KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

TARİH METİNLERİ METİN TİPİ VE NEDENSELLİK İLİŞKİSİ
₺325,00 -

SPSS VE R UYGULAMALI SAYMA VERİSİ REGRESYON ANALİZİ MODELLERİ PRM – NBRM ZIP ZINB – HURDLE
₺260,00 -

Somut Olmayan Kültürel Miras ve Turizm
₺650,00 -

SİNEMA FİLMLERİNDE İNSAN HAKLARI
₺405,00 -

Samsun’da XIX. Yüzyılda Batı Etkili Mimarlık Örnekleri
₺275,00 -

Popüler Tarihî Romanlarda İstanbul (1871-1986)
₺585,00 -

Öğretmen ve Öğretmen Adayları İçin Bilgisayara Giriş
₺300,00 -

Orta Amerika (Kara Alanı)
₺380,00 -

MÜŞTERİ KÖTÜ DAVRANIŞLARININ ÖRGÜTLER VE ÇALIŞANLAR AÇISINDAN İNCELENMESİ
₺235,00 -

MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİNDE BİTLİS
₺510,00 -

Marka Konumlandırma ve Algılama
-

Küresel Şehirler
₺340,00 -

Kredi Tahsisi ve Ticari Kredi Taleplerinin Değerlendirilmesi
₺235,00 -

Kemalpaşa Dağı’nda Fiziki Coğrafya ve İklim-Ağaç Büyüme İlişkisi Üzerine Araştırmalar
₺585,00 -

JET-LAG
₺210,00 -

İstanbul’daki Hattate Mezar Taşları
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Bolu Folklorunda Mâniler
Türk sözlü geleneğinin önemli türlerinden biri de manilerimizdir. Anonim Türk halk edebiyatı ürünü olan ve tek dörtlükten müteşekkil bulunan bu şiir türü, bugün dahi Türklerin yaşadıkları bütün coğrafyalara hâkim konumdadır. Manilerimiz Anadolu sahasında yapı ve muhteva bakımından oldukça zengin bir durumdadır. “Bolu Folklorunda Maniler” adlı kitap çalışmamız bir yerde bunun ispatıdır. 2016-17 yıllarında Bolu ili, ilçeleri ve köylerinden derlemeler yoluyla elde ettiğimiz manilerden 2100 kadarını kitabımızda değerlendirdik. Derlenen malzemenin bolluğu konularına göre manilerimizi sınıflandırırken de kendisini göstermiş ve manilerimizi konularına göre 34 farklı başlık altında değerlendirme imkânımız olmuştur. Bununla birlikte Bolu folklorunda mani söyleme geleneğine dair de önemli verileri kitabımıza almış bulunmaktayız. Bolu ilinde yaşamakta olan 214 kaynak kişinin aktardığı 2100 adet maninin bir araya getirilerek oluşturulmuş olan bu çalışmanın Türk folklor çalışmalarına ve halk kültürümüze faydalarının olması ümidiyle Türkoloji dünyasına arz olunur.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
SATIR ARASI TOPLUMSAL CİNSİYET
Toplumsal cinsiyet, bir atama işidir, kadına ve erkeğe nasıl yaşaması gerektiğini dikte eder. Kadın ve erkek, toplum tarafından kendileri hakkında yapılan bu atamayı, doğumları ile birlikte tebellüğ ederler. Ancak ataerkil sistem, işini şansa bırakmadığından, her yeni gelene, yaşamı boyunca farklı şekillerde tebliğlerini sürdürür: şöyle yaşamak, böyle davranmak, şöyle hissetmek, böyle olmak gibi… Toplum, cinsiyetlerin ‘doğma’ ve ‘olma’ arasındaki bağını güçlendirir. Kâh yüksek sesle, bir yasanın dayatacağı kadar güçlü şekillerde cinsiyetler toplumsallaşır; kâh kısık bir sesle, satır arası belirsizliği ile toplum, cinsiyet rollerini belirlemeye devam eder. Günlük hayat akışının her anında rastlanabilecek bu mağduriyete, belki de -en çok- edebi eserler aracılığıyla sebep olunması, pek ihtimal verilmeyen bir durumdur. Öyle ya, okuma eylemi, başlı başına yararlı olan ve iyi hissettirendir. Ancak, feminist edebiyat eleştirisi merceğini, edebiyatın satırları kadar, satır aralarına tuttuğumuzda, işkillenmemiz gereken eşitsiz bir tutumun varlığı ile sarsılırız. Kadın ve erkek kahramanlara, ataerkil telaşlarca, kısıtlı eylem haritaları ve belirli şablonlarla satır arası mahkûmiyeti yaşatılır. Oysaki başka bir görme biçimi mümkündür. Edebiyatın satır arası eşitsizliği, hasır altı edilecek bir kırıntı önemsizliğinde değildir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Yönetim Biliminde Etkin ve Güncel Konular
Rekabetin, yeniliklerin, değişimin ve hatta dönüşümle birlikte gelen gelişimin, ileri düzeyde algılandığı günümüzde, yönetim bilimlerine ilgi giderek artmakta ve insanlar bu alandaki açıklarını kapatmak üzere çeşitli kanallardan yararlanma çabası içerisine girmektedirler. Yönetim kavramı ve alt başlıkları, akademisyenlerin yanı sıra, akademi dışındaki çevrelerin de her zaman ilgi duyduğu bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Ön lisans, lisans ve yüksek lisans programlarının yanında, kişisel gelişim eğitimlerinde veya iş dünyasına yönelik yayınlarda da en çok tercih edilen disiplini yönetim bilimleri oluşturmaktadır. Bugün hangi mesleği icra ediyorsa etsin kendisine katkı sağlamak isteyen kişiler, doğrudan yönetim bilimlerinin bir alanına dokunmaya çaba göstermektedirler.
Yönetim bilimleri denildiği zaman ilk akla gelen; stratejik yönetim, insan kaynakları yönetimi, finansal yönetim, yönetim organizasyon, örgütsel davranış veya pazarlama yönetimi gibi temel başlıklardan ziyade, daha alt alanlara indirgenmiş olan özel konuların bir arada irdelendiği yayınları ortaya koymanın okuyucuya bütünsel bir içerik sağladığı kanaatindeyiz.
Bu amaçla hazırlanan Yönetim Biliminde Etkin Ve Güncel Konular isimli, editörlü kitap içerisinde,Yönetim kavramını esas alarak; bilgi yönetimi, takım yönetimi, çatışma yönetimi, motivasyon yönetimi, değişim yönetimi, tedarik zinciri yönetimi, proje yönetimi, inovasyon yönetimi, marka yönetimi, müşteri ilişkileri yönetimi, sosyal medya yönetimi, ücret yönetimi konuları ele alınmıştır. Seçilmiş alt konuların tek bir kitapta derlenmesi adına yürütülen çalışmada, beş farklı üniversiteden, on bir akademisyenin katkısı yer almaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Çeviri Proje Yönetimi
Çeviri doğası gereği bir süreçtir. Farklı aktörlerin, iş dizilerinin ve sorumluluklarının yer aldığı bu süreç, çeviri eğitiminin, özellikle uzmanlık alan çevirisi derslerinin temelini oluşturmaktadır. Bu kitabın amacı çeviri projesinin temel aşamalarını genel hatlarıyla özetleyerek planlama, organizasyon, iş bölümü, kontrol ve kalite süreçleri ile aktörlerin temel işlevleri hakkında giriş seviyesinde bilgi vermektir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Kültürel Miras ve Sinema
Biriktirdiğimiz binlerce yılımız var, yerküre üzerinde paylaştığımız sayısız anılar çoktan toplumsal belleğe kazındı bile… Bazen şiir oldu bazen bir masal, bezen taşa kazındı bazen de hikâyesi yazıldı, bazen devasa bir anıt oldu bazen de küçük bir heykel, bazen biz hiç dokunmasak da doğa bize kendi mucizelerini sundu, bazen süsleme sanatı oldu bazen bir festival, bazen mezar taşları bazen de hamam… Bizi biz yapan tüm unsurlar, üretim biçimleri “kültürel mirasın” çıktısı oldu.
Kültürel mirasın bilinirliği, sürdürülebilirliği ve toplumsal hafıza boyutunda korunabilmesi için sinema güçlü bir görsel araçtır. Sinemanın evrensel dili defalarca kültürel mirası konu edinmiş, uluslararası bilinirliği arttırmış ve tanıtıma katkı sağlamıştır. Disiplinlerarası yaklaşımla “kültürel miras ve sinema” ilişkisi ele alınarak alanda öncü çalışmalardan biri ortaya konmaya çalışılmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Kadimden Cedide Osmanlı Donanması: 1770-1790
Osmanlı donanmasının yakıldığı 1770 yılındaki Çeşme faciasından sonra, donanmanın yeniden inşası Devlet-i Aliyye ileri gelenlerinin en önemli meselelerinden olmuştur. Akdeniz’de ve Karadeniz’de donanma zafiyetinin sebep olduğu nazik durum, imparatorluğun başkentinin de tehdit altında olduğu nadir görülen bir kriz ortamı yaratmıştır. Bu araştırma, bir donanmanın yakılmasının ardından ne şekilde yeniden inşa edildiğini ortaya koymaktadır. Bu yapılırken, Osmanlı bahriyesi ekseninde bir değişim ve dönüşüm çağı da başlamıştır. Türk tarihinde Avrupaî tarzda ve sürekliliği olan ilk mühendishânenin bahriye bünyesinde kurulması bu sebeple şaşırtıcı değildir. Elinizdeki eser, büyük ölçüde Cezayirli Gazi Hasan Paşa’nın kaptanıderya olduğu 1770-1790 yılları arasında, Osmanlı donanmasının yelkenli gemilerine ait toplu ve detaylı bilgilerin olduğu ilk çalışmadır. Donanmanın unsurlarına dair ağırlıkla yerli ve yabancı arşiv belgelerinden hareketle üretilen somut veriler sayesinde, bu dönemde Osmanlı donanmasının Batı donanmaları ile kıyaslamaları yapılarak konumu gerçekçi bir zemine oturtulabilmiştir. Osmanlı gemi inşa ve donanımı ile silah sanayiinin yükselişe geçtiği bu dönem, klasik “gerileme” ve “dağılma” paradigmasına da yeni bir boyut kazandırmaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKLERDE TİCARETİN SEYRİ
Tarihi süreç içerisinde büyük ticari yol ağları boyunca uzanan toprakların Türk devletlerinin hamiliğinde birleştiği görülmektedir. Bu süreç içerisinde Türk devletlerinin ticari sistem geliştirme ve yönetmeyle ilgili becerilerinin olduğu müşahede edilmektedir. Bu anlamda Türk devletlerinde uygulanan para politikalarının izlerini takip edebilmek mümkündür. Ayrıca ticareti geliştirmeye yönelik serbest ticaret pazarları kurma gibi ileri ticari politikaların uygulanması da dikkate değerdir. Bütün bu sebeplerden dolayı Türk tarihi araştırmalarında Türk devletlerince uygulanan ticari faaliyet ve politikalar üzerinde önemle durulmalıdır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Örgütlerde Toksik Davranışlar
Canlılara zarar veren, zehirli bir madde anlamına gelen toksik kavramı son yıllarda sadece fen bilimleri açısından ele alınan bir kavram olmaktan çıkmış örgütsel anlamda da çok sık kullanılmaya başlanıldığı görülmektedir. Günümüzde örgütsel yönetim açısından da incelenmesi gereken önemli bir kavram haline gelmiş durumdadır. Örgütsel başarının önünde zehirli sayılan toksik davranışlar ortadan kaldırılmadan örgütsel bir başarıdan bahsedilmesi mümkün değildir. Bu yönüyle örgütlerin varlıklarını sürdürebilmeleri ve sağlıklı bir ortamda faaliyetlerde bulunabilmeleri için olumsuz davranışlar olarak ifade edilen “toksik davranışlar”ın neler olduğu ve nasıl baş edilmesi gerektiği hususu hem yöneticilerin hem de çalışanlar açısından önemle üzerinde durulması gereken konuların başında gelmektedir.
Çalışmada bütününde genel olarak, örgütlerdeki toksik davranışlar olarak ifade edilen; sapma, intikam, işyerinde saldırganlık, toksik örgütsel unsurlar, nepotizim, ikiyüzlülük, sessizlik, sinizim, cam tavan sendromu, kraliçe arı sendromu, mobbing, iş yeri nezaketsizliği, kronizm, haset ve ifşa etme ile ilgili konular hakkında bilgiler verilmiştir.
“Örgütlerde Toksik Davranışlar” başlıklı bu bilimsel eserin okuyuculara faydalı katkılar sunması temennisiyle
Dr. Öğr. Üyesi Turhan MOÇ
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Süleymân bin Mustafavî el-Kütahyavî LUGAT-İ KUR’ÂN
Anadolu sahasındaki ilk Kur’ân lugati olan Firişteoğlu Lugati’nden sonra çeşitli sözlük çalışmaları yapılmıştır. Elinizdeki çalışma da Bosna-Hersek Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi’ne R-1142 numara ve al-luġa fı̇̄ kalimāt al-qur’ān al-mağı̇̄d adıyla kayıtlı 49 varaktan müteşekkil Kur’ân sözlüğünün neşridir. Yazmada, eserin adına dair her hangi bir kayıt bulunmasa da eser, tarafımızdan dönemin diline uygun olarak Luġat-i Kur’ān olarak isimlendirilmiştir. Eserin yazılış tarihine dair bir kayıt yoktur; fakat içindeki karinelerden hareketle 16. yüzyıl metni olduğu anlaşılmaktadır. Müellifi Süleymān bin Muṣṭafavı̇̄ el-Kütahyavı̇̄’dir.
₺910,00
KİTAP TANITIMI
Kâbil Elçisi Ömer Fahreddin Paşa
Mohaç Meydan Muharebesi’nin (29 Ağustos 1526) kazanılmasında önemli bir payı olan meşhur Akıncı Bali Bey’in (Balioğulları) soyundan gelen Rusçuklu Ömer Fahreddin Paşa, yapmış olduğu faaliyetlerle Türk tarihinde araştırılmaya değer bir kişilik olarak her zaman dikkat çekmiştir. Uzun süren askerlik hayatında Paşa, en büyük şöhretini Medine’yi savunmasında göstermiş olduğu fedakârlıklarından almıştır. Paşa, Medine’de İngilizlere ve onların işbirlikçisi Şerif Hüseyin’e karşı amansız bir mücadele vererek tüm Müslümanların kalbi olan Medine’yi son ana kadar savunmuştur. Bu şekilde şöhret kazanan Paşa, Medine çöllerinden anayurda döndüğünde yeni bir göreve daha layık görülmüştür. Bu görev, onun “Medine Müdafii” şöhretiyle çok ilgili bir hususiyeti barındırmıştır. Artık Paşa, Ortadoğu’da ve bu coğrafyada Türkler için önemli olan Afganistan’da yine İngilizlere karşı aynen Medine’deki gibi bu sefer diplomatik bir savaşın ön cephesinde elçi olarak yerini almıştır. Ömer Fahreddin Paşa’nın Kabil Elçiliği faaliyetlerini konu edinen bu kitap, gizlilik durumu 12.11.2021 tarihinde kaldırılmış arşiv belgelerinden ve bu konuda yazılmış eserlerden hareketle ortaya çıkarılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
İnsan Kaynaklarından Yetenek Yönetimine Endüstri 4.0
Kitabın birinci bölümünde; Endüstri 4.0 konusu geniş bir literatür taraması ile sistematik olarak ortaya konulduktan sonra, Türkiye’nin Endüstri 4.0 devrimine hazırlık durumu tartışılmıştır. Tartışma, Türkiye’nin “Dijital Dönüşüm Yol Haritası” baz alınarak; internette ulaşılabilen İK’cı blogları, şirket uygulamaları ve Türkiye’nin mevcut endüstri yapısı ile ilgili resmi kaynaklardan elde edilen açık veriler temelinde yürütülmüştür. Türkiye’nin mevcut yol haritasının, oluşturulan bu bürokratik yapılanma ile ülkeyi Endüstri 4.0’a zamanında hazırlaması olasılığı zayıf görüldüğünden, Türkiye için Endüstri 4.0’a yeni bir geçiş modeli (KOBİ İnisiyatifi Modeli) önerilmiştir.
Kitabın ikinci bölümünde, mevcut literatürdeki sığlığa dikkat çekilerek, İKY’nin Endüstri 4.0 Devriminde bir geleceği olup olmadığı tartışılmıştır. Mevcut metafor ve tanımlanan yeni İK paradigması ışığında, İKY rol ve işlevler yönünden irdelenerek literatüre mütevazi ölçülerde de olsa bir katkı sağlanması amaçlanmıştır.
Henüz Endüstri 2.0 ve Endüstri 3.0 devrimlerini aynı anda yaşamakta olan ve orta gelir tuzağından çıkmaya çalışan, teknolojik taklit ve adaptasyon kabiliyeti yüksek ancak insani sermayesinin gelişmişlik düzeyi oldukça düşük bir ülke olan ülkemizde Endüstri 4.0 farkındalığının yaratılması yaşamsal önem taşımaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
OMURGALI HAYVANLARIN ANATOMİSİ
Hazırlamış olduğumuz Omurgalı Hayvanların Anatomisi’ne ait ders notlarımız iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda omurgalı hayvanların anatomilerine ait bilgiler şekillerle desteklenerek ders notları şeklinde verilmiştir. İkinci kısımda ise ders notlarındaki bilgilerin daha iyi anlaşılması için laboratuvar kılavuzu olarak hazırlanmıştır. Böylece ders ve laboratuvar bilgileri birlikte verilerek daha kalıcı ve aktif bir öğrenim planlanmıştır. Ders notları kısmında anatomi, deri, iskelet sistemi, kas sistemi, sindirim, dolaşım, solunum, boşaltım, üreme ve sinir sistemleri hakkında bilgiler verilmiştir. Laboratuvar kılavuzu kısmında ise deri ve iskelet sistemi kısmına ait uygulamalar öğrencinin ilgisini çekecek şekilde hazırlanmıştır.
KİTAP TANITIMI
Hata Türü ve Etkileri Analizi Ve Sektör Uygulamaları
Bu çalışma, Hata Türü ve Etkileri Analizi yönteminin sistem yaşam döngüsünün farklı aşamalarında ve farklı sektörlerde nasıl uygulanabileceğini gösteren bütüncül bir metodolojik çerçeve sunmaktadır. Gıda üretim süreçlerinden makine tasarımı ve bakım faaliyetlerine kadar uzanan bu yaklaşım, risk temelli düşünmenin yalnızca bir analiz aracı değil, aynı zamanda sürdürülebilir güvenlik ve kalite yönetiminin temel unsurlarından biri olduğunu da ortaya koymaktadır.
₺950,00
KİTAP TANITIMI
İNGİLİZ TUTANAKLARINDA MONDROS VE MUDANYA
ÖLÜM VE HAYAT ARASINDA İKİ MÜTAREKE…
Mondros ve Mudanya Mütarekeleri, Türk Tarihi’nin modern zamanlardaki en önemli kırılmalarındandır ve mukadderat belirleyici yönleriyle belki de en önemlileridir. Bunlardan ilki, I. Dünya Savaşı’nı resmen sonlandıran, en kötü ihtimalle şartları ağır bir barış getirmesi beklenirken, Osmanlı Devleti’ni yeni bir parçalanma projesine dahil eden ve Sevr’e uzanan süreçte bunu başlatan gelişmelerin ilk adımıdır. Türk Milleti için kabul edilemez şartları muhtevi bir mütarekedir, hatta mütareke de değil, hükümlerinin ağırlığı göz önüne alındığında bir teslimiyet belgesidir. Zira 25 maddelik bu metinde, yüzyıllardır bu bölgenin sakini olan Türklerin hukukuna hiçbir şekilde temas edilmemektedir. İmzalanmış bu maddelerle, Türklere Anadolu’da hayat hakkı tanınmıyor ve Oryantalizm meselesi de Batılı devletler ve milletler açısından çözüme kavuşturuluyordu. Buna karşılık bu mütarekelerin ikincisi olan Mudanya, Türk Milleti için yeni bir hayat alanı sağlıyor, kendisine karşı izlenen menfur politikaları sonlandırıyordu. Neticede daha önceden var olan ve meş’um Mondros Mütarekesi’nin doğurduğu yeni problemler, büyük bir muzafferiyetle sonuçlandırılan Türk Milli Mücadelesi’yle ortadan kaldırılıyor ve imzalanan Mudanya Mütarekesi de bu zaferi taçlandırıyordu. Türk Milleti için bir son ve yeni bir başlangıç olan Mondros ve Mudanya Mütarekeleri, bugüne kadar bazı eserlerde tam metin olarak bilim alemine sunulmuştu. Elinizdeki bu kitap, bu iki mütarekeye ait İngilizlerin bizzat tuttukları zabıtların ve belgelerin incelenmesiyle oluşturulmuştur ve İngiliz tutanaklarının ilk kez tam metin olarak yayınlanması açısından büyük önem arz etmektedir.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Benlik Saygısı ve Din
İnsanın kendisini gerçekçi bir şekilde görerek değerlendirmesini, kendisini olduğu gibi kabullenmesini ve kendisine sevgi, saygı duymak suretiyle kendi özüne güvenebilmesini sağlayan olumlu bir ruh hali olarak benlik saygısı, ruhsal anlamda sağlık ve mutluluğun bir anahtarı ve başarılı olmanın ön koşuludur.
Kişinin kendisini beğenmesi, kendi benliğine saygı duyması için üstün niteliklere sahip olması gerekmez. Çünkü benlik saygısı, kişisin kendini olduğundan aşağı ya da olduğundan üstün görmeksizin kendinden memnun olma durumudur. Kendini değerli, olumlu, beğenilmeye ve sevilmeye değer bulmaktır. Kendini olduğu gibi, gördüğü gibi kabullenmeyi, özüne güvenmeyi sağlayan bir ruh halidir.
KİTAP TANITIMI
HERBERT MARCUSENİN BASKICI HOŞGÖRÜ KAVRAMI VE TEKNOLOJİ TEZLERİ
Frankfurt Okulu adıyla bilinen ve resmi olarak 1923 yılında kurulan Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü’nün üyesi filozof, sosyal aktivist, teorisyen Herbert Marcuse (1898-1979), Marksist teoriyi, modern kültür, politika ve toplum odaklı çalışmalarla ele almıştır. Marcuse, aynı zamanda, erken dönemden geç döneme kadar inceleme konusu yaptığı patolojik toplumdaki teknoloji kavramını, çalışmalarının odak noktasına taşıyan bir düşünürdür. Yeni Sol hareketlerin guru‘su olarak tanımlanan Marcuse, Saf Hoşgörünün Bir Eleştirisi kitabında kaleme aldığı baskıcı hoşgörü (repressive tolerance) çalışmasıyla, dönemin siyasi ve toplumsal meselelerine teorik müdahalesini gerçekleştirmiştir.
Bu kitap, Marcuse’nin teknolojiye yönelik seçilmiş makalelerinde yer alan tezlerini ve baskıcı hoşgörü temasını bir araya getirmeyi hedeflemektedir. Marcuse’nin diyalektik yönteminde, iktidar merkezli ve tahakkümcü bir sisteme referans yapan hoşgörü ve teknoloji kavramı ters yüz edilerek şekillenmektedir. Çalışma, teknoloji-baskıcı hoşgörü ilişkisinin, günümüz dijital dünyasında nasıl şekilleneceğine odaklanmaktadır. Eserde, Marcuse’nin teknoloji tezlerinin tahakkümcü bir yansıması mı, Mesiyanik bir ütopyacılık mı içerdiği sorusuna yönelik bir analiz gerçekleştirilmektedir. Böylece, Janus yüzlü teknolojinin özgürleştirici ve baskılayıcı unsurlarının, hoşgörü konseptine kucak açma ihtimali sorgulanmaktadır.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
AİLE İŞLETMELERİNDE STRATEJİK YÖNETİM
Neoliberal normların git gide yerleştiği 1980 ve sonrası süreçte sosyal bilim araştırmacıları aile işletmelerine olan odaklarını arttırmışlardır. Bu ilginin artmasında aile işletmelerinin toplam işletme payı içinde en yüksek orana sahip olmasının etkisi ve bu etki sonucunda aile işletmelerinin daha iyi anlaşılma ihtiyacı önemli kriterlerdendir. Bu kitapta, aile işletmeleri ve stratejik yönetim bakış açısı bir araya getirilerek uzun vadede aile işletmelerine kalıcı bir yol haritası çizmelerine yönelik bir kaynak sağlama amacı güdülmüştür. Her biri farklı yazarlarca kaleme alınan kitabın içeriğinde stratejik yönetim çatısı altında temel stratejilerden başlanarak kurumsal, uluslararası stratejileri de içine alan bir kaynak oluşturulmuştur. Emeği geçen tüm yazarlarımıza teşekkür eder, aile işletmelerine farklı bir bakış açısı sunmasını temenni ederim.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Nâme-İ Dil
Osman Rahmî Ve Eserleri Biyografik Kaynaklarda Ve Edebiyat Tarihlerinde Yer Almamaktadır. Osmanlı Arşivlerindeki Kayıtlara Göre Şair 1248 (1832/33)’De İstanbul’da Doğmuş Ve Şûrâ-Yı Bahriye Başkâtibi İken Kendi İsteği Üzerine 28 Şaban 1312 (24 Şubat 1895)’Te Malulen Emekli Olmuş Ve 20 Kânun-I Sânî 1311 (1 Şubat 1896)’Da 64 Yaşında İken Vefat Etmiştir.
Nâme-İ Dil Ve Hayâl-İ Dil İsimli Eserler Divan Şiiri Geleneğine İlginin Azaldığı 19. Yüzyılda Kaleme Alınmış Manzum Sergüzeşt-Nâmelerdir. Şairlerin Yönünü Daha Çok Batı Edebî Ürünlerine Çevirdiği Bir Dönemde Osman Rahmî’nin 30 Yaşında İken Tamamlandığı Bu Eserlerle Divan Şiiri Geleneğini Sürdürmeye Çalışması Dikkate Değerdir. Şairin Bu Eserlerde Form Ve İçerik Olarak Sergüzeşt-Nâme Geleneğine Yeni Boyutlar Kazandırdığı Görülmektedir. Nâme-İ Dil Şairin Yaşadığı Dönem Hayatından İzler Yansıtması Ona Ayrı Bir Özellik Katmaktadır.
Eserlerdeki Çok Sayıda Gazelde Âşığın Sevgilinin Güzelliği Karşısındaki Aczi Ve Ona Kavuşmak İçin Çaresizce Yaptığı Duygu Dolu Yakarışları İle Karşılaşılmaktadır. Osman Rahmî Bu Şiirler Arasındaki, Fuzûlî, Bâkî, Nef‘Î, Şeyhülislam Yahyâ Ve Nedîm Gibi Divan Şiiri Geleneğinin Önde Gelen Şairlerine Nazire Olarak Değerlendirilebilecek Çok Sayıda Gazel İle Bu Geleneğini De Sürdürmeye Çalışmaktadır. Nâme-İ Dil’deki 45 Beyit Uzunluğundaki Manzum Mektup, Dile Getirilen Duygular Ve Onların Etkileyici Tasviri İle Eserdeki En Güzel Şiirler Arasındadır. Manzûmenin Bu Yönüyle Divan Şiiri Geleneğindeki En Etkili Manzum Mektuplar Arasında Sayılabilecek Nitelikte Olduğu Görülmektedir.
Rahmî’nin Eserlerinde Divan Şiiri Geleneğindeki Âşık-Sevgili Tasavvurunda Dikkati Çekici Farklı Yaklaşımlar Sergilediği Görülmektedir. Sevgiliye Kavuşmanın Da Kalıcı Bir Mutluluk Getirmeyeceği Ve Sonunun Ayrılık Olacağı, “Vuslatın Âhiri Derd [Ü] Firkat” (Mend. B. 442) Düşüncesi Bunlardan Birisidir. Bu Çerçevede Âşığın Kendisini “Sezâ-Yı Vuslat” (Muhd. 2, Bt. 5) Gören Sevgiliye Karşı Kendisini “Bezm-İ Visâle Nâ-Sezâ” Görmesi Ve Ona “Kulluk Yeter Devlet Bana” (Muhd. 2, Bt. 6) Karşılığını Vermesi Konunun Divan Şiiri Geleneğinde Ele Alınışına Farklı Bir Boyut Kazandırmaktadır.
İçeriklerindeki Kadar İsimlerinde De Gönlü Öne Çıkaran Bu Eserler, Gerek Anlatım Gerekse Kurgularıyla Rahmî’nin Önemli Bir Edebî Birikim Ve Sanat Yeteneğine Sahip Olduğunu Yansıtmaktadırlar.
₺450,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİK
Kıran kırana bir rekabet dünyasında girişimciler iktisadi, kültürel, siyasi ve sosyal değerler ile küresel ekonominin önemli aktörü olmaya devam etmektedirler. Evet, burada sana uygun bir yerimiz var demeyi alışkanlık edinmiş bir şirket kültüründen”ayır, uzun vadede sana uygun yerimiz olmayabilir” dünyasına geçilen rekabet ortamında girişimciler kritik bir öneme sahiptir. Bu hızlı değişim onlar için adeta bir eşik aralığıdır. Takım çalışması, proje ekipleri, girişim takımları gibi örgüt içinde daha spesifik grupların yenilik geliştirme etkinlikleri son yıllarda hızla artmaktadır. İşletme içinde yeni işler oluşmakta, bu işlerin içinde daha küçük girişim takımlarıyla başka işler geliştirilmektedir. İçiçe geçmiş girişimsel etkinlikler sayesinde girişimciliğe bakış açısı da eklektik hale gelmektedir. Gündelik yaşamda bu işin içinde bir iş var sözü bile sanki girişimsiz bir yaşamın olmadığını ve günümüz ortamını doğrular gibidir. Kuşkusuz bir şirketi kurmak ve bu konuda mücadele vermek girişimcilerin ana faaliyetleri olarak devam etmektedir. Oysa kurulu bir şirkette yenilik yapmak ise aktivist ve fikir şampiyonu dediğimiz içgirişimcilerin işidir. Girişimcilik ilham almak, ilham vermek, cesaretlenmek, cesaretlendirmek gibi etkileşimli ve sarsılmaz bir özgüveni içerir. Açıkçası aklın güdüler yoluyla kavradığı bir manifestosudur. Dolayısıyla girişimcilik herkesin söylediği şeyi çok az kişinin uygulamaya dönüştürmesidir: Çok çalışmak… Bunun azami bir gayret, mücadele, sabır ve eğitim meselesi olduğu gerçeğinden hareketle; girişimcilik, popüler anlamda start-up terimini doğrular. Bu da öğrencilerin okul kampüsünden içeriye girdikleri anda başlamaktadır. O halde girişimciliğin özünde nitelikli ve ayrıcalıklı bir özellik yatar. Önemli olan bu potansiyellerin neler olduğu, nasıl kullanıldığı ve ne şekilde açığa çıkarılması gerektiğidir.
KİTAP TANITIMI
Spinoza’da İdeoloji Kavramının Kökenleri
Spinoza 17. yy. felsefesinin en önemli figürlerinden biridir ve bu felsefe, tarihsel olarak tam bir geçiş ve kriz dönemi içinde konumlanır. 17. yy. kapitalizmin yavaş yavaş tarih sahnesine çıktığı, seküler dünya görüşünün kamusal alanda yaygınlaştığı fakat siyasal alanda hala eski-yeni çatışmasının tüm şiddetiyle devam ettiği bir dönemdir. Bu tarihsellik Spinoza felsefesine de yansımıştır. O, öncelikle mutlak bir Tanrı ispatı çabası içine girmiş, epistemoloji, etik, siyaset alanlarını sonraya bırakmıştır. Bizim bu kitapta sorunsallaştırmaya çalıştığımız şey; Spinoza felsefesinin yine siyasetin en önemli kavramlarından biri olan ideoloji ile ilişkisini kurmak olacaktır. Bilindiği üzere İdeoloji kavramının temel bir siyaset kavramına dönüşmesi süreci oldukça yenidir. Marks’la birlikte özellikle vücut bulan kavram, 19. yy.ın kurumsallaşmış kapitalist dünyasından 20. yy. faşizm rejimlerine kadar uzanan izlekte ve günümüzün post-modern toplumunda güncelliğini hala muhafaza etmektedir. Bu anlamda, Spinoza’nın kurduğu ontolojik-etik-siyaset evreninin, kavramın derinleştirilmesinde bize önemli imkânlar sağlayacağını düşünerek, özellikle Marks’ın farklı ideoloji yorumlarının, Spinoza’daki karşılığı veya yankısı üzerine bir soruşturma yapılacaktır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Amerikan Board Misyonerlerinin Balkanlar ve Ortadoğu Coğrafyasındaki Anatomisi (1820-1923) Cilt I
“Amerikan Board Misyonerlerinin Balkanlar ve Ortadoğu Coğrafyasındaki Anatomisi (1820-1923)” başlıklı bu çalışma, geleneksel tarih yazımının olay odaklı ve çoğu zaman teolojik ya da siyasal çerçevelerine alternatif olarak kolektif biyografi yöntemini benimsemekte; sahada görev yapan Amerikalı misyonerlerin demografik ve mesleki özelliklerini bütüncül bir veri seti üzerinden analiz etmektedir. Birincil arşiv kaynaklarının titiz bir çapraz kontrolle değerlendirilmesine dayanan bu yaklaşım, Amerikan Board’un bölgedeki insan kaynağını somut ve ölçülebilir bir çerçevede ortaya koymaktadır.
Çalışmanın iki ciltli yapısı, veri ile analitik yorumu ayrıştırarak hem kapsamlı bir envanter hem de istatistiksel ve sosyolojik çözümleme sunmaktadır. Çalışma, Board’un başarısını yalnızca maddi imkânlarla değil, yüksek nitelikli insan kaynağı ve bu kadro içinde gelişen akrabalık/evlilik ağlarıyla açıklamakta; özellikle “misyoner hanedanlıkları”nın kurumsal süreklilikteki rolünü vurgulamaktadır. Bu yönüyle araştırma, 1820-1923 yılları arasında Ortadoğu’daki faaliyetlerin insanî altyapısını sistematik ve ampirik biçimde analiz eden özgün bir katkı sunmaktadır.
₺480,00
KİTAP TANITIMI
Londra’dan Sonra ya da Vahşi İngiltere
Viktorya dönemi İngiliz yazarı Richard Jefferies’in After London, or Wild England (1885) romanı, Londra’dan Sonra Ya Da Vahşi İngiltere başlığıyla ilk kez Türkçe’ye bu kitapla kazandırılıyor. Roman, artık Londra’nın olmadığı felaket sonrası İngiltere’sini anlatırken okuru yalnızca yıkılmış bir dünyanın değil, yeniden kurulan bir hayatın da içine çeker. Yolların, şehirlerin ve düzenin ortadan kalktığı vahşi coğrafyada hayatta kalmak kadar insan kalabilmek de zordur. Doğanın geri dönüşü ve insanın uygarlıkla kurduğu ilişkiyi sorgulatırken roman, distopya edebiyatının öncü metinlerinden biri olarak dikkat çeker. Karanlık atmosferi, güçlü doğa tasvirleri ve şaşırtıcı öngörüleriyle After London, or Wild England, bugünün okuruna düşündürücü ve çarpıcı bir okuma deneyimi sunuyor.
₺450,00
KİTAP TANITIMI
Mert Irmağı Havzasında (Samsun) Doğal Afet Risklerinin Analizi
Nüfusunun artmasıyla ihtiyaçlar da artmaktadır. Sanayileşme, yanlış arazi kullanımı, yanlış tarım teknikleri, tarım arazilerinin yerleşmeye açılması gibi sebeplerle arazi üzerine baskı gün geçtikçe artmaktadır. Bu baskı ile doğal olan bazı süreçler afet karakteri kazandırmaktadır.
Mert Irmağı kıyı kesimi geçmişte yaşanan taşkın afetleri ve yerleşim alanlarını etkileyen heyelan olayları ile karşı karşıyadır. Ayrıca iç kesimlerde de erozyon riskinin olduğunu söylemek mümkündür. Böylesi bir özellikteki sahanın bu eserle doğal afet risk açısından değerlendirilmesi, olası risk yerlerinin tespit edilmesi coğrafi bilgi sistemleri teknikleri ile kaleme alınmıştır.
Bu kitap Mert Irmağı Havzasında hem ayrıntılı fiziki coğrafya çalışması olacağı hem de gelecekteki planlamalarda önem teşkil edeceği düşünülmektedir.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
BOLLUK TRAVERTEN KONİLERİ
Türkiye, karstik şekiller açısından birçok jeomorfolojik zenginliği bünyesinde barındırır. Bu zenginliklerden biri de Cihanbeyli (Konya) güneyinde yer alan Bolluk Gölü ve çevresindeki traverten konileridir. Bolluk Gölü ve çevresinde, morfolojik özelliklerini koruyan ve kaybetmiş toplam 71 adet traverten konisi bulunmaktadır. Dünyanın başka bir yerinde bu kadar sayıda traverten konisi bulunmamaktadır.
Jeomorfolojik, hidrografik ve jeolojik koşulların bir sonucu olarak meydana gelen traverten konileri ender bulunan traverten birikim şekilleridir. Maalesef karstik jeomorfosit özelliği taşıyan traverten konileri tehdit altındadır. Madencilik, taşocağı işletmeciliği, tarımsal faaliyetler, aşırı su çekimi, ulaşım hatlarını düzenleme gibi çeşitli antropojenik faaliyetler sonucunda bu hidrojeomorfolojik yapılar yok olmakta, morfolojik özelliklerini kaybetmekte, sayıları gün geçtikçe hızla azalmaktadır.
Bu kitapta Bolluk Gölü ve çevresinde yayılış gösteren traverten konileri ve traverten kanalları teker teker incelenmiştir. Arazi çalışmalarına dayalı olarak konilerin jeomorfolojik özellikleri ortaya konularak başlıca sorunlarının neler olduğu anlatılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
XVI. YÜZYILDA OSMANLI HAKİMİYETİNDE BUDİN
Macaristan, Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapılan Mohaç Savaşı (1526) ile önce Osmanlı himayesine 1541 yılında ise Budin Sancağı’nın kurulmasıyla birlikte tamamıyla Osmanlı hakimiyetine girmiştir. Bu tarihten itibaren Macaristan, Osmanlı Macaristanı, Habsburg Macaristanı ve Erdel Prensliği olmak üzere üç kısma ayrılmıştır. Bu çalışmada Osmanlı Devleti’nin Orta Avrupa’ya yapılan seferlerde en önemli askeri üslerinden birisi olan ve içinden geçen Tuna Nehri vasıtasıyla stratejik bir konuma sahip olan Budin Sancağı ve Budin Kalesi’nin XVI. yüzyıldaki siyasi, idari, demografik ve ekonomik yapısını aydınlatılmaya çalışılmıştır.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
21. YÜZYILDA BÜTÜNLEŞİK PAZARLAMA İLETİŞİMİ
Yeni teknolojiler ve değişen piyasa koşullarıyla sürekli gelişen pazarlama iletişimi dünyasının hızına erişmek, gerek profesyoneller gerekse akademisyenler için oldukça güçtür. Her gün yeni bir jargonla karşı karşıya kaldığımız bu dünyada, yenilikleri takip etmek elbette önemlidir: ancak bu alanın temellerini anlamadan yeniliklere adapte olmak da mümkün değildir.
Bu kitap, bütünleşik pazarlama iletişimini çeşitli boyutlarıyla ele alarak işletmelerin tüketicilere yönelik etkili iletişim kurma çabalarına ve bütünleşik pazarlama iletişimi araçlarıyla ilgili yeni gelişmelere ilişkin literatüre katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.
21. Yüzyılda Bütünleşik Pazarlama İletişimi kitabında geçmişten günümüze pazarlama iletişimini şekillendiren kavram ve süreçler irdelenmektedir. Bu çerçevede, bütünleşik pazarlama iletişimi, doğrudan pazarlama, dijital pazarlama, sosyal medya pazarlaması, deneyimsel pazarlama, nöro pazarlama, nüfuz pazarlaması ve kurumsal iletişim gibi konular 14 başlıkta 18 yazar tarafından incelenmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Sicilya’da II. Frıedrıch İle Papalık Arasındaki Hâkimiyet Mücadelesi (1194-1268)
Grek, Latin ve bilhassa Müslüman kültürüyle harmanlanmış olan Sicilya’da yetişen II. Friedrich, zamanla döneminin Batı’daki en büyük idarecisi olmayı başardı. Diğer yandan kurumsallaşıp güçlenerek büyük bir güç haline gelen Papalık, Avrupa’da ruhani liderliğin yanında dünyevi otoriteyi de elinde bulundurma arzusu taşımaktaydı. Çağdaşlarının aksine dini önyargılardan uzak aydın bir idareci olan II. Friedrich, Papalığın kendisine dayatmak istediği siyasi otoriteye boyun eğmedi. Bu durum iki taraf arasında büyük bir çekişme ve hâkimiyet mücadelesi yaşanmasına neden oldu.
Bu çalışmada II. Friedrich’in, Sicilya Krallığı merkez olmak üzere İtalya ve Almanya (Kutsal Roma İmparatorluğu) topraklarında Papalığa karşı verdiği mücadeleyi ele aldık. Dönemin Sicilya’sının siyasi, dini, sosyokültürel tarihi yanında Papalık ve Kutsal Roma İmparatorluğu’nun tarihine de ışık tutan bu çalışmanın ilgili literatüre katkı sağlayacağını düşünüyoruz.
KİTAP TANITIMI
Kosova Türklerinin Manileri ve Mani Söyleme Geleneği
Kosova Türklerinin Manileri ve Mani Söyleme Geleneği (İnceleme ve Metinler) adlı bu kitap, Kosova Türklerinin sözlü kültür ürünlerinden manilerin bağlam merkezli bir biçimde incelenmesiyle oluşturulmuştur.
Kosova Türklerinin mani söyleme geleneğine dair bilgiler ve manilerin büyük bir kısmı, alanda yapılan derleme çalışmaları ile elde edilmiştir. Bu nedenle bu kitap, 21. yüzyılda Kosova Türklerinin kültürel varlıklarının bir ispatı olan sözlü kültür ürünlerinin elde edilmesi, bir bütün olarak mani söyleme geleneğinin incelenmesi ve değerlendirilmesi açısından önemlidir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
VAKIF İNSAN PROF. DR. HİKMET ÖZDEMİR ARMAĞANI
Vakıf ve vâkıf insan, bilim insanı, eğitimci, vaiz, şair, bürokrat, siyasetçi, daha sayılabilecek birçok vasfı haiz, hayatı mücadele ile geçmiş bir mümin Prof. Dr. Hikmet Özdemir. Bütün bu vasıflarının yanında bir o kadar mütevazı ve yüce gönüllü bir şahsiyet. Tercümeihâli bunu gösteriyor, hayatın her alanında var olmuş, mesleki vazifelerinin yanında vakıf işleriyle uğraşarak toplumun manevi anlamda ilerlemesine büyük katkılar sunmuştur.
Hikmet Özdemirin siyasetçiliği, birçok vakıf ve dernekte mütevelli heyet başkanı olması ve mesleki kariyeri sebebiyle hayatına dair bilgiler yazılı ve görsel basında parça parça ve dağınık hâldeydi. Biz öğrencileri bu bilgileri toplayarak, kimilerini tashih ederek ve eksik kalan kısımları hocamızla farklı zamanlardaki görüşmelerimizde tamamlayarak bir araya getirmeye çalıştık. Ve bu örnek şahsiyeti bilenlere hissettirmek, bilmeyenlere bildirmek; bizlere, hassaten gençlere örneklik etmesi maksadıyla hocamıza Armağan kitabı çıkarmaya karar verdik. Elinizdeki kitap, bu düşüncenin ürünüdür.
₺1.600,00