KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Eğitimde Öz
₺380,00 -

Disiplinlerarası İletişim Çalışmaları
₺325,00 -

DIFFERING PERSPECTIVES ON LITERARY TEXTS
₺315,00 -

Çevrimiçi Eğitimde Kalite ve Öğrenen Destek Hizmetleri
₺300,00 -

COĞRAFİ PERSPEKTİFLE DAĞ VE DAĞLIK ALANLAR
₺650,00 -

Bobi Frs’ye Geçiş Süreci ve Bağımsız Denetçiler Üzerine Bir Araştırma
₺315,00 -

AVRUPA BİRLİĞİ BÖLGESEL POLİTİKASI VE MACARİSTAN
₺210,00 -

Anıt Ağaçlara Coğrafi Bakış
₺650,00 -

Agenda of Translation Studies
₺405,00 -

18. Yüzyılda Osmanlı Taşra Tezgâhlarında Kalyon İnşa Organizasyonu
₺405,00 -

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Masonluk
₺325,00 -

Vahyin Elçilerinden Eğitsel Mesajlar
₺340,00 -

Çocukluk Çaği Obezitesiyle Mücadelede Yeni Bir Mali Araç: Obezite Vergileri ve Ebeveyn Tutumlari
-

Sürdürülebilirlik İletişimi: Yeşil Yıkama Riskleri ve Paradokslar
₺250,00 -

Yapay Zeka Destekli Gazetecilik
₺320,00 -

Koruma, Yetki ve Eylemsizlik
KİTAP TANITIMI
Kentbilim Öğretileri
Şehri anla(t)maya çalışmak!… Dünyanın en karmaşık yap-bozunu tamamlamaktan daha zor bir mesele gibi. Günümüze kadar şehirler için yazılmış eserler kütüphanelere sığmaz. Bununla birlikte “Şehir neresidir?” Sorusuna verilmiş ortak bir yanıt bulunamamıştır. “Şehirlerin silüeti, içinde yaşayan insanların suretine bürünür.” İnsanlar nasıl ki aynı değilse, insanların şehirleri de aynı değildir. Her şehrin; kendisini farklı kılan bir ruhu ve özgün yaşamı vardır. Şehirler nev-i şahsına münhasırdır. Kır-kent sınırlarının muğlaklaştığı, kentin yakın uzak çevresini dönüştürdüğü, kırsal yaşayışın yitirildiği ve kentle aynılaştığı, kentli yaşamın dahi farklı dönemlerin birikimleri ile dönüştüğü süreçte, kentin coğrafi karakterlerini ve sınırlarını tayin bir kat daha güçleşmiştir.
Bireyci, otorite yoksunu, olumsuz, yıkıcı, bağlamda entropik bir aygıt olan şehri; ampirik ve analiz düzeyinde, değerlendirmek için şehre bağımlı, Coğrafya ve diğer tüm disiplinlerin kentsel ağı okumak için bir kentbilim ağ mimarisi inşa etmesi doğaldır. Kentle ilgili bilimler ağının kümelenmesi sonucunda kent; belki anlaşılabilir(!) Kentbilim; kentsel tasarımı çözümlemek için bilimsel tasarımın ortak aklına olan ihtiyaçtan ortaya çıkmış bir yaklaşımdır. Sadece temel başlıklar bile birkaç cilt kitaba konu olabilir. Kitap bu başlıklardan bir kaçına değinme cesaretinin ürünüdür.
Kent; bir yaşam ekosistemidir ve “ancak, hayatın evrimi, mekânı dönüştürür.”
₺845,00
KİTAP TANITIMI
Hoshin Kanri Modeliyle Yönetim Fonksiyonlarının Entegrasyonu
Bu kitabın amacı belirsizliğin etkilerini azaltmak için kullanılan Hoshin Kanri yönetim modelinden faydalanarak yönetim süreçlerinin entegrasyonunda kontrol fonksiyonunun işlevini araştırmaktır. Özellikle, karmaşık bir çevrede faaliyet gösteren havayolu işletmelerinde operasyon süreçlerinin hedeflerinin havayolu yıllık hedefleri ile ve havayolu stratejisi ile Hoshin Kanri yöntemi uygulanarak entegrasyonunun sağlanması olarak ifade edilebilmektedir. Yönetim süreçlerinin entegrasyonunda kullanılan Hoshin Kanri yöntemi tüm organizasyonun günlük faaliyetlerini stratejik hedefleri ile entegre eden sistematik bir yaklaşım olarak tanımlanmaktadır. Bu problemleri araştırmak amacıyla bu çalışma, olgu bilim deseniyle yürütülmüş nitel bir araştırmadır. Araştırmanın çalışma grubunun belirlenmesinde, amaçlı örnekleme yöntemlerinden tipik durum örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre yapılan değerlendirme sonunda, havayollarında kontrol fonksiyonunun yönetim süreçlerinin entegrasyonunda kullanılabilirliği sonucuna ulaşıldığı bildirilebilmektedir. Ayrıca Hoshin Kanri metoduyla günlük havayolu operasyonlarının havayolunun yıllık hedefleri ve stratejileri ile entegrasyonunun sağlanabileceği ifade edilebilmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
XVI. YÜZYILDA OSMANLI HAKİMİYETİNDE BUDİN
Macaristan, Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapılan Mohaç Savaşı (1526) ile önce Osmanlı himayesine 1541 yılında ise Budin Sancağı’nın kurulmasıyla birlikte tamamıyla Osmanlı hakimiyetine girmiştir. Bu tarihten itibaren Macaristan, Osmanlı Macaristanı, Habsburg Macaristanı ve Erdel Prensliği olmak üzere üç kısma ayrılmıştır. Bu çalışmada Osmanlı Devleti’nin Orta Avrupa’ya yapılan seferlerde en önemli askeri üslerinden birisi olan ve içinden geçen Tuna Nehri vasıtasıyla stratejik bir konuma sahip olan Budin Sancağı ve Budin Kalesi’nin XVI. yüzyıldaki siyasi, idari, demografik ve ekonomik yapısını aydınlatılmaya çalışılmıştır.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
Antik Yunan Eğitiminde Kadın
“Tarih boyunca bir ana ve eş olarak öne çıkan kadın, aslında ilk sözden itibaren dilini öğreten, aileden topluma geçiş sürecinde ilk yaşam kültürünü öğreten en önemli figürdür. Bugünkü Batı Uygarlığının önemli kaynaklarından biri Antik Yunan Uygarlığı olarak görülür. Antik Yunan Uygarlığında kadınlar evlere kapatılarak geri plana itilmiş konumlarına karşın aile bireylerinin yetiştirilmesi için eğitim faaliyetlerinde etkin bir rol oynamışlardır. Sevgili öğrencim Nuriye Külahlı, ‘Antik Yunan Eğitiminde Kadın’ adlı çalışmasında arkeolojik ve yazılı kaynakları kullanarak onların bu faaliyetlerini tüm açıklığıyla ortaya koymuştur. Bu nedenle bu çalışma günümüz Batı uygarlığını daha iyi anlayabilmek açısından araştırmacılara katkılar sağlayacaktır.”
Prof. Dr. Hasan BAHAR
“Bu kitap, Eski Yunan’da tarih öncesi dönemlerden Helenistik Dönem sonuna kadar eğitimde kadınlarının rolü üzerinedir. Almış oldukları eğitim doğrultusunda sanatta, tıpta, dini hayatta, felsefede ve çocuk eğitimi konusunda öne çıkmayı başaran Antik Çağın kadınları adlarından saygıyla söz ettirmeyi başarmışlardır. Elinizdeki bu kitap, kadının geçmişte de sosyal hayatta ne derece önemli roller üstlendiğinin adeta bir hikâyesidir. Bundan dolayı çalışmanın alanında önemli bir boşluğu dolduracağını ve keyifle okunacağını düşünmekteyiz.”
Prof. Dr. Özdemir KOÇAK
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Güncel Akademik Araştırmalar
Sosyal bilimlerin odak noktasını oluşturan “insan” unsuru, hele ki günümüzde, giderek daha çok “amaç” olarak konumlandırılmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu sebeple gerek belirli disiplinler gerekse farklı alanlardan araştırmacıların birleşerek bu nihai amaca daha çok yönelmeleri önem arz etmektedir. Zira günümüzün hegemon iktisadi sisteminde inanın eskiye nazaran daha fazla araçsallaştırıldığına dair pek çok veri, gösterge, kanıt ve araştırma bulunmaktadır. Bu minvalde cevap verilmesi gereken soru şudur: Ekonomik büyüme veya zenginleşme uğruna insanın özne konumundan çıkarılıp araçsallaştırılmasına göz mü yumulmalı yoksa insanın, ekonomik göstergeler dışında-üstünde bir olgu olduğu kabul edilmeli ve bu noktada bir aktör olarak konumlandırılmaya mı çalışılmalıdır? “Güncel Akademik Araştırmalar” adlı bu eserde, çeşitli disiplinler çerçevesinde ortaya konulmuş çalışmalarla bahsi geçen konunun bir ya da daha fazla cephesine ışık tutulmaya çalışılmaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Türk Modernleşmesinin İdeolojik Analizi
Türk modernleşme tarihi üzerine yapılan çalışmalar, meselenin ideolojik boyutunu yeterince incelememiş; dolayısıyla yapılan yeniliklerin arka planını tam anlamıyla ortaya koyamamıştır. Osmanlı Devletinin Avrupa karşısında geri kalmasının ardından ayakta kalabilmek adına başlatmış olduğu yenilik hareketleri, aynı zamanda modernleşme çabası olarak adlandırılmakta ve modernleşme olgusunun sahip olduğu bütün dinamikleri de içermektedir. Modernleşme çabası bir anlamda eskinin veya mevcut halin/düzenin değiştirilmesi faaliyeti olduğu için işin doğasında olan bir dirençle karşı karşıya kalmıştır. Bir taraftan modern olarak idealize edilen Avrupaya ayak uydurma öte yandan geri kalmışlığın sorumlusu olarak nitelenen değer ve anlayışların eleştirisi olarak işlev gören modernleşme çabaları, taraftar bulduğu kadar tepkiyle de karşılaşmıştır.
Muasır medeniyetlere ulaşma gayreti ile sahip olduğu öz değerleri kaybetmek istemeyen iki grubun temsil ettiği ideolojinin ironik mücadelesini konu alan bu eser, aynı zamanda bu iki ideolojinin içinden doğan bir üçüncü ideolojinin varlığına da vurgu yaparak yenileşme tarihinin felsefi analizini ve günümüze dek uzanan modernleşme çabalarının tartışmalı yönlerini aydınlatmayı hedeflemektedir. Bu yönüyle modernleşme tarihinin ideolojik yönden incelenmesi ve felsefi yönden analizini içeren eser, Türk yenileşme tarihine farklı bakış açılarından bakma idealini taşımaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Jan Švankmajer Sinemasında Gerçeküstücü
Gerçeküstücülük ve tekinsizlik kavramlarını muhalif bir duruşla bir araya getiren Çek yönetmen Jan Švankmajer’in kullanmış olduğu teknik ve filmlerindeki felsefi içerik, görünenin ardındaki şüphe uyandırıcı gerçekliğe rahatsız edici bir gıcırtıyla aralanan bir pencere hissi vermektedir. Onun filmleri bir giyotin gibi ıslık çalarak yaklaşan, zaman ve mekân algısını tersyüz eden bir gerçeklik deneyimi sunar. Bu kitap, var olanı sorgusuz kabul eden, uyum sağlamaya hazır bir izleyici yerine, aktif ve şüpheci bir izleyici öngörmekte; özgürleştirici bir etkinlik olan Švankmajer filmlerini, temel belirleyicisi olan ‘gerçeküstücü tekinsizlik’ bağlamında okumaya çalışma denemesidir.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Urmiye Müzesi’nde Bulunan İslam Dönemine Ait Bir Grup Sırlı Seramik
Seramikler, küçük el sanatları içerisinde incelenen; toplumun kültürü, inancı, etkileşimi, ekonomik ve ticari ilişkileri hakkında bilgi veren önemli eser grubudur. Seramik kapların sadece işlevsel özelliğinin olmadığı aynı zamanda estetik ve sembolik anlamlar da taşıdığı bilinmektedir. Bu bağlamda İran, seramik konusunda zengin bir birikime sahiptir. “Urmiye Müzesi’nde Bulunan İslam Dönemine Ait Bir Grup Sırlı Seramik” adlı bu kitapta Abbasi, Samani, Selçuklu, İlhanlı ve Safevi dönemlerine ait olan örnekler ele alınmıştır.
Urmiye Müzesi’nde incelenen İslami dönem sırlı seramik eserlerinde kullanılan form, teknik ve bezeme özellikleri İslam dünyasının farklı coğrafyalarında da görülmektedir. Bu benzerlikte; İslamiyet öncesi kültürlerin etkisi, inanç faktörü, taşınabilir nitelikteki bu eserlerin ticari ve siyasi ilişkiler nedeniyle kolay hareket eden üsluplar oluşturması gibi etkenler söz konusudur. Dönemsel farklılıklar göz önünde bulundurularak Anadolu’da çok bilinmeyen Abbasi, Samani ve İlhanlı örneklerini detaylı anlatan ve ilk Türkçe çalışma olan bu kitabın Türk ve İslam dönemi seramikleri çalışan herkese katkı sağlaması ümit edilmektedir.
₺1.300,00
KİTAP TANITIMI
Postmodern Çağda Toplumsal Kimlikler
Bu kitap, toplumsal yaşamın her alanında her birimizin hayatına dokunan toplumsal kimliklerin nasıl ve hangi yollarla inşa edildiğini ele almayı amaçlıyor. Bu nedenle çalışma, her biri alanlarında uzman akademisyenler tarafından farklı perspektiflerden ele alınan kimlik ve toplumsal kimlik kavramına dair derinlikli pek çok araştırmayı sizlere sunuyor. Psikoloji, Sosyoloji, Felsefe, Halkla İlişkiler, Gazetecilik, Sinema ve Yeni Medya dünyasını ortak noktada buluşturan bu kitap, bireyin yaşamını tümden etkileyen toplumsal kimliklerin dünü, bugünü ve gidişatı üzerine birçok önemli sorgulama ve alternatif çözüm arayışlarını içeriyor.
Kitapta, tartışmalı bir kavram olan postmodern düzlemde kimlik üzerine her şeyi söyleyemesek de pek çok önemli sorunu tartışmayı amaçladık. İçinde yaşadığımız ve deneyimlemeye devam ettiğimiz postmodern çağ bir arada olmanın güzelliklerini ve çatışmalarını ortaya koyarken aynı zamanda içinde duvarın ötesini görebilmenin imkânlarını da barındırıyor. Bu nedenle hazırladığımız bu çalışma siz değerli okuyucularımıza kimlik konusunu farklı açılardan sorgulayabileceğiniz kapılar açıyor.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Japonca Dilbilgisi Yapılarının Anlam ve Kullanımları
Japonca öğrenirken veya öğretirken karşılaşılan en önemli sorun, Japoncayı öğrendikçe ve seviyemiz temel seviyeden orta ve ileri seviyeye ilerledikçe, dilbilgisi yapılarının artışıyla birlikte anlam ve kullanıma yönelik sorunlarımızın yoğunlaşmasıdır. Bir yapının birden fazla anlama gelmesi ya da tek tek bir anlamın birden fazla yapıyla ifade edilmesi, Japonca öğrenimini zorlaştırır. Bu durum ise anadili Türkçe olanların kafasında büyük bir karmaşa oluşturmakta, özellikle konuşurken veya yazarken söylem ortamı ve bağlama uygun olan dilbilgisi yapısı hususunda karar verememe ya da tereddüt yaşamasına yol açmaktadır. Bu sorunu gidermek için yazılan bu kitap, her bir Japonca yapının Türkçe olarak ele alınması ve özellikle anlamca birbirine benzeyen yapılar arasındaki karşılaştırmalara yer verilmesi bakımından özgün bir değere sahiptir. Ayrıca Japonca öğreten veya öğrenenler ve araştırmacılar için, bilimsel bir başvuru kaynağı olma niteliği de taşımaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
1 Mart 2003 Başbakanlık Tezkeresi’nin Reddedilme Nedenleri
11 Eylül 2001 tarihinde New York’ta gerçekleştirilen terör saldırılarının ardından dünya için yeni bir dönem başlamıştır. Teröre ve ona destek veren ülkelere karşı küresel savaş başlattığını ilan eden ABD, önce Afganistan daha sonra Irak’a yönelik askeri müdahalede bulunacağını tüm dünyaya duyurmuştur. Radikal terör örgütleri olarak adlandırdığı El Kaide gibi yapıların, dünya için tehlike arz ettiğini ifade eden Amerikan yönetimi, bu tehdide son verilmesi için diğer devletlerden destek beklediğini açıklamıştır. Bu doğrultuda NATO müttefiki ülkelerden biri olan Türkiye’den de destek talep eden ABD ile uzun süren ekonomik, askeri ve siyasi müzakereler gerçekleştirilmiştir. Müzakereler sonucunda tezkerenin kabul edileceğine dair yaygın bir görüş hâkim olsa da 1 Mart 2003 tarihinde yapılan oylama sonucunda tezkere Meclis’ten geçmemiştir. 1 Mart tezkeresinin neden kabul edilmediği ve bu kararın doğruluğu bugün dahi tartışılmaktadır. Bu kitapta, tezkerenin neden kabul edilmediği, literatür araştırmasının yanı sıra gerek iktidar partisi gerek muhalefet partileri milletvekilleriyle gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış mülakatlardan elde edilen verilerle açıklanmaya çalışılmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Narsisistik Yansımalar: Reşat Nuri Güntekin’in Romanlarında Aşk, Kimlik, Anadolu
Millî edebiyatın kurucularından biri olarak kabul edilen Reşat Nuri Güntekinin duygusal romanlarının odağa alındığı bu incelemede yazarın Harabelerin Çiçeği, Gizli El, Çalıkuşu, Damga, Dudaktan Kalbe, Akşam Güneşi, Bir Kadın Düşmanı, Eski Hastalık ve Ateş Gecesi başlıklı romanları incelenmiştir. Aşk ve Anadolu coğrafyası bu romanların olmazsa olmaz bileşenleridir.
Güntekinin incelemeye konu olan romanlarında ana karakterlerin kişilik özellikleri, tipik narsisistik örgütlenmeyle belirlenir. Yazar; benmerkezci, bencil ve sürekli olarak hayran olunma ihtiyacı duyan karakterler yaratma konusunda tutarlılık sergiler. Karakterlerin, çevrelerindeki hemen herkesle eşduyum kurma konusundaki yetersizlikleri, sağlıksız çocukluk deneyimlerinden ve yetersiz ebeveyn ilişkilerinden kaynaklanmaktadır. Kendiliğin romanlarda bu şekilde kurgulanması, aşk ve diğer kişisel ilişkilerinin yanı sıra, çoğu zaman bir sürgün yeri olarak betimlenen Anadolunun temsilini de biçimlendirir. Yapıtların ana karakterleri için aşk neredeyse imkânsız, Anadolu ise âdeta çorak ülkedir. Bununla birlikte, aşkın deneyimlenmesi konusunda kadın karakterler ile erkek karakterler özelinde önemli farklılıklar gözlemlenmektedir. Yazarın erkek karakterlerinin aksine kadın karakterleri âşık olma yetisine sahip değillerdir ve bu yapı romanların sonunda potansiyel âşıkların ayrılmasıyla sonuçlanır. Böylelikle, Reşat Nuri tipik duygusal romanın geleneksel yapısını dönüştürür.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
TÜKETİM KÜLTÜRÜ BAĞLAMINDA TELEVİZYONDA REALİTE ŞOV PROGRAMLARI
Alandaki orijinal ve temel çalışmalardan yararlanılarak hazırlanan bu çalışmayı okuyan bir kişi, genel olarak realite şovların ne olduğunu, nasıl olduğunu tam ve doğru bir şekilde öğrenip anlayabilmeli; özel olarak da realite şovların içeriğinin nelerden oluştuğunu ve kapsamının ne olduğunu görmelidir. Bu kitapta farklı akademik ilgi ve birikime sahip kişiler için anlaşılır olabilmek amacıyla özellikle dilin sade tutulmasına özen gösterilmiştir.
Özetle çalışmada, egemen olanın izleyici üzerinde otorite kurmasını sağlayan toplumsal normların yeniden üretiminde önemli rol oynayan medya, realite şovlar aracılığı ile izleyiciye, belirli bir çerçeve içinde kendi televizyon gerçekliğini oluştururken tüketim toplumuna yeni popüler ürünler yaratmaktadır. Bu ürünlerin sunumu ise izleyicinin sevdiği karakterlerden anlatıcı/sunucu seçilerek ikon (bilirkişi) oluşturulmaktadır. Evim Şahane programında da görülmektedir ki, mobilya sektörünün popüler ürünleri, yoksulluk ya da zenginlik gözetilmeksizin sunulup, toplumsal cinsiyet normları da egemene göre yeniden üretilmiştir.
Son olarak, bundan sonraki dönemlerde konuyla alakalı çalışma yapmak isteyen araştırmacılar, realite şov programlarının etkilerini diğer televizyon programlarının etkileriyle, ülkemizde yayınlanan realite şov programlarıyla diğer ülkelerde yayınlanan realite şov programlarını kıyaslamaya ve realite şov programlarının toplum ve birey üzerindeki olumsuz etkilerini önlemeye, ayrıca programda sponsor firmaların kullandıkları ürün yerleştirmeye yönelik çalışmalar yapabilirler.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Örgüt Kültürü Çalışmaları
İşletmeler, insan unsurunun verimli ve etkili olarak iş görmesi gayretindedirler. Bu nedenle, motivasyonu artırma yöntemlerine önem verilmesi, işgörenin işe aidiyetinin istenmesi ve işgörenleri birbirine bağlayacak örgüt kültürünün var edilmesi yöneticileri düşündüren konular arasındadır. Bu kitap, örgüt kültürü üzerine kavramsal açıklamalar getirerek, Türkiye’de örgüt kültürü çalışmalarının nitel analizini yapmayı amaçlamaktadır. Bu amaçla, örgüt kültürü literatürü ayrıntılı olarak incelenmiş, yapılan çalışmalar sistematik bölümlemeler ile yorumlanmış, Türkiye’de ve dünyada yapılan örgüt kültürü araştırmaları karşılaştırılmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
ÇANAK(KALE) OLAYI
Çanak(kale) Olayı (Eylül-Ekim 1922), Türk Millî Mücadelesi’nin sona erme aşamasında patlak verdi ama bitmesi an meselesi olan savaşı neredeyse yeniden başlatabilecek bir mahiyette tezahür etti. Çanak krizinde iki taraf vardı: Türkiye ve İngiltere. Türkler haklı ve kutsal mücadelelerini kazanmış, istilâcı Yunanlıları “İzmir’de denize dökmüş” ve silahlı kuvvetleriyle Çanakkale boğazına yönelerek tarafsız bölge olarak adlandırılan işgal sahasıyla İstanbul ve Trakya’yı kurtarmak arzusundaydılar. Savaşın sonunda bir sürprizle karşı karşıya kalmak istemiyorlar, temkini elden bırakmadan hedeflerine korkusuzca yürüyorlardı. İngilizler ise öncelikle Cihan Harbi’ni kazanmanın mağrurluğuyla hareket ediyorlar, dünyanın en önemli kilit noktalarından olan Çanakkale ve Karadeniz boğazlarının kontrolünü bırakmak istemiyorlar, bu suretle boğazları “güneş batmayan imparatorluklarının” ve özelde Akdeniz hâkimiyetlerinin ana dayanak noktası haline dönüştürmek düşüncesini taşıyordu. Böylece Cebelitarık ve Süveyş’le birlikte Çanakkale boğazına sahip olan Britanya, tüm çıkışlarını elinde tuttuğu Akdeniz havzasının kontrolünü kolayca sağlayacaktı. Türkler için Çanak bunalımı “bir vatan müdafaası ve istilâcı düşmanın Anadolu ve Trakya coğrafyasından kovulması” esasına dayanırken, İngilizler için “uçsuz-bucaksız topraklarına yenilerini katmak” gibi “emperyal ve açgözlü bir gaye” amacını taşıyordu.
Sınırları ilk olarak “Sevr’de belirlenen “tarafsız bölge”, Anadolu yakasında Şile’nin doğusundan Edremit körfezine, Trakya’da ise Karaburun’dan Saroz körfezine kadar uzanarak tüm Marmara denizini içine alıyor, orada İtilaf devletleri adı altında esasında İngiltere adına “boğazlara dayanarak oluşturulacak istikbaldeki Akdeniz hâkimiyetinin” esaslarını belirliyor, “müdahale edilemez” bir sahayı rezerv ediyordu. Plân tutarsa Rusya da bir çırpıda saf dışı bırakılmış olacaktı. Ancak Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki Millî Mücadele’nin büyük başarısı, Türk milleti ve vatanının kurtuluşunu sağladığı gibi, bütün bu hayalî beklentileri boşa çıkardı, Türkiye’ye yönelik gizli ve açık projeleri Sevr Antlaşması gibi geçersiz kıldı. İngiltere, Çanak(kale) bunalımı sürecinde başarısız bir kriz yönetimi sergiledi. Uçuk hayallerine rağmen yine de prestijinin sarsılabileceği düşüncesiyle herhangi bir askerî çılgınlıkta bulunmadı, kapıya kadar gelen savaş tehlikesi diplomatik girişimlerle çözüldü. Bunda hem Türk Başkumandanı’nın doğru hamleleri ve hem de Cihan Harbi galibi İngiltere’nin Türklerden duyduğu endişeler sebebiyle çatışmayı göze alamamasının büyük rolü oldu. Misâk-ı Millî ilkeleriyle hareket eden yeni Türk devleti Mudanya Mütarekesi’yle Doğu Trakya’yı kurtardı ve barışın ön şartlarını hazırladı, Lozan Antlaşması’yla ise müstakbel Türkiye Cumhuriyeti’ni sağlam temeller üzerine oturtmuş oldu.
Çanak(kale) Olayı önemine rağmen bugüne kadar tarihçilerin çok fazla ilgisini çeken bir husus olmamıştır. Makale, bildiri ve kitap boyutunda konuyla ilgili yapılan akademik çalışmalar Türkiye, İngiltere ve dünya için de oldukça sınırlıdır. Bu önemli hadiseyi İngiliz arşiv belgeleri ve parlamento tutanaklarıyla ortaya koyan yazar, bunalımla ilgili en önemli ve detaylı akademik çalışmalardan birini bilim âlemine kazandırmış olmaktadır. Belge ve tutanaklardan istifadeyle yazılan metin ve ekleriyle okuyucuya sunulan bu ehemmiyetli monografik eser sebebiyle aynı zamanda öğrencim olan yazarı içtenlikle kutluyorum. Bu kıymetli eserin, akademik camiaya ve konunun ilgililerine faydalı olmasını diliyorum.
Prof.Dr. Enis ŞAHİN
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
Yönetim Biliminde Etkin ve Güncel Konular
Rekabetin, yeniliklerin, değişimin ve hatta dönüşümle birlikte gelen gelişimin, ileri düzeyde algılandığı günümüzde, yönetim bilimlerine ilgi giderek artmakta ve insanlar bu alandaki açıklarını kapatmak üzere çeşitli kanallardan yararlanma çabası içerisine girmektedirler. Yönetim kavramı ve alt başlıkları, akademisyenlerin yanı sıra, akademi dışındaki çevrelerin de her zaman ilgi duyduğu bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Ön lisans, lisans ve yüksek lisans programlarının yanında, kişisel gelişim eğitimlerinde veya iş dünyasına yönelik yayınlarda da en çok tercih edilen disiplini yönetim bilimleri oluşturmaktadır. Bugün hangi mesleği icra ediyorsa etsin kendisine katkı sağlamak isteyen kişiler, doğrudan yönetim bilimlerinin bir alanına dokunmaya çaba göstermektedirler.
Yönetim bilimleri denildiği zaman ilk akla gelen; stratejik yönetim, insan kaynakları yönetimi, finansal yönetim, yönetim organizasyon, örgütsel davranış veya pazarlama yönetimi gibi temel başlıklardan ziyade, daha alt alanlara indirgenmiş olan özel konuların bir arada irdelendiği yayınları ortaya koymanın okuyucuya bütünsel bir içerik sağladığı kanaatindeyiz.
Bu amaçla hazırlanan Yönetim Biliminde Etkin Ve Güncel Konular isimli, editörlü kitap içerisinde,Yönetim kavramını esas alarak; bilgi yönetimi, takım yönetimi, çatışma yönetimi, motivasyon yönetimi, değişim yönetimi, tedarik zinciri yönetimi, proje yönetimi, inovasyon yönetimi, marka yönetimi, müşteri ilişkileri yönetimi, sosyal medya yönetimi, ücret yönetimi konuları ele alınmıştır. Seçilmiş alt konuların tek bir kitapta derlenmesi adına yürütülen çalışmada, beş farklı üniversiteden, on bir akademisyenin katkısı yer almaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
PADİŞAH ALDATTI MI ALDANDI MI
Eğitimini Mekteb-i Sultani’de alan Süleyman Kadızâde Rıfat, hakkında fazla bilgi bulunmayan, ancak kaleme aldığı eserinde Osmanlı Devleti’nin son dönemine ilişkin olayları farklı bir bakış açısıyla ele alan bir yazardır. İttihatçılara yakınlığını açıkça ortaya koyarak, bir önceki dönem olan Sultan Abdülhamid devri için istibdat söylemini kullanmaktan kaçınmamıştır. Sultan Abdülhamid devrini çarpıcı bir başlıkla değerlendirdiği eserinde, yaşanan olayları, facia sözcüğüyle nitelemiş ve özellikle taşra memurları ve devlet adamlarını millet düşmanları olarak adlandırmıştır. Eserde söz konusu memur ve devlet adamlarının icraatlarına son derece ağır bir üslûpla yer verilirken, aynı zamanda meşrutiyet devrinin önemi hakkında değerlendirmelerde bulunulmuş ve ittihatçılar övülmüştür. Sultan Abdülhamid devri memur ve devlet adamlarının taşrada yaptıkları görevleri, eleştirel bir tarzda aktararak, döneme ilişkin karşıt fikir ve söylemlerin neler olduğu konusunda bilgi edinilebilecek bir kaynak oluşturmuştur. Bu açıdan bakıldığında, Osmanlı Tarihine dair yazılmış birinci el kaynaklar arasında, eleştirel tarihçiliğin ender ve çarpıcı örneklerinden biri olan Padişah Aldattı mı Aldandı mı adlı bu eser, Süleyman Kadızâde Rıfat’ın kaleme aldığı görüşleri ile bu görüşlerin karşılaştırıldığı Sultan Abdülhamid dönemi ana gelişmeleri ve dönemin devlet adamlarının uygulamalarının birlikte değerlendirildiği bir kaynak olarak öne çıkmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Anaakım Sinemada Siyahi Özne
Kitap, doğal hukukla meşrulaştırılan ilkçağın kurumsal köleciliği ile ten rengi üzerinden gerekçelendirilen asri zaman ırkçılığı arasındaki zihinsel geçişi üretim ilişkileri tarafından çerçevelenen ekonomi-politik eğilimleri göz ardı etmeden tartışmaktadır. Bu maksatla yirminci yüzyıl geneline yayılan kronoloji üzerinden ilerleyerek bir yandan ele alınan sinema filmlerinin detaylı analizlerini yaparken; diğer yandan geçmişi ilkçağa uzanan köleleştirme pratikleriyle modern çağın ten rengi üzerinden gerekçelendirilen ırkçı eğilimleri arasındaki zihinsel sürekliliğe dikkat çekmektedir. Diğer yandan ırkçılığa temas eden tüm sinema filmlerini hâkim ideoloji tarafından çerçevelenmiş birer kültür endüstrisi ürünü olarak mahkûm etmek elbette doğru bir yaklaşım değildir. Zira bu filmlerin birçoğu toplumsal gerçekliği sanatsal bakış açısıyla harmanlayarak, sunabilme becerisi gösterebilmiş sinema tarihinin kilometre taşlarıdır. Dahası bu yaklaşım, yirminci yüzyılın tümüne yayılan hatta bir sonraki yüzyıla taşan ısrarlarıyla ırkçı şiddet ve siyahi ayrımcılığına karşı tavır geliştirebilmiş sıradan insanlarla onları örgütlü mücadele konusunda yüreklendiren siyahi önderlerin kazanımlarını göz ardı etmek olurdu. Netice olarak onlar mücadele etmeseydi, bu kitapta incelenen filmlerin birçoğu olmazdı.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
UYGULAMALI BİLİMLER İÇİN İSTATİSTİK VE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ
Bu kitap, üç husus dikkate alınarak hazırlanmıştır. Bunlardan ilki, bu kitabın gerek lisans düzeyinde farklı isimlerle okutulan İstatistik, İstatistiksel Yöntemler, Biyometri, Bitoistatistik, Temel İstatistik, Araştırma ve Deneme Yöntemleri, Deney Tasarımları ve Araştırma Yöntemleri gibi lisans dersleri için gerekse de Lisansüstü ve Doktora düzeyinde okutulan Deneme Planlanması, İstatistiksel Veri Değerlendirme, Bilimsel Çalışma Sonuçlarının Değerlendirilmesi, Tarımda Bilimsel Araştırma kavramı gibi dersler için temel bir kaynak kitap olmasına dikkat edilmiştir. İkincisi, bütün akademisyenler ve araştırıcılar için bir danışmanlık hizmeti sunabilmesine dikkat edilmiştir. Yani merak edilen konu bakımından bir araştırma ve denemenin nasıl planlanıp, yürütülebileceğinden başlayıp elde edilen verilerin istatistiksel analizlerinin nasıl yapılabileceği, istatistik analizlerde uygun yöntemin nasıl belirleneceği, analiz sonuçlarının nasıl yorumlanıp rapor edilebileceğine kadarki bütün aşamaları etraflıca içermesine dikkat edilmiştir. Üçüncü olarak da, yıllardan beri gerek üniversitemizin değişik birimlerindeki akademisyenlere, lisansüstü çalışmalarını sürdüren öğrencilere ve araştırıcılara, gerek ülkemizdeki diğer üniversitelerdeki akademisyen, lisansüstü öğrencileri ve araştırıcılara, gerekse de yurt dışındaki birçok akademisyene istatistik analiz konusunda gönüllü olarak yoğun bir istatistik danışmanlık hizmeti sunmamdan dolayı araştırıcıların en çok sıkıntı çektikleri noktalara oldukça vakıf olmamdan dolayı kitabın içeriği bu noktalar dikkate alınarak hazırlanmıştır. Bu kitap hazırlanırken karmaşık formüllerden olabildiğince kaçınılmış ve herkesin rahatlıkla anlayabileceği sadece bir dil kullanılmaya çalışılmıştır. Kitapta olabildiğince her alandan örnekler verilmesine dikkat edilmiş ve dikkate alınan test ve yöntemlerin uygulanış adımları, elde edilen sonuçların yorumlanması ve söz konusu sonuçların nasıl rapor edilebileceği yaklaşık 200 örnek üzerinde adım adım gösterilmiştir.
KİTAP TANITIMI
Mobil Bankacılıkta Hizmet Kalitesi ve Marka Bağımlılığı
Bu kitapta, Mobil hizmet uygulamalarının kullanılabilirlik, güvenlik/gizlilik ve etkileşim boyutlardan oluşan Mobil Hizmet Kalitesi (MHK), marka bağlılığı ve olumlu ağızdan ağıza pazarlama arasındaki ilişkileri incelenmesi amaçlanmıştır.
Kullanıcıların hem banka anlayışı hem de tüketim davranışları gün geçtikçe değişim göstermektedir. Özellikle banka mobil hizmet kullanıcıların kullanabilirliği, güvenliği ve etkileşimi ağızdan ağıza yaymakta ve diğer kullanıcıları etkileyebilmektedir.
Bu kitap, yeni bankacılık anlayışına yön tutmaya çalışmakta öte yandan kullanıcıların beklentilerini mobil hizmet kalitesinde neler olması gerektiğini enine boyuna incelemeye çalışmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
HATAY’DAKİ SURİYELİLER
2011 yılında başlayan ve “Arap Baharı” olarak isimlendirilen süreçte milyonlarca Suriyeli ülkesini terk etmek zorunda kalmıştır. İç savaş nedeniyle canlarını kaybetme riski ile karşı karşıya kalan kitlenin oluşturduğu göç dalgası, ikinci dünya savaşından bu yana tüm dünyada görülen en kapsamlı yer değiştirme olayı olarak değerlendirilmektedir. Suriyelilerin geldikleri ülke ve bölgelere birçok açıdan etki edecekleri kaçınılmaz bir gerçektir. Başta sosyal, politik ve ekonomik etkiler olmak üzere geldikleri bölgenin yapısını dönüştürme potansiyeline sahip Suriyeli sığınmacıların karşılaştıkları temel sorunların doğru tespiti bu alanda üretilecek politikaların başarı derecesini önemli ölçüde belirleyecektir. Başarılı sığınmacı politikaları ise birçok açıdan olumsuz olarak değerlendirilen sığınmacı akınının etkilerini olumluya, tehditleri fırsata çevirme imkanı sağlayacaktır.
Bu çalışmada zorunlu göç ile yerinden edilen Suriyeli sığınmacıların Türkiye ve Hatay’daki mevcut durumları ortaya konulmuş, Hatay ili özelinde ekonomik ve toplumsal yapıya olan etkileri araştırılmıştır. Belirlenen tespitler ışığında Suriyeli sığınmacıların ekonomik ve toplumsal yapıya olası negatif etkilerinin bertaraf edilmesi, sığınmacı nüfusun Türk toplumuna uyumu ile meselenin bir kriz olmaktan çıkartılarak sosyal, kültürel ve ekonomik zenginlik fırsatına dönüştürülmesi konusunda politika önerilerine yer verilmiştir.
KİTAP TANITIMI
Coğrafyanın Kısa Tarihi
Kitapta önce coğrafya biliminin eksik ve doğru tanımlarından kısaca bahsedilmiş ve ardından onun en az 2600 yıllık tarihi geçmişi, kat ettiği yollar ve aştığı engeller, çoğu araştırıcının kabul ettiği dönemlere sadık kalınarak, ancak farklı bakış açısıyla özetle işlenmeye çalışılmıştır.
Bu arada coğrafyanın çağdaş şeklini almasındaki rollerini hiçbir coğrafyacının yadsımadığı, başta Alexander von Humboldt ve Carl Ritter olmak üzere bu bilim dalının kilometre taşlarını döşeyen büyük coğrafyacılardan, onların fikirlerinden ve coğrafi ekollerinden de karşılaştırmalı bir şekilde ve kronolojik gözle bahsedilmiştir.
Son bölümde ise coğrafyanın Türkiye’deki gelişme basamakları, dönüm noktaları, öncü coğrafyacıları ve onların katkıları özetle konu edilmiştir.
Kaleme aldığımız bu kitap, başta üniversitelerimizin Coğrafya Bölümleri ile Eğitim Fakültelerinin çeşitli bölümlerinde okutulmakta olan coğrafya lisans derslerini alan bütün öğrenciler ile coğrafya öğretmenleri için temel kaynak kitap olması amacıyla hazırlanmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Tarihin Kaynakları
Tarihçilik, araştırıcı tarihçiliğin içinde vardır. Ancak bazı tarihçiler, olayları sosyal olaylar açısından değerlendirdiği için bu konuyu incelemek zorunda kaldık. Sosyal tarihçiliğin Türkiye’de görülmesinin nedeni, sosyolojinin Türkiye’de tarihle birlikte incelenmesinden kaynaklanmaktadır. Avrupa’da sosyoloji, felsefeden ayrılarak ayrı bir ilim dalı haline gelmiştir. İslam dünyası ve Türkiye’de ise sosyolojinin böyle bir felsefi geleneği yoktur.
Batıda sosyoloji, felsefi düşüncenin toplum ve devlet meselesine eğilmesi sonucu doğmuştur. Türkiye’de ise sosyolojinin felsefi bir geleneği olmadığı için sosyal olaylar tarihin bir parçası olarak düşünülmüştür. Bu sebeple sosyal meselelerle ilk olarak tarihçiler ilgilenmişlerdir. İslam dünyasında da durum hemen hemen aynıdır. İbn Haldun’un Mukaddime adlı meşhur eserinde, tarihin içinde sosyoloji incelenerek, tarihi olaylarda sosyal olayın rolü belirtilmiştir.
Ahmet Cevdet Paşa tarihi sosyolojik olarak ele alan bir tarihçidir. Tarih-i Cevdet adlı eserinde insanların bir arada yaşamaya zorlayan iki sebebi anlatır. Cevdet Paşa, medeniyet kavramının iki anlamı olduğunu, ortak faydanın insanları toplum halinde yaşamaya zorlandığını, iç ve dış kötülüklerden korumak kaygısıyla devlet kurmalarının şart olduğunu yazar. Cevdet Paşa’ya göre, halk kişisel ve kamu haklarını devlete bırakarak onun hükmüne razı olur. Toplum hayatının ilerlemesi ve karmaşıklaşmasıyla yeni ihtiyaçlar ortaya çıkar. Devlet yönetimi, yetenekli devlet adamlarına verilir. Bundan dolayı tarihi bilmek, olayların sebeplerine inmekle mümkün olur. Sosyal tarihçilere göre de olayların temel sebebi sosyal olaylardır. Bir devlet kurulurken veya zayıflayıp yıkılırken, olayların arkasındaki sosyal, siyasal ve ekonomik sebeplere bakılmalıdır.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
DİASPORA TEMSİL SİSTEMİ
Bu kitap, parlamentolarda diasporaların temsilinin karşılaştırmalı olarak ele alındığı önemli bir çalışma olarak ciddi bir boşluk dolduracaktır. Türkiye’nin yurt dışında yaşayan seçmenlere oy kullanma hakkını yaygın olarak kullandırmaya başladığı 2014 yılından beri giderek artan katılımla beraber parlamento temsil hakkının da tartışılmaya açıldığı dönemde gelecek için ışık tutacak bir çalışma olacaktır.
Mehmet KÖSE
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının (YTB) eski Başkanı
Sağlıklı bir diaspora politikası olmayan devletler genelde sağlıklı bir göçmen politikası da üretemezler. Göç olgusunun her geçen gün arttığı bir dönemde diasporanın temsili meselesi Türkiye için kilit konulardan birisidir. Bu kitap karşılaştırmalı bir açıdan Türkiye için örnekler sunmakta ve diasporanın mecliste temsilinin sistemsel, hukuksal ve siyasi olarak nasıl mümkün olabileceğine dair kapsamlı bir yaklaşım geliştirmektedir. Türkiye’de alanında ilklerden olan bu kitabı siyaset bilimi ve uluslararası ilişkilerle hem teorik hem de pratik olarak ilgilenenlere özellikle tavsiye ederim.
Doç. Dr. Mehmet ÖZKAN
Center for Global Policy, Washington DC, ABD
₺315,00
KİTAP TANITIMI
MAPLE İLE SEMBOLİK HESAPLAMA
MAPLE paket programı, Matematik, Fizik ve Mühendislik alanlarında kullanılan çok yönlü bir sembolik hesaplama programıdır. MAPLE paket programında cebirsel denklem ve denklem sistemlerinin çözümü, eşitsizlik çözümü, türev ve integral hesabı gibi temel matematiksel hesaplamaların yanında diferansiyel denklem çözümü, vektörler, matrisler, 2 ve 3 boyutlu grafik çizimleri gibi el ile yapılması çok vakit alan ve hatta çoğu zaman imkansız olan hesaplamaları kısa zamanda yapmamızı sağlar. Bunun yanında içinde tanımlı olan paketler sayesinde, istatistik, finans, cebir, graf teori, diferansiyel geometri, logic, sayılar teorisi, tensör analizi gibi alanlarda da hesaplamaları kolaylaştırmaktadır.
MAPLE paket programı bu özellikleri sayesinde teknoloji çağını yaşadığımız bu günlerde yukarıda bahsettiğimiz alanlarda ciddi önem taşımaktadır.
KİTAP TANITIMI
70 Soruda Dış Ticaret İşlemleri – 1
Bu kitap, dış ticaret alanında temel bilgileri kolay ve anlaşılır bir şekilde sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Kitapta dış ticaretin temel kavramları, ihracat türleri, ihracat süreci, uluslararası ticarette kullanılan belgeler, taşıma yöntemleri, teslim ve ödeme şekilleri soru-cevap yöntemiyle açıklanmaktadır. Güncel mevzuat dikkate alınarak hazırlanan eser, tablolar ve şekillerle desteklenmiş olup konuların daha kolay anlaşılmasını sağlamaktadır. Dış ticaret dersi alan öğrenciler, bu alanda çalışanlar ve ihracat yapmak isteyen işletmeler için pratik bir başvuru kaynağı niteliğindedir. Konuları sade bir dille ele alan bu eser, okuyucuların dış ticaret işlemlerini sistemli ve temel düzeyde öğrenmelerine yardımcı olmayı amaçlamaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
İletişim Perspektifinden ÇANAKKALE’NİN DEĞERLERİ
Çanakkale, içinde bulunduğu coğrafi konumu ve boğazıyla Anadolu ve Avrupa’yı, Akdeniz ve Karadeniz’i birbirine bağlayan en önemli iki geçitten birini oluşturmaktadır. İşte bu nedenle eski çağlardan bu yana insanlık için değerli bir mekân olmuştur. Geçmişten günümüze burada yaşayan insan toplulukları, bu boğaz aracılığıyla ekonomik ve askeri üstünlük elde etmiş, bir yandan refah göçlerini tetiklerken diğer yandan işgallere uğramıştır. Pek çok uygarlığa ev sahipliği yapan bu topraklardaki yerleşim, milattan önce 3000 yılına kadar uzanmaktadır. Klasik ilkçağda henüz İstanbul önem kazanmadan Çanakkale Boğazı ve kıyıları birçok kente ve kültüre ev sahipliği yapmıştır. Çanakkale’nin insanlık tarihi ve Anadolu medeniyetleri bağlamındaki büyük önemi bir yana, Türk tarihinin en çetin muharebelerine mesken olması, milli kültür için bir bellek oluşturması ayrıca önemlidir. Çanakkale Deniz Zaferi (18 Mart), milli bilincin doğduğu yer olarak adeta Cumhuriyet’e uzanan yolun başlangıcını ve niteliklerini taşımaktadır. Çanakkale, hem deniz hem de kara muharebelerinde kazanılan zaferlerle, Türk Kurtuluş Savaşı’nda verilecek mücadelenin ve bağımsızlık ruhunun ilk ortaya çıktığı yerdir. Ege, Trakya ve Güney Marmara’nın kültürel niteliklerini taşıyan kent özellikli bir coğrafyada, tarihin derinlikte biriktirip bugüne taşıdığı çok özel bir hüviyete sahiptir.
Bu kitapta, toplumsal değişmeden kent kültürüne, sanattan medyaya, akademiden entelijansiyaya kadar birçok alanda iletişim perspektifinden Çanakkale’ye dair kapsamlı ve derinlemesine bir analiz ortaya konmaya çalışılmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Neo-Colonialism in Graham Greenes Fiction
Neo-colonialism is a crucial topic often discussed in international politics, economy, and literary studies. World War II and the end of official/physical colonialism have led to new strategies practiced by the imperial powers in international relations to continue their former colonial legacy and expand further the area of their interest. They never left their legacies in the former colonies but strived to pursue their exploitive desires under various guises.
Neo-colonialism and literature may be closely associated because they reflect social, economic, and political characteristics simultaneously. This book defines and exemplifies neo-colonialism in literature through Graham Greene, who illustrates the workings of neo-colonialism in formerly colonized countries through his novels that blend reality with fiction.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
ARAP BAHARI SONRASI İSRAİL DIŞ POLİTİKASI
Ülkemizde yapılan İsrail (hatta belki de Ortadoğu) özelindeki çalışmaların henüz ergenlik dönemini yaşadığı gerçeği, bu kitabın ortaya çıkmasındaki temel motivasyonu oluşturmaktadır. Halbuki Ortadoğu’daki gelişmelerin kahir ekseriyeti ve bizatihi Türkiye’nin ulusal güvenliğini de oldukça yakından ilgilendiren konu başlıkları, genel olarak İsrail merkezli üretilen politikaların bir sonucu olarak idrak edilir. Fakat buna rağmen İsrail politikaları analiz nesnesi olarak görülmez. Görülse dahi istikrarlı bir çalışma sahası tesis edilmez. Edilse dahi bu analiz nesnesini çalışacak ‘cesur’ bireyler yetişmez. Bu liste böylece uzayıp gidebilir. Nihayetinde bu realiteyle yüzleşmek dahi tek başına önemli bir ilerlemedir.
₺260,00