KİTAPLAR
EN YENİLER
-

YÖNETİM KÜLTÜRÜ VE DEVLET AHLÂKI
₺275,00 -

YÖNETİM VE İNSAN İÇİN GÜÇLENDİRME
₺275,00 -

Yönetim ve Medya Alanında Seçme Konular
₺235,00 -

YÖNETİŞİMDE YENİ YAKLAŞIMLAR
₺390,00 -

Yönetmen Sineması Cilt-I: Klasik Türk Sinemasında Öykü Söylem ve Tematik Yapı
₺650,00 -

Yönetmen Sineması Cilt-II: Çağdaş Türk Sinemasında Öykü Söylem ve Tematik Yapı
₺650,00 -

Yunus Emre’nin Işığında Kahramanın Yolculuğu
₺300,00 -

Yusuf Sünbül Sinan Kitab-ı Tarikatname
₺275,00 -

YUSUF SÜNBÜL SİNAN’IN DİNİ-TASAVVUFİ ESERİ
₺960,00 -

Yusufeli Barajı’nın Çevresel Etkileri
₺575,00 -

Yükseköğretim Kurumlarında Bilişim Teknolojileri Kullanımının Örgüt Performansına Etkileri
₺390,00 -

Yükseköğretim Kurumlarında Özel Güvenlik Sistemleri
₺350,00 -

Ziyaret Fenomeni ve Türk Popüler Dindarlığı
₺315,00 -

Güney Kore Sinemasında Modern Trajedi: LEE CHANG DONG SİNEMASI
-

XII. Yüzyıl Latin Kroniklerine Göre Haçlıların Alexios Komnenos Algısı
₺320,00
KİTAP TANITIMI
LİDYANIN TMOLOS (BOZDAĞLAR) YAYLALARINDA JEOMORFOLOJİ, PALEOCOĞRAFYA VE JEOARKEOLOJİ ARAŞTIRMALARI
Bozdağlar tarih öncesinden günümüze yöre kültürleri için bolluk ve bereket sunan bir yeryüzü şekli ve doğal çevre ortamıdır. Gediz (Hermos) ve Küçük Menderes (Cayster) vadileri arasında bir doğal engel gibi görünse de doğal kaynakları ve jeomorfolojisi ile birleştirici olmuştur. Tmoloslar (Bozdağlar) üzerindeki plato alanındaki eski olgun vadiler (yaylalar) Lidya döneminde hem Kral Yolunun alternatif güzergâhı hem de uygun yaşama ortamları nedeniyle yayla yerleşimleri için ideal alanlar olmuştur. Madeni parayı ilk kez kullanması, altın ve metal işçiliği, çağının koşullarındaki madenciliği, ticareti ve Pers istilasının yıkımı ile ünlü olan Lidya uygarlığı Sardeis (Sardis) ve Hypaipa kentleri arasındaki Bozdağ yaylalarının kaynaklarını ve doğal mekânlarını etkin olarak kullanmıştır. Tmoloslar mitolojiye ve başta kral Midasın efsanevi hikâyesine konu olan zengin kaynakları barındıran bir doğal çevreye sahiptir. İnsan-doğal çevre ilişkilerinin Lidya bağlamında ortaya konulması amaçlayan bu eserde öncelikle; Bozdağların yeryüzü şekli olarak oluşumuna, yapısında bulunan kayaç ve madenlerin oluşumu için jeolojik özelliklerine, dağların çevresine göre yüksek olmasından etkilenen hidrografya, toprak ve bitki özelliklerine değinilmiştir. Bu bilgilerin ışığında arazi kullanımı ve ticari faaliyetleri hem bugün hem de Lidya dönemi açısından ele alınmıştır. Çalışmanın devamında Lidya dönemi Tmolos yaylalarının paleocoğrafya koşulları her biri ayrı başlıklarla ele alınarak değerlendirilmiştir. Eski coğrafi çevre koşulları içinde var olmuş Torrhebia ve Mesotmolia gibi Lidyanın eski yayla yerleşimleri, eski sulak alanlar-göller ve yayla dolguları üzerine jeoarkeoloji değerlendirmeleri yapılmıştır. Eser, Lidya Tmoloslarını bu perspektifle ele alan ilk çalışma niteliğindedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Ortamda Marka İletişiminde Fayda-Zarar Ekseni: Vaka Analizleri
Francis Bacon ‘Bilgi güçtür’ der. İçinde bulunduğumuz iletişim çağında sadece bilgiye ulaşmak değil, ona ‘en hızlı’ biçimde ulaşmak gücümüzü belirlemektedir. Bugün bilgiye en hızlı ulaşan, en hızlı dönüşebilen ve çağın gerekliliklerine en hızlı uyum sağlayabilenler başarı yolunda ilerleme imkanı bulacaktır.
‘Kuramsız uygulama, uygulamasız kuram düşünülemez’ fikrinden hareketle hayata geçirilen bu eser, kuram ve uygulamayı sentezleyen akademisyenleri bir araya getirme fikriyle olgunlaştı. Salt teorik bilgilere değil, teorik bilgilerin markalar üzerindeki uygulamalarının analizlerine yer vererek okuyucusuna farklı bir perspektifi taşıma amacıyla bir yol haritası belirledi. Bu çalışma, spor, eğitim, hizmet sektörü, otomotiv sektöründen seçilen örneklerin ve itibarı yönetmenin izini sürerek bu alanları odak olarak belirledi. Vaka analizleri aracılığıyla büyük resmi belki daha kapsamlı, daha anlaşılır, daha farklı okuma biçimleri ile çizerek hedef kitleye ulaşmasını sağlamak amacıyla misyonunu tamamlamayı seçti.
Bu kitabı okurken, Charles Darwin’in ‘Daha zeki ya da güçlü olanlar değil, değişime en fazla ayak uyduranlar ayakta kalır’ sözü rehberliğinde dijital ortamda markaların fayda/ zarar eksenindeki dengesine hep birlikte tanık olacağız.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Yönetimde Çağdaş Kavram ve Uygulamalar
Dijital dönüşüm, günümüzde yalnızca teknolojik bir değişim süreci değil, aynı zamanda yönetim anlayışlarını, örgütsel yapıları ve liderlik pratiklerini yeniden şekillendiren stratejik bir zorunluluktur. Bu kitap, geleneksel yöntemleri açıklamakla birlikte, dijital dönüşüm olgusunu yönetim bilimi perspektifinden ele alarak kavramsal çerçeve, güncel yaklaşımlar ve uygulama örneklerini bütüncül bir bakış açısıyla sunmaktadır. Dijitalleşmenin karar alma süreçlerine, örgüt kültürüne, insan kaynakları yönetimine, mali süreçlere, pazarlama faaliyetlerine ve kurumsal performansa etkileri bilimsel temellerle analiz edilmektedir. Bununla birlikte, günümüz örgütlerinin karşı karşıya kaldığı çevresel sorumluluklar, yeşil örgütsel davranış ile dijitalleşmenin hızlandırdığı uzaktan çalışma modellerini bütüncül bir bakış açısıyla ele almaktadır. Akademik literatürle uygulama alanı arasında güçlü bir köprü kurmayı amaçlayan eser; lisans ve lisansüstü öğrenciler, araştırmacılar ve uygulayıcı yöneticiler için önemli bir başvuru kaynağı niteliğindedir. Değişimi doğru anlamak ve yönetmek isteyen herkes için yol gösterici bir çerçeve sunmaktadır.
₺310,00
KİTAP TANITIMI
Belge-Oyun (Docu-Game)
Belge-Oyun kitabı, dijital oyun ve belgesel sinema pratiklerinin bir araya geldiği durum ve unsurları sorgulayıp, kanıtlanabilir belgelere dayanan veriler aracılığı ile bir oyunun nasıl oluşturulabileceğini tespit etmiştir. Hem bir oyunu hem de bir belgesel anlatısını fikir aşamasından itibaren ilgilendiren mekanik ve dinamik unsurların tasarımda nasıl kullanıldığı ve bu tasarımların kullanıcıya hangi platform ve ekipmanlarla ulaştırıldığı kitap içerisinde detaylandırılarak açıklanmıştır.
Bu eserde; yeni medya hikâye anlatıcılığının geleceğinde, önemli yer sahibi olması muhtemel Belge-Oyun (Docu-Game) anlatısının ortaya çıkışı, ilk ve güncel örnekleri, yeni medyayı ilgilendiren web, sosyal medya, sanal gerçeklik (VR) ve artırılmış gerçeklik (AR) içerisinde uygulanış biçimlerine yer verilmektedir. Nihai amaç olarak; Türkçe dilinde üretilmiş yenilikçi akademik yaklaşımların ve araştırmaların mümkün olabileceğini ispat etmek adına yapılmış başarılı bir denemedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Nesil Sınıf İçi Değerlendirme Teknikleri
Değerlendirme öğrenme ve öğretim süreçlerinin ayrılmaz bir parçasıdır ve süreçlerin geliştirilmesine aracılık eder. Sınıfta gerçekleşen öğrenme düzeyine ilişkin değerlendirmeler, öğrenme ve öğretim süreçlerinin yeniden yapılandırılmasına rehberlik ederler. Bu nedenle öğretimde değerlendirme süreçlerinin öğretim ve öğrenme süreçleri ile bütünleştirilmesi önemlidir. Sınıf içi değerlendirme teknikleri değerlendirmenin öğretimin bir parçası haline getirilmesine katkı sunar. Sınıf içi değerlendirme teknikleri yapılandırmacı yaklaşımın önemli bir bileşeni olan biçimlendirici değerlendirme açısından da son derece önemlidir. Sınıf içi değerlendirme teknikleri öğretmenlerin öğretim süreçlerinde yararlandıkları yöntem ve tekniklerin etkililiğine dönük sağlıklı bir anlayış geliştirmelerini sağlar. Öğrenciler açısından da öğrenme süreçlerinde başvurdukları stratejilerin sonuçlarını değerlendirmelerinde yol göstericidir. Gerçekleşen öğrenme düzeyine ilişkin değerlendirmelerin ortaya konulmasında çok farklı tekniklerden yararlanılabilmektedir. Çalışma da sınıf içi değerlendirmelerin öğrenciler için motive edici bir niteliğe kavuşturulmasına katkı sunabilecek farklı değerlendirme teknikleri hakkında bilgilere yer verilmiştir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Tarihî Türk Lehçelerinde Ünsüzler
Dillerde en çok ve en kolay sesler değişir. Çünkü dilde kullanımı daha sık olan yapılarda değişim daha hızlı ve kolay gerçekleşmektedir. Dolayısıyla dilde en sık kullanılan ögeler sesler olduğu için dillerin ses sistemleri de sürekli bir değişim ve gelişim içerisindedir.
Bugün dünyanın en geniş coğrafyasında etkili olan ve yaklaşık yirmi yazı dili olarak varlığını sürdüren Türkçenin bu dallanışındaki en önemli etki Türk dilinin ses sisteminde görülen değişme ve gelişmelerdir. Tarihî Türk Lehçelerinde tespit edilen ünsüz değişme ve gelişmeleri paralelinde Türk dilinin iki ana kolu olan Kuzey-Doğu ve Batı Türkçelerinin birbirinden ayrılma sürecini takip etmek mümkündür. Başlangıçta bir arada yaşayan Türk topluluklarının zamanla ayrılarak bağımsızlaşması sonucunda her topluluğun Türkçesine özgü ses sistemleri oluşmaya başlamıştır. Böylece Türk dilinin lehçelere ayrılma süreci ortaya çıkmıştır. Özellikle, Eski Oğuz Türkçesi Dönemi’ne kadar bağımsız bir yazı dili olmayan ve diğer tarihî lehçeler içerisinde varlığını hissettiren Oğuz Türkçesinin tekâmülünü bu ses değişmeleri, gelişmeleri sürecinde takip etmek mümkündür.
₺715,00
KİTAP TANITIMI
Arkadaşlık Sosyolojisi
Arkadaşlık, modern sosyal bilimlerin üzerine az düştüğü gündelik yaşam olgularından biridir. Arkadaşlık ne tamamen mikro ne de tamamen makro olarak ele alınmaya müsait olmayan bir doğaya sahiptir. Hakkındaki çalışmaların azlığını da bu şekilde gerekçelendirmek mümkündür. Bununla beraber modern dönemin arkadaşlığa bu denli kayıtsız kalışına karşın, antik dönemden modern zamana kadar düşünürlerin hakkında tartıştığı ve fikir ürettiği bir kavram olması da dikkate değerdir. Bu çalışma sosyoloji temelinde ama farklı sosyal bilim perspektiflerini de reddetmeden arkadaşlığı tartışmaya ve çok boyutlu biçimde irdelemeye odaklanmaktadır. Kitap, tarihsel süreklilik bağlamında antik dönemden modern döneme bir izleğin yanı sıra, farklı sosyal bilimler üzerinden arkadaşlığı ve ilişkili kavram, olgu ve durumları anlamak ve tanımlamak üzere tartışmak gayretindedir.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Uluslararası Kalkınmada Yozgat’ın Potansiyeli Problemleri ve Çözüm Önerileri
Yozgat, marka şehir nasıl olur? Düşüncesinden hareketle hazırlanan bu kitap, 15 farklı bölümden oluşup, 20 farklı akademisyen kitaba katkı sağlamıştır.
Kitabın asıl amacı; Yozgat’ın, tarım, hayvancılık, turizm ve maden kaynakları başta olmak üzere, tüm ekonomik sektörlerdeki potansiyelini ortaya çıkarmaktır. Bu sektörlerdeki mevcut problem ve potansiyeller tespit edilerek, Yozgat’ın kalkınmasına yönelik, çözüm önerileri geliştirilmiştir.
Enerji güvenliği devletlerin sürdürülebilir büyüme ve kalkınmaları için hayati önem taşımaktadır. Kitapta nükleer enerjinin temel yakıtı olan uranyum rezervlerinin önemi ayrıntılı analiz edilmiştir. Bu bağlamda Yozgat-Sorgun’da yoğun miktarda bulunan, uranyum rezervlerinin potansiyeli detaylı araştırılmıştır. Bu potansiyelin Yozgat ve Türkiye ekonomisine, nasıl kazandırılabileceğine ilişkin analizler yapılmıştır.
Kitabın diğer bir odak noktası ise endüstriyel kenevir alanında, ihtisas üniversitesi olan YOBÜ’nün, kenevir alanında yapmış olduğu, bilimsel ve sosyal çalışmalardır.
Doç. Dr. Mustafa ÖZALP
₺420,00
KİTAP TANITIMI
THE ART OF DYING WITHIN THE SWAN SONGS
Sylvia Plath and Nilgün Marmara Two female poets of distinct geographies, cultures, societies and periods followed a life with distinct sufferings and scars, but they produced similar poetries with the same wish and outcry for death. And in the end, both poets said their last words in the face of life through suicide. Indeed, there is this passionate bridge between these two poets since Marmara was a keen admirer of Plaths poetry and art.
And today, standing on this very bridge, this book renders a detailed comparative reading and analysis on their poetry within the context of the psychoanalytical perspectives to death and self-destruction. Through the psychoanalysis of their poetical lines that are intermingled with pains and traumas centered around the obsession of death and self-destruction, this book traces and unearths the mutual poetical mechanisms of the unconscious and the human psyche that turn the poetry of both poets into art of dying as in the wording of Plath and swan songs as in the wording of Marmara. Psychoanalyzing their poetic personas in their art of dying, this book highlights how Plath and Marmara became both the victims and the victors of their swans songs via various psychological scars and existential dilemmas.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Urmiye Müzesi’nde Bulunan İslam Dönemine Ait Bir Grup Sırlı Seramik
Seramikler, küçük el sanatları içerisinde incelenen; toplumun kültürü, inancı, etkileşimi, ekonomik ve ticari ilişkileri hakkında bilgi veren önemli eser grubudur. Seramik kapların sadece işlevsel özelliğinin olmadığı aynı zamanda estetik ve sembolik anlamlar da taşıdığı bilinmektedir. Bu bağlamda İran, seramik konusunda zengin bir birikime sahiptir. “Urmiye Müzesi’nde Bulunan İslam Dönemine Ait Bir Grup Sırlı Seramik” adlı bu kitapta Abbasi, Samani, Selçuklu, İlhanlı ve Safevi dönemlerine ait olan örnekler ele alınmıştır.
Urmiye Müzesi’nde incelenen İslami dönem sırlı seramik eserlerinde kullanılan form, teknik ve bezeme özellikleri İslam dünyasının farklı coğrafyalarında da görülmektedir. Bu benzerlikte; İslamiyet öncesi kültürlerin etkisi, inanç faktörü, taşınabilir nitelikteki bu eserlerin ticari ve siyasi ilişkiler nedeniyle kolay hareket eden üsluplar oluşturması gibi etkenler söz konusudur. Dönemsel farklılıklar göz önünde bulundurularak Anadolu’da çok bilinmeyen Abbasi, Samani ve İlhanlı örneklerini detaylı anlatan ve ilk Türkçe çalışma olan bu kitabın Türk ve İslam dönemi seramikleri çalışan herkese katkı sağlaması ümit edilmektedir.
₺1.300,00
KİTAP TANITIMI
PADİŞAH ALDATTI MI ALDANDI MI
Eğitimini Mekteb-i Sultani’de alan Süleyman Kadızâde Rıfat, hakkında fazla bilgi bulunmayan, ancak kaleme aldığı eserinde Osmanlı Devleti’nin son dönemine ilişkin olayları farklı bir bakış açısıyla ele alan bir yazardır. İttihatçılara yakınlığını açıkça ortaya koyarak, bir önceki dönem olan Sultan Abdülhamid devri için istibdat söylemini kullanmaktan kaçınmamıştır. Sultan Abdülhamid devrini çarpıcı bir başlıkla değerlendirdiği eserinde, yaşanan olayları, facia sözcüğüyle nitelemiş ve özellikle taşra memurları ve devlet adamlarını millet düşmanları olarak adlandırmıştır. Eserde söz konusu memur ve devlet adamlarının icraatlarına son derece ağır bir üslûpla yer verilirken, aynı zamanda meşrutiyet devrinin önemi hakkında değerlendirmelerde bulunulmuş ve ittihatçılar övülmüştür. Sultan Abdülhamid devri memur ve devlet adamlarının taşrada yaptıkları görevleri, eleştirel bir tarzda aktararak, döneme ilişkin karşıt fikir ve söylemlerin neler olduğu konusunda bilgi edinilebilecek bir kaynak oluşturmuştur. Bu açıdan bakıldığında, Osmanlı Tarihine dair yazılmış birinci el kaynaklar arasında, eleştirel tarihçiliğin ender ve çarpıcı örneklerinden biri olan Padişah Aldattı mı Aldandı mı adlı bu eser, Süleyman Kadızâde Rıfat’ın kaleme aldığı görüşleri ile bu görüşlerin karşılaştırıldığı Sultan Abdülhamid dönemi ana gelişmeleri ve dönemin devlet adamlarının uygulamalarının birlikte değerlendirildiği bir kaynak olarak öne çıkmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
HATAY’DAKİ SURİYELİLER
2011 yılında başlayan ve “Arap Baharı” olarak isimlendirilen süreçte milyonlarca Suriyeli ülkesini terk etmek zorunda kalmıştır. İç savaş nedeniyle canlarını kaybetme riski ile karşı karşıya kalan kitlenin oluşturduğu göç dalgası, ikinci dünya savaşından bu yana tüm dünyada görülen en kapsamlı yer değiştirme olayı olarak değerlendirilmektedir. Suriyelilerin geldikleri ülke ve bölgelere birçok açıdan etki edecekleri kaçınılmaz bir gerçektir. Başta sosyal, politik ve ekonomik etkiler olmak üzere geldikleri bölgenin yapısını dönüştürme potansiyeline sahip Suriyeli sığınmacıların karşılaştıkları temel sorunların doğru tespiti bu alanda üretilecek politikaların başarı derecesini önemli ölçüde belirleyecektir. Başarılı sığınmacı politikaları ise birçok açıdan olumsuz olarak değerlendirilen sığınmacı akınının etkilerini olumluya, tehditleri fırsata çevirme imkanı sağlayacaktır.
Bu çalışmada zorunlu göç ile yerinden edilen Suriyeli sığınmacıların Türkiye ve Hatay’daki mevcut durumları ortaya konulmuş, Hatay ili özelinde ekonomik ve toplumsal yapıya olan etkileri araştırılmıştır. Belirlenen tespitler ışığında Suriyeli sığınmacıların ekonomik ve toplumsal yapıya olası negatif etkilerinin bertaraf edilmesi, sığınmacı nüfusun Türk toplumuna uyumu ile meselenin bir kriz olmaktan çıkartılarak sosyal, kültürel ve ekonomik zenginlik fırsatına dönüştürülmesi konusunda politika önerilerine yer verilmiştir.
KİTAP TANITIMI
Uluslararası Hukuk Bağlamında İnsanlığın Ortak Mirası: Antarktik Doğal Kaynaklarının Küresel Yönetimi Örneği
Ortak miras kavramının tarihsel gelişimi ve temel prensiplerinden yola çıkan bu araştırmada Antarktika’nın ortak miras olarak kabulü uluslararası hukuk kapsamında değerlendirmeye alınmıştır. Kıtanın doğal kaynak rezervleri ve potansiyeli hem canlı kaynaklar hem de mineraller açısından ayrıntılı olarak incelenmiştir. Antarktik kaynakların kullanımına yönelik mevcut hukuki düzenlemeler ve devletler arasında kurulan uluslararası iş birliğinin aşamaları tarihsel sırayla detaylandırılmıştır. Kıta çevresini korunmasının küresel açıdan gerekliliği ve gelecek nesillere etkisi bilimsel verilere dayandırılmıştır. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı uluslararası hukukun bir parçası olarak ortak miras kavramını Antarktika örneğinde değerlendirirken, kıtanın doğal kaynaklar açısından önemini ve hukuki düzenini ayrıntılı olarak ele almaktır. Türkçe literatürde kıtanın uluslararası yönetimini sağlayan Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nin inşa edilmesine ve işleyişine dair kapsamlı bir kaynak bulunmadığından bu sistemsel gelişim sürecinin ortak miras kavramı ve uluslararası hukuk kapsamında detaylandırılması ayrıca önemlidir. Ayrıca bu çalışmada devletlerin şekillendirdiği Antarktika siyaseti uluslararası ilişkiler bağlamında da değerlendirilerek kıta sisteminin geleceğinin yorumlanması amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
The Elements of General Method, Based on the Principles of Herbart
The Herbart school adheres to this view of education, and has transferred its spirit and method to the schools. The Herbartians have the hardihood, in this age of moral skeptics, to believe not only in moral example but also in moral teaching. (By moral skeptics we mean those who believe in morals but not in moral instruction.) They seek first of all historical materials of the richest moral content, in vivid personification, upon which to nourish the moral spirit of children. If properly treated, this subject matter will soon win the children by its power over feeling and judgment. With Crusoe the child goes through every hardship and success; with Abraham he lives in tents, seeks pastures for his flocks, and generously marches out to the rescue of his kinsmen. He should not read Caesar with a slow and toilsome drag (parsing and construing) that would render a bright boy stupid. If he goes with Caesar at all, he must build an agger, fight battles, construct bridges, and approve or condemn Caesar’s acts. But we doubt the moral value of Caesar’s Gallic wars. By reading Plutarch we may see that the Latins and Greeks, before the days of their degeneracy, nourished their rising youth upon the traditions of their ancestry. The education produced a tough and sinewy brood of moral qualities.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Jandarma Tarihi Kaynakları
Türkiye’de modern anlamda genel kolluk teşkilatının kurulma süreci, 1839’da Gülhane Hatt-ı Hümâyunu’nun ilânıyla başlamıştır. Klasik Osmanlı Dönemi’nden farklı olarak Tanzimat, II. Meşrutiyet ve Millî Mücadele yıllarında, özellikle Batı’daki emsallerine uygun reformlara tâbi tutulan iç güvenlik kurumları; Cumhuriyet Türkiyesi’nde büyük bir hız kazanan yenileşme hareketleriyle, bugün dünyanın önde gelen kolluk kuvvetleri arasında yerini almıştır. Bu gelişmede, başta Fransa olmak üzere, İtalya ve diğer Avrupa devletlerinden davet edilen yabancı tensikat subaylarının da rolü olmuştur. Aynı süreçte kurulan Jandarma Mektepleri, modern Jandarma Okulları’nın nüvesini teşkil etmiştir.
Osmanlı-Türk Jandarması’nın tarihi, yalnız Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde bir iç güvenlik manzumesi olmayıp; millî sınırlarımızın ötesinde kalan geniş bir coğrafyanın kadîm geçmişinin de görkemli bir safhasıdır. Genellikle Balkanlar ve Orta-Doğu; Arap Yarımadası’nda Harameyn-i Şerifeyn; kısmen, Kafkasya ve Kuzey Afrika; Doğu Akdeniz’de Kıbrıs; nihayet, Girit dahil asırlar boyunca Osmanlı hakimiyetinde kalmış Akdeniz’in diğer adaları, iç güvenlik reformlarıyla bu coğrafyanın bir parçası olmuştur.
Bu kitapta, Osmanlı’dan günümüze, asayiş ve iç güvenlikle ilgili gelişmelerde ordu, sahil güvenlik ve polis teşkilatıyla birlikte devletin eli ve emri altında başarılı bir tarih yazan Jandarma’nın geçmişine ışık tutacak kanun ve nizamlar; bunlara dayanak teşkil eden muhtelif hukukî belgeler ile yerli-yabancı literatürden ulaşılabilenler bir araya getirilmiştir. Eserin yegâne amacı, başta Jandarma olmak üzere, kolluk kuvvetleri ve Sahil Güvenlik alanında araştırma yapanlara bir kaynak külliyatı sunabilmektir.
KİTAP TANITIMI
HABSBURG SERHADDİNDEKİ OSMANLI GARNİZONLARININ FİNANSMANI
Türkiye’de Osmanlı askerî tarihi konularını serhad çalışmaları kapsamında ele alan ve literatüre önemli katkılar yapan eserlere her geçen gün bir yenisi ekleniyor olsa da, devrin terminolojisini ortaya koyan, belgelerin doğru okunduğu kadar anlaşılmasını da sağlayan çalışmaların henüz benzer bir yoğunlukta yapılmamış olması alanın en önemli eksikliklerinden biri olarak göze çarpmaktadır. Zira meşruiyet skalasının bir parçası olarak imparatorluk mekânlarının mütemmim cüzü olan serhadlerdeki askerî örgütlenmenin ortaya konulması, bu bağlamda Osmanlı askerî tarihi üzerine yapılacak yeni çalışmalara ışık tutacak önemli argümanlar sağlayacaktır. Bu bağlamda elinizdeki çalışma, 1683-1699 Harbi’nde Osmanlı’nın Habsburg sınırındaki örgütlenmesini, garnizonların organizasyonundaki değişim ve bu değişimin yarattığı ekonomik koşullar çerçevesinde ele almaya çalışmaktadır. Harbin gidişatındaki değişime paralel olarak askerî ve malî tedbirlerin Osmanlı merkezî idaresi tarafından hayata geçirilmeye çalışılması ve bu yeni yapının beraberinde getirdiği problemlerin çözüme kavuşturulması, değişen yapıya uygun yeni bir askerî / malî uygulamanın yapılmasını zorunlu kılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Development of corporate governance in Turkey by sectors
In the globalizing economy and increasing competitive environment, the importance of effective corporate governance is growing. Edited by Melike Selçuk Arpınar, this comprehensive book titled “Development of Corporate Governance in Turkey by Sectors” examines corporate governance practices in the significant sectors of the Turkish economy, providing valuable information to readers.
The book explores how corporate governance has evolved in the food, aviation, construction, medical and medical manufacturing, industry, textile, and finance sectors, and investigates the role of corporate governance in the success of these sectors. Each chapter is penned by expert authors in their field, shedding light on sectoral challenges, opportunities, and best practices.
As the editor, Melike Selçuk Arpınar ensures that the book is enriched with both theoretical and practical information. The book carefully examines regulations, emerging trends, and sector-specific features, providing readers with the necessary tools to understand the complexities of corporate governance in Turkey’s diverse and dynamic industries.
An essential resource for investors, business leaders, policymakers, and academics, “Development of Corporate Governance in Turkey by Sectors” is an indispensable guide for anyone who wants to understand the critical role of corporate governance in shaping the future of the Turkish economy. Take advantage of the practical suggestions and sector-specific insights offered in this book to achieve success in the competitive business world.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
SİNOP’TA GELENEKSEL AHŞAP KÖY CAMİLERİ
Karadeniz Bölgesi’nde hatırı sayılır miktarda ahşap malzemeyle mamul camiler inşa edilmiştir. Geleneksel yapım teknikleri kullanılarak inşa edilen camilerin bazılarının tarihleri Anadoludaki Türk tarihine kadar ulaşabilmektedir. Genellikle kırsalda yer alan bu camiler çantı tekniğinde ve çoğunlukla çivi kullanılmadan geçme metoduyla bina edilmiştir.
Elinizdeki eser, Sinop merkez ve ilçelerindeki çantı tekniğinde inşa edilmiş 27 köy camisini konu edinmiştir. Tespitlerimize göre bu camilerin dağılımları şu şekildedir: sayıca en çok caminin 8 cami ile Ayancık’ın köylerinde inşa edildiği tespit edilmiştir. Ayancık’ı 5 cami ile Boyabat, 4 cami ile Dikmen, 3’er cami ile Durağan ve Türkeli, birer cami ile Merkez, Erfelek, Gerze ve Saraydüzü ilçeleri izlemektedir. Dolayısıyla çalışmamıza göre Sinop ilinin merkez dâhil bütün ilçelerinde çantı tekniğinde inşa edilmiş köy camilerine halen rastlanılmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
DIŞ POLİTİKA DENEMELERİ
Uluslararası ilişkilerin çok aktörlü yapısında, başat aktörlük konumunu korumayı sürdüren devletin, başka bir devlete veya geniş anlamda dışa dönük sergilediği tutum, davranış, politika ve eylem olarak tanımlanabilecek dış politika, uluslararası ilişkilerin yoğun gündeminde anlık olarak değişen bir niteliğe sahiptir. Bu yapısı dolayısıyla dış politikada değişim ve dönüşüm dinamikleri hızlı ve derinden hissedilen bir muhtevayı haizdir. Sözgelimi, bir bölge ya da alan veya devlet için yapılan bir analiz, burada düzenlenen bir terör saldırısı nedeniyle geçerliliğini kaybedebileceği gibi, ülkenizin bu alana yönelik izlediği dış politikanın hemen güncellenmesini zorunlu kılacaktır. Kısacası, dış politikada gündem çok çabuk değişim kaydetmektedir. Elinizdeki bu çalışma, böylesi kritik bir gerçekliğe sahip dış politika üzerine kaleme alınmış; muhtelif konulardan oluşan bir içeriğe sahip bulunmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Tarihsel Boyutlarıyla Türk Basınında Özdenetim Kuruluşları
Son yıllarda yaşadığımız dijital devrim sonucunda basının yapısında ve gazetecilik pratiklerinde önemli bir dönüşüm yaşanmıştır. Söz konusu süreç, habercilik faaliyetinde bulunanların özdenetimini daha önce hiç olmadığı kadar önemli hale getirmiştir. Ayrıca, basın özdenetim kuruluşlarının bu sürece ayak uydurmaları, yapılarını ve işleyişlerini dijital devrimin gereklerine göre yeniden düzenlemeleri hususu da önem arz etmektedir. Bu çalışmada, başlangıcından itibaren Türk basın tarihinde özdenetim amacıyla faaliyet göstermiş olan Osmanlı Matbuat Cemiyeti, Basın Birliği, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Basın Şeref Divanı ve Basın Konseyi’nin kuruluş süreçleri, yapıları, amaçları, faaliyetleri, kabul ettikleri yayın ilke ve esasları ile yaptırımları tarihsel bir bağlam içerisinde ele alınmıştır. Özellikle, halen aktif olarak faaliyet gösteren Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Basın Konseyi’nin dijital çağ içerisindeki konumları da sorgulanmaya çalışılmıştır.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
Retro Pazarlama ve Spor
Çağdaş pazarlama anlayışında, “yeni ve geliştirilmiş” ifadelerine sıkça rastlanmaktadır. Yenilik yapmayanın eskiyeceğinden, yeniliklerin hızla eskidiğinden bahsedilmektedir. Bir yandan da, “her zaman alıştığınız” kalite, lezzet, vb. ifadelerle de değişmezliğe, kalıcılığa ve istikrara vurgu yapılmaktadır. Bu bağlamda, “Retro Pazarlama” insanların geçmişe duydukları özlemin gücünden yararlanmaya dayanmaktadır.
Geçmişten gelen ürünlerin, tarzların, stillerin, ifadelerin, anlayışların yenilendiğine dair örnekler ile retro pazarlama, geçmişe ait çağrışımlarıyla farklı bir pazarlama yaklaşımını içermektedir. Geçmişe uzanan referanslar, yeniliklerin tükenmesinden değil, aksine, pazarlamanın dinamizminden kaynaklanmaktadır. Bu bağlamda; retro pazarlama, eskiyi yenilemek iddiasını da içermektedir. Retro pazarlamanın temelinde yatan düşünce ise; tüketicilerin satın alma sürecinde, ürünü tercih ederken, ailenin, etkilenilen bir filmin, belgeselin, bir maçın veya tüketicinin hayatından bir şeylerin izlerini taşımasıdır. Öyle ki, son yıllarda retro kavramının geçmişe olan özlemle yoğun bir biçimde bağdaştırılması nedeniyle tüketiciler; o dönemin yaşayış biçimini, toplumsal koşullarını ve diğer özelliklerini de talep eder hale gelmiştir.
Günümüzde spor endüstrisinde yer alan markalar ise farkındalık yaratmak, farklılaşmak ve hedef kitleleri ile duygusal bir bağ kurmak amacıyla, spor pazarlaması çerçevesinde çeşitli iletişim faaliyetlerine başvurmaktadırlar. Bunlar arasında, yeni trendler oluşturmak ve onların olumlu etkilerinden faydalanmak da yer almaktadır. Özellikle, retrospektif (geriye dönük) markalama yaklaşımı ile hedef kitlelerinin taleplerine, teknoloji ile harmanlanmış sembolik ürünlerin sentezi olan “retro ürünler” ile karşılık vermeye gayret gösteren spor markalarının varlığı her geçen gün artmaktadır. Retro spor ürünleri, hemen her kuşak tarafından yoğun ilgi görmektedir. Son yıllarda, hikaye anlatımına dayalı pazarlama anlayışının yaygınlaşması ise, retro pazarlama ve spor birlikteliğinin gücüne güç katmaktadır.
Bu kitapta, tüketim toplumlarında kültürel bir tüketim aracı olarak konumlandırılan retro spor ürünlerinin, spor endüstrisindeki varlığına dikkat çekmek ve alanla ilgili literatüre katkıda bulunmak amaçlanmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
MARDİN ABBARALARI
A B B A R A ?
Mardin sokaklarını dolanan tılsımlı sözcük.
Peki nedir bu gizemli sözcüğü imar ettiren sebep?
Tarihsel süreç içerisinde Mardin ilinin hâkimiyetini üstlenen tüm medeniyetlerin kent siluetine nakşettiği eserlerin birçoğunda inançsal tutumlar ve kültürel yaklaşımlar yer alırken Abbaraların inşasında tüm medeniyetlerin ortak tavır takınmasına neden olan nedir?
Mardin Abbaraları; imar gerekçesinden geleneksel tutuma dek, Güneydoğu Anadolu bölgesindeki diğer illere nazaran çeşitlilik açısından abbaraların tüm tipolojilerini bir arada görebileceğiniz, sayıca en çok, fonksiyonel açıdan en kapsamlı çalışmadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Üretim Bilişim Sistemleri ve Uygulama Örnekleri
Bilişim sistemlerinin işletme yönetiminin her alanında olduğu gibi üretim alanında da önemli etkisi bulunmaktadır. Günümüzün rekabetçi yapısı içerisinde sürdürülebilir olmanın en temel koşullarından birisi kaynakların etkin kullanılmasıdır. Kaynakların etkin kullanılması ise kaynakların bilgi temelli olarak yönetilmesiyle sağlanmaktadır. Bu anlamda ürünün tasarımı, malzeme yönetimi, üretim planlama, üretim kontrol ve stok kontrol gibi temel üretim süreçlerinde birçok bilişim sistemleri yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada bu üretim bilişim sistemlerinin hem teorik hem de uygulama örnekleri ile açıklanması amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Sağlık Çalışanlarının Kronizm Algısı Üzerine Etik Liderlik ve Psikolojik Sermaye İlişkileri
Bu kitap, hastane çalışanlarının kronizm, etik liderlik ve psikolojik sermaye ilişkilerini incelemektedir. Sağlık sektörünün zorluklarıyla başa çıkmaya çalışan sağlık çalışanlarının üst seviyede psikolojik sermaye düzeylerine sahip olması önemlidir. Bu sebeple kronizm ile mücadelede etik liderliğin rolü ve çalışanların psikolojik sermayelerini nasıl artırabilecekleri üzerine odaklanan bu eser, sağlık profesyonellerinin mesleki yaşamlarında daha sağlam bir temel oluşturmalarına yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Hem akademik çevreler hem de uygulamacılar için değerli bir kaynak olan bu çalışma, sağlık hizmetleri yönetimi ve liderlik konularında derinlemesine bir bakış sunmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Engelsiz Bilişim 2021
Teknolojik gelişmeler günümüzde bireylere eğitimden ulaşıma, sağlıktan ekonomiye birçok alanda neredeyse sınırsız imkânlar sunmaktadır. Teknolojinin sağladığı bu imkânları, özellikle toplumsal hayata uyum ve katılım konusunda problem yaşayan engelli bireylerin gündelik hayatlarını kolaylaştırmak amacıyla kullanmak, teknolojinin amacına uygun ve verimli kullanımına ortam hazırlayacaktır.
Bu kitabın ana hedefi 2021 yılı itibariyle Türkiye’de engelsiz bilişim konusundaki yaklaşımları algıları ve uygulamaları irdelemek ve engelliler açısından teknoloji faktörünün ve uygulamalarının önemini bir kez daha ilgililere aktarmaktır. İçerikler Türkiye Engelsiz Bilişim Platformunun 2021 yılında yapmış olduğu organizasyonda sunulan ve yeni teknolojilerin engelliye ulaşmasını sağlayan bildirilerin genişletilmiş makalelerinden oluşmaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Filibe’de Osmanlı Mimari Eserleri
Balkan şehirlerinde geçerken çocukluğum
Her lahza bir alev gibi hasretti duyduğum”
diyor şiirimizin büyük üstâdı Yahya Kemal. Velhasıl ne Balkanların bize ne de bizim Balkanlara hasretimiz biter! Aynı ruh, aynı kültür, aynı medeniyet, aynı iman ve onun mahsulleri olan aynı tarihi bereket… Filibe de bu zenginlikten fazlasıyla nasibini almış bir şehir güzeli. Tabii ki eskisi gibi değil ama hala ecdat yadigârlarıyla bezeli. Hala vakur, hala gül kokulu…
Gelin hep birlikte bu manalı şehri, ona miras bıraktıklarımızı, atalarımızın emanetlerini gezelim, hatırlayalım, bilelim, bildirelim. Biz buraya silinmez mührümüzü vurduk, diyelim. Evlâd-ı Fâtihân’ı unutmadık, unutamayız diyelim…
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Türk Hikâyesinde Din ve İnanç Algısı
İnsan ile birlikte doğan inanma ihtiyacı birey ve toplumların doğasının esasını oluşturur. Tarih boyunca insanların çeşitli dinlere ve inançlara bağlı bir hayat sürdürerek mana ve madde âleminde psikolojik doyum noktasına ulaştığı görülür. 19. yüzyılda Tanzimat Fermanı ile birlikte birçok alanda değişimler yaşanır. İnsan ruhunun özüyle ilişkili olan edebiyat sahası da bu dönemde toplum ve bireyin yaşadığı değişimlerden etkilenir.
Tanzimat Dönemi edebiyatı nesir sahasında birçok araştırma yapılmıştır. Bu araştırmaların ışığında hem edebî türler üzerinde hem de ele alınan konular hakkında yeni perspektifler ortaya çıkabilir. Türk edebiyatında din ve inanç olgusu eserlerde önemli bir yer teşkil etmektedir. Toplumun batının sosyal hayatına yönelmesiyle birlikte nesir türünde yazılan eserlerde; alafranga hayat, görücü usulü evlilik, basit aşk üçgenleri gibi konular ele alınır. Bu konuların yanı sıra din ve inanç olgusu da birçok hikâyede işlenmiştir. Bu dönemde yazılmış olan hikâyelerde İslamiyet ve Hristiyanlık dinine yer verildiği gibi Yahudilik ile kabile inançlarına ait izlerin de işlendiği görülmektedir. Bu kitapta Tanzimat Dönemi’nde (1839-1896) yayınlanmış olan yüz elli beş hikâye din ve inanç olgusu bağlamında irdelenmiştir. Türk hikâyesinin zeminini oluşturan eserler olarak kabul edilen Muhayyelât-ı Aziz Efendi, Müsameretnâme, Akabi Hikâyesi ve Hayâlât-ı Dil’den sonra Ahmet Midhat Efendi, Recaîzade Mahmud Ekrem, Nâbizâde Nâzım ve Samipaşazade Sezai’nin yazdığı eserler öncelikle olay örgüsü bakımından daha sonra ise din ve inanç esasları bakımından incelenmiştir. Hikâyelerde sırasıyla; İslamiyet, Hristiyanlık, Yahudilik, ilkel kabile inançları ve batıl inançlar ele alınmıştır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Kuva-yı Milliyeci Bir Belediye Başkanı: Keçeci Zade Hafız Mehmet Emin Bey
Bu kitap, Osmanlı Devleti’nin son döneminde, Kurtuluş Savaşı yıllarında ve Cumhuriyet döneminde önemli bir isim olan Keçeci zade Hafız Mehmet Emin Bey üzerine bir biyografi çalışmasıdır.
Kitapta, Osmanlı Devleti’nin son döneminde girişimci bir zahire tüccarının Balıkesir Ticaret Odası ve Balıkesir Belediye Başkanı olarak yaptıkları, Kuvâ-yı Milliye’nin Batı Anadolu’daki faaliyetleri özelinde Keçeci zade Hafız Mehmet Emin Bey’in Milli Mücadele hatıraları, yeni kurulan Türkiye Devleti’nin önemli şehirlerinden biri olan Balıkesir’de yaptığı sosyoekonomik, siyasi ve topluma hizmet çalışmalarıyla Keçeci Hafız’ın şahsında Erken Cumhuriyet Dönemi (1923-1935) incelenmektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Üsküpün Âkifi
Balkan bölgesinin en velud şairlerinden olsa da şiirlerini kitaplaştırma imkânı bulamayan şairlerden birisi de Üsküplü Abdulfettah Rauftur. Şair, yüzlerce yıldır Türk-İslam kültürüyle yoğrulmuş, kadim bir şehir olan Üsküpte 20.yüzyılın ilk çeyreğinde dünyaya gelmiştir. Balkan bölgesindeki medreselerin son örneklerinden birisi olan Meddah Medresesinde eğitim görmüştür. Sosyalist Yugoslavya döneminde yedi yıl ağır hapis cezası almış bir yıl da taş kırmaya gönderilmiştir. Yaşadığı birçok badirenin ve ürettiği birçok şiirin ardından 1963 yılında vefat etmiştir. Şiirleri henüz kitaplaşmamıştır.
Üslup olarak çok benzemesinden dolayı Balkanların (Üsküpün) Âkifi diye de anılan Abdulfettah Raufun sanatı üzerine değerlendirmelerden oluşan çalışmamız; şairin ulaşabildiğimiz şiirlerinden hareketle kaleme aldığımız ve daha önce makale ve kitap bölümü olarak farklı kaynaklarda yer almış olan makalelerin toplu olarak bir kitapta yer almasından ibarettir.
₺260,00