KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Öğretmen ve Öğretmen Adayları İçin Bilgisayara Giriş
₺300,00 -

Ömer Demirbağ ve Şiiri
₺325,00 -

Önceki Öğrenmenin Tanınması
₺260,00 -

Örgüt Yönetiminde Duygular
₺315,00 -

Örgütlerde Eğlence, Mizah ve Oyun
₺210,00 -

Örgütlerde İletişim
-

Örgütlerde Toksik Davranışlar
₺575,00 -

Örgütsel Adalet Ve Örgütsel Sinizm
-

Örgütsel Ses Çıkarma Davranışı ve Öncülleri
₺300,00 -

Özdeş Olmayan Paralel Makinelerle Çizelgeleme: Genetik Algoritma İle Optimizasyon Yaklaşımı
₺220,00 -

ÖZDEŞLEŞME VE MARKA BAĞIMLILIĞININ SNEAKER MARKALARINA ETKİSİ
₺250,00 -

Özel Yetenekli Öğrenciler İçin Farklılaştırılmış Fen Bilimleri Dersi Öğretim Modülü
₺325,00 -

PADİŞAH ALDATTI MI ALDANDI MI
₺275,00 -

Padişah Kadınlar
₺300,00 -

Pandemide Dijital Nefret Söylemi: Çin Virüsü
₺455,00 -

PARA POLİTİKASI, MAKRO İHTİYATİ POLİTİKALAR VE FİNANSAL İSTİKRAR
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Çamlıhemşin İlçesi ve Yakın Çevresinin Cbs-Ahs Yöntemi İle Ekoturizme Uygun Alanlarının Belirlenmesi
Ekoturizm dünyasına çıktığım yolculuğumda, sürdürülebilirlik ilkelerini benimseyerek, yalnızca ayak izimizi en aza indirmeye değil, aynı zamanda arkamda güçlü bir miras bırakmayı umut ettim.
İster bir akademisyen ister bir uygulayıcı, isterse de sadece çevre bilincine sahip bir gezgin olun, bu kitap sizlere sürdürülebilir turizmin karmaşıklığı hakkında paha biçilmez bilgiler sunmakta, doğa, kültür ve turizm arasında daha uyumlu bir ilişki kurmak için bir yol haritası sağlamaktadır. İlgi çekici ve düşündürücü olan bu kitap, gezegenimizin geleceği ve harikalarının sorumlu bir şekilde keşfedilmesi konusunda tutkulu olan herkes için yol göstericidir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
1897 Osmanlı-Yunan Savaşı’nda Esir Yunanlar
- yüzyılda Osmanlı Devleti’nin ittifaksız tek başına girip kazandığı 1897 Yunan Savaşı, her ne kadar barış antlaşmasına yansımamış olsa da uluslararası bağlamda başta Sultan II. Abdülhamid olmak üzere ülkenin itibarını arttırmıştır. Savaşın kısa süre içerisinde Yunan bozgunuyla sonuçlanacağını, Yunanların kendisi olmak üzere büyük devletlerin temsilcileri ve yabancı gazete muhabirleri beklemiyordu. Bu savaş ile Osmanlı’nın hâlâ güçlü bir devlet olduğu anlaşılmıştır.
1897 Osmanlı-Yunan Savaşı’nda savaşın doğal bir sonucu olarak her iki taraftan da esirler alınmıştır. Yunanlar adına savaşıp Osmanlı tarafınca esir alınanlar muvazzaf, yabancı gönüllüler ve Osmanlı vatandaşı olmak üzere üç grupta sınıflandırılmıştır. Bu kitapta; esirlerin durumu (Osmanlı ve Yunan esirleri karşılaştırılarak), ülkelerine iade süreci, savaşın propaganda boyutu ve Osmanlı Devleti’nin diplomatik stratejileri incelenmiştir.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Radikalleşme ve Örgütten Ayrılmanın Karmaşık Doğasını Anlamak PKK TERÖR ÖRGÜTÜ VE DİYARBAKIR ANNELERİ
Aşırılık yanlısı fikirlerin, çeşitli psiko-sosyal faktörler etkisi ile ve/veya kitlenin şiddete motive olmasını sağlayacak faktörleri kullanarak hedef kişilere/kitlelere empoze edilmesi süreci olarak tanımlanabilecek radikalleşme, çok sayıda faktör ve aktörün içinde olduğu karmaşık bir süreçtir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kırk yılı aşkın süredir PKK (Bölücü Terör Örgütü) ile mücadele etmekte ve askeri, hukuki, siyasi tedbirler almaktadır. Geçen zaman içinde örgüte katılım düşerken, eleman temin faaliyetlerinin bütünüyle bitmediği görülmektedir. Yapılan ikna çalışmaları ile örgütten ayrılan kişi sayısı artmaktadır. Bu çalışmada, çocuğu terör örgütüne katılan kamusal alana çıkarak ve bireysel çabaları ile çocuğunu geri dönmeye ikna eden 10 anne ile mülakatlar yapılmıştır. Annelere çocuklarının radikalleşme süreci, çocukları örgüte katıldıktan sonra kamusal alan tecrubeleri ve bireysel çabaları, çocuğun örgütten ayrılması sonrası döneme dair şahitlikleri sorulmuş ve cevaplar analiz edilmiştir. Yapılan analizler örgütten ayrılma sürecinde annenin aktif bir aktör olduğunu göstermektedir. Çalışmada BTÖ’ye özgü radikalleşme modeli çalışılmış ve veriler doğrultusunda doğrulamalar yapılmıştır. Bu bağlamda çalışmanın terörle mücadeleye yönelik literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
HABSBURG SERHADDİNDEKİ OSMANLI GARNİZONLARININ FİNANSMANI
Türkiye’de Osmanlı askerî tarihi konularını serhad çalışmaları kapsamında ele alan ve literatüre önemli katkılar yapan eserlere her geçen gün bir yenisi ekleniyor olsa da, devrin terminolojisini ortaya koyan, belgelerin doğru okunduğu kadar anlaşılmasını da sağlayan çalışmaların henüz benzer bir yoğunlukta yapılmamış olması alanın en önemli eksikliklerinden biri olarak göze çarpmaktadır. Zira meşruiyet skalasının bir parçası olarak imparatorluk mekânlarının mütemmim cüzü olan serhadlerdeki askerî örgütlenmenin ortaya konulması, bu bağlamda Osmanlı askerî tarihi üzerine yapılacak yeni çalışmalara ışık tutacak önemli argümanlar sağlayacaktır. Bu bağlamda elinizdeki çalışma, 1683-1699 Harbi’nde Osmanlı’nın Habsburg sınırındaki örgütlenmesini, garnizonların organizasyonundaki değişim ve bu değişimin yarattığı ekonomik koşullar çerçevesinde ele almaya çalışmaktadır. Harbin gidişatındaki değişime paralel olarak askerî ve malî tedbirlerin Osmanlı merkezî idaresi tarafından hayata geçirilmeye çalışılması ve bu yeni yapının beraberinde getirdiği problemlerin çözüme kavuşturulması, değişen yapıya uygun yeni bir askerî / malî uygulamanın yapılmasını zorunlu kılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Türk Ekranından Yansımalar
Türk Ekranından Yansımalar başlıklı bu çalışma günümüz Türkiye’sinde Türk toplumunun kültürünü ve zihniyetini türeten ve dönüştüren Türkçe “ekranların” içeriklerine ilgi duyan okuyucuya katkı sunmak üzere hazırlanmıştır. Kitaptaki her bölümde farklı metin çözümleme yöntemleriyle farklı medya içeriklerinin analizi sunulmaktadır. Ayrıca kitapta, medya söylemlerinin oluşmasına imkân veren sosyo-politik gerçekliğe ve tarihsel konjonktüre değinilmekte olup çağdaş Türk medyasında dolaşımda olan Türk milliyetçiliği, neoliberalizm, postfeminizm, hegemonik erkeklik/kadınlık, homososyalleşme, tüketim kültürü, dindarlık ve muhafazakârlık gibi normatif söylemlerin yeniden ürettiği kimlikler veya öznellikler incelenmektedir.
Kitap kapsamında son dönemde Kovid 19 pandemisinin bir toplumsal kriz olarak dijital alana internet mimleri şeklinde yansıması, izlenme rekorları kıran gündüz kuşağındaki realiti şov programlarının anlatısal türleri kullanarak gerçeklikle kurmacanın sınırlarını esnetmesi, popüler tarihi dizilerde türetilen toplumsal söylemler ve erkeklik temsilleri, dini içerikli çizgi filmlerin yerel ve global değerleri uzlaştırarak tanımladığı yeni muhafazakâr toplumsal söylemler ve ideal Müslüman kimliği, kadın reklamlarında postfeminizm ve neoliberalizm gibi global popüler söylemlerin türettiği güçlü kadın ve bireysel tercihlerin kutsallığı anlayışıyla marjinal kimliklerin normalleştirilmesi şeklinde özetlenebilecek Türkiye’deki farklı ekran içeriklerinin toplumsal kültürdeki yansımalarını ele alan araştırmalara yer verilmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
BİLİNÇLİ EBEVEYNLİK
Bütün ebeveynler (başta anne babalar ve çocuğun yetişmesine katkıda bulunan birinci derecedeki tüm akrabalar) konu çocuk olunca tartışılamaz, kuşku götürmez ve koşulsuz biçimde iyi niyetlidirler. Çocukları bazen sitem ettiğinde hatta kendileri de hatalı olduklarını fark ettiklerinde “senin iyiliğini düşündüğüm için öyle davrandım” sözünü sık sık kullanırlar ki gerçekten de öyledir. Hatalı davranışlarının nedeni aslında çocuk yetiştirme ve tutumlar konusunda bilimsel bilgiden çok magazinsel ya da geleneksel bilgiye sahip olmalarıdır. Yani bilinçli ebeveynlik konusundaki yetersizlikleridir. Ne var ki bu durum kesinlikle ebeveynlerin suçu değildir, belki en fazla hatalarıdır. Çünkü başta iyi niyetleri nedeniyle suçlu olamazlar, yanı sıra devletin eğitim politikalarının etkin olamaması nedeniyle de suçlu sayılamazlar. Ancak ve ancak var olan bilimsel bilgilere erişmek için yeterince çaba göstermedikleri için hatalı sayılabilirler.
Bu kitap ebeveynlerin “hata”larını azaltmayı hedefleyen bir çalışmanın ürünüdür. Çünkü 1972 yılından itibaren çocuk ve ergen problemleriyle ilişkilendirilen hemen hemen bütün çalışmalarda anne baba tutumları ele alındığı ancak bu çalışmaların hiçbirinde anne babalık bilinç düzeyi ele alınmadığı görülmüştür. Bu çalışma ile sadece ülkemizde değil araştırıldığı kadarıyla dünyada da ilk olarak geliştirilen “Anne Babalık Bilinç Düzeyi Testi” sonuçlarına dayalı veriler ve anlamları yorumlanmaya çalışılmıştır.
Bir ebeveyn, bir eğitimci ve bir psikoterapist sorumluluğu ile tüm ebeveynlerin anne babalık bilinç düzeyinin yükseltilmesine katkıda bulunabilmek, alandaki önemli bir boşluğu doldurabilmek ve aynı zamanda eğitimle ilgili tüm kurum ve kuruluşlara sağlıklı bir toplum oluşturma konusunda sorumluluklarını hatırlatarak onlara küçük de olsa bir rehber sunabilmek amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Yabancıların Yabancısı: Türkler
Bireyin kimlik edinme sürecini belirleyen en önemli argümanlardan biri eğitim süreci içinde edindiği bilgilerdir. Resmi tarih tezi doğrultusunda gerçekleştirilen bu zorunlu öğretimler, her ülkenin kendi iç ve dış dinamikleri doğrultusunda şekillendirilmiştir. Türkiye gibi tarihsel açıdan özel bir konumda olan ülkelerin yerel ve bölgesel dinamiklerin yanı sıra ülke çeperleri dışındaki politik enstrümanları da göz ardı etmeden, toplumsal duyarlık oluşturma kapsamında bireylerin tutum ve davranışlarını şekillendirecek boyutta işlemleri gereklidir. Türk vatandaşlarının kendi kimliklerini öğrenmelerinin yolu bu anlamda kendi gözlükleriyle dışarıya bakmaktan ziyade dışarının gözlüğüyle kendine bakabilmekten geçmektedir. Bu çalışma belirtilen perspektifle tarihsel düzlemde Türk tarihinin farklı zaman dilimlerinde ve farklı boyutlarla kesiştiği ülkelerin Osmanlı ve Türk kimliğine bakışını vermeyi hedeflemektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Tatarca Referans Grameri
Girişten
Bu çalışmanın konusu, bugünkü Tatarstan coğrafyasında başta edebiyat olmak üzere, basın (gazete, dergi vs.), yayın (Tv ve Radyo yayınlarında) ve eğitim (ilk ve orta öğretimde zorunlu) alanlarında kullanılmakta olan yazı dili Tatarcasıdır. Öte yandan Tatarcanın konuşma dili olarak özellikle şehir popülasyonu arasındaki kullanım alanı devletin birinci resmi dili olan Rusçaya göre çok daha sınırlıdır. Tatar dili ve kültürü 1552 yılında Kazan Hanlığının yıkılmasından itibaren Rus baskısı altında kalmıştır. Sovyet dönemindeki azınlık halkların assimalasyonu politikalarıyla iyice ağırlaşan bu baskı Tatarlar arasında her geçen kuşakta daha da derinleşen dil değiştirme (language shift) sonucunu doğurmuştur. Tatarca konuşanların sayısı her geçen gün daha da azalmaktadı (Wertheim 2003:348). Tatarca, Tatarstan Cumhuriyetinin Rusçadan sonra ikinci resmi dilidir. BugünTatarca, her ne kadar Tatarların azınlık olarak yaşadıkları Tataristanda millet olarak varlıklarını devam ettirmelerinin en önemli aracı olarak görülmekte ve Tatarcanın Sovyet döneminde yitirdiği sosyal ve politik öneminin Sovyet sonrası dönemde yeniden kazandırılması yolunda özellikle Tataristan Cumhuriyetinin 1991 ylında otonom hale gelmesinden sonra, gerek Tatar hükümeti, gerekse Tatar aydınları nezdinde çeşitli adımlar atılmakla birlikte, halen Tatarca Tataristan Cumhuriyetinde 4 milyonluk nüfusun yaklaşık ¼ ü tarafından konuşulmaktadır.Konuşma dili olarak şehirlerde katışıksız olarak ya da Tatarstan Cumhuriyetinin resmi dili olan ve Tatarcadan çok daha fazla kullanım alanına sahip olan Rusça ile çeşitli dercelerde karışık olarak çeşitli stillerde konuşulmaktadır
KİTAP TANITIMI
Orta Amerika (Kara Alanı)
Bu kitap Orta Amerikanın devi olan Meksika ile Kara Köprüsü olarak adlandırılan yedi küçük ülkeyi kapsar. Heybetli mimari yapılarını koruyan antik şehirleri ve geçmişin hayranlık uyandıran büyük uygarlıklarından, siyasi istikrarsızlık, faşist diktatörlükler, askeri cuntalar, iç savaşlar, yoksulluk, güvenlik sorunları ve kaçak göçmenleri ile büyük bir çöküş yaşayan dünyanın bu uzak bölgesindeki ülkeler, günümüzde ekonomik ve siyasi birlikler ile çıkış yolu arayarak geleceklerini ortak paydada birleştirme hedefindedirler.
Bu kitap, birçok bakımdan büyük bir çeşitlilik sunan dünyanın bu uzak ve ilginç bölgesinin ülkemizde daha iyi tanınması ve güçlü siyasi ilişkilerin kurulamadığı bu ülkeler topluluğu ile siyasi ve ekonomik ilişkilerin gelişmesine küçük de olsa bir katkı sağlamak amacıyla yazılmıştır.
Söz konusu kitabın ilk bölümünde Orta Amerika kara alanı olarak adlandırılan bölgenin genel fiziki ve beşerî özellikleri üzerinde durulmuş, ikinci bölümünde ise bölge üzerinde yer alan ülkeler ele alınmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
HİKÂYE-İ MEYYÂL Ü ŞEHNÂZ HİKÂYE-İ MEYYÂL
Aşkın gücünü yüzyıllar öncesinden günümüze taşıyan bir mensur hikâye…
Zengin bir devlet adamının oğlu olan Meyyâl ile esir pazarında satılan cariye Şehnâz’ın engellerle sınanan aşklarının hikâyesi…
Gülünden ayrı düşmüş bülbül gibi, gönlü sevgilinin ayrılığıyla incinen Meyyâl ve döktüğü gözyaşları için ayıplanan Şehnâz… Oysa aşk yalnızca “aşkın boyun eğdirdiği kimselerce bilinebilir”.
Ve yalnızca aşkın gücü, gönül yaralarına vuslat merhemi olabilir. Aşkı istemek yetmez, kavuşmak için ayrılmayı da göze alabilmeli insan. Sevda ateşiyle yanan gerçek âşıklar, küle dönseler de birbirlerine verdikleri sözden dönmezler. Sabâ rüzgârına sevdiğini soran Meyyâl’den habersiz, Şehnâz’ın aşkının kasırgası dünyayı titretir.
Süslü nesrin güzel bir örneği olan Hikâye-i Meyyâl ü Şehnâz, aşkı anlamlı kılan sabır, vefa, sadakat, fedakârlık gibi duyguları da öne çıkararak günümüz insanına bu değerleri tekrar hatırlatmaktadır. O hâlde hikâye başlasın:
Kıssa-hânân-ı bezmgâh-ı hikâyet ve dâstân-serâyân-ı tarabhâne-i rivâyet bu güne şem‘-i efrûz-ı ahbâr ve bu vech ile mecâlis-pîrây-ı ûli’l-ebsâr olurlar ki Bagdâd-ı behişt-âbâd kibârından bir pîr-i nîkû-kâr ü devlet-şi‘âr var idi…
₺260,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL MEDYADA ADALET ARAYIŞI
İnternet tabanlı ağ teknolojilerinin gelişiminin kullanıcılara sunduğu imkanlar, birçok disiplinlerarası konunun da tartışılmasına zemin hazırlamıştır. Elinizde bulunan bu eser, internetin kamusal alan olup olmadığı, birbirini bütünleyen gözetim ve güvenlik kavramları, panoptikon çağdan omniptikona uzanan değişim, post-truth dönemde dezenformasyonun sosyal medya etkileşimleri gibi pek çok farklı konuyu tartışarak ışık tutmaktadır.
Özellikle dijital teknolojilerin gelişimi ile hayatımıza giren sosyal medya; haber alma ve eğlence amaçlı paylaşımların çok ötesine geçerek tüm dünyada hak ve adalet arayışı için seslerini duyurmaya çalışanların aktif olarak kullandığı bir platforma dönüşmüştür. Sosyal medyada seslerin yükseltilmesi ve bilgi akışının sağlanması; belirli bir olay hakkında farkındalık yaratılması ve bu konu ile ilgili ilişkiler kurulmasını sağlamaktadır.
Sosyal medya, insanların bir araya gelip destek bulduğu, bir amaç için büyük kalabalıkların toplanabildiği, çevrim içi fikirlerin paylaşılması ile küresel ölçekte ses getirebilecek etki yaratılabilecek bir ortamdır. Dolayısıyla, “sosyal medyada adalet arayışı”; ifade özgürlüğü, aktivizm, dijitalleşme, adalet, iletişim, ağ toplumu, gözetim, denetim gibi kavramların teknolojik gelişmelerle birlikte yaşanan değişim ve dönüşümler neticesinde yeniden yorumlanmasını gerekli kılmıştır. Artık protestolar sadece fiziksel mekanlarda değil siber ortamlarda da kitleleri harekete geçirebilmektedir. Dijitalizm ile literatüre giren hashtag (#), like, retweet, emoji, internet meme ya da mention (@) kullanarak dünyanın herhangi bir yerinde haksızlığa uğradığını düşünen, adaletin yerine getirilmediğini savunan herhangi birinin çığlığı tüm dünyada yankılanmakta, yayılmakta ve destek bulmaktadır. Bu araştırmada, tüm dünyada öne çıkan hak ve adalet arayışlarına, kadın şiddeti başta olmak üzere ırkçılık ya da cinsel tacize gibi farklı birçok konuya yer verilmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Doğu Karadeniz Bölgesinde Çay Tarımı Yapılan Topraklarda Bazı Bitki Besin Maddelerinde Zamana Bağlı Olarak Meydana Gelen Değişmeler
KİTAP TANITIMI
İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI SÜRECİNDE PROPAGANDA VE TÜRKİYE
Psikolojik Savaş, hedef kitleleri yıkıma uğratmak, moralini bozmak veya algılarını kontrol altında tutarak yönetmek maksadıyla yapılan silahsız bir savaştır. Propaganda ise Psikolojik Savaşın en önemli aracıdır. Propaganda, düşman tarafından yapılırsa kandırıcı, kendi tarafımızdan yapılırsa, koruyucu ve inandırıcı nitelik taşır.
İkinci Dünya Savaşı sürecinde özellikle Almanya ve İngiltere başta olmak üzere Müttefik ve Mihver Devletler, birbirlerine ve tarafsız ülke konumunda olmasına rağmen Türkiye’ye karşı yoğun propaganda faaliyetleri yürütmüşlerdir. Türkiye, kendisine karşı yapılan propaganda faaliyetlerine sessiz kalmamış, karşı propaganda faaliyetleri yürütmeyi başarmıştır.
Müttefik Devletler, Türkiye’ye karşı kalabalığa katıl, tren etkisi, parıltılı genellemeler propaganda yöntemlerini kullanırken, Mihver Devletler, Türkiye’ye karşı bir otoriteye referans, tanıklık, özdeşleşme, korkuya başvurma propaganda yöntemlerini kullanmışlardır. Türkiye’nin karşı propaganda taktiği ise Müttefik ve Mihver Devletlerin bakış açısına göre değişiklik göstermiştir. Türkiye, Müttefik Devletlere parıltılı genellemeler propaganda yöntemini kullanırken, Mihver Devletlere doğrudan doğruya çürütme ve kısıtlayıcı tedbirler gibi karşı propaganda yöntemlerini uygulamıştır.
Bu çalışmada, İkinci Dünya Savaşı Dönemine ait Türk ve İngiliz arşiv belgeleri, gazete ve dergileri ışığında bu dönemde uygulanan Müttefik ve Mihver Devletlerin propaganda faaliyetleri ve Türkiye’nin karşı propaganda faaliyetleri ele alınmıştır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Türk Eğitim Sisteminin Tarihsel Gelişimi
Eğitim, toplumların kültürel kimliğini ve geleceğini şekillendiren en güçlü araçlardan biridir. Türk Eğitim Sisteminin Tarihsel Gelişimi adlı bu eser, Ortaçağ’ın skolastik eğitim anlayışından Avrupa’daki reform hareketlerine, Osmanlı’daki medrese geleneğinden Tanzimat ve Meşrutiyet ıslahatlarına, Cumhuriyet’in ilk yıllarında oluşturulan politikalarından günümüze kadar uzanan köklü bir süreci ayrıntılı biçimde ele almaktadır.
Kitap, yalnızca kronolojik bir çerçeve sunmakla kalmayıp, her dönemin eğitim anlayışını, toplumsal yansımalarını ve kurumlarını da eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirmektedir. Avrupa’daki modernleşme hareketlerinin Osmanlı eğitim sistemine yansımaları, modernleşme sürecinde gerçekleştirilen reformlar, yabancı uzmanların etkisi ve Cumhuriyet’in eğitim vizyonu bütüncül bir yaklaşımla incelenmektedir.
Alanlarında deneyimli 45 öğretmenin katkıları ve Prof. Dr. Haydar Çoruh’un editörlüğünde hazırlanan bu değerli çalışma, farklı bakış açılarını bir araya getirerek zengin bir içerik sunmaktadır. Eğitim tarihiyle ilgilenen akademisyenler, öğretmenler, öğrenciler ve araştırmacılar için güvenilir bir başvuru kaynağı niteliği taşıyan eser, Türk eğitim sisteminin tarihsel köklerini anlamak isteyen herkese yol gösterici bir rehberdir.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Lozan’dan Günümüze Batı Trakya’da Türk Sivil Toplum Kuruluşları ve Faaliyetleri
Lozan Barış Antlaşması’nın ardından Yunanistan’a resmi azınlık statüsüyle bırakılan Batı Trakya Türkleri, kimliklerini, kültürel miraslarını ve toplumsal varlıklarını koruma mücadelesini sivil toplum kuruluşları aracılığıyla sürdürmüştür. Bu mücadele, İskeçe Türk Birliği’nin kuruluşuyla başlamış ve zaman içinde kurulan diğer sivil toplum kuruluşlarının çabalarıyla günümüze kadar kararlılıkla devam etmiştir.
Dr. Murat Derin’in titiz saha araştırmalarıyla hazırladığı bu eser, Batı Trakya Türklerinin tarihsel mücadelesine ışık tutarken, Türk-Yunan ilişkilerinin bu süreç üzerindeki etkilerini derinlemesine analiz etmektedir. Hukuki girişimlerden uluslararası mahkeme kararlarına, toplumsal dayanışmadan kültürel mirasın korunmasına kadar uzanan bu öykü, bir azınlığın var olma mücadelesi kadar insan hakları ve evrensel direnişin de çarpıcı bir örneğini sunmaktadır.
“Lozan’dan Günümüze Batı Trakya’da Türk Sivil Toplum Kuruluşları ve Faaliyetleri,” yalnızca bir tarih anlatısı değil, aynı zamanda bir toplumun kolektif hafızasını, direnişini ve umudunu gelecek nesillere taşıyan bir belge niteliğindedir. Akademik derinliği ve zengin içeriğiyle, okuyucusunu geçmişin izlerinden günümüzün sorunlarına uzanan bir düşünsel yolculuğa davet etmektedir.
Batı Trakya’nın derin tarihine tanıklık etmek ve bu azınlığın kimlik mücadelesine dair kapsamlı bir perspektif kazanmak isteyenler için bu eser, vazgeçilmez bir kaynak olacaktır.
₺535,00
KİTAP TANITIMI
Early Modernist British Poetry and the Avant-garde: From Theory to Practice
This book examines early British modernist poetry in dialogue with international avant-garde movements, exploring its responses to the cultural and political upheavals of the early twentieth century. By focusing on overlooked and marginalised works, it broadens the modernist canon and highlights the formal and thematic diversity of British verse. Central to the study is the relationship between British modernism and avant-garde movements such as French Symbolism, Cubism, Futurism, Imagism, Vorticism, Dadaism, and Surrealism. It traces how poets absorbed and reinterpreted transnational aesthetic strategies while navigating tensions between tradition and innovation. Combining historical contextualisation with close textual analysis, the book reads selected poems as both aesthetic forms and cultural interventions. Through readings of poems’ engagement with avant-garde practices, it offers a nuanced and expansive understanding of British modernist poetics within interdisciplinary global frameworks.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
ARTVİN TARİHİ ARAŞTIRMALARI-1
Doğu Karadeniz’in önemli şehirlerinden olan Artvin, coğrafi özelliklerinin yanı sıra tarihi dokusuyla da kendinden söz ettirmektedir. Yer aldığı konum itibariyle tarih boyunca pek çok millete ev sahipliği yapmış olan şehir çeşitli kültür izlerini günümüzde de bünyesinde bulundurmaya devam etmektedir. Bu durumun bir yansıması olarak karşımıza çıkan farklı yer isimleri bölgenin Türk tarihini anlamamıza yardımcı olmaktadır. 7. yüzyılın ortalarından itibaren ilk Müslüman fetihlerinin etkisinde kalarak yeni bir din ve kültürle tanışan Artvin 11. yüzyılın sonlarına doğru Selçuklu hâkimiyetine geçmiş, devamında bölgeye ulaşan büyük Kıpçak göçleriyle tam olarak bir Türk yurdu haline gelmiştir. Osmanlıların bölgeyi fethetmesini müteakip daha zengin kaynaklardan takip edebildiğimiz Artvin ve çevresi, Hurufât defterlerinde Livane olarak yerini almıştır. İlçeleriyle birlikte pek çok vakfın yer aldığı Artvin’in 19. yüzyıldaki idari ve ekonomik yapısı, sınır şehri olarak Türk-İslam medeniyetinin anlaşılmasına katkı sunmaktadır. 93 harbinden Kore savaşına kadar çeşitli mücadelelere katılan Artvin halkının aziz hatırası günümüzde Artvin ve çevresindeki şehitliklerde yaşatılmaya devam edilmektedir.
Elimizdeki bu kitap alanında uzman bilim insanlarının tüm bu konularla ilgili çalışmalarını ihtiva etmektedir. Artvin tarihinin titizlikle araştırılması sonucu elde edilen bu veriler konuya ilgi duyan araştırmacılar için kaynak niteliği taşımaktadır.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Genelleştirilmiş En Küçük Kareler Tahmin Edicisinin Etkinliğine Yönelik Uygulamalar
Çoklu lineer regresyon modeli ve onun alışılmış en küçük kareler tahmini, hiç şüphesiz istatistikte yaygın şekilde kullanılan yöntemlerden biridir. Bu yöntem bağımlı değişken ile açıklayıcı değişkenler arasındaki ilişkiyi tahmin etmeye olanak sağlar. Genellikle pratikte klasik koşulların geçerli olmadığı görülür. Tüm bu klasik koşulların sağlanamamasının en küçük kareler (EKK) yöntemi üzerinde etkisi olmamasına rağmen, istatistik test sonuçları ve EKK in özellikleri etkilenir. Özellikle, y’nin elemanları eşit olmayan varyansa sahip ve/ya da ilişkili olduklarında, Var(y) artık skaler varyans-kovaryans matris değildir. Böylece EKK tahmin edici lineer yansız tahmin ediciler sınıfı içinde olmayı garanti edemez. Pratikte, y’nin doğru özelliklerini bilmekte zorlanırız. Bu nedenle Var(y) daha genel formda olduğunda geçerli tahmini incelemek önemlidir.
Bu çalışma sekiz kısımdan oluşmaktadır. İlk yedi kısımda, Var(y) matrisi skaler varyans-kovaryans matrisi olmadığı durumda, tahminin etkinliğini geliştirmek için genelleştirilmiş en küçük kareler yöntemi tanıtılmış ve görünüşte ilişkisiz regresyon (SUR) ve heteroscedastic modellerde uygulamaları incelenmiştir. Son kısımda ise sonuç ve önerilere yer verilmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
ULUSLARARASI SİSTEMDE TÜRKİYE: YOL AYRIMLARI ve ALTERNATİF ORTAKLIKLAR
Bu kitap, Avrupa ve Asya ülkesi olması bakımından özgün bir öneme sahip olan Türkiyenin, hem Avrasya hem de Avrupa alanlarında oluşan ekonomik entegrasyonlara dahil olmasının AB üyelik süreçlerine bir engel ya da tehdit oluşturmadığını, bunun eksen kayması değil aksine bölgesel ve uluslararası barışa katkı sağlayacağını savunuyor. Türkiye Avrupa ve Avrasyayı ayıran bir köprü olmaktan daha fazlasıdır. Bu yüzden, Türkiyenin Avrasya ülkesi olma özgünlüğünü kullanarak, bölgesel ekonomik entegrasyonlara katılımının mümkün hatta zorunlu olduğunu vurgulamaktadır. Bu savını; Uluslararası Sistemin Tarafları, Batıdan Doğuya Küresel Güç Kayması, Ekonomik Büyümenin Tarihi, Küresel Güç Kayması ve Türkiye, Avrasyada Yeni Ekonomik Entegrasyonlar, Avrasya ve Türkiyenin Politik Ekonomileri vb. ana başlıkları altında açıklamaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
APOKALİPS
Başlangıçlar ve sonlar merak uyandırıcıdır. Erişemediğimiz geçmiş için muhtemel bir başlangıç tahayyül etmek ne kadar bir ussal ihtiyaç ise, belirsizlik veya bilinmezlik taşıyan bir gelecek için son düşlemek de o kadar anlaşılırdır. Gerek insan yaşamı gerekse evrendeki yaşam bahsi geçen başlangıç-son örüntüsünün en temel ve yaygın kullanım alanıdır. Bu kitap bu yaygın örüntünün “son” kısmı üzerinde durmaya çalışıyor ve okuyucuyu da “son” kavramı üzerine düşünmeye davet ediyor.
Apokaliptik anlatılar kurmaca yapıtlarda ne şekilde karşımıza çıkmaktadır? Çeşitli roman, öykü, şiir, şarkı ve filmlerde dünyanın sonu kavramı nasıl ele alınmaktadır? “Son”, gerçekten bir son mudur? “Son”dan sonra geriye bir şey kalır mı? Başlangıç ve son birbirinin mütemmim cüzü müdür? Bütün bunların ve daha fazla sorunun cevabını bu kitapta bulacak ve belki de sahiden ilk defa bu denli kapsayıcı şekilde “son” kavramı üzerine düşünmeye başlayacaksınız.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Evanjelik Misyonerlerde Bilişimle Yaygın Din Eğitimi
Misyonerler, yüzlerce yıldır hem Müslüman topraklarında hem de bizim topraklarımızda korkusuzca faaliyetlerini sürdürmektedirler. Zannettiğimizin tersine ülkemizde sadece dini faaliyetlerde değil uzun zamandır eğitim faaliyetlerinde de önemli bir aktörler. Bazıları bu eğitim sürecine din anlayışlarını katmaktan hiç sakınmamakta bazıları ise sadece eğitim faaliyeti sürdürüp dini inançlarını ustalıkla gizlemektedir.
İyi ama misyonerler gerçek anlamıyla ülkemizde ne yapmaktadırlar? Dertleri nedir? Niçin sürekli içimizdeler? Bu çalışmalar tamamen dini bir amaca mı matuf yoksa dünyevi hatta siyasi hedefler de içermekte midir?
Bu kitapta özellikle Evanjelist misyonerlerin Türkiye’deki radyo, televizyon ve sanal alemdeki faaliyetlerini incelerken, bu ve benzeri sorulara cevap aranmıştır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Örgütsel Ses Çıkarma Davranışı ve Öncülleri
Değişimin gerçekleştiği çevresel etmenlerin yanı sıra değişimin hızına da ayak uydurmak zorunda bırakılan örgütlerin bu süreçte sahip olduğu en önemli kaynak insandır. Entelektüel bir sermaye olarak görülen çalışanların, bir örgüte sunacağı katkı sadece kas gücünden ibaret değildir. Onların örgüt içerisindeki hataları ve eksiklikleri, çözüm önerileriyle birlikte açıklamalarına olanak verilen yapılarda hem bireysel hem de örgütsel performans artmaktadır. Bu bağlamda örgüt yönetimleri tarafından ses çıkarma davranışlarının yaygınlaşacağı bir ortam oluşturulması gerekmektedir.
Ses çıkarma davranışının örgütsel yapılara yerleşmesini sağlamak zaman isteyen bir süreçtir. Bu süreç içerisinde çalışanların cesaretlendirilmesi amacıyla bazı öncü yaklaşımlara da ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu kitap, ses çıkarma davranışının ve bu davranışın, örgütsel yapılarda yaygınlaştırılmasına öncülük etme gücü taşıyan örgütsel bağlılık ve işle bütünleşme durumlarının anlaşılmasını sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
İSLAMI ÇEVİRİYLE SAVUNMAK
Türkiye’de son iki yüz yıldır siyasal alanda gerçekleşen çekişme, alana sonradan girmeye çalışan Batılılaşma ve İslamcılık/muhafazakarlık tutumları arasında yaşanmaktadır. Gramsci’nin öne sürdüğü üzere siyasal alandaki mücadeleyi kazanabilmenin yolu kültürel alandaki egemenliği ele geçirmekte yatmaktadır. Özellikle on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından sonra müthiş bir momentum yakalayan batılılaşma hareketleri güçlü bir İslamcı tepkinin doğmasına yol açmıştır. Bu İslamcı tepkinin çeviriden ve özellikle de 1982’de Türkçe’ye kazandırılan Edward Said’in Orientalism adlı eserinden nasıl faydalandığını, bu çevirinin bu kadar hızlı ve geniş bir etkiye sahip olmasının altındaki nedenleri tartışmaya açan bu çalışma Said’in eserinde öne sürdüğü fikirleri, eleştirileri ve ortaya koyduğu yöntemi tartıştıktan sonra bu eserin Türkiye’deki İslamcı çevrelerde bulduğu karşılığın tarihsel kökenlerini tartışarak çeviri öncesinin söylemsel arka planını irdelemektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Ödüllü Yönetmenlerle Kısa Film ve Belgesel Üzerine Söyleşiler
Yüzyılın başından itibaren kendi imkânlarıyla imgesel ve belgesel filmler yöneten yazar, bu kitabında kendisi gibi bağımsız olarak film çeken yönetmenlerle gerçekleştirdiği röportajları bir araya topladı. Kitapta farklı türde film üretmiş ödüllü yönetmenlerle yapılan söyleşilerinin yanında Türkiye’de düzenlenen film festivallerinde görev almış akademisyen ve duayen isimlerin görüşlerine de yer veriliyor.
Kitabın sinemanın üvey evladı belgesel ve kısa film üretim sorunlarını dile getirmesi açısından az sayıdaki çalışmaya bir katkı sağlayabilmesi ve özellikle sinema eğitimi alan ve kendi filmini çekmek isteyen geleceğin yönetmenlerine küçük de olsa bir kıvılcım olması umuduyla…
₺260,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİK ATLASI Kavramlar, Kuramlar ve Yaklaşımlar
Girişimcilik Atlası: Kavramlar, Kuramlar ve Yaklaşımlar, sizleri girişimcilik dünyasının tüm boyutlarıyla tanıştıran, kapsamlı ve pratik bir başvuru kaynağıdır. Akademisyenlerden öğrencilere, startup kurucularından kurumsal profesyonellere kadar geniş bir okuyucu kitlesine hitap eden bu kitap; girişimcilik kavramlarının tarihsel kökenlerinden güncel dijital trendlere, temel teorilerden sektörel uygulamalara kadar 80’den fazla başlıkta derinlemesine bilgi sunmaktadır. Her bölüm, teorik altyapıyı somut örneklerle harmanlayarak öğrenmeyi kolaylaştırır. İş modeli tasarımından finansman stratejilerine, pazarlama taktiklerinden hukuki süreçlere, inovasyondan girişimcilik türlerine kadar tüm kavramları sistematik biçimde ele alır. Girişimcilik Atlası, yeni fikirlerinizi hayata geçirmeyi hedefleyen herkese ilham verecek, stratejik bir yol haritası için rehber olacaktır.
KİTAP TANITIMI
Muşta Yaşayan Kuzey Kafkasya Halkları
19. yüzyılda Kuzey Kafkasya halklarının Çarlık Rusyasına karşı savaşı kaybetmesi üzerine bölgenin otokton halklarının büyük kısmı Osmanlı devletine sürgün edilmiştir. Bu çerçevede 1860lardan başlayarak Cumhuriyetin ilanına kadar Muşa çeşitli düzeylerde göçler yapılmıştır.
Elinizdeki eserde arşiv belgeleri ve sahada derlenen bilgiler ışığında Kuzey Kafkasya halklarının Muşa iskânı; bellek, kültür ve folklor açısından değerlendirmeleri yapılmaktadır. Eser ayrıca Kuzey Kafkasya halklarının günlük hayatta dil kullanımının görece azalması, katı geleneklerin esnemesi, kimlik algıları, bölgeye benzeşmesi gibi konuları ele almaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Bilimlerde Güncel Araştırmalar
Sosyal bilimlerin odak noktasını oluşturan “insan” unsuru, hele ki günümüzde, giderek daha çok “amaç” olarak konumlandırılmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu sebeple gerek belirli disiplinler gerekse farklı alanlardan araştırmacıların birleşerek bu nihai amaca daha çok eğilmeleri önem arz etmektedir. Zira günümüzün hegemon iktisadi sisteminde inanın eskiye nazaran daha fazla araçsallaştırıldığına dair pek çok veri, gösterge, kanıt ve araştırma bulunmaktadır. Bu meyanda cevap verilmesi gereken soru şudur: Ekonomik büyüme veya zenginleşme uğruna insanın özne konumundan çıkarılıp araçsallaştırılmasına göz mü yumulmalı yoksa insanın, ekonomik göstergeler dışında-üstünde bir mesele olduğu kabul edilmeli ve bu noktada bir aktör olarak konumlandırılmaya mı çalışılmalıdır? “Sosyal Bilimlerde Güncel Araştırmalar” adlı bu eserde, çeşitli disiplinler çerçevesinde ortaya konulmuş çalışmalarla bahsi geçen konunun bir ya da daha fazla cephesine ışık tutulmaya çalışılmaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Beyin Göçü Politikaları
Beyin göçü sorunu, 1945 yılında İngiltere tarafından fark edilmiş, küreselleşmenin de etkisiyle 1960’lardan sonra hızla artınca ABD, İngiltere ve Almanya gibi ülkeler, itme ve çekme perspektifinden önemli beyin göçü politikaları üretmiştir. Türkiye ise 1933-1945 yıllarında Atatürk’ün vizyonuyla beyin göçü çekmek için Üniversite Reformları geliştirmiştir. İlerleyen süreçlerde beyin göçünün mağduru olmamak açısından 1960 yılından başlayarak Beş Yıllık Kalkınma Planlamaları kapsamında çekim merkezleri olarak kurduğu Organize Sanayi Bölgeleri (OSB), Teknoparklar vb. cazibe merkezleri paralelinde, TÜBİTAK Tersine Beyin Göçü ve Yabancı Beyin Göçü çekmek için Turkuaz Kart gibi birtakım politikalar geliştirdiyse de etkili bir atak oluşturamamış, beyin göçü sorununu politik gündemine bir problem olarak almakta geç kalmıştır. Ayrıca, Türkiye’nin beyin göçü politikalarını tarihsel olarak ortaya koyan bütünleşik, düzenli bir çalışma olmadığı gibi, elde edilen veriler, daha çok beyin sermayesinin kaybının incelenmesi gibi çalışmalar olarak öne çıkmaktadır.
Uluslararası literatür açısından bakıldığında ise bilgi ve dijital teknolojiyi kullanarak iyi bir iletişimle çok fonksiyonlu bir beyin göçü mantığı ve politikaların geliştirilmesi ve bu kavrama yeni bir boyut, beyin göçü yaklaşımlarına yeni bir analitik çözümlemeyle, yeni politikalar üretilmesi, ülkelerin beyin göçü politikaların da tarihsel derinliğinden kronolojik olarak süzülüp analiz edilmesi elzem gözükmektedir.
Bu Kitapta; öncelikle uluslararası beyin göçü politikaları ve Türkiye’den en çok beyin göçünü çeken ABD ve Almanya gibi ülkelerin beyin göçü politikaları incelenmekte, ABD Green Kart, Almanya (AB) Mavi Kart ve Türkiye’nin geliştirdiği Turkuaz Kart benzer özellikleri karşılaştırılmakta, beyin göçü politikası kavramsallaştırılmaktadır. Çalışmanın odağını oluşturan; “Türkiye’nin itme ve çekme perspektifinden geliştirdiği beyin göçü politikaları” ise Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinden başlayarak, Türkiye’nin Erken Cumhuriyet dönemi (1923-1950) Türkiye’nin en etkili beyin göçü çekme politikalarından olan Üniversite Reformları, Beş Yıllık Kalkınma Planları (1960- 2022) kapsamında, son dönem TÜBİTAK 2232 ve Turkuaz Kart beyin göçü politikaları da dahil olmak üzere, tarihsel bir belge olması umuduyla dönemsel derinliğinden kronolojik olarak ortaya konulmakta ve bu politikaların Türkiye’nin beyin göçü üzerindeki etkileri güçlü, zayıf, fırsatlar ve tehditler çerçevesinden SWOT analizi ile değerlendirilmektedir.
₺390,00