KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Ucube ve Mahcube Hikâyesi
₺750,00 -

Koruma, Yetki ve Eylemsizlik
₺350,00 -

Yusufeli Barajı’nın Çevresel Etkileri
₺575,00 -

Yeni Başlayanlar İçin BANKACILIK
-

Üsküpün Âkifi
₺260,00 -

TÜRKMEN ATASÖZLERİ (TÜRKMEN HALK NAKILLARI)
-

Türkiye Ekonomisinde Teknolojik İlerleme, Bölüşüm ve Kâr Oraninin Seyri: 1972-2003
₺275,00 -

Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi
-

TKP’den Sonra Kadro Dergisinden Önce Şevket Süreyya (1928-1932)
₺275,00 -

Terör Örgütlerinin Finansman Kaynakları ve Yöntemleri
₺275,00 -

TANZİMAT DÖNEMİ NÜFUS SAYIMLARINDA KARACASU KAZASI
₺440,00 -

Spinoza’da İdeoloji Kavramının Kökenleri
₺380,00 -

Soğuk Savaş Döneminde Yugoslavya
₺780,00 -

SİGORTA SEKTÖRÜNDE ACENTE-ŞİRKET İLİŞKİLERİ
₺275,00 -

Sakai CLE İş Birliği ve Öğrenme Ortamı
₺235,00 -

Reklamda Kaynak ve Kanal Olarak Sosyal Medya Fenomenleri
₺340,00
KİTAP TANITIMI
The Anxious Self: Existence and Nothingness in Samuel Becketts Waiting for Godot, Endgame, and Happy Days
Designed for scholars, students, and readers of literature, this book examines the philosophical underpinnings of Samuel Becketts Waiting for Godot, Endgame, and Happy Days. Discover how the characters choices shape their existence in accord with Sartres existentialism.
In Waiting for Godot, Vladimir and Estragons search for purpose takes center stage, reflecting Sartres notion that existence precedes essence. Endgame represents Sartrean existential pain, anxiety, and uncertainty. Happy Days presents characters interdependent on one another for meaning, poignantly illustrating the existential dilemma of needing companionship to navigate life without a predetermined essence.
This academic examination invites scholars, students, and literature enthusiasts to study the philosophical concerns of these plays, shedding new light on their timeless relevance and depth.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
OĞUZ GRUBU TÜRK LEHÇELERİNDE CÜMLELERİN MANTIKSAL YAPISI
Zengin dil özellikleri, yazılı ve sözlü edebiyata sahip Oğuzlar, Orta Asya’dan Kafkaslara kadar geniş coğrafyaya yayılmış büyük Türk boyudur. Oğuz Grubunda yer alan Türk lehçeleri Çağdaş Türk yazı dillerinin önemli kolunu oluşturur. Bu çalışma Oğuz Grubu Türk lehçelerinin sözdizimsel bakımdan incelenmesini ele alır. Sözdiziminin önemli bir bölümünü cümle oluşturur. Cümle sözdiziminin öğrenilmesinde esas araçtır. Dilin, özellikle cümle gibi önemli unsurunu, onun mantıksal yönüne değinmeden ciddi şekilde araştırmak mümkün değildir. Dolayısıyla bu çalışmada Türkiye Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi, Türkmen Türkçesi ve Gagavuz Türkçesindeki cümlelerin mantıksal açıdan tahliline yer verilmiştir. Özellikle söz konusu lehçelere ait basit yapılı cümlelerin çeşitli mantıksal yöntemlerle karşılaştırmalı tahlili yapılmıştır. Türk mantığının ifade ettiği fikri anlamak için değişik yöntemlere başvurulmuştur.
Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Oğuz Türkleri ve lehçeleri ve bu lehçelerin cümle yapısı, basit cümlenin tarihi, basit cümlenin türleri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde mantığın amacı, mahiyeti, uygulama alanları, mantıkta kavramlar, önermelerle ilgili bilgiler yer almıştır. Üçüncü bölümde cümlenin mantıksal yapısıyla ilgili bilgi, Oğuz Grubu Türk lehçelerinin cümlelerini anlam yönünden tahlili için yeni bir yönteme başvurarak Türkiye Türkçesi için Nutuktan, Azerbaycan Türkçesi için, M. E. Resulzade’nin Esrimizin Siyavuşu eserinden basit cümle örnekleri, Türkmen Türkçesi için Ruhname eserinden ve Gagavuz Türkçesi için çeşitli edebi eserlerden basit cümle örnekleri seçilerek bunların mantıksal tahlili yapılmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Kemalpaşa Dağı’nda Fiziki Coğrafya ve İklim-Ağaç Büyüme İlişkisi Üzerine Araştırmalar
“Kemalpaşa Dağı’nda Fiziki Coğrafya ve İklim-Ağaç Büyüme İlişkisi Üzerine Araştırmalar” başlıklı bu kitap, İzmir ili sınırları içinde bulunan Kemalpaşa (Nif) Dağı’nın fiziki coğrafya (jeoloji, jeomorfoloji, iklim, hidrografya, toprak ve bitki örtüsü) özellikleri ile dağın yüksek kesimleri için iklim-ağaç büyüme ilişkisinin incelendiği bir araştırma kitabıdır. Kitap giriş ve sonuç bölümleri hariç iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Kemalpaşa Dağı’nın fiziki coğrafya özellikleri birbirleriyle ilişkili olarak incelenmiştir. İkinci bölümde ise dağlık alanın yüksek kesimlerinde dağılış gösteren karaçamların yıllık halka genişliklerini (çap büyümesini) sınırlandıran ya da teşvik eden iklim (sıcaklık ve yağış) faktörleri ve 1950-2019 dönemi boyunca sıcaklık ve yağış değerlerinde meydana gelen değişimlere bağlı olarak 35 yıllık pencereler (periyotlar) şeklinde karaçam ağaçlarının gelişimi için sınırlayıcı veya destekleyici (teşvik edici) iklim faktörlerinin zaman içindeki değişimi ve/veya kararlılığı belirlenmiştir.
Kemalpaşa Dağı’nda iklim-ağaç büyüme ilişkisinin belirlenmesinde dendrokronoloji ve alt dallarında uygulanan yöntemlerden faydalanılmıştır. Dendrokronoloji, ağaçların yıllık halkalarına dayanarak yaş saptama bilimi olarak tanımlanmaktadır. Ağaçların tarihlendirilmesi olarak da ifade edilen dendrokronoloji ile aslında bu tanımlamanın çok ötesinde, geçmiş ile ilgili dikkate değer ve önemli bilgilere ulaşılabilmektedir. Çünkü ağaçlarda her yıllık halkanın büyümesi sırasında, ağacın içinde bulunduğu çevresel koşullar ve meydana gelen doğal ya da beşeri olayların etkileri, ağaçlar tarafından adeta kayıt altına alınmaktadır. Bu yöntemin kullanılması coğrafi süreçlerin ve problemlerin anlaşılması/çözümü bakımından da önem taşımaktadır. Bu nedenle dünyada coğrafyacılar ve birçok bilim dalındaki uzmanlar çeşitli konulardaki araştırmalarında dendrokronolojinin yönteminden yararlanmaktadır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Kayıp Lezzetlerin İzinde
“Kayıp Lezzetlerin İzinde“, bir yemek kitabından çok daha fazlası; Lozan Antlaşması’yla vatanlarından koparılan mübadillerin kalplerinde ve bohçalarında taşıdıkları bir asırlık mirasın dokunaklı bir kaydıdır. Bu eser, her bir tarifin ardındaki özlem, direniş ve umut dolu hikâyeleri gün yüzüne çıkarıyor. Alivra’dan Rufteynu’ya, unutulmaya yüz tutmuş lezzetler, ait oldukları anılarla birlikte yeniden hayat buluyor.
Atalarının sofralarına bir köprü kurmak, göç yollarında kaybolan tatları kendi mutfağında canlandırmak ve yemeğin birleştirici gücüyle kültürel bir yolculuğa çıkmak isteyen herkes için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı. Bu kitap, damaklarda bırakacağı lezzet kadar, ruhunuza da dokunacak bir tarih ve hafıza davetidir.
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
Labirent: Yapay Zekâ Bir Deva Mı Yoksa Çıkmaz Mı?
“Günümüz geleceğe dair hangi izleri taşıyor?”
Teknolojinin geldiği son noktalar ve ileride olacaklara dair spekülasyonlar ışığında belki de sormamız gereken en önemli sorulardan birisi bu. Yerli ve yabancı akademisyenlerin bir araya gelerek ortaya çıkardığı bu çalışmada esaslı odak noktası yapay zekâ olarak belirlenmiştir. Yapay zekânın tasarım etiğinden, teknik yönlerine, insanlarla olan ilişkilerinden, duygusal donanımına varan eleştirel bakışları bulabileceğiniz bu eseri alandaki diğer çalışmalardan ayıran en önemli unsur interdisipliner bir tavırla çok farklı gözlem ve yorumu bir araya getirmesidir. Yapay zekâ üzerine halihazırda çalışmalar yürüten akademisyenlerin genellikle felsefi olmak üzere, pek çok arka planı işleyerek kendi yorumlarını ortaya koyduğu yazıları hem fikir zenginliği yaratacak hem de bugüne kadar pek çok karmaşaya neden olan yapay zeka konusunda ileri adımlar atmayı sağlayacaktır. Posthuman, transhuman ve yapay zekâ türlerine dair yeni izlenimler kazanmak isteyen bütün okurların izleyecekleri patikada bir ışık olması ve kendi fikirlerini kurgularken küçük parıltılar yakalamaları umuduyla…
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Bilim İletişimi
“Hayatta hiçbir şeyden korkmamalıyız, sadece anlamalıyız. Şimdi anlama zamanı, böylece korku azalacaktır.”
arie Curie
Bu kitap, bilim tarihini kadim uygarlıklardan günümüze kadar ele alarak farklı toplumların bilimsel gelişime katkılarını ve bilim iletişiminin temel dinamiklerini gözler önüne sermektedir. Bilim iletişiminin tarihsel gelişimi, temel yaklaşımları ve sürece dahil olan paydaşlar bütüncül bir bakış açısıyla incelenirken, bilimin topluma nasıl aktarıldığı, güvenilir bilginin nasıl üretildiği ve yaygınlaştırıldığı detaylı bir şekilde ele alınmaktadır. Ayrıca, Covid-19 pandemisi bağlamında bilim iletişiminin kritik rolü değerlendirilirken, kriz dönemlerinde bilim ve toplum arasında güvene dayalı bir ilişkinin nasıl kurulduğu ve iletişim stratejilerinin etkileri kapsamlı bir şekilde analiz edilmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
DEĞİŞİM YÖNETİMİNİN BAŞARI UNSURLARI
Değişim süreci, bireysel ve örgütsel alışkanlıkların değişmesine neden olduğu için oldukça zor bir süreçtir ve insanlar, doğal ve psikolojik yapılarından dolayı değişime direnç gösterirler. Ancak bireyler, değişim süreçlerinde doğru destek alabilirlerse, başarılı bir şekilde sürece entegre olabilirler. Bu bağlamda, gösterilen direncin derecesini ve yönünü etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Örgütsel başarının elde edilebilmesi de değişime karşı gösterilen direncin engellenmesi ile doğru orantılı olmaktadır.
Bu sebeple Değişim Yönetiminde, işletmelerin değişimi nasıl yaşadıkları ve değişime adapte olma sürecini başarıyla sonuçlandırabilmeleri için neler gerektiğini bilmelerini gerektirmektedir. Çünkü bireysel değişim yönetimini iyi bilmek, işletmelerdeki değişim sürecinin kolay ve hızlı gerçekleşmesini sağlamaktadır. Değişime adapte olamayan işletmeler ve bireyler, hızla değişen rekabet ortamında varlıklarını sürdürmeyi başaramayacaklardır.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Kültürümüzde Manzum Yağmur Duaları
Yağmur bütün din, inanç ve kültürlerde hayatın varlığı, bereketin simgesi İlâhî bir lütfun göstergesi sayıldığı gibi kuraklık da aynı İlâhî gücün bir cezası olarak kabul edilir.
İslam toplumları Hz. Peygamber’in yolundan giderek kıtlık zamanlarında toplu olarak yağmur duasına çıkmışlar ve çeşitli dualar okumuşlardır. Bu yağmur duası törenleri geniş bir coğrafyada farklı şekillerde icra edilmektedir. Bu dinî etkinliklerdeki duaların bir kısmı genellikle vezinli ve kafiyeli manzumeler olup çok kuvvetli olmasa da edebî yönleri de bulunmaktadır.
Bunlar Anadolu’nun çeşitli yerlerinde hâlâ yağmur duası törenlerinde okunmaktadır.
Bu çalışmada -tespit edildiği kadarıyla- Anadolu’nun bazı yörelerinde okunan manzum yağmur duaları yer almaktadır. Bu manzumeler, bir ibadet anlayışıyla kıtlık zamanlarındaki yağmur duası törenlerinde salt şiir olarak değil, belli ezgilerle dua/ilahî niyetiyle okunurlar. Böylece halkın, dinleyenlerin duygu dünyası ve maneviyatı güçlendirilmiş olur.
₺190,00
KİTAP TANITIMI
İngiltere’de Feminizmin Doğuşu
Kadın-erkek eşitliğini esas alan, geleneksel toplumsal cinsiyet rollerine göre kadının ötekileştirilmesine karşı çıkan, ataerkil toplumun kadınlar hakkında oluşturduğu önyargılı imajı ortadan kaldırmayı amaçlayan feminist akım, İngiliz yazar Virginia Woolf’un feminist söylemi ve feminist edebiyatı sayesinde İngiltere’de büyük bir yankı uyandırmıştır. Bu çalışmada, Woolf’dan önce, kadın hakları için mücadele veren İngiliz kadınların ve Woolf’un feminizme katkıları tartışılmaktadır. Woolf’un Kendine Ait Bir Oda ve “Kadınlar için Meslekler” adlı çalışmalarında vurguladığı ‘Kendine Ait Bir Oda’ ve ‘Evdeki Melek’ kavramlarının, Dışa Yolculuk, Gece ve Gündüz, Mrs Dalloway ve Deniz Feneri adlı feminist romanlarındaki yansımaları, bu kitapta ele alınmaktadır. Bu romanlardaki, feminist dönem öncesi, erkek-egemen İngiliz toplumunun değer yargılarıyla yetişmiş kadınları temsil eden kadın karakterlerin yaşadıkları sorunlar bu kitapta tartışılırken, kadınların feminist döneme geçişle beraber deneyimledikleri aydınlanma ve farkındalık değerlendirilmekte, Woolf’un feminist akıma katkıları incelenmektedir.
KİTAP TANITIMI
Sevdâî Dîvân
Edebî metinlerin aslî unsuru sözdür. Bu itibarla dîvânlar Türkçenin söz ve ifâde yeteneğini zenginleştiren ve onları geçmişten günümüze taşıyan metinlerdir. Osmanlı şiiri üzerindeki değerlendirmelerde bu geleneğin Türkçenin gelişmesine sağladığı katkının hak ettiği derecede vurgulanmaması üzücü bir durumdur.
Dîvânlar aynı zamanda kültürümüzün duygu ve düşünce arşividirler. Şairin dünyası kadar sosyal hayattan tarihe kadar hayatın her yönüne ayna tutarlar. Bu yönleriyle sahip oldukları şiirlerin sahipleriyle günümüz arasında köprü durumundadırlar. Bu eserler bize günümüze geçmişimizden gelenler kadar gelmeyenleri de görme imkanı vermektedirler.
15. yüzyılın ikinci yarısı ile 16. yüzyılın ikinci yarısında yaşayan Sevdâ’î de iki eseri, Dîvân ve Kıssa-i Leylî birle Mecnûn, ile Türkçenin gelişip zenginleşmesine katkı sağlayan bir şairimizdir. Şairin her iki eserinde de Türkçe ifade kalıpları ve deyimlere yoğun bir şekilde yer vermesi dikkati çekmektedir. Bu yönüyle Sevdâ’î’nin Necâtî Bey’in şiirlerinde Türkçeyi öne çıkarma tutumunu benimseyen şairlerden olduğu görülmektedir. Dîvân‘ındaki şiir sayısı az olmakla beraber Kıssa-i Leylî birle Mecnûn isimli eseri ile birlikte değerlendirildiğinde şairin önemli seviyede Türkçe dil yapısını günümüze taşıdığı görülmektedir. Sevdâ’î duygu ve düşünce dünyamıza sağladığı katkı kadar Türkçenin ifâde zenginliğini eserlerine yansıtma ve Türkçeyi güzel kullanma hassasiyeti ile de dikkate alınmayı hak etmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
TRABZONUN YAKIN TARİHİNDEN KESİTLER
Bu eserde, 19. yüzyılın ortalarında yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmeler neticesinde zenginleşen Trabzon’un, bu canlılığını kaybettiği süreç ele alınmıştır. Zira belirtilen yüzyılın son çeyreğinden itibaren Trabzon ekonomisi kan kaybetmeye başlamıştır. Ekonomik manada yaşanan çöküşü idari değişim takip etmiş ve Cumhuriyetin ilk yıllarına gelindiğinde önceden neredeyse tüm Doğu Karadeniz’i içine alan Trabzon Vilayeti’nin sınırları daraltılmıştır. Bu değişim sürecinin son halkasını nüfus mübadelesi oluşturmuş ve kentte bulunan Rumlar, şehri terk etmiştir. Yaklaşık 50 yıllık bir süreçte olağandışı gelişmeler yaşayan Trabzon kenti, sosyo-ekonomik olarak bu gelişmelerin etkisini derinden hissetmiş, 40-50 sene öncenin zengin ve mamur Anadolu kentlerinden biri olan Trabzon, bu vasfını kaybetmiştir.
Trabzon tarihi ile ilgili kaleme alınan neredeyse tüm eserlerde şehrin bu duruma düşmesinin nedeni Birinci Dünya Savaşı olarak gösterilmiştir. Gerçekten de işgal ve muhacirlik gibi savaş yıllarında yaşanan olumsuz gelişmeler; Trabzon halkı üzerinde büyük bir travma yaratmıştır.
Bu çalışmada Birinci Dünya Savaşı sonrası Trabzon’un ağırlıklı olarak sosyal durumu ele alınmış, savaşın ardından Trabzon halkının sosyal, ekonomik ve beledi hizmetler noktasında içinde bulunduğu duruma temas edilmiştir. Eserde, kentin hafızasına kazınan bazı olaylar hakkında bilgiler verilmiş öte yandan halkın yaşayışı, inançları, giyim-kuşamı ve kentin genel durumu üzerinde de durulmuştur.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
NEVHATÜL-UŞŞÂK
Sergüzeşt-nâmeler, otobiyografik eser olmalarının yanı sıra hatıra niteliği taşırlar. Bu türdeki eserler -sanatsal değer taşımakla birlikte- Osmanlı toplumsal yaşamını ve Osmanlı bireyini tanıma imkânı sunar. Sergüzeşt-nâmeler aynı zamanda şairin edebi şahsiyeti ve hayatı hakkında bilgi vermeleri açısından da büyük önem taşırlar.
Bu çalışmada, XVII. yüzyıl Dîvân şâirlerinden Mehmed Dâî ve sergüzeşt-nâme türündeki Nevhatül-Uşşâk adlı eseri ele alınmıştır. Bir hocanın öğrencisine duyduğu beşerî aşkın ilahi aşka yükselişini işleyen bu eser, Dâînin başından geçen, yaklaşık bin günlük bir aşk macerasını anlatır. Bu eserden hareketle hem şâirin edebi kişiliği hem de eserin biçim ve içerik özellikleri hakkında bilgiye ulaşmak mümkündür.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Sultan (II) Mahmud’un Ölümü
Hiç
Bir abide o suskun ve dik, yüzü yok başı kesik.
Toprak saklarken canı, ateşten yazılmış kanlı fermanı.
Kim bilir hangi bahtsız yatar göğsünde, karanlığın içinde.
Yazıt silik, harfler gömülü, zaman durmuş; ne diri ne ölü.
Ve bilir o tanık: Mühürlense de sesi, kalır çağlara direnen nefesi.
İhanet solar hakikat yeşerir, her suskun yazıt bir gün dile gelir.
Dua bilmez yüreği sızlar, bir damla gözyaşında maziyi anar.
Unutma! Suskun gölge konuşur; unutansa kendiyle avunur.
Mezar değil çağların saklı hecesi, devlete adanmış başın nefesi. Bir çift göz deler gecenin bağrını, yarınsız çağırır intikamını. Asırlar geçse de abidenin önünde, suskunluğun en gür sesinde.
Kanla yoğrulmuş yemin taşır, hangi el değse geçmişi çağırır.
Kimi ışıklarla uyur, kimi rahmet okur.
Kimi dua ile yükselir, kimi şarkıyla süslenir.
Geçersen bir gün önünden, hakikat seslenir derinden.
Ama ölüm hep terazidir; zaferin izi kalıcı, ufukta sessizdir. Aralanır sonsuzluğun kapısı, kapanırken insanın o son yarası. Bir ses yükselir hiçliğin ortasında;
Ölümden daha ciddi ne var bu dünyada?
₺235,00
KİTAP TANITIMI
İngilizce Öğreniminde ve Çeviride Anlamsal ve Sözdizimsel Sorunları Çözümleme Alıştırma Kitabı
Dil öğrenimi dinamik, uzun, ama bir o kadar da önemli ve ufuk açan bir yolculuktur. Uzun yıllar eğitmen kimliğimizle gözlemleyip, sorunlu olduğunu saptadığımız bazı konuları ele alan bu çalışma kitabıyla bu dilsel yolculukta kendini geliştirmek isteyen öğrencilere destek sağlamayı amaçladık. Kitapta odaklandığımız konular öğrencilerin sıklıkla zorluk yaşadığı zarflar ve kiplikler, sıfat cümleleri ve anlam belirsizliğini içermektedir.
Bizleri yetiştiren değerli İngilizce öğretmenlerimizi burada anarken, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin Kurucu Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan hocamızın “Her eğitimli kadının bu cumhuriyete borcu var” sözünden ilham alarak hazırladığımız bu kitabın tüm kullanıcılara faydalı olmasını içtenlikle diliyoruz.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
EXPLORING THE MYSTERIES OF ANTI-DETECTIVE FICTION
Exploring the Mysteries of Anti-Detective Fiction takes readers on a transformative journey through the intricate layers of anti-detective fiction by redefining the boundaries of mystery literature. With an insightful exploration of Stuart Turton’s The Seven Deaths of Evelyn Hardcastle and Peter Ackroyd’s Hawksmoor, this book examines a genre that challenges notions of truth, identity, and narrative closure. Blending postmodern theory with literary analysis, it delves into themes of identity, parody, and historiographic metafiction, uncovering the interplay between history, fiction, and ambiguity. Readers are invited to navigate a labyrinth of historical reconstruction, metaphysical puzzles, and the play between reality and fiction. Whether you’re an academic, a genre enthusiast, or simply curious, Exploring the Mysteries of Anti-Detective Fiction offers an intriguing perspective into the enigmatic world of anti-detective narratives.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
GÜÇ KOŞULLARDA ÇALIŞTIRILAN ÇOCUKLAR
Dünya metropollerinin tamamında, evrensel kentsel olgulardan biri olan güç koşullar altında çalıştırılan çocuklar sorunu yaşanmaktadır. Güç koşullarda çalıştırılan ve yaşayan çocukların en büyük sorumlusu aile ve toplumdur. Aileleri tarafından maddi anlamda istismar edilen ya da kötü muamele edilen çocuklar; çalışma ortamlarında fiziksel, duygusal, cinsel ve maddi olmak üzere her tür sömürü ve şiddetle karşı karşıya kalabilmekte, sapkın davranışlara yönelebilmekte, kendine ait olması gereken emeği sömürülebilmekte ve gelecekte sürecek kimi psikolojik sorunlar yaşamaktadır. Ekranda, internette, sokakta ya da evde çalıştırılarak büyük bir risk yaşamaktadırlar. Aileler, bazen onların geleceklerini tesis etmek ya da onları korumak isterken kimse için geriye alınamayacak yıkımlar oluşturmaktadır. Bu açıdan çocukların hakları, aileleri ve toplum karşısındaki güvencesizlikleri dikkatle ele alınması gereken bir konudur.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
TİCARET ODASI REHBERİ VE SAMSUN’DA TİCARİ HAYAT
Karadeniz’i mesken tutan tüccar denizci kavimler tarafından Samsun kent merkezi tarihsel süreç içerisinde kadim zamanlardan beri sığınılacak doğal bir liman olarak kabul görmüştür. Esen Tepe (Toroman Tepe) ve Kalkanca Tepeleri’nin perdelediği Kalyon Burnu’nu pek çok farklı türde deniz vasıtası yüzlerce yıl ziyaret etmiş ve küresel ticaret kapsamında uzak coğrafyalardan işlenmiş ürünleri getirip pazarlamışlardır. Samsun’a dair ticari veriler 1923 yılında Osmanlıca harflerle kayıt altına alınmıştır. Muhtemelen bu veriler Osmanlı devrinde daha 1914 öncesinde toparlanmış fakat araya giren Birinci Dünya Harbi ve akabinde yaşanan Milli Mücadele yılları böyle bir eserin piyasaya çıkmasına engel teşkil etmiş olmalıdır. Cumhuriyet Türkiyesi’nin Samsun ölçeğinde ilk yayını olarak da tanımlayabileceğimiz “Samsun Ticaret Odası Rehberi 1339 R.” adlı eser dört akademisyen tarafından günümüz harflerine çevrilmiş ve içeriğindeki konular arşiv kaynakları ve güncel kaynakların araştırılması ile dört bölüm halinde yayına hazırlanmıştır. Bu bölümler; Mehmet Yavuz Erler tarafından “Samsun İktisadi Hayatında Üretim”, Önder Deniz tarafından “Samsun Ekonomisinde Çalışma Hayatı”, Elçin Gün Canik tarafından “Samsun’da Şirketler ve İşletmeler” ve Hüseyin Vehbi İmamoğlu tarafından “Samsun’da Osmanlı Usulü Ticaret” başlıklarından oluşmaktadır. “Ticaret Odası Rehberi ve Samsun’da İktisadi Hayat” adlı bu kitap; Samsun’da ilk ekilen tütün, patates ve mısırın ne zaman ve kimler tarafından ekildiğinden haberdar olan bir okuyucu kitlesi oluşturmuş olacaktır. Aynı zamanda bu kitap ile birlikte, Osmanlı Bankası’nın kuruluş öyküsünü anlatabilen, Büyük 1869 yangını sonrasında küllerinden yeniden doğan bir ticaret sahil yerleşkesinin gelişim sürecini anlamlandırabilen bireylerin ihtiyaç duyduğu bilinçli bir kent kültürü ve mirası oluşturmak amacıyla Samsun’a ait tarihsel verilerin okuyuculara kazandırılması hedeflenmiştir
₺300,00
KİTAP TANITIMI
ÇAY BİTKİSİNİN VERİM VE KALİTESİ ÜZERİNE BAZI TOPRAK VE BİTKİ ÖZELLİKLERİNİN ETKİSİ
KİTAP TANITIMI
DISCOURSE ON THE METHOD OF RIGHTLY CONDUCTING THE REASON, AND SEEKING TRUTH IN THE SCIENCES
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Türk Dış Politikasında Güncel Paradigmalar
Türk dış politikasında son dönemde özellikle Orta Doğu ve Afrika ülkeleriyle ikili ilişkilerin geliştirilmesine büyük bir önem verilmiştir. Bundan dolayı Ankara’nın özellikle İran, Irak, Suriye ve Körfez ülkeleri gibi yakın komşularıyla ilişkileri önemli bir ivme kazanmıştır. Bu durumun ortaya çıkmasında öncelikle komşularla sıfır sorun politikası önemli bir rol oynamıştır. Bu şartlar altında Türkiye’nin İran, Irak, Suriye ve Körfez ülkeleri ile ikili ilişkileri diplomatik, ekonomik, askeri ve kültürel alanlarda büyük bir gelişme göstermiştir. Bu derlemenin konusu son dönemde Türkiye’nin Orta Asya ve Ortadoğu’da izlemiş olduğu dış politikanın ikili ilişkilerin gelişimine etkisini ortaya koymaktır.
KİTAP TANITIMI
OMURGALI HAYVANLARIN ANATOMİSİ
Hazırlamış olduğumuz Omurgalı Hayvanların Anatomisi’ne ait ders notlarımız iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda omurgalı hayvanların anatomilerine ait bilgiler şekillerle desteklenerek ders notları şeklinde verilmiştir. İkinci kısımda ise ders notlarındaki bilgilerin daha iyi anlaşılması için laboratuvar kılavuzu olarak hazırlanmıştır. Böylece ders ve laboratuvar bilgileri birlikte verilerek daha kalıcı ve aktif bir öğrenim planlanmıştır. Ders notları kısmında anatomi, deri, iskelet sistemi, kas sistemi, sindirim, dolaşım, solunum, boşaltım, üreme ve sinir sistemleri hakkında bilgiler verilmiştir. Laboratuvar kılavuzu kısmında ise deri ve iskelet sistemi kısmına ait uygulamalar öğrencinin ilgisini çekecek şekilde hazırlanmıştır.
KİTAP TANITIMI
Kars’ta “Hayat”
Kars, Türkiyenin doğusunda, kendi kaderine terkedilmiş, sınırda olan ama sınır kapısı olmayan, evin tozlu kalmış köşesi gibi duran hüzünlü şehir. Hüzünlü dediğime bakmayın eğlenceli, kalender, bizim gördüğümüz o hüznü ve eksiği görmeden kendi içinde dayanışarak yaşayan insanların olduğu bir şehir. Tarihinde savaşlar, işgaller görmüş sonra da elinde kalanlarla yeniden ayağa kalkmış bir şehir. Farklı dinler ve farklı etnik grupların bir arada yaşadığı bu şehirdeki insanlara bakmak için gittim, Hayatların içinde farklı grupların birbirlerini kabullenmesini, kaynaşmasını gördüm. Kan karışması dedikleri bu birliktelikleri ile ilgili yazıklarımı bir antropolog gözüyle size sunuyorum.
KİTAP TANITIMI
Türk Hikâyesinde Din ve İnanç Algısı
İnsan ile birlikte doğan inanma ihtiyacı birey ve toplumların doğasının esasını oluşturur. Tarih boyunca insanların çeşitli dinlere ve inançlara bağlı bir hayat sürdürerek mana ve madde âleminde psikolojik doyum noktasına ulaştığı görülür. 19. yüzyılda Tanzimat Fermanı ile birlikte birçok alanda değişimler yaşanır. İnsan ruhunun özüyle ilişkili olan edebiyat sahası da bu dönemde toplum ve bireyin yaşadığı değişimlerden etkilenir.
Tanzimat Dönemi edebiyatı nesir sahasında birçok araştırma yapılmıştır. Bu araştırmaların ışığında hem edebî türler üzerinde hem de ele alınan konular hakkında yeni perspektifler ortaya çıkabilir. Türk edebiyatında din ve inanç olgusu eserlerde önemli bir yer teşkil etmektedir. Toplumun batının sosyal hayatına yönelmesiyle birlikte nesir türünde yazılan eserlerde; alafranga hayat, görücü usulü evlilik, basit aşk üçgenleri gibi konular ele alınır. Bu konuların yanı sıra din ve inanç olgusu da birçok hikâyede işlenmiştir. Bu dönemde yazılmış olan hikâyelerde İslamiyet ve Hristiyanlık dinine yer verildiği gibi Yahudilik ile kabile inançlarına ait izlerin de işlendiği görülmektedir. Bu kitapta Tanzimat Dönemi’nde (1839-1896) yayınlanmış olan yüz elli beş hikâye din ve inanç olgusu bağlamında irdelenmiştir. Türk hikâyesinin zeminini oluşturan eserler olarak kabul edilen Muhayyelât-ı Aziz Efendi, Müsameretnâme, Akabi Hikâyesi ve Hayâlât-ı Dil’den sonra Ahmet Midhat Efendi, Recaîzade Mahmud Ekrem, Nâbizâde Nâzım ve Samipaşazade Sezai’nin yazdığı eserler öncelikle olay örgüsü bakımından daha sonra ise din ve inanç esasları bakımından incelenmiştir. Hikâyelerde sırasıyla; İslamiyet, Hristiyanlık, Yahudilik, ilkel kabile inançları ve batıl inançlar ele alınmıştır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Ücret Payı
Ücret payı, ya da diğer bir deyişle, emeğin toplam gelirden aldığı pay, tüm dünyada 1980’lerden bu yana, bazı ülkelerde ise daha erken başlayarak, düşmektedir. Ücret payı düşerken, onun ayna yansıması olan kâr payı ise yükselmektedir. Son derece önemli toplumsal ve ekonomik sonuçları olan ücret payının bu seyri, farklı boyutlarıyla zengin bir araştırma konusu olarak karşımızda duruyor. Bu konular, özellikle son yıllarda araştırmacıların ve uluslararası ekonomik kuruluşların yoğun ilgisini çekmiştir.
Bu kitap, ücret payı yazınına bir giriş yaptıktan sonra Türkiye ekonomisi ve sektörleri için ücret payları hesaplayarak sonuçları değerlendirmektedir. Kitap, Türkiye’de de dünyadaki genel gidişata benzer şekilde; ücret paylarının, uzun dönemde giderek gerilediğini gösteriyor.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Bir Deste Berceste
Dogal olarak, elinizdeki bu küçük çalısma edebiyatımızdaki bütün bercesteleri içine alan bir derleme degildir. Bir siirin berceste kıvamında olup olmadıgını ölçen bir otorite veya kıstas yoktur. Bizim amacımız mümkün oldugunca genis bir okur grubunun zevkine hitap edecegini umdugumuz siirleri toplamaktı. Bunda ne kadar basarılı oldugumuza okurlarımız karar verecektir.
Bu kitap, her ne kadar siir tadını bozmamak için akademik ayrıntıdan uzak olarak tasarlandıysa da üniversitelerin Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Dili ve Edebiyatı Ögretmenligi ve Türkçe Ögretmenligi bölümlerinde bilhassa Eski Türk Edebiyatı derslerinde yan eser olarak kullanılabilecek mahiyettedir. Yalnız edebiyatı meslek olarak icra edenler degil söz sanatlarından hoslanan her insanın kitapta geçen bercesteleri zevkle okuyacagını umuyoruz. Umarız, bu küçük derleme düsünce ve zevk dünyamızı süslemize küçücük bir katkıda bulunur.
Eger maksud eserse mısra-ı berceste kâfidir!
Aceb hayretteyim ben Sedd-i ?skender hususunda
Eger amaç dünyada bir eser bırakmak, bir hüner
sergilemek ise bunun için bir berceste mısra söylemek
kâfidir. ?skender, o seddi bosuna yapmıs. O kadar ugrasıp
seddi yapmak yerine bir berceste mısra bıraksaydı
daha iyi ederdi!
KİTAP TANITIMI
AMASYA’DA EĞİTİM VE EĞİTİM KURUMLARI
20. yüzyıl başlarında Sivas vilayetine bağlı Amasya sancak merkez ve kazalarında eğitim ve öğretime ilişkin ilk girişimler Maârif Komisyonlarının kurulması ile başlatılmıştır. Komisyonların oluşturuluşu önemli bir adımdır. Zira maârif işleri, artık belli bir otorite tarafından yürütülecektir. Bu komisyonlar okul ve bina inşası, öğretmen ataması, halkı eğitime hizmet yolunda yönlendirme gibi görevleri yerine getirmişlerdir. Sancak merkezi ve hemen hemen kazaların hepsinde, kazalara bağlı mezra ve köylerde yeni usul üzere eğitim veren ibtidâî, rüşdiye ve idâdî okulları açılmıştır. Ayrıca sancak merkezinde öğretmen yetiştirmek üzere bir de Darülmuallimîn Okulu açılmıştır. Medreselerin bir kısmı kapatılarak ibtidâî veya rüşdiye okulları haline dönüştürülmüş, açık kalanlarda ise ıslâhat girişiminde bulunulmuştur. Ancak bu okulların öğretim kadrolarının nicelik ve nitelik yönünden yetersiz olduğu görülmüştür. Her zaman olduğu gibi parasızlık ve öğretmensizlik, bu dönemde de ilk ve orta öğretimin karşılaştığı en büyük problem olmuştur. Bazı çareler bulunmuşsa da, bütünüyle imparatorluğun eğitim ve öğretim sorununu çözmek zor olmuş, dolayısı ile bu zorluklar çözüme kavuşturulmadan sonraki yıllara devredilmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren ciddi manada yapılan düzenlemeler ve yenilikler ile sorunların çözümüne çalışılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Digital Transformation in Banking Industry Financial Security, Audit and Business Perspective
The book “Digital Transformation in Banking Industry – Financial Security, Audit and Business Perspective” explores the effect of digital transformation on Anti-Money Laundering (AML) regime by focusing on digital Know Your Client (eKYC), artificial intelligence in AML, crypto currency, and virtual assets by drawing attention on ongoing compliance challenges in “virtual assets era”. Furthermore, it explores Fintechs and future of conventional banking as well as remote auditing in banking industry.
This edition explores Fintechs and the future of conventional banking. This is to examine the Fintech structures that have recently gained great importance in the world and to evaluate the possible effects of the developments on traditional banking in the future. Considering the innovations that Fintech structures bring to payment systems, their impact on credit markets and the structure of blockchain-linked contracts, it is expected that they will have greater effects on the financial system in the future. In this context, the book analysis the effects of these structures on traditional banking by including the recent literature on the subject.
Remote auditing is one of the common methods that is suitable for today’s world with its flexible and technology-based structure. In our book we have dedicated a chapter which explores remote auditing (also known as virtual audit) and challenges as well as advantages of applying it.
A chapter is dedicated to AML Programs in Banking Industry in Covid-19 Era, which identifies challenges, good practices, and policy reactions to new ML/TF risks which can be also defined as financial security risks arising during the Covid-19 pandemic crisis and due to impact of digital transformation in banking industry.
A special attention is dedicated to the artificial intelligence in AML structures in banking and the role of artificial intelligence for detecting money laundering cases by decreasing the number of “false alerts” and increasing the quality of “real matches”. The book explores the role of artificial intelligence on increasing the efficiency and decreasing the manual work on daily basis for AML Compliance Officers.
The book explores virtual currency and blockchain by identifying ongoing compliance challenges from decentralized platforms, peer-to-peer cryptocurrency exchangers, anonymity-enhanced cryptocurrencies, and “jurisdictional arbitrage” (the ability of criminal actors to route their activity through countries with weak AML/CFT regimes). Blockchain/ Distributed Ledger Technology (DLT) applications aside, certain properties of Virtual Currencies (including VCs associated with Initial Coin Offering – ICOs) entail special Financial Crimes Compliance (FCC) risks, some of which are detailed in our book.
Nowadays the Digital Identity (DI) services help financial institutions, especially banking industry, to offer several services efficiently and properly to their clients. By keeping this in mind, the measures for Covid-19, offering services in distance remains the best solution in the market. The DI provides provable and sharable identity, which is particularly important when on-boarding clients but also has a key protection role to play when users are transacting. In our book we have dedicated a chapter related to digital ID system and eKYC.
We believe this edition contributes to current literature for the effect of digital transformation in banking industry from the financial security, audit and business perspective and it is important for compliance officers and bankers, policy makers, strategists, academics, students, and professionals in the field of compliance.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
HERBERT MARCUSENİN BASKICI HOŞGÖRÜ KAVRAMI VE TEKNOLOJİ TEZLERİ
Frankfurt Okulu adıyla bilinen ve resmi olarak 1923 yılında kurulan Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü’nün üyesi filozof, sosyal aktivist, teorisyen Herbert Marcuse (1898-1979), Marksist teoriyi, modern kültür, politika ve toplum odaklı çalışmalarla ele almıştır. Marcuse, aynı zamanda, erken dönemden geç döneme kadar inceleme konusu yaptığı patolojik toplumdaki teknoloji kavramını, çalışmalarının odak noktasına taşıyan bir düşünürdür. Yeni Sol hareketlerin guru‘su olarak tanımlanan Marcuse, Saf Hoşgörünün Bir Eleştirisi kitabında kaleme aldığı baskıcı hoşgörü (repressive tolerance) çalışmasıyla, dönemin siyasi ve toplumsal meselelerine teorik müdahalesini gerçekleştirmiştir.
Bu kitap, Marcuse’nin teknolojiye yönelik seçilmiş makalelerinde yer alan tezlerini ve baskıcı hoşgörü temasını bir araya getirmeyi hedeflemektedir. Marcuse’nin diyalektik yönteminde, iktidar merkezli ve tahakkümcü bir sisteme referans yapan hoşgörü ve teknoloji kavramı ters yüz edilerek şekillenmektedir. Çalışma, teknoloji-baskıcı hoşgörü ilişkisinin, günümüz dijital dünyasında nasıl şekilleneceğine odaklanmaktadır. Eserde, Marcuse’nin teknoloji tezlerinin tahakkümcü bir yansıması mı, Mesiyanik bir ütopyacılık mı içerdiği sorusuna yönelik bir analiz gerçekleştirilmektedir. Böylece, Janus yüzlü teknolojinin özgürleştirici ve baskılayıcı unsurlarının, hoşgörü konseptine kucak açma ihtimali sorgulanmaktadır.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Oscar Wilde
Ne daha önce tanışmışlardı ne de zindanda konuşmuşlardı Oscar Wilde ile Charles Thomas Wooldridge. Ama Wilde’ın alkışlarla parlayan yükselişi ve skandallarla başlayan düşüşüyle örülü hayatında, o mahkûmun bıraktığı izi hiçkimse bırakmadı; Alfred ‘Bosie’ Douglas bile. Hapisten çıktıktan sonra, kendine özgü kayıtsız zarafetiyle acının dilini yeniden kurarken, yaralı kalbiyle şöyle diyecekti Wilde:
“Bu Marsyas’ın çığlığı, Apollon’un şarkısı değil. Hayatın deneyimlerinin çoğunun derinliklerini araştırdım ve acı çekmek için yaratıldığımız sonucuna vardım. Hayatın sizi bir kaplan gibi boğazınızdan yakaladığı anlar vardır ve ben de en büyük acıların içindeyken bu şiiri yazdım. O adamın yüzü ölene dek aklımdan çıkmayacak.”
Fırtınada savrulan iki gemi gibi,
Kesişti yollarımız:
Ne işaret verdik ne söz söyledik,
Zaten yoktu diyecek sözümüz;
Kutsal bir gecede buluşmamıştık,
Utanç günüydü karşılaşmamız.
Zindan duvarı sarmıştı bizi,
İki dışlanmış adamdık şimdi:
Dünya kalbinden söküp atmış,
Tanrı susmuş, yüz çevirmişti;
Günahı kollayan o demir kapan
Kıskıvrak yakalamıştı ikimizi.
Reading Zindanı Türküsü’nden
₺550,00