KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Çin Tarihinde İz Bırakanlar
-

Dijitalleşme ve Kayıtdışı Ekonomi
-

KUR’ÂN’DA HABER ÜSLUBU
-

Heterochrony in Posthuman Fiction
-

Readings on Füruzan
₺420,00 -

Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemi Salnamelerinde Zonguldak
₺750,00 -

Beyaz Perdede Göç Hikâyeleri
₺275,00 -

ABD Dış Politikasında İran
₺675,00 -

Umut ve Psikolojik Danışma
₺340,00 -

SESİNİ ARAYAN ŞAİR FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL HAYATI-SANATI-ŞİİRİNİN KAYNAKLARI
₺635,00 -

VATANDAŞLIK EĞİTİMİ ÜZERİNE
₺275,00 -

Yapay Zekâ Fırsat mı, Yoksa Tehdit mi?
₺455,00 -

Hakikatin Sesi: Post-Truth Çağında Emerson
₺275,00 -

Vahyin Elçilerinden Eğitsel Mesajlar
₺340,00 -

Rehber-i Ahlâk
₺275,00 -

Hakikate Şiddetin Soykütüğü
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Ücret Payı
Ücret payı, ya da diğer bir deyişle, emeğin toplam gelirden aldığı pay, tüm dünyada 1980’lerden bu yana, bazı ülkelerde ise daha erken başlayarak, düşmektedir. Ücret payı düşerken, onun ayna yansıması olan kâr payı ise yükselmektedir. Son derece önemli toplumsal ve ekonomik sonuçları olan ücret payının bu seyri, farklı boyutlarıyla zengin bir araştırma konusu olarak karşımızda duruyor. Bu konular, özellikle son yıllarda araştırmacıların ve uluslararası ekonomik kuruluşların yoğun ilgisini çekmiştir.
Bu kitap, ücret payı yazınına bir giriş yaptıktan sonra Türkiye ekonomisi ve sektörleri için ücret payları hesaplayarak sonuçları değerlendirmektedir. Kitap, Türkiye’de de dünyadaki genel gidişata benzer şekilde; ücret paylarının, uzun dönemde giderek gerilediğini gösteriyor.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Ombudsman Teorisi ve Karşılaştırmalı Ülke Uygulamaları
Bu kitap, karşılaştırmalı bir perspektifle dünyanın tüm kıtalarından belirli nitelik ve özelliklerine göre seçilmiş ülke ombudsmanlarını konu edinmektedir. Ülke ombudsmanları ele alınırken, ombudsmanlar yapısal-kurumsal ve işlevsel yönlerine bağlı olarak belirli kriterlere göre karşılaştırılmıştır. Kitapta, özgün bir şekilde ombudsman teorisinin analizine dair bölümlere de yer verilmiştir.
Kitap, editörlü bir eser olarak farklı üniversitelerden birçok akademisyenin bölüm katkıları ile hazırlanmıştır. Ayrıca kitapta dünyanın tüm kıtalarından 16 farklı ülkenin ombudsman örnekleri incelenmiştir. Bu durum çalışmaya özgün bir kimlik de kazandırmaktadır. Nitekim Türk kamu yönetimi literatüründe ilk defa bir kitap, bütüncül ve kapsamlı olarak dünyada farklı ombudsman incelemelerini karşılaştırmalı olarak ele almaktadır.
Kitapta, ülke ombudsman örnekleri ele alınırken, İngilizce ve Türkçe olarak bilimsel kitaplar ve makaleler, konferans bildirileri, bilimsel nitelikteki raporlar, ülke ombudsmanlarının resmi rapor, yayın ve bültenlerinden yararlanılmıştır.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Terör Örgütlerinin Finansman Kaynakları ve Yöntemleri
Bu çalışmada güncel veriler ışığında terör örgütlerinin finansman kaynakları ve yöntemleri ele alınmaktadır. Neredeyse insanlık tarihi kadar eski olan terörizm, günümüz dünyasında en önemli uluslararası güvenlik sorunlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünyanın farklı bölgelerinde birbirinden farklı ideolojik unsurlar doğrultusunda hareket eden terör örgütlerinin saldırılarında birçok insan hayatını kaybetmeye devam etmektedir. Hedeflerine ulaşmada her türlü şiddeti meşru gören ve geçmişe göre daha ölümcül ve tehlikeli olan terörizmin günümüzde ulaştığı boyut göz önünde bulundurulduğunda, terörizmin finansmanıyla mücadelenin önemi ortadadır. Finansman kaynakları olmadan terör örgütlerinin varlıklarını sürdürebilmeleri ve şiddet eylemlerinde bulunabilmeleri mümkün değildir. Bu nedenle, terörizmin finansmanında güncel gelişmelerin ve yeni risklerin dikkate alınması ile yapılacak olan araştırmaların oldukça önemli olduğu düşünülmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİK SOSYOLOJİSİ
Bu kitapta, Türkiyedeki girişimcilik araştırmalarında yeterince ele alınmadığı düşünülen sosyolojik bakış açısının önemi vurgulanmaktadır. Kitabın giriş kısmında özet bir biçimde aktarıldığı gibi, Batı’da “girişimcilik sosyoloji” çerçevesinde etiketlenmiş bu bakış açısı girişimciliğin bütüncül bir perspektiften incelenmesi noktasında önemli katkılar sunmaktadır. Girişimciliğe yönelik hâkim yaklaşım, girişimciyi iktisadi bir aktör ve/veya kendisini diğer bireylerden ayıran psikolojik-davranışsal farklılar taşıyan bir birey olarak ele almaktadır. Oysaki girişimci, her şeyden önce bir toplumun üyesidir ve onu bu sosyal bağlamdan soyut bir biçimde incelemek pek mümkün değildir. Girişimcilik sosyolojisi araştırmalarında pek çok disiplinin katkısından yararlanılabilir. Söz gelimi bu kitapta girişimcilik olgusu pedagojik, dini, iktisadi, politik, ailesel ve hukuksal olmak üzere pek çok açıdan incelenmiştir.
Yazarlar: Sezen Özek, Candaş Can, Yağmur Sağlam, Mehmet Samet Erdem, Abdullah Eravcı, Bilal Aslan, Bülent Tuğcu
₺250,00
KİTAP TANITIMI
İstiklal Harbi’nden 21. Yüzyıla Türkiye Cumhuriyeti
Balıkesir Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma Uygulama Merkezi Müdürlüğü tarafından hazırlanan bu editöryal kitap Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yıldönümüne küçük de olsa bir katkı sağlamayı hedeflemektedir. “İstiklal Harbi’nden 21. Yüzyıla Türkiye Cumhuriyeti” adını taşıyan bu kitabın İstiklal Harbi ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan günümüze kadar geçen zamanda meydana gelen tarihî, siyasî, kültürel vs. farklı alanlardaki gelişmelerin değerlendirildiği multidisipliner bir çalışma olması amaçlanmıştır. Bu nedenle kitap içerisinde Türkiye Cumhuriyetinin 100 yılı içerisinde meydana gelen sadece tarihî olaylara değil farklı alanlardan seçilmiş çalışmalara yer verilmiştir.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Sungu Norşen/Norşin
Tarih boyunca çok sayıda farklı etnik ve itikadi yapıya mensup halkın barış içinde yaşadığı Sungu/Norşin-Norşen, bu durumun bir sonucu olarak ihtiva ettiği kültürel çeşitlilik ile tarihi geçmişi ve idari statüsü benzer olan Anadolu’nun çoğu yerleşim yerinden ayrılır. Kadim yerleşim yerlerinden Muş Ovası’nın kalbinde, verimli arazilerle çevrelenmiş bir konumda bulunan bu belde, sadece çok dilli ve çok kültürlü yapısı ile değil doğal güzellikleri ile de ön plana çıkan bir coğrafyadadır.
Sungu’nun yerleşim yeri olduğu ilk dönemden günümüze; tarihi, kültürel birikimi, eğitim kurumları, dilsel yapısı, iktisadî durumu ve yerel yönetim geçmişi gibi geniş bir konu yelpazesini ihtiva eden bu eser, farklı ilim dallarından mütehassısların akademik titizliğiyle hazırlanmış bir çalışma olup beldeyi kitap hacminde konu edinen yegâne başvuru kaynağı olma özelliği taşımaktadır. Bütün bölümleri akıcı bir dille yazılmış olan bu kaynak, beldenin farklı yönlerini merak eden her kesimden okura hitap etmektedir.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Görsel İletişimde Disiplinlerarası Yaklaşımlar
İçinde bulunduğumuz 21. Yüzyılın ortaya çıkardığı teknoloji, üretim süreçlerini kökten değiştirmiş ve insanları büyük veri yığınları ile baş başa bırakmıştır. İnsanlara her yönden gelen verinin, enformasyonun ve bilginin insan tarafından algılanması ve buna göre bir davranış ortaya koyması kültürün şekillenmesinde önemli bir boyut haline gelmiştir. Ortaya çıkan hızın getirisi, görsel kavramını hayatımızın her alanına sirayet ettirmiş ve iletişimin en önemli yapı taşlarından birisi haline gelmesine yol açmıştır. Tarih, turizm, sanat tarihi, grafik tasarım, sinema, radyo ve televizyon, halkla ilişkiler ve diğer sosyal bilimlerin alanları ile sanat disiplini içinde bulunan diğer tüm alanların bir arada ve ilişkili düşünülmesi ve yapılan çalışmalarda birbirlerine kesişim noktaları üzerinden disiplinlerarası bir yaklaşımla bilimsel çalışmaların yapılması, bu kitabın ortaya çıkmasına sebep olmuştur.
₺890,00
KİTAP TANITIMI
BİLGİ ÇAĞI’NDA MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ
Bilgi Çağı’nın gelişiyle dijital dönüşüm her sektörde yoğun olarak yaşanmaya başladı. Birçok firma müşterilerini artık işlemlerin merkezine ve temel bilgi mekanizmalarının içine alıyor. Dijital ortamda neredeyse her şeyin kayıt altına alındığı bir ortamda firma başarısındaki ana faktör müşteri olacaktır. Ürün ve hizmetlerin Müşteri İlişkilerini doğru bir şekilde yönetecek yaklaşımla piyasaya sunulmasına ve müşteri beklentilerini karşılayacak şekilde çözümlere ihtiyaç bulunmaktadır. Günümüzde çoğu Müşteri İlişkileri Yönetimi yapıları müşteri verilerinin analitik hale dönüşmesini sağlasa da esas olarak firmaların yönetsel tabanına yerleşmemiştir. Bu yüzden firmanın yönetim tabakasında da Müşteri İlişkileri mantığının oluşması gerekmektedir.
Bu bağlamda elinizdeki bu kitap 90’lı yılların sonlarında öne sürülen “Müşteri İlişkileri Yönetimi” kavramını dijital dönüşüm ile birlikte geliştirip güncelleyerek, 2020 yılında yeniden ele almaktadır. 16 farklı yazarın zengin bir içerikle Bilgi Çağı’na uygun yeni uygulama ve yaklaşımları değerlendirdiği bir başucu kitabıdır.
Üstelik Bilgi Çağı’nda Müşteri İlişkileri Yönetimi belki bir hap olmasa da kişi ve kurumlara yön verici özelliktedir. Konu “müşteri” olduğundan iş dünyasındaki profesyonellerin, kamu çalışanları ve idarecilerin, araştırmacıların ve bilinçli olan ya da olmaya çalışan müşterilerin ilgisini çekeceğini umuyoruz.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Dönüşümün Örgütsel Yansımaları: İnsan–Teknoloji Etkileşimi
Dijital dönüşüm, örgütleri yalnızca teknolojik altyapı açısından değil; liderlik, insan kaynağı, yönetim anlayışı ve kurumsal sorumluluk boyutlarıyla da derinden etkilemektedir. Dijital Dönüşümün Örgütsel Yansımaları: İnsan–Teknoloji Etkileşimi başlıklı bu eser, dijitalleşmenin örgütler üzerindeki çok boyutlu etkilerini insan merkezli bir bakış açısıyla ele almaktadır. Kitapta; psikolojik sağlamlık, dijital iş yeri, dijital okuryazarlık, duygusal zekâ ve dijital liderlik gibi çağdaş kavramlar, veri odaklı yönetim ve yapay zekâ destekli karar verme süreçleriyle birlikte değerlendirilmektedir. Ayrıca dijital etik, mahremiyet ve kurumsal sosyal sorumluluk bağlamında teknolojinin örgütsel ve toplumsal yansımaları eleştirel bir perspektifle tartışılmaktadır. Alanında uzman akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan bu eser, dijital çağda örgütleri anlamak ve yönetmek isteyen araştırmacılar ve uygulayıcılar için önemli bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
KİTAP TANITIMI
SOFYALI BÂLÎ EFENDİ VÂRİDÂT
Dünyanın en önemli coğrafyalarında yüzyıllardır varlığını sürdüren Türk dilinin Balkan coğrafyasındaki temsilcilerinden biri de Sofyalı Bâlî’dir. Bugünkü Makedonya dolaylarında doğup Sofya ve İstanbul’da eğitim aldığını bildiğimiz Sofyalı Bâlî Efendi, altı farklı Türkçe eser kaleme almış bir isimdir. Mektupları, risaleleri, şerhleri, reddiyeleri, nasihatleri ile önemli bir külliyat oluşturmuş olan müellifin eserleri arasında Vâridât özel bir yer tutmaktadır. İlk yazılı Türkçe metinden bugüne, tarihe not düşülmüş eserleri ile Türk dili; çok farklı coğrafyalarda, zorlu siyasal, ekonomik, sosyal şartlarda ve çok geniş bir tarihsel süreçte varlığını gelişerek sürdürmeyi başarmıştır. Yaşadıkları dönemin yazı dilini eserleri ile somutlaştıran müelliflerin tanınması ve mümkünse tüm eserlerinin yapılacak çalışmalarla incelenmesi son derece mühimdir. Bilimsel çalışmalarla tanıtılan her Türkçe tarihî metin, Türk dilinin zenginliğine dair gösterilmiş bir örnek olarak değerlendirilmelidir. Bu bakış açısıyla Sofyalı Bâlî Efendi’nin Vâridât isimli eseri üzerinde yapılan bu yayının Türk diline ve Türklük bilimine küçük de olsa bir katkı sunmasını bekliyoruz.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
MARDİN ABBARALARI
A B B A R A ?
Mardin sokaklarını dolanan tılsımlı sözcük.
Peki nedir bu gizemli sözcüğü imar ettiren sebep?
Tarihsel süreç içerisinde Mardin ilinin hâkimiyetini üstlenen tüm medeniyetlerin kent siluetine nakşettiği eserlerin birçoğunda inançsal tutumlar ve kültürel yaklaşımlar yer alırken Abbaraların inşasında tüm medeniyetlerin ortak tavır takınmasına neden olan nedir?
Mardin Abbaraları; imar gerekçesinden geleneksel tutuma dek, Güneydoğu Anadolu bölgesindeki diğer illere nazaran çeşitlilik açısından abbaraların tüm tipolojilerini bir arada görebileceğiniz, sayıca en çok, fonksiyonel açıdan en kapsamlı çalışmadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Kutsal Böcek Üçlemesi
Bir kitabı satın almak için muhakkak geçerli sebepleriniz olmalı!
Size düşünürken, konuşurken ve yazarken kullanacağınız ilginç ve etkili bilgiler sunmalı…
Şayet kırmızı mürekkebin “kırmız” adlı böcekten elde edildiğini bilmiyorsanız ya da Romalı lejyonerlerin kılıç kabzalarına koruyucu gücüne yürekten inandıkları gübre böceği silüeti kazıttıklarını duymadıysanız, uğur böceğinin erken dönem Hristiyan tasvirlerinde kırmızı peleriniyle yer alan Bakire Meryem ile özdeşleştiğinden, kutsallık ve Tanrı’ya adanmışlığını simgelediğinden bihaberseniz yahut dişi tanrıdeveciğinin çiftleşmeden önce erkeğin kafasını yiyip onun da bu şekilde birleşmeyi tamamladığını işitmediyseniz veya böceklerin uygarlıklara etkilerini, rengarenk adları arkasına saklı kültürel şifreleri henüz çözemediyseniz bu kitabı almaya ihtiyacınız var demektir.
Emin olun ki şu anda böceklerle ilgilenen veya ilgilenmek üzere olan biri olarak Kutsal Böcek Üçlemesi’ni elinizde tutuyorsunuz.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
İmgenin Yolculuğu
Modern Türk şiirinin 80 sonrası dönemini şiirleriyle olduğu kadar kuramsal yazıları ve edebî münakaşalarıyla da etkileyen Tuğrul Tanyol günümüz şiirinde de etkin konumunu sürdürmektedir. İdeolojik ölçütlerin edebiyatın dışında tutulmasında, reddiye yerine gelenekle uzlaşı çerçevesinde ilişki kurulmasında etkisi yadsınamaz şairlerden olan Tanyol 80’ler Şiiri olarak adlandırılan dönemin genel çerçevesini oluşturan birçok özelliği ilk defa gündeme taşıması bakımından da dikkate değerdir. Tuğrul Tanyol türler arası ilişkiye uygun olarak kurguladığı yapıtlarında çağdaş sanatın dil, anlam, gerçek, biçim, müzik ve imge anlayışından etkilenir. Söz konusu kayıtların şiirsel atmosfer ve gerilimle ilişkisine edebî boyutlar kazandıran şair anlam, gerçek ve imgenin yeni statüsünü dilin özerk yapılarının işleyişinde belirleyici olan müzik üzerinden oluşturur. Tuğrul Tanyol şiiri varoluş problemini zaman çerçevesinde ele alan, sorgulayan öznenin travmalarına yoğunlaşan ve fenomenolojik yönelimler gösteren bir yapıya sahiptir. Diğer bir ifadeyle Tanyol şiiri zamana karşı direnme arzusu taşıyan, varoluşun bireysel ve toplumsal dinamiklerini sorgulayan yitik ben’in çözülüşünü, bu çözülüşte rol oynayan unsurların çatışmasını merkeze alır. Tuğrul Tanyol’un şiirleriyle ilgili şimdiye dek yapılan çalışmalara bakıldığında ise ağırlıklı olarak içeriğe yoğunlaşan yazılara rastlanır. Söz konusu çalışmalar içerik boyutu aşamadığı gibi 80’lerden itibaren söylenegelen birtakım özellikleri tekrar etmekten de öteye gidememiştir. Sanatta ellinci yılını geride bırakan şairin Türk şiirindeki yerini akademik bir zeminde tartışmaya açma, belirleme gereksinimi elinizdeki kitabın yazılma gerekçesini oluşturur.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
AVRUPA BİRLİĞİ ve AVRUPA BİRLİĞİ-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ
Türkiye ve AB arasındaki yarım asırdır süregelen inişli çıkışlı ilişkilerin Avrupa Birliği’ndeki siyasi ve kurumsal gelişmelerle iç içe değerlendirildiği bu çalışma, konuyla sadece akademik olarak ilgilenen okuyucuların değil, Türkiye-AB ilişkilerinin çeşitli veçhelerini yönlendiren karar alıcıların da başvuracakları kapsamlı bir kaynaktır.
Prof. Dr. Sinem Akgül-Açıkmeşe, Kadir Has Üniversitesi
“Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği-Türkiye İlişkileri: Atlıkarınca Yolculuğu isimli çalışma AB, AB-Türkiye ilişkileri ve AB müzakere sürecini tarihsel bir bakış açısıyla okuyucuya sunuyor. Kitabın isminde de ifade edildiği gibi bu süreç gerçekten de bir atlıkarıncaya benzetilebilir. Kitap yalnızca tarihsel süreci ele almakla kalmıyor. Aynı zamanda AB’nin yeşil mutabakat, iklim değişikliği, dijitalleşme gibi 2030 hedefleri ve öncelikleri ile Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi koşulların bu süreci gelecekte nasıl etkileyeceğini de tahlil ediyor. Kitabın yazarı Prof. Dr. Özerdem hem AB’nin geçirdiği dönüşüm ve gelişime, hem de Türkiye-AB ilişkilerinin serüvenine ilişkin derin ve kapsamlı bilgiler vererek, çok boyutlu bir analiz gerçekleştirmiş. Kendisini bu alandaki literatüre yapmış olduğu değerli katkı için kutluyorum.
Doç. Dr. Çiğdem Nas, İktisadi Kalkınma Vakfı
Prof. Dr. Füsun Özerdem’in kaleminden çıkan “Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği-Türkiye İlişkileri: Atlıkarınca Yolculuğu”, AB bütünleşmesinin temellerine, kurumsal yapısına ve AB-Türkiye ilişkilerine ışık tutan bir başucu kitabı niteliği taşımakta. Profesör Özerdem, AB’nin işleyişini güncel bir perspektifle değerlendirmekte, kurumsal mekanizmanın dönüşümünü güncel bilgilerle harmanlayarak AB’nin genel yapısı ve işleyişi konusunda kapsamlı bilgi sunarken uzun yıllardır pek çok kriz, kaçırılan fırsat ve sancılı bir diyalog çerçevesinde devam eden Türkiye-AB ilişkileri sorunsalını, uluslararası ilişkilerin yeni dinamikleri ve bu dinamiklerin AB ve Türkiye’ye açtığı yeni perspektiften analiz etmekte. Akıcı üslubu, sunduğu tarihsel bilgiler ve güncel analizler ile “Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği-Türkiye İlişkileri: Atlıkarınca Yolculuğu”, bu alanda bilgi birikimine ve akademik donanıma sahip olmak isteyen okuyucuların kütüphanelerinde mutlaka bulunması gereken bir eser niteliğinde.
Doç. Dr. Sinem Ünaldılar Kocamaz, Ege Üniversitesi
₺390,00
KİTAP TANITIMI
21. YÜZYILDA BÜTÜNLEŞİK PAZARLAMA İLETİŞİMİ
Yeni teknolojiler ve değişen piyasa koşullarıyla sürekli gelişen pazarlama iletişimi dünyasının hızına erişmek, gerek profesyoneller gerekse akademisyenler için oldukça güçtür. Her gün yeni bir jargonla karşı karşıya kaldığımız bu dünyada, yenilikleri takip etmek elbette önemlidir: ancak bu alanın temellerini anlamadan yeniliklere adapte olmak da mümkün değildir.
Bu kitap, bütünleşik pazarlama iletişimini çeşitli boyutlarıyla ele alarak işletmelerin tüketicilere yönelik etkili iletişim kurma çabalarına ve bütünleşik pazarlama iletişimi araçlarıyla ilgili yeni gelişmelere ilişkin literatüre katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.
21. Yüzyılda Bütünleşik Pazarlama İletişimi kitabında geçmişten günümüze pazarlama iletişimini şekillendiren kavram ve süreçler irdelenmektedir. Bu çerçevede, bütünleşik pazarlama iletişimi, doğrudan pazarlama, dijital pazarlama, sosyal medya pazarlaması, deneyimsel pazarlama, nöro pazarlama, nüfuz pazarlaması ve kurumsal iletişim gibi konular 14 başlıkta 18 yazar tarafından incelenmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Türabî Divânı
XIX. yüzyıl gerek Osmanlı İmparatorluğu gerekse Bektâşîlik için oldukça çalkantılı bir dönem olmuştur. Kötü gidişe dur demek için ardı arkasına yeniliklere gidilmiş, “Tanzimat ve Islahat Fermanları” ilan edilmiştir. Yeniçeriler bahane edilerek Bektâşîlik yasaklanmış tekkelerine el konulmuş tarikatın ileri gelenleri sürgüne gönderilmiş ya da idam edilmiştir. 1849-1868 yılları arasında tam 19 yıl Hacı Bektaş Tekkesi postunda oturup Dedebabalık yapan Tür?bî; bu dönemde Bektaşiliğin ve Aleviliğin sevgi söyleminden vazgeçmemiş, hatları keskinleştirmemiş, inanç öğretilerini dile getirirken ötekileştirici tavır takınmamış, Bektaşiliğin ve Aleviliğin temel felsefesi olan insanı merkeze alarak şiirler yazmıştır. Şiirlerinde Hurûfîlikle ilgili terimlerin çokluğu ve Hurûfîlik üzerine yazdığı manzum risalesi göz önüne alındığında Türâbî’nin Hurûfiliğin kuvvetli etkisi altında olduğunu söylemek mümkündür.
Divanı eski harflerle basılmış fakat sağlıklı bir nüsha oluşturulamamıştır. Bu eser sekiz farklı nüshanın incelenmesi neticesinde oluşturulmuştur. Şiirlerinin çoğunluğu tasavvufi karakter taşımasına rağmen tekdüze bir işleyiş ve tasavvufi öğreti yoktur. Şiirlerinde aruz ve hece ölçülerini kullanan Türabi Dede şiirlerinde, Alevî-Bektaşî inancında pek görülmeyen Çâr-yâre olan sevgisini sık sık dile getirerek ayrıcalıklı bir kişilik olduğunu da göstermektedir.
₺1.300,00
KİTAP TANITIMI
Reklamda Kaynak ve Kanal Olarak Sosyal Medya Fenomenleri
Günümüzde, dijitalleşme ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelerin bir sonucu olarak hemen her alanda çeşitli değişimlerin yaşandığı görülmektedir. Bu değişimler markaların, tüketicilere daha etkili, hızlı ve ekonomik yollarla ulaşmasına olanak tanıyan sosyal medya fenomenleriyle iş birliği yapmalarının önünü açmıştır. Özgün içerikleri sayesinde internette ünlenen ve diğer kullanıcılar arasında takipçi sayıları ile ön plana çıkan sosyal medya fenomenleri, tüketicilerin çok sayıda ikna edici mesaja maruz kaldığı ve genellikle reklamı atlamayı seçtikleri bir ekosistemde, markalarla tüketiciler arasında bir köprü görevi görmeye başlamıştır. Nitekim ürettikleri sponsorlu içerikler aracılığıyla reklamda kaynak ve kanal olan fenomenler, marka mesajlarının oluşturulmasında ve dağıtılmasında stratejik bir araç konumundadır. Bu bağlamdan hareketle kitapta sosyal medya fenomenleri, reklamda kaynak ve kanal olma rolleriyle ele alınmaktadır. Fenomen kavramının nasıl ortaya çıktığının ve nasıl popülerleştiğinin yanı sıra reklama nasıl etki ettiği ve çıktılarının neler olduğu, kitapta cevaplanmaya çalışılan sorulardan bazılarıdır. Bununla birlikte, kitapta uygulamalı bir araştırma gerçekleştirilerek teoriden pratiğe sosyal medya fenomenlerinin etkileri derinlemesine incelenmektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Türkçe Öğretimi -2
Bu kitap Yükseköğretim Kurulunun hazırladığı eğitim programı esas alınarak meydana getirilmiştir. Kitap üniversitelerin eğitim fakültelerinde lisans ve lisansüstü çalışma ve derslere kaynaklık edecek bilimsel bir yapıdadır. Özellikle Türkçe öğretiminin amacı, önemi, temel dil beceri kavramlarının titizlikle ele alınması gerektiği çağımızda bu kitabın öğrenme-öğretme süreçlerinde kullanıcılarına yol göstermesi amaçlanmaktadır. Böylece alana farklı bir bakış açısı kazandırmak ve bireylerin Türkçe öğretimi ile ilgili akademik düzeyde bilgiye sahip olmasına katkı sağlamak hedeflenmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Yönetmen Sineması Cilt-I: Klasik Türk Sinemasında Öykü Söylem ve Tematik Yapı
Bir heykeltıraş tek başına heykelini tamamlayabilir. Bu resim sanatı için de, müzik için de, edebiyat için de böyledir; ancak sinemadır ki içinde barındırdığı tüm disiplinlerin vücut bulacağı bir ekip çalışmasına gereksinim duyar. Bazı filmlerde neden müzik ön plandadır ve yönetmen için vazgeçilmezdir. Bazı filmlerde müzik neden hiç yoktur. Bazı filmlerde plan sekans yoğun bir şekilde kullanılırken, neden bazı filmlerde kısa planlar ve hızlı bir kurgu tercih eder yönetmenler. Bazı filmler pastoral bir ambiyans içerirken, neden bazı filmler hep iç mekanlarda geçer. Bu soruların yanıtları yönetmen sinemasında aranmalıdır. Astruc’un camera-stylo kavramını kullanmasıyla başlayıp, auteur kuramın şekillenmesiyle gelişen süreç, Türk sinemasında da karşılık bulmuştur. Türk Sineması’nın paltosu Ömer Lütfü Akad, toplumsal gerçekçi sinemanın öncülerinden Metin Erksan ve Yılmaz Güney, ulusal sinema tartışmalarına öncülük eden Halit Refiğ, farklı türlerde eserler veren Atıf Yılmaz, yönetmen sineması kapsamında bölümler halinde ele alınmıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
A COMPARATIVE STUDY ON LITERARY FIGURES 2
The second book of Comparative Studies Series is aimed to write on various great literary figures. Studies in Contemporary Comparative Literature in the world are briefly introduced. Two great writers’ works, Charles Dickens’s Oliver Twist from English literature and Yaşar Kemal’s Sarı Sıcak from Turkish literature, are compared. Film adaptation of the book The Queen Victoria which tells about one of the greatest queens of England is studied with similarities and differences. Famous novels The White Castle by Orhan Pamuk and Chatterton by Peter Ackroyd are analysed in terms of historiographic metafictional aspects. It is great pleasure to contribute to the literary world with a new study.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
The Anxious Self: Existence and Nothingness in Samuel Becketts Waiting for Godot, Endgame, and Happy Days
Designed for scholars, students, and readers of literature, this book examines the philosophical underpinnings of Samuel Becketts Waiting for Godot, Endgame, and Happy Days. Discover how the characters choices shape their existence in accord with Sartres existentialism.
In Waiting for Godot, Vladimir and Estragons search for purpose takes center stage, reflecting Sartres notion that existence precedes essence. Endgame represents Sartrean existential pain, anxiety, and uncertainty. Happy Days presents characters interdependent on one another for meaning, poignantly illustrating the existential dilemma of needing companionship to navigate life without a predetermined essence.
This academic examination invites scholars, students, and literature enthusiasts to study the philosophical concerns of these plays, shedding new light on their timeless relevance and depth.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Organizasyonlarda Mobbing ve İlişkili Değişkenler
İş yerinde mobbing davranışı bireysel, örgütsel ve toplumsal sorunlar sebebiyle süreçteki tüm aktörleri olumsuz yönde etkilemektedir. Bu etki her vaka için değişkenlik gösteren düzeyde olsa da her bir vakanın önlenmesi tarafların tümü için büyük önem taşımaktadır. Sonuçlarının yol açtığı etkiler sebebiyle yönetim organizasyon alanında hem uygulayıcı olan işletmeler hem akademik yazın açısından önemi göz ardı edilemeyecek düzeydedir. Bu sebeple iş yerinde mobbing değişkeni, 1970lerde tanımlanmasının ardından çok sayıda akademik çalışmaya konu olmuştur. Buradan hareketle bu çalışma kapsamında yönetim organizasyon yazınında mobbing değişkenini konu edinen çalışmaların derinlemesine irdelenmesi ve ortak çıkarımlarda bulunulması amaçlanmıştır. Bu kitap kapsamında organizasyonlarda mobbing ve mobbingle öncül veya ardıl ilişki içinde olduğu tespit edilen işten ayrılma niyeti, iş tatmini, tükenmişlik ve örgütsel bağlılık değişkenlerine ilişkin nicel araştırma sonuçları içeren çalışmalara ulaşmanız mümkündür. Mobbing değişkeninin teorik temellerine, sebep- sonuç ve başa çıkma yöntemlerine de kitap bünyesinde detaylı olarak yer verilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
ÇOCUKLUK TRAVMASI
Bu çalışma çocukluk travmalarının stresle başa çıkma tarzları ve erken dönem uyumsuz şemalarla ilişkisi üzerine hazırlanmıştır. Erken dönem uyumsuz şemalar ve stresle başa çıkma tarzları arasındaki ilişki de incelenmiştir. Analizler Çocukluk Çağı Travmaları’ndan fiziksel ihmal ve duygusal ve cinsel istismarın, Kopukluk ve Reddedilme Alanındaki şemalar üzerinde etkisi olduğunu göstermiştir. Duygusal ihmal ve fiziksel istismarsa daha az anlamlı bir etkiye sahiptir. Araştırmaya göre Çocukluk Çağı Travması en fazla Kopukluk ve Reddedilme Şemasındaki özellikleri yordar. Bu şema depresyon ve travma ilişkisinde aracı role sahiptir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
ATEŞİ TUTAN KALEMLER
11 Kasım 1938 tarihinde İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı seçilmesiyle başlayan ve 1950 Demokrat Parti iktidarına kadar yaşanan süreç Türkiye’de “ tek adam, tek parti, otoriter rejim” iktidarının hüküm sürdüğü dönem olarak kabul edilir. Ve kısaca “ Milli Şef Dönemi” olarak adlandırılır. Cumhurbaşkanı seçildikten hemen sonra, İnönü’nün “ Milli Şef” ünvanını kabul etmesi, dönemin siyasi seyrinin bu kavramın tanımladığı ideolojik anlayış içinde gerçekleşeceğinin en belirgin kanıtıdır. Çünkü dünyadaki “ Milli Şef” tanımlamaları Hitler’e, Franco’ya ve Mussolini’ye yöneliktir ve tanımladığı sistem otoriter devlet yönetimidir.
…
Gazetelerin içeriklerinden biçimsel yönüne kadar tüm noktalarda “Milli Şef” direktifleriyle yönlendirilen basın, özellikle toplumsal etkileri açısından günümüze kadar gelen süreci şekillendiren icraatların eleştirilmesinde, gündelik olaylara göre değişen tebliğlerle denetlenmeye çalışılmıştır.
Bu nedenle kitabın yazılma amacı “Milli Şef Dönemi Basını”nın var olma mücadelesini, siyasal iktidarın ağırlığına rağmen gelişen muhalif bakış açısını, nedenlerini bu mücadelenin taraflarından biri olan Tasvir gazetesi yazarı Bedii Faik Akın’ın anılarından ve dönemdeki yazılarından yola çıkarak sorgulamaktır. Bedii Faik’in seçilme nedeni o dönemde “Milli Şef”e yönelik muhalif bakışı dile getiren ve gazete sütunlarına taşıyan ilk gazeteci olması ve bu dönemin belirgin karakteristiğine ilişkin yayınlarının bulunmasıdır. Kitabın genel çerçevesi “Milli Şef Dönemi” olarak bilinen 1938-1950 arasını kapsamakla birlikte Bedii Faik’in seçilen yazıları, gazeteciliğe 1945 yılında başlaması nedeniyle 1945-1950 arasındaki yıllara aittir. Ayrıca Bedii Faik’in yazıları temel alınmak şartıyla, dönemin önemli muhalif gazetecilerinin yazılarından da alıntılar yapılması, kitabın amacını destekleyen bir unsur olarak düşünülmüştür.…
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Türk Basınında Demokrat Parti Dönemi İktidar Muhalefet İlişkileri (1950-1960)
Türk Basınında Demokrat Parti Dönemi İktidar Muhalefet İlişkileri (1950-1960), 10 yıllık DP Dönemine ilişkin yapılmış çalışmalardan farklı olarak iktidar ve muhalefet temsilcilerinin, dönemin basınında yer alan söylemlerini ele alarak, demokratların iktidarında meydana gelen iç ve dış gelişmeleri inceleme fırsatı vermektedir.
Basın organlarının kendi pencerelerinden gelişmelere olan bakışı ele alınırken metinde yer verilen tarafların ifadeleri, iki taraflı bir tarihsel incelemeye olanak sağlamaktadır.
Metin, başta siyasiler olmak üzere; kişileri gözlemleme, anlayabilme ve mevcut şartlar bağlamında kavrayabilme olanağı sunarken ideolojilerin basında ne kadar radikal bir rol oynadığını göstermektedir.
Kitap, geçmişten bugüne bugünden geçmişe açtığı objektif pencereyle alanında önemli bir boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
₺800,00
KİTAP TANITIMI
Bursalı Muhammed Âkif Efendi ve Mevlidi Mir’ât-ı Muhammedî
Mevlitler, İslamiyet’in kabulünden itibaren Türk şairlerinin oldukça rağbet ettiği bir nazım türü haline gelmiş, müellifler Hz. Peygamber’e duydukları sevgi ve hürmeti ifade etmek için pek çok türün yanında mevlitlerden de istifade etmişlerdir.
Türk edebiyatında yüzden fazla şairin mevlit yazdığı bilinmekte, bu metinler peyderpey ilim dünyasına kazandırılmaktadır. 19. yüzyılda kaleme alınan ve toplum tarafından sevilerek kabul görmüş, günümüzde de okunmaya devam edilen mevlitlerden biri de Bursalı Muhammed Âkif Efendi’nin Mir’ât-ı Muhammedî adlı mevlididir.
Âkif Efendi’nin genç yaşta vefat etmesine rağmen eserlerinden hareketle şiirle oldukça ilgilendiği; şiir bilgisine vâkıf, divan şiiri geleneği çerçevesinde şekil, vezin ve mazmunlara hâkim, dinî ve tasavvufî açıdan pek çok bilgiye hâiz olduğu görülmektedir. Mesnevi nazım şeklini kullandığı mevlidinin haricinde tespit edilen gazel, murabba, kaside, muhammes, müsemmen, muaşşer ve terkib-i bend nazım şekilleriyle kaleme aldığı şiirleri de mevcuttur. Genelde Allah aşkı, peygamber ve ehl-i beyt sevgisi konularını işlediği naat, mersiye ve münacatlarında dilinin nispeten ağır olmasına rağmen mevlidinde oldukça sade bir dil kullanması da farklı tarzlarda eserler verebildiğini göstermektedir.
Bu çalışmada ise daha önce tespit edilmemiş bir nüsha üzerinde çalışma gerçekleştirilmiş, bilinen “Veladet” kısmının yanı sıra “Mirâc”, “Vefât-ı Hazret-i Muhammed” ve “Vefât-ı Hazret-i Fâtımâ” olmak üzere üç bölümü daha olduğu gösterilmiş, böylece mevlidin tam metni oluşturulmuştur. Aynı zamanda eserin adı üzerine ve birinci bölümdeki Süleyman Celvetî tesirine de ilk kez değinilmiştir. Özellikle ilk bölümde müellifin Celvetî’nin mevlidinden etkilendiği fakat adı geçen bu üç bölümün ise tamamen telif olduğu görülmüş; bununla birlikte ele alınan nüshada klasik edebiyat etkisinde kaleme alınmış gazel, muhammes, kaside gibi nazım şekillerinin kullanıldığı başka şiirlere de rastlanmıştır. Elde edilen yeni metin ile bilinen diğer nüshalar arasındaki farklılıklar edisyon kritik ile tespit edilmiş, eserin tamamı transkripsiyon alfabesi ile Latin harfleri aktarılmıştır. Ayrıca Bursalı Âkif Efendi’nin mevlidi ve diğer tüm şiirleri şekil, muhteva ve dil bakımından ayrıntılı olarak incelenmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Günahkâr Kalbi
Vasıf Necdet, Kurtuluş Savaşı yıllarında (1919 – 1922) Bursa’da kuyumculuk ve gazetecilik yapar. Soyadı Kanunu’ndan sonra “Armay” soyadını alır. Daha sonra Bursa’da çıkmış olan İntibah (1921) gazetesinde bir süre yazı işleri müdürlüğü yapar. Kurtuluş Savaşı yıllarında sahibi ve başyazarı olduğu Kardeş (1921) ve Hakikat (1922) adlı gazeteleri çıkarır.
Savaşın sonunda vatana ihanet suçlamasıyla yargılanıp beraat eder. Tarafımızdan yapılan araştırmada yazar hakkında bazı yeni bilgilere de ulaşılmıştır: Kardeş gazetesinin 26 Şubat 1339 / 1923 tarihli 142. sayısında vatana ihanet suçlamasıyla tutuklanması ve yargılanması nedeniyle “Hıyanet-i Vataniye’den Hizmet-i Vataniyeye” adlı bir yazı yayımlar. Bu yazıda hayatı, eğitimi, asıl mesleği, Bursa’daki faaliyetleri hakkında az da olsa bazı bilgiler verir ve mahkemedeki savunmasını olduğu gibi aktarır.
Mahkemedeki savunmasında, Bursa’daki bazı arkadaşlarıyla düşman hakkında bilgi toplayıp Ankara’ya gönderen bir istihbaratçı olduğunu itiraf etmek zorunda kaldığını söyler. Yani vatan haini değil, ülkesine hizmet eden bir vatansever olduğu ortaya çıkarak aklanır. Bu mahkemeden dört yıl önce (1919), otuz altı yaşında iken kendi isteğiyle subaylıktan emekli olduğunu belirtir. Yine bu yazıda, 1317 (1901)’de Mekteb-i Harbiye’den mezun olduğunu ve Mustafa Kemal Atatürk’ün Harp Okulu’ndan sınıf arkadaşı olmakla iftihar ettiğini belirtir.
Bursa’da Kardeş gazetesinde tefrika edip 1924 yılında kitap olarak yayımladığı tek romanı “Günahkâr Kalbi“dir. Yazar bu eserini “resimli roman” olarak nitelendirir. Eserde anlatılan ahlak çöküntüsünü ekonomik sebeplere dayandırır. Eser, romantik ve şiirsel bir dille kaleme alınmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Sivas Folkloru Üzerine Yazılar
Kültür bir milletin tarihî süreç içerisinde ortaya koyduğu maddi manevi üretimlerin bütünüdür. Bir milletin manevi kimliği, onun kültürüdür. Kuşaktan kuşağa yenilenerek veya yinelenerek aktarılan kültürel değerler toplumun ruhunu canlı tutmaktadır. Köklü ve zengin bir yapıya sahip olan Türk kültürü, kültürlerin beşiği olan Anadolu coğrafyasında yeni etkileşimlerle zenginliğini arttırarak yüzyıllar boyunca varlığını sürdürmüş ve günümüze değin canlılığını korumuştur. Anadolu’nun tam ortasında yer alan Sivas da kültürel açıdan değerlendirildiğinde Türk kültürüne ait zenginliklerin tüm canlılığıyla varlığını sürdürdüğü bir şehir konumundadır. Âşıklık geleneğinden halk oyunlarına, geleneksel beslenme kültüründen halk müziğine, çocuk oyunlarından halk mimarisine, halk hekimliğinden geleneksel mesleklere kadar kültürün pek çok şubesi ile ilgili canlı örnekler Sivas’ta tespit edilebilmektedir. Kökleri maziye dayanan ve bugünkü atileri var kılan bu kültürel değerler üzerine yapılacak ilmî çalışmalar mevcut kültürel mirasın, devamlılık gösteren kültür kodlarının kayda geçirilmesini sağlayacaktır. Bu çalışmada Sivas masalları, manileri, türküleri, efsaneleri, geçiş dönemleri, âşıklık geleneği gibi Sivas folkloruna ait pek çok konu ele alınmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Yaşları Arasındaki Öğrencilerin Heteroseksüel Gelişimlerinin İncelenmesi
Cinsiyet ve üreme, canlı yaşamının sürekliliğini sağlar. İnsanlarda cinsellik doğumla başlar ve tüm yaşam boyunca devam eder. Cinsel kimlik, kişinin biyolojik cinsiyetinden farklı olarak kendisini kadın ya da erkek olarak algılamasıdır. Sağlıklı bir cinsel kimlik gelişiminde cinsel kimlik, kişinin cinsiyetinden haberdar olması, cinsiyetine uygun davranışlar göstermesi ve bundan mutluluk duyması önemlidir.
Cinsel eğitim bireyin fiziksel, duygusal ve cinsel gelişimini anlaması olumlu bir kişilik kavramı geliştirmesi, insan cinselliğine, başkalarının haklarına, görüş ve davranışlarına saygılı bir bakış açısı edinmesi ve olumlu davranış biçimi, değer yargıları geliştirmesi eğitimidir.
Cinsel eğitimde öncelikle anne babaların eğitimi hedeflenmelidir. Aksi takdirde anne babaların istemediği takdirde çocuklar ya da ergenler istemediği kişilerden bilgi edinebilir, gözetleme, takip etme yoluna başvurabilirler, yaşıtlarından bilgi alabilirler, kendi başlarına deneyler yapabilirler. Ailede başlayan cinsel eğitim okulda da sistemli bir şekilde sürmelidir.
Ülkemiz gibi cinsel eğitim konusuna tedirgin, çekingen, korkak yaklaşılan, ayıp günah sayılan ülkelerde bu sorumluluk daha da artmaktadır. Sorumluluğun kapsamında sadece çocuklar gençler değil her yaştan her sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel düzeyden insanların olması gerekmektedir. Bu kitabın anne babalara öğretmenlere öğretmen adaylarına ve konuyla ilgilenen herkese yararlı olması dilerim.
₺210,00