KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Samsun’da XIX. Yüzyılda Batı Etkili Mimarlık Örnekleri
₺275,00 -

Popüler Tarihî Romanlarda İstanbul (1871-1986)
₺585,00 -

Öğretmen ve Öğretmen Adayları İçin Bilgisayara Giriş
₺300,00 -

Orta Amerika (Kara Alanı)
₺380,00 -

MÜŞTERİ KÖTÜ DAVRANIŞLARININ ÖRGÜTLER VE ÇALIŞANLAR AÇISINDAN İNCELENMESİ
₺235,00 -

MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİNDE BİTLİS
₺510,00 -

Marka Konumlandırma ve Algılama
-

Küresel Şehirler
₺340,00 -

Kredi Tahsisi ve Ticari Kredi Taleplerinin Değerlendirilmesi
₺235,00 -

Kemalpaşa Dağı’nda Fiziki Coğrafya ve İklim-Ağaç Büyüme İlişkisi Üzerine Araştırmalar
₺585,00 -

JET-LAG
₺210,00 -

İstanbul’daki Hattate Mezar Taşları
₺250,00 -

İLETİŞİM KURMA BECERİLERİ
-

Hominidlere Genel Bir Bakış
₺260,00 -

Halit Ziya Uşaklıgil Röportajlar, Konuşmalar, Anketler
₺440,00 -

GİRİŞİMCİLİK SOSYOLOJİSİ
₺250,00
KİTAP TANITIMI
HATAY HALK KÜLTÜRÜ ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR
Hatay, uzun bir tarihsel süreçte çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapmış bir şehirdir. Bundan dolayı kültürel anlamda oldukça zengin bir birikime sahiptir. Bu birikim sonucunda topluma ait gelenek, görenek ve toplumsal uygulamaların da oldukça çeşitli ve fazla sayıda olduğu görülmektedir.
Prof. Dr. Bülent ARI tarafından kaleme alınmış olan “Hatay Halk Kültürü Üzerine Araştırmalar” kitabı, Hatay halk kültürüne ait unsurları ve şehrin kültürel birikimini titizlikle ele almıştır. Hatay’da doğum, evlenme ve ölüm gibi geçiş dönemlerine ait uygulamalar, gündelik yaşamdan kesitler; Hatay halk edebiyatına ait örnekler, Hatay’da ön plana çıkan el sanatları, bölgesel halk oyunlarına ait unsurlar, Hatay’daki geleneksel çocuk oyunları, bölgeye ait halk hekimliği uygulamaları, Hatay mutfağına ait yemekler ve yemek kültürü ile bölgede kullanılan lakapların derlendiği bilgilerden oluşan kültürel özelliklere bu kitapta yer verilmiştir.
Hatay halk kültürüne ait unsurların tanıtılması ve bu unsurların gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlayacak nitelikteki bu kitap; Hatay halk kültürüne ait yapılacak olan sonraki çalışmalara da kaynaklık edici ve yol gösterici bir mahiyete sahiptir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
GÖZETLEYEN BAKIŞ
Görme bir iktidardır ve imaj her şeye hâkimdir. Söz eski hükmünü kaybettiğinden, gerçekliğin ve iktidarın takibi sadece gözetlemeyle mümkündür. Varlığımız görüntümüzse, bu görüntünün algılanması da bilinçle ilişkilidir ve algılarımız bakışlarımızla şekillenmektedir. Gözetleyen bakış genellikle arzuyla ilişkilidir ve çoğunlukla seyretmekten zevk alan, suç işleyen röntgenci bir kimliğe bürünür. Bakış artık şiddettir ve gözetleyenler ancak tersine gözetimle kontrol edilebilir. Tersine gözetim, görüntüyü son bir bakışla hızlıca tüketen aylak flanörle yaygınlaşmıştır. Bu durum gözetim iktidara aittir alt metnini sarsmıştır. Veri ikizi gibi çoklu eksen ve kavramların oluştuğu dijital çağımızda hepimiz panoptik ve sinoptik makinelerin içine sıkışan sanal kimliklere dönüştük. Bu durum, gözetleme ve bakışın yeni kavram ve tartışmalarla tekrar okunmasını gerektirmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Hassas ve Tartışmalı Bir Konu 1915 Ermeni Olayları
Türkiye, 1915 Olayları nedeniyle son zamanlarda içte ve dışta giderek artan bir saldırı kampanyası ile karşı karşıya kalmıştır. Dikkat edilecek olursa Ermeni Sorunu, özellikle Türkiye kritik dönemlerden geçerken sahneye konulmaktadır. Bu duruma ilk örnek, Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı ordusunun Çanakkale için mücadele verdiği tarihte; Van, Sason ve Bitlis gibi doğu illerinde ardı ardına Ermeni isyanlarının patlak vermesidir. İkinci kritik dönem, Anadolu’da yeni bir millî devletin kuruluş mücadelesi verilirken, İttihat ve Terakki önderlerine birbiri ardına suikast düzenlenmesidir. 1970’lerde ortaya çıkan Ermeni terörü ise Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası oluşan uluslararası baskı ortamında yoğunlaşmıştır. Aynı sorun şimdi de Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne gir(ebil)mek için çaba gösterdiği günlerde, dozu giderek daha da artırılan bir konu olarak gündeme getirilmektedir. Buna paralel olarak şimdilik 29 farklı ülke parlamentolarında “Ermeni Soykırım Yasası” kabul edilir olmuştur. Hiç şüphesiz tüm bunlardan maksat, Türk siyasetini kıskaca almak ve zorda bırakmaktır. Çünkü Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan, Ortadoğu ve Kafkasya gibi, önemli petrol yataklarının kesiştiği noktadaki stratejik konumu ile Türkiye, diğer dünya ülkelerinin iştahını kabartmaktadır.
İşte bu kitapta farklılıklara saygı duyma ilkesinden hareketle ve karşıda öteki oluşturma gayesinden uzak olmak kaydıyla, 1915 Ermeni Olaylarının literatür kısmı belli bir sistematikle ve de okuyucuyu sıkmadan oluşturulmaya çalışılmıştır. Aynı zamanda tehcir olarak adlandırılan aslında Sevk ve İskân Kanunu olarak tarihi vesikalarda yerini alan konuya dair akla gelebilecek tüm sorulara cevap bulunabileceği umulmaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
TARİH METİNLERİ METİN TİPİ VE NEDENSELLİK İLİŞKİSİ
Metin türü ve metin tipi kavramları üzerinde yapılan farklı tanımlamalar bulunmaktadır. Kitapta bu iki kavram arasındaki ayrıma dikkat çekilerek tarih metin türü temel alınmakta; anlatı, açıklama ve sav metin tiplerinin aynı tür içerisinde nasıl yapılandığı tarih metin türünün temel kavramlarından nedensellik çerçevesinde ve tarih ders kitaplarından seçilen metinlerden alınan örneklerle ortaya konmaktadır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Türk Sinemasında Öncüler
Altmışlı yıllar, Türk Sinemasının altın yılları olarak kabul edilir. ‘Sinemacılar Kuşağı’ diye bilinen bu dönem, hem nicelik hem nitelik bakımından en güçlü yapıtların ortaya çıktığı yıllardır. Bu yıllarda, özellikle dört yönetmenin filmleri öne çıkmaktadır; Metin Erksan, Lütfi Akad, Atıf Yılmaz, Halit Refiğ.
Erksan, Yılanların Öcü, Susuz Yaz ve Kuyu’da köy gerçekliğini çarpıcı biçimde beyaz perdeye taşırken, Acı Hayat, Ölümsüz Aşk ve Sevmek Zamanı gibi kent filmlerinde de, aşk teması üzerinden sınıf çatışmasını ve bu çatışmanın tarafı olan burjuvaziyi eleştirir. “Yeşilçam” kalıplarının dışına taşan, kendine özgü bir üslupla yapar bunu. Filmlerinde ayrıksı üslubunu yaratmayı başaran Metin Erksan, auteur deyince akla gelen yönetmenlerimizin başında gelir.
Metin Erksan’la birlikte, “Siyah beyazı” en etkili kullanan ve auteur sıfatını fazlasıyla hak eden Lütfi Akad, Türk sinemasının en önemli yönetmenlerinden biridir. Olağanüstü bir sadelikle, büyük anlamlar yaratabilen Akad, karakteri ve duruşuyla da örnek bir şahsiyettir.
Atıf Yılmaz ise; filmografisinin en önemli ve en çarpıcı kısmını 80 sonrası yaptığı, Müjde Ar’lı kadın filmleriyle oluşturur.
Halit Refiğ; Doğu Batı arasında entelektüel bir sinemacı. Ulusal sinemanın teorisini yazıp kavgasını yapmış olsa da, filmlerinde bunu ne kadar başardığı hep meçhul kaldı.
KİTAP TANITIMI
Bulanık Mantık ve Sigorta Şirketlerinin Performansı Üzerine Bir Araştırma
Firmaların faaliyet performansı, özellikle ticari faaliyet sürdüren birçok firma için önemli bir başarı göstergesidir. Faaliyet performansının ölçülmesi hem firmanın amaçlarına ulaşmada hangi noktada olduğunu, rekabet durumunda başarısını ve firma ortaklarına karşı güven verme konusunda önemlidir.
Bu kitapta, sigorta şirketlerinin faaliyet performansını gösteren oranlar, karlılık oranları kullanılarak bulanık mantık çerçevesinde tahmin edilmiş ve yorumlanmıştır.
Bu kitabın hazırlanmasındaki amaç, firma performans oranları tahmin edilirken farklı bir çözüm yöntemi önermek ve nokta tahmini yerine aralık tahmini yaparak okuyucuya daha anlamlı tahminler yapmasında yardımcı olmak için fikir verme amaçlanmıştır. Bu bağlamda aralık tahmini sonucu elde edilen değerlerin firma performansını yorumlama konusunda daha yardımcı olacağı düşünülmektedir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
KIRSAL KALKINMA PERSPEKTİFİNDEN SEKTÖREL PAZARLAMA
Türkiye jeo-politik önemi, Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarına olan yakınlığı ve merkez konumda bulunmasının yanı sıra, değişik iklim, coğrafi şekil, verimlilik vb. açıdan da farklı özelliklere sahiptir. Tüm bu özellikler, ülkenin farklı açılardan kalkınmasını gündeme getirmiştir. Kıyı kesimler daha çok turizm ve sanayi ile gelişme imkânına sahip iken, iç kesimler ve kırsal alanlar ise daha çok niş turizm, tarım ve hayvansal ürün ve sanayi ile gelişmesini sağlayabilecek durumdadır.
Türkiye doğal kaynakları, hayvancılık ve gıda ürünleri açısından dünyada eşine az rastlanır, şanslı olan ülkelerden biridir. Ülke genelinde, çoğunlukla kırsal alanlarda yetiştirilmekte olan ürün çeşitliliği bol, katkı maddesi içermeyen güvenli organik gıdalar, hem ülke içindeki tüketiciler hem de uluslararası pazarlarda gittikçe artan oranda tercih edilir duruma gelmiştir.
Ülke genelinde ve özellikle kırsal alanlarda üretilen ürün ve hizmetlerin değerlendirilmesi, ekonomiye kazandırılması ve satışa konu olması gerekmektedir. Çünkü ürünün mükemmelliği veya eşsizliği de ancak satışına ve tüketicilerce bilinmesine ve kullanılmasına bağlıdır. Bu bağlamda sektörel pazarlama önem arz etmektedir.
Kırsal kalkınmanın sunduğu imkânların sektörler itibariyle ortaya çıkarıldığı, elde edilen ürünlerin ulusal ve uluslararası pazarlarda rekabetçi güce ulaşabilmesi için pazarlama disiplini çerçevesinde stratejik bir bakış açısına ihtiyaç duyulduğunun vurgulandığı, ciddi ve titiz bir çalışma ile hazırlanan bu eserin, öncelikle makro düzeyde stratejik karar vericilere, iş alemine ve akademik camiaya yol gösterici ve rehber olması dileği ile
₺890,00
KİTAP TANITIMI
GENEL GENETİK
“Genel Genetik” adlı bu kitap Biyoloji, Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümlerinde lisans seviyesinde okutulmakta olan Genetik dersleri dikkate alınarak hazırlanmış olup, kitabın hazırlanması sırasında uygulama ile birlikte yöntemlerin dayandığı teorilerin üzerinde de durulmuştur. Kitapta, öğrencilerimizin genetik ile ilgili bilmesi gereken temel bilgiler fazla ayrıntıya girmeden ve bilgileri karmaşık bir hale getirmeden akılda kalıcı bir şekilde verilmeye çalışılmıştır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Bilimler Çerçevesinde Güncel Araştırmalar
Sosyal bilimlerin odak noktasını oluşturan “insan” unsuru, hele ki günümüzde, giderek daha çok “amaç” olarak konumlandırılmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu sebeple gerek belirli disiplinler gerekse farklı alanlardan araştırmacıların birleşerek bu nihai amaca daha çok eğilmeleri önem arz etmektedir. Zira günümüzün hegemon iktisadi sisteminde inanın eskiye nazaran daha fazla araçsallaştırıldığına dair pek çok veri, gösterge, kanıt ve araştırma bulunmaktadır. Bu meyanda cevap verilmesi gereken soru şudur: Ekonomik büyüme veya zenginleşme uğruna insanın özne konumundan çıkarılıp araçsallaştırılmasına göz mü yumulmalı yoksa insanın, ekonomik göstergeler dışında-üstünde bir mesele olduğu kabul edilmeli ve bu noktada bir aktör olarak konumlandırılmaya mı çalışılmalıdır? “Sosyal Bilimlerde Güncel Araştırmalar” adlı bu eserde, çeşitli disiplinler çerçevesinde ortaya konulmuş çalışmalarla bahsi geçen konunun bir ya da daha fazla cephesine ışık tutulmaya çalışılmaktadır.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
ÇOCUKLARDA MOTOR GELİŞİM BEBEKLİK ÇOCUKLUK ERGENLİK
Motor gelişimi diğer gelişim alanları ile ilişkilendirerek bebeklikten ergenliğe kadar inceleyen bu kitap, gelişim alanında çalışan öğretim elemanlarına, öğrencilere ve alanda çalışan diğer meslek elemanlarına motor gelişim alanının desteklenmesinde, daha becerili insanlar yetiştirilmesinde yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır.
Motor gelişim özelliklerini daha iyi tanıyarak bebeklerin, çocukların ve ergenlerin bu alandaki gelişimlerine etkin olarak yardımcı olabiliriz.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
DAVRANIŞSAL EKONOMİ YAKLAŞIMLARI: KARAR VERME TARZLARIYLA BİR İNCELEME
İnsanların karar verirken her zaman “en iyi”yi aramadıklarını, bazen “iyi”nin de onlar için yeterli olabildiğini, irrasyonel kararlar da verebildiğini belirten “davranışsal ekonomi”, ekonominin temel varsayımı olan “homoekonomikus”u sorgulamaktadır. Beklenti kuramı ile geniş yankı bulan bu çalışma alanı, belirsizlik ve risk altında karar verme durumlarında bireylerin irrasyonel kararlar verebileceğini belirtmektedir. Bu çalışmanın amacı davranışsal ekonomi yaklaşımlarını, tüketici karar verme tarzları ile açıklamaktır. Bu amaç doğrultusunda tüketici karar verme tarzları kullanılarak, davranışsal ekonomi yaklaşımlarında ortaya çıkan sonuçlar açıklanmış, tüketicilerin kararlarındaki sapmalar ve irrasyonellikler karar verme tarzları ile yorumlanmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Kamuda Etiği Yeniden Düşünmek: Hizmetten Yararlananların Etik Davranış İlkeleri
Bugüne kadar kamu yönetiminde etik konusu kamu hizmetini arz eden kesim olan kamu görevlilerine getirilen kurallar ya da kamu görevlilerinin davranışları kapsamında ele alınmıştır.
Elinizdeki kitap ise kamu yönetiminde etik konusunda farklı bir bakış açısı getirme yönünde atılan bir adım niteliğindedir.
Bilindiği üzere kamu hizmetinden yararlananlar da zaman zaman etik dışı davranışlarda bulunmaktadır. Hizmetten yararlananların ne tür etik dışı davranışlarda bulunduğu ve bu davranışların hangi değişkenlere göre farklılık gösterdiği bu kitapta saha araştırması yoluyla incelenmiştir. Buradan elde edilen veriler ışığında kamu yönetimi literatüründe ilk defa kamu hizmetinden yararlananların etik davranış ilkeleri kavramına değinilmiştir.
Kamu görevlilerine göre hizmetten yararlananlar ne tür etik dışı davranışlarda bulunmaktadır? Hizmetten yararlananlar kamu kurumlarında hangi etik dışı durumlardan rahatsız olmaktadır?
Etik dışı davranışlar hangi yaş, eğitim ve gelir gruplarına sahip bireylerde yoğunlaşmaktadır?
Kamu kurumlarında hediye verme, sıra beklememe, bağış yapma, siyasetçi, iş takipçisi, tanıdık ya da akraba ile öncelikli hizmet talep etme ve kamu görevlisine kaba davranma gibi davranışlarda bulunulmakta mıdır?
Bu soruların cevaplarını da bulabileceğiniz kitap, kamu yönetiminde etik konusuna ilgi duyan ve bu konuda araştırma yapan herkese büyük katkılar sağlayarak faydalı olacaktır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Dijitalleşme ve Kayıtdışı Ekonomi
Bu çalışmada dijitalleşme ve dijital ekonomi kavramı, dijital ekonominin özellikleri ve dijital ekonomi ile ilgili iş modelleri gibi konular ele alınmıştır. Ayrıca Dijital ekonominin gelişmesi sonucu elde edilen gelirlerin vergilendirilememesi ile meydana gelen kayıt dışılığın azaltılması ve bu gelirlerin yasal düzenlemeler sonucu kayıt altına alınması ve devletlerin kamu geliri elde etmesi için çözüm önerileri sunulmuştur.
Bu kitap, yazarın tarafımdan hazırlanan “Dijitalleşmenin Kayıt Dışı Ekonomiye Etkileri” isimli yüksek lisans tezinden türetilmiştir.
KİTAP TANITIMI
SOSYAL HİZMET Giriş-Tarihçe-Uygulamalar
Sosyal hizmet, 20. yüzyılda bilim ve meslek olarak ortaya çıkmıştır. Gelişmiş ülkelerdeki birçok kurum ve kuruluşlarda; psikiyatrik, tıbbi, aile danışmanlığı, okul rehberliği, iyileştirme-rehabilitasyon, ceza tevkif ve ıslah evlerinde, toplum refahı, işyerleri, madde bağımlılığı, çocuk-gençlik-yaşlı refahında, dezavantajlı gruplar gibi farklı alanlarda profesyonel meslek elemanlarıyla hizmet sunmaktadır. Amaç sosyal ve ailevi hayatla ilgili problemlerin giderilmesidir. Meslek, önleyici ve koruyucu hizmetleri önceleyerek değerlere, etik ilkelere, özgür düşünceye, liberal sanat dallarına ve planlanmış program değişikliklerine odaklanır. Sınıf, renk, cins, inanç, yaş, insani değerlere ve farklı kültürlere karşı ayrım gözetmez. Milli bilinci, birlik ve beraberlik ruhunu yüksek tutar; refahı, toplumun üretim gücünü ve topyekûn kalkınmayı hedef alır.
Kitapta, sosyal hizmet uzmanlarının kullanabileceği kuram ve yaklaşımlar; hayali hikâye, olay ve isimlerle anlatılmıştır. Kitap, sosyal hizmetle ilgili kapsamlı açıklamalarıyla; kişisel, ailevi ve toplum problemlerine yönelik çözüm önerileriyle ve uygulama örnekleriyle sosyal hizmetin pek çok alanına işaret etmektedir.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
Kissa-i Musa
Kıssa-i Mûsâ ʿaleyhi’s-salâtü ve’s-selâm, kısaca Kıssa-i Mûsâ, Süleymaniye Kütüphanesi, Giresun Yazmalar Bölümü’nde (nr. 203) kayıtlı 54 varaktan meydana gelen bir yazma içerisinde bulunmaktadır. Bu yazmanın 13 satırlık ilk 45 varağında nesih yazı tipi ile yazılmış bu eser, Musa Peygamber’i konu edinen bildiğimiz diğer kıssalardan farklı olarak düzyazı türünde yazılmıştır. Metnin sonuna düşülen H 982 (MS 1573) tarih kaydı ise eserin 16. yüzyıla ait olduğunu göstermektedir. Yazmanın diğer sayfalarında, muhtelif konularda yazılmış bazı notlar bulunmaktadır. Burada cülus törenlerinde adı geçen padişahlar ve bazı özel adlar olmakla birlikte müstensihin adı tespit edilememiştir. 16. yüzyıl Eski Anadolu Türkçesi özellikleri gösteren metinde, sade ve anlaşılır bir üslûp kullanılmış; sıklıkla konuşma cümlelerine yer verilmiştir. 16. yüzyıla ait Kıssa-i Musa’da, Rabguzî’nin Kısasü’l-Enbiya adlı eserinden bu yana karşılaşılan bir anlatım tarzı uygulanmış; eser, müellifi tarafından Kur’an ayetleriyle desteklenerek kaleme alınmıştır. Günümüz Türkçesine aktararak okuyucuların dikkatine sunduğumuz bu eserin hazırlanmasındaki öncelikli amacımız Türk Dili alanında yapılan çalışmalara katkı sunabilmektir. Bunun yanında, çalışmamızın Anadolu sahasında yazılmış dinî metinleri içerik bakımından ele alan incelemelere de katkı sağlayacağı kanaatindeyiz.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Başlayanlar İçin BANKACILIK
Globalleşen dünyada, finansal sistem ve işleyişi gittikçe artan oranda karmaşık hale gelmeye başladı. Sıklıkla yaşanan finansal krizler de herkesin dikkatini finansal piyasalar ve işleyişi üzerine yoğunlaştırdı. Özellikle bankalar, finansal sistemin en önemli kurumları olarak başı çekerken ister istemez ön plana çıktı. Artık ekonomi denince de akla maalesef, neredeyse finansal sistem ve bankalar gelmeye başladı. Reel ekonomi ikinci plana itildi. Oysa reel ekonomi olmadan finansal sistemin varolması mümkün değil. Bu çalışmada doğal olarak bu konuyu tartışmadık. Ama en
azından bir not düşmek istedim.
Amacımız finansal sistemin işleyişi ve bankaların bu sistem içindeki yeri ve fonksiyonlarını ortaya koymaktı. Bunun için birinci bölümde Finansal sistem ve işleyişi üzerinde durduk. İkinci bölümde ise bankaların işlevleri, yaptığı işler, düzenleyici ve denetleyici kurumlarla ilişkilerini tartıştık. Üçüncü bölümde teknik olarak bankaların mali tablolarını gösterdik, nihayet son bölümde ise bankaların işleyişleri çerçevesinde karşı karşıya kaldığı risklere dikkat çektik. Böylece aktif-
pasif yönetimine de bir giriş yapmış olduk.
KİTAP TANITIMI
Dîvân-ı Cemîl Mahmûd
XX. yüzyıl son dönem Osmanlı şairlerinden Cemîl Mahmûd Bey 1834 yılında, Üsküdar’da dünyaya gelmiştir. Çeşitli memuriyet görevleri üstenerek yaşamının büyük bir kısmını İstanbul’da geçirmiştir. Bu sebeple Cemîl Mahmûd hem son dönem Osmanlı şiir geleneğini devam ettirmiş hem de bir İstanbul beyefendisi olarak İstanbullu şairler arasında yer almıştır. Şairin hayatı günümüze ulaşan tek eseri ve hakkında ulaşabildiğimiz kaynaklar vasıtasıyla aydınlatılmaya çalışılmıştır. Yüzünü her açıdan batıya dönmüş bir toplumda ve dönemde yaşamasına rağmen geleneği devam ettirmesi açısından dikkate değer bir şairdir.
Şairin divanından yola çıkarak geleneksel mazmunlara şiirlerinde yer vererek, klasik edebiyatın alışa gelinmiş dil ve üslubunu kullandığını her açıdan geleneği korumaya ve devam ettirmeye çabaladığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Samimi ve sade bir dilinin olduğunu, daha çok âşıkâne şiirler yazdığını aynı zamanda mutasavvıf olduğunu fakat şiirlerinde tasavvufi söylemlere yer vermediğini de belirtmek gerekir.
Bu çalışmada şairin hayatı, edebî kişiliği ve eseri ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Eserin muhteva incelemesi yapılarak, Latin harfli transkripsiyonlu metnine yer verilerek okuyucuların ve araştırmacıların beğenisine sunulmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Kök Türk Devleti Dönemi Şehircilik
Türkler tarih boyunca sadece savaşları ve göçleriyle değil aynı zamanda kurdukları şehirler ve oluşturdukları şehir kültürüyle de büyük bir medeniyet inşa etmişlerdir. Türklerin şehircilik kültüründen uzak, yalnızca “otlak ve su peşinde koşan” göçebe topluluklar olduğu yönündeki yaklaşımlar arkeolojik ve tarihî bulgular karşısında yeniden değerlendirilmelidir. Asya Hunlarından itibaren başlayan şehircilik faaliyetleri, Kök Türkler döneminde daha belirgin bir nitelik kazanmıştır. Türkistan’ın farklı havzalarında ekonomik, kültürel ve siyasi hayatın merkezleri olan şehirler ortaya çıkmıştır.
Kök Türkler, bozkır kültürü ile yerleşik hayat arasında bir karşıtlık değil, güçlü bir etkileşim ve süreklilik ortaya koymuşlardır. Kurdukları ve geliştirip katkı sundukları şehirler; askerî ve istihbarat faaliyetlerinin, devlet yönetiminin, kültürel hayatın, sanatın, üretimin ve ticaretin önemli merkezleri hâline gelmiştir. Kök Türklerin şehircilik anlayışı, sonraki Türk devletlerinin şehir kültürünün şekillenmesinde de önemli bir rol oynamıştır.
Elinizdeki kitap, Kök Türkleri merkeze alarak Türklerin şehircilik serüvenini takip eden bir yol haritasıdır. Türklerin yaşadığı farklı coğrafyalarda nasıl şehirler kurduklarını, şehirleri hangi ihtiyaçlar doğrultusunda şekillendirdiklerini ve kültürlerini bu merkezlerde nasıl yaşattıklarını araştırmacıların bakış açılarıyla ele almaktadır. Bu kitapla birlikte Türk tarihine farklı bir pencereden bakacak; savaşların ve göçlerin yanı sıra şehirlerin de Türk tarihinin ve medeniyetinin taşıyıcıları olduğunu keşfedeceksiniz.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Başkaldırı ve Uyum
Türk Muhafazakârlığı ve Nurettin Topçu başlıklı araştırma evreninde, oldukça karmaşık ve sorunlu bir görünüm arz eden ?Türk muhafazakârlığı? olgusu masaya yatırılmaktadır. Türk muhafazakârlığının, gelişmiş Batı ülkelerinde hayli baskın bir siyasal birikime sahip muhafazakâr akımlarla paylaştığı temel değerlerle, onu Batı muhafazakârlığından ayrıştıran öğeler tartışmada önemli yer tutmaktadır. Aslında muhafazakârlığın, ?bir sabun köpüğüne? benzeyen seçmeci (eklektik) ve kaygan yapısı, araştırmacıyı daha baştan kimi ikilikler/zıtlıklarla (dikotomiler) karşı karşıya bırakmaktadır. Bu yüzden tezin ilerleyen kısımlarında da belirtileceği gibi muhafazakârlığın ne olduğunu anlayabilmek, aslında onun ne olmadığının anlaşılmasında yatmaktadır. Zira gerek Batı gerekse Doğu (Türkiye ve modernleşme sürecine girmiş çeşitli İslam ülkeleri kastedilmektedir) muhafazakârlığında şeytan ?ayrıntıda? daha doğrusu, zıtlıklarda gizlidir.
Tezin başlığının, Türk Muhafazakârlığı ve Nurettin Topçu olarak belirlenmesi ister istemez araştırma evreninin ikili bir yapıya bürünmesine, yani evrenin, ?muhafazakârlık/Türk muhafazakârlığı ve Türk muhafazakârlığı/Nurettin Topçu? şeklinde ikiye bölünmesine yol açtı. Dolayısıyla çalışmanın ilk bölümünde muhafazakârlığın kuramcıları aracılığıyla nasıl seslendirildiği, muhafazakârlığa eleştirel bakan düşünür ve akımların muhafazakârlığa yönelttikleri itirazlar gibi konular önemli bir yer tuttu. Batı ve Doğu muhafazakârlıklarının, temel izlekleri karşılıklı metinler bağlamında tartışıldı. Burada gözetilen temel hedef Batı/Doğu muhafazakârlıklarının paylaştıkları/ayrıştıkları değerler kümesinin ortaya çıkarılıp karşılaştırılabilmesiydi.
KİTAP TANITIMI
ÇAĞDAŞ TÜRK LEHÇELERİ EL KİTABI
Elinizdeki çalışma, Üniversitelerimizin Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları, Türk Dili ve Edebiyatı, Türkçe Öğretmenliği ve Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinde çeşitli adlar altında okutulmakta olan Çağdaş Türk lehçeleri derslerine yardımcı bir eser olarak ortaya çıktı. Bu derslerde öğrenciler farklı lehçelerle ilgili bilgilere maalesef kolay bir şekilde ulaşamamaktaydı. Ayrıca, çeşitli lehçelerin gramer özelliklerinin birbirleriyle karşılaştırılabilmesi için böyle çalışmalara ihtiyaç duyuluyordu.
Bu el kitabı, Çağdaş Türk lehçelerinden sekizinin (Azeri Türkçesi, Gagavuz Türkçesi, Kazak Türkçesi, Kırgız Türkçesi, Özbek Türkçesi, Tatar Türkçesi, Türkmen Türkçesi ve Yeni Uygur Türkçesi) grameri ile orijinal metinlerinden örneklerini, bunların yazı çevirimini ve seçilmiş olanlarının Türkiye Türkçesi’ne aktarımını içermektedir.
Çalışma hazırlanırken her lehçe için aynı inceleme sistemi benimsendi. Alanla ilgili olan yayınların büyük çoğunluğundan istifade edildi. Zaman zaman görüşlerine başvurduğumuz çeşitli lehçelerin uzmanları hocalarımızın fikirleri çalışmanın hazırlanması sırasında son derece aydınlatıcı oldu.
Bu çalışmanın kimi eksikleri olabileceği gibi alanla ilgili çalışmalara yeni bir katkı yapacağı da muhakkaktır. Meslektaşlarımızın görüş ve önerileri çalışmamızı daha da olgunlaştıracaktır.
KİTAP TANITIMI
Kâbil Elçisi Ömer Fahreddin Paşa
Mohaç Meydan Muharebesi’nin (29 Ağustos 1526) kazanılmasında önemli bir payı olan meşhur Akıncı Bali Bey’in (Balioğulları) soyundan gelen Rusçuklu Ömer Fahreddin Paşa, yapmış olduğu faaliyetlerle Türk tarihinde araştırılmaya değer bir kişilik olarak her zaman dikkat çekmiştir. Uzun süren askerlik hayatında Paşa, en büyük şöhretini Medine’yi savunmasında göstermiş olduğu fedakârlıklarından almıştır. Paşa, Medine’de İngilizlere ve onların işbirlikçisi Şerif Hüseyin’e karşı amansız bir mücadele vererek tüm Müslümanların kalbi olan Medine’yi son ana kadar savunmuştur. Bu şekilde şöhret kazanan Paşa, Medine çöllerinden anayurda döndüğünde yeni bir göreve daha layık görülmüştür. Bu görev, onun “Medine Müdafii” şöhretiyle çok ilgili bir hususiyeti barındırmıştır. Artık Paşa, Ortadoğu’da ve bu coğrafyada Türkler için önemli olan Afganistan’da yine İngilizlere karşı aynen Medine’deki gibi bu sefer diplomatik bir savaşın ön cephesinde elçi olarak yerini almıştır. Ömer Fahreddin Paşa’nın Kabil Elçiliği faaliyetlerini konu edinen bu kitap, gizlilik durumu 12.11.2021 tarihinde kaldırılmış arşiv belgelerinden ve bu konuda yazılmış eserlerden hareketle ortaya çıkarılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
SANAYİLEŞME OLGUSUNUN KİRLİLİK SIĞINAĞI HİPOTEZİ VE ÇEVRESEL VERGİLER AÇISINDAN YENİDEN DEĞERLENDİRİLMESİ
Küreselleşme ve sanayileşme olgusu ile artan iktisadi faaliyetlerin olumlu etkilerinin yanı sıra ortaya koymuş olduğu negatif dışsallıklar dikkatleri insan ve ekonomi açısından oldukça önemli olan çevre konusuna çekmiştir. Çevre ekonomisinin iktisadi düşünceler tarihindeki yerinin incelenmesi çevre konusuna verilen önemin yüzyıllarca süregeldiğini ancak son yıllarda üzerinde oldukça tartışılması gereken bir konu haline dönüştüğünü göstermektedir. Bu noktada kitabımızda çevre ekonomisinin geçmişini inceleyerek geleceğe ışık tutması açısından çevre sorunlarından kaynaklı dışsal maliyetlere uygulanan vergiler ve etkinliği üzerinde durulmuş, çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilişkisi çeşitli göstergeler ve indekslerle açıklanmış, ekonomik büyüme ve dışa açıklığın çevre kirliliği üzerindeki etkileri ile ekonomik büyüme ve çevre vergilerinin çevre kirliliğine olan etkisi Kyoto Protokolünün de göz önünde bulundurulduğu çeşitli ampirik modellerle analiz edilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Kutsal Böcek Üçlemesi
Bir kitabı satın almak için muhakkak geçerli sebepleriniz olmalı!
Size düşünürken, konuşurken ve yazarken kullanacağınız ilginç ve etkili bilgiler sunmalı…
Şayet kırmızı mürekkebin “kırmız” adlı böcekten elde edildiğini bilmiyorsanız ya da Romalı lejyonerlerin kılıç kabzalarına koruyucu gücüne yürekten inandıkları gübre böceği silüeti kazıttıklarını duymadıysanız, uğur böceğinin erken dönem Hristiyan tasvirlerinde kırmızı peleriniyle yer alan Bakire Meryem ile özdeşleştiğinden, kutsallık ve Tanrı’ya adanmışlığını simgelediğinden bihaberseniz yahut dişi tanrıdeveciğinin çiftleşmeden önce erkeğin kafasını yiyip onun da bu şekilde birleşmeyi tamamladığını işitmediyseniz veya böceklerin uygarlıklara etkilerini, rengarenk adları arkasına saklı kültürel şifreleri henüz çözemediyseniz bu kitabı almaya ihtiyacınız var demektir.
Emin olun ki şu anda böceklerle ilgilenen veya ilgilenmek üzere olan biri olarak Kutsal Böcek Üçlemesi’ni elinizde tutuyorsunuz.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
İktidar Mücadelesi Temelinde Osmanlı Tarihi
İnsana dair her olayda az ya da çok var olan iktidar duygusu, tarih boyunca iyi veya kötü olaylarla kendisini göstermiştir. Bazen bir idareyi tesis ederken bazen ona karşı oluşan direnişi simgelemiş, bazen devlet kurdururken bazen devlet yıkmış, kimilerini birbirlerine dost kılarken, kimilerini de düşman etmiştir. İktidarı yaşanmışlıklar üzerinden irdeleyen bu kitabın örneğini oluşturan Osmanlı Devleti, Türk İslam devlet geleneğinin bir temsilcisi ve zirvesi olarak tarihte mümtaz bir yere sahip olmuştur. Kuruluşundan yıkılışına kadar altı yüz yılı aşkın bir zamanda, tek hanedanla üç çağda ve üç kıtada hüküm süren muazzam bir medeniyet inşa etmiştir. Bu süreçte Orta çağın geleneksel toplumlarıyla savaşmış, onlara diz çöktürmüştür. Yeni çağın reformcu Batılı devletleriyle savaşmış, onlarla başa baş mücadele etmiştir. Yakın çağın emperyalist kapitalist yeni dünya düzenine karşı direnmiş ve kendi içinden modern bir devlet çıkarmıştır. Nihayet bu kitap, tarih boyunca hakkında fikirler yürütülen ve eserler meydana getirilen iktidarı ve iktidar mücadelesini, belli bir zaman diliminde ve coğrafyada yaşanan olaylardan örnekler vererek anlatmak amacıyla hazırlanmıştır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Disiplinlerarası İletişim Çalışmaları
Bu kitapta, iletişim çalışmaları disiplinlerarası bir yaklaşımla incelenmektedir. İletişim alanı, köken itibariyle zaten tek bir boyuta ya da yaklaşıma indirgenemeyecek kadar çeşitlilik arz etmektedir. Ancak zaman içerisinde bir bilim dalı olarak, kendi sınırlarını genişletmek amacıyla yeni kavramları da içerisine dahil etmiştir. İletişimin bu bütüncül yapısı içerisinde farklı disiplinlerden, kavramlardan ve iletişim türlerinden beslenmesi kaçınılmazdır. Bu bağlamda iletişimin, teknoloji ve değişen araçlarla birlikte farklı türleri de açığa çıkmaktadır. Bu türlerden bazılarını; iletişim ve toplum, transmedya ve FoMO, sosyo-psikolojik iletişim, dijital pazarlama iletişimi, iletişim tasarımı, kurumsal iletişim, çalışan sessizliği ve çalışan muhalefeti, spor ve sağlık iletişimi oluşturmaktadır. İletişim alanında çeşitlilik arz eden bu yapı gün geçtikçe artmakta ve yeni yaklaşımların inşa edilmesine neden olmaktadır.
20. yüzyılın ilk yarısında disiplinlerarası bir eksen oluşturan iletişim çalışmaları, bu tarihsel olguya yakın bir biçimde kitap içerisinde de yer edinmektedir. İletişimin bir mesajı hedef kitleye doğru bir biçimde ulaştırma gayesi birçok yöntemi, disiplini ve aracı içerisinde barındırmak zorunda olduğu için disiplinlerarasılık en doğru yaklaşım olarak görünmektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Engelsiz Bilişim 2021
Teknolojik gelişmeler günümüzde bireylere eğitimden ulaşıma, sağlıktan ekonomiye birçok alanda neredeyse sınırsız imkânlar sunmaktadır. Teknolojinin sağladığı bu imkânları, özellikle toplumsal hayata uyum ve katılım konusunda problem yaşayan engelli bireylerin gündelik hayatlarını kolaylaştırmak amacıyla kullanmak, teknolojinin amacına uygun ve verimli kullanımına ortam hazırlayacaktır.
Bu kitabın ana hedefi 2021 yılı itibariyle Türkiye’de engelsiz bilişim konusundaki yaklaşımları algıları ve uygulamaları irdelemek ve engelliler açısından teknoloji faktörünün ve uygulamalarının önemini bir kez daha ilgililere aktarmaktır. İçerikler Türkiye Engelsiz Bilişim Platformunun 2021 yılında yapmış olduğu organizasyonda sunulan ve yeni teknolojilerin engelliye ulaşmasını sağlayan bildirilerin genişletilmiş makalelerinden oluşmaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Kayıp Lezzetlerin İzinde
“Kayıp Lezzetlerin İzinde“, bir yemek kitabından çok daha fazlası; Lozan Antlaşması’yla vatanlarından koparılan mübadillerin kalplerinde ve bohçalarında taşıdıkları bir asırlık mirasın dokunaklı bir kaydıdır. Bu eser, her bir tarifin ardındaki özlem, direniş ve umut dolu hikâyeleri gün yüzüne çıkarıyor. Alivra’dan Rufteynu’ya, unutulmaya yüz tutmuş lezzetler, ait oldukları anılarla birlikte yeniden hayat buluyor.
Atalarının sofralarına bir köprü kurmak, göç yollarında kaybolan tatları kendi mutfağında canlandırmak ve yemeğin birleştirici gücüyle kültürel bir yolculuğa çıkmak isteyen herkes için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı. Bu kitap, damaklarda bırakacağı lezzet kadar, ruhunuza da dokunacak bir tarih ve hafıza davetidir.
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
Türk Modernleşmesinin İdeolojik Analizi
Türk modernleşme tarihi üzerine yapılan çalışmalar, meselenin ideolojik boyutunu yeterince incelememiş; dolayısıyla yapılan yeniliklerin arka planını tam anlamıyla ortaya koyamamıştır. Osmanlı Devletinin Avrupa karşısında geri kalmasının ardından ayakta kalabilmek adına başlatmış olduğu yenilik hareketleri, aynı zamanda modernleşme çabası olarak adlandırılmakta ve modernleşme olgusunun sahip olduğu bütün dinamikleri de içermektedir. Modernleşme çabası bir anlamda eskinin veya mevcut halin/düzenin değiştirilmesi faaliyeti olduğu için işin doğasında olan bir dirençle karşı karşıya kalmıştır. Bir taraftan modern olarak idealize edilen Avrupaya ayak uydurma öte yandan geri kalmışlığın sorumlusu olarak nitelenen değer ve anlayışların eleştirisi olarak işlev gören modernleşme çabaları, taraftar bulduğu kadar tepkiyle de karşılaşmıştır.
Muasır medeniyetlere ulaşma gayreti ile sahip olduğu öz değerleri kaybetmek istemeyen iki grubun temsil ettiği ideolojinin ironik mücadelesini konu alan bu eser, aynı zamanda bu iki ideolojinin içinden doğan bir üçüncü ideolojinin varlığına da vurgu yaparak yenileşme tarihinin felsefi analizini ve günümüze dek uzanan modernleşme çabalarının tartışmalı yönlerini aydınlatmayı hedeflemektedir. Bu yönüyle modernleşme tarihinin ideolojik yönden incelenmesi ve felsefi yönden analizini içeren eser, Türk yenileşme tarihine farklı bakış açılarından bakma idealini taşımaktadır.
₺235,00