KİTAPLAR
EN YENİLER
-

POSTHUMAN SPACE IN MARIO PETRUCCI AND ALICE OSWALD’S POETRY
-

Toplum, Teknoloji ve Yönetim: Günümüz Kamu Yönetimi Tartışmaları
-

Biyocoğrafya Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı
₺780,00 -

Genel Klimatoloji: Atmosfer, Hava ve İklimin Temelleri
₺715,00 -

Türkiye Cumhuriyeti’nin Yüz Yıllık Kamu Yönetimi
₺550,00 -

Türk Polisiye Romanında Celil Oker
₺440,00 -

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Masonluk
₺325,00 -

Cuatro Ensayos Sobre Arte Dominicano
₺585,00 -

SPATIAL ANALYSIS – I: Spatial Dimensions in Design Thinking
₺520,00 -

POSTHUMAN SPACE IN MARIO PETRUCCI AND ALICE OSWALD’S POETRY
₺340,00 -

Türkçe Bildirme Kipi Genel Zaman Ulamı
₺340,00 -

Dijital Teknolojiler ve Akıllı Kentler: Belediyeler İçin Geleceğe Yönelik Stratejiler
₺250,00 -

Zübdetü’t-Tevârih’te Peygamberler Tarihi: Gelibolulu Mustafa Âlî’nin Eseri ve Tahlili
₺315,00 -

Yönetim Kurulu Yapısı ve Finansal Performans İlişkisi: Türk Sigorta Sektöründen Kanıtlar
₺195,00 -

Yetki Devri Politikası
₺340,00 -

Yeni Nesil Sınıf İçi Değerlendirme Teknikleri
₺260,00
KİTAP TANITIMI
The Administrative Transformation of Public Museums
Today, it is often emphasized by international organizations that local citizens should be encouraged to take part in shaping the cultural heritage policies, and that inadequate community engagement is the primary governance problem. Besides, the cooperation between central government, local governmental units (LGUs), private sector and Non-governmental organizations (NGOs) is regarded crucial to harness the potential of public museums. However, this understanding necessitates a transformation in museums organizational structure and mission. This book discusses these changes with a special focus on Turkish public museums.
KİTAP TANITIMI
Uluslararası İlişkilerin Yeni Güç Rekabet Sahası: Siber Uzay
21. yüzyıl, bilim ve teknoloji alanında insanlık adına olağanüstü gelişmelerin yaşandığı bir çağ olmaktadır. Gündelik hayatın hemen her boyutunun bilimsel ve teknolojik gelişmelerle ilişkilendirilmesi söz konusudur. Yaşanan bu küresel teknolojik dönüşüm halinden doğal olarak Çağdaş Uluslararası İlişkiler de etkilenmektedir. Uluslararası İlişkilerdeki geleneksel güç rekabetinin yaşandığı sahaların –kara, deniz ve hava– giderek artan bilimsel ve teknolojik gelişmelerin neticeleri doğrultusunda önce dış uzaya, ardından da 21. yüzyıl itibariyle siber uzaya genişlediği görülmektedir. Özellikle siber uzay sahası, taşıdığı benzersiz nitelikler nedeniyle Uluslararası İlişkiler aktörlerince “beşinci güç rekabet sahası” olarak adlandırılmakta ve adaptasyon süreci ise oldukça karmaşık ve zor şekilde halen devam etmektedir. Günümüz Çağdaş Uluslararası İlişkileri çok yoğun bir teknolojik değişim ve dönüşüm süreci içerisindedir. Bu yoğun teknolojik değişim ve dönüşüm süreci, 21. yüzyılın yeni Uluslararası İlişkilerinin yeni konseptlerini oluşturmakta, yeni rekabetler yaratarak yeni güç dengeleri inşa etmektedir. Dolayısıyla Siber Uluslararası İlişkilerin belirleyici aktörleri, yeni küresel dengelerin ve aynı zamanda da geleceğin belirleyicileri olacaklardır
₺550,00
KİTAP TANITIMI
Tüketici-Marka Etkileşiminde Transmedya Hikâye Anlatıcılığı
Transmedya hikâye anlatıcılığı, dijital iletişimde markaların tüketicilerle daha derin ve etkileşimli bir ilişki kurmasını sağlayan stratejik bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Bu yaklaşım, markaların sosyal medya, web siteleri, mobil uygulamalar, videolar ve dijital oyunlar gibi çeşitli platformlarda birbirine bağlı çok yönlü anlatılar oluşturarak, tüketicileri bu hikâyelerin içine çekmesine imkan tanır. Bu şekilde, markalar sadece tüketiciye ulaşmakla kalmaz, aynı zamanda onların marka anlatılarına aktif katılımını teşvik ederek duygusal bir bağ ve topluluk duygusu yaratır.
Bu kitap, dijital oyun markalarının transmedya hikâye anlatıcılığıyla tüketici ilgisini nasıl çektiğini ve bu yaklaşımın tüketici-marka etkileşiminde nasıl bir rol oynadığını incelemiştir. Transmedya hikâye anlatıcılığıyla tüketiciler hikâye evrenine çekilerek, marka ile daha derin bir bağ kurmaları ve aktif katılım gerçekleştirmeleri sağlanır. Bu durum, halkla ilişkilerde markanın topluluk oluşturma ve itibar yönetimi hedeflerine doğrudan katkıda bulunur.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Atmosferik Tozun Uzaktan Algılama ile Belirlenmesi 23-24 Nisan 2019 Toz Taşınımı Olayı Örneği
Atmosferdeki kil ve silt boyutundaki malzemelerden oluşan toz parçacıkları iklim sisteminin bir bileşenidir ve atmosfer, kara yüzeyi ve okyanus arasındaki fiziksel ve biyojeokimyasal değişimlerde aktif rol oynarlar. Atmosferdeki toz miktarı nem, yağış, rüzgâr gibi iklim elemanlarına bağlı olarak ortaya çıkabildiği gibi antropojenik ya da iklim değişikliği tarafından tetiklenen arazi örtüsündeki değimlere bağlı olarak da oluşabilir. Tozlar, yeryüzünün enerji dengesini gelen güneş radyasyonunu saçarak ve absorbe ederek doğrudan; bulutların optik özelliklerini değiştirerek dolaylı olmak üzere iki farklı şekilde etkiler. Tozlar ayrıca, okyanus yaşamı için önemli bir besin olan demir içerir ve bu nedenle okyanuslara ulaştıklarında CO2 kullanan alglerin veya fitoplanktonların büyümesi için gübre görevi görürler.
Atmosferik tozlar klasik olarak meteoroloji istasyonlarında ölçülür. Ancak son yıllarda gelişen uzaktan algılama teknolojisi ile atmosferdeki tozların konsantrasyonları, boyutları konusunda dolaylı gözlemler elde edilebilmektedir.
Bu çalışma atmosferik tozların önemini, Türkiye’yi etkileyen kaynak sahaları ve uzaktan algılama ile nasıl belirlenebildiğini örnek bir çalışmayla anlatmaktadır. 23-24 Nisan 2019 tarihinde gerçekleşen toz taşınım olayı Türkiye’yi önemli ölçüde etkilemiştir. Bu kitapta söz konusu olayın uzaktan algılama ile belirlenmesi üzerinde durulmuştur.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Doğu ve Batı Edebiyatında Polisiye
Doğu ve Batı Edebiyatında Polisiye başlıklı bu kitap, dünyanın farklı kültürlerinden süzülüp gelen polisiye anlatıların, hem edebi hem de toplumsal açıdan nasıl özgünleştiğini, evrildiğini ve ne tür izleklerle şekillendiğini derinlemesine inceleyen bir çalışmadır. Bu kitapta Yannis Maris’in Atina sokaklarında şekillenen Yunan polisiyesinden, Çin’in kadim gong’an anlatılarına, Japon edebiyatında Edogawa Ranpo gibi öncü isimlerle şekillenen polisiye edebiyattan, Raymond Chandler’ın kara romanındaki kapitalist yozlaşmaya, İtalyan kara roman geleneğinin toplumsal eleştiri gücünden, Kesikbaş Destanı’nın polisiye edebiyat penceresinden okumasına, Sherlock Holmes’un Viktorya dönemi Londra’sından, Sovyet döneminin politik polisiyesine, Wolfgang Schorlau’nun polisiye anlatısına yansıyan modern Almanya’daki politik entrikalardan, Kore’de polisiye edebiyatın gelişim serüvenine ve İspanya İç Savaşı’nın travmatik bellek unsuru olarak kara romandaki yansımasına uzanan edebi bir yolculuk sizi bekliyor. Akademik titizlikle kaleme alınmış olan bu çalışma, polisiye türünün evrensel çekiciliğini yerel bağlamlarla harmanlamaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Bilimler Çerçevesinde Bağimsizlik ve Yeniden Kuruluş
Sosyal Bilimler Çerçevesinde Bağımsızlık ve Yeniden Kuruluş başlıklı kitabımız sosyal bilimleri arkeoloji, felsefe, tarih, edebiyat, halk bilimi ve sosyoloji disiplinleri açısından ele almış, alanında uzman akademisyenlerin katkıları ile “Bağımsızlık ve Yeniden kuruluş” temaları disiplinlerarası bir yaklaşımla anlatılmıştır. Arkeoloji disiplini arkeolojik ve tarihsel kayıtlar aracılığıyla yeniden kuruluş ve bağımsızlık olgusunu incelerken, Felsefe alanında “yeniden kurma” ve “yeniden inşa etme” İsteği, özgürlük ve hür insan kavramları ele alınmıştır. Toplumsal tarih, uluslararası İlişkiler bağlamında Türkiye’de Roman çalışmaları, Bağımsız Azerbaycan’ın ekonomik kalkınmasında Türkiye’nin rolü, Çerkeslerin bağımsızlık mücadelesi konuları etraflı bir şekilde incelenmiştir. Dil ve Edebiyat alanında Nobel Edebiyat ödüllü İngiliz oyun yazarı Harold Pinter’ın bir yazar, aydın ve vatandaş olarak kendini ve yazarlık kariyerini yeniden inşa etmesi incelenmiştir. Eski Türkçe metinlerde bağımsızlık kavramı, İstiklal Marşı ve bağımsızlık göstergeleri ile dilbilimsel bir yaklaşımla sunulmuştur. Halk bilimi alanında 15. yüzyıl sonrasında görülen âşıklık geleneği ve geleneğin temsilcisi olan kadın âşık kimliğinin inşa süreçleri ortaya konmuştur. Sosyolojik açıdan ise çağlar boyunca coğrafi, sosyal, ekonomik, politik ve kültürel faktörlerden etkilenen bir olgu olarak yemek kültürünün değişimi, yeniden yapılanması küreselleşme ve tüketim kültürü bağlamında tartışılmıştır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
The Teacher: Essays and Addresses on Education
The papers of this volume fall into three groups, two of the three being written by myself. From my writings on education I have selected only those which may have some claim to permanent interest, and all but two have been tested by previous publication. Those of the first group deal with questions about which we teachers, eager about our immeasurable art beyond most professional persons, never cease to wonder and debate: What is teaching? How far may it influence character? Can it be practiced on persons too busy or too poor to come to our class-rooms? To subjects of what scope should it be applied? And how shall we content ourselves with its necessary limitations? Under these diverse headings a kind of philosophy of education is outlined. The last two papers, having been given as lectures and stenographically reported, I have left in their original colloquial form. A group of papers on Harvard follows, preceded by an explanatory note, and the volume closes with a few papers by Mrs. Palmer. She and I often talked of preparing together a book on education. Now, alone, I gather up these fragments.
George Herbert Palmer
1908
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Tersine Lojistikte Araç Rotalama
Artan nüfus ve giderek yoğunlaşan endüstriyel faaliyetler, kaynakların hızla tükenmesine ve atık miktarının artmasına neden olmaktadır. Bu durum, insan sağlığı ve çevre için tehdit oluşturan tıbbi atıkların yönetimi konusunu kritik hale getirmiştir.
Bu kitap, tıbbi atıkların toplanması, taşınması ve en nihayetinde uygun şekilde imha edilmesi süreçlerinde karşılaşılan lojistik sorunlara odaklanarak, bir tersine lojistik faaliyeti olan tıbbi atıkların toplanmasında araç rotalama problemine yönelik çözüm önerileri sunmaktadır.
Bir tıbbi atık toplama ve sterilizasyon merkezinin gerçek verilerine dayanan örnek bir uygulama ile teori ve pratiği bir araya getiren bu kitap, mevcut toplama rotalarının iyileştirilmesi ve alternatif rotalara dair çözüm önerileri sunulması konusunda etkili sonuçlar ortaya koymaktadır.
₺190,00
KİTAP TANITIMI
Kırgız Türklerinin Kadın Bahadırı: Gülgaakı
Destanlar milletlerin manevî tarihidir. İçinden çıktıkları toplumun maddî manevî kültürünü yansıtan destanlar, ataların atilere kültürel mirasıdır. Toplumun zihninde derin izler bırakan toplumsal, doğal ve tarihî olayların olağanüstülüklerle aktarımı olan destanlar kültür kodlarının gelecek kuşaklara aktarılmasında bir köprü vazifesi üstlenmektedir. Türk boyları aynı köke bağlı bulunan güçlü bir sözlü anlatı geleneğine sahiptir ve bu gelenek içerisinde destan anlatıcılığının yeri ayrıdır. Bu çalışmada Gülgaakı destanının Oruzbay Urmambetov anlatımı incelenmiştir. Çalışmanın giriş kısmında Kırgız Türklerinin sözlü anlatı geleneğinin bağlamını oluşturan unsurlar üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde destanın eş metinleri ve anlatıcıları, tarihî ve coğrafi tabakası hakkında bilgi verilmiş, epizot yapısı çıkarılmış ve geniş özeti sunulmuştur. İkinci bölümde destanda bulunan mitolojik motiflerin tahlili yapılmıştır. Üçüncü bölümde destanın epik kurallara göre tahliline yer verilmiştir. Bundan sonra Gülgaakı destanının Oruzbay Urmambetov anlatımı Kırgız Türkçesi metni ve Türkiye Türkçesi aktarımı yer almaktadır. Ayrıca çalışmanın sonunda kişi, boy / millet ve yer adlarını içeren bir dizine yer verilmiştir.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
İktisat Tarihi
Bu kitap için yazacağım son cümleyi en baştan yazayım: Son yıllarda okuduğum en etkileyici ekonomi kitabı. Ekonomi ve kamu maliyesi tarihiyle ilgili birçok kitap okudum, aralarında çok etkileyici olanlar vardı ama bu kitap kadar önemine karşın az bilinen konuları birbirine bağlayan, derli toplu anlatanına çok az rastladım. Yazar, yanlış ya da eksik bilinen birçok konuyu ele alıp doğrusunu örnekleriyle anlatmış. Olayların tarihçelerini de kutular içinde sunarak metnin akımını bozmadan ayrıntılı bilgi vermeyi başarmış. Mesela Adam Smith’in iktisat biliminin kurucusu olmadığını, homo economicus kavramının ilk kim tarafından ve ne zaman kullanıldığını, Nobel ekonomi ödülünün gerçekte ne olduğunu, yasalarından bildiğimiz ünlü Babil Kralı Hammurabi’nin tarihin ilk refah programı uygulayıcısı olduğunu, Çitleme Hareketi’ni ve daha birçok konuyu ele alarak yerli yerine oturtmuş.
Kitabı okuyanların çoğu, samiriyeli ikilemi, paternalizm gibi ilk kez duydukları bazı konularla karşılaşacaklar. Aslında bu konular yeni değil hatta bazıları çok eski ama yeterince ele alınıp işlenmiş konular olmadığı için bilinmiyor. Oysa bugünü anlamak için bunları bilmek gerekiyor. Mesela dünya tarihinde ilk vergi tarifesi uygulamasının günümüzden 4000 yıl kadar önce Asur kolonileri döneminde Kültepe’de (Kayseri / Türkiye) olduğunu bilenlerin sayısının fazla olmadığına eminim. Benzer şekilde, günümüzde giderek öne çıkan ve herkese eşit bir geçinme geliri sağlanmasını esas alan “evrensel temel gelir” yaklaşımının ilk uygulamasının yaklaşık 200 yıl önce Speemhamland adlı bir İngiliz kasabasında yapıldığını da çoğumuz bilmiyoruz.
Özetle söylemem gerekirse Dülger’in bu kitabı, ekonomiye ve kamu maliyesine ilgi duyan herkesin ama en çok da öğrencilerin, pek çok kavramı yerli yerine oturtmasını sağlayacak eşsiz bir kaynak olarak öne çıkıyor.
Dr. Mahfi Eğilmez
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Kalite Bağlamında Uzaktan Eğitim
Eğitimde açıklık, esneklik, kişiye özgü öğrenme gibi kavramların yaygınlaşması, gelişen teknolojinin eğitim ortamlarında kullanılması ve yaşadığımız Covid-19 salgın süreci uzaktan eğitimin yaygınlaşmasını sağlamıştır. Özellikle salgın sürecinin getirdiği zorunlulukla birlikte tüm eğitim kademelerinde uzaktan eğitim alan öğrenen sayısında artış yaşandığı görülmektedir. Bu bağlamda uzaktan eğitim ortamlarında kalite konusunun önemli hale geldiği düşünülmektedir. Bu kitapta uzaktan eğitim kalite ekseninde değerlendirilmekte olup, uzaktan eğitimde kaliteye yönelik iyi uygulamalar, kuramsal bakış açıları, uzaktan ders öğretiminin niteliği, ölçme değerlendirme ve uzaktan eğitimde siber güvenlik gibi birçok boyut kapsamlı olarak ele alınmaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Atatürk İlkeleri ve İnkilap Tarihi
Mustafa Kemal Atatürk’ün dünyaya gözlerini açtığı dönem tarihsel açıdan önemli olayların yaşandığı bir dönemdir. Dünyada Fransız İhtilâli’nin ortaya çıkardığı “eşitlik, özgürlük, adalet, insan hakları ve milliyetçilik” kavramları önce Avrupa’da daha sonra da Asya’dan başlamak üzere tüm dünyada etkisini göstermeye başladı.
Bu dönemde birçok topluluğu bünyesinde barındıran ve dünyadaki değişim ve gelişmelere ayak uyduramayan ve sorunlara çözüm önerileri üretemeyen, sürekli kan kaybeden Osmanlı Devleti, milliyetçilik akımının da etkisiyle parçalanma ve çözülme sürecine girdi. Osmanlı Devleti’nde böyle bir tarihsel sürecin yaşandığı bir dönemde Mustafa Kemal dünyaya gelmişti. Bu bir ortamın etkisiyle ülkeyi kurtarma sevdası ve düşüncesi O’nun da bazı yaşıtları gibi askerlik mesleğini seçmesine sebep oldu. 1910 yılında Fransa’daki askerî manevralara katılması Mustafa Kemal’in bizzat batıyı görerek tanımasını sağladı. Mustafa Kemal, Trablusgarp’taki savaşta ise batının sömürgeci yüzünü gördü. Tüm bunlar, Mustafa Kemal’in kafasında yıkılmasına ramak kalan çok uluslu Osmanlı Devleti yerine, ulusal temellere dayanan yeni bir devletin kurulması düşüncesinin şekillenmesini sağladı. Balkan Savaşları ve hemen arkasından Birinci Dünya Savaşı’ndaki yenilgi, bu düşüncesini kuvvetlendirdi ve oluşan koşullar, onu ulusal temellere dayanan ve çağdaş ilkeleri içeren Türkiye’nin kurulması mücadelesine yönetti. Birinci Dünya Savaşı Almanya, Avusturya-Macaristan İmparatorlukları ile Rus Çarlığı’nın sonu oldu. Yıkılmaz denen Habsburg, Hohenzollern ve Romanov hanedanlıkları peş peşe tarihteki yerlerini aldılar. Osmanlı hanedanı hâlâ devletin başında görünüyordu ama aslında Osmanlı Devleti, 30 Ekim 1918 tarihinde aslında fiilen sona ermişti.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Üretimde Paradigmal Yaklaşımlar Üzerine Değerlendirmeler
Sizin işletmeniz / örgütünüz için hangi metodolojinin doğru olduğunu nasıl belirleyebilirsiniz? Özellikle üretim faaliyetlerini geliştirmek isteyen işletmelerde standart soru şu: Yalın, Toplam Kalite Yönetimi (TKY), Altı Sigma, Çevik, Esnek, Tepkisel, Kısıtlar Teorisi, Taguchi, Tersine Mühendislik ve diğer tüm öngörülen iyileştirme programları arasındaki farklar nelerdir? Bu sorunun altında “çözümler” ormanında mantıklı bir gezinmenin yolunu bulmaya ihtiyaç var ve tam olarak size uyan birini seçmeniz gerekmektedir. Çünkü oyalanarak zaman kaybetmeyi, katma değer sağlamayacak faaliyetlere kaynak tüketmeyi kaldıramayacak bir rekabet ortamı söz konusu.
Üretim yönetiminde kullanılan yaklaşımlar uzun bir liste oluşturabilir. Paradigma sıfatı ile eşleştirdiğimizde ise durum değişmektedir. Paradigma üzerine yapılan açıklamalar ile düşünüldüğünde Toplam Kalite Yönetimi, Yalın, Altı Sigma ve Kısıtlar Teorisinin etki düzeylerinin ve etki alanlarının yüksek olduğu ve işletmeciliğe yeni bir bakış açısı sundukları görülmektedir. Ve yaklaşık yarım asra yakın bir zamandır, halen bilinirlikleri devam etmektedir. En temel düzeyden başlarsak tüm bu metodolojilerin temel amaçları noktasında hemen bir ayrışmanın olduğu görülmektedir. Örneğin; Altı Sigma tutarlılığı sağlamada sürekliliği hedeflerken, Kısıtlar Teorisi iş hacmini arttırmayı öncelemektedir. Yalın değer üzerinden şekillenir ve müşteriye değer sunmayı amaçlar. Toplam Kalite Yönetimi ise akla gelen her alanda kaliteyi hedefler. İşletmelerin istediği para kazanmaya giden yolda hangisi ya da hangileri daha parlak sonuçlar vermektedir? Neden farklı öncelikleri var? Yoksa formül hepsinin entegrasyonunda mı gizli?
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Corpus-based Contrastive Analysis of Support Verb Constructions by EFL Learners
Partly considered as one category of collocations, support verb constructions (SVCs) are described as word combinations, containing a verb and a noun, where the nouns carry the whole meaning and the verbs act as a complement. Despite being very common in English, SCVs seem to be problematic for many L2 language learners. This book therefore attempts to respond to the needs of EFL learners having hard time matching the word combinations and it uses a contrastive corpus analysis methodology based on native and non-native corpora. Having been greatly inspired by Firth (1957) who contended that “you shall know a word by the company it keeps”, I have also focused the emphasis on raising awareness of the EFL learners and teachers for the importance of the role of lexical co-occurrences in understanding word meaning. Hopefully, the prospective readers will appreciate this new perspective related to the combinative nature of English language.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
AZGELİŞMİŞLİK VE DIŞ TİCARET
“Bu kitap azgelişmiş ülkelerin ekonomik özelliklerinden yola çıkarak bu ülkelerin dış ticaret sorunlarını incelemeye yöneliktir. Azgelişmiş ülkelere önerilen serbest ticaret teorisinin hangi durumlarda geçerli olabileceği ve azgelişmiş ülkelerin dış ticarette karşılaştığı sorunlar teorik çerçevede ele alınmıştır. Serbest ticaret kuramı incelenerek, serbest ticaret sisteminde tüm ulusların kazanamayacağı, bir ekonominin ihracatı ithalatından fazla artıyorsa, başka bir ekonominin de ithalatı ihracatından fazla artmaktadır görüşünden hareket edilmiştir.”
KİTAP TANITIMI
Etkin Öğrenme, Strateji Kullanımı, Matematik Başarısı, Güdü ve Cinsiyet İlişkileri
Yaratıcılık ve Yenilenme, Eleştirel Düşünme ve Problem Çözme, İletişim ve İşbirliği gibi kavramlar günümüz dünyasında bireylerin sahip olması gereken olmazsa olmaz becerilerin başında gelmektedir. Bireyler Etkin öğrenmenin temel alındığı sınıflarda doğal olarak saydığımız bu becerileri de kullanarak geliştirmek zorunda kalır. Yani etkin öğrenmenin doğası gereği bu beceriler gelişir. Böylelikle bireylerin matematik başarıları, güdüleri ve öğrenme stratejisi kullanımı üzerinde olumlu etkiler ortaya çıkabilir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Bilimler Çerçevesinde Güncel Araştırmalar
Sosyal bilimlerin odak noktasını oluşturan “insan” unsuru, hele ki günümüzde, giderek daha çok “amaç” olarak konumlandırılmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu sebeple gerek belirli disiplinler gerekse farklı alanlardan araştırmacıların birleşerek bu nihai amaca daha çok eğilmeleri önem arz etmektedir. Zira günümüzün hegemon iktisadi sisteminde inanın eskiye nazaran daha fazla araçsallaştırıldığına dair pek çok veri, gösterge, kanıt ve araştırma bulunmaktadır. Bu meyanda cevap verilmesi gereken soru şudur: Ekonomik büyüme veya zenginleşme uğruna insanın özne konumundan çıkarılıp araçsallaştırılmasına göz mü yumulmalı yoksa insanın, ekonomik göstergeler dışında-üstünde bir mesele olduğu kabul edilmeli ve bu noktada bir aktör olarak konumlandırılmaya mı çalışılmalıdır? “Sosyal Bilimlerde Güncel Araştırmalar” adlı bu eserde, çeşitli disiplinler çerçevesinde ortaya konulmuş çalışmalarla bahsi geçen konunun bir ya da daha fazla cephesine ışık tutulmaya çalışılmaktadır.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
Gömlek Ateşten Suyu Şiirden
Türk edebiyatının önde gelen şairlerinden Gülten Akın ile Iraklı şair Nâzik el-Melâike, şiirleriyle hem kendi dönemlerine hem de sonraki dönemlere ışık tutan iki büyük isimdir. Bu kitap, şairlerimize ait şiirlerin izini sürerek hayatı anlama çabasıdır. İnsanlık tarihi kadar eski olan savaşa, yoksulluğa ve kadına dair çok şey söylendi şimdiye kadar. Ama şiirin eskimeyen dilinde her şey yeniden anlam kazanıyor. Etrafımıza dokunabildiğimiz kadar varız hepimiz. Bu kitap da kalbe ve ruha bir dokunma gayretidir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK İKTİSAT TARİHİNDE ANADOLU’NUN FETHİ VE İLK YERLEŞİMİ (ANİ/KARS 1064)
Türklerin Anadoluya girişi, Ani 1064 zaferi ile olduğu tarihi ve arkeolojik belgelerle ispat edilirken aynı zamanda burada bulunan muazzam Selçuklu kentinin varlığı da ön plana çıkarılmıştır. 1071de Türklerin Anadoluya ilk kez yerleştiklerinin mümkün olmadığı görülmektedir. 1064 Fethi Türk tarihinin en büyük ve anlamlı fethidir. Müslüman Türkler bu tarihten itibaren Anadoluyu yurt edinmeye başlamışlardır. Bu yüzden Türklerin Anadoluya yerleşim tarihinin 1064 olması gerekmektedir. Türk tarihinde yapılmış bir hatanın giderilmesi açısından son derece önem taşımaktadır. Tarih canlıdır ve tarihin yenilenebilirliğini bizlere kanıtlamaktadır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
LIFE IN THE MEDIEVAL UNIVERSITY
The school is a product of civilization. It became necessary because of the division of labor caused by the multiplication of the interests of mankind which made it impossible for the home to continue wholly to care for the training of its children. The history of education must not merely treat of the development of the school, but it must consider education in its broader meaning; that is, as a history of civilization. For this reason some of the great educators of the world who have not been school teachers, must receive consideration.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Toplu Oyunları 1
Dr. Tuğrul Karanfil, “Toplu Oyunları 1: Oksimoron, Juliet Yapım Aşamasında, Midas Yeniden” adlı kitabı ile gerek içerik gerek üslup bakımından birbirinden son derece farklı üç oyununu bir araya getiriyor.
Oksimoron’da bir aşk üçgeninin içinde sıkışıp kalan Arda, Merve ve Tekin’in değişen koşullara karşı kırılan dirençleri ahlaki bir zaaf olarak görülebilir mi; yoksa “özgür insan” fikri kibirle mayalanmış bir anıt mı sorularının yanıtı aranıyor.
Juliet Yapım Aşamasında, kadın ve erkeğin farklılaşan sosyal rolleriyle, Juliet’in kendini yeniden inşa etmeye çalıştığı bir oyun olarak karşımıza çıkıyor ve bizleri şu soruyla baş başa bırakıyor: Shakespeare’den bu yana değişen şey gerçekten sadece zaman ve dekor mu?
Midas Yeniden ise, sınırsız gücü tadan Kral Midas’ın “ölmeden ölmeyi” başarmak için katettiği zorlu yolu anlatıyor.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
Anlatının Söylemi: Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün Anlatıbilimsel İncelemesi
Bu çalışma Türkiye’de bugüne kadar yapılmış kuram, eleştiri ve anlatıbilim alanındaki değerli çalışmalara uygulama açısından katkı sunmak üzere kaleme alınmıştır. Anlatının yapısal unsurları olan ‘kişi’, ‘zaman’ ve ‘uzam’ öğeleri Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü (1954) anlatısında incelenmiştir. Dolayısıyla bu çalışmada kuram ve uygulama birlikte ele alınarak temel anlatıbilim terminolojilerine dayalı özgün çözümleme modellerinin belirli bir esere uygulanabileceği somut örneklerle gösterilmiştir.
Prof. Dr. V. Doğan Günay
Orhun Büyükkarcı, Gerard Genette’in izinden gidiyor. Onun kapsamlı, bütüncül ve detaylı Kayıp Zaman’ın İzinde (Proust) analizi bu alandaki yapısal ve klasik anlatıbilimin sınırlarını ve yeterliliklerini göstermesi bakımından nasıl önemliyse, elinizdeki Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü analizi de değeri zamanla daha iyi anlaşılacak kapsamlı ve titiz bir çalışma. Kitap, anlatıbilimin bilimselliğine ve hikâye anlatmanın matematiğine dikkat çekerek, her yaratıcı üretimin analitik bir boyut taşıdığını, her analitik boyutun ise yaratıcılık ve tasarım barındıran bir yönü olduğunu göstermesi bakımından bazen ayakları yere değmeyen Türk eleştirisi için sağlam bir tutamak sunuyor.
Prof. Dr. Mustafa Zeki Çıraklı
Çalışmanın anlatıbilime ilgi duyan, bu alanda kuram ve uygulamaya yönelik bilgisini geliştirmek isteyen ve anlatıbilimin sunduğu çözümleme araçlarıyla disiplinler arası çalışmalar yapmak isteyen araştırmacı ve okurlara yararlı olacağını düşünüyorum. Dilbilim, edebiyat, drama, tiyatro, sinema ve iletişim alanlarında çalışan araştırmacı, akademisyen, eleştirmen, lisans ve lisansüstü öğrencilere hitap eden bu çalışma, Saatleri Ayarlama Enstitüsü ve Tanpınar’ın diğer romanları üzerine çalışacak araştırmacıları teşvik edecek ve onların çalışmalarına ışık tutacaktır.
Prof. Dr. Türkay Bulut
Anlatıbilimin bugünkü haline gelmesinde edebiyatın önemli bir yeri vardır. Bugün birçok üniversitede lisans ve lisansüstü eğitim programlarında da edebi metinlerin anlatıbilimin verileriyle incelenmesi artarak devam etmektedir. Ancak sorun şu ki, bu alanda kuram ve uygulamanın birlikte yer aldığı çalışmalara ihtiyaç artarak devam etmektedir. Elinizdeki çalışma, ilgili araştırmacı ve öğrencilere, anlatıbilim ve eleştiri alanında çalışan ve çalışma yapmak isteyenlere destek verecek niteliktedir.
Doç. Dr. Murat Kalelioğlu
₺325,00
KİTAP TANITIMI
XII. Yüzyıl Latin Kroniklerine Göre Haçlıların Alexios Komnenos Algısı
Samimi duygularla Doğu’daki Hristiyan din kardeşlerini içinde bulundukları müşkül durumdan kurtarmak ve Tanrı’ya hizmet etmek için yola çıkan Latin Katolik Hristiyanların, bilhassa kendilerini yardıma çağıran Doğu Roma İmparatoru Alexios Komnenos’tan gerekli yardımı göreceklerine ve “ortak davalarına” hizmete büyük bir gönüllülükle iştirak edeceklerine olan inançları Doğu Roma topraklarına girdikleri andan itibaren sarsılmıştır. Haçlı orduları, Doğu Roma İmparatorluğu topraklarında ilerlemeye devam ederken gördükleri muamele karşısında şaşkına dönmüştür. Alexios’un kendi İmparatorluğunun çıkarlarını korumasındaki tavrı kısa zaman içinde Haçlılarla çatışma yaşamasına yol açmıştır. Alexios Komnenos’un kardeşlik ve müttefiklikten bahseden mesajlarıyla tam bir tezat oluşturan tavrı karşısında Haçlıların hissettiği hayal kırıklığı ilerleyen süreçte yaşananlarla birleşerek genelde Doğu Roma’ya, özelde ise Alexios Komnenos’un şahsına karşı açık bir öfkeye dönüşmüştür. İmparatorun, seferler sırasında imparatorluk sınırlarını koruma altına almak için aldığı önlemler ve sonrasında izlediği politika, Latin Katolik din adamlarının kroniklerindeki Alexios imajının oluşmasında belirleyici olmuştur.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
Çemişgezek, Pertek ve Hozat Yöresi Ağızları
İdari sınırları içinde farklı yüzey şekillerine sahip olan Tunceli ili bu yüzey şekillerine bağlı olarak farklı iklim özellikleri de göstermektedir. Bu idari sınırlar içinde yaşama imkânı bulmuş toplulukların da homojen bir yapı oluşturmadıklarını ve farklı etnik özelliklere sahip olduklarını, yörede konuşulmakta olan üç ayrı dilden anlamak mümkündür. Tunceli ili sınırları içinde bugün yaygın olarak konuşulan Türkçe, Kürtçe ve Zazaca yörede üç etnik yapının mevcut olduğuna işaret etmektedir. Bu etnik yapıların genel yerleşim alanlarına ve inançsal değerlerine bakıldığında genellikle çok net olmayan sınırlarla birbirinden ayrılmış alanlara yerleşmiş oldukları görülmektedir. Ana dilleri Türkçe olan Sünni inanç geleneğine sahip topluluklar Çemişgezek ve Pertek merkezi ile bu ilçelerin Keban barajı kıyılarına kurulmuş köylerine yerleşmiş, ana dilleri Kürtçe olan Alevi ve Sünni topluluklarla iç içe yaşamaktadırlar. Ana dilleri Zazaca olan Alevi inanç geleneğine sahip topluluklar ise daha sarp ve yüksek kesimlere yerleşmişlerdir. Yöreyi mesken edinmiş bu etnik yapıların hepsinin ortak anlaşma dili Türkçe olduğu için büyük oranda ortaklık gösteren bir Türkçe ağzı kullansalar da bu Türkçe ağızda görülen bazı fonetik ve morfolojik farklılıklar yörede üç alt ağız grubu oluşturmaktadır. Bu çalışma Çemişgezek, Pertek ve Hozat yöresinde yaşayan Türkmen toplulukların ağızlarını kapsamaktadır. Çalışmanın içeriği yörede yaşayan, ana dilleri Türkçe olan ve Sünni inanca sahip Türkmen Toplulukların ağızlarından derlenmiş metinlerle ve ağız özellikleriyle sınırlandırılmıştır.
₺535,00
KİTAP TANITIMI
Nezâket ve Usûl-i Muâşeret
İnsanın seçkinliği, bilgi ve edeple artmaktadır. Sosyal bir varlık olan insanın huzurlu ve dengeli bir yaşam sürmesi için bir takım kuralların varlığı zorunludur. Toplumun medenilik seviyesini gösteren, incelik, nezâket ve zerâfeti yansıtan âdâb-ı muâşeret, birey ve toplum için hayatidir.
İslam medeniyeti ve kültür tarihimizle bağlantılı olan, Osmanlının son dönemlerinde Resûlzâde Hüseyin Hüsnî tarafından neşredilen Nezâket ve Usûl-i Muâşeret kitabı, ahlâk ve terbiye kapsamında bireysel ve toplumsal ilke ve esasları inceleyen özgün bir eserdir.
Sosyal ilişkilerde edebi merkeze alarak zerâfet ve estetiği, itidâl ve terbiyeyi hedefleyen İslamiyet, insanın fıtratıyla da uyumlu standart ve evrensel değerler belirlemiş ve Hz. Peygamberi (sav) bu değerler için en ideal örnek ve öğretici olarak göndermiştir. İslam’ın temel öğretilerinden biri olan âdâb-ı muâşeretin ele alındığı bu eser, Osmanlıdan günümüze nezaket, saygı, hoşgörü ve toplumsal sorumlulukla ilgili derin öğretilerin keşfine yardımcı olacaktır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Tuva Türkçesinde İkileme ve Yinelemeler
Tuva Türkleri, Güney Sibirya bölgesinde, Rusya Federasyonuna bağlı Tuva Cumhuriyetinde yaşamakta olan Türk topluluklarından biridir. Tuva Cumhuriyetinde yazı ve konuşma dili olarak kullanılan Tuva Türkçesi; Eski Türkçe birtakım arkaik özellikleri korumuş olması, Moğolcayla ilişkiler gibi bakımlardan dikkat çekici özellikler gösterir. Tuva Türkçesinin ilgi çekici özelliklerinden biri de ikileme kullanımının yaygınlığıdır. Tuvaca söz varlığının önemli bir bölümü ikileme şeklindeki sözlerden oluşur. Bu çalışmada Tuva Türkçesindeki ikileme ve yinelemeler, Eski Türkçeyle de karşılaştırmalı olarak kapsamlı şekilde ele alınmaktadır.
Türk dilinde Eski Türkçeden beri görülen ikileme ve yinelemeler üzerine, Türk dilinin farklı tarihî dönemleri ve çağdaş lehçelerini kapsayan pek çok çalışma yapılmıştır. Bununla birlikte konunun, üzerinde durulması ve aydınlatılması gereken yönleri hâlen bulunmaktadır. Tuva Türkçesinde ikileme ve yinelemelerin incelendiği bu çalışmada, önceki çalışmalar da irdelenerek konu sistemli bir şekilde ele alınmıştır. Giriş bölümünde konunun kapsam ve sınırları çizilerek İkileme ve yinelemenin dil bilimindeki karşılıkları belirlenmiş, inceleme bu esasta gerçekleştirilmiştir. Çalışma; ikilemeler, yinelemeler ve Eski Türkçeyle karşılaştırma olmak üzere üç ana bölümden oluşmaktadır.
İncelemenin sonunda ikileme ve yinelemelerin sözlüğü yer almaktadır. Tuva Türkçesine ait çok sayıda edebî metin, halk edebiyatı eserleri, araştırma yazıları ve gazetelerin taranmasıyla oluşturulan sözlük yaklaşık 2600 madde başından oluşmaktadır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Türk ve Japon Kültürünün Temelinde İki İnanış: GÖK TANRI VE ŞİNTOİZM
İnanç sistemleri tarih boyunca toplumların kültürlerinin şekillenmesinde önemli bir etmen olmuştur. Kökleri binlerce yıl öncesine dayanan Türk ve Japon toplumlarının kültürel gelişiminde de ata dini olarak ifade edebileceğimiz Gök Tanrı İnancı ve Şintoizm’in derin izler bıraktığı aşikârdır. Bu kitapta, farklı coğrafyalarda, farklı tarihsel süreçlerde gelişen bu iki kadim inancın kökenleri, ritüelleri, toplumsal yansımaları ile modern dünyadaki izdüşümleri incelenerek aralarındaki benzerliklerin ve farklılıkların ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. İnançlar, teolojik boyutları yanında kültürel ve sosyolojik boyutlarıyla ele alınarak, sosyal yapı, devlet anlayışı, milli kimlik, doğa algısı ve toplumsal davranış biçimlerinin şekillenmesindeki katkısı açıklanmaya çalışılmıştır. Kitabın Türk ve Japon kültürlerine ilgi duyan araştırmacılara faydalı olmasını temenni ederim.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
İşçi ve Sinema
Sinema sanatının kitlesel etki gücünün yüksek olduğunu belirtmekte yarar var. Zira Bonitzer’e göre seyirciyi şaşırtan şey, perdede görülenlerin gerçeğe benzerliğidir. Gerçeğe benzer olan ile gerçek olan arasındaki ilişki, sinemanın seyirci üzerindeki etki gücünün belirleyici olmasında önemli bir etkendir. Sinema sanatının algı üzerindeki etki gücü; tesis edilen bürokratik yapının ideolojik kabulünü, kurgusal gerçeklik ile yaşamın gerçeği arasında kurulan bağ ile sağlamasında saklıdır. Bundan dolayı sinema, ideolojik örgütlenmede önemli bir propaganda ve ajitasyon aracıdır. Fakat kapitalist sistemde sinemanın işlevinin sınırlarını belirleyen faktör; ekonomik yapının önerdiği bölüşüm ilişkileri ve bunun sosyoekonomik sonuçlarıdır…
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Sinema ve Erkeklik
Yeni milenyumdan bu yana Türk sinemasında görünüm kazanmaya başlayan erkeklik krizi, toplumsal cinsiyet çalışmaları çatısı altında gelişen önemli bir alana dönüşmüştür. Kültürel üretimin ve özellikle sinemanın eğildiği bu kriz anlatısı, anaakım filmlerin merkezinde yer almış ve erkek karakterlerin toplumsal çözülmelerini perdeye yansıtan bir araca dönüşmüştür. Bu bağlamda 2000’lerin başından bu yana biriken ‘erkek filmleri’ ya da erkeklik krizine dair görünümler sunan filmler, bu krize dair çeşitli söylemler üretmiştir. Bu çalışmanın merkezine, yeni milenyumun Türk sineması bağlamında üretken yönetmenlerinden Onur Ünlü alınmıştır. Senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği filmler ve bu filmlerin erkek karakterleri, erkeklik krizi üzerinden incelenmiştir. Yönetmenin erkek karakterlerinin daima krizle, şiddetle, hastalıkla ve ölümle yüzleştiği, tüm ilişki biçimlerinde sorunlu olduğu ve erkeklik krizlerini doğrudan deneyimlediği saptanmıştır.
KİTAP TANITIMI
Afrika Örf ve Adet Hukukunda Self-Determinasyon Hakki
Bu çalışmanın başlıca amacı, Afrika’nın bazı örneklerinde self-determinasyonu algılayışı ve ilgili politikaları arasında farklılık bulunduğunun gösterilmesidir. Öte yandan kıta devletlerinin genelinde self-determinasyona dair ortak tutum ve algılayış bulunmakta, korunmaktadır. Bu noktadan hareketle bölge devletleri arasında self-determinasyon teamülü bulunmakta ve sömürgeciliğin tasfiyesi/sömürge yönetiminin varlığı, sınırların dokunulmazlığı ve toprak bütünlüğünün korunması kriterlerine dayanmaktadır. Başka bir deyişle genel olarak kıtada self-determinasyon olgusu yerleşmiştir. Diğer taraftan teamülün varlığına rağmen self-determinasyonun algılanışı ve uygulanışı, genel bir ifadeyle self-determinasyona dair politikalar bütün kıtada tekdüze değildir, farklılık gözlemlenmektedir. Bahse konu farklı örnekler birer istisnadır. Kıtadaki bu farklılıklar, aynı zamanda, uluslararası hukukta genelgeçer kabul gören self-determinasyon hakkından sapmaktadır. Bazı ayrılık taleplerinin başarılı olması, bu hareketlerin dile getirdiği tezler ve mevcut dönemde de bazı self-determinasyon örneklerinin sorgulanması kıta ve uluslararası hukuk arasında hakka ilişkin farklılıkların olabildiğini göstermektedir.
Bu çalışmada Batı Sahra, Güney Sudan, Biafra, Eritre ve Katanga temel olmak üzere çeşitli örneklerle Afrika’da self-determinasyon algıları, politikaları ve bu bağlamda hakka ilişkin örf ve adet hukuku incelenecektir. Kıtada ve dünyanın diğer bölgelerinde self-determinasyon, içeriği ve getirisi sebebiyle, gerginliğe neden olabilen ve istikrarsızlık yaratabilen bir olgudur. Uluslararası hukukun ve uluslararası ilişkilerin önemli öğesi devlet ile doğrudan bağlantılıdır, çok sayıda araştırma ve inceleme alanları ile ilişkisi de bulunmaktadır.
Afrika’nın ise self-determinasyonun uluslararası hukuk, uluslararası siyaset ve uluslararası ilişkiler tarihinde önemli bir yeri bulunmaktadır. Uluslararası Adalet Divanı gibi bizzat uluslararası yasal ve siyasi çevreler tarafından hakkın sömürge ve sınır gibi unsurları kullanılmıştır. Self-determinasyonun oluşmasının ve uygulanmasının yanında hakkın değişmesi gerektiğine dair tezlerin ortaya çıkmasında da kıtanın siyaseti, siyasi ve hukuki yapısı önemli bir araştırma ve inceleme sahası sunmaktadır.
₺520,00