KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

SOSYAL MEDYADA ADALET ARAYIŞI
₺340,00 -

SİYASAL İLETİŞİM, PROPAGANDA VE ULUSAL KİMLİK
₺440,00 -

SESSİZ ÖTEKİLER
-

Sabûhî Ahmed Dede
₺650,00 -

Qualität: Als ein Instrument der Produktpolitik in der Automobilindustrie
₺235,00 -

Patent Odaklı Teknoloji Değerlendirmesi
₺235,00 -

OSMANLI MİNYATÜRÜNDE KADIN
-

OĞUZ GRUBU TÜRK LEHÇELERİNDE CÜMLELERİN MANTIKSAL YAPISI
₺340,00 -

Moral Principles In Education
₺380,00 -

Medya-İktidar- Demokrasi Sansür ve Otosansür
₺300,00 -

LİDERLİK VE GÜNCEL YAKLAŞIMLAR
₺275,00 -

Kurumsal Sosyal Sorunlar
₺210,00 -

KLÂSİK TÜRK ŞİİRİNDE ŞARKI
₺315,00 -

KAPASİTE YAKLAŞIMI BAĞLAMINDA TÜRKİYEDE KADIN YOKSULLUĞU VE KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ MESELESİ
-

İşletmelerde Güncel Etik Yaklaşımlar
₺340,00 -

İnsan Kaynaklarından Yetenek Yönetimine Endüstri 4.0
₺390,00
KİTAP TANITIMI
TAKAS EKONOMİSİNDEN BİLGİ EKONOMİSİNE TEKNOLOJİ VE EKONOMİ İLİŞKİLERİ
Teknoloji ve ekonomi ilişkisi, insanın doğa karşısında verdiği mücadelenin bir neticesidir. Teknoloji doğası gereği gelişmeyi, ekonomi de ise ilerlemeyi temsil eder. Uygarlık, bu iki temelin üstünde ortaya çıkar. Teknik değişimler, iki yüzü olan etkiler bırakır. Bunlardan ilki, bilim olarak insanın zihinsel yetilerine ihtiyaç duyar. Bu nedenle algılarımızla temas içindedir ve tüm bilimsel üretimlere konu olur. İkinci yüzüyle ilerlemeyi temsil ettiğinden, ekonomik alanda zenginlik sağlar. Her teknik icat, yeni endüstri alanları yaratırken, yeni yaşam tarzları da belirler.
Ekonomiyi faaliyetler alanı şeklinde toparlarsak, teknoloji yapısal bir zemindir. Ekonominin kurumları günümüzde, hiç olmadığı kadar teknolojinin omuzlarına ihtiyaç duymaktadır. Ekonominin küresel etkileşimci karakteri, teknolojiye olan ilgimiz oranında sağlıklı olabilir. Enformasyonel bir dünya, teknolojide geri kalmayı affetmez.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlılar – III
Osmanlı Devleti’nin tarihi, yalnızca merkezî siyaset ve büyük hadiseler üzerinden değil; farklı coğrafyalardaki belgeler, kurumsal pratikler, kültürel hafıza ve yerel anlatılar üzerinden de okunabilir. Osmanlılar – III, Anadolu beyliklerinden geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemine uzanan çeşitli araştırma ve yazıları ortak bir ciltte buluşturmaktadır. Eser, belgelere dayalı bilimsel tarihçilik anlayışıyla, diplomatika, arşiv kaynakları ve kültürel tarih arasındaki bağlantıları öne çıkarır.
Kitap, Anadolu beylikleri ve özellikle Menteşe oğulları döneminde berat ve ferman anlamında kullanılan vesika formlarının diplomatik özellikleriyle başlar. Osmanlı-Amerika ilişkilerinin başlangıcında Kuzey Afrika Garp Ocakları’nın rolü ve ilk anlaşmaların diplomatik tahlili ele alınırken, Osmanlı sarayındaki bayramlaşma usulü de ayrı bir bölümde incelenir. Çevre bilinci ve Osmanlı Devleti’nde çevre meselesi; Sultan Abdülaziz’in 1867 Avrupa seyahati (Mütercim Halîmî Efendi’nin notları çerçevesinde) ile bu seyahatin sonuçları ve yansımaları ise eserin önemli odak noktalarındandır. Osmanlı arşiv vesikalarına dayalı olarak ırk, din ve kültürlerin mozaiği Mardin şehrinin karakteristik özellikleri; Adana Ramazanoğulları ailesinden Mahmut Sami Ramazanoğlu ve Cumhuriyet dönemi Anadolu tasavvuf anlayışında Erenköy Cemaati’nin yeri; son olarak Halil İnalcık’la birlikte yürütülen Kulu Karacadağ araştırmaları kapsamında Ertuğrul Gazi, Hayme Ana ve Bâlâ Hatun izleri değerlendirilir.
Farklı tarihlerde kaleme alınmış yazılar, kendi metinleri, kaynakçaları ve mevcut görselleri korunarak bir araya getirilmiştir. Teşekkür, önsöz, giriş, ekler ve ayrıntılı dizinle tamamlanan eser, Osmanlı tarihi, diplomatika ve kültürel tarih alanlarına ilgi duyan okurlara konular arasında bağlantı kurma imkânı sunar.
Uzun yıllar T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı bünyesindeki Osmanlı ve Cumhuriyet arşivlerinde uzman olarak görev yapan yazar, Bilkent Üniversitesi Tarih Bölümü’nün kuruluş ve gelişme döneminde, doktora danışmanı Prof. Dr. Halil İNALCIK ile birlikte 12 yıl görev yapmıştır. Bu süreçte yurt içinde ve yurt dışında akademik çalışmalar yürütmüş, çok sayıda akademisyenin yetişmesine katkıda bulunmuştur.
Doç. Dr. Nejdet GÖK, hâlen kurucu bölüm başkanı olduğu Necmettin Erbakan Üniversitesi Tarih Bölümü’nde Ortaçağ Tarihi doçenti olarak görevini sürdürmektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
YABANCI DİL OLARAK TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE BAŞLANGIÇ DÜZEYİ ALIŞTIRMALAR
Yabancılara Türkçe Öğretiminde Başlangıç Düzeyi Alıştırmalar kitabı Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin başlangıç düzeyi dilbilgisi konularını pekiştirmelerini sağlayacak şekilde belirli konu başlıklarında hazırlanan alıştırmaları içermektedir. Türkçeyi yabancı dil olarak öğreten öğreticiler kitabı ek bir kaynak olarak kullanabilir
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Engelsiz Bilişim 2024: Teknolojide Eşit Fırsatlar
“Engelsiz Bilişim 2024: Teknolojide Eşit Fırsatlar“, engelli bireylerin dijital dünyadaki yerini güçlendirmek için yenilikçi yaklaşımlar sunan kapsamlı bir eserdir. Kitap, eğitim, sağlık, istihdam ve sosyal yaşam gibi farklı alanlarda erişilebilirlik çözümlerini detaylı bir şekilde ele alarak, teknolojiyle engellerin nasıl aşılabileceğine ışık tutuyor. Yapay zeka, yüz tanıma, duygusal analiz, müzik eğitimi, işaret dili tercümesi gibi çeşitli konularda sunulan örneklerle, okuyuculara teoriden pratiğe uzanan bir bakış açısı sunmaktadır.
Ayrıca, bu eser dijital dönüşüm sürecinde erişilebilirlik için gerekli olan etik sorumlulukları ve stratejileri vurgulamaktadır. Akademisyenlerden uygulayıcılara, karar alıcılardan teknoloji geliştiricilere kadar geniş bir hedef kitleye hitap eden kitap, engelleri aşmak için teknoloji ve toplum iş birliğinin önemini gözler önüne sermektedir.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
Markalaşalım
Küreselleşmenin her alanda etkisini hissettirdiği ve neticesinde yoğun bir rekabetin hâkim olduğu bu günlerde markalaşmanın önemi çok daha fazla artmıştır. Bilgi Çağının getirdikleri doğrultusunda geleneksel markalar için de dönüşüm zamanı gelmiştir. Yeni jenerasyonların marka algılarının ve marka ile etkileşimlerinin farklılaştığı göz önüne alındığında marka yönetimine dair süreçlerin ve bu süreçlerde nelerin etkili olduğunun ele alınması gereklidir. Markalaşalım Kitabı bu mantıkla birey, işletme ve toplum serüveninde gerçekleşen marka yolculuğunu özgün bir biçimde ortaya koymayı hedeflemektedir. Kitapta marka ve markalaşma konusu birçok noktadan derinlemesine incelenmeye çalışılmıştır, marka ve marka yönetim teorilerinin yanı sıra uygulamaya dönük olarak markalaşma hikâyeleri ve vaka çalışmalarına yer verilmiştir.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Demokrat Parti Dönemi Basında Sosyal Politika
İnsanlığı ortaçağın karanlığından kurtaran, okumayı ve basılı eser sahibi olmayı ayrıcalık olmaktan çıkaran matbaa, modern dünyanın en önemli icatlarından biridir. Her ne kadar Anadolu topraklarına 300 yıl gibi bir gecikmeyle girse de, basılı eserlerin çoğalmasıyla birlikte bilginin kitlelere yayılmasında önemli bir rol oynamıştır. Ülkede okuma-yazma oranının düşük olması ile toplum yapısının sanayi üretiminden uzak olması,matbaacılığın gelişmesini ve basın çalışanlarına yönelik sosyal politikalar üretilmesini de geciktirmiştir. Ancak Demokrat Parti döneminde 1952’de “Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun” yürürlüğe girebilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda görülmüştür ki basın çalışanlarına yönelik böyle bir kanun hala birçok ülkede bulunmamaktadır. Basında Sosyal Politika kavramıyla bu çalışmada, 1950-1960 yılları arasında, basın çalışanlarının sosyoekonomik hakları ve hükümet ile ilişkileri ele alınmaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
SESİNİ ARAYAN ŞAİR FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL HAYATI-SANATI-ŞİİRİNİN KAYNAKLARI
Faruk Nafiz’i besleyen farklı kaynaklar ve bu kaynakların etkilerini derinden hissediş Faruk Nafiz’in farklı şekillerde anılmasını beraberinde getirir. Faruk Nafiz birinci evrede Edebiyat-ı Cedîde ve takipçileri nazarında genç bir yetenek, gelecek vadeden bir “valör”, şiir meraklısı gençlerin gözdesi, santimantal duyuşun, hüzünlü aşkların şairidir. Bu evrede Faruk Nafiz’in şiirlerinde sıklıkla görülen; hüzünlü aşk, hayal kırıklıkları ve bu duygu durumlarına eşlik eden muhayyel mekânlar ile romantik tabiattır. Sonraki dönemde Anadolu’yu karış karış yaşatan dizeleriyle bir memleket şairidir. Yazdığı şiir ve oyunlarla inkılabın gözde bir edibi olur. İkinci evreyi müteakip yazdığı üçüncü evre şiirleriyle ise klasik kültürün yeni dönemdeki saygın bir mümessili, Yahya Kemal izinden giden bir neoklasik, İstanbul’un ve Boğaziçi medeniyetinin Yahya Kemal’den sonra önemli bir temsilcisi olarak görülür.
Elinizdeki kitap Faruk Nafiz Çamlıbel’in genel olarak hayatını ve eserlerini ele alan bir çalışma olarak ortaya çıktı. “Hayatı” başlığı altında soyu, ailesi, eğitim-öğretimi, gençlik yılları, edebiyat camiasıyla tanışması, ilk şiir denemeleri, ilk gençlik dönemi olan İstanbul yılları, Millî Mücadele döneminde Ankara’ya geçişi, Kayseri yılları, Ankara’daki öğretmenlik yılları ve tekrar İstanbul’a dönüşü çalışmamıza konu oldu. Bunun yanı sıra aşkları, dost çevresi, politika ile uğraşması ve şairin ölümü bu çerçevede ele aldığımız konu başlıklarını teşkil etmektedir. Eserleri kısmında ise Faruk Nafiz’in şiirleri, piyesleri ve romanları ele alınmıştır.
₺635,00
KİTAP TANITIMI
TEKİNALP yeni mecmua yazıları
Tekin Alp; II. Meşrutiyet Döneminde Osmanlı düşünce hayatına giriş yapan, hareketlilik kazandıran ve Türkçülük mefkûresini benimsemiş önemli aydınlardandır. Türkçülük düşüncesinden hareketle bu dönemde İttihat ve Terakki yönetiminin uygulamış olduğu milli iktisat uygulamalarını destekleyen yazılar kaleme almıştır. Bunun yanı sıra Yeni Mecmua’da, Birinci Dünya Savaşı’nın sebep olduğu sosyal ve toplumsal problemlerin çözülmesi için tesanütçülük fikrini bir ilaç olarak gören makaleler yayımlamıştır. -Tesanütçülük, Fransızca solidarizm kavramının o günün Osmanlısındaki karşılığı olup dayanışmacılık anlamına gelmektedir-. Hazırlanan bu eserde ise Tekin Alp’in tesanütçülük (solidarizm) ile ilgili dönemin entelektüel otoritelerinden birisi olan Yeni Mecmua’da kaleme almış olduğu makalelerin Latin harflerine çevrilmiş halleri sunulmuştur. II. Meşrutiyet Dönemi’nde ortaya çıkan solidarizm ya da tesanütçülük düşüncesini kavramak açısından Tekin Alp’in Yeni Mecmua’da kaleme aldığı makaleler büyük önem taşımaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
HANYALI KÂMÎ DÎVÂNI
Osmanlı döneminde Girit üç sancağa ayrılmıştır: Hanya, Kandiye, Resmo.
Girit’in tamamının fethedildiği 1669’dan zamandan beri siyasî ve sosyal hayatımızda olduğu gibi edebî hayatımızda da önemli bir yeri olmuştur. Osmanlı şehirlerinde cami, tekke ve medreseler Osmanlı kültürünün temelini oluşturmaktadır. Girit’te de edebî ve kültürel ortamı cami, medrese ve tekkeler şekillendirmiştir. Bunun neticesi olarak Girit’te şair sayısı hızla artmış, zengin bir edebî ve kültürel ortam oluşmuştur.
Yaklaşık 250 yıl Osmanlı-Türk hâkimiyetinde kalan Girit’in bu kadar zaman içerisinde çok şair yetiştirmesinden dolayı bir şiir adası olarak değerlendirilmiştir.
Kâmî, Girit’in Hanya sancağında yaşamış, döneminin medrese ilimlerini tahsil etmiş, uzun yıllar Suda kalesinde gümrük kâtipliği yapmıştır. 1217/1802 tarihinde İstanbul’a göç etmiş, altı ay sonra İstanbul’da vefat etmiştir.
Hanyalı Kâmî, Adalar, Girit ve Hanya’daki Türk kültürü, edebiyatı ve sosyal hayatı için önemli bir şairdir.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
VR Film: Yeni Teknolojilerle Geleneksel Anlatı ve Normların Dönüşümü
19. yüzyılda gerçekleşen ilk film gösteriminden beri sinema izleyicisi iki boyutlu düzlemde, dikdörtgen çerçeveyle sınırlandırılmış perde veya ekranda, birbirinin ardılı olan devinimli görüntülere oturarak tanıklık etmektedir. 21. yüzyılda yükselişe geçen bilişim, bilgisayar ve oyun teknolojileri görsel sanatların eser üretim, dağıtım ve gösterim biçimini yeniden şekillendirdiği gibi sinema literatürüne de yeni bir hikâye anlatım formu kazandırmıştır: VR Film. Sinema ve yeni teknolojilerin kesişim kümesinde bulunan VR film, izleme eyleminden öte giyilebilir teknolojilerle sanal evrende gerçek zamanlı mekânsal deneyim sunmaktadır.
Kitap, yeni medya araç ve teknolojileriyle beraber sinemada yaşanan dönüşümü tespit etmek ve henüz teknolojisi, terminolojisi, dili, sınırları ve geleceği tam olarak oluşmamış VR filmin temel kavramlarını tanımlamaktadır. Kitap, 360 derece video formatına sahip filmler ile tam etkileşimli VR filmleri merkezine alıp VR film nedir? sorusunu teknolojik, deneyimsel ve anlatısal perspektiften irdelemektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Avrupa Savunma Ajansı
Avrupa Birliği uzun yıllardan beri ortak güvenlik ve savunma politikasını inşa etmeye çalışmaktadır. AB, üye ülkelerin savunma harcamalarını koordine etmek, ortak savunma projelerinin geliştirilmesi için işbirliği sağlamak, AR&GE ve teknoloji çalışmalarını arttırmak ve sürdürmek, ortak askeri yetenek geliştirmek ve silah üretimini arttırmak için Avrupa Savunma Ajansı’nı kurmuştur. Son dönemde uluslararası sistemde yaşanan önemli değişimler, ABD ile transatlantik güvenlik konusunda yaşanan fikir ayrılıkları, jeopolitik riskler, Rusya-Ukrayna savaşı gibi fiziksel güvenliğe yönelik tehditlerdeki artış, AB’nin ortak güvenlik ve savunma politikasını daha etkin hale getirmek için daha çok çabalamasına neden olmuştur. Bu bağlamda etkin bir ortak güvenlik ve savunma politikası inşası için Avrupa Savunma Ajansı’nın önemi de artmaktadır. Bu çerçevede bu kitap, Avrupa Savunma Ajansı’nın işlevlerini, amaçlarını ve yapısını inceleyerek Avrupa Birliği’nin ortak güvenlik ve savunma politikası açısından oynadığı rolü anlatmayı amaçlamaktadır.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
Amerikan Board Misyonerlerinin Balkanlar ve Ortadoğu Coğrafyasındaki Anatomisi (1820-1923) Cilt I
“Amerikan Board Misyonerlerinin Balkanlar ve Ortadoğu Coğrafyasındaki Anatomisi (1820-1923)” başlıklı bu çalışma, geleneksel tarih yazımının olay odaklı ve çoğu zaman teolojik ya da siyasal çerçevelerine alternatif olarak kolektif biyografi yöntemini benimsemekte; sahada görev yapan Amerikalı misyonerlerin demografik ve mesleki özelliklerini bütüncül bir veri seti üzerinden analiz etmektedir. Birincil arşiv kaynaklarının titiz bir çapraz kontrolle değerlendirilmesine dayanan bu yaklaşım, Amerikan Board’un bölgedeki insan kaynağını somut ve ölçülebilir bir çerçevede ortaya koymaktadır.
Çalışmanın iki ciltli yapısı, veri ile analitik yorumu ayrıştırarak hem kapsamlı bir envanter hem de istatistiksel ve sosyolojik çözümleme sunmaktadır. Çalışma, Board’un başarısını yalnızca maddi imkânlarla değil, yüksek nitelikli insan kaynağı ve bu kadro içinde gelişen akrabalık/evlilik ağlarıyla açıklamakta; özellikle “misyoner hanedanlıkları”nın kurumsal süreklilikteki rolünü vurgulamaktadır. Bu yönüyle araştırma, 1820-1923 yılları arasında Ortadoğu’daki faaliyetlerin insanî altyapısını sistematik ve ampirik biçimde analiz eden özgün bir katkı sunmaktadır.
₺480,00
KİTAP TANITIMI
Qualität: Als ein Instrument der Produktpolitik in der Automobilindustrie
Zunehmenden Qualitätsanforderungen an Automobilindustrie erfordern die reibungslose Entwicklungs- und Produktionsprozesse. Um die Entwicklungs- und Produktionsprozesse perfekt zu gestalten, die Fehler vorzubeugen und somit die Qualität sicherzustellen, müssen Automobilzulieferer Methoden und Werkzeug des Qualitätsmanagement anwenden. In diesem Kontext bafasst sich dieses Buch mit den Qualitätsmanagementsystemen und den Techniken von Qualitätsmanagement. Auf Basis der einschlägigen Literatur wurden die Bedeutung der Qualität, Qualitätsmanagement, Qualitätsmanagementsysteme und deren Entstehung und geschichtliche Entwicklung dargestellt. Des weiteren wurden die bereits existierenden Managementmodelle und Konzepte beschrieben und erörtert. Weiteres wurden die QM-Techniken herausgearbeitet.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Atatürk Döneminde Türkiye Cumhuriyeti-Irak Krallığı Münasebetleri
Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurduktan sonra komşu devletlerle iyi münasebetler içinde olmaya önem verdi ve ilk adım olarak da İngiltere ve Irak’la 5 Haziran 1926 tarihinde Türkiye Irak sınırını belirleyip daha sonra İyi Komşuluk Münasebetleri Andlaşması’nı imzaladı. Atatürk’ün “yurtta sulh cihanda sulh” anlayışı çerçevesinde izledikleri dış politika sayesinde Irak’la olan münasebetler daha da güçlendi. 1926- 1933 tarihleri arasında iki ülke arasında İran ve Afgan Devletlerinin de dahil olduğu üçlü veya dörtlü devletler de dahil olmak üzere tam 8 andlaşma yapıldı. 1934 senesinde ise Rıza Şah’ın Türkiye’yi ziyareti ile Türkiye-İran ve Irak münasebetleri dostluktan ziyade kardeşliğe dönüştü ve zirveye ulaştı. Bu görüşmeler sırasında Avrupa Devletleri’nin gruplaşmasına karşı Ortadoğu’nun güvenliğini sağlamak amacıyla 8 Temmuz 1937 tarihinde imzalanan Sadabad Paktı’nın temeli atıldı. Bilindiği gibi Atatürk yeni bir Dünya Savaşının çıkacağını tahmin ediyordu. Hatta Dünya devletlerinin savaş dönemi yaşayacağını söylüyordu. Nitekim onun ölümünden sonra İkinci Dünya Savaşı patlak verdi. Batıda Balkan Antantı, doğuda ise Sadabad Paktı ile Türkiye güvenlik çemberi içine alınmış, Atatürk’ün temelini attığı dostluk münasebetleri sayesinde İkinci Dünya Savaşına girilmemiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
DEVRİM VE DİRENÇ
İspanya’da XIX. yüzyıl boyunca sürekli değişen siyasi ve sosyal dengeler, XX. yüzyıla çok büyük sorunları miras bırakır. Bir türlü yatışmayan sosyal tansiyon ülkeyi korkunç bir iç savaşın eşiğine getirir. Bir halkı bu kadar korkunç bir iç savaşın tarafları konumuna iten motivasyonu anlama çabası bizi bu detaylı çalışmayı hazırlamaya itmiştir. “Bir toplum içinde bu derin karşıtlığı yaratan etmenler nelerdir?”, “Yıllar içinde bu karşıtlığın muhafazakâr milliyetçilik üzerinden inşaası nasıl gerçekleşmişir?”, “Tüm bu süreçlerin sonunda bir kırılma noktası olan İç Savaşı başlatan çatlaklar nasıl oluşmuştur?”, “1939 – 1975 yılları arasında Franco, büyük bir muhalefetle karşılaşmadan İspanya’yı nasıl yönetebilmiştir?” gibi sorular, bu çalışmaya başlarken cevabını aradığımız temel sorulardır. Çalışmamızın 1808-1959 yılları arasını kapsamasının en büyük nedeni ise; Bağımsızlık Savaşı ile başlayan İspanyol milliyetçiliğinin muhafazakâr kanadının gelişim süreci anlaşılmadan, frankist propagandanın dayanakları ve Franco’nun 36 yıl İspanya’yı nasıl yönettiğinin anlaşılamayacağı düşüncesidir.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Ortaçağ Anadolusunda Sanat ve Sembolizm
Somut bir nesne olmanın ötesinde farklı anlamları bünyesinde barındıran sanatın çözümlenmesi güç yönlerinden biri de sembolik dilidir. Roma İmparatorluğunun 350de yıkılışından, İstanbulun 1453te fethine kadar geçen Ortaçağda çoğu zaman iç içe geçen sanat ve sembolizm kavramları arasındaki ilişki bu bakımdan örtük ve irdelenmeye ihtiyaç duyulan bir alan oluşturmaktadır. Girift, çok katmanlı ve dinamik yapısıyla Ortaçağ Anadolusu bu açıdan oldukça zengin bir veri potansiyeline sahiptir. Bu tarihi süreçte fiziksel ve kültürel manada pek çok toplulukla temas içerisindeki Anadoluda, siyasal ve toplumsal devinimi sürekli olan ve sahip olduklarını dışarıdan taşınan unsurlarla besleyerek çeşitlendiren etkileyici bir kültürel ortam söz konusudur. Farklı etnik ve dini yapılara sahip toplulukların üreticisi, taşıyıcısı veya alıcısı olduğu bu dinamik ortamın sanat ve sembolizm kavramları üzerinden irdelenmesi bu çalışmanın öncül amacıdır. Bu kitapta Anadolunun Ortaçağ evreninde üretilen sanatlar ve bu sanatların sembolizmle ilişkisi ele alınmıştır. Sanat ve sembolizmin etki alanları, ortak ayrışan imge ve simgeler, inançlar, kültürler arası etkileşim unsurları, değişen ve dönüşen semboller gibi konular kitapta yer alan araştırmalara konu olmuştur.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Kars Halk Kültüründe Geçiş Dönemleri
Binlerce yıllık sürecin kendini gerçekleştirme imkânı bulduğu bir coğrafyaya okuyucusunu taşıyacak olan bu kitap, bir süreliğine sizi kentin dışına çıkaracak, koyun postuna sarılan kadınlarla, saçlarının miktarı kadar altın verilen çocuklarla karşılaştıracak, insan-doğa dostluğunun derin ve anlamlı birlikteliğine tanık tutacaktır. Gösterişli binalara sıkışmış evlilik törenlerinden, baby shower partilerden ve ölümde dahi görülemeyen sözde dostluklardan bir süreliğine uzaklaşmak isteyenlerin; ritüellerin tarihsel ve toplumsal boyuttaki arka planını öğrenmek isteyenlerin okuyabileceği bir kitaptır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Devlet Muhasebesi Organizasyonu
Türk devlet muhasebesi tarihi Türk metal paraların basıldığı ileri sürülen MS 600 yılına dayandırılmaktadır. 1923 yılında bir talimatname ile kabul edilen muhasebe şekli, çift taraflı kayıt usulüne göre tutulan, bir bütçe muhasebesidir. 26 Mayıs 1927 tarih 1050 sayılı Genel Muhasebe Kanunu yürürlüğe girmiştir. 1 Ocak 1948 tarihinde çıkarılan “Devlet Muhasebesi Genel Yönetmeliği’’ ve “Devlet Muhasebesi Muamelat Yönetmeliği” ile kayıtların karşılıklı iki hesapta tutulması öngörülmüştür. 1968 den itibaren Türk devlet muhasebesinde ilk defa KİT’lerde uygulanmak üzere, tek düzen muhasebe sistemine geçilmiştir.
Devlet muhasebesinde 1995 yılından sonra Kamu Mali Yönetim Projesi çalışmaları başlamıştır. Bu amaçla bilgi işlem alt yapısı oluşturularak, Saymanlık 2000i projesi ile 01.04.2002 tarihinde tüm kamu kurumlarında bilgisayar destekli devlet muhasebesine geçilmiştir.
Kamu mali yönetiminde köklü bir değişim getiren 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 2006 yılından itibaren uygulanmaya başlamıştır. Bu kanunla 1050 sayılı Genel Muhasebe Kanunu yürürlükten kaldırılmış, tüm kamu kurumlarında tekdüzen hesap planına ve tahakkuk esasına geçilmiştir. Halen uygulanmakta olan devlet muhasebesi, bu kanun ile buna bağlı olarak çıkarılan diğer düzenlemelerden oluşan mevzuata dayanmaktadır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
DECADES OF RELATIONS BETWEEN AFRICAN COUNTRIES AND TURKEY
Turkey and African countries decadesrelationships provides a concise and wide-ranging introduction to the subject, spanning from the earlier era of the Ottoman Empire, to the Turkish Republic and later, to the Justice and Development Party.
This is an introductory book which provides sources and materials on Turkey and African countries relations. Drawing on history from the Ottoman Empire, to Turkish Republic and the Justice and Development Party, this book provides firsthand information on their relations. Showing how Turkey and African countries that are located on different continents established relationship, it goes on to consider how they support each other at international stages. The book deals, in particular, with political, economic, social and cultural relations between Turkey and African countries; it explorers the challenges they face in military and security terms. This general introductory text benefits students, scholars and researchers eager to gain an insight into Turkey and African countries relations.
Kieran E. Uchehara was formerly a lecturer at Atılım University, Ankara, Turkey. Currently, he is an associate professor in the Department of Political Science and International Relations at Hasan Kalyoncu University, Gaziantep, Turkey.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYE’DE E-ÖĞRENME Gelişmeler ve Uygulamalar III
Önsöz’den
Dünya’da dijital eksen gelişip öğrenme M-Öğrenme ve U-Öğrenme gibi farklı boyutlara taşınırken, biz de akademisyenler olarak bundan bağımsız kalamayız. Çünkü eğitimdeki gelişmeler, eğitimde karar verici yöneticiler, eğitim teknologları, eğitim yöneticileri açısından çok daha hızlı bir şekilde gerçekleşmekte ve adaptasyon gerektirmektedir. Bir kitap çalışması kolay bir iş değil, sancılı olabiliyor. Kitabımızın birinci baskısında bazı ciddi hatalar bulunuyordu, bu yüzden düzeltilmiş gözden geçirilmiş yeni baskısıyla sunulmasının daha uygun olacağını düşündük.
KİTAP TANITIMI
COMPUTATIONAL FORMALISM in LITERARY STUDIES
Shklovsky wrote in 1917 that art makes the stone stony. The claim assumed a baseline, habitual language against which literature registers as friction. Formalism never measured it. By 1930 the movement was finished and the term undefined. This book treats that as unfinished business. Emrah Peksoy argues that the computational analysis of literary corpora with language models supplies what Formalism lacked. It provides an empirical description of linguistic expectation. Once the norm exists, deviation stops being a metaphor. Defamiliarization becomes predictive failure. Literariness resolves into a geometry of fiction, prestige, and foregrounding. Narrative shape becomes a semantic trajectory across the novel. Each measure is derived from theory, tested where it fails, and returned to the reader. The algorithm measures the norm and its violation. The critic still reads. And formalism returns in modern dress as computational formalism.
₺450,00
KİTAP TANITIMI
Yerel Yönetimlerde Pazarlama Sorunları ve Çözüm Önerileri
Yerel yönetimlerin kuruluş amacı halkın ortak ihtiyaçlarını karşılamaktır. Yerel yönetim statüsündeki belediyeler (büyükşehir belediyeleri dâhil), özel idareler ve muhtarlıklar kâr amacı gütmeyen örgütlerdir. Kâr amacı gütmeyen kurumlar da dâhil hiçbir örgüt ya da işletme pazarlamadan kaçamaz.
Bir yerel yönetim sakinlerine, turistlere, ziyaretçilere, yatırımcılara, girişimcilere, üreticilere, ticaretle uğraşanlara, ihracatçılara, öğrencilere ve diğer müşterilerine ilave değer yaratmalıdır. İlave değer pazara ve pazarlamaya önem vererek yaratılabilir. Pazarlamayla elde edilecek gelirler kamu hizmetine dönüşecek ilave değerdir. Yerleşim yerinde içerideki vatandaşlar ve dışarıdan gelen tüketiciler olmak üzere tüm tüketicilerin ilgisini çekecek ürün setinin oluşturulması ve gelir elde edilmesi yerel yönetimin performansı açısından önemlidir.
Bu kitapta yerel yönetimlerin performansını artıracak, vatandaşın refahına katkıda bulunacak bilgiler yer almaktadır. Her bilgi derinlemesine yapılmış araştırma ve gözlemlere dayanmaktadır.
Unutulmamalıdır ki, bir şehrin kalkınması ülkenin kalkınması yönünde itici güçtür.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Trauma Theory And Fiction
How do stories make sense of the senseless? Trauma Fiction presents how literature confronts the challenge of representing trauma that defy ordinary language and understanding.
This book explores how fictional narratives respond to the fractures of memory, identity, and history caused by individual and collective crises. It underlines the formal innovations and thematic approaches that contemporary novelists use to depict the inexpressible, from fragmented storytelling to non-linear timelines. This book also delves into the ethical dimensions of witnessing trauma through fiction, asking how stories can bear witness without exploiting pain.
Engaging with a range of literary texts and cultural contexts, Trauma Fiction reveals how fiction not only reflects trauma but also reshapes it, offering pathways to empathy, resilience, and transformation. This book is an essential resource for scholars and students of literature, trauma theory, and narrative studies, as well as anyone interested in the profound connections between storytelling and human experience.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Organizasyonlarda Mobbing ve İlişkili Değişkenler
İş yerinde mobbing davranışı bireysel, örgütsel ve toplumsal sorunlar sebebiyle süreçteki tüm aktörleri olumsuz yönde etkilemektedir. Bu etki her vaka için değişkenlik gösteren düzeyde olsa da her bir vakanın önlenmesi tarafların tümü için büyük önem taşımaktadır. Sonuçlarının yol açtığı etkiler sebebiyle yönetim organizasyon alanında hem uygulayıcı olan işletmeler hem akademik yazın açısından önemi göz ardı edilemeyecek düzeydedir. Bu sebeple iş yerinde mobbing değişkeni, 1970lerde tanımlanmasının ardından çok sayıda akademik çalışmaya konu olmuştur. Buradan hareketle bu çalışma kapsamında yönetim organizasyon yazınında mobbing değişkenini konu edinen çalışmaların derinlemesine irdelenmesi ve ortak çıkarımlarda bulunulması amaçlanmıştır. Bu kitap kapsamında organizasyonlarda mobbing ve mobbingle öncül veya ardıl ilişki içinde olduğu tespit edilen işten ayrılma niyeti, iş tatmini, tükenmişlik ve örgütsel bağlılık değişkenlerine ilişkin nicel araştırma sonuçları içeren çalışmalara ulaşmanız mümkündür. Mobbing değişkeninin teorik temellerine, sebep- sonuç ve başa çıkma yöntemlerine de kitap bünyesinde detaylı olarak yer verilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Menâkıbnâme-i Mustafâ Safî-i Âmedî
Boluda Halvetîlik denildiği zamân ilk akla gelen meşhûr mutasavvıflar Mudurnulu Dâvûd El-Halvetî, Kemâl Ümmî, Mustafâ Konrapavî, Göynüklü Akşemseddîn ve Ömer Sikkîn Dede gibi bazı âbide şahsiyetlerdir. Bolu merkezden Mustafâ Safî Efendi, Nasrullâh Sırrı Efendi, Muhammed Reşid Efendi, Gerededen Aziz Halîl Efendi, Geredeli Abdullâh Efendi ve Mudurnudan Halîl Rahmi Efendi ise yine son dönemin önemli Halvetî şeyhleridirler. Mustafâ Safî-i Âmedî Efendi, tarîkat-i Halvetiyyenin dört ana kolundan Cemâliyye koluna bağlıdır. Bu kolun aşağıya doğru şubelenişine bakılacak olursa Halvetiyye-i Şabâniyyenin Nasûhiyye şubesinden ayrılan Çerkeşiyye şubesi Mustafa Safî Efendinin de yetiştiği şubedir ancak halîfeliğini aldığı şube ise Halîliyye şubesi olmuştur. Boluya Çerkeşîlik, Şeyh Mustafâ Safî Efendi tarafından Aktaş Dergâhı vâsıtasıyla getirilmiş ve 1813-1846 yılları arası 33 sene boyunca şehir hayatına hâkim kılınmıştır. Safî Efendi, Halvetiyye içerisinde ayrı bir kol kurmamıştır. Tarîkat adabında her dâim Çerkeşî usûlü ile Şeyh Şabân-ı Velîye bağlı kalınmıştır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Yükseköğretim Kurumlarında Bilişim Teknolojileri Kullanımının Örgüt Performansına Etkileri
Örgütlerde bilişim teknolojisinin stratejik önemi ve değeri sürekli artmaktadır. Çoğu işletmede bilişim teknolojisi, örgütlerde destek işlevi olmaktan çıkarak stratejik ve yapısal bir role sahip hale gelmiştir. Örgütlerdeki bilişim teknolojileri kullanımına yönelik bu gelişme, yönetime, üretim faktörlerine ve performansa katkılar sağlamış ve örgütlerde verimliliği artırmada kaçınılmaz bir unsur olarak görülmüştür. Bilişim teknolojisi, artık bir örgütsel genel gider olarak görülmek yerine, rekabeti ve sektör yapısını değiştiren stratejik bir kaynak olarak görülmektedir. Bu çalışma, yaşamın her alanında artarak ve yoğun olarak kullanılmakta olan bilişim teknolojilerinin yükseköğretim kurumlarında örgüt performansına ne şekilde etki ettiğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma konusu incelenirken öncelikle bilişim teknolojileri ortaya konulmuş, ardından bilişim teknolojilerinin örgütsel etkileri ve örgütsel performans irdelenmiştir. Araştırmada bilişim teknolojileri ile örgütsel performans arasındaki ilişki araştırılmış, bu ilişkinin nasıl ve hangi yönde yükseköğretim kurumlarını etkilediği belirlenmeye çalışılmıştır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Faziletlerin Özü (Nuhbetü’l-Fezâil)
İnsanı diğer varlıklardan ayıran temel özelliklerinden biri ahlâkıdır. İnsan yaşamının merkezinde yer alan ahlâk, evrensel bir gerçekliktir. Hayatın her alanıyla ilgili ilke ve esasları ihtiva eden ahlâk, kimlik ve karakterimizi de yansıtan bir kavramdır. Bireyin ve toplumun manevi gelişimini destekleyen ahlâk, huzur ve adaletin de sigortasıdır.
Osmanlı, yüzyıllar boyunca büyük bir medeniyetin merkezi olmuştur. Osmanlı’nın son dönem ahlâkçılarından Sadreddîn Şükrî’nin yazdığı ve ahlâk düşüncesinin ve pratiklerinin sistemli bir şekilde ele alındığı bu kitap, ahlâki mirasın incelendiği özgün bir kaynaktır. Nazarî (kavramsal) ve amelî (pratik) ahlâka ilişkin meselelerin el alındığı bu kitap hem Osmanlı toplumunu, tarihini ve kültürünü merak edenlere hem de ahlaki değerleri anlamak ve günlük yaşamlarına uygulamak isteyenlere ilham verecektir.
Kitap, ahlaki düşüncenin zenginliğini ve insanlığın evrensel değerlerini anlama yolculuğunda rehberiniz olacak, geçmişten günümüze taşınan ve hala önemini koruyan ahlâki değerleri keşfetmenize yardımcı olacaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
EXPLORING THE MYSTERIES OF ANTI-DETECTIVE FICTION
Exploring the Mysteries of Anti-Detective Fiction takes readers on a transformative journey through the intricate layers of anti-detective fiction by redefining the boundaries of mystery literature. With an insightful exploration of Stuart Turton’s The Seven Deaths of Evelyn Hardcastle and Peter Ackroyd’s Hawksmoor, this book examines a genre that challenges notions of truth, identity, and narrative closure. Blending postmodern theory with literary analysis, it delves into themes of identity, parody, and historiographic metafiction, uncovering the interplay between history, fiction, and ambiguity. Readers are invited to navigate a labyrinth of historical reconstruction, metaphysical puzzles, and the play between reality and fiction. Whether you’re an academic, a genre enthusiast, or simply curious, Exploring the Mysteries of Anti-Detective Fiction offers an intriguing perspective into the enigmatic world of anti-detective narratives.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Cin Dağı’nın Periglasyal Jeomorfolojisi
Kitabın ana araştırma konularını; Anadolu’nun kuzeydoğusunda Küçük Kafkaslar (4090 m) üzerinde yer alan Cin Dağı’ndaki (2957 m) periglasyal şekillerin tespiti ve ölçümü, periglasyal şekillerin jeomorfolojik gelişiminde iklim etkisinin belirlenmesi ve periglasyal şekillere uygulanan toprak analizi oluşturmaktadır.
Çalışma; Anadolu’da buzullaşmaya uğramadan, sadece soğuk iklim ortamlarına bağlı olarak gelişen periglasyal şekillerin belirlenmesi, iklim koşulları ve toprak gelişiminin analizi açısından önem taşımaktadır. Cin Dağı’nda yer alan sırasız basamak, çamur çemberi ve taş kümelerinden oluşan periglasyal şekillerin; jeomorfolojik, klimatolojik ve pedolojik boyutuyla ortaya konulduğu bu araştırmada, Küçük Kafkaslar’daki soğuk ortam koşullarının etkisi altında deviniminin belirlenmesi de amaçlanmıştır. Elde edilen sonuçlar sadece Cin Dağı periglasyal şekillerinin gelişimine nicel veriler sağlamakla kalmamış, Anadolu ve Kafkasya periglasyal çalışmalarına da özgün katkılarda bulunmuştur.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
GENİŞ KARADENİZ BÖLGESİNDEKİ ÇATIŞMA NOKTALARI
Karadeniz bölgesi coğrafi konumu dolayısıyla, yüzyıllar boyunca dünya politik gündeminin üst sıralarında yer almıştır. Bu durum tüm modern jeopolitik teorilerce de onaylanmakta olup, söz konusu teorilerin tamamına göre bölge dünyanın merkezi ya da merkezin kontrolü için egemenlik altında bulundurulması gereken bir saha olarak tanımlanmaktadır. 1991 yılı sonunda SSCB’nin dağılmasıyla birlikte bölgenin dinamikleri köklü bir değişikliğe uğramış olup, iki kutuplu yapının empoze ettiği istikrar ortamı, tüm dünyada olduğu gibi, bölgede de bozulmuş ve özellikle eski SSCB topraklarında bir takım çatışmalar patlak vermiştir. 2000’li yıllarla birlikte bölgenin jeopolitik algısında da önemli bir değişiklik meydana gelmiş olup, bölge yeni devletlerin de dahil olduğu “Geniş Karadeniz” tanımı çerçevesinde algılanmaya başlanmıştır. SSCB’nin dağılmasıyla 90’lı yılların başında çatışmaya dönüşen, takiben de taraflar arasında imzalanan ateşkes anlaşmalarına karşın, henüz tatmin edici bir barışın sağlanamadığı bahsi geçen problemler halen sıcaklığını korumakta ve bazen yeni çatışmaları da tetikleyebilmektedirler. Bu noktada söz konusu problemler bölgesel güvenliğe olduğu kadar, çatışan devletlerin yanı sıra müttefikleri de göz önünde bulundurulduğunda, küresel güvenliğe de önemli bir tehdit teşkil etmektedirler. Bu nedenle kitapta, bölgesel ve küresel güvenliğe yönelik önemli bir meydan okuma teşkil eden Geniş Karadeniz Bölgesi’ndeki çatışma noktaları geçmişten günümüze bütüncül bir bakış açısıyla analiz edilmeye çalışılmıştır.
₺325,00