68 sonuçtan 1-16 arası gösteriliyorEn yeniye göre sıralandı
68 sonuçtan 1-16 arası gösteriliyorEn yeniye göre sıralandı
Türk folklor çalışmaları Cumhuriyet’in kuruluş dönemindeki ilke ve amaçlar doğrultusunda belirlenen hedefler merkezinde doğup şekillenirken ilerleyen yıllarda uzun yeni bir bakış açısı üretememenin getirdiği kısır döngüyle derleme-yayın anlayışına sahip olmuş ve günümüze kadar bu süreci küçük revizelerle devam ettirmiştir. Batılı ülkelerin kendi dinamikleri doğrultusunda bir şekilde dönüştürdükleri folklorik çalışmalar Türk akademisinin çeşitli problemleri nedeniyle oldukça zayıf kalmış ve amaçsız bir ok şeklinde savrulmuştur. Bu çalışma mevcut folklor anlayışının ne olduğunu ve çalışma metodolojisindeki problemleri göstermeyi amaçlamaktadır.
₺200,00
Japonca öğrenirken veya öğretirken karşılaşılan en önemli sorun, Japoncayı öğrendikçe ve seviyemiz temel seviyeden orta ve ileri seviyeye ilerledikçe, dilbilgisi yapılarının artışıyla birlikte anlam ve kullanıma yönelik sorunlarımızın yoğunlaşmasıdır. Bir yapının birden fazla anlama gelmesi ya da tek tek bir anlamın birden fazla yapıyla ifade edilmesi, Japonca öğrenimini zorlaştırır. Bu durum ise anadili Türkçe olanların kafasında büyük bir karmaşa oluşturmakta, özellikle konuşurken veya yazarken söylem ortamı ve bağlama uygun olan dilbilgisi yapısı hususunda karar verememe ya da tereddüt yaşamasına yol açmaktadır. Bu sorunu gidermek için yazılan bu kitap, her bir Japonca yapının Türkçe olarak ele alınması ve özellikle anlamca birbirine benzeyen yapılar arasındaki karşılaştırmalara yer verilmesi bakımından özgün bir değere sahiptir. Ayrıca Japonca öğreten veya öğrenenler ve araştırmacılar için, bilimsel bir başvuru kaynağı olma niteliği de taşımaktadır.
₺300,00
İnanç sistemleri tarih boyunca toplumların kültürlerinin şekillenmesinde önemli bir etmen olmuştur. Kökleri binlerce yıl öncesine dayanan Türk ve Japon toplumlarının kültürel gelişiminde de ata dini olarak ifade edebileceğimiz Gök Tanrı İnancı ve Şintoizm’in derin izler bıraktığı aşikârdır. Bu kitapta, farklı coğrafyalarda, farklı tarihsel süreçlerde gelişen bu iki kadim inancın kökenleri, ritüelleri, toplumsal yansımaları ile modern dünyadaki izdüşümleri incelenerek aralarındaki benzerliklerin ve farklılıkların ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. İnançlar, teolojik boyutları yanında kültürel ve sosyolojik boyutlarıyla ele alınarak, sosyal yapı, devlet anlayışı, milli kimlik, doğa algısı ve toplumsal davranış biçimlerinin şekillenmesindeki katkısı açıklanmaya çalışılmıştır. Kitabın Türk ve Japon kültürlerine ilgi duyan araştırmacılara faydalı olmasını temenni ederim.
₺420,00
Edebiyatın satır aralarında aileye dair bir yolculuk…
Aile, insanlık tarihinin en temel kurumlarından biri olarak edebiyatın da vazgeçilmez temalarından biridir. Bu kitap, Türk ve İngiliz edebiyatlarından seçilen eserler aracılığıyla, aile kavramının edebi metinlerde nasıl temsil edildiğini kapsamlı bir şekilde incelemeyi amaçlamaktadır.
İki ana bölümden oluşan kitapta, “Türk Edebiyatında Aile Temsilleri” ve “İngiliz Edebiyatında Aile Temsilleri” başlıkları altında toplam on yedi bölüm yer almaktadır. Okurlar, farklı dönemlerden ve edebi türlerden yapılan detaylı analizlerle, aile kurumunun tarihsel süreçteki değişimini ve kültürel yansımalarını keşfedeceklerdir.
Bu çalışma, yalnızca Türk ve İngiliz edebiyatlarının aileye bakışını ortaya koymakla kalmaz; aynı zamanda okura, farklı dil ve kültürlerdeki ortak insani değerleri karşılaştırmalı bir perspektifle değerlendirme fırsatı sunar. Böylece okuyucu, edebiyatın evrensel diliyle aile kavramının derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkar.
₺400,00
This book entitled, Multifaceted Interpretations on Drama explores the captivating world of drama and its diverse forms via different analysis of plays. Drama, intricately captivating facet of human expressions, with compelling narratives and vivid portrayals of social, cultural, moral, religious, and historical events of life, is a mirror of society and human societal progression. Namely, drama functioning as a literal mirror reflecting the fictionalized life stories of human beings, their struggles and experiences is a literary genre of performance portraying human conflicts and emotions, through dialogues and actions that do not only entertain but also stimulate deep contemplation and introspection. Thus drama, the fictionalized stage of the physical world with new literary interpretations, expressions, approaches, criticisms, and interdisciplinary studies, presents the journey of the continuously changing and developing literary world in which various literary works and dramatic texts will be interpreted from multifaceted perspectives.
₺300,00
Han Hanedanı, Çin tarihinin siyasi, kültürel ve ekonomik açıdan en önemli dönüm noktalarından biridir. Yaklaşık dört yüzyıl süren bu dönem, yalnızca kendi çağını değil, günümüz Çin kültürünü de derinden etkilemiş ve şekillendirmiştir.
Bu çalışmada, Çince biyografik kaynaklardan yararlanılarak Han Hanedanı’na damga vurmuş, etkileri Çin sınırlarını aşarak dünya tarihine uzanmış beş seçkin şahsiyet ele alınmıştır. Han Hanedanının kurucusu Liu Bang, Büyük Tarihçi olarak anılan Sima Qian, savaşçı hükümdar Han Wu Di, tıp tarihinde çığır açan ve anestezinin öncüsü kabul edilen Hua Tuo ve son olarak bilimin sembol isimlerinden, sismografın mucidi Zhang Heng hakkında bilgi verilmiştir.
Çin tarihinde iz bırakanların sayısı elbette saymakla bitmez. Seçtiğimiz bu beş isim, Çin’in zengin ve çok katmanlı tarihsel mirasının yalnızca bir kesitini temsil etmektedir. Amaç, Han döneminin düşünce dünyasını, bilim anlayışını ve devlet yapısını tanımak isteyen okurlar için sağlam bir başlangıç noktası sunmaktır.
Readings on Füruzan
Comparative and Thematic Analyses
This volume, the only academic book devoted entirely to studies on Füruzan in English, has been prepared in commemoration of the “almost” 90th anniversary of Füruzan’s birth and the “almost” 70th anniversary of her literary career. Different sources cite various years for Füruzan’s birth, though 1932 and 1935 are the most frequently mentioned. In consideration of Füruzan’s remarks about her reluctance to discuss her age, the term “almost” serves as a gesture of respect. At the same time, this book is intended to honor her life and achievements in Turkish literature and culture. The book comprises seven studies that explore Füruzan’s narrative world through various critical and comparative approaches. The essays aim to examine her works not only through textual analysis but also from comparative and intertextual perspectives to explain the reasons of Füruzan’s emergence as one of the most distinctive voices in Turkish literature. The chapters illuminate Füruzan not only as a writer of profound sensitivity and social conscience but also as an intellectual devoted to the linguistic richness of Turkish literature. Consequently, this book seeks to bring Füruzan’s work to the attention of the English-speaking world and academia through insightful academic studies that explore her enduring literary voice.
₺420,00
Post-truth çağında hakikat yeniden nasıl anlam kazanır?
Bu kitap, Ralph Waldo Emerson’ın sezgi, ahlaki cesaret ve benlik kavramlarını merkeze alarak, dijital çağın etik ve epistemik krizlerine felsefi bir yanıt arıyor. Emerson’ın düşüncesi, yalnızca bir entelektüel miras değil; aynı zamanda günümüz insanının içsel pusulasını yeniden kurması için bir rehberdir. Kitaptaki her bölüm, çağdaş sorunlarla örülmüş bir felsefi yolculuk sunarken, okuru kendi benliğiyle yüzleşmeye, hakikatin izini sürmeye ve ahlaki cesareti yeniden düşünmeye davet eder. Eğer bir kişi inanacaksa, Emerson’ın dile getirdiği gibi, bırakın “Tanrı’ya inansın insan; isimlere, mekânlara ve kişilere değil.” Çünkü gerçek anlam ve ahlaki otorite, dışarıdaki kurumlarda değil, bireyin kendi içindedir.
₺275,00
Bu kitap, metatiyatronun kuramsal boyutlarını ve işlevlerini derinlemesine inceleyerek, Afro-Amerikalı oyun yazarı Lydia R. Diamond’ın eserlerinde bu tekniklerin tarihsel anlatıların yeniden kurgulanmasındaki belirleyici rolünü ortaya koymaktadır. Metatiyatro, bu bağlamda estetik bir tercih olmaktan çıkarak, tarihsel temsillerin sorgulandığı ve tarihsel gerçekliklerin kurgusal boyutta yeniden inşa edildiği bir araç haline gelmektedir.
Diamond’ın oyunlarında kullanılan metateatral stratejiler, tarihin sahne üzerinde farklı biçimlerde temsil edilmesine olanak tanırken, izleyiciyi bu temsil sürecinin pasif bir gözlemcisi değil, aktif bir katılımcısı konumuna taşır. Böylece modernist tarih anlayışının tekil ve nesnel sınırları aşılır ve postmodern düşüncenin çoğulcu, çok katmanlı ve eleştirel tarih perspektifi benimsenir.
Disiplinler arası bir yaklaşımı temel alan bu eser, metatiyatroyu salt dramatik bir teknikten öte, tarihin yeniden yazımına yön veren eleştirel bir pratik olarak konumlandırmaktadır ve bu yönüyle tiyatro çalışmaları, kültürel bellek, tarih temsili ve tarih yazımı alanlarında yeni tartışmalara kapı aralamaktadır.
₺275,00
1940’ların başı ve 1970’lerin sonu olmak üzere iki kez yayın hayatına girmiş ve siyasi nedenlerle kapatılmış Yurt ve Dünya dergisini inceleyen bu çalışma, çeşitli disiplinlerden kuramsal çerçeveleri bir araya getirerek dergide yer alan çeviriler, çeviri eser tanıtım ve incelemeleri, çeviri ile çevirmenlere yönelik söylemler ve çevirmen görünürlüğüne odaklanmaktadır. Yalnızca bu çeviri faaliyetlerini incelemekle kalmayan kitap, derginin kurucu ismi Behice Boran’ın akademisyen ve siyasetçi kimliğinden yola çıkarak çeviride ideolojik kaygıların nasıl kısıtlayıcı ya da itici bir güce dönüşebileceğini göstermektedir. Böylelikle Cumhuriyet tarihimizin iki farklı döneminde çeviri, çevirmenler ve siyaset arasındaki bağlantıları ortaya koyarak çeviri eylemi ile siyasi ve toplumsal koşullar arasındaki yakın ilişkiye dikkat çekmekte ve bu süreçte çevirmenlerin oynadığı rolü gözler önüne sermektedir.
₺340,00
This book examines early British modernist poetry in dialogue with international avant-garde movements, exploring its responses to the cultural and political upheavals of the early twentieth century. By focusing on overlooked and marginalised works, it broadens the modernist canon and highlights the formal and thematic diversity of British verse. Central to the study is the relationship between British modernism and avant-garde movements such as French Symbolism, Cubism, Futurism, Imagism, Vorticism, Dadaism, and Surrealism. It traces how poets absorbed and reinterpreted transnational aesthetic strategies while navigating tensions between tradition and innovation. Combining historical contextualisation with close textual analysis, the book reads selected poems as both aesthetic forms and cultural interventions. Through readings of poems’ engagement with avant-garde practices, it offers a nuanced and expansive understanding of British modernist poetics within interdisciplinary global frameworks.
₺260,00
Yeniden çeviri kavramı, günümüzde çeviri piyasası dinamiklerini hem şekillendiren hem de bu dinamiklerden etkilenen bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Türk edebi dizgesinde özellikle 2010’lu yıllardan itibaren yeniden çevirilerin sayısında görülen artış, bu çalışmanın çıkış noktasını oluşturuyor.
Modernist edebiyatın yeniden çevirilerine odaklandığımız bu çalışma, yeniden çevirilerin ürün ve süreç olarak ayrı ayrı değerlendirmesini içeriyor. Bu değerlendirme sonucunda, yeniden çeviri araştırmalarının dayandırıldığı yeniden çeviri hipotezinin günümüz dinamiklerini açıklamadaki yetersizliğinden yola çıkarak, yeniden çevirilerin güncel durumunu açıklamak üzere alternatif bir yeniden çeviri hipotezi ileri sürüyoruz.
Yeniden çeviribilimi, bağımsız bir alan olarak düşünürken, Türkiye’nin bir “yeniden çeviri cennetine” dönüşümünü de mercek altına alan bu çalışma, yeniden çeviriye hem kuramsal hem de uygulamaya yönelik farklı kapılar aralıyor.
₺455,00
Drawing on recent posthumanist theories that promote a non-anthropocentric perspective, this study examines the works of contemporary British poets Mario Petrucci and Alice Oswald. It is argued that their poetry can be described as posthuman poetry, which envisions posthuman spaces of becoming where human and nonhuman worlds coexist on a non-hierarchical basis. Petrucci’s engagement with ecocritical crises in the Anthropocene underscores the limits of human agency, and it foregrounds destructive impact of human actions on the ecosystem. In a posthuman context, therefore, Petrucci problematises the human/nonhuman binary by representing the erosion of the anthropocentric worldview in the face of environmental crises such as deforestation, global warming, and the Chernobyl nuclear disaster in Bosco (1999), Heavy Water: A Poem for Chernobyl (2004) and Half Life: Poems for Chernobyl (2004). In these collections, challenging the perception of nonhuman matter as passive, Petrucci emphasises the agency of trees and radioactive particles. Similarly, Alice Oswald moves the reader beyond the human-centred treatment of the natural world. Rejecting human exceptionalism, Oswald’s Dart (2002) presents a polyphonic meshwork where the voices of alternating human speakers and the River Dart interweave within a posthuman space. Representing the intersubjective and dialogic exchanges between the human and nonhuman inhabitants of the Severn Estuary and the lunar cycle, Oswald’s A Sleepwalk on the Severn (2009) further problematises the subject/object binary by creating a posthuman space of becoming grounded in a communicative framework. Hence, bringing Petrucci and Oswald together, this study draws attention to trans-corporeal and polyphonic entanglements of human-nonhuman, subject-object and self-other non-binaries, and it aims to show how poetry, as a literary medium, can contribute to questioning and transforming the anthropocentric vision of humankind in the contemporary world.
₺340,00
Bu kitapta Türkçe bildirme kipi ulamı, Prof. Dr. V. G. Guzev’in geliştirdiği “üç kerterizli zaman kavrayışı” temelinde ele alınmıştır. Buna göre Türkiye Türkçesi şimdiki zaman, geçmiş zaman ve gelecek zaman kesiti olmak üzere üç kerterizli bir zaman sistemine sahiptir. Elinizdeki çalışmada, söz konusu kerterizlere ait tüm ulam şekilleri kiplik, dil bilgisel zaman ve görünüşlük özellikleri temelinde ele alınmış, geçici olarak farklı işlevde kullanımları tespit edilmiş, sözlü (konuşma) ve yazılı sözdeki (yazı) kullanım özelliklerine göre verimlilikleri ortaya konmuş ve söz konusu ulamların anlamı, anlam birimcik çözümlemesi metoduyla yapılandırılmıştır.
Kiplik ve kip, dil bilgisel zaman, görünüş ve kılınış gibi konular; lisansüstü tez, bilimsel makale ve monografik çalışma düzleminde sıklıkla ele alınmakta ve bu çalışmalar ilgiyle takip edilmektedir. Elinizdeki bu çalışma da kiplik ve kip ayrımını ortaya koyması; Türkçenin zaman sistemini bütüncül bir biçimde sunması ve Türkçe bildirme kipini meydana getiren ulam şekillerinin kiplik, zaman, görünüş ve kılınış özelliklerini tespit etmesi bakımından önem arz etmektedir.
Çalışmanın, genel olarak ele alınan ulamların anlamını anlam birimcik çözümlemesinden hareketle yapılandırması bakımından anlam bilimi; yargının morfolojik yolla dile getirildiği araçlardan olan bitimli şekilleri ele alması bakımından biçim bilimi; ulam şekillerinin pragmatik kullanımlarını ve söz diziminde üstlendikleri farklı işlevleri vermesi bakımından edim bilimi ve söz dizimi gibi alanlara, özel olarak ise Türkiye Türkçesi çekim biçim bilimi ve Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi alanlarına katkı sunacağı düşünülmektedir.
₺340,00
Türkçede yeni sözcükler nasıl türetilir? Dil hangi yollarla üretkenlik kazanır?
Bu kitap, sözcük türetimini yalnızca yapım ekleriyle değil, aynı zamanda birleşik yapılar, kalıplaşmalar ve sözlükleşme süreçleriyle birlikte ele alan çok boyutlu bir yaklaşımla incelemektedir. Anlamın, biçimin ve kullanımın iç içe geçtiği bu süreçte, sözcükler yalnızca biçimsel değil; kavramsal, kültürel ve işlevsel değerleriyle de değerlendirilmektedir. Kitap, türetme yollarını sınıflandırmanın ötesine geçerek bu yolların anlam kurma süreçleriyle nasıl ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır.
₺250,00
Doğu ve Batı Edebiyatında Polisiye başlıklı bu kitap, dünyanın farklı kültürlerinden süzülüp gelen polisiye anlatıların, hem edebi hem de toplumsal açıdan nasıl özgünleştiğini, evrildiğini ve ne tür izleklerle şekillendiğini derinlemesine inceleyen bir çalışmadır. Bu kitapta Yannis Maris’in Atina sokaklarında şekillenen Yunan polisiyesinden, Çin’in kadim gong’an anlatılarına, Japon edebiyatında Edogawa Ranpo gibi öncü isimlerle şekillenen polisiye edebiyattan, Raymond Chandler’ın kara romanındaki kapitalist yozlaşmaya, İtalyan kara roman geleneğinin toplumsal eleştiri gücünden, Kesikbaş Destanı’nın polisiye edebiyat penceresinden okumasına, Sherlock Holmes’un Viktorya dönemi Londra’sından, Sovyet döneminin politik polisiyesine, Wolfgang Schorlau’nun polisiye anlatısına yansıyan modern Almanya’daki politik entrikalardan, Kore’de polisiye edebiyatın gelişim serüvenine ve İspanya İç Savaşı’nın travmatik bellek unsuru olarak kara romandaki yansımasına uzanan edebi bir yolculuk sizi bekliyor. Akademik titizlikle kaleme alınmış olan bu çalışma, polisiye türünün evrensel çekiciliğini yerel bağlamlarla harmanlamaktadır.
₺390,00