KİTAPLAR
EN YENİLER
-

AVRUPA BİRLİĞİ VE KALKINMA AJANSLARINA YÖNELİK PROJE HAZIRLAMA REHBERİ
₺235,00 -

Avrupa Birliği ve Türk Finans Piyasalarının Entegrasyon Süreci
₺455,00 -

Ayânzâde Nâmık Ekrem’in Manzûm ve Manzûm-Mensûr Eserleri
₺560,00 -

Aydın’da Fetih ve Horasan Erenleri
₺210,00 -

AYDINOĞULLARI TARİHİ ÜZERİNE YAZILAR
₺210,00 -

Aykırı Yazar Lillian Hellman
₺210,00 -

AZGELİŞMİŞLİK VE DIŞ TİCARET
-

BAĞLAŞIK ÖĞRETİM (Anchored Instruction)
₺210,00 -

Bâkî’de Tasavvuf ve Kırk Gazel Şerhi
₺390,00 -

Balkan Harbi’nde Müretteb Dördüncü Kolordu’nun Harekâtı
₺820,00 -

BANKA MUHASEBESİ
-

BANKALARDA VE KOBİLERDE NAKİT YÖNETİMİ UYGULAMALARI
₺250,00 -

Barok’ta Dans Müziği I
₺315,00 -

Barok’ta Dans Müziği II
₺275,00 -

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN YÜZYILI (1864-1964)
₺380,00 -

Başkaldırı ve Uyum
KİTAP TANITIMI
KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT BİLİMİ
Millî kültür ve edebiyatların tarihi süreç içerisinde tesir alış-verişlerinde bulundukları diğer kültür ve edebiyatları bağlamında incelemek ve değerlendirmek karşılaştırmalı edebiyat olarak adlandırılmaktadır. Tesir alış-verişlerini ortaya koymak, kim kimden neleri ne ölçüde almış, aldıkları yanında ona kattığı farklı yorumları, farklı renk ve tatları belirlemek karşılaştırmalı edebiyat biliminin sahasına girer. Bazı zamanlar alıcılar ve vericiler şeklinde her şey bütün netliğiyle ortaya çıkmaz, yani alıcı da verici de net değildir. Etkilenme şekilde, özde, tarzda, duygu, düşünce, hayal ve ifade de olabilir. Bu etkilenmeler öncelik ve ardıllık (sonralık) gibi bir sıra takip edeceği gibi aynı zaman diliminde, eşzamanlılık olarak da görülebilir. Bu durumda etkileme ve etkilenme iç içe olabilir. Bundan başka etkilenme kültürden kültüre, edebiyattan edebiyata sıralı bir zaman çizgisi takip etmez, bazı etkiler öncelik kazanırken bazıları geri bırakılır (takdim-tehir). Herhangi bir milli edebiyat sahasında ortaya çıkmış herhangi bir edebi unsur, diğer edebiyatlarda ya gecikmeli olarak ya da çok sonraları görülebileceği gibi hatta bazı unsurlar hiç görülmeyebilir.
Bizim edebiyatımız noktasında probleme baktığımızdan olsa gerektir ki tesir alışverişini daha çok Batı edebiyatı noktasından değerlendiriyoruz. Batılı edebi türlerin bizim edebiyatımızı nasıl, ne zaman ve ne şekilde etkilediği üzerine tespitlerde bulunuyoruz. Belki de etkilenme çok derinden ve çok uzakta olduğu için olsa gerek ki diğer milletlerin edebiyatları bağlamında pek bakılmamaktadır. Oysa kimse bu alanda araştırmalar yapılmadan o edebiyatların bizim edebiyatımızı etkilemediğini veya bizim edebiyatımızın başka milletlerin edebiyatlardan etkilenmediğini söyleyemez.
KİTAP TANITIMI
DİJİTAL DÖNÜŞÜMDE YENİ YETKİNLİKLER: YENİ SEÇİM YÖNTEMLERİ VE OYUNLAŞTIRMA
Son dönemlerin en yaygın kavramlarından biri olarak karşımıza çıkan “dijital dönüşüm” her alanda olduğu gibi işletmelerde de büyük dönüşümler meydana getirmektedir. Bu dönüşümler ilk başta sadece “teknolojik” olarak algılansa da teknolojiyi geliştiren de kullanan da “insan”dır. Dijital dönüşüm, çalışma yaşamında işgören nitelikleri açısından da bir dönüşüm gerektirmektedir. Dijital dönüşümün hızı ve gücü insan kaynağında gerekli dönüşümden büyük olursa işgücü açısından tehdit oluşturabilecektir. Ancak insan kaynaklarındaki dönüşüm, dijital dönüşüm hızına eşit veya ondan büyük olursa bu durum kişi-iş uyumu ve daha nitelikli bir çalışma yaşamı açısından önemli bir fırsata dönüşebilecektir. Covid-19 salgını sürecinde, dijital dönüşümün işletmeler ve işgücü açısından meydana getirdiği fırsatlar, üretim ve hizmetler ile işgörenlerin istihdamının devamı açısından hayati önem taşımıştır. Bununla birlikte dijital dönüşüm hızının gerisinde kalmanın işletmeler ve işgücü açısından oluşturabileceği tehdit daha net anlaşılmıştır.
Söz konusu oluşumları anlaşılabilir şekilde aktarabilmek adına kitapta ilk olarak dijital dönüşüm sürecinde öne çıkan kavramlar ve bunların dünyadaki gelişimi ele alınmıştır. Dijital dönüşümün işgücü, işletmeler ve insan kaynakları fonksiyonu açısından önemi, getirdiği değişimler ve bu değişimlere bağlı olarak gerekli yeni işgören yetkinlikleri vurgulanmaya çalışılmıştır. Son olarak yetkinliklerin tespitinde yeni bir yöntem olan “oyunlaştırma” uygulaması ve detayları ele alınmıştır. Dijital çağda yeni bir işgören seçim yöntemi olan oyunlaştırmanın yaygınlaşması ve böylece kişi-iş uyumu sağlamaya katkı sunması beklenmektedir.
KİTAP TANITIMI
COMPUTATIONAL FORMALISM in LITERARY STUDIES
Shklovsky wrote in 1917 that art makes the stone stony. The claim assumed a baseline, habitual language against which literature registers as friction. Formalism never measured it. By 1930 the movement was finished and the term undefined. This book treats that as unfinished business. Emrah Peksoy argues that the computational analysis of literary corpora with language models supplies what Formalism lacked. It provides an empirical description of linguistic expectation. Once the norm exists, deviation stops being a metaphor. Defamiliarization becomes predictive failure. Literariness resolves into a geometry of fiction, prestige, and foregrounding. Narrative shape becomes a semantic trajectory across the novel. Each measure is derived from theory, tested where it fails, and returned to the reader. The algorithm measures the norm and its violation. The critic still reads. And formalism returns in modern dress as computational formalism.
₺450,00
KİTAP TANITIMI
İş Güvenliği Bağlamında İş Becerikliliği ve İş Performansı
Günümüzde artan rekabet ve hızla değişen teknolojinin etkisiyle yaşamın tüm alanlarında olduğu gibi iş yaşamında da yenilikler dikkat çekmektedir. Üretim teknolojilerinin gelişmesi ve çalışma şekillerinin değişmesiyle çalışanların görev tanımları da değişmektedir. Bu değişikliklerden veya iş ortamından kaynaklanabilecek çeşitli nedenlerle çalışanlar meslek hastalığına yakalanabilmekte veya iş kazası geçirmekte bunun sonucu olarak kalıcı iş görmezlik veya yaşamlarını kaybetme tehlikesiyle karşılaşmaktadır. Bu nedenle iş yerinde çalışanların güvenli bir ortamda çalışabilmesi ve iş sağlığı ve güvenliği kavramını daha da önemli hale getirmektedir. Bu bağlamda, çalışanlar işlerine karşı olumsuz durumlarla karşılaşmamak için işlerinin bazı yönlerini bireysel olarak değiştirmeye veya işlerini yaparken kendi yöntemlerini geliştirmeye gayret göstermektedir. Çalışanın kendi isteğiyle işini biçimlendirmesi, kendi yetenek ve inisiyatifine daha uygun bir duruma getirmesi şeklinde tanımlanan iş becerikliliği, bireysel olarak kişiye olumlu sonuçlar sağlamasının yanı sıra, olumlu örgütsel sonuçlara da yol açmaktadır. Bu sonuçlardan birisi de iş performansıdır. İş becerikliliği davranışı sergileyen bir çalışanın iş performansında da artış gözlemlenmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Dijitalleşme ve Kayıtdışı Ekonomi
Bu çalışmada dijitalleşme ve dijital ekonomi kavramı, dijital ekonominin özellikleri ve dijital ekonomi ile ilgili iş modelleri gibi konular ele alınmıştır. Ayrıca Dijital ekonominin gelişmesi sonucu elde edilen gelirlerin vergilendirilememesi ile meydana gelen kayıt dışılığın azaltılması ve bu gelirlerin yasal düzenlemeler sonucu kayıt altına alınması ve devletlerin kamu geliri elde etmesi için çözüm önerileri sunulmuştur.
Bu kitap, yazarın tarafımdan hazırlanan “Dijitalleşmenin Kayıt Dışı Ekonomiye Etkileri” isimli yüksek lisans tezinden türetilmiştir.
KİTAP TANITIMI
TOPLUM ve YAPI
Toplum kuramlarının yaklaşımları açısından, yapı ve değişim sürekli ve etkin bir etkileşim içinde olduğu söylenebilir. Her yapısal etki -devrimler ya da icatlara dayanan kırılmalar gibi- toplumsal bir yeniden üretim sağlar ya da yeniden üretimler; doğrudan yapısal değişimler anlamına da gelebilir. Buradan hareketle Toplum ve Yapı adlı bu çalışma: psikolojiden yönetime, istisnadan insana, süreksizlikten topluma, göçten kente, bireyden eğitime ve tarihsellikten dil ve zaman felsefesine kadar geniş başlıklara uzanmaktadır.
Toplum ve yapı bir teori olarak kültürel farkındalıkların rasyonel kurgusudur. Toplum ve yapı bütünlüğü temsil etmez; ancak bütüne giden tekillerin genel bağlam eşiklerini karşılayabilir. Bu da her bir tekilin eleştiri gerekirliliğinin altını çizer. Başlatılma vaadi hiç bitmeyen o büyük Tarih yerine, kurgunun yapısallığını olumlamamak elimizdedir. Toplum ve yapı karşılıklılık içeren ender kavramlar olarak karşımızdadır
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İKNA DİLİ VE MEDYA
İkna dili iktidarı talep eden liderlerin geliştirdikleri, tasarımlı ve ideolojik bir dildir. Aristo ikna etmenin matrisi ve sürecini retorik sanatına yani ethos, pathos ve logos’a bağlamıştır. Ethos faktöründe kaynağın güvenilirliği ve saygınlığı rol oynarken toplumları harekete geçiren konuşmaların çoğunda logosun göz ardı edildiği ve pathosun devreye girdiği görülmektedir. Duygu dolu sözlerle kitleler kandırılır, aptallaştırılır, korkutulur ve sonunda sesin gücüyle işitsel abluka altına alınırlar.
Eco kitlelerin ortak kimlikleri için her şeyden önce ortak bir düşmana ihtiyaç duyduklarından bahseder. Düşman yoksa yaratılmalıdır. Hegel’e göre İbn-i Haldun’un baht, Machiavelli’nin la fortuna, Kant’ın ters esen rüzgârlar ve Maire’nin ilahi takdir diye tanımladıkları sonu kestirilemez bu savaşlara aslında şükran duymalıyız çünkü savaş yeninin yolunu açtığı için yaşamın kaynağıdır. Nietzche’ye göre savaş tarihin ebesidir ama tarihin kimden hamile kaldığını kimse kulağımıza fısıldamaz. İşte siyaset dili burada devreye girer ve süreci yönlendirir. Žižek sadece ideoloji eleştirisi gözlüğü takanların bu karışık durumla baş edebileceğini söyler.
Kitapta bu kavramsal açıklamaların ardından tarihe yön veren bazı liderlerin ikna taktikleri ve kullandıkları dil analiz edilmiştir. Canlı radyoda işittiğimiz Churchill’in gerçekçi ve etki gücü yüksek kelimelerinden, Hitler’in farklı ton ve desibellerde ve aniden bağıran sesinden kaçış yoktur. Shakespeare ise bize en başarılı törensel hitabet örneğini Sezar oyununda Antonius’un tiradı ile dinletir. Milli Mücadele döneminde yapılan konuşmalar içeriklerinde nefret söylemi olmadığı için farklı yapıya sahiptirler. Halide E. Adıvar’ın Sultanahmet mitingindeki duygu dolu halkı yansıtan konuşması ile Mustafa Kemal’in tılsımlı karizmasına eşlik eden eşsiz hitabet yeteneği hala kulaklarımızda yankılanmaktadır.
KİTAP TANITIMI
ULUSAL AYNAYI OLUŞTURAN KADINSILIK SIRLARI
Kitap ulusların/devletlerin inşasında kadınların varlığını görünmez kılan bakış açılarına alternatif üreterek, Kemalist modernizasyon sürecinin ikinci ayağını oluşturduğu düşünülen 1946-1960 döneminde Türk Sinemasında ulusçuluğun kadın dolayımıyla nasıl yeniden üretildiğine bakmayı amaçlar. Her şeyden önce 1946-1950 yılları, daha önce yeterince anlatılmamış, değinilmemiş, konu ve eğilimler arasındadır. Oysa bu yıllar, Cumhuriyet Halk Partisinin içinden türeyen Demokrat Partinin kurulduğu ve siyasette belirginlik kazanmak için sağlam temeller attığı yıllardır. Kemalist modernizasyon süreci sonrası bir geçiş dönemi olarak betimlenebilen ve çok partili sisteme geçişin ilk nüvelerinin atıldığı yıllar olan 1946-1950 dönemi çalışmanın kapsamına dahil edilir. Bu bağlamda siyasal tarih sürecinde 1950-1960 dönemi sınırlamasından ziyade, 1946-1960 dönemi sınırlaması kültürel, politik ve ideolojik dinamiklerin saptanması açısından önemlidir. Öyle ki, günümüz Türk Sinemasındaki ulusçuluk söyleminin irdelenmesinde bu dönemin dinamiklerinin farklı bir anlatıma katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Bedri Rahmi Eyüboğlu Şiiri “Türküler Dolusu”
Bedri Rahmi Eyüboğlu, eserlerinde halk kültürüyle modern sanatı harmanlar. Resim, şiir ve düzyazılarında sanat anlayışını Anadolu folkloru üzerine kurar. Eserlerinde destanları, masalları ve türküleri yeniden üreterek özgünlüğü yakalar. Gelenekten faydalanırken kendi sesini korur ve halk kültürünü yansıtan eserler verir.
Bedri Rahmi Eyüboğlu Şiiri “Türküler Dolusu”nda şair ve akademisyen Emel Koşar’ın Bedri Rahmi Eyüboğlu hakkındaki uluslararası endekslerde taranan hakemli dergilerde yayınlanan makalelerinin yanı sıra daha önce yayınlanmamış Eyüboğlu hakkındaki yazıları da yer almaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Deborah Levy’nin Öz Yaşam Öyküleri
İngiliz yazar Deborah Levy’nin kişisel yaşam deneyimlerini evrensel temalarla harmanlayarak içgörüsel bir bakışla ve içtenlikle paylaştığı öz yaşam öykülerinin biçimsel ve tematik bir incelemesinin sunulduğu bu kitapla, Levy’nin bir kadın yazar olarak daha iyi anlaşılmasını ve eserlerini değerlendirmede yardımcı olacağını ümit ettiğimiz analiz ve yorumlar sunmayı hedefledik.
Levy’nin insan ruhunun inceliklerini kurgu tadında bir anlatı ve özgün bir bakış açısıyla sunduğu “yaşayan otobiyografileri”, diğer insanlara da kendi yaşamları üzerine düşünmeleri ve kendi gerçeklerini keşfetmeleri için ilham kaynağı olacak niteliktedir. Bu kitapta, yazarın otobiyografileri, anlatı ve üslup gibi biçimsel özelliklerinin yanı sıra, işlenen konular ve toplumsal cinsiyet rolleri, kadın kimliği ve göç gibi temalar açısından ele alınmakta, ayrıca eserlerdeki metinlerarası bağlantılar ortaya konmaktadır.
Kadınsı gücün bir rol modeli ve kadın edebiyatında önemli bir yeri olduğunu düşündüğümüz Levy, kadın için yazmayı, yaşamdaki güçlüklere karşı bir direniş yöntemi olarak görür. Levy’nin edebi bir üslupla kaleme aldığı, keyifle okunan öz yaşam öykülerinin detaylı bir analiz ve yorumunu içeren elinizdeki bu kitapta, dünyaya ve yaşama kadınca bir bakışın da bir değerlendirmesini bulacaksınız.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Dünyada ve Türkiye’de Bağımsız Denetimin Ve Muhasebe Mevzuatının Gelişimi
Bu kitapta dünyada bağımsız denetim ve muhasebe uygulamalarının gelişim sürecinin genel bir çerçevesine değinildikten sonra Türkiye’deki gelişim süreci ve 2023 yılı itibariyle son güncel durum detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Bununla birlikte son yapılan düzenlemeler ile birlikte Türkiye’deki mevcut dört farklı muhasebe mevzuatı (TMS/TFRS, BOBİ FRS, KÜMİ FRS, MSUGT-VUK) arasında farklı açılardan karşılaştırmalar yapılmıştır. Bu çerçevede kitap şu bölümlerden oluşturulmuştur:
- Bölüm: Genel olarak dünyada muhasebe denetiminin gelişim dönemleri ve Türkiye’de bağımsız denetimin gelişimi incelenmiştir. Bölümün sonunda yapılan son düzenlemeler ile birlikte Türkiye’de bağımsız denetime hangi şirketlerin tabi olduğuna yer verilmiştir.
- Bölüm: Ülkelerin muhasebe sistemlerinin oluşumunu etkileyen faktörler, uluslararası muhasebe standartlarının harmonizasyonu ve bunların Türkiye’deki muhasebe mevzuatının (standartları) gelişimine etkisi incelenmiştir. Bölüm Türkiye’deki güncel muhasebe mevzuatının son şeklini kapsamaktadır.
- Bölüm: Türkiye’deki bağımsız denetime esas teşkil eden güncel mevzuat olan TMS/TFRS, BOBİ FRS ve bağımsız denetime tabi olmayan işletmelerin uygulayacağı KÜMİ FRS, MSUGT-VUK arasında çeşitli açılardan karşılaştırma yapılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele
İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen “Kadına Yönelik Şiddetle Topyekun Mücadele” Projesi kapsamında hazırlanan “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele”, toplumsal bir yara olan şiddeti akademik bir titizlikle ve disiplinler arası bir bakış açısıyla ele alıyor.
Editörlüğünü Engin ÇAĞLAK ve Nilay KÖLEOĞLU’nun üstlendiği bu kitap; ekonomik şiddetten dijital şiddete, medya temsilinden uluslararası hukuk mekanizmalarına kadar geniş bir yelpazede güncel analizler sunmaktadır. Kitap, sadece şiddetin nedenlerini değil; çözüm yollarını, sosyal hizmet müdahalelerini ve toplumsal dönüşüm stratejilerini de bilimsel veriler ışığında tartışmaktadır. Akademisyenler, politika yapıcılar ve sahada çalışan profesyoneller için rehber niteliğinde olan bu çalışma, şiddetsiz bir toplumun inşasına bilgi temelli güçlü bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.
KİTAP TANITIMI
Biotechnological Bodies: Standardization and Control in Young Adult Dystopian Fiction
Contemporary young adult dystopian narratives reveal how bioengineering is framed not as an abstract field of technological progress, but as a mechanism of discipline and control associated with the modification of the body, the erasure of variation, and the isolation from nature. This book highlights how the promise for surgical enhancement through technology transforms young people into regulated and disciplined bodies in Uglies series by Scott Westerfeld, focusing on Uglies, Pretties and Specials. It demonstrates that, in young adult dystopias, biotechnology functions not merely as a sign of scientific advancement, but also as a mechanism that enables bodily standardization, estrangement from nature, and biopolitical control. It examines how incorporating bioengineering into the beauty industry would contribute to the unnatural development of the human body, which can be easily controlled by the power of biotechnology.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Umut ve Psikolojik Danışma
Pozitif psikoloji, bireylerin güçlü yanlarını ön planda tutarak sorunları çözmeye çalışır. Pozitif psikolojinin temel kavramlarından biri umuttur. C.R. Snyder’ın duygusal ve bilişsel ögeleri içeren umut modeli son yıllarda en çok kabul gören modeldir. Synder’a göre umut; bir amaç belirlemek, bu amaca giden alternatif yolları bulmak ve amaca ulaşana kadar eyleyici bir şekilde çalışmaktır. Umut bebeklikten itibaren gelişmeye başlar ve yaşamın sonuna kadar devam eder. Umutlu düşünme öğretilebilir ve geliştirilebilir. Umut düzeyi yüksek bireyler akademik olarak başarılı, özgüvenli, iyilik hali güçlü, problemleri sağlıklı bir şekilde çözebilen iletişimi güçlü kişilerdir. Umut psikolojik danışma sürecinde iyileşme için en önemli ögelerden biridir. Danışanın psikolojik danışmaya gelmesi bir umut arayışıdır. Umut düzeyi yüksek ruh sağlığı uzmanları danışanlarında umudu daha kolay güçlendirebilir. Bu kitap başta ruh sağlığı uzmanları olmak üzere umut konusunu anlamak isteyen herkese yöneliktir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Endüstriyel Bölgelerde Dışsal Ekonomiler ve İşbirliği
Bu çalışmanın amacı, Marshall tipi endüstriyel bölge modelini, dışsal ölçek ekonomileri ve işbirliği özellikleri açısından araştırmaktır. Söz konusu bağlantıları ortaya koymak ve karşılaştırmalı olarak inceleyebilmek amacıyla araştırma, İstanbul, İzmir ve Konyada ayakkabı üreten işletmelerin yoğunlaştığı, farklı özelliklere sahip beş endüstriyel bölgede gerçekleştirilen bir saha çalışması üzerine bina edilmiştir. Çalışmada, hem Türkiye ayakkabı endüstrisi irdelenmiş hem de ele alınan endüstriyel bölgelerin yapısal özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırmanın gerçekleştirildiği Gedikpaşa, Merter, Aymakop, Aykusan ve Aykent endüstriyel bölgelerinin, Marshall tipi endüstriyel bölge literatüründe belirtilen özelliklere ne ölçüde sahip oldukları tartışılmıştır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
İnteraktif Eşlikli Solfej – I
İnteraktif Eşlikli Solfej I ilk olarak Saygun, Sun, Taruskin ve Kostka gibi önemli müzisyen ve müzikologların yazdıkları kitapların ışığında temel teori, tarih ve terminoloji bilgisi vermeyi amaçlamaktadır. Bir müzisyenin, uluslararası camianın doğal bir parçası olduğu göz önüne alınarak terimlerin uluslararası karşılıkları da kitapta sunulmuştur. Kitaptaki solfej parçaları ise aralık duyuşu, entonasyon ve farklı armonik bağlam ile estetiklerde sağlam kalabilme yetisini geliştirmek amacıyla hazırlanmıştır. Bütün parçaların eşlikleri internette bulunmaktadır. Okuyucunun parçalara kolay ulaşabilmesi için QR kodlar verilmiştir. İnternetteki kayıtlar sayesinde eşlikleri durdurarak veya yavaşlatarak istenilen sayıda tekrar yapılması mümkündür. Parçalar, günümüzün post-modern dünyasının eklektik yapısında bir müzisyenin karşılaşabileceği farklı yaklaşımlar önemsenerek bestelenmiştir. Örneğin, bir parçada Türk müziğinin tartım ve tını dünyasından esinlenmiş hatlarla uğraşılırken, başka bir parçada Geç Romantik dönem armonileriyle veya modal Orta Çağ kadanslarıyla karşılaşmak olağandır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
ÇANAK(KALE) OLAYI
Çanak(kale) Olayı (Eylül-Ekim 1922), Türk Millî Mücadelesi’nin sona erme aşamasında patlak verdi ama bitmesi an meselesi olan savaşı neredeyse yeniden başlatabilecek bir mahiyette tezahür etti. Çanak krizinde iki taraf vardı: Türkiye ve İngiltere. Türkler haklı ve kutsal mücadelelerini kazanmış, istilâcı Yunanlıları “İzmir’de denize dökmüş” ve silahlı kuvvetleriyle Çanakkale boğazına yönelerek tarafsız bölge olarak adlandırılan işgal sahasıyla İstanbul ve Trakya’yı kurtarmak arzusundaydılar. Savaşın sonunda bir sürprizle karşı karşıya kalmak istemiyorlar, temkini elden bırakmadan hedeflerine korkusuzca yürüyorlardı. İngilizler ise öncelikle Cihan Harbi’ni kazanmanın mağrurluğuyla hareket ediyorlar, dünyanın en önemli kilit noktalarından olan Çanakkale ve Karadeniz boğazlarının kontrolünü bırakmak istemiyorlar, bu suretle boğazları “güneş batmayan imparatorluklarının” ve özelde Akdeniz hâkimiyetlerinin ana dayanak noktası haline dönüştürmek düşüncesini taşıyordu. Böylece Cebelitarık ve Süveyş’le birlikte Çanakkale boğazına sahip olan Britanya, tüm çıkışlarını elinde tuttuğu Akdeniz havzasının kontrolünü kolayca sağlayacaktı. Türkler için Çanak bunalımı “bir vatan müdafaası ve istilâcı düşmanın Anadolu ve Trakya coğrafyasından kovulması” esasına dayanırken, İngilizler için “uçsuz-bucaksız topraklarına yenilerini katmak” gibi “emperyal ve açgözlü bir gaye” amacını taşıyordu.
Sınırları ilk olarak “Sevr’de belirlenen “tarafsız bölge”, Anadolu yakasında Şile’nin doğusundan Edremit körfezine, Trakya’da ise Karaburun’dan Saroz körfezine kadar uzanarak tüm Marmara denizini içine alıyor, orada İtilaf devletleri adı altında esasında İngiltere adına “boğazlara dayanarak oluşturulacak istikbaldeki Akdeniz hâkimiyetinin” esaslarını belirliyor, “müdahale edilemez” bir sahayı rezerv ediyordu. Plân tutarsa Rusya da bir çırpıda saf dışı bırakılmış olacaktı. Ancak Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki Millî Mücadele’nin büyük başarısı, Türk milleti ve vatanının kurtuluşunu sağladığı gibi, bütün bu hayalî beklentileri boşa çıkardı, Türkiye’ye yönelik gizli ve açık projeleri Sevr Antlaşması gibi geçersiz kıldı. İngiltere, Çanak(kale) bunalımı sürecinde başarısız bir kriz yönetimi sergiledi. Uçuk hayallerine rağmen yine de prestijinin sarsılabileceği düşüncesiyle herhangi bir askerî çılgınlıkta bulunmadı, kapıya kadar gelen savaş tehlikesi diplomatik girişimlerle çözüldü. Bunda hem Türk Başkumandanı’nın doğru hamleleri ve hem de Cihan Harbi galibi İngiltere’nin Türklerden duyduğu endişeler sebebiyle çatışmayı göze alamamasının büyük rolü oldu. Misâk-ı Millî ilkeleriyle hareket eden yeni Türk devleti Mudanya Mütarekesi’yle Doğu Trakya’yı kurtardı ve barışın ön şartlarını hazırladı, Lozan Antlaşması’yla ise müstakbel Türkiye Cumhuriyeti’ni sağlam temeller üzerine oturtmuş oldu.
Çanak(kale) Olayı önemine rağmen bugüne kadar tarihçilerin çok fazla ilgisini çeken bir husus olmamıştır. Makale, bildiri ve kitap boyutunda konuyla ilgili yapılan akademik çalışmalar Türkiye, İngiltere ve dünya için de oldukça sınırlıdır. Bu önemli hadiseyi İngiliz arşiv belgeleri ve parlamento tutanaklarıyla ortaya koyan yazar, bunalımla ilgili en önemli ve detaylı akademik çalışmalardan birini bilim âlemine kazandırmış olmaktadır. Belge ve tutanaklardan istifadeyle yazılan metin ve ekleriyle okuyucuya sunulan bu ehemmiyetli monografik eser sebebiyle aynı zamanda öğrencim olan yazarı içtenlikle kutluyorum. Bu kıymetli eserin, akademik camiaya ve konunun ilgililerine faydalı olmasını diliyorum.
Prof.Dr. Enis ŞAHİN
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
Stratejik Planlama ve Stratejik Pazarlama Planı Hazırlama Rehberi
Ülkemizde işletmelerin ortalama ömrünün kısa olması büyük oranda değişime uyum sağlamakta yaşadıkları güçlükten kaynaklanmaktadır. Değişimi öngörebilen ve hızla strateji geliştirip uygulayabilen işletmelerin rakiplerine oranla daha başarılı olacağı açıktır. Bu anlamda uzun vadeli ve geleceğe dönük bir bakış açısı taşıyan stratejik planlar, girişimciler için önemli bir rehber olmakta, amaçların gerçekleşmesini sağlamakta ve resmin bütünün algılamasını kolaylaştırmaktadır. Bu eserde stratejik planlama, stratejik pazarlama planı hazırlama süreci örnek uygulamalı olarak anlatılmaya çalışılmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
SÖMÜRGEDEN KÜRESELE ULUSÖTESİ AFRİKA SİNEMASI VE ABDERRAHMANE SISSAKO
Bu çalışma, Moritanyalı yönetmen Abderrahmane Sissako’nun ulusötesi bir mahiyete sahip sinemasını daha yakından tanımak ve Afrika Sineması ile ulusötesi sinema konularında akademiye küçük de olsa bir katkı sunmak amacı taşımaktadır. Mısır’ı dışarıda tutarsak, kendi sinemalarına 1960’lar gibi geç bir tarihte sahip olan Afrikalı ülkeler için film üretimi günümüzde de zor bir uğraştır ve kıta sinemacılarının bu zorlukları aşmak için Batı Avrupa ülkelerinden aldığı yardımlar, Afrikalı sinemacılara ve onların ürettikleri filmlere ulusötesi bir bağlamda bakmamızı zorunlu kılmaktadır. Biz de bu çalışma boyunca Moritanya’da doğan, Mali’de büyüyen, Sovyetler Birliği’nde sinema eğitimi alan ve günümüzde de Fransa’da yaşayan bir sinemacı üzerinden kıta sinemasının bu özelliğini incelemek istedik. Ayrıca Afrika ülkeleri bağımsızlıklarına kavuştuktan sonra doğan sinemacılar nesli arasında önemli bir yerde duran Abderrahmane Sissako’nun sinemasını inceleyerek, sömürge karşıtı ideallerle başlayan kıtadaki sinema çalışmalarının günümüzde nasıl bir boyuta evrildiği gözlemlenmeye çalışılmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Göç Politikaları
Göç konusu kısa ve uzun vadede Türkiye’nin temel meseleleri ve değişen öncelikleri arasında en önemli gündemlerinden birini oluşturmaktadır. Yakın dönemde göçlerin önemli ölçüde artış göstermesi, Avrupa Birliği uyum süreci ve özellikle 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun kabul edilmesiyle birlikte göç konusu kamu yönetimi disiplininin önemli çalışma alanlarından biri haline gelmeye başlamıştır. Bu konuda yapılan çalışmalarda -özellikle son dönemde- önemli bir artış gözlenmesine rağmen göç politikaları alanındaki değişimleri Cumhuriyet öncesi dönemle ilişkili bir şekilde ele alan, aynı anda mevcut göç politikalarındaki sorunları açıklayan, göçmen ve mültecilerin hak ve hizmetlerden ne ölçüde yararlanabildiklerini inceleyen yeterli bir çalışma örneği olduğu söylenemez. Bu nedenle çalışmada, Türkiye’deki göç politikalarının tarihsel süreçteki değişimi, kurumsallaşma ile ilişkili gelişmeler ve göç politikaları alanında gözlemlenen sorunlar araştırılmaktadır. Çalışmanın genel olarak amacı, göç politikalarının tarihsel süreçteki değişimini inceleyerek günümüz göç politikalarına dair bütüncül bir bakış açısı sunmaktır.
Bu çerçevede birinci bölümde, çalışmaya temel oluşturacak bir arka plan geliştirmek amacıyla göçün kavram, teori ve politika boyutlarına odaklanılmaktadır. İkinci bölümde, Geç Osmanlı Dönemi’nden 1980’lere uzanan süreçte göç örüntüleri, göç politikaları ve kurumsallaşmada meydana gelen değişim üzerinde durulmaktadır. Üçüncü bölümün konusunu 1980’lerden itibaren göç örüntülerinde ve buna bağlı olarak göç politikalarında nasıl bir değişim gerçekleştiği sorusu oluşturmaktadır. Dördüncü bölümde, öncelikle göç yönetiminde ve kurumsallaşmada yeni dönemde meydana gelen değişiklikler ve bu alanda faaliyetlerde bulunan aktörlerin rolleri ele alınarak göç yönetim sisteminin ayrıntılı bir incelemesi yapılmaktadır. Bunlarla birlikte göç politikaları alanında öne çıkan sorunların neler olduğu araştırılmakta ve belirlenen sorunlara yönelik bazı çözüm önerileri sunulmaktadır. Sonuç olarak, çalışmada göçle ilgili politikaların ve kurumsallaşmanın son döneme özgü olmadığı, bu alana ilişkin politikalarda çeşitli içsel ve dışsal dinamiklere bağlı olarak tarihsel süreçte önemli değişiklikler yaşandığı ve göç politikaları alanının bazı sorunları ihtiva ettiği vurgulanmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
HAKİKATİN PEŞİNDE Tanıklıklarla Araştırmacı Gazetecilik
Enformasyonun serbest akışı ve haberin kolay ulaşılabilir hale gelmesiyle doruğa ulaşan liberal söylemin aksine modern dünyada araştırmacı gazeteciliğe ve araştırmacı gazetecilere duyulan ihtiyaç artıyor. Bu ihtiyaç üç asırlık geçmişiyle “kamu adına hükümetlerin denetlenmesi” şeklinde tarif edilen gazeteciye atfedilen rolün günümüzde ulus ötesi nitelik kazanan hükümet dışı organizasyonları da içine alacak şekilde genişlemesinden kaynaklanıyor. Dolayısıyla yirmi birinci yüzyılın şafağında küresel ölçekte ilişki ağlarını genişleten hükümet dışı organizasyonların denetlenebilmesi ancak gazeteciliğin de küresel kamunun çıkarlarını gözetecek şekilde icrasını gerektiriyor. Sözgelimi yirminci yüzyılın hemen başında Upton Sinclair’ın ortaya çıkardığı yerel bir mesele olan Chicago mezbahalarındaki sağlıksız koşulları gözler önüne seren araştırmacı gazetecilik deneyimi, Julian Assange’ın “Wikileaks İfşaatları” ve Edward Snowden’in “NSA İfşaatları” ile etkisi küresel düzlemde hissedilen yeni bir tür araştırmacı gazetecilik deneyimine bırakıyor.
Kitap; her ikisi de meslekten gazeteci olmayan Assange ve Snowden’in sahip olduğu vicdani sorumluluğu araştırmacı gazeteciliğin başlangıçtan itibaren değişmeyen doğasına bağlayarak bizlere aktarıyor. Böylece araştırmacı gazeteciliğin kamu yararına taşıması gereken vicdani sorumluluğu dünden bugüne örneklendirmekle kalmıyor, titiz bir çalışmayla hükümetlerin ya da hükümet dışı organizasyonların denetlenebilmesi için başlangıç noktası olarak bizlere yeniden hatırlatıyor.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Reklam Yaratıcılığı
Reklamcılık alanında, teknolojik gelişmeler ve tüketici beklentileri doğrultusunda hızlı bir değişim süreci yaşanmaktadır. Markanın kontrolünün azaldığı yeni iletişim ortamları, buradaki yeni aktörler, disiplinler arası yetkinlikleri gerekli kılan yeni reklam modelleri, markalardan bekletileri yükselirken reklama daha da şüpheci yaklaşan yeni tüketici, günümüzde reklamcılığı köklü bir değişime zorlarken, marka yöneticilerinin buna uyum sağlamaya çalıştıkları bir krizin içinde olduğunu söylemek mümkündür. Reklamcılık alanındaki krizi meydana getiren tüm bu yeniliklerin karşısında, bunları markalar için avantaja çevirecek yeni reklam yaratıcılığı bulunmaktadır.
Bu kitap, teknolojiyle şekillenen reklam türleri ve tüketici beklentileri temelinde ihtiyaç duyulan marka değerlerinin kesişim alanında yer alan yeni reklam yaratıcılığına dair bir bakış açısı önermektedir. Ayrıca, teknolojiyle dönüşüme uğrayan reklam türleri, yeni ortaya çıkan reklam türleri ve günümüzde dikkat çeken marka değerlerine yönelik bir kılavuz sunmayı amaçlamaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Avrupa Birliği ve Türk Finans Piyasalarının Entegrasyon Süreci
İktisadi entegrasyonun en önemli unsurlarından olan “finansal entegrasyon” küreselleşmenin ve teknolojinin 1970 sonrasında hızlanmasıyla daha da önem kazanmıştır. Ülkelerin ihtiyacı olan sermayeye ulaşabildikleri ya da fazla olan sermayelerini değerlendirebildikleri sermaye piyasalarının entegre olmasıyla ciddi bir arz-talep dengesizliğinin de önüne geçilebilmektedir.
Bu yüzden bu kitapta Türkiye’nin yarım yüzyıldan fazla bir süredir üyelik için sürdürdüğü uzatmalı ilişkisi Avrupa Birliği ile olan finansal entegrasyon süreci incelenmiştir. Küreselleşmenin ve “aday ülke” statüsünün meydana getirdiği koşullardan sağladığı avantaj ve uğradığı dezavantajlardan bahsedilmiştir.
Finansal entegrasyonu açıklamaya çalışan iktisadi teorilerden başlayarak Avrupa Birliği finans piyasaları ile Türk finans piyasalarının uyum süreci, farklılıkları ve gelecekteki potansiyel kazanımları incelenmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Konaklama Tesislerine Mekânsal Teoriler Açısından Bakış
Turizm, kavramsal olarak mekân ve ekonomik aktörlerin mekândaki dağılımı ile en çok ilişkili sektörlerden bir tanesidir. Konaklama tesisleri turizm arzının en önemli öğesi olarak turizmin mekân ile olan ilişkisinde en büyük role sahiptir. Ekonomik değer yaratan aktörlerin mekânsal dağılımı ise ekonomik coğrafya bilim dalının en çok ilgilendiği sorunsallardan biridir. Bu eser bu bağlamda konaklama tesislerine, ekonomik coğrafya teorilerinin bakış açısıyla göz atmaya çalışmaktadır. Bunu yaparken, mekân vurgusu ile konaklama tesislerinin yakın tarihte nasıl bir değişim ve dönüşüm geçirdiğini anlatmaktadır. Aynı zamanda, ekonomik coğrafyada yerleşim teorilerinde çokça incelenen fiyat oluşumu konusunu, talep yönlü olarak konaklama tesisleri için tartışmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Networks of Adaptation and Retelling in Irish Fiction
The comparative readings presented in this book illustrate how transmedial practices of reinterpretation generate unique constellations of meaning on thresholds of textuality, highlighting the pivotal role of adaptation and retelling in twentieth-century Irish art and literature. The critical readings in this context concentrate on Oscar Wilde’s Salomé in its bitextual dialogue with Aubrey Beardsley’s captivating illustrations, three different stage adaptations of the Deirdre legend, Harry Clarke’s fabulous visual retellings on stained-glass, and Neil Jordan’s film adaptation of Patrick McCabe’s Breakfast on Pluto. Each case study is filtered through a critical lens that views transposed storyworlds within their cultural and social networks. Drawing on the critical discussions and conceptualizations in adaptation studies, the book invites readers to revisit issues concerning the evolution of stories as they pass through different forms and tools of authorship.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Choice-Based Revenue Management with Applications to Hotels
Intense competition, fast changing technology, increased and diverse customer demand, and fast and reliable services and goods delivery expectations have reduced the profit margins for products. To be able to obtain a sustainable economic success, companies search for ways to offer the existing products via innovative ways. Revenue management is a tool that helps firms in this purpose. On the other hand, to match and even exceed customer anticipations, firms need to understand customer preferences and offer products accordingly. Customers can now reach wide range of competitor products due to online services. Hence it became much more important to apprehend and integrate customer choices into decision support tools. At this point, choice models are used to mathematically understand the customer choice preferences among a set of presented alternatives. This book combines revenue management and choice models to present a methodology to understand customer choices and integrate these to revenue management methods to be able to offer the best set of products to the customers. Also real life applications for hotels have been presented for different methods that are discussed and also proposed in this book with respective algorithms. When combined with decision support tools, concepts presented in this book offers a significant revenue increase for companies.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
SPOR ENDÜSTRİSİNDE MARKALAŞMA
Kitaptan
Spor özellikle son yıllarda, insan yaşamının daha kaliteli, sağlıklı ve dengeli bir şekilde sürdürülebilmesi için gerekli olan bir öğedir. Kültürel faaliyetler ile birlikte sportif faaliyetlerinin de kişileri gündelik yaşama psikolojik olarak hazırladığı düşüncesi günümüzde genel kabul görmektedir. Küresel bir olgu olarak spor, toplumların sosyoekonomik koşullarına bağlı olarak yaygınlık kazanmaktadır.
Küreselleşmenin yayılmasına hız kazandırdığı tüketim olgusunun içine spor da girmektedir. İdeolojik olarak çift kutuplu dünya, iki kamp arasındaki rekabete dayalı, kültürü, sanatı, sporu, edebiyatı ve tabii ki teknolojisini, askeriyesini, siyasetini kurmuş olan dünya olarak nitelendirilmekteydi. Spor aslında bu devirlerde, iki kutup arasındaki gücün ve rekabetin savaşsız ortamda sınanmasında önemli rol oynamıştır, çünkü sportif yarışmalar, sonucu ölüm olmayan savaş anlamını taşımaktadır
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Cumhuriyeti’nin Yüz Yıllık Kimlik Politikası
Türklük ve Türk kimliği merkezli yayınların her geçen gün sayısı ve niteliği artmasına karşın Türkiye merkezli Türk kimlik politikasına yönelik çalışmalar oldukça sınırlıdır. Kültür Politikası çalışan akademisyenlerin sayısındaki sınırlılık ve alanın güncel politikadaki etkisi gibi çeşitli faktörler konuya ilişkin yayınların sayısını azaltmaktadır. Türk folkloruna yönelik çalışma yapanların ise anı yakalamaktan ziyade ölü metinler üzerinden kronikleşen sancılı yayın anlayışı onları bu alandan uzak tutmaktadır. Konuya ilişkin belirtilen problemlere karşın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının an itibarıyla kendilerini nasıl tanımladıklarını anlamanın en sağlıklı yolu yüz yıllık süreçte izlenen politik kabul ve retlerdir. Çalışma bu kapsamda dünden bugüne gelinceye kadar izlenen kimlik politikasını bir anlamda özetlemeyi ve ilerleyen yıllarda konuya ilgi duyacaklara ipuçları vermeyi hedeflemektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
A TURKISH-ENGLISH DICTIONARY FOR TURKISH AND FOREIGN LEARNERS
Turkish is one of the major languages in the world spoken by hundreds of millions of people in Europe and Asia. It is the official language of Turkey. Although many people study Turkish either in Turkey or abroad today, there is not a dictionary especially compiled for learners of Turkish as a foreign language. This dictionary has been produced to meet such a need. Therefore, it is more of a learners dictionary whose primary aim is to help students of Turkish who not only try to understand but also produce the language.
Turkish is a rich language with more than a hundred thousand words. Learners dictionaries are not expected to cover all the words for practical reasons because ordinary people or the educated for that matter normally use no more than a few thousand words. This dictionary covers most frequently used 4456 words. A clarifying sample Turkish sentence is provided together with its English translation for each meaning. These sample sentences are invaluable in that they help the learner to see the syntactic properties of words in addition to their denotations.
₺405,00