KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Çalışma Kavramına Sosyolojik Bakış
₺380,00 -

Cartography in Postcolonial Fiction
-

ETKİNLİK TEMELLİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ
₺390,00 -

BATI EDEBİYATINDA MİZAH
-

ARTVİN TARİHİ ARAŞTIRMALARI-1
₺520,00 -

ALTERNATİF YAKLAŞIMLARLA EKONOMİK BÜYÜME
₺260,00 -

A PRACTICAL ENQUIRY INTO THE PHILOSOPHY OF EDUCATION
₺575,00 -

Sanat Tarihçisi Ne İş Yapar?
₺780,00 -

Parental Deprivation and Social Adaptation Problems in Children in Developmental Psychology
-

1897 Osmanlı-Yunan Savaşı’nda Esir Yunanlar
₺440,00 -

Seciʻli Tefsir Geleneği ve İbn Korkmaz
₺430,00 -

Tatar Yazar Taci Gıyzzet’in Kolhoz Temalı Eserleri Üzerine Bir İnceleme
₺250,00 -

Prof. Dr. Hamza Akengin’e Armağan Beşeri Coğrafya Araştırmaları
₺900,00 -

Osmanlılar – III
₺340,00 -

YÖNETİM VE İNSAN İÇİN GÜÇLENDİRME
₺275,00 -

Yabancıların Yabancısı: Türkler
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Moral Principles In Education
It is one of the complaints of the schoolmaster that the public does not defer to his professional opinion as completely as it does to that of practitioners in other professions. At first sight it might seem as though this indicated a defect either in the public or in the profession; and yet a wider view of the situation would suggest that such a conclusion is not a necessary one. The relations of education to the public are different from those of any other professional work. Education is a public business with us, in a sense that the protection and restoration of personal health or legal rights are not. To an extent characteristic of no other institution, save that of the state itself, the school has power to modify the social order. And under our political system, it is the right of each individual to have a voice in the making of social policies as, indeed, he has a vote in the determination of political affairs. If this be true, education is primarily a public business, and only secondarily a specialized vocation. The layman, then, will always have his right to some utterance on the operation of the public schools.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Tarihin Ötesinde
Bu kitap, metatiyatronun kuramsal boyutlarını ve işlevlerini derinlemesine inceleyerek, Afro-Amerikalı oyun yazarı Lydia R. Diamond’ın eserlerinde bu tekniklerin tarihsel anlatıların yeniden kurgulanmasındaki belirleyici rolünü ortaya koymaktadır. Metatiyatro, bu bağlamda estetik bir tercih olmaktan çıkarak, tarihsel temsillerin sorgulandığı ve tarihsel gerçekliklerin kurgusal boyutta yeniden inşa edildiği bir araç haline gelmektedir.
Diamond’ın oyunlarında kullanılan metateatral stratejiler, tarihin sahne üzerinde farklı biçimlerde temsil edilmesine olanak tanırken, izleyiciyi bu temsil sürecinin pasif bir gözlemcisi değil, aktif bir katılımcısı konumuna taşır. Böylece modernist tarih anlayışının tekil ve nesnel sınırları aşılır ve postmodern düşüncenin çoğulcu, çok katmanlı ve eleştirel tarih perspektifi benimsenir.
Disiplinler arası bir yaklaşımı temel alan bu eser, metatiyatroyu salt dramatik bir teknikten öte, tarihin yeniden yazımına yön veren eleştirel bir pratik olarak konumlandırmaktadır ve bu yönüyle tiyatro çalışmaları, kültürel bellek, tarih temsili ve tarih yazımı alanlarında yeni tartışmalara kapı aralamaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
ÇOCUKLUK TRAVMASI
Bu çalışma çocukluk travmalarının stresle başa çıkma tarzları ve erken dönem uyumsuz şemalarla ilişkisi üzerine hazırlanmıştır. Erken dönem uyumsuz şemalar ve stresle başa çıkma tarzları arasındaki ilişki de incelenmiştir. Analizler Çocukluk Çağı Travmaları’ndan fiziksel ihmal ve duygusal ve cinsel istismarın, Kopukluk ve Reddedilme Alanındaki şemalar üzerinde etkisi olduğunu göstermiştir. Duygusal ihmal ve fiziksel istismarsa daha az anlamlı bir etkiye sahiptir. Araştırmaya göre Çocukluk Çağı Travması en fazla Kopukluk ve Reddedilme Şemasındaki özellikleri yordar. Bu şema depresyon ve travma ilişkisinde aracı role sahiptir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK
Sosyal sorumluluk işletmelerdeki kâr fırsatları peşinde koşmak ve hızlı rekabet ortamında çalışmaktan daha kapsamlı bir iştir. Sosyal sorumluluk işletmelerin hızla değişen sosyal, ekonomik ve siyasal çevrenin ihtiyaçlarına cevap verme gereksiniminden kaynaklanmıştır.
İşletme ile çevre arasında onay ve rızaya dayalı bir uzlaşım alanı oluşturulmalıdır. Buda işletme ile çevresi arasındaki iyi bir iletişime dayanmaktadır. Bunun içinde işletmenin imajının iyi olması gerekmektedir. İşletmenin iyi iletişim ağını kurması, imaj oluşturması ve hedef kitlelerin talep ve isteklerini öğrenmesi halkla ilişkiler sayesinde olmaktadır.
İşletmeler sorumluluk anlayışı içinde hareket etmelidirler. Aynı zamanda belirlenecek olan halkla ilişkiler politikasının temelinde de sosyal sorumluluk yatmalıdır. Edwsard L.Bemays Bostan Üniversitesinde yaptığı konuşmadaki gibi “Halkla ilişkiler sosyal sorumluluğun uygulamasıdır”
Halkla ilişkilerin görevleri arasında bulunan toplumla bütünleşmenin sağlanabilmesi için işletmenin demokratik bir ortamda meşruiyetini kazanması gerekmektedir. İşletmeler tüm ticari hedeflerini belirlerken sosyal sorumluluk ilkelerine uygun davranmalıdırlar. Bu türlü bir yöntem toplumun işletmeyi desteklemesini sağlar. Aynı zamanda işletmeye olan bağımlılığı artırır. Hedef kitlelerine sorumlu davranma ihtiyacı duymayan işletmelerin, halkla ilişkilere ihtiyacı yoktur.
“Hepiniz çobansınız ve hepiniz elinizin altındakilerden sorumlusunuz. Yönetici çobandır.”
Hz Muhammed (SAV)
“Yaptıklarınızdan değil yapmadıklarımızdan da sorumluyuz.”
J.B.Moliere
₺390,00
KİTAP TANITIMI
KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT BİLİMİ
Millî kültür ve edebiyatların tarihi süreç içerisinde tesir alış-verişlerinde bulundukları diğer kültür ve edebiyatları bağlamında incelemek ve değerlendirmek karşılaştırmalı edebiyat olarak adlandırılmaktadır. Tesir alış-verişlerini ortaya koymak, kim kimden neleri ne ölçüde almış, aldıkları yanında ona kattığı farklı yorumları, farklı renk ve tatları belirlemek karşılaştırmalı edebiyat biliminin sahasına girer. Bazı zamanlar alıcılar ve vericiler şeklinde her şey bütün netliğiyle ortaya çıkmaz, yani alıcı da verici de net değildir. Etkilenme şekilde, özde, tarzda, duygu, düşünce, hayal ve ifade de olabilir. Bu etkilenmeler öncelik ve ardıllık (sonralık) gibi bir sıra takip edeceği gibi aynı zaman diliminde, eşzamanlılık olarak da görülebilir. Bu durumda etkileme ve etkilenme iç içe olabilir. Bundan başka etkilenme kültürden kültüre, edebiyattan edebiyata sıralı bir zaman çizgisi takip etmez, bazı etkiler öncelik kazanırken bazıları geri bırakılır (takdim-tehir). Herhangi bir milli edebiyat sahasında ortaya çıkmış herhangi bir edebi unsur, diğer edebiyatlarda ya gecikmeli olarak ya da çok sonraları görülebileceği gibi hatta bazı unsurlar hiç görülmeyebilir.
Bizim edebiyatımız noktasında probleme baktığımızdan olsa gerektir ki tesir alışverişini daha çok Batı edebiyatı noktasından değerlendiriyoruz. Batılı edebi türlerin bizim edebiyatımızı nasıl, ne zaman ve ne şekilde etkilediği üzerine tespitlerde bulunuyoruz. Belki de etkilenme çok derinden ve çok uzakta olduğu için olsa gerek ki diğer milletlerin edebiyatları bağlamında pek bakılmamaktadır. Oysa kimse bu alanda araştırmalar yapılmadan o edebiyatların bizim edebiyatımızı etkilemediğini veya bizim edebiyatımızın başka milletlerin edebiyatlardan etkilenmediğini söyleyemez.
KİTAP TANITIMI
OSMANLILAR – I
Osmanlı Diplomatikasını şekillendiren, bürokrasi, devlet ve teşkilatın temel unsurları; Türk-İslam Devletleri ve adalet kavramı; Selçuklu’dan Osmanlı’ya intikal eden diplomatika unsurları ve bürokratik kültürü; Osmanlı Diplomatikası alanında Balkanlar ve Doğu Avrupa’da yapılan çalışmaları; Anadolu Beylikleri Kurumları ve Osmanlı Devletinin Kuruluş aşamasındaki ilişkileri; Osmanlı Arşivleri ve belgelere dayalı bilimsel tarihçilik anlayışını; Osmanlı ruhunun oluşumunda Ahilik kurumu, özellikleri ve fetih stratejisini; II. Abdülhamid’in Berat ve Nişanları ve Osmanlı Diplomatikasında Değişim deyince neler anlaşıldığını ve Bağımsızlık alametleri bağlamında; Eşrefoğulları bir beylik kurabildiler mi? gibi konuları kapsayan bu kitap, uzun yıllar Osmanlı ve Cumhuriyet Arşivlerinde ve Bilkent Üniversitesi’nde Halil İNALCIK’la birlikte görev yapan eski bir arşiv uzmanı, diplomatist ve paleograf olan Doç. Dr. Nejdet GÖKün uzun yıllar süren titiz araştırmalarının ilk cildidir.
KİTAP TANITIMI
Osmanlılar – III
Osmanlı Devleti’nin tarihi, yalnızca merkezî siyaset ve büyük hadiseler üzerinden değil; farklı coğrafyalardaki belgeler, kurumsal pratikler, kültürel hafıza ve yerel anlatılar üzerinden de okunabilir. Osmanlılar – III, Anadolu beyliklerinden geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemine uzanan çeşitli araştırma ve yazıları ortak bir ciltte buluşturmaktadır. Eser, belgelere dayalı bilimsel tarihçilik anlayışıyla, diplomatika, arşiv kaynakları ve kültürel tarih arasındaki bağlantıları öne çıkarır.
Kitap, Anadolu beylikleri ve özellikle Menteşe oğulları döneminde berat ve ferman anlamında kullanılan vesika formlarının diplomatik özellikleriyle başlar. Osmanlı-Amerika ilişkilerinin başlangıcında Kuzey Afrika Garp Ocakları’nın rolü ve ilk anlaşmaların diplomatik tahlili ele alınırken, Osmanlı sarayındaki bayramlaşma usulü de ayrı bir bölümde incelenir. Çevre bilinci ve Osmanlı Devleti’nde çevre meselesi; Sultan Abdülaziz’in 1867 Avrupa seyahati (Mütercim Halîmî Efendi’nin notları çerçevesinde) ile bu seyahatin sonuçları ve yansımaları ise eserin önemli odak noktalarındandır. Osmanlı arşiv vesikalarına dayalı olarak ırk, din ve kültürlerin mozaiği Mardin şehrinin karakteristik özellikleri; Adana Ramazanoğulları ailesinden Mahmut Sami Ramazanoğlu ve Cumhuriyet dönemi Anadolu tasavvuf anlayışında Erenköy Cemaati’nin yeri; son olarak Halil İnalcık’la birlikte yürütülen Kulu Karacadağ araştırmaları kapsamında Ertuğrul Gazi, Hayme Ana ve Bâlâ Hatun izleri değerlendirilir.
Farklı tarihlerde kaleme alınmış yazılar, kendi metinleri, kaynakçaları ve mevcut görselleri korunarak bir araya getirilmiştir. Teşekkür, önsöz, giriş, ekler ve ayrıntılı dizinle tamamlanan eser, Osmanlı tarihi, diplomatika ve kültürel tarih alanlarına ilgi duyan okurlara konular arasında bağlantı kurma imkânı sunar.
Uzun yıllar T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı bünyesindeki Osmanlı ve Cumhuriyet arşivlerinde uzman olarak görev yapan yazar, Bilkent Üniversitesi Tarih Bölümü’nün kuruluş ve gelişme döneminde, doktora danışmanı Prof. Dr. Halil İNALCIK ile birlikte 12 yıl görev yapmıştır. Bu süreçte yurt içinde ve yurt dışında akademik çalışmalar yürütmüş, çok sayıda akademisyenin yetişmesine katkıda bulunmuştur.
Doç. Dr. Nejdet GÖK, hâlen kurucu bölüm başkanı olduğu Necmettin Erbakan Üniversitesi Tarih Bölümü’nde Ortaçağ Tarihi doçenti olarak görevini sürdürmektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Necdet Sakaoğluna Armağan Sanat Tarihi Yazıları
Tarih, eğitim, kültür tarihi ve sanat tarihi gibi farklı alanlarda çok yönlü çalışmalara imza atmış olan Necdet Sakaoğlu için hazırlanan bu çalışmada, sanat tarihi, restorasyon, mimarlık tarihi üzerine alanlarında uzman kişiler ve araştırmacılar tarafından ele alınmış yazılar yer almaktadır. Bu kitapta saray, köşk, mektep, cami, tekke, türbe gibi farklı fonksiyonlardaki yapı tiplerinden örneklerle, mimari ve süslemeler yanında gravür, resim, hat, kalem işi, zanaat gibi geniş bir yelpazede işlenen konular içeriğe zenginlik katmaktadır. Spesifik örnekler ışığında ele alınan konuların yanı sıra, Necdet Sakaoğlu’nun yayınlarından oluşan geniş bibliyografyası da bu vesile ile hazırlanmış olup makaleler ile birlikte bilim camiasının faydasına sunulmuştur.
₺890,00
KİTAP TANITIMI
Güney Kore Sinemasında Modern Trajedi: LEE CHANG DONG SİNEMASI
“Lee Chang Dong’un filmlerinde yer alan trajik karakterler ve onların trajik deneyimleri aynı zamanda toplumsal çatışma ve çelişkilerin anlaşılmasına imkân sağlar. Gerçek olayların trajik sanat aracılığıyla estetize edilerek film anlatısına dönüştürüldüğü filmlerde, geçmişte yaşanan toplumsal olayın kendisi değil, ilgili dönemin sıradan insanların hayatlarındaki trajik etkileri yer alır. Lee Chang Dong filmleri mevcut düzen bozukluklarının adını koymaz ancak onları sembolik anlatımıyla ima eder. “Sorunların bireye ve toplumsal yaşama etkisi nedir” sorusunu sorar ve bireylerin yaşamlarındaki trajik deneyimlerin yansımalarını gerçekçi bir sinemasal dil aracılığıyla aktarır.” Bu çalışma Güney Kore yakın tarihini ülke sinemasının gelişimiyle birlikte ele alırken Güney Koreli yönetmen Lee Chang Dong’un filmlerindeki modern trajedileri keşfediyor.
KİTAP TANITIMI
Çalışmanın Değişen Anlamı ve Geleceği
Çalışma Yaşamının Değişen Anlamı ve Geleceği isimli bu çalışma, altı bölümü 24. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Kongresi’nde sunulan, bir bölümü ise kongre dışında hazırlanmış yedi çalışmadan oluşan akademik bir derlemedir. Kitap, teknolojik dönüşüm, dijitalleşme, algoritmik ayrımcılık, bakım emeği, yaşam ücreti, beceri uyumsuzluğu ve sürdürülebilir kalkınma gibi güncel konuları ele almaktadır. Çalışmalar, işgücü piyasasındaki değişimlerin çalışma kavramına etkilerini, dijitalleşme ve platform ekonomisi bağlamında işgücü piyasasında yaşanan dönüşümleri, genç emeği ve yeşil işlerin geleceğini sorgulamaktadır.
KİTAP TANITIMI
International Security and Terrorism
International Security and Terrorism analyses contemporary issues in international orders. This book assesses the terrorist attacks which were organised in African, Asian, European and Middle Eastern countries in detail. Therefore, it provides a comprehensive understanding for academics, practitioners, researchers, students and readers who are interested in international security and terrorism. It utilises data about casualties, attack types and countries that exposed terrorism. The book critically examines terrorism, traditional counter-terrorism tactics, securitisation and the new terrorism. It focuses on religiously-motivated terrorist groups, e.g. al-Qaeda, ISIS, Boko Haram and al-Shabaab.
Aytaç Kadıoğlu is an assistant professor of politics and international relations at the Middle East Institute, Sakarya University. Kadıoğlu received his BA at Istanbul University, MA in International Relations at the University of Leicester and Ph.D. in International Relations at the University of Nottingham. His expertise includes security studies, conflict resolution, international terrorism and counter-terrorism studies.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Amerikan Board Misyonerlerinin Balkanlar ve Ortadoğu Coğrafyasındaki Anatomisi (1820-1923) Cilt II
Geleneksel misyonerlik tarihi anlatılarının ötesine geçen bu kapsamlı çalışma, binaları ve diplomatik belgeleri değil; bu devasa yapıyı omuzlarında taşıyan insan unsurunu merkeze alıyor. Çalışma 1026 kişilik personel evrenini kolektif biyografi ve tarihsel demografi yöntemleriyle çözümlüyor. Eser; New England’dan Doğu’nun zorlu coğrafik şartlarına “biyolojik şok” tecrübesini, rasyonel personel yönetimini, “misyoner hanedanlıkları” yaratan akrabalık ağlarını ve kadın misyonerlerin dirençli profillerini ampirik verilerle inceliyor. Kurumsal aklın, yetkiyi yerel kadrolara devrederek kendi varlığını planlı şekilde tasfiye etme stratejisini deşifre ediyor. “Misyoner anatomisini” karanlıkta bırakmayan bu kitap, Yakındoğu’nun toplumsal dönüşümünü insan kaynağı üzerinden yeniden okuyan benzersiz bir başvuru kaynağıdır.
₺1.100,00
KİTAP TANITIMI
Sağlık Yönetiminde Tıbbi Terminoloji
Tıp alanında kullanılan ortak dilin Latince olması, tıp eğitimi almayan ancak sağlık kurumlarında görev yapan personelin iş ortamında iletişim kurmasını zorlaştırabilmektedir. Kitapta diğer tıbbi terminoloji kitaplarından farklı olarak tıp terimlerine idari bir bakış açısıyla yaklaşılmış ve içerikler sağlık kurumlarının hizmet birimleri gözetilerek oluşturulmuştur. Bu kapsamda her bir bölümde öncelikle ilgili konu başlığına yönelik genel bilgilere yer verilmiş, ardından o birimde sıklıkla kullanılan tıp terimleri kategorize edilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Farklı birimlerdeki sağlık çalışanlarının görüşleri alınarak hazırlanan bu kitap, sağlık kuruluşlarının idari birimlerinde görev yapan tüm personelin iş ortamında karşılaşabileceği ve bilmesi gereken tıbbi terimleri içermektedir. Kitabın bilim dünyasına faydalı olması ümidiyle, iyi okumalar dileriz.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK HALK EDEBİYATI
Halk Edebiyatı, halkın duygu ve düşüncelerini, özlemlerini, isteklerini dile getiren; sözlü gelenek ürünü, halkın zengin kültür değerlerini yansıtan bir edebiyattır. Halk edebiyatı, özünü, özlüğünü halktan aldığı için halkın edebiyatıdır. Özellikle halkın dünya görüşünü, sanat zevkini, düşünüş ve yaşayış düzenini, bunlarla ilgili gelenek ve görenekleri halk edebiyatında bulabiliriz. Halk edebiyatı, tarihi ve toplumsal kimliği, halkı esas alan dili, muhtevasıyla, Türk halkının milli özünü taşıyan, halkın değerleriyle bütünleşen, ondan kaynaklanan özellikleriyle, halkın en iyi ifade edildiği ve yaşatıldığı bir edebiyattır.
Bu kitapta Türk halk edebiyatının genel çerçevesinin çizilmesi, kaynakları ve bölümlerinin tanıtılmasından sonra birinci bölümde anonim Türk halk edebiyatı tanıtılmış ve türlerinden olan atasözleri, deyimler, bilmeceler, ninniler, alkış kargışlar, tekerlemeler ve halk hikayeleri ve onun önemli bir çeşidi önemli bir çeşidi olan Dede Korkut Hikayeleri üzerinde durulmuştur. Devamında yine anonim Türk halk edebiyatı türlerinden olan halk masallarına geçilmiş, sonrasında bunu efsane, halk fıkraları ve destan türleri sırasıyla izlemiştir. İkinci bölümde ise âşık edebiyatı ile ilgili önemli bilgilerden sonra bu edebiyatın kaynakları, başka edebiyatları etkilemesi ve 16 – 20. yüzyıllar arasındaki âşık edebiyatı genel olarak tanıtılıp önemli temsilcilerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde tasavvuf edebiyatı dil ve üslup özellikleri ile dönemlerine göre bu edebiyatın önemli temsilcilerinden bahsedilmiştir.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
COMPUTATIONAL FORMALISM in LITERARY STUDIES
Shklovsky wrote in 1917 that art makes the stone stony. The claim assumed a baseline, habitual language against which literature registers as friction. Formalism never measured it. By 1930 the movement was finished and the term undefined. This book treats that as unfinished business. Emrah Peksoy argues that the computational analysis of literary corpora with language models supplies what Formalism lacked. It provides an empirical description of linguistic expectation. Once the norm exists, deviation stops being a metaphor. Defamiliarization becomes predictive failure. Literariness resolves into a geometry of fiction, prestige, and foregrounding. Narrative shape becomes a semantic trajectory across the novel. Each measure is derived from theory, tested where it fails, and returned to the reader. The algorithm measures the norm and its violation. The critic still reads. And formalism returns in modern dress as computational formalism.
₺450,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Ekonomisinde Teknolojik İlerleme, Bölüşüm ve Kâr Oraninin Seyri: 1972-2003
Bu çalışma, bölüşüm ve teknoloji dinamiklerinin kâr oranına olan etkilerini inceleyerek, 1970’lerin başından 2000’lerin başına kadar olan yaklaşık otuz yıllık dönem için Türkiye ekonomisine dair bir değerlendirme sunmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
GELENEK VE KİMLİK İLİŞKİSİ
İnsanoğlunun XVIII. asrı idrak etmesi ile birlikte, geleneğin dünyasından ve onun yönlendirici otoritesinden kopartılarak veya kurtarılarak özgür bir dünyaya çekildiğinden bahsedilir ki bu dünyanın adı günümüzde “modern dünya” olarak nitelenmektedir. Bu manada modern dönemin başlaması ile geleneksel dönem sona erdirilmiş; son üç asır da gelenek ve modern dünyaların çekişmesine ve mücadelesine terk edilmiştir. Kabul ettiğimiz bir gerçektir ki, son üç asır bütün dünyada büyük değişimlerin yaşandığı asırlar olmuştur. Tarım toplumundan sanayi toplumuna, köyden şehir hayatına, imparatorluktan ulus-devlet sistemine, halktan millete, ülkeden vatan anlayışına, kuldan vatandaşa, emperyalizmden kapitalizme, oligarşiden cumhuriyete ve daha niceleri bu son üç asırlık süreçte cereyen etmişlerdir. Ancak şu da unutulmamalıdır ki gelenek sınırlandırılamaz. En modern dönem bile insanın üretme geleneğinin ürünüdür.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Jandarma Tarihi Kaynakları
Türkiye’de modern anlamda genel kolluk teşkilatının kurulma süreci, 1839’da Gülhane Hatt-ı Hümâyunu’nun ilânıyla başlamıştır. Klasik Osmanlı Dönemi’nden farklı olarak Tanzimat, II. Meşrutiyet ve Millî Mücadele yıllarında, özellikle Batı’daki emsallerine uygun reformlara tâbi tutulan iç güvenlik kurumları; Cumhuriyet Türkiyesi’nde büyük bir hız kazanan yenileşme hareketleriyle, bugün dünyanın önde gelen kolluk kuvvetleri arasında yerini almıştır. Bu gelişmede, başta Fransa olmak üzere, İtalya ve diğer Avrupa devletlerinden davet edilen yabancı tensikat subaylarının da rolü olmuştur. Aynı süreçte kurulan Jandarma Mektepleri, modern Jandarma Okulları’nın nüvesini teşkil etmiştir.
Osmanlı-Türk Jandarması’nın tarihi, yalnız Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde bir iç güvenlik manzumesi olmayıp; millî sınırlarımızın ötesinde kalan geniş bir coğrafyanın kadîm geçmişinin de görkemli bir safhasıdır. Genellikle Balkanlar ve Orta-Doğu; Arap Yarımadası’nda Harameyn-i Şerifeyn; kısmen, Kafkasya ve Kuzey Afrika; Doğu Akdeniz’de Kıbrıs; nihayet, Girit dahil asırlar boyunca Osmanlı hakimiyetinde kalmış Akdeniz’in diğer adaları, iç güvenlik reformlarıyla bu coğrafyanın bir parçası olmuştur.
Bu kitapta, Osmanlı’dan günümüze, asayiş ve iç güvenlikle ilgili gelişmelerde ordu, sahil güvenlik ve polis teşkilatıyla birlikte devletin eli ve emri altında başarılı bir tarih yazan Jandarma’nın geçmişine ışık tutacak kanun ve nizamlar; bunlara dayanak teşkil eden muhtelif hukukî belgeler ile yerli-yabancı literatürden ulaşılabilenler bir araya getirilmiştir. Eserin yegâne amacı, başta Jandarma olmak üzere, kolluk kuvvetleri ve Sahil Güvenlik alanında araştırma yapanlara bir kaynak külliyatı sunabilmektir.
KİTAP TANITIMI
SAMSUN GÜMRÜĞÜ
Samsun limanında gerçekleşen ticarî faaliyetlerin ayrıntılı bir istatistiği olan eser, Samsun Ticaret Odası tarafından hazırlanıp bastırılmıştır. Eserin hazırlanmasına katkısı bulunan dönemin Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Başkâtibi Mehmet Şükrî “İstatistiklerin Lüzûm ve Fevâidi ve Samsun Ticâret Odası’nın Maksadı” başlığı altında önemli bir yazıya yer verilmiştir. Mehmet Şükrî, medeni milletlerin istatistiğe büyük önem verdiğinden, bu konuda teşkilatlar kurduklarından bahsederek, Osmanlı Devleti’nde bu tarz bir anlayışın ve teşkilatlanmanın ne derece cılız olduğunu üzülerek belirtmiştir. Yazısının devamında, bir memleketin iktisadî durumunu ölçmenin, yıllık ihracat ve ithalatı arasındaki farkı gerçek anlamda bilmekle mümkün olduğunu, bu maksatla hazırlanacak istatistiklerin ülke için çok yararlı olduğunu ifade etmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Türkçe Öğretimi -1
Bu kitap Yükseköğretim Kurulunun hazırladığı eğitim programı esas alınarak meydana getirilmiştir. Kitap üniversitelerin eğitim fakültelerinde lisans ve lisansüstü çalışma ve derslere kaynaklık edecek bilimsel bir yapıdadır. Özellikle Türkçe öğretiminin amacı, önemi, temel dil beceri kavramlarının titizlikle ele alınması gerektiği çağımızda bu kitabın öğrenme-öğretme süreçlerinde kullanıcılarına yol göstermesi amaçlanmaktadır. Böylece alana farklı bir bakış açısı kazandırmak ve bireylerin Türkçe öğretimi ile ilgili akademik düzeyde bilgiye sahip olmasına katkı sağlamak hedeflenmektedir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Sultan III. Ahmet Dönemi Enderûn Hazinesi Gelir-Gider Defterleri (1703-1730)
Osmanlı Devletinin iç hazinesi konumunda bulunan Enderûn Hazinesi, fonksiyon itibariyle kıymetli para, mücevher ve eşyaların saklandığı bir depo veya sandık vazifesi görmektedir. Dış hazinenin ihtiyaçtan fazla olan varlığı Enderûn Hazinesinde muhafaza edilmiştir. Enderûn Hazinesi, içerisinde altın ve gümüş nakdînden başka kıymetli mücevherat, kumaş, giyim-kuşam, silah, ev içi unsurlar, kitap ve kokular gibi eşyalar bulunmaktadır. Öte yandan içinde bulundurduğu kendine münhasır üretim ve dönüşüm mekanizması ile Osmanlı sarayının geri dönüşüm kutusu özelliğini taşımaktadır. Bu kendi kendine yetebilme özelliği sayesinde Osmanlı Devletinin yegâne müesseslerinden biri haline gelmiştir. Dolayısıyla Enderûn Hazinesi bir hazineden çok daha fazlasını ifade etmektedir.
Sultan III. Ahmet dönemi gerek siyasi ve ekonomik gerek sosyo-kültürel bakımdan Osmanlı tarihi araştırmacılarının en çok dikkatini çeken dönemlerden biri olmuştur. Enderûn Hazinesi, Araştırmacılar arasında birçok tartışmaya sebebiyet veren böyle bir dönemde, sarayın maddi gelir ve giderleri konusunda önemli ipuçları vermektedir. Bunun yanı sıra dönem değerlendirmesi yapılması açısından içerisinde birçok kültür unsurunu bulundurmaktadır. Bu kitapta, Sultan III. Ahmetin 27 yıl süren saltanatında, Enderûn Hazinesinin kayıt altına alınmış gelir ve gider defterleri incelenmiştir.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Marka Mimarisinde Ulusal ve Global Başarı Hikayeleri
İyi dizayn edilmiş, isimlendirilmiş, konumlandırılmış markalar bir taraftan rekabette kalabilmekte, diğer taraftan da tüketiciye üründen bekledikleri fayda konusunda doğru ve tutarlı bilgi verdiğinden kurumların farklılıklarını gösteren güçlü araçlardır. Marka ile ilgili güncel konuları okurlarla buluşturan bu kitap, marka mimarisi, markanın konumlandırması ve isimlendirme stratejileri ayrıntılı olarak incelenmiştir. Markalarda başarı hikayeleri; hizmet, dijital, ev-yaşam, gıda, içecek, yiyecek, giyim, kişisel bakım ürünleri sektörlerinden ve başarılı girişimciler olmak üzere yaklaşık olarak 60 başarı hikayesi değişik açılardan incelenmiştir. Kitap, özellikle genç girişimci ve akademik çevresine pazarlama ve marka dünyasında çıkılacak başarı yolculuklarına ve içinde yer alacakları çağı keşfetmeye yardımcı olmayı amaçlamaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Uluslararası Kalkınmada Yozgat’ın Potansiyeli Problemleri ve Çözüm Önerileri
Yozgat, marka şehir nasıl olur? Düşüncesinden hareketle hazırlanan bu kitap, 15 farklı bölümden oluşup, 20 farklı akademisyen kitaba katkı sağlamıştır.
Kitabın asıl amacı; Yozgat’ın, tarım, hayvancılık, turizm ve maden kaynakları başta olmak üzere, tüm ekonomik sektörlerdeki potansiyelini ortaya çıkarmaktır. Bu sektörlerdeki mevcut problem ve potansiyeller tespit edilerek, Yozgat’ın kalkınmasına yönelik, çözüm önerileri geliştirilmiştir.
Enerji güvenliği devletlerin sürdürülebilir büyüme ve kalkınmaları için hayati önem taşımaktadır. Kitapta nükleer enerjinin temel yakıtı olan uranyum rezervlerinin önemi ayrıntılı analiz edilmiştir. Bu bağlamda Yozgat-Sorgun’da yoğun miktarda bulunan, uranyum rezervlerinin potansiyeli detaylı araştırılmıştır. Bu potansiyelin Yozgat ve Türkiye ekonomisine, nasıl kazandırılabileceğine ilişkin analizler yapılmıştır.
Kitabın diğer bir odak noktası ise endüstriyel kenevir alanında, ihtisas üniversitesi olan YOBÜ’nün, kenevir alanında yapmış olduğu, bilimsel ve sosyal çalışmalardır.
Doç. Dr. Mustafa ÖZALP
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Prof. Dr. Bayram Durbilmez’e Armağan -55. Yaş Anısına- Cilt II
Şair, hoca ve bilim adamı kimliği ile kültürümüze pek çok yönden önemli katkılar sağlamış olan Prof. Dr. Bayram DURBİLMEZ, 55 yaşında. Yarım yüzyılı aşan bu hayata yüzlerce şiir, makale ve bildiri, onlarca kitap sığdıran, binlerce lisans ve çok sayıda yüksek lisans ve doktora öğrencisi yetiştiren DURBİLMEZ’in meslektaşları, dostları ve öğrencileri, bu yılın Cumhuriyetimizin de 100. yılı olması münasebetiyle, onun hizmet ve katkılarının anısına bu armağan kitabını hazırladı.
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Edebiyatı Numûneleri, Mehmed Celâl
Kitap dokuz bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında yazar Osmanlı edebiyatı hakkında kendi kanaatlerini de içeren genel bir değerlendirme yapmakta, ardından edebiyat başlıklı ikinci kısımda üsluba dair terimleri tanımlamakta, edebî sanatları açıklamaktadır. Üçüncü kısımda ağırlıklı olarak roman ve çeşitlerine yer vermekle birlikte diğer nesir türlerini de tanıtmaktadır. Aksâm-ı Eş’âr başlıklı dördüncü kısımda ise şiir türüne ait nazım biçimleri ve türleri ile ilgili bilgi vermektedir. Osmanlı aruzuna ayırdığı beşinci kısımda aruz çeşitlerini örneklerle aktarmaktadır. Antolojik karakter gösteren altıncı, yedinci ve sekizinci bölümlerde sırasıyla ünlü şahıslara ait hikmetli sözlerden yapılmış bir seçme ile daha çok Tanzimat dönemi sanatçılarının şiirlerinden ve nesirlerinden örnekler yer almaktadır. Dokuzuncu ve son bölümde ise bazı divan şairlerinin ve az sayıda çağdaşı edebiyatçının biyografileri ve şiirlerinden örnekler bulunmaktadır.
Eser, bir hayli antolojik malzeme içerse de yukarıda içeriğiyle ilgili verilen bilgilerden de anlaşılacağı üzere edebiyat bilgi ve teorisi ve tarihine dair de birçok bilgi barındırmaktadır. Bu haliyle eser bir antoloji olmanın yanı sıra bir ders kitabı özelliği de göstermektedir. Günümüzde eğitim fakültelerinde okutulan Edebiyat Bilgi ve Kuramları başlıklı dersin müfredatına benzer bir içeriğe sahip olan eser ayrıca okuyucusuna biyografik bilgi de sunmaktadır.
₺635,00
KİTAP TANITIMI
Relational Economic Growth Analysis: Compalementarity and Substitution
This book is about economic growth and development through a new way of analysis. It is a research that explains many phenomena seen in the growth process such as productivity, economic stagnation, under-investment, ineffectiveness of foreign aid, wage trends, factor flows and concentrations, technology adoption, and convergence by “relational analysis”.
Relational analysis is a general alternative analysis that focuses on the relationships between factors and uses their vital consequences to extract knowledge rather than ignore them artificially and fatally. It emphasizes that there are important interrelationships between factors such as complementarity, substitution, embodiment, directing, input-output, and facilitation. Taking into account the relations enable to get more complete and accurate answers to important questions, especially in applied works that require real predictions such as forecasting and policy formulation. The analysis can be fruitfully applied in any field, and as the growth analysis shows it fundamentally enriches the ideas, and protect from misleading assumptions.
In the book the readers will find:
– Origins and alternative definitions of complementarity and substitutions,
– Eleven implications of these relationships for economic growth and development,
– Many explanations and references for inferences regarding growth accounting, poverty traps and thresholds, multiple eqilibria, obsolescence, financial development, growth accelerations, imitations and barriers, and empirical anaysis.
The book is for anyone looking for an alternative way to learn about the basics of the growth process. Researchers, students, and staffs at universities and research institutions and other social scientists in government, business, international organizations should greatly benefit from reading the book.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Tükenmişlik Sendromu
Tükenmişlik sendromunun hem bireylerin kendilerinde hem de çalıştıkları örgütlerde ciddi sorunlara yol açması bu kavramın araştırılması gerekliliğini doğurmuş olup; bu kitapta tükenmişlik sendromunun tanımı, nasıl ortaya çıktığı, alt boyutlarının neler olduğu, belirtileri, nedenleri, sonuçları ve nasıl baş edilmesi gerektiğine dair temel bilgilere yer verilmektedir. Kitapta yer alan bu bilgilerin, tükenmişlik sendromunun ne olduğunu anlamak; kavrama dair geliştirilen modelleri, bireysel ve örgütsel düzeyde var olabilecek nedenlerini ve belirtilerini öğrenmek; sendromun neden olduğu sonuçlara ve bu sonuçlarla nasıl baş edilebileceğine, tükenmişliğin nasıl önlenebileceğine dair bilgi edinmek isteyen kişilere faydalı olacağı umulmaktadır. Bu doğrultuda kitabın hem bireyler hem de örgütler için kaynak niteliğinde olduğu ifade edilebilir.
31
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Mecdi Sadreddin Sayman’ın Eserleri Üzerine Bir İnceleme
Mecdi Sadreddin Sayman (1901-1980), Milli Mücadele yıllarında ve Cumhuriyet döneminde İkdam, Hâkimiyet-i Milliye, Ulus, Milliyet, Tan, Akşam, Son Posta gibi devrin önemli basın yayın kuruluşlarında görev yapmış önemli bir gazetecidir. Sayman, Cumhuriyet’in ilan edileceğini ilk kez duyuran gazeteci olarak da Türk basın tarihinde bilinirlik kazanmıştır. Gazeteci ve bürokrat Mecdi Sadreddin Sayman’ın Sevdiklerimiz, Cennet Hanım ve Bir İdam Mahkûmu ile Mülâkât başlıklı üç edebî çalışması da bulunmaktadır. Röportaj, hikâye ve roman türlerinde eser veren Sayman’ın polisiye edebiyat sahasında daha başarılı olduğu görülür. Bu çalışmada Türk edebiyat tarihinde ismi pek duyulmayan bir yazar olan Sayman’ın yaşam öyküsüne ve edebî eserlerinin incelenmesine yer verilerek edebî kişiliği aydınlatılmaya çalışılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
BİZANS SANATI’NDA BÜYÜK BAYRAMLAR
Bizanslılar bin yıldan uzun bir süre boyunca İstanbul merkez olmak üzere Anadolu ve Balkanlarda varlık göstermiş, yaşadıkları dönemde Akdeniz ve periferinde etkili olmuş bir toplumdur. Büyük oranda dine özgülenmiş bir kültürel dokudan beslenen bu toplumun günlük yaşamında bayramlar ve kutlamalar önemli yer tutardı. Kilise Takvimi’nde yılın her bir günü için kayıtlı olan anma ve yortular toplumun belleğinde inanç ekseninde bir aidiyet duygusu inşa edecek biçimde kutlanırdı. Aralarında seküler kutlamalar da bulunmakla birlikte büyük oranda dini içerikli olan bu bayramlar görsel ifadesini ikonalarda, kiliselerin duvar resimlerinde ve mozaiklerinde bulmuştur. Bu bayramlar arasında öne çıkan bir grup bayram Büyük Bayramlar olarak anılmış, Bizans Sanatı’nda kendilerine özgü bir alan yaratmıştır. İnancın renkli dünyasını yansıtan özgün bir üsluba sahip bayram sahneleri Bizanslılar için sanattan ziyade ibadetin parçasıydı. Ruhsal alanı görsel olanla besleyen bir anlayışın ürünü olan bu tasvirler Ortodoks gelenekte bugün de varlıklarını sürdürürken insanlığın ortak kültürel mirasına kattıkları değerle sanatın tarihindeki özgün yerlerini korumaya devam etmektedirler.