KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Modernizmin Düşünsel Tarihi ve Avangart Sanat Hareketleri
₺1.000,00 -

İş Yaşamına Manevi Bakış
₺230,00 -

Sultan (V) Murad’ın Ölümü
₺250,00 -

Türk Basınında Demokrat Parti Dönemi İktidar Muhalefet İlişkileri (1950-1960)
₺800,00 -

Yeni Medyanın Toplumsal Yansımaları
₺520,00 -

VEDAT TÜRKALİ
₺455,00 -

Uluslararası Rejimler
₺210,00 -

Türkiye’de Göç Politikaları
₺575,00 -

TÜRK ROMANINDA POSTMODERNİZM
₺560,00 -

TRABZONUN YAKIN TARİHİNDEN KESİTLER
₺420,00 -

The Changing Perspectives of Central Asia in the 21st Century
₺495,00 -

Tarihî Türkçe Kur’an Tercümeleri Üzerine Araştırmalar
₺275,00 -

SUBVERSIVE FEMALE VOICES IN THE PLAYS OF TIMBERLAKE WERTENBAKER AND PAM GEMS
₺390,00 -

Sosyal Bilimlerde Güncel Araştırmalar
₺405,00 -

SİNOP’TA GELENEKSEL AHŞAP KÖY CAMİLERİ
₺275,00 -

Sanskrit Dili Okuma-Yazma Kitabı
KİTAP TANITIMI
Les relations diplomatiques à Istanbul au XVIIIe siècle à travers le point de vue du diplomate français Villeneuve
Ce livre porte sur la diplomatie culturelle de la France à Constantinople à travers l’étude littéraire de dépêches, écrites par Villeneuve de Villeneuve, marquis de Forcalqueiret, baron de Saint-Anastaze, ambassadeur de France en 1728-1741. Ces dépêches étaient destinées à la Cour de France à l’époque de l’Empire ottoman, sous le règne du Sultan Ahmed III et du Sultan Mahmud Ier pendant le deuxième quart du XVIIIe siècle. L’enjeu est d’analyser les dépêches, qui tiennent une place importante dans l’histoire de la diplomatie française en Orient, pour les définir comme un genre viatique spécifique en nous concentrant sur Villeneuve.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
18. Yüzyılda Osmanlı Taşra Tezgâhlarında Kalyon İnşa Organizasyonu
Yüksek bordaya ve kürekli gemilere nispetle muazzam bir ateş gücüne sahip olan kalyonlar, 1682 yılından itibaren Osmanlı Donanması’nın ana savaş gemisi olarak kabul edilmiştir. 1701 Bahriye Kanunnâmesi ile donanmada en az 40 kalyonun mevcut bulunması hedeflendikten sonra ise, kalyon inşası Tersâne-i Âmire’nin dışında da yaygınlık kazanmaya başlamıştır. 18. yüzyıl boyunca kalyonların imal edildiği tezgâh sayısı giderek artmış, bazı dönemlerde inşalar Tersane-i Âmire’den ziyade taşrada yoğunlaşmıştır. Yüzyılın ilk üç çeyreğinde Osmanlı taşra tezgâhları içerisinde en çok kalyon inşa edilen tezgâhlar ise Sinop, Rodos ve Midilli olmuştur. Bu kitap, ilgili taşra tezgâhlarında kalyonların inşası için gerekli organizasyonun detaylarına odaklanmıştır. Yıllar alabilen bir kalyonun inşa sürecinde; gerek malzemelerin temini, gerek işçilerin tedariki meselelerinin nasıl gerçekleştirildiği, örnek olaylarla gözler önüne serilmiştir. Tüm bu organizasyon içinde Osmanlı merkez-taşra ilişkilerinin boyutları yanında, Osmanlı idaresinin önceki yüzyıllarda edindiği tecrübenin 18. yüzyılda taşrada kalyon inşa organizasyonuna nasıl aktarıldığı da ortaya konulmaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Coğrafyasında Batı Emperyalizmi
Emperyalizm, tarihi milattan öncesine dayanan ve yayılımcılık anlamına gelen bir terimdir. ”Sömürgecilik” ve ”Müstemleke” kelimeleri de emperyalizm yerine kullanılan diğer terimler arasında yer alıyor.
Emperyalizm sözcüğü İngilizce ”Imperial” kelimesinden türetilmiştir. Imperial’in sözlük anlamı imparatorluktur. İmparatorluklar, birçok ülke toprağının işgal edilmesiyle kurulduğu için bu ismi almıştır. Tarihte Emperyalizm terimi ilk defa Napolyon’u eleştirmek ve Birleşik Krallığın sömürgecilik faaliyetlerini tanımlamak için kullanılmıştır.
Emperyalizm, bir ülkenin siyasi idaresinin ele geçirilmesi ve ekonomik açıdan sömürülmesidir. Emperyalist devletlerin uyguladığı politikaların başında baskı ve yıldırma politikaları gelir. Müstemleke haline getirilmiş ülkenin yönetimi sömürgeci devlete geçer. Bu nedenle devletin yasama- yürütme – yargı organları kısa ya da uzun vadede sekteye uğrar.
Emperyalizmin ana nedeni ekonomik çıkarlardır. Örneğin bir ülke yeraltı ve yerüstü kaynakları bakımından zengin ise o kaynaklara (altın, gümüş, petrol vs.) el konur. Sömürülen kaynaklar sadece bunlarla sınırlı değildir. Ülkenin tarım ürünleri, pazarları, üretim tesisleri de emperyalist devletin kontrolüne geçer.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Türk Milliyetçiliğinde Düşünce İzlekleri
Türk milliyetçiliğini merkeze alarak Türk milletinin yaşadığı kadim sorunların çözümleri üzerine üretilen düşünceler yön belirleyebilecek farklı izlekler üretmiştir. Bu izleklerden bazıları siyaset-toplum ilişkisine ve bu ilişkide yönetici aydın sınıfın yapısına, toplumsal ve siyasal rolüne verdiği önemle ortaya çıkarken bazılarında ise milliyetçilik, kültür, medeniyet, toplumsal değişme gibi temel sosyolojik kavramların yeniden ele alınarak berrak bir şekilde tanımlanmasına ve bunların Türk toplumunun güncel sorunları dikkate alındığında metodolojik olarak pergelin sabit ucunun nereye ve nasıl konumlanacağına dair yaklaşımlara yer verilmiştir. Dolayısıyla Türkiye’deki toplumsal meseleler ele alınırken Türk milliyetçiliğindeki bu düşünce izlekleri içinde dikkate alınması gereken önemli özellikler barındırmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Kırâatun fi’l-Fikri’l-Felsefî fi’l-İslâm
??? ?? ????? ??? ????? ????? ??? ???? ??????? ? ??????? ?????? ?????????? ??????????? ???????? ????? ????? ????? ?????? ???? ????? ????? ?? ???????? ????? ??????? ????? ???? ??? ?? ????? ?????? ??? ???? ??????.
????? ???? ???? ??? ?? ??????? ??????? ?????? ?? ???? ??? ??? ???? ??????? ?????? ??????? ????????? ??????? ???? ? ????? ????? ?????? ?????? ???? ????? ??????? ???????.
???????? ?? ?????? ??????? ??????? ??? ?????? ???? ??? ???? ??????? ?????? ?????? ???? ??? ?????? ??? ??? ???? ?????? ??? ???? ??? ?? ????? ???????. ??? ?????? ???????? ?????? ?????? ? ???” ???? ???? ???? ????????? ????? ???? ????? ?? ????? ? ????? ??? ?????? ????? ?????? ????? ?????? ?????? ???? ????? ??????? ???? ???? ??????? ??? ???? ?????????? ??????? ??????? ?? ?? ??? ?? ??????.
??? ??? ???? ?????? ????????? ???????? ??? ???? ???? ??? ??????? ????? ???? ?????? ??? ??? ?????? ????????? ??????? ?? ???????? ???? ???? ????? ?????? ?????? ????????.
?? ????? ??????? ???? ???????? ??????? ??? ???? ????? ????? ?? ????? ???? ??? ?? ?????? ???????? ??????? ???? ?????? ????? ????? ??? ???????? ??????? ????? ?????? ?? ????? ??????? ????? ????? ???? ????? ????? ???? ??? ????? ??????? ?????? ????? ????? ???? ????? ?? ???????? ?????? ????? ?? ???? ????? ??? ???????? ???? ??? ?????? ? ???? ?????? ?????? ???? ???? ???? ????? ????????? ????????.
??? ??? ???????? ?? ??????? ????????? ?? ?????? ??????? ???? ?????? ?????? ????????? ???? ???? ??? ??? ??? ????? ?? ???????: ?????? ?????? ????????…. . ???? ????? ??? ???? .???? ?????” ?? ?????? ???????? ???????? ?? ??????? ????? ?? ????? ?? ????? ?????????”.
??? ???? ????? ??? ?????? ?????? ???? ?? ???? ??? ???????? ?????? ?? ????? ?????? ???? ??? ?? ?????????? ?????? ??????.
??? ?????? ?? ????? ???? ????? ????? ????? ??????? ??????? ?? ??????? ? ??? ????? ???? ??? ?????? ??????? ?????????? ????? ??????? ???? ??? ??????? ???? ????? ??? ?????? ?????? ?? ??? ?????? ?? ???? ???? ???? ????? ?? ???? ????? ??? ????? ???? ??????? ?????????? ???? ???? ?????? ? ???? ??????? ??? ????? ?? ???????. ??? ?? ???? ?????? ????? ????? ???? ?? ???? ????? ??????? ?????????:
??????? ???????.
??????.
????? ?????? ??? ?????.
??? ??????.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
İnsanlar, Kitaplar ve Filmler
Taşra, edebi okumalarımda hep ilgilendiğim mekanlardan biri olmuştur. Taşrada geçen çocukluğum, o dönemde belleğimde iz bırakan hadiseler, Türkiye’nin taşrasına ara sıra yaptığım yolculuklar, taşradaki siyasete ve sosyolojiye olan ilgim, bu durumun hasıl olmasında etkili olmuştur. Şöyle argümanlarım bile olmuştur: “Türkiye’yi anlamak, taşrayı anlamaktan geçer.” “Taşra, Türkiye’nin aynasıdır”.
Edebiyatta ve sinemada taşraya yönelen edebi türler ve filmler Türkiye’yi anlamam konusunda bana yol gösterici olmuştur. Türkiye nitekim metropolden ibaret değildir. Metropolde akan hayatın aksine zamanın yavaş aktığı taşra bize bazı gerçekleri, bireylerin dünyalarını ve yaşam gaileleri karşısındaki savaşımlarını, yaşama dair umutlarını, hayata tutunmalarını akseden bir coğrafyaydı. Metropolün periferisinde kalan taşra bazen gericiliğin, bağnazlığın bir mekânı, bazen de milliyetçi düşüncelerin bir parçasını teşkil eden yurdun bir zenginliği şeklinde algılanmıştır. Günümüze geldiğimizde ise küreselleşmenin etkisi altında kalan ve buna koşut olarak sosyal, ekonomik ve kültürel açıdan dönüşen taşra, metropolün hengamesinden kaçanların, metropolde tutunamayanların sığındığı bir mekân olmakla birlikte, aynı zamanda sıkışmışlığı, arada kalmışlığı, kaçışı simgeleyen bir yer olmuştur.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
Halkla İlişkiler Perspektifinden Medya ve Yerel Yönetim İlişkisi
Halkla ilişkiler, kurumsal kimlik, itibar yönetimi, kurumların kendini toplumsal alanda ifade etmesi ve varlığını etkin bir biçimde sürdürmesi açısından çok önemli bir yer tutmaktadır. Kurumların hedef kitleleriyle ve özellikle medyayla kuracakları iletişimde önemli bir işleve sahip olan halkla ilişkiler çalışmaları kurum ve medya arasında kurulan iletişim sürecinde de belirleyici olmaktadır. Medyanın toplumun biçimlendirilmesi ve toplumsal bakışın oluşturulması konusunda çok güçlü bir etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Bu güçlü etki medyanın gündem belirleme potansiyelinden ileri gelmektedir.
Halkla ilişkiler perspektifinden medya ve yerel yönetim ilişkisini odağına alan bu eser, yerel yönetimlerin yerel medyada gündem oluşturabilmeleri ve yerel medyanın da yerel yönetimler aracılığıyla gündemi belirlemeye yönelik çabalarını iletişim bilimleri açısından değerlendirmektedir.
Eser, halkla ilişkiler çalışmalarının medya ile ilişkisini gündem belirleme teorisi bağlamında ele alarak, yerel yönetimlerin medya ile ilişkisini Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan ve kayyum tarafından yönetilen belediyelere ait haberler üzerinden değerlendirmeye tabi tutmakta, medya ve yerel yönetim ilişkisini somut örneklerle gözler önüne sermektedir.
Halkla ilişkilerin önemine, medya ve yerel yönetim ilişkisine ve bu ilişkinin yansımalarına odaklanan çalışma, bu alanda uzmanlaşmak isteyen ve alana ilgi duyan herkes için yol gösterici olacaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Genre Analysis Based Pedagogy
Writing for academic purposes is a tricky issue, especially for researchers who are eager to be recognized by larger academic discourse communites through their publications. Indeed, writing for prestigious databases and especially in English has been the basic concern of researchers with EFL background. However, in the last thirty years, the leading figures in ESP and EAP realms have developed pedagogical writing models and emphasized the critical role of genre analysis as road map in academic writing for researchers, with the very term of John Swales, who are looking for creating research space in local and international academic platforms. Thus, driven from these inspiring models in the literature, which are basicly prolific outcomes of genre based writing pedagogy, I, as a researcher, eager to cover all these pragmatic tools in a way that reseachers and, especially, novice researchers would easily catch the essence of writing for academic discourses in terms of positioning themselves in these discourses by synthesizing relevant parts of my master thesis and dissertation. Thus, as a motivational, inspring and reader friendly guide, Genre Analysis Based Pedagogy: Writing for Academic Discourses firstly explains genre as a term within paradigms and the critical position of genre analysis based writing pedagogy and genre analysis as methodology. Followingly, the models specifically put by ESP and EAP experts and practitioners are provided briefly and clearly for researchers in such a way that will guide them in rhetorically and lexico-grammatically structuring of their academic texts, or academic genres, section by section and holistically in English. Thus, through this self-help book, researchers can organize their academic genres with a professional academic tone in English, which will ease, as Hyland pointed out, contextualizing their genres into wider academic contexts.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
20. Yüzyıl İspanyol Romanında Yüzyıl Ortası Kuşağı
1939’da sona eren iç savaşın ardından çoğu aydın İspanya’dan sürülür, halk ise Franco idaresinde, sansür ve baskı ortamı içinde yaşamaya başlar. Tüm bunlara rağmen İspanyol edebiyatı gelişimini sürdürür. Bu gelişimde 1950’lerin genç yazarları büyük rol oynamıştır. “Yüzyıl Ortası Kuşağı” olarak anılan bu yazarlar eserleriyle topluma ışık tutmuş, farklı sınıftan pek çok insanın zorlu yaşam koşullarını romanlarına yansıtmıştır. Bu yıllarda kadın yazarlar da ön plana çıkmış olup, toplumda birçok hakkı elinden alınmış, özgürlüklerini yitirmiş ve dışarıdaki yaşamı çoğu kez perdelerin ardından seyreden kadının romandaki sesi olmuştur. Bu çalışmada dönemin önemli kadın yazarlarından Carmen Laforet, Carmen Martín Gaite, Ana María Matute ve Elena Quiroga, kadının eğitim, sosyal yaşam ve iş yaşamı gibi alanlardaki konumunu sorgulayan Nada, Entre visillos, Primera memoria ve Tristura adlı romanları aracılığıyla ve eserlerindeki ortak konular ışığında ele alınmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Kültürel Çalışmalar Perspektifinden Toplumsal Cinsiyetin Alımlanması
Toplum içinde bireylerarası eşitliğin sağlanmasında önemli bir kırılım, toplumsal cinsiyet algısında eşitliğin sağlanabilmesi; toplumların demokratik bir yapı oluşturabilmesinin basamaklarından biri, toplumsal cinsiyet eşitliğinin yaygınlaştırılmasıdır. Toplumsal cinsiyetin yüzyıllardan beri devam eden kadın-erkek eşitsizliğini odak alan çalışma alanına uzunca bir süredir LGBTİ bireyler de dahil olmuştur.
Medya temsillerinin toplumun baskın ideolojilere göre eşitsizlik aralığını açan yönlendirmesi, izleyicinin zihninde eşitsizliği pekiştirmektedir. Toplumsal cinsiyetin nasıl alımlandığını anlamak için gerçekleştirilen izleyici araştırmalarını içeren bölümlerden oluşan bu kitap, medyanın eşitsizliği alevlendiren manipülasyonlarını görünür kılmayı ve toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik farkındalık oluşturmayı amaçlamaktadır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
CEVAT HEYET’İN AZERBAYCAN TÜRKLÜĞÜNE HİZMETLERİ VE VARLIK DERGİSİ
Cevat Heyet, Azerbaycan’ın tanınmış simalarından İran’da Meşruti İnkılâbın yapılmasında önemli hizmetleri olan Mirza Ali Heyet’in oğludur. Kendisi de babası gibi hayatını milletinin gelecek güzel günlerine adamıştır. Asıl mesleği cerrahi hekimliği olan Heyet, halka hizmet etmek için onların maddi yaralarından başka manevi yaralarına da el atmanın gerekli olduğundan hareketle tarih, edebiyat, sosyoloji ve daha birçok alanda önemli çalışmaların altına imza atmıştır.
Eğitim hayatı Azerbaycan Türkleri açısından oldukça sıkıntılı günlerde geçen Heyet, her şeye rağmen Ülkenin hatta dünyanın farklı şehirlerinde (Tahran, Tebriz, İstanbul, Paris…) kendisi için gerekli olanı almayı başarıp ülkesine döndüğünde 1979 İnkılâbının önüne açtığı yolun da yardımıyla etrafına topladığı aydınlarla birlikte Azerbaycan Türklüğünün “Azadlıq Quşu” olarak adlandırılan “Varlık” dergisini neşretmeye başladı. Varlık dergisi ilk sayısından itibaren Türklerin tarihini kültürünü, dilini, edebiyatını, ziyalı bakışı ile değerlendiriyordu. Bu derginin neşri ile birçok Türk, kökenlerinin inandırılmış oldukları gibi Fars olmadığı bilincine varmaya başlıyordu.
Cevat Heyet ömrünün uzun bir bölümünü halkının fiziki sağlığı için yapılabilecekler konusunda yeni bir şeyler öğrenmeye ve uygulamaya ayırmıştır. Heyet bu çalışmaları sırasında yıllarca ezilmiş, zulüm görmüş halkın kalp sağlığını manen de iyileştirmenin kaygısını çekmekteydi. Bunun tedavisi ise ona unutturulan öz değerlerinin yeniden hatırlatılması ile olacaktı.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Balkan Harbi’nde Müretteb Dördüncü Kolordu’nun Harekâtı
Osmanlı Devleti’nin son dönem siyasal ve toplumsal tarihini şekillendiren gelişmelerin başında Balkan Harbi gelir. Bu harple başlayan çözülme I. Dünya Harbi ile ivme kazanarak Osmanlı siyasal yapısının sonunu hazırlayan süreci tetiklemiştir. Balkan Harbi’ndeki feci mağlubiyeti bizzat müşahede etmiş kumandanların kaleme aldıkları değerli çalışmalar harbin muhtevasına dair önemli birer kaynak değeri taşımaktadır. Bunlardan biri de elinizdeki eserdir. Eserin müellifi Miralay Mahmud Beliğ (Uzdil), Balkan Harbi’nde Dördüncü Kolordu Erkân-ı Harbiye Reisi olarak vazife yapmıştır. Beliğ, ordu içerisinden yetkili bir gözle Balkan Harbi’ne dair tespit ve görüşlerini resmi evraka ve özel notlarına dayanarak harbin henüz devam ettiği bir ortamda acı duygular içerisinde kaleme almıştır. Bu çalışmada, Mahmud Beliğ’in daha önce kaleme alınmamış müstakil biyografisini verdikten sonra Balkan Harbi’nde Müretteb Dördüncü Kolordu’nun Harekâtı adlı eserinin tam metnini günümüz harflerine aktararak bu konuda yapılacak araştırmalarda faydalanılmasını amaç edindik.
₺820,00
KİTAP TANITIMI
Sarah Kane’s Anti-Oedipal Theatre
Postdramatic Theatre, by its very nature, is anti-Oedipal. It resists the restrictive codes of the existing theatrical tradition concerning stage and audience in oedipal axis. it aims to cleanse theatre from the unhealthy, poisonous inscription on the theatrical body so that theatre can be inclusive rather than exclusive, welcoming new experimental dramatic forms. Although many playwrights, starting with Beckett, Artaud, Osborne, may perhaps fall in this category, who could have thought Sarah Kane, labelled as an underrated, naïve young dramatist, could be by far its most extreme representative? Despite her young age, she systematically and strategically de-territorializes the stage and society, deeply sicked by the ossified principles of the oedipal institutions, from her earliest play, Blasted to the last one, 4.48 Psychosis. Kane, like a clinician, diagnoses the problems which neuroticize the English stage. Blasting the blockage which prevents the free flow of desiring production in both stage and social body, Kane celebrates an anti-oedipal, psychotic stage in her plays. Offering an alternative reading of Sarah Kane’s plays from Deleuze and Guattari’s anti-oedipal perspective, this book invites readers to re-interpret the role of Kane and her drama.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
IŞIKLAR (GANOS) DAĞI VE ÇEVRESİNİN NEOTEKTONİK DÖNEM JEOMORFOLOJİK GELİŞİMİ
Trakya Yarımadası güneybatısında yükselen Işıklar (Ganos) Dağı ve yakın çevresinin Oligo-Miosenden günümüze geçirmiş olduğu jeomorfolojik gelişim değerlendirilmektedir.
Neotektonik Dönem olarak tanımlanan, Miosen ve sonrası değişen karasal morfoklimatik ve morfotektonik denüdasyonal ortam şartlarında şekillenen dağlık alan üzerinde meydana gelen yer şekli toplulukları (jenerasyonları) sınıflandırılarak, Işıklar Dağı’nın jeomorfolojik evrimi sistematik bir biçimde Prof. Dr. Oğuz EROL’un ortaya koyduğu sistem içinde ele alınmıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
MACHINE LEARNING APPLICATIONS IN OPERATIONS MANAGEMENT
This book, which aims to show how machine learning shapes and develops businesses in the digital age, focuses on real-world examples and tries to reveal the transformative effect of machine learning in various areas of operations management. Each chapter carefully delves into the intricacies of machine learning applications, highlighting the challenges and opportunities that arise. While unleashing the potential of machine learning in operations management, it is an indispensable resource for operations managers, business leaders, and decision-makers in a new era where intelligent algorithms seamlessly collaborate with human expertise.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Türk Ekranından Yansımalar
Türk Ekranından Yansımalar başlıklı bu çalışma günümüz Türkiye’sinde Türk toplumunun kültürünü ve zihniyetini türeten ve dönüştüren Türkçe “ekranların” içeriklerine ilgi duyan okuyucuya katkı sunmak üzere hazırlanmıştır. Kitaptaki her bölümde farklı metin çözümleme yöntemleriyle farklı medya içeriklerinin analizi sunulmaktadır. Ayrıca kitapta, medya söylemlerinin oluşmasına imkân veren sosyo-politik gerçekliğe ve tarihsel konjonktüre değinilmekte olup çağdaş Türk medyasında dolaşımda olan Türk milliyetçiliği, neoliberalizm, postfeminizm, hegemonik erkeklik/kadınlık, homososyalleşme, tüketim kültürü, dindarlık ve muhafazakârlık gibi normatif söylemlerin yeniden ürettiği kimlikler veya öznellikler incelenmektedir.
Kitap kapsamında son dönemde Kovid 19 pandemisinin bir toplumsal kriz olarak dijital alana internet mimleri şeklinde yansıması, izlenme rekorları kıran gündüz kuşağındaki realiti şov programlarının anlatısal türleri kullanarak gerçeklikle kurmacanın sınırlarını esnetmesi, popüler tarihi dizilerde türetilen toplumsal söylemler ve erkeklik temsilleri, dini içerikli çizgi filmlerin yerel ve global değerleri uzlaştırarak tanımladığı yeni muhafazakâr toplumsal söylemler ve ideal Müslüman kimliği, kadın reklamlarında postfeminizm ve neoliberalizm gibi global popüler söylemlerin türettiği güçlü kadın ve bireysel tercihlerin kutsallığı anlayışıyla marjinal kimliklerin normalleştirilmesi şeklinde özetlenebilecek Türkiye’deki farklı ekran içeriklerinin toplumsal kültürdeki yansımalarını ele alan araştırmalara yer verilmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Eğitimde Dönüşüm “Yeni Paradigmalar ve Yaklaşimlar”
Eğitim, sadece bilgi aktarımından ibaret değil; aynı zamanda bir gelişim ve dönüşüm yolculuğudur. Bu kitap, eğitimdeki yeni paradigmaları keşfederken, teknoloji ve küreselleşmenin hayatımızda yarattığı değişimleri de gözler önüne seriyor. Kapsayıcı eğitim ve fırsat eşitliği konularını derinlemesine ele alarak, her öğrencinin potansiyelini açığa çıkarmanın yollarını arıyor.
Dijital eğitim araçları ve oyunlaştırma, öğrenmeyi sadece eğlenceli hale getirmekle kalmıyor, aynı zamanda öğrencilerin motivasyonunu da artırıyor. STEM ve STEAM eğitimleri, disiplinler arası bir bakış açısı sunarak, yarının liderlerini yetiştirmeyi hedefliyor. Yapay zekâ ve veri odaklı eğitim ise, kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimlerini mümkün kılarak, her bireyin ihtiyaçlarına özel çözümler sunuyor.
Sonuç olarak, geleceğin eğitimine dair umut dolu öngörülerle dolu bu eser, eğitimciler, öğrenciler ve karar vericiler için bir rehber niteliğindedir. Eğitimin sınırlarını zorlamak ve daha iyi bir gelecek inşa etmek isteyen herkes için ilham verici bir kaynak sunuyor. Çünkü eğitim, sadece bir süreç değil; aynı zamanda bir hayal ve umut yolculuğudur.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Memluk Kıpçak Sözlük ve Gramerlerinde Türkmence
Oğuzcanın macerası, Mahmûd el-Kâşgarî’nin söylediği Dillerin en hafifi Oğuzlarınkidir. cümlesinden El-Kâvânînü’l-Külliye li Zabti’l-Lügati’tTürkiyye’dekayıtlı olan Türkmence Türkçe değildir. cümlesine ulaşacak kadar farklı mecralarda vuku bulmuştur. İşte bu çalışma Türkmence Türkçe değildir. denen dönem ve coğrafyadaki, yani Memluk Kıpçak Türkçesinin hâkim olduğu dönemdeki Oğuzcanın macerasını içermektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Doğu ve Batı Edebiyatında Polisiye
Doğu ve Batı Edebiyatında Polisiye başlıklı bu kitap, dünyanın farklı kültürlerinden süzülüp gelen polisiye anlatıların, hem edebi hem de toplumsal açıdan nasıl özgünleştiğini, evrildiğini ve ne tür izleklerle şekillendiğini derinlemesine inceleyen bir çalışmadır. Bu kitapta Yannis Maris’in Atina sokaklarında şekillenen Yunan polisiyesinden, Çin’in kadim gong’an anlatılarına, Japon edebiyatında Edogawa Ranpo gibi öncü isimlerle şekillenen polisiye edebiyattan, Raymond Chandler’ın kara romanındaki kapitalist yozlaşmaya, İtalyan kara roman geleneğinin toplumsal eleştiri gücünden, Kesikbaş Destanı’nın polisiye edebiyat penceresinden okumasına, Sherlock Holmes’un Viktorya dönemi Londra’sından, Sovyet döneminin politik polisiyesine, Wolfgang Schorlau’nun polisiye anlatısına yansıyan modern Almanya’daki politik entrikalardan, Kore’de polisiye edebiyatın gelişim serüvenine ve İspanya İç Savaşı’nın travmatik bellek unsuru olarak kara romandaki yansımasına uzanan edebi bir yolculuk sizi bekliyor. Akademik titizlikle kaleme alınmış olan bu çalışma, polisiye türünün evrensel çekiciliğini yerel bağlamlarla harmanlamaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Üsküpün Âkifi
Balkan bölgesinin en velud şairlerinden olsa da şiirlerini kitaplaştırma imkânı bulamayan şairlerden birisi de Üsküplü Abdulfettah Rauftur. Şair, yüzlerce yıldır Türk-İslam kültürüyle yoğrulmuş, kadim bir şehir olan Üsküpte 20.yüzyılın ilk çeyreğinde dünyaya gelmiştir. Balkan bölgesindeki medreselerin son örneklerinden birisi olan Meddah Medresesinde eğitim görmüştür. Sosyalist Yugoslavya döneminde yedi yıl ağır hapis cezası almış bir yıl da taş kırmaya gönderilmiştir. Yaşadığı birçok badirenin ve ürettiği birçok şiirin ardından 1963 yılında vefat etmiştir. Şiirleri henüz kitaplaşmamıştır.
Üslup olarak çok benzemesinden dolayı Balkanların (Üsküpün) Âkifi diye de anılan Abdulfettah Raufun sanatı üzerine değerlendirmelerden oluşan çalışmamız; şairin ulaşabildiğimiz şiirlerinden hareketle kaleme aldığımız ve daha önce makale ve kitap bölümü olarak farklı kaynaklarda yer almış olan makalelerin toplu olarak bir kitapta yer almasından ibarettir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Canlandırma Sanatının Doğuşu, Öncüleri Ve Kullanım Alanları
Canlandırma sanatı, ortaya çıktığı ilk dönemlerden günümüze kadar teknolojik ve estetik dönüşümler geçirerek gelişimini sürdürmüştür. Bu çalışma, canlandırmanın temelini oluşturan Zoetrope, Praxinoscope ve Phenakistiscope gibi optik oyuncaklardan başlayarak, alanın tarihsel gelişimini ele almaktadır. Ayrıca çalışmada James Stuart Blackton, Winsor McCay, Fleischer Kardeşler ve Walt Disney gibi öncü isimlerin canlandırma sanatına kazandırdığı yenilikler incelenmekte; günümüzde hâlâ kullanılan pek çok tekniğin kökenlerine ışık tutulmaktadır. Çalışmanın son bölümünde ise canlandırmanın yalnızca sinema ile sınırlı olmayan yapısı değerlendirilerek eğitimden reklama, bilgisayar oyunlarından sanal gerçekliğe kadar uzanan geniş kullanım alanları ele alınmaktadır.
KİTAP TANITIMI
REKLAM VE TÜKETİM
Hayat ve Elele dergilerinde yer alan örnekler üzerinden reklamın gizil işlevi olan kültürel yapı ile etkileşimini ve toplumsal değişimin yönünü okumak önemli. 1950’lerden günümüze reklam metinleri aracılığı ile; tasarruftan, tüketerek var olmaya uzayan bir sürece tanıklık etmek.
Reklam metinlerinde yarım asır öncesine uzayan bir yolculuk. Türkiye’nin yaşadığı süreçleri aynı zamanda bu boyuttan görmek ve okumak heyecan verici olduğu kadar düşündürücü de. Bildiklerimiz, anımızda kalanlar ve hiç hatırlamadıklarımız…
“Tüketen miyiz, tükenen miyiz?” sorusu ile baş başa kalmak.
KİTAP TANITIMI
TÜRK HALK EDEBİYATI
Halk Edebiyatı, halkın duygu ve düşüncelerini, özlemlerini, isteklerini dile getiren; sözlü gelenek ürünü, halkın zengin kültür değerlerini yansıtan bir edebiyattır. Halk edebiyatı, özünü, özlüğünü halktan aldığı için halkın edebiyatıdır. Özellikle halkın dünya görüşünü, sanat zevkini, düşünüş ve yaşayış düzenini, bunlarla ilgili gelenek ve görenekleri halk edebiyatında bulabiliriz. Halk edebiyatı, tarihi ve toplumsal kimliği, halkı esas alan dili, muhtevasıyla, Türk halkının milli özünü taşıyan, halkın değerleriyle bütünleşen, ondan kaynaklanan özellikleriyle, halkın en iyi ifade edildiği ve yaşatıldığı bir edebiyattır.
Bu kitapta Türk halk edebiyatının genel çerçevesinin çizilmesi, kaynakları ve bölümlerinin tanıtılmasından sonra birinci bölümde anonim Türk halk edebiyatı tanıtılmış ve türlerinden olan atasözleri, deyimler, bilmeceler, ninniler, alkış kargışlar, tekerlemeler ve halk hikayeleri ve onun önemli bir çeşidi önemli bir çeşidi olan Dede Korkut Hikayeleri üzerinde durulmuştur. Devamında yine anonim Türk halk edebiyatı türlerinden olan halk masallarına geçilmiş, sonrasında bunu efsane, halk fıkraları ve destan türleri sırasıyla izlemiştir. İkinci bölümde ise âşık edebiyatı ile ilgili önemli bilgilerden sonra bu edebiyatın kaynakları, başka edebiyatları etkilemesi ve 16 – 20. yüzyıllar arasındaki âşık edebiyatı genel olarak tanıtılıp önemli temsilcilerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde tasavvuf edebiyatı dil ve üslup özellikleri ile dönemlerine göre bu edebiyatın önemli temsilcilerinden bahsedilmiştir.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
DECADES OF RELATIONS BETWEEN AFRICAN COUNTRIES AND TURKEY
Turkey and African countries decadesrelationships provides a concise and wide-ranging introduction to the subject, spanning from the earlier era of the Ottoman Empire, to the Turkish Republic and later, to the Justice and Development Party.
This is an introductory book which provides sources and materials on Turkey and African countries relations. Drawing on history from the Ottoman Empire, to Turkish Republic and the Justice and Development Party, this book provides firsthand information on their relations. Showing how Turkey and African countries that are located on different continents established relationship, it goes on to consider how they support each other at international stages. The book deals, in particular, with political, economic, social and cultural relations between Turkey and African countries; it explorers the challenges they face in military and security terms. This general introductory text benefits students, scholars and researchers eager to gain an insight into Turkey and African countries relations.
Kieran E. Uchehara was formerly a lecturer at Atılım University, Ankara, Turkey. Currently, he is an associate professor in the Department of Political Science and International Relations at Hasan Kalyoncu University, Gaziantep, Turkey.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Cryptocurrencies And Economic Modeling
This book offers a comprehensive journey through the evolving world of cryptocurrencies and their intersection with modern econometric forecasting. From the origins of Bitcoin and the rise of decentralized finance to the emergence of smart contracts and digital communities, readers gain a deep understanding of blockchain’s economic and societal impact. Bridging theory and practice, the book explores ARIMA models, machine learning, and neural networks as powerful tools for forecasting in a data-driven economy. It also addresses critical issues such as model interpretability, ethics, and regulatory challenges. Ideal for economists, data scientists, and crypto enthusiasts alike, this work emphasizes the importance of interdisciplinary thinking in navigating the future of finance, technology, and economic modeling in an increasingly digital world.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
VISIONS OF APOCALYPSE: AN INSIGHT INTO APOCALYPSE
This book examines how Mary Shelley’s Frankenstein, H. G. Wells’s The Island of Dr. Moreau, and Aldous Huxley’s Brave New World represent groundbreaking milestones in British apocalyptic literature, urging readers to recognize their lasting significance and influence. It illustrates how developments in science and technology from 1818 to 1932 bring humanity closer to a fictional apocalypse. Using this idea as a starting point, this book discusses how the hubris inherent in individuals pursuing scientific and technological advancements in the name of perfection is a mere pretext under which the true power dynamics are hidden, ultimately leading to an inescapable apocalypse. In these novels, the potential for apocalypse is revealed through the ‘mad scientist’ trope, which is closely tied to advancements in science and technology. It is this trope that accelerates the impending apocalypse through uncontrollable scientific experiments or a deep yearning for absolute power, both of which are what totalitarian ideologies require. In either case, at the core of these concerns lies one central idea that this book emphasises— the renunciation of humanity’s security and peace in exchange for much power by the powerful.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Organizasyonlarda Mobbing ve İlişkili Değişkenler
İş yerinde mobbing davranışı bireysel, örgütsel ve toplumsal sorunlar sebebiyle süreçteki tüm aktörleri olumsuz yönde etkilemektedir. Bu etki her vaka için değişkenlik gösteren düzeyde olsa da her bir vakanın önlenmesi tarafların tümü için büyük önem taşımaktadır. Sonuçlarının yol açtığı etkiler sebebiyle yönetim organizasyon alanında hem uygulayıcı olan işletmeler hem akademik yazın açısından önemi göz ardı edilemeyecek düzeydedir. Bu sebeple iş yerinde mobbing değişkeni, 1970lerde tanımlanmasının ardından çok sayıda akademik çalışmaya konu olmuştur. Buradan hareketle bu çalışma kapsamında yönetim organizasyon yazınında mobbing değişkenini konu edinen çalışmaların derinlemesine irdelenmesi ve ortak çıkarımlarda bulunulması amaçlanmıştır. Bu kitap kapsamında organizasyonlarda mobbing ve mobbingle öncül veya ardıl ilişki içinde olduğu tespit edilen işten ayrılma niyeti, iş tatmini, tükenmişlik ve örgütsel bağlılık değişkenlerine ilişkin nicel araştırma sonuçları içeren çalışmalara ulaşmanız mümkündür. Mobbing değişkeninin teorik temellerine, sebep- sonuç ve başa çıkma yöntemlerine de kitap bünyesinde detaylı olarak yer verilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Spencer Kagan’ın İşbirlikli Öğrenme Yapıları
- yüzyılın başından itibaren, öğrenme-öğretme anlayışımızı şekillendiren sayısız pedagojik kaynak ve bilimsel veri üretilmiştir. Öğrenme hakkında 100 yıl öncesine göre çok daha fazla bilgimiz olduğu açıktır. Ancak bilgi sınıflara aktarılamadığı, öğrencilerin hayatına dokunamadığı sürece değer kazanmaz. Bu anlamda, ‘öğretmenler bu bilgileri ne kadar uygulamaya koyabilmektedir? sorusu önem kazanmaktadır. Eğitim araştırmalarının kayda değer bir çoğunluğu bu soruyu cevaplamaya uğraşmaktadır. Cevabı bulma çabalarının devam edeceği konusunda elimizde güçlü kanıtlar da vardır. Amerikalı eğitim psikoloğu Spencer Kagan, yapısal yaklaşımıyla bu temel soruya uygulamada karşılığı olan bir cevap üretmiştir. Kagan yapıları, işbirlikli öğrenme konusunda teoriği pratiğe başarılı bir şekilde aktarabileceğimiz etkili bir çözüm sunmaktadır.
Bu kitap, Spencer Kagan tarafından geliştirilen ve işbirlikli öğrenme tekniklerinin önemli bir bölümünü temsil eden Kagan’ın İşbirlikli Öğrenme Yapıları’nı merkeze almaktadır. Kagan tarafından 280’in üzerinde yapı geliştirilmiştir. Giriş niteliğindeki böylesine bir çalışmada yapıların tamamını ele almak mümkün görünmemektedir. Bu nedenle kitap, Kagan’ın Yapısal Yaklaşımı’nı tanıtan genel bir çerçeve sunmakta; araştırmalarda ve eğitim uygulamalarında öne çıkan bazı yapıları tanıtmakta; eğitimcilere ve araştırmacılara katkı sağlayacağı düşünülen ilgili araştırmaları tematik bir bakış açısıyla serimlemektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Çok Derinlikli Otomatik Depolama ve Çekme Sistemlerinde Depo Lokasyon Atama Optimizasyonu
Depolar, ürünlerin hammadde halinden, son kullanıcıya nihai ürün olarak ulaşana kadar geçen süre boyunca gerçekleştirdikleri işlevler sebebiyle üretim, lojistik ve tedarik zinciri süreçlerinde önemli bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Teknolojik gelişmelerin de etkisiyle depolar günümüzde sadece birer stoklama alanı olarak değil katma değerli faaliyetlerin gerçekleştiği birer lojistik alan olarak da kullanılmaktadır.
Tedarik zinciri süreçlerindeki hizmet sağlayıcılar hem maliyetlerini azaltma hem de rekabet avantajlarını korumak için sürekli değişen müşteri ihtiyaçlarına uyum sağlamaya çalışmaktadırlar. Bu kapsamda özellikle Endüstri 4.0 kavramı ile geleneksel depo yapılarından otomatik depo sistemlerine geçişin hızlandığını görmekteyiz.
Bu çalışma kapsamında gerçek verilere dayalı ve gerçek bir sistem için önerilen uygulama ile büyük ölçekli ve çok kriterli bir otomatik depolama ve çekme sistemi içerisinde depo lokasyon atama problemi için çözüm önerisi geliştirilmiştir.
₺315,00