KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

II. Dünya Savaşı Yıllarında Batı Anadolu Kent Ve Taşrasında Sosyo Ekonomik Yaşam
₺300,00 -

Haremeynü’ş-Şerifeyn ve Bağlı Birimlerine Ait Gelir Ve Masrafları İhtiva Eden 1175 Nolu Vakıf Muhasebe Defteri
₺235,00 -

Gömlek Ateşten Suyu Şiirden
₺210,00 -

Gelibolu Vilayeti 1923-1926
₺365,00 -

Fevzi Tuna Yönetmenin Yolculuğu
₺275,00 -

Ermeni Okullarında Din Eğitimi
₺405,00 -

EĞİTİM ve OKUL YAZILARI
₺250,00 -

Dindarlık İle Demokratik Bilimsel ve Sanatsal Tutum Arasındaki İlişki
₺420,00 -

Development of corporate governance in Turkey by sectors
₺315,00 -

Çemişgezek, Pertek ve Hozat Yöresi Ağızları
₺535,00 -

Cin Dağı’nın Periglasyal Jeomorfolojisi
₺210,00 -

Bitlis Kalesi 2023 Yılı Kazı Sezonu ve Buluntuları
₺520,00 -

Bedri Rahmi Eyüboğlu Şiiri “Türküler Dolusu”
₺210,00 -

ATEŞİ TUTAN KALEMLER
₺260,00 -

ANADOLU PALEODEMOGRAFİSİ PALEOLİTİK DÖNEMDEN OSMANLI DÖNEMİNE ANADOLU İNSANI
₺340,00 -

ÆSTHETIC AS SCIENCE OF EXPRESSION AND GENERAL LINGUISTIC
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Özdeş Olmayan Paralel Makinelerle Çizelgeleme: Genetik Algoritma İle Optimizasyon Yaklaşımı
Günümüzün rekabetçi üretim ortamında, verimlilik ve optimizasyon her zamankinden daha kritik hale gelmiştir. Bu kitap, üretim çizelgeleme problemlerini ele alarak, gerçek üretim verileriyle uygulanabilir bir çözüm modeli sunmaktadır.
Özdeş olmayan paralel makinelerde çizelgeleme problemi, karmaşıklığı nedeniyle çözümü zor olan NP-Zor problemler arasında yer almaktadır. Bu kitap, metasezgisel yöntemlerden biri olan Genetik Algoritma kullanılarak geliştirilen bir optimizasyon modelini detaylı bir şekilde ele almaktadır. İşlerin termin tarihlerine uygun şekilde tamamlanmasını hedefleyen bu model, hem akademik hem de endüstriyel uygulamalar için güçlü bir rehber niteliğindedir.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
URFALI DÎVÂN ŞÂİRLERİ
Şehir monografilerinin önemi her geçen gün biraz daha artmaktadır. Çünkü şehir monografileriyle bir şehrin anatomisini öğrenme imkânına kavuşuruz. İnsanların veya insanlığın tarihi olduğu gibi şehirlerin de birer tarihi vardır. Başka bir ifade ile denilebilir ki insanlık tarihi, şehirlerin tarihidir. Bu yönüyle bir şehrin ne zaman ve kim tarafından kurulduğu, bu şehirlerde medeniyet kuran milletlerin kimler olduğu, bu medeniyetlerin insanlığa sundukları maddî ve manevî mirasın neler olduğu çok önemlidir. Bu yönüyle birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Urfa’nın arkeoloji, tarih, din, kültür, sanat ve edebiyat açışından önemli ve bereketli bir yer olduğu bilinmektedir.
Urfalı Dîvân Şâirleri isimli bu çalışma, biyografik eserlerin başında gelen tezkireler olmak üzere diğer biyografik/bibliyografik kaynaklarda ve başka çalışmalarda tespit edilen ve divân edebiyatının temsilcisi sayılan Urfalı şairleri içermektedir. Biyografik eserlere göre Urfalı en eski divân şairi Rüşdî (ö. 1677) mahlasını kullanan şairdir. Rüşdî ile muasır üç (3) divan şairi varken XVIII. yüzyılda bu sayı on beşe (15) yükselerek büyük bir artış göstermiştir. Bu çalışmada, XVII. yüzyıldan XX. yüzyılın sonlarına kadar yetişen Urfalı divan şairi sayısı yüz on yedi (117) olarak tespit edilmiştir. Bu sayı, Urfa edebiyatı için hiç de küçümsenmeyecek bir rakamdır. Bu şairlerin büyük çoğunluğu, eski edebiyatın yerini yeni edebiyata terk ettiği, dolayısıyla yeni türlerin rağbet edildiği XIX. ve XX. yüzyıllarda yetişmiştir. Bu da gösteriyor ki asırlardır devam eden divân şiir geleneği hemen kesintiye uğramamış, varlığını Urfa başta olmak üzere Anadolu’nun muhtelif şehirlerinde yetişen yüzlerce belki binlerce şair ile devam ettirmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
HANYALI KÂMÎ DÎVÂNI
Osmanlı döneminde Girit üç sancağa ayrılmıştır: Hanya, Kandiye, Resmo.
Girit’in tamamının fethedildiği 1669’dan zamandan beri siyasî ve sosyal hayatımızda olduğu gibi edebî hayatımızda da önemli bir yeri olmuştur. Osmanlı şehirlerinde cami, tekke ve medreseler Osmanlı kültürünün temelini oluşturmaktadır. Girit’te de edebî ve kültürel ortamı cami, medrese ve tekkeler şekillendirmiştir. Bunun neticesi olarak Girit’te şair sayısı hızla artmış, zengin bir edebî ve kültürel ortam oluşmuştur.
Yaklaşık 250 yıl Osmanlı-Türk hâkimiyetinde kalan Girit’in bu kadar zaman içerisinde çok şair yetiştirmesinden dolayı bir şiir adası olarak değerlendirilmiştir.
Kâmî, Girit’in Hanya sancağında yaşamış, döneminin medrese ilimlerini tahsil etmiş, uzun yıllar Suda kalesinde gümrük kâtipliği yapmıştır. 1217/1802 tarihinde İstanbul’a göç etmiş, altı ay sonra İstanbul’da vefat etmiştir.
Hanyalı Kâmî, Adalar, Girit ve Hanya’daki Türk kültürü, edebiyatı ve sosyal hayatı için önemli bir şairdir.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
VR Film: Yeni Teknolojilerle Geleneksel Anlatı ve Normların Dönüşümü
19. yüzyılda gerçekleşen ilk film gösteriminden beri sinema izleyicisi iki boyutlu düzlemde, dikdörtgen çerçeveyle sınırlandırılmış perde veya ekranda, birbirinin ardılı olan devinimli görüntülere oturarak tanıklık etmektedir. 21. yüzyılda yükselişe geçen bilişim, bilgisayar ve oyun teknolojileri görsel sanatların eser üretim, dağıtım ve gösterim biçimini yeniden şekillendirdiği gibi sinema literatürüne de yeni bir hikâye anlatım formu kazandırmıştır: VR Film. Sinema ve yeni teknolojilerin kesişim kümesinde bulunan VR film, izleme eyleminden öte giyilebilir teknolojilerle sanal evrende gerçek zamanlı mekânsal deneyim sunmaktadır.
Kitap, yeni medya araç ve teknolojileriyle beraber sinemada yaşanan dönüşümü tespit etmek ve henüz teknolojisi, terminolojisi, dili, sınırları ve geleceği tam olarak oluşmamış VR filmin temel kavramlarını tanımlamaktadır. Kitap, 360 derece video formatına sahip filmler ile tam etkileşimli VR filmleri merkezine alıp VR film nedir? sorusunu teknolojik, deneyimsel ve anlatısal perspektiften irdelemektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Disiplinlerarası İletişim Çalışmaları
Bu kitapta, iletişim çalışmaları disiplinlerarası bir yaklaşımla incelenmektedir. İletişim alanı, köken itibariyle zaten tek bir boyuta ya da yaklaşıma indirgenemeyecek kadar çeşitlilik arz etmektedir. Ancak zaman içerisinde bir bilim dalı olarak, kendi sınırlarını genişletmek amacıyla yeni kavramları da içerisine dahil etmiştir. İletişimin bu bütüncül yapısı içerisinde farklı disiplinlerden, kavramlardan ve iletişim türlerinden beslenmesi kaçınılmazdır. Bu bağlamda iletişimin, teknoloji ve değişen araçlarla birlikte farklı türleri de açığa çıkmaktadır. Bu türlerden bazılarını; iletişim ve toplum, transmedya ve FoMO, sosyo-psikolojik iletişim, dijital pazarlama iletişimi, iletişim tasarımı, kurumsal iletişim, çalışan sessizliği ve çalışan muhalefeti, spor ve sağlık iletişimi oluşturmaktadır. İletişim alanında çeşitlilik arz eden bu yapı gün geçtikçe artmakta ve yeni yaklaşımların inşa edilmesine neden olmaktadır.
20. yüzyılın ilk yarısında disiplinlerarası bir eksen oluşturan iletişim çalışmaları, bu tarihsel olguya yakın bir biçimde kitap içerisinde de yer edinmektedir. İletişimin bir mesajı hedef kitleye doğru bir biçimde ulaştırma gayesi birçok yöntemi, disiplini ve aracı içerisinde barındırmak zorunda olduğu için disiplinlerarasılık en doğru yaklaşım olarak görünmektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
1877-1293 Osmanlı-Rus Seferinden Halyas-Zivin- Kars Muharebeleri
Tarihi olayların aydınlatılmasında hatıraların çok büyük ehemmiyeti vardır. Osmanlı’nın yıkılış sürecindeki en önemli olaylardan biri olan 93 Muharebesi’nin Doğu Cephesi’nde cereyan eden hadiselerinin hem hatıra hem gözlem şeklinde ele alındığı Osmanlıca eser, Latin alfabesine çevrilmiştir.“Osmanlı Devleti’nin Belini Kıran Savaş” olarak değerlendirilen 1877-1878 Hadisesi, “Zivin, Halyas ve Kars Muharebeleri” başlığıyla detaylandırılmıştır.
Bu eserin satırları arasında bir taraftan savaşın şiddeti, hataları, başarıları ele alınırken; diğer taraftan dönemsel bir kamera gibi coğrafi kavramlar tasvir edilmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Edebiyatımızda Ka‘be-Hicaz-Hac Konulu Türler ve Hacı Ahmed Baba’nın Da‘vet-nâmesi
İki bölümden oluşan bu kitap çalışmasının ilk bölümünde “Ka‘be-Hicaz-Hac” konulu türlerle ilgili yapılmış çalışmalar hakkında bilgi verilmeye çalışılmış ve bunlar belli başlıklar altında sıralanmıştır. Kitabın ikinci bölümü ise kütüphane kayıtlarında Ahmed veya Hacı Ahmed ismiyle yer alan ama halk arasında Hacı Ahmed Baba olarak tanınan bir şaire ve onun Mekke Medîne Tâ’if Medhiyye-i Da‘vet-nâmesi isimli eserine ayrılmıştır. Bu kısımda öncelikle gençliğinde eski İstanbul külhanbeyleri arasında Sarıgüzelli Deli Ahmed şöhretiyle nam salmış biri olan ve ilginç özellikleri bulunan bu şairin hayatı üzerinde durulmuş olup önceki çalışmalarda fark edilmeyen bazı yeni bilgilere de yer verilmiştir. Ardından şairin Mekke matbaasında bastırdığı söylenilen ama ulaşılamadığı için biyografik kaynaklarda -son bendi zannedilerek- sadece bir bendi örnek olarak verilen -56 bend hacmindeki- manzumesinin tanıtımı ve incelemesine geçilmiştir. Burada yaptığımız incelemelerde -şu an için- eserin farklı tarihlerde yapılmış iki ayrı baskısı tespit edilmiş ve kaynaklarda Mekke matbaasında basıldığı söylenilen eserin aslında daha öncesinde İstanbul’da yapılmış bir baskısının olduğu ortaya konulmuştur. Eserin şekil özelliklerine dair incelemelerin sonrasında manzumenin -mevcut iki baskısı karşılaştırılarak yapılan- transkripsiyonlu yazı çevirisi verilmiştir. Ayrıca metnin birinci baskısına ait görüntüler, tıpkıbasım olarak çalışmanın sonuna eklenmiştir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Çalışan Bağlılığı
İşletmelerin en değerli varlıklarından birisi olan nitelikli işgücü, günümüz rekabet koşullarında üzerine düşünülmesi gereken önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Sürdürülebilir rekabet üstünlüğü açısından da önemli katkılar sunan bu değerli varlığı işletme bünyesine kazandırmak kadar, işgücünün devamlılığını sağlamak da kritik öneme sahiptir. Bu nedenle devamlılığın temelinde yer alan çalışan bağlılığı ve bu bağlılığı sağlamaya yönelik örgütsel faktörler bu kitabın konusunu oluşturmaktadır. Çalışan bağlılığı, liderin yaklaşımı ve oluşturduğu kültürel ortam ile yakından ilişkilidir. Bu noktada çalışanların kendisini güçlendirilmiş hissetmesine yol açan ve dolayısıyla çalışan bağlılığını destekleyen bir liderlik türü olarak dönüşümcü liderlik dikkat çekmektedir. Bu kitapta liderlik, güçlendirilmiş iş gücü, çalışan bağlılığı konuları ve bu konuların birbirleriyle ilişkileri konu üzerine yapılmış geçmiş araştırmalar çerçevesinde ele alınmaktadır. Eser, çalışan bağlılığını önemseyen ve bu alanda çalışan herkes için yol gösterici bir çerçeve sunmaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
SELÇUKLU ÇAĞI ANADOLU TÜRK MİMARİSİNDE KADININ ROLÜ
Türk-İslam toplumunda kadın, her daim sanatın ilhamı olmanın yanında hamiliğini de üstlenmiştir. Türk-İslam sanatının yayıldığı hemen her coğrafyada kadınlar sanat meclisleri kurmuş ve sanatçıları desteklemişlerdir. Bu destek alanlarının en önemlisi kadınlarının hayır işlerinin de başında gelen mimari eserlerdir. Malazgirt Savaşından sonra Anadolu’da kalıcı hale gelen Türkler mimari faaliyetlere de hız vermişlerdir. Fethedilen her şehirde Türk-İslam yapıları yükselmiştir. Bu imar faaliyetlerine sultanlar, devlet adamları, ordu komutanları gibi yüksek mevkiden kişiler katılmıştır. Bu kişilerin önemli bir çoğunluğunu ise kadınlar oluşturmaktadır. “Selçuklu Çağı Anadolu Türk Mimarisinde Kadının Rolü” isimli bu çalışma bu kadınların konum ve statüsü, yaşamları, etnik ve dini kökenlerinin sanata ne kadar ve nasıl yansıdığı üzerinde durmaktadır. Kadınlarla ilişkilendirilen yapılar ait oldukları dönemlerin kadına bakışı, kadınların sanat anlayışı başta olmak üzere, dönem mimari faaliyetlerinin nasıl yapıldığı, bânî sanatçı arasındaki ilişki, bânînin sanat eseri üzerinde ne kadar etki ettiği gibi konular içeren bu çalışmanın farklı bir perspektifle Anadolu Türk İslam mimarisi literatürüne katkı sağlaması ümit edilmektedir.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Mikro Direnişler
Üniversitelerde öğrenciler ve akademik otoriteler arasında nasıl bir ilişki bulunmaktadır? Neden genellikle öğrenciler akademik otoritelere rıza gösterirler? Yoksa bu razı olma değil de bir tür gösteri midir? Kopya çekme davranışının yanlış olduğu bilindiği halde neden öğrenciler kopya çeker? Öğrenciler öğretim ortamlarında genellikle neden sinmiş bir görüntü verirler veya olduklarından farklı görünürler? Dedikodu veya söylentiler öğrenciler arasında neden çok yaygındır? Bu davranışların hissedilen otorite ile nasıl bir ilişki vardır? Bu çalışma üniversite öğrencilerinin birçok davranış biçimini, gündelik hayatın sıradanlığı içinde ve akademisyen öğrenci arasındaki iktidar ilişkileri bağlamında ele almaktadır. Vakıf üniversitesine göre iktidar baskısının daha yoğun yaşandığı devlet üniversitesinde öğrenci mikro direnişleri de değişmektedir. Yükseköğretimde öğrenci davranışlarını biraz daha isabetli anlamak ve anlamlandırmak istiyorsak onların gündelik hayatın sıradanlığı içine gizledikleri bazı davranış biçimlerine odaklanmamız gerekir.
₺510,00
KİTAP TANITIMI
POLİTİKA TRANSFERİ ve DÜZENLEYİCİ KURUMLAR
Dünya üzerindeki ülkeler ve politika yapıcılar bazı dönemlerde çeşitli krizlerle karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu krizler bazen yerel veya bölgesel çapta etkili olurken bazen de küresel boyutta bir yayılmayla birlikte; gelişmiş, gelişmekte olan veya gelişmemiş tüm ülkeleri etkisi altına alabilmektedirler. Bazen bu krizler, alınan birtakım tedbirlerle birlikte kısa süre içerisinde çözüme kavuşturulabilirken, bazen de uygulanmaya çalışılan tüm seçeneklere rağmen kısa süre de çözüme kavuşturulamamakta ve buna bağlı olarak da müzmin bir hal almaktadırlar. Karşılaşılan sorunların benzer ve ortak nitelikler taşıması, bazı ülkelerin sorunların çözümüne yönelik en iyi örnek uygulamaları sunması da, diğer ülkelerin bu uygulamaları incelemesi ve “taklit” veya “öykünmeden”, “ders çıkarmaya” kadar uzanan bir yelpazede faydalanmalarına olanak sağlamıştır. Politika transferi ve ilişkili olan diğer kavramlar işte tam da bu noktada ortaya çıkmaktadırlar
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Zarâfetin Peşinde
Osmanlı Arşivi’nde, Dâhiliye Nezâreti Sicill-i Ahvâl İdaresi’ne ait bir defterin satırları arasında, sıradan bir memuriyet kaydına sıkışmış küçük bir ibare: “Zarâfet” adlı bir eser kaleme almış.
Bu satır, Antakyalı bir taşra memuru olan Çinçinzade Hakkı Efendi’yi, resmî bir dosyadan çıkarıp tarihin sayfalarına yeniden taşır. Bir yanda terfiler, tayinler, tahkikatlarla örülü bir bürokrat hayatı; öte yanda edebi, sözü, gönlü, sofrayı, yolu ve duayı konu alan bir görgü ve hikmet risalesi.
Bu kitap, bir sicil kaydıyla bir eseri yan yana okuyarak, 19. yüzyıl sonu Osmanlı taşrasında bir insanın hem devlete karşı görevlerini hem de kâğıda döktüğü düşünce dünyasını birlikte anlamaya çalışır. Kayıtların arkasındaki insanı arayanlar için bir davet.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
BANKALARDA VE KOBİLERDE NAKİT YÖNETİMİ UYGULAMALARI
Önsözden
Tüm bu çalışmalarımda gözlemlediğim ilk konu, teknolojik gelişmeler ve müşteri ihtiyaçları nedeni ile nakit yönetimi dünyasının hep dinamik olduğudur. İkinci konu ise, finansal okuryazarlık konusunda özellikle küçük işletmelere ve hane halkına yönelik çok fazla çalışma yapılması gerekliliğidir. Türkiye özelinde sermaye piyasalarının gelişimi adına, işletmelerin büyümesi ve sürdürülebilirliği adına nakit yönetiminin finansal yönetimin altındaki en önemli başlık olduğu kanaatindeyim. Borsa İstanbul’un toplam piyasa değerinin Facebook’un piyasa değerinden düşük olmasının nedeni Türkiye’deki işletmelerin, bankacılık sistemi dâhil, ölçeğinin küçük kalmasıdır. Bunun nedeni ise, başta KOBİ’lerde finansal yönetim ve nakit yönetimi esaslarına olan hâkimiyetin düşüklüğüdür. Uluslarararası bir finans merkezi olmak isteyen İstanbul’un Avusturya İktisat Okulu, Wharton, Harvard Business School, London School of Economics gibi bir iktisadi yönetim ekolü (doktrini, okulu) olması gerekliliğine inancım doğrultusunda, bu ilk kitabımda deneyimlerimden hareketle nakit yönetiminin önemini aktarmaya çalıştım
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Sicilya’da II. Frıedrıch İle Papalık Arasındaki Hâkimiyet Mücadelesi (1194-1268)
Grek, Latin ve bilhassa Müslüman kültürüyle harmanlanmış olan Sicilya’da yetişen II. Friedrich, zamanla döneminin Batı’daki en büyük idarecisi olmayı başardı. Diğer yandan kurumsallaşıp güçlenerek büyük bir güç haline gelen Papalık, Avrupa’da ruhani liderliğin yanında dünyevi otoriteyi de elinde bulundurma arzusu taşımaktaydı. Çağdaşlarının aksine dini önyargılardan uzak aydın bir idareci olan II. Friedrich, Papalığın kendisine dayatmak istediği siyasi otoriteye boyun eğmedi. Bu durum iki taraf arasında büyük bir çekişme ve hâkimiyet mücadelesi yaşanmasına neden oldu.
Bu çalışmada II. Friedrich’in, Sicilya Krallığı merkez olmak üzere İtalya ve Almanya (Kutsal Roma İmparatorluğu) topraklarında Papalığa karşı verdiği mücadeleyi ele aldık. Dönemin Sicilya’sının siyasi, dini, sosyokültürel tarihi yanında Papalık ve Kutsal Roma İmparatorluğu’nun tarihine de ışık tutan bu çalışmanın ilgili literatüre katkı sağlayacağını düşünüyoruz.
KİTAP TANITIMI
Gençlerin Kadınlık ve Erkekliğe İlişkin Çelişik Algı ve Tutumları
Cinsiyete dair kabullerimiz ataerkil bir toplum yapısı içinde oluştuğu için kadınlar ve erkekler arasında bir hiyerarşi kurarak; kadınlığa ve erkekliğe ilişkin tanımlamalar yapar. Bu tanımlamalar bireysel ve toplumsal olarak sorgulanmadığı müddetçe varlığını sürdürür. Bu eserde cinsiyete dayalı ayrımcılık ve cinsiyete dair içselleştirilmiş kabuller Manisa Celal Bayar Üniversitesi öğrencileri örneklemi üzerinden Glick ve Fiske’nin “çelişik duygulu cinsiyetçilik” ve “erkeklere ilişkin çelişik duygular” adlı ölçekleri kullanılarak analiz edilmiştir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Bolu Folklorunda Doğum Geleneği
Bolu folklorunu derleme çalışmalarımız kapsamında 2016 yılının ilk yarısında Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde “Türk Kültüründe İnanç ve İnanışlar” seçmeli dersi ile “Bolu Şehir Folkloru” seçmeli dersi kapsamında yaklaşık olarak 200 lisans öğrencisinin derleyici olarak katıldığı bir derleme çalışması yürütülmüştür. Bu derleme çalışmasında Bolu merkez köyleri de dâhil olmak üzere 7 ilçe ve 100’ün üzerinde köy, öğrenciler tarafından taranmıştır.
Derleme çalışmasında Bolu folklorunun “Doğum”, “Evlenme” ve “Ölüm” gelenekleri üzerinde durulmuş ve bu geleneklerle alakalı olarak sahada kaynak kişilere çeşitli sorular sorulmuş; adet ve uygulamalara, inanç ve inanışlara dair çeşitli derlemeler yapılmıştır. Doğum, evlenme ve ölüm gelenekleri ile ilgili olarak kaynak kişilere yaklaşık 300 kadar soru sorulmuş ve bu sorulara verilen cevaplar da kayıt altına alınmaya çalışılmıştır. Kayıtlar; ses kayıtları, fotoğraflar, anketler ve video kayıtları şeklindedir. Elinizdeki kitap bu çalışmanın “Doğum Geleneği” kısmını ihtiva etmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL MEDYADA ADALET ARAYIŞI
İnternet tabanlı ağ teknolojilerinin gelişiminin kullanıcılara sunduğu imkanlar, birçok disiplinlerarası konunun da tartışılmasına zemin hazırlamıştır. Elinizde bulunan bu eser, internetin kamusal alan olup olmadığı, birbirini bütünleyen gözetim ve güvenlik kavramları, panoptikon çağdan omniptikona uzanan değişim, post-truth dönemde dezenformasyonun sosyal medya etkileşimleri gibi pek çok farklı konuyu tartışarak ışık tutmaktadır.
Özellikle dijital teknolojilerin gelişimi ile hayatımıza giren sosyal medya; haber alma ve eğlence amaçlı paylaşımların çok ötesine geçerek tüm dünyada hak ve adalet arayışı için seslerini duyurmaya çalışanların aktif olarak kullandığı bir platforma dönüşmüştür. Sosyal medyada seslerin yükseltilmesi ve bilgi akışının sağlanması; belirli bir olay hakkında farkındalık yaratılması ve bu konu ile ilgili ilişkiler kurulmasını sağlamaktadır.
Sosyal medya, insanların bir araya gelip destek bulduğu, bir amaç için büyük kalabalıkların toplanabildiği, çevrim içi fikirlerin paylaşılması ile küresel ölçekte ses getirebilecek etki yaratılabilecek bir ortamdır. Dolayısıyla, “sosyal medyada adalet arayışı”; ifade özgürlüğü, aktivizm, dijitalleşme, adalet, iletişim, ağ toplumu, gözetim, denetim gibi kavramların teknolojik gelişmelerle birlikte yaşanan değişim ve dönüşümler neticesinde yeniden yorumlanmasını gerekli kılmıştır. Artık protestolar sadece fiziksel mekanlarda değil siber ortamlarda da kitleleri harekete geçirebilmektedir. Dijitalizm ile literatüre giren hashtag (#), like, retweet, emoji, internet meme ya da mention (@) kullanarak dünyanın herhangi bir yerinde haksızlığa uğradığını düşünen, adaletin yerine getirilmediğini savunan herhangi birinin çığlığı tüm dünyada yankılanmakta, yayılmakta ve destek bulmaktadır. Bu araştırmada, tüm dünyada öne çıkan hak ve adalet arayışlarına, kadın şiddeti başta olmak üzere ırkçılık ya da cinsel tacize gibi farklı birçok konuya yer verilmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Eğitimde Dönüşüm “Yeni Paradigmalar ve Yaklaşimlar”
Eğitim, sadece bilgi aktarımından ibaret değil; aynı zamanda bir gelişim ve dönüşüm yolculuğudur. Bu kitap, eğitimdeki yeni paradigmaları keşfederken, teknoloji ve küreselleşmenin hayatımızda yarattığı değişimleri de gözler önüne seriyor. Kapsayıcı eğitim ve fırsat eşitliği konularını derinlemesine ele alarak, her öğrencinin potansiyelini açığa çıkarmanın yollarını arıyor.
Dijital eğitim araçları ve oyunlaştırma, öğrenmeyi sadece eğlenceli hale getirmekle kalmıyor, aynı zamanda öğrencilerin motivasyonunu da artırıyor. STEM ve STEAM eğitimleri, disiplinler arası bir bakış açısı sunarak, yarının liderlerini yetiştirmeyi hedefliyor. Yapay zekâ ve veri odaklı eğitim ise, kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimlerini mümkün kılarak, her bireyin ihtiyaçlarına özel çözümler sunuyor.
Sonuç olarak, geleceğin eğitimine dair umut dolu öngörülerle dolu bu eser, eğitimciler, öğrenciler ve karar vericiler için bir rehber niteliğindedir. Eğitimin sınırlarını zorlamak ve daha iyi bir gelecek inşa etmek isteyen herkes için ilham verici bir kaynak sunuyor. Çünkü eğitim, sadece bir süreç değil; aynı zamanda bir hayal ve umut yolculuğudur.
KİTAP TANITIMI
Hata Türü ve Etkileri Analizi Ve Sektör Uygulamaları
Bu çalışma, Hata Türü ve Etkileri Analizi yönteminin sistem yaşam döngüsünün farklı aşamalarında ve farklı sektörlerde nasıl uygulanabileceğini gösteren bütüncül bir metodolojik çerçeve sunmaktadır. Gıda üretim süreçlerinden makine tasarımı ve bakım faaliyetlerine kadar uzanan bu yaklaşım, risk temelli düşünmenin yalnızca bir analiz aracı değil, aynı zamanda sürdürülebilir güvenlik ve kalite yönetiminin temel unsurlarından biri olduğunu da ortaya koymaktadır.
₺950,00
KİTAP TANITIMI
Tanzimat’tan Meşrutiyet’e Gerede
Türkiye’de şehir tarihi konusunda çalışmalar Avrupa’ya göre daha geç tarihlerde başlamış olsa bile son yıllarda hızlı bir ivme kazanmış durumdadır. Türk toplumunda yerel tarihe karşı ilginin her geçen gün artması bu konuda çok sayıda çalışmanın yapılmasına katkı sağlamaktadır. Bu kitapda Tanzimat’tan başlayarak Meşrutiyet’e kadar olan süreçte Gerede kazası çeşitli yönleriyle incelenmektedir. Arşiv belgeleri ve alanda yazılmış eserlerden yola çıkılarak 19. yüzyılın ikinci yarısında Gerede kazasının idari yapısı, sosyo-kültürel yapısı ve ekonomik yapısı ortaya konulmaktadır. Ayrıca bölgede çıkan olaylar da belgeler ışığında incelenmektedir.
₺635,00
KİTAP TANITIMI
Öğretim Elemanlarının Öğretimsel Gelişimi Üzerine Bir Araştırma
Her alanda olduğu gibi yükseköğretimde de mesleki gelişim, öğretim elemanlarının görevlerinin gerektirdiği yeterliklerinin geliştirilmesini, böylece kurumların etkililiğinin artırılmasını ve dolayısıyla toplumun gelişiminin hızlandırılmasını amaçlar. Mesleki gelişimin her alanı, bir çarkın dişlisi gibidir ve her bir dişli bu amacın gerçekleşmesinde etkili ve önemlidir. Ancak, yükseköğretim sistemi içinde öğretim elemanlarının araştırmacılık görevlerine ağırlık verilerek, özellikle akademik yükseltmelerde alansal gelişimin ön plana çıkması, öğretim elemanlarını öğretimsel gelişimden daha çok alansal gelişime yönelik etkinliklere yönlendirmektedir. Buna bağlı olarak, öğretimsel gelişim alanının arka planda kaldığı görülmektedir.
Yükseköğretimin kalitesinin önemli yüklenicisi olan öğretim elemanlarının görevlerinin gereği olarak çok yönlü yetiştirilmesi önemlidir. Nitelikli bir öğretim elemanı hem araştırmacı hem de öğretici yeterlikleriyle ön plana çıkar.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Popüler Kültür, Din ve Tasavvuf
Bu kitap günümüzde genel olarak tasavvufun ve özelde Mevlevîliğin popüler kültürdeki temsillerini incelemekte, postmodern popüler edebiyat ve görsel kültür bağlamında tasavvufî temalar kullanan ürünlerin mahiyetindeki değişimi ve dinî-tasavvufî içerik vasıtasıyla popüler kültürün nasıl dönüştüğünü anlatmaya çalışmaktadır. Yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreğinde Türkiye’de tasavvufa dair kültürel unsurların Mevlâna ve Mevlevilik teması etrafında popülerleşmesi, elbette roman, kişisel gelişim kitapları, sinema ve reklamlar gibi popüler kültürel ürünlerin ana akım kültüre sirayet ederek gündelik hayatımıza daha fazla dahil olmasına yol açmıştır. Şüphesiz bu durumun son çeyrek asırda dünyada ve Türkiye’de yaşanan sosyal değişmelerden kaynaklı bir takım felsefî, kültürel ve politik sebepleri olduğu gibi yine aynı eksenlerde sonuçları da vardır. Bu çalışma söz konusu değişimi ve bunun sebep ve sonuçlarını anlamak ve anlamlandırmak adına okurlarını bir keşif yolculuğuna çıkarıyor.
₺330,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’deki Kürt Meselesi Galtungyan Bir Bakış
Bu kitapta Türkiye’deki Kürt Meselesi’nin 2018 yılına gelindiğinde aldığı hâlin, Galtung’un çatışmaları ele alma yöntemi açısından incelenmesi yapılmıştır. Galtung’un yaklaşımı açıklandıktan sonra, Kürt Meselesi’nin boyutları – Siyasi, Sosyal, Kültürel, Ekonomik ve Güvenlik– incelenmiştir.
Galtung’un temel ihtiyaçlar – güvenlik, yemek, su, sağlık, eğitim, barınma, sevme/ait olma, itibar, kendini gerçekleştirme – üzerinden meşru ve gayrı meşru ayrımı yapması baz alınarak, Kürt Meselesi’nde meşru ve gayrı meşru noktalar öne çıkarılmıştır.
Kitapta incelenen Kürt Meselesi PKK’nın ilk eylem tarihi 15 Ağustos 1984’ten bu tarafa nasıl evrildiği üzerine olmuştur. 1990’larda inkârdan vazgeçilmiş ve Kürt varlığı kabul edilmiştir. 2000’ler ile birlikte özellikle açılım döneminde Kürtlere birçok haklar verilmiştir.
Kürt Meselesi’nde siyasi boyutta şu hususlar öne çıkmaktadır: Kürtçü ve PKK’nın türevleri olan gruplar ayrılıkçılığa yol açacak KCK/Demokratik Özerklik üzerinde ısrar ederken, Kürtlerin ve genel olarak Türk Milleti’nin ihtiyacı yerel yönetimlerin güçlendirilmesidir. Bu bağlamda yerel yönetimlerin güçlendirilmesi sağlanmıştır.
Sosyal boyutta; eğitim ve sağlık gibi konularda doğu ve güneydoğu bölgelerinde diğer bölgelere nazaran bir geri kalmışlık söz konusudur. Öncelik bu bölgelere verilerek ülke genelinde iyileştirmelere gidilmelidir.
Kültürel boyut söz konusu olduğunda, anadilde topyekûn eğitim ve resmi dilin Kürtçe olması gibi gayri meşru istekler dışında tüm talepler yerine getirilmiştir.
Ekonomik boyutta KDRP, KÖYDES, SODES, BELDES, Tazminat yasası ve Cazibe Merkezleri Programı ile doğu ve güneydoğu bölgelerine pozitif ayrımcılık uygulanmaktadır.
Güvenlik boyutunda ise PKK terör örgütünün silah bırakması ya da bataklığı kurutma operasyonu ile süpürülmesi sorunu vardır. Temmuz 2015’te başlayan ve halen devam eden operasyonlar başarılı olursa, PKK’nın süpürülmesi söz konusu olabilir.
Nihayetinde, Kürt Meselesi tam olarak çözülmese de pozitif barışa yaklaşılmıştır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
1908-1983 Arası Dönemde Türkiyede Askeri Kültür ve Laiklik İlişkisi
Bu kitap Türkiye’de daha önce çok fazla çalışılmamış olan askeri kültür konusunu farklı boyutlarıyla ele almakta ve Türk siyasal hayatındaki önemli dönüm noktalarını askeri kültürdeki değişimlerle açıklamaktadır. Bu bağlamda bu kitap Türk askeri kültürünü, devrimcilik, gardiyanlık ve apolitikleşme olarak üç farklı dönemde ele almakta, söz konusu yaklaşımı teorik bir düzene oturtmak için pozitif-demokratik, negatif-demokratik, pozitif-antidemokratik, negatif- antidemokratik ve değişken modeller olmak üzere 5 ayrı model içerisinde incelemektedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Pandemide Dijital Nefret Söylemi: Çin Virüsü
Dünya 2019 yılının son günlerinde, Çin2de yeni tip koronavirüs ile ilk kez tanıştı. Virüs, takip eden aylarda tüm kıtalara yayıldı. Bu süreçte zihinsel reflekslerimiz bizleri -korku ve endişeyi bastırmak amacıyla- tüm bu yaşananları dış basından kaygı ve üzüntü ile takip edeceğimiz ancak televizyon veya akıllı telefonlarımızın ekranlarında bırakıp hayatımıza devam edeceğimiz bir olay olduğuna inandırmak istese de; küresel pandemi ilan edilmesi ve ardından ülkemizde ilk vakanın açıklanmasıyla bu yadsıma sona erdi ve kendimizi modern zamanların en büyük salgınının ortasında bulduk.
Yaşamımızı her yönüyle derinden etkilemesi ile Covid-19 pandemisi geniş kapsamlı bir kriz olarak ortaya çıktı. Böylesi kriz dönemlerinde, insan zihni gerilimi ve endişeyi sonlandırmak için yadsıma, çoğunluğa ve/veya otoriteye uyma, itaat gösterme, günah keçisi arama gibi mekanik tepkilere başvurur.
Sosyal medyanın tek sosyallik haline geldiği pandeminin kriz koşullarında, büyük bir kullanıcı kitlesi içine düştüğü endişe ve korku ortamından kaçışı Çinlilere nefret üreterek bulurken; bir yandan da ağlarda güçlenen yargılara uyum sağlayarak görülme ve onaylanma ihtiyacını karşılamaya çalıştı. Günün sonunda ortaya çıkan tablo ise, nefret söylemi üretiminin sosyal etkilerle nasıl sinsi bir şekilde gerçekleştiğini tekrar gözler önüne serdi.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
ETKİNLİK ÖRNEKLERİYLE DİJİTAL VATANDAŞLIK EĞİTİMİ
Bilgi ve iletişim teknolojilerinde hızla meydana gelen gelişmeler, bireylerin gündelik yaşamında önemli bir yer edinmiş, bu durum vatandaşlık biçimlerine yeni bir soluk kazandırmıştır. Yaygınlaşan dijital teknolojilerin artan kullanımı ile birlikte her birey adeta dijital dünyanın vatandaşı konumuna gelmiştir. Bu durum yeni etkileşim biçimleri ve sorumlulukları da beraberinde getirmiştir. Dijital vatandaşlık eğitimi bu bakımdan her geçen gün önemi daha fazla artan bir ihtiyaç haline gelmiştir. İşte bu kitap, iyi bir dijital vatandaş yetiştirmede kullanılacak bir başvuru eseri olması amacıyla hazırlanmıştır. İçerisinde bölümler olarak sunulan oturumlar her bir dijital vatandaşlık boyutunu okuyucuya kazandırarak, neticesinde de iyi dijital vatandaşlar olmanın anahtarını sunmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Yazma Eğitimi
Yazma dil öğretimin dört temel becerisinden biridir. Alanla ilgili kaynaklarda belirtildiği gibi öğrencilerin en çok çekindiği ve zorlandığı temel dil becerisi yazmadır. Elbette bunun çeşitli nedenleri olabilir. Bu konuda değişik çalışmalar yapılmış, değişik tespitler ortaya konmuştur. Çalışmamızda yeri geldikçe bunlardan bahsedilmiş, ortaya konulan tespitler ve çözüm önerilerine yer verilmiştir. Bu konu aynı zamanda bu çalışmanın da temel amacını oluşturmaktadır. Yazma becerisindeki zorluk, yazma becerisindeki başarısızlık ve yazma kaygısı vb. adlarla ifade edilen problemin ortadan kaldırılması için bu konunun ciddi bir şekilde ele alınması gerekmektedir.
KİTAP TANITIMI
SAVAŞ – GÖÇ – KADIN
Savaşlar insanlık tarihi kadar eski olup etnik, dini, siyasi, kültürel, politik, iktisadi problemleri ve hâkimiyet mücadelesini ortaya çıkaran bir olgudur. Göç ise savaşın yıkıcı etkileri sonrası insanları yaşadıkları coğrafyalardan koparan en acı gerçeklerden biridir. Bu bağlamda Osmanlı Devleti’nin XIX. ve XX. yüzyılında Balkan ve Kafkasya coğrafyasından Anadolu’ya savaşlar nedeniyle birçok göç gerçekleşmiştir. Söz konusu yüzyıllar içinde tabii olarak bu olumsuzlukların en ağır koşulları ile karşılaşmak durumunda kalanlar kadın ve çocuklardır. Savaşın ortaya çıkarmış olduğu mağduriyetler günümüz dünyasında ve Türkiye’de hâlâ etkisini devam ettirmektedir.
Elinizde bulunan bu kitap din, siyaset, sosyal ve kültürel hayat bağlamında kadını ele almakla birlikte, savaş ve göç eksenli ortaya çıkan birçok sorunu bilimsel veriler ışığında ele almayı amaçlamaktadır. Özellikle Osmanlı Devleti’nin son yılları ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında yaşanan göç ve buna bağlı olarak meydana gelen çok eksenli sorunlar multidisipliner olarak irdelenip ele alınmıştır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Perşembe Temettuat Defterleri
Bugün Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı belde olan Perşembe ve çevresi temettuat sayımlarının yapıldığı 19. yüzyılında ortalarında Bolu Eyaletine bağlı Çarşamba (Çaycuma) kazasını oluşturan üç nahiyeden biridir. Nahiyede 20 divan ve toplam 70 köy bulunmaktadır. Defterlerdeki toplam hane sayısı ise 893’tür. Hane sayısına göre burası Çarşamba kazasının ikinci büyük nahiyesidir.
Nahiyede yaşayanların tamamına yakını tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Yetiştirilen ürünler buğday, arpa, yulaf, keten, kendirdir. Hayvancılık olarak en fazla büyükbaş hayvan beslenmektedir. Nahiyede tarım ve hayvancılığın yanında yapılan diğer ekonomik faaliyetler; arabacılık, salcılık, kereste kesimi, kereste nakliyesi, kereste ticareti, kömür ameleliği, kömür nakliyesi, kömür ticareti, kendir ticareti, kiremitçilik, dülgerlik, hızarcılık, tütün ticareti, demircilik ve terziliktir.
Arşiv belgelerinin günümüz Türkçesine aktarılmasıyla oluşan bu çalışmada Perşembe nahiyesinde yaşayanların isimlerini, mesleklerini, sahip oldukları mal ve mülklerini, ekonomik faaliyetlerini, gelirlerini ve ödemiş oldukları vergilerini görebilmek mümkün olacaktır.
KİTAP TANITIMI
DECADES OF RELATIONS BETWEEN AFRICAN COUNTRIES AND TURKEY
Turkey and African countries decadesrelationships provides a concise and wide-ranging introduction to the subject, spanning from the earlier era of the Ottoman Empire, to the Turkish Republic and later, to the Justice and Development Party.
This is an introductory book which provides sources and materials on Turkey and African countries relations. Drawing on history from the Ottoman Empire, to Turkish Republic and the Justice and Development Party, this book provides firsthand information on their relations. Showing how Turkey and African countries that are located on different continents established relationship, it goes on to consider how they support each other at international stages. The book deals, in particular, with political, economic, social and cultural relations between Turkey and African countries; it explorers the challenges they face in military and security terms. This general introductory text benefits students, scholars and researchers eager to gain an insight into Turkey and African countries relations.
Kieran E. Uchehara was formerly a lecturer at Atılım University, Ankara, Turkey. Currently, he is an associate professor in the Department of Political Science and International Relations at Hasan Kalyoncu University, Gaziantep, Turkey.
₺275,00