KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

İSPANYOL MİLLİYETÇİLİĞİ
₺405,00 -

İktisat, Maliye ve İşletme Alanında Güncel Çalışmalar
₺340,00 -

HOLLYWOOD SİNEMASINDA DİN VE İNANÇ TEMSİLLERİ
₺380,00 -

HAKİKATİN PEŞİNDE Tanıklıklarla Araştırmacı Gazetecilik
₺380,00 -

GİRİŞİMCİLİK
-

Gazel Şerhleri
-

Farklı Anneler ve Farklı Çocuklar
₺250,00 -

Engelsiz Bilişim 2021
₺380,00 -

EDEBİYAT TARİHİMİZ ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR
-

Dijital Pazarlama İletişimi
₺495,00 -

Deborah Levy’nin Öz Yaşam Öyküleri
₺315,00 -

Çağdaş Yunan Edebiyatında Halk Türküleri
₺380,00 -

Büyükşehir Belediyeleri Yönetiminde Güncel Tartışmalar
₺550,00 -

BİLİNÇLİ EBEVEYNLİK
₺210,00 -

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN YÜZYILI (1864-1964)
₺380,00 -

Arkadaşlık Sosyolojisi
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Anamın Duası (Bütün Şiirler)
Cahit Tuncer’in çok az örneğini yukarıda verdiğimiz şiirlerinin tamamına bakıldığında yer yer çok güçlü söyleşileri olan sıra üstü bir şair olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü Şarkışla yöresinin zengin ve güçlü halk şiiri geleneği içinde büyümüştür. Şarkışla ve yöresinin ünlü halk ozanlarının şiirlerini yakından bilen ve okuyan bir şairdir.
Gençlik yıllarında dönemin modern şiir anlayışına uygun olarak serbest nazım şeklini kullanan şair, 1980’li yıllardan itibaren daha çok halk şiiri tarzına yönelir. Tuncer, dinî – tasavvufî edebiyatın bilgi ve kültürüne de hâkimdir. Dinî ve sosyal temalı şiirleri çoğunluktadır. Yani geniş bir konu yelpazesi vardır.
Şair, sosyal meseleler karşısında iyi bir yergi şairi olduğu gibi millî meseleler karşısında da duyarlı bir millî duruşa sahiptir. Yeri geldiğinde yoksulluk, gurbet, bazı ahlâk bozuklukları da onun şiirlerine konu olmuştur. Kendi iç dünyasına yöneldiğinde ise sevdikleri ve özledikleri kişiler için son derece güçlü lirik şiirler söylemiştir.
₺890,00
KİTAP TANITIMI
Pravda Gazetesinde KORE SAVAŞI
İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan iki kutuplu dünya düzeni çerçevesinde Kore bir çekişme alanı hâline getirilmiş, taraflar yarımadaya kimin hükmedeceği konusunda net bir mutabakata varamamış ve nihayetinde 38. paraleli sınır alarak tarihsel ve kültürel olarak ortak geçmişe sahip olan Korelileri iki farklı devlet olarak ayırmışlardır. Böylelikle günümüzde dahi çözüme kavuşturulamamış Kore Sorununun temelleri atılmıştır. 25 Haziran 1950de iki taraf arasında savaş hâli başlamış, 27 Temmuz 1953 tarihinde ateşkes ile sıcak savaş durumu durdurulmuş ancak bir barış sağlanamamıştır.
Pravda Gazetesinde Kore Savaşı adlı çalışmada, 1950 ile 1953 yılları arasında üç yıl süren savaş durumu, Doğu Bloğunun lider devleti olan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği gözüyle değerlendirilmektir. Bu bağlamda, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin en önemli ve tirajı en yüksek gazetelerinden birisi olan aynı zamanda Komünist Parti Merkez Komitesine bağlı olarak yayın yapan Pravda gazetesi çalışmanın merkezi konumunda olmuştur. Böylelikle dolaylı olarak Sovyet Hükûmetinin görüşlerine de ulaşılması amaçlanmıştır. Çalışmamızda Pravdaya ek olarak, T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi ve Wilson Center Digital Archivedan elde edilen belgeler ile CIAin online olarak yayınladığı savaş hakkındaki istihbarat raporları da kullanılmıştır. Kore Savaşını konu alan Türkçe, İngilizce ve Rusça ikincil kaynaklara da çalışmamızda yer verilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
AVRUPA BİRLİĞİ ve AVRUPA BİRLİĞİ-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ
Türkiye ve AB arasındaki yarım asırdır süregelen inişli çıkışlı ilişkilerin Avrupa Birliği’ndeki siyasi ve kurumsal gelişmelerle iç içe değerlendirildiği bu çalışma, konuyla sadece akademik olarak ilgilenen okuyucuların değil, Türkiye-AB ilişkilerinin çeşitli veçhelerini yönlendiren karar alıcıların da başvuracakları kapsamlı bir kaynaktır.
Prof. Dr. Sinem Akgül-Açıkmeşe, Kadir Has Üniversitesi
“Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği-Türkiye İlişkileri: Atlıkarınca Yolculuğu isimli çalışma AB, AB-Türkiye ilişkileri ve AB müzakere sürecini tarihsel bir bakış açısıyla okuyucuya sunuyor. Kitabın isminde de ifade edildiği gibi bu süreç gerçekten de bir atlıkarıncaya benzetilebilir. Kitap yalnızca tarihsel süreci ele almakla kalmıyor. Aynı zamanda AB’nin yeşil mutabakat, iklim değişikliği, dijitalleşme gibi 2030 hedefleri ve öncelikleri ile Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi koşulların bu süreci gelecekte nasıl etkileyeceğini de tahlil ediyor. Kitabın yazarı Prof. Dr. Özerdem hem AB’nin geçirdiği dönüşüm ve gelişime, hem de Türkiye-AB ilişkilerinin serüvenine ilişkin derin ve kapsamlı bilgiler vererek, çok boyutlu bir analiz gerçekleştirmiş. Kendisini bu alandaki literatüre yapmış olduğu değerli katkı için kutluyorum.
Doç. Dr. Çiğdem Nas, İktisadi Kalkınma Vakfı
Prof. Dr. Füsun Özerdem’in kaleminden çıkan “Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği-Türkiye İlişkileri: Atlıkarınca Yolculuğu”, AB bütünleşmesinin temellerine, kurumsal yapısına ve AB-Türkiye ilişkilerine ışık tutan bir başucu kitabı niteliği taşımakta. Profesör Özerdem, AB’nin işleyişini güncel bir perspektifle değerlendirmekte, kurumsal mekanizmanın dönüşümünü güncel bilgilerle harmanlayarak AB’nin genel yapısı ve işleyişi konusunda kapsamlı bilgi sunarken uzun yıllardır pek çok kriz, kaçırılan fırsat ve sancılı bir diyalog çerçevesinde devam eden Türkiye-AB ilişkileri sorunsalını, uluslararası ilişkilerin yeni dinamikleri ve bu dinamiklerin AB ve Türkiye’ye açtığı yeni perspektiften analiz etmekte. Akıcı üslubu, sunduğu tarihsel bilgiler ve güncel analizler ile “Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği-Türkiye İlişkileri: Atlıkarınca Yolculuğu”, bu alanda bilgi birikimine ve akademik donanıma sahip olmak isteyen okuyucuların kütüphanelerinde mutlaka bulunması gereken bir eser niteliğinde.
Doç. Dr. Sinem Ünaldılar Kocamaz, Ege Üniversitesi
₺390,00
KİTAP TANITIMI
ATEŞİ TUTAN KALEMLER
11 Kasım 1938 tarihinde İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı seçilmesiyle başlayan ve 1950 Demokrat Parti iktidarına kadar yaşanan süreç Türkiye’de “ tek adam, tek parti, otoriter rejim” iktidarının hüküm sürdüğü dönem olarak kabul edilir. Ve kısaca “ Milli Şef Dönemi” olarak adlandırılır. Cumhurbaşkanı seçildikten hemen sonra, İnönü’nün “ Milli Şef” ünvanını kabul etmesi, dönemin siyasi seyrinin bu kavramın tanımladığı ideolojik anlayış içinde gerçekleşeceğinin en belirgin kanıtıdır. Çünkü dünyadaki “ Milli Şef” tanımlamaları Hitler’e, Franco’ya ve Mussolini’ye yöneliktir ve tanımladığı sistem otoriter devlet yönetimidir.
…
Gazetelerin içeriklerinden biçimsel yönüne kadar tüm noktalarda “Milli Şef” direktifleriyle yönlendirilen basın, özellikle toplumsal etkileri açısından günümüze kadar gelen süreci şekillendiren icraatların eleştirilmesinde, gündelik olaylara göre değişen tebliğlerle denetlenmeye çalışılmıştır.
Bu nedenle kitabın yazılma amacı “Milli Şef Dönemi Basını”nın var olma mücadelesini, siyasal iktidarın ağırlığına rağmen gelişen muhalif bakış açısını, nedenlerini bu mücadelenin taraflarından biri olan Tasvir gazetesi yazarı Bedii Faik Akın’ın anılarından ve dönemdeki yazılarından yola çıkarak sorgulamaktır. Bedii Faik’in seçilme nedeni o dönemde “Milli Şef”e yönelik muhalif bakışı dile getiren ve gazete sütunlarına taşıyan ilk gazeteci olması ve bu dönemin belirgin karakteristiğine ilişkin yayınlarının bulunmasıdır. Kitabın genel çerçevesi “Milli Şef Dönemi” olarak bilinen 1938-1950 arasını kapsamakla birlikte Bedii Faik’in seçilen yazıları, gazeteciliğe 1945 yılında başlaması nedeniyle 1945-1950 arasındaki yıllara aittir. Ayrıca Bedii Faik’in yazıları temel alınmak şartıyla, dönemin önemli muhalif gazetecilerinin yazılarından da alıntılar yapılması, kitabın amacını destekleyen bir unsur olarak düşünülmüştür.…
₺260,00
KİTAP TANITIMI
L’homme et son tragique: l’humanisme dans la Peste d’Albert Camus
La tentative littéraire et philosophique d’Albert Camus reste sûrement parmi les plus originales du XXème siècle. En se donnant comme motif primordial de concevoir l’homme dans sa quête et son besoin du bonheur et la vie dans sa finitude, il se propose de fonder un nouvel humanisme libertaire, individuel, collectif et cosmique et ceci contre tout ce qui nie l’homme -absurde- en tendant à l’écraser.
Le fil conducteur de toute son oeuvre se rapporte ainsi à une lucidité tragique qui n’interdit pas l’exigence d’humanité. Son souci est d’abord d’identifier l’inhumain et de dénoncer ensuite la tyrannie du mal et l’abondance du malheur qui ne se caractérisent que par l’absurde. Il cherche donc à créer un certain ‘royaume de ce monde’, à fonder enfin l’humain sur les deux nouveaux concepts –révolte et amour- en proposant un nouvel humanisme méditerranéen’ inédit jusqu’alors.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
IŞIKLAR (GANOS) DAĞI VE ÇEVRESİNİN NEOTEKTONİK DÖNEM JEOMORFOLOJİK GELİŞİMİ
Trakya Yarımadası güneybatısında yükselen Işıklar (Ganos) Dağı ve yakın çevresinin Oligo-Miosenden günümüze geçirmiş olduğu jeomorfolojik gelişim değerlendirilmektedir.
Neotektonik Dönem olarak tanımlanan, Miosen ve sonrası değişen karasal morfoklimatik ve morfotektonik denüdasyonal ortam şartlarında şekillenen dağlık alan üzerinde meydana gelen yer şekli toplulukları (jenerasyonları) sınıflandırılarak, Işıklar Dağı’nın jeomorfolojik evrimi sistematik bir biçimde Prof. Dr. Oğuz EROL’un ortaya koyduğu sistem içinde ele alınmıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Kurmaca Tekniği Bakımından Nazlı Eray’ın Romanları
Kurmaca Tekniği Bakımından Nazlı Eray’ın Romanları adlı yapıt, bir araştırma ve inceleme anlatısıdır. Kendi alanında öncü olmayı hedefleyen yapıt, klasik roman incelemelerinden farklı özelliklere sahiptir. Bu yapıtı diğer roman incelemelerden ayıran en önemli özellik şudur: Anlatı unsurlarının analizinde, sosyal bilimlerle birlikte ilk kez sayısal bilimler kullanılmış, özellikle fizik ve tıp bilimlerinden yararlanılmış ve somut veriler kaynak gösterilerek çözümlemeler yapılmıştır. Edebiyat biliminin sayısal bilimlerle bütünlenmesinin olanaksız görülmesi ön yargılarını kırmak adına, bu çalışmamın gelecek nesillere örnek olması temennisindeyim.
₺845,00
KİTAP TANITIMI
Muʻînî’nin Manzûm Ferâizi
Kadınları insan olarak bile görmeyen -20. asra gelene kadar çoğu Batı ülkesi de dâhil olmak üzere- onlara mirastan herhangi bir pay da vermeyen bir dünya düzeni karşısında; İslam dini, on dört asır öncesinde kadınlara ve kız çocuklarına -bizzat Kurân-ı Kerim ayetleriyle sabit olmak üzere- miras hakkı tanımış ve bu hakları teferruatlı bir biçimde düzenlemiştir.
Ferâiz ilmi, adaletli bir paylaşımın gerçekleşmesini temin etmek açısından esasen hukukî bir mevzudur. Ancak kimlere pay verileceğinin bilinmesi, mirasçı olan veya olmayanların tespit edilmesi ve akrabalık derecelerinin açığa çıkartılması gibi durumlar açısından nesep yani soy ilmiyle de ilgilidir. Bunun yanı sıra ölen kişiye mirasçı olanlardan bazılarının mirastan alacakları paylarının sabit olmaması, bu kimselerin birlikte veya ayrı ayrı mirasçı olmaları yahut bir kişi veya birden çok kişi olarak mirasçı bulunmaları gibi durumlar; onların miras paylarının ayrıntılı olarak hesap edilmesini gerektirmekte ve bu da ferâizin hesap yani matematik ilmiyle de bağlantılı olmasına yol açmaktadır. Bunların dışında bu ilmin öğrenilmesini sağlamak ve yaygınlaştırmak için daha ilk dönemlerden itibaren. İslam toplumlarında ferâizle ilgili çok sayıda eserin yazıldığı da görülmektedir. Ferâiz konusunda ilk başlarda mensur olarak yazılan risale ve kitapların yanı sıra zaman içerisinde konuyla ilgili eser çeşitliliği de artmış ve manzum eserler de kaleme alınmıştır. Konunun daha kolay öğrenilmesini sağlamak gayesiyle şiirin imkânlarından faydalanılarak yazılan bu manzum eserler hiç şüphesiz konuyu daha cazip ve estetik bir mevkiye taşımıştır. Bu alanda yazılan eserlerin sayısı zamanla artarak devam etmiş ve ferâiznameler olarak da adlandırılan manzum bir ferâiz literatürü meydana gelmiştir. Bu manzum eserler dolasıyla ferâiz ilminin şiir ve edebiyat alanıyla da bir ilgisi ortaya çıkmıştır.
₺365,00
KİTAP TANITIMI
ON THE FUTURE OF OUR EDUCATIONAL INSTITUTIONS HOMER AND CLASSICAL PHILOLOGY
“On the Future of our Educational Institutions” comprehends a series of five lectures delivered by Nietzsche when Professor of Classical Philology at B?le University. As they were prepared when he was only twenty-seven years of age, we can scarcely expect to find in them that broad, “good European” point of view which we meet with in his later works. These lectures, however, are not only highly interesting in themselves; but indispensable for those who wish to trace the gradual development of Nietzsche’s thought.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Mecdi Sadreddin Sayman’ın Eserleri Üzerine Bir İnceleme
Mecdi Sadreddin Sayman (1901-1980), Milli Mücadele yıllarında ve Cumhuriyet döneminde İkdam, Hâkimiyet-i Milliye, Ulus, Milliyet, Tan, Akşam, Son Posta gibi devrin önemli basın yayın kuruluşlarında görev yapmış önemli bir gazetecidir. Sayman, Cumhuriyet’in ilan edileceğini ilk kez duyuran gazeteci olarak da Türk basın tarihinde bilinirlik kazanmıştır. Gazeteci ve bürokrat Mecdi Sadreddin Sayman’ın Sevdiklerimiz, Cennet Hanım ve Bir İdam Mahkûmu ile Mülâkât başlıklı üç edebî çalışması da bulunmaktadır. Röportaj, hikâye ve roman türlerinde eser veren Sayman’ın polisiye edebiyat sahasında daha başarılı olduğu görülür. Bu çalışmada Türk edebiyat tarihinde ismi pek duyulmayan bir yazar olan Sayman’ın yaşam öyküsüne ve edebî eserlerinin incelenmesine yer verilerek edebî kişiliği aydınlatılmaya çalışılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Kentleşme Politikaları ve Konut Talebini Etkileyen Faktörler: Svec Analizi
Son dönemlerde Türkiye’de konut ve kentleşme kavramları, kentsel dönüşüm uygulamalarının da etkisiyle dikkat çeken konular arasında yer almaktadır. Oluşturulan plan ve programların temelinde yer alan ve öncelikli konulardan biri olan konut kavramı, bu kitabın ana konusunu oluşturmaktadır. Mikroekonomik açıdan konut piyasasının gelişimi ve makro açıdan ise konut piyasasının büyüme ile olan ilişkisi çalışmada yer alan konular arasındadır. Bununla birlikte çalışmada tanımlayıcı istatistiklere yer verilerek konut piyasası incelenmekte ve konut talebini belirleyen değişkenler ampirik bir modelleme ile tahmin edilmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Prof. Dr. Bayram Durbilmez’e Armağan -55. Yaş Anısına- Cilt II
Şair, hoca ve bilim adamı kimliği ile kültürümüze pek çok yönden önemli katkılar sağlamış olan Prof. Dr. Bayram DURBİLMEZ, 55 yaşında. Yarım yüzyılı aşan bu hayata yüzlerce şiir, makale ve bildiri, onlarca kitap sığdıran, binlerce lisans ve çok sayıda yüksek lisans ve doktora öğrencisi yetiştiren DURBİLMEZ’in meslektaşları, dostları ve öğrencileri, bu yılın Cumhuriyetimizin de 100. yılı olması münasebetiyle, onun hizmet ve katkılarının anısına bu armağan kitabını hazırladı.
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
Mehmet Cemil Pekyahşinin Vecize Dünyası ve Beşinci Kitap
Edebiyat tarihlerinde bugün ismine rastlayamadığımız fakat yaşadığı dönemde makaleleri ile Fransız basınında yer alan gazeteci, şair, yazar Mehmet Cemil Pekyahşi özellikle vecize edebiyatında dikkate değer bir isimdir.
Pekyahşi vecizelerini 1918-1922 yılları arasında Vecizeler Birinci Kitap, İkinci Kitap, Üçüncü Kitap, Dördüncü Kitap adlarıyla yayımlar. Eski harflerle yayımlanan bu metinlerden başka Vakit gazetesinde 1941 yılından vefat ettiği 1950 yılına kadar binlerce vecize yayımlamıştır.
Amacımız Vakit sütunlarında dağınık halde duran bu vecizeleri -yazarın diğer vecize kitaplarına verdiği adlardan mülhem- Beşinci Kitap adıyla bir araya getirerek onları gün ışığına çıkarmak ve Mehmet Cemil Pekyahşiyi günümüz okuruna hatırlatmaktır.
Keder sıhhatin zehridir.
Adilin derdi büyük olur ama Allah kurtarır.
Üç israfımız var: Zaman, sıhhat ve para.
Arsız söz müfsit kalbe delalet eder.
Dünya binenlerle taşıyanlardan mürekkeptir.
Kalem kılıçtan kuvvetli müdafaa ve terbiye aletidir.
Bazılarının bedbahtlığı kendi ahlaklarının tabii neticesidir.
Bir muharririn eseri ebedî olur da kendi nasıl fani olur?
Şahsın iktidarı servetidir. Cemiyetin iktidarı ilim, irfan ve sanattır.
Kader ve talih felaket zamanlarında hatalarımıza verdiğimiz isimlerdir.
₺780,00
KİTAP TANITIMI
Siyaset Bilimi’nde, Kuram- Yöntem- Güncel Yaklaşımlar
Genelde siyasal parti programları, parti sözcülerinin seçimler sırasında kullandıkları söylem yalan söylemez. Fakat sıradan seçmen parti programı, seçim vaatlerine bakmaksızın oy verme eğilimini sürdürür. Aslında kamucu politikalar izlenmesini isteyen seçmen gider, seçimde özel sektörün önünü açacağını haykıran partiye oy verir. Bu parti doğal olarak özelleştirme- iş fazlası emeğin işine son verilmesi- sosyal devlete ayrılan payın kısıtlanması politikalarını gerçekleştirmeye başladığında, toplumdan feryatlar yükselir. Bazen bunun tersi yaşanır. Devletin ekonomiden alabildiğince soyutlanmasını savunan seçmen, tutar kamucu partileri iktidara getirir. Söz konusu parti/ partiler kamulaştırma- kamucu/ kamu ağırlıklı karma ekonomi-sosyal refah devletinin ihyası tipi, tam da kendilerinden beklenilen uygulamalara giriştiğinde, toplumdan benzer sesler yükselir. Ne var ki her iki durumda da hatalı olan iktidara gelen partiler değildir.
Bazen toplumda siyasetin kötülükler alanı olduğuna dair yanlış bir kanı yankılanır. Siyasal alan, sivil toplumu barındıran özel alanlar bütünlüğüyle beraber, toplumsal mücadele alanı ve tarihin sahnesini oluşturduğundan, toplumsal kesimler arası çatışma yoğunlaştığında siyasal alan, katlanılmaz sertlikte bir hesaplaşma sahasına dönüşebilir. Bu anlamda “kötülükler alanı” anlayışı haklılık kazanabilir. Oysa aynı alan, çözümün de alanıdır. Dolayısıyla yurttaşların siyasetten korkmak/ kaçınmak yerine, ona olan inançlarını tazeleyip, karşılıklı saygıya dayalı mücadele alanını tekrar kurmaları gerekmektedir. Zira siyasal alan ne denli acımasızsa, soğukkanlı siyaset adamları yerlerini ne denli demagoglara kaptırmışlarsa, siyasal sisteme iletecekleri mantıklı taleplerle düzeltme işlemini gerçekleştirecek, yine yurttaşların özbilinci ve mücadele alanında yerlerini alış şeklidir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
FİNANSAL TEKNOLOJİLERİN VE DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN İŞ İLANLARI ÜZERİNE ETKİSİ
Finansal teknolojilerdeki gelişmelerin ve dijital dönüşümün, yapay zekâ ve robot teknolojilerinin çalışma yaşamına etkileri kaçınılmazdır. Teknolojik gelişmelerin mevcut durumu ve finansal sektöre etkileri çok yönlü olarak ele alınması gereken bir konudur. Bankacılık sektörü ve diğer mali kuruluşların bu teknolojileri yakından takip ettiği birçok teknolojik gelişmeye de öncülük ettiği görülmektedir. Bu gelişmeler mesleki yaşamı da önemli ölçüde etkilemektedir ayrıca profesyonellerin kariyer yolculuğuna da yön vermektedir. Uluslararası iş ilanı web sitesi olan LinkedIn sitesinin kamuya açık verilerinden yararlanılarak, G7 (ABD, Almanya, Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Kanada ve Japonya) ülkelerinin finans, yazılım ve bilgi teknolojileri alanlarında Aralık 2019 ve Aralık 2020 dönemleri arasında en çok ilan veren kurumlar, işler ve ilanlarda en çok yer alan beceriler karşılaştırılıp analiz edildiği bu çalışmada Türkiye ve dünya genelinde bankacılık, finans, muhasebe, denetim ve sigortacılık alanlarındaki iş ilanlarının deneyim düzeyi, şirket, iş türü, konum, sektör ve iş ilanı şeklindeki verileri sınıflandırılarak analiz edilmiştir. İş ilanlarının detayları üzerinden adayların yazılım ve bilgi teknolojileri alanlarında becerilere sahip olması gerekliliği dikkate değer bir sonuçtur. Sektörün bu alanlara yönelmesi ile beraber çalışma yaşamında yeni meslek dalları ve yeni pozisyonların ortaya çıkması muhtemeldir. Yazılım ve bilgi teknoloji hizmetleri alanına yönelmesinde dünyada yaşanan pandeminin de etkisi olduğu düşünülmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Türkçede Kalıp Sözler
Dilin söz varlığının bir bölümü tek tek sözcüklerden bir bölümü de kalıplaşmış dil birimlerinden yani atasözü, deyim, ikileme, birleşik ve kalıp sözlerden oluşuyor. Bu birimlerden kalıp sözler, Türkiye Türkçesiyle ilgili araştırmalarda hak ettiği ilgiden mahrum kalmış görünüyor. Hâlbuki bu sözlerin dışındaki kalıplaşmış birimler hakkında, hem dil bilgisi kitaplarında hem de sözlük ve monografilerde epey bilgi bulmak mümkün. Kalıp sözlerle ilgili yeterli araştırma olmadığı için de bu sözler sıklıkla diğer kalıplarla karıştırılıyor. Bu nedenle, dil kullanıcılarının söz varlığında yer alan ve günlük dilde yaygınlıkla kullanılan kalıp sözler üzerine ayrıntılı betimleme, derleme ve açıklamalara ihtiyacı olduğu anlaşılıyor.
Türkçede Kalıp Sözler, bu ihtiyacın giderilmesine yönelik bir araştırmanın ürünü olarak ortaya çıktı. Kitapta sözcük bilim yöntemleri çerçevesinde kalıp sözleri çeşitli yönlerden ele almak ve incelemek amaçlandı. Bu birimlerin tanımlanması, özellikleri, diğer kalıplaşmış dil birimlerinden ayrılan yönleri, kültürle ilişkisi ve yabancı dil öğrenimindeki yeri betimlenmeye çalışıldı. Bu betimlemelere sözlü ve yazılı kaynaklardan derlenen 1210 kalıp söz, anlamları ve kullanım sıklığı hakkında bir fikir vermesi için genel ağdaki bulunma sayılarıyla birlikte eklendi. Böylece kalıp sözlerle ilgili bir monografi ortaya çıktı.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
II. MEŞRUTİYET VE ERKEN CUMHURİYET Dönemleri Üzerine Yazılar
II. Meşrutiyet (1908-1918) ve dönemin temel aktörü Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti Cumhuriyete geçişte pek çok siyasi kurum, örgüt ve deneyim için bir laboratuar sağlamıştı. Modern siyasi kurumlar, çok partili hayat ve hatta etnik unsurlar arası birliği sürdürme denemeleri bu dönemde uygulamaya kondu. Siyasi kurum ve kadrolar, sağ-sol yönelimlerin sınırları, milliyetçilikteki dışlayıcı çizgilerin temel doğrultusu o dönemde belirginleşti. Bu deneyim olumlu ve olumsuz sonuçları ile Cumhuriyete aktarıldı.
Erken Cumhuriyet ile kastedilen 1923-50 arası yıllar, Cumhuriyetin kurucusu Atatürk ile sonrası Milli Şef dönemlerine ayrılabilir. Aynı dönemi ülke içi siyaset ve dünya ile ilişkileri çok etkilediği için, 1929 krizi ile de ayırmak ve II. Dünya Savaşı sonuna kadar uzatmak mümkün görünüyor.
Mete Çetikin çeşitli özgün yazı ve kitap eleştirilerinin derlendiği bu kitapta, II. Meşrutiyet döneminin genel siyasi ortamı, Makedon hareketi liderleri, İttihatçıların siyasi tiyatro etkinlikleri gibi başlıklar konu edilerek, farklı açılardan ele alınmaya çalışılıyor.
Erken Cumhuriyet dönemi üzerine ise, genel siyasi ortam, milliyetçilik, ırkçılık, Soğuk Savaş, üniversite tasfiyeleri ve Atatürkü konu eden özgün yazı ve kitap eleştirileri yer alıyor.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
J. G. BALLARD Modernite ve Postmodernitenin Tekinsiz Yazarı
J. G. Ballard: Modernite ve Postmodernitenin Tekinsiz Yazarı İngiliz yazar James Graham Ballard’ın öncü romanlarını insani bilimler penceresinden eleştirel bakış açısıyla irdelemekte ve okuru modern yaşamın mekânlarını yeni bir perspektifle gözlemlemeye davet etmektedir. Distopyayı gündelik yaşamın kalbine yerleştiren çağdaş dönemin parlayan yazarı Ballard, distopik bilimkurguyu otoyol kavşağından suyun altına, gökdelenden alışveriş merkezine, banliyölerden plajlara modern yaşamın çok farklı ortamlarına taşır. Eserlerinde çağdaş Babil Kulesi hikâyeleri anlatan yazar, modernite ve sonrası yaşanan tekinsizliği sarsıcı kurgularla yansıtarak çağdaş okurun gözüne adeta ışık tutar. Bu çalışma, Türkçede Ballard romanları üzerine yapılmış akademik çalışmalardaki boşluğun doldurulmasına katkı sunacak ve eser alanda önemli bir başvuru kaynağı olacaktır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Networks of Adaptation and Retelling in Irish Fiction
The comparative readings presented in this book illustrate how transmedial practices of reinterpretation generate unique constellations of meaning on thresholds of textuality, highlighting the pivotal role of adaptation and retelling in twentieth-century Irish art and literature. The critical readings in this context concentrate on Oscar Wilde’s Salomé in its bitextual dialogue with Aubrey Beardsley’s captivating illustrations, three different stage adaptations of the Deirdre legend, Harry Clarke’s fabulous visual retellings on stained-glass, and Neil Jordan’s film adaptation of Patrick McCabe’s Breakfast on Pluto. Each case study is filtered through a critical lens that views transposed storyworlds within their cultural and social networks. Drawing on the critical discussions and conceptualizations in adaptation studies, the book invites readers to revisit issues concerning the evolution of stories as they pass through different forms and tools of authorship.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
CEVAT HEYET’İN AZERBAYCAN TÜRKLÜĞÜNE HİZMETLERİ VE VARLIK DERGİSİ
Cevat Heyet, Azerbaycan’ın tanınmış simalarından İran’da Meşruti İnkılâbın yapılmasında önemli hizmetleri olan Mirza Ali Heyet’in oğludur. Kendisi de babası gibi hayatını milletinin gelecek güzel günlerine adamıştır. Asıl mesleği cerrahi hekimliği olan Heyet, halka hizmet etmek için onların maddi yaralarından başka manevi yaralarına da el atmanın gerekli olduğundan hareketle tarih, edebiyat, sosyoloji ve daha birçok alanda önemli çalışmaların altına imza atmıştır.
Eğitim hayatı Azerbaycan Türkleri açısından oldukça sıkıntılı günlerde geçen Heyet, her şeye rağmen Ülkenin hatta dünyanın farklı şehirlerinde (Tahran, Tebriz, İstanbul, Paris…) kendisi için gerekli olanı almayı başarıp ülkesine döndüğünde 1979 İnkılâbının önüne açtığı yolun da yardımıyla etrafına topladığı aydınlarla birlikte Azerbaycan Türklüğünün “Azadlıq Quşu” olarak adlandırılan “Varlık” dergisini neşretmeye başladı. Varlık dergisi ilk sayısından itibaren Türklerin tarihini kültürünü, dilini, edebiyatını, ziyalı bakışı ile değerlendiriyordu. Bu derginin neşri ile birçok Türk, kökenlerinin inandırılmış oldukları gibi Fars olmadığı bilincine varmaya başlıyordu.
Cevat Heyet ömrünün uzun bir bölümünü halkının fiziki sağlığı için yapılabilecekler konusunda yeni bir şeyler öğrenmeye ve uygulamaya ayırmıştır. Heyet bu çalışmaları sırasında yıllarca ezilmiş, zulüm görmüş halkın kalp sağlığını manen de iyileştirmenin kaygısını çekmekteydi. Bunun tedavisi ise ona unutturulan öz değerlerinin yeniden hatırlatılması ile olacaktı.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Bursalı Muhammed Âkif Efendi ve Mevlidi Mir’ât-ı Muhammedî
Mevlitler, İslamiyet’in kabulünden itibaren Türk şairlerinin oldukça rağbet ettiği bir nazım türü haline gelmiş, müellifler Hz. Peygamber’e duydukları sevgi ve hürmeti ifade etmek için pek çok türün yanında mevlitlerden de istifade etmişlerdir.
Türk edebiyatında yüzden fazla şairin mevlit yazdığı bilinmekte, bu metinler peyderpey ilim dünyasına kazandırılmaktadır. 19. yüzyılda kaleme alınan ve toplum tarafından sevilerek kabul görmüş, günümüzde de okunmaya devam edilen mevlitlerden biri de Bursalı Muhammed Âkif Efendi’nin Mir’ât-ı Muhammedî adlı mevlididir.
Âkif Efendi’nin genç yaşta vefat etmesine rağmen eserlerinden hareketle şiirle oldukça ilgilendiği; şiir bilgisine vâkıf, divan şiiri geleneği çerçevesinde şekil, vezin ve mazmunlara hâkim, dinî ve tasavvufî açıdan pek çok bilgiye hâiz olduğu görülmektedir. Mesnevi nazım şeklini kullandığı mevlidinin haricinde tespit edilen gazel, murabba, kaside, muhammes, müsemmen, muaşşer ve terkib-i bend nazım şekilleriyle kaleme aldığı şiirleri de mevcuttur. Genelde Allah aşkı, peygamber ve ehl-i beyt sevgisi konularını işlediği naat, mersiye ve münacatlarında dilinin nispeten ağır olmasına rağmen mevlidinde oldukça sade bir dil kullanması da farklı tarzlarda eserler verebildiğini göstermektedir.
Bu çalışmada ise daha önce tespit edilmemiş bir nüsha üzerinde çalışma gerçekleştirilmiş, bilinen “Veladet” kısmının yanı sıra “Mirâc”, “Vefât-ı Hazret-i Muhammed” ve “Vefât-ı Hazret-i Fâtımâ” olmak üzere üç bölümü daha olduğu gösterilmiş, böylece mevlidin tam metni oluşturulmuştur. Aynı zamanda eserin adı üzerine ve birinci bölümdeki Süleyman Celvetî tesirine de ilk kez değinilmiştir. Özellikle ilk bölümde müellifin Celvetî’nin mevlidinden etkilendiği fakat adı geçen bu üç bölümün ise tamamen telif olduğu görülmüş; bununla birlikte ele alınan nüshada klasik edebiyat etkisinde kaleme alınmış gazel, muhammes, kaside gibi nazım şekillerinin kullanıldığı başka şiirlere de rastlanmıştır. Elde edilen yeni metin ile bilinen diğer nüshalar arasındaki farklılıklar edisyon kritik ile tespit edilmiş, eserin tamamı transkripsiyon alfabesi ile Latin harfleri aktarılmıştır. Ayrıca Bursalı Âkif Efendi’nin mevlidi ve diğer tüm şiirleri şekil, muhteva ve dil bakımından ayrıntılı olarak incelenmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
GÜFT Ü GÛ
Bu çalışma, İbrahim Alâettin Gövsa’nın Güft ü Gû adlı şiir kitabını günümüz alfabesine aktaran bir çalışmadır. Güft ü Gû, Gövsa’nın 1912 yılında edebiyat öğretmenliği görevi nedeniyle bulunduğu Trabzon’da basılmış olup 1905-1911 yılları arasında yazdığı şiirlerini içermektedir. Kitap yazıldığı dönemin fikri, edebi, siyasi, toplumsal hayatının izlerini taşıyan şiirlerden oluşması itibariyle önemlidir. Kitaptaki şiirlerde Servet-i Fünûn anlayışından Millî Edebiyat çizgisine; Namık Kemal, Tevfik Fikret, Mehmet Akif’ten Batılı birçok şaire izler bulunmaktadır. Şairin şiir zevkini belirleyen isimler, konular ve tarzlar kitaptaki birçok örnekle anlaşılmaktadır. Yazar ve kitap üzerine bir incelemenin de yer aldığı bu kitap hem İbrahim Alâettin Gövsa hem de II. Meşrûtiyet dönemi şiir türü hakkında bilgiler sunmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Düzceli Âlimler
Düzce denildiğinde yemyeşil ormanları, bereketli toprakları, serin yaylaları ve eşsiz doğal güzellikleriyle adeta bir tabiat cenneti uyanır zihnimizde. Ancak Düzce, bu doğal güzelliklerinin yanında yetiştirdiği insanları ve ilmî birikimiyle de dikkat çekmektedir.
Şehrin tarihsel mirasını korumak, kayıt altına almak ve gelecek nesillere aktarmak vazifesi güden bu kitap, aynı zamanda âlim, mütefekkir, müftü, müderris, muallim, mutasavvıf, hatib, vâiz, imam ve hoca sıfatlarını taşıyan kimselerin şehrin ilmî birikimine, kültürel hafızasına ve manevî mirasına yaptıkları katkıyı ortaya koymak iddiasındadır.
Muhammed Zâhid el-Kevserî’den Yusuf Suad’a, Şeyh Muslihuddin Efendi’den Kürtzâde Mehmed Sıdkı Efendi’ye, Yusuf Ziyaeddin Ersal’dan Hâfız Hasan Şen’e kadar Düzce’de doğmuş ve Düzceli unvanıyla tanınmış âlimler, Düzce’de yaşanan gündelik hayata, ülkemizin ilmî birikimine ve de İslam dünyasının zengin ilmî mirasına katkılar sunmuşlardır. Dolayısıyla kitap, taşranın sesine kulak vermek ve taşra-merkez arasındaki ilmî etkileşimin izlerini keşfetmek isteyenlerin ilgisini çekmeye adaydır.
₺1.500,00
KİTAP TANITIMI
RAÛFÎ DİVANÇESİ
Seyyid Ahmed Raûfî, 1657 (h. 1068) yılında Üsküdar’da doğmuş, mutasavvıf kimliğiyle ön plana çıkmıştır. Koca Sinan Paşa Camii civarındaki evinin yanında kurduğu tevhithanede irşat ile meşgul olmuştur. Raûfî Efendi, Halvetiye tarikatının Raufiyye şubesinin kurucusudur ve yaklaşık 20 kadar halife yetiştirmiştir.
Şiirlerini sade bir üslupla kaleme alan Seyyid Ahmed Raûfî’nin hemen hemen bütün şiirleri tasavvufî içeriklidir. Raûfî, Allah ve Hz. Muhammed aşkını coşkun bir şekilde terennüm etmiştir. Kâmil insan olma yolunda gerek müritlerine gerekse diğer insanlara öğütler verdiği, Müslüman bir bireyin nasıl davranması gerektiğini açıkladığı şiirleri; onun mürşit-i kâmil olduğunun ve şiiri öğretici bir araç olarak kullandığının göstergesidir.
Bu çalışmada, öncelikle Seyyid Ahmed Raûfî’nin hayatı, mutasavvıflığı ve eserleri hakkında bilgi verilmiş, daha sonra şairin Divançe’sinin hem biçimsel hem de içerik bakımından incelemesi yapılmış ve transkripsiyonlu metni ile dizini sunulmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Tehzîbü’ş-Şiyem Fî-Nazmi’l-Hikem
Divan edebiyatı geleneğini sürdüren Ali Salâhaddin (d.1877-ö.1939), telif ve tercüme niteliğinde çok sayıda eser kaleme almıştır.
Tehzîbü’ş-Şiyem fî-Nazmi’l-Hikem adlı eseri, beyit, kıta ve mesnevi nazım şekilleriyle yazdığı 1000 şiirden oluşmaktadır. Şiirlerinde, her dönem geçerli genel ahlaki konuların yanı sıra dönemin şartlarına göre kaybolan ve yozlaşan değerleri de işlemiştir. Yaşantısından edindiği bilgi ve tecrübeyi okuyucusuna şiir yoluyla paylaşan şair, kimi zaman uyaran ve yasaklayan, kimi zaman da öven ve teşvik eden bir tavır içinde olmuştur. Bazen de konuyu iyi veya kötü yönleriyle ortaya koyduktan sonra okuyucusunun olaya hikmet gözüyle bakıp ders çıkarmasını beklemektedir. Şiirlerinde ayrıca, insanların kişilik özelliklerine dair önemli tespitleri bulunmaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Sınıf Yönetimi
Bazı devletler korkunç buhranlar geçirirler ve ya büsbütün mahvolurlar. Ülkelerin dağılması veya milletlerin düzgün ve dengeli bir hayat yaşaması sadece devlet için çalışan bakanlara, krallara veya milletvekillerine bağlı değildir. Bunlar her vatandaşı ilgilendiren meselelerdir. Erkek ya da bayan, yaşlı ya da genç, şehirli ya da köylü; kas gücüyle veya beyin gücüyle çalışsın, herkes hep bu meseleleri düşünmelidir.
Bir devletin güçlü ya da zayıf olması, milletlerin yükselmesi ya da gerilemesi sadece devleti yönetenin adil veya işe yaramaz olmasına bağlı değildir. Her yönetici, kim olursa olsun – ister iyi ister kötü, kahraman ya da cani – onlar her zaman kendi milletlerinin birer aynasıdır. Onlar, halkın ruhunun kopyasıdır. Halk nasılsa onlar da öyledir. Eskiden beri hep şöyle söylenmiştir: Her millet layık olduğu yönetim ve yöneticilere sahip olur.
KİTAP TANITIMI
Kent ve Sosyal Sermaye
Tarihin akış sürecinde beşeri ve coğrafi birçok neden insan yaşamını çeşitli yönleriyle değiştirip farklılaştırmaktadır. Süreçte bu değişimlerin en önemlilerinden biri de insanın kendine ihtiyaçlarını giderebileceği bir yer edinmesi olmaktadır. Kent yerleşim alanları birlikte yaşamanın mekânsal tezahürlerinden biri olarak vücut bulmuştur. Kent yaşamı kır yaşamından birçok yönüyle ayrışmakta. Bu mekândaki toplumsal yaşam, ihtiyaçların giderilmesi için kendine özgü oluşturulmuş yapıları, kurumları, oluşumları ve insan ilişkilerini içermekte. Kent ortamında nüfusun büyük ve heterojen bir yapıda olması, sosyo-ekonomik kaynakların çokluğu ve çeşitliliği, tüketim kalıplarının ve yaşam tarzının kıra göre farklılığı, kitle iletişim araçlarının yaygın kullanımı gibi etkenler, birey-grup-toplum arası ilişkilerde sürekli yeni davranış formlarını ortaya çıkarmakta. Kentsel alanlarda aile ve akrabalık gibi birincil grupların küçüldüğü, önem ve bağlayıcılıklarının zayıfladığı, buna karşın ikincil grupların etkilerinin daha güçlü olduğu görülmektedir. İnsanın her ihtiyacını tek başına karşılamasının mümkün olmaması nedeniyle bulunduğu ortamda diğer insanlarla mutlak surette iletişime geçmek, işbirliği ve dayanışma oluşturmak zorunluluğu bulunmakta. Bu ilişkilerde güven en önemli belirleyici bir faktördür. Kişilerarası güven, ortak normlar ve toplumda cari ilişki ağlarına katılmak, içinde yaşanılan toplumun sosyal sermaye stokunu oluşturmaktadır. Sosyal sermaye stoku bir toplumun sosyal kaynaşmasını, her yönüyle gelişmesini ve müreffeh bir yaşam sürmesinin sağlayan bir değişken olarak değerlendirilmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Balkan Harbi’nde Müretteb Dördüncü Kolordu’nun Harekâtı
Osmanlı Devleti’nin son dönem siyasal ve toplumsal tarihini şekillendiren gelişmelerin başında Balkan Harbi gelir. Bu harple başlayan çözülme I. Dünya Harbi ile ivme kazanarak Osmanlı siyasal yapısının sonunu hazırlayan süreci tetiklemiştir. Balkan Harbi’ndeki feci mağlubiyeti bizzat müşahede etmiş kumandanların kaleme aldıkları değerli çalışmalar harbin muhtevasına dair önemli birer kaynak değeri taşımaktadır. Bunlardan biri de elinizdeki eserdir. Eserin müellifi Miralay Mahmud Beliğ (Uzdil), Balkan Harbi’nde Dördüncü Kolordu Erkân-ı Harbiye Reisi olarak vazife yapmıştır. Beliğ, ordu içerisinden yetkili bir gözle Balkan Harbi’ne dair tespit ve görüşlerini resmi evraka ve özel notlarına dayanarak harbin henüz devam ettiği bir ortamda acı duygular içerisinde kaleme almıştır. Bu çalışmada, Mahmud Beliğ’in daha önce kaleme alınmamış müstakil biyografisini verdikten sonra Balkan Harbi’nde Müretteb Dördüncü Kolordu’nun Harekâtı adlı eserinin tam metnini günümüz harflerine aktararak bu konuda yapılacak araştırmalarda faydalanılmasını amaç edindik.
₺820,00
KİTAP TANITIMI
Thinking and Learning to Think
The highest endowment of the human spirit on the intellectual side is the power to think. Learning to think is an essential process and end in all school work. Thinking is the intellect’s regal activity. In a vague way, all teaching appeals to the thought-activity of the pupil; but vagueness in teaching is as pernicious as it is common. To exhibit the value, scope, and process of thought is of inestimable service to the teacher. It gives specific direction to teaching processes, and saves the child from a thousand fanciful expedients.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Etkin Öğrenme, Strateji Kullanımı, Matematik Başarısı, Güdü ve Cinsiyet İlişkileri
Yaratıcılık ve Yenilenme, Eleştirel Düşünme ve Problem Çözme, İletişim ve İşbirliği gibi kavramlar günümüz dünyasında bireylerin sahip olması gereken olmazsa olmaz becerilerin başında gelmektedir. Bireyler Etkin öğrenmenin temel alındığı sınıflarda doğal olarak saydığımız bu becerileri de kullanarak geliştirmek zorunda kalır. Yani etkin öğrenmenin doğası gereği bu beceriler gelişir. Böylelikle bireylerin matematik başarıları, güdüleri ve öğrenme stratejisi kullanımı üzerinde olumlu etkiler ortaya çıkabilir.
₺300,00