KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Kurumsal Sürdürülebilirliğin Firma Performansına Etkisi
₺700,00 -

Kök Türk Devleti Dönemi Şehircilik
₺340,00 -

İleri Yetişkinlikte Hayat Boyu Öğrenme
₺320,00 -

COMPUTATIONAL FORMALISM in LITERARY STUDIES
₺450,00 -

İmge ve Tekrar
₺400,00 -

Sözlü Çevirinin Mutfaği
₺380,00 -

Yeni Gazetecilik Türleri
₺300,00 -

W. B. Bayrıl Şiiri “Geçiyor Sessizce Sularınızdan”
₺230,00 -

The Struggle to Say “I” A Bilingual Journey of Womanhood, Resilience, and Poetry
₺280,00 -

Nâme-İ Dil
₺450,00 -

Londra’dan Sonra ya da Vahşi İngiltere
₺450,00 -

Koruma, Yetki ve Eylemsizlik
₺350,00 -

Gerçekle Müstear Arasında Bir İsim: Neriman Nüzhet
₺350,00 -

Toplu Oyunları 1
₺320,00 -

Prof. Dr. Hamza Akengin’e Armağan Beşeri Coğrafya Araştırmaları
₺900,00 -

Zarâfetin Peşinde
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Anaakım Sinemada Siyahi Özne
Kitap, doğal hukukla meşrulaştırılan ilkçağın kurumsal köleciliği ile ten rengi üzerinden gerekçelendirilen asri zaman ırkçılığı arasındaki zihinsel geçişi üretim ilişkileri tarafından çerçevelenen ekonomi-politik eğilimleri göz ardı etmeden tartışmaktadır. Bu maksatla yirminci yüzyıl geneline yayılan kronoloji üzerinden ilerleyerek bir yandan ele alınan sinema filmlerinin detaylı analizlerini yaparken; diğer yandan geçmişi ilkçağa uzanan köleleştirme pratikleriyle modern çağın ten rengi üzerinden gerekçelendirilen ırkçı eğilimleri arasındaki zihinsel sürekliliğe dikkat çekmektedir. Diğer yandan ırkçılığa temas eden tüm sinema filmlerini hâkim ideoloji tarafından çerçevelenmiş birer kültür endüstrisi ürünü olarak mahkûm etmek elbette doğru bir yaklaşım değildir. Zira bu filmlerin birçoğu toplumsal gerçekliği sanatsal bakış açısıyla harmanlayarak, sunabilme becerisi gösterebilmiş sinema tarihinin kilometre taşlarıdır. Dahası bu yaklaşım, yirminci yüzyılın tümüne yayılan hatta bir sonraki yüzyıla taşan ısrarlarıyla ırkçı şiddet ve siyahi ayrımcılığına karşı tavır geliştirebilmiş sıradan insanlarla onları örgütlü mücadele konusunda yüreklendiren siyahi önderlerin kazanımlarını göz ardı etmek olurdu. Netice olarak onlar mücadele etmeseydi, bu kitapta incelenen filmlerin birçoğu olmazdı.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
DİJİTAL DÖNÜŞÜMDE YENİ YETKİNLİKLER: YENİ SEÇİM YÖNTEMLERİ VE OYUNLAŞTIRMA
Son dönemlerin en yaygın kavramlarından biri olarak karşımıza çıkan “dijital dönüşüm” her alanda olduğu gibi işletmelerde de büyük dönüşümler meydana getirmektedir. Bu dönüşümler ilk başta sadece “teknolojik” olarak algılansa da teknolojiyi geliştiren de kullanan da “insan”dır. Dijital dönüşüm, çalışma yaşamında işgören nitelikleri açısından da bir dönüşüm gerektirmektedir. Dijital dönüşümün hızı ve gücü insan kaynağında gerekli dönüşümden büyük olursa işgücü açısından tehdit oluşturabilecektir. Ancak insan kaynaklarındaki dönüşüm, dijital dönüşüm hızına eşit veya ondan büyük olursa bu durum kişi-iş uyumu ve daha nitelikli bir çalışma yaşamı açısından önemli bir fırsata dönüşebilecektir. Covid-19 salgını sürecinde, dijital dönüşümün işletmeler ve işgücü açısından meydana getirdiği fırsatlar, üretim ve hizmetler ile işgörenlerin istihdamının devamı açısından hayati önem taşımıştır. Bununla birlikte dijital dönüşüm hızının gerisinde kalmanın işletmeler ve işgücü açısından oluşturabileceği tehdit daha net anlaşılmıştır.
Söz konusu oluşumları anlaşılabilir şekilde aktarabilmek adına kitapta ilk olarak dijital dönüşüm sürecinde öne çıkan kavramlar ve bunların dünyadaki gelişimi ele alınmıştır. Dijital dönüşümün işgücü, işletmeler ve insan kaynakları fonksiyonu açısından önemi, getirdiği değişimler ve bu değişimlere bağlı olarak gerekli yeni işgören yetkinlikleri vurgulanmaya çalışılmıştır. Son olarak yetkinliklerin tespitinde yeni bir yöntem olan “oyunlaştırma” uygulaması ve detayları ele alınmıştır. Dijital çağda yeni bir işgören seçim yöntemi olan oyunlaştırmanın yaygınlaşması ve böylece kişi-iş uyumu sağlamaya katkı sunması beklenmektedir.
KİTAP TANITIMI
İngiltere’nin Filistin Politikaları
Orta Doğu, konumu, enerji kaynakları, manevi kıymeti gibi sebeplerle tarihi boyunca gözlerin üzerine çevrildiği bir bölge olmuştur. Bölge içerisinde en dikkat çeken topraklar ise kuşkusuz Filistin coğrafyasındadır. 19’ncu asrın ikinci çeyreği itibariyle görünür hale gelen faaliyetlerle yavaş yavaş Osmanlı’dan uzaklaşan Filistin’e bir yandan Yahudi göçleri de başlamış, ilk büyük harbin ardından artık İngiltere’nin mandasındaki yerler arasına katılmıştır. Bugün bölgenin neredeyse tamamını elinde bulunduran Yahudilerin devletleşmesine giden süreç, bu kitabın sınırları dahilindedir. Bir diğer ifadeyle kitapta Filistin’in Osmanlı Devleti’nden kopuşu ile İsrail’in kuruluşu arasındaki yılları, Kudüs’ün öne çıkartılmasıyla okuyucuya sunulmuştur. 1917-1947 arasındaki gelişmeleri ele alan kitapta 1917’ye nasıl gelindiği ve 1947’den sonra nereye doğru gidildiğine dair satırlara da rastlanırken 21’nci asrın ilk çeyreğinin geride bırakıldığı bugünlerde dahi halen gündemi şekillendiren Filistin’deki gerginliklerin nasıl doğduğu ve neden çözülemediği sorularına cevap bulunmaya çalışılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
OSMANLI HANEDAN KIZLARI VE GELİRLERİ
Osmanlı hanedan kızları, hanedan kadınlarının önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Onları tanımlamak için, genellikle hanedanın meşruiyet arayışında ve görünürlüğünde yüklendikleri rolün, sınırlı bakış açısı yeterli bulunmaktadır. Oysa harem duvarları arkasında,kimi zaman valide sultanların gölgesinde ve iktidar odaklı çizilen yaşamlarının, XVIII. yüzyılda gelir kaynaklarıyla ilişkilerinin yeniden şekillendirmesiyle,vediatullahın korunup gözetilmesinden sorumlu olan ve elindeki ekonomik gücü yatırım yaparak değerlendiren kimi niteliklerle buluşmaları, haklarında bildiklerimizi yeniden düşünmemize olanak tanımaktadır. Böylece onların padişahın kızı, kız kardeşi, torunu, bir devlet adamının/kulun eşi gibi sıfatlarla, üzerlerinde parlayan hanedan cilasının bir yerlerinden, kendi başlarına var olabildiklerine dair inancımız kuvvetlenmektedir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
BATI EDEBİYATINDA MİZAH
Mizah ne gülmede ne de şakalarda aranmalıdır, ancak sadece ve sadece insan zihnindedir. Başka bir deyişle, mizah zihinsel bir deneyimdir, La Fave.
Mizah, La Fave tarafından zihinsel bir deneyim olarak tanımlanmıştır. Bu görüşü, antik çağlardan Rönesans dönemine kadar süregelen bedende salgılanan sıvıların insan karakteri ile ilintisi olduğu anlayışı ile bağdaştırırsak,mizahın beden ve aklın uyum ve uzlaşmasıyla ortaya konulabileceği söylenebilir. Bu bağlantıdan yola çıkarak, Pamukkale Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatları tarafından yayına hazırlanan, 7-8-9 Ekim 2015 tarihinde düzenlen IV. Uluslararası BAKEA (Batı Kültür ve Edebiyatları Araştırmaları) Sempozyumu bildiri seçkilerinin makaleye genişletilmesi ile oluşturulan bu kitapta, mizahın kuramsal tarihçesini günümüze kadar değişen ve çeşitlilik gösteren mizah anlayışını, edebiyat ve kültür bağlamında inceleyen Türkçe, İngilizce, Fransızca ve Almanca makalelerle farklı bakış açıları oluşturulmaya çalışılmıştır.
Yazarlar: Himmet UMUNÇ, Burçin EROL, Ahmet YILMAZ, Ayşe ÇİFTÇİBAŞI, Ayşe GÜNEŞ, Banu ÖĞÜNÇ, Çelik EKMEKÇİ, Çiğdem PALA MULL, Demet SATILMIŞ MALTEZOS, Dilek MENTEŞE, Elisabetta MARINO, Erkin KIRYAMAN, Fatma KABA, Feryal ÇUBUKÇU, Feryal ÇUBUKÇU, Gülden YÜKSEL, Kağan KAYA, M. Önder GÖNCÜOĞLU, Meryem AYAN, Meryem NAKİBOĞLU, Mevlüde ZENGİN, Murat GÖÇ, Murat KADİROĞLU, Murat ÖĞÜTCÜ, Mustafa DEMİREL, Nazan YILDIZ, Nejdet KELEŞ, Oya BAYILTMIŞ ÖĞÜTCÜ, Ömer ÖĞÜNÇ, Pınar TAŞDELEN, Sevinç ÖZER, Şengül KOCAMAN, Şevket KADIOĞLU, Tuğba TÜLÜ, V. Doğan GÜNAY, Tülin KARTAL GÜNGÖR, Yakup YAŞAR, Yusuf ZİYA AYHAN, Zennure KÖSEMAN,
HAKEM KURULU: Prof. Dr. Himmet UMUNÇ, Prof. Dr. Burçin EROL, Prof. Dr. Ayten ER, Prof. Dr. Ertuğrul İŞLER, Prof. Dr. Feryal ÇUBUKCU, Prof. Dr. Kubilay AKTULUM, Prof. Dr. Mehmet BAŞTÜRK,
Prof. Dr. Melik BÜLBÜL, Prof. Dr. Nurten SARICA, Prof. Dr. Selim YILMAZ, Prof. Dr. Turgut TOK, Doç. Dr. Arsun URAS YILMAZ, Doç. Dr. Mehmet Ali ÇELİKEL, Doç. Dr. Meryem AYAN, Doç. Dr. Nejdet KELEŞ, Yrd. Doç. Dr. Arpine MIZIKYAN AKFIÇICI, Yrd. Doç. Dr. Cumhur Yılmaz MADRAN, Yrd. Doç. Dr. Murat GÖÇ, Yrd. Doç. Dr. Şeyda SİVRİOĞLU,
KİTAP TANITIMI
GÜÇ KOŞULLARDA ÇALIŞTIRILAN ÇOCUKLAR
Dünya metropollerinin tamamında, evrensel kentsel olgulardan biri olan güç koşullar altında çalıştırılan çocuklar sorunu yaşanmaktadır. Güç koşullarda çalıştırılan ve yaşayan çocukların en büyük sorumlusu aile ve toplumdur. Aileleri tarafından maddi anlamda istismar edilen ya da kötü muamele edilen çocuklar; çalışma ortamlarında fiziksel, duygusal, cinsel ve maddi olmak üzere her tür sömürü ve şiddetle karşı karşıya kalabilmekte, sapkın davranışlara yönelebilmekte, kendine ait olması gereken emeği sömürülebilmekte ve gelecekte sürecek kimi psikolojik sorunlar yaşamaktadır. Ekranda, internette, sokakta ya da evde çalıştırılarak büyük bir risk yaşamaktadırlar. Aileler, bazen onların geleceklerini tesis etmek ya da onları korumak isterken kimse için geriye alınamayacak yıkımlar oluşturmaktadır. Bu açıdan çocukların hakları, aileleri ve toplum karşısındaki güvencesizlikleri dikkatle ele alınması gereken bir konudur.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Kurumsal Yönetim ve Firma Yönetim Kurulu
Tüm Dünya’da Corporate Governance olarak ifade edilen Kurumsal Yönetim; firmalara ilişkin taraflar arasındaki çıkar çatışmalarını ortadan kaldırmayı hedefleyen, firmaların daha iyi yönetilmesi konusunda çeşitli standartların belirlenmesine yönelik modern bir yönetim anlayışıdır.
Bu kitapta, firmaların nasıl etkin ve verimli bir biçimde yönetilebileceği konusunda özellikle son dönemde gündeme gelen kurumsal yönetim uygulamaları firma yönetim kurulları çerçevesinde ele alınmaktadır.
Kitabın hazırlanmasındaki amaç, firmaların pay sahipleri ve diğer paydaşları ile üst yönetimi arasında ortaya çıkan çıkar çatışmalarını en aza indirme konusunda önemli bir kontrol mekanizması olan yönetim kurullarının yapısı ve işleyişi hakkında okuyuculara detaylı bir şekilde bilgi sunmaktır. Bu bağlamda kurumsal yönetim uygulamaları ve firma performansı arasındaki ilişkiler ekonometrik olarak analiz edilerek kurumsal yönetim uygulamalarının firma performansı üzerindeki etkileri ayrıntılı olarak tartışılmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İkna Odaklı Reklam
İletişim çağında reklamcılık, işletmelerin küreselleşen rekabete ve iletişim teknolojilerinin gelişimine uyum sağlayabilmek amacıyla kullanılan etkin bir pazarlama iletişimi faaliyetidir. İşletmelerin hedef kitlelerine ulaşmak, ürün ve hizmetlerin alımını sağlamak için de oluşturduğu içeriklerle tanıtımını yaptığı ürünlerin tüketicilerin ilgisini çekmesini, beğenisini kazanmasını, zihinlerinde iz bırakan bir etki yaratarak ürünü/markayı tercih edilebilir kılması için iknayı gerekli kılmaktadır. İkna edenin kazandığı bir çağda, sürekli gelişen teknolojiyle birlikte değişen yaşam biçimleri, reklamcılar için iknayı en etkili araç haline getirmektedir. Bu kitapta reklam ve ikna ilişkisi ele alınarak, uygulama alanları, etkisi, kullanılan reklam türleri incelenmiş, geleneksel reklamdan sosyal medya reklamlarına uzanan tarihsel bir bakış açıcı ve örneklerle okuyucuların beğenisine sunulmuştur.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
DEVELOPING ESP COURSES IN THE FLIPPED LEARNING ENVIRONMENT
The question, ‘Who should teach courses in English for Specific Purposes (ESP)?’ has been a matter of controversy for decades in the field of English language teaching (ELT). However, in the course of time, there has appeared to be a consensus on allocating the responsibility of teaching ESP courses to English teachers due to their overwhelming success in teaching practice in comparison to content experts. In fact, the success of ESP teachers appears to rely on the five key roles identified by Dudley Evans and St. John (1998) who called them ‘ESP practitioners’, which are the roles of a teacher, a researcher, a course designer, a material provider, a collaborator and an evaluator. In this book, you will find a compact pack of how to become ‘an ESP practitioner’ by following the footsteps of the leading researchers in the ESP literature. Besides, it is the responsibility of ESP practitioners at tertiary level education to catch up with the needs and mindset of the generation Z individuals via technology-integrated pedagogical strategies as is the case with one of the recent blended learning approaches, the flipped learning approach. Thus, in this book you will also find the elements of creating a flipped learning environment, relying on the related literature on how to become a flipped learning practitioner. On this basis, driven by Dr İlter’s doctoral dissertation, ‘Developing ESP Courses in the Flipped Learning Environment’ is relied on an evidence-based literature review concerning the flipped learning perspective in ESP practices in EFL settings. It is hoped that this review will satisfy an existing need in the ESP field by suggesting the flipped learning strategy as an alternative to benefit from in the design and implementation processes of developing an ESP course at a tertiary level EFL setting.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK HALK EDEBİYATI
Halk Edebiyatı, halkın duygu ve düşüncelerini, özlemlerini, isteklerini dile getiren; sözlü gelenek ürünü, halkın zengin kültür değerlerini yansıtan bir edebiyattır. Halk edebiyatı, özünü, özlüğünü halktan aldığı için halkın edebiyatıdır. Özellikle halkın dünya görüşünü, sanat zevkini, düşünüş ve yaşayış düzenini, bunlarla ilgili gelenek ve görenekleri halk edebiyatında bulabiliriz. Halk edebiyatı, tarihi ve toplumsal kimliği, halkı esas alan dili, muhtevasıyla, Türk halkının milli özünü taşıyan, halkın değerleriyle bütünleşen, ondan kaynaklanan özellikleriyle, halkın en iyi ifade edildiği ve yaşatıldığı bir edebiyattır.
Bu kitapta Türk halk edebiyatının genel çerçevesinin çizilmesi, kaynakları ve bölümlerinin tanıtılmasından sonra birinci bölümde anonim Türk halk edebiyatı tanıtılmış ve türlerinden olan atasözleri, deyimler, bilmeceler, ninniler, alkış kargışlar, tekerlemeler ve halk hikayeleri ve onun önemli bir çeşidi önemli bir çeşidi olan Dede Korkut Hikayeleri üzerinde durulmuştur. Devamında yine anonim Türk halk edebiyatı türlerinden olan halk masallarına geçilmiş, sonrasında bunu efsane, halk fıkraları ve destan türleri sırasıyla izlemiştir. İkinci bölümde ise âşık edebiyatı ile ilgili önemli bilgilerden sonra bu edebiyatın kaynakları, başka edebiyatları etkilemesi ve 16 – 20. yüzyıllar arasındaki âşık edebiyatı genel olarak tanıtılıp önemli temsilcilerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde tasavvuf edebiyatı dil ve üslup özellikleri ile dönemlerine göre bu edebiyatın önemli temsilcilerinden bahsedilmiştir.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
KOSOVA TÜRK MASALLARI
Balkanların merkezinde yer alan Kosova Cumhuriyeti’nde kayda değer sayıda Türk nüfusu yaşamaktadır. Bugün Kosova Cumhuriyeti’nde azınlık konumunda yaşayan Kosova Türkleri, geçmişte olduğu gibi, topraklarını Türk kültürü ve düşüncesiyle yoğurmaya devam etmektedir. Kosova’da Türk kültürünü yaşatmanın en güçlü yollarından biri de yüzyılların birikimi olan sözlü kültür ürünleri ve diğer kültürel birikimin genç kuşaklara aktarılmasıdır. Bu anlamda Kosova Türk masalları ve masal anlatma geleneği büyük bir görev üstlenmektedir.
İşte bu düşünceden hareketle hazırladığımız bu kitap, Balkanların merkezinde bulunan ve tarih boyunca farklı milletlerin hâkimiyetine girmekle birlikte beş yüz yıl süren Türk hâkimiyetinde Türk kültürü ve sanatı ile bezenmiş bir coğrafyada yaşayan Kosova Türklerinin masal anlatma geleneği ve masallarını konu edinmiştir.
₺510,00
KİTAP TANITIMI
URFALI DÎVÂN ŞÂİRLERİ
Şehir monografilerinin önemi her geçen gün biraz daha artmaktadır. Çünkü şehir monografileriyle bir şehrin anatomisini öğrenme imkânına kavuşuruz. İnsanların veya insanlığın tarihi olduğu gibi şehirlerin de birer tarihi vardır. Başka bir ifade ile denilebilir ki insanlık tarihi, şehirlerin tarihidir. Bu yönüyle bir şehrin ne zaman ve kim tarafından kurulduğu, bu şehirlerde medeniyet kuran milletlerin kimler olduğu, bu medeniyetlerin insanlığa sundukları maddî ve manevî mirasın neler olduğu çok önemlidir. Bu yönüyle birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Urfa’nın arkeoloji, tarih, din, kültür, sanat ve edebiyat açışından önemli ve bereketli bir yer olduğu bilinmektedir.
Urfalı Dîvân Şâirleri isimli bu çalışma, biyografik eserlerin başında gelen tezkireler olmak üzere diğer biyografik/bibliyografik kaynaklarda ve başka çalışmalarda tespit edilen ve divân edebiyatının temsilcisi sayılan Urfalı şairleri içermektedir. Biyografik eserlere göre Urfalı en eski divân şairi Rüşdî (ö. 1677) mahlasını kullanan şairdir. Rüşdî ile muasır üç (3) divan şairi varken XVIII. yüzyılda bu sayı on beşe (15) yükselerek büyük bir artış göstermiştir. Bu çalışmada, XVII. yüzyıldan XX. yüzyılın sonlarına kadar yetişen Urfalı divan şairi sayısı yüz on yedi (117) olarak tespit edilmiştir. Bu sayı, Urfa edebiyatı için hiç de küçümsenmeyecek bir rakamdır. Bu şairlerin büyük çoğunluğu, eski edebiyatın yerini yeni edebiyata terk ettiği, dolayısıyla yeni türlerin rağbet edildiği XIX. ve XX. yüzyıllarda yetişmiştir. Bu da gösteriyor ki asırlardır devam eden divân şiir geleneği hemen kesintiye uğramamış, varlığını Urfa başta olmak üzere Anadolu’nun muhtelif şehirlerinde yetişen yüzlerce belki binlerce şair ile devam ettirmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Ateş Hattı: Orta Doğu – Orta Asya – Afrika
Yazar bu kitapta Orta Doğu, Orta Asya ve Afrika’daki birçok kronik sorunu masaya yatırmış, derinden irdelemiş, konu hakkında bilgiler sunmuş ve dönem dönem var olan problemlere çözüm olarak kendi şahsi yorumlarını da eklemiştir. Söz konusu bu büyük coğrafyadaki sorunların, çatışmaların, gelişmelerin tarihsel dönüşüm ve toplumsal değişimlerin akademik prensiplere uygunluğunun yanı sıra açıklamalarını da sade bir üslupla dile getirmesi, başta öğrencilerimiz olmak üzere bölgedeki gelişmelere ilgi duyanların başvuracağı değerli bir kaynak haline getirmiştir.
Prof. Dr. Bayram KAYA
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Münafikun Suresi Bağlamında Münafık Karakteri
Münafık; kendini mümin göstererek, sözde imanlı olduğunu savunup, Allah’a, Resulüne ve müminlere düşmanlığını gizleyen kimsedir. Aynı zamanda İslam toplumu içinde can ve mal emniyetini sağlamak; evlenme, boşanma, miras ve ganimet gibi, Müslümanların sahip olduğu her türlü nimetlerden istifade edebilmek veya bir takım gizli yollar ve entrikalarla İslam toplumunu içten yıkmak için asıl mahiyetini ustaca gizleyip, kalben inanmadığı halde Müslümanlara karşı kendisini inanmış gösteren kişi anlamına gelmektedir. Ayrıca münafıklar insanların en şerlisi ve ikiyüzlü olanlarıdır. Bunlar iki sınıf halk arasında bir kısmına bir yüzle gelirler diğer bir kısmına da başka bir yüzle gelirler. İki sürü arasında gidip gelen mütereddit koyuna benzerler. Yani iman ve küfür arasında bocalar dururlar. Ne Müslümanlara ne de kafirlere yaranamazlar. Bunlar cehennemin en alt tabakasında azap edilecek kimselerdir.
Diğer taraftan münafıkların tanınması da oldukça güçtür. Ancak bunların şerlerinden korunabilmek için de kendilerinin gerçek yüzleriyle tanınmasına şiddetle ihtiyaç vardır. Yüce Allah onları yakinen tanıyabilmemiz için Kur’an-ı Kerim’in pek çok ayetinde münafıklara dair bilgiler sunmuş bununla da yetinmeyip onlar hakkında müstakil bir sure indirmiştir. Bu sure nazil olunca münafıkların korktuğu şey başlarına gelmiş ve bütün sırları, hileleri tüm çıplaklığıyla gözler önüne serilmişti. İşte biz de buradan hareketle münafıkları bizlere tanıtan Münafikun suresini tefsir etmek üzere bu çalışmamızı hazırladık.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
SİLVAN İLÇESİNİN BEŞERİ ve İKTİSADİ COĞRAFYASI
Silvan İlçesi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Dicle Bölümü sınırları içinde yer almaktadır. Saha, Diyarbakır Havzası’nın kuzeydoğu ucunda bulunmakta olup idari bakımdan Diyarbakır İli’ne bağlı bir ilçedir. Silvan, binlerce yıldır yerleşmeye sahne olmuş ve birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, kadim bir yöredir. Silvan İlçesi, zengin doğal kaynaklara ve ulaşım açısından da elverişli bir konuma sahiptir. Yöre mevcut kaynakların işlenip değerlendiği dönemlerde oldukça gelişmiş ve nüfuslanmıştır. Ancak kaynakların çeşitli nedenler ile işletilemediği dönemlerde ise nüfus kaybetmiş ve canlılığını yitirmiştir. Yörede son zamanlarda meydana gelen terör faaliyetleri, beşerî ve iktisadî hayatı olumsuz yönde etkilemiş ve ilçenin sahip olduğu su, toprak, turizm ve yeraltı kaynakları gibi doğal ve beşeri zenginliklerin değerlendirmesini engellemiştir. Ancak son yıllarda asayiş ve güvenlik ortamının sağlanması ile yöre gelişim göstermeye ve potansiyelini değerlendirmeye başlamıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Hezret ve Nicadinin Şiirlerinden Seçmeler
Uygur edebiyatı, eser, sanatçı ve muhteva bakımlarından Türk edebiyat(lar)ı içerisinde ayrıcalıklı bir konuma sahiptir. Bu sahanın en öne çıkan edebi türü şiirdir. Elinizdeki eser, Günümüz Uygur Şairlerinden Muhemmed İmin Hezret ve Ehmet İgemberdi Nicadinin şiirlerini Türk(iye) okurlarına tanıtmanın yanında içerdiği kısa gramer ve sözlüğü ile üniversitelerin Türkoloji bölümlerinde okutulmakta olan Çağdaş Türk Lehçeleri ile Edebiyatları dersleri için kaynak özelliği de taşımaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
MECMUA-İ NEZÂİR
Nazire mecmuaları Divan edebiyatı araştırmaları için önemli kaynaklardan biridir. Divanı bulunmayan şairlerin şiirlerine ve şairlerin yayımlanmış divanlarında yer almayan şiirlerine bu eserler aracılığıyla ulaşılmaktadır. Ayrıca söz konusu mecmualar döneminin genel şiir anlayışını ve mürettibinin şahsi şiir zevkini yansıtan önemli belgelerdir.
Çalışmamız, Mevlânâ Müzesi Kütüphanesinde 2456 numara ile kayıtlı bir nazire mecmuası olan “Mecmu-a-i Nezâir”in inceleme ve transkripsiyonlu metninden oluşmaktadır. Harekeli nesihle kaleme alınan mecmuanın 16. yüzyıla ait olduğu düşünülmektedir. Mecmuada 173 şairin birbirine nazire olan gazelleri kafiyeye göre sıralanmıştır. Mürettibi hakkında ise kesin bir bilgi bulunmamaktadır.
Çalışma iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda adı geçen mecmuanın genel hususiyetleriyle tanıtımı yapıldıktan sonra şekil ve muhteva özellikleri üzerinde durulmuştur. Mecmuanın transkripsiyonlu metninden oluşan ikinci bölümde ise şiirler, yayımlanmış divanlarda ve muhtelif kaynaklarda tespit edilen nüshalarıyla mukayese edilerek mevcut farklılıklar gösterilmiştir.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
Kemalpaşa Dağı’nda Fiziki Coğrafya ve İklim-Ağaç Büyüme İlişkisi Üzerine Araştırmalar
“Kemalpaşa Dağı’nda Fiziki Coğrafya ve İklim-Ağaç Büyüme İlişkisi Üzerine Araştırmalar” başlıklı bu kitap, İzmir ili sınırları içinde bulunan Kemalpaşa (Nif) Dağı’nın fiziki coğrafya (jeoloji, jeomorfoloji, iklim, hidrografya, toprak ve bitki örtüsü) özellikleri ile dağın yüksek kesimleri için iklim-ağaç büyüme ilişkisinin incelendiği bir araştırma kitabıdır. Kitap giriş ve sonuç bölümleri hariç iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Kemalpaşa Dağı’nın fiziki coğrafya özellikleri birbirleriyle ilişkili olarak incelenmiştir. İkinci bölümde ise dağlık alanın yüksek kesimlerinde dağılış gösteren karaçamların yıllık halka genişliklerini (çap büyümesini) sınırlandıran ya da teşvik eden iklim (sıcaklık ve yağış) faktörleri ve 1950-2019 dönemi boyunca sıcaklık ve yağış değerlerinde meydana gelen değişimlere bağlı olarak 35 yıllık pencereler (periyotlar) şeklinde karaçam ağaçlarının gelişimi için sınırlayıcı veya destekleyici (teşvik edici) iklim faktörlerinin zaman içindeki değişimi ve/veya kararlılığı belirlenmiştir.
Kemalpaşa Dağı’nda iklim-ağaç büyüme ilişkisinin belirlenmesinde dendrokronoloji ve alt dallarında uygulanan yöntemlerden faydalanılmıştır. Dendrokronoloji, ağaçların yıllık halkalarına dayanarak yaş saptama bilimi olarak tanımlanmaktadır. Ağaçların tarihlendirilmesi olarak da ifade edilen dendrokronoloji ile aslında bu tanımlamanın çok ötesinde, geçmiş ile ilgili dikkate değer ve önemli bilgilere ulaşılabilmektedir. Çünkü ağaçlarda her yıllık halkanın büyümesi sırasında, ağacın içinde bulunduğu çevresel koşullar ve meydana gelen doğal ya da beşeri olayların etkileri, ağaçlar tarafından adeta kayıt altına alınmaktadır. Bu yöntemin kullanılması coğrafi süreçlerin ve problemlerin anlaşılması/çözümü bakımından da önem taşımaktadır. Bu nedenle dünyada coğrafyacılar ve birçok bilim dalındaki uzmanlar çeşitli konulardaki araştırmalarında dendrokronolojinin yönteminden yararlanmaktadır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Seçilmiş Örneklerle Türkiye’de Yer Değiştiren Yerleşmeler
Türkiye’de mahalle, köy, kasaba ve şehir gibi farklı mekân ölçeklerinde binlerce yerleşim birimi ilk kuruldukları yerleri çeşitli nedenlerle değiştirmek zorunda kalmıştır. Türkiye’de örneklem olarak seçilen on ilin sınırları içerisinde doğal ve beşeri nedenlerle yer değiştiren yerleşmelerin bir bütün halinde incelenmesi ve böylece konuyla ilgili literatürün ve envanterin zenginleştirilmesi çabası bu çalışmanın temel motivasyonu olmuştur. Çalışmada; Adana, Bingöl, Burdur, Erzincan, Kahramanmaraş, Muş, Sivas, Tokat, Aksaray ve Kırşehir illerinde doğal ve beşeri nedenlerle 259 yerleşmenin yer değiştirdiği tespit edilmiştir. Doğal nedenler içerisinde; 84 yerleşme kütle hareketleri, 67 yerleşme deprem, 40 yerleşme sel/taşkın, 2 yerleşme taban suyu yüksekliği ve 1 yerleşme de gevşek toprak yapısı nedeniyle yer değiştirmiştir. Beşeri nedenlerle yer değiştiren yerleşmelerden 49’u baraj inşası, 6’sı ulaşım, 5’i güvenlik, 4’ü ekonomik ve 1 yerleşme ise su kıtlığı nedeniyle yer değiştirmiştir. Yerleşmelerin yer değiştirme süreçlerini insan-mekân perspektifinde inceleyen bu kitap, yer değiştiren yerleşmelerin tespiti, sınıflandırılması ve metodolojisi bakımından konuya ilgi duyan herkese yararlı olması amacıyla hazırlanmıştır.
₺715,00
KİTAP TANITIMI
Yapay Zekâ Fırsat mı, Yoksa Tehdit mi?
Yapay Zekâ İnsanlık için Fırsat mı, Yoksa Tehdit mi?
Tarihte hiç görülmemiş bir dönüşümün ortasında bulunuyoruz. İş yapışımız, günlük hayatımız, bireysel ilişkilerimiz, teknoloji kullanımımız, kısaca bir bütün olarak dönüşümün etkisi altındayız. Belki bunu çok fark etmiyoruz ama sadece on yıl öncesine baktığımızda neleri değişik yaptığımızı ve ne kadar farklı yaptığımızı görebiliyoruz. Dönüşümün de ortaya koyduğu gelişme ile birçok yeni teknolojiye eskisinden çok daha hızlı ulaşıyoruz. Bu teknolojilerin başında da yapay zekâ geliyor.
Yapay zekâ genel maksatlı bir teknoloji olarak karşımıza hemen her yerde çıkmaya başladı. Bu durumu çoğunlukla olumlu karşılasak da aklımızda birçok soru da beliriyor…
Bir fırsat mı, yoksa bir tehdit mi?
Yeteneklerimizi mi geliştirecek, yoksa bizi biz yapan özelliklerimizi mi köreltecek?
Korkmalı mıyız, sevinçle mi karşılamalıyız?
Karar almaya devam mı edeceğiz, yoksa tüm kararları makinelere mi bırakacağız?
Bunlar gibi birçok soru cevabını bekliyor. Henüz her soruya emin olduğumuz bir cevap veremesek de yapay zekânın gelişimini heyecanla takip ediyor, hayatımızın içinde kullanıyor ve iş alanında modellemeye başlıyoruz.
Öbür taraftan da insan olmanın ne olduğunu felsefi anlamda sorguluyor ve makinelerin nerede durması gerektiğine dair etik kurallar da üretmeye başlıyoruz.
Bu kitapta bu tartışmaları göreceksiniz.
Ayrıca yapay zekânın ne olduğundan, tarihçesinden, geçirdiği aşamalardan, bir birey ve kurum olarak ne anlama geldiğinden, kullanım alanlarından, stratejisinden ve sınırlarından bahsedeceğiz. Yapay zekâ ile karıştırılan kavramlara açıklamalar getireceğiz. Makine öğrenmesini inceleyeceğiz.
Bu heyecan verici yolculuğa çıktığınız için teşekkür ederim. Bu kitabın yapay zekâ hakkında temel anlamda bilgi sahibi olmak isteyenler için güzel bir başlangıç olmasını ümit ediyorum.
Paulo Coelho’nun dediği gibi; “Gidilmeye değer hiçbir yolun kestirmesi yoktur”.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Engelli Bireylerin İş Hayatındaki Motivasyonu
Engelli Bireylerin İş Hayatındaki Motivasyonu isimli bu kitap, engelli bireylerin iş hayatına katılımının artırılması ve motivasyonunun yükseltilmesi için bir rehber niteliğindedir. Kitap, engellilik kavramı ve Türkiyedeki engelli istihdamı konularına değinerek, engelli bireylerin iş hayatındaki zorlukları anlamamıza yardımcı oluyor.
Motivasyon konusu ele alınarak, çalışan motivasyon araçları, yönetsel motive araçları, iş tatmini, iş tasarımı, çalışma ortamı ve psiko-sosyal motive araçları gibi konular detaylı bir şekilde inceleniyor. Ayrıca, farklı motivasyon teorileri de açıklanarak, işletmelerin engelli bireylerin motivasyonunu artırmak için kullanabilecekleri yöntemler öneriliyor.
Kitap, engelli bireylerin iş hayatına katılımını teşvik etmek ve işletmeleri engelli bireylerin iş hayatındaki motivasyonunu artırmak için özellikle faydalı bir kaynak olabilir. Ayrıca, iş hayatındaki motivasyonun önemi konusunda daha geniş bir perspektif kazanmak isteyen herkes için de okunması tavsiye edilir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Kitâb-ı Beyân-ı Sınâ‘ât
Ebû’l- Fazl Hubeyş bin İbrâhim bin Muhammed el-Mütetabbib et-Tiflîsî tarafından Farsça yazılan eserin H.956/M.1549-1550 tarihli Türkçe tercümesi bu kitabın inceleme konusunu oluşturmaktadır. Tıp, kimya, simya gibi farklı alanlarla ilgili konuları içeren “Kitâb-ı Beyân-ı Sınâ‘ât”, değerleri taşlardan nesnelerin boyanmasına, çeşitli renklerin elde edilmesinden mürekkep yapımına, kağıttan yazının giderilmesinden bitkilerin yararlarına, hayvanlara ait tesir ve meziyetlerden illüzyon oyunlarına, şarap yapımından elbise temizliğine, kılıç, bıçak, süngü gibi silahlara su verilmesinden deri tabaklanmasına, cinsel yaşamdan hamileliğe kadar birçok konuyu ihtiva eden ansiklopedik bir eserdir. Eser, içerdiği konular ve sahip olduğu söz varlığıyla gerek bilim tarihi gerek tıp tarihi gerekse de sözlük bilimi açısından önemli veriler sunmaktadır.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Sinemada Kurgu ve Anlatı İlişkisi Ümit Ünal Filmlerinin Analizi
“Film sanatının temeli kurgudur”
Vsevolod Illarionovich Pudovkin
Sinemada özgün bir yaklaşım geliştirebilmek için kurgu ve anlatı arasında güçlü bir ilişki yaratmak gerekir. Kurgu, teknik bir kavram olmaktan ziyade filmi oluşturan çekimlerden anlamlı bir bütün yaratılmasını içerir. Sinemanın ilk dönemlerinden itibaren etkisini gösteren kurgu ve anlatı kavramları, farklı kültürlerden ve coğrafyalardan pek çok yönetmenin biçimsel tercihleri sonucunda çeşitli gelişmeler göstermiştir. Bu çalışmada, sinemanın ilk yıllarından yola çıkılarak kurgu ve anlatının gelişimi ayrıntılı bir şekilde ele alınmaktadır.
Kitabın son bölümünde, Türk sinemasında kurgu ve anlatıyı etkili bir şekilde kullanarak özgün bir dil yaratan Ümit Ünal’ın filmleri, analiz edilerek, yönetmenin sinemasal yaklaşımı incelenmektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Avrupa Birliği Kuruluşu, Organları ve Ekonomik Boyutu
Yüzyıllardır savaşlar, ekonomik krizler ve siyasi çatışmalar ile yaşamaktan yorulan Kıta Avrupası 1950’li yıllarda iktisadi entegrasyon çatısı altında barış içinde bir arada olmayı seçmiştir. Daha öncesinde birçok ünlü düşünürün ortaya attığı “Birleşik Avrupa” fikri 20.yüzyılın ortalarında sonuçlarını vermeye başlamış ve iktisat tarihinin bugüne kadar gördüğü en başarılı iktisadi birliğin temelleri atılmıştır.
Bu kitapta da 1950’li yılların öncesinden başlayarak öncelikle konunun teorik altyapısı ele alınmış, sonrasında Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg’un bir araya gelerek resmi olarak hayata geçirdikleri Avrupa Topluluğu’ndan Avrupa Birliği’ne kadar olan süreç anlatılmıştır. Birliği işleyiş mekanizmaları, resmi kurumlarının çalışma prensipleri, ortak politikalar ve son olarak da ekonomik boyutuyla ilgili değerlendirmeler yapılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Kümelenmenin Önemi ve Kümelenme İçin Uygun Sektörün Belirlenmesi: Erzincan İli Üzerine Bir Uygulama
Kümelenme modeli gelişmiş ülkelerde son dönemlerde sıkça kullanılan bir yöntem haline gelmiştir. Başarılı olan ülkelerin uyguladığı ekonomi politikalarına baktığımızda “rekabet gücünü” artıracak politikaların her geçen gün önemini arttırdığını görmekteyiz.
Bu çalışmanın temel amacı, TRA1 düzey 2 bölgesi ve Erzincan ilinde kümelenme potansiyeli gösteren sektörleri belirlemek ve Erzincan ilinde kümelenme potansiyeli gösteren sektörlerde faaliyette bulunan işletmelerin ağ yapılarının ortaya çıkartılmasını sağlayarak bölgenin ve özellikle Erzincan ilinin ekonomik yapısının şekillenmesine katkı sağlamaktır. Bu çalışmada öncelikle kümelenme kavramı tanımlanmış, kümelenme ve sosyal ağ ilişkisine değinilmiş, kümelerin işletmelere sağladığı faydalar ve kümedeki temel aktörler anlatılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise kümelenme politikaları, amaç ve araçları, Türkiye’de kümelenme politikaları ve kümelenme girişiminin gelişimi konuları detaylandırılmıştır. Çalışmanın uygulama kısmı ise iki aşamalı olup istatistiki analiz çalışması ve saha çalışmasından oluşmaktadır. Serkan DEMİRDÖĞEN’ in “İşletmeler İçin Kümelenmenin Önemi ve Kümelenme İçin Uygun Sektörün Belirlenmesi: Erzincan İli Üzerine Bir Uygulama” başlıklı doktora tezinden üretilen bu çalışmanın bölgenin kalkınmasına katkı sağlaması temennisiyle…
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Yaşları Arasındaki Öğrencilerin Heteroseksüel Gelişimlerinin İncelenmesi
Cinsiyet ve üreme, canlı yaşamının sürekliliğini sağlar. İnsanlarda cinsellik doğumla başlar ve tüm yaşam boyunca devam eder. Cinsel kimlik, kişinin biyolojik cinsiyetinden farklı olarak kendisini kadın ya da erkek olarak algılamasıdır. Sağlıklı bir cinsel kimlik gelişiminde cinsel kimlik, kişinin cinsiyetinden haberdar olması, cinsiyetine uygun davranışlar göstermesi ve bundan mutluluk duyması önemlidir.
Cinsel eğitim bireyin fiziksel, duygusal ve cinsel gelişimini anlaması olumlu bir kişilik kavramı geliştirmesi, insan cinselliğine, başkalarının haklarına, görüş ve davranışlarına saygılı bir bakış açısı edinmesi ve olumlu davranış biçimi, değer yargıları geliştirmesi eğitimidir.
Cinsel eğitimde öncelikle anne babaların eğitimi hedeflenmelidir. Aksi takdirde anne babaların istemediği takdirde çocuklar ya da ergenler istemediği kişilerden bilgi edinebilir, gözetleme, takip etme yoluna başvurabilirler, yaşıtlarından bilgi alabilirler, kendi başlarına deneyler yapabilirler. Ailede başlayan cinsel eğitim okulda da sistemli bir şekilde sürmelidir.
Ülkemiz gibi cinsel eğitim konusuna tedirgin, çekingen, korkak yaklaşılan, ayıp günah sayılan ülkelerde bu sorumluluk daha da artmaktadır. Sorumluluğun kapsamında sadece çocuklar gençler değil her yaştan her sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel düzeyden insanların olması gerekmektedir. Bu kitabın anne babalara öğretmenlere öğretmen adaylarına ve konuyla ilgilenen herkese yararlı olması dilerim.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Tarihsel Süreçte Bolu ve Seyyahların İzlenimleri
Bu çalışma, Bolu’nun İlkçağlardan Cumhuriyet dönemine uzanan tarihsel gelişimini ele alırken, farklı medeniyetlerin izlerini ortaya koymaktadır. Stratejik konumu, doğal zenginlikleri ve kültürel mirasıyla Bolu, yalnızca bir geçiş noktası değil, aynı zamanda birçok uygarlığın kesişme alanı olmuştur. Şehir tarihi çalışmalarında belgeler kadar seyahatnamelerin de önemi büyüktür. Seyyahların kaleme aldığı gözlemler, resmî kayıtların çoğu zaman ihmal ettiği gündelik yaşam, kültürel ilişkiler ve toplumsal dinamikler hakkında eşsiz bilgiler sunmaktadır. Müslüman ve Avrupalı seyyahların farklı bakış açıları, Bolu’nun tarihî kimliğini hem içeriden hem de dışarıdan gözler önüne sermektedir. Böylece Bolu’nun tarihî hafızası yeniden canlandırılmaya çalışılarak seyahatnamelerin sunduğu tanıklıklar okuyucuya sunulmuştur.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Görsel İletişim Çalışmaları: Tasarım ve Reklam Seçkisi
Görsel iletişim alanı kapsamında hem geleneksel hem de dijitalleşme sürecinin teknoloji ve iletişim alanı üzerindeki çeşitli etkileri bağlamında bir seçki sunmayı amaçlayan Görsel İletişim Çalışmaları: Tasarım ve Reklam Seçkisi adlı kitap tasarım ve reklam alanlarında birbirinden farklı ve zengin içerikteki yazılardan oluşmaktadır. Görsel kültürün toplumların yaşamlarında yükselişe geçtiği 20. yüzyıldan günümüze reklamcılık ve tasarım alanları gündelik yaşamda daha etkili bir konuma gelmiştir. Teknolojik gelişmelerin de etkisi bu alanların yeni anlatım olanaklarıyla bireylerle bir araya gelmesini sağlamıştır. Çeşitli sosyal medya platformları, metaverse evreni, yapay zeka uygulamalarının günümüz bireylerinin yaşamlarında yer edinmeye başlaması bu konuların reklam ve tasarım alanlarıyla olan ilişkisi ve tasarım alanında yazı karakterlerinin yeri ve önemi kitap kapsamında ele alınarak, tartışılmaktadır. Görsel İletişim Çalışmaları: Tasarım ve Reklam Seçkisi adlı kitap tasarım ve reklam alanlarına ilişkin okuyuculara sunduğu zengin içerikteki seçki ile bu alanlara ilgi duyan tüm okuyucuların ilgisini çekecektir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
SİNEMASAL KADINLAR
Sinemasal Kadınlar: Eril Söylemin Gölgesinde Türk Sinemasında Kadın Temsilleri Üzerine Kültürel ve Politik Bir İnceleme” başlığıyla alana katkı sunmayı amaçlayan kitap, 1930’lu yıllardan 1980’li yılların sonuna kadar devam eden kronolojide Muhsin Ertuğrul, Lütfi Ömer Akad, Atıf Yılmaz, Orhan Aksoy, Tunç Başaran ve Şerif Gören’in yönetmenliğinde çekilen filmleri kadın temsilleri üzerinden tartışıyor. Dolayısıyla kitabın merak odağında sinemada yer alan kadın temsillerinin ideolojik kökenleri ve bu ideolojilerin nasıl inşa edildiklerini anlama çabası bulunuyor. Bu sayede filmlerin arka planında yer alan göç olgusu ve büyük kentlerin çeperinde sıkışan insan hikâyeleri odağa alınarak; neo-liberal politikalar nedeniyle derinleşen güç ve iktidar ilişkilerinin izleri sürülüyor.
₺275,00