakmıştır.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Toplu Oyunları 1
Dr. Tuğrul Karanfil, “Toplu Oyunları 1: Oksimoron, Juliet Yapım Aşamasında, Midas Yeniden” adlı kitabı ile gerek içerik gerek üslup bakımından birbirinden son derece farklı üç oyununu bir araya getiriyor.
Oksimoron’da bir aşk üçgeninin içinde sıkışıp kalan Arda, Merve ve Tekin’in değişen koşullara karşı kırılan dirençleri ahlaki bir zaaf olarak görülebilir mi; yoksa “özgür insan” fikri kibirle mayalanmış bir anıt mı sorularının yanıtı aranıyor.
Juliet Yapım Aşamasında, kadın ve erkeğin farklılaşan sosyal rolleriyle, Juliet’in kendini yeniden inşa etmeye çalıştığı bir oyun olarak karşımıza çıkıyor ve bizleri şu soruyla baş başa bırakıyor: Shakespeare’den bu yana değişen şey gerçekten sadece zaman ve dekor mu?
Midas Yeniden ise, sınırsız gücü tadan Kral Midas’ın “ölmeden ölmeyi” başarmak için katettiği zorlu yolu anlatıyor.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
The Myth of the Female Hand: Forms of Female Power
In The Myth of the Female Hand: Forms of Female Power, Şeyda Sivrioğlu explores the symbolic representations and the significance of the female hand as a means to open up literary and critical space for the oppressed and marginalized female figure in different centuries and in different patriarchal cultures and genres. Inalterably, in a culture where creativity is defined purely in male terms, women “exist only to be acted on men, both as literary and sensual objects” (Gilbert and Gubar, 8). This comprehensive study, however, traces the origins of the female hand symbolism from a fairy tale to a play-text and finally to a science fiction novel in order to illustrate how, to borrow Margaret Atwood’s words, the hand as an extension of the brain, in this case the female brain, becomes an important tool for indicating the development of the power of women.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Teknolojiler ve Akıllı Kentler: Belediyeler İçin Geleceğe Yönelik Stratejiler
Dijital çağın kamu hizmeti sunumunu ve vatandaş katılımını yeniden tanımlamasıyla birlikte, belediyeler daha akıllı, kapsayıcı ve dirençli kurumlara dönüşme sürecine girmiştir. Bu kitap, yapay zekâ, blokzincir, dijital ikizler, nesnelerin interneti ve metaverse gibi dijital teknolojilerin belediyeler ve kentsel yönetişim üzerindeki dönüştürücü etkisini ele almaktadır. Çalışmada, dijitalleşmenin sağlık, eğitim, turizm, yönetişim, ekonomi, çevre ve ulaşım gibi belediye hizmet alanlarındaki etkileri incelenmektedir. Yeni teknolojilerin beraberinde getirdiği fırsatlar kadar, siber güvenlik tehditleri, veri gizliliği sorunları ve dijital uçurum gibi risklere de dikkat çekilmektedir. Özellikle metaverse uygulamalarının sosyal katılımı artırma, sanal hizmet sunumu ve kent ekonomisinde yenilik yaratma gibi potansiyelleri ele alınmaktadır.
Bu kitap; politika yapıcılar, yerel yöneticiler, akademisyenler ve kentsel inovasyonla ilgilenenler için bir rehber niteliği taşımaktadır. Belediyelerin dijital dönüşüm süreçlerini eleştirel bir bakış açısıyla inceleyerek, sürdürülebilirlik, kentlerin geleceği ve teknoloji temelli yönetişim konularına katkı sunmayı hedeflemektedir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Tükenmişlik Sendromu
Tükenmişlik sendromunun hem bireylerin kendilerinde hem de çalıştıkları örgütlerde ciddi sorunlara yol açması bu kavramın araştırılması gerekliliğini doğurmuş olup; bu kitapta tükenmişlik sendromunun tanımı, nasıl ortaya çıktığı, alt boyutlarının neler olduğu, belirtileri, nedenleri, sonuçları ve nasıl baş edilmesi gerektiğine dair temel bilgilere yer verilmektedir. Kitapta yer alan bu bilgilerin, tükenmişlik sendromunun ne olduğunu anlamak; kavrama dair geliştirilen modelleri, bireysel ve örgütsel düzeyde var olabilecek nedenlerini ve belirtilerini öğrenmek; sendromun neden olduğu sonuçlara ve bu sonuçlarla nasıl baş edilebileceğine, tükenmişliğin nasıl önlenebileceğine dair bilgi edinmek isteyen kişilere faydalı olacağı umulmaktadır. Bu doğrultuda kitabın hem bireyler hem de örgütler için kaynak niteliğinde olduğu ifade edilebilir.
31
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Samsun’da XIX. Yüzyılda Batı Etkili Mimarlık Örnekleri
XVII. yüzyıldan itibaren; Osmanlı İmparatorluğu Batıdaki ekonomik, siyasi ve teknolojik gelişmeler karşısında giderek zayıflamıştır. Bu olumsuz gelişmelere paralel olarak XVIII. yüzyılda, Osmanlı İmparatorluğu tarafından, Avrupa’daki gelişmeleri takip etmek için önce Avrupa’ya geçici elçilikler, daha sonra daimi elçilikler kurulmaya başlanmıştır. Batıyı tanımaya çalışan Osmanlı İmparatorluğu’nda Tanzimat Fermanı (1839) ile de bu süreç hız kazanmıştır.
İmparatorlukta, Batıyla gelişen ilişkiler neticesinde Avrupa kültüründen etkilenmek kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu doğrultuda, Osmanlı devletinde sanat ve mimarideki değişim bunun en açık örneklerindendir. Bu alanda önce İstanbul sonrasında Anadolu’nun çeşitli kentlerinde Batı tesirli üsluplar, mimari ve diğer sanat dallarında kendini göstermeye başlamıştır.
Samsun, XIX. yüzyılda Batı tesirleriyle inşa edilmiş mimari örneklere sahip bir şehir olmasıyla çalışma dahilinde ele alınmıştır. Şehir bu açıdan Osmanlı’da gelişen Batılılaşma anlayışının Anadolu’daki önemli örnekleri içerisinde değerlendirilmektedir. Samsun’da bu dönem içerisinde sivil ve dini mimari örneklerin yanında eğitim yapılarında da bu etkiler görülmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Ömer Demirbağ ve Şiiri
Klasik Türk şiiri geleneği günümüzde de devam etmektedir. Bu geleneği sürdüren şairlerden biri de Dîvan sahibi Dr. Ömer Demirbağ’dır. Şair Dîvan’ındaki şiirlerinin büyük bir bölümünü gazel türünde kaleme alırken şiirinin merkezine aşkı yerleştirmiştir. Bu çalışmada Ömer Demirbağ’ın Dîvan’ında yer alan çok sayıdaki şiiri yorumlanmaya çalışılmıştır. Şiirlerinde mahlas kullanmayan ve bir aşk insanı olan Demirbağ’ın şiirleri içerik ve hayal unsurları bakımından bir özgünlük taşımakta, şairin hâlini dışa vurmakta, anlatım, üslûp ve zarafet açısından da kadim zamanların zevkini tattırmaktadır. Ayrıca eserin son bölümünde şairin şiirlerinden yapılan pek çok besteye de yer verilmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Ateş Hattı: Orta Doğu – Orta Asya – Afrika
Yazar bu kitapta Orta Doğu, Orta Asya ve Afrika’daki birçok kronik sorunu masaya yatırmış, derinden irdelemiş, konu hakkında bilgiler sunmuş ve dönem dönem var olan problemlere çözüm olarak kendi şahsi yorumlarını da eklemiştir. Söz konusu bu büyük coğrafyadaki sorunların, çatışmaların, gelişmelerin tarihsel dönüşüm ve toplumsal değişimlerin akademik prensiplere uygunluğunun yanı sıra açıklamalarını da sade bir üslupla dile getirmesi, başta öğrencilerimiz olmak üzere bölgedeki gelişmelere ilgi duyanların başvuracağı değerli bir kaynak haline getirmiştir.
Prof. Dr. Bayram KAYA
₺620,00
KİTAP TANITIMI
SÂDIK VİCDÂNÎ Hayatı, Edebî Şahsiyeti, Eserleri ve NAĞAMÂT-I VİCDÂNİYE
Tomâr-ı Turûk-ı Aliyye başta olmak üzere daha çok dinî ve tasavvufî eserleri ile bilinen SâdıkVicdânînin klasik şiir etkisinde kaleme aldığı eserleri de vardır. Bu şiirlerinde aruz ölçüsünü başarılı bir şekilde kullanmış; özellikle Nağamât-ı Vicdâniyede methiye, mersiye, sâkînâme, hicviye gibi türlerde gazel, kaside, mesnevi, murabba, şarkı, terci-i bend, tahmis, terbi ve tardiye gibi eski şiir nazım şekilleriyle güzel örnekler vermiştir.
Bu çalışma ile klasik şiir geleneğinin etkisinin ne denli güçlü bir şekilde 20. yüzyılda da devam ettiğini gösteren en güzel örneklerden olan Nağamât-ı Vicdâniye, Latin harflerine aktarılarak günümüz okur ve araştırmacılarının beğenisine sunulmuş ve dönemin önemli isimlerinden SâdıkVicdânînin hayatı ve şair kimliği detaylı bir şekilde incelenmiştir.
Zâir bu cihânbî-bekâdır
Her hâlet-i kâbil-i fenâdır
İkbâline meyl ederse kalbin
Eyyâmıhayât pek hebâdır
Uyma heves ü hevâ-yı nefse
Zîrâ o mugâyirrızâdır
Ben ölmüş isem a nûr-ı dîde
Pendim sana itibâr-nümâdır
₺315,00
KİTAP TANITIMI
MONDROS (Anadolunun İşgal Planı)
Yeni Belgeler Işığında Mondros Mütarekesi
1. Dünya Savaşı sonucunda İtilaf Devletleri ile 30 Ekim 1918de Mondros Mütarekesini imzalayan ve ateşkes ilan eden Osmanlı Devleti için esasında savaş ateşi yeniden harlanmıştır. Zira barış umuduyla imzalanan mütareke, Batılı devletlere Anadoluyu işgal etme yetkisi verdiği gibi Osmanlı Hükümetinin de sonunu getirmiştir. Mütareke maddelerinde geçen muğlak ifadelerle hareket etmeye özen gösteren müttefikler, ucu açık metinlerin sağladığı kolaylıkla Anadolu sathının her tarafında kontrollerini sağlamlaştırmaya çalışmışlardır.
Bu eser, İtilaf Devletlerinin Mondros Mütarekesine dayanarak Anadolu topraklarında gerçekleştirdikleri işgalleri ve uyguladıkları politikaları anlatmakta, ayrıca meselenin günümüze yansımaları konusunda kısa bir değerlendirme yapmaktadır. Yeni birçok belgenin kullanıldığı bu çalışmada dikkat edilen husus, metinde verilen akademik bilginin yorum ve analizlere tabi tutulması, okuyucunun sıkılmaması için anlaşılır ve akıcı bir anlatıma özen gösterilmesidir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Lozan’dan Günümüze Batı Trakya’da Türk Sivil Toplum Kuruluşları ve Faaliyetleri
Lozan Barış Antlaşması’nın ardından Yunanistan’a resmi azınlık statüsüyle bırakılan Batı Trakya Türkleri, kimliklerini, kültürel miraslarını ve toplumsal varlıklarını koruma mücadelesini sivil toplum kuruluşları aracılığıyla sürdürmüştür. Bu mücadele, İskeçe Türk Birliği’nin kuruluşuyla başlamış ve zaman içinde kurulan diğer sivil toplum kuruluşlarının çabalarıyla günümüze kadar kararlılıkla devam etmiştir.
Dr. Murat Derin’in titiz saha araştırmalarıyla hazırladığı bu eser, Batı Trakya Türklerinin tarihsel mücadelesine ışık tutarken, Türk-Yunan ilişkilerinin bu süreç üzerindeki etkilerini derinlemesine analiz etmektedir. Hukuki girişimlerden uluslararası mahkeme kararlarına, toplumsal dayanışmadan kültürel mirasın korunmasına kadar uzanan bu öykü, bir azınlığın var olma mücadelesi kadar insan hakları ve evrensel direnişin de çarpıcı bir örneğini sunmaktadır.
“Lozan’dan Günümüze Batı Trakya’da Türk Sivil Toplum Kuruluşları ve Faaliyetleri,” yalnızca bir tarih anlatısı değil, aynı zamanda bir toplumun kolektif hafızasını, direnişini ve umudunu gelecek nesillere taşıyan bir belge niteliğindedir. Akademik derinliği ve zengin içeriğiyle, okuyucusunu geçmişin izlerinden günümüzün sorunlarına uzanan bir düşünsel yolculuğa davet etmektedir.
Batı Trakya’nın derin tarihine tanıklık etmek ve bu azınlığın kimlik mücadelesine dair kapsamlı bir perspektif kazanmak isteyenler için bu eser, vazgeçilmez bir kaynak olacaktır.
₺535,00
KİTAP TANITIMI
Sinema ve Cinsiyet
Sinema ve Cinsiyet: Afişten Jeneriğe James Bond Filmlerinde Kadın” adlı bu kitap, sinema sanatının toplumsal cinsiyet algıları üzerindeki derin etkisini James Bond serisi üzerinden inceliyor. Yıllar boyunca sinemada yaşanan evrimin bir aynası olarak James Bond filmlerindeki kadın karakterlerin dönüşümüne odaklanan eser, sinema ile kültürel normlar ve cinsiyet rolleri arasındaki etkileşimi ele alıyor. Erken dönem filmlerde cinsel obje olarak gösterilen kadınlar, zamanla bağımsız ve güçlü karakterlere dönüşürken, bu değişim sinemanın toplumsal cinsiyet rollerine etkisini gözler önüne seriyor. Akademik derinlikle ve eleştirel bir bakış açısıyla kaleme alınan bu çalışma, sinema tutkunları ve toplumsal cinsiyet çalışmalarına ilgi duyan herkes için değerli bir kaynak niteliğinde.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Kalıp Sözlerin Yaratıcı Drama Yöntemi İle Anlatımı
Kalıp sözler, bir dilin günlük iletişiminde sıkça kullanılan kalıplaşmış dil birimlerindendir. Yabancı dil öğretiminde önemli bir yere sahiptir. Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kalıp söz öğretimi öğrencilerin dil becerilerini geliştirmelerine ve daha akıcı bir şekilde iletişim kurmalarına yardımcı olur. Yaratıcı drama yöntemi, yabancı dil öğretiminde kullanılan etkili yöntemlerdendir. Öğrencilerin dil becerilerini geliştirmek için oyun, role-play (rol yapma), sahneleme ve etkileşimli aktiviteler gibi dramatik unsurları içerir. Sınıf ortamında kalıp sözlerin yaratıcı drama yöntemi ile öğretilmesi, öğrencilere dili gerçek hayat durumlarına benzer bağlamlarda kullanma fırsatı sunar ve öğrenmeyi daha keyifli ve etkili hale getirir. Bu kitapta günlük hayatta yabancı öğrencilerin iletişimde çok fazla karşılaşacağı kalıp sözler belirlenmiş, kullanım yerlerine göre gruplandırılmış ve anlamları verilmiştir. Daha sonra kalıp sözlerin yaratıcı drama yöntemiyle nasıl öğretilebileceği gösterilmiş, bununla ilgili deneysel çalışma ve sonuçlarına yer verilmiştir. Bu kitap, kalıp sözlerin yaratıcı drama yöntemiyle anlatılmasını sağladığından Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlere ve öğreticilere yardımcı olacaktır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
GÜLŞEN-İ ZÜREFÂ/ Şeyhzâde Mehmed Vardarî
Klasik Edebiyatın zengin nazım geleneğinin gölgesinde kalsa da asırlarca yoluna devam eden nesir geleneğinin önemli bir parçası olan mensur hikâyeler, toplumun anlatma ihtiyacını karşılayan ve edebiyat eşittir nazım düşüncesinin hakim olduğu bir dönemde kendi yolunda ilerlemeye devam eden zengin ve köklü bir kültürel miras olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kültürel mirasın bir parçası olarak kaynaklarda ismi geçmeyen ve içerisinde 23 mensur hikâye örneği barındıran Gülşen-i Zürefâ, Doğu hikâye geleneği ve Türk zevkinin derin izlerine rastladığımız bir hikâye sentezi örneğidir. Şeyhzâde Mehmed Vardarî tarafından kaleme alınmış olan eser, edebiyatımızda ve kültürümüzde derin izler bırakan Binbir Gece Masalları, Binbir Gündüz Masalları, El-Ferec Ba’de’ş-Şidde gibi kaynaklardan esinlenilerek yazılmış geleneksel özellikler gösteren hikâyeler ve yazıldığı dönemin hususiyetlerini taşıyan realist özelliklere sahip yerli hikâyeler olmak üzere iki grupta değerlendirilebilecek olan farklı yelpazedeki hikâyeleri aynı çatı altında toplamaktadır.
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
Edebiyat Bağlamında Alman Dilinin Gelişim Tarihi
Im vorliegende Buch sind unter dem Titel Entwicklungsgeshichte der deutschen Sparche im Rahmen der literatur neben den Sprachbetrachtungen auch folgende Inhalte behandelt worden:
- Alle literarischen Epochen und Strömungen von der Antike bis zur Gegenwart mit deren exemplarischen Werken (1), Dichtern (2) und Philosophen (3) in Bezug auf ihre literarsprachlichen und thematischen Stiltendenzen in fortschreitenden interpretativen Entwicklungs-und Gegensatzbergriffen und
- Zugleich iin deren Verbindung auch die Grundfragen der Sprache und Literatur in einer vergleichenden Frage-und-Antwork-Technik
KİTAP TANITIMI
Beyaz Perdede Göç Hikâyeleri
Göç, modern dünyanın toplumsal, kültürel ve estetik dinamiklerini dönüştürmekte olan çok katmanlı bir olgudur. Beyaz Perdede Göç Hikâyeleri, sinemanın göçü nasıl temsil etmekte olduğunu; kimlik, aidiyet, mekân, bellek ve beden eksenlerinde nasıl yeniden inşa edilmekte olduğunu incelemektedir. Prof. Dr. Hakan Alp ve Doç. Dr. Meltem Güzel, göç sinemasını yalnızca tematik bir alan değil, aynı zamanda estetik, etik ve politik bir temsil mekânı olarak ele almaktadır. Eleştirel kuramın kavramsal araçlarıyla yavaşlık, sessizlik, sınır, kamp ve transit alan gibi estetik kodlar çözümlenmektedir. Türkiye ve Avrupa sinemasından örneklerle göçmen öznelerin görünürlük, tanınma ve yurtsuzluk deneyimleri tartışılmaktadır. Böylece göç sineması, çağdaş dünyada kimlik ve hafıza üzerine yeniden düşünmenin verimli bir zemini olarak değerlendirilmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Şumnu’da Günümüze Gelen Osmanlı Mimarî Eserleri
Bulgaristan’ın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Şumnu aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu’nun karargâhlığını yapmış bir serhat şehri. Kültür merkezleriyle, yetiştirdiği sanatkârlarıyla da devletin zenginliğine zenginlik katmış bir ata yadigârı… Bu kitapta ecdadımızın inşa ettiği yüzlerce eserden ayakta kalan birkaç tanesinin hazin hikâyesini okuyacaksınız. Onlar size çok büyük bir medeniyetin aziz ve ulvi dünyasından nice sırlar söyleyecek, Türk’ün damgasını inşallah yaşatmaya devam edecektir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
KRİPTO PARALAR
Son dönemde Kripto para birimleri arasında en popüler olan Bitcoin’in fiyat değişiminde ki volatilite hareketleri bireysel yatırımcıların yanında kurumsal yatırımcıların da Bitcoin’in bir yatırım aracı olup olmadığı konusundaki merakını artırmıştır. Bitcoin’in altın ile benzer özellikleri dikkate alındığında, Bitcoin’in altın gibi güvenli liman ya da hedge enstrümanı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği büyük önem arz etmektedir. Bunun yanında yatırımcılar tarafından Bitcoin’in yatırım aracı olarak portföylerine ekleyip eklemeyecekleri hususu ve diğer yatırım araçları arasında ilişkisinin ortaya konması günümüzde finansal piyasalarda popüler tartışma konusunu oluşturmaktadır. İşte bu noktada bu çalışma, kripto paraların özellikleri ve özellikle kripto para birimlerinden en popüleri olan Bitcoin’in bir yatırım aracı ya da hedge enstrümanı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunu ele almaktadır.