KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

MİLLİ MÜCADELE VE ERKEN DÖNEM CUMHURİYET ROMANI
₺820,00 -

Markaların Sosyal Medya Yönetimi
-

KÜRESELLEŞME VE MEDYA İLİŞKİSİ
₺275,00 -

Kriter KPSS Eğitim Bilimleri Modüler Set 2009
-

Kent ve Sosyal Sermaye
₺315,00 -

Joyce’un Çeviri Portresi
₺260,00 -

İSTATİSTİK II
-

İLETİŞİMDE DİJİTALLEŞME ve YENİ NESİL HABERCİLİK
-

Hukuk, Diplomasi ve Meşruiyet: Kıbrıs
₺420,00 -

Halkla İlişkiler Perspektifinden Medya ve Yerel Yönetim İlişkisi
₺275,00 -

Girişimcilik ve Kobi’ler
₺250,00 -

Geçmişten Günümüze Amerika Birleşik Devletlerinin Ortadoğu Politikaları
₺210,00 -

FASİH AHMED DEDE HAYATI, ESERLERİ VE EDEBÎ ŞAHSİYETİ
₺195,00 -

ENGLISH LITERARY CRITICISM
₺495,00 -

Edebiyatta Kadın ve Yemek: Metinsel Kesişimler
₺550,00 -

DİL BİLGİSİ ÖĞRETİMİ
₺510,00
KİTAP TANITIMI
Karçal Dağları’nın Buzul Jeomorfolojisi ve 36Cl Kozmojenik Jeokronolojisi
Kitabın ana araştırma konularını; Anadolu’nun kuzeydoğusunda Küçük Kafkaslar (4090 m) üzerinde yer alan Karçal Dağlarındaki (3431 m) buzul jeomorfolojisinin gelişimi ve jeokronolojisi oluşturmaktadır.
Çalışma; jeomorfolojik gözlem, arazi ölçümleri ve laboratuvar analizlerine dayanmaktadır. Jeomorfolojik gözlemler neticesinde birimler tespit edilmiş ve morenler ile fosil kaya buzulları üzerinden alınan örneklere kozmojenik tarihlendirme uygulanmıştır. Belirli bir plan çerçevesinde yürütülen çalışma, altı bölümden oluşmaktadır. Giriş olarak belirlenen çalışmanın ilk bölümünde araştırma alanının yeri ve sınırları ile araştırmanın amacı ve yöntemi ortaya konulmuştur. Bu bölümde ayrıca önceki çalışmalar ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde alanın fiziki coğrafya özellikleri üzerinde durulmuştur. Bu kapsamda topografya özellikleri, jeolojik yapı, iklim özellikleri ve hidrografya durumu analiz edilmiştir. Buzul jeomorfolojisi özelliklerinin belirtildiği üçüncü bölümde Karçal Dağları; Karçal Dağı, Ziyaret Dağı ve Büyükmera Dağı olmak üzere üç grupta değerlendirilmiştir. Bu gruplar kendi içlerinde ünitelere, üniteler ise buzul vadilerine ayrılarak sistematik yapı kazandırılmıştır. Çalışma ile alanda 7 ünite ve 26 buzul vadisi tespit edilerek ayrıntılı olarak incelenmiştir. Bu bölümde ayrıca güncel buzullara da değinilmiştir. Alanın periglasyal jeomorfoloji özellikleri çalışmanın dördüncü bölümünü oluşturmaktadır. Bu bölümde de alanda tespiti yapılan kaya buzulları, nivasyon sirkleri, girland taraçaları ve şeritli topraklar incelenmiştir. Buzullaşmanın evriminin nicel verilerle ortaya konulduğu kozmojenik tarihlendirme ve paleoiklim beşinci bölümü meydana getirmektedir. Bölüm içerisinde kozmojenik tarihlendirme yönteminin uygulanma aşamaları, kozmojenik tarihlendirme sonuçları ve paleoiklim değerlendirmeleri belirtilmiştir. Paleoiklim değerlendirmelerinde Karçal Dağlarındaki buzulların geriye doğru çekilme aşamaları ve eski iklim koşulları irdelenmiştir. Çalışmanın altıncı ve son bölümü olan tartışma ve sonuçlar kısmında ise yapılan tüm analizler ve tespitler birlikte değerlendirilmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Kadimden Cedide Osmanlı Donanması: 1770-1790
Osmanlı donanmasının yakıldığı 1770 yılındaki Çeşme faciasından sonra, donanmanın yeniden inşası Devlet-i Aliyye ileri gelenlerinin en önemli meselelerinden olmuştur. Akdeniz’de ve Karadeniz’de donanma zafiyetinin sebep olduğu nazik durum, imparatorluğun başkentinin de tehdit altında olduğu nadir görülen bir kriz ortamı yaratmıştır. Bu araştırma, bir donanmanın yakılmasının ardından ne şekilde yeniden inşa edildiğini ortaya koymaktadır. Bu yapılırken, Osmanlı bahriyesi ekseninde bir değişim ve dönüşüm çağı da başlamıştır. Türk tarihinde Avrupaî tarzda ve sürekliliği olan ilk mühendishânenin bahriye bünyesinde kurulması bu sebeple şaşırtıcı değildir. Elinizdeki eser, büyük ölçüde Cezayirli Gazi Hasan Paşa’nın kaptanıderya olduğu 1770-1790 yılları arasında, Osmanlı donanmasının yelkenli gemilerine ait toplu ve detaylı bilgilerin olduğu ilk çalışmadır. Donanmanın unsurlarına dair ağırlıkla yerli ve yabancı arşiv belgelerinden hareketle üretilen somut veriler sayesinde, bu dönemde Osmanlı donanmasının Batı donanmaları ile kıyaslamaları yapılarak konumu gerçekçi bir zemine oturtulabilmiştir. Osmanlı gemi inşa ve donanımı ile silah sanayiinin yükselişe geçtiği bu dönem, klasik “gerileme” ve “dağılma” paradigmasına da yeni bir boyut kazandırmaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
CRAFTSMANSHIP IN TEACHING
Although the month is March and not November, it is never unseasonable to count up the blessings for which it is well to be thankful. In fact, from the standpoint of education, the spring is perhaps the appropriate time to perform this very pleasant function. As if still further to emphasize the fact that education, like civilization, is an artificial thing, we have reversed the operations of Mother Nature: we sow our seed in the fall and cultivate our crops during the winter and reap our harvests in the spring. I may be pardoned, therefore, for making the theme of my discussion a brief review of the elements of growth and victory for which the educator of to-day may justly be grateful, with, perhaps, a few suggestions of what the next few years may reasonably be expected to bring forth.
And this course is all the more necessary because, I believe, the teaching profession is unduly prone to pessimism. One might think at first glance that the contrary would be true. We are surrounded on every side by youth. Youth is the material with which we constantly deal. Youth is buoyant, hopeful, exuberant; and yet, with this material constantly surrounding us, we frequently find the task wearisome and apparently hopeless. The reason is not far to seek. Youth is not only buoyant, it is unsophisticated, it is inexperienced, in many important particulars it is crude. Some of its tastes must necessarily, in our judgment, hark back to the primitive, to the barbaric. Ours is continually the task to civilize, to sophisticate, to refine this raw material. But, unfortunately for us, the effort that we put forth does not always bring results that we can see and weigh and measure. The hopefulness of our material is overshadowed not infrequently by its crudeness. We take each generation as it comes to us. We strive to lift it to the plane that civilized society has reached. We do our best and pass it on, mindful of the many inadequacies, perhaps of the many failures, in our work. We turn to the new generation that takes its place. We hope for better materials, but we find no improvement.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Joyce’un Çeviri Portresi
James Joyce, modernizm akımının önde gelen yazarlarındandır. Sıradışı anlatım tarzıyla yarattığı eserler, günümüzde bile birçok araştırmaya konu olmaktadır. Joyce, kendi yazınını epifaniler, göndermeler, bilinç akışı tekniği, iç monologlar, metinlerarasılık öğeleri, farklı dil kullanımları gibi unsurlarla tamamlarken, modernist edebiyata da büyük katkıda bulunmuştur.
İrlandalı yazar, kendi memleketiyle mücadelesini ve bir sanatçı olarak bağlarından kopuşunu, yarı- otobiyografik eseri Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi’nde anlatır. İlk olarak Murat Belge tarafından 1966 yılında Türkçeye çevrilen eserin, 2000’li yıllarla beraber yeniden çevirileri yapılmaya başlanmıştır.
Bu çalışma, Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi romanının 1966, 2013 ve 2015 yıllarında yapılmış üç çevirisinin karşılaştırmalı bir incelemesini sunmaktadır. Bu incelemede çevirilerde uygulanan stratejiler, bu stratejilerin dönemin baskın normlarıyla ilişkisi ve son olarak ortaya çıkan metinlerin konumlandırılması hedeflenmiştir. Eserlerde yoğun olarak uygulanan stratejiler belirlenip tartışılarak, okuyucuların ve araştırmacıların beğenisine sunulmuştur.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
POSTHUMAN SPACE IN MARIO PETRUCCI AND ALICE OSWALD’S POETRY
Drawing on recent posthumanist theories that promote a non-anthropocentric perspective, this study examines the works of contemporary British poets Mario Petrucci and Alice Oswald. It is argued that their poetry can be described as posthuman poetry, which envisions posthuman spaces of becoming where human and nonhuman worlds coexist on a non-hierarchical basis. Petrucci’s engagement with ecocritical crises in the Anthropocene underscores the limits of human agency, and it foregrounds destructive impact of human actions on the ecosystem. In a posthuman context, therefore, Petrucci problematises the human/nonhuman binary by representing the erosion of the anthropocentric worldview in the face of environmental crises such as deforestation, global warming, and the Chernobyl nuclear disaster in Bosco (1999), Heavy Water: A Poem for Chernobyl (2004) and Half Life: Poems for Chernobyl (2004). In these collections, challenging the perception of nonhuman matter as passive, Petrucci emphasises the agency of trees and radioactive particles. Similarly, Alice Oswald moves the reader beyond the human-centred treatment of the natural world. Rejecting human exceptionalism, Oswald’s Dart (2002) presents a polyphonic meshwork where the voices of alternating human speakers and the River Dart interweave within a posthuman space. Representing the intersubjective and dialogic exchanges between the human and nonhuman inhabitants of the Severn Estuary and the lunar cycle, Oswald’s A Sleepwalk on the Severn (2009) further problematises the subject/object binary by creating a posthuman space of becoming grounded in a communicative framework. Hence, bringing Petrucci and Oswald together, this study draws attention to trans-corporeal and polyphonic entanglements of human-nonhuman, subject-object and self-other non-binaries, and it aims to show how poetry, as a literary medium, can contribute to questioning and transforming the anthropocentric vision of humankind in the contemporary world.
KİTAP TANITIMI
Bruno Etienne Sosyolojisinde Müslüman Toplum
Bruno Etienne’in sosyoloji çalışmalarını ve özellikle Müslüman toplumlara bakış açısını ele alan bu eserde, yazar Batı merkezli sosyolojik yaklaşımların eleştirisini ve İslam toplumlarına özgü sosyolojik analizleri sunmaktadır. Kitap, Batının İslam toplumları üzerindeki egemen bakış açısını sorgularken, bu toplumların kendi iç dinamiklerini ve Batı ile olan etkileşimlerini de incelemektedir. Bruno Etienne’in geniş çaplı analizleri, Müslüman toplumları anlama konusundaki benzersiz yaklaşımını yansıtmaktadır. Etienne’in çalışmaları, din, laiklik ve toplumsal uyum gibi konulara odaklanırken, Fransa ve Kuzey Afrika’daki Müslüman topluluklar üzerine yaptığı araştırmalarla da bilgi sağlamaktadır. Dr. Neslihan Er tarafından kaleme alınan bu eser, akademik ve ilgili tüm okurlar için değerli bir kaynak niteliği taşımaktadır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte – II
Dikte uygulaması yapmak isteyen eğitmenler ve dikte yazım becerisini geliştirmek isteyen öğrencilerin faydalanabileceği Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte II, orta seviyeden başlayarak kademeli olarak zorlaşan dikteler içermektedir. Serinin ilk kitabındaki dikte çalışmaları, Do Majör tonalitesinden başlayarak aşamalı olarak ilerlemiş ve donanımında tek diyez ve tek bemol bulunan tonalitelerdeki diktelerle sona ermişti. Serinin ikinci kitabında ise donanımında iki diyez ve iki bemol bulunan dikte çalışmaları yer almaktadır. Bununla birlikte bileşik ölçülerde dikte çalışmaları, modülasyon ve tonalite dışı ses konularının işlendiği dikteler de bu kitapta ele alınan yeni konular olarak karşımıza çıkmaktadır. Uygulama kitabı ile birlikte günümüzün teknolojik olanaklarını kullanarak isteyen herkesin dikte çalışması yapabilmesi için tasarlanan bu çalışma bir kaynak kitap olarak dikte konusuna yeni bir yaklaşım sunmaktadır.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
DİJİTAL ÇAĞDA Z KUŞAĞI GERÇEKLERİ
21. yüzyılda yaşanan sosyal, siyasal, politik, ekonomik ve teknolojik gelişmeler Z kuşağının gündelik yaşam pratiklerinde önemli değişimleri de beraberinde getirmiştir. Özellikle 2019 yılında başlayan COVID-19 pandemi sürecinin tüm dünyayı etkisi altına alması ile neredeyse hayatın her alanında radikal değişimler ve dönüşümler yaşanmıştır. Toplumun önemli bir yapı taşını oluşturan gençler ve dolayısıyla Z kuşağı, her aşamada yeni değerlerin inşa edildiği dijital çağda önemli ve etkin bir rol üstlenmektedir.
Günümüzde, Z kuşağını doğru bir biçimde okuyabilmek aslında geleceği anlayabilmektir. Bu bağlamda “Dijital Çağda Z Kuşağı Gerçekleri” kitabı, Z kuşağını yeni dünya düzeninde anlamaya yönelik bir içerikle hem akademiye hem de sektöre önemli bir kaynak olmayı amaçlamaktadır.
25 yazar tarafından 19 bölüm olarak kaleme alınan bu kitap, dijital çağda Z kuşağı gerçeklerini ortaya koymaya yönelik araştırma, derleme ve incelemeleri içermektedir. Bu bağlamda kitapta; markalaşma, dijital pazarlama, yeşil pazarlama, reklamcılık, halkla ilişkiler, dijital iletişim, eğitim, e-spor, dijital gazetecilik, dijital oyunlar, dijital siyasal iletişim, dijital okuryazarlık, dijital kültür, sosyal medya, postfeminizm ve tüketici davranışları gibi konular sosyal bilimler çerçevesinde, Z kuşağı perspektifinden detaylı bir biçimde incelenmiştir.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
Yapay Zeka Destekli Gazetecilik
Modern tarihi yaklaşık dört yüzyıla dayanan gazetecilik her dönemde yeni teknolojilerle dönüşen ve uygulama alanı genişleyen bir meslektir. Son dönemde yapay zeka, bilgi toplamadan içerik üretimine, dağıtımdan yorum moderasyonuna kadar haberciliğin hemen her aşamasını etkileyen dönüştürücü bir teknoloji hâline gelmiştir. Yapay zeka, hız ve verimlilik başta olmak üzere önemli avantajlar sunarken mesleğin özüne yönelik çok sayıda tehdidi de beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla bu entegrasyon; haber kuruluşları ve gazeteciler için sadece teknik bir uyum meselesi değil dikkatle yönetilmesi gereken çok katmanlı bir dönüşüm sürecidir. Her şeyden önce yapay zeka, gazetecinin yerine geçen bir aktör olarak değil; onun yaratıcılık, özgünlük ve kamusal sorumluluk gerektiren alanlara daha fazla odaklanmasını sağlayan bir destek unsuru olarak konumlandırılmalıdır. Bu kitap, yapay zeka ile gazeteciliğin kesişimini tarihsel gelişimi, kavramsal çerçevesi, etik ve mesleki tartışmalarıyla birlikte kapsamlı biçimde incelemektedir.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
İSYAN, Mehmet Celâl
İsyan, Mehmet Celâl’in Sultan II. Abdülhamit’in tahtan indirilmesinin hemen ardından yazdığı romandır. Romanda, başkişi Vedat’ın trajik aşk hikayesinin yanında II. Meşrutiyet’in ilânına giden süreçte yaşananlara ve hemen sonrasındaki gelişmelere yer verilmiştir. Vedat, dönemin sıkıntılarını yaşamasına rağmen Meşrutiyet’in ilânını görmüş şanslı muhalif aydınlardandır. Romanda siyasî meseleler dışında asıl konu Vedat’ın kişisel yaşamıyla ilgilidir. O, çocukluk aşkı olan Zekiye’yle evlense de trajik bir sonuçla karşılaşmaktan kurtulamaz. Vedat’ın kişisel yaşamı kitap yazarının hayatından, romantik ve aşırı duygusal mizacından izler taşır.
Kanunuesasi ilân olunmuş! Abdülhamit çaldığı hürriyeti iade etmiş! Şaşırdım, alık alık bakmaya başlamışım! Recep Paşa’nın şu sözleri, hâlâ beynimin içinde uğulduyor:
– Kendine gel çocuk!.. Çok felâket gibi. Çok meserret de insanı öldürür!..
Ağlaya ağlaya, güle güle, haykıra haykıra âdeta, ihtinak-ı rahim[1] nöbeti geçiren, çılgın bir kadın gibi “Hürriyet geldi!.. Hürriyeti aldık!.. ” diye memleketin sokaklarında koşmaya başladım!..
….
Şimdi, Zekiye dalgın dalgın bakmaya başladı ve öyle zannettim ki bu dalgın bakışın içinde iri bir damla gözyaşı Virjini’nin kumral kirpiklerini ıslattı!. İçimden “Zavallı Zekiye!” diye bir hıçkırık koptu, müteakiben a‘mâk-ı kalbimde mütehassis bir kuvve-i asabiyenin kırıldığını, parça parça olduğunu hissettim!. Artık öyle bulanık, öyle bî-me’âl[2] bir fikirle, yüzümü avuçlarımın içine aldım.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Kişiselleştirilmiş Dijital Reklamcılık: Veri Odaklı Yaklaşımlar
Bu kitap, dijital çağın teknolojik dönüşümlerinin reklamcılık üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Dijital reklamcılığın teorik temellerini derinlemesine inceleyen kitap, aynı zamanda dijital reklamcılıkta kullanılan kişiselleştirme yaklaşımlarını, bu yaklaşımların teknik altyapısını ve yöntemlerini ayrıntılı bir şekilde analiz etmektedir.
Kitap, kişiselleştirme yaklaşımlarının, dijital reklamcılık bağlamında yalnızca geçici bir trend olmanın ötesinde, markalar için sürdürülebilir ve etkili bir iletişim aracı olarak taşıdığı stratejik önemi de vurgulamaktadır.
KİTAP TANITIMI
İNOVASYON VE PAZARLAMA
İnovasyonun sonuçlarının değerlendirilmesi, firmaya sağladığı katma değerinin hesaplanması açısından oldukça önemlidir. Ancak inovasyon faaliyetleri çok karmaşık yapıya sahip olmasından dolayı bununla ilgili ölçümlerin yapılmasında kullanılacak göstergelerin tespiti oldukça zordur. Bu konuda ülke bazında yapılan çalışmalar makro düzeyde bir fikir verse de, sektör ve işletme bazında sağlıklı bir inovasyon ölçüm sisteminin geliştirilmesi için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Afete Dayanıklı Çocuklar Yetiştirmek: Okul Öncesi İçin Steam-D Temelli Eğitim Modülleri ve Uygulamaları
Fiziksel, psikolojik ve toplumsal boyutları da kapsayan afet dayanıklılığının disiplinlerarası bir yaklaşımla, çocukluktan yetişkinliğe hayat boyu eğitim çerçevesinde bütüncül olarak ele alınması afet risklerinin azaltılmasında etkili bir yoldur. Bu bağlamda, disiplinlerarası bir yaklaşım olan STEAM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Sanat, Matematik) ile afet okuryazarlığının birleşimini ifade eden STEAM-D temelinde, öz-yeterlik ve psikolojik sağlamlığın güçlendirilmesi, temel ilk yardım becerilerinin kazandırılması ile sanatın çocuklarda iyileştirici gücünden faydalanılarak bir TÜBİTAK 1001 projesi hazırlanmıştır. “Erken Çocukluk Döneminde Çocuk, Öğretmen ve Ebeveyn Afet Dayanıklılığı Eğitim Modülünün Geliştirilmesi ve Değerlendirilmesi” adlı 1001 projesi kapsamında, Türkiye’de sıklıkla yaşanan ve yaşanma ihtimali olan beş doğal afet (deprem, sel-taşkın, yangın, heyelan, çığ) ele alınmıştır.
Eserde afet dayanıklılık modülleri (çocuk, öğretmen, ebeveyn) ile erken çocuklukta afet dayanıklılığı, öğretmen eğitiminde öz-yeterlik inancı, erken çocuklukta psikososyal boyut, doğal afetlerde ilk yardım ve çocuklara öğretim teknikleri, erken çocuklukta sanat ve sanat eğitimi, erken çocuklukta STEAM yaklaşımı konularına yer verilmiştir. Bu çalışma, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından 223K616 numaralı proje ile desteklenmiştir. Projeye verdiği destekten ötürü TÜBİTAK’a en içten teşekkürlerimizi sunarız.
Bu eseri tüm çocuklara atfediyor alanyazına faydalı olmasını diliyorum.
Prof. Dr. Fatma ÜNAL
Proje Yürütücüsü – Editör
KİTAP TANITIMI
Çeviribilimde Ölçme ve Değerlendirme
Ölçme ve değerlendirme süreçlerindeki ilk soru “neyin” ölçülüp değerlendirileceğidir. Çeviri eğitimindeki değerlendirmelerin türü ve araçları ne olursa olsun amacı öğrencinin çeviri edincini geliştirmektir. Çeviri sektöründeyse metinde kalite değerlendirmesi ön plandadır. Uluslararası sınavlarda sınavın türüne göre çevirmenin edinci değerlendirilebileceği gibi çeviri metin üzerinden hata analizi de yapılabilir. Bu çalışmada alanyazındaki birçok çeviri edinci modeli kapsadıkları yeterlilikler tabanında incelenmiş ve ortaya çıkan model farklı değerlendirme alanlarına uygulanarak çeviri eğitimi bağlamında çeviri ürün değerlendirilmesinde kullanılabilecek yeterlilikler elde edilmiştir. Bu kitap eğitmenlere dersin amacı, niteliği ve düzeyine göre üzerinde durmak istedikleri alt-edinç ve yeterlilikleri seçmek ve farklı kombinasyonlar yaratarak kendi ölçme araçlarını geliştirmek; Çeviribilim öğrencilerine bir öz değerlendirme ölçeği yaratmak, akademik çeviri eğitimi boyunca geliştirecekleri becerilerin neler olduğunu belirlemek, hata kavramına ve uluslararası sınavların başarım ölçütlerine ilişkin farkındalık geliştirmek açısından bir çerçeve çizmektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Küreselleşme Sürecinde Akıllı Şehirler: Paradigma, Yönelimler ve Fırsatlar
20. yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkan küreselleşmeyle birlikte, sosyoekonomik ve kültürel hayatın her alanı gibi şehirler de köklü değişiklikler yaşamaktadır. Küreselleşmenin neden olduğu büyük paradigma değişimleri nedeniyle dünya çapında şehirler gittikçe daha fazla araştırmanın konusu olmaktadır. Bu süreçte akıllı şehirler kavramı ön plana çıkmıştır. Akıllı Şehir kavramının odak noktası, internet teknolojileri, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve herkese fayda sağlayacak yapıdaki büyümeyi tetikleyerek fırsatların iyileştirilmesidir. Temel varsayım, akıllı şehirler sayesinde ve girişimcilik için yeni fırsatların genişlemesi yoluyla suç, yoksulluk ve işsizlik oranlarının azaldığı, teknolojik verimlilikle doğal kaynak kullanımının arttığı ve teknolojilerin uygulanma alanlarının giderek genişlemesiyle yaşam kalitesinin yükseldiği yeni yaşam alanlarının yaygınlaşmasıdır. Şehirlerin, büyük ölçekli kentleşme zorluklarını ele almak ve yaşanabilir, rekabetçi ve kendine güvenen şehirler yaratmanın yeni yollarını bulmak için yenilikçi çözümlerin uygulanması yoluyla daha akıllı hale gelmesine ihtiyaç vardır. Bu doğrultuda, akıllı şehirlerin ortaya çıkışı, tüm dünyayı bir seviye daha yükseğe ulaştıracak çok daha büyük bir dönüşümün habercisi olabilir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
OSMANİYEDE TARIMSAL ÜRETİM
Tarımsal üretim, insanoğlunun yaşamı için vazgeçilmez olup insanlık tarihi boyunca sürekli olarak gelişme göstermiştir. Toplayıcılık ve avcılık ile başlayan tarım, zamanla toprağın işlenmesi ve bitkilerin yetiştirilmesinin yanı sıra hayvanların ehlileştirilmesi ile gelişme göstermiştir. Yirminci yüzyılda ise teknolojik gelişmelerin, tarımsal üretim ile bütünleşmesi biyoteknoloji kavramını doğurmuş ve tarımsal üretim farklı bir boyut kazanmıştır.
Dünya nüfusu hızla artarken tarım topraklarının azalması gelecek için bir tehdit oluşturmaktadır. Özellikle yanlış arazi kullanımları ile verimli tarım topraklarının imara açılması bu tehlikenin boyutunu daha da artırmaktadır. Dört mevsimin yaşandığı ülkemizde, çok çeşitli tarım bitkilerinden yüksek verimlilikte ürün alınması ülkemiz için önemli bir avantajdır. Gelecekte tarımın stratejik bir önem arz edecek olmasından dolayı, ülkemizde tarım topraklarının korunması ve yerli tohum üretimi tedbirlerinin alınarak planlamalar yapılması gerekliliğini doğurmaktadır.
Osmaniyede doğal ortam koşullarının uygunluğundan dolayı yılda iki kez ürün alınmaktadır. Sahada tarla bitkilerinin yanı sıra meyve ve sebze çeşitliliği de fazladır. Tarla ürünlerinden buğday, arpa ve pamuk üretiminde büyük düşüşler gerçekleşir iken endüstriyel tarım ürünleri olan ve gıda sektöründe geniş bir kullanım alanı olan susam, yerfıstığı ve mısır üretiminde artış dikkat çekicidir. Sebze yetiştiriciliğinde ise üretim merkezleri arasında büyük farklılıklar bulunmaktadır. Sebze türleri içinde özellikle kırmızı turp üretiminin önemli olduğu Osmaniye de (Kadirli) üretim artış eğilimde iken Adana karpuzu olarak isim yapmış sebzenin üretimindeki azalma dikkat çekici boyuttadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Hakikate Şiddetin Soykütüğü
Hakikate yönelik şiddet, onun birileri tarafından adlandırılarak çarpıtılmasıyla gerçekleşir. Kadim zamanlardan beri metafizik kurgularla inşa edilen hakikat tasavvurları elbette hakikatin kendisi değildir.
Dr. Oğuz Düzgün’ün yazdığı Hakikate Şiddetin Soykütüğü adlı kitapta; Platon, Aristoteles, Fârâbî, Kant gibi tanınmış filozofların hakikat arayışlarına dair örnekler bulunmaktadır. Felsefe alanında yazılmış kitaptaki bu örnekler, aynı zamanda hakikate yönelik şiddetin farklı farklı durakları olarak da düşünülebilir.
Kyzikoslu Eunomius’un metafizik şiddeti önlemeye dönük faaliyetleri yanında Göbeklitepe gibi tarihi yapılardaki hakikat tasavvurlarına dair örnekler de kitabın özgün bölümlerini oluşturur.
Platon’un mağara istiaresinde gösterdiği gibi oluş ve bozuluşun hâkim olduğu bu doksalar dünyasında belki de hakikat hiçbir zaman bulunamayacaktır.
Ancak Kant’ın da Saf Aklın Eleştirisi’nin başında belirttiği gibi metafizik sorular hiçbir zaman yanıtlanamayacak olsalar da aklın doğasına ait oldukları için, o soruları terk etmek de hiçbir zaman mümkün olmayacaktır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Kosova Türklerinin Manileri ve Mani Söyleme Geleneği
Kosova Türklerinin Manileri ve Mani Söyleme Geleneği (İnceleme ve Metinler) adlı bu kitap, Kosova Türklerinin sözlü kültür ürünlerinden manilerin bağlam merkezli bir biçimde incelenmesiyle oluşturulmuştur.
Kosova Türklerinin mani söyleme geleneğine dair bilgiler ve manilerin büyük bir kısmı, alanda yapılan derleme çalışmaları ile elde edilmiştir. Bu nedenle bu kitap, 21. yüzyılda Kosova Türklerinin kültürel varlıklarının bir ispatı olan sözlü kültür ürünlerinin elde edilmesi, bir bütün olarak mani söyleme geleneğinin incelenmesi ve değerlendirilmesi açısından önemlidir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
BİR ARA NESİL HİKÂYECİSİ ABDULLAH ZÜHDÜ
Bir Ara Nesil Hikâyecisi, Abdullah Zühdü Hayatı-Eserleri-Hikâyeciliği başlıklı çalışmamız “Ön Söz”, “Giriş”, “Sonuç”, “Kaynakça”, “Ekler” dışında dört bölümden oluşmaktadır. “Giriş”te hem yaşadığı dönem hem de bizden önce Abdullah Zühdü ile ilgili yapılmış çalışmalar, ana hatlarıyla değerlendirildi. Şimdiye kadar Abdullah Zühdü hakkında ayrıntılı bir biyografik çalışmanın yapılmamasından dolayı “Birinci Bölüm” yazarın hayatı ve eserlerine ayrıldı. Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Beyazıd Devlet Kütüphanesi, Süleymaniye Kütüphanesi, Millet Kütüphanesi, Millî Kütüphane, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi, İstanbul İl Nüfus Müdürlüğü ve Galatasaray Lisesi Arşivi’nden yapılan araştırmalar sonucunda tespit edilen bilgiler ve belgeler ışığında yazarın biyografisi oluşturuldu.
“İkinci Bölüm”de otuz yıldan fazla bir süre gazetecilik yapmış olmasından ve Yeni Gazete gazetesiyle Türk basın tarihinde önemli bir yer edinmesinden dolayı Abdullah Zühdü’nün gazeteciliğine yer verildi.
Çok okunan, ilgi gören polisiye, aşk romanlarını yazan Zühdü, Türk romancılığında romancı kimliğiyle de karşımıza çıkar. Bu yüzden “Üçüncü Bölüm”de yazarın birkaç romanı, ele alınarak romancılığı anlatılmaya çalışıldı.
“Dördüncü Bölüm”de ise Zühdü’nün çalışmamızın esas konusunu oluşturan hikâyeleri incelendi. Zühdü’nün yazın hayatına ilk defa hikâye türüyle başlamış olmasından dolayı bu çalışmamızda hikâyeciliği, metodolojik olarak incelendi. Eserlerinin ve çalışma alanlarının fazla olmasından dolayı romancılığını ve gazeteciliğini müstakil çalışmalar olarak daha sonra yayımlamayı uygun gördük.
Elde edilen orijinal belge ve bulgular, “Sonuç Bölümü”nde sunuldu. Ayrıca Zühdü’nün hikâyelerinden birkaç örnek sunularak hikâyelerindeki yapı ve üslup gösterilmeye çalışıldı.
“Ekler Bölümü”nde ise Zühdü hakkında kütüphanelerde ve Osmanlı Devlet Arşivi’nde elde edilen belgeler verildi.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
TOPLUM ve KÜLTÜR
İnsan toplumlarının dönüştürücü etkilerini kültürün formlarında gözlemlemek gerekmektedir. Toplumsal yapı kültürel yaratımla tertiplenir. Toplum ve kültür ilişkisi pratiğin kurumsal eklentileri şeklinde görgül kılınabilir. Din, sanat, ekonomi, sosyoloji ya da müzik gibi disiplinler “Toplum ve Kültür” ilişki ve pratiğinde sistem kurucudurlar. Buradan hareketle “Kültür” konulu çalışmaların pratik alanlarda incelenmeleri önemli görülmektedir. Kültür salt soyut tartışmalarda daralıp kalamayacak bir yaratıcı etkinliğe sahiptir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Coğrafya ve İnsan
Coğrafya alanında her yıl ülkemizde çok sayıda çalışma yayımlanarak bilimsel gelişime katkı sunulmaktadır. Şüphesiz bu eserler, doğal, beşerî ve ekonomik açıdan yaşanan sorunların çözüme kavuşturulması ve gerçekleştirilecek planlamalar için önemli bir kaynak olarak görülmektedir. “Cumhuriyetin 100. Yılına Armağan Coğrafya ve İnsan” temalı bir kitap çalışması olarak planlanan ve 26 akademik çalışmadan oluşan bu eser, Coğrafya alanında çalışmalar yürüten kıymetli araştırmacıların değerli araştırmaları bir araya getirilerek tamamlanmış ve bir anı kitabı olarak tarihin unutulmaz bir parçası olarak kalması amaçlanmıştır. Cumhuriyetimizin 100. yılına armağan kapsamında hazırlanan bu eserin başta coğrafya olmak üzere tüm bilim camiası ve diğer okuyuculara katkı sağlayacağı düşüncesiyle Cumhuriyetimizin 100. yılını kutluyoruz.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
Retro Pazarlama ve Spor
Çağdaş pazarlama anlayışında, “yeni ve geliştirilmiş” ifadelerine sıkça rastlanmaktadır. Yenilik yapmayanın eskiyeceğinden, yeniliklerin hızla eskidiğinden bahsedilmektedir. Bir yandan da, “her zaman alıştığınız” kalite, lezzet, vb. ifadelerle de değişmezliğe, kalıcılığa ve istikrara vurgu yapılmaktadır. Bu bağlamda, “Retro Pazarlama” insanların geçmişe duydukları özlemin gücünden yararlanmaya dayanmaktadır.
Geçmişten gelen ürünlerin, tarzların, stillerin, ifadelerin, anlayışların yenilendiğine dair örnekler ile retro pazarlama, geçmişe ait çağrışımlarıyla farklı bir pazarlama yaklaşımını içermektedir. Geçmişe uzanan referanslar, yeniliklerin tükenmesinden değil, aksine, pazarlamanın dinamizminden kaynaklanmaktadır. Bu bağlamda; retro pazarlama, eskiyi yenilemek iddiasını da içermektedir. Retro pazarlamanın temelinde yatan düşünce ise; tüketicilerin satın alma sürecinde, ürünü tercih ederken, ailenin, etkilenilen bir filmin, belgeselin, bir maçın veya tüketicinin hayatından bir şeylerin izlerini taşımasıdır. Öyle ki, son yıllarda retro kavramının geçmişe olan özlemle yoğun bir biçimde bağdaştırılması nedeniyle tüketiciler; o dönemin yaşayış biçimini, toplumsal koşullarını ve diğer özelliklerini de talep eder hale gelmiştir.
Günümüzde spor endüstrisinde yer alan markalar ise farkındalık yaratmak, farklılaşmak ve hedef kitleleri ile duygusal bir bağ kurmak amacıyla, spor pazarlaması çerçevesinde çeşitli iletişim faaliyetlerine başvurmaktadırlar. Bunlar arasında, yeni trendler oluşturmak ve onların olumlu etkilerinden faydalanmak da yer almaktadır. Özellikle, retrospektif (geriye dönük) markalama yaklaşımı ile hedef kitlelerinin taleplerine, teknoloji ile harmanlanmış sembolik ürünlerin sentezi olan “retro ürünler” ile karşılık vermeye gayret gösteren spor markalarının varlığı her geçen gün artmaktadır. Retro spor ürünleri, hemen her kuşak tarafından yoğun ilgi görmektedir. Son yıllarda, hikaye anlatımına dayalı pazarlama anlayışının yaygınlaşması ise, retro pazarlama ve spor birlikteliğinin gücüne güç katmaktadır.
Bu kitapta, tüketim toplumlarında kültürel bir tüketim aracı olarak konumlandırılan retro spor ürünlerinin, spor endüstrisindeki varlığına dikkat çekmek ve alanla ilgili literatüre katkıda bulunmak amaçlanmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
HATAY HALK KÜLTÜRÜ ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR
Hatay, uzun bir tarihsel süreçte çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapmış bir şehirdir. Bundan dolayı kültürel anlamda oldukça zengin bir birikime sahiptir. Bu birikim sonucunda topluma ait gelenek, görenek ve toplumsal uygulamaların da oldukça çeşitli ve fazla sayıda olduğu görülmektedir.
Prof. Dr. Bülent ARI tarafından kaleme alınmış olan “Hatay Halk Kültürü Üzerine Araştırmalar” kitabı, Hatay halk kültürüne ait unsurları ve şehrin kültürel birikimini titizlikle ele almıştır. Hatay’da doğum, evlenme ve ölüm gibi geçiş dönemlerine ait uygulamalar, gündelik yaşamdan kesitler; Hatay halk edebiyatına ait örnekler, Hatay’da ön plana çıkan el sanatları, bölgesel halk oyunlarına ait unsurlar, Hatay’daki geleneksel çocuk oyunları, bölgeye ait halk hekimliği uygulamaları, Hatay mutfağına ait yemekler ve yemek kültürü ile bölgede kullanılan lakapların derlendiği bilgilerden oluşan kültürel özelliklere bu kitapta yer verilmiştir.
Hatay halk kültürüne ait unsurların tanıtılması ve bu unsurların gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlayacak nitelikteki bu kitap; Hatay halk kültürüne ait yapılacak olan sonraki çalışmalara da kaynaklık edici ve yol gösterici bir mahiyete sahiptir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
RİSKE MARUZ DEĞER
Finansal piyasalarda risk ölçüsü olarak kullanılan Riske Maruz Değer (VaR), belirli bir zaman periyodunda ve güven düzeyinde elde tutulan portföyün uğrayacağı maksimum kaybı para miktarı olarak ifade eder. VaR, portföyün mümkün kayıplarının istatistiksel ölçüsünü özetleyen tek bir rakam olma özelliği taşımaktadır. Bu nedenle, yönetici kadrolarının ortaya çıkan tek bir rakama bakarak riskin karşılanabilir olup olmadığına dair karar almalarına yardımcı olmakta, dolayısıyla riskten korunmalarını sağlamaktadır. Finansal raporlarda sunulma zorunluğu bulunan VaR, piyasalarda faaliyet gösteren kurumlar tarafından da geniş kabul görmektedir.
Bu kitap finansal risk ölçümünde kullanılan VaR hesaplama yöntemlerini hem teorik hem de uygulamalı olarak ele almaktadır. Ayrıca bölüm sonlarında yer alan VaR uygulamalarına ait R kodları kitabın sonunda okuyucuya sunulmaktadır. Kitapta bulunan konular ana başlıklar ile aşağıdaki gibidir:
– Risk Kavramı ve Ölçülmesi
– Riske Maruz Değer (VaR)
– Tutarlı Risk Ölçülerinin Özellikleri
– Koşullu VaR
– Varyans-Kovaryans Yaklaşımı
– Tarihi Simülasyon Yaklaşımı
– Monte Carlo Yaklaşımı
– Hareketli Ortalamalarla Volatilile Modeli
– Geriye Dönük Test
– R Ugyulama Kodları
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Kazan – Ankara Hattı
Kazan–Ankara Hattı: Çok Kutuplu Dünyada Rusya–Türkiye İlişkileri ve Paradiplomasi, değişen uluslararası sistemde Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkileri paradiplomasi perspektifinden ele almaktadır. Çalışma, Kazan ve Ankara arasındaki etkileşimi yalnızca devletlerarası diplomasi çerçevesinde değil, aynı zamanda bölgesel yönetimler, yerel aktörler ve kültürel bağlar üzerinden de incelemektedir. Çok kutuplu dünya düzeninin şekillendiği günümüzde, alt-ulusal işbirliği mekanizmalarının dış politika ve uluslararası ilişkiler üzerindeki etkisi analiz edilmektedir. Kitap, Rusya–Türkiye ilişkilerine yeni bir bakış açısı sunarken, paradiplomasinin bölgesel istikrar ve karşılıklı anlayışın geliştirilmesindeki rolünü ortaya koymaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
İmgenin Yolculuğu
Modern Türk şiirinin 80 sonrası dönemini şiirleriyle olduğu kadar kuramsal yazıları ve edebî münakaşalarıyla da etkileyen Tuğrul Tanyol günümüz şiirinde de etkin konumunu sürdürmektedir. İdeolojik ölçütlerin edebiyatın dışında tutulmasında, reddiye yerine gelenekle uzlaşı çerçevesinde ilişki kurulmasında etkisi yadsınamaz şairlerden olan Tanyol 80’ler Şiiri olarak adlandırılan dönemin genel çerçevesini oluşturan birçok özelliği ilk defa gündeme taşıması bakımından da dikkate değerdir. Tuğrul Tanyol türler arası ilişkiye uygun olarak kurguladığı yapıtlarında çağdaş sanatın dil, anlam, gerçek, biçim, müzik ve imge anlayışından etkilenir. Söz konusu kayıtların şiirsel atmosfer ve gerilimle ilişkisine edebî boyutlar kazandıran şair anlam, gerçek ve imgenin yeni statüsünü dilin özerk yapılarının işleyişinde belirleyici olan müzik üzerinden oluşturur. Tuğrul Tanyol şiiri varoluş problemini zaman çerçevesinde ele alan, sorgulayan öznenin travmalarına yoğunlaşan ve fenomenolojik yönelimler gösteren bir yapıya sahiptir. Diğer bir ifadeyle Tanyol şiiri zamana karşı direnme arzusu taşıyan, varoluşun bireysel ve toplumsal dinamiklerini sorgulayan yitik ben’in çözülüşünü, bu çözülüşte rol oynayan unsurların çatışmasını merkeze alır. Tuğrul Tanyol’un şiirleriyle ilgili şimdiye dek yapılan çalışmalara bakıldığında ise ağırlıklı olarak içeriğe yoğunlaşan yazılara rastlanır. Söz konusu çalışmalar içerik boyutu aşamadığı gibi 80’lerden itibaren söylenegelen birtakım özellikleri tekrar etmekten de öteye gidememiştir. Sanatta ellinci yılını geride bırakan şairin Türk şiirindeki yerini akademik bir zeminde tartışmaya açma, belirleme gereksinimi elinizdeki kitabın yazılma gerekçesini oluşturur.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
ENGLISH LITERARY CRITICISM
“Originally published in 1896.”
In the following pages my aim has been to sketch the development of criticism, and particularly of critical method, in England; and to illustrate each phase of its growth by one or two samples taken from the most typical writers. I have in no way attempted to make a full collection of what might be thought the most striking pieces of criticism to be found in our literature.
Owing to the great wealth of such writing produced during the last sixty years, it is clearly impossible to give so complete a picture of what has been done in this period as in others. I am obliged to content myself with one specimen of one writer. But that is the writer who, in the opinion of many, is the most remarkable of all English critics. For the permission, so kindly granted, to include the Essay on Sandro Botticelli I desire to offer my sincerest thanks to Messrs. Macmillan and to the other representatives of the late Mr. Pater.
It may seem strange to close a volume of literary criticism with a study on the work and temperament of a painter. I have been led to do so for more than one reason. A noticeable tendency of modern criticism, from the time of Burke and Lessing, has been to break down the barrier between poetry and the kindred arts; and it is perhaps well that this tendency should find expression in the following selection. But a further reason is that Mr. Pater was never so much himself, was never so entirely master of his craft, as when interpreting the secrets of form and colour. Most of all was this the case when he had chosen for his theme one who, like Botticelli, “is before all things a poetical painter”.
- E. VAUGHAN
February, 1896.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Uluslararası İlişkilerin Yeni Güç Rekabet Sahası: Siber Uzay
21. yüzyıl, bilim ve teknoloji alanında insanlık adına olağanüstü gelişmelerin yaşandığı bir çağ olmaktadır. Gündelik hayatın hemen her boyutunun bilimsel ve teknolojik gelişmelerle ilişkilendirilmesi söz konusudur. Yaşanan bu küresel teknolojik dönüşüm halinden doğal olarak Çağdaş Uluslararası İlişkiler de etkilenmektedir. Uluslararası İlişkilerdeki geleneksel güç rekabetinin yaşandığı sahaların –kara, deniz ve hava– giderek artan bilimsel ve teknolojik gelişmelerin neticeleri doğrultusunda önce dış uzaya, ardından da 21. yüzyıl itibariyle siber uzaya genişlediği görülmektedir. Özellikle siber uzay sahası, taşıdığı benzersiz nitelikler nedeniyle Uluslararası İlişkiler aktörlerince “beşinci güç rekabet sahası” olarak adlandırılmakta ve adaptasyon süreci ise oldukça karmaşık ve zor şekilde halen devam etmektedir. Günümüz Çağdaş Uluslararası İlişkileri çok yoğun bir teknolojik değişim ve dönüşüm süreci içerisindedir. Bu yoğun teknolojik değişim ve dönüşüm süreci, 21. yüzyılın yeni Uluslararası İlişkilerinin yeni konseptlerini oluşturmakta, yeni rekabetler yaratarak yeni güç dengeleri inşa etmektedir. Dolayısıyla Siber Uluslararası İlişkilerin belirleyici aktörleri, yeni küresel dengelerin ve aynı zamanda da geleceğin belirleyicileri olacaklardır
₺550,00
KİTAP TANITIMI
Muğlada Sürdürülebilir Turizm
Muğlada sürdürülebilir turizm, Muğlanın doğal güzellikleri ve zengin kültürel mirasının bir uyum içinde korunması amacıyla yazılmıştır. Kitap farklı üniversitelerden 16 farklı uzmanın katkısı ile hazırlanmıştır. Bu kitap, Muğladaki sürdürülebilir turizm uygulamaları ile Muğla ilinin sürdürülebilir turizm potansiyelini ortaya koymayı hedeflemektedir. Kitap turizm endüstrisinin ve akademisyenlerin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak hazırlanmıştır. Aynı zamanda yerel yönetimlerin ve yerel halkın sürdürülebilirlik konusundaki farkındalığının geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu anlayışla hazırlanan kitap, sürdürülebilir turizm anlamında tüm paydaşlara bir yol haritası oluşturmanın ötesinde, geleceğin turizm anlayışına bir çağrı görevini de üstlenmektedir. Muğlada turizmi sürdürülebilir hale getirmek için bir öncü rehber olması hedeflenmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
MORPHOLOGIE FLEXIONNELLE DU FRANÇAIS ECRIT UNE ANALYSE DISTRIBUTIONNELLE
La morphologie, visant à étudier spécialement la structure interne des mots, se divise traditionnellement en deux branches : morphologie dérivationnelle (ou lexicale), sintéressant à laspect formationnel (dérivationnel) des mots complexes (dérivés ou construits) et morphologie flexionnelle, soccupant spécifiquement de laspect flexionnel. Cest ce deuxième aspect qui est adopté dans cet ouvrage, qui essaie de rendre cette matière quelque peu complexe, même pour un public averti, plus accessible par tous, notamment par les apprenants étrangers, en sélectionnant une méthodologie « distributionnelle ». En effet, les travaux existants en la matière sont purement descriptifs et souvent assez complexes et, par conséquent, ne conviennent guère au public méconnaissant le domaine et encore moins aux étudiants qui tâchent dappréhender le fonctionnement morphologique dune langue étrangère.
Il sagit, donc, dun ouvrage dinitiation, de nature pédagogique, spécialement conçu pour lenseignement et lapprentissage de la morphologie du français. Ainsi, tout en apprenant les techniques danalyses morphologiques, ces derniers saisiront plus facilement les fondements de la flexion des mots français. Doù, lautre caractéristique de louvrage, qui se veut, autant que possible, dune simplicité, aussi bien sur les plans du contenu, du corpus, de la méthode danalyse et de la description quau niveau métalinguistique.
₺495,00