KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİNDE İŞBİRLİKLİ ÖĞRENME, ÖĞRENME STİLLERİ, AKADEMİK BAŞARI VE CİNSİYET İLİŞKİLERİ
₺275,00 -

Sinemada Dijital Dönüşüm Animasyon & Görsel Efekt
-

SANAL PARA UYGULAMA ORTAMLARI VE ETKİLERİ
₺260,00 -

Retro Pazarlama ve Spor
₺275,00 -

Post Truth Çağda Siyaset
₺340,00 -

Önceki Öğrenmenin Tanınması
₺260,00 -

Orta Çağ Almanyasının Kısa Tarihi
₺300,00 -

NAKİT YÖNETİMİ VE FİRMALARIN NAKİT BULUNDURMASINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER
₺260,00 -

MİLLİ MÜCADELE VE ERKEN DÖNEM CUMHURİYET ROMANI
₺820,00 -

Markaların Sosyal Medya Yönetimi
-

KÜRESELLEŞME VE MEDYA İLİŞKİSİ
₺275,00 -

Kriter KPSS Eğitim Bilimleri Modüler Set 2009
-

Kent ve Sosyal Sermaye
₺315,00 -

Joyce’un Çeviri Portresi
₺260,00 -

İSTATİSTİK II
-

İLETİŞİMDE DİJİTALLEŞME ve YENİ NESİL HABERCİLİK
KİTAP TANITIMI
Sağlık Ekonomisi
Sağlık ekonomisi yalnızca sağlık hizmetlerinin finansmanını değil, sürdürülebilir kalkınmayı, toplumların refah seviyesini, işgücü piyasalarını, küresel rekabeti ve sosyal adaleti belirleyen stratejik bir alan hâline gelmiştir. Bu eser sağlık sektöründe gelişen dinamikleri ekonomik açıdan değerlendirerek sağlık ekonomisi literatürüne kapsamlı bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.
Kitabın içeriğinde; sağlık ekonomisinin kavramsal incelemesi, koruyucu sağlık hizmetleri ve yaşlı bakım hizmetlerinin ekonomik değeri, sağlık turizminin küresel etkileri, sağlık arzında teknolojik inovasyonlar, sağlıkta eşitsizlikler, sağlık sektöründe kadın istihdamı ve beyin göçünün ekonomik sonuçları, Türkiye’de sağlığın finansmanı konusunda dönemsel bir inceleme yer almaktadır.
Sadece akademik çevre değil, sağlık yöneticileri, politika yapıcılar ve uygulayıcı profesyoneller için de tasarlanan bu çalışma; veriye dayalı analizleri, güncel eğilimleri ve kuramsal yaklaşımları bir araya getirmektedir.
Disiplinler arası bir yaklaşımla hazırlanan bu çalışma, hızla değişen sağlık ekosistemini anlamak, yorumlamak ve geleceğin politika tercihlerini şekillendirmek isteyen herkes için güçlü bir rehber niteliğindedir.
₺450,00
KİTAP TANITIMI
Güncel Gelişmeler ve Veriler Işığında Uluslararası Ticaret
Küresel mal ve hizmet ticareti ve doğrudan yabancı yatırımlar 1990’lardan itibaren artmış, 2000’lerde Çin’in Dünya Ticaret Örgütüne (DTÖ) katılmasıyla daha da ivmelenmiştir. Geçtiğimiz otuz yıl boyunca dünya mal ve hizmet ticaretinin büyüme oranı dünya toplam hasılasındaki (GSYİH) büyüme oranını aşmıştır.
Ancak Covid-19 salgını, Rusya Federasyonu-Ukrayna Savaşı ve ABD ile Çin arasındaki artan gerilim küreselleşme olgusunun doğal afetlere ve jeopolitik risklere ne kadar açık olduğunu ve bu riskler geçekleştiğinde ne tür olumsuzluklar yaşanacağını gözler önüne sermiştir.
Algılanan riskler arttıkça küresel değer zincirinin mesafe uzunluğu ve genişliği (tedarikçi sayısı/tabanı) değişebilir ve değer zincirleri bölge içi ve bölgeler arası yeniden yapılanarak yeni bir denge kurma eğilimine girebilir. Değer zincirlerinin gelecekte nasıl yapılanacağı hem hükümetlerin vergi politikaları, tarife ve teşviklerle ticaret ve sermaye akışını şekillendirme çabalarına hem de tüketici talebindeki büyüme, pazara yakınlık, girdi ve işgücü maliyetleri, teknolojik yenilikler, uzman işgücüne erişim vb. birçok pazar dinamiğine bağlı olacaktır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
EKOELEŞTİREL BAKIŞLAROBINSON CRUSOE, ZOR ZAMANLAR VE SU DİYARI ESERLERİNİN İNCELENMESİ
Bu kitapta, insanın neden olduğu ekolojik sorunlara, bu sorunların ortaya çıkış ve gelişimine neden olan faktörlere, bu sorunların çözümü için geliştirilen ekomerkezci yaklaşımlara değinilmiş, ekolojik sorunların çözümünde ve ekolojik duyarlılığın kazanılmasında edebiyatın rolü üzerinde durulmuştur. 1990’lı yıllarda yeni bir edebi eleştirel alan olarak ortaya çıkan ve ekolojik bilincin oluşmasında önemli rol oynayan ekoeleştiri ve ekoeleştirinin gelişimine katkı sağlayan yazarlar, teorisyenler ve eserleri hakkında bilgiler verilmiştir. Ekolojik sorunların ortaya çıkışında sömürgecilik ve kapitalizmin rolü ve benmerkezci, insanmerkezci tutumlar ve ataerkil toplum yapısının etkileri üzerinde durulmuştur. Ekososyalizm ve ekofeminizm gibi edebiyata ekoeleştirel yaklaşım sağlayan bakış açıları hakkında bilgi verildikten sonra Daniel Defoe’nun Robinson Crusoe (1719), Charles Dickens’ın Zor Zamanlar (1854) ve Graham Swift’in Su Diyarı (1983) adlı eserleri bu bakış açılarından yararlanılarak incelenmiş, bu eserler üzerinden üç farklı yüzyılda insan-doğa ilişkilerindeki değişiklikler ele alınmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
XVI. YÜZYILDA OSMANLI HAKİMİYETİNDE BUDİN
Macaristan, Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapılan Mohaç Savaşı (1526) ile önce Osmanlı himayesine 1541 yılında ise Budin Sancağı’nın kurulmasıyla birlikte tamamıyla Osmanlı hakimiyetine girmiştir. Bu tarihten itibaren Macaristan, Osmanlı Macaristanı, Habsburg Macaristanı ve Erdel Prensliği olmak üzere üç kısma ayrılmıştır. Bu çalışmada Osmanlı Devleti’nin Orta Avrupa’ya yapılan seferlerde en önemli askeri üslerinden birisi olan ve içinden geçen Tuna Nehri vasıtasıyla stratejik bir konuma sahip olan Budin Sancağı ve Budin Kalesi’nin XVI. yüzyıldaki siyasi, idari, demografik ve ekonomik yapısını aydınlatılmaya çalışılmıştır.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele
İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen “Kadına Yönelik Şiddetle Topyekun Mücadele” Projesi kapsamında hazırlanan “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele”, toplumsal bir yara olan şiddeti akademik bir titizlikle ve disiplinler arası bir bakış açısıyla ele alıyor.
Editörlüğünü Engin ÇAĞLAK ve Nilay KÖLEOĞLU’nun üstlendiği bu kitap; ekonomik şiddetten dijital şiddete, medya temsilinden uluslararası hukuk mekanizmalarına kadar geniş bir yelpazede güncel analizler sunmaktadır. Kitap, sadece şiddetin nedenlerini değil; çözüm yollarını, sosyal hizmet müdahalelerini ve toplumsal dönüşüm stratejilerini de bilimsel veriler ışığında tartışmaktadır. Akademisyenler, politika yapıcılar ve sahada çalışan profesyoneller için rehber niteliğinde olan bu çalışma, şiddetsiz bir toplumun inşasına bilgi temelli güçlü bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.
KİTAP TANITIMI
TÜRK- AMERİKAN İLİŞKİLERİ (1914-1945)
Osmanlı Devleti’nin sahip olduğu toprakların stratejik önemi emperyalist devletlerin her zaman dikkatini çekmiştir. Bu devletlerden biri olan ABD, 19 yüzyılın başından itibaren Osmanlı Devleti ile temasa geçerek diplomatik ilişkilerini geliştirme yoluna gitmiştir. Bu yüzyıldan itibaren ikili ilişkiler, yeni kurulacak olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile de devam etmiş ve çok yönlü olmuştur.
Yazarın Doktora Tezinden üretilmiş olan bu kitapta; Ermeni sorunu kapsamında, Osmanlı topraklarında bulunan Amerikan misyoner teşkilatlarının sağlık, eğitim faaliyetleri, Milli Mücadele dönemi Amerikan heyetlerinin incelemeleri ve raporları, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşundan sonra uluslararası arenada vermiş olduğu diplomatik mücadele, Lozan ve sonrasındaki ABD’nin Türkiye üzerindeki politikaları, ticari, kültürel ve siyasi açıdan çok yönlü ele alınmıştır. 1914-1945 yıllarını içeren ve Türk-Amerikan ilişkilerini ele alan bu çalışma, tarih metodolojisi çerçevesinde, başta arşiv belgeleri olmak üzere, Meclis Zabıtları, Amerikan Ulusal Arşivi, yerli ve yabancı gazetelerin analiz edilmesiyle günümüz Türk-Amerikan ilişkilerinin anlaşılmasına temel oluşturmayı amaçlamaktadır.
₺675,00
KİTAP TANITIMI
Sarah Kane’s Anti-Oedipal Theatre
Postdramatic Theatre, by its very nature, is anti-Oedipal. It resists the restrictive codes of the existing theatrical tradition concerning stage and audience in oedipal axis. it aims to cleanse theatre from the unhealthy, poisonous inscription on the theatrical body so that theatre can be inclusive rather than exclusive, welcoming new experimental dramatic forms. Although many playwrights, starting with Beckett, Artaud, Osborne, may perhaps fall in this category, who could have thought Sarah Kane, labelled as an underrated, naïve young dramatist, could be by far its most extreme representative? Despite her young age, she systematically and strategically de-territorializes the stage and society, deeply sicked by the ossified principles of the oedipal institutions, from her earliest play, Blasted to the last one, 4.48 Psychosis. Kane, like a clinician, diagnoses the problems which neuroticize the English stage. Blasting the blockage which prevents the free flow of desiring production in both stage and social body, Kane celebrates an anti-oedipal, psychotic stage in her plays. Offering an alternative reading of Sarah Kane’s plays from Deleuze and Guattari’s anti-oedipal perspective, this book invites readers to re-interpret the role of Kane and her drama.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Performans Değerlendirme
Çağımızın en önemli yönetim bilimcilerinden biri olan Peter Drucker’a atfedilen bir söz vardır; “Ölçemediğiniz şeyi kontrol edemez, kontrol edemediğiniz şeyi yönetemezsiniz”. Dijital dönüşüm süreçlerindeki hızlı gelişimin mesleki beceri alanlarına dönük anlayışı daha önce şahit olunmamış bir hızda değiştirmesi performans değerlendirmenin önemini arttırmış, küresel rekabet ortamında mevcut performans düzeyinin korunmasının yeterli olmayacağına dönük kurumsal anlayışı pekiştirmiş ve örgütleri performans değerlendirme süreçlerini gelişimsel ve döngüsel bir süreç olarak tasarlamaya zorlamıştır. Bu yönüyle performans değerlendirme mesleki ve örgütsel gelişim süreçlerinin en temel bileşenlerinden biri olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Küresel düzeyde yapılandırmacı yaklaşımın hâkim eğitim felsefesi olarak kabul edilmeye başlanması eğitim örgütlerinde de gelişimsel performans değerlendirmenin önemini arttırmıştır. Çalışma performans değerlendirmeye dönük hem kuramsal hem de uygulamaya dönük araçlar sunması açısından hem konuyu çalışan akademisyenlere ve öğrencilere hem de örgüt yöneticilerine önemli katkılar sunabilir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
İş Yaşamına Manevi Bakış
Bu çalışma, iş yaşamında manevi bakışı ele almak üzere gerçekleştirilmiştir. Günümüz modern iş yapısı içerisinde kendini gösteren yüksek stres, küreselleşme ile beraber risklerin, rakiplerin ve çevresel belirsizliklerin artması, giderek daha yalnız-içine kapanmış bir toplum yapısının oluşması iş yaşamında manevi ihtiyaçların artmasına zemin hazırlamıştır. Bu kapsamda çalışmada ilk olarak örgütsel maneviyat kavramı detaylı olarak ele alınmaya çalışılmıştır. Kişisel ya da örgütsel düzeyde maneviyatın yaratabilmesinde ise en önemli rolün yöneticilerde\liderlerde olduğu düşünülmektedir. Dolayısıyla örgüt içerisinde maneviyatın yaratabilmesi için yöneticilerin\liderlerin çalışanı manipüle etme, emirler verme, otorite ile işleri yönetme gibi eski yöntemlerden uzaklaşması gerekmektedir. Bu yaklaşım çerçevesinde yönetici ya da liderlerin çalışana sevgi duyan, değer odaklı, vizyon yaratan, amaç ve anlam aşılayan, aidiyet hissi oluşturan ruhsal liderlik anlayışını benimsemeleri gerektiği üzerinde durulmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde ruhsal liderlik yaklaşımı detaylı olarak ele alınmıştır.
₺230,00
KİTAP TANITIMI
Toplum, Teknoloji ve Yönetim: Günümüz Kamu Yönetimi Tartışmaları
Toplum, Teknoloji ve Yönetim: Günümüz Kamu Yönetimi Tartışmaları; liyakat ilkesinin kamu yönetimindeki yeri, siyasetin etkileri, yapay zekâ uygulamaları, kentleşme ve postmodern mekân anlayışları gibi güncel konuları disiplinlerarası bir bakışla ele almaktadır. Kitap, siyaset bilimi, sosyoloji, kent çalışmaları ve yönetim bilimlerini bir araya getirerek, hem akademisyenlere hem de kamu politikalarıyla ilgilenen okurlara zengin bir içerik sunmaktadır. Akıllı kentlerden iklim değişikliğiyle mücadeleye, sosyal medyanın toplumsal hareketlerdeki gücünden kamu hizmetlerinde etkinliğe kadar geniş bir yelpazede günümüz yönetim sorunlarını analiz etmektedir.
KİTAP TANITIMI
Orta Çağ Almanyasının Kısa Tarihi
Orta Çağ genel olarak bakıldığında birçok karmaşanın yaşandığı bir dönem olarak kabul edilebilir. Ancak bu karmaşanın içinde birçok değişim ve gelişiminde yaşandığı bir dönemdir. Aslında bir madalyonun iki yüzü gibidir Orta Çağ: Aydınlık ve karanlık
İşte bu kargaşa ve gelişim döneminin en güzel örneğini Orta Çağ Almanyasında görmekteyiz. Hanedanlıklar arası geçişler, papalar ve imparatorlar arasındaki çatışmalar, Haçlı Seferleri ve imparatorların Haçlı Seferlerine etkisi, Otto Rönesansı, şehirlerin planlanması, üniversitelerin kurulması, dönem insanlarının yiyecek içecek kültürü, sanat, tiyatro ve daha fazlası
Bu kitap Orta Çağ Almanyasını siyasi, dini, sosyal ve kültürel yönleriyle ele alırken bütün bu olayların da özetini sunmaktadır. Dolayısıyla Orta Çağ Almanyasını merak edenler için de bir başlangıç niteliği taşımaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Sinema ve Erkeklik
Yeni milenyumdan bu yana Türk sinemasında görünüm kazanmaya başlayan erkeklik krizi, toplumsal cinsiyet çalışmaları çatısı altında gelişen önemli bir alana dönüşmüştür. Kültürel üretimin ve özellikle sinemanın eğildiği bu kriz anlatısı, anaakım filmlerin merkezinde yer almış ve erkek karakterlerin toplumsal çözülmelerini perdeye yansıtan bir araca dönüşmüştür. Bu bağlamda 2000’lerin başından bu yana biriken ‘erkek filmleri’ ya da erkeklik krizine dair görünümler sunan filmler, bu krize dair çeşitli söylemler üretmiştir. Bu çalışmanın merkezine, yeni milenyumun Türk sineması bağlamında üretken yönetmenlerinden Onur Ünlü alınmıştır. Senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği filmler ve bu filmlerin erkek karakterleri, erkeklik krizi üzerinden incelenmiştir. Yönetmenin erkek karakterlerinin daima krizle, şiddetle, hastalıkla ve ölümle yüzleştiği, tüm ilişki biçimlerinde sorunlu olduğu ve erkeklik krizlerini doğrudan deneyimlediği saptanmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
TANZİMAT DÖNEMİ NÜFUS SAYIMLARINDA KARACASU KAZASI
Son dönem Osmanlı tarihi çalışmalarında demografi biliminin önem kazandığı görülmektedir. Çoğunlukla nüfus defterlerine dayalı olarak yapılan çalışmalar yerel ölçekli dahi olsa imparatorluğun nüfus yapısını, bileşenlerini, doğum, ölüm, göç vs. olgularıyla ekonomik yapısının ortaya çıkartılmasına dair önemli veriler sunmaktadır. Bu bağlamda daha çok Yeniçeri Ocağı’nın yerine kurulan Asakir-i Mansure-i Muhammediye Ordusu’na gereksinim duyulan erkek nüfusun nitelik ve niceliklerinin ortaya konulması ve halktan toplanacak vergilerin hesaplanması amacıyla 1831 tarihinde II. Mahmut döneminde yapılan ilk genel nüfus sayımından sonra belirli periyotlarla imparatorluğun sonuna kadar nüfus sayımlarının devam ettiği görülmektedir.
Bu çalışmada sahip olduğu Afrodisias antik kenti ile dünya miras listesine giren Aydın’a bağlı Karacasu Kazasının mahalle, köy ve çiftliklerinde yaşayan erkek Müslim ve gayrimüslim nüfusun yer aldığı 1841 ve 1845 yılına ilişkin NFS.d. 3072 ve 3073 numaralı defterler incelenmiştir. Süleyman Rüşdi ve Küpelioğlu aileleri gibi Karacasu’nun yetiştirdiği önemli ailelerinin de soy kütüklerine dair kayıtlarının bulunduğu bu defterler sayesinde 19. yüzyılın ilk yarısında önemli bir konuma sahip olan Karacasu Kazası’nın demografik özellikleri ortaya çıkartılmaya çalışılmıştır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Postmodern Çağda Toplumsal Kimlikler
Bu kitap, toplumsal yaşamın her alanında her birimizin hayatına dokunan toplumsal kimliklerin nasıl ve hangi yollarla inşa edildiğini ele almayı amaçlıyor. Bu nedenle çalışma, her biri alanlarında uzman akademisyenler tarafından farklı perspektiflerden ele alınan kimlik ve toplumsal kimlik kavramına dair derinlikli pek çok araştırmayı sizlere sunuyor. Psikoloji, Sosyoloji, Felsefe, Halkla İlişkiler, Gazetecilik, Sinema ve Yeni Medya dünyasını ortak noktada buluşturan bu kitap, bireyin yaşamını tümden etkileyen toplumsal kimliklerin dünü, bugünü ve gidişatı üzerine birçok önemli sorgulama ve alternatif çözüm arayışlarını içeriyor.
Kitapta, tartışmalı bir kavram olan postmodern düzlemde kimlik üzerine her şeyi söyleyemesek de pek çok önemli sorunu tartışmayı amaçladık. İçinde yaşadığımız ve deneyimlemeye devam ettiğimiz postmodern çağ bir arada olmanın güzelliklerini ve çatışmalarını ortaya koyarken aynı zamanda içinde duvarın ötesini görebilmenin imkânlarını da barındırıyor. Bu nedenle hazırladığımız bu çalışma siz değerli okuyucularımıza kimlik konusunu farklı açılardan sorgulayabileceğiniz kapılar açıyor.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Muhtasar İran Edebiyatı Tarihi ve Tartışmalar / Hüseyin Daniş
Hüseyin Daniş Beyin bu küçük fakat kıymetli eseri, sultanilerde tedris olunmak üzere yazılmış klasik bir kitap olmak mahiyetiyle de ayrıca tedkike şayandır. Harabat mukaddimesiyle Nümûne-i Edebiyat birer mektep kitabı olmadığı halde nasıl dünkü üstadların edebî malûmatını teşkil etmişse, bu kitap da yarınki neslin İran edebiyatı hakkındaki umumî ve müşterek telakkîlerine bir esas vazifesini görecektir.
Köprülüzade Mehmed Fuad
Edebiyat-ı İraniye hakkında mücmel, fakat esaslı malûmât istihsal etmek isteyenlere bu vadide ciddi bir üstad-ı mütebahhir olan Hüseyin Daniş Beyin Serâmedân-ı Sühanyla Talim-i Lisan-ı Farisi unvanı altında ahiren intişar eden eserlerinin kısm-ı râbiini bilhassa tavsiye ederim. Hüseyin Daniş Bey İranî bir dûdmân-ı necibin İstanbulda yetişmiş bir ferzend-i fezâil-nihâdı ve bu itibar ile her iki diyâr-ı İslamın pek kıymetli ve hayırlı evladıdır.
Süleyman Nazif
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Filmlerle Düşünmek
Sinema asla gerçekliğin basit ve dolaysız bir yeniden üretimi olmamıştır ve böyle olmaktan her geçen gün biraz daha uzaklaşmaktadır. Bizim gerçeklik algımızı ve anlayışımızı besleyen, şekillendiren ikinci dünyadır sinema. Film gerçekliği ifşa eder, tam da onun çarpık bir yansısını göstererek yapar bunu. Film tanınabilir olanı (az ya da çok) dönüştürür ve bu dolaysız başkalaştırma da düşüncelerimizin dünyamızı dönüştürebileceği fikrini uyandırır der, Daniel Frampton.
Uzun yıllar, özellikle doktora öğrencilerimle, İleri Film Analizleri dersimizde bu minvalde akıp giden tartışmalar yaptık. Sinemanın, duygu ve düşüncelerimizi nasıl yönlendirdiğini, bizi kendi öznelliği içinde kendi hakikati ile nasıl buluşturduğunu, filmler üzerinden okumalar yaparak anlamaya ve anlamlandırmaya çalıştık. Elinizdeki bu çalışma, yıllardır süren bu derslerin ve okumaların ruhundan neşet etti. Filmleri, bir düşünce kitabı gibi okuyup yorumlamayı, ilk bakışta görünmeyeni görmeyi ve bunu ifşa etmeyi amaçladık. Filmlerle düşünmenin, sonsuz gizemli yolculuğuna bıraktık kendimizi. Şüphesiz, bu yolculukta, kendi geçmişimiz, bilinçaltımız, önyargılarımız, bilgi ve birikimimiz, hayata bakışımız, duygu ve düşüncelerimiz bize eşlik etti..
₺420,00
KİTAP TANITIMI
FİNANSAL SİSTEMDE FAİZ SORUNSALI VE KATILIM BANKACILIĞI
Ekonomik sistemin işleyişinde geleneksel finans sisteminin araçlarını ilk keşfeden ve kullanan ekonomiler, ülkelerine önemli katkılar sağlamışlardır. Finansal sistemden ilk yararlanabilen bu ekonomilerde oluşturulan kaydi para yaratma mekanizması veya yürütülen aşırı liberalizasyon uygulamalarıyla kullanılan genişletici para ve maliye politikaları, o ülkelerin kalkınmalarında ve büyümelerinde başarılı olmuştur. Bu başarının nedenlerini anlamak için öncelikle şu soruların cevaplarının verilmesi gerekir:
· Bu ekonomilerin muvaffakiyetindeki asıl güç, reel sektör veya aracılık fonksiyonunu yerine getiren finansal sistem midir?
· Bugünün finans merkezi durumundaki ülkelerin başarılarının temel kaynağı nedir?
· Orada başarılı olan ekonomik faaliyetler mi yoksa finansal sektör müdür?
· Finansal sektöre ne zaman ve niçin ihtiyaç duyulmuştur?
· Bir ülkenin parasının değerini ne belirler?
₺260,00
KİTAP TANITIMI
SİNOP’TA GELENEKSEL AHŞAP KÖY CAMİLERİ
Karadeniz Bölgesi’nde hatırı sayılır miktarda ahşap malzemeyle mamul camiler inşa edilmiştir. Geleneksel yapım teknikleri kullanılarak inşa edilen camilerin bazılarının tarihleri Anadoludaki Türk tarihine kadar ulaşabilmektedir. Genellikle kırsalda yer alan bu camiler çantı tekniğinde ve çoğunlukla çivi kullanılmadan geçme metoduyla bina edilmiştir.
Elinizdeki eser, Sinop merkez ve ilçelerindeki çantı tekniğinde inşa edilmiş 27 köy camisini konu edinmiştir. Tespitlerimize göre bu camilerin dağılımları şu şekildedir: sayıca en çok caminin 8 cami ile Ayancık’ın köylerinde inşa edildiği tespit edilmiştir. Ayancık’ı 5 cami ile Boyabat, 4 cami ile Dikmen, 3’er cami ile Durağan ve Türkeli, birer cami ile Merkez, Erfelek, Gerze ve Saraydüzü ilçeleri izlemektedir. Dolayısıyla çalışmamıza göre Sinop ilinin merkez dâhil bütün ilçelerinde çantı tekniğinde inşa edilmiş köy camilerine halen rastlanılmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
AVRUPA BİRLİĞİ ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİ POLİTİKASI
Küresel ekonomik sistem içerisinde büyük boyutlarda gereksinim duyulan enerji, yeryüzünde dengesiz dağılması ve enerji tüketimi yüksek olan ülkelerin enerji rezervleri açısından zengin olmamasına karşın enerji tüketimi düşük olan ülkelerin zengin rezervlere sahip olması nedeniyle uluslararası ticarete konu olmaktadır. Enerji piyasasında birçok alıcı ve satıcı olmakla beraber, bu alıcı ve satıcılardan bazıları bu piyasasının işleyişini etkileyebilme ve yönlendirebilme gücüne sahip bulunmaktadır. Söz konusu piyasanın alıcı konumundaki en önemli aktörlerinden biri olan Avrupa Birliği, enerjide dışa bağımlılığın yol açtığı risklerin azaltılması ve böylece enerji arz güvenliğinin tesis edilmesi noktasında üye ülkelerin enerji politikalarının uyumlaştırılması; enerji kaynaklarının, tedarik kanallarının ve satıcı ülkelerin çeşitlendirilmesi, Birlik içerisindeki enerji ağlarının birbirine bağlanması; yerli enerji kaynaklarının teşvik edilmesi; enerji tasarrufu ve verimliliği politikaları ile enerji tüketiminin azaltılması ve olası enerji kesintilerine karşı ekonomik faaliyetlerin zarar görmemesi için enerji altyapı ve stok imkânlarının geliştirilmesi konuları üzerinde yoğunlaşmaktadır. Bu çalışmada Avrupa Birliği bünyesinde izlenen enerji arz güvenliği politikası hakkında genel bir çerçevenin ortaya konulması amaçlanmaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Filmlerin Gölgesinde
Bireylerin kendileriyle ve etrafları ile kurdukları iletişim zamanla toplumun da nasıl şekillendiğini belirler. Duygularımızı, düşüncelerimizi ve bilgimizi aktarmak için düzenli olarak iletişim kurma ihtiyacı hissederiz. İletişim için her ne kadar iki kişinin varlığına gereksinim var gibi görünüyor olsa da bireyin kendisi ile kurduğu iletişimin doğru ya da yanlış oluşu diğerleri ile olan etkileşimini de şüphesiz dönüştürmektedir. Çağdaş toplumda dijital teknolojiler, iletişim biçimleri, yaratıcılık, sanat anlayışı ve görsel algı gibi özellikler zaman içerisinde incelemeye değer bir değişim göstermiştir. Bu bağlamda filmler eşliğinde derin anlamlara giden kestirme yolları keşfetmek mümkündür.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Havayolu Operasyonlarında Aksaklık Yönetimi
Havayolu işletmeleri kargo ve yolcu taşımacılığı için uçuş hizmeti sağlayan organizasyonlar olarak ifade edilebilmektedir. Havayolu operasyonları kargo ve yolcu taşımacılığı hizmetini yerine getirmek için süreçler topluluğundan oluşmaktadır; yolcunun bilet alması veya bilet rezervasyonu yapması ile başlayan ve yolcunun varacağı meydanda terminale aktarılması ve/veya bagajının teslim edilmesi ile biten bir dizi süreçten oluşmaktadır. Havayolu operasyon yönetimi; havacılık işletmelerinin sahip oldukları büyük çoğunluğu yüksek maliyetli olan kaynakları (uçak ve ekip kaynağı gibi) etkin ve verimli kullanarak işletmenin amacı olan gelire ve karlılığa dönüştürmek için yapılan süreçtir. Bu amaçla havayolu operasyon yönetiminde amaç uçuş programını tarifeye uygun olarak icra etmek olarak bildirilebilir. Bazı durumlarda seferler aksadığından havayolunun uçuş programı da aksamaktadır. Bu çalışma bu durumlarda havayolu operasyonlarında aksaklık yönetimi konusunda çözüm önerileri geliştirmeyi amaçlanmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Samsun’da XIX. Yüzyılda Batı Etkili Mimarlık Örnekleri
XVII. yüzyıldan itibaren; Osmanlı İmparatorluğu Batıdaki ekonomik, siyasi ve teknolojik gelişmeler karşısında giderek zayıflamıştır. Bu olumsuz gelişmelere paralel olarak XVIII. yüzyılda, Osmanlı İmparatorluğu tarafından, Avrupa’daki gelişmeleri takip etmek için önce Avrupa’ya geçici elçilikler, daha sonra daimi elçilikler kurulmaya başlanmıştır. Batıyı tanımaya çalışan Osmanlı İmparatorluğu’nda Tanzimat Fermanı (1839) ile de bu süreç hız kazanmıştır.
İmparatorlukta, Batıyla gelişen ilişkiler neticesinde Avrupa kültüründen etkilenmek kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu doğrultuda, Osmanlı devletinde sanat ve mimarideki değişim bunun en açık örneklerindendir. Bu alanda önce İstanbul sonrasında Anadolu’nun çeşitli kentlerinde Batı tesirli üsluplar, mimari ve diğer sanat dallarında kendini göstermeye başlamıştır.
Samsun, XIX. yüzyılda Batı tesirleriyle inşa edilmiş mimari örneklere sahip bir şehir olmasıyla çalışma dahilinde ele alınmıştır. Şehir bu açıdan Osmanlı’da gelişen Batılılaşma anlayışının Anadolu’daki önemli örnekleri içerisinde değerlendirilmektedir. Samsun’da bu dönem içerisinde sivil ve dini mimari örneklerin yanında eğitim yapılarında da bu etkiler görülmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
FİNANSAL TEKNOLOJİLERİN VE DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN İŞ İLANLARI ÜZERİNE ETKİSİ
Finansal teknolojilerdeki gelişmelerin ve dijital dönüşümün, yapay zekâ ve robot teknolojilerinin çalışma yaşamına etkileri kaçınılmazdır. Teknolojik gelişmelerin mevcut durumu ve finansal sektöre etkileri çok yönlü olarak ele alınması gereken bir konudur. Bankacılık sektörü ve diğer mali kuruluşların bu teknolojileri yakından takip ettiği birçok teknolojik gelişmeye de öncülük ettiği görülmektedir. Bu gelişmeler mesleki yaşamı da önemli ölçüde etkilemektedir ayrıca profesyonellerin kariyer yolculuğuna da yön vermektedir. Uluslararası iş ilanı web sitesi olan LinkedIn sitesinin kamuya açık verilerinden yararlanılarak, G7 (ABD, Almanya, Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Kanada ve Japonya) ülkelerinin finans, yazılım ve bilgi teknolojileri alanlarında Aralık 2019 ve Aralık 2020 dönemleri arasında en çok ilan veren kurumlar, işler ve ilanlarda en çok yer alan beceriler karşılaştırılıp analiz edildiği bu çalışmada Türkiye ve dünya genelinde bankacılık, finans, muhasebe, denetim ve sigortacılık alanlarındaki iş ilanlarının deneyim düzeyi, şirket, iş türü, konum, sektör ve iş ilanı şeklindeki verileri sınıflandırılarak analiz edilmiştir. İş ilanlarının detayları üzerinden adayların yazılım ve bilgi teknolojileri alanlarında becerilere sahip olması gerekliliği dikkate değer bir sonuçtur. Sektörün bu alanlara yönelmesi ile beraber çalışma yaşamında yeni meslek dalları ve yeni pozisyonların ortaya çıkması muhtemeldir. Yazılım ve bilgi teknoloji hizmetleri alanına yönelmesinde dünyada yaşanan pandeminin de etkisi olduğu düşünülmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Coğrafyasında Batı Emperyalizmi
Emperyalizm, tarihi milattan öncesine dayanan ve yayılımcılık anlamına gelen bir terimdir. ”Sömürgecilik” ve ”Müstemleke” kelimeleri de emperyalizm yerine kullanılan diğer terimler arasında yer alıyor.
Emperyalizm sözcüğü İngilizce ”Imperial” kelimesinden türetilmiştir. Imperial’in sözlük anlamı imparatorluktur. İmparatorluklar, birçok ülke toprağının işgal edilmesiyle kurulduğu için bu ismi almıştır. Tarihte Emperyalizm terimi ilk defa Napolyon’u eleştirmek ve Birleşik Krallığın sömürgecilik faaliyetlerini tanımlamak için kullanılmıştır.
Emperyalizm, bir ülkenin siyasi idaresinin ele geçirilmesi ve ekonomik açıdan sömürülmesidir. Emperyalist devletlerin uyguladığı politikaların başında baskı ve yıldırma politikaları gelir. Müstemleke haline getirilmiş ülkenin yönetimi sömürgeci devlete geçer. Bu nedenle devletin yasama- yürütme – yargı organları kısa ya da uzun vadede sekteye uğrar.
Emperyalizmin ana nedeni ekonomik çıkarlardır. Örneğin bir ülke yeraltı ve yerüstü kaynakları bakımından zengin ise o kaynaklara (altın, gümüş, petrol vs.) el konur. Sömürülen kaynaklar sadece bunlarla sınırlı değildir. Ülkenin tarım ürünleri, pazarları, üretim tesisleri de emperyalist devletin kontrolüne geçer.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Çokuluslu Şirketlerin Küreselleşmesi
Çokuluslu şirketlerin sahneye çıkışı dünya ekonomik tarihini geri dönülmez biçimde değiştirmiştir. 18. yüzyıldan itibaren görülmeye başlayan bu şirketlerin dünya ekonomisinin itici gücü haline gelmeleri 21. yüzyılın başlangıcında küreselleşme olgusunun benzeri görülmemiş bir ivme kazanmasına yol açmıştır. Teknolojik ilerleme ve çokuluslu şirketlerin yayılmacı eğilimleri göz önüne alındığında küreselleşmenin -yakın- gelecekte de dünya gündeminde olmayı sürdüreceği görülmektedir.
Bilginin kıt bir kaynak olmadığı günümüzde kapsamlı ve birleştirici bir çalışma yapmanın gereği ve önemi akademik etkinliğin doğası düşünüldüğünde daha iyi anlaşılacaktır. Akademik çalışmanın ve akademik araştırmacı kavramının giderek belli bir alanda derinlemesine bilgi ve uzmanlaşmaya doğru evrilmesi hem yapıtaşı niteliğinde çalışmalarla bilginin ilerlemesini hem de tüm bilginin analitik bir yaklaşımla irdelenmesini zorunlu kılmaktadır.
Küreselleşme olgusunu çokuluslu şirketler üzerinde inceleyen bu eser söz konusu gereklerden yola çıkmakta ve yazına özgün bir katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Kuvvet Kullanma Aracı Olarak Koruma Sorumluluğu: Darfur ve Libya Örnek Olay İncelemeleri
İnsan haklarını korumak, savaş suçları ya da insanlığa karşı işlenen suçları engellenmek üzere azami gayret gösterilmektedir. Bu nedenle “koruma sorumluluğu” adı altında oluşan norm, uluslararası topluma kitlesel zulüm ve katliamların önüne geçebilmesi adına bazı sorumluluklar vermektedir. Bu sorumluluklar aslında BM sisteminde yer alan insan haklarının güçlendirilmesi ve devlet egemenliğinin katliamların bir aracı olarak kullanılmasının önüne geçilmesi çabalarıyla da uyumludur. Koruma Sorumluluğu kavramının insani müdahale ile benzeşen ve ayrışan yönlerine değinilen kitapta, devlet egemenliği, insan hakları ve insani müdahale gibi konular ele alınmıştır. Bu çalışma koruma sorumluluğu olarak bilinen kavramın “mutlakiyetçi egemenlik” anlayışından “sorumluluk olarak egemenlik” anlayışına doğru değişimini vurgulamaktadır. Bu bağlamda egemenlik anlamında söz konusu sorumluluğunu yerine getir(e)meyen ülkelerde meydana gelen insanlık trajedilerinin engellenebilmesi için alınan önlemlere iki örnek olay üzerinden vurgu yapılmıştır. Darfur ve Libya olaylarının Koruma Sorumluluğu kavramının ortaya çıkmasının ardından meydana gelmesi uluslararası toplumun üzerine düşen sorumluluğu yerine getirme noktasında verdiği sınavın değerlendirilmesi açısından iki uygun vaka olarak ele alınmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Uluslararası Kalkınmada Yozgat’ın Potansiyeli Problemleri ve Çözüm Önerileri
Yozgat, marka şehir nasıl olur? Düşüncesinden hareketle hazırlanan bu kitap, 15 farklı bölümden oluşup, 20 farklı akademisyen kitaba katkı sağlamıştır.
Kitabın asıl amacı; Yozgat’ın, tarım, hayvancılık, turizm ve maden kaynakları başta olmak üzere, tüm ekonomik sektörlerdeki potansiyelini ortaya çıkarmaktır. Bu sektörlerdeki mevcut problem ve potansiyeller tespit edilerek, Yozgat’ın kalkınmasına yönelik, çözüm önerileri geliştirilmiştir.
Enerji güvenliği devletlerin sürdürülebilir büyüme ve kalkınmaları için hayati önem taşımaktadır. Kitapta nükleer enerjinin temel yakıtı olan uranyum rezervlerinin önemi ayrıntılı analiz edilmiştir. Bu bağlamda Yozgat-Sorgun’da yoğun miktarda bulunan, uranyum rezervlerinin potansiyeli detaylı araştırılmıştır. Bu potansiyelin Yozgat ve Türkiye ekonomisine, nasıl kazandırılabileceğine ilişkin analizler yapılmıştır.
Kitabın diğer bir odak noktası ise endüstriyel kenevir alanında, ihtisas üniversitesi olan YOBÜ’nün, kenevir alanında yapmış olduğu, bilimsel ve sosyal çalışmalardır.
Doç. Dr. Mustafa ÖZALP
₺420,00
KİTAP TANITIMI
İtilâf Güçlerinin İstanbul’daki İşgal Uygulamaları (1918-1923)
Osmanlı Devleti’nin toprakları üzerindeki rekabetlerinden dolayı Avrupalı Devletlerce ortaya atılan Şark Sorununun en temel boyutlarından birini hiç kuşkusuz İstanbul’un ve Boğazların Türk hakimiyetinde bulunması oluşturuyordu. Bölgeyi kontrolleri altına alabilmek için yıllarca büyük bir çaba gösteren bu devletler I. Dünya Savaşı’nın ardından 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi’ni bahsedilen amaçlarını gerçekleştirebilmek adına önemli bir fırsat olarak görmüşlerdi. Nitekim Mütareke’nin imzalanmasından yalnızca iki hafta sonra 13 Kasım 1918’de donanmalarını İstanbul’a getirmişler, Mütareke’nin 1. maddesi kendilerine yalnızca Boğazları işgal etme yetkisini, 9. madde ise İstanbul’daki liman ve tersanelerden yararlanma hakkını vermiş olmasına rağmen bu tarihten itibaren hukuk dışı bir anlayışla gerek donanmalarından çıkardıkları gerekse Batı Trakya’dan getirdikleri askerlerle şehri baştan başa işgal etmeye başlamışlardır. Oluşan bu fiili işgal durumu 16 Mart 1920’de yerini resmi bir niteliğe bırakmış, İstanbul’un işgal altında geçirdiği süre işgal güçlerinin son birliklerinin şehri terk ettikleri 2 Ekim 1923 tarihine kadar yaklaşık beş yıllık bir dönemi kapsamıştır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ve İstanbul’un işgalden kurtuluşunun 100. Yıldönümü münasebetiyle hazırlanan bu kitap; işgalci İtilâf güçlerinin yaklaşık beş yıllık süre boyunca İstanbul ile ilgili olarak gerçekleştirdikleri askeri, siyasi, adli ve idari uygulamaları, bu uygulamaların Osmanlı Hükümet çevreleri üzerinde oluşturduğu baskıları, İstanbul’un Türk ahalisinin yaşadığı işgal acılarını ve İstanbul’daki Rumların ve Ermenilerin işgal döneminde ortaya koydukları tavrı Türk arşiv belgeleri ışığında mercek altına alıyor.
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
Deborah Levy’nin Öz Yaşam Öyküleri
İngiliz yazar Deborah Levy’nin kişisel yaşam deneyimlerini evrensel temalarla harmanlayarak içgörüsel bir bakışla ve içtenlikle paylaştığı öz yaşam öykülerinin biçimsel ve tematik bir incelemesinin sunulduğu bu kitapla, Levy’nin bir kadın yazar olarak daha iyi anlaşılmasını ve eserlerini değerlendirmede yardımcı olacağını ümit ettiğimiz analiz ve yorumlar sunmayı hedefledik.
Levy’nin insan ruhunun inceliklerini kurgu tadında bir anlatı ve özgün bir bakış açısıyla sunduğu “yaşayan otobiyografileri”, diğer insanlara da kendi yaşamları üzerine düşünmeleri ve kendi gerçeklerini keşfetmeleri için ilham kaynağı olacak niteliktedir. Bu kitapta, yazarın otobiyografileri, anlatı ve üslup gibi biçimsel özelliklerinin yanı sıra, işlenen konular ve toplumsal cinsiyet rolleri, kadın kimliği ve göç gibi temalar açısından ele alınmakta, ayrıca eserlerdeki metinlerarası bağlantılar ortaya konmaktadır.
Kadınsı gücün bir rol modeli ve kadın edebiyatında önemli bir yeri olduğunu düşündüğümüz Levy, kadın için yazmayı, yaşamdaki güçlüklere karşı bir direniş yöntemi olarak görür. Levy’nin edebi bir üslupla kaleme aldığı, keyifle okunan öz yaşam öykülerinin detaylı bir analiz ve yorumunu içeren elinizdeki bu kitapta, dünyaya ve yaşama kadınca bir bakışın da bir değerlendirmesini bulacaksınız.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Eğitimde Dönüşüm “Yeni Paradigmalar ve Yaklaşimlar”
Eğitim, sadece bilgi aktarımından ibaret değil; aynı zamanda bir gelişim ve dönüşüm yolculuğudur. Bu kitap, eğitimdeki yeni paradigmaları keşfederken, teknoloji ve küreselleşmenin hayatımızda yarattığı değişimleri de gözler önüne seriyor. Kapsayıcı eğitim ve fırsat eşitliği konularını derinlemesine ele alarak, her öğrencinin potansiyelini açığa çıkarmanın yollarını arıyor.
Dijital eğitim araçları ve oyunlaştırma, öğrenmeyi sadece eğlenceli hale getirmekle kalmıyor, aynı zamanda öğrencilerin motivasyonunu da artırıyor. STEM ve STEAM eğitimleri, disiplinler arası bir bakış açısı sunarak, yarının liderlerini yetiştirmeyi hedefliyor. Yapay zekâ ve veri odaklı eğitim ise, kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimlerini mümkün kılarak, her bireyin ihtiyaçlarına özel çözümler sunuyor.
Sonuç olarak, geleceğin eğitimine dair umut dolu öngörülerle dolu bu eser, eğitimciler, öğrenciler ve karar vericiler için bir rehber niteliğindedir. Eğitimin sınırlarını zorlamak ve daha iyi bir gelecek inşa etmek isteyen herkes için ilham verici bir kaynak sunuyor. Çünkü eğitim, sadece bir süreç değil; aynı zamanda bir hayal ve umut yolculuğudur.
₺520,00