KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Orta Toroslarda Dolinlerin Dağılışı ve Morfometrik Özellikleri
₺275,00 -

Ortaçağ Anadolusunda Sanat ve Sembolizm
₺440,00 -

Ortaçağ Türk Tarihi Ana Kaynakları
-

ORTADOĞU ÇALIŞMALARI
₺340,00 -

Ortadoğuda Şiddet, Medya ve Kimlik
₺365,00 -

OSMANİYEDE TARIMSAL ÜRETİM
₺235,00 -

OSMANLI BASININDA MUHAFAZAKÂR BİR KADIN DERGİSİ MÜRÜVVET
₺455,00 -

Osmanlı Coğrafyasında Batı Emperyalizmi
₺315,00 -

Osmanlı Devleti Dış Borçlarının Ağ Analizi
₺315,00 -

OSMANLI DEVLETİ’NDE ESKİ ESER KAÇAKÇILIĞI TRUVA ÖRNEĞİ
-

Osmanlı Edebiyatı Numûneleri, Mehmed Celâl
₺635,00 -

OSMANLI HANEDAN KIZLARI VE GELİRLERİ
₺495,00 -

Osmanlı İdaresinde İşkodra Vilayeti (1876-1912)
₺390,00 -

Osmanlı Konaklarının Yabancı Misafirleri: MÜREBBİYELER
₺260,00 -

OSMANLI MİNYATÜRÜNDE KADIN
-

OSMANLI SON DÖNEMİ VE BÜYÜK GÜÇLER
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Sabûhî Ahmed Dede
Onyedinci yüzyıl Mevlevî şeyhlerinden Sabûhî Ahmed Dede Yenikapı Mevlevîhânesinin üçüncü şeyhidir ve Ehamide-i Sebadandır. Yenikapı Mevelevîhanesi kurulduktan sonra peş peşe Ahmed ismini taşıyan şeyh tarafından yönetilmiştir. İlk tasavvuf tecrübesini Eyüpte Kasım Babanın yanında gerçekleştiren Sabûhî Dede, daha sonra Konyaya gidip Bostan Çelebi ve Ebû Bekir Çelebiye intisap etmiştir. On üç yıl Konyada seyr ü sülûk eğitimini sürdürmüş ve sonunda Mevlevî dedesi olmuştur. Şam Mevlevîhânesi şeyhliğine tayin edilen Sabûhî Dede, Şamda telif ettiği İhtiyârât-ı Sabûhî adlı eserinde Mesnevîden intihap ettiği beyitlerin şerhini yapmıştır. Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhleri Kemal Ahmed Dede, Doğânî Ahmed Dede ve Sabûhî Ahmed Dede hakkında şimdiye kadar verilen bilgiler tashihe muhtaçtır. Bu sebeple döneme ait kaynaklar yeniden taranmış, ulaşılan bilgi ve bulgular üzerinden yeni veriler ortaya konulmuştur. Eserde öncelikle XVII. yüzyılda İstanbuldaki tarikatların genel durumu, Mevlevîliğin İstanbula gelişi ve bu dönemde faaliyet gösteren diğer tarikatlar ve temsilcileri hakkında bilgi verilmiştir. Biz de bu bilgiler ışığında Yenikapı Mevlevîhânesinin kuruluşundan Sabûhînin vefatına kadar olan sürece dair yeni bulgular ışığında yeni görüşler aktardık.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Son Otuz Yılı
Türkiye’nin son otuz yılı, Türkiye’de siyasetin dönüşümü açısından çok kritik ve yoğun bir dönemi ifade etmektedir. Bugün “Eski Türkiye” olarak ifade edilen bir sürecin son yıllarında “Yeni Türkiye”ye geçişin tüm izlerini görebildiğimiz bu otuz yıl içinde Türkiye’nin siyaset, ekonomi ve dış politika açısından oldukça köklü dönüşümlere uğradığını göreceğiz. Türkiye’nin bu köklü dönüşümü, gerek yeni dünya düzeninin ülke üzerindeki etkilerinden gerekse ülke içindeki yeni siyasal iktidar biçimlerinin politik vizyonlarından doğrudan etkilenmiştir. Soğuk Savaş sonrası süreçte küresel eksende ortaya çıkan yapısal dönüşümün etkilerini yakından hisseden Türkiye’nin önüne çıkan yeni fırsatlar, yeni bir politik vizyon zemininde değerlendirmeye alınmıştır. 1990’lardan itibaren Türkiye’nin “küresel” vizyon iddiası ise yalnızca bir dış politika talebi olarak görülmemeli, ekonomi politikalarından siyasal rejim tartışmalarına kadar oldukça geniş bir zeminde çok daha köklü bir tartışmanın başlığı olarak ifade edilmelidir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Kırgız Türklerinin Kadın Bahadırı: Gülgaakı
Destanlar milletlerin manevî tarihidir. İçinden çıktıkları toplumun maddî manevî kültürünü yansıtan destanlar, ataların atilere kültürel mirasıdır. Toplumun zihninde derin izler bırakan toplumsal, doğal ve tarihî olayların olağanüstülüklerle aktarımı olan destanlar kültür kodlarının gelecek kuşaklara aktarılmasında bir köprü vazifesi üstlenmektedir. Türk boyları aynı köke bağlı bulunan güçlü bir sözlü anlatı geleneğine sahiptir ve bu gelenek içerisinde destan anlatıcılığının yeri ayrıdır. Bu çalışmada Gülgaakı destanının Oruzbay Urmambetov anlatımı incelenmiştir. Çalışmanın giriş kısmında Kırgız Türklerinin sözlü anlatı geleneğinin bağlamını oluşturan unsurlar üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde destanın eş metinleri ve anlatıcıları, tarihî ve coğrafi tabakası hakkında bilgi verilmiş, epizot yapısı çıkarılmış ve geniş özeti sunulmuştur. İkinci bölümde destanda bulunan mitolojik motiflerin tahlili yapılmıştır. Üçüncü bölümde destanın epik kurallara göre tahliline yer verilmiştir. Bundan sonra Gülgaakı destanının Oruzbay Urmambetov anlatımı Kırgız Türkçesi metni ve Türkiye Türkçesi aktarımı yer almaktadır. Ayrıca çalışmanın sonunda kişi, boy / millet ve yer adlarını içeren bir dizine yer verilmiştir.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Avrupa Birliği Güvenlik Politikalarında Terörizm İle Mücadelenin Yeri
Terörizm, tarih boyunca hep var olmuş önemli bir tehdittir. Bu tehditten dolayı milyonlarca insan hayatını kaybetmiş, yaralanmış veya zarar görmüştür. Bununla birlikte sadece insanlık için değil doğaya da zarar vermiş yıkıcı bir tehdittir.
Avrupa Birliği’nin sorunlarında şüphesiz ki en önemli konulardan birisi terörizmdir 11 Eylül saldırısından sonra küresel bir tehdit haline gelen terörizm, şüphesiz Avrupa Birliği’ni de etkiledi. 2004 yılında Madrid’de yaşanan terör saldırısı ve 2005 yılında Londra’da yaşanan terör saldırısı, Avrupa Birliği’nin terörizme karşı mücadelesinde izlediği strateji ve politikalarda büyük dönüşümlere neden oldu. Birçok yeni güvenlik mekanizmaları kuruldu; birçok güvenlik ve strateji politikaları yürürlüğe girdi ve terörizme karşı güvenlik algısı önemli ölçüde değişti. Avrupa Birliği tarihinde terörizmin yeri incelendiğinde genellikle 11 Eylül saldırılarından sonra terörizm ortaya çıkmış gibi bir algı vardır. İşte bu çalışmada aslında terörizm tehdidinin Avrupa Birliği’nde 11 Eylül’den sonra ortaya çıkmadığı; ondan öncesinde de yer alan bir tehdit olduğu gösterilmektedir. Soğuk Savaş döneminde Avrupa’da yaşanan Münih Katliamı, Bologna Tren Garı Katliamı, Piazza Fontana Terör Saldırısı ve Swissair Flight 330 Saldırısı gibi terör saldırılarına da değinerek çalışmanın kapsamı genişletilmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
RAÛFÎ DİVANÇESİ
Seyyid Ahmed Raûfî, 1657 (h. 1068) yılında Üsküdar’da doğmuş, mutasavvıf kimliğiyle ön plana çıkmıştır. Koca Sinan Paşa Camii civarındaki evinin yanında kurduğu tevhithanede irşat ile meşgul olmuştur. Raûfî Efendi, Halvetiye tarikatının Raufiyye şubesinin kurucusudur ve yaklaşık 20 kadar halife yetiştirmiştir.
Şiirlerini sade bir üslupla kaleme alan Seyyid Ahmed Raûfî’nin hemen hemen bütün şiirleri tasavvufî içeriklidir. Raûfî, Allah ve Hz. Muhammed aşkını coşkun bir şekilde terennüm etmiştir. Kâmil insan olma yolunda gerek müritlerine gerekse diğer insanlara öğütler verdiği, Müslüman bir bireyin nasıl davranması gerektiğini açıkladığı şiirleri; onun mürşit-i kâmil olduğunun ve şiiri öğretici bir araç olarak kullandığının göstergesidir.
Bu çalışmada, öncelikle Seyyid Ahmed Raûfî’nin hayatı, mutasavvıflığı ve eserleri hakkında bilgi verilmiş, daha sonra şairin Divançe’sinin hem biçimsel hem de içerik bakımından incelemesi yapılmış ve transkripsiyonlu metni ile dizini sunulmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
HİKÂYE-İ MEYYÂL Ü ŞEHNÂZ HİKÂYE-İ MEYYÂL
Aşkın gücünü yüzyıllar öncesinden günümüze taşıyan bir mensur hikâye…
Zengin bir devlet adamının oğlu olan Meyyâl ile esir pazarında satılan cariye Şehnâz’ın engellerle sınanan aşklarının hikâyesi…
Gülünden ayrı düşmüş bülbül gibi, gönlü sevgilinin ayrılığıyla incinen Meyyâl ve döktüğü gözyaşları için ayıplanan Şehnâz… Oysa aşk yalnızca “aşkın boyun eğdirdiği kimselerce bilinebilir”.
Ve yalnızca aşkın gücü, gönül yaralarına vuslat merhemi olabilir. Aşkı istemek yetmez, kavuşmak için ayrılmayı da göze alabilmeli insan. Sevda ateşiyle yanan gerçek âşıklar, küle dönseler de birbirlerine verdikleri sözden dönmezler. Sabâ rüzgârına sevdiğini soran Meyyâl’den habersiz, Şehnâz’ın aşkının kasırgası dünyayı titretir.
Süslü nesrin güzel bir örneği olan Hikâye-i Meyyâl ü Şehnâz, aşkı anlamlı kılan sabır, vefa, sadakat, fedakârlık gibi duyguları da öne çıkararak günümüz insanına bu değerleri tekrar hatırlatmaktadır. O hâlde hikâye başlasın:
Kıssa-hânân-ı bezmgâh-ı hikâyet ve dâstân-serâyân-ı tarabhâne-i rivâyet bu güne şem‘-i efrûz-ı ahbâr ve bu vech ile mecâlis-pîrây-ı ûli’l-ebsâr olurlar ki Bagdâd-ı behişt-âbâd kibârından bir pîr-i nîkû-kâr ü devlet-şi‘âr var idi…
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Bolu Folklorunda Doğum Geleneği
Bolu folklorunu derleme çalışmalarımız kapsamında 2016 yılının ilk yarısında Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde “Türk Kültüründe İnanç ve İnanışlar” seçmeli dersi ile “Bolu Şehir Folkloru” seçmeli dersi kapsamında yaklaşık olarak 200 lisans öğrencisinin derleyici olarak katıldığı bir derleme çalışması yürütülmüştür. Bu derleme çalışmasında Bolu merkez köyleri de dâhil olmak üzere 7 ilçe ve 100’ün üzerinde köy, öğrenciler tarafından taranmıştır.
Derleme çalışmasında Bolu folklorunun “Doğum”, “Evlenme” ve “Ölüm” gelenekleri üzerinde durulmuş ve bu geleneklerle alakalı olarak sahada kaynak kişilere çeşitli sorular sorulmuş; adet ve uygulamalara, inanç ve inanışlara dair çeşitli derlemeler yapılmıştır. Doğum, evlenme ve ölüm gelenekleri ile ilgili olarak kaynak kişilere yaklaşık 300 kadar soru sorulmuş ve bu sorulara verilen cevaplar da kayıt altına alınmaya çalışılmıştır. Kayıtlar; ses kayıtları, fotoğraflar, anketler ve video kayıtları şeklindedir. Elinizdeki kitap bu çalışmanın “Doğum Geleneği” kısmını ihtiva etmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
ÇAY BİTKİSİNİN VERİM VE KALİTESİ ÜZERİNE BAZI TOPRAK VE BİTKİ ÖZELLİKLERİNİN ETKİSİ
KİTAP TANITIMI
Reklam ve İkna
ÖNSÖZden
Çeşitli disiplinlerden, sanatsal alanlardan, popüler değerlerden, moda kavramlardan beslenen reklamlar, kitlelerin düşünceleri ve de yaşam biçimleri üzerinde etki yaratarak, bireylerin davranışlarına yön vermeye çalışmaktadır. Yaşamı dört bir taraftan çevreleyen reklamların etkileri hem bu konuda çeşitli araştırmalar yapan bilim insanları hem de işin profesyonelleri tarafından uzun zamandır ele alınmaktadır. Kitle iletişim araçlarının çeşit ve de sayısal olarak artmaya başlamasıyla bu çevrelerin reklamların etkilerine olan ilgisi daha da artmıştır. Ayrıca her geçen gün yeni iletişim teknolojilerinin yaşama dahil olduğu çağımızda, reklamcılık alanı sürekli bir değişim içerisinde mevcut düzenin devamlılığını sağlayacak biçimde gelişimini sürdürmektedir.
Kurumların ciddi yatırımlar yaptıkları reklamların kitleler üzerinde uyandırmaya çalıştığı etkilerle ilgili tartışmalar sürse de kurumlar reklamcılık etkinliklerine yaptıkları yatırımlardan vazgeçmeyerek bu etkinliklere olan ekonomik desteğini sürdürmektedir. Bu çerçevede reklamların kitleleri ikna edip edemediği konusu da özellikle kurumların önemle takip ettikleri bir konudur. Bu amaç doğrultusunda reklam etkinlikleri öncesi ve sonrası niceliksel ve niteliksel çeşitli çalışmalar yapılarak reklamların etkileri ortaya konulmaya çalışmaktadır.
Reklam ve ikna adlı çalışmada ise, reklamın ikna ediciliği üzerine yapılan araştırmalardan yola çıkılarak, reklamda ikna süreci genel hatlarıyla ele alınmıştır.
KİTAP TANITIMI
İlkokuma ve Yazma Öğretimi Ses Temelli Cümle Yöntemi ve Etkinlik Örnekleriyle
DİLBİLİM VE DİL ÖĞRETİMİ
ANADİLİ EĞİTİMİNDE OKUMA ve YAZMA ÖĞRETİMİ
İLKOKUMA YAZMA ÖĞRETİM YÖNTEMLERİNE GENEL ve TARİHSEL BAKIŞ
İLKOKUMA ve YAZMA ÖĞRETİMİNİN AMAÇ ve İLKELERİ BİRİNCİ SINIF ÖĞRETMENİNİN ve ÖĞRENCİLERİNİN ÖZELLİKLERİ
2005 TÜRKÇE ÖĞRETİMİ PROGRAMINDA İLK OKUMA- YAZMA ÖĞRENME AŞAMALARI
BİRİNCİ SINIF KAZANIMLARININ İLKOKUMA YAZMA ÖĞRETİM İLE BİRLİKTE UYGULANMASI
İLKOKUMA YAZMA ÖĞRETİMİ AŞAMASINDA OKUMAYA ve SINIF YAPISINA YÖNELİK ÖZEL DURUMLAR
GÜNÜMÜZE DEĞİN İLKOKUMA YAZMA ÖĞRETİM YÖNTEMLERİNE İLİŞKİN ARAŞTIRMA, TARTIŞMA ve GÖRÜŞLER
KİTAP TANITIMI
The Belt and Road Initiative: Transforming Eurasian Space
The Belt and Road Initiative is the most ambitious project in the 21st century. Its main goals are infrastructure development, financial integration, people to people connectivity. Developing countries which desperately need infrastructure upgrade welcomed Chinese investments, finding an opportunity to be connected to global economy. Although economic and political consequences are discussed in the literature, the spatial consequences of the Belt and Road Initiative are neglected. The Belt and Road Initiative lays out six main economic corridors, reconfiguring the space across the continents. Eurasia, where three of six economic corridors pass through, is mostly affected by this spatial process. The countries in Eurasia are linked with corridors on which dry ports, special economic zones, and free trade areas are set up. This signifies new spatial characteristics in Eurasia.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Mekânın Sosyal Boyutu
Mekân, sadece fiziksel bir varoluş değil, aynı zamanda sosyal etkileşimlerin, kültürel değerlerin ve tarihsel süreçlerin şekillendirdiği dinamik bir yapıdır. Bu kitap, mekânı disiplinlerarası bir perspektifle ele alarak, farklı alanlardaki uzmanların bakış açılarını bir araya getiriyor. Arkeoloji, tarih, edebiyat ve sosyoloji gibi alanlardan akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan eser, mekânın fiziksel, toplumsal, kültürel ve sanatsal boyutlarını derinlemesine inceliyor.
Kitapta, Tanzimat öncesi Konyadan Harold Pinterın oyunlarındaki kent algısına, Uygur metinlerindeki Budist mekân tasavvurundan Gertrude Bellin arkeolojik gözlemlerine kadar geniş bir yelpazede mekânın dönüşümünü keşfedeceksiniz. Dijitalleşmenin toplumsal mekân anlayışı üzerindeki etkileri ve bağımlılık yapıcı maddelerin mekân temelli sosyolojik analizi gibi çağdaş konular da kitapta ele alınan başlıklar arasında.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Çalışmanın Değişen Anlamı ve Geleceği
Çalışma Yaşamının Değişen Anlamı ve Geleceği isimli bu çalışma, altı bölümü 24. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Kongresi’nde sunulan, bir bölümü ise kongre dışında hazırlanmış yedi çalışmadan oluşan akademik bir derlemedir. Kitap, teknolojik dönüşüm, dijitalleşme, algoritmik ayrımcılık, bakım emeği, yaşam ücreti, beceri uyumsuzluğu ve sürdürülebilir kalkınma gibi güncel konuları ele almaktadır. Çalışmalar, işgücü piyasasındaki değişimlerin çalışma kavramına etkilerini, dijitalleşme ve platform ekonomisi bağlamında işgücü piyasasında yaşanan dönüşümleri, genç emeği ve yeşil işlerin geleceğini sorgulamaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
İnsanlar, Kitaplar ve Filmler
Taşra, edebi okumalarımda hep ilgilendiğim mekanlardan biri olmuştur. Taşrada geçen çocukluğum, o dönemde belleğimde iz bırakan hadiseler, Türkiye’nin taşrasına ara sıra yaptığım yolculuklar, taşradaki siyasete ve sosyolojiye olan ilgim, bu durumun hasıl olmasında etkili olmuştur. Şöyle argümanlarım bile olmuştur: “Türkiye’yi anlamak, taşrayı anlamaktan geçer.” “Taşra, Türkiye’nin aynasıdır”.
Edebiyatta ve sinemada taşraya yönelen edebi türler ve filmler Türkiye’yi anlamam konusunda bana yol gösterici olmuştur. Türkiye nitekim metropolden ibaret değildir. Metropolde akan hayatın aksine zamanın yavaş aktığı taşra bize bazı gerçekleri, bireylerin dünyalarını ve yaşam gaileleri karşısındaki savaşımlarını, yaşama dair umutlarını, hayata tutunmalarını akseden bir coğrafyaydı. Metropolün periferisinde kalan taşra bazen gericiliğin, bağnazlığın bir mekânı, bazen de milliyetçi düşüncelerin bir parçasını teşkil eden yurdun bir zenginliği şeklinde algılanmıştır. Günümüze geldiğimizde ise küreselleşmenin etkisi altında kalan ve buna koşut olarak sosyal, ekonomik ve kültürel açıdan dönüşen taşra, metropolün hengamesinden kaçanların, metropolde tutunamayanların sığındığı bir mekân olmakla birlikte, aynı zamanda sıkışmışlığı, arada kalmışlığı, kaçışı simgeleyen bir yer olmuştur.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
EXPLORING THE MYSTERIES OF ANTI-DETECTIVE FICTION
Exploring the Mysteries of Anti-Detective Fiction takes readers on a transformative journey through the intricate layers of anti-detective fiction by redefining the boundaries of mystery literature. With an insightful exploration of Stuart Turton’s The Seven Deaths of Evelyn Hardcastle and Peter Ackroyd’s Hawksmoor, this book examines a genre that challenges notions of truth, identity, and narrative closure. Blending postmodern theory with literary analysis, it delves into themes of identity, parody, and historiographic metafiction, uncovering the interplay between history, fiction, and ambiguity. Readers are invited to navigate a labyrinth of historical reconstruction, metaphysical puzzles, and the play between reality and fiction. Whether you’re an academic, a genre enthusiast, or simply curious, Exploring the Mysteries of Anti-Detective Fiction offers an intriguing perspective into the enigmatic world of anti-detective narratives.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Türkçe Öğretimi -1
Bu kitap Yükseköğretim Kurulunun hazırladığı eğitim programı esas alınarak meydana getirilmiştir. Kitap üniversitelerin eğitim fakültelerinde lisans ve lisansüstü çalışma ve derslere kaynaklık edecek bilimsel bir yapıdadır. Özellikle Türkçe öğretiminin amacı, önemi, temel dil beceri kavramlarının titizlikle ele alınması gerektiği çağımızda bu kitabın öğrenme-öğretme süreçlerinde kullanıcılarına yol göstermesi amaçlanmaktadır. Böylece alana farklı bir bakış açısı kazandırmak ve bireylerin Türkçe öğretimi ile ilgili akademik düzeyde bilgiye sahip olmasına katkı sağlamak hedeflenmektedir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Political Branding and Youth in the Uk
Voting is an important act of civic participation through which youth contribute to democracy. It is a powerful way for young people to voice their opinion and to have an impact on issues that affect them and their communities. However, most young people in the UK do not vote.
Although traditional media continues to function, social media is having a great impact on the lives of young people. Social media make a significant contribution on online that connects a group of community that interact and exchange knowledge.
This research explored the relationship between social media and political branding. This book contributes to extant knowledge by explaining the effect of political parties social media efforts on young voters in the UK.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Eğitimde Başarıyı Etkileyen Faktörler
Bu kitap, eğitimde başarıyı etkileyen unsurları derinlemesine ele alan bir kaynak olarak tasarlanmıştır. Öğrencilerin, öğretmenlerin ve eğitim sistemlerinin performansını etkileyen faktörleri kapsamlı bir şekilde incelenmektedir.
Kitap, eğitimde başarıyı etkileyen faktörleri, altı ana bölüm altında ele alıyor. Bunlar; eğitimde başarıyı etkileyen faktörler, özel eğitimde başarıyı etkileyen faktörler, eğitimde başarıyı etkileyen psikolojik faktörler, eğitimde başarıyı etkileyen sosyolojik faktörler, sorumluluk bilincinin eğitimde başarıya etkisi, soru ve cevaplarla eğitimde başarıyı etkileyen faktörler adlı bölümlerdir. Kitap, her bir faktörün etkilerini, mevcut araştırmalar ve uygulamalarla destekleyerek okuyucuya sunuyor.
Yazarlar, okuyuculara eğitimde başarıyı arttırmak için somut öneriler sunarken, aynı zamanda öğrencilerin, öğretmenlerin ve eğitim sistemlerinin performansını etkileyen faktörleri daha iyi anlamalarına yardımcı oluyorlar.
“Eğitimde Başarıyı Etkileyen Faktörler”, hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin, eğitimde daha iyi sonuçlar elde etmek için ihtiyaç duyacakları bilgileri sunar. Bu kitap, eğitim alanındaki araştırmacılar, politika yapıcılar ve eğitimciler için de önemli bir kaynak olacaktır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Visions Of Dystopia: A Portrait Of Twentieth Century
The aim of this book is to shed light on dystopia within the circle of twentieth century literature by analysing the development of totalitarianism and its detrimental effects, such as dehumanisation and social unrest that shattered the unity of society in three basic forms as reflected in William Golding’s Lord of the Flies (1953), George Orwell’s Animal Farm (1945) and Nineteen Eighty-Four (1949). Thus, it explores the beginning of totalitarianism resulted from an inborn instinctive drive as reflected in William Golding’s Lord of the Flies (1953) first, then its formation and rise in George Orwell’s Animal Farm (1945), then finally the ill effects of it in both society and in individuals in Nineteen Eighty-Four (1949). Totalitarianism, together with “Fascism”, in the twentieth century can be confined to the period between 1922 and 1975. It starts with Mussolini; is followed by Hitler and Stalin, then ends with the death of Franco. It was during the rule of totalitarians that all ideals promising peace were abused to claim the rule, terror and fear factors were resorted to secure a totalitarian power at the expense of millions of deaths, torture and social unrest. In these novels, William Golding and George Orwell criticise how totalitarianism is established, and maintained by fear, manipulation and terror in the twentieth century.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Kolay Kolaj
Kolaj sanatı, farklı görsellerin kesilip bir araya getirilerek yapıldığı bir sanat formudur. Çeşitli figürler, gazete kesimleri, renkli kağıtlar, dergi fotoğrafları veya kişisel notlar gibi farklı parçalar bir araya getirilerek benzersiz bir kompozisyon oluşturulabilir. Kolaj yaparken sadece malzemeleri bir araya getirmekle kalmaz, aynı zamanda kendi benzersiz bakış açınızı ve duygularınızı da eklersiniz. Bu sanat formu, görsel bir hikaye anlatma şansı sunarak hayal gücünüzü harekete geçirebilir.
Telefonlar, günlük yaşantımızın ayrılmaz bir parçası haline geldiği için, zaman zaman bu teknolojik bağlamdan sıyrılmak, kendimize zaman ayırmak ve zihinsel bir mola vermek gerekmektedir. Bu bağlamda, telefondan uzaklaşıp kolaj yapmak, yaratıcılığınızı serbest bırakmak ve zihinsel dinginlik için harika bir seçenektir.
900 farklı görsel içeren bu kitapla farklı temalara sahip resimleri, fotoğrafları ve diğer görsel öğeleri bir araya getirerek benzersiz ve kişisel eserler ortaya çıkarabilirsiniz. Siz de sanatçı yönünüzü keşfedebilirsiniz.
KİTAP TANITIMI
Şiirin Düş Çınarı Nurettin Durman
Nurettin Durman’ın altmış yılı aşan sanat yaşamında emek ve çileyle olgunlaştırdığı şiirlerin ele alındığı bu çalışma, okuruna çağıyla hesaplaşan hassas bir insanın duygu ve düşünce dünyasına tanıklık etmenin yanı sıra şiirin büyülü dünyasında yolculuk yapma imkânı da sunmaktadır.
Şairin yirmi şiir kitabında yer alan yaklaşık sekiz yüz şiiri ele alınmış ve ağırlıklı temalara göre değerlendirilmiştir. Aşk, hüzün, özlem, zulüm, şehir, tabiat, çocuk ve anne bu temalardan sadece bir kaçıdır.
Bu kitapta ayrıca Nurettin Durman’ın yaşam öyküsüne, sanat hayatına ve şiir görüşüne yer verilmiştir. Bu bilgiler onun şiirlerinin anlaşılmasına katkı verecektir. Okuyucu kitapta, yalnızlaşan ve bireyselleşen günümüz insanının, özlemini çektiği insanî değerleri yaşayan bir şahsiyet bulacak; insana değer verme, dostluk, kadirşinaslık, vefa vb. değerleri hissedecektir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
ANTAKYA ORTODOKS KİLİSESİ
Antakya Ortodoks Patrikliği, Batı’dan gelen misyonerlerden dolayı siyasi ve idari olarak büyük bir yıkıma uğramıştır. Misyonerlerin etkisiyle Ortodokslar arasından devşirilen Katolik cemaat, kısa zamanda Antakya Ortodoks Rum Kilisesi’nin yönetimini eline geçirmiştir. 1830’lu yıllarda Maximus III Mazlum’un Antakya Katolik Rum Kilisesi’ni kurmasına kadar da kilisede yönetim çoğunlukla Katolikliği benimsemiş patriklerin elinde kalmıştır. 1850’li yıllarda üst üste ölüm hadiseleriyle sarsılan kilise, bu yıllardan sonra yeniden dirilişe geçmiştir. Antakya Ortodoks Rum Kilisesi yüzyıllarca etkisinde kaldığı İstanbul Ortodoks Rum Patrikliği’nin, Antakya’da hatırı sayılır bir Rum cemaat kalmadığından, kilise cemaatinin tamamını oluşturan Araplar kendi patriklerini seçmek ve patrikliği Araplaştırabilmek amacıyla zorlu ve uzun soluklu bir mücadelenin kapısını açtılar. Bu mücadelede köken itibariyle Rum olan Patriklerin ya Papalığa ya da İstanbul Rum Patrikliğine biat ettikleri tespit edilmiştir. Gelecekte ekümenik bir patriğin ortaya çıkaracağı problemlerle uğraşmak istemeyen Osmanlı Devleti, 20 Ekim 1884’te kilisenin teşrifattaki adından “Ortodoks” ibaresini çıkararak İstanbul Rum Patrikliği’ne indirgemek zorunda kalmıştır. Bu tarihten sonra Antakya kilisesinin teşrifattaki adı ise Antakya Ortodoks Patrikliği olmuştur.
Yüzyıllarca Rumların bir vassalı gibi yaşayan Arap metropolitler, bu değişiklikten sonra ilk defa kendilerine ait milli bir kilise kurmak ve Arap bir patrik seçmek için, o zamana kadar cemaatlerle ilgili her işin dışında kalmayı başaran Osmanlı Devleti’ni de meselenin içerisine çektiler. Sonuçta Arap soyundan gelen Lazkiye Metropoliti Meletiyos Efendi, 6 Mart 1899’da patrik kaymakamlığına tayin edildi ve 30 Nisan 1899’da da patrik seçildi.
Meletiyos Efendi’nin patrik seçilmesiyle Antakya Ortodoks Patrikliği’nin 1720’li yıllarda başlayan Rum hegemonyasından kurtulma ve millileşme süreci 1899’lu yıllarda tamamlanmıştır.
Bu çalışma Osmanlı Devleti ile Batılı aktörler arasındaki din ve mezhep çatışmaları üzerinden baş gösteren rekabet ve mücadeleler hakkında önemli ipuçları sunmaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
YENİ MEDYA VE GENÇLİK
Yeni medya, sosyal paylaşım ağları, mesajlaşma ortamları, bloglar ve içerik forumları aracılığı ile farklı deneyimlere sahip olan insanların birbirleri ile hızlı bir şekilde iletişim kurmasına olanak tanımaktadır. Günümüzde yeni medya kavramı ve onun sunduğu imkanların hayatımıza girmesiyle birlikte sosyal yaşamımız, iletişim biçimlerimiz ve medya tüketim alışkanlıklarımız önemli derecede değişmiştir.
Dünyada yeni iletişim teknolojilerinin de etkisiyle gazete okuma alışkanlıkları değişmektedir. Özellikle genç nesiller, gazete okumaya önceki nesillerden daha az zaman ayırmakta ve habere, bilgiye, eğlenceye internet ve mobil cihazlar üzerinden ulaşmayı tercih etmektedirler. Diğer bir deyişle genç nüfus, haber ve bilgi alma, eğlenme, sosyalleşme ihtiyaçlarını internet erişimi olan, görsel ve işitsel özelliklere sahip yeni medya araçlarından karşılamaktadır. Bu durumda gazetelerin yeni medya araçlarını ve ortamlarını kullanıp kullanmamak arasında yaptığı tercih aynı zamanda olmak ya da olmamak arasındaki bir tercih olarak da değerlendirilebilir.
Yeni Medya ve Gençlik kitabı hem yeni medya ekseninde sosyal medya, internet gazeteciliği ve gençliği derinlemesine tanımlamakta hem de anket çalışması ile gençlerin sosyal medya ve internet gazeteciliği kullanım düzeyleri ve nedenleri hakkında bilgiler vermektedir. Bu kitabın bu alana ilgi duyan öğrenci ve akademisyenlere faydalı olması dileğiyle…
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Benim Gördüğüm Tanpınar
Ahmet Hamdi’nin talihinin yol çizgisini babası, Siirt’te iken, onu Fransız okuluna vererek çizmiştir. Doğuştan öğrenme ve anlamaya aç Ahmet Hamdi, okuduklarında Fransızcayı, Fransız kültürünü arar durur. Bundan dolayı da daha çocukluğunda Ahmet Haşim’i bulur. İstanbul’a geldiğinde Yahya Kemal’in Paris’ten döndüğünü duyunca, girdiği fakülteyi bırakıp Yahya Kemal’e koşar. Acaba, yeryüzünden Baudelaire adında bir şairin gelip geçtiğini hangisinden duymuştu? Hangi talih onu Mallarmé ve Valéry ile tanıştırmıştı? Ahmet Haşim’in Baudelaire’inden, Mallarmé, Victor Hugo ve Valéry’nin şiirlerine nasıl atlamıştı?
₺440,00
KİTAP TANITIMI
İşletmelerde Yapay Zekâ Kullanımı
Tüketiciler olarak biz farkında olmasak bile, artık günümüzde, yapay zekâ çıktısı olan ürün ve hizmetlere daha fazla muhatap oluyoruz. Teknolojinin gelişmesi, günümüz rekabet ortamında işletme faaliyetlerine yönelik yapay zekâ uygulamalarında da büyük çığır açtı. İşletmelerde yapay zekâ kullanımının artması, işletmelere her bir müşteriyle daha verimli ve kaliteli etkileşimler ve ilişkiler geliştirerek, var olan iletişimi de sürekli ve daha hızlı hale getirerek güçlü bir rekabet avantajı sağlamaktadır. Yapay zekâ, işletmelerin farklı fonksiyonları için kullanabilmekle beraber pazarlama, yönetim ve finans alanlarında daha bir öne çıktığı görülmektedir.
Bu kitap, yapay zekânın işletmeler açısından pazarlama, yönetim ve finans fonksiyonlarını gerçekleştirirken sağlayabileceği fayda ve fırsatları gösterebilmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, geçmişten günümüze yapay zekâ uygulamalarındaki gelişim ve işletmelerin gelecekte yapay zekâyı kullanım potansiyeli de bu kitapta ortaya konulmaktadır. Bu çerçevede, konuya ilgi duyan araştırmacılar, merak eden işletmeciler ve müşteri olarak bu konuda bilgilenmek isteyen herkese “İşletmelerde Yapay Zeka Kullanımı” kitabımızın faydalı bir kaynak olmasını temenni etmekteyiz.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal İnşacılık Perspektifinden Teorik ve Uygulamalı Bilimsel İncelemeler
Sosyal İnşacılık, son yirmi yılda Uluslararası İlişkiler alanında büyük bir popülerlik kazanmış ve Türkiye’de de Sosyal İnşacılık (Social Constructivism) kavramıyla özdeşleşmiştir. Sosyal inşacılık, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler teorilerini kucaklayan benzersiz bir yaklaşımdır.
Kitabımız, sosyal inşacılığın ne olduğu veya ne olmadığı sorularına teorik ve pratik bir yaklaşımla yanıt aramaktadır. Sosyal inşacılık, tarihsel olayların perspektifinden realizm ve liberalizm gibi ana akım ideolojilere eleştirel bir bakış sunar. Kitabımız, Batı dünyasının toplumsal başarılarının ve kazanımlarının ardında yatan insanlık dramı üzerinde vurgu yaparken, sosyal inşacılığın ana temasından biri olan sosyal toplumsal hayatın gerçekliklerle şekillendiğini öne sürmektedir. Devletler ve bilim insanları kesin ve değişmez kurallardan bahsedemezler.
Kitabımızda, sosyal inşacılık perspektifinden dünya tarihindeki önemli dönüm noktaları ele alınarak, insanlık adına yapılan müdahalelerin başarıları ve başarısızlıkları, uluslararası alanın çeşitliliği detaylı bir şekilde incelenmektedir. Bu bilgiler ışığında, okuyuculara daha geniş bir bakış açısı sunarak küresel ilişkilerdeki dinamikleri ve karşılaşılan zorlukları anlamalarına yardımcı olmak hedeflenmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
The evolution of critical trends in contemporary sociology/ Tatavvuru’l-itticâhâti’n-nakdiyyeti fî ʻilmi’l-ictimâʻi’l-muʻâsir
تطورت الاتجاهات النقدية في علم الاجتماع المعاصر استجابةً لمجموعة من أحداث ومتغيرات السياق الاجتماعي وتحولاته، التي مرّت بها المجتمعات الغربية المعاصرة على المستويات الاجتماعية والاقتصادية والسياسية والتكنولوجية، فأردته في أزمة بنيوية. حصدت الفئات المسيطِرة في المجتمع ثمار هذه التحولات، أما السواد الأعظم من باقي أفراد المجتمع عاشوا أزمة هذا الواقع بكل تجلياتها. رداً على المتغيرات السابقة للواقع الراهن ظهرت على الساحة الفكرية لعلم الاجتماع مجموعة من علماء الاجتماع المعاصرين الذين اتصف فكرهم بأنه فكر نقدي يرمي إلى التغيير والثورة على الأوضاع الراهنة، بهدف تصحيح الأخطاء التي وقعت بها النظريات الاجتماعية التقليدية، وأيضاً بهدف تخليصها من الأزمة الراهنة التي تعتريها نتيجة لتعدد الاتجاهات والإيديولوجيات التي تتحكم بنظرتها وفهمها للواقع الاجتماعي، بالإضافة إلى محاولة إعادة روح النزعة الإنسانية للعلوم الاجتماعية، التي افتقدتها في ظل فلسفة الاتجاه الوضعي الذي اتُخذ كمبدأ أساسي لدراسة الواقع الاجتماعي من قبل العديد من النظريات الاجتماعية المعاصرة، التي نظرت إلى الإنسان على أنه شيء يمكن دراسته، كما تدرس الظواهر الأخرى في العلوم الطبيعية من أجل الوصول إلى قوانين ثابتة تحكم توجهاته وعلاقاته الاجتماعية. مما يجعل لفكرة القانون الضروري الشامل سلطة على المجتمع البشري الذي ظل حتى الآن مستعصياً على كل قانون نتيجةً لطبيعته الخاصة ذات التنوع الفريد والاختلاف.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
Çatışma ve Barış Üzerine Temel Kavramlar
“Soğuk Savaşın sona ermesi ile bir dönem kapanırken şimdi çatışmaların başka bir şekilde gerçekleştiğine tanık olduğumuz, ancak henüz isimlendirilmemiş yeni bir dönem içindeyiz. Bu yeni dönemin doğru bir şekilde ele alınması için çok yönlü çalışmaların gerçekleşmesi gerekecektir. Bu kitabın bu çalışmalara önemli bir katkıda bulunacağına inanıyorum.”
Selim Yenel, Emekli Büyükelçi, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı,
Birinci Genel Sekreter Yardımcısı
“Çatışma ve Barış Üzerine Temel Kavramlar kitabı çok uzun zamandır ihtiyacımız olan bir kaynak olarak, hem öğrenciler hem de barış ve çatışma konularında araştırma yapan akademisyenlerin ilk başvuru noktası olmaya namzet bir çalışma. Özellikle İngilizce literatürde yerleşik olarak kullanılan birçok çatışma ve barış terminolojisi ve kavram, bu kaynak kitap ile Türkçede hayat bulmakta. Tek referans noktası olma özelliğiyle bu kaynak kitabın içeriği özellikle geniş tutulmuş olup, her kavramın açıklaması anlaşılır ve akademik bir perspektifle okuyucusuyla buluşturulmuştur. Barış ve çatışma çalışmalarının temel kavramları bu kitapla Türkçede hayat buluyor…”
Prof. Dr. Alpaslan Özerdem, Coventry Üniversitesi
“Çatışma ve barış gibi iki ilişkisel ve karşıt kavramın tüm çağrıştırdıklarını tek bir sözlükte toplayan bu kıymetli çalışma Türkçe yazındaki önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Füsun Özerdem’in büyük bir özveri ile alandaki birikimlerini yansıttığı bu ansiklopedik sözlük, sadece alanın uzmanlarına değil, aynı zamanda bireysel, toplumsal ve küresel yaşamımızın temelindeki çatışma ve barış olgularını anlayabilmeyi isteyen genel okuyucuya hitap etmektedir.”
Prof. Dr. Sinem Akgül- Açıkmeşe, Kadir Has Üniversitesi
“Çatışma ve barış üzerine kullanılan terminolojinin disiplinler arası bir bakış açısıyla hazırlanması neticesinde ortaya çıkan bu kitap, literatürde önemli bir boşluğu dolduruyor. Sadece uluslararası ilişkiler üzerine çalışanlar için değil, aynı zamanda psikoloji ve sosyoloji üzerine çalışanlar için de yararlı bir kaynak.”
Prof. Dr. Tarık Oğuzlu, Antalya Bilim Üniversitesi
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Jeopolitik Sorunları
Kuşkusuz Türkiye’nin bir deprem ülkesi olması ve enerji kısıtı bir yana bırakılacak olursa, pek çok jeopolitik üstünlüğünden bahsedilebilir. Coğrafi konumu, dört mevsimin yaşandığı ılıman iklimi, verimli toprakları, yeterli nüfus miktarı, dünya ortalamasının üzerindeki yüzölçümü, denizlere uzun kıyılarının bulunması, İstanbul ve Çanakkale boğazlarına sahip olması, yüksek tarım potansiyeli, turizm çekicilikleri, yüzyıllardır farklı medeniyetlerden sentezlenerek bugüne taşınan beşeri hafızası ve Batı Medeniyeti ile Doğu Medeniyetini, İslam dünyası ile Hristiyan dünyasını harmanlayan yapısı bunlar arasında sayılabilir. Kısaca Türkiye sıkça söylenildiği gibi dünyanın en değerli arsalarından birinin üzerinde inşa edilmiştir. Ancak sayılan bütün bu üstünlükler, aynı zamanda Türkiye’nin günümüzde yaşadığı önemli jeopolitik sorunların, ekonomik istikrarsızlıkların, güç odaklarının ilgi alanları ve hedeflerinin üzerinde olmasının da tetikleyicisi durumundadır.
Türkiye’nin de içinde sayıldığı Ortadoğu ise sınırları yapay, etnik yapıları farklı, çok zengin yeraltı kaynakları bölge dışındaki güçlü ülkeler tarafından denetlenmek istenen, insanının çıkarlarının fazlaca dikkate alınmadığı ve dünyanın dış müdahalelere en açık coğrafi bölgesi durumundadır. Daima sorun üreten ve gelecekte de üretme potansiyeli yüksek böyle bir bölgenin kıyısında yer alan Türkiye, elindeki muhteşem coğrafi ve jeopolitik üstünlükleri tutarlı, hassas ve akılcı yönetebilmelidir. Aksi durumda var olan jeopolitik üstünlükler, mevcut ve olası istikrarsızlıkların, taraf olunan krizlerin, jeopolitik sorunların temel nedeni halini alır. Başka kelimelerle Türkiye, bekası için yönetenleri ve yönetilenleri ile hep birlikte farkındalığı yüksek ve güçlü bir ülke olmak zorundadır.
Bu nedenle kaleme aldığımız bu kitap, başta üniversitelerimizin Coğrafya Bölümleri ile Eğitim Fakültelerinin çeşitli bölümlerinde okutulmakta olan “Siyasi Coğrafya”, “Siyasi Coğrafya ve Türkiye Jeopolitiği” gibi lisans derslerini alan gençler ile Coğrafya ve Sosyal Bilgiler Öğretmenleri için kaynak oluşturabilmek ve Cansu, Cem, Dilek, Doruk, Ege, Gökhan, İrem, Mert, Onur, Özlem, Pınar, Selahattin, Yağmur, Yalçın, Yazal ve Türkiye’nin geleceğine dokunacak olan nice gençlerin, ülkemizin zaten bildikleri coğrafi üstünlerinin yanı sıra güncel temel jeopolitik sorunları hakkında da fikir sahibi olmaları amacıyla, eleştirel ancak objektif bir bakış açısıyla geçmişe de göz atarak hazırlanmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Trabzon’dan Manzaralar
Bir zamanlar Anadolu’nun en canlı ve zengin kentlerinden biri olan Trabzon, Birinci Dünya Savaşı sonrasında bu kimliğini kaybetmiştir. Siyasi gelişmelerin de etkisiyle Trabzon, orta ölçekli bir Anadolu şehrine dönüşmüştür.
Cumhuriyetin ilan edildiği günler, Trabzon’da bu dönüşümün sancılarının hissedilmeye başlandığı günlerdi. Bu dönemde Trabzonlular, eski parlak günlere dönme arzusu taşıyorlardı. Fakat artık deve kervanlarının uğramadığı, yerli-yabancı birçok farklı unsurdan insanın sokaklarında olmadığı, tenha ve durgun bir şehre dönüşen Trabzon için gelinen durum acı vericiydi. Zira artık devir değişmiş, Trabzon bir daha asla 50-60 yıl önceki canlılığını yakalayamamıştır. Bu gerçeği ilk anda kabullenmekte zorluk çeken Trabzonlular, yavaş yavaş ümitlerini kaybetmeye başlamışlardır.
Bu eserde Trabzon’un işgal sonrasında tekrar toparlanma çabasına değinilmiş fakat ağırlıklı olarak Cumhuriyetin ilanının ardından şehirdeki sosyal hayat hakkında bilgiler verilmiştir.
₺300,00