KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Şiraz’dan İstanbul’a
-

ŞİRKETLER VE FİNANSAL KURUMLAR ÜZERİNE ANALİZLER
₺260,00 -

Şumnu’da Günümüze Gelen Osmanlı Mimarî Eserleri
₺260,00 -

Şüphecilik Bağlamında Sosyal Ağlar ve Reklam
₺315,00 -

TAKAS EKONOMİSİNDEN BİLGİ EKONOMİSİNE TEKNOLOJİ VE EKONOMİ İLİŞKİLERİ
₺380,00 -

TALKS TO TEACHERS ON PSYCHOLOGY: AND TO STUDENTS ON SOME OF LIFE’S IDEALS
₺495,00 -

TANZİMAT DÖNEMİ NÜFUS SAYIMLARINDA KARACASU KAZASI
₺440,00 -

TANZİMAT DÖNEMİ TÜRK ROMANINDA MEKÂN
₺510,00 -

Tanzimat’tan Meşrutiyet’e Gerede
₺635,00 -

TARİH METİNLERİ METİN TİPİ VE NEDENSELLİK İLİŞKİSİ
₺325,00 -

TARİH METODOLOJİSİ
₺405,00 -

Tarihî Batı Türkçesi ve Doğu Türkçesinde -sA Biçim Birimi
₺650,00 -

TÂRİH-İ EDEBİYÂT-I OSMÂNİYE
-

TARİHÎ TÜRK LEHÇELERİNDE OK EDATI
₺300,00 -

Tarihî Türk Lehçelerinde Ünsüzler
₺715,00 -

Tarihî Türkçe Kur’an Tercümeleri Üzerine Araştırmalar
₺275,00
KİTAP TANITIMI
DEVRİM VE DİRENÇ
İspanya’da XIX. yüzyıl boyunca sürekli değişen siyasi ve sosyal dengeler, XX. yüzyıla çok büyük sorunları miras bırakır. Bir türlü yatışmayan sosyal tansiyon ülkeyi korkunç bir iç savaşın eşiğine getirir. Bir halkı bu kadar korkunç bir iç savaşın tarafları konumuna iten motivasyonu anlama çabası bizi bu detaylı çalışmayı hazırlamaya itmiştir. “Bir toplum içinde bu derin karşıtlığı yaratan etmenler nelerdir?”, “Yıllar içinde bu karşıtlığın muhafazakâr milliyetçilik üzerinden inşaası nasıl gerçekleşmişir?”, “Tüm bu süreçlerin sonunda bir kırılma noktası olan İç Savaşı başlatan çatlaklar nasıl oluşmuştur?”, “1939 – 1975 yılları arasında Franco, büyük bir muhalefetle karşılaşmadan İspanya’yı nasıl yönetebilmiştir?” gibi sorular, bu çalışmaya başlarken cevabını aradığımız temel sorulardır. Çalışmamızın 1808-1959 yılları arasını kapsamasının en büyük nedeni ise; Bağımsızlık Savaşı ile başlayan İspanyol milliyetçiliğinin muhafazakâr kanadının gelişim süreci anlaşılmadan, frankist propagandanın dayanakları ve Franco’nun 36 yıl İspanya’yı nasıl yönettiğinin anlaşılamayacağı düşüncesidir.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
STRES, YÖNETİMİ VE FİNANSAL STRES
Stres, toplum içerisindeki tüm bireylerin yaşadığı ve kelime olarak sıkça kullandıkları psikolojik bir durumdur ve bireyin kendisi, çevresi ve çalışma alanındaki olaylar karşısında ortaya koyduğu tutum ve davranışlarına yön veren olgular olarak değerlendirmek mümkündür. Stres birey üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği gibi olumlu etkiler de oluşturan bir olgudur. Bu nedenle yaşamın bir vazgeçilmesi olarak kabul edilen stresin optimum bir düzeyde olması, bireyi fiziksel ve duygusal olarak motive edecek ve hedeflerine ulaşmasına katkı sağlayacaktır.
Stres yönetiminin en önemli koşul bireyin çevresini kontrol edebilmesidir. Bu kontrolde temel amaç; stres nedenlerini ortadan kaldırmak veya kontrol altına almak, stresin etkilerini ortadan kaldırmak ve bireyleri karşı karşıya kaldıkları stres faktörlerine karşı daha güçlü kılarak, dirençlerini artırmaktır. Böylece tamamen ortadan kaldırılması mümkün olamayan stres, birey üzerinde verimlilik, enerji ve atikliğe doğru olumlu bir güç oluşturmaktır. Diğer bir ifadeyle amaç, stresi tamamen ortadan kaldırmak değil, optimum bir düzeyde tutmaktır.
Bu çalışmada stres ve stres belirtilerinin neler olduğu ve stresin yönetilebilmesi için bireysel, örgütsel ve çevresel açıdan ne tür tutum, davranış ve aktivitelerin yapılması gerektiği hakkında yol gösterici bilgiler sunmaktadır. Ayrıca günümüzün en önemli sıkıntıları arasında yer alan gelir yetersizliği veya tasarruf yapamamanın bireyler üzerinde oluşturduğu finansal stres konusu hakkında da bilgi verilmiş ve akademisyenlerin finansal stres düzeyleri hakkında ampirik bir çalışma yapılarak ve sonuçları değerlendirilmiştir.
Stresle ilgili bilgi sahibi olmak isteyen okurlar ve birçok farklı alandan akademisyenin ilgisini çekerek literatüre önemli bir katkı sağla
₺210,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL MEDYADA KURUMSAL İTİBAR YÖNETİMİ
İnternet teknolojisindeki gelişmeler; yeni iletişim ortamları ve yeni iletişim araçlarının ortaya çıkmasına ve çoğalmasına zemin hazırlamıştır. Web 2.0 şeklinde adlandırılan günümüzdeki ortam; iletişimin de şekil değiştirmesini beraberinde getirmiştir. Sosyal medya ortamlarında bireyler sosyalleşmekte; istedikleri içerikleri oluşturup hızlı bir şekilde paylaşabilmekte ve kısa bir zaman dilimi içerisinde gündem oluşturabilmektedirler. Bu ortamların en önemli özelliği ise çift yönlü iletişime olanak sağlamasıdır. Bu özellik ise kurumların bu ortamları halkla ilişkiler amaçlı kullanmalarını beraberinde getirmiştir. Amacı kurumun hedef kitleleri ile iyi ilişkiler geliştirerek kurum imajına katkıda bulunmak olan halkla ilişkiler açısından bu ortamlar; kurum imajının bir üst seviyesi olarak adlandırılan ve bugün kurumların en değerli sermayesi olarak nitelendirilen kurumsal itibara olumlu veya olumsuz şekillerde etki etmektedir.
Bu çalışma; sosyal medyanın kurumsal itibara etkisini irdelemektedir. Toplam üç ana bölümden oluşan kitabın birinci ve ikinci bölümünde Sosyal Medya ve Halkla İlişkiler ve Kurumsal İtibar Yönetimi konularına yer verilmektedir. Çalışmanın ana konusu olan Sosyal Medyada Kurumsal İtibar Yönetimi adlı üçüncü bölümde ise ilk olarak sanal ortamlarda kurumsal itibardan bahsedilmekte; daha sonra ise sosyal medyada kurumsal itibar yönetimi konusu ayrıntılı olarak işlenmektedir. Bu doğrultuda; sosyal medyada kurumsal itibar yönetim süreçlerinin yanı sıra; kurumsal itibarı etkileyen sosyal medya değişkenleri, sosyal medya stratejileri, sosyal medya politikaları, kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları, kriz iletişimi, kriz örnekleri ve kurumsal itibarı en çok etkileyen sosyal medya araçlarından sosyal ağlar, bloglar ve mikrobloglar, içerik paylaşım siteleri, forumlar ve tartışma grupları ve wiki’lerde kurumsal itibarın ne şekilde yönetilmesi gerektiğine yer verilmektedir.
KİTAP TANITIMI
Bilimsel Araştırma Projeleri: Ağ Teorisi Perspektifi
1960 ve 1970’lerde ağ analizi matematiğine olan ilginin artışı, ağ analizinin büyük bir ilerleme kat etmesine neden olmuştur. Gittikçe daha fazla sosyal bilimci coğrafya, ekonomi, dil bilimi, sosyoloji ve sosyal antropolojide sosyal ağ analizinin doğasında var olan güce ikna olup, uygulama kapsamını genişletmeye çalışmıştır. Bu kapsamda kitap, önsözün ardından giriş, üç ana bölüm ve kaynakça bölümlerinden oluşmaktadır. Kitabın birinci bölümde; temel olarak kavramsal ve kuramsal çerçeve ele alınmakta ve ağ teorisi kavramı ayrıntılı olarak açıklanmaktadır. İkinci bölümde; ağın ekonomiye nereden ve nasıl girdiği, nerelerde var olduğu ve yakınlıkla olan ilişkisi incelenmektedir. Daha sonrasında ise ağ ekonomisinde ilişkileri tespit ve analiz etmek açısından işbirliğinin ölçümünde sosyal ağ analizinin nasıl kullanıldığı ele alınmaktadır. Son olarak üçüncü bölümde ise tarihsel olarak üniversitelerin kurulum ve gelişim süreci sonrasında bilimsel üretimin nasıl gerçekleştiği incelenmektedir. Bu kapsamda bilim insanlarının yürüttüğü projelerin, yurt içi ve yurt dışı akademik faaliyetleri desteklemek amacıyla kurulan TÜBİTAK araştırma projeleri açıklanmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Kitâb-ı Beyân-ı Sınâ‘ât
Ebû’l- Fazl Hubeyş bin İbrâhim bin Muhammed el-Mütetabbib et-Tiflîsî tarafından Farsça yazılan eserin H.956/M.1549-1550 tarihli Türkçe tercümesi bu kitabın inceleme konusunu oluşturmaktadır. Tıp, kimya, simya gibi farklı alanlarla ilgili konuları içeren “Kitâb-ı Beyân-ı Sınâ‘ât”, değerleri taşlardan nesnelerin boyanmasına, çeşitli renklerin elde edilmesinden mürekkep yapımına, kağıttan yazının giderilmesinden bitkilerin yararlarına, hayvanlara ait tesir ve meziyetlerden illüzyon oyunlarına, şarap yapımından elbise temizliğine, kılıç, bıçak, süngü gibi silahlara su verilmesinden deri tabaklanmasına, cinsel yaşamdan hamileliğe kadar birçok konuyu ihtiva eden ansiklopedik bir eserdir. Eser, içerdiği konular ve sahip olduğu söz varlığıyla gerek bilim tarihi gerek tıp tarihi gerekse de sözlük bilimi açısından önemli veriler sunmaktadır.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
2021 Yılı Türk Sözlü Geleneğinden Derlenen Dini Memoratlar
Derlenen memoratlardan da görülmüştür ki insanımız ister İstanbul’da yaşasın ister Mardin isterse de Kars’ta ülkenin neresinde olursa olsun hepsinin dertleri de devaları da rüyaları da birbirine benzemektedir. Hadiseler karşısında insanımızın vermiş olduğu tepkilerde, etmiş olduğu dualarda bir ortaklık bulunmaktadır. Muhtaç insanlara karşı olan şefkatli yaklaşıma ülkenin her yerinden derlenen benzer memorat örneklerinde rastlanabilmektedir. Muhtaç olduğu halde sabretme erdemine, derdinin devasını bulamayınca Allah’a karşı tam bir yönelişe, muhtaç olduğu halde cebindeki son parasını daha fazla muhtaç olduğunu düşündüğü ve hiç tanımadığı bir başkasına verip Allah büyüktür demeye, evladının istediği bir şeyi başkasının evladı ağlamasın diye ona vermeye, kul olarak yanlış yolda gittiği zamanki pişmanlığına, anne ve babaya karşı olan saygı ve hürmete, büyük duasının kadrini kıymetini bilmeye, aza kanaat etmeye, kapısına geleni ne olursa olsun boş çevirmemeye ve daha nice mükemmel insan davranışlarına derlemiş olduğumuz memoratlarımızda rastlanabilmektedir. Görülmektedir ki milletçe ortak bir vicdana sahibiz ve merhameti yüksek bir milletiz. Çalışmamızın belki de en önemli amaçlarından biri aslında insanımızın bu eşsiz güzelliklerini tespit ederek yine insanımızın faydasına sunmak şeklinde özetlenebilir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Birleşmiş Milletler ve Türkiye’de Sosyal Refah
İkinci Dünya Savaşı sonrasında yeniden şekillenen dünya düzeninin önemli aktörlerinden birisi olan Birleşmiş Milletler genelde savaşı önleme ve barışı devam ettirme misyonuyla öne çıkmıştır. Bu çalışmada Birleşmiş Milletlerin biraz geri planda kalan sosyal refahın gelişimine katkısı Türkiye özelinde yaptığı çalışmalarla incelenmiştir. Birleşmiş Milletler uzmanlarının Teknik Yardım Programları çerçevesinde Türkiye’deki yetimhanelerden hapishanelere pek çok alanda yapılan yasal düzenlemelere ve kurumsal yapılanmalara katkıları hakkında bilgi verilmiştir. Kitapta ayrıca, Sosyal Hizmetler Enstitüsü ve Sosyal Hizmetler Akademisi’nin kuruluş aşaması, müfredat hazırlanması ve benzeri konularda Birleşmiş Milletler uzmanlarının sağladığı katkılara da yer verilmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Beyaz Perdede Mor Direniş
Sinema, toplumsal değişimlerin ve kültürel mücadelelerin aynasıdır; toplumsal cinsiyet rollerini, iktidar yapılarını ve kültürel normları sorgular ve yansıtır. “Beyaz Perdede Mor Direniş: Avrupa Sinemasında Kadın Mücadelesinin Temsili” başlığı altında, Avrupa sinemasının farklı dönemlerinden seçilmiş filmler aracılığıyla kadınların mücadelelerini, başarılarını ve direnişlerini ele alıyoruz. Bu kitap, Avrupa filmlerinde kadın karakterlerin nasıl temsil edildiğini, bu temsillerin toplumsal cinsiyet rolleri ve iktidar dinamikleriyle nasıl iç içe geçtiğini ve sinemanın bu rolleri nasıl sorguladığını ve dönüştürdüğünü inceliyor.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
DEMOKRAT PARTİNİN KADIN MİLLETVEKİLLERİ
“Bana öyle geliyor ki mecliste 7 kadın mebus yerine 70 tane olsaydı hadiselerin daha fazla arzu edilir şekilde var olması mümkündü… Siyasi hadiseler cemiyetin içindeki oluşlara tabidir. Böylece belki daha insaflı bir muhalefet ve bunun neticesi olarak da daha basiretli bir iktidar olabilirdi…Kararınızı verirken analarınızı düşünmenizi isterim…”
Avukat Süreyya Ağaoğlu
Bu eser, Türk kadınının siyasi haklarını elde etme mücadelesinden başlayarak1950-60 sürecinde Demokrat Parti çatısı altında siyasete atılan dokuz kadın milletvekilinin TBMM’deki faaliyetlerini ve bu milletvekillerinin 1960 darbesi sonrasında yaşadıklarını ele almaktadır. Bu vekiller Nazlı Tlabar, Nuriye Pınar, Aliye Temuçin Coşkun, Edibe Sayar, Perihan Arıburun, Ayşe Günel, Hilal Ülman, Arife Necla Tekinel ve Emine Piraye Levent’tir. Aliye Temuçin Coşun ve Edibe Sayar dışındaki yedi kadın milletvekili Yassıada’da yargılanmış ve hapis cezasına çarptırılmışlardır.
Kadın milletvekillerinin meclisteki çalışmalarının kendi meslekleri ve uzmanlık alanlarıyla ilgili konular etrafında şekillendiği görülür. Kimi gazeteci, kimi ev kadını, kimi öğretmen olan bu kadınların ortak kaderi Yassıada olmuştur. Darbe sonrası kurulan Yüksek Adalet Divanı’nca, Yassıada’da verilen kararlar Türk siyasetini derinden etkilemiş ve bugünü şekillendirmiştir. Eserin amacı, meclisteki çalışmaları ve Yassıada’daki savunmaları ile bugünü şekillendiren kadın milletvekillerinin yaşadıklarını ortaya koymaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İNGİLİZ ASKERİ RAPORLARINDA KUT’ÜL AMARE SAVAŞI
Kut’ül Amare, son dönem Osmanlı askeri başarılarının en önemlilerinden birisinin adıdır ve hatta son yıllarda ülkemizdeki çalışmalar göstermiştir ki sembolüdür. I. Dünya Savaşı’nın Irak cephesinde Türk ve İngiliz taraflarının Selmanpak Muharebesi sonrasında yaşadıkları askeri münasebetlerin bir sonucudur. Kut’ül Amare Zaferi de bu muharebede mağlup olup çekildikleri Kut şehrinde Aralık 1915 ile Nisan 1916 tarihleri arasında tam 4.5 ay süresince muhasara edildikten sonra sayıları 13.000’den fazla olan İngiliz kuvvetinin teslim alınmalarının hikâyesidir. Bu kitap, Kut’ül Amare’nin bambaşka bir yönüne, İngiliz kaynaklarına göre, Irak çöllerinde ve Dicle boylarında onların, Türk kuvvetleri karşısında düştükleri zor durumlara ışık tutmaktadır. İngiliz askerlerinin kuşatma altındayken yaşadıkları sorunlar, yeme-içme konusundaki eksiklikleri, sağlık problemleri, kıstırıldıkları ve açlığa mahkûm edildikleri bu kalede tutulma psikolojileri gibi hususlar, “Güneş Batmayan İmparatorluk” olarak bilinen İngiltere’yi ve onun mağrur askerlerini nasıl bir halet-i ruhiyeye sokmuştu! İşte bu hususların cevabını, bizzat İngiliz askeri raporları ve arşiv belgeleri üzerinden yapılan uzun bir araştırmanın sonucu olan bu kitaptan okuyabilmeniz mümkündür.
₺845,00
KİTAP TANITIMI
SÂDIK VİCDÂNÎ Hayatı, Edebî Şahsiyeti, Eserleri ve NAĞAMÂT-I VİCDÂNİYE
Tomâr-ı Turûk-ı Aliyye başta olmak üzere daha çok dinî ve tasavvufî eserleri ile bilinen SâdıkVicdânînin klasik şiir etkisinde kaleme aldığı eserleri de vardır. Bu şiirlerinde aruz ölçüsünü başarılı bir şekilde kullanmış; özellikle Nağamât-ı Vicdâniyede methiye, mersiye, sâkînâme, hicviye gibi türlerde gazel, kaside, mesnevi, murabba, şarkı, terci-i bend, tahmis, terbi ve tardiye gibi eski şiir nazım şekilleriyle güzel örnekler vermiştir.
Bu çalışma ile klasik şiir geleneğinin etkisinin ne denli güçlü bir şekilde 20. yüzyılda da devam ettiğini gösteren en güzel örneklerden olan Nağamât-ı Vicdâniye, Latin harflerine aktarılarak günümüz okur ve araştırmacılarının beğenisine sunulmuş ve dönemin önemli isimlerinden SâdıkVicdânînin hayatı ve şair kimliği detaylı bir şekilde incelenmiştir.
Zâir bu cihânbî-bekâdır
Her hâlet-i kâbil-i fenâdır
İkbâline meyl ederse kalbin
Eyyâmıhayât pek hebâdır
Uyma heves ü hevâ-yı nefse
Zîrâ o mugâyirrızâdır
Ben ölmüş isem a nûr-ı dîde
Pendim sana itibâr-nümâdır
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Türk Romanında Mitik Görünüm (1980-2005)
İnsan ırkının çocukluk dönemi ürünleri olan mitler, bugünden bakıldığında insanlığın sembollerle ve çeşitli anlamlarla yüklü deneyimini/birikimini ifade ederler. İnsanın yeryüzündeki anlam arayışının sonucu olarak doğmuş olan mitler, onun tarih sahnesine çıkışıyla yaşıttır. Tarihten edebiyata, felsefeden antropolojiye ve birçok sanat ve bilim dalında mitler, onu ele alan sanatçıların ve araştırmacıların bakış açısına göre tanımlanmış ve birçok anlam yüklenmiştir. Edebiyat açısından anlatı birimcikleri olan mitler, günümüzden bakıldığında uzak bir geçmişin kalıntıları arasından belli belirsiz seçilen kültür ürünleri şeklinde görünse de onlar canlı, geçmişten günümüze varlıklarını devam ettirmiş olan, bugünkü hayatın içerisinde, sanatın tüm dallarında dolaylı/kapalı veya dolaysız/açık yollarla varlıklarını sürdüren yapılardır. Günümüzde mitolojiye ilgi oldukça artmıştır. Türk Edebiyatında Mitik Görünüm (1980-2005) adlı bu çalışma, önerdiği mit okuma yöntemleriyle mitlere ve mitolojiye farklı bakış açıları getirerek Türk romanındaki mitik yapıyı söz konusu tarihler arasında mercek altına almaktadır. Bu çalışma Türk edebiyatı araştırmacılığına ve Türk kültürüne katkı olmak niyetiyle karşınızdadır.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
Somut Olmayan Kültürel Miras ve Turizm
Somut Olmayan Kültürel Miras Sözleşmesi günümüzde 180 ülkenin taraf olduğu UNESCOnun kültür alanında görünürlüğü en yüksek uluslararası belgelerinden biridir. Sözleşmede somut olmayan kültürel mirasın yaşatarak korunması anlayışı hâkimdir. Bu amaçla unsurların geleneksel bağlamlarının korunması veya onların varlıklarını sürdürebilecekleri yeni ortamların oluşturulması gerekmektedir. Bunun için dünyanın güncel ve dikkate değer bağlamlarından turizm alanının incelenmesi ve kültürel mirasın turizmin katkısıyla varlığını sürdürebilme yollarının ortaya konması şarttır.
Bu kitap; sözleşme metni, uygulama yönergeleri, listelere kabul edilmiş unsurlara ait dosyalar, Hükûmetlerarası Komite Kararları gibi sözleşmeyi inşa eden temel belgelerden yararlanılarak hazırlanan ve somut olmayan kültürel miras ve turizm ilişkisini kapsamlı bir biçimde ele alan ilk çalışmalardan biridir.
Dünya çapında muazzam sayıya ulaşan verilerden yola çıkarak değerlendirme yapabilmek ve sonuçlara ulaşabilmek kolay değildir. Bunun için yapılacak sistemli ve detaylı incelemelere ihtiyaç vardır. Bu çalışma, söz konusu iki alanın kesişim noktası olan yaşatarak koruma anlayışına odaklanmak suretiyle sistemli bir inceleme sunmayı amaçlamıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Kamu Kurumlarında Etik İklim ve Örgütsel İntikam
Çalışma hayatının giderek daha karmaşık hale geldiği günümüzde örgütler için etik iklim kavramı önem kazanmaya başlamıştır. Etik iklim; örgüt içerisindeki mevcut etik durumun çalışanlar tarafından nasıl algılandığıdır. Etik iklimin olumsuz olduğu örgütlerde, çalışanların karşılaşmış oldukları adaletsizlikler ve haksızlıklar karşısında öç alma duygusuyla gösterdikleri davranışlar ise örgütsel intikam olarak tanımlanmaktadır. Adaletsiz ve haksız davranışlar karşısında çaresiz kalan çalışanların örgütsel intikam davranışları nedeniyle örgüt ve örgüt çalışanları zarar görmekte, örgüt amaçları dışına çıkmakta, verimlilik ve etkililik azalmaktadır. Konuya dikkat çekmek amacıyla etik iklim ve örgütsel intikam ilişkisi üzerine yapılmış bu araştırmanın alanyazına ve uygulayıcılara fayda sağlaması beklenmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Yetkinlik Ve Ödül Sarmalının Motivasyona İz Düşümü
Günümüz piyasa koşulları, işletmeleri sürdürülebilir bir başarı için yönetim sürecinde doğru denklem kurmaya zorlamaktadır. Bu kapsamda “insan” unsuru, sarmalın önemli bir parçasını oluşturmaktadır. İnsan, fiziksel ve ruhsal özellikleri bakımından birbirinden farklı özellikleri olan dinamik bir canlı türüdür. Mevcut ve değişen durumlara yönelik beklenti ve tepkileri birbirinden farklı olabildiği gibi hem çevresini etkileyebilmekte hem de etkilenebilmektedir. Dolayısıyla, iş süreci içerisinde doğru insan kaynağının, doğru iş ile buluşturulması, doğru zaman ve yöntemlerle işe güdülenmesi, kurumsal fayda sağlayıcı hassas bir konu olarak gündemde yerini almıştır. Bu kapsamda yapılan araştırmalar göstermektedir ki, salt “ücret” sürdürülebilir bir başarı ve motivasyon için tek başına yeterli değildir. İnsanları diğerlerinden ayıran yapabilirlikleri, farklı memnuniyet düzeyleri, ihtiyaç ve beklentileri bulunmaktadır. O nedenle bu kitapta, “yetkinlikler” ve “ödül” ilişkisinin “motivasyon” üzerindeki etkisi irdelenmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
18. Yüzyılda Osmanlı Taşra Tezgâhlarında Kalyon İnşa Organizasyonu
Yüksek bordaya ve kürekli gemilere nispetle muazzam bir ateş gücüne sahip olan kalyonlar, 1682 yılından itibaren Osmanlı Donanması’nın ana savaş gemisi olarak kabul edilmiştir. 1701 Bahriye Kanunnâmesi ile donanmada en az 40 kalyonun mevcut bulunması hedeflendikten sonra ise, kalyon inşası Tersâne-i Âmire’nin dışında da yaygınlık kazanmaya başlamıştır. 18. yüzyıl boyunca kalyonların imal edildiği tezgâh sayısı giderek artmış, bazı dönemlerde inşalar Tersane-i Âmire’den ziyade taşrada yoğunlaşmıştır. Yüzyılın ilk üç çeyreğinde Osmanlı taşra tezgâhları içerisinde en çok kalyon inşa edilen tezgâhlar ise Sinop, Rodos ve Midilli olmuştur. Bu kitap, ilgili taşra tezgâhlarında kalyonların inşası için gerekli organizasyonun detaylarına odaklanmıştır. Yıllar alabilen bir kalyonun inşa sürecinde; gerek malzemelerin temini, gerek işçilerin tedariki meselelerinin nasıl gerçekleştirildiği, örnek olaylarla gözler önüne serilmiştir. Tüm bu organizasyon içinde Osmanlı merkez-taşra ilişkilerinin boyutları yanında, Osmanlı idaresinin önceki yüzyıllarda edindiği tecrübenin 18. yüzyılda taşrada kalyon inşa organizasyonuna nasıl aktarıldığı da ortaya konulmaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Nasyonal Sosyalist Dönemde Yaşam ve Alman Yazını
Adan Zye her alana müdahale edilirken, toplum ve düşünce birlikte şekillendirilmiştir. Bu politikanın önemli ayaklarından biri, sosyal kimlikleri üzerinden bireyi yeniden tanımlamak olmuştur. Bireye rolünü, ideal halini, rolünün karşılaması gerekenleri çeşitli yollarla empoze etmiş, hatta öğretmişlerdir.
Her cinsiyetin ve her yaş grubunun belirli işlevleri yerine getirecek bir mekanizma olarak nasyonal sosyalist yönetime hizmeti hedeflenmiştir. Bunun için de Hitler, toplumda kadın ve erkek rollerini kesin hatlarla belirlemiştir.
Ancak bununla kalmamıştır. Toplum politikası çerçevesinde uyguladıkları doğum politikasıyla, doğmuş veya henüz doğmamış çocuklara da rol dağıtılmış ve bu rollere göre görev verilmiştir: Arı ırktan olanlar doğmalı, gelecekteki asker olmalı, özel ırkı devam ettirecek şekilde yetiştirilmelidir. Arı ırka leke getirecek veya getirme ihtimali olan bebekler anne karnında öldürülmeli, anne rahmine düşmeleri engellenmeli, doğmuşsa öldürülmeli, anne veya babasına rağmen sağlıklıysa (bir süre durumu takip edildikten sonra) arı ırk ailelere verilip, kimliği değiştirilip değerlendirilmelidir.
Bir rejimin bunları yapabilecek güce nasıl eriştiğinin, düşünce dünyasını yönlendiren edebiyatın aynı dönemde nasıl şekillendiğinin bilgisini sunan bu çalışma, Alman kültür tarihine ve Alman Edebiyatına dair önemli bilgileri sunarken, yaşam için insanın tercih olasılıklarını da hatırlatmaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Avrasya’ya Yönelmek
Bu kitapta; Milli gücü oluşturan bileşenlerin, değişik kullanım vasıtaları ile nasıl daha güçlü olabileceği, Teorik ve Atatürk ilkeleri doğrultusunda uygulamalı yaklaşımlar; Küreselleşme ile birlikte ilerleyen yerelleşme süreçlerinde yaşanan güvenlik anlayışlarındaki hızlı değişmeler bağlamında, Türkiye’nin çevresinde olan sıcak çatışmalar, kitle imha silahlarının yayılması, bölücü, dinci terör ve mezhep savaşları, gerçek anlamda bir uluslararası ve ulusal güvenlik sorunu oluşturması ve bu durumun ulus devletler için değerlendirilmesi; Türk-Rus ilişkilerinin son dönemi ile özellikle Putin dönemi, birbirinden ayrı düşünülmeksizin politik, ekonomik ve güvenlik konuları çerçevesinde değerlendirilmesi ile Uzak ve yakın üçüncü ülkelerin bu ilişkilere etkilerinin ne olduğu; Türk-İran tarihsel rekabetinin, Büyük Atatürk’ün çabalarıyla emperyalizme karşı nasıl birlik amacı taşıyan bir dostluğa dönüştürüldüğü sorusu çerçevesinde; bölge dışı egemen güçlerin, “Büyük Ortadoğu projesi (BOP) gibi çalışmalarının nasıl engellenerek, birliktelik ve dostluğun sürdürülebilirliği; Türkiye’nin Balkan ülkeleriyle ilişkileri, Balkanların günümüzdeki parçalanmış durumuyla ortaya çıkan genel değerlendirmeler ve Yunanistan’la ilişkiler; Güney Kafkasya’da Kardeş Azerbaycan ve komşu Gürcistan ile ekonomik ve ticari ilişkilerimizin gelişimi incelenmiş, Ermenistan ile siyasi ilişki boyutu Ele alınarak; özellikle “egemen güçlerin” önümüze koydukları, geçen yüzyılın “Ermeni sorunun”da kısa ve uzun sürede neler yapılabileceği; Çin’in Hızlı ekonomik kalkınması, politik etkileri, insan potansiyeli ve özellikle askeri gücü, askeri gücünün potansiyeli, yıllar içinde askeri güç unsurunda meydanagelen değişmeleri; Japonya’nın Orta Asya Türk Cumhuriyetlerine yönelik stratejik ve ekonomik ilişkileri, Japonya’nın tarihi ve günümüz politik parametreleri çerçevesinde değerlendirilerek; Türkmenistan, Kırgızistan, Kazakistan ve Özbekistan özelinde yapılan incelemelere yer verilmiştir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Trabzon’dan Manzaralar
Bir zamanlar Anadolu’nun en canlı ve zengin kentlerinden biri olan Trabzon, Birinci Dünya Savaşı sonrasında bu kimliğini kaybetmiştir. Siyasi gelişmelerin de etkisiyle Trabzon, orta ölçekli bir Anadolu şehrine dönüşmüştür.
Cumhuriyetin ilan edildiği günler, Trabzon’da bu dönüşümün sancılarının hissedilmeye başlandığı günlerdi. Bu dönemde Trabzonlular, eski parlak günlere dönme arzusu taşıyorlardı. Fakat artık deve kervanlarının uğramadığı, yerli-yabancı birçok farklı unsurdan insanın sokaklarında olmadığı, tenha ve durgun bir şehre dönüşen Trabzon için gelinen durum acı vericiydi. Zira artık devir değişmiş, Trabzon bir daha asla 50-60 yıl önceki canlılığını yakalayamamıştır. Bu gerçeği ilk anda kabullenmekte zorluk çeken Trabzonlular, yavaş yavaş ümitlerini kaybetmeye başlamışlardır.
Bu eserde Trabzon’un işgal sonrasında tekrar toparlanma çabasına değinilmiş fakat ağırlıklı olarak Cumhuriyetin ilanının ardından şehirdeki sosyal hayat hakkında bilgiler verilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Rus Edebiyatının Aynasında Rusya Cilt 2
“Rus Edebiyatının Aynasında Rusya” Cilt II Ders Kitabı, ana dili Türkçe olan yabancı öğrencilerinin Rus Edebiyatının uyarlanmamış orijinal metinlerini okumayı öğrenmeleri ve anlamaları için ve aynı zamanda yazarların yarattığı sanatsal imgeleri ortaya çıkarmaları için tasarlanmıştır. Bu ders kitabı: “Dissident/Muhalif Edebiyatı”, “Rusya Tarihinde Ateist Dönemi”, “Çağdaş Edebiyatta Köy Konusu”, “Çağdaş Kadın Edebiyatında Dünya İmgesi”, “Rus Edebiyatında Kültürel Gelenekler” başlıklarından oluşmaktadır. Bahsi geçen ders kitabının bu bölümü, “Rus Edebiyatında Anavatan İmgesi”, “Rusya ve Sovyet Edebiyatında Türkiye İmajı”, “Puşkin, Rus Edebiyatının Merkezî Figürü”, “Rus Edebiyatında Büyük Ekim Devrimi” ve “Sovyet Edebiyatında Büyük Anavatan Savaşı” başlıklı bölümlerden oluşan “Rus Edebiyatı Aynasında Rusya Cilt I” ders kitabının devamıdır.
Her bir ders ana konuya giriş ile başlamaktadır. Bu giriş, öğrencinin metin ve sorular aracılığıyla eserlerde yansımış Rus tarih ve kültürüne dair konuları tanımasına yardımcı olmaktadır. Aynı zamanda derste eserleri yer alan yazarlar hakkında da kısa bilgiler yer almaktadır. Derslerdeki temel unsurlar, edebî eserlerden alıntılar, şiirler, dil ve kültürel yorumlar, metin öncesi ve metin sonrası alıştırmalardan oluşmaktadır.
Lengüistik zorlukları kolaylaştırmak ve ders konusunun daha iyi bir şekilde anlaşılması için bazı edebî olmayan metinler Türkçeye çevrilmiştir veya belirli kelimelerin Türkçe çevirisiyle birlikte verilmektedir. Ayrıca çoğu önemli yorumlar ve tematik kelime grupları Türkçeye çevrilmiştir. Dersler, oyun şeklindeki alıştırmalar, görseller, ses ve video materyallerinin internet bağlantılarıyla desteklenmiştir.
Bu ders kitabı, Rus dili, Rus edebiyatı, Rus kültürünü öğreniyor olan Türk öğrenciler ile birlikte, okuma, edebî metinlerin analizi ve belirli yazarların yaratıcılığı üzerine eğitim veren kurslarda kullanılmak için tavsiye edilir. Bunun dışında bu çalışma, Rus kültürü ve Rus edebiyatı ile ilgilenen geniş bir okuyucu kitlesi için de faydalı olacaktır.
Bu ders kitabı, farklı zorluk seviyelerinde alıştırmalar içermekte olup А2, В1, В2 seviyelerinde Rusça öğrenmiş öğrenciler ile sınıf çalışmaları için kullanılabilir.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Problems Reflected in the Learning-Teaching Processes in Fine Arts High Schools
The book, which started its journey as a research article but later turned into a book, examines the educational problems experienced in the Music Departments of Fine Arts High Schools in Turkey through the views of the music teachers working in this school in a provincial city and discusses the results with a generalizable approach, mainly from the perspective of music teaching. Although Fine Arts High Schools have been extensively studied in the music education literature, studies focused on the problems experienced in these schools are quite limited. The data of the study were obtained from a single study group instead of a sample selected from the population. Some problems are strongly related to the socio-cultural and socio-economic variables surrounding the school. These two justifications should be interpreted as the results are not generalizable. However, it should be emphasized that some of the results obtained in this study regarding common and non-intervening elements for all Fine Arts High Schools in Turkey such as the criteria for appointment of administrators, teacher-student selection method, curriculums, and textbooks may be generalizable. In this context, the study is considered important in terms of drawing attention to the current problems experienced in these schools and providing results that will help to make a comparison between the school where the research was conducted and other Fine Arts High Schools.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
AZGELİŞMİŞLİK VE DIŞ TİCARET
“Bu kitap azgelişmiş ülkelerin ekonomik özelliklerinden yola çıkarak bu ülkelerin dış ticaret sorunlarını incelemeye yöneliktir. Azgelişmiş ülkelere önerilen serbest ticaret teorisinin hangi durumlarda geçerli olabileceği ve azgelişmiş ülkelerin dış ticarette karşılaştığı sorunlar teorik çerçevede ele alınmıştır. Serbest ticaret kuramı incelenerek, serbest ticaret sisteminde tüm ulusların kazanamayacağı, bir ekonominin ihracatı ithalatından fazla artıyorsa, başka bir ekonominin de ithalatı ihracatından fazla artmaktadır görüşünden hareket edilmiştir.”
KİTAP TANITIMI
Tür ve Şekil Bilgisi Başlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında
Başlangıçtan Günümüze türk Edebiyatında Tür ve Şekil Bilgisi, yüzyıllar boyunca gelişen ve süren zengin edebiyat birikimimize bütüncül bir bakışın ışığında şekillenmiştir.
Klasik Türk Edebiyatı, Türk Halk Edebiyatı, Tekke- Tasavvuf Edebiyatı ve Yeni Tük Edebiyatı gibi bölümlemeler altında, edeb,yatımızda kullanılan nazım şekilleri ve türleri örnekler ve açıklamalarla ele almıştır. Kitapta nesir türleri de geniş bir şekilde açıklanmış ve örneklenmiştir.
Bu kitap Türk edebiyatının nazım ve nesir olarak tümüyle ele alan kapsamlı bir çalışma olarak benzerlerinden ayrılmaktadır.
Başlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında Tür ve Şekil Bilgisi aktif eğitim anlayışına göre hazırlandığı için, öğrencilerin kendilerini ölçme değerlendirme yönü de unutulmamıştır. Eserde ölçme ve değerlendirme amacıyla hazırlanmış 9 adet test sınavı bulunmakta ve bu testlerin soru sayısı üç yüze ulaşmaktadır
KİTAP TANITIMI
ANADOLU PALEODEMOGRAFİSİ PALEOLİTİK DÖNEMDEN OSMANLI DÖNEMİNE ANADOLU İNSANI
Anadolu; stratejik coğrafî konumu, eşsiz tabiî güzellikleri, sahip olduğu yer altı ve yer üstü kaynakları ile tarih boyunca herkesin ilgisini çeken, Dünyanın güzide bölgelerinden biri olmuş, birçok medeniyet Anadolu’yu yurt olarak seçmiştir. Arkeolojik kazılarda gün yüzüne çıkarılmakta olan bu medeniyetlerin izleri, Anadolu’nun eşsiz tarihinin her geçen gün daha iyi anlaşılmasını sağlamaktadır. Ayrıca bu kazılarda, arkeolojik eserlerin yanında, bu eserleri üreten ve kullanan insanların iskelet kalıntıları da açığa çıkmaktadır. Anadolu’da 1930’lu yıllarda başlayan antropolojik çalışmalar sayesinde bu iskeletler üzerinde yapılan incelemelerle, Anadolu insanlık tarihine ait önemli bilgilere ulaşılmaya başlanmıştır. Günümüzde, bu çalışmaların sayılarının ve kalitelerinin artması, Anadolu insanlık tarihinin ortaya çıkarılması sürecine önemli bir ivme kazandırmıştır. Fakat bu çalışmalar büyük oranda akademik yayınlar olup, bilim camiasına hitap etmektedir. Anadolu halkına, Anadolu halklarının tarihini anlatan yayın sayısı ise olması gerekenin çok altındadır. Bu kitabın yazımı ile amaçlanan; ilk çağlardan beri Anadolu’da yaşamış insanların geçirdiği fiziksel değişimlerin, iskeletlerden elde edilebilen bilimsel bilgilerle aydınlatılması ve bu bilgilerin toplumdaki her kesimin anlayabileceği bir üslupla anlatılmasıdır. Bu kitap için kapsamlı bir yayın taraması gerçekleştirilmiş ve kitapta 562 yayın kullanılmıştır. Antropolojik terimler konusunda bilgisi olmayan okuyucuların kitabı rahatça kullanabilmeleri için kitapta kullanılan teknik terimlerin açıklamalarını içeren bir sözlük hazırlanıp kitabın sonuna eklenmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Cartography in Postcolonial Fiction
Space shapes identity in postcolonial fiction through contested geographies, migration, and spatial memory. Cartography in Postcolonial Fiction examines how literary narratives engage with territorial belonging, displacement, and resistance. Analyzing works by Salman Rushdie, Chinua Achebe, Zadie Smith, Jhumpa Lahiri, Bharati Mukherjee, Tsitsi Dangarembga, C.L.R. James, Patricia Grace, Gabriel García Márquez, Anita Desai, and Chimamanda Ngozi Adichie, this book explores how postcolonial authors from South Asia, Africa, the Caribbean, and the Pacific reimagine space as both a site of control and liberation. Drawing on literary cartography and spatial theory, Selin Şencan investigates how colonial geographies persist in contemporary fiction, shaping narratives across urban centers, diasporic landscapes, and Indigenous homelands. By mapping these literary terrains, this study reveals how fiction challenges, reclaims, and reconfigures space in a world shaped by colonial legacies.
KİTAP TANITIMI
HOLLYWOOD SİNEMASINDA DİN VE İNANÇ TEMSİLLERİ
Günümüzde yaşamlarımıza yön veren en önemli kültür endüstrilerinden biri kuşkusuz Hollywood’dur. Son yüzyıldan bugüne ürettiği filmlerle sadece kendi ülke sınırları içinde değil, tüm dünyada Amerikan ideolojisini yayan Hollywood, bu bağlamda birçok eserde siyasal, kültürel, estetik ve ekonomik boyutları açısından irdelenir. Ancak Hollywood’un, toplumsal yaşamın en önemli fenomenlerinden biri olan din ile ilişkisinin görünür kılınması, Türkiye’de hala bakir bir inceleme alanıdır. Söz konusu tespit, bu kitabın çıkış motivasyonudur.
“Hollywood Sinemasında Din Ve İnanç Temsilleri” adlı bu kitap, sessiz sinema döneminden başlayarak sesli sinemaya geçişi, 1960’ların toplumsal ortamından 1980’lerin küreselleşme furyasının sinema üzerindeki dinsel izdüşümünü ve milenyum sonrası post modern dönemlerin karmaşık dünya düzeninde sinema ve din ilişkisini ele alıyor. Hollywood’a damgasına vuran dini temalı filmleri, çekildikleri toplumsal koşullar da göz önüne alarak inceleyen bu eser, Hristiyanlık, Yahudilik, İslamiyet, Budizm, yerel inançlar ve tarikatlara ilişkin Hollywood’un temsil biçimlerini tartışmaya açarak din olgusunun sinemadaki varlığı üzerine tarihsel bir not düşme çabasıdır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Bilim İletişimi
“Hayatta hiçbir şeyden korkmamalıyız, sadece anlamalıyız. Şimdi anlama zamanı, böylece korku azalacaktır.”
arie Curie
Bu kitap, bilim tarihini kadim uygarlıklardan günümüze kadar ele alarak farklı toplumların bilimsel gelişime katkılarını ve bilim iletişiminin temel dinamiklerini gözler önüne sermektedir. Bilim iletişiminin tarihsel gelişimi, temel yaklaşımları ve sürece dahil olan paydaşlar bütüncül bir bakış açısıyla incelenirken, bilimin topluma nasıl aktarıldığı, güvenilir bilginin nasıl üretildiği ve yaygınlaştırıldığı detaylı bir şekilde ele alınmaktadır. Ayrıca, Covid-19 pandemisi bağlamında bilim iletişiminin kritik rolü değerlendirilirken, kriz dönemlerinde bilim ve toplum arasında güvene dayalı bir ilişkinin nasıl kurulduğu ve iletişim stratejilerinin etkileri kapsamlı bir şekilde analiz edilmektedir.
₺275,00