1513 sonuçtan 1441-1456 arası gösteriliyorEn yeniye göre sıralandı
1513 sonuçtan 1441-1456 arası gösteriliyorEn yeniye göre sıralandı
Bilişim sistemlerinin işletme yönetiminin her alanında olduğu gibi üretim alanında da önemli etkisi bulunmaktadır. Günümüzün rekabetçi yapısı içerisinde sürdürülebilir olmanın en temel koşullarından birisi kaynakların etkin kullanılmasıdır. Kaynakların etkin kullanılması ise kaynakların bilgi temelli olarak yönetilmesiyle sağlanmaktadır. Bu anlamda ürünün tasarımı, malzeme yönetimi, üretim planlama, üretim kontrol ve stok kontrol gibi temel üretim süreçlerinde birçok bilişim sistemleri yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada bu üretim bilişim sistemlerinin hem teorik hem de uygulama örnekleri ile açıklanması amaçlanmıştır.
₺210,00
Sizin işletmeniz / örgütünüz için hangi metodolojinin doğru olduğunu nasıl belirleyebilirsiniz? Özellikle üretim faaliyetlerini geliştirmek isteyen işletmelerde standart soru şu: Yalın, Toplam Kalite Yönetimi (TKY), Altı Sigma, Çevik, Esnek, Tepkisel, Kısıtlar Teorisi, Taguchi, Tersine Mühendislik ve diğer tüm öngörülen iyileştirme programları arasındaki farklar nelerdir? Bu sorunun altında “çözümler” ormanında mantıklı bir gezinmenin yolunu bulmaya ihtiyaç var ve tam olarak size uyan birini seçmeniz gerekmektedir. Çünkü oyalanarak zaman kaybetmeyi, katma değer sağlamayacak faaliyetlere kaynak tüketmeyi kaldıramayacak bir rekabet ortamı söz konusu.
Üretim yönetiminde kullanılan yaklaşımlar uzun bir liste oluşturabilir. Paradigma sıfatı ile eşleştirdiğimizde ise durum değişmektedir. Paradigma üzerine yapılan açıklamalar ile düşünüldüğünde Toplam Kalite Yönetimi, Yalın, Altı Sigma ve Kısıtlar Teorisinin etki düzeylerinin ve etki alanlarının yüksek olduğu ve işletmeciliğe yeni bir bakış açısı sundukları görülmektedir. Ve yaklaşık yarım asra yakın bir zamandır, halen bilinirlikleri devam etmektedir. En temel düzeyden başlarsak tüm bu metodolojilerin temel amaçları noktasında hemen bir ayrışmanın olduğu görülmektedir. Örneğin; Altı Sigma tutarlılığı sağlamada sürekliliği hedeflerken, Kısıtlar Teorisi iş hacmini arttırmayı öncelemektedir. Yalın değer üzerinden şekillenir ve müşteriye değer sunmayı amaçlar. Toplam Kalite Yönetimi ise akla gelen her alanda kaliteyi hedefler. İşletmelerin istediği para kazanmaya giden yolda hangisi ya da hangileri daha parlak sonuçlar vermektedir? Neden farklı öncelikleri var? Yoksa formül hepsinin entegrasyonunda mı gizli?
₺440,00
Gelecekten bir pencere açarak devrim yaratan adımların atılmasını sağlayan yapay zekâ teknolojileri, Üretken Yapay Zekâ (Generative Artificial Intelligence) ve Büyük Dil Modelleri (Large Language Model) hakkında her şeyi öğrenmeye hazır mısınız? Üretken Yapay Zekâ ve Büyük Dil Modelleri kitabı, ChatGPT, Google Gemini ve Meta LLaMA gibi en gelişmiş modellerin iç işleyişini keşfederken, LLMOpsun etkili kullanımını da ele almaktadır. Muhteşem teknolojiler sayesinde yeni içerikleri üretebilen algoritmaları kullanarak geleneksel yapay zekâ sistemlerinden farklılaşmaktadır. Bu kapsamlı rehber, yapay zekânın günlük hayata, iş dünyasına ve topluma olan dönüştürücü etkisini gözler önüne sermektedir. Teknolojik yeniliklerden etik sorumluluklara kadar geniş bir yelpazede bilgi sunan kitap, hem alanında uzmanlar hem de meraklı okurlar için vazgeçilmez bir kaynak olacaktır.
₺390,00
Balkan bölgesinin en velud şairlerinden olsa da şiirlerini kitaplaştırma imkânı bulamayan şairlerden birisi de Üsküplü Abdulfettah Rauftur. Şair, yüzlerce yıldır Türk-İslam kültürüyle yoğrulmuş, kadim bir şehir olan Üsküpte 20.yüzyılın ilk çeyreğinde dünyaya gelmiştir. Balkan bölgesindeki medreselerin son örneklerinden birisi olan Meddah Medresesinde eğitim görmüştür. Sosyalist Yugoslavya döneminde yedi yıl ağır hapis cezası almış bir yıl da taş kırmaya gönderilmiştir. Yaşadığı birçok badirenin ve ürettiği birçok şiirin ardından 1963 yılında vefat etmiştir. Şiirleri henüz kitaplaşmamıştır.
Üslup olarak çok benzemesinden dolayı Balkanların (Üsküpün) Âkifi diye de anılan Abdulfettah Raufun sanatı üzerine değerlendirmelerden oluşan çalışmamız; şairin ulaşabildiğimiz şiirlerinden hareketle kaleme aldığımız ve daha önce makale ve kitap bölümü olarak farklı kaynaklarda yer almış olan makalelerin toplu olarak bir kitapta yer almasından ibarettir.
₺260,00
Üstün yetenekli öğrencilere yönelik özel eğitim hizmetlerinin kalitesini arttırmak amacıyla yürütülen Üstün Yetenekliler için Toplum 5.0 isimli projede 100 BİLSEM öğretmeniyle 27 Kasım – 4 Aralık 2022 tarihleri arasında bir çalıştay gerçekleştirildi. AB Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı-IPA tarafından mali destek sunulan proje Bornova Şehit Fatih Satır BİLSEM tarafından yürütülürken Turgutlu BİLSEM, Dokuz Eylül Üniversitesi ve Celal Bayar Üniversitesi proje ortağı oldu.
Çalıştay kapsamında öğretmenler farklı etkinliklerle uygulamalı olarak proje yönetimi, tasarım odaklı düşünme ve yaratıcı düşünme becerilerini geliştirdiler. Çalıştay farklı üniversitelerden ve BİLSEMlerden gelen isimlere ev sahipliği yaptı. Farklı uzmanlar ve STKlar tarafından seminerler gerçekleştirildi. Öğretmenler eğitmenlerimizin danışmanlığında tasarım odaklı düşünme becerilerini kullanarak projeler geliştirdiler. Çalıştayın son gününde ise Bornova Şehit Fatih Satır BİLSEMde bir uygulama gerçekleştirdiler.
Eğitim sistemi içerisinde yer almaya başlayan tasarım odaklı düşünme sisteminin kullanılması ile oluşacak yeni fikirlerde, tasarımlarda, projelerde ya da sanat yapıtlarında, amatörce ama profesyonel bir ruhla hazırlanan bu kitabın katkısı olması umulmaktadır
₺260,00
Ütopya, istenen ve arzu edilen bir toplumun rüyasıdır. Ütopyalar var olmayan ülkenin, kentin, toplumun, adanın, düzenin arayışı olarak edebiyatın içerisinde yer almaktadırlar. Daha iyi bir hayat adına çözüm yolu arayan ve bu yolu ütopya yazımında bulan yazar, yaşadığı dönemin sorunları ve aksaklıklarını, gözlemci ve anlatıcı bakış açısıyla okura aktarmaktadır. Ütopik eser ile mevcut düzene, yönetim biçimine, adalet ve eğitim sistemine yönelik bir başkaldırı sunulmaktadır.
İlk örneğine Antik Çağda Platonun Devlet adlı eserinde görülen ütopya düşüncesi, 16. yüzyıla gelindiğinde Thomas Moreun 1516 yılında kaleme aldığı Ütopya adlı eseriyle edebiyat sahnesinde yerini almış ve gelişmeye başlamıştır. More, Ütopya eseriyle yeni bir dünyanın kapılarını aralamıştır. Moreun ütopyasından sonra Batı edebiyatlarında yaygınlık kazanan ütopik eserlere Türk edebiyatında 19. yüzyıldan sonra rastlanılmıştır. Cumhuriyet döneminin ilk ütopyası olarak kabul edilen Serbest İnsanlar Ülkesinde, 1930 yılında Ahmet Ağaoğlu tarafından kaleme alınmıştır. Her iki eserde yer alan o dönemki mevcut toplum eleştirisi ve daha iyi bir yaşam düzeni düşüncesi, eserleri ütopik kılmıştır.
₺315,00
Vakıf ve vâkıf insan, bilim insanı, eğitimci, vaiz, şair, bürokrat, siyasetçi, daha sayılabilecek birçok vasfı haiz, hayatı mücadele ile geçmiş bir mümin Prof. Dr. Hikmet Özdemir. Bütün bu vasıflarının yanında bir o kadar mütevazı ve yüce gönüllü bir şahsiyet. Tercümeihâli bunu gösteriyor, hayatın her alanında var olmuş, mesleki vazifelerinin yanında vakıf işleriyle uğraşarak toplumun manevi anlamda ilerlemesine büyük katkılar sunmuştur.
Hikmet Özdemirin siyasetçiliği, birçok vakıf ve dernekte mütevelli heyet başkanı olması ve mesleki kariyeri sebebiyle hayatına dair bilgiler yazılı ve görsel basında parça parça ve dağınık hâldeydi. Biz öğrencileri bu bilgileri toplayarak, kimilerini tashih ederek ve eksik kalan kısımları hocamızla farklı zamanlardaki görüşmelerimizde tamamlayarak bir araya getirmeye çalıştık. Ve bu örnek şahsiyeti bilenlere hissettirmek, bilmeyenlere bildirmek; bizlere, hassaten gençlere örneklik etmesi maksadıyla hocamıza Armağan kitabı çıkarmaya karar verdik. Elinizdeki kitap, bu düşüncenin ürünüdür.
₺1.600,00
Bu yeryüzünde insanoğlu şairane mukimdir.
Hölderlin
20. yüzyılın önemli düşünürlerinden Martin Heidegger ile Servet-i Fünûn topluluğunun önde gelen şairi Tevfik Fikreti ev ortak paydasında buluşturan elinizdeki kitapta, bu dünyada şairane mukim, biri düşünür diğeri şair, iki sanatkârın, genelde mekân, özelde ise ev üzerine tutum ve yaklaşımları, edebiyat ve felsefenin imkânları dâhilinde, irdelenmektedir. On dokuzuncu yüzyıl sonu ile yirminci yüzyılı idrak eden ve ülkelerinin çalkantılı yıllarına tanıklık eden bu iki tarihî şahsiyet, dünyanın kaderinin yeniden şekillendiği olağanüstü koşullar içinde eserlerini, kendilerini ve evlerini inşa etmişlerdir. Bunun içindir ki edebiyat ve felsefe kadar mimari tarihi de onları kaydeder. Dolayısıyla edebiyat, felsefe ve kısmen mimarinin mekân bağlamında bahse konu olduğu bu çalışma, edebiyat ve felsefeye açılan kapılarıyla, disiplinler arası bir mahiyet de taşır.
Diğer yandan Fikretin şiirlerinde sıklıkla rastlanan aşiyan, lane motifleri ile 1905te inşa ettirip çekildiği Rumelihisarı sırtlarındaki Aşiyanından hareketle; Tevfik Fikret üzerine Heideggerci argümanları haiz, yeni bir okuma ve yorum denemesinde bulunulmaktadır. Dolayısıyla elinizdeki kitap, klasik anlamda bir Tevfik Fikret biyografisi olarak planlanmamıştır. Bilakis Tevfik Fikretin; onu, başta Aşiyan ı inşa etmeye sevk eden süreç olmak üzere, şair ve insan olarak kimliğinin, Heideggerin, Dasein merkezli varlık felsefesi ışığında değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Böylelikle Heideggerin genel çerçevesini çizdiği varlık felsefesinin kavramsal imkânlarından faydalanılarak Fikretin, o yıllarda yakın çevresine ve şiirlerine tesir eden hâletiruhiyesinin, Daseina has bir var olma biçimi oluşu, şairin hem gündelik yaşamından (biyografik) hem de şiirlerinden (edebî) seçilmiş örneklerle ortaya konulmaya çalışılmıştır.
₺315,00
Alevilik, Türkiye coğrafyasının büyük bir bölümünde yaşanagelen, uzun tarihsel geçmişe sahip bir inançtır. Üzerinde yürütülen tartışmalar ve farklı yaklaşımlara rağmen bir inanç ve kimlik olarak varlığını sürdürmektedir. Sözlü ve geleneksel bir inanç olması sebebiyle etnik, kültürel ve coğrafi olarak farklı inanç unsurlarına ve ritüellere rastlamak mümkündür. Varto Alevileri, temelde ocak sistemiyle bağlı bulunduğu Dersim merkezli Alevi ocaklarına görece daha uzak kaldığı için hem ritüel hem de anlatıları bakımından özgün özellikler göstermektedir. Kendine özgü ziyaretleri, kutsal mekânları, kutsal kişileriyle Varto Alevileri, folklor ve inanç çalışmaları açısından zengin bir kültürel birikime sahiptir. Bu eserde, Varto Alevilerinin tüm folklorik ve inançsal özellikleri, dönüşüm temasıyla, geniş bir saha araştırması yapılarak incelenmiştir.
₺520,00
Abdurrahmanı’d-Darîr tarafından 1747 yılında kaleme alınan bu eser, İslam dinini geniş halk kitlelerine tebliğ etmek ve öğretmek amacıyla yazılmıştır. Eser meleklere, kitaplara, peygamberlere iman ile kıyamet alametleri ve kıyamet günü gibi konulardan bahseder. Halkın kolayca anlayabilmesi için, eserde dönemine göre oldukça sade bir dil kullanılmıştır. Ayrıca eserin esas alınan nüshasının hattı harekeli nesih olup nüsha dil incelemesi açısından da bol miktarda malzeme barındırmaktadır.
Abdurrahmanı’d-Darîr hakkında çok fazla bilgi olmamakla birlikte kendisine ait beş eser bilinmekte iken tarafımızdan Tenvîrü’l-Kulûb, Hazâ Risâle-i Tuhfetü’s-Sıbyân ve Tezkiretü’z-Zekât adlı üç yeni eseri daha tespit edilmiştir. Ayrıca üzerinde çalışma yaptığımız Vasiyyeti’l-Ârifîn adlı eserin de farklı bir nüshası bulunmuştur. Bu nüsha ile edisyon kritik yapılarak eser okuyucunun istifadesine sunulmuştur.
Bu eser, 18. yüzyılda ağır ve ağdalı bir dille yazılan mensur eserlerin yanında, halk için daha sade bir dille kaleme alınan eserlerin var olduğunu da göstermektedir.
₺510,00
Edebiyat tarihlerinde yer alan kimi isimler edebiyatın vitrininde kimi arka bahçesinde, bazıları piramidin zirvesinde bazılarıysa hâlâ toprak altında “nisyan” denilen toz zerrelerinin arasındadır. Bu isimlerden biri gazeteci, şair, yazar Mehmet Cemil Pekyahşi’dir.
Mehmet Cemil’in vecizeleri 1918-1922 yılları arasında Vecizeler adıyla dört ayrı kitap halinde Arap harfleri ile yayımlanır. Cenap Şahabettin, Rıza Tevfik Bölükbaşı, gibi pek çok ismin iltifatnameleri ile neşredilen bu kitaplar yüz yıl sonra gün yüzüne çıkarılmaktadır. Amacımız hem Türk edebiyatına, bir tür olarak vecize edebiyatına küçük bir katkı sağlamak hem de döneminde makaleleri ile Fransız basınında yer alan bir Türk yazarının ismini “zamanın amansız tırnakları” arasından kurtararak unutulmasına mâni olmaktır.
Elinizdeki kitap “sağır kubbe”de asılı kalan bir seda, edebiyatımızın unutulanlar mahzeninden bir isim ve dört eseridir.
Gün gelir ki en meyus olduğun günleri cennet eyyamı gibi hatırlarsın.
Az çok bir tatsızlık vukuunda ubudiyetini gevşetmemeli! Allah sonra da lazım.
Tacil istiklale müdahaledir.
Ayağına gelen günah ile zekâ sarf ederek îkâ ettiğin günah başkadır.
Hülya kurmak da nimet-i ilâhîdir: Ağrıdan kederden hiddetten âzâde bulunduğuna delildir.
Arkadan söylemek yüz tutmamaktan değil utanmamaktandır.
Münevverle cahil hiddet zamanında bir seviyeye gelirler.
Küçük günahlarda Allah’tan korkar, büyüklerinde affına güveniriz.
Anlayan ile anlamayan cevaplarından ziyade suallerinden bellidir.
Tevazu olduğumuzdan küçük görünmek değil, değerimizden fazla görünmemektir.
₺495,00
Vedat Türkali, modern Türk edebiyatının üretken yazarlarından biridir. Roman, şiir, tiyatro, deneme ve senaryo türlerinde eserler vermiştir. Çocuklukta başlayan edebiyat serüvenini bütün ömrü boyunca sürdürmüştür. Lise sıralarında başlayan şairliği hapishane yılları boyunca sürdürürken, 1960’lı yıllarda senarist olarak başladığı sinemada daha sonra yönetmenlik koltuğuna da oturmuştur. Tiyatro türünde eserler üretmiş, yetmişli yılların başında ise romana yönelmiştir. Roman ile büyük yazarlık kimliği daha çok ortaya çıkmış Bir Gün Tek Başına ve Güven gibi kült romanlar yazmıştır.
Bu kitapta Vedat Türkali’nin hayatı, aile çevresi, politik kimliği, sanatçılığı ve eserleri üzerinde durulmuştur.
₺455,00
Veri günümüz örgütleri için önemli bir örgütsel değer olarak kabul edilmektedir çünkü verinin ekonomik bir değere dönüştürülmesi mümkündür. Buna karşın verinin bir değere dönüştürülmesi için diğer tüm örgütsel varlıklarda olduğu gibi etkin bir biçimde yönetilmesi gerekmektedir. Verinin örgütsel, ekonomik ve yönetsel bir değere dönüştürülmesi veriden eyleme vuruk işlevsel bilgiye erişim sağlanması ile mümkündür. Veri yönetimi temel olarak verinin ekonomik ve örgütsel bir değere dönüştürülmesi amacıyla veriden anlam çıkartılması ile ilgili eylem süreçlerini içerir. Bu yönüyle etkili bir veri yönetimi verinin örgütsel değeri için önemli bir öncül niteliğindedir. Bu çalışma veri yönetiminin temel ilkelerine, bileşenlerine, süreçlerine ve sorunlarına dönük temel niteliğinde bir çalışmadır. Çalışmanın veri yönetimi ile ilgili sınırlı çalışmanın yapıldığı Türkiye’de veri yönetimi ve önemine dönük bir anlayışa katkı sunabileceği öngörülmektedir.
₺575,00