KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

L’homme et son tragique: l’humanisme dans la Peste d’Albert Camus
₺405,00 -

Kur’an Tilavetinde Temsili Okuma
₺340,00 -

KIRGIZ ÇOCUK EDEBİYATI
₺300,00 -

Kadimden Cedide Osmanlı Donanması: 1770-1790
₺340,00 -

İş Güvenliği Bağlamında İş Becerikliliği ve İş Performansı
₺275,00 -

İmalat İşletmelerinde Altı Sigma Uygulamaları
₺210,00 -

II. Abdülhamid Han Devri Önemli Restorasyonları: Şam Emevi Câmii ve Selanik Ayasofya Câmii
₺890,00 -

Hapishane Edebiyatı ve Dünya Edebiyatında Hapishane Deneyimleri
₺260,00 -

GÖLGENİN EDEBİYATTAKİ İZDÜŞÜMLERİ
₺250,00 -

Geleneksel Yayıncılıktan Dijital Yayıncılığa “Televizyon Mecrası”
₺390,00 -

Ferdî ve Dîvânı
₺650,00 -

Erken Çocukluk Gelişimi ve Eğitimi
-

Eğitim Psikolojisi
-

DİNAMİK ARAÇ ROTALAMA PROBLEMLERİ
₺235,00 -

DEVELOPING ESP COURSES IN THE FLIPPED LEARNING ENVIRONMENT
₺235,00 -

ÇAY BİTKİSİNİN VERİM VE KALİTESİ ÜZERİNE BAZI TOPRAK VE BİTKİ ÖZELLİKLERİNİN ETKİSİ
KİTAP TANITIMI
Çatışma ve Barış Üzerine Temel Kavramlar
“Soğuk Savaşın sona ermesi ile bir dönem kapanırken şimdi çatışmaların başka bir şekilde gerçekleştiğine tanık olduğumuz, ancak henüz isimlendirilmemiş yeni bir dönem içindeyiz. Bu yeni dönemin doğru bir şekilde ele alınması için çok yönlü çalışmaların gerçekleşmesi gerekecektir. Bu kitabın bu çalışmalara önemli bir katkıda bulunacağına inanıyorum.”
Selim Yenel, Emekli Büyükelçi, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı,
Birinci Genel Sekreter Yardımcısı
“Çatışma ve Barış Üzerine Temel Kavramlar kitabı çok uzun zamandır ihtiyacımız olan bir kaynak olarak, hem öğrenciler hem de barış ve çatışma konularında araştırma yapan akademisyenlerin ilk başvuru noktası olmaya namzet bir çalışma. Özellikle İngilizce literatürde yerleşik olarak kullanılan birçok çatışma ve barış terminolojisi ve kavram, bu kaynak kitap ile Türkçede hayat bulmakta. Tek referans noktası olma özelliğiyle bu kaynak kitabın içeriği özellikle geniş tutulmuş olup, her kavramın açıklaması anlaşılır ve akademik bir perspektifle okuyucusuyla buluşturulmuştur. Barış ve çatışma çalışmalarının temel kavramları bu kitapla Türkçede hayat buluyor…”
Prof. Dr. Alpaslan Özerdem, Coventry Üniversitesi
“Çatışma ve barış gibi iki ilişkisel ve karşıt kavramın tüm çağrıştırdıklarını tek bir sözlükte toplayan bu kıymetli çalışma Türkçe yazındaki önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Füsun Özerdem’in büyük bir özveri ile alandaki birikimlerini yansıttığı bu ansiklopedik sözlük, sadece alanın uzmanlarına değil, aynı zamanda bireysel, toplumsal ve küresel yaşamımızın temelindeki çatışma ve barış olgularını anlayabilmeyi isteyen genel okuyucuya hitap etmektedir.”
Prof. Dr. Sinem Akgül- Açıkmeşe, Kadir Has Üniversitesi
“Çatışma ve barış üzerine kullanılan terminolojinin disiplinler arası bir bakış açısıyla hazırlanması neticesinde ortaya çıkan bu kitap, literatürde önemli bir boşluğu dolduruyor. Sadece uluslararası ilişkiler üzerine çalışanlar için değil, aynı zamanda psikoloji ve sosyoloji üzerine çalışanlar için de yararlı bir kaynak.”
Prof. Dr. Tarık Oğuzlu, Antalya Bilim Üniversitesi
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Ucube ve Mahcube Hikâyesi
XVI. yüzyılda Farsçadan Seyid Ahmed bin Hasan Bali tarafından Türkçeye çevrilen Ucube ve Mahcube Hikâyeleri, Ucube ve Mahcube adını taşıyan iki söz ustası cariyenin, Mısır sarayından kaçırılıp getirilişini ve yeni geldikleri sarayda, sohbetlerine hayran şekilde bekleyen şaha, dokuz gün boyunca anlattıkları on sekiz hikâyeyi içerir. İnsan hayatında gerekli hüner ve faziletlerin hikâyeler yoluyla aktarıldığı bu klasik hikâye metninin, sadece Vatikan Nüshası çalışmaya konu edilmiştir. Bu nüshada Ucube ve Mahcube Hikâyesi Dede Korkut’un Vatikan Nüshası olarak bilinen metinle birlikte yer almaktadır. Dede Korkut Hikâyelerini aktarmış müstensihin kaleminden çıkması dil ve kültür malzemesi olarak metni ilgi çekici hâle getirmektedir.
Bu çalışma, Eski Oğuz Türkçesinin son dönemlerinin ve Osmanlı Türkçesinin ilk dönemlerinin dil özelliklerini taşıyan bu eserin transkripsiyonlu metnini, dizinini ve dili üzerine notları ihtiva etmektedir.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
HATAY’DAKİ SURİYELİLER
2011 yılında başlayan ve “Arap Baharı” olarak isimlendirilen süreçte milyonlarca Suriyeli ülkesini terk etmek zorunda kalmıştır. İç savaş nedeniyle canlarını kaybetme riski ile karşı karşıya kalan kitlenin oluşturduğu göç dalgası, ikinci dünya savaşından bu yana tüm dünyada görülen en kapsamlı yer değiştirme olayı olarak değerlendirilmektedir. Suriyelilerin geldikleri ülke ve bölgelere birçok açıdan etki edecekleri kaçınılmaz bir gerçektir. Başta sosyal, politik ve ekonomik etkiler olmak üzere geldikleri bölgenin yapısını dönüştürme potansiyeline sahip Suriyeli sığınmacıların karşılaştıkları temel sorunların doğru tespiti bu alanda üretilecek politikaların başarı derecesini önemli ölçüde belirleyecektir. Başarılı sığınmacı politikaları ise birçok açıdan olumsuz olarak değerlendirilen sığınmacı akınının etkilerini olumluya, tehditleri fırsata çevirme imkanı sağlayacaktır.
Bu çalışmada zorunlu göç ile yerinden edilen Suriyeli sığınmacıların Türkiye ve Hatay’daki mevcut durumları ortaya konulmuş, Hatay ili özelinde ekonomik ve toplumsal yapıya olan etkileri araştırılmıştır. Belirlenen tespitler ışığında Suriyeli sığınmacıların ekonomik ve toplumsal yapıya olası negatif etkilerinin bertaraf edilmesi, sığınmacı nüfusun Türk toplumuna uyumu ile meselenin bir kriz olmaktan çıkartılarak sosyal, kültürel ve ekonomik zenginlik fırsatına dönüştürülmesi konusunda politika önerilerine yer verilmiştir.
KİTAP TANITIMI
Bursalı Muhammed Âkif Efendi ve Mevlidi Mir’ât-ı Muhammedî
Mevlitler, İslamiyet’in kabulünden itibaren Türk şairlerinin oldukça rağbet ettiği bir nazım türü haline gelmiş, müellifler Hz. Peygamber’e duydukları sevgi ve hürmeti ifade etmek için pek çok türün yanında mevlitlerden de istifade etmişlerdir.
Türk edebiyatında yüzden fazla şairin mevlit yazdığı bilinmekte, bu metinler peyderpey ilim dünyasına kazandırılmaktadır. 19. yüzyılda kaleme alınan ve toplum tarafından sevilerek kabul görmüş, günümüzde de okunmaya devam edilen mevlitlerden biri de Bursalı Muhammed Âkif Efendi’nin Mir’ât-ı Muhammedî adlı mevlididir.
Âkif Efendi’nin genç yaşta vefat etmesine rağmen eserlerinden hareketle şiirle oldukça ilgilendiği; şiir bilgisine vâkıf, divan şiiri geleneği çerçevesinde şekil, vezin ve mazmunlara hâkim, dinî ve tasavvufî açıdan pek çok bilgiye hâiz olduğu görülmektedir. Mesnevi nazım şeklini kullandığı mevlidinin haricinde tespit edilen gazel, murabba, kaside, muhammes, müsemmen, muaşşer ve terkib-i bend nazım şekilleriyle kaleme aldığı şiirleri de mevcuttur. Genelde Allah aşkı, peygamber ve ehl-i beyt sevgisi konularını işlediği naat, mersiye ve münacatlarında dilinin nispeten ağır olmasına rağmen mevlidinde oldukça sade bir dil kullanması da farklı tarzlarda eserler verebildiğini göstermektedir.
Bu çalışmada ise daha önce tespit edilmemiş bir nüsha üzerinde çalışma gerçekleştirilmiş, bilinen “Veladet” kısmının yanı sıra “Mirâc”, “Vefât-ı Hazret-i Muhammed” ve “Vefât-ı Hazret-i Fâtımâ” olmak üzere üç bölümü daha olduğu gösterilmiş, böylece mevlidin tam metni oluşturulmuştur. Aynı zamanda eserin adı üzerine ve birinci bölümdeki Süleyman Celvetî tesirine de ilk kez değinilmiştir. Özellikle ilk bölümde müellifin Celvetî’nin mevlidinden etkilendiği fakat adı geçen bu üç bölümün ise tamamen telif olduğu görülmüş; bununla birlikte ele alınan nüshada klasik edebiyat etkisinde kaleme alınmış gazel, muhammes, kaside gibi nazım şekillerinin kullanıldığı başka şiirlere de rastlanmıştır. Elde edilen yeni metin ile bilinen diğer nüshalar arasındaki farklılıklar edisyon kritik ile tespit edilmiş, eserin tamamı transkripsiyon alfabesi ile Latin harfleri aktarılmıştır. Ayrıca Bursalı Âkif Efendi’nin mevlidi ve diğer tüm şiirleri şekil, muhteva ve dil bakımından ayrıntılı olarak incelenmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Yetkinlik Ve Ödül Sarmalının Motivasyona İz Düşümü
Günümüz piyasa koşulları, işletmeleri sürdürülebilir bir başarı için yönetim sürecinde doğru denklem kurmaya zorlamaktadır. Bu kapsamda “insan” unsuru, sarmalın önemli bir parçasını oluşturmaktadır. İnsan, fiziksel ve ruhsal özellikleri bakımından birbirinden farklı özellikleri olan dinamik bir canlı türüdür. Mevcut ve değişen durumlara yönelik beklenti ve tepkileri birbirinden farklı olabildiği gibi hem çevresini etkileyebilmekte hem de etkilenebilmektedir. Dolayısıyla, iş süreci içerisinde doğru insan kaynağının, doğru iş ile buluşturulması, doğru zaman ve yöntemlerle işe güdülenmesi, kurumsal fayda sağlayıcı hassas bir konu olarak gündemde yerini almıştır. Bu kapsamda yapılan araştırmalar göstermektedir ki, salt “ücret” sürdürülebilir bir başarı ve motivasyon için tek başına yeterli değildir. İnsanları diğerlerinden ayıran yapabilirlikleri, farklı memnuniyet düzeyleri, ihtiyaç ve beklentileri bulunmaktadır. O nedenle bu kitapta, “yetkinlikler” ve “ödül” ilişkisinin “motivasyon” üzerindeki etkisi irdelenmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
İLETİŞİMDE DİJİTALLEŞME ve YENİ NESİL HABERCİLİK
Dijitalleşme ile ortaya çıkan yeni iletişim ortamları ve araçları, çok kısa sürede gerek bireylerin, gerekse kurum ve kuruluşların vazgeçilmezleri arasında yerlerini almışlardır. Doğası gereği, zaman ve mekân kavramlarını ortadan kaldıran, hızlı etkileşim fırsatı sunan, uzakları yakınlaştıran ve oldukça düşük maliyetli olan yeni iletişim teknolojileri yaşamın her alanında da etkili olmaktadır.
Özellikle son yıllarda habercilik alanında sektörel ve teknolojik anlamda bir dönüşüm yaşanmaktadır. Dijitalleşen dünyada haber artık sadece geleneksel medya aracılığıyla sunulmamakta, aynı zamanda dijital ortamda da üretilmekte ve servis edilmektedir. Dijitalleşmenin getirdiği avantajlardan biri olan hız haberciliğe de yansımakta, haber üretim, dağıtım, sunum biçimleri dijitalleşme ile değişmektedir. Bununla beraber dijital dünyanın sunduğu olanaklar, büyük medya kuruluşlarının egemenliklerini sona erdirmiş ve geleneksel medyada yüksek maliyetler nedeniyle seslerini duyuramayan alternatif seslerin de duyulmasını sağlamıştır. Gelişen teknolojiye bağlı olarak habercilikte yaşanan dönüşüm ile farklı habercilik türleri ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkan bu yeni habercilik türleri ile kullanıcıya hızlı bir şekilde, güncel ve daha güvenilir haberlere ulaşma fırsatı sunulmaktadır.
Bu kitapta internet ve sosyal medyanın gelişimi ile iletişimin dijitalleşmesi ve bu dijitalleşmenin haberciliğe yansıması olarak ortaya çıkan yeni habercilik pratikleri üzerinde durulmaktadır.
KİTAP TANITIMI
DISCOURSE ON THE METHOD OF RIGHTLY CONDUCTING THE REASON, AND SEEKING TRUTH IN THE SCIENCES
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Memlûk Devleti’nde Merkeziyetçi Yapının Oluşumu (1250-1341)
Çağdaşlarının aksine hanedan esaslı bir yönetimi genellikle takip etmeyen Memlûklerin, kendi dönemleri için atipik bir rejimi sürdürdükleri muhakkaktı. Hanedan yoksunluğunun veraset sistemini bulanıklaştırdığı ve veraset sistemindeki belirsizliğin iktidarı ele geçirme noktasında kargaşaya yol açtığı bir siyasi ortamda, ya (Hobbes felsefesindeki) herkesin herkese savaş açtığı bir düzen ya da bir Memlûk nizamı biçimlenecekti. Uzun ömürlü varlıklarının, bulundukları bölgedeki gelişmelere tesir edebilecek politik-askeri meziyetler, belirleyici bir diplomasi ve Sünni-İslam dünyasının muhafızı olma gibi nitelikler barındırmasını anarşi durumuyla açıklamanın tarihsel gerçekliğe aykırı düşmesi, bu karmaşık yapının tahlili için Memlûk devlet doğasının irdelenmesini bir gereklilik haline dönüştürmektedir. Bu kitap, Memlûk yönetim modelini coğrafyadaki öncel devletlerin idare şekillerinden bağımsız olarak değerlendirme argümanını merkeze alarak, sultanların ve bürokrasi sınıfının siyasal temayüllerini saptama ve bağlantılı diğer birtakım tartışmalı konulara yorum getirme çabasının ürünüdür.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
ELEKTROANALİTİK KİMYA Uygulamalı Örnekleriyle
Bu kitabın amaçlarından birisi, elektroanalitik kimyanın temellerini ve modern tekniklerini (voltametri, potansyiometri, kulometri ve kondüktometri) öğretmek ve bu sayede, istenilen analizleri doğru, güvenilir hassas ve kolay bir şekilde gerçekleştirmektir. İyi analiz sonuçlarının alınabilmesi ve bunlarn doğru değerlendirilmesi ancak elektroanalitik kimyanın ve bunların temel eşitliklerinin iyi bilinmesi, anlaşılması ve uygulanmasıyla mümkündür. Elektroanalitik kimya enstrümental analiz, analitik kimya kitaplarında bir bölüm olarak yer almıştır. Oysaki, sadece elektroanalitik kimya ve uygulama örneklerinin kapsamlı olarak anlatıldığı Türkçe kitaplar az sayıdadır. Bu nedenle, çok sayıda Türkçe ve yabancı kaynaktan (kitap, literatür vb.) yararlanarak hazırlanan bu eserin diğer bir amacı ise, lisans öğrencilerine ve özellikle lisans üstü öğrenim gören öğrencilere faydalı olmaktır. Özellikle lisansüstü öğrenim gören öğrenciler, bu ve benzeri eserlerle anlatılan tekniklerin teorisini ve uyguluma örneklerini iyi öğrenerek, yapacağı araştırmalarında ve mesleklerindeki deneysel uygulamalarında (analizlerinde) faydalanacaktır.
KİTAP TANITIMI
Kur’an Tilavetinde Temsili Okuma
Ülkemizde olduğu gibi, özellikle Arapça bilmeyenlerin, Kur’ân okurken içine düştükleri en önemli hatalardan biri de mana harflerini okurken yapılan vurgu yanlışlarıdır. Yerinde yapılan bir ses vurgusu anlama kuvvet kazandırdığı gibi yerinde yapılmayan bir vurgu anlamayı güçleştirebilir hatta manayı dahi bozabilir. Mana harfleri içinde mütalaa edilen Kur’ân-ı Kerim’deki “ما” lafızlarının okunuşundaki ses vurgusu oldukça önemlidir. Zira Kur’ân’da mana itibariyle, birbirinden farklı “ما” lafızları yer almaktadır. Bunlar, Türkçedeki eşsesli kelimelere benzemektedir. Söz konusu lafızları, yerine göre, bazen vurgulu bazen de vurgusuz okumak gerekmektedir. Bu konuda gerekli hassasiyet gösterilmeden Kur’ân okunursa, mana bozulabileceği gibi farklı bir anlam da ortaya çıkabilmektedir. Bu çalışmanın amacı 29-30. Cüzler özelinde Kur’ân-ı Kerim’deki “ما” lafızlarının tespit edilip temsili okuma açısından değerlendirilmesidir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Hatay Araştırmaları – VIII
Hatay Araştırmaları – VIII, Hatay’ın tarihsel derinliğini, kültürel çeşitliliğini ve güncel toplumsal meselelerini disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alan kapsamlı bir derleme çalışmadır. Kitap, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremi’nin Antakya üzerindeki etkilerini, 2010 Kaliforniya Depremi ile karşılaştırmalı biçimde değerlendirerek afet yönetimi, kent hafızası ve geleceğe yönelik eleştirel çıkarımlara odaklanmaktadır. Bunun yanı sıra Türk kültüründe Hıdırellez geleneğinin Hatay’daki kutlanış biçimleri, yerel kültürel sürekliliğin önemli bir örneği olarak ele alınmaktadır.
Eserde, Samandağ’ın tarihî ve kültürel turizm çekiciliğini artırmaya yönelik alternatif kültür rotası önerileri ile Hatay ipeğinin kent belleğindeki simgesel yeri öne çıkarılmaktadır. Antakya’da yaşamış ve burada hayatını kaybetmiş seyyahların bıraktığı izler, kentin uluslararası tarihsel konumunu ortaya koyarken; uzun dönemli sıcaklık trendlerine ilişkin bilimsel analizler, Hatay’ın iklimsel dönüşümüne ışık tutmaktadır. Antakya’nın mahalle yapısı, demografisi ve şahıs adları üzerinden yapılan incelemeler sosyal tarih açısından önemli veriler sunmaktadır. Arkeolojik mirasın korunması, İskenderun’un işgal süreci, Memlûk fethi ve dijital okuryazarlık gibi konularla zenginleşen bu eser, Hatay araştırmaları alanında temel bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
₺500,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Darbe
Dijital çağın görünmeyen yüzüyle yüzleşmeye hazır mısınız? Dijital Darbe, teknolojinin hayatı kolaylaştıran bir araçtan; insan davranışlarını, çalışma ilişkilerini, özgürlük algısını ve toplumsal düzeni yeniden şekillendiren küresel bir güç mekanizmasına dönüştüğünü ortaya koyuyor. TeknoKET (Teknolojinin yol açtığı Kaygı, Endişe ve Tepki) çerçevesinde; platform kapitalizmi, veri sömürüsü, algoritmik yönetim, dijital gözetim, yapay zekâ, sürekli bağlantılı çalışma kültürü ve dijital emek düzeni eleştirel bir bakış açısıyla inceleniyor. Kitap, dijitalleşmenin sunduğu hız ve konforun ardındaki görünmez uygulamaları sorgularken; insan onuru, mahremiyet ve bireysel özerkliğin dijital geleceğin en kritik meseleleri arasında yer alacağına dikkat çekiyor. Çünkü artık asıl soru, teknolojinin ne yapabildiği değil; insanı neye dönüştürdüğüdür.
₺280,00
KİTAP TANITIMI
Başkaldırı ve Uyum
Türk Muhafazakârlığı ve Nurettin Topçu başlıklı araştırma evreninde, oldukça karmaşık ve sorunlu bir görünüm arz eden ?Türk muhafazakârlığı? olgusu masaya yatırılmaktadır. Türk muhafazakârlığının, gelişmiş Batı ülkelerinde hayli baskın bir siyasal birikime sahip muhafazakâr akımlarla paylaştığı temel değerlerle, onu Batı muhafazakârlığından ayrıştıran öğeler tartışmada önemli yer tutmaktadır. Aslında muhafazakârlığın, ?bir sabun köpüğüne? benzeyen seçmeci (eklektik) ve kaygan yapısı, araştırmacıyı daha baştan kimi ikilikler/zıtlıklarla (dikotomiler) karşı karşıya bırakmaktadır. Bu yüzden tezin ilerleyen kısımlarında da belirtileceği gibi muhafazakârlığın ne olduğunu anlayabilmek, aslında onun ne olmadığının anlaşılmasında yatmaktadır. Zira gerek Batı gerekse Doğu (Türkiye ve modernleşme sürecine girmiş çeşitli İslam ülkeleri kastedilmektedir) muhafazakârlığında şeytan ?ayrıntıda? daha doğrusu, zıtlıklarda gizlidir.
Tezin başlığının, Türk Muhafazakârlığı ve Nurettin Topçu olarak belirlenmesi ister istemez araştırma evreninin ikili bir yapıya bürünmesine, yani evrenin, ?muhafazakârlık/Türk muhafazakârlığı ve Türk muhafazakârlığı/Nurettin Topçu? şeklinde ikiye bölünmesine yol açtı. Dolayısıyla çalışmanın ilk bölümünde muhafazakârlığın kuramcıları aracılığıyla nasıl seslendirildiği, muhafazakârlığa eleştirel bakan düşünür ve akımların muhafazakârlığa yönelttikleri itirazlar gibi konular önemli bir yer tuttu. Batı ve Doğu muhafazakârlıklarının, temel izlekleri karşılıklı metinler bağlamında tartışıldı. Burada gözetilen temel hedef Batı/Doğu muhafazakârlıklarının paylaştıkları/ayrıştıkları değerler kümesinin ortaya çıkarılıp karşılaştırılabilmesiydi.
KİTAP TANITIMI
Filibe’de Osmanlı Mimari Eserleri
Balkan şehirlerinde geçerken çocukluğum
Her lahza bir alev gibi hasretti duyduğum”
diyor şiirimizin büyük üstâdı Yahya Kemal. Velhasıl ne Balkanların bize ne de bizim Balkanlara hasretimiz biter! Aynı ruh, aynı kültür, aynı medeniyet, aynı iman ve onun mahsulleri olan aynı tarihi bereket… Filibe de bu zenginlikten fazlasıyla nasibini almış bir şehir güzeli. Tabii ki eskisi gibi değil ama hala ecdat yadigârlarıyla bezeli. Hala vakur, hala gül kokulu…
Gelin hep birlikte bu manalı şehri, ona miras bıraktıklarımızı, atalarımızın emanetlerini gezelim, hatırlayalım, bilelim, bildirelim. Biz buraya silinmez mührümüzü vurduk, diyelim. Evlâd-ı Fâtihân’ı unutmadık, unutamayız diyelim…
₺440,00
KİTAP TANITIMI
LIFE IN THE MEDIEVAL UNIVERSITY
The school is a product of civilization. It became necessary because of the division of labor caused by the multiplication of the interests of mankind which made it impossible for the home to continue wholly to care for the training of its children. The history of education must not merely treat of the development of the school, but it must consider education in its broader meaning; that is, as a history of civilization. For this reason some of the great educators of the world who have not been school teachers, must receive consideration.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Repertuvardan Seçme Örneklerle Dikte Çalışmaları – 1
Repertuvardan Seçme Örneklerle Dikte Çalışmaları-1 müzik eğitimi alan öğrenciler ve müzik eğitimi veren öğretmenlere yararlanabilecekleri bir eğitim kaynağı olarak hazırlanmıştır. Kitapta basit düzeyde duyuş çalışmaları, tek sesli dikte çalışmaları ve repertuvardan seçilerek düzenlenmiş dikteler yer almaktadır.
Duyuş çalışmaları dikte yazmaya ilk defa başlayacak öğrenciler için art arda 5-8 sesten oluşan ezgilerden oluşur. Bu egzersizler do majör ve la minör tonalitelerinin ses ilişkileri bağlamında kullanılmıştır. Tek sesli dikteler, müziğin ses yüksekliği ve ritim parametrelerini yazıya aktarmak üzere, geleneksel eğitim metotlarında kullanılan çalışma parçaları model alınarak yazılmıştır. Repertuvar dikteleri, piyano için yazılmış ya da düzenlenmiş klasik müzik eserlerinden oluşur. Öğrencilerin, klasik müzik repertuvarıyla hazırlanmış dikteler aracılığı ile hem duyuş becerilerini hem de temel düzeyde bir müzik kültürü edinmelerini hedefler. Bu kitapta yer alan repertuvar dikteleri, çok sesli bir müzik içerisinde tek bir partinin yazıya aktarılmasını talep eden, tek sesli dikte çalışmaları olarak hazırlanmıştır. Tek sesli dikteler ve repertuvar dikteleri basit ölçülerde ve bileşik ölçülerde; altı sekizlik, iki diyez iki bemol içeren tonlar kapsamında yazılmış ve düzenlenmiştir.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
The Changing Perspectives of Central Asia in the 21st Century
The change of the geopolitical realities, the emergence of new regional dynamics and the perception of security in Central Asia have also changed current perspectives in the region. Fully revised and updated to cover the latest informations and developments, the book will provide comprehensive, accessible and successful introduction for those who are interested in the Central Asia region. As the editors, we have filled a long-neglected gap by producing a volume that authoritatively covers the states of the region. The book will become a definitive text for the teaching as it presents in-depth explorations of systemic and sophisticated way of understanding the actors and processes and offers case study encompassing many subjects about Central Asia. It conbines old and new perspectives with discerning care.
This book –The Changing Perspectives of Central Asia in the 21st Century- has provided readers with prominent knowledge of independence period, actors, minority issues, nation-state building process, energy, security, water, boundary, regional integration and foreign policies of Kazakhstan, Kyrgyzstan, Uzbekistan, Turkmenistan and Tajikistan with each other and with Russia, China, America, the EU and Turkey. The book claims that geopolitical realities, regional dynamics and the perception of security in Central Asia have changed. Thus, the book focuses on environmental degradation, cyber insecurity and social unrest triggered by sovereign debt traps. These discussions highlight the necessity to reconsider the traditional perception of security as the analysis has to go beyond the state to address a wide range of security threats.
Dr. Murat YORULMAZ is an Assistant Professor in the Department of Management and Organization at Trakya University, Edirne.
Dr. Serdar YILMAZ is an Assistant Professor in the Department of Political Science and International Relations at Muğla Sıtkı Koçman University, Muğla.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Sultan III. Ahmet Dönemi Enderûn Hazinesi Gelir-Gider Defterleri (1703-1730)
Osmanlı Devletinin iç hazinesi konumunda bulunan Enderûn Hazinesi, fonksiyon itibariyle kıymetli para, mücevher ve eşyaların saklandığı bir depo veya sandık vazifesi görmektedir. Dış hazinenin ihtiyaçtan fazla olan varlığı Enderûn Hazinesinde muhafaza edilmiştir. Enderûn Hazinesi, içerisinde altın ve gümüş nakdînden başka kıymetli mücevherat, kumaş, giyim-kuşam, silah, ev içi unsurlar, kitap ve kokular gibi eşyalar bulunmaktadır. Öte yandan içinde bulundurduğu kendine münhasır üretim ve dönüşüm mekanizması ile Osmanlı sarayının geri dönüşüm kutusu özelliğini taşımaktadır. Bu kendi kendine yetebilme özelliği sayesinde Osmanlı Devletinin yegâne müesseslerinden biri haline gelmiştir. Dolayısıyla Enderûn Hazinesi bir hazineden çok daha fazlasını ifade etmektedir.
Sultan III. Ahmet dönemi gerek siyasi ve ekonomik gerek sosyo-kültürel bakımdan Osmanlı tarihi araştırmacılarının en çok dikkatini çeken dönemlerden biri olmuştur. Enderûn Hazinesi, Araştırmacılar arasında birçok tartışmaya sebebiyet veren böyle bir dönemde, sarayın maddi gelir ve giderleri konusunda önemli ipuçları vermektedir. Bunun yanı sıra dönem değerlendirmesi yapılması açısından içerisinde birçok kültür unsurunu bulundurmaktadır. Bu kitapta, Sultan III. Ahmetin 27 yıl süren saltanatında, Enderûn Hazinesinin kayıt altına alınmış gelir ve gider defterleri incelenmiştir.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Lozan’dan Günümüze Batı Trakya’da Türk Sivil Toplum Kuruluşları ve Faaliyetleri
Lozan Barış Antlaşması’nın ardından Yunanistan’a resmi azınlık statüsüyle bırakılan Batı Trakya Türkleri, kimliklerini, kültürel miraslarını ve toplumsal varlıklarını koruma mücadelesini sivil toplum kuruluşları aracılığıyla sürdürmüştür. Bu mücadele, İskeçe Türk Birliği’nin kuruluşuyla başlamış ve zaman içinde kurulan diğer sivil toplum kuruluşlarının çabalarıyla günümüze kadar kararlılıkla devam etmiştir.
Dr. Murat Derin’in titiz saha araştırmalarıyla hazırladığı bu eser, Batı Trakya Türklerinin tarihsel mücadelesine ışık tutarken, Türk-Yunan ilişkilerinin bu süreç üzerindeki etkilerini derinlemesine analiz etmektedir. Hukuki girişimlerden uluslararası mahkeme kararlarına, toplumsal dayanışmadan kültürel mirasın korunmasına kadar uzanan bu öykü, bir azınlığın var olma mücadelesi kadar insan hakları ve evrensel direnişin de çarpıcı bir örneğini sunmaktadır.
“Lozan’dan Günümüze Batı Trakya’da Türk Sivil Toplum Kuruluşları ve Faaliyetleri,” yalnızca bir tarih anlatısı değil, aynı zamanda bir toplumun kolektif hafızasını, direnişini ve umudunu gelecek nesillere taşıyan bir belge niteliğindedir. Akademik derinliği ve zengin içeriğiyle, okuyucusunu geçmişin izlerinden günümüzün sorunlarına uzanan bir düşünsel yolculuğa davet etmektedir.
Batı Trakya’nın derin tarihine tanıklık etmek ve bu azınlığın kimlik mücadelesine dair kapsamlı bir perspektif kazanmak isteyenler için bu eser, vazgeçilmez bir kaynak olacaktır.
₺535,00
KİTAP TANITIMI
Çok Derinlikli Otomatik Depolama ve Çekme Sistemlerinde Depo Lokasyon Atama Optimizasyonu
Depolar, ürünlerin hammadde halinden, son kullanıcıya nihai ürün olarak ulaşana kadar geçen süre boyunca gerçekleştirdikleri işlevler sebebiyle üretim, lojistik ve tedarik zinciri süreçlerinde önemli bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Teknolojik gelişmelerin de etkisiyle depolar günümüzde sadece birer stoklama alanı olarak değil katma değerli faaliyetlerin gerçekleştiği birer lojistik alan olarak da kullanılmaktadır.
Tedarik zinciri süreçlerindeki hizmet sağlayıcılar hem maliyetlerini azaltma hem de rekabet avantajlarını korumak için sürekli değişen müşteri ihtiyaçlarına uyum sağlamaya çalışmaktadırlar. Bu kapsamda özellikle Endüstri 4.0 kavramı ile geleneksel depo yapılarından otomatik depo sistemlerine geçişin hızlandığını görmekteyiz.
Bu çalışma kapsamında gerçek verilere dayalı ve gerçek bir sistem için önerilen uygulama ile büyük ölçekli ve çok kriterli bir otomatik depolama ve çekme sistemi içerisinde depo lokasyon atama problemi için çözüm önerisi geliştirilmiştir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Örgütlerde Eğlence, Mizah ve Oyun
Hızla değişen teknoloji, pazardaki belirsizlikler, çalışanların iş ve özel hayat dengesinde yaşadığı zorluklar çalışanlarda yorgunluk, stres ve endişe yaratmaktadır. Çalışanların karmaşıklığın olduğu güncel iş ortamında stresle mücadelesi uzun süredir devam etmektedir. Yöneticiler uzun süredir bu ortam içerisinde çalışanların performansını ve işe bağlılığını arttırmak için çeşitli araçlar kullanmaktadır. Yöneticilerin çalışanları için daha sağlıklı ve güvenli iş ortamı yaratmak için yapmaları gerekenlerden biri de eğlenceli ve neşeli bir iş ortamı yaratmaktır.
Bu kitap, yöneticilere çalışanlarını kendilerini güvende hissedebilecekleri ve yaratıcı faaliyetlerde bulunabilecekleri eğlenceli iş ortamını mizah ve oyun tabanlı iş tasarımı ile inşa edebilme yolları hakkında fikir vermektedir. Ek olarak, kitapta farklı sektörlerde çalışanlar ile mülakat yapılmış ve eğlence kavramını kendi deneyimlerini ile paylaşarak firma için çıktılarını ortaya koymaktadır. Kitap, örgütsel davranış literatüründe yer alan güncel çalışmalara yer vererek eğlenceli iş ortamı, işyerinde mizah ve oyun tabanlı iş tasarımı hakkındaki teorik bakış açılarını da okuyucu ile paylaşmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
ÇANAK(KALE) OLAYI
Çanak(kale) Olayı (Eylül-Ekim 1922), Türk Millî Mücadelesi’nin sona erme aşamasında patlak verdi ama bitmesi an meselesi olan savaşı neredeyse yeniden başlatabilecek bir mahiyette tezahür etti. Çanak krizinde iki taraf vardı: Türkiye ve İngiltere. Türkler haklı ve kutsal mücadelelerini kazanmış, istilâcı Yunanlıları “İzmir’de denize dökmüş” ve silahlı kuvvetleriyle Çanakkale boğazına yönelerek tarafsız bölge olarak adlandırılan işgal sahasıyla İstanbul ve Trakya’yı kurtarmak arzusundaydılar. Savaşın sonunda bir sürprizle karşı karşıya kalmak istemiyorlar, temkini elden bırakmadan hedeflerine korkusuzca yürüyorlardı. İngilizler ise öncelikle Cihan Harbi’ni kazanmanın mağrurluğuyla hareket ediyorlar, dünyanın en önemli kilit noktalarından olan Çanakkale ve Karadeniz boğazlarının kontrolünü bırakmak istemiyorlar, bu suretle boğazları “güneş batmayan imparatorluklarının” ve özelde Akdeniz hâkimiyetlerinin ana dayanak noktası haline dönüştürmek düşüncesini taşıyordu. Böylece Cebelitarık ve Süveyş’le birlikte Çanakkale boğazına sahip olan Britanya, tüm çıkışlarını elinde tuttuğu Akdeniz havzasının kontrolünü kolayca sağlayacaktı. Türkler için Çanak bunalımı “bir vatan müdafaası ve istilâcı düşmanın Anadolu ve Trakya coğrafyasından kovulması” esasına dayanırken, İngilizler için “uçsuz-bucaksız topraklarına yenilerini katmak” gibi “emperyal ve açgözlü bir gaye” amacını taşıyordu.
Sınırları ilk olarak “Sevr’de belirlenen “tarafsız bölge”, Anadolu yakasında Şile’nin doğusundan Edremit körfezine, Trakya’da ise Karaburun’dan Saroz körfezine kadar uzanarak tüm Marmara denizini içine alıyor, orada İtilaf devletleri adı altında esasında İngiltere adına “boğazlara dayanarak oluşturulacak istikbaldeki Akdeniz hâkimiyetinin” esaslarını belirliyor, “müdahale edilemez” bir sahayı rezerv ediyordu. Plân tutarsa Rusya da bir çırpıda saf dışı bırakılmış olacaktı. Ancak Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki Millî Mücadele’nin büyük başarısı, Türk milleti ve vatanının kurtuluşunu sağladığı gibi, bütün bu hayalî beklentileri boşa çıkardı, Türkiye’ye yönelik gizli ve açık projeleri Sevr Antlaşması gibi geçersiz kıldı. İngiltere, Çanak(kale) bunalımı sürecinde başarısız bir kriz yönetimi sergiledi. Uçuk hayallerine rağmen yine de prestijinin sarsılabileceği düşüncesiyle herhangi bir askerî çılgınlıkta bulunmadı, kapıya kadar gelen savaş tehlikesi diplomatik girişimlerle çözüldü. Bunda hem Türk Başkumandanı’nın doğru hamleleri ve hem de Cihan Harbi galibi İngiltere’nin Türklerden duyduğu endişeler sebebiyle çatışmayı göze alamamasının büyük rolü oldu. Misâk-ı Millî ilkeleriyle hareket eden yeni Türk devleti Mudanya Mütarekesi’yle Doğu Trakya’yı kurtardı ve barışın ön şartlarını hazırladı, Lozan Antlaşması’yla ise müstakbel Türkiye Cumhuriyeti’ni sağlam temeller üzerine oturtmuş oldu.
Çanak(kale) Olayı önemine rağmen bugüne kadar tarihçilerin çok fazla ilgisini çeken bir husus olmamıştır. Makale, bildiri ve kitap boyutunda konuyla ilgili yapılan akademik çalışmalar Türkiye, İngiltere ve dünya için de oldukça sınırlıdır. Bu önemli hadiseyi İngiliz arşiv belgeleri ve parlamento tutanaklarıyla ortaya koyan yazar, bunalımla ilgili en önemli ve detaylı akademik çalışmalardan birini bilim âlemine kazandırmış olmaktadır. Belge ve tutanaklardan istifadeyle yazılan metin ve ekleriyle okuyucuya sunulan bu ehemmiyetli monografik eser sebebiyle aynı zamanda öğrencim olan yazarı içtenlikle kutluyorum. Bu kıymetli eserin, akademik camiaya ve konunun ilgililerine faydalı olmasını diliyorum.
Prof.Dr. Enis ŞAHİN
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
Türk ve Japon Kültürünün Temelinde İki İnanış: GÖK TANRI VE ŞİNTOİZM
İnanç sistemleri tarih boyunca toplumların kültürlerinin şekillenmesinde önemli bir etmen olmuştur. Kökleri binlerce yıl öncesine dayanan Türk ve Japon toplumlarının kültürel gelişiminde de ata dini olarak ifade edebileceğimiz Gök Tanrı İnancı ve Şintoizm’in derin izler bıraktığı aşikârdır. Bu kitapta, farklı coğrafyalarda, farklı tarihsel süreçlerde gelişen bu iki kadim inancın kökenleri, ritüelleri, toplumsal yansımaları ile modern dünyadaki izdüşümleri incelenerek aralarındaki benzerliklerin ve farklılıkların ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. İnançlar, teolojik boyutları yanında kültürel ve sosyolojik boyutlarıyla ele alınarak, sosyal yapı, devlet anlayışı, milli kimlik, doğa algısı ve toplumsal davranış biçimlerinin şekillenmesindeki katkısı açıklanmaya çalışılmıştır. Kitabın Türk ve Japon kültürlerine ilgi duyan araştırmacılara faydalı olmasını temenni ederim.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte – I Uygulama Kitabı
Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte 1 uygulama kitabı, bir eğitmen eşliği olmadan dikte çalışması yapabilmek için bir alternatif sunmaktadır. Kitabın içindeki QR kod aracılığıyla, kitapta bulunan diktelerin kayıtlarının yer aldığı web sitesine erişim sağlanmaktadır. Diktelerdeki ölçü sayısına göre hazırlanmış portelerin bulunduğu uygulama kitabında, bazı diktelerin içinde referans sesler yer almaktadır. Böylece dikteyi yazarken seslerden emin olunamaması durumunda, çalışmayı yapan öğrenciye bir dayanak noktası sağlanmış olur. Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte 1 kitabında, uygulama kitabında bulunan diktelerin tam yazılmış hali bulunmaktadır. Bu dikteleri cevap anahtarı olarak kullanıp, yapılan çalışmanın verimliliğini değerlendirmek mümkün olacaktır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Düzen
Dijital düzen her şeyden fazla fazla vermektedir insana; kendisinden bile… Parçalanmış birey, bir sürü alt kimlik içerisinde kendini bulamaz olmuştur ‘Tüket, mutlu ol!’ sözlerine kanarak duygularını markalara pazarlatan, sonra da ‘Kara Cuma’larda hesapsızca harcayan, kalbi kırık insanın kendisine rağmen hayatta kalma çabasıdır diyebiliriz dijital düzen için. Bu bağlamda, umudu sürdürmek isteyen insanın mutluluk arayışındaki ‘kısayoludur’ simülasyon; fakat bu ‘kısayol’, insani becerileri teknolojiye teslim ettikçe, geriye dönüşü olmayan bir yok oluşla da sonlanabilir… Dolayısıyla dijital düzen, insanlığımızı hatırlamamız ve ona sahip çıkmamız gereken, yoğun tempolu, tembelliğe tahammülü olmayan ve birey olarak varlığımızı devam ettirmek istiyorsak üretim odaklı düşünmemizi talep eden bir dönemin de habercisidir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Tarihi ve Kültürel Yönleriyle Bulanık
Doğunun gizemli topraklarında, Murat Nehri’nin serin sularıyla hayat bulan Muş’un Bulanık ilçesi, köklü tarihi ve zengin kültürel mirasıyla bir keşif yolculuğuna davet ediyor. Antik çağlardan Osmanlı’ya, Cumhuriyet’in ilk yıllarından günümüze uzanan tarihsellikte bu topraklar, sayısız medeniyetin izlerini barındırıyor. Kervan yollarının kesişiminde, İslam öncesi ve sonrasının mimarisine, halk efsanelerinden geleneksel el sanatlarına kadar uzanan derin bir kültürel mirasa sahip olan Bulanık, doğanın ve tarihin iç içe geçtiği bir açık hava müzesi gibidir. Bu kitap, Bulanık’ın taşlarına kazınmış hikâyeleri, halkının dillendirdiği türküleri, yazılı edebiyatına ve zamana direnen diğer kültürel ve inanç yapılarını gün yüzüne çıkarıyor. Geçmişin izini sürmek isteyenler için bir kılavuz niteliğinde olan bu eser, Bulanık’ın büyüleyici atmosferini mikro tarih ve kültür bakışı ile sayfalarına taşıyor.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
Türk Basınında Türk-Bulgar İlişkileri
1878’de bağımsızlığını ilan etmesiyle dünya devletler tarihine merhaba diyen Bulgaristan bu yıldan sonraki her bir yılda kendine ait bir siyasi anlayış devam ettirmeye çalışmış ve bu anlayış ile devlet olma bilincini yakalamak için çaba sarf etmiştir. Bu anlayışla Bulgarlar Balkan Savaşları’nın en önemli aktörlerinden biri olmuştur. Bu savaşların ilkinde pastanın en büyük parçasının Bulgarların tabağına düşmesi komşularını kıskandırınca ikinci bir savaş kaçınılmaz olmuştur. Ancak bu yeni savaşta Bulgaristan ilk savaştaki tüm şansını ve önemli orandaki topraklarını kaybetmiştir. Pek çok yönüyle bir hayal kırıklığı olduğundan bu savaş Bulgarlar için milat niteliğindedir. Zira Bulgaristan bu savaşın tecrübeleri ve kinleriyle I. Cihan harbi terazisinin hangi kefesinde duracağını belirlemiştir. Bu iki savaş arası dönemde Bulgarlar kendi iç muhasebelerini yapmış, genel seçimlerle uğraşmış, ülke içindeki azınlık statüsündeki Müslümanlara karşı bir duruş belirlemeye koyulmuş, komşularıyla münasebetlerini yeniden tanzim etmeye çalışmış, Osmanlı Devleti ile yakınlaşmış ve Rusya ile daha keskin olmak kaydıyla yollarını ayırmıştır. Tüm bu olayların neticesinde ülke içinde muhalefetin sesi kralın kulaklarını sağır edecek kadar yüksek çıkmış, Bulgaristan Müslümanlarına anlaşma maddelerinde saklı kalan haklarını bir türlü vermemiş ve hep zulüm göstermiş, bazı komşularıyla özellikle Romanya ile arasına uzun yıllar kalacak gizli bir kin duvarı örmüş, Balkan Savaşları’nda çarpıştığı Osmanlı Devleti’nin I. Dünya savaşında yanında, tutarsız politikalarından bıktığı ağabeyi Rusya’nın ise tam karşısında yer almıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı İdaresinde İşkodra Vilayeti (1876-1912)
Osmanlı Devleti idaresinde İşkodra vilayeti konumu itibariyle idarî açıdan farklı uygulamaların tespit edildiği bir yerdir. Burada özellikle İşkodra sancağında tatbik edilen ve Dağlı İdaresi olarak isimlendirilen idarî teşkilata ilişkin uygulamalar dikkat çekmektedir. Zira bu uygulama idarî özellikleriyle genel anlamda Osmanlı taşra idaresi dışındadır. Bunun nedeni İşkodra sancağında içtimaî yapıda görülen ve bahsedilen farklılıkları ortaya çıkaran ilişkilerdir. Müslüman Arnavutların Katolik Arnavutlar ile olan münasebeti mülkî yapıda farklı uygulamaları ortaya çıkardığı gibi benzer durumu malî, askerî, hukukî ve içtimai yapıda da görmek mümkündür. Nitekim Osmanlı idaresinde İşkodra vilayetiyle ilgili çalışmalarda genel değerlendirmelerin dışında hareket edilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada İşkodra’da Dağlı İdaresi şeklinde tanımlanan idarî, malî, askerî ve hukukî özellikleriyle öne çıkan yapıya dair tespitler yapılmıştır. Böylece Osmanlı idaresinde İşkodra vilayetinin sahip olduğu konumu demografik ve idarî yönleriyle ortaya koymak mümkün olmuştur.
₺390,00