KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Bornova Ovası ve Çevresinde İklim Değişkenliğinin Ağaç Gelişimine Etkisi
₺495,00 -

Benlik Saygısı ve Din
-

Ayânzâde Nâmık Ekrem’in Manzûm ve Manzûm-Mensûr Eserleri
₺560,00 -

Antik Roma Ekonomisinin Modellenmesi
₺520,00 -

AİLE ŞİRKETLERİNDE KURUMSALLAŞMA VE YENİDEN YAPILANMA
-

2000 Sonrası Dönemde Türkiye İle Güney Afrika Cumhuriyeti Arasındaki Ekonomik İlişkiler
₺260,00 -

Yönetim Kurulu Yapısı ve Finansal Performans İlişkisi: Türk Sigorta Sektöründen Kanıtlar
₺195,00 -

Türk Milliyetçiliğinde Düşünce İzlekleri
₺235,00 -

Balkanlar
₺950,00 -

İbnü’l-Arabî Metafiziğinde Kaderin Ontolojisi
₺260,00 -

Kurumsal Sürdürülebilirliğin Firma Performansına Etkisi
₺700,00 -

Yönetim Biliminde Etkin ve Güncel Konular
₺380,00 -

XVI. YÜZYILDA OSMANLI HAKİMİYETİNDE BUDİN
₺610,00 -

ULUSLARARASI SİSTEMDE TÜRKİYE: YOL AYRIMLARI ve ALTERNATİF ORTAKLIKLAR
₺260,00 -

Türkiye’de Kentleşme Politikaları ve Konut Talebini Etkileyen Faktörler: Svec Analizi
₺315,00 -

TÜRK SİNEMASINDA ANLATI VE KARAKTER AÇISINDAN BİREY
₺550,00
KİTAP TANITIMI
Global Ekran ve Kültür
Günümüzde toplumsal kültür, gündelik hayatın akışı içerisinde yüz yüze insan etkileşiminin ötesinde çeşitli medya araçlarının ekranları üzerinden ve ekran etkileşimi yoluyla sürdürülmekte ve dönüştürülmektedir. Kitap kapsamında son dönemin en popüler dijital platform dizilerinden olan Squid Game ve benzeri dijital içeriklerle tüketim kültürünün etkileşimi; Türkiye’deki gündüz kuşağında yayınlanan ve izlenme oranları yüksek reality programları ve buralara konu edilen bireylerin mahremiyet, otorite ve itaat kavramlarına dair algılarının dönüştürülmesi; TRT Kûrdi gibi Kürtçe yayın yapan bir devlet televizyonunun yayın içerikleri ile kültürel kimliğin etkileşimi; Disney gibi büyük bir animasyon şirketinin tüm dünyadaki izleyiciye sunduğu prenseslik anlatıları üzerinden belirli toplumsal cinsiyet temsillerini ve kapitalizm ideolojisini türetmesi; medya içeriklerini tüketen izleyicilerin karakterler ile kurdukları duygusal ve tek yönlü bağın, yani parasosyal etkileşimin dijitalleşmeyle beraber yeniden şekillenmesi; ve son zamanlarda faydalı bir kişisel gelişim yöntemi olarak tercih edilmekte olan dijital radyo platformlarının, podcast hizmeti ile postmodern dünyada eğitim alanını ve deneyimini dönüştürmesi gibi günümüzde Türk toplumunun zihniyetini/zihniyetlerini türeten, şekillendiren ve de dönüştüren farklı ekran içerikleri ve bunların kültürel dönüşüme etkileri ele alınmaktadır
₺325,00
KİTAP TANITIMI
YÖNETİM VE İNSAN İÇİN GÜÇLENDİRME
Çalışanların güçlendirilmesi, işletmeler ve yöneticiler için insan unsurunun değerini artıran uygulamaları kapsamaktadır. Nitelikli çalışanların işletme içindeki varlığı insan kaynağının çok önemli hale geldiği iş dünyasında ve yaşanan rekabet savaşlarında daha iyi anlaşılmaktadır. Rekabette bir adım önde olmak isteyen yöneticiler güçlendirmeyi sahiplenmeli ve çalışanlarını güçlü kılmanın yollarını aramalıdırlar.
Yönetim uygulamaları insan odaklı olduğu müddetçe işletme içindeki karşılıklı güç ilişkilerinde çalışanların güçlendiği görülecektir. Güçlenen çalışanın işini severek yapması, kişisel gelişimini ilerletmesi, karar alma süreçlerine aktif katılım göstermesi, işletme için daha etkin ve verimli çalışması güçlendirmenin beklenen sonuçları arasında yer almaktadır.
Elinizdeki bu kitap güçlendirmeyi yönetsel açılardan inceleyerek çalışanlara, yöneticilere ve işletme sahiplerine güçlendirmeyi tanıtma ve gücün çalışanlarla paylaşılmasıyla ilgili bilgiler sunmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Eğitimcilerde Tükenmişlik Sendromu ve Kurumsal Bağlılık
Tükenmişlik sendromu, çalışma hayatını olumsuz yönde etkileyen bireysel ve kurumsal açıdan negatif etkilere sahip bir olgudur. Gelecek nesillerin sağlıklı bireyler olarak yetişmesi, eğitimcilerin hem fiziken hem de psikolojik olarak sağlıklı olmasına bağlıdır. Bu da ancak eğitimcilerin işlerini sevmeleri ve işe uyum göstermeleri ile mümkün olabilecektir. Günümüzde her meslek grubunda olduğu gibi eğitimciler de iş uyumunda sıkıntı çekmekte ve bunun sonucunda da tükenmişlik yaşamaktadırlar. Bu çalışmanın amacı eğitim sisteminin en önemli unsurlarından biri olan öğretmenlerin ve akademisyenlerin tükenmişlik düzeylerinin kurumsal bağlılıkları üstündeki etkisini karşılaştırmalı olarak analiz etmektir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Demokrat Parti Döneminde Devlet Adamlarının Karadeniz Bölgesine Yaptıkları Ziyaretler (1950-1960)
Demokrat Partinin iktidar olduğu dönemde Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan ve Milletvekili göreviyle devlet adamları farklı zamanlarda Karadeniz Bölgesine bir dizi seyahatler yapmışlardır. Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes, CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri, Gümrük ve Tekel Bakanı Sıtkı Yırcalı, Çalışma Bakanı Hayrettin Erkmen, Dâhiliye Bakanı Dr. Nazım Gedik, Çalışma Bakanı Halûk Şaman, DP Rize Milletvekili İzzet Akçal ve CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek bölgeyi ziyaret eden devlet adamları içerisinde yer alan önemli isimler olmuşlardır. Araştırma ile Karadeniz Bölgesine yapılan ziyaretlerin bölgede yaşanan gelişmelere etkisinin incelenmesi ve bölgenin yakın tarihine katkıda bulunulması amaçlanmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
İzdivaç Muhabereleri
Günümüz dil kullanımlarında “±Dİr” biçim birimsel ve sese dayalı değişimlerle artık işlek kullanımlı bir ek hâline dönüşmüştür. Ekle sağlanan anlam ilgilerinin çeşitliliği, dil birimdeki işlevsel ve bağlamsal değişimleri metin tanıklıklarıyla takibini gerekli kılmaktadır. Bu amaçla belge inceleme yönteminin uygulandığı çalışmada Osmanlı Türkçesinin son dönemini temsilen bir araştırma materyali seçilmiş; muhatapların mahrem itiraflarıyla örülü mektup-hikâye türündeki eser üzerinden veriler derlenmiştir. Bağlamsal ilişki denetiminde ulaşılan bulgular özel anlam ilgilerince yorumlanmış; gerçekleşen çözümlemeler sonrası anlamsal gruplandırılmalara gidilmiştir. Anlaşılırlığı sağlama adına metin, çeviri yazı uygulanarak Latinize edilmiş ve her sayfa ilgili olduğu Osmanlıca metinle yan yana gelecek şekilde düzenlenmiştir.
Çalışma Türkiye Türkçesinde ±Dİr ile yapılan çekimlerle ilgili yapıların tanıklıklarını içermesi yönüyle önemli olduğu kadar dünün ifade çeşitliliğini ve anlatım imkânlarını bugüne aktarma; aile-toplum yapısıyla terbiye, sosyal âdet kaynaklı davranış kalıplarını ortaya koyma açısından dikkate değerdir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Georgi Pulevski’nin Makedonca-Arnavutça-Türkçe Sözlüğü
Georgi Pulevski’nin “Тријазичник (Triyaziçnik)” üç dilli Makedonca-Arnavutça-Türkçe eseri her ne kadar bir sözlük olarak anılsa da aslında farklı konuları öğretmeyi amaçlayan bir ders kitabı özelliği taşımaktadır. Dönemin Osmanlı Devleti sınırları içinde yer alan Makedonya topraklarında farklı etnik grupların iç içe yaşadığı şehirlerde Arnavutça, Makedonca ve Türkçe üç dilli eğitimin yapıldığı okullarda kullanıldığı anlaşılmaktadır. Sadece Makedonya’da değil aynı zamanda bugün Bulgaristan, Yunanistan, Kosova, Sırbistan sınırları içinde kalan pek çok şehirde eserin okunduğunu anlıyoruz. Pulevski’nin eseri sadece öğrenciler ve öğretmenler tarafından okunmamış, hancı, din adamı, yoğurtçu, itfaiyeci, saatçı, semerci, çiftçi, fırıncı, çilingir, kahveci gibi çok farklı meslek grupları tarafından da rağbet görmüştür.
Eserin girişinde dönemin Padişahı Sultan Abdülaziz’e övgü ve ithaf ile başlayıp şu satırlara yer verilmiştir: “Ћереметд-љи Мућереметд-љи Дадери Ељиф Шанл-; Султан Абдул Азис Азамет Ефенд-м-з” (Ḱeremetd-ĺi Muḱeremetd-ĺi Daderi Eĺif Şanl- Sultan Abdul Azis Azamet Efend-m-z) “Bağış sahibi, dost ve kardeşimiz büyük, ulu sultanımız Abdülaziz Efendimiz. Padişahımız Sultan Abdülaziz, bizim gibi insanlara kendi ana lisanını ve diğer lisanları öğrenmek ve öğretmek için fırsat verdi; Allah ona uzun ömürler versin, devleti ve padişahlığı daim olsun. Onun sayesinde bizler yabancı lisanları rahatça öğrenebiliyoruz.”
Eserde dinî konular, coğrafya, botanik, madenler, bitkiler, canlılar, diller, devlet yönetimi, mektup yazımı, alfabeler vb. gibi çok farklı konular hakkında bilgiler verilmiştir. Metnin akışı genellikle soru cevap şeklinde ilerlemiştir.
Hazırladığımız Тријазичник (Triyaziçnik) üç dilli Makedonca-Arnavutça-Türkçe sözlüğün, Türkoloji çalışmaları ve Osmanlı Dönemi eğitim-öğretim inceleme faaliyetleri açısından faydalı bir kaynak olacağını umuyoruz.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
Değişen Dinamikleriyle Uluslararası Ticaret ve Finans
Mütemadiyen değişen ve dönüşen dünyada Uluslararası Ticaret ve Finans’ın dinamikleri de güncellenmektedir. Eskiçağ’dan günümüze ticaret ve finansın mahiyeti değişmezken, jeopolitik ve jeostratejik durumların zaman zaman değişkenlik göstermesiyle farklı imkân ve fırsatlar doğmakta, ekonomik iş ve ilişkilerin şekli değişebilmektedir. Diğer taraftan insanın temel ve lüks ihtiyaç ve istekleri günden güne artmakta ve dijitalleşen hayat, alabildiğine hızlı bir iletişim ve etkileşimi beraberinde getirmektedir. Bu hızlı dönüşüm ve değişim, istekleri ihtiyaçların öncesine getirmekte ve bu hızla değişen ancak gelişip gelişmediği sorgulanabilen bir ticaret ve finans yapısını ortaya çıkarmaktadır.
Doğrudan yabancı yatırımların taraflara müspet yahut menfi etkileri olabilirken, Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakatı’nın da dikkate alınması, uluslararası ticaret firmalarını etkilemektedir. Finansman kaynaklarının çeşitlendirilmeye gayret edildiği dünyamızda içtimai ve iktisadi hassasiyetlerin yanında dini ve kültürel yaklaşımların da etkili olduğu ve katılım bankacılığını oluştururken, uluslararası salgınlar, çatışmalar ve silah ticareti de dijitalleşmeyi ve güncellemeleri gündeme getirmektedir.
Bu kitap, değişen ve dönüşen dünya düzeninde yeni dinamiklerin Uluslararası Ticaret ve Finans’a etkisini ele almaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Haksız Rekabete İlişkin Bilirkişi Raporları ve Uzman Görüşleri (2018-2021)
Bu kitapta 2018-2022 yılları arasında İzmir Bilirkişi Bölge Kuruluna bağlı olarak sürdürülen bilirkişilik faaliyetleri kapsamında haksız rekabete ilişkin hazırlanmış sekiz bilirkişi raporu ve bir uzman görüşüne yer verilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile son haline kavuşan haksız rekabet düzenlemeleri gerek cezai ve gerekse de hukuki sorumluluğa ilişkin önemli düzenlemeler içermektedir. Özellikle iş şartlarına uymama ” kötüleme” iltibas çalışanın haksız rekabetine ilişkin haksız fiillere kitapta yer verilmiştir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
İngiltere’de Feminizmin Doğuşu
Kadın-erkek eşitliğini esas alan, geleneksel toplumsal cinsiyet rollerine göre kadının ötekileştirilmesine karşı çıkan, ataerkil toplumun kadınlar hakkında oluşturduğu önyargılı imajı ortadan kaldırmayı amaçlayan feminist akım, İngiliz yazar Virginia Woolf’un feminist söylemi ve feminist edebiyatı sayesinde İngiltere’de büyük bir yankı uyandırmıştır. Bu çalışmada, Woolf’dan önce, kadın hakları için mücadele veren İngiliz kadınların ve Woolf’un feminizme katkıları tartışılmaktadır. Woolf’un Kendine Ait Bir Oda ve “Kadınlar için Meslekler” adlı çalışmalarında vurguladığı ‘Kendine Ait Bir Oda’ ve ‘Evdeki Melek’ kavramlarının, Dışa Yolculuk, Gece ve Gündüz, Mrs Dalloway ve Deniz Feneri adlı feminist romanlarındaki yansımaları, bu kitapta ele alınmaktadır. Bu romanlardaki, feminist dönem öncesi, erkek-egemen İngiliz toplumunun değer yargılarıyla yetişmiş kadınları temsil eden kadın karakterlerin yaşadıkları sorunlar bu kitapta tartışılırken, kadınların feminist döneme geçişle beraber deneyimledikleri aydınlanma ve farkındalık değerlendirilmekte, Woolf’un feminist akıma katkıları incelenmektedir.
KİTAP TANITIMI
Çalışma Kavramına Sosyolojik Bakış
Bu kitapta ana akım iktisadın çalışma kavramını emek birimi üzerinden otomatik denge mekanizmalarıyla ele alan mekanik anlayışının tersine; emek kavramı ve onun verimliliği sosyal bağlam içerisinde ele alınarak incelenmiştir. Emeğin ve dolayısıyla da insanın ekonomik eylemlerinin sosyal bağlam içerisinde ele alınması, çalışma kavramının da içtimai bir kurumsal olarak ele alınması gerekliliğini zorunlu kılmıştır. Bu doğrultuda çalışma kavramına yüklenen sosyal bağlam iktisadi farkındalığı yüksek sosyolojik bir boyutta ele alınmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
İNGİLİZ ASKERİ RAPORLARINDA KUT’ÜL AMARE SAVAŞI
Kut’ül Amare, son dönem Osmanlı askeri başarılarının en önemlilerinden birisinin adıdır ve hatta son yıllarda ülkemizdeki çalışmalar göstermiştir ki sembolüdür. I. Dünya Savaşı’nın Irak cephesinde Türk ve İngiliz taraflarının Selmanpak Muharebesi sonrasında yaşadıkları askeri münasebetlerin bir sonucudur. Kut’ül Amare Zaferi de bu muharebede mağlup olup çekildikleri Kut şehrinde Aralık 1915 ile Nisan 1916 tarihleri arasında tam 4.5 ay süresince muhasara edildikten sonra sayıları 13.000’den fazla olan İngiliz kuvvetinin teslim alınmalarının hikâyesidir. Bu kitap, Kut’ül Amare’nin bambaşka bir yönüne, İngiliz kaynaklarına göre, Irak çöllerinde ve Dicle boylarında onların, Türk kuvvetleri karşısında düştükleri zor durumlara ışık tutmaktadır. İngiliz askerlerinin kuşatma altındayken yaşadıkları sorunlar, yeme-içme konusundaki eksiklikleri, sağlık problemleri, kıstırıldıkları ve açlığa mahkûm edildikleri bu kalede tutulma psikolojileri gibi hususlar, “Güneş Batmayan İmparatorluk” olarak bilinen İngiltere’yi ve onun mağrur askerlerini nasıl bir halet-i ruhiyeye sokmuştu! İşte bu hususların cevabını, bizzat İngiliz askeri raporları ve arşiv belgeleri üzerinden yapılan uzun bir araştırmanın sonucu olan bu kitaptan okuyabilmeniz mümkündür.
₺845,00
KİTAP TANITIMI
II. Abdülhamid Han Devri Önemli Restorasyonları: Şam Emevi Câmii ve Selanik Ayasofya Câmii
XIX. yüzyıl “Osmanlı Devleti”nin en uzun yüzyılı olarak tanımlanır. Osmanlı için en hareketli, en yorucu ve en sancılı uzun bir asırdır XIX. yüzyıl. Bu asrın son çeyreğinde tahta oturan Sultan II. Abdülhamid 33 yıl boyunca yürüttüğü iç ve dış politika ile devleti en zorlu dönemlerinde ayakta tutmayı başarmıştır. Siyasi olaylara paralel 1894 İstanbul Depremi, merkezden uzak şehirlerde meydana gelen büyük yangınlar gibi doğal afet ve felaketler de onun döneminde meydana gelmiştir. Bu eser onun devr-i saltanatında meydana gelen iki büyük yangın ve onlardan etkilenen iki tarihi önemi haiz cami olan Şam Emevî Câmii ve Selanik Ayasofya Câmiinin hasarlarını ve yangınlardan sonra restorasyon süreçlerini birinci el kaynak olan arşiv belgeleriyle ele almaktadır.
₺890,00
KİTAP TANITIMI
Başkaldırı ve Uyum
Türk Muhafazakârlığı ve Nurettin Topçu başlıklı araştırma evreninde, oldukça karmaşık ve sorunlu bir görünüm arz eden ?Türk muhafazakârlığı? olgusu masaya yatırılmaktadır. Türk muhafazakârlığının, gelişmiş Batı ülkelerinde hayli baskın bir siyasal birikime sahip muhafazakâr akımlarla paylaştığı temel değerlerle, onu Batı muhafazakârlığından ayrıştıran öğeler tartışmada önemli yer tutmaktadır. Aslında muhafazakârlığın, ?bir sabun köpüğüne? benzeyen seçmeci (eklektik) ve kaygan yapısı, araştırmacıyı daha baştan kimi ikilikler/zıtlıklarla (dikotomiler) karşı karşıya bırakmaktadır. Bu yüzden tezin ilerleyen kısımlarında da belirtileceği gibi muhafazakârlığın ne olduğunu anlayabilmek, aslında onun ne olmadığının anlaşılmasında yatmaktadır. Zira gerek Batı gerekse Doğu (Türkiye ve modernleşme sürecine girmiş çeşitli İslam ülkeleri kastedilmektedir) muhafazakârlığında şeytan ?ayrıntıda? daha doğrusu, zıtlıklarda gizlidir.
Tezin başlığının, Türk Muhafazakârlığı ve Nurettin Topçu olarak belirlenmesi ister istemez araştırma evreninin ikili bir yapıya bürünmesine, yani evrenin, ?muhafazakârlık/Türk muhafazakârlığı ve Türk muhafazakârlığı/Nurettin Topçu? şeklinde ikiye bölünmesine yol açtı. Dolayısıyla çalışmanın ilk bölümünde muhafazakârlığın kuramcıları aracılığıyla nasıl seslendirildiği, muhafazakârlığa eleştirel bakan düşünür ve akımların muhafazakârlığa yönelttikleri itirazlar gibi konular önemli bir yer tuttu. Batı ve Doğu muhafazakârlıklarının, temel izlekleri karşılıklı metinler bağlamında tartışıldı. Burada gözetilen temel hedef Batı/Doğu muhafazakârlıklarının paylaştıkları/ayrıştıkları değerler kümesinin ortaya çıkarılıp karşılaştırılabilmesiydi.
KİTAP TANITIMI
GÖÇ, KÜLTÜRLEŞME VE ENTEGRASYON SURİYELİLER NE KADAR UYUM SAĞLADI?
Tüm insanlığı ilgilendiren göç, günümüzün en büyük sorunları arasında olmaya devam ediyor. Son yıllarda meydana gelen göçleri dikkate aldığımızda bugünün sorunlarını geçmiş göç yasaları ile açıklamak ve çözebilmek neredeyse imkânsız.
Kaotik bir zamandayız. Göç hareketleri herkesi derinden etkiliyor. Bir gün bir şekilde göç gerçeğiyle karşı karşıya kalmayacağımızın garantisini kim verebilir?
Göç sorunlarına çözüm üretmek, insana yaraşır bir göç politikası geliştirmek için “Göçmen” kimdir, doğru anlamak gerekiyor.
Bu anlamda insanı temel alan bu çalışma, göçmenlere yönelik nefret söylemlerinin göçmenlerin kültürleşme sürecini nasıl etkilediğini ortaya koymaya çalışmaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Dini İnanç ibadet ve duanın Umutsuzlukla İlişkisi
Hızlı toplumsal değişmelerden ve buna bağlı olarak dini inanç ve değerlerin zayıflaması ve yok olması durumundan en fazla etkilenen kesim de henüz hayat felsefesini geliştirememiş, kendine özgü bir kişilik ve kimlik oluşturmaya çalışan gençler olmaktadır. Toplumdaki yerini ve hayat felsefesini belirlemek, kişiliğini oluşturmak için kimlik arayışı içerisinde olan genç bu süreç içerisinde dini inanç ve değerlerle yeterli ve olumlu bir ilişki kuramadığında, bu döneme has bunalım ve çatışmalarla bas etmesi daha da ağırlaşmaktadır. Sonuçta genç insanın umutsuzluğa düşerek bir takım ruhsal rahatsızlıklara yakalanması, içki, uyuşturucu vs. gibi maddelere bağımlılık geliştirmesi hatta intihara yönelmesi çok kolay olmaktadır. Oysa dini inanç ve değerler son derece çalkantılı ve buhranlı bir dönem yasayan gence güvenlik ve iç huzuru temin edip, hayatına bir anlam vererek sağlam bir kişilik ve olumlu bir hayat felsefesi oluşturmasına yardımcı olmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Örgütlerde Toksik Davranışlar
Canlılara zarar veren, zehirli bir madde anlamına gelen toksik kavramı son yıllarda sadece fen bilimleri açısından ele alınan bir kavram olmaktan çıkmış örgütsel anlamda da çok sık kullanılmaya başlanıldığı görülmektedir. Günümüzde örgütsel yönetim açısından da incelenmesi gereken önemli bir kavram haline gelmiş durumdadır. Örgütsel başarının önünde zehirli sayılan toksik davranışlar ortadan kaldırılmadan örgütsel bir başarıdan bahsedilmesi mümkün değildir. Bu yönüyle örgütlerin varlıklarını sürdürebilmeleri ve sağlıklı bir ortamda faaliyetlerde bulunabilmeleri için olumsuz davranışlar olarak ifade edilen “toksik davranışlar”ın neler olduğu ve nasıl baş edilmesi gerektiği hususu hem yöneticilerin hem de çalışanlar açısından önemle üzerinde durulması gereken konuların başında gelmektedir.
Çalışmada bütününde genel olarak, örgütlerdeki toksik davranışlar olarak ifade edilen; sapma, intikam, işyerinde saldırganlık, toksik örgütsel unsurlar, nepotizim, ikiyüzlülük, sessizlik, sinizim, cam tavan sendromu, kraliçe arı sendromu, mobbing, iş yeri nezaketsizliği, kronizm, haset ve ifşa etme ile ilgili konular hakkında bilgiler verilmiştir.
“Örgütlerde Toksik Davranışlar” başlıklı bu bilimsel eserin okuyuculara faydalı katkılar sunması temennisiyle
Dr. Öğr. Üyesi Turhan MOÇ
₺575,00
KİTAP TANITIMI
İmparator I. Aleksios Komnenos Döneminde Bizans-Batı İlişkileri (1081-1118)
Bizans ile Batı dünyası arasında yüzyıllardır süregelen siyâsî, ticârî ve dînî rekabetin doruğa ulaştığı İmparator I. Aleksios Komnenos dönemindeki Bizans-Batı ilişkileri, doğurmuş olduğu sonuçlar bakımından Orta Çağ tarihinde önemli bir yere sahiptir. İmparatorun tahta çıktığı 1081 yılından 1118’deki ölümüne kadar geçen 37 yıllık süreçte Bizans ve Batı dünyası arasındaki önyargıların, dînî ve kültürel farklılıkların iki medeniyeti nasıl bir çatışma içine ittiğine dâir önemli gelişmelere sahne olmuştur. Batı’nın köklü bir geçmiş ve geleneğe sahip olan Bizans’a karşı üstünlüğü ele geçirme ve Doğu Hıristiyanlığını etkisi altına alma çabaları, bu dönemde Haçlı Seferleri ile birlikte zirveye ulaşmıştır. Tahta çıktığında doğusunda Selçuklu Türkleri, batısında ise Norman tehlikesiyle karşı karşıya olan İmparator Aleksios, siyâsî zekâsı ve askerî tecrübesiyle Batı ve Bizans arasındaki dengeleri mümkün olduğu kadar imparatorluğun lehinde tutmaya çalışmıştır. Fakat Aleksios’un bu doğrultuda attığı adımlar imparatorluğu gelecekte kaldıramayacağı mâlî yükler altına soktuğu gibi Haçlılar ve Haçlı devletleriyle giderek kötüleşen münâsebetleri ise 1204’e Bizans İmparatorluğu’nun parçalanarak İstanbul’da bir Latin devletinin kuruluşuyla sonuçlanacaktır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
SAVAŞ ÜZERİNE NOTLAR
SAVAŞ…
Üzerine asalet, şeref, fedakârlık tohumları da tutar; hırs, kibir, yıkım, açgözlülük tohumları da tutar.
Temel uygulama prensipleri (güç kabul ettirme-boyun eğdirme) çok değişmese de; uygulama-uygulanma-güdüleme-bilgilendirme-şeffaflık yönleri ile devamlı bir değişim içerisindedir.
Çağın teknolojinin, zamane insan ve lider profilinin şekillendirdiği “savaş anlayışları ve argümanları” 21. yüzyılın hızla değişen tabiatına ayak uydurmuş vaziyettedir.
Bu kitapta bir kaç başlıkla bu değişimin örnekleri ele alınmaya çalışılmıştır.
Madem savaşsız bir dünya bizlere hediye edilmiyor, en azından anlamaya çalışmalı… Zira 21. yüzyılda her şey birbirine sıkıca bağlı ve bağımlı…
Dr. Songül ALŞAN
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Devlet Muhasebesi Organizasyonu
Türk devlet muhasebesi tarihi Türk metal paraların basıldığı ileri sürülen MS 600 yılına dayandırılmaktadır. 1923 yılında bir talimatname ile kabul edilen muhasebe şekli, çift taraflı kayıt usulüne göre tutulan, bir bütçe muhasebesidir. 26 Mayıs 1927 tarih 1050 sayılı Genel Muhasebe Kanunu yürürlüğe girmiştir. 1 Ocak 1948 tarihinde çıkarılan “Devlet Muhasebesi Genel Yönetmeliği’’ ve “Devlet Muhasebesi Muamelat Yönetmeliği” ile kayıtların karşılıklı iki hesapta tutulması öngörülmüştür. 1968 den itibaren Türk devlet muhasebesinde ilk defa KİT’lerde uygulanmak üzere, tek düzen muhasebe sistemine geçilmiştir.
Devlet muhasebesinde 1995 yılından sonra Kamu Mali Yönetim Projesi çalışmaları başlamıştır. Bu amaçla bilgi işlem alt yapısı oluşturularak, Saymanlık 2000i projesi ile 01.04.2002 tarihinde tüm kamu kurumlarında bilgisayar destekli devlet muhasebesine geçilmiştir.
Kamu mali yönetiminde köklü bir değişim getiren 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 2006 yılından itibaren uygulanmaya başlamıştır. Bu kanunla 1050 sayılı Genel Muhasebe Kanunu yürürlükten kaldırılmış, tüm kamu kurumlarında tekdüzen hesap planına ve tahakkuk esasına geçilmiştir. Halen uygulanmakta olan devlet muhasebesi, bu kanun ile buna bağlı olarak çıkarılan diğer düzenlemelerden oluşan mevzuata dayanmaktadır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL MEDYA YÖNETİMİ VE MÜŞTERİ SERMAYESİ
Sosyal medya yönetimi kavramına sosyal medyanın ortaya çıkışı ile başlayan Sosyal Medya Yönetimi ve Müşteri Sermayesi; sosyal medya kullanımını bireysel ve kurumsal açıdan çeşitli araştırmalar ile incelemiş, sosyal medya kullanımını özellikle işletmeciler için kurumsal açıdan ele alarak farklı sosyal medya araçlarını değerlendirmiştir. Kurumsal anlamda sosyal medya yönetimi ve sosyal medya stratejisinin nasıl oluşturulması gerektiği de hem teorik çerçeve hem de uygulama çerçevesinde sunulmuştur. Bununla birlikte bu kitapta müşteri sermayesi kavramı literatürdeki tanımlardan yola çıkarak, ilişkili olduğu kavramlar ile birlikte derinlemesine incelenmiş, ayrıca sosyal medya yönetimi ile birlikte literatürdeki farklı araştırmalar doğrultusunda değerlendirilerek iki kavram arasındaki ilişkiler, işletmelerde sosyal medya uygulamalarının ne gibi faydaları olduğu ve müşteri sermayesinin bu faydalar içerisindeki önemi teori ve uygulama karmasıyla sunulmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİK SOSYOLOJİSİ
Bu kitapta, Türkiyedeki girişimcilik araştırmalarında yeterince ele alınmadığı düşünülen sosyolojik bakış açısının önemi vurgulanmaktadır. Kitabın giriş kısmında özet bir biçimde aktarıldığı gibi, Batı’da “girişimcilik sosyoloji” çerçevesinde etiketlenmiş bu bakış açısı girişimciliğin bütüncül bir perspektiften incelenmesi noktasında önemli katkılar sunmaktadır. Girişimciliğe yönelik hâkim yaklaşım, girişimciyi iktisadi bir aktör ve/veya kendisini diğer bireylerden ayıran psikolojik-davranışsal farklılar taşıyan bir birey olarak ele almaktadır. Oysaki girişimci, her şeyden önce bir toplumun üyesidir ve onu bu sosyal bağlamdan soyut bir biçimde incelemek pek mümkün değildir. Girişimcilik sosyolojisi araştırmalarında pek çok disiplinin katkısından yararlanılabilir. Söz gelimi bu kitapta girişimcilik olgusu pedagojik, dini, iktisadi, politik, ailesel ve hukuksal olmak üzere pek çok açıdan incelenmiştir.
Yazarlar: Sezen Özek, Candaş Can, Yağmur Sağlam, Mehmet Samet Erdem, Abdullah Eravcı, Bilal Aslan, Bülent Tuğcu
₺250,00
KİTAP TANITIMI
BOSNA SAVAŞI SREBRENİCA KATLİAMI VE TÜRK ROMANI
Bu kitap; bilgi ve kurguyu, duygu ve gerçeği dengede buluşturan bir üslûba sahip. Sizi edebiyatın duygu yüklenmiş, engin denizinde hüzünlü bir yolculuğa çıkarıyor. Tarihin kılavuzluğunda ve gerçeklik anakarası ile bağınızı hiç kopartmadan yolculuk devam ediyor.
Bosna Savaşı’nı çok iyi bildiğimizi sanırken, aslında pek de bilmediğimiz gerçeğiyle, roman sanatı tahlili üzerinden bizi yüzleştirmesi, sarsıcı bir etki yaratıyor.
Edebiyatın mazlumların sesi oluşuna tanıklık ederek hafızamızı tazeliyor. Yakın tarihimizin en kanlı, en vahşi yöntemleriyle yaşanan; etnik soykırım maksatlı Bosna Savaşı’nın Türk romanındaki yansımaları irdeleniyor. İnsanlığın üç maymunu oynadığı tiyatro sahnesini, gözümüzün önüne seriyor.
Tarihin kaydettiği insanlık suçunu Türkiye’de edebî çerçevede bir “yaşam” hâline getiren “Bosna Savaşı Srebrenica Katliamı ve Türk Romanı” mutlaka okunması gereken önemli kaynaklardan biri.
Bir soykırımın anatomisini çıkaran Demet Yener’in bu kitabı ile tarihi bir yolculuğa çıkmaya hazır olun…
Gülcan Havva ERASLAN
₺380,00
KİTAP TANITIMI
HALKLA İLİŞKİLER VE KAMPANYALAR
Sosyoekonomik ve siyasal gelişmeler, örgütlerin dikkat çekebilmek için farklı stratejiler üretmesini zorunlu kılmaktadır. Enformasyondaki gelişmeler ekonomiyi etkilemekte ve iletişim stratejilerinin önemi artırmaktadır. İletişim stratejilerinden biri de önemini hiç kaybetmeyen kampanya organizasyonlarıdır. Günümüzde, halkla ilişkiler kapsamında kampanya organizasyonları üzerine birçok çalışma bulunmaktadır. Çalışmalarının bir kısmı kampanyaları, etkinlik yönetiminin altında değerlendirmektedir. Kitabımıza konu olan çalışmamızda ise; etkinlik yönetiminden daha özel bir konu olduğunu düşünmekteyiz. Halkla ilişkiler uzmanlığına aday olan Uşak Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık öğrencilerinin tasarladıkları kampanya çalışmalarından oluşan bir seçki bulunmaktadır.
Amacımız; Yeni nesil Halkla İlişkiler uzmanlarını cesaretlendirmek ve alanda çalışmak isteyenlere yol gösterici olmaktır.
Bilginlerle beraber düşünmeli, halkla birlikte hareket etmelidir.
George Berkeley
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Anaakım Sinemada Siyahi Özne
Kitap, doğal hukukla meşrulaştırılan ilkçağın kurumsal köleciliği ile ten rengi üzerinden gerekçelendirilen asri zaman ırkçılığı arasındaki zihinsel geçişi üretim ilişkileri tarafından çerçevelenen ekonomi-politik eğilimleri göz ardı etmeden tartışmaktadır. Bu maksatla yirminci yüzyıl geneline yayılan kronoloji üzerinden ilerleyerek bir yandan ele alınan sinema filmlerinin detaylı analizlerini yaparken; diğer yandan geçmişi ilkçağa uzanan köleleştirme pratikleriyle modern çağın ten rengi üzerinden gerekçelendirilen ırkçı eğilimleri arasındaki zihinsel sürekliliğe dikkat çekmektedir. Diğer yandan ırkçılığa temas eden tüm sinema filmlerini hâkim ideoloji tarafından çerçevelenmiş birer kültür endüstrisi ürünü olarak mahkûm etmek elbette doğru bir yaklaşım değildir. Zira bu filmlerin birçoğu toplumsal gerçekliği sanatsal bakış açısıyla harmanlayarak, sunabilme becerisi gösterebilmiş sinema tarihinin kilometre taşlarıdır. Dahası bu yaklaşım, yirminci yüzyılın tümüne yayılan hatta bir sonraki yüzyıla taşan ısrarlarıyla ırkçı şiddet ve siyahi ayrımcılığına karşı tavır geliştirebilmiş sıradan insanlarla onları örgütlü mücadele konusunda yüreklendiren siyahi önderlerin kazanımlarını göz ardı etmek olurdu. Netice olarak onlar mücadele etmeseydi, bu kitapta incelenen filmlerin birçoğu olmazdı.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Faziletlerin Özü (Nuhbetü’l-Fezâil)
İnsanı diğer varlıklardan ayıran temel özelliklerinden biri ahlâkıdır. İnsan yaşamının merkezinde yer alan ahlâk, evrensel bir gerçekliktir. Hayatın her alanıyla ilgili ilke ve esasları ihtiva eden ahlâk, kimlik ve karakterimizi de yansıtan bir kavramdır. Bireyin ve toplumun manevi gelişimini destekleyen ahlâk, huzur ve adaletin de sigortasıdır.
Osmanlı, yüzyıllar boyunca büyük bir medeniyetin merkezi olmuştur. Osmanlı’nın son dönem ahlâkçılarından Sadreddîn Şükrî’nin yazdığı ve ahlâk düşüncesinin ve pratiklerinin sistemli bir şekilde ele alındığı bu kitap, ahlâki mirasın incelendiği özgün bir kaynaktır. Nazarî (kavramsal) ve amelî (pratik) ahlâka ilişkin meselelerin el alındığı bu kitap hem Osmanlı toplumunu, tarihini ve kültürünü merak edenlere hem de ahlaki değerleri anlamak ve günlük yaşamlarına uygulamak isteyenlere ilham verecektir.
Kitap, ahlaki düşüncenin zenginliğini ve insanlığın evrensel değerlerini anlama yolculuğunda rehberiniz olacak, geçmişten günümüze taşınan ve hala önemini koruyan ahlâki değerleri keşfetmenize yardımcı olacaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK SİNEMASINDA AUTEURLER
Arka Kapak Yazısı
Bu çalışma yedi bölümden oluşur. İlk bölüm yapıtsal bağlamsal film eleştirisi bağlamında tür eleştirisi ve auteur eleştiriyi bir arada düşünmek üzerine yeni bir okuma yapar. İzleyen altı bölüm ise belirlenen tür ve yönetmenleri, türün dünyada ve Türkiye’deki tarihsel gelişimi içinde tartışır. Çalışma için belirlenen yönetmenler, incelenen türlerde üretim yapan, popüler sinema içinde konumlandırabilecek öte yandan auteur kuramı açısından da tartışılabilecek isimlerdir.
İkinci bölüm, korku sinemasının yapısal formülleri hakkında bilgi vererek Hasan Karacadağ’ın korku sinemasındaki temsillerini açıklar. Üçüncü bölüm, melodram türünün çok sevilen ve bir o kadarda nefret edilen ikircikli yapısında Çağan Irmak’ın “biz” duygusunu hangi melodramatik kodlarla yeniden inşa ettiğine ve hangi ideolojik mesajları içerdiğine değinir. Dördüncü bölüm, ana akım sinema içinde egemen söylemi yeniden üreten müzikal film türü içinde değerlendirilebilecek Ezop (Ezel Akay) filmlerinin popüler kültür ile etkileşimini ve karşıt kültür üretimini tartışır. Beşinci bölüm, aksiyonun türsel özelliklerini irdeleyerek, Serdar Akar’ın aksiyon sinemasında kahraman ve anti kahramanlar tarafından yeniden üretilen hegemonik erkeklik kavramının boyutlarını açıklar. Altıncı bölüm, politik sinemanın Birinci Sinema, İkinci Sinema ve Üçüncü Sinema içerisindeki tartışmalarına yeni bir okuma getirerek Sermiyan Midyat’ın popüler politik sinemasının sınırlarını belirlerler. Son bölüm, ortaoyunu ile ilişkilendirdiği komedi türünün geleneksel ve çağdaş anlatılardaki yapısal özelliklerini belirterek Selçuk Aydemir sinematografisinde güldürünün kültürel analizini yapar.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Modernizmin Düşünsel Tarihi ve Avangart Sanat Hareketleri
Modernizmin düşünsel tarihi, birçok yönüyle, çokkültürlü ve disiplinlerarası avangart sanat hareketlerinin teorik ve pratik temellerini şekillendirmiştir. Tarihsel süreçte estetik bağlamın geçirdiği değişimler, biçimsel yapıları dönüştürürken, toplumsal ideolojilerin parametrelerindeki farklılaşmalar da estetik tercihlerin yeniden tanımlanmasına olanak sağlamıştır. Toplumsal etkileşimin yarattığı diyalektik ilişki, sanatın üretim ve alımlanış biçimlerini çeşitlendirerek, çağdaş sanatın çoğulcu ve eleştirel karakterine zemin hazırlamıştır.
Sanat hareketleri 1800’lerden 1950’lere kadar, çok kültürlü etkileşimleri derinleştirirken, kendi terminolojisini de yarattı. Yıkıcı savaşlar ve halk hareketleri, sanatı biçimsel ifadenin ötesine taşıyarak toplumsal bilinçle beraber ideolojik mücadelenin zemini haline getirdi. Teknoloji devrimi ve kitle iletişim araçlarının yükselişi, üretim ve dağıtımda köklü değişimler başlatırken soğuk savaş dönemi, sanatı ideolojik propagandanın ve diplomatik mücadelenin bir parçası haline getirdi.
Bu kitap, belirli bir dönem aralığını incelerken; dönemin sanatsal bağlamını, farklı disiplinlerden yazarların teorik ve eleştirel katkılarıyla ortaya koyar. Bilgilendirici ve ilham verici olmayı hedefleyen çalışma, okuyucuyu sanatın toplumsal, politik ve kültürel dönüşümlerle nasıl kaynaştığını keşfedeceği çok katmanlı bir yolculuğa davet eder.
₺1.000,00
KİTAP TANITIMI
TALKS TO TEACHERS ON PSYCHOLOGY: AND TO STUDENTS ON SOME OF LIFE’S IDEALS
The art of teaching grew up in the schoolroom, out of inventiveness and sympathetic concrete observation. Even where (as in the case of Herbart) the advancer of the art was also a psychologist, the pedagogics and the psychology ran side by side, and the former was not derived in any sense from the latter. The two were congruent, but neither was subordinate. And so everywhere the teaching must agree with the psychology, but need not necessarily be the only kind of teaching that would so agree; for many diverse methods of teaching may equally well agree with psychological laws.
To know psychology, therefore, is absolutely no guarantee that we shall be good teachers. To advance to that result, we must have an additional endowment altogether, a happy tact and ingenuity to tell us what definite things to say and do when the pupil is before us. That ingenuity in meeting and pursuing the pupil, that tact for the concrete situation, though they are the alpha and omega of the teacher’s art, are things to which psychology cannot help us in the least.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Darbe
Dijital çağın görünmeyen yüzüyle yüzleşmeye hazır mısınız? Dijital Darbe, teknolojinin hayatı kolaylaştıran bir araçtan; insan davranışlarını, çalışma ilişkilerini, özgürlük algısını ve toplumsal düzeni yeniden şekillendiren küresel bir güç mekanizmasına dönüştüğünü ortaya koyuyor. TeknoKET (Teknolojinin yol açtığı Kaygı, Endişe ve Tepki) çerçevesinde; platform kapitalizmi, veri sömürüsü, algoritmik yönetim, dijital gözetim, yapay zekâ, sürekli bağlantılı çalışma kültürü ve dijital emek düzeni eleştirel bir bakış açısıyla inceleniyor. Kitap, dijitalleşmenin sunduğu hız ve konforun ardındaki görünmez uygulamaları sorgularken; insan onuru, mahremiyet ve bireysel özerkliğin dijital geleceğin en kritik meseleleri arasında yer alacağına dikkat çekiyor. Çünkü artık asıl soru, teknolojinin ne yapabildiği değil; insanı neye dönüştürdüğüdür.
₺280,00
KİTAP TANITIMI
Sinema ve Mekân
Farklı disiplinlerin bir araya gelmesiyle doğan verimli bir ortaklığın ürünü olan kitap, “sinema ve mekân” üzerine çalışan akademisyenlerin katkılarıyla hazırlandı. Birbirini besleyen, değiştiren ve dönüştüren iki farklı disiplinin bir araya gelerek, yeni anlam arayışlarının bir ürünü. Kitapta sinema ile mimari arasındaki etkileşim özellikle Türk sinemasında mekânın dramatik anlatı içindeki yeri çerçevesinde ele alınmıştır. Dolayısıyla kitap, mimarinin mekân kurma pratikleri ile sinemanın mekânı temsil etme, dönüştürme ve yeniden kurgulama olanakları arasındaki bağ aracılığıyla yeni disiplinler arası birliktelikler için güçlü bir temel sunmaktadır.
₺650,00