KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

TÜRK HALK EDEBİYATI
₺975,00 -

Toplumdilbilim Işığında KIRGIZLARIN DİLİ ve KÜLTÜRÜ
₺300,00 -

The Anxious Self: Existence and Nothingness in Samuel Becketts Waiting for Godot, Endgame, and Happy Days
₺250,00 -

TARİH METİNLERİ METİN TİPİ VE NEDENSELLİK İLİŞKİSİ
₺325,00 -

SPSS VE R UYGULAMALI SAYMA VERİSİ REGRESYON ANALİZİ MODELLERİ PRM – NBRM ZIP ZINB – HURDLE
₺260,00 -

Somut Olmayan Kültürel Miras ve Turizm
₺650,00 -

SİNEMA FİLMLERİNDE İNSAN HAKLARI
₺405,00 -

Samsun’da XIX. Yüzyılda Batı Etkili Mimarlık Örnekleri
₺275,00 -

Popüler Tarihî Romanlarda İstanbul (1871-1986)
₺585,00 -

Öğretmen ve Öğretmen Adayları İçin Bilgisayara Giriş
₺300,00 -

Orta Amerika (Kara Alanı)
₺380,00 -

MÜŞTERİ KÖTÜ DAVRANIŞLARININ ÖRGÜTLER VE ÇALIŞANLAR AÇISINDAN İNCELENMESİ
₺235,00 -

MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİNDE BİTLİS
₺510,00 -

Marka Konumlandırma ve Algılama
-

Küresel Şehirler
₺340,00 -

Kredi Tahsisi ve Ticari Kredi Taleplerinin Değerlendirilmesi
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Sicill-i Ahvallerde Aydın Doğumlu Memurlar (1834-1890)
Osmanlı Devleti’nin klasik dönem bürokrasi anlayışı kalemiye, seyfiye ve ilmiye olmak üzere üç ana sınıftan oluşmaktaydı. XIX. yüzyılda II. Mahmud döneminde gerçekleştirilen yönetsel reformlarla nezaretlerin kurulması ve çeşitli devlet dairelerinin oluşturulmasıyla memurlar istihdam edilmeye başlanmıştır.
I. Mahmud dönemiyle başlayan bürokrasideki reform hareketleri II. Abdülhamid döneminde sistematik bir bürokrasiyi oluşturmuş, Dâhiliye Nezareti’nde kurulan Sicill-i Ahval Komisyonu aracılığı ile memurların sicil kayıtları tutulmuştur. Birinci el kaynak olma özelliği gösteren bu kayıtlarda memurların baba adı, doğum yeri, eğitimleri, çalıştıkları kurumlar, maaş, ödül ve ceza gibi bilgiler yer almıştır.
Bu çalışmada genelde Osmanlı bürokrasisi, yerel anlamda ise Aydın özelinde 1834-1890 yıllarını kapsayan Aydın doğumlu 63 Müslim ve 2 Gayr-i Müslim olmak üzere bürokraside görev almış toplamda 65 memurun sicil kaydı prosopografi yöntemiyle incelenmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Gelibolu Vilayeti 1923-1926
1923 ve 1926 yılları arasında Vilayet olan Gelibolu, 1926 yılı sonunda Bakanlar Kurulu kararı ile Çanakkale’ye bağlı bir ilçe konumuna getirilmiştir. Eserimizde Gelibolu’nun Osmanlılar tarafından fethedildiği günden 1938 yılına kadar olan tarihsel süreç incelenmiştir. Gelibolu’nun idari, askeri, siyasi, nüfus ve demografik, sosyo-kültürel ve ekonomik yapısı ayrıntılı bir şekilde kaleme alınmıştır. Bu kapsamda Milli Mücadele Döneminde Gelibolu’nun işgal edilmesi ve işgal döneminde yaşananlar, vilayet ve yeniden ilçe yapılma süreci, Lozan Antlaşması’ndan sonra bölgenin askeri ve siyasi durumu, göçlerin Gelibolu’nun demografik, kültürel ve ekonomik yapısını nasıl şekillendirdiği, Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile birlikte Türk ordusunun yeniden bölgede hakimiyeti ele alması ve Gelibolu’ya katkısı olan dönemin önemli şahsiyetleri araştırma konumuz olmuştur. Eserimizde Gelibolu’nun tarihinden örneklerle Cumhuriyet Türkiye’sinin ilk yıllarında görülen değişim ve gelişim aşamaları verilmeye gayret edilmiştir.
₺365,00
KİTAP TANITIMI
MONDROS (Anadolunun İşgal Planı)
Yeni Belgeler Işığında Mondros Mütarekesi
1. Dünya Savaşı sonucunda İtilaf Devletleri ile 30 Ekim 1918de Mondros Mütarekesini imzalayan ve ateşkes ilan eden Osmanlı Devleti için esasında savaş ateşi yeniden harlanmıştır. Zira barış umuduyla imzalanan mütareke, Batılı devletlere Anadoluyu işgal etme yetkisi verdiği gibi Osmanlı Hükümetinin de sonunu getirmiştir. Mütareke maddelerinde geçen muğlak ifadelerle hareket etmeye özen gösteren müttefikler, ucu açık metinlerin sağladığı kolaylıkla Anadolu sathının her tarafında kontrollerini sağlamlaştırmaya çalışmışlardır.
Bu eser, İtilaf Devletlerinin Mondros Mütarekesine dayanarak Anadolu topraklarında gerçekleştirdikleri işgalleri ve uyguladıkları politikaları anlatmakta, ayrıca meselenin günümüze yansımaları konusunda kısa bir değerlendirme yapmaktadır. Yeni birçok belgenin kullanıldığı bu çalışmada dikkat edilen husus, metinde verilen akademik bilginin yorum ve analizlere tabi tutulması, okuyucunun sıkılmaması için anlaşılır ve akıcı bir anlatıma özen gösterilmesidir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Yapay Zekâ Teknolojileri ve Dijital Platformlar
Bu kitap, dijital yayıncılığın yükselişini ve yapay zekâ teknolojilerinin medya dünyasında yarattığı dönüşümü kapsamlı bir şekilde ele alıyor. Günümüzde izleme alışkanlıkları hızla değişirken, internet üzerinden yayın yapan platformlar, IPTV, OTT ve VOD gibi sistemler dijital kültürün yeni merkezleri hâline geliyor. Kitap, bu platformların nasıl çalıştığını, kullanıcı davranışlarını nasıl şekillendirdiğini ve içerik tüketiminin sınırlarını nasıl yeniden tanımladığını ayrıntılı bir biçimde inceliyor.
Aynı zamanda yapay zekânın gelişim sürecine de odaklanıyor: makine öğreniminden derin öğrenmeye, bulanık mantıktan robot teknolojilerine kadar uzanan bir çizgide, teknolojinin insan yaşamına etkilerini açık ve anlaşılır bir dille aktarıyor. Yapay zekânın sadece bir yazılım ya da araç olmadığını, aynı zamanda düşünme biçimimizi, karar verme süreçlerimizi ve gündelik alışkanlıklarımızı dönüştüren bir araç olduğunu gösteriyor. Doktora tezinden üretilen bu kitap, dijital teknolojilerin günlük yaşamımıza nasıl yön verdiğini ve bizi nasıl dönüştürdüğünü sade bir dille anlatıyor.
₺240,00
KİTAP TANITIMI
Erzurumlu Emîn Fehîm Paşa ve Divanı
Muhammed Emîn Fehîm Paşa, aslen Karabağlı olup Rafizî zulmünden kaçarak Erzurum’a yerleşen, “Feyzullah Efendi-zadeler” diye de bilinen, geniş ve nüfuzlu bir aileye mensuptur. Şeyhülislamlar, nakibü’l-eşraflar, âlimler, valiler, müftüler yetiştiren aile adını iki defa şeyhülislamlık yapan ve II. Mustafa’nın tahttan indirilmesiyle sonuçlanan Edirne Vak’ası’nda katledilen Feyzullah Efendi’den almıştır. Feyzullah Efendi, Emîn Fehîm Paşa’nın büyük dedesinin anne ayrı kardeşidir. Paşa’nın babası ise henüz yirmi bir yaşında atandığı Erzurum müftülüğünü yirmi sene sürdürdükten sonra şehre vali tayin edilen, bu yüzden “Abdurrahman Müftü Paşa” sanıyla anılan âlim bir zattır.
18. yüzyılın sonlarında yahut 19. yüzyılın başlarında Erzurum’da doğduğu tahmin edilen Fehîm Paşa; Muş, Çıldır ve Bayezid’de kaymakamlık yapmış, daha sonra Kars kaymakamlığına getirilmiş, Kars’ın mutasarrıflığa tahviliyle birlikte mutasarrıflığa terfi etmiştir. Bu görevini sekiz sene boyunca yürütmüş, 1871’de Erzurum Vilayeti Merkez Mutasarrıflığına atanmıştır. Dokuz ay boyunca bu görevde kalan Paşa daha sonra Kayseri, buradan da Kozan Mutasarrıflığına getirilmiş, bu görevdeyken 1875’te orada vefat etmiştir.
Mevlevi tarikatına mensup olan Emîn Fehîm Paşa, arşiv belgelerinden anlaşıldığı kadarıyla dirayetli, adaletli, liyakatli, idaresi altında bulunanlar tarafından sayılan ve sevilen bir yöneticidir.
Azîziyye ismiyle de bilinen Kudûrî Tercümesi ile Fevâ’idü’l-Efkâr fî Ta’rîfi’l-Ef’âl unvanlı eserleri bulunan Fehîm Paşa’nın, varlığı ilk kez bu çalışmayla duyurulan bir de Divan’ı mevcuttur.
Bu çalışmada bilhassa arşiv kaynakları kullanılmak suretiyle Fehîm Paşa’nın hayatı hakkında bilgiler aktarılmış, eserleri tanıtılmış ve Divan’ının iki nüshadan hareketle hazırlanan karşılaştırmalı metni verilmiştir.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Edebiyat ve Ötesi
Girişten
Bu çalışmada edebiyata ağırlıklı olarak kültür penceresinden bakılmıştır. Kuşkusuz, edebiyat sadece dil dizgelerinin meydana getirdiği bir örüntüden çok daha fazlasıdır. En önemlisi de edebiyat bir kültür ürünüdür. Dolayısıyla edebiyat ürünleri aynı zamanda kültürü üreten toplumların da bir yansımasıdır ve toplumun kültü- rüyle dinamik bağlara sahiptir. Ancak, edebiyatın toplumla bağları sosyo-ekonomik koşullar ve kültür ile sınırlı değildir. Öncesinde olmadığı kadar 21. yüzyıla baktığımızda edebiyat dijital çağ ve görüntü dünyasıyla da yakından ilişkilidir. Burada kastedilen yalnızca örneğin bir film olgusunu dil dizgesi olarak gören göstergebilimsel yaklaşımlar değil (Monaco 2001), edebiyatın sinemaya veya televizyona uyarlanmasıyla kurulan medyalar arası bağlardır. Bu bağlardan kültür dünyası ve toplum yaşayışı da etkilenmektedir. Elinizdeki kitap bu bağları incelemeye çalışmakta, edebiyatta ve edebiyat ile meydana gelen kültür değişimlerini, dijital okuryazarlıkla ilişkilerini sorgulamakta, edebiyatın sinemaya uyarlanmasında kültür değişimlerini incelemekte, edebiyatın toplum mühendisliğindeki yerine değinmektedir.
KİTAP TANITIMI
A TURKISH-ENGLISH DICTIONARY FOR TURKISH AND FOREIGN LEARNERS
Turkish is one of the major languages in the world spoken by hundreds of millions of people in Europe and Asia. It is the official language of Turkey. Although many people study Turkish either in Turkey or abroad today, there is not a dictionary especially compiled for learners of Turkish as a foreign language. This dictionary has been produced to meet such a need. Therefore, it is more of a learners dictionary whose primary aim is to help students of Turkish who not only try to understand but also produce the language.
Turkish is a rich language with more than a hundred thousand words. Learners dictionaries are not expected to cover all the words for practical reasons because ordinary people or the educated for that matter normally use no more than a few thousand words. This dictionary covers most frequently used 4456 words. A clarifying sample Turkish sentence is provided together with its English translation for each meaning. These sample sentences are invaluable in that they help the learner to see the syntactic properties of words in addition to their denotations.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Bireysellik Yanılsaması
Bireysellik Yanılsaması Sözden Yeni Medyaya Etkileşim kitabı, “bireyi” etkileşim perspektifinden ele alıyor. Antik Çağın bireysellik anlayışından Modern Çağ’ın bireyine uzanan süreçte geliştirilen iletişim araçlarını; bireyin etkileşim olanaklarını, toplumsal dönüşümlerini ve en önemlisi bu sarmalın nasıl yanılsamaya dönüştüğünü inceliyor.
Henüz sözün hakim olduğu dönemlerdeki etkileşim olanaklarından, yazının bulunmasıyla değişen insan yaşamına, matbaanın, telgrafın radyonun ve yeni medya teknolojilerinin kullanımıyla çeşitlenen iletişim pratiklerine, bireyin, kendisiyle ve toplum ile olan etkileşim mücadelesini yanılsama üzerinden sorgular.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
GENEL GENETİK
“Genel Genetik” adlı bu kitap Biyoloji, Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümlerinde lisans seviyesinde okutulmakta olan Genetik dersleri dikkate alınarak hazırlanmış olup, kitabın hazırlanması sırasında uygulama ile birlikte yöntemlerin dayandığı teorilerin üzerinde de durulmuştur. Kitapta, öğrencilerimizin genetik ile ilgili bilmesi gereken temel bilgiler fazla ayrıntıya girmeden ve bilgileri karmaşık bir hale getirmeden akılda kalıcı bir şekilde verilmeye çalışılmıştır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Kitâb-ı Beyân-ı Sınâ‘ât
Ebû’l- Fazl Hubeyş bin İbrâhim bin Muhammed el-Mütetabbib et-Tiflîsî tarafından Farsça yazılan eserin H.956/M.1549-1550 tarihli Türkçe tercümesi bu kitabın inceleme konusunu oluşturmaktadır. Tıp, kimya, simya gibi farklı alanlarla ilgili konuları içeren “Kitâb-ı Beyân-ı Sınâ‘ât”, değerleri taşlardan nesnelerin boyanmasına, çeşitli renklerin elde edilmesinden mürekkep yapımına, kağıttan yazının giderilmesinden bitkilerin yararlarına, hayvanlara ait tesir ve meziyetlerden illüzyon oyunlarına, şarap yapımından elbise temizliğine, kılıç, bıçak, süngü gibi silahlara su verilmesinden deri tabaklanmasına, cinsel yaşamdan hamileliğe kadar birçok konuyu ihtiva eden ansiklopedik bir eserdir. Eser, içerdiği konular ve sahip olduğu söz varlığıyla gerek bilim tarihi gerek tıp tarihi gerekse de sözlük bilimi açısından önemli veriler sunmaktadır.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
ATATÜRK DÖNEMİ SOSYAL POLİTİKA 1923-1938
1923-1938 Yılları arası iktisadi yapıya yön verenlerin sosyal politikaların gelişmesine yönelik çalışmaları, Türk çalışma hayatında önemli bir dönüm noktası oluşturmuştur. Çalışma hayatına yönelik kanunlar, çağdaş bir görünüm kazanmış ve işçiyi işverenin inisiyatifine bırakma anlayışı son bulmuştur. Bu dönemde çalışma hayatına yönelik yasalaşan kanunların birçok eksiklikleri olmasına rağmen iş koşullarından kaynaklanan sorunlar en aza indirilmeye çalışılmıştır. Ülkeyi yönetenlerin işçinin refah ve mutluluğu için çalışması, Türkiye’nin çağdaş bir görünüm kazanmasına katkı sağlamıştır. Üretimin ana unsurunu oluşturan işçinin, toplumun saygın bir üyesi olduğu ve korunması gerektiği düşüncesi oluşmuştur.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Roland Destanında Kötülük ve Şiddet Dili
Bu kitapta Roland Destanı çalışma konusu olarak ele alınarak, konunun daha iyi anlaşılması için Roland Destanı’na kadar olan tarihi süreç üzerine temellendirilmiştir. Destanda Kötülük, Şiddet dili, Dini şiddet ve kötülük anlatıları örneklerle irdelenmiştir.
Roland Destanı günümüze kadar devam eden iki kutsal inancın savaşının ilk destanıdır. Aynı şekilde Fransız Tarihi’nde ataları Franklardan kalan ilk yazılı belgesidir. Bu destanın tesirlerinin hala yaşandığı aşikâr olduğundan âcizane, bu çalışmamızın okurlara yararlı olacağı kanısındayız.
KİTAP TANITIMI
Tanzimat’tan Meşrutiyet’e Gerede
Türkiye’de şehir tarihi konusunda çalışmalar Avrupa’ya göre daha geç tarihlerde başlamış olsa bile son yıllarda hızlı bir ivme kazanmış durumdadır. Türk toplumunda yerel tarihe karşı ilginin her geçen gün artması bu konuda çok sayıda çalışmanın yapılmasına katkı sağlamaktadır. Bu kitapda Tanzimat’tan başlayarak Meşrutiyet’e kadar olan süreçte Gerede kazası çeşitli yönleriyle incelenmektedir. Arşiv belgeleri ve alanda yazılmış eserlerden yola çıkılarak 19. yüzyılın ikinci yarısında Gerede kazasının idari yapısı, sosyo-kültürel yapısı ve ekonomik yapısı ortaya konulmaktadır. Ayrıca bölgede çıkan olaylar da belgeler ışığında incelenmektedir.
₺635,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Orta Doğu’ya Dönüşü Ve Mîsâk-I Millî
Millî Mücadele’nin kazanılmasından sonra kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politikadaki en önemli hedefi Mîsâk-ı Millî sınırları içerisinde kalan ancak kurtarılamayan toprakların geri alınması olmuştur. Bu hedef çerçevesinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çabaları sonucu Hatay anavatana katılsa da Orta Doğu’da bulunan, Mîsâk-ı Millî sınırları içerisinde kalan Musul, Kerkük ve Halep geri alınamamıştır.
Türkiye 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Orta Doğu’ya dönerken, ilan edilen Orta Doğu Komutanlığı, Kuzey Kuşağı Tasarısı ve Bağdat Paktı çerçevesinde Türkiye-Irak ilişkileri müttefik olma seviyesine çıkmıştır. Ancak İki ülkenin tarihsel devamlılıklarından kaynaklanan Musul Sorunu, Mîsâk-ı Millî ve Hatay’ın Türkiye’ye katılımı konularındaki görüş ayrılıkları devam etmekteydi. Ayrıca Suriye’de izlenecek politika konusunda da fikir ayrılıkları bulunmaktaydı. Bu problemlere İngiltere’nin Süveyş Krizi sürecindeki davranışları ve ABD’nin Bağdat Paktı’na gerekli desteği vermeyerek tarafsız kalma isteği eklenince ilişkiler daha da karmaşıklaşmıştır. Bu eser yeni belgeler ışığında tüm bu sorunları inceleyerek, Demokrat Parti Dönemi’nde Türkiye-Irak ilişkileri, Türkiye’nin Orta Doğu politikası ve Mîsâk-ı Millî’yi gerçekleştirme düşüncesine ABD etkisini irdelemektedir.
KİTAP TANITIMI
KLASİK ÇAĞDA OSMANLI
Tarih araştırmaları, birincil kaynakları bulmak ve ulaşılan bilgileri tarih metodolojisine uygun bir şekilde sorgulamayı esas alır. Bu nedenle elde edilen her veri ve kullanılan kaynaklar birbirini doğrulayacak nitelikte olmalıdır. Olaylar analiz edilirken, tarafsız, önyargısız, bilimsel ve gerçekçi bir bakış açısı ortaya konmalıdır. Bununla birlikte olayların yaşandığı dönemin şartları ve olaylara etki eden bütün faktörler dikkatli bir şekilde incelenmelidir.
Bu eser, Osmanlı Devleti’nin klasik dönemine ilişkin sosyoekonomik gelişmeleri, Avrupa ile karşılaştırmalı olarak yeniden incelemeyi hedeflemektedir. Bu nedenle yazar, Osmanlı klasik dönemine ilişkin kaynaklarda doğru bilenen bazı bilgilerin yanlış veya hatalı olduğunu ortaya koyarak önceki çalışmaların eksik olan yönlerini tamamlama iddiasını taşımaktadır.
Eserde Osmanlı Devleti’nin kısa sürede neden ve nasıl büyük bir dünya devletine dönüştüğünün arka planı, coğrafi keşiflerden sonra iddia edildiği gibi ticaret yollarının gerçekten değişip değişmediği, Avrupa’yı dize getirdiği yıllarda doğru ekonomik tercihler yapıp yapmadığı, devleti yıkılışa götüren sorunların kaynağının nerede aranması gerektiği ve Osmanlı idarecilerinin ortaya koymuş oldukları siyaset ve tedbirlerin aslında ne olması gerektiği gibi soruların cevapları eleştirel bir bakış açısıyla ele alınmıştır.
Eser, eleştirel tarihçiliğin ve geçmişin araştırılmasında belge ve akılcı karşılaştırmaya dayanmayan tarih yazımının aksine, Osmanlı sosyoekonomik tarihinin klasik dönemini özgün bir yaklaşımla yeniden düşünmeye ve sorgulamaya sevk ediyor.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Muslim Woman Representation in Western Literature
Representing and creating an image has always been a critical issue. In the Middle Ages and earlier texts, Muslim women representations were not very different from Christian women in terms of perception and respect. She is brave as a Knight and clever enough to save the Christian hero. However, since the 18th century, an oppressed figure has occupied a central place in Western Islamic discourse, and the Muslim woman is described as a victim of the Islam. Isolation and veiling are the most obvious clues of religious oppression, in which a body of misunderstandings is built through the discourse of the literary tradition. Female characters Leila and Aziyade in the works of Lord Byron and Pierre Loti are good examples of this situation.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Alışveriş Merkezlerinde Sunulan Hizmetlerin Tüketici Davranışlarına Etkisi
Alışveriş merkezleri günümüzde sadece alışveriş yapmak için değil aynı zamanda sosyal ve kültürel aktivitelerin gerçekleştiği mekânlar olarak değerlendirilmektedir. Alışveriş merkezlerinde çeşitli eğlence mekânlarının ve aktivitelerinin var olması ve sunulan çeşitli ve kaliteli müşteri hizmetleri tüketicilerin zihninde AVM’ye yönelik olumlu düşüncelere yol açmaktadır. Tüketicilerin zihninde yaratılan olumlu etkiler onların alışveriş merkezine yönelik davranışlarını etkilemektedir. Bu nedenle, kitapta alışveriş merkezlerinde sunulan hizmetlerin (eğlence, müşteri hizmetleri) tüketici davranışlarını nasıl etkilediğini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Ayrıca, alışveriş merkezlerinde sunulan hizmetlerin tüketici davranışlarına olan etkisinde tüketicilerin alışveriş duygularının rolünü incelemek çalışmanın diğer amacını oluşturmuştur. Başka bir ifadeyle, tüketici duygularının tüketici davranışlarına ne derecede yön verdiğini incelemek çalışmaya özgünlük kazandırmıştır. Elde edilen bulgular alışveriş merkezlerinde sunulan hizmetlerin AVM ziyareti, satın alma niyeti, sadakat ve ağızdan ağıza iletişim gibi tüketici davranışlarını olumlu yönde etkilediğini göstermiştir. Buna ek olarak, AVM’de sunulan hizmetlerin tüketici davranışları üzerindeki etkisinin yüksek seviyede zevk ve uyarılma duygularına sahip tüketicilerde daha güçlü olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
AİLE İŞLETMELERİNDE STRATEJİK YÖNETİM
Neoliberal normların git gide yerleştiği 1980 ve sonrası süreçte sosyal bilim araştırmacıları aile işletmelerine olan odaklarını arttırmışlardır. Bu ilginin artmasında aile işletmelerinin toplam işletme payı içinde en yüksek orana sahip olmasının etkisi ve bu etki sonucunda aile işletmelerinin daha iyi anlaşılma ihtiyacı önemli kriterlerdendir. Bu kitapta, aile işletmeleri ve stratejik yönetim bakış açısı bir araya getirilerek uzun vadede aile işletmelerine kalıcı bir yol haritası çizmelerine yönelik bir kaynak sağlama amacı güdülmüştür. Her biri farklı yazarlarca kaleme alınan kitabın içeriğinde stratejik yönetim çatısı altında temel stratejilerden başlanarak kurumsal, uluslararası stratejileri de içine alan bir kaynak oluşturulmuştur. Emeği geçen tüm yazarlarımıza teşekkür eder, aile işletmelerine farklı bir bakış açısı sunmasını temenni ederim.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Sinemada Dijital Dönüşüm Animasyon & Görsel Efekt
Son dönemde dünyanın her alanında yaşanan dijitalleşme süreci sinema alanına da etkide bulunarak filmlerin biçim ve içerik olarak farklı değerler kazanması ile üretim, dağıtım ve gösterim koşullarının baştan aşağı değişmesini zorunlu kılmıştır. Sinemada yaşanan bu dijitalleşmede özellikle dijital animasyon ve görsel efekt teknolojileri ürettiği estetik ve teknik çözümlerle yeni sinema dili ve anlatımının önemli bir aktörü haline gelmiştir. Dijital animasyon ve görsel efekt teknolojilerin başta Hollywood sineması olmak üzere tüm dünya sinemalarında artan kullanımı, Türk sinemasını da etkileyerek sektörün yapısal değişimini ve seyircinin film izleme pratiklerini değiştirmiştir.
Bu kitabımızda sinemada yaşanan dijitalleşmenin tarihsel arka planında yaşanan önemli teknolojik gelişmelerin izleri sürülerek sinema sanatına biçim ve içerik olarak kazandırdığı değerler, bilim insanların kuramsal bakış açısıyla değerlendirmeleri yer almaktadır. Ayrıca, sinemada yaşanan dijitalleşme sürecinin en önemli aktörü olan dijital animasyon ve görsel efekt teknolojilerin tarihsel süreçteki gelişimi, tekniklerinin özellikleri, sektörel uygulama alanları ve film sektörünün yapısal dönüşümünde rolü ve katkısına odaklanılmaktadır. Türk sinemasında bu teknolojilerin kullanımı ile ilgili yaşanan değişimde sektörün kazanmış olduğu yapısal özellikler ve seyirci davranışlarında oluşan farklılıklar nitel ve nicel türde bilimsel araştırmalarla açıklanmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Kültür Üretme Makinesı: Televizyon
Etki alanı bakımından tarihsel süreçte sayısız araştırmanın başlıca konusu olan televizyon ekonomik, politik, kültürel ve sosyolojik etkilerinin yanı sıra ilk yayının yapıldığı 1936’dan günümüze en önemli eğlence aracı olmuştur. Gelişen teknoloji sonucu yayıncılık biçimi köklü değişimler geçirmiş olsa da televizyon “eğlendirici” niteliğini her zaman korumuştur. Televizyon bu yönüyle toplumlara özgü kültür biçimlerinin de sınırları aşarak taşınmasını sağlamıştır. Bir kültür taşıyıcısı özelliği kazanan televizyon, bu sürecin doğal bir sonucu olarak kendi kültürünü üretmiştir ve üretmeye devam etmektedir. Bu kitapta Türkiye televizyonlarında bir dönem en yüksek izlenme oranlarına ulaşmış olan Popstar Türkiye adlı yarışma programı örneğinden yola çıkılarak veriler ve kuramlar çerçevesinde izleyici kitlesine yönelik analizler yapılmış ve söz konusu programın ülke gündeminde uzun süre yer tutmasının sosyal bilimler açısından sebepleri irdelenmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
1897 Osmanlı-Yunan Savaşı’nda Esir Yunanlar
- yüzyılda Osmanlı Devleti’nin ittifaksız tek başına girip kazandığı 1897 Yunan Savaşı, her ne kadar barış antlaşmasına yansımamış olsa da uluslararası bağlamda başta Sultan II. Abdülhamid olmak üzere ülkenin itibarını arttırmıştır. Savaşın kısa süre içerisinde Yunan bozgunuyla sonuçlanacağını, Yunanların kendisi olmak üzere büyük devletlerin temsilcileri ve yabancı gazete muhabirleri beklemiyordu. Bu savaş ile Osmanlı’nın hâlâ güçlü bir devlet olduğu anlaşılmıştır.
1897 Osmanlı-Yunan Savaşı’nda savaşın doğal bir sonucu olarak her iki taraftan da esirler alınmıştır. Yunanlar adına savaşıp Osmanlı tarafınca esir alınanlar muvazzaf, yabancı gönüllüler ve Osmanlı vatandaşı olmak üzere üç grupta sınıflandırılmıştır. Bu kitapta; esirlerin durumu (Osmanlı ve Yunan esirleri karşılaştırılarak), ülkelerine iade süreci, savaşın propaganda boyutu ve Osmanlı Devleti’nin diplomatik stratejileri incelenmiştir.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Coğrafi Boyutlarıyla Kent ve Kentleşme
Kent ve kentleşme olgusu insanlık birikiminin en değerli eserlerindendir. Medeniyet tarihimizi şekillendirmedeki gücünü bugüne kadar taşımış ve bundan sonraki süreçte de taşıyacağına dair çok güçlü işaretler sunmaktadır. Coğrafya biliminin kent ve kentleşme kavramlarına sunduğu katkılara yeni bir halka ekleme amacı taşıyan bu eser; kentsel dönüşümün yeni ve yenilenebilir dinamikleri, sakin şehirler, kentsel marka imajı, kentsel gelişim-yer yüzeyi sıcaklığı ilişkileri, ekonomi politikaları bağlamında sanayisizleşme ve kentsel dönüşüm gibi güncel kent paradigmalarına ve kentleşme dinamiklerine odaklanmaktadır. Kent ve kentleşme süreçlerini fiziki ve beşeri coğrafyanın kendine özgü dinamikleri ile ele alan bu kitap, sunduğu çıktılar ile konu ile ilgilenen diğer disiplinlere de değerli katkılar sunmaktadır.
₺890,00
KİTAP TANITIMI
NEVHATÜL-UŞŞÂK
Sergüzeşt-nâmeler, otobiyografik eser olmalarının yanı sıra hatıra niteliği taşırlar. Bu türdeki eserler -sanatsal değer taşımakla birlikte- Osmanlı toplumsal yaşamını ve Osmanlı bireyini tanıma imkânı sunar. Sergüzeşt-nâmeler aynı zamanda şairin edebi şahsiyeti ve hayatı hakkında bilgi vermeleri açısından da büyük önem taşırlar.
Bu çalışmada, XVII. yüzyıl Dîvân şâirlerinden Mehmed Dâî ve sergüzeşt-nâme türündeki Nevhatül-Uşşâk adlı eseri ele alınmıştır. Bir hocanın öğrencisine duyduğu beşerî aşkın ilahi aşka yükselişini işleyen bu eser, Dâînin başından geçen, yaklaşık bin günlük bir aşk macerasını anlatır. Bu eserden hareketle hem şâirin edebi kişiliği hem de eserin biçim ve içerik özellikleri hakkında bilgiye ulaşmak mümkündür.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Kentleşme Politikaları ve Konut Talebini Etkileyen Faktörler: Svec Analizi
Son dönemlerde Türkiye’de konut ve kentleşme kavramları, kentsel dönüşüm uygulamalarının da etkisiyle dikkat çeken konular arasında yer almaktadır. Oluşturulan plan ve programların temelinde yer alan ve öncelikli konulardan biri olan konut kavramı, bu kitabın ana konusunu oluşturmaktadır. Mikroekonomik açıdan konut piyasasının gelişimi ve makro açıdan ise konut piyasasının büyüme ile olan ilişkisi çalışmada yer alan konular arasındadır. Bununla birlikte çalışmada tanımlayıcı istatistiklere yer verilerek konut piyasası incelenmekte ve konut talebini belirleyen değişkenler ampirik bir modelleme ile tahmin edilmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Münafikun Suresi Bağlamında Münafık Karakteri
Münafık; kendini mümin göstererek, sözde imanlı olduğunu savunup, Allah’a, Resulüne ve müminlere düşmanlığını gizleyen kimsedir. Aynı zamanda İslam toplumu içinde can ve mal emniyetini sağlamak; evlenme, boşanma, miras ve ganimet gibi, Müslümanların sahip olduğu her türlü nimetlerden istifade edebilmek veya bir takım gizli yollar ve entrikalarla İslam toplumunu içten yıkmak için asıl mahiyetini ustaca gizleyip, kalben inanmadığı halde Müslümanlara karşı kendisini inanmış gösteren kişi anlamına gelmektedir. Ayrıca münafıklar insanların en şerlisi ve ikiyüzlü olanlarıdır. Bunlar iki sınıf halk arasında bir kısmına bir yüzle gelirler diğer bir kısmına da başka bir yüzle gelirler. İki sürü arasında gidip gelen mütereddit koyuna benzerler. Yani iman ve küfür arasında bocalar dururlar. Ne Müslümanlara ne de kafirlere yaranamazlar. Bunlar cehennemin en alt tabakasında azap edilecek kimselerdir.
Diğer taraftan münafıkların tanınması da oldukça güçtür. Ancak bunların şerlerinden korunabilmek için de kendilerinin gerçek yüzleriyle tanınmasına şiddetle ihtiyaç vardır. Yüce Allah onları yakinen tanıyabilmemiz için Kur’an-ı Kerim’in pek çok ayetinde münafıklara dair bilgiler sunmuş bununla da yetinmeyip onlar hakkında müstakil bir sure indirmiştir. Bu sure nazil olunca münafıkların korktuğu şey başlarına gelmiş ve bütün sırları, hileleri tüm çıplaklığıyla gözler önüne serilmişti. İşte biz de buradan hareketle münafıkları bizlere tanıtan Münafikun suresini tefsir etmek üzere bu çalışmamızı hazırladık.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
İstanbul Yazıları
“Dünyanın başkenti” sıfatını en çok hak edecek şehir şüphesiz İstanbul’dur. Hem Roma hem Osmanlı imparatorlukları bunun bilincinde olmuş, İstanbul’u dünyanın merkezine konumlandırmıştır. Bu tarihsel konum bir yandan da görkemli bir mimarlık ve sanat birikimi ile İstanbul’u asırlar boyunca taçlandırmış, bundan sonraki yüzyıllara devredilecek büyük bir miras oluşturmuştur. İstanbul’un geçmişini ve mirasını bir nesilde araştırarak öğrenmek mümkün değildir. Ancak bu imkânsız hedef bir yandan da araştırmacılar için büyük fırsatlar sunmaktadır. Bu sayede İstanbul bütün dünyadan bilim insanlarının çalışmalarının odağı durumundadır. Sonraki ciltleri de hazırlık aşamasında olan bir dizinin ilk halkası olan bu çalışma ayrıca bölüm yazarı olan Fatih Sarımeşe’nin editörlüğünde Necdet Sakaoğlu, Sinan Genim, Hilal Kazan, Gülberk Bilecik, Sedat Bornovalı, Ahmet Vefa Çobanoğlu, Fatih Elcil, Hamit Pilehvarian, Hayri Fehmi Yılmaz, Wasamon Sanasen, Sümeyye Gider ile Yasemin Akcakaya gibi çok farklı alanların önde gelen uzmanları tarafından hazırlanmış bölümlerden oluşmaktadır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT YAZILARI/ COMPARATIVE LITERATURE STUDIES
Genel olarak bugünün edebiyat dünyasına etkileşim açısından bakıldığında ulaşım ve medyanın akıl almaz gelişimi sayesinde kültürler arası ilişki oldukça hızlanmıştır. Eserlerin üretimi açısından yazarlar artık yalnızca başka bir ulusun edebiyatını okuyarak birkaç örnek tanımakla kalmıyor, çeşitli uluslararası edebiyat etkinliklerinde doğrudan diğer kültürlerin temsilcileriyle bir araya gelebiliyor ve fikir alışverişinde bulunabiliyorlar. Etkileşim artık o denli olağan ki kimin kimden ne aldığı önemini yitirmiş, “metinlerarasılık” postmodernizmin tanıtıcı özelliklerinden biri durumuna gelmiştir. Yazarların yurtdışı etkinliklerinden edebî çeviri de nasibini almaktadır. Bir yazarın bir tek kitabı bile söz konusu ülkede tanınma şansını arttırmaya yetiyor. Yeni çeviriler için girişimler hareketleniyor, yazar hem yabancı bir okur grubuyla karşı karşıya geliyor, hem de yeni sorularla yeni beklentilerden haberdar oluyor.
Günümüzde küreselleşmenin etkisiyle gittikçe birbirine yaklaşan, özellikle göç olgusuyla harmanlanan değişik kültürlerin birlikteliği ve birbirleriyle olan kültürel alışverişlerinin ülkelerin edebiyatlarına da yansıdığı düşünülürse, farklı kültürlerin kesişiminden ortaya çıkan üretken işbirliğini gözler önüne seren komparatistiğin, gittikçe küçülen dünyamızda birbirimizi anlamanın yollarından biri olduğuna inanıyorum.
Alanında tanınmış uzman bilim insanlarının da katkılarıyla hazırlanan bu kitabın, ülkemizdeki karşılaştırmalı edebiyat alanına önemli bir katkı sağlayacağı düşüncesindeyim.
Prof. Dr. Gürsel Aytaç