KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

SUBVERSIVE FEMALE VOICES IN THE PLAYS OF TIMBERLAKE WERTENBAKER AND PAM GEMS
₺390,00 -

Sosyal Bilimlerde Güncel Araştırmalar
₺405,00 -

SİNOP’TA GELENEKSEL AHŞAP KÖY CAMİLERİ
₺275,00 -

Sanskrit Dili Okuma-Yazma Kitabı
-

POSTMODERNİZMİN İZ DÜŞÜMLERİ
₺610,00 -

Örgütlerde Toksik Davranışlar
₺575,00 -

ORTADOĞU ÇALIŞMALARI
₺340,00 -

Necdet Sakaoğluna Armağan Sanat Tarihi Yazıları
₺890,00 -

Mitik Bir Topografya Olarak Venedik
₺340,00 -

MASALA FARKLI DİSİPLİNLERDEN BİR BAKIŞ
₺340,00 -

L’AVENTURE DU ROMAN TURC SOUS L’INFLUENCE DU ROMAN FRANÇAIS AU XIXe SIÈCLE
₺210,00 -

Kulp/Pasur
₺740,00 -

Kırâatun fi’l-Fikri’l-Felsefî fi’l-İslâm
₺250,00 -

Kadınların Kimlik Arayışı
₺250,00 -

İş Dünyasında Endüstri 4.0 Dönüşümü: İşte Robot
₺210,00 -

İLKÖĞRETİMDE DRAMA
KİTAP TANITIMI
Orta Çağ Almanyasının Kısa Tarihi
Orta Çağ genel olarak bakıldığında birçok karmaşanın yaşandığı bir dönem olarak kabul edilebilir. Ancak bu karmaşanın içinde birçok değişim ve gelişiminde yaşandığı bir dönemdir. Aslında bir madalyonun iki yüzü gibidir Orta Çağ: Aydınlık ve karanlık
İşte bu kargaşa ve gelişim döneminin en güzel örneğini Orta Çağ Almanyasında görmekteyiz. Hanedanlıklar arası geçişler, papalar ve imparatorlar arasındaki çatışmalar, Haçlı Seferleri ve imparatorların Haçlı Seferlerine etkisi, Otto Rönesansı, şehirlerin planlanması, üniversitelerin kurulması, dönem insanlarının yiyecek içecek kültürü, sanat, tiyatro ve daha fazlası
Bu kitap Orta Çağ Almanyasını siyasi, dini, sosyal ve kültürel yönleriyle ele alırken bütün bu olayların da özetini sunmaktadır. Dolayısıyla Orta Çağ Almanyasını merak edenler için de bir başlangıç niteliği taşımaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
TİCARET ODASI REHBERİ VE SAMSUN’DA TİCARİ HAYAT
Karadeniz’i mesken tutan tüccar denizci kavimler tarafından Samsun kent merkezi tarihsel süreç içerisinde kadim zamanlardan beri sığınılacak doğal bir liman olarak kabul görmüştür. Esen Tepe (Toroman Tepe) ve Kalkanca Tepeleri’nin perdelediği Kalyon Burnu’nu pek çok farklı türde deniz vasıtası yüzlerce yıl ziyaret etmiş ve küresel ticaret kapsamında uzak coğrafyalardan işlenmiş ürünleri getirip pazarlamışlardır. Samsun’a dair ticari veriler 1923 yılında Osmanlıca harflerle kayıt altına alınmıştır. Muhtemelen bu veriler Osmanlı devrinde daha 1914 öncesinde toparlanmış fakat araya giren Birinci Dünya Harbi ve akabinde yaşanan Milli Mücadele yılları böyle bir eserin piyasaya çıkmasına engel teşkil etmiş olmalıdır. Cumhuriyet Türkiyesi’nin Samsun ölçeğinde ilk yayını olarak da tanımlayabileceğimiz “Samsun Ticaret Odası Rehberi 1339 R.” adlı eser dört akademisyen tarafından günümüz harflerine çevrilmiş ve içeriğindeki konular arşiv kaynakları ve güncel kaynakların araştırılması ile dört bölüm halinde yayına hazırlanmıştır. Bu bölümler; Mehmet Yavuz Erler tarafından “Samsun İktisadi Hayatında Üretim”, Önder Deniz tarafından “Samsun Ekonomisinde Çalışma Hayatı”, Elçin Gün Canik tarafından “Samsun’da Şirketler ve İşletmeler” ve Hüseyin Vehbi İmamoğlu tarafından “Samsun’da Osmanlı Usulü Ticaret” başlıklarından oluşmaktadır. “Ticaret Odası Rehberi ve Samsun’da İktisadi Hayat” adlı bu kitap; Samsun’da ilk ekilen tütün, patates ve mısırın ne zaman ve kimler tarafından ekildiğinden haberdar olan bir okuyucu kitlesi oluşturmuş olacaktır. Aynı zamanda bu kitap ile birlikte, Osmanlı Bankası’nın kuruluş öyküsünü anlatabilen, Büyük 1869 yangını sonrasında küllerinden yeniden doğan bir ticaret sahil yerleşkesinin gelişim sürecini anlamlandırabilen bireylerin ihtiyaç duyduğu bilinçli bir kent kültürü ve mirası oluşturmak amacıyla Samsun’a ait tarihsel verilerin okuyuculara kazandırılması hedeflenmiştir
₺300,00
KİTAP TANITIMI
ÇAĞDAŞ TÜRK LEHÇELERİ EL KİTABI
Elinizdeki çalışma, Üniversitelerimizin Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları, Türk Dili ve Edebiyatı, Türkçe Öğretmenliği ve Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinde çeşitli adlar altında okutulmakta olan Çağdaş Türk lehçeleri derslerine yardımcı bir eser olarak ortaya çıktı. Bu derslerde öğrenciler farklı lehçelerle ilgili bilgilere maalesef kolay bir şekilde ulaşamamaktaydı. Ayrıca, çeşitli lehçelerin gramer özelliklerinin birbirleriyle karşılaştırılabilmesi için böyle çalışmalara ihtiyaç duyuluyordu.
Bu el kitabı, Çağdaş Türk lehçelerinden sekizinin (Azeri Türkçesi, Gagavuz Türkçesi, Kazak Türkçesi, Kırgız Türkçesi, Özbek Türkçesi, Tatar Türkçesi, Türkmen Türkçesi ve Yeni Uygur Türkçesi) grameri ile orijinal metinlerinden örneklerini, bunların yazı çevirimini ve seçilmiş olanlarının Türkiye Türkçesi’ne aktarımını içermektedir.
Çalışma hazırlanırken her lehçe için aynı inceleme sistemi benimsendi. Alanla ilgili olan yayınların büyük çoğunluğundan istifade edildi. Zaman zaman görüşlerine başvurduğumuz çeşitli lehçelerin uzmanları hocalarımızın fikirleri çalışmanın hazırlanması sırasında son derece aydınlatıcı oldu.
Bu çalışmanın kimi eksikleri olabileceği gibi alanla ilgili çalışmalara yeni bir katkı yapacağı da muhakkaktır. Meslektaşlarımızın görüş ve önerileri çalışmamızı daha da olgunlaştıracaktır.
KİTAP TANITIMI
AVRUPA BİRLİĞİ BÖLGESEL POLİTİKASI VE MACARİSTAN
Ulus-üstü bir örgütlenme olan Avrupa Birliği (AB), çatısı altında yer alan ülkeler arasındaki işbirliğini derinleştirmeyi ve sürdürülebilir hale getirmeyi amaçlarken, aynı zamanda Birliğin ekonomik, siyasi, sosyal ve yönetsel entegrasyonunu sağlamayı ve güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda AB, adaylığa kabul ettiği veya edeceği ülkelerin, Birliğin politikalarının uygulanabilmesine yönelik kapasitelerinin geliştirilmesine hayati derecede önem vermektedir.
AB entegrasyonunun en önemli politika ayaklarından birisi AB Bölgesel Politikasıdır. Birlik, entegrasyonun önündeki engellerin başında bölgeler arasındaki ekonomik ve sosyal gelişmişlik/kalkınmışlık farklarını görmektedir. Tasarladığı Bölgesel Politika ile AB, Birlik üyesi ve aday ülkeler içindeki bölgelerarası dengesizliklerin azaltılmasını ve giderilmesini amaçlamaktadır. Bölgesel Politika, söz konusu amaca ulaşabilmek için araç olarak yapısal uyum fonları, çeşitli programları ve kurumları içermektedir. Bu araçlar özellikle ekonomik, yönetsel ve kurumsal kapasiteleri geliştirmek ve iyileştirmek için kullanılmaktadır.
AB Bölgesel Politikasının uygulandığı ülkelerden birisi de Macaristan olmuştur. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra demokrasiye geçen Macaristan, hızlı bir şekilde AB için hazırlanmaya başlamıştır. Özellikle Batı Avrupalı ülkeler ile arasında ve kendi içinde ciddi kalkınmışlık farkları olan Macaristan, AB Bölgesel Politikası kapsamında çeşitli reform programlarına dahil edilmiştir. Ekonomik, yönetsel ve kurumsal kapasitelerin geliştirilmesi amacıyla atılan adımlar Macaristan’ı bir noktaya taşımış olsa da, bölgelerarası yakınsamanın istenilen düzeyde gerçekleşmiş olduğu tartışmalıdır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Arthur Schnitzler Öykülerinde Ölüm Olgusu: Modern İnsanın Ölüm Korkusu
Edebiyat, salt hikâye anlatımı mıdır, insana ve yaşama dair bir bilgi kaynağı mıdır? İnsana ve yaşama dair konular, kaleme alındıkları dönem ve mekanlarla sınırlı mıdır, insanlığın ortak belleğinin zaman ve mekândan bağımsız var olmayı sürdüren ürünleri midir?
Bilincin derinlikleri, içgüdüler, insanın korkuları, varoluş sorunları, yaşam ve ölüm diyalektiği yüz yıllardır insanlığın bir kenara bırakamadığı konulardır. Arthur Schnitzler, bunları ustalıkla ele almış Avusturyalı bir yazardır. Sigmund Freud’un “benim uzun çalışmalar sonucu elde ettiğim bilgileri siz gözlem yeteneğinizle tespit ediyorsunuz” diyerek tebrik ettiği Schnitzler’in öykülerinin büyük bir kısmı ölüm olgusunu konu etmektedir. Ancak, yazar ölümün kendisini değil, ölüm olgusunun 19. yüzyıl modern bireyin üzerindeki etkisini ele almıştır. Böylece varoluş sorunu çerçevesinde ele aldığı ölüm korkusu, “geçicilik kaygısı-yaşama arzusu” ekseninde işlenmiştir.
Yazarın Avusturya’da Modern Dönem ve yüzyıl geçişinde öne çıkan “benlik” algısı ve varoluş sorununu işlediği öykülerinden Andreas Thameyers letzter Brief, Der Andere – Aus dem Tagebuch eines Hinterbliebenen, Der Sohn – Aus den Papieren eines Arztes, Der Mörder, Der Tod des Junggesellen ve Die Toten schweigen ayrıntılı olarak incelenmiş, motif ve ölüm türleri bölümlerinde Sterben, der grüne Kakadu, Paracelsus, Anatol adlı eserleri de ele alınmıştır. Ayrıca, konu bağlamında, yazarın yaşamı ve günlüklerinden “varoluş sorununa” ilişkin bilgilerin de ele alındığı bu çalışma, Schnitzler ve eserlerinde ölüm motifi konusunda kapsamlı bir analiz sunmaktadır.
İçinde bulunduğumuz dönem de bizlerin “yüzyıl geçişi” ve modern dönemidir. Bu çalışmayı, insana dair temel olguların zaman ve mekândan bağımsız olduğunu hatırlayarak okumak, günümüz hız çağındaki ‘birey’in durumuna da ışık tutacaktır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
KLASİK TÜRK ŞİİRİNDE TUYUĞ
Klasik Türk Şiiri sahasında kullanılmış her bir nazım şeklinin elde bulunan hemen tüm divanların taranması suretiyle incelenip tarihsel seyrinin ortaya konması, edebiyat tarihimizin bir bütün olarak değerlendirilmesi açısından oldukça zaruridir. Altı yüz yıllık tarihi geçmişe sahip Klasik Türk şiirinin asırları aşıp günümüze kadar gelen her bir nazım şeklini biçim ve muhteva bakımından ayrı ayrı değerlendirerek ortaya çıkarmak, bu sahaya gönlünü ve ömrünü vermiş birçok araştırmacının ortak arzusudur. Bu arzu neticesinde bu çalışmamızda, tamamen millî bir nazım biçimi olarak kabul gören tuyuğ nazım şeklinin biçimsel ve tarihsel serüvenini, tespit edilen yaklaşık 1500 tuyuğu da çalışmaya katmak suretiyle ortaya koymaya çalıştık.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
AVRUPA BİRLİĞİ ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİ POLİTİKASI
Küresel ekonomik sistem içerisinde büyük boyutlarda gereksinim duyulan enerji, yeryüzünde dengesiz dağılması ve enerji tüketimi yüksek olan ülkelerin enerji rezervleri açısından zengin olmamasına karşın enerji tüketimi düşük olan ülkelerin zengin rezervlere sahip olması nedeniyle uluslararası ticarete konu olmaktadır. Enerji piyasasında birçok alıcı ve satıcı olmakla beraber, bu alıcı ve satıcılardan bazıları bu piyasasının işleyişini etkileyebilme ve yönlendirebilme gücüne sahip bulunmaktadır. Söz konusu piyasanın alıcı konumundaki en önemli aktörlerinden biri olan Avrupa Birliği, enerjide dışa bağımlılığın yol açtığı risklerin azaltılması ve böylece enerji arz güvenliğinin tesis edilmesi noktasında üye ülkelerin enerji politikalarının uyumlaştırılması; enerji kaynaklarının, tedarik kanallarının ve satıcı ülkelerin çeşitlendirilmesi, Birlik içerisindeki enerji ağlarının birbirine bağlanması; yerli enerji kaynaklarının teşvik edilmesi; enerji tasarrufu ve verimliliği politikaları ile enerji tüketiminin azaltılması ve olası enerji kesintilerine karşı ekonomik faaliyetlerin zarar görmemesi için enerji altyapı ve stok imkânlarının geliştirilmesi konuları üzerinde yoğunlaşmaktadır. Bu çalışmada Avrupa Birliği bünyesinde izlenen enerji arz güvenliği politikası hakkında genel bir çerçevenin ortaya konulması amaçlanmaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Kurumsal Sosyal Sorunlar
Politik ve ekonomik sistemler, dini inançlar ve ahlaki kurumlar gibi değişkenler nedeniyle anlam ve içeriği ülkeden ülkeye değişmekle birlikte; gündelik hayatını devam ettirebilmek için kendi kendine yeterli olmayan kesimleri güçlendirmek amacıyla devletler bazı önlemler alarak ve sosyal politikalar yürüterek hem ülkeyi kalkındırmayı hem de sosyal patlamaları önlemeyi amaçlar. Şüphesiz sosyoekonomik adaleti sağlamak, insan haklarını sınırlayan şartları önlemek, yoksulluğu ortadan kaldırmak, toplum içindeki her birey için yaşam kalitesini ve böylece toplum refahını yükseltmek konusunda devletin yanı sıra yerel yönetimlere, şirketlere, kurumlara ve STK’lara ve tek tek bireylere de çeşitli görev ve sorumluluklar düşmektedir. Çalışmamızda Türkiye’de güncel kurumsal sosyal sorunları içeren üç farklı konuya yer verilmiştir. İlk bölümde kurumsal sosyal sorumluk, ikinci bölümde kurumların giderek önemli bir anomi nedeni haline gelen sessiz istifa ve üçüncü bölümde merkeziyetsiz kurumların sosyal sorunlara etkisi ele alınmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Küre Dağları’nın Azdavay Ve Pınarbaşı (Kastamonu) İlçeleri Arasında Kalan Bölümünde Karst Topoğrafyası Araştırmaları
Karstik alanlar sadece kendilerine has yüzey (lapya, dolin, uvala, polye…) ve derinlik şekilleri (mağaralar…) ile önem taşımazlar. Bu sahalar aynı zamanda biyotik-abiyotik unsurları ile özel ekosistemler niteliği taşırlar. Yine karstik sahalar, henüz kirlenmemiş, zengin yeraltı su varlıkları ile hem günümüzde hem de gelecekte büyük nüfus kütlelerinin su ihtiyacını karşılama potansiyeline sahiptirler.
Çalışmaya konu olan Küre Dağları’nın Azdavay ve Pınarbaşı (Kastamonu) ilçeleri arasında kalan bölümü ülkemizin en önemli örtülü karst sahasının bir parçasını oluşturmaktadır. İnceleme alanı özellikle Kuzey Anadolu karstı denince daha az akla gelen büyük karstik depresyonları ve mağaraları ile dikkati çekmektedir. Bu sebeple çalışma yörede karst ortamı ve karstik şekillerin tespiti, özelliklerini belirlenmesi ve karstik potansiyelin değerlendirilmesi için yapılabilecek çalışmaların ortaya onulması amacıyla hazırlanmıştır.
Çalışma başlıca üç bölüm halinde ele alınmıştır. Giriş bölümünde karstlaşma ile ilgili genel bilgilere yer verilmiş, Türkiye’deki ve Kuzey Anadolu’daki karstik alanlar, bu sahalar ile ilgili yapılan başlıca araştırmalar ve karstik şekiller özet olarak verilmiştir. İkinci bölümde çalışma sahası ile ilgili genel bilgiler verildikten sonra sahadaki karstlaşma ile doğal çevre özellikleri arasındaki ilişkiler açıklanmıştır. Bu şekilde, sahadaki karstlaşma ile litoloji, iklim, jeomorfolojik özellikler, toprak ve bitki örtüsü arasındaki ilişkiler ortaya konulmaya çalışılmış, karstik şekillerin oluşumları, özellikleri ve dağılışları açıklanmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise çalışma bir bütün halinde ele alınarak ortaya konulan veriler birlikte değerlendirilmiş, karst ortamından faydalanma ile ilgili bazı önerilerde bulunulmuştur.
Bu kitabın karst topoğrafyası ile ilgili çalışmalar yapan diğer bilim insanlarına da katkı sağlaması ve Kuzey Anadolu’da karst topoğrafyası çalışmalarının devamına vesile olmasını temenni ederiz.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Aile İçi Etkileşimler
Aile, kadın ile erkeğin birlikteliğinin sonucunda oluşmuştur. Üreme kabiliyetine sahip kadın ile erkeğin evliliği ve bu evliliğin meyvesi olan çocuklar aileyi, aile de sosyolojik olarak ilk toplumu meydana getirmiştir. Doğal ve teşkilatlı bir yapısı olan aynı zamanda toplumun en küçük birimi kabul edilen aile, millet bütünlüğü içinde nesillerin akışını sağladığı gibi toplum kültürünü de nesillere aktarır. Sağlam ve dengeli toplum geleceğinin en büyük garantisidir.
Hızlı teknolojik gelişmeler -geleneksel yapısından uzaklaşan bütün toplumlarda olduğu gibi- Türkiye’de de aile içi problemlerin şeklini, yapısını ve boyutunu değiştirmiştir. Boşanma, aile içi şiddet, terk, sadakatsizlik, ihmalkarlık, her türlü istismar, çocukları suça sürüklemek ve sokağa itmek, madde kullanımı, gayriahlaki tutum ve davranışlarda artışlar söz konusudur.
Aile içi olumsuzlukların temel kaynağı aile bireyleri arasındaki iletişimsizlik ve ailedeki rollerin gereği gibi yerine getirilememesidir. Özgürlüğü sağlayan aile değerleri ve problem çözümünü gerektiren iletişim önemle muhafaza edilmeli, aile kurumu güçlendirilmelidir. Umarız okuyucu, kitapta bu konularla ilgili çözüm metotlarını okuma imkânı bulacaktır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Güncel Akademik Araştırmalar
Sosyal bilimlerin odak noktasını oluşturan “insan” unsuru, hele ki günümüzde, giderek daha çok “amaç” olarak konumlandırılmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu sebeple gerek belirli disiplinler gerekse farklı alanlardan araştırmacıların birleşerek bu nihai amaca daha çok yönelmeleri önem arz etmektedir. Zira günümüzün hegemon iktisadi sisteminde inanın eskiye nazaran daha fazla araçsallaştırıldığına dair pek çok veri, gösterge, kanıt ve araştırma bulunmaktadır. Bu minvalde cevap verilmesi gereken soru şudur: Ekonomik büyüme veya zenginleşme uğruna insanın özne konumundan çıkarılıp araçsallaştırılmasına göz mü yumulmalı yoksa insanın, ekonomik göstergeler dışında-üstünde bir olgu olduğu kabul edilmeli ve bu noktada bir aktör olarak konumlandırılmaya mı çalışılmalıdır? “Güncel Akademik Araştırmalar” adlı bu eserde, çeşitli disiplinler çerçevesinde ortaya konulmuş çalışmalarla bahsi geçen konunun bir ya da daha fazla cephesine ışık tutulmaya çalışılmaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
BEŞİKDÜZÜ İLÇESİNİN COĞRAFYASI
Trabzon ilinin batısında yer alan Beşikdüzü, alan bakımından ilin en küçük ilçelerinden biri durumundadır. Bununla birlikte 1940’lı yıllardan beri çevresindeki yerleşim birimleri için eğitim merkezi olmasıyla dikkat çekmektedir. Eğitim fonksiyonu ilçenin sosyokültürel ve sosyoekonomik gelişimini etkileyerek, eğitim dışındaki hizmet sektörlerinin gelişmesine katkıda bulunmuştur. Coğrafi bakış açısıyla hazırlanan bu çalışmanın birinci bölümünde, ilçenin jeomorfolojik, iklim, hidrografya, toprak ve bitki örtüsü özellikleri ile bunların beşeri faaliyetlerle ilişkisi konuları üzerinde durulmuştur. Nüfusun geçmişten bugüne değişim ve gelişimi, nüfus hareketleri, nüfusun sosyal ve ekonomik nitelikleri ile yerleşme şekilleri ve yerleşmelerin dağılışları gibi konular ikinci bölümde ayrıntılı olarak değerlendirilirken, üçüncü bölümde tarım, hayvancılık, ticaret, ulaşım, sanayi ile turizmden oluşan ekonomik faaliyetlerin mevcut durumu ve özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Son bölümde ise doğal, beşeri ve ekonomik coğrafya özellikleri açısından genel bir değerlendirme yapılarak temel sorunlar ve bunlara yönelik çözüm önerilerinin yanı sıra ilçenin güçlü ve zayıf yönleri özet olarak sunulmuştur.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
ESKİÇAĞ METİNLERİNDE ALAŞİYA ÜLKESİ
Kitapta Anadolu’da yaşamış olan Hititlerden günümüze ulaşan çivi yazılı tabletlerde yer alan Alaşiya yani günümüzdeki ismi ile Kıbrıs’ın önemi üzerinde durulmaktadır. Eskiçağ metinlerinde geçen Alaşiya ülkesinin yeri ile ilgili olarak çeşitli tartışmalar ve lokalizasyon önerileri yapılmıştır. Alaşiya ülkesinin lokalizasyon çalışması hususunda, yapılan öneriler içerisinde yapılan değerlendirmelere göre en kabul görenin Kıbrıs adası olduğu anlaşılmaktadır. Çalışmada bu ülke ile ilgili olarak konumu dolayısıyla Hitit kaynaklarının yanı sıra Alaşiya ile ilgili olarak Mısır, Ugarit, Mari ve Alalah kaynaklarına da yer verilmiştir. Kıbrıs adasının coğrafyası hakkında bilgiler verilerek, tarihi önemi üzerinde durulmuş, tarihi evreleri kısaca ele alınmaya çalışılmıştır. Metinlerde Alaşiya’nın çoğunlukla mevcut otoriteye başkaldıran soylu sınıfa mensup kişilerin sürgün edildiği bir yer olarak geçmesinden dolayı ada olarak değerlendirilmesi gerektiği fikri üzerinde durulmuştur. Kitapta, Alaşiya ile ilgili metinler bir araya getirilirken jeopolitik konumu dolayısıyla önemini her zaman korumuş olan Alaşiya’nın Hitit, Ugarit ve Mısır’la olan ilişkileri de ele alınırken belgeler üzerinden değerlendirmeler yapılmaya çalışılmış ve Alaşiya’nın geçtiği metin yerlerinin transkripsiyon ve tercümelerine yer verilmiştir. Alaşiya’nın bakır ile ilgili olarak özel bir yere sahip olduğu belgelerde sıkça geçmesinden anlaşılmakta ve Alaşiya’nın bakır getirilen bir dağından, Taggata dağından, bahsedilmiştir.
Kısaca çalışmada Hitit metinlerinde sözü edilen Alaşiya Ülkesi’nin jeopolitik konumu, lokalizasyon önerileri, bakırı, diğer devletlerle olan ilişkileri hususunda kaynaklar incelenerek bir bütün halinde sunulmaya çalışılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
DATA BASED LEADERSHIP
Leadership constitutes one of the indispensable components of organizational health. Leadership is frequently correlated with setting direction for followers, inspiring and motivating them for organizational goals and establishing an organizational ecosystem of trust, transparency, collaboration and shared values. Data could function as an important instrument for leaders to influence followers. Data can contribute to leadership processes by assisting leaders to orient followers towards a shared vision. The notion that data are the only organizational assets which cannot be depleted by spending and functions of data for organizational processes paved the way for the rise of data based leadership, which can figure out solutions to confirmed issues of organizational leadership. This study focuses on both theoretical background and components of data based leadership as well as instruments to foster it. The role of data based leadership for organizational planned change, innovation and transformation processes and organizational learning are also disclosed.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
BANKALARDA VE KOBİLERDE NAKİT YÖNETİMİ UYGULAMALARI
Önsözden
Tüm bu çalışmalarımda gözlemlediğim ilk konu, teknolojik gelişmeler ve müşteri ihtiyaçları nedeni ile nakit yönetimi dünyasının hep dinamik olduğudur. İkinci konu ise, finansal okuryazarlık konusunda özellikle küçük işletmelere ve hane halkına yönelik çok fazla çalışma yapılması gerekliliğidir. Türkiye özelinde sermaye piyasalarının gelişimi adına, işletmelerin büyümesi ve sürdürülebilirliği adına nakit yönetiminin finansal yönetimin altındaki en önemli başlık olduğu kanaatindeyim. Borsa İstanbul’un toplam piyasa değerinin Facebook’un piyasa değerinden düşük olmasının nedeni Türkiye’deki işletmelerin, bankacılık sistemi dâhil, ölçeğinin küçük kalmasıdır. Bunun nedeni ise, başta KOBİ’lerde finansal yönetim ve nakit yönetimi esaslarına olan hâkimiyetin düşüklüğüdür. Uluslarararası bir finans merkezi olmak isteyen İstanbul’un Avusturya İktisat Okulu, Wharton, Harvard Business School, London School of Economics gibi bir iktisadi yönetim ekolü (doktrini, okulu) olması gerekliliğine inancım doğrultusunda, bu ilk kitabımda deneyimlerimden hareketle nakit yönetiminin önemini aktarmaya çalıştım
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Kent ve Sosyal Sermaye
Tarihin akış sürecinde beşeri ve coğrafi birçok neden insan yaşamını çeşitli yönleriyle değiştirip farklılaştırmaktadır. Süreçte bu değişimlerin en önemlilerinden biri de insanın kendine ihtiyaçlarını giderebileceği bir yer edinmesi olmaktadır. Kent yerleşim alanları birlikte yaşamanın mekânsal tezahürlerinden biri olarak vücut bulmuştur. Kent yaşamı kır yaşamından birçok yönüyle ayrışmakta. Bu mekândaki toplumsal yaşam, ihtiyaçların giderilmesi için kendine özgü oluşturulmuş yapıları, kurumları, oluşumları ve insan ilişkilerini içermekte. Kent ortamında nüfusun büyük ve heterojen bir yapıda olması, sosyo-ekonomik kaynakların çokluğu ve çeşitliliği, tüketim kalıplarının ve yaşam tarzının kıra göre farklılığı, kitle iletişim araçlarının yaygın kullanımı gibi etkenler, birey-grup-toplum arası ilişkilerde sürekli yeni davranış formlarını ortaya çıkarmakta. Kentsel alanlarda aile ve akrabalık gibi birincil grupların küçüldüğü, önem ve bağlayıcılıklarının zayıfladığı, buna karşın ikincil grupların etkilerinin daha güçlü olduğu görülmektedir. İnsanın her ihtiyacını tek başına karşılamasının mümkün olmaması nedeniyle bulunduğu ortamda diğer insanlarla mutlak surette iletişime geçmek, işbirliği ve dayanışma oluşturmak zorunluluğu bulunmakta. Bu ilişkilerde güven en önemli belirleyici bir faktördür. Kişilerarası güven, ortak normlar ve toplumda cari ilişki ağlarına katılmak, içinde yaşanılan toplumun sosyal sermaye stokunu oluşturmaktadır. Sosyal sermaye stoku bir toplumun sosyal kaynaşmasını, her yönüyle gelişmesini ve müreffeh bir yaşam sürmesinin sağlayan bir değişken olarak değerlendirilmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Kalite 4.0
Kalite, bütün sanayi dallarını ve bunlara bağlı faaliyet gösteren tüm işletmeleri ilgilendiren ortak bir kavramdır. Bu kavram temel olarak kalite mühendisliği, kalite yönetim sistemleri, kalite kontrol ve kalite güvencesi alanlarını içerse de yalnızca bunlarla sınırlı değildir. Günümüzde kalite çalışmalarının ulaşmış olduğu son nokta olan Kalite 4.0, üretim ve hizmet sektörünün dijitalleşerek yeniden yapılandırılması olarak ifade edilen Endüstri 4.0’ın temel unsurlarından biridir. Kalite 4.0 çalışmalarının temel amacı kalite kavramını Endüstri 4.0’ın kazandırdığı yetenekler ile uyumlu hale getirmektedir.
Kalite 4.0, üretim işletmelerinin tüm tedarik zinciri boyunca kalite standartlarını geliştirmelerini ve yönetmelerini sağlayan çeşitli teknoloji, prosedür ve uygulayıcıların yaygın olarak kullanıldığı bir sistemdir. İşletmelerin Kalite 4.0 uygulamalarından yararlanarak, müşterilerin memnuniyet düzeylerinde daha yüksek bir etkiye sahip olmaları beklenmektedir.
Bu kitap, yönetim tarihi boyunca birçok evrimsel aşamadan geçerek günümüze gelen Kalite 4.0’ı anlamayı ve uygulamayı hedefleyen kuruluşlar, çalışanlar ve öğrenciler için genel bir yol haritası sunmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
BİLİNÇLİ EBEVEYNLİK
Bütün ebeveynler (başta anne babalar ve çocuğun yetişmesine katkıda bulunan birinci derecedeki tüm akrabalar) konu çocuk olunca tartışılamaz, kuşku götürmez ve koşulsuz biçimde iyi niyetlidirler. Çocukları bazen sitem ettiğinde hatta kendileri de hatalı olduklarını fark ettiklerinde “senin iyiliğini düşündüğüm için öyle davrandım” sözünü sık sık kullanırlar ki gerçekten de öyledir. Hatalı davranışlarının nedeni aslında çocuk yetiştirme ve tutumlar konusunda bilimsel bilgiden çok magazinsel ya da geleneksel bilgiye sahip olmalarıdır. Yani bilinçli ebeveynlik konusundaki yetersizlikleridir. Ne var ki bu durum kesinlikle ebeveynlerin suçu değildir, belki en fazla hatalarıdır. Çünkü başta iyi niyetleri nedeniyle suçlu olamazlar, yanı sıra devletin eğitim politikalarının etkin olamaması nedeniyle de suçlu sayılamazlar. Ancak ve ancak var olan bilimsel bilgilere erişmek için yeterince çaba göstermedikleri için hatalı sayılabilirler.
Bu kitap ebeveynlerin “hata”larını azaltmayı hedefleyen bir çalışmanın ürünüdür. Çünkü 1972 yılından itibaren çocuk ve ergen problemleriyle ilişkilendirilen hemen hemen bütün çalışmalarda anne baba tutumları ele alındığı ancak bu çalışmaların hiçbirinde anne babalık bilinç düzeyi ele alınmadığı görülmüştür. Bu çalışma ile sadece ülkemizde değil araştırıldığı kadarıyla dünyada da ilk olarak geliştirilen “Anne Babalık Bilinç Düzeyi Testi” sonuçlarına dayalı veriler ve anlamları yorumlanmaya çalışılmıştır.
Bir ebeveyn, bir eğitimci ve bir psikoterapist sorumluluğu ile tüm ebeveynlerin anne babalık bilinç düzeyinin yükseltilmesine katkıda bulunabilmek, alandaki önemli bir boşluğu doldurabilmek ve aynı zamanda eğitimle ilgili tüm kurum ve kuruluşlara sağlıklı bir toplum oluşturma konusunda sorumluluklarını hatırlatarak onlara küçük de olsa bir rehber sunabilmek amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Sahih-i Buhâri Hadisleri Işığında İyi İnsan Olmak
Kitapta Sahih-i Buhari hadislerinin neşredildiği 11 ciltlik eserin taraması yapılarak bir derleme ortaya konulmuştur. Kitabın hazırlanma amacı iyi insan olmanın öneminin hadislerde nasıl ortaya konulduğuna dikkat çekmektir. Araştırmalarım sonucunda İslam!daki en önemli husus olan iyi/salih kimse olmak konusu merkezinde hadislerin araştırılmadığı görülmüştür. İlk kitap Kur-an’da İyi İnsan Olmaya Dair Ayetler‘den sonra bu kitabın yani hadisler ışığında iyi insan olmak konusunun incelenmesinin de gerekliliği doğmuştur.
Bu kitapta hadisler seçilirken öncelikli olarak iyi insan olmaya dair hadisler ele alınmıştır. Bunun yanında müjdeleyici hadislere de yer verilmiştir. Seçilen hadislerin bazen bir kısmı bazen tamamı iyi insan olmaya dairdir. İyi insanın özelliklerine sahip olan birinin salihlerin ahlakı ile ahlaklanmış olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca her daim halis niyete sahip olmak iyi insan olmanın en önemli özelliğidir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
VATANDAŞLIK EĞİTİMİ ÜZERİNE
Günümüzde etkin, bilgili, yetenekli, kendileri ve içinde bulundukları toplum için sorumluluk almaya istekli, siyasal sürece katkıda bulunan, sağduyulu vatandaşların yetişmesinde kuşkusuz eğitim ve özellikle de vatandaşlık eğitimi giderek artan bir önem taşımaktadır.
Vatandaşlık Eğitimi Üzerine adlı bu kitapta ilk olarak vatandaşlık kavramı ve boyutları ele alınmaktadır. Vatandaşlık eğitimi, özellikleri, temel unsurları, vatandaşlık eğitim modelleri, okulda veriliş biçimleri, yöntemler, ölçme ve değerlendirme ile vatandaşlık eğitiminde en etkili unsurlardan biri olan öğretmenler bağlamında değerlendirilmektedir. Kitapta ayrıca vatandaşlık eğitiminin tarihsel gelişimi Batı ve Türkiye açısından ele alınmaktadır. Batı’da vatandaşlık eğitiminin tarihine kısaca değinildikten sonra Türkiye’de vatandaşlık eğitiminin tarihsel gelişimi “Cumhuriyet Öncesi Dönem”, “1923-1950 Yılları Arası Dönem” ve “1951-2015 Arası Dönem” olmak üzere üç dönem halinde müfredat ve ders kitapları boyutunda incelenmektedir. Türkiye’deki mevcut vatandaşlık öğretim programlarının yanı sıra yurt dışı ve Türkiye’de vatandaşlık eğitimi üzerine yapılmış araştırma örneklerine de bu kitapta yer verilmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
AMERICAN CULTURAL IDENTITY IN THE MAGIC BOX
American cinema is not just a cultural product, it is the nation’s most powerful engine of myth-making.
Written from the unique vantage point of a Türkiye-based scholar of American Studies, American Cultural Identity in the Magic Box offers a rare, comparative reading of the myths and contradictions that shape the United States. Through films like Raging Bull, Bonnie and Clyde, Forrest Gump, and Dances with Wolves, Eren Alkan uncovers how America imagines itself and how those imaginings both inspire and deceive.
Blending myth-criticism, cultural theory, and qualitative analysis, this book reveals the hidden architecture of American identity and the cinematic stories that sustain it.
A compelling journey into the myths America tells the world, and one that speaks directly to readers in Türkiye seeking to understand the power behind the “magic box.”
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Medya ve İletişimsel Yaklaşımlar
Arka Kapak Yazısı:
18. yüzyılın buharlı hantal makinelerinin gün gelip görünmez, dokunulmaz kablosuz ağ iletişimine kadar varan gelişmelerin işareti olacağı kimin aklına gelirdi? Ya da dünyanın bir ucunda üretilen mal ve hizmet reklamlarının mal ve hizmetten önce tek bir parmak hareketiyle hatta Siri’lerle akıllı telefonlarımıza tüm dünyayla eşzamanlı ulaşacaği?
İnternet! çağımızın İpek Yolu: ticaretin, bilginin ve hislerin vb. tüm inorganik akışın sağlandığı sistem ve onun en yalın hali olan 0 ve 1’lerin kontrolündeki yeni sanal ortamlarımız ve bu gibi ortamların üzerimizde kurduğu sahici hegemonya
Geleneksel medyadan dijital medyaya, çevrimiçi medyadan yeni medyaya, iletişimin gün geçtikçe değişen yüzü, bizleri onu anlatabilmek adına araştırmaya ve ileride geçmişte kalanı anlamış olabilmek kaygısıyla tekrar tekrar araştırmaya, daha iyi anlamaya ve yeni olanı aktarmaya yöneltmektedir.
KİTAP TANITIMI
SESSİZ ÖTEKİLER
Girişten
Özellikle on sekizinci yüzyılda hizmetçilerin oldukça yaygın bir biçimde orta sınıf aile yapısına dahil edilmelerine karşın, edebiyatta olsun, kurgu dışı eserlerde olsun onların gerçek seslerini duymamız neredeyse olanaksızdır. O yıllarda hizmetçilerin üst sınıfların huzurunda konuşması, hele de efendilerine karşılık verecek şekilde konuşması hiç hoş karşılanmazdı. Bu anlayışı yansıtan bir İngiliz atasözü bile mevcuttur: “Hizmetçi kızlar görülmeli, ama işitilmemelidir.”1 Görülmelidirler çünkü her an kendilerine herhangi bir iş buyurulabilir. İşitilmemelidirler çünkü efendinin “doğal” üstünlüğü karşısında gösterebilecekleri en iyi davranış, onlara sorgusuz sualsiz itaat etmektir. Her ne kadar on sekizinci yüzyıl romanlarında fazlasıyla konuşsalar da hizmetçilerin tarihsel kişilikler olarak karakterlerini, düşüncelerini, duygularını yansıtan kendilerine özgü bakış açılarını bugün ancak efendilerin yazdıkları mektup, anı ve günlüklerde onlara dair yaptıkları yorumlara bakarak çıkarsamaya çalışabiliriz.
KİTAP TANITIMI
ÆSTHETIC AS SCIENCE OF EXPRESSION AND GENERAL LINGUISTIC
The author has dwelt, especially in the theoretical part, upon general questions which are side-issues in respect to the theme that he has treated. But this will not seem a digression to those who remember that, strictly speaking, there are no particular philosophical sciences, standing by themselves. Philosophy is unity, and when we treat of Æsthetic or of Logic or of Ethics, we treat always of the whole of philosophy, although illustrating for didactic purposes only one side of that inseparable unity. In like manner, owing to this intimate connexion of all the parts of philosophy, the uncertainty and misunderstanding as to the æsthetic activity, the representative and productive imagination, this firstborn of the spiritual activities, mainstay of the others, generates everywhere else misunderstandings, uncertainties and errors: in Psychology as in Logic, in History as in the Philosophy of Practice. If language is the first spiritual manifestation, and if the æsthetic form is language itself, taken in all its true scientific extension, it is hopeless to try to understand clearly the later and more complicated phases of the life of the spirit, when their first and simplest moment is ill known, mutilated and disfigured. From the explanation of the æsthetic activity is also to be expected the correction of several concepts and the solution of certain philosophic problems which generally seem to be almost desperate. Such is precisely the spirit animating the present work. And if the present attempt and the historical illustrations which accompany it may be of use in winning friends to these studies, by levelling obstacles and indicating paths to be followed; if this happen, especially here in Italy, whose æsthetic traditions (as has been demonstrated in its place) are very noble, the author will consider that he has gained his end, and one of his keenest desires will have been satisfied.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
PEDAGOGICS AS A SYSTEM
The nature of Education is determined by the nature of mind-that it can develop whatever it really is only by its own activity. Mind is in itself free; but if it does not actualize this possibility, it is in no true sense free, either for itself or for another. Education is the influencing of man by man, and it has for its end to lead him to actualize himself through his own efforts. The attainment of perfect manhood as the actualization of the Freedom necessary to mind constitutes the nat
₺495,00
KİTAP TANITIMI
YENİ TELEVİZYON TEKNOLOJİLERİ VE DEĞİŞEN HABERCİLİK
Dijitalleşme ile birlikte iletişim teknolojilerinde hızlı bir dönüşüm yaşanmıştır. İnternet ve televizyonun iç içe geçmesiyle ortaya çıkan yeni televizyon teknolojileri hayatımızın pek çok alanında karşımıza çıkmaktadır. Habercilik de yeni televizyon teknolojileriyle birlikte biçim değiştiren alanlardan biri olmuştur. İnsanlığın en eski ihtiyaçlarından biri olan haber alma ve bilgi edinme ihtiyacı yeni televizyon teknolojileriyle birlikte ivme kazanmış; bilgiye ve habere ulaşmak da çok daha kolay hale gelmiştir.
Bu çalışma haberin toplanması, yazılması ve sunulmasındaki dönüşümü televizyon haberciliği çerçevesinde ele almaktadır. Sosyal medya tarafında ise ve yoğunlukta eğlence nitelikli içeriklerin paylaşıldığı Instagram’da haberciliğin nasıl şekillendiği incelenmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Georgi Pulevski’nin Makedonca-Arnavutça-Türkçe Sözlüğü
Georgi Pulevski’nin “Тријазичник (Triyaziçnik)” üç dilli Makedonca-Arnavutça-Türkçe eseri her ne kadar bir sözlük olarak anılsa da aslında farklı konuları öğretmeyi amaçlayan bir ders kitabı özelliği taşımaktadır. Dönemin Osmanlı Devleti sınırları içinde yer alan Makedonya topraklarında farklı etnik grupların iç içe yaşadığı şehirlerde Arnavutça, Makedonca ve Türkçe üç dilli eğitimin yapıldığı okullarda kullanıldığı anlaşılmaktadır. Sadece Makedonya’da değil aynı zamanda bugün Bulgaristan, Yunanistan, Kosova, Sırbistan sınırları içinde kalan pek çok şehirde eserin okunduğunu anlıyoruz. Pulevski’nin eseri sadece öğrenciler ve öğretmenler tarafından okunmamış, hancı, din adamı, yoğurtçu, itfaiyeci, saatçı, semerci, çiftçi, fırıncı, çilingir, kahveci gibi çok farklı meslek grupları tarafından da rağbet görmüştür.
Eserin girişinde dönemin Padişahı Sultan Abdülaziz’e övgü ve ithaf ile başlayıp şu satırlara yer verilmiştir: “Ћереметд-љи Мућереметд-љи Дадери Ељиф Шанл-; Султан Абдул Азис Азамет Ефенд-м-з” (Ḱeremetd-ĺi Muḱeremetd-ĺi Daderi Eĺif Şanl- Sultan Abdul Azis Azamet Efend-m-z) “Bağış sahibi, dost ve kardeşimiz büyük, ulu sultanımız Abdülaziz Efendimiz. Padişahımız Sultan Abdülaziz, bizim gibi insanlara kendi ana lisanını ve diğer lisanları öğrenmek ve öğretmek için fırsat verdi; Allah ona uzun ömürler versin, devleti ve padişahlığı daim olsun. Onun sayesinde bizler yabancı lisanları rahatça öğrenebiliyoruz.”
Eserde dinî konular, coğrafya, botanik, madenler, bitkiler, canlılar, diller, devlet yönetimi, mektup yazımı, alfabeler vb. gibi çok farklı konular hakkında bilgiler verilmiştir. Metnin akışı genellikle soru cevap şeklinde ilerlemiştir.
Hazırladığımız Тријазичник (Triyaziçnik) üç dilli Makedonca-Arnavutça-Türkçe sözlüğün, Türkoloji çalışmaları ve Osmanlı Dönemi eğitim-öğretim inceleme faaliyetleri açısından faydalı bir kaynak olacağını umuyoruz.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
Yükseköğretim Kurumlarında Bilişim Teknolojileri Kullanımının Örgüt Performansına Etkileri
Örgütlerde bilişim teknolojisinin stratejik önemi ve değeri sürekli artmaktadır. Çoğu işletmede bilişim teknolojisi, örgütlerde destek işlevi olmaktan çıkarak stratejik ve yapısal bir role sahip hale gelmiştir. Örgütlerdeki bilişim teknolojileri kullanımına yönelik bu gelişme, yönetime, üretim faktörlerine ve performansa katkılar sağlamış ve örgütlerde verimliliği artırmada kaçınılmaz bir unsur olarak görülmüştür. Bilişim teknolojisi, artık bir örgütsel genel gider olarak görülmek yerine, rekabeti ve sektör yapısını değiştiren stratejik bir kaynak olarak görülmektedir. Bu çalışma, yaşamın her alanında artarak ve yoğun olarak kullanılmakta olan bilişim teknolojilerinin yükseköğretim kurumlarında örgüt performansına ne şekilde etki ettiğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma konusu incelenirken öncelikle bilişim teknolojileri ortaya konulmuş, ardından bilişim teknolojilerinin örgütsel etkileri ve örgütsel performans irdelenmiştir. Araştırmada bilişim teknolojileri ile örgütsel performans arasındaki ilişki araştırılmış, bu ilişkinin nasıl ve hangi yönde yükseköğretim kurumlarını etkilediği belirlenmeye çalışılmıştır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Bir Hanımın Defteri
Peyam-ı Edebî’de tefrika edildikten sonra üç defa basılan Bir Hanımın Defteri, Ali Ulvi imzası taşısa da bu isim tartışmaya açıktır. Birden fazla baskısının olması eserin ilgi gördüğü şeklinde yorumlanabilir fakat Bir Hanımın Defteri, şöhretli bir yazarın gizli kalmış yapıtı olmadığı gibi devri için orijinal sayılabilecek özellikler barındıran, unutulmuş bir şaheser de değildir. Kadın okuyuculara yönelik doğrudan bir nasihat ve ibret yaratmak amacıyla devrinin değişen sosyal yaşantısını eleştirmek için yazıldığı açıktır.
Buna rağmen Bir Hanımın Defteri, yazarının kimliğini tartışmaya açmak ve bazı yanlışları düzeltmek açısından önemli bir metin olduğu gibi hikâyenin geçtiği yılların gündelik hayatı ve kadın yaşantısı hakkında detayları içinde saklar.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
KIRSAL KALKINMA PERSPEKTİFİNDEN SEKTÖREL PAZARLAMA
Türkiye jeo-politik önemi, Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarına olan yakınlığı ve merkez konumda bulunmasının yanı sıra, değişik iklim, coğrafi şekil, verimlilik vb. açıdan da farklı özelliklere sahiptir. Tüm bu özellikler, ülkenin farklı açılardan kalkınmasını gündeme getirmiştir. Kıyı kesimler daha çok turizm ve sanayi ile gelişme imkânına sahip iken, iç kesimler ve kırsal alanlar ise daha çok niş turizm, tarım ve hayvansal ürün ve sanayi ile gelişmesini sağlayabilecek durumdadır.
Türkiye doğal kaynakları, hayvancılık ve gıda ürünleri açısından dünyada eşine az rastlanır, şanslı olan ülkelerden biridir. Ülke genelinde, çoğunlukla kırsal alanlarda yetiştirilmekte olan ürün çeşitliliği bol, katkı maddesi içermeyen güvenli organik gıdalar, hem ülke içindeki tüketiciler hem de uluslararası pazarlarda gittikçe artan oranda tercih edilir duruma gelmiştir.
Ülke genelinde ve özellikle kırsal alanlarda üretilen ürün ve hizmetlerin değerlendirilmesi, ekonomiye kazandırılması ve satışa konu olması gerekmektedir. Çünkü ürünün mükemmelliği veya eşsizliği de ancak satışına ve tüketicilerce bilinmesine ve kullanılmasına bağlıdır. Bu bağlamda sektörel pazarlama önem arz etmektedir.
Kırsal kalkınmanın sunduğu imkânların sektörler itibariyle ortaya çıkarıldığı, elde edilen ürünlerin ulusal ve uluslararası pazarlarda rekabetçi güce ulaşabilmesi için pazarlama disiplini çerçevesinde stratejik bir bakış açısına ihtiyaç duyulduğunun vurgulandığı, ciddi ve titiz bir çalışma ile hazırlanan bu eserin, öncelikle makro düzeyde stratejik karar vericilere, iş alemine ve akademik camiaya yol gösterici ve rehber olması dileği ile
₺890,00