KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Sungu Norşen/Norşin
₺700,00 -

Ucube ve Mahcube Hikâyesi
₺750,00 -

Koruma, Yetki ve Eylemsizlik
₺350,00 -

Yönetim Biliminde Etkin ve Güncel Konular
₺380,00 -

XVI. YÜZYILDA OSMANLI HAKİMİYETİNDE BUDİN
₺610,00 -

Uygulamalı Üretim Yürütme Sistemleri
₺340,00 -

Türkiye’nin Beyin Göçü Politikaları
₺390,00 -

Türk Cumhuriyetleri
₺975,00 -

The Myth of the Female Hand: Forms of Female Power
₺235,00 -

Tehzîbü’ş-Şiyem Fî-Nazmi’l-Hikem
₺390,00 -

Şair Taşrada
₺235,00 -

SOSYAL MEDYADA KURUMSAL İTİBAR YÖNETİMİ
-

Siyasal Kampanyalar Propaganda ve Reklamcılık
₺315,00 -
![Sevdâ?î Leylâ İle Mecnûn [Kıssa-i Leylî Birle Mecnûn]](https://kriteryayinevi.com/wp-content/uploads/2025/08/Sevdai-Leyla-Ile-Mecnun-300x300.jpg)
Sevdâ?î Leylâ İle Mecnûn [Kıssa-i Leylî Birle Mecnûn]
₺300,00 -

SÂDIK VİCDÂNÎ Hayatı, Edebî Şahsiyeti, Eserleri ve NAĞAMÂT-I VİCDÂNİYE
₺315,00 -

R Programı ve İstatistiksel Analizler
₺235,00
KİTAP TANITIMI
İspanya Çağdaş Dört Yazar Üzerine İnceleme
Aşk denizcisiyim,
Onun açık denizlerinde yelkendeyim,
Bir limana varır mıyım, varmaz mıyım,
Ümitsizce yollardayım.
Uzaktan izlediğim
Bir yıldızın peşindeyim
(Çev. Banu Karakaş )
Bu çalışma, daha önce İspanya-Kültür, Toplum, Edebiyat İncelemeleri başlığıyla yayımlanmış olan kitabın bir devamı olarak düşünülebilir. Bu defa İspanya’daki çağdaş yazarlar arasından seçilen Anjel Lertxundi Esnal, Rosa Montero, Eduardo Mendoza Garriga ve Manuel Vázquez Montalbán’ın İspanyol edebî kültürü içerisinde edindikleri yere değinilmiştir.
1939 ile 1951 yılları arasında doğmuş olan bu yazarlar içlerinde ezelden beri var olan okuma ve yazma aşkıyla edebî dünyanın peşine düşmüşlerdir. Aynı çağın şartlarını, birbiriyle benzeşen sıkıntıları ve kaderleri aynı coğrafya üzerinde paylaşmış, benzer ödevler ve sorumluluklar yüklenmişlerdir. Kendi toplumlarını, yetişme tarzlarını, onları şekillendiren, edebî kişiliklerine yön veren çevresel faktörleri ve benliklerini eserlerine incelikle işlemişlerdir.
Dünya edebiyatındaki sayısız hazineler içerisinde yer alan İspanya’nın bu çağdaş dört yazarına ayna tutarak ışıltılarını yansıtma, onların arasından bilinmeyenleri tanıtma, bilinenlerin bilinirliklerini artırma isteği ise bu çalışmanın hazırlanmasındaki en önemli etkendir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
ÉDUCATION ET SOCIOLOGIE
Durkheim a enseigné toute sa vie la pédagogie, en même temps que la sociologie. À la Faculté des lettres de Bordeaux, de 1887 à 1902, il a toujours donné, hebdomadairement, une heure de cours à la pédagogie. Ses auditeurs étaient surtout des membres de renseignement primaire. À la Sorbonne, c’est dans la chaire de Science de l’Éducation qu’en 1902 il suppléa, qu’en 1906 il remplaça M. Ferdinand Buisson. Jusqu’à sa mort, il y a réservé, à la pédagogie, un tiers au moins, et souvent les deux tiers de son enseignement: cours publics, conférences pour les membres de l’Enseignement primaire, cours aux élèves de l’École Normale Supérieure. Cette uvre pédagogique est presque entièrement inédite. Nul de ses auditeurs, sans doute, ne l’a embrassée dans toute son étendue. Nous voudrions ici la présenter en raccourci
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Türk Romanında Mitik Görünüm (1980-2005)
İnsan ırkının çocukluk dönemi ürünleri olan mitler, bugünden bakıldığında insanlığın sembollerle ve çeşitli anlamlarla yüklü deneyimini/birikimini ifade ederler. İnsanın yeryüzündeki anlam arayışının sonucu olarak doğmuş olan mitler, onun tarih sahnesine çıkışıyla yaşıttır. Tarihten edebiyata, felsefeden antropolojiye ve birçok sanat ve bilim dalında mitler, onu ele alan sanatçıların ve araştırmacıların bakış açısına göre tanımlanmış ve birçok anlam yüklenmiştir. Edebiyat açısından anlatı birimcikleri olan mitler, günümüzden bakıldığında uzak bir geçmişin kalıntıları arasından belli belirsiz seçilen kültür ürünleri şeklinde görünse de onlar canlı, geçmişten günümüze varlıklarını devam ettirmiş olan, bugünkü hayatın içerisinde, sanatın tüm dallarında dolaylı/kapalı veya dolaysız/açık yollarla varlıklarını sürdüren yapılardır. Günümüzde mitolojiye ilgi oldukça artmıştır. Türk Edebiyatında Mitik Görünüm (1980-2005) adlı bu çalışma, önerdiği mit okuma yöntemleriyle mitlere ve mitolojiye farklı bakış açıları getirerek Türk romanındaki mitik yapıyı söz konusu tarihler arasında mercek altına almaktadır. Bu çalışma Türk edebiyatı araştırmacılığına ve Türk kültürüne katkı olmak niyetiyle karşınızdadır.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
A TURKISH-ENGLISH DICTIONARY FOR TURKISH AND FOREIGN LEARNERS
Turkish is one of the major languages in the world spoken by hundreds of millions of people in Europe and Asia. It is the official language of Turkey. Although many people study Turkish either in Turkey or abroad today, there is not a dictionary especially compiled for learners of Turkish as a foreign language. This dictionary has been produced to meet such a need. Therefore, it is more of a learners dictionary whose primary aim is to help students of Turkish who not only try to understand but also produce the language.
Turkish is a rich language with more than a hundred thousand words. Learners dictionaries are not expected to cover all the words for practical reasons because ordinary people or the educated for that matter normally use no more than a few thousand words. This dictionary covers most frequently used 4456 words. A clarifying sample Turkish sentence is provided together with its English translation for each meaning. These sample sentences are invaluable in that they help the learner to see the syntactic properties of words in addition to their denotations.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
DEVRİM VE DİRENÇ
İspanya’da XIX. yüzyıl boyunca sürekli değişen siyasi ve sosyal dengeler, XX. yüzyıla çok büyük sorunları miras bırakır. Bir türlü yatışmayan sosyal tansiyon ülkeyi korkunç bir iç savaşın eşiğine getirir. Bir halkı bu kadar korkunç bir iç savaşın tarafları konumuna iten motivasyonu anlama çabası bizi bu detaylı çalışmayı hazırlamaya itmiştir. “Bir toplum içinde bu derin karşıtlığı yaratan etmenler nelerdir?”, “Yıllar içinde bu karşıtlığın muhafazakâr milliyetçilik üzerinden inşaası nasıl gerçekleşmişir?”, “Tüm bu süreçlerin sonunda bir kırılma noktası olan İç Savaşı başlatan çatlaklar nasıl oluşmuştur?”, “1939 – 1975 yılları arasında Franco, büyük bir muhalefetle karşılaşmadan İspanya’yı nasıl yönetebilmiştir?” gibi sorular, bu çalışmaya başlarken cevabını aradığımız temel sorulardır. Çalışmamızın 1808-1959 yılları arasını kapsamasının en büyük nedeni ise; Bağımsızlık Savaşı ile başlayan İspanyol milliyetçiliğinin muhafazakâr kanadının gelişim süreci anlaşılmadan, frankist propagandanın dayanakları ve Franco’nun 36 yıl İspanya’yı nasıl yönettiğinin anlaşılamayacağı düşüncesidir.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
TIP EĞİTİMİNDE BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ
Zaman geçtikçe yaşamın her alanı değişime uğruyor. Bu değişimi hızlandıran başlıca katalizörlerden biri de bilişim teknolojileri. Özellikle COVID-19 salgını etkisiyle birlikte sürdürülebilir bilişim teknolojilerinin ön planda olduğu yeni bir dünya düzeni bizleri bekliyor. Eğitim kurumları geleceğe yönelik eğitim öğretim planlarını oluştururken bilişim teknolojileri her zaman daha da ön planda olacak. Bu durumda dört duvar arasına sıkışmış geleneksel eğitim süreçleri tamamen dijital temasız sanal eğitim ortamlarına evirilecek. İşte tam burada bu kitap eğitimcileri, dijital dönüşümün getirdiği koşullara hazırlamak için çıkılan yolda hayat buldu.
“Tıp Eğitiminde Bilişim Teknolojileri” kitabı tıp eğitiminde dijital dönüşüme kendini hazırlamak isteyen eğitimcilere destek vermek için hazırlandı.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Roland Destanında Kötülük ve Şiddet Dili
Bu kitapta Roland Destanı çalışma konusu olarak ele alınarak, konunun daha iyi anlaşılması için Roland Destanı’na kadar olan tarihi süreç üzerine temellendirilmiştir. Destanda Kötülük, Şiddet dili, Dini şiddet ve kötülük anlatıları örneklerle irdelenmiştir.
Roland Destanı günümüze kadar devam eden iki kutsal inancın savaşının ilk destanıdır. Aynı şekilde Fransız Tarihi’nde ataları Franklardan kalan ilk yazılı belgesidir. Bu destanın tesirlerinin hala yaşandığı aşikâr olduğundan âcizane, bu çalışmamızın okurlara yararlı olacağı kanısındayız.
KİTAP TANITIMI
AİLE İŞLETMECİLİĞİNDE TARIM İŞLETMELERİ ve FARKLI KURUMSALLAŞMA ÖRNEKLERİ
Aile inanç ve değerlerinin hâkim olduğu aile işletmeleri, hem ülke ekonomilerine katkısı hem de sürdürülebilirlik konusundaki üslendiği önemli rol nedeniyle dünya genelinde varlığı azımsanmayacak derecede önemlidir ve önemini sürdürmeye devam edecektir. Global olarak bakıldığında aile işletmelerinin hakim olduğu bir piyasada küçük aile işletmeciliği de sayısal olarak ön plana çıkmaktadır. Özellikle sektörel açıdan bakıldığında ise küçük aile işletmelerinin, gelişmekte olan ülkelerin büyük çoğunluğunda tüketilen gıdaların % 80’inden fazlasını sağlayarak yoksulluğun azaltılmasına ve gıda güvencesine önemli ölçüde katkıda bulunduğu belirtilmektedir (IFAD/UNE, 2013). Küresel ve ulusal düzeyde politika ve uygulamaların çoğunun ekonomik değişkenler odaklı olması, aile işletmeciliği kavramının görünürlüğü ve rolünün yeterince anlaşılamamasına neden olmaktadır. Dünyada son dönemde yaşanan krizler ve afetler aile işletmeciliği konusunu daha fazla ön planda tutmuş ve tarım başta olmak üzere bir çok alanda bu kavram daha görünür hale gelmiştir. Son dönemde yaşanılan Covid-19 pandemisi, küresel tarımsal üretim, gıda üretimi, arz zinciri ve işgücü hareketliliği konularında aile işletmelerinin hem gıda güvencesi hem de gıda arz zinciri üzerindeki öneminin farkına varmamızı sağlamıştır.
Bu kitapta her biri farklı yazarlarca kaleme alınan bölümlerde aile işletmelerinin tanımlanması, tarımda ve kırsalda aile işletmeciliğinin rolü, aile işletmelerinde kurumsallaşma, turizm, örgütlenme, insan kaynakları yönetimi, girişimcilik ve farklı sektörlerde faaliyet gösteren bazı köklü aile işletmeleri konuları ele alınmaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
BİLİNÇLİ EBEVEYNLİK
Bütün ebeveynler (başta anne babalar ve çocuğun yetişmesine katkıda bulunan birinci derecedeki tüm akrabalar) konu çocuk olunca tartışılamaz, kuşku götürmez ve koşulsuz biçimde iyi niyetlidirler. Çocukları bazen sitem ettiğinde hatta kendileri de hatalı olduklarını fark ettiklerinde “senin iyiliğini düşündüğüm için öyle davrandım” sözünü sık sık kullanırlar ki gerçekten de öyledir. Hatalı davranışlarının nedeni aslında çocuk yetiştirme ve tutumlar konusunda bilimsel bilgiden çok magazinsel ya da geleneksel bilgiye sahip olmalarıdır. Yani bilinçli ebeveynlik konusundaki yetersizlikleridir. Ne var ki bu durum kesinlikle ebeveynlerin suçu değildir, belki en fazla hatalarıdır. Çünkü başta iyi niyetleri nedeniyle suçlu olamazlar, yanı sıra devletin eğitim politikalarının etkin olamaması nedeniyle de suçlu sayılamazlar. Ancak ve ancak var olan bilimsel bilgilere erişmek için yeterince çaba göstermedikleri için hatalı sayılabilirler.
Bu kitap ebeveynlerin “hata”larını azaltmayı hedefleyen bir çalışmanın ürünüdür. Çünkü 1972 yılından itibaren çocuk ve ergen problemleriyle ilişkilendirilen hemen hemen bütün çalışmalarda anne baba tutumları ele alındığı ancak bu çalışmaların hiçbirinde anne babalık bilinç düzeyi ele alınmadığı görülmüştür. Bu çalışma ile sadece ülkemizde değil araştırıldığı kadarıyla dünyada da ilk olarak geliştirilen “Anne Babalık Bilinç Düzeyi Testi” sonuçlarına dayalı veriler ve anlamları yorumlanmaya çalışılmıştır.
Bir ebeveyn, bir eğitimci ve bir psikoterapist sorumluluğu ile tüm ebeveynlerin anne babalık bilinç düzeyinin yükseltilmesine katkıda bulunabilmek, alandaki önemli bir boşluğu doldurabilmek ve aynı zamanda eğitimle ilgili tüm kurum ve kuruluşlara sağlıklı bir toplum oluşturma konusunda sorumluluklarını hatırlatarak onlara küçük de olsa bir rehber sunabilmek amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Muʻînî’nin Manzûm Ferâizi
Kadınları insan olarak bile görmeyen -20. asra gelene kadar çoğu Batı ülkesi de dâhil olmak üzere- onlara mirastan herhangi bir pay da vermeyen bir dünya düzeni karşısında; İslam dini, on dört asır öncesinde kadınlara ve kız çocuklarına -bizzat Kurân-ı Kerim ayetleriyle sabit olmak üzere- miras hakkı tanımış ve bu hakları teferruatlı bir biçimde düzenlemiştir.
Ferâiz ilmi, adaletli bir paylaşımın gerçekleşmesini temin etmek açısından esasen hukukî bir mevzudur. Ancak kimlere pay verileceğinin bilinmesi, mirasçı olan veya olmayanların tespit edilmesi ve akrabalık derecelerinin açığa çıkartılması gibi durumlar açısından nesep yani soy ilmiyle de ilgilidir. Bunun yanı sıra ölen kişiye mirasçı olanlardan bazılarının mirastan alacakları paylarının sabit olmaması, bu kimselerin birlikte veya ayrı ayrı mirasçı olmaları yahut bir kişi veya birden çok kişi olarak mirasçı bulunmaları gibi durumlar; onların miras paylarının ayrıntılı olarak hesap edilmesini gerektirmekte ve bu da ferâizin hesap yani matematik ilmiyle de bağlantılı olmasına yol açmaktadır. Bunların dışında bu ilmin öğrenilmesini sağlamak ve yaygınlaştırmak için daha ilk dönemlerden itibaren. İslam toplumlarında ferâizle ilgili çok sayıda eserin yazıldığı da görülmektedir. Ferâiz konusunda ilk başlarda mensur olarak yazılan risale ve kitapların yanı sıra zaman içerisinde konuyla ilgili eser çeşitliliği de artmış ve manzum eserler de kaleme alınmıştır. Konunun daha kolay öğrenilmesini sağlamak gayesiyle şiirin imkânlarından faydalanılarak yazılan bu manzum eserler hiç şüphesiz konuyu daha cazip ve estetik bir mevkiye taşımıştır. Bu alanda yazılan eserlerin sayısı zamanla artarak devam etmiş ve ferâiznameler olarak da adlandırılan manzum bir ferâiz literatürü meydana gelmiştir. Bu manzum eserler dolasıyla ferâiz ilminin şiir ve edebiyat alanıyla da bir ilgisi ortaya çıkmıştır.
₺365,00
KİTAP TANITIMI
Ekodrama
Çağımızın çözülmesi gereken en acil sorunlarından birisi olan ekolojik krizle ilgili yapılan edebi ve kültürel çalışmalar ülkemizde de giderek ilgi görmekte, konuyla ilgili yapılan çalışmaların sayısı her geçen gün artmaktadır. Bu kitap ekolojik krizin tiyatroda ve sahne sanatlarındaki yansımalarını ele alması; ekokaygı, postapokaliptik söylem, ekofeminizm gibi kavramları ilgili analizlerle açık ve anlaşılır hale getirmeyi hedeflemesi bakımından alanında ilk Türkçe derleme kitap özelliğini taşımaktadır. Çevre, insan ve insan olmayan topluluklar arasındaki ilişkileri tiyatro ve sahne performansları açısından farkı boyutlarıyla inceleyen bu kitabı çevre sorunlarına duyarlı tüm okurların beğenisine sunarken ilgilileri için önemli bir başvuru kaynağı olmasını diliyoruz. Kaderine terkedilmiş doğalara farkındalık yaratması dileğiyle.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Kentleşme Politikaları ve Konut Talebini Etkileyen Faktörler: Svec Analizi
Son dönemlerde Türkiye’de konut ve kentleşme kavramları, kentsel dönüşüm uygulamalarının da etkisiyle dikkat çeken konular arasında yer almaktadır. Oluşturulan plan ve programların temelinde yer alan ve öncelikli konulardan biri olan konut kavramı, bu kitabın ana konusunu oluşturmaktadır. Mikroekonomik açıdan konut piyasasının gelişimi ve makro açıdan ise konut piyasasının büyüme ile olan ilişkisi çalışmada yer alan konular arasındadır. Bununla birlikte çalışmada tanımlayıcı istatistiklere yer verilerek konut piyasası incelenmekte ve konut talebini belirleyen değişkenler ampirik bir modelleme ile tahmin edilmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL SORUMLULUK TEMELLİ LİDERLİK
Tarih süreci boyunca her topluluk eğitim, çevre, sağlık, ekonomi vb. bazı yerel sorunlarla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Günümüzde de bu sorunların çoğu hala devam etmektedir. Bu problemler sadece bu tür sorunları yaşayan insanları değil doğrudan veya dolaylı olarak tüm insanları etkilemektedir. Bu sebepledir ki bu sorunların çözümü sadece sorunu yaşayanları değil, dünya üzerinde yaşayan tüm insanları ilgilendirmektedir. Bu noktada, çevresindeki sorunlara duyarlı, değişim merkezli, kendini bilen, işbirliğine açık sosyal sorumluluk temelli liderlere çok ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu kitap, insanın içinde bulunduğu toplumla uyum içerisinde yaşayabilmesi için toplumsal sorunlara karşı duyarlı olan ve bu sorunlara çözümler üreten sosyal sorumluluk temelli liderliği detaylı bir şekilde açıklayarak üniversite öğrencilerinin ve akademisyenlerin yararlanabileceği bir kaynak niteliği taşımaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
KAMUDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM
Bilişim ve iletişim teknolojilerindeki son dönemlerdeki gelişmeler tüm dünyayı olduğu gibi ülkemizi de etkilemektedir. Bilginin elde edilmesi, depolanması, işlenmesi ve iletilmesi açısından dijitalleşme tüm sektörleri olduğu kadar kamu sektörünü de içine almaktadır. Son yirmi yıldır ülkemizde kamu sektöründe bu tarz sistem, altyapı ve portalleri geliştirme ve iyileştirme çabaları artmıştır. Öte yandan bilgisayar okuryazar sayısı ve bu portalleri ve sistemleri kullanan vatandaş sayısı da artmıştır. Buna mukabil konuyu geniş ve disiplinlerarası perspektiften ele alan ve ortaya koyan Türkçe yayın sayısı çok azdır. Bu kitap bu açığı kısmen kapatarak, KAMUDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM’ü kamu kuruluşları, kamu çalışanları ve bu çalışmaların yararlanıcıları açısından ele almaktadır.
Bu kitapta, Türkiye’de ve dünyadaki kamusal dijital dönüşüm yaklaşımlarını anlamak, Türkiye’nin durumunu diğer ülkelerdeki uygulamalarla karşılaştırmak, iyi örnekler uygulamalar hakkında fikir sahibi olmak ve dijital dönüşüm konusundaki kamuya yönelik çalışmaları kayıt altına almak amaçlanmıştır. KAMUDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM kitabı kamuyu ilgilendiren dönüşüm platformlarını, dünyadaki ve ülkemizdeki gelişmeleri, bazı kamusal uygulamalar, kurumsal ve bireysel uyum süreci gibi farklı noktaları da değerlendirerek irdelemektedir. KAMUDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM, bilhassa konuyla sıklıkla karşılaşan kamu yöneticileri, kamu çalışanları, kamu çalışmaları yapanlar veya akademik faaliyet gösterenler açısından bir kılavuz mahiyetinde kullanılabilecek bir çalışmadır.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Marka Konumlandırma ve Algılama
Önsözden
Çalıs?mada marka konumlandırma kavramı ve marka konumlandırmanın ilis?kili oldug?u kavramlar olan marka kimlig?i ve marka imajı kavramlarının ne oldug?u detaylı bir s?ekilde irdelenmektedir. Bu kavramların yanı sıra konumlandırma kararı üzerinde etkili olan faktörler ve dog?ru hedef kitle saptanması sonucunda uygulanabilecek konumlandırma stratejilerinin neler oldug?u konuları detaylı olarak ele alınmaktadır.
Tüketicilerin zihinlerinde markaya ilis?kin uygun bir yer edinme anlamına gelen konumlandırmanın özellikle tanımında da vurgulandıg?ı gibi ürüne ne yapıldıg?ı ile ilgili olmayıp, tüketicinin zihnine ne yapıldıg?ı ile ilis?kili bir kavram olması konumlandırma fikrinin özünü olus?turmaktadır. Markanın öz deg?erini tüketicilere iletme ve onlarda olumlu bir imaj yaratarak zihinlerinde bir konuma yerles?me çabasının tüketicilerin algılama süreçleri ile dog?rudan ilis?kili olması nedeniyle çalıs?mada algılama süreci detaylı olarak incelenerek, algılama ile ilis?kili olan ög?renme kavramı da özellikle tüketicilerin bilgi is?leme süreçleri bag?lamında ele alınmaktadır.
KİTAP TANITIMI
English Literature and Society in the Eighteenth Century
The literary history, as I conceive it, is an account of one strand, so to speak, in a very complex tissue: it is connected with the intellectual and social development; it represents movements of thought which may sometimes check and be sometimes propitious to the existing forms of art; it is the utterance of a class which may represent, or fail to represent, the main national movement; it is affected more or less directly by all manner of religious, political, social, and economical changes; and it is dependent upon the occurrence of individual genius for which we cannot even profess to account. I propose to take the history of English literature in the eighteenth century. I do not aim at originality: I take for granted the ordinary critical judgments upon the great writers of whom so much has been said by judges certainly more competent than myself, and shall recall the same facts both of ordinary history and of the history of thought. What I hope is, that by bringing familiar facts together I may be able to bring out the nature of the connection between them; and, little as I can say that will be at all new, to illustrate one point of view, which, as I believe, it is desirable that literary histories should take into account more distinctly than they have generally done.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
İnsan Kaynaklarından Yetenek Yönetimine Endüstri 4.0
Kitabın birinci bölümünde; Endüstri 4.0 konusu geniş bir literatür taraması ile sistematik olarak ortaya konulduktan sonra, Türkiye’nin Endüstri 4.0 devrimine hazırlık durumu tartışılmıştır. Tartışma, Türkiye’nin “Dijital Dönüşüm Yol Haritası” baz alınarak; internette ulaşılabilen İK’cı blogları, şirket uygulamaları ve Türkiye’nin mevcut endüstri yapısı ile ilgili resmi kaynaklardan elde edilen açık veriler temelinde yürütülmüştür. Türkiye’nin mevcut yol haritasının, oluşturulan bu bürokratik yapılanma ile ülkeyi Endüstri 4.0’a zamanında hazırlaması olasılığı zayıf görüldüğünden, Türkiye için Endüstri 4.0’a yeni bir geçiş modeli (KOBİ İnisiyatifi Modeli) önerilmiştir.
Kitabın ikinci bölümünde, mevcut literatürdeki sığlığa dikkat çekilerek, İKY’nin Endüstri 4.0 Devriminde bir geleceği olup olmadığı tartışılmıştır. Mevcut metafor ve tanımlanan yeni İK paradigması ışığında, İKY rol ve işlevler yönünden irdelenerek literatüre mütevazi ölçülerde de olsa bir katkı sağlanması amaçlanmıştır.
Henüz Endüstri 2.0 ve Endüstri 3.0 devrimlerini aynı anda yaşamakta olan ve orta gelir tuzağından çıkmaya çalışan, teknolojik taklit ve adaptasyon kabiliyeti yüksek ancak insani sermayesinin gelişmişlik düzeyi oldukça düşük bir ülke olan ülkemizde Endüstri 4.0 farkındalığının yaratılması yaşamsal önem taşımaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Başkaldırı ve Uyum
Türk Muhafazakârlığı ve Nurettin Topçu başlıklı araştırma evreninde, oldukça karmaşık ve sorunlu bir görünüm arz eden ?Türk muhafazakârlığı? olgusu masaya yatırılmaktadır. Türk muhafazakârlığının, gelişmiş Batı ülkelerinde hayli baskın bir siyasal birikime sahip muhafazakâr akımlarla paylaştığı temel değerlerle, onu Batı muhafazakârlığından ayrıştıran öğeler tartışmada önemli yer tutmaktadır. Aslında muhafazakârlığın, ?bir sabun köpüğüne? benzeyen seçmeci (eklektik) ve kaygan yapısı, araştırmacıyı daha baştan kimi ikilikler/zıtlıklarla (dikotomiler) karşı karşıya bırakmaktadır. Bu yüzden tezin ilerleyen kısımlarında da belirtileceği gibi muhafazakârlığın ne olduğunu anlayabilmek, aslında onun ne olmadığının anlaşılmasında yatmaktadır. Zira gerek Batı gerekse Doğu (Türkiye ve modernleşme sürecine girmiş çeşitli İslam ülkeleri kastedilmektedir) muhafazakârlığında şeytan ?ayrıntıda? daha doğrusu, zıtlıklarda gizlidir.
Tezin başlığının, Türk Muhafazakârlığı ve Nurettin Topçu olarak belirlenmesi ister istemez araştırma evreninin ikili bir yapıya bürünmesine, yani evrenin, ?muhafazakârlık/Türk muhafazakârlığı ve Türk muhafazakârlığı/Nurettin Topçu? şeklinde ikiye bölünmesine yol açtı. Dolayısıyla çalışmanın ilk bölümünde muhafazakârlığın kuramcıları aracılığıyla nasıl seslendirildiği, muhafazakârlığa eleştirel bakan düşünür ve akımların muhafazakârlığa yönelttikleri itirazlar gibi konular önemli bir yer tuttu. Batı ve Doğu muhafazakârlıklarının, temel izlekleri karşılıklı metinler bağlamında tartışıldı. Burada gözetilen temel hedef Batı/Doğu muhafazakârlıklarının paylaştıkları/ayrıştıkları değerler kümesinin ortaya çıkarılıp karşılaştırılabilmesiydi.
KİTAP TANITIMI
Kitâb-ı Beyân-ı Sınâ‘ât
Ebû’l- Fazl Hubeyş bin İbrâhim bin Muhammed el-Mütetabbib et-Tiflîsî tarafından Farsça yazılan eserin H.956/M.1549-1550 tarihli Türkçe tercümesi bu kitabın inceleme konusunu oluşturmaktadır. Tıp, kimya, simya gibi farklı alanlarla ilgili konuları içeren “Kitâb-ı Beyân-ı Sınâ‘ât”, değerleri taşlardan nesnelerin boyanmasına, çeşitli renklerin elde edilmesinden mürekkep yapımına, kağıttan yazının giderilmesinden bitkilerin yararlarına, hayvanlara ait tesir ve meziyetlerden illüzyon oyunlarına, şarap yapımından elbise temizliğine, kılıç, bıçak, süngü gibi silahlara su verilmesinden deri tabaklanmasına, cinsel yaşamdan hamileliğe kadar birçok konuyu ihtiva eden ansiklopedik bir eserdir. Eser, içerdiği konular ve sahip olduğu söz varlığıyla gerek bilim tarihi gerek tıp tarihi gerekse de sözlük bilimi açısından önemli veriler sunmaktadır.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
ULUS MARKALAMA
1990lı yılların sonlarında ortaya çıkan ulus markalama (nation branding), 2000li yıllardan günümüze dek 100ün üzerinde ülke tarafından uygulanmıştır. 1996 yılında Simon Anholt tarafından önerilen ulus markalama kavramı; ulusların da ürünler, kurumlar, siyasi partiler veya şehirler gibi marka haline getirilerek yönetilebileceğini öne sürmüştür. Uluslar; tarihsel, politik, toplumsal, kültürel ve ekonomik açılardan çeşitli çağrışımlara sahiptirler. Uluslararası düzlemde ulusların resmî temsilcileri olan hükümetler veya diğer yetkili resmî merciler tarafından yürütülen ulus markalama girişimleri, belirlenen hedefler doğrultusunda ulusun istikrarlı çağrışımlara ve arzulanan imaja sahip olmasını amaçlamaktadırlar. Ulus markalama ile bir ülke ekonomik potansiyelini gerçekleştirebilmekte, kamu diplomasisi uygulayabilmekte, yumuşak güç elde edebilmekte veya ulusal bütünlüğünü güçlendirebilmektedir.
Kitabın ilk bölümünde ulus marka kavramı kuramsal açıdan ele alınmaktadır. Kitabın ikinci bölümünde ulus markalama uygulamaları tartışılmakta; Avrupa, Asya, Kuzey ve Güney Amerika, Okyanusya ve Afrika kıtalarından toplam 33 ülkede gerçekleştirilen ulus markalama girişimleri incelenmektedir. Ulus markalama alanında derinlikli bir kaynak olma özelliğini taşıyan bu kitabın; marka iletişimi, ulus-devlet, ulusal politikalar, uluslararası ilişkiler, kamu diplomasisi, turizm ve ülke tanıtımı gibi farklı alanlara katkı sağlaması düşünülmektedir.
KİTAP TANITIMI
SİYASİ PARTİLER ve KENT YÖNETİMLERİ
Siyasi Partiler ile kent yönetimleri arasındaki ilişki ve etkileşim öteden beri akademik ve siyasi çevrelerde tartışılan konuların başında gelmektedir. Yerel düzeyde etkin ve verimli hizmet sunulması genel siyasette iktidara giden yolun önemli bir basamağını oluşturmaktadır. Bunu bilen siyasal partiler yerel siyasete özellikle de büyükkent yönetimlerine parti ilkeleri ve programları doğrultusunda etki etmeye çalışmaktadırlar.
Siyasal Partiler ve Kent Yönetimleri adlı bu eser yazarın Siyasi Partilerin Büyükkent Yönetimi Karar Organlarına Etkileri (Konya Büyükkent Örneği) başlıklı doktora tezinden türetilmiş olup; o günün yasaları ve siyasal partilerinin kent yönetimi ve siyaset arasındaki ilişkiyi anlatmayı hedeflemiştir. Günümüz siyasal partileri ile kent yönetimleri arasındaki ilişki göz önünde bulundurulduğunda 2000li yıllardan çok farklı olmadığı görülecektir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
BOLLUK TRAVERTEN KONİLERİ
Türkiye, karstik şekiller açısından birçok jeomorfolojik zenginliği bünyesinde barındırır. Bu zenginliklerden biri de Cihanbeyli (Konya) güneyinde yer alan Bolluk Gölü ve çevresindeki traverten konileridir. Bolluk Gölü ve çevresinde, morfolojik özelliklerini koruyan ve kaybetmiş toplam 71 adet traverten konisi bulunmaktadır. Dünyanın başka bir yerinde bu kadar sayıda traverten konisi bulunmamaktadır.
Jeomorfolojik, hidrografik ve jeolojik koşulların bir sonucu olarak meydana gelen traverten konileri ender bulunan traverten birikim şekilleridir. Maalesef karstik jeomorfosit özelliği taşıyan traverten konileri tehdit altındadır. Madencilik, taşocağı işletmeciliği, tarımsal faaliyetler, aşırı su çekimi, ulaşım hatlarını düzenleme gibi çeşitli antropojenik faaliyetler sonucunda bu hidrojeomorfolojik yapılar yok olmakta, morfolojik özelliklerini kaybetmekte, sayıları gün geçtikçe hızla azalmaktadır.
Bu kitapta Bolluk Gölü ve çevresinde yayılış gösteren traverten konileri ve traverten kanalları teker teker incelenmiştir. Arazi çalışmalarına dayalı olarak konilerin jeomorfolojik özellikleri ortaya konularak başlıca sorunlarının neler olduğu anlatılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Gastronomi Turizmi ve Trabzon Potansiyeli
Günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için lokomotif sektör görevini gören turizm sektörü her geçen gün büyümektedir. Büyümekte olan turizm pazarından ülkeler ve çok uluslu şirketler daha fazla pay alma çabası içerisindedirler ve bu nedenle de yeni ürün ve hizmetler kolaylıkla ve hızlı bir şekilde günlük hayatlara ulaşmaktadır.
Dünyada turizmle ilgili gelişmeler incelendiğinde, turistik destinasyonların pazarlanmasında “gastronominin” önemli bir role sahip olduğu, yerel ve uluslararası yemek kültürünün de son yıllarda bir destinasyonun sahip olduğu en değerli çekiciliklerden biri olduğu ve turistlerin yerel yiyecekleri tüketmesinin çarpan etkisiyle yerel ekonomiye kazanç sağladığı görülmektedir.
Bu nedenle kitapta, alternatif turizm, gastronomi turizmi, turizmin ekonomik yönü ve çeşitli sektörler üzerindeki olumlu etkileri, Trabzon Mutfağı ve bölgenin gastronomisine yön veren yerel organik lezzetleri, Trabzon’un coğrafi işaretli ürünleri ve Trabzon ve çevresinde satılan sokak lezzetleri hakkında bilgiler vererek Trabzon’un gastronomi turizmi potansiyeli konusunda farkındalık yaratmaya çalışılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Hakikatin Sesi: Post-Truth Çağında Emerson
Post-truth çağında hakikat yeniden nasıl anlam kazanır?
Bu kitap, Ralph Waldo Emerson’ın sezgi, ahlaki cesaret ve benlik kavramlarını merkeze alarak, dijital çağın etik ve epistemik krizlerine felsefi bir yanıt arıyor. Emerson’ın düşüncesi, yalnızca bir entelektüel miras değil; aynı zamanda günümüz insanının içsel pusulasını yeniden kurması için bir rehberdir. Kitaptaki her bölüm, çağdaş sorunlarla örülmüş bir felsefi yolculuk sunarken, okuru kendi benliğiyle yüzleşmeye, hakikatin izini sürmeye ve ahlaki cesareti yeniden düşünmeye davet eder. Eğer bir kişi inanacaksa, Emerson’ın dile getirdiği gibi, bırakın “Tanrı’ya inansın insan; isimlere, mekânlara ve kişilere değil.” Çünkü gerçek anlam ve ahlaki otorite, dışarıdaki kurumlarda değil, bireyin kendi içindedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Bireysellik Yanılsaması
Bireysellik Yanılsaması Sözden Yeni Medyaya Etkileşim kitabı, “bireyi” etkileşim perspektifinden ele alıyor. Antik Çağın bireysellik anlayışından Modern Çağ’ın bireyine uzanan süreçte geliştirilen iletişim araçlarını; bireyin etkileşim olanaklarını, toplumsal dönüşümlerini ve en önemlisi bu sarmalın nasıl yanılsamaya dönüştüğünü inceliyor.
Henüz sözün hakim olduğu dönemlerdeki etkileşim olanaklarından, yazının bulunmasıyla değişen insan yaşamına, matbaanın, telgrafın radyonun ve yeni medya teknolojilerinin kullanımıyla çeşitlenen iletişim pratiklerine, bireyin, kendisiyle ve toplum ile olan etkileşim mücadelesini yanılsama üzerinden sorgular.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
KEMALİZMİN SOĞUK SAVAŞ TECRÜBESİ
Bu çalışma Kemalizmin farklı yorumlarının farklı tarihsel süreçlerde nasıl ortaya çıktığını ve Kemalizm adına üretilen her şeyin yeniden bir sorgulamaya tabi tutulmasını amaçlamaktadır. Özellikle de bir Soğuk Savaş ideolojisi olan ve “Atatürkçülük” olarak tabir edilen sağ Kemalizmin hangi temellerde ortaya çıktığı ve Milli Mücadele’nin tarihsel ve siyasal mirası ile ne denli uyumlu olduğu tartışmaya açılacaktır. Kemalistlerin Atatürk imgesine dair her şeyi güncel “tehdit” algıları ekseninde sorgulamadan kabul ettiği bir toptancılığa karşılık olarak Kemalizme eleştirel bir perspektiften yaklaşan kesimlerin de dönemi ve düşünceyi eleştirebilmek için, içinde Atatürk ve Kemalizm geçen her olguyu tek bir potada eriterek tersinden bir toptancı yaklaşıma karşı Kemalizme dair parçalılığı ifade edebilmenin, daha sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için -deyim yerindeyse sapla samanı ayırabilmek için-, yalnızca akademide değil daha büyük kitlelerin müdahil olduğu bir alanda önyargılardan uzak ve korkulardan arınmış bir biçimde herhangi bir suistimale yer vermeden Kemalizm konuşabilmek için böylesi bir tartışmanın yeniden başlayabilmesi zaruridir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
KUR’ÂN’DA HABER ÜSLUBU
Haber cümlelerinin muhatabın içinde bulunduğu duruma göre değişen üç çeşidi vardır. İbtidâî, talebî ve inkârî olan haber türleri, muhatabın habere karşı tavrına göre te’kidsiz veya bir ya da birden çok te’kidle desteklenmiş olarak gelir. Bu bağlamda haberin muktezâ-yı hâle uygun olarak gelmesi, muhatabın habere karşı zihni boş, mütereddit veya ret konumunda olmasına göre te’kidli veya te’kidsiz gelmesini ifade eder. Haberin muhatap dikkate alınarak düzenlenmesi, muhatabı ikna etme açısından da büyük önem taşır. Bununla birlikte haber bazen zâhiren durumun gereğine uygun olarak gelmez. Haberin muktezâ-yı hâlden çıkması, beliğ bir söz olmasına engelken, çeşitli sebeplerle muktezâ-yı zâhirden çıkması ise mümkündür. Kur’an-ı Kerim, haberin muktezâ-yı zâhire uygun gelmemesi durumunun pek çok örneğini sunmaktadır. Bunların tespiti mananın daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.
KİTAP TANITIMI
Devlet Muhasebesi Organizasyonu
Türk devlet muhasebesi tarihi Türk metal paraların basıldığı ileri sürülen MS 600 yılına dayandırılmaktadır. 1923 yılında bir talimatname ile kabul edilen muhasebe şekli, çift taraflı kayıt usulüne göre tutulan, bir bütçe muhasebesidir. 26 Mayıs 1927 tarih 1050 sayılı Genel Muhasebe Kanunu yürürlüğe girmiştir. 1 Ocak 1948 tarihinde çıkarılan “Devlet Muhasebesi Genel Yönetmeliği’’ ve “Devlet Muhasebesi Muamelat Yönetmeliği” ile kayıtların karşılıklı iki hesapta tutulması öngörülmüştür. 1968 den itibaren Türk devlet muhasebesinde ilk defa KİT’lerde uygulanmak üzere, tek düzen muhasebe sistemine geçilmiştir.
Devlet muhasebesinde 1995 yılından sonra Kamu Mali Yönetim Projesi çalışmaları başlamıştır. Bu amaçla bilgi işlem alt yapısı oluşturularak, Saymanlık 2000i projesi ile 01.04.2002 tarihinde tüm kamu kurumlarında bilgisayar destekli devlet muhasebesine geçilmiştir.
Kamu mali yönetiminde köklü bir değişim getiren 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 2006 yılından itibaren uygulanmaya başlamıştır. Bu kanunla 1050 sayılı Genel Muhasebe Kanunu yürürlükten kaldırılmış, tüm kamu kurumlarında tekdüzen hesap planına ve tahakkuk esasına geçilmiştir. Halen uygulanmakta olan devlet muhasebesi, bu kanun ile buna bağlı olarak çıkarılan diğer düzenlemelerden oluşan mevzuata dayanmaktadır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Coğrafya Biliminde Güncel Konular ve Araştırmalar
Çevresel, sosyal ve ekonomik süreçlerle doğrudan veya dolaylı yollardan ilgilenen birçok bilim dalı bulunmaktadır. Bu bilim dalları içerisinde Coğrafya Bilimi ve coğrafyacılar çok önemli bir yere sahiptir. Öyle ki dünya genelini etkileyen doğal, sosyal, ekonomik ve politik problemlere odaklanan coğrafyacılar, insan ve mekân arasındaki etkileşime odaklanmaktadırlar. Bu etkileşimin nedensellik, bağlantı ve dağılış ilkelerine göre incelenmesi, sonuçlarının coğrafi açıdan değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Dolayısıyla günümüzde insanlığın karşı karşıya olduğu sorunlar da düşünüldüğünde coğrafyacılara ve onlar tarafından gerçekleştirilen çalışmalara duyulan ihtiyaç da her geçen gün artmaktadır. Bu sorumluluk bilinci ile hareket eden coğrafyacılar hem bu bilimin gelişmesine hem de insanlığın geleceğine ışık tutmaktadırlar. Bu kapsamda “Coğrafya Biliminde Güncel Konular ve Araştırmalar” başlıklı bu kitapta; fiziki, beşerî, ekonomik coğrafya ile coğrafi bilgi sistemleri alanında çalışmalar yürüten kıymetli bilim insanlarının değerli çalışmaları bir araya getirilerek coğrafya bilimine ve literatürüne katkı sunulmuştur.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Suriyeli Sığınmacılar ve Türkiye Gerçeği
2011 yılında başlayan Suriye iç savaşı sonrasında milyonlarca Suriyelinin komşu ülkelere ve Avrupaya kitleler halinde göç etmesi büyük bir krize sebep olmuştur. 2011 senesinden itibaren açık kapı politikası uygulayarak Suriye Arap Cumhuriyeti halkını kabul eden Türkiye, başta Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği gibi uluslararası örgütlerle iş birliği içinde uyum politikaları yürüterek geniş kapsamlı bir kriz yönetimi başlatmıştır. Çalışma, Türkiye örneğinde gerçekleşen sığınmacı krizini ve kriz yönetimine ilişkin uyum politikalarını konu edinmiştir. Kitapta, Suriyeli sığınmacı krizinin yarattığı etkilerin hafifletilmesi için oluşturulan uyum politikaları analiz edilerek sığınmacılara yönelik mevcut uyum politikalarının etki değerlendirmesinin yapılması amaçlanmaktadır. Sığınmacıların entegrasyonunun sağlanması amacıyla oluşturulan uyum politikaları, sığınmacıların doğuştan getirdikleri haklarının korunarak toplum içinde eşit bireyler olarak yaşamlarını sürdürebilmeleri için oldukça önemlidir. Literatürde bu konuda yapılacak çalışmalar Suriyeli sığınmacıların entegrasyonu için atılacak yeni adımlara yol göstermesi açısından büyük önem taşımaktadır.
₺260,00