KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Türk Polisiye Romanında Celil Oker
₺440,00 -

Hakikatin Sesi: Post-Truth Çağında Emerson
₺275,00 -

Dijital Dönüşümün Örgütsel Yansımaları: İnsan–Teknoloji Etkileşimi
-

Mustafa Reşit Bey’in Hikâyeleri ve Mensur Şiirleri
₺320,00 -

Vedat Fidanboy Şiirleri Üzerine
₺350,00 -

İşletme Biliminde Güncel Tartışmalar ve Paradigmalar – III
-

Yükseköğretim Kurumlarında Özel Güvenlik Sistemleri
₺350,00 -

YENİ DÖNEM PAZARLAMA İLETİŞİMİ YAKLAŞIMLARI
₺405,00 -

ÜTOPYA DÜNYASI
₺315,00 -

ULUSAL AYNAYI OLUŞTURAN KADINSILIK SIRLARI
₺380,00 -

Türkiye Sağlık Sisteminde Reformlar ve Politika Transferi
₺235,00 -

Türk Folklor Tarihine Giriş
₺210,00 -

TOPLUM ve YAPI
₺275,00 -

The Administrative Transformation of Public Museums
-

Tanzimat’tan Meşrutiyet’e Gerede
₺635,00 -

SPOT DOĞAL GAZ FİYATLARINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER VE TÜRKİYE İÇİN ÖNERİLER
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Jan Švankmajer Sinemasında Gerçeküstücü
Gerçeküstücülük ve tekinsizlik kavramlarını muhalif bir duruşla bir araya getiren Çek yönetmen Jan Švankmajer’in kullanmış olduğu teknik ve filmlerindeki felsefi içerik, görünenin ardındaki şüphe uyandırıcı gerçekliğe rahatsız edici bir gıcırtıyla aralanan bir pencere hissi vermektedir. Onun filmleri bir giyotin gibi ıslık çalarak yaklaşan, zaman ve mekân algısını tersyüz eden bir gerçeklik deneyimi sunar. Bu kitap, var olanı sorgusuz kabul eden, uyum sağlamaya hazır bir izleyici yerine, aktif ve şüpheci bir izleyici öngörmekte; özgürleştirici bir etkinlik olan Švankmajer filmlerini, temel belirleyicisi olan ‘gerçeküstücü tekinsizlik’ bağlamında okumaya çalışma denemesidir.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
SİNEMA FİLMLERİNDE İNSAN HAKLARI
2000’lerin başından itibaren dünyada farklı hukuk fakültelerinde sinema eserleri hukuk araştırmalarının konusu olabilmekte ve hatta sinema aracılığıyla geliştirilen hukuk öğretimi yöntemlerinin tartışıldığı görülmektedir. Örneğin hukukçu, tartışacağı konunun çerçevesini çizerken bir filmden bir sahneyi hukuk metni gibi kullanabilmektedir ya da farklı filmlerde hukukun nasıl resmedildiğini tartışan sinemada hukuk üzerine çalışmalar dikkat çekmektedir.
Yine Türkiye’de hukuk fakülteleri ders programlarına; Hukuk ve Sinema, Hukuk ve Edebiyat, Hukuk ve Sanat, Toplumsal Bellek ve Hukuk, Hukuk ve Göstergebilim gibi beşeri bilimler ile hukuk arasında ilgi kuran derslerin seçimlik olarak eklendiği görülmektedir. “Hukuk ve Sinema Hareketi” olarak adlandırılan bu yeni alanın tarihi üzerine bir yapıtını 2016 yılında yayımlayan Machura, ilk hukuk ve sinema çalışmalarının 1980’lerin sonu itibariyle kaleme alındığını ifade eder. Machura’nın, hareketin yaygın hale gelmesiyle ilgili iki önemli tespiti vardır. Bunlardan ilki; küreselleşen kitle iletişim araçlarının hukukun ve hukukçunun medyada temsiliyle ilgili filmleri yaygın ve dünyanın her yerinden insan tarafından izlenebilir hale getirmesidir. İkincisi ise yine bilgi ve iletişim teknolojileri aracılığıyla derslerde filmlerin ve videoların kullanılabilir hale gelmesidir.
Her biri kendi alanında uzman olan, farklı üniversitelerden hukuk fakültesi öğretim üyelerinin bir araya gelerek sinema filmleri üzerinden temel insan hak ve özgürlükleri odaklı okumalarla gerçekleştirdiği “Sinema Filmlerinde İnsan Hakları” kitabı, alanyazında ilk yayın olması açısından ayrıca kayda değerdir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
MEDYA, AİLE VE KUŞAKLAR
İletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler, günümüzde pek çok alanda insan hayatını kolaylaştırmanın yanında, bireylerin serbest zamanlarında kapladığı dilimin giderek artması nedeniyle, insan ilişkilerini ve aile içi ilişkileri etkilemektedir.
Teknoloji ve buna bağlı olarak iletişim biçimlerinin bu denli farklılaştığı günümüzde, kuşaklar arasında da iletişim ve iletişime dayalı girişimler ciddi farklılıklar göstermeye başlamaktadır.
Tüm bu etkenler bir araya geldiğinde, içinde farklı kuşakları barındıran toplumun en küçük yapı birimi aile öncelikli olarak yaşanan bu değişimlerden etkilenmektedir.
Bu çalışmada, bu bağlamda, kuşak teorileri içinde yer alan ve dijital yerliler olarak kabul edilen Z ve Alfa Kuşakları ile onların aile ilişkileri üzerinde durulmaktadır.
Araştırmada hem bu iki kuşağı daha iyi tanıyabilme, hem de Z Kuşağından Alfa Kuşağına kadar olan kısa süreli dönemde iletişim ve medya kullanma biçimleri üzerindeki değişimlerini ortaya koyabilme amaçlanmaktadır.
Bu nedenle, nitel araştırma ile gerçekleştirilen bu çalışmada, derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak, Z ve Alfa Kuşaklarının her ikisinden de en az birer tane çocukları olan ebeveynlerle görüşülmüştür. Yapılan görüşmede sorulan sorularla, teknolojik gelişmelerin aile içi ilişkileri ve ailenin serbest zamanını nasıl etkilediği, Alfa ve Z Kuşağında yer alan çocukların genel özellikleri, aile ilişkileri ve teknoloji tabanlı cihazları kullanım alışkanlıklarıyla ilgili temel bilgilere ulaşılmıştır.
Özellikle de Z ve Alfa Kuşağı çocukların, 2-7 arası dönemlerinde, yukarıda bahsedilen noktalardaki farklılıkları ortaya çıkarılarak, Alfa Kuşağının gençlik dönemlerinde bu değişimlerin hangi yönde ilerleyerek nasıl bir dönüşüm yaşanacağı konusuna ışık tutulmaya çalışılmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Abede-i İblis YEZÎDİ TAİFESİNİN İTİKÂDÂTI, ÂDÂTI, EVSÂFI
Osmanlıca’dan latin alfabesine transkribe edilen, ilk baskısı 1912 yılında İstanbulda yapılan elinizdeki bu eserde, Ortadoğu’nun kadim halklarından olan Ezidiler’in dini inançları, itikatları, ibadetleri, evlenmeleri, cenaze merasimleri ve vaftiz gibi dini ve toplumsal ritüellerinden bahsedilmekte, kitabın son bölümünde ise Ezidiler tarafından değer atfedilen şeyhlerin biyografilerine yer verilmektedir. Ayrıca bu eser, Ezidiler hakkında malumat veren kaynak sayısının az olması sebebiyle, kitabın yazarı Âyândan Nurinin Ezidilere karşı ön yargılarına rağmen, araştırma yapmak isteyenlere yol göstermek açısından referans bir kaynak mahiyetindedir.
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYE’DE DIŞ TİCARETİN GELİŞİMİ TEORİ VE UYGULAMA
Dış ticaret ve ülkelerin uyguladığı dış ticaret politikaları iktisat literatüründe geniş bir yer tutmaktadır. Bunun nedeni dış ticaretin ve bu yönde uygulanan politikaların ülke ekonomisi için önemli etkilerinin olmasıdır. Ulusal ekonomilerin küreselleşmeye sürecine hızla katıldığı günümüzde, özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için dış ticaret önemli bir döviz getirisi fırsatı sunmaktadır. Ancak her ekonominin yapısı farklıdır. Dolayısıyla uygulanan dış ticaret politikaları ülkelerin yapısal farklılıklarından dolayı ekonomileri aynı şekilde etkilememektedir. Bu çalışmanın birinci bölümünde Türkiyede uygulanan dış ticaret politikaları, dış ticaretin tarihsel seyri içerinde incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde, öne çıkan dış ticaret teorilerine yer verilmiştir. Çalışmanın üçüncü ve son bölümünde Türkiye ekonomisinde büyümenin ithalat kaynaklı mı yoksa ihracat kaynaklı mı olduğu, basit ve anlaşılır bir ekonometrik yöntemle incelenmiştir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
The Hittites The Story of a Forgotten Empire
Recent discoveries have retorted the critic’s objections upon himself. It is not the Biblical writer but the modern author who is now proved to have been unacquainted with the contemporaneous history of the time. The Hittites were a very real power. Not very many centuries before the age of Elisha they had contested the empire of Western Asia with the Egyptians, and though their power had waned in the days of Jehoram they were still formidable enemies and useful allies. They were still worthy of comparison with the divided kingdom of Egypt, and infinitely more powerful than that of Judah.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
BEN’İN YÜZLERİ
‘Öteki ben’ kavramının genel bir kabulün sonucu insandaki ruh-beden ikiliğinin yanı sıra benzerlik ve karşıtlıklardan doğan ikiliklere duyulan merak ve onları açıklığa kavuşturma ihtiyacı üzerinden temellendirildiği söylenebilir. İlkel toplumlardaki mitler, destanlar, hikâyeler ekseninde ruh inancı düşünüldüğünde ‘öteki ben’ kavramının tarihsel süreç ile değişen ve gelişen toplumsal yapı içerisindeki insan, sorgulanan ve keşfedilmeye çalışılan ‘ben’ doğrultusunda edebî ifadesini de bulduğu anlaşılıyor. Bu konunun odağında Bask yazar Anjel Lertxundi’nin Otto Pette ile İhsan Oktay Anar’ın Puslu Kıtalar Atlası romanları kitabın kalbine yerleştiriliyor. Söz konusu eserlerdeki ‘öteki ben’lerin aslında roman kişilerinde belirgin bir şekilde var olduğu anlaşılan güç istenci ve yaşama istemi dolayısıyla ortaya çıktığı üzerinde durularak ‘ben’in kendini keşfetme yolculuğunda öteki bir ‘ben’e duyduğu ihtiyaç ve onunla geliştirdiği ilişki karşılaştırmalı olarak inceleniyor.
Ruhun “dünyevi kabuğu”, insan bedeni, ne kadar ulaşılabilir, ölçülebilir ve sınırlı görünse de ruhun kendisinin bir o kadar sınırsız olduğu ve içerisinde sayısız gizemi barındırdığı fark ediliyor. Lewis Carroll “Bir adın mutlaka bir anlamı mı olmalı?” diye soruyor, peki ya bir ‘ben’in mutlaka bir yüzü mü olmalı?
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Medya-İktidar- Demokrasi Sansür ve Otosansür
Düşünce ve ifade özgürlüğünün bir aracı olarak basın, modern demokrasinin bekçi köpeği (Wacthdog) olarak tanımlanmıştır. Nasıl ki bekçi köpeği korumakla olduğu yere/nesneye zarar verebilecek unsurlara karşı tetikte duruyorsa, medya da demokrasiye karşı gelebilecek saldırılar karşısında bir bekçi görevi üstlenmiştir.
Esas itibariyle batıda hızla gelişen demokrasilerde, yönetime katılma, seçme seçilme hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi kavramların yanında basın/medya özgürlüğü de temel haklardan sayılmıştır. Yönetenlerle halkın arasında bir köprü görevi üstlenen basın/medya, düşüncelerin serbestçe dolaşımına, dolayısıyla iktidarların halk tarafından denetimine olanak tanımıştır.
N. Beril Ekşioğlu Sarılar bu kitabında Türkiyedeki iktidar basın ilişkisini derinlemesine ele alıyor. Türkiyede ilk gazetenin yayınlanmasından günümüze, demokrasi bağlamında basın-iktidar ilişkisinin inişli çıkışlı tarihini, iktidarların basını/medyayı kontrol altına alma gayretlerini profesyonel gazetecilerin tanıklıklarıyla gözler önüne seriyor.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
İkna Perspektifinden İletişim Çalışmaları
İletişim, hedeflenen kişi ya da grupta davranış değişikliği yaratmak amacıyla gerçekleştirilen bir süreçtir. Halkla ilişkiler, reklam, gazetecilik, sinema, radyo-televizyon, sosyal medya ve aklınıza gelebilecek tüm iletişim alanlarında amaç hedef kitleyi sunulan mesajla ilgili inandırma ve harekete geçirmektir. Bu yüzden de en önemli aracı iknadır. İkna ise inandırmak, beğendirmek, yönlendirmek, harekete geçirmek amacıyla gerçekleştirilen kasıtlı eylemlerdir. İknaya konu olan hedef kitle, sunulan mesaja inanmakta ve rıza göstererek gönüllü olarak ona boyun eğmektedir. Bu yüzden ikna ve iletişim çalışmalarını birbirinden ayırmak mümkün değildir. Bu bağlamda eser, iletişim çalışmalarında iknanın önemini ve ayrılmazlığını gösterecek kriz iletişiminden haberciliğe, propagandadan diyalojik iletişime, emniyet teşkilatında ikna ve iletişimin öneminden artırılmış gerçekliğe kadar pek çok örnek sunmakta ve alana katkı sağlamaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
VII. ULUSLARARASI KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT BİLİMİ KONGRESİ BİLDİRİ KİTABI
Goethe’nin “Ulusal edebiyat artık bir şey ifade etmiyor, dünya edebiyatının zamanı geldi, herkes bu dönemi hızlandırmak için buna katkıda bulunmak zorundadır” demesinin üzerinden yaklaşık iki yüz yıl geçti. Goethe ortaya atmış olduğu “dünya edebiyatı” kavramı ile edebiyatlar arasındaki iletişimi ve etkileşimi vurgulamak istemişti. Bu bir bakıma dünya kültürü anlamına geliyordu ve insanlık kültürünün bir üst basamağıydı. Sadece edebiyatlar arasındaki etkileşim değil, ortak bir duygu birliği geliştirme yolunda da önemli bir adımdı dünya edebiyatı.
Karşılaştırma her zaman bilimlerin bir yöntemi olmuştur. Bu bağlamda yüzyılımızın başında edebiyatlar arasındaki alışverişe dikkat çeken çalışmaların yoğunluğu göze çarpar. Toplumların birbirleri hakkındaki yorumlarını ortak bir buluşma noktasına doğru hareketlendiren bu çalışmalar sadece edebiyat alanıyla sınırlı kalmayıp, psikolojiden sosyolojiye, tarih biliminden antropolojiye ve genel anlamıyla kültür bilimlerini kapsamaktadır. Günümüze bakıldığında edebiyatlar, dolayısıyla kültürler arası iletişime daha çok ihtiyaç duyulduğu görülmektedir. Eskiden uzakta olanlarla karşılaşmalar gündelik hayatımızın bir parçası haline gelmiştir. Ötekileştirme, önyargı oluşturma veya belli gruplar hakkında oluşturduğumuz basmakalıp düşüncelerin yön verici etkisi hayatımızın her alanına yansımaktadır. Bir yandan küresellik iddiaları sınır tanımayan bir hareketliliğe olanak tanırken, diğer yandan farklılıkları ön plana çıkararak yerelliğin bir zenginlik olarak korunması çabaları dikkat çekicidir. Bu çok farklı kültürlerin karşılaşmalarında kimlik konusu da önemli bir sorunsal olarak karşımıza çıkmaktadır. Kendi kültürünü koruyarak, diğer kültürü anlama deneyimleri yüzyıllardır yaşanan toplumsal çabalardan biridir. Komşularla ilişkiler kültürel zenginlik anlamına gelebileceği gibi, gerilimli bir ilişkiyi de ifade edebilir.
10-12 Ekim 2018 tarihlerinde Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde düzenlemiş olduğumuz VII. Uluslararası Karşılaştırmalı Edebiyat Bilimi Kongresi çerçevesinde sunulan bildiriler de edebiyatlar ve kültürlerarası ilişkileri gösterme ve yorumlama girişimi olarak alana katkıda bulunma çabasının bir ifadesidir.
Yazarlar: Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, Prof. Dr. Meral Ozan, Doç. Dr. Abdurrahman Kolcu, Doç. Dr. Hasan BAKTIR, Doç. Dr. Vehbi Ünal, Doç.Dr. Bekir Zengin, Ahmet ÜNGÜDER, Alla Serdiuk, Arzu ÖZYÖN, Ayhan Tek, Ayşe Nur Özdemir, Burcu Narda Yurtseven, Canan AKBABA, Ceren Kahraman, Derya Ersöz, Derya Koray Düşünceli, Dilek SAKAROĞLU, Dr. Berna USLU KAYA, Dr. Emin ONUŞ, Dr. Müge GÖNCÜ, Dr. Öğr. Ü. Emel Erim, Dr. Öğr. Üyesi Hatice EŞBERK, Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Semerci, Dr. Zennure Köseman, Duygu Özakın, Ebru Ceker Gündogdu, Efsane Huseyin, Emel Özkaya, Emine ZEYTUNLU, Erdal BARAN, Fatma Kahraman, Filiz İlknur Cuma, Gonca GÜVEN AKIN, Hamza KUZUCU, Kamran Ahmadgoli, Khallieva Gulnoz Iskandarovna, Medina Karahan, Mehmet Emin PURÇAK, Meryem Koyun, Nevzat KAYA, Nihan ATLI, Onur ÖZCAN, Öğr. Sevgi Kamışoğlu, Öğrt. Gör. Dr. Reyhan İsmet Özsarı, Özge Sinem İMRAĞ, Özlem ULUCAN, Seçil YÜCEDAĞ, Seçkin SARPKAYA Sibel Baran, Sona Jafari Nasab, Sultan Dilek GÜLER, Tülinay Dalak, Ünal KAYA Veysel LİDAR, Yusuf Ziyaettin Turan, Zeliha DURAN, Zeliha ÖZTÜRK
₺890,00
KİTAP TANITIMI
Marginal Women in Theatre
The purpose of this book is to present representations of marginal women in contemporary theatre to scholars, researchers, critics, students, and anyone who is interested in womens studies in the fields of contemporary British and American theatre. This book displays marginalized voices of women in the light of feminist criticism in British and American Theatre. The chapters of this book vary from the analysis of how marginal women are represented, womens issues regarding their images, status, or suppression of women to marginal lives of women creating alternative lifestyles in contrast to patriarchal dominant order through a feminist lens. This book also depicts how historic/mythic characters subvert traditional gender roles to set a feminine identity that does not accord with the patriarchal order. The scholars in each part give voice(s) to marginalized feminine identities by discussing how images and experiences of women, and their voices have been effective in the chosen contemporary British and American plays.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Türev Piyasalar ve Türev Ürünler
Kitapta öncelikle finansal piyasalarda önemli bir rolü olan türev piyasalar tanımlanmakta ve bu piyasaların tarihsel gelişimi ve ülke ekonomisi açısından önemi açıklanmaktadır. Daha sonra ise bu piyasalarda kullanılan vadeli işlem sözleşmeleri, forward sözleşmeleri, opsiyon sözleşmeleri, swap sözleşmeleri, diğer türev araçlar anlatılmakta ve Türkiye’de Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası`nda işlem gören türev ürünler incelenmektedir.
Ayrıca türev ürün fiyatlaması, fiyatlamada kullanılan modeller açıklanarak, türev piyasalar ve türev ürünler genel olarak okuyucuya tanıtılmaya çalışılmaktadır.
Sade bir dille hazırlanan çalışmanın, türev piyasalar ve türev ürünler konusunda bilgi sahibi olmak isteyen herkes için fayda sağlaması amaçlanmaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
İşçi ve Sinema
Sinema sanatının kitlesel etki gücünün yüksek olduğunu belirtmekte yarar var. Zira Bonitzer’e göre seyirciyi şaşırtan şey, perdede görülenlerin gerçeğe benzerliğidir. Gerçeğe benzer olan ile gerçek olan arasındaki ilişki, sinemanın seyirci üzerindeki etki gücünün belirleyici olmasında önemli bir etkendir. Sinema sanatının algı üzerindeki etki gücü; tesis edilen bürokratik yapının ideolojik kabulünü, kurgusal gerçeklik ile yaşamın gerçeği arasında kurulan bağ ile sağlamasında saklıdır. Bundan dolayı sinema, ideolojik örgütlenmede önemli bir propaganda ve ajitasyon aracıdır. Fakat kapitalist sistemde sinemanın işlevinin sınırlarını belirleyen faktör; ekonomik yapının önerdiği bölüşüm ilişkileri ve bunun sosyoekonomik sonuçlarıdır…
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Arthur Schnitzler Öykülerinde Ölüm Olgusu: Modern İnsanın Ölüm Korkusu
Edebiyat, salt hikâye anlatımı mıdır, insana ve yaşama dair bir bilgi kaynağı mıdır? İnsana ve yaşama dair konular, kaleme alındıkları dönem ve mekanlarla sınırlı mıdır, insanlığın ortak belleğinin zaman ve mekândan bağımsız var olmayı sürdüren ürünleri midir?
Bilincin derinlikleri, içgüdüler, insanın korkuları, varoluş sorunları, yaşam ve ölüm diyalektiği yüz yıllardır insanlığın bir kenara bırakamadığı konulardır. Arthur Schnitzler, bunları ustalıkla ele almış Avusturyalı bir yazardır. Sigmund Freud’un “benim uzun çalışmalar sonucu elde ettiğim bilgileri siz gözlem yeteneğinizle tespit ediyorsunuz” diyerek tebrik ettiği Schnitzler’in öykülerinin büyük bir kısmı ölüm olgusunu konu etmektedir. Ancak, yazar ölümün kendisini değil, ölüm olgusunun 19. yüzyıl modern bireyin üzerindeki etkisini ele almıştır. Böylece varoluş sorunu çerçevesinde ele aldığı ölüm korkusu, “geçicilik kaygısı-yaşama arzusu” ekseninde işlenmiştir.
Yazarın Avusturya’da Modern Dönem ve yüzyıl geçişinde öne çıkan “benlik” algısı ve varoluş sorununu işlediği öykülerinden Andreas Thameyers letzter Brief, Der Andere – Aus dem Tagebuch eines Hinterbliebenen, Der Sohn – Aus den Papieren eines Arztes, Der Mörder, Der Tod des Junggesellen ve Die Toten schweigen ayrıntılı olarak incelenmiş, motif ve ölüm türleri bölümlerinde Sterben, der grüne Kakadu, Paracelsus, Anatol adlı eserleri de ele alınmıştır. Ayrıca, konu bağlamında, yazarın yaşamı ve günlüklerinden “varoluş sorununa” ilişkin bilgilerin de ele alındığı bu çalışma, Schnitzler ve eserlerinde ölüm motifi konusunda kapsamlı bir analiz sunmaktadır.
İçinde bulunduğumuz dönem de bizlerin “yüzyıl geçişi” ve modern dönemidir. Bu çalışmayı, insana dair temel olguların zaman ve mekândan bağımsız olduğunu hatırlayarak okumak, günümüz hız çağındaki ‘birey’in durumuna da ışık tutacaktır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Ekonomi ve Toplum
Yeni ekonomik anlayışlar, ortodoks ekonomi teorilerinin öngördüğü sınırları aşarak iktisadi eylemi ve içtimai ilişkileri daha geniş bir perspektifte ele alan bir zenginlik sunmuştur. Söz konusu yeni ekonomik yaklaşımlar, iktisadi eylemin yalnızca neoklasik bakışın idealize ettiği rasyonel bireyin kararlarından ibaret olmadığını, iktisadi eylemin doğasının aynı zamanda sosyal, kültürel ve psikolojik birçok faktörden beslendiğini vurgulamıştır. Yeni ekonomik anlayışların iktisadi düşünceye kazandırdığı bu kavrayış ekonomi bilimiyle toplum bilimlerinin atası sayılabilecek sosyoloji arasında, daha kuvvetli bağlar kurulması gerektiği yönündeki motivasyonları arttırmıştır.
Tam bu noktada Sosyoloji biliminin, bireyin toplumsal davranışlarının saiklerini araştırma hususundaki çabaları ekonomi ve toplum arasındaki ilişkinin mütekabil bir bünyeye sahip olduğunu göstermiştir. Sosyolojik araştırmalar insan davranışlarının, bireylerin alelade tercihlerine göre değil; canlı organizmaların anlamlı biyolojik davranışlarına benzer birtakım norm ve değerler gibi faktörlere bağlı olarak gerçekleştiği fikrine sadık kalmaya çalışmıştır. İktisadi farkındalığı yüksek sosyoloji kuramları da bu norm ve değerlerin temelinde yatan olası salt iktisadi gerçekliğe yoğunlaşma çabası içinde olmuştur.
Tüm bunların izinde bu kitapta yeni ekonomi olgusunun yanı sıra bu alanda yaşanan gelişmelerin toplumsal yansımaları da ele alınarak tartışılmıştır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Amerikan Board Misyonerlerinin Balkanlar ve Ortadoğu Coğrafyasındaki Anatomisi (1820-1923) Cilt II
Geleneksel misyonerlik tarihi anlatılarının ötesine geçen bu kapsamlı çalışma, binaları ve diplomatik belgeleri değil; bu devasa yapıyı omuzlarında taşıyan insan unsurunu merkeze alıyor. Çalışma 1026 kişilik personel evrenini kolektif biyografi ve tarihsel demografi yöntemleriyle çözümlüyor. Eser; New England’dan Doğu’nun zorlu coğrafik şartlarına “biyolojik şok” tecrübesini, rasyonel personel yönetimini, “misyoner hanedanlıkları” yaratan akrabalık ağlarını ve kadın misyonerlerin dirençli profillerini ampirik verilerle inceliyor. Kurumsal aklın, yetkiyi yerel kadrolara devrederek kendi varlığını planlı şekilde tasfiye etme stratejisini deşifre ediyor. “Misyoner anatomisini” karanlıkta bırakmayan bu kitap, Yakındoğu’nun toplumsal dönüşümünü insan kaynağı üzerinden yeniden okuyan benzersiz bir başvuru kaynağıdır.
₺1.100,00
KİTAP TANITIMI
Hakas Türkçesinde Geçmiş Zaman Kategorisi
Güney Sibirya Türk lehçeleri arasında önemli bir yere sahip olan Hakas Türkçesi, özellikle zaman kategorisi açısından Türkoloji araştırmalarına zengin veriler sunmaktadır. Bu çalışma, Hakas edebiyatının roman türündeki ilk eseri olan ve Nikolay Georgiyeviç Domojakov tarafından kaleme alınan “Iraxxı Aalda” (1960) üzerinden Hakas Türkçesindeki geçmiş zaman kategorisini incelemektedir. Geçmiş zaman kategorisi; basit ve birleşik yapılı işaretleyiciler olmak üzere iki ana başlık altında ele alınmakta, her bir yapının biçimsel ve işlevsel özellikleri romandan tespit edilen örnekler bağlamında ortaya koyulmaktadır. Tespit edilen yapılar ışığında çalışma, yazara özgü dil kullanımları ile birlikte romanın kaleme alındığı döneme ait Hakas yazı dilinin özelliklerini sergilemesi bakımından önemli bir kaynak niteliği taşımaktadır.
₺430,00
KİTAP TANITIMI
Emeğin Dijitalleşmesi: Sosyal Ağın Zorlayıcılığı Üzerine
Eski ya da yeni bütün iletişim araçlarının hâkim üretim ilişkilerinden bağımsız düşünülemeyeceği vurgusu, yeni medyada aynı zamanda hem üretici hem tüketici (üretketici) olarak bulunan ücretlendirilmemiş emeğin analizini gerektirmiştir. Kapitalist toplumun her dönem kendini yapısal olarak yenileyen ama özü aynı kalan yasalarına göre yeni medyayı tartışmaya açmak, iletişim çalışmaları açısından hala güncelliğini korumaktadır. Fakat asıl merak uyandıran ve önemli olan enformasyonel, maddi olmayan, duygulanımsal ve dijital emek olarak nitelenen emek gücünün, küresel bilgisayar ağlarında sermaye birikimi açısından hangi işlevleri yerine getirdiği veya nasıl değer sağladığıdır. Diğer bir kritik soru ise yeni medya kullanıcı emeği üzerinden nasıl ideoloji yayar olmalıdır. Yeni medyanın katılımcı veya etkileşimli yapısının, kullanıcıları; aracı-tüketici konumundan birer kaynak-üretici konumuna getirdiği iddia edilse de günümüz sosyal ağların uyguladığı hedefli reklamcılık modelleri ve sosyal ağa üye olabilmek için onaylamamız gereken gizlilik koşulları bunun tam tersini söylemektedir. Sosyal ağlarda aracı olan kullanıcı ağın zorlayıcılığına çabucak boyun eğer.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
II. MEŞRUTİYET VE ERKEN CUMHURİYET Dönemleri Üzerine Yazılar
II. Meşrutiyet (1908-1918) ve dönemin temel aktörü Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti Cumhuriyete geçişte pek çok siyasi kurum, örgüt ve deneyim için bir laboratuar sağlamıştı. Modern siyasi kurumlar, çok partili hayat ve hatta etnik unsurlar arası birliği sürdürme denemeleri bu dönemde uygulamaya kondu. Siyasi kurum ve kadrolar, sağ-sol yönelimlerin sınırları, milliyetçilikteki dışlayıcı çizgilerin temel doğrultusu o dönemde belirginleşti. Bu deneyim olumlu ve olumsuz sonuçları ile Cumhuriyete aktarıldı.
Erken Cumhuriyet ile kastedilen 1923-50 arası yıllar, Cumhuriyetin kurucusu Atatürk ile sonrası Milli Şef dönemlerine ayrılabilir. Aynı dönemi ülke içi siyaset ve dünya ile ilişkileri çok etkilediği için, 1929 krizi ile de ayırmak ve II. Dünya Savaşı sonuna kadar uzatmak mümkün görünüyor.
Mete Çetikin çeşitli özgün yazı ve kitap eleştirilerinin derlendiği bu kitapta, II. Meşrutiyet döneminin genel siyasi ortamı, Makedon hareketi liderleri, İttihatçıların siyasi tiyatro etkinlikleri gibi başlıklar konu edilerek, farklı açılardan ele alınmaya çalışılıyor.
Erken Cumhuriyet dönemi üzerine ise, genel siyasi ortam, milliyetçilik, ırkçılık, Soğuk Savaş, üniversite tasfiyeleri ve Atatürkü konu eden özgün yazı ve kitap eleştirileri yer alıyor.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Genişletilmiş Gerçeklik Teknolojileri ve Güvenlik Uygulamaları
Güvenlik alanı, geçmişten günümüze teknolojik gelişmelere öncülük yapmış ve yapmaya devam etmektedir. Devletler, iç ve dış güvenliğini sağlamak için bu alanda yapılan teknolojik gelişmelere büyük önem vermekte ve geniş bütçeler ayırmaktadır. Sanal, artırılmış karma gerçeklik teknolojilerini içerisinde barındıran “Genişletilmiş Gerçeklik” teknolojileri de son yıllarda güvenlik alanında gözde teknolojiler olarak öne çıkmaktadır.
Güvenlik alanının ihtiyaç duyduğu eğitim ortamlarının sanal olarak yaratılması ve deneyimlenmesi sayesinde, gerçek hayat koşullarına en yakın eğitim ortamı oluşturulabildiğinden güvenlik alanında genişletilmiş gerçeklik teknolojilerinin kullanımı da giderek artmaktadır.
Bu kitapta güvenlik, mühendislik ve iletişim gibi farklı disiplinlerden uzman araştırmacı ve akademisyenler tarafından genişletilmiş gerçeklik teknolojilerinin güvenlik alanındaki uygulamaları her bir disiplin özelinde incelenerek, siber güvenlik, coğrafi farkındalık, afet yönetimi, sağlık güvenliği, savunma sanayii, güvenlik personelinin fiziksel eğitimi, ateşli silah eğitimi, ciddi oyunlar, harp oyunları, muharebe modelleme ve simülasyon, insansız hava araçları simülatör sistemleri, çevre güvenliği, üç boyutlu haritalar ve güvenlik alanındaki inovasyon ve teknoloji transferi konuları açısından gerçek hayat uygulama örnekleriyle zenginleştirilerek açıklanmıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Sürdürülebilirlik Bağlamında Bütünleşik Pazarlama İletişimi
Bilinirliği her geçen gün artan Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, insan yaşamının devamlılığını esas almaktadır. Bu çerçevede doğal kaynakların korunmasına yönelik girişimler, sorumluluk bilincinin yerleşmesi, toplumların ve onu oluşturan bireylerin sosyal ve ekonomik refah seviyesine ulaşması kalkınma hedeflerinin temel felsefesini oluşturmaktadır.
Sürdürülebilirlik ve Sürdürülebilir Kalkınma kavramlarının günümüz ve gelecek açısından önemini Bütünleşik Pazarlama İletişimi bağlamında akademik bakış açısı ile değerlendirmek bu kitabın temel motivasyonunu oluşturmaktadır.
Alanında uzman akademisyenlerin emek yoğun çalışmaları neticesinde ortaya çıkan çalışmada, Bütünleşik Pazarlama İletişimi araçları olarak bilinen Halkla İlişkiler, Reklam, Satış Tutundurma, Kişisel Satış ve Doğrudan Pazarlama unsurlarının Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile ilişkilendirildiği 8 bölüm bulunmaktadır.
Bu kitabın, yapılacak akademik çalışmalara öncülük etmesi, insan ve dünya varlığının devamlılığı için önemli olan bu kavramlara yönelik farkındalık oluşturması dileğiyle.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
REKLAM VE TÜKETİM
Hayat ve Elele dergilerinde yer alan örnekler üzerinden reklamın gizil işlevi olan kültürel yapı ile etkileşimini ve toplumsal değişimin yönünü okumak önemli. 1950’lerden günümüze reklam metinleri aracılığı ile; tasarruftan, tüketerek var olmaya uzayan bir sürece tanıklık etmek.
Reklam metinlerinde yarım asır öncesine uzayan bir yolculuk. Türkiye’nin yaşadığı süreçleri aynı zamanda bu boyuttan görmek ve okumak heyecan verici olduğu kadar düşündürücü de. Bildiklerimiz, anımızda kalanlar ve hiç hatırlamadıklarımız…
“Tüketen miyiz, tükenen miyiz?” sorusu ile baş başa kalmak.
KİTAP TANITIMI
Pravda Gazetesinde KORE SAVAŞI
İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan iki kutuplu dünya düzeni çerçevesinde Kore bir çekişme alanı hâline getirilmiş, taraflar yarımadaya kimin hükmedeceği konusunda net bir mutabakata varamamış ve nihayetinde 38. paraleli sınır alarak tarihsel ve kültürel olarak ortak geçmişe sahip olan Korelileri iki farklı devlet olarak ayırmışlardır. Böylelikle günümüzde dahi çözüme kavuşturulamamış Kore Sorununun temelleri atılmıştır. 25 Haziran 1950de iki taraf arasında savaş hâli başlamış, 27 Temmuz 1953 tarihinde ateşkes ile sıcak savaş durumu durdurulmuş ancak bir barış sağlanamamıştır.
Pravda Gazetesinde Kore Savaşı adlı çalışmada, 1950 ile 1953 yılları arasında üç yıl süren savaş durumu, Doğu Bloğunun lider devleti olan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği gözüyle değerlendirilmektir. Bu bağlamda, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin en önemli ve tirajı en yüksek gazetelerinden birisi olan aynı zamanda Komünist Parti Merkez Komitesine bağlı olarak yayın yapan Pravda gazetesi çalışmanın merkezi konumunda olmuştur. Böylelikle dolaylı olarak Sovyet Hükûmetinin görüşlerine de ulaşılması amaçlanmıştır. Çalışmamızda Pravdaya ek olarak, T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi ve Wilson Center Digital Archivedan elde edilen belgeler ile CIAin online olarak yayınladığı savaş hakkındaki istihbarat raporları da kullanılmıştır. Kore Savaşını konu alan Türkçe, İngilizce ve Rusça ikincil kaynaklara da çalışmamızda yer verilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Choice-Based Revenue Management with Applications to Hotels
Intense competition, fast changing technology, increased and diverse customer demand, and fast and reliable services and goods delivery expectations have reduced the profit margins for products. To be able to obtain a sustainable economic success, companies search for ways to offer the existing products via innovative ways. Revenue management is a tool that helps firms in this purpose. On the other hand, to match and even exceed customer anticipations, firms need to understand customer preferences and offer products accordingly. Customers can now reach wide range of competitor products due to online services. Hence it became much more important to apprehend and integrate customer choices into decision support tools. At this point, choice models are used to mathematically understand the customer choice preferences among a set of presented alternatives. This book combines revenue management and choice models to present a methodology to understand customer choices and integrate these to revenue management methods to be able to offer the best set of products to the customers. Also real life applications for hotels have been presented for different methods that are discussed and also proposed in this book with respective algorithms. When combined with decision support tools, concepts presented in this book offers a significant revenue increase for companies.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Boğaz Sözcüğünün Monografisi
Bu çalışmanın amacı; boğaz sözcüğünün Eski Türkçeden başlayıp Tarihî Türk Lehçeleri ve Türkiye Türkçesine uzanan anlamsal serüvenini ve kullanım alanını detaylı olarak tespit etmektir. Metin tarama yöntemi ile ortaya konulan çalışma; boğaz sözcüğü üzerine bilgiler, dil ve edebiyat ürünlerinde boğaz ve diğer bilim dallarında boğaz olmak üzere üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde boğaz sözcüğünün etimolojisi ve sözlüklerdeki karşılığı üzerinde durulmuştur. Bu bölümde ayrıca boğaz anlamında kullanılan, boğaz ile aynı kökten türeyen ve boğazla kurulmuş birleşik sözcükler incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde boğaz sözcüğünün atasözleri, deyimler, kalıp sözler, çocuk oyunları, mani, şarkı, bilmece, Türk şiiri ve dil bilimde kullanımı ele alınmıştır. Üçüncü bölümde boğaz sözcüğünün tıp, kişi adları, bitki adları, hayvan adları, teknolojik alet adları, coğrafi adlandırma, avcılık, argo, dua, beddua, giyim kuşam ve süslenme, okçuluk, değirmencilik, müzik ve tarım alanlarındaki kullanımı incelenmiştir. Ayrıca bu bölümde sözcüğün ödünç verildiği dillerdeki görünümü üzerinde durulmuştur. Çalışmanın Türkoloji alanına faydalı olmasını temenni ediyoruz.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Post Truth Çağda Siyaset
Kadim geleneklerin kutsal ruhuyla, yenileşme ve modernleşme hayaletinin girmiş olduğu bitmez savaşta, insan hayatına anlam katan yenilikler aynı zamanda insanı değiştiren değerler olarak izlenmektedir. İnsanı değiştiren her değer hakikati söylemekten de imtina ettiren özneleri yaratırken; hakikat-siyaset ilişkisi insanı içerisinden çıkılamayan heyulalara gark etmektedir. Siyaset, heyulaların sürekliliğine katkı sunan bir ilişki ile insan hayatına dokunmaktadır. Hoşa giden ne varsa, tesadüfi ya da absürt olan her şey bir siyasi söylem içerisinde somutlaştırılmakta ve insanın inanması için çaba gerektirmeyen bir tarzda sunulmaktadır. Artık insanın aynası olabilecek değerleri giderek azalmış ve siyaset ile hakikat ilişkisi içerisinde kaybolmaya yüz tutmuştur.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Sürdürülebilir Finans Sözlüğü
Sürdürülebilir finans, finansal sistem içinde sürdürülebilir ekonomik aktiviteleri hayata geçirmek için çevresel, sosyal ve yönetişim kriterlerini yatırım kararları sürecine dahil eder. Böylece hem ekonomik büyüme desteklenmiş hem de çevre üzerindeki baskılar azaltılmış olur. Bu açıdan sürdürülebilir finansın önemi, uluslararası ve ulusal kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları, finans profesyonelleri ve konuya ilgi duyan bireyler için giderek artmaktadır. Bu süreçte sürdürülebilir finans ile ilgili pek çok yeni terim ortaya çıkmakta ve anlam karmaşası yaratmaktadır. Sürdürülebilir Finans Sözlüğü, konuyla ilgili pek çok terimi bir araya getirerek sürdürülebilir finansla ilgili çalışanlara yardımcı olmayı hedeflemektedir. Bugünden yarına pek çok şeyin hızlıca değiştiği günümüz dünyasında bu sözlük, bir başucu kitabı olarak araştırmalarınızı ve çalışmalarınızı yaparken karşılaştığınız terimleri farklı yerlerden arama zahmetine girişmeden pratik ve hızlı bir şekilde sonuçlandırmanızı sağlamanıza yardımcı olacaktır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
İşçi Göçlerinin Büyük Britanya Emek Piyasasına Etkileri
İşçi göçleri konusu günümüzde Avrupa Birliği içinde yapılan politik tartışmaların başında gelen konulardan biridir. Bunun başlıca nedenleri olarak Avrupa devletlerinin yaşadığı demografik sorunlar (nüfusun yaşlanma ve azalması) ve işgücü kıtlığı sonucu olarak işçi göçlerin bir kurtarıcı unsur olarak görülmesidir. Günümüzde demografik sorunların ve işgücü kıtlığının giderilmesinde en etkili ve kısa seçenek olarak işçi göçleri gelmektedir. Bu bağlamda yeni AB üyesi olan ülkelerden demografik sorunlar yaşayan Batı Avrupa’ya olan işçi göçleri bu sorunların giderilmesinde önemli bir fırsat gibi gözükmektedir.
Bilindiği gibi 2004 yılı Mayıs ayında, sekiz Orta ve Doğu Avrupa ülkesi Avrupa Birliği üyesi olmuştur. Bu ülkelerin birliğe üye olmalarından itibaren İsveç ve İrlanda’yla beraber Büyük Britanya yeni üye olan bu ülkelerden işçilerin serbest dolaşımlarına ve emek piyasalarına tam olarak girmelerine izin vermiştir. Çalışmanın amacı Büyük Britanya’ya A–8 ülkelerinden 2004 sonrası gelen göçlerin bu iş piyasasındaki ücretler ve istihdam üzerine etkilerini ölçmektedir.
Çalışma A-8 ülkelerinden Birleşik Krallığa olan göçler ile yerel iş piyasası sonuçları arasında anlamlı bir korelasyon olup olmadığı üzerinde kurgulanmıştır. Bu amaçla A–8 ülkelerinden gelen işgücünün özelliklerine ait eğitim düzeyi, yaş ve sayı gibi veriler ile Birleşik Krallık yerel işgücü piyasası verileri internet üzerinden İngiliz Devlet İstatistik Kurumlarından ve literatür çalışmalarından elde edilmiştir. Çalışmada, elde edilen veriler 3’er aylık veriler halinde SPSS istatistik programına sırasıyla girilmiş olup, bu veriler çok değişkenli korelasyon tekniği ve regresyon analiz vasıtasıyla işlenerek sonuca ulaşılmaya çalışılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
SPSS VE R UYGULAMALI SAYMA VERİSİ REGRESYON ANALİZİ MODELLERİ PRM – NBRM ZIP ZINB – HURDLE
Sayma verisi regresyon analizi, bağımlı değişkenin Poisson dağılımı ve Negatif binom dağılımı gibi nadir görülen olayların dağılımına sahip olduğu durumlarda, küçük değerlerdeki yığılma nedeniyle normallik varsayımı sağlanmadığında, bazen de incelenen olayın niteliğinden kaynaklı olarak bağımlı değişkenin çok sayıda sıfır değeri almasından dolayı klasik regresyon analizinin kullanılamadığı durumlarda tutarlı ve etkin tahminler üretebilen bir yöntemdir. Özellikle sosyal bilimlerde ve tıp alanında bağımlı değişkenin herhangi bir dönüşüm yapılmaksızın normal dağılıma sahip olması çok sık rastlanılan bir durum değildir. Sayma verisi regresyon modelleri tam da böyle durumlarda, veriye herhangi bir müdahalede bulunmadan, bazı değerleri çıkarmaya gerek kalmadan açıklanmak istenen olayı olduğu gibi ele alabilmektedir. Bu kitap içerdiği örnekler bakımından en kolaydan daha karmaşığa olacak şekilde okuyucu dostu bir yaklaşım benimsenerek yazılmıştır. Konuyla ilgilenen herkese faydalı olmasını dilerim.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Ortamda Marka İletişiminde Fayda-Zarar Ekseni: Vaka Analizleri
Francis Bacon ‘Bilgi güçtür’ der. İçinde bulunduğumuz iletişim çağında sadece bilgiye ulaşmak değil, ona ‘en hızlı’ biçimde ulaşmak gücümüzü belirlemektedir. Bugün bilgiye en hızlı ulaşan, en hızlı dönüşebilen ve çağın gerekliliklerine en hızlı uyum sağlayabilenler başarı yolunda ilerleme imkanı bulacaktır.
‘Kuramsız uygulama, uygulamasız kuram düşünülemez’ fikrinden hareketle hayata geçirilen bu eser, kuram ve uygulamayı sentezleyen akademisyenleri bir araya getirme fikriyle olgunlaştı. Salt teorik bilgilere değil, teorik bilgilerin markalar üzerindeki uygulamalarının analizlerine yer vererek okuyucusuna farklı bir perspektifi taşıma amacıyla bir yol haritası belirledi. Bu çalışma, spor, eğitim, hizmet sektörü, otomotiv sektöründen seçilen örneklerin ve itibarı yönetmenin izini sürerek bu alanları odak olarak belirledi. Vaka analizleri aracılığıyla büyük resmi belki daha kapsamlı, daha anlaşılır, daha farklı okuma biçimleri ile çizerek hedef kitleye ulaşmasını sağlamak amacıyla misyonunu tamamlamayı seçti.
Bu kitabı okurken, Charles Darwin’in ‘Daha zeki ya da güçlü olanlar değil, değişime en fazla ayak uyduranlar ayakta kalır’ sözü rehberliğinde dijital ortamda markaların fayda/ zarar eksenindeki dengesine hep birlikte tanık olacağız.
₺235,00