KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Dijital Teknolojiler ve Akıllı Kentler: Belediyeler İçin Geleceğe Yönelik Stratejiler
₺250,00 -

Modernizmin Düşünsel Tarihi ve Avangart Sanat Hareketleri
-

Sarasvati’nin Hüzünleri, Kayıp Nehir, Bahao
₺470,00 -

Türkiye – Avrupa Birliği İlişkileri
₺270,00 -

HİKÂYET-İ SÎMURG
₺300,00 -

Yeni Medyada Yanlış Bilgi: Komplo Teorileri ve Bilimin İnkârı
₺340,00 -

Vecizeler (Birinci Kitap, İkinci Kitap, Üçüncü Kitap, Dördüncü Kitap)
₺495,00 -

Uluslararası Kalkınmada Yozgat’ın Potansiyeli Problemleri ve Çözüm Önerileri
₺420,00 -

TÜRKİYE’DE E-ÖĞRENME Gelişmeler ve Uygulamalar III
-

Türk Romanında Mitik Görünüm (1980-2005)
₺610,00 -

Trabzon’dan Manzaralar
₺300,00 -

THE CAUSES OF THE SUCCESSES OF THE OTTOMAN TURKS
₺405,00 -

Tarihî Türk Lehçelerinde Ünsüzler
₺715,00 -

STRES, YÖNETİMİ VE FİNANSAL STRES
₺210,00 -

Sosyal Bilimler Perspektifinden Salgın Hastalıklar ve Toplumsal Dönüşüm
₺520,00 -

SİNEMASAL KADINLAR
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI SÜRECİNDE PROPAGANDA VE TÜRKİYE
Psikolojik Savaş, hedef kitleleri yıkıma uğratmak, moralini bozmak veya algılarını kontrol altında tutarak yönetmek maksadıyla yapılan silahsız bir savaştır. Propaganda ise Psikolojik Savaşın en önemli aracıdır. Propaganda, düşman tarafından yapılırsa kandırıcı, kendi tarafımızdan yapılırsa, koruyucu ve inandırıcı nitelik taşır.
İkinci Dünya Savaşı sürecinde özellikle Almanya ve İngiltere başta olmak üzere Müttefik ve Mihver Devletler, birbirlerine ve tarafsız ülke konumunda olmasına rağmen Türkiye’ye karşı yoğun propaganda faaliyetleri yürütmüşlerdir. Türkiye, kendisine karşı yapılan propaganda faaliyetlerine sessiz kalmamış, karşı propaganda faaliyetleri yürütmeyi başarmıştır.
Müttefik Devletler, Türkiye’ye karşı kalabalığa katıl, tren etkisi, parıltılı genellemeler propaganda yöntemlerini kullanırken, Mihver Devletler, Türkiye’ye karşı bir otoriteye referans, tanıklık, özdeşleşme, korkuya başvurma propaganda yöntemlerini kullanmışlardır. Türkiye’nin karşı propaganda taktiği ise Müttefik ve Mihver Devletlerin bakış açısına göre değişiklik göstermiştir. Türkiye, Müttefik Devletlere parıltılı genellemeler propaganda yöntemini kullanırken, Mihver Devletlere doğrudan doğruya çürütme ve kısıtlayıcı tedbirler gibi karşı propaganda yöntemlerini uygulamıştır.
Bu çalışmada, İkinci Dünya Savaşı Dönemine ait Türk ve İngiliz arşiv belgeleri, gazete ve dergileri ışığında bu dönemde uygulanan Müttefik ve Mihver Devletlerin propaganda faaliyetleri ve Türkiye’nin karşı propaganda faaliyetleri ele alınmıştır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Trablusgarp Savaşı’nda Hilâl-İ Ahmer Cemiyeti (1911-1912)
Hilâl-i Ahmer Cemiyeti, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e miras kalan değerli kurumlarımızdan biridir. Cemiyet 1868 yılında kurulmuş olsa da 1911 yılına kadar yani Trablusgarp Savaşı’nın başlamasına kısa bir süre kala üçüncü kez yeniden oluşum aşamasına gelmiştir. Daha sonra yardım faaliyetlerini günümüze kadar aralıksız olarak sürdürmüştür. Cemiyet Trablusgarp’taki faaliyetlerini, Osmanlı Devleti’nin doğrudan bir sınırı olmadığından Mısır ve Tunus üzerinden Trablusgarp’a ulaşarak yürütmeye çalışmıştır. Yaralı ve hasta Osmanlı askerlerine yardım etmek amacıyla sağlık heyetleri göndermiş olsa da Arap mücahitleriyle bölge halkına önemli yardımlarda bulunmuştur. Hilâl-i Ahmer sağlık heyetlerinin yardım faaliyetleri hiç de kolay olmamıştır. İtalyanlar, adeta uluslararası hukuk kurallarını çiğneyerek hem Cemiyet’in kurmuş olduğu sağlık merkezlerini uçaklarla bombalamış hem de Hilâl-i Ahmer çalışanlarını haksız yere esir etmişlerdir. Dolayısıyla Hilâl-i Ahmer sağlık heyetleri mücadelelerini bin bir güçlükle sürdürmüşlerdir.
Trablusgarp Savaşı, Balkan Savaşlarıyla başlayıp Milli Mücadele ile bitecek olan ve 10 yıl sürecek savaşların öncüsüdür. Karadan ve denizden İtalyanlarla savaşma imkanı olmamasına rağmen, Türk milletinin bir vatan toprağının direnmeksizin teslimi mümkün olmayacağı anlayışından hareketle buraya gönüllü subaylar gönderilmiştir. Bu subayların Trablusgarp’ta hem askerî sevk hem de yerel halkı örgütlemelerindeki yetenekleri İtalyanlara karşı önemli başarılar kazanmalarını sağlamıştır. Bu subayların başında Enver Bey ve Mustafa Kemal gelmektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
SAĞLIK KURUMLARINDA MUHASEBE ETİĞİ
Günümüzde bireylerin sağlığa verdiği önemin giderek artması sağlık kurumlarını her zamankinden daha önemli hale getirmiştir. Sağlık bir toplumun gelişmişlik düzeyini gösteren en önemli kriterlerden biridir. Sağlık kurumlarındaki faaliyetlerin tümünün etik ve ahlaki değerler çerçevesinde yürütülmesi gerekmektedir. Alan yazında sağlık kurumlarına yönelik yapılan etik çalışmalar daha çok tıbbi etiğe yoğunlaşmıştır. Sağlık kurumlarındaki yöneticilerin rasyonel kararlar alabilmelerinde muhasebe uygulamaları, sistemin işlerliği açısından büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle bu kitap Sağlık Kurumlarında Muhasebe Etiğini konu almaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
14-16. YY. ÇAĞATAY VE AZERİ EDEBİYATI ( Klasik Türk Edebiyatı Ana Çizgileri 1)
₺780,00
KİTAP TANITIMI
Parental Deprivation and Social Adaptation Problems in Children in Developmental Psychology
This doctoral thesis examines the profound effects of parental loss on children’s social, emotional, and cognitive development. Parental deprivation significantly compromises children’s sense of security, disrupting social competence and empathy levels. In-depth interviews conducted with 200 children and families in Manila, Philippines, reveal that children who lack parental support struggle to establish strong social bonds and often experience heightened levels of loneliness and social anxiety. This deprivation contributes to emotional and cognitive constriction, limiting children’s ability to express themselves effectively in social interactions. Findings highlight the critical role of supportive social networks—particularly relatives, teachers, and peers—in facilitating children’s adaptation processes. The study underscores that parental loss leaves lasting psychological imprints on children, emphasizing the importance of early intervention programs to foster healthy relationship-building and mitigate the long-term social and emotional consequences of parental deprivation.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Erzincan Şehrinin Mekânsal Değişimi Tarihi Mimari Örnekleri 1839-1939
Erzincan gibi hem kadim hem de doğal afetler ile ciddi sınavlar veren şehirlerde, şehir ve mekân hafızası çok etkilenir. Özellikle göç yolları ile çok kültürlü, depremsellikle yıkılıp yeniden yapılanma süreçlerini aynı anda yaşayan Erzincan’da mimari kültür takibi yapmak meşakkatli bir iştir.
1900lü yılların ardından yaşanan teknolojik gelişmeler ile görsel kayıtlar bu mimari takibi kolaylaştırmıştır. Kayıt altına alınan fotoğraflar, şehrin dokusunu, görünümünü, sanatsal yönlerini ve malzeme seçimlerini ortaya koyabilmektedir.
Özellikle 1839-1939 yılları arası merkeze alınmıştır. Modernleşme, cumhuriyet vizyonu faaliyetleri ile şehir mimari örnekleri paylaşılmıştır.
Askeri yapılar açısından zengin arşiv kaydı olan Erzincan için mimari örnekler, tarihi akış ve arşiv belgelerinin ışığında, şehir tarihi de değerlendirilip bir kesit olarak ele alınmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
İleri Yetişkinlikte Hayat Boyu Öğrenme
21. yüzyıl, yaşam süresinin uzadığı ve ileri yetişkinliğin toplumsal yaşamda giderek daha görünür hâle geldiği önemli bir demografik dönüşüm dönemidir. Bu yeni dönemde öğrenme, gençlik yıllarıyla sınırlı olmaktan çıkarak yaşamın bütününe yayılan dinamik bir Hayat Boyu Öğrenme sürecine dönüşmektedir.
İleri Yetişkinlikte Hayat Boyu Öğrenme: Kırsal ve Kentsel Deneyimler, Engeller ve Aktif Yaşlanma adlı bu kitap, köyde ve şehirde yaşayan 20 ileri yetişkinin deneyimlerinden hareketle öğrenmenin yaşamın ilerleyen dönemlerindeki anlamını ele almaktadır. İleri yetişkinler ne öğrenmek istiyor, neden öğreniyor ve öğrenme hayatlarına nasıl dokunuyor? Yaşanılan çevre, öğrenme olanaklarını nasıl şekillendiriyor?
Kitap, öğrenme ihtiyaçlarını, motivasyonları, ortamları, engelleri ve yaşam boyunca biriken becerileri inceleyerek hayat boyu öğrenme ile aktif yaşlanma arasındaki ilişkiye odaklanmaktadır. Eser, Halil Karka’nın Doç. Dr. Hüseyin Kaygın danışmanlığında yürüttüğü akademik bir araştırmanın ürünü olmakla birlikte, elde edilen bulguları daha geniş bir okuyucu kitlesiyle buluşturmayı ve ileri yetişkinlikte hayat boyu öğrenmeye ilişkin tartışmalara katkı sunmayı amaçlamaktadır.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
Hafıza, Hatırlama ve Unutma
Bu, hiçbir akademik kurala uymayan, kendine has bir tarzda kaleme alınmış kitap, uzun yıllar bir konu üstünde düşünme ve çalışmanın ürünüdür.
Bu kitap, “Ahmet Hamdi Tanpınar’ı Tanpınar yapan tesirler nerelerden geldi, o kimselerin kendi oluşumunda da kimler nasıl bir rol oynadı?” sorusunu araştıran bir çalışma sonucunda ortaya çıkmıştır.
Orada, karşımıza çıkan, Tanpınar’ın da “ustam” diyerek kabul ettiği büyük Fransız düşünürü, yirminci yüzyılın bütün ilk yarısında, beynin “cortex” denen üst yapısında oluşan ve gelişen “DÜŞÜNCE”nin kanunlarını, kendi üzerinde deney ve gözlemler yaparak incelemek isteyen Paul Valéry idi.
Burada, beynin orta kısmındaki HAFIZA merkezinin çalışma yöntemi, kendini Paul Valéry gibi büyük bir şair ve düşünürle mukayese etme hatasına kapılmadan, normal günlük ve mesleki hayatı da hiç aksatmadan, düzensiz akan bir sohbet şeklinde, kendi üzerindeki gözetlemeler günü gününe kayda alınarak araştırılmıştır.
Bu kitabı okuyan her okuyucuya kendisinin de kendi üzerinde buna benzer gözlemler yapması tavsiye olunur.
₺800,00
KİTAP TANITIMI
İngiliz Romanında İstila Gotiği
1897 yılı, Kraliçe Viktorya’nın Elmas Jübilesi ile Britanya İmparatorluğu’nun yenilmezliğini kutladığı görkemli bir vitrin sunarken dönemin edebi bilinçaltı, telafi edilemez bir çöküşün dehşetini yansıtmaktaydı. 19. yüzyıl İngiliz romanı alanında hazırlanan bu kitap, fin de siècle döneminin en sarsıcı üç başyapıtını, Bram Stoker’ın Drakula, Richard Marsh’ın Böcek ve H. G. Wells’in Dünyalar Savaşı romanlarını, yenilikçi bir kuramsal çerçeve olan İstila Gotiği merceğinden tahlil ediyor. Doğu’nun karanlık şatolarından, mistik dehlizlerinden ve uzayın derinliklerinden gelerek imparatorluğun merkezine sızan ve hatta onu yok etmeye çalışan bu Ötekiler, aslında Britanya’nın kendi sömürgeci günahlarının, bastırılmış cinsel anarşisinin ve ters sömürgeleştirme korkularının bedenlenmiş halleridir. Viktorya döneminin son zamanlarını konu alan bu kitap, imparatorluğun kendi yarattığı canavarlarla yüzleşmesini İstila Gotiğinin dünü, bugünü ve yarını şeklinde ele alarak okurun dikkatine sunuyor.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Antik Roma Ekonomisinin Modellenmesi
Antik çağın en büyük pazarı olan Akdeniz’de, ticari aktivitelerin yoğun olarak yaşandığı zaman aralığı Pax Romana Dönemi olmuştur. Bu dönemde Roma İmparatorluğu Akdeniz’in tamamını ele geçirmiş ve ticaret yollarının güvenliğini sağlayarak istikrarlı ve hareketli bir piyasa oluşmasını sağlamıştır. Antik çağ ekonomisi ile ilgili en çok veriyi aldığımız bu piyasada Campania Bölgesi’nde üretilen şaraplar bütün Akdeniz’e ihraç edilmiştir. Bölgenin ünlü ve pahalı şaraplarının ihracatına dair izler, Akdeniz’in önemli liman kentlerinden, batıklardan veya iç bölgelerden sürülebilmektedir. Söz konusu şarabın ihracat izleri antik kaynaklar, yazıtlar, Campania şarabını taşıyan Dressel 2-4 amphoraları veya dolialar üzerinden takip edilebilmektedir. Bahsi geçen veriler, Campania şarabının dağılım haritası ile ilgili bilgi verse de bölgede şarabın üretim kapasitesi ile ilgili çok sınırlı bir veri ortaya koymaktadır. Verilerin yetersizliği bu tez çalışmasında bölgenin üretim kapasitesini anlamak için coğrafi bilgi sistemleri aracılığı ile analiz ve modelleme çalışmaları yapılmasını gerekli kılmıştır. Bu kapsamda öncelikle Pax Romana Dönemi’nin siyasi ve ekonomik koşulları incelenmiş sonrasında Campania Bölgesi ve şarabı, Dressel 2-4 amphoralarının yayılımları ve son olarak da modelleme çalışmaları gerçekleştirilmiştir.
Roma ekonomisini Campania şarabı ihracatı üzerinden bir iktisadi bakış açısı ile değerlendirmek için öncelikle piyasa ve ürün analizini doğru yapmak gerekmektedir. Pax Romana Dönemi içerisinde üretimi etkileyen olayları analiz etmek (Vezüv Yanardağ’ının patlaması gibi) ve bu olaylar karşısında rakip üreticilerin verdiği tepkileri görmek de bu modele dahil edilmiştir. Çalışmada, üzümün şaraba dönüşüp tüketiciye ulaşıncaya kadarki harcanan maliyetini tespit etmek ve tüccarların kâr marjını belirleyebilmek ana hedefler arasında yer almaktadır. Bunun yanı sıra söz konusu ticareti çeşitli modelleme yöntemleri ile değerlendirip analiz etmek, antik çağ iktisadını matematiksel bir formül ile ifade etmek anlamına gelecektir. Eksik ya da tartışmalı verilere rağmen bu çalışma iktisat, arkeoloji ve tarih gibi disiplinlere ve bu alanlarda yapılacak olan sonraki akademik çalışmalara özellikle yöntem olarak bir fikir oluşturacaktır.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Çin Tarihinde İz Bırakanlar
Han Hanedanı, Çin tarihinin siyasi, kültürel ve ekonomik açıdan en önemli dönüm noktalarından biridir. Yaklaşık dört yüzyıl süren bu dönem, yalnızca kendi çağını değil, günümüz Çin kültürünü de derinden etkilemiş ve şekillendirmiştir.
Bu çalışmada, Çince biyografik kaynaklardan yararlanılarak Han Hanedanı’na damga vurmuş, etkileri Çin sınırlarını aşarak dünya tarihine uzanmış beş seçkin şahsiyet ele alınmıştır. Han Hanedanının kurucusu Liu Bang, Büyük Tarihçi olarak anılan Sima Qian, savaşçı hükümdar Han Wu Di, tıp tarihinde çığır açan ve anestezinin öncüsü kabul edilen Hua Tuo ve son olarak bilimin sembol isimlerinden, sismografın mucidi Zhang Heng hakkında bilgi verilmiştir.
Çin tarihinde iz bırakanların sayısı elbette saymakla bitmez. Seçtiğimiz bu beş isim, Çin’in zengin ve çok katmanlı tarihsel mirasının yalnızca bir kesitini temsil etmektedir. Amaç, Han döneminin düşünce dünyasını, bilim anlayışını ve devlet yapısını tanımak isteyen okurlar için sağlam bir başlangıç noktası sunmaktır.
KİTAP TANITIMI
Medya-İktidar- Demokrasi Sansür ve Otosansür
Düşünce ve ifade özgürlüğünün bir aracı olarak basın, modern demokrasinin bekçi köpeği (Wacthdog) olarak tanımlanmıştır. Nasıl ki bekçi köpeği korumakla olduğu yere/nesneye zarar verebilecek unsurlara karşı tetikte duruyorsa, medya da demokrasiye karşı gelebilecek saldırılar karşısında bir bekçi görevi üstlenmiştir.
Esas itibariyle batıda hızla gelişen demokrasilerde, yönetime katılma, seçme seçilme hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi kavramların yanında basın/medya özgürlüğü de temel haklardan sayılmıştır. Yönetenlerle halkın arasında bir köprü görevi üstlenen basın/medya, düşüncelerin serbestçe dolaşımına, dolayısıyla iktidarların halk tarafından denetimine olanak tanımıştır.
N. Beril Ekşioğlu Sarılar bu kitabında Türkiyedeki iktidar basın ilişkisini derinlemesine ele alıyor. Türkiyede ilk gazetenin yayınlanmasından günümüze, demokrasi bağlamında basın-iktidar ilişkisinin inişli çıkışlı tarihini, iktidarların basını/medyayı kontrol altına alma gayretlerini profesyonel gazetecilerin tanıklıklarıyla gözler önüne seriyor.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Bir Deste Berceste
Dogal olarak, elinizdeki bu küçük çalısma edebiyatımızdaki bütün bercesteleri içine alan bir derleme degildir. Bir siirin berceste kıvamında olup olmadıgını ölçen bir otorite veya kıstas yoktur. Bizim amacımız mümkün oldugunca genis bir okur grubunun zevkine hitap edecegini umdugumuz siirleri toplamaktı. Bunda ne kadar basarılı oldugumuza okurlarımız karar verecektir.
Bu kitap, her ne kadar siir tadını bozmamak için akademik ayrıntıdan uzak olarak tasarlandıysa da üniversitelerin Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Dili ve Edebiyatı Ögretmenligi ve Türkçe Ögretmenligi bölümlerinde bilhassa Eski Türk Edebiyatı derslerinde yan eser olarak kullanılabilecek mahiyettedir. Yalnız edebiyatı meslek olarak icra edenler degil söz sanatlarından hoslanan her insanın kitapta geçen bercesteleri zevkle okuyacagını umuyoruz. Umarız, bu küçük derleme düsünce ve zevk dünyamızı süslemize küçücük bir katkıda bulunur.
Eger maksud eserse mısra-ı berceste kâfidir!
Aceb hayretteyim ben Sedd-i ?skender hususunda
Eger amaç dünyada bir eser bırakmak, bir hüner
sergilemek ise bunun için bir berceste mısra söylemek
kâfidir. ?skender, o seddi bosuna yapmıs. O kadar ugrasıp
seddi yapmak yerine bir berceste mısra bıraksaydı
daha iyi ederdi!
KİTAP TANITIMI
Başkaldırı ve Uyum
Türk Muhafazakârlığı ve Nurettin Topçu başlıklı araştırma evreninde, oldukça karmaşık ve sorunlu bir görünüm arz eden ?Türk muhafazakârlığı? olgusu masaya yatırılmaktadır. Türk muhafazakârlığının, gelişmiş Batı ülkelerinde hayli baskın bir siyasal birikime sahip muhafazakâr akımlarla paylaştığı temel değerlerle, onu Batı muhafazakârlığından ayrıştıran öğeler tartışmada önemli yer tutmaktadır. Aslında muhafazakârlığın, ?bir sabun köpüğüne? benzeyen seçmeci (eklektik) ve kaygan yapısı, araştırmacıyı daha baştan kimi ikilikler/zıtlıklarla (dikotomiler) karşı karşıya bırakmaktadır. Bu yüzden tezin ilerleyen kısımlarında da belirtileceği gibi muhafazakârlığın ne olduğunu anlayabilmek, aslında onun ne olmadığının anlaşılmasında yatmaktadır. Zira gerek Batı gerekse Doğu (Türkiye ve modernleşme sürecine girmiş çeşitli İslam ülkeleri kastedilmektedir) muhafazakârlığında şeytan ?ayrıntıda? daha doğrusu, zıtlıklarda gizlidir.
Tezin başlığının, Türk Muhafazakârlığı ve Nurettin Topçu olarak belirlenmesi ister istemez araştırma evreninin ikili bir yapıya bürünmesine, yani evrenin, ?muhafazakârlık/Türk muhafazakârlığı ve Türk muhafazakârlığı/Nurettin Topçu? şeklinde ikiye bölünmesine yol açtı. Dolayısıyla çalışmanın ilk bölümünde muhafazakârlığın kuramcıları aracılığıyla nasıl seslendirildiği, muhafazakârlığa eleştirel bakan düşünür ve akımların muhafazakârlığa yönelttikleri itirazlar gibi konular önemli bir yer tuttu. Batı ve Doğu muhafazakârlıklarının, temel izlekleri karşılıklı metinler bağlamında tartışıldı. Burada gözetilen temel hedef Batı/Doğu muhafazakârlıklarının paylaştıkları/ayrıştıkları değerler kümesinin ortaya çıkarılıp karşılaştırılabilmesiydi.
KİTAP TANITIMI
DİJİTAL ÇAĞDA Z KUŞAĞI GERÇEKLERİ
21. yüzyılda yaşanan sosyal, siyasal, politik, ekonomik ve teknolojik gelişmeler Z kuşağının gündelik yaşam pratiklerinde önemli değişimleri de beraberinde getirmiştir. Özellikle 2019 yılında başlayan COVID-19 pandemi sürecinin tüm dünyayı etkisi altına alması ile neredeyse hayatın her alanında radikal değişimler ve dönüşümler yaşanmıştır. Toplumun önemli bir yapı taşını oluşturan gençler ve dolayısıyla Z kuşağı, her aşamada yeni değerlerin inşa edildiği dijital çağda önemli ve etkin bir rol üstlenmektedir.
Günümüzde, Z kuşağını doğru bir biçimde okuyabilmek aslında geleceği anlayabilmektir. Bu bağlamda “Dijital Çağda Z Kuşağı Gerçekleri” kitabı, Z kuşağını yeni dünya düzeninde anlamaya yönelik bir içerikle hem akademiye hem de sektöre önemli bir kaynak olmayı amaçlamaktadır.
25 yazar tarafından 19 bölüm olarak kaleme alınan bu kitap, dijital çağda Z kuşağı gerçeklerini ortaya koymaya yönelik araştırma, derleme ve incelemeleri içermektedir. Bu bağlamda kitapta; markalaşma, dijital pazarlama, yeşil pazarlama, reklamcılık, halkla ilişkiler, dijital iletişim, eğitim, e-spor, dijital gazetecilik, dijital oyunlar, dijital siyasal iletişim, dijital okuryazarlık, dijital kültür, sosyal medya, postfeminizm ve tüketici davranışları gibi konular sosyal bilimler çerçevesinde, Z kuşağı perspektifinden detaylı bir biçimde incelenmiştir.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
20. Yüzyıl İspanyol Romanında Yüzyıl Ortası Kuşağı
1939’da sona eren iç savaşın ardından çoğu aydın İspanya’dan sürülür, halk ise Franco idaresinde, sansür ve baskı ortamı içinde yaşamaya başlar. Tüm bunlara rağmen İspanyol edebiyatı gelişimini sürdürür. Bu gelişimde 1950’lerin genç yazarları büyük rol oynamıştır. “Yüzyıl Ortası Kuşağı” olarak anılan bu yazarlar eserleriyle topluma ışık tutmuş, farklı sınıftan pek çok insanın zorlu yaşam koşullarını romanlarına yansıtmıştır. Bu yıllarda kadın yazarlar da ön plana çıkmış olup, toplumda birçok hakkı elinden alınmış, özgürlüklerini yitirmiş ve dışarıdaki yaşamı çoğu kez perdelerin ardından seyreden kadının romandaki sesi olmuştur. Bu çalışmada dönemin önemli kadın yazarlarından Carmen Laforet, Carmen Martín Gaite, Ana María Matute ve Elena Quiroga, kadının eğitim, sosyal yaşam ve iş yaşamı gibi alanlardaki konumunu sorgulayan Nada, Entre visillos, Primera memoria ve Tristura adlı romanları aracılığıyla ve eserlerindeki ortak konular ışığında ele alınmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Koruma, Yetki ve Eylemsizlik
Soykırım, savaş suçları, etnik temizlik ve insanlığa karşı suçlar karşısında uluslararası toplum neden bazı durumlarda harekete geçerken bazı krizlerde gecikmekte ya da etkisiz kalmaktadır? Bu kitap, Koruma Sorumluluğunu yalnızca askerî müdahale tartışması olarak değil; egemenlik, önleme, yetkilendirme, kapasite, hesap verebilirlik ve müdahale sonrası korumayı birbirine bağlayan bir koruma rejimi olarak ele almaktadır. Libya, Suriye ve Myanmar/Rohingya örnekleri üzerinden normatif taahhüt ile fiilî koruma arasındaki mesafeyi inceleyen çalışma, bu sorunu “Üçlü Koruma Açığı” ve “seçici kurumsallaşma” kavramsallaştırmalarıyla açıklamaktadır. Koruma, Yetki ve Eylemsizlik, uluslararası toplumun koruma sözünün neden her zaman zamanında, tutarlı ve sürdürülebilir sonuçlara dönüşmediğini sorgularken, Koruma Sorumluluğunun imkânlarını ve kurumsal sınırlarını bütüncül bir çerçevede tartışmaktadır.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
Günahkâr Kalbi
Vasıf Necdet, Kurtuluş Savaşı yıllarında (1919 – 1922) Bursa’da kuyumculuk ve gazetecilik yapar. Soyadı Kanunu’ndan sonra “Armay” soyadını alır. Daha sonra Bursa’da çıkmış olan İntibah (1921) gazetesinde bir süre yazı işleri müdürlüğü yapar. Kurtuluş Savaşı yıllarında sahibi ve başyazarı olduğu Kardeş (1921) ve Hakikat (1922) adlı gazeteleri çıkarır.
Savaşın sonunda vatana ihanet suçlamasıyla yargılanıp beraat eder. Tarafımızdan yapılan araştırmada yazar hakkında bazı yeni bilgilere de ulaşılmıştır: Kardeş gazetesinin 26 Şubat 1339 / 1923 tarihli 142. sayısında vatana ihanet suçlamasıyla tutuklanması ve yargılanması nedeniyle “Hıyanet-i Vataniye’den Hizmet-i Vataniyeye” adlı bir yazı yayımlar. Bu yazıda hayatı, eğitimi, asıl mesleği, Bursa’daki faaliyetleri hakkında az da olsa bazı bilgiler verir ve mahkemedeki savunmasını olduğu gibi aktarır.
Mahkemedeki savunmasında, Bursa’daki bazı arkadaşlarıyla düşman hakkında bilgi toplayıp Ankara’ya gönderen bir istihbaratçı olduğunu itiraf etmek zorunda kaldığını söyler. Yani vatan haini değil, ülkesine hizmet eden bir vatansever olduğu ortaya çıkarak aklanır. Bu mahkemeden dört yıl önce (1919), otuz altı yaşında iken kendi isteğiyle subaylıktan emekli olduğunu belirtir. Yine bu yazıda, 1317 (1901)’de Mekteb-i Harbiye’den mezun olduğunu ve Mustafa Kemal Atatürk’ün Harp Okulu’ndan sınıf arkadaşı olmakla iftihar ettiğini belirtir.
Bursa’da Kardeş gazetesinde tefrika edip 1924 yılında kitap olarak yayımladığı tek romanı “Günahkâr Kalbi“dir. Yazar bu eserini “resimli roman” olarak nitelendirir. Eserde anlatılan ahlak çöküntüsünü ekonomik sebeplere dayandırır. Eser, romantik ve şiirsel bir dille kaleme alınmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Kosova Türklerinin Manileri ve Mani Söyleme Geleneği
Kosova Türklerinin Manileri ve Mani Söyleme Geleneği (İnceleme ve Metinler) adlı bu kitap, Kosova Türklerinin sözlü kültür ürünlerinden manilerin bağlam merkezli bir biçimde incelenmesiyle oluşturulmuştur.
Kosova Türklerinin mani söyleme geleneğine dair bilgiler ve manilerin büyük bir kısmı, alanda yapılan derleme çalışmaları ile elde edilmiştir. Bu nedenle bu kitap, 21. yüzyılda Kosova Türklerinin kültürel varlıklarının bir ispatı olan sözlü kültür ürünlerinin elde edilmesi, bir bütün olarak mani söyleme geleneğinin incelenmesi ve değerlendirilmesi açısından önemlidir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İngiltere’de Feminizmin Doğuşu
Kadın-erkek eşitliğini esas alan, geleneksel toplumsal cinsiyet rollerine göre kadının ötekileştirilmesine karşı çıkan, ataerkil toplumun kadınlar hakkında oluşturduğu önyargılı imajı ortadan kaldırmayı amaçlayan feminist akım, İngiliz yazar Virginia Woolf’un feminist söylemi ve feminist edebiyatı sayesinde İngiltere’de büyük bir yankı uyandırmıştır. Bu çalışmada, Woolf’dan önce, kadın hakları için mücadele veren İngiliz kadınların ve Woolf’un feminizme katkıları tartışılmaktadır. Woolf’un Kendine Ait Bir Oda ve “Kadınlar için Meslekler” adlı çalışmalarında vurguladığı ‘Kendine Ait Bir Oda’ ve ‘Evdeki Melek’ kavramlarının, Dışa Yolculuk, Gece ve Gündüz, Mrs Dalloway ve Deniz Feneri adlı feminist romanlarındaki yansımaları, bu kitapta ele alınmaktadır. Bu romanlardaki, feminist dönem öncesi, erkek-egemen İngiliz toplumunun değer yargılarıyla yetişmiş kadınları temsil eden kadın karakterlerin yaşadıkları sorunlar bu kitapta tartışılırken, kadınların feminist döneme geçişle beraber deneyimledikleri aydınlanma ve farkındalık değerlendirilmekte, Woolf’un feminist akıma katkıları incelenmektedir.
KİTAP TANITIMI
Coğrafyada Uzaktan Algılama
Uzaktan algılama, coğrafi bilgi sistemleri ile birlikte coğrafyanın veri kaynakları ve çalışma yöntemlerinin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Ancak, uzaktan algılamanın – özellikle Türkçe literatürde coğrafya disiplini içerisinde kullanım alanlarının yeterince bilinmemesi bizi bu yayının hazırlanmasına yönlendirmiştir. Elinizdeki bu kitap coğrafyanın çeşitli alanlarında gerçekleştirilen uzaktan algılama çalışmalarını somut örnekler ile okuyuculara sunmayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda coğrafya bilimi ve diğer mekânsal bilimler ile ilgilenen araştırmacılara ve öğrencilere “uzaktan algılama ile neler yapılabilir?” sorusunun cevabı verilmeye çalışılmıştır.
Her biri alanında uzman yazarlar tarafından kaleme alınan bu kitap yedi ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm, uzaktan algılama ile ilgili temel bilgileri okuyucuya sunmakta, böylece konuyla ilk kez tanışanlar için ilerleyen bölümlerin daha kolay anlaşılmasını hedeflemektedir. Sonraki bölümlerde ise jeomorfoloji, klimatoloji, hidrografya, vejetasyon coğrafyası, tarım coğrafyası ve arazi kullanımı/ arazi örtüsü gibi coğrafyanın alt disiplinleri ve çalışma konularında uzaktan algılamanın kullanımı ele alınmıştır. Coğrafyada uzaktan algılama yöntemlerinin neler olduğu ve farklı coğrafi konularda nasıl kullanılabileceği ile ilgili örnek çalışmaları tek bir kaynak altında toplamayı amaçlayan bu yayının gelecekte yapılması planlanan çalışmalara katkı sağlaması en büyük umudumuzdur.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
RİSKE MARUZ DEĞER
Finansal piyasalarda risk ölçüsü olarak kullanılan Riske Maruz Değer (VaR), belirli bir zaman periyodunda ve güven düzeyinde elde tutulan portföyün uğrayacağı maksimum kaybı para miktarı olarak ifade eder. VaR, portföyün mümkün kayıplarının istatistiksel ölçüsünü özetleyen tek bir rakam olma özelliği taşımaktadır. Bu nedenle, yönetici kadrolarının ortaya çıkan tek bir rakama bakarak riskin karşılanabilir olup olmadığına dair karar almalarına yardımcı olmakta, dolayısıyla riskten korunmalarını sağlamaktadır. Finansal raporlarda sunulma zorunluğu bulunan VaR, piyasalarda faaliyet gösteren kurumlar tarafından da geniş kabul görmektedir.
Bu kitap finansal risk ölçümünde kullanılan VaR hesaplama yöntemlerini hem teorik hem de uygulamalı olarak ele almaktadır. Ayrıca bölüm sonlarında yer alan VaR uygulamalarına ait R kodları kitabın sonunda okuyucuya sunulmaktadır. Kitapta bulunan konular ana başlıklar ile aşağıdaki gibidir:
– Risk Kavramı ve Ölçülmesi
– Riske Maruz Değer (VaR)
– Tutarlı Risk Ölçülerinin Özellikleri
– Koşullu VaR
– Varyans-Kovaryans Yaklaşımı
– Tarihi Simülasyon Yaklaşımı
– Monte Carlo Yaklaşımı
– Hareketli Ortalamalarla Volatilile Modeli
– Geriye Dönük Test
– R Ugyulama Kodları
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Canlandırma Sanatının Doğuşu, Öncüleri Ve Kullanım Alanları
Canlandırma sanatı, ortaya çıktığı ilk dönemlerden günümüze kadar teknolojik ve estetik dönüşümler geçirerek gelişimini sürdürmüştür. Bu çalışma, canlandırmanın temelini oluşturan Zoetrope, Praxinoscope ve Phenakistiscope gibi optik oyuncaklardan başlayarak, alanın tarihsel gelişimini ele almaktadır. Ayrıca çalışmada James Stuart Blackton, Winsor McCay, Fleischer Kardeşler ve Walt Disney gibi öncü isimlerin canlandırma sanatına kazandırdığı yenilikler incelenmekte; günümüzde hâlâ kullanılan pek çok tekniğin kökenlerine ışık tutulmaktadır. Çalışmanın son bölümünde ise canlandırmanın yalnızca sinema ile sınırlı olmayan yapısı değerlendirilerek eğitimden reklama, bilgisayar oyunlarından sanal gerçekliğe kadar uzanan geniş kullanım alanları ele alınmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Sözlü Çeviri Eğitiminde Yapay Zekâ Destekli Simülasyon Konferans Uygulamaları
Sözlü çeviri, beklenmedik durumlarla karşılaşıldığında bilişsel ve duyuşsal becerileri eş zamanlı kullanarak hızlı karar alabilmeyi gerektiren ve bellek yükü oldukça fazla olan bir süreçtir. Dolayısıyla, öğrencilerin temel sözlü çeviri becerilerinin yanı sıra beklenmedik durumlar karşısında kriz ve stres yönetimi gibi duyuşsal beceriler geliştirmeleri ve mesleki etik kurallara ilişkin farkındalık kazanmaları son derece önemlidir. Bu bağlamda kitap, senaryo temelli ve probleme dayalı öğrenme yöntemleriyle tasarlanan simülasyon konferansların sözlü çeviri eğitimindeki rolünü incelemektedir. Simülasyon konferansların bir bölümünde yapay zekâ destekli sözlü çeviri uygulamaları gerçekleştirilmiş; bu uygulamalar aracılığıyla öğrencilerin gerçekçi bir ortamda deneyim kazanmaları amaçlanmıştır. Simülasyon konferansların katkıları, öğrencilerin konferanslar sırasında karşılaştığı zorluklar, konferansların geliştirilebilecek yönleri ve yapay zekânın sözlü çeviri eğitimine entegrasyonu, öğrencilerden anket ve yansıtıcı düşünme yazıları aracılığıyla elde edilen veriler doğrultusunda analiz edilmekte ve tartışılmaktadır. Kitabın son bölümünde ise öğrencilerden alınan geri bildirimler çerçevesinde tasarlanan simülasyon temelli ve yapay zekâ destekli yeni bir sözlü çeviri dersi önerisi ayrıntılı biçimde sunulmaktadır.
₺310,00
KİTAP TANITIMI
İlahi Dinlerde Kurtuluş Anlayışı
İnsanlık tarihi boyunca din hep var olmuştur. Bu varoluşun amacı ise insanları kurtuluşa ulaştırmaktır. Her din; kurtuluşun reçetesini farklı sunmaktadır. İnsanları kurtuluşa ulaştırmaya çalışan bu dinler, insana huzur, mutluluk vereceğini vaad etmektedir. Dinlerin özünde, temel felsefesinde; insana saygı, hoşgörü yatmaktadır. Dinlerin iman ve amel boyutu vardır. Her din kendi dininin mensuplarının kurtuluşa ulaşmasını sağlamak amacıyla bir takım iman ve amel prensiplerini ortaya koyarlar ve bazı dinler sadece kendi dinlerine mensup kişilerin kurtulacağını iddia ederler. Dinlerin teoride ortaya koyduğu iman ve amel ilkelerine zamanla her dinin mensupları tarafından daha farklı yorumlar yapılarak; mensuplarına yeni sorumluluklar yüklerler. Bu ortaya konan yeni fikirler, zamanla da doğmatik hale gelmektedirler. Bu araştırmamızda Yahudilik, Hristiyanlık ve İslamiyet’in temel kaynakları olan Tevrat, İncil ve Kur’an-ı Kerim gözönüne alınarak araştırmamızı yapmaya çalıştık. Bu alanda belli başlı din tefsirlerine de başvurduk. (Önsöz’den)
KİTAP TANITIMI
SESİNİ ARAYAN ŞAİR FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL HAYATI-SANATI-ŞİİRİNİN KAYNAKLARI
Faruk Nafiz’i besleyen farklı kaynaklar ve bu kaynakların etkilerini derinden hissediş Faruk Nafiz’in farklı şekillerde anılmasını beraberinde getirir. Faruk Nafiz birinci evrede Edebiyat-ı Cedîde ve takipçileri nazarında genç bir yetenek, gelecek vadeden bir “valör”, şiir meraklısı gençlerin gözdesi, santimantal duyuşun, hüzünlü aşkların şairidir. Bu evrede Faruk Nafiz’in şiirlerinde sıklıkla görülen; hüzünlü aşk, hayal kırıklıkları ve bu duygu durumlarına eşlik eden muhayyel mekânlar ile romantik tabiattır. Sonraki dönemde Anadolu’yu karış karış yaşatan dizeleriyle bir memleket şairidir. Yazdığı şiir ve oyunlarla inkılabın gözde bir edibi olur. İkinci evreyi müteakip yazdığı üçüncü evre şiirleriyle ise klasik kültürün yeni dönemdeki saygın bir mümessili, Yahya Kemal izinden giden bir neoklasik, İstanbul’un ve Boğaziçi medeniyetinin Yahya Kemal’den sonra önemli bir temsilcisi olarak görülür.
Elinizdeki kitap Faruk Nafiz Çamlıbel’in genel olarak hayatını ve eserlerini ele alan bir çalışma olarak ortaya çıktı. “Hayatı” başlığı altında soyu, ailesi, eğitim-öğretimi, gençlik yılları, edebiyat camiasıyla tanışması, ilk şiir denemeleri, ilk gençlik dönemi olan İstanbul yılları, Millî Mücadele döneminde Ankara’ya geçişi, Kayseri yılları, Ankara’daki öğretmenlik yılları ve tekrar İstanbul’a dönüşü çalışmamıza konu oldu. Bunun yanı sıra aşkları, dost çevresi, politika ile uğraşması ve şairin ölümü bu çerçevede ele aldığımız konu başlıklarını teşkil etmektedir. Eserleri kısmında ise Faruk Nafiz’in şiirleri, piyesleri ve romanları ele alınmıştır.
₺635,00
KİTAP TANITIMI
Mentoring Program for Professionals to Support Integration of Immigrant Women in the form of Blended-Learning
A mentor can help with a wide range of issues to address the challenges you are facing. For example, the mentees may want to improve their skills in a particular area, or they may need guidance in making an important decision. Goals are useful because they help the mentee to see the bigger picture, not get bogged down in day-to-day tasks and problems. It is important to teach the mentee to return regularly to their goals, to focus on achieving them and to measure progress. The mentor must be able to assess the level of commitment of the mentee to the goals. This book gives us details on these issues.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Üretken (Generative) Yapay Zekâ ve Büyük Dil Modelleri (LLM)
Gelecekten bir pencere açarak devrim yaratan adımların atılmasını sağlayan yapay zekâ teknolojileri, Üretken Yapay Zekâ (Generative Artificial Intelligence) ve Büyük Dil Modelleri (Large Language Model) hakkında her şeyi öğrenmeye hazır mısınız? Üretken Yapay Zekâ ve Büyük Dil Modelleri kitabı, ChatGPT, Google Gemini ve Meta LLaMA gibi en gelişmiş modellerin iç işleyişini keşfederken, LLMOpsun etkili kullanımını da ele almaktadır. Muhteşem teknolojiler sayesinde yeni içerikleri üretebilen algoritmaları kullanarak geleneksel yapay zekâ sistemlerinden farklılaşmaktadır. Bu kapsamlı rehber, yapay zekânın günlük hayata, iş dünyasına ve topluma olan dönüştürücü etkisini gözler önüne sermektedir. Teknolojik yeniliklerden etik sorumluluklara kadar geniş bir yelpazede bilgi sunan kitap, hem alanında uzmanlar hem de meraklı okurlar için vazgeçilmez bir kaynak olacaktır.
₺390,00