KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
KİTAP TANITIMI
Japonca Ad Durum Ekleri
Kimi dilbilimcilere göre Türkçe ve Japonca Ural Altay dil ailesinin birer üyesidir. Kimisine göre ise Türkçe Altay dil ailesinin bir üyesi iken, Japonca herhangi bir dil ailesine mensup değildir. Ancak, bu iki dil hangi dil ailesine kabul edilirse edilsin, sondan eklemeli dil olmaları ve sözdiziminin benzer olması gibi yapısal açıdan benzerlikleri herkes tarafından kabul edilmektedir. Hem Türkçe hem de Japoncanın sözdizimi özne, nesne, yüklem sıralamasında olması, bu iki dili öğrenenler için büyük bir kolaylıktır. Ancak, bu iki dil her ne kadar yapısal olarak benzerlik gösterse de aralarındaki küçük farklılıklar bu dilleri öğrenenler için karmaşık gelmektedir. Örneğin, Türkçede özne yalın durumda iken Japoncada “wa”/“ga” eklerini alması ya da Türkçede bir tek bulunma durum eki mevcut iken Japoncada “ni” ve “de” eklerinin olması gibi. Japoncada aynı işlevli birden fazla durum ekinin olması, bu ekler arasında fark olup olmadığı ve varsa nasıl bir fark bulunduğu yönündeki sorulara bu kitapta yanıt aranmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
ALİYA İZZETBEGOVİÇİN DÜŞÜNCESİNDE İSLAM VE EĞİTİM
Aliya İzzetbegoviç Bosna’da yaşanan iç savaş sırasında halkına liderlik ederken özellikle yazdığı eserler ve yapmış olduğu konuşmalarla İslam dünyasının evrensel sorunlarıyla ilgilenen bir Müslüman düşünür ve siyasi bir lider olduğunu ortaya koymuştur. Hem bir düşünür olarak entelektüel tutarlılığı hem de bir devlet adamı olarak değişmeyen siyasi tavrıyla insani temel değerleri merkeze alarak bir de söylem geliştirmiştir. Bugün Müslüman coğrafyasında yaşanan çalkantıların temelinde yatan sebebin aslında eğitimden kaynaklandığını düşünen Aliya İzzetbegoviç’in eğitim hakkındaki düşünceleri incelendiğinde bir nevi içe bakış yöntemiyle Müslüman halkların çağdaşlaşmasının temel sorunlarının kendi eğitim doktrini üzerinden çözümlenebileceği düşüncesi bu çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Dolayısıyla Aliya doktrini, çağdaş bilgiyi geleneksel İslami değerlerle harmanlarken Avrupalı bir Müslüman tarafından hem Batı’da hem de Doğu’da yaşayan Müslümanlar için bir model olarak sunulabilecek bir yapıdadır.
KİTAP TANITIMI
Afete Dayanıklı Çocuklar Yetiştirmek: Okul Öncesi İçin Steam-D Temelli Eğitim Modülleri ve Uygulamaları
Fiziksel, psikolojik ve toplumsal boyutları da kapsayan afet dayanıklılığının disiplinlerarası bir yaklaşımla, çocukluktan yetişkinliğe hayat boyu eğitim çerçevesinde bütüncül olarak ele alınması afet risklerinin azaltılmasında etkili bir yoldur. Bu bağlamda, disiplinlerarası bir yaklaşım olan STEAM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Sanat, Matematik) ile afet okuryazarlığının birleşimini ifade eden STEAM-D temelinde, öz-yeterlik ve psikolojik sağlamlığın güçlendirilmesi, temel ilk yardım becerilerinin kazandırılması ile sanatın çocuklarda iyileştirici gücünden faydalanılarak bir TÜBİTAK 1001 projesi hazırlanmıştır. “Erken Çocukluk Döneminde Çocuk, Öğretmen ve Ebeveyn Afet Dayanıklılığı Eğitim Modülünün Geliştirilmesi ve Değerlendirilmesi” adlı 1001 projesi kapsamında, Türkiye’de sıklıkla yaşanan ve yaşanma ihtimali olan beş doğal afet (deprem, sel-taşkın, yangın, heyelan, çığ) ele alınmıştır.
Eserde afet dayanıklılık modülleri (çocuk, öğretmen, ebeveyn) ile erken çocuklukta afet dayanıklılığı, öğretmen eğitiminde öz-yeterlik inancı, erken çocuklukta psikososyal boyut, doğal afetlerde ilk yardım ve çocuklara öğretim teknikleri, erken çocuklukta sanat ve sanat eğitimi, erken çocuklukta STEAM yaklaşımı konularına yer verilmiştir. Bu çalışma, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından 223K616 numaralı proje ile desteklenmiştir. Projeye verdiği destekten ötürü TÜBİTAK’a en içten teşekkürlerimizi sunarız.
Bu eseri tüm çocuklara atfediyor alanyazına faydalı olmasını diliyorum.
Prof. Dr. Fatma ÜNAL
Proje Yürütücüsü – Editör
KİTAP TANITIMI
SAĞLIK KURUMLARINDA MUHASEBE ETİĞİ
Günümüzde bireylerin sağlığa verdiği önemin giderek artması sağlık kurumlarını her zamankinden daha önemli hale getirmiştir. Sağlık bir toplumun gelişmişlik düzeyini gösteren en önemli kriterlerden biridir. Sağlık kurumlarındaki faaliyetlerin tümünün etik ve ahlaki değerler çerçevesinde yürütülmesi gerekmektedir. Alan yazında sağlık kurumlarına yönelik yapılan etik çalışmalar daha çok tıbbi etiğe yoğunlaşmıştır. Sağlık kurumlarındaki yöneticilerin rasyonel kararlar alabilmelerinde muhasebe uygulamaları, sistemin işlerliği açısından büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle bu kitap Sağlık Kurumlarında Muhasebe Etiğini konu almaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Türk Milliyetçiliğinde Düşünce İzlekleri
Türk milliyetçiliğini merkeze alarak Türk milletinin yaşadığı kadim sorunların çözümleri üzerine üretilen düşünceler yön belirleyebilecek farklı izlekler üretmiştir. Bu izleklerden bazıları siyaset-toplum ilişkisine ve bu ilişkide yönetici aydın sınıfın yapısına, toplumsal ve siyasal rolüne verdiği önemle ortaya çıkarken bazılarında ise milliyetçilik, kültür, medeniyet, toplumsal değişme gibi temel sosyolojik kavramların yeniden ele alınarak berrak bir şekilde tanımlanmasına ve bunların Türk toplumunun güncel sorunları dikkate alındığında metodolojik olarak pergelin sabit ucunun nereye ve nasıl konumlanacağına dair yaklaşımlara yer verilmiştir. Dolayısıyla Türkiye’deki toplumsal meseleler ele alınırken Türk milliyetçiliğindeki bu düşünce izlekleri içinde dikkate alınması gereken önemli özellikler barındırmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Kuvvet Kullanma Aracı Olarak Koruma Sorumluluğu: Darfur ve Libya Örnek Olay İncelemeleri
İnsan haklarını korumak, savaş suçları ya da insanlığa karşı işlenen suçları engellenmek üzere azami gayret gösterilmektedir. Bu nedenle “koruma sorumluluğu” adı altında oluşan norm, uluslararası topluma kitlesel zulüm ve katliamların önüne geçebilmesi adına bazı sorumluluklar vermektedir. Bu sorumluluklar aslında BM sisteminde yer alan insan haklarının güçlendirilmesi ve devlet egemenliğinin katliamların bir aracı olarak kullanılmasının önüne geçilmesi çabalarıyla da uyumludur. Koruma Sorumluluğu kavramının insani müdahale ile benzeşen ve ayrışan yönlerine değinilen kitapta, devlet egemenliği, insan hakları ve insani müdahale gibi konular ele alınmıştır. Bu çalışma koruma sorumluluğu olarak bilinen kavramın “mutlakiyetçi egemenlik” anlayışından “sorumluluk olarak egemenlik” anlayışına doğru değişimini vurgulamaktadır. Bu bağlamda egemenlik anlamında söz konusu sorumluluğunu yerine getir(e)meyen ülkelerde meydana gelen insanlık trajedilerinin engellenebilmesi için alınan önlemlere iki örnek olay üzerinden vurgu yapılmıştır. Darfur ve Libya olaylarının Koruma Sorumluluğu kavramının ortaya çıkmasının ardından meydana gelmesi uluslararası toplumun üzerine düşen sorumluluğu yerine getirme noktasında verdiği sınavın değerlendirilmesi açısından iki uygun vaka olarak ele alınmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Çalışmanın Değişen Anlamı ve Geleceği
Çalışma Yaşamının Değişen Anlamı ve Geleceği isimli bu çalışma, altı bölümü 24. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Kongresi’nde sunulan, bir bölümü ise kongre dışında hazırlanmış yedi çalışmadan oluşan akademik bir derlemedir. Kitap, teknolojik dönüşüm, dijitalleşme, algoritmik ayrımcılık, bakım emeği, yaşam ücreti, beceri uyumsuzluğu ve sürdürülebilir kalkınma gibi güncel konuları ele almaktadır. Çalışmalar, işgücü piyasasındaki değişimlerin çalışma kavramına etkilerini, dijitalleşme ve platform ekonomisi bağlamında işgücü piyasasında yaşanan dönüşümleri, genç emeği ve yeşil işlerin geleceğini sorgulamaktadır.
KİTAP TANITIMI
İBRET Mehmed Tahir Münif
Mehmed Tahir Münif, Türk Edebiyatı’nda ilk defa bu çalışma ile tanıtılmaktadır. “İbret” başlığını taşıyan ve Mukaddime bölümünde “Hak Yerini Bulur” diye de isimlendirilen bu piyes, 1886 tarihinde, Sultan II. Abdülhamid devrinde yayınlanmıştır. Bu dönem, Türk Edebiyatı’nda Recâizâde Mahmud Ekrem ile Muallim Naci ve taraftarları arasındaki Zemzeme-Demdeme, Eski-Yeni tartışmalarının zirvede olduğu, Abdülhak Hâmid’in Yeni’nin zaferini ilan ettiği Makber’inden bir sene sonra, son zamanlarını yaşayan Namık Kemal’in Batı tiyatrosunu tanıttığı Celal Mukaddemesi’nden bir sene öncesine rastlamaktadır. Fransızca bilen, edebiyata meraklı, yetenekli bir genç olan yazar, zamanın hâkim edebî cereyanlarını esere büyük ölçüde yansıtmıştır. Eğlendirirken ders veren Romantik Batı tiyatrosu tarzında kaleme alınmışken, aynı zamanda halk hikâyeciliği ve temaşa geleneklerinden de esintiler taşımaktadır. Ahmed Midhat Efendi’nin iradeli, başarılı, çalışkan, ahlaklı, iş bitirici karakterlerinin yanında Servet-i Fünûn’dan on sene önce Ahmet Cemil gibi melankolik, şâirâne, marazî karakterlerin bir arada rol aldığı, Tanzimat Edebiyatı’nın ilk yeni kurmaca eserlerinde örnekleri görülen entrik yapı ile örülmüş bir anlatıdır. Şâirâne mizaçlı Mazlum Bey’in kudretli abisi Abdurrahman Bey vasıtası ile düşmanlarının üstesinden nasıl geldiğini, zulmün sonunun helâket olduğunu, kötülük edenin daima cezasını bulacağını anlatarak okura ibret dersleri vermeye çalışmaktadır. Türk Edebiyatı’nda ilk defa bu çalışma ile tanıtılacak yazarın ve eserinin, o dönem alt tabaka edebiyatında, bir taraftan eski anlatı geleneklerinin sürdürülürken diğer taraftan Batı etkisinde gelişen yeni kurmaca anlatı tekniklerinin ve Batı tiyatrosunun ayırt edici özelliklerinin nasıl yansıdığı konusunda ışık tutacağını ümit ediyoruz.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Ekonomi ve Toplum
Yeni ekonomik anlayışlar, ortodoks ekonomi teorilerinin öngördüğü sınırları aşarak iktisadi eylemi ve içtimai ilişkileri daha geniş bir perspektifte ele alan bir zenginlik sunmuştur. Söz konusu yeni ekonomik yaklaşımlar, iktisadi eylemin yalnızca neoklasik bakışın idealize ettiği rasyonel bireyin kararlarından ibaret olmadığını, iktisadi eylemin doğasının aynı zamanda sosyal, kültürel ve psikolojik birçok faktörden beslendiğini vurgulamıştır. Yeni ekonomik anlayışların iktisadi düşünceye kazandırdığı bu kavrayış ekonomi bilimiyle toplum bilimlerinin atası sayılabilecek sosyoloji arasında, daha kuvvetli bağlar kurulması gerektiği yönündeki motivasyonları arttırmıştır.
Tam bu noktada Sosyoloji biliminin, bireyin toplumsal davranışlarının saiklerini araştırma hususundaki çabaları ekonomi ve toplum arasındaki ilişkinin mütekabil bir bünyeye sahip olduğunu göstermiştir. Sosyolojik araştırmalar insan davranışlarının, bireylerin alelade tercihlerine göre değil; canlı organizmaların anlamlı biyolojik davranışlarına benzer birtakım norm ve değerler gibi faktörlere bağlı olarak gerçekleştiği fikrine sadık kalmaya çalışmıştır. İktisadi farkındalığı yüksek sosyoloji kuramları da bu norm ve değerlerin temelinde yatan olası salt iktisadi gerçekliğe yoğunlaşma çabası içinde olmuştur.
Tüm bunların izinde bu kitapta yeni ekonomi olgusunun yanı sıra bu alanda yaşanan gelişmelerin toplumsal yansımaları da ele alınarak tartışılmıştır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Mekânın Sosyal Boyutu
Mekân, sadece fiziksel bir varoluş değil, aynı zamanda sosyal etkileşimlerin, kültürel değerlerin ve tarihsel süreçlerin şekillendirdiği dinamik bir yapıdır. Bu kitap, mekânı disiplinlerarası bir perspektifle ele alarak, farklı alanlardaki uzmanların bakış açılarını bir araya getiriyor. Arkeoloji, tarih, edebiyat ve sosyoloji gibi alanlardan akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan eser, mekânın fiziksel, toplumsal, kültürel ve sanatsal boyutlarını derinlemesine inceliyor.
Kitapta, Tanzimat öncesi Konyadan Harold Pinterın oyunlarındaki kent algısına, Uygur metinlerindeki Budist mekân tasavvurundan Gertrude Bellin arkeolojik gözlemlerine kadar geniş bir yelpazede mekânın dönüşümünü keşfedeceksiniz. Dijitalleşmenin toplumsal mekân anlayışı üzerindeki etkileri ve bağımlılık yapıcı maddelerin mekân temelli sosyolojik analizi gibi çağdaş konular da kitapta ele alınan başlıklar arasında.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
İş Güvenliği Bağlamında İş Becerikliliği ve İş Performansı
Günümüzde artan rekabet ve hızla değişen teknolojinin etkisiyle yaşamın tüm alanlarında olduğu gibi iş yaşamında da yenilikler dikkat çekmektedir. Üretim teknolojilerinin gelişmesi ve çalışma şekillerinin değişmesiyle çalışanların görev tanımları da değişmektedir. Bu değişikliklerden veya iş ortamından kaynaklanabilecek çeşitli nedenlerle çalışanlar meslek hastalığına yakalanabilmekte veya iş kazası geçirmekte bunun sonucu olarak kalıcı iş görmezlik veya yaşamlarını kaybetme tehlikesiyle karşılaşmaktadır. Bu nedenle iş yerinde çalışanların güvenli bir ortamda çalışabilmesi ve iş sağlığı ve güvenliği kavramını daha da önemli hale getirmektedir. Bu bağlamda, çalışanlar işlerine karşı olumsuz durumlarla karşılaşmamak için işlerinin bazı yönlerini bireysel olarak değiştirmeye veya işlerini yaparken kendi yöntemlerini geliştirmeye gayret göstermektedir. Çalışanın kendi isteğiyle işini biçimlendirmesi, kendi yetenek ve inisiyatifine daha uygun bir duruma getirmesi şeklinde tanımlanan iş becerikliliği, bireysel olarak kişiye olumlu sonuçlar sağlamasının yanı sıra, olumlu örgütsel sonuçlara da yol açmaktadır. Bu sonuçlardan birisi de iş performansıdır. İş becerikliliği davranışı sergileyen bir çalışanın iş performansında da artış gözlemlenmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Muşta Yaşayan Kuzey Kafkasya Halkları
19. yüzyılda Kuzey Kafkasya halklarının Çarlık Rusyasına karşı savaşı kaybetmesi üzerine bölgenin otokton halklarının büyük kısmı Osmanlı devletine sürgün edilmiştir. Bu çerçevede 1860lardan başlayarak Cumhuriyetin ilanına kadar Muşa çeşitli düzeylerde göçler yapılmıştır.
Elinizdeki eserde arşiv belgeleri ve sahada derlenen bilgiler ışığında Kuzey Kafkasya halklarının Muşa iskânı; bellek, kültür ve folklor açısından değerlendirmeleri yapılmaktadır. Eser ayrıca Kuzey Kafkasya halklarının günlük hayatta dil kullanımının görece azalması, katı geleneklerin esnemesi, kimlik algıları, bölgeye benzeşmesi gibi konuları ele almaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Tanzimat’tan Meşrutiyet’e Gerede
Türkiye’de şehir tarihi konusunda çalışmalar Avrupa’ya göre daha geç tarihlerde başlamış olsa bile son yıllarda hızlı bir ivme kazanmış durumdadır. Türk toplumunda yerel tarihe karşı ilginin her geçen gün artması bu konuda çok sayıda çalışmanın yapılmasına katkı sağlamaktadır. Bu kitapda Tanzimat’tan başlayarak Meşrutiyet’e kadar olan süreçte Gerede kazası çeşitli yönleriyle incelenmektedir. Arşiv belgeleri ve alanda yazılmış eserlerden yola çıkılarak 19. yüzyılın ikinci yarısında Gerede kazasının idari yapısı, sosyo-kültürel yapısı ve ekonomik yapısı ortaya konulmaktadır. Ayrıca bölgede çıkan olaylar da belgeler ışığında incelenmektedir.
₺635,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK ROMANINDA KADIN 1980-2000
Tanzimat ile başlayan modernleşme sürecinde kadın, sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik alanlarda değişime uğrar. Yeni bir medeniyet dairesine geçilirken kadın giyimiyle, toplumdaki statüsüyle, aile içerisindeki rolüyle değişimin simgesi olur. Kadın, modernizmin birer aynası olarak görülür ve bu aynadan toplumun gelişmişliği verilmeye çalışılır.
Özellikle, 1970’li yıllar kadın hareketlerinin filizlendiği, kadının edebiyatta sesini, duyurmaya başladığı bir dönemdir. Bu filizlenme, 1980 sonrası daha güçlü bir şekilde yeşerir ve kadın hem kendisini hem de toplumsal yapıyı sorgulamaya, sorgulatmaya başlar. 1980 darbesinin toplum ve özellikle yazarlar üzerindeki olumsuz psikolojik etkisinden dolayı yazarlar, kendi kabuklarına çekilirler. Bu dönemde anlamsızlık, hiçlik, bunalım, cinsiyet, korku, yalnızlık gibi bireysel konular yoğun bir şekilde işlenirken, kadın sorunsalı da ayrıntılı olarak romanlardaki yerini alır.
Türk Romanında Kadın 1980-2000 adlı kitap, Adalet Ağaoğlu, Ahmet Altan, İnci Aral, Duygu Asena, Erendiz Atasü, Ferit Edgü, Sevinç Çokum, Nazlı Eray, Leyla Erbil, Füruzan, Afet Ilgaz, Emine Işınsu, Selim İleri, Attilâ İlhan, Metin Kaçan, Cemil Kavukçu, Ayşe Kulin, Pınar Kür, Demir Özlü, Tezer Özlü, Orhan Pamuk, Elif Şafak, Latife Tekin, Buket Uzuner ve Ahmet Günbay Yıldız’ın 1980-2000 yılları arasında yayımlanan romanları incelenerek kadının, evlilik, aile, cinsellik, çalışma hayatı, eğitim, intihar, yabancılaşma, psikolojik rahatsızlıklar, varoluş, özgürlük, sanat, ölüm gibi alanlardaki duygu ve düşünce dünyası ortaya konmaktadır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
KLÂSİK TÜRK ŞİİRİNDE ŞARKI
Divan şiiri, büyük şairlerini XVI. yüzyılda yetiştirirken, mûsikî de büyük bestekârlarını XVIII. yüzyılda yetiştirir. XVIII. yüzyıl divan şairlerinde, şiir ve mûsikînin kendi aralarında bir bütünlük oluşturduğu görülür. Mûsıkî, şiirin sınırlarını, tesir sahasını genişletir, şiir de duygulara hitap eden hakikatleri dile getirirken, taşıdığı değerler itibariyle mûsıkîyi anlamlı kılar. Dolayısıyla şiir, bir yandan sesleriyle mûsıkînin müzikalitesine katkıda bulunurken, diğer yandan da eserin anlamına katkıda bulunarak eserden duyulan hazzı genişletir. Divan şiiri geleneği içinde oluşan şarkı; mûsıkî eserine dönüştükten sonra, klâsik Türk mûsıkîsi içinde yer alışı ve de türkülerde güfte olarak kullanılışıyla halka mal olarak toplum tarafından benimsenmiş olan bir edebî ürün olur. Türk şiir geleneğinin ve zevkinin doğurduğu millî bir edebî ürün olarak şarkı, divan şiirinin çevreye açılan, yerliliğe en fazla yaklaşan bir yönüdür.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYENİN KALKINMA YÖNETİMİ POLİTİĞİ
Türkiyenin Osmanlıdan bu yana yaklaşık iki yüzyıldır süren kalkınma isteği, hala güncel bir sorun olarak karşımızda durmaktadır. Osmanlı Devletinin kalkınma politikası, giderek zayıflayan devleti eski gücüne ulaştırma hedefi ile ortaya çıkmıştı. Oysa ki modern bir ulus-devlet inşâ projesi olarak Türkiye Cumhuriyeti, siyasal, ekonomik, toplumsal ve kültürel yönleriyle bütünsel bir kalkınmayı hedeflemişti. Osmanlıdan Cumhuriyete Türkiyenin kalkınma yolculuğu, devletin dünya kapitalizmi ile bütünleşme ve uluslararası işbölümünde üstlendiği rol çerçevesinde bir seyir izlemeye devam etmiştir. Bu kitabın konusu ise, Türkiyenin kalkınma yönetimi politiğinin ortaya çıkışı, gelişimi ve sonuçlarının neler olduğu, hangi siyasi tercihler üzerinde yükseldiği, uluslararası siyasal ve ekonomik konjonktürle ne ölçüde eklemlendiği veya ne tür bir ilişki içerisinde olduğu ve nasıl bir arka plana dayandığıdır. Bu bağlamda kalkınmayı planlayıp yönetecek kurum olarak ortaya çıkan Devlet Planlama Teşkilatının kuruluşuna neden olan tarihsel birikim ve politik birer belge olan kalkınma planlarının hazırlanması ve uygulanması politik düzeyde çalışmanın asıl ilgi alanını oluşturmaktadır. Ayrıca Devlet Planlama Teşkilatının geçirdiği dönüşüm, siyaset-bürokrasi gerilimi, kalkınma planlarındaki değişim incelenmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Ekonomi-Politik Araştırmalar
Eskiden olduğu gibi günümüzde de sürdürülebilir bir ekonomik büyüme ve ekonomik kalkınmanın nasıl gerçekleştirileceği konusu ülkelerin ilgilendiği temel konuların başında gelmektedir. Kuşkusuz bu durum politika yapıcıları ve uygulayıcılarını ilgilendirdiği gibi konuyla ilgili bilimsel çalışmalar sonucunda politika önerilerinde bulunacak araştırmacıları da yakından ilgilendirmektedir. Farklı üniversite ve kurumlardaki araştırmacıların katkısıyla hazırlanan bu eser de söz konusu amaç için hazırlanmıştır. Zira eser, tasarruf, dış yardımlar, petrol fiyatları, yoksulluk, yenilenebilir enerji ve politik istikrar gibi bazı konuların ekonomi ve politik açıdaki değerlendirmesini ve bu değerlendirmeler çerçevesindeki bazı politika önerilerini kapsamaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Millî Mücadele Yıllarında Yozgat
Mustafa Kemal Paşanın 19 Mayıs 1919da Samsuna çıkmasıyla başlayan, askerî bakımdan Mudanya Mütarekesi, siyasî bakımdan ise Lozan Antlaşması ile son bulan Millî Mücadele, Türk milletinin işgallere karşı vatanını savunma ve bağımsızlığını koruma yolunda ortaya koyduğu fedakârlığın hikâyesidir. Bu hikâyede Yozgat ahalisi, işgale uğrayan şehirlerin ahalisi kadar etkin bir rol oynamasa da ülkesinin bağımsızlığa kavuşması yolunda işgallere karşı mitingler düzenlemiş, protesto telgrafları çekmiş, millî teşkilatlar kurmuş, cepheye asker ve malzeme göndermiştir. Yozgat ahalisi bütün bu gayretlerine rağmen adını Millî Mücadeleye verdiği destek ile değil, bu dönemde ortaya çıkan Çapanoğlu İsyanı ile duyurmuştur. Oysaki bu isyan Çapanoğulları ailesinden birkaç kişinin öncülüğünde başlamış ve gerek Yozgat halkı gerekse Çapanoğulları ailesinin ekseriyeti ise isyana destek vermeyerek Millî Mücadelenin başarıya ulaşması için elinden gelen fedakârlığı yapmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Edebiyatta Aile
Edebiyatın satır aralarında aileye dair bir yolculuk…
Aile, insanlık tarihinin en temel kurumlarından biri olarak edebiyatın da vazgeçilmez temalarından biridir. Bu kitap, Türk ve İngiliz edebiyatlarından seçilen eserler aracılığıyla, aile kavramının edebi metinlerde nasıl temsil edildiğini kapsamlı bir şekilde incelemeyi amaçlamaktadır.
İki ana bölümden oluşan kitapta, “Türk Edebiyatında Aile Temsilleri” ve “İngiliz Edebiyatında Aile Temsilleri” başlıkları altında toplam on yedi bölüm yer almaktadır. Okurlar, farklı dönemlerden ve edebi türlerden yapılan detaylı analizlerle, aile kurumunun tarihsel süreçteki değişimini ve kültürel yansımalarını keşfedeceklerdir.
Bu çalışma, yalnızca Türk ve İngiliz edebiyatlarının aileye bakışını ortaya koymakla kalmaz; aynı zamanda okura, farklı dil ve kültürlerdeki ortak insani değerleri karşılaştırmalı bir perspektifle değerlendirme fırsatı sunar. Böylece okuyucu, edebiyatın evrensel diliyle aile kavramının derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkar.
₺400,00
KİTAP TANITIMI
Performans Değerlendirme
Çağımızın en önemli yönetim bilimcilerinden biri olan Peter Drucker’a atfedilen bir söz vardır; “Ölçemediğiniz şeyi kontrol edemez, kontrol edemediğiniz şeyi yönetemezsiniz”. Dijital dönüşüm süreçlerindeki hızlı gelişimin mesleki beceri alanlarına dönük anlayışı daha önce şahit olunmamış bir hızda değiştirmesi performans değerlendirmenin önemini arttırmış, küresel rekabet ortamında mevcut performans düzeyinin korunmasının yeterli olmayacağına dönük kurumsal anlayışı pekiştirmiş ve örgütleri performans değerlendirme süreçlerini gelişimsel ve döngüsel bir süreç olarak tasarlamaya zorlamıştır. Bu yönüyle performans değerlendirme mesleki ve örgütsel gelişim süreçlerinin en temel bileşenlerinden biri olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Küresel düzeyde yapılandırmacı yaklaşımın hâkim eğitim felsefesi olarak kabul edilmeye başlanması eğitim örgütlerinde de gelişimsel performans değerlendirmenin önemini arttırmıştır. Çalışma performans değerlendirmeye dönük hem kuramsal hem de uygulamaya dönük araçlar sunması açısından hem konuyu çalışan akademisyenlere ve öğrencilere hem de örgüt yöneticilerine önemli katkılar sunabilir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Erzurum İlinde Coğrafya Araştırmaları
Erzurum İlinde Coğrafya Araştırmaları adlı bu eser, araştırmacılar tarafından ayrı ayrı hazırlanmış Erzurum’a ilişkin çalışmaları içermektedir. Kitabın içeriğinde on altı bölüm bulunmaktadır. Erzurum ilinin kapsamlı olarak araştırıldığı kitap; jeolojik ve jeomorfolojik özellikler, iklim, hidrografya, toprak, nüfus, yerleşme, idari coğrafya, arazi kullanımı, tarım, hayvancılık, sanayi, ticaret, ulaşım, doğal kaynaklar, ormancılık ve turizm gibi coğrafya konularından oluşmaktadır. Bu kitabın Erzurum ilinde gerçekleştirilecek araştırmalara katkı sunması hedeflenmiştir.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Cumhuriyeti’nin Madencilik Politikaları (1923–1960)
Madenler ve madencilik konusu eskiçağlardan beri toplumların ilgilendikleri konulardan biri olmuştur. Türkiye’de madencilik konusunun ayrıntılı olarak ele alınması ve üzerinde çalışılma yapılması Cumhuriyet Döneminde olmuştur.
Cumhuriyet’in ilanı ile başlayan dönemde bilindiği üzere her alanda ülkeyi çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkarmak amacıyla çalışmalar sürdürülmüştür. Hedefe ulaşmada dikkate alınan alanlardan biri de iktisadî hayatın çok kıymetli bir tarafını oluşturan madencilik olmuştur. Cumhuriyet döneminde başlangıçta madencilik sektöründe Osmanlı Devletinden intikal eden 1906 tarihli maden nizâmnamesinin hükümleri uygulanmıştır. Bu nizâmnameye göre oluşturulan düzende; madenler ekonomide bir ticaret malı olarak değerlendirmiş, sektörde yer alan kişilerin çıkarları korunmuş, fakat toplumun yararı pek gözetilmemiştir. İdeal olmayan bu anlayışın ve uygulamanın değiştirilmesi, sektörün ülke çıkarlarına uygun hale getirilmesi, üzerinde durulması gereken bir konu olarak görülmüştür. Bu düşünce ile hareket eden Cumhuriyet hükümetleri, çözüm bekleyen birçok sorunun yanında çok önemli görülen maden ve madencilik konusu ile de ilgilenmişlerdir. Bu bağlamda önceki anlayış ve algıdan farklı olarak sektörü ileriye taşıyacak yasal düzenlemelere girişilmiştir. Çağdaş ilkelere dayalı yeni plan ve programlar hazırlanmış, resmî kurumlar, okullar ve işletmeler açılmış, ülke madenciliğinin gelişmesine yönelik radikal adımlar atılmıştır.
Bu çalışmada geniş bir perspektiften bakılarak, Cumhuriyet Döneminde (1923-1960) madencilik alanında yapılan düzenlemeler, yenilikler ve Türk madenciliğinin gelişmesini sağlayacak politikalar hakkında bilgi verilmiştir.
kurulum, yapılandırma ve kullanım deneyimleri paylaşılmıştır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Şiddet Sarmalındaki Kadınlar ve Yaşam Algıları
Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden doğan kadına yönelik şiddetin, ataerkil baskıyla birlikte kadının kaderi haline getirilmesi, toplumsal yapıdaki anomik bir kriz olan intihar düşüncesini/eylemini tetiklemektedir. Fiziksel, psikolojik, ekonomik, cinsel anlamda ortaya çıkan şiddet ve kadın intiharlarının bütünleşik bir problem olarak ele alındığı bu çalışmada, intihar davranışı, kadınların maruz kaldığı şiddetle ilişkilendirilirken; şiddet mağduru her kadının intihar düşüncesinde olmadığı da yadsınmamıştır. Bu bağlamda şiddet gören fakat intiharı bir çözüm olarak görmeyen kadınların düşünce ve tutumları araştırmaya karşılaştırmalı bir bakış açısı getirmiştir. Şiddet gören kadınların intihar düşünce ve eylemlerini ya da yaşam mücadelelerini öncüleyen neden ve değişkenler bağlamında ilgili problem açıklanmaya çalışılırken, ekolojik sistem yaklaşımı (ekolojik kuram) esas alınmıştır.
Bu çalışmada şiddet sarmalındaki kadınları intihar düşüncesinden uzaklaştırıp onların mücadelelerine toplumsal nitelikli bir ışık tutabilmek amaçlanmıştır. Kadının maruz kaldığı şiddet karşısındaki yaşam algılarını anlamak amacıyla nitel araştırma yöntemi kullanılmış ve şiddet gören-görmekte olan kadınlarla yapılan görüşmeler sonucu ulaşılan veriler, sosyolojik bakış açısıyla analiz edilmeye çalışılmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
II. Dünya Savaşı Yıllarında Batı Anadolu Kent Ve Taşrasında Sosyo Ekonomik Yaşam
20. yüzyılın en önemli olaylarından sayılan İkinci Dünya Savaşı’nda; milyonlarca insan ölmüş, savaşa katılan ve katılmayan pek çok ülkede siyasi ve ekonomik yaşam etkilenmiş, bu etkilenme toplumsal yaşama da yansımıştır. Savaş, Eylül 1939’da başlamış, savaşa katılmamış olsa da etkileri Türkiye’de de görülmüş, toplumun tüm kesimleri yaşananlardan olumsuz bir şekilde etkilenmiştir. Türkiye savaş başladığında her anlamda savaşa hazırlıksız durumda idi. Savaş süresince Türk dış politikasının hedefi ülkenin savaştan uzak kalmasını sağlamak olmuş, bunun için savaşın askeri gelişimine göre değişik taktikler uygulanmıştır. Türkiye savaşın son günlerine kadar taraf olmamış ve sıcak savaşın tahribatından korunmuş olsa da savaşın getirdiği sorunlarla birlikte köylüsü kentlisi sosyal ve ekonomik yaşam içinde ciddi bedeller ödemek durumunda kalmıştır. Araştırmamız Türkiye’de mevcut II. Dünya Savaşı çalışmalarının makro ölçekli değerlendirmelerinden farklı olarak Batı Anadolu kent ve taşrasında zorlu ekonomik koşullar içinde geniş halk kitlelerinin gündelik yaşamlarını, birbirinden farklı hikâyelerini, gelişen olayları, mikro ölçekte savaş deneyimini, tepkileri ve sıradan hayatların mücadelelerini ele almaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
CEBRÎ MİHR Ü MÂH
Bu kitap, Klâsik Türk Edebiyatının 16. asır temsilcilerinden şâir Cebrî’nin tasavvufî- alegorik mahiyette kaleme aldığı Mihr ü Mâh mesnevisini konu edinmektedir. Eser bir yönüyle, bütün bir Osmanlı edebiyatına hâkim olan Batlamyus kozmogonisine uygun olarak Samanyolu Galaksisi’nin işleyişini aksettirmekte, diğer yandan vahdet-i vücûd öğretisi temelinde bir takım tasavvufi ıstılahları türlü alegorilerle okuyucuya sunmayı amaçlamaktadır. Mesnevînin sonunda söz konusu alegorilerin hangi anlamlara geldiği açıklanmakta ve okuyucuya çeşitli öğütler verilmektedir.
Mihr ü Mâh özünde çift kahramanlı bir aşk hikâyesi şeklinde kaleme alınmış olsa da simgesel anlamda İlahî aşkın talibi Mihr’in sınanmak, arınmak, erginlenmek ve birlikle ebedîleşerek nihayete eren manevî dönüşümünün yol hikâyesidir. Mihr, hikâye boyunca gerçek aşkın ateşinde yanarak ezelde aşina olduğu sevgiliyi bulma ve o yolda kemale ermeye yazgılı bir âşık hüviyetindedir.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Araf’taki Edebiyat
Günümüz Türk Diaspora yazarları her ne kadar global sorunları işliyor olsalar da, ne Alman ne de Türk Edebiyatı içinde yer bulamamakta… Bir taraftan Almanlara, Almanya’ya yabancı, diğer taraftan Türkiyede tanınmadıkları ve dolayısıyla Türk Edebiyatından sayılmadıkları için yine yabancı olarak değerlendirilmektedirler. Araf’taki Edebiyat Kitabında, böyle bir edebiyatın mensuplarının bir kısmını ve kimi eserlerinden örnekleri bulacaksınız.05
KİTAP TANITIMI
CONTEXTUAL VULNERABILITIES APPROACH TO UNDERSTAND VICTIMIZATION IN CYBERSPACE
Economic cybercrime is one of the unwelcomed consequences of unprecedented intrusion of the Internet in our daily lives. Academic interest in understanding the causes and adverse impacts of cybercrime is growing. Opportunity perspective, which perceives individuals’ daily routines and lifestyles as the primary facilitator of victimization, has been widely applied as a theoretical and conceptual framework in cybercrime victimization research. However, this approach put the responsibility of the victimization on victims explicitly, which hampers the application of crime prevention and reduction efforts. This book presents the Contextual Vulnerabilities approach based on the significant findings of a doctoral study conducted at Durham University in the United Kingdom. Contextual vulnerabilities approach posits that cybercrime victimization is the outcome of the confluence of contextual factors that are mostly beyond victims’ control. This approach presumes that controlling individual (micro-level), macro-level and socio-cultural vulnerabilities may prevent cybercrime victimization. Though the preliminary goal of this book is to provide a new theoretical perspective to scholars researching victimization in cyberspace, I hope the wider audience would find it informative.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Çocukluk Çaği Obezitesiyle Mücadelede Yeni Bir Mali Araç: Obezite Vergileri ve Ebeveyn Tutumlari
Bu kitap, çocukluk çağı obezitesiyle mücadelede yeni bir mali politika aracı olarak öne çıkan obezite vergilerini ebeveyn tutumları üzerinden ele almaktadır. Çanakkale’de 4–13 yaş arası çocuğa sahip ebeveynlerle yürütülen karma yöntemli saha araştırması, nicel ve nitel verileri bir araya getirerek tutumların çok boyutlu yapısını ortaya koymaktadır. Bulgular, ebeveynlerin genel olarak obezite vergilerine karşı eleştirel bir yaklaşım sergilediğini göstermektedir. Yaş, eğitim düzeyi ve bireysel bilgi gibi faktörler etkili olmakla birlikte, tutumu en güçlü şekilde belirleyen unsur, verginin toplum sağlığına sağlayacağı faydaya ilişkin algıdır. Algılanan fayda arttıkça destek de anlamlı biçimde yükselmektedir. Kitap, politika yapıcılara yönelik iletişim, bilgilendirme ve teşvik mekanizmalarına dair somut öneriler sunarak alana önemli bir katkı sağlamaktadır.
KİTAP TANITIMI
Türkiye’deki Kürt Meselesi Galtungyan Bir Bakış
Bu kitapta Türkiye’deki Kürt Meselesi’nin 2018 yılına gelindiğinde aldığı hâlin, Galtung’un çatışmaları ele alma yöntemi açısından incelenmesi yapılmıştır. Galtung’un yaklaşımı açıklandıktan sonra, Kürt Meselesi’nin boyutları – Siyasi, Sosyal, Kültürel, Ekonomik ve Güvenlik– incelenmiştir.
Galtung’un temel ihtiyaçlar – güvenlik, yemek, su, sağlık, eğitim, barınma, sevme/ait olma, itibar, kendini gerçekleştirme – üzerinden meşru ve gayrı meşru ayrımı yapması baz alınarak, Kürt Meselesi’nde meşru ve gayrı meşru noktalar öne çıkarılmıştır.
Kitapta incelenen Kürt Meselesi PKK’nın ilk eylem tarihi 15 Ağustos 1984’ten bu tarafa nasıl evrildiği üzerine olmuştur. 1990’larda inkârdan vazgeçilmiş ve Kürt varlığı kabul edilmiştir. 2000’ler ile birlikte özellikle açılım döneminde Kürtlere birçok haklar verilmiştir.
Kürt Meselesi’nde siyasi boyutta şu hususlar öne çıkmaktadır: Kürtçü ve PKK’nın türevleri olan gruplar ayrılıkçılığa yol açacak KCK/Demokratik Özerklik üzerinde ısrar ederken, Kürtlerin ve genel olarak Türk Milleti’nin ihtiyacı yerel yönetimlerin güçlendirilmesidir. Bu bağlamda yerel yönetimlerin güçlendirilmesi sağlanmıştır.
Sosyal boyutta; eğitim ve sağlık gibi konularda doğu ve güneydoğu bölgelerinde diğer bölgelere nazaran bir geri kalmışlık söz konusudur. Öncelik bu bölgelere verilerek ülke genelinde iyileştirmelere gidilmelidir.
Kültürel boyut söz konusu olduğunda, anadilde topyekûn eğitim ve resmi dilin Kürtçe olması gibi gayri meşru istekler dışında tüm talepler yerine getirilmiştir.
Ekonomik boyutta KDRP, KÖYDES, SODES, BELDES, Tazminat yasası ve Cazibe Merkezleri Programı ile doğu ve güneydoğu bölgelerine pozitif ayrımcılık uygulanmaktadır.
Güvenlik boyutunda ise PKK terör örgütünün silah bırakması ya da bataklığı kurutma operasyonu ile süpürülmesi sorunu vardır. Temmuz 2015’te başlayan ve halen devam eden operasyonlar başarılı olursa, PKK’nın süpürülmesi söz konusu olabilir.
Nihayetinde, Kürt Meselesi tam olarak çözülmese de pozitif barışa yaklaşılmıştır.
₺405,00
