KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Örgütlerde Eğlence, Mizah ve Oyun
₺210,00 -

Ortaçağ Anadolusunda Sanat ve Sembolizm
₺440,00 -

Nasyonal Sosyalist Dönemde Yaşam ve Alman Yazını
₺315,00 -

Milli Mücadelede ALAŞEHİR
₺300,00 -

MARKANIN FİNANSAL DEĞERLEMESİ
₺325,00 -

KÜTAHYA HALK ŞAİRLERİ
-

KULLANIM KILAVUZU-I: BEBEK (0-2 yaş)
₺275,00 -

KENTSEL MEKÂNLARIN KULLANIMI VE SEYYAR SATICILIK DİYARBAKIR ÖRNEĞİ
-

Kâbil Elçisi Ömer Fahreddin Paşa
₺260,00 -

İstiklal Harbi’nden 21. Yüzyıla Türkiye Cumhuriyeti
₺650,00 -

İlkokuma ve Yazma Öğretimi Ses Temelli Cümle Yöntemi ve Etkinlik Örnekleriyle
-

I. Meşrutiyet Döneminde Adapazarı ve Çevresi (1876-1908)
₺650,00 -

HALKLA İLİŞKİLER VE KAMPANYALAR
₺380,00 -

Global Ekran ve Kültür
₺325,00 -

Geçmişten Günümüze İstanbul Mutfağına Etki Eden Rum ve Ermeni Mutfağı ve Diğer Etnik Kültürler
₺210,00 -

FÂTİHİN İLK HOCASI MOLLÂ YEGÂN GÜZELHİSÂRDAN PÂY-I TAHTA
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Engelsiz Bilişim 2021
Teknolojik gelişmeler günümüzde bireylere eğitimden ulaşıma, sağlıktan ekonomiye birçok alanda neredeyse sınırsız imkânlar sunmaktadır. Teknolojinin sağladığı bu imkânları, özellikle toplumsal hayata uyum ve katılım konusunda problem yaşayan engelli bireylerin gündelik hayatlarını kolaylaştırmak amacıyla kullanmak, teknolojinin amacına uygun ve verimli kullanımına ortam hazırlayacaktır.
Bu kitabın ana hedefi 2021 yılı itibariyle Türkiye’de engelsiz bilişim konusundaki yaklaşımları algıları ve uygulamaları irdelemek ve engelliler açısından teknoloji faktörünün ve uygulamalarının önemini bir kez daha ilgililere aktarmaktır. İçerikler Türkiye Engelsiz Bilişim Platformunun 2021 yılında yapmış olduğu organizasyonda sunulan ve yeni teknolojilerin engelliye ulaşmasını sağlayan bildirilerin genişletilmiş makalelerinden oluşmaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlıdan Cumhuriyete Arşiv Belgeleri Işığında BALYA TARİHİ
Bu kitap, Osmanlı Devletinin 16.yüzyılından günümüze değin Balya tarihi ile ilgili arşivlerimize yansıyan bilgiler üzerine bir şehir tarihi çalışmasıdır.
Kitapta, Balya adı ve kuruluşu, geçmişten günümüze Balyanın nüfus ve idari yapısı, coğrafi özellikleri, sosyo-ekonomik yapısı, sosyo-kültürel hayat, Balyada görev yapmış yönetici ve memurlar ile geçmişten günümüze Balya köyleri başlıklarında Osmanlıdan Cumhuriyete arşiv belgeleri ışığında Balya tarihi incelenmektedir.
₺845,00
KİTAP TANITIMI
FAIRIES OR SCARIES
Fairy tales, on the surface, are delightful, fantastic stories for children about brave heroes, beautiful princesses and scary wolves and witches. Most readers have not considered or did not realize the morality-building function of these stories when they encountered them as children. As this book aims to demonstrate, these tales were intended, from the early days of wide-spread publishing in Europe, to teach children their roles in society, which were of course very dependent on gender ideas of the time. Good boys become gentlemen by being clever and brave, and good girls become fine women by being virtuous and obedient. Since those days, however, ideas have changed. Post-modern interpretations of these stories turn these ideas around. The works of Angela Carter are examined here to reveal how times have changed, and how the idealistic fairy tale worlds managed to not only engage children’s imaginations but also instruct them to follow very restrictive, gendered roles in life. Carter’s interpretations, as author Şeyda Sivrioğlu demonstrates, break the rules and offer a very different perspective, in her re-imagined fairy tales for adult readers.
Amy Woods
₺250,00
KİTAP TANITIMI
TRABZONUN YAKIN TARİHİNDEN KESİTLER
Bu eserde, 19. yüzyılın ortalarında yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmeler neticesinde zenginleşen Trabzon’un, bu canlılığını kaybettiği süreç ele alınmıştır. Zira belirtilen yüzyılın son çeyreğinden itibaren Trabzon ekonomisi kan kaybetmeye başlamıştır. Ekonomik manada yaşanan çöküşü idari değişim takip etmiş ve Cumhuriyetin ilk yıllarına gelindiğinde önceden neredeyse tüm Doğu Karadeniz’i içine alan Trabzon Vilayeti’nin sınırları daraltılmıştır. Bu değişim sürecinin son halkasını nüfus mübadelesi oluşturmuş ve kentte bulunan Rumlar, şehri terk etmiştir. Yaklaşık 50 yıllık bir süreçte olağandışı gelişmeler yaşayan Trabzon kenti, sosyo-ekonomik olarak bu gelişmelerin etkisini derinden hissetmiş, 40-50 sene öncenin zengin ve mamur Anadolu kentlerinden biri olan Trabzon, bu vasfını kaybetmiştir.
Trabzon tarihi ile ilgili kaleme alınan neredeyse tüm eserlerde şehrin bu duruma düşmesinin nedeni Birinci Dünya Savaşı olarak gösterilmiştir. Gerçekten de işgal ve muhacirlik gibi savaş yıllarında yaşanan olumsuz gelişmeler; Trabzon halkı üzerinde büyük bir travma yaratmıştır.
Bu çalışmada Birinci Dünya Savaşı sonrası Trabzon’un ağırlıklı olarak sosyal durumu ele alınmış, savaşın ardından Trabzon halkının sosyal, ekonomik ve beledi hizmetler noktasında içinde bulunduğu duruma temas edilmiştir. Eserde, kentin hafızasına kazınan bazı olaylar hakkında bilgiler verilmiş öte yandan halkın yaşayışı, inançları, giyim-kuşamı ve kentin genel durumu üzerinde de durulmuştur.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Antik Yunan Eğitiminde Kadın
“Tarih boyunca bir ana ve eş olarak öne çıkan kadın, aslında ilk sözden itibaren dilini öğreten, aileden topluma geçiş sürecinde ilk yaşam kültürünü öğreten en önemli figürdür. Bugünkü Batı Uygarlığının önemli kaynaklarından biri Antik Yunan Uygarlığı olarak görülür. Antik Yunan Uygarlığında kadınlar evlere kapatılarak geri plana itilmiş konumlarına karşın aile bireylerinin yetiştirilmesi için eğitim faaliyetlerinde etkin bir rol oynamışlardır. Sevgili öğrencim Nuriye Külahlı, ‘Antik Yunan Eğitiminde Kadın’ adlı çalışmasında arkeolojik ve yazılı kaynakları kullanarak onların bu faaliyetlerini tüm açıklığıyla ortaya koymuştur. Bu nedenle bu çalışma günümüz Batı uygarlığını daha iyi anlayabilmek açısından araştırmacılara katkılar sağlayacaktır.”
Prof. Dr. Hasan BAHAR
“Bu kitap, Eski Yunan’da tarih öncesi dönemlerden Helenistik Dönem sonuna kadar eğitimde kadınlarının rolü üzerinedir. Almış oldukları eğitim doğrultusunda sanatta, tıpta, dini hayatta, felsefede ve çocuk eğitimi konusunda öne çıkmayı başaran Antik Çağın kadınları adlarından saygıyla söz ettirmeyi başarmışlardır. Elinizdeki bu kitap, kadının geçmişte de sosyal hayatta ne derece önemli roller üstlendiğinin adeta bir hikâyesidir. Bundan dolayı çalışmanın alanında önemli bir boşluğu dolduracağını ve keyifle okunacağını düşünmekteyiz.”
Prof. Dr. Özdemir KOÇAK
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Emeğin Taşeronlaştırılması ve Denetimi
Taşeron çalışma biçimi günümüzün önemli çalışma biçimlerinden birisi haline gelmiştir. Taşeron çalışma aslında sermayenin emeği parçalayarak ve güçsüzleştirerek artı değere el koyma ve denetleme mekanizmasıdır. Emek süreçlerinin parçalanmasının ardında yatan asıl sebep ise emek-gücünün denetimidir. Emek-gücünün denetimi kapitalizm için hayati derecede önemlidir.
Kamu kurumlarının devlete yük olarak görülmesi sonucu özelleş-tirilerek taşeron firmalara devredilmesi işsizliği tetikler hale getirmiştir. Piyasalardaki istihdam sınırlılıkları çalışanlar üzerinde hak, hukuk bağla-mında sessiz kalmalarını sağlarken, işsizler üzerinde de razı olmaya yönelik “baskı”yı oluşturmaktadır. “Baskı”nın ve “rıza”nın aynı anda işlediği ideolojik denetim mekanizması da denetimin en önemli unsuru haline gelmektedir. Türkiye’de baskın kontrol mekanizması siyasi mensubiyetler dolayımıyla ideolojik denetim üzerine oturtulmuştur. Ve ideolojik denetim içine her türlü kayırmacılık entegre edilerek halk arasında kayırmacılık içselleştirilmiştir.
Türkiye’de kamuda işlerin taşeronlaştırılarak siyaset/hemşehrilik/dini yakınlık aracılığıyla istihdam yaratılmaktadır. Siyasi alanın genişlemesiyle taşeron firmalar aracılığıyla yaratılan istihdam ilişkileri, patronaj/ patriarkal ilişkileri tekrar tekrar üretmekte ve yeniden siyasetin hizmetine sokularak çalışan kesimler kontrol ve disiplin altına alınmaktadır. Bu çalışmada, siyasetin aktif olarak görüldüğü belediyelerden biri vaka olarak seçilerek, taşeronlaşmanın hangi mekanizmalarla işlediği ve denetimin bu mekanizmalarla nasıl sağlandığı üzerine bir araştırma gerçekleştirilmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
VISIONS OF APOCALYPSE: AN INSIGHT INTO APOCALYPSE
This book examines how Mary Shelley’s Frankenstein, H. G. Wells’s The Island of Dr. Moreau, and Aldous Huxley’s Brave New World represent groundbreaking milestones in British apocalyptic literature, urging readers to recognize their lasting significance and influence. It illustrates how developments in science and technology from 1818 to 1932 bring humanity closer to a fictional apocalypse. Using this idea as a starting point, this book discusses how the hubris inherent in individuals pursuing scientific and technological advancements in the name of perfection is a mere pretext under which the true power dynamics are hidden, ultimately leading to an inescapable apocalypse. In these novels, the potential for apocalypse is revealed through the ‘mad scientist’ trope, which is closely tied to advancements in science and technology. It is this trope that accelerates the impending apocalypse through uncontrollable scientific experiments or a deep yearning for absolute power, both of which are what totalitarian ideologies require. In either case, at the core of these concerns lies one central idea that this book emphasises— the renunciation of humanity’s security and peace in exchange for much power by the powerful.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
AİLE ŞİRKETLERİNDE KURUMSALLAŞMA VE YENİDEN YAPILANMA
Ülkelerin ekonomisinde çok önemli bir yere sahip olan aile şirketleri, aynı zamanda birçok yönetsel ve yapısal sorunları olan işletmelerdir. Birçok aile şirketi bu yapısal sorunları çözemediği için genellikle kısa vadede yok olup giderler. Özellikle 21. Yüzyılda rekabet edebilmeleri için bu sorunlarını çözmek zorundadırlar. Bunun da tek yolu kurumsallaşma ve yeniden yapılanmadır.
Aile işletmelerinin kurumsallaşması, kişiye veya inisiyatife (özellikle çok başlılığa) bağlı olmadan bir sistem ve bu sistemin ilkeleri çerçevesinde yönetilmeyi ifade eder. Yeniden yapılanma ise, dinamik yapılar olan işletmelerin çevrelerinde gerçekleşen değişikliklere, teknolojik gelişmelere uyumu ve rekabet avantajı sağlamalarına imkân tanıyan, değişimi sağlayan ve uygulayan bir yönetim anlayışıdır.
Bu kitap, aile şirketlerinde hem kurumsallaşma hem de yeniden yapılanma hakkında uygulayıcıların ihtiyaç duyacakları bilgiler içermektedir. Kitabın aile şirketlerini ya da küçük işletmelerini geliştirmeyi arzulayan kişilere faydalı olacağına inanıyorum.
KİTAP TANITIMI
Sicilya’da II. Frıedrıch İle Papalık Arasındaki Hâkimiyet Mücadelesi (1194-1268)
Grek, Latin ve bilhassa Müslüman kültürüyle harmanlanmış olan Sicilya’da yetişen II. Friedrich, zamanla döneminin Batı’daki en büyük idarecisi olmayı başardı. Diğer yandan kurumsallaşıp güçlenerek büyük bir güç haline gelen Papalık, Avrupa’da ruhani liderliğin yanında dünyevi otoriteyi de elinde bulundurma arzusu taşımaktaydı. Çağdaşlarının aksine dini önyargılardan uzak aydın bir idareci olan II. Friedrich, Papalığın kendisine dayatmak istediği siyasi otoriteye boyun eğmedi. Bu durum iki taraf arasında büyük bir çekişme ve hâkimiyet mücadelesi yaşanmasına neden oldu.
Bu çalışmada II. Friedrich’in, Sicilya Krallığı merkez olmak üzere İtalya ve Almanya (Kutsal Roma İmparatorluğu) topraklarında Papalığa karşı verdiği mücadeleyi ele aldık. Dönemin Sicilya’sının siyasi, dini, sosyokültürel tarihi yanında Papalık ve Kutsal Roma İmparatorluğu’nun tarihine de ışık tutan bu çalışmanın ilgili literatüre katkı sağlayacağını düşünüyoruz.
KİTAP TANITIMI
Karçal Dağları’nın Buzul Jeomorfolojisi ve 36Cl Kozmojenik Jeokronolojisi
Kitabın ana araştırma konularını; Anadolu’nun kuzeydoğusunda Küçük Kafkaslar (4090 m) üzerinde yer alan Karçal Dağlarındaki (3431 m) buzul jeomorfolojisinin gelişimi ve jeokronolojisi oluşturmaktadır.
Çalışma; jeomorfolojik gözlem, arazi ölçümleri ve laboratuvar analizlerine dayanmaktadır. Jeomorfolojik gözlemler neticesinde birimler tespit edilmiş ve morenler ile fosil kaya buzulları üzerinden alınan örneklere kozmojenik tarihlendirme uygulanmıştır. Belirli bir plan çerçevesinde yürütülen çalışma, altı bölümden oluşmaktadır. Giriş olarak belirlenen çalışmanın ilk bölümünde araştırma alanının yeri ve sınırları ile araştırmanın amacı ve yöntemi ortaya konulmuştur. Bu bölümde ayrıca önceki çalışmalar ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde alanın fiziki coğrafya özellikleri üzerinde durulmuştur. Bu kapsamda topografya özellikleri, jeolojik yapı, iklim özellikleri ve hidrografya durumu analiz edilmiştir. Buzul jeomorfolojisi özelliklerinin belirtildiği üçüncü bölümde Karçal Dağları; Karçal Dağı, Ziyaret Dağı ve Büyükmera Dağı olmak üzere üç grupta değerlendirilmiştir. Bu gruplar kendi içlerinde ünitelere, üniteler ise buzul vadilerine ayrılarak sistematik yapı kazandırılmıştır. Çalışma ile alanda 7 ünite ve 26 buzul vadisi tespit edilerek ayrıntılı olarak incelenmiştir. Bu bölümde ayrıca güncel buzullara da değinilmiştir. Alanın periglasyal jeomorfoloji özellikleri çalışmanın dördüncü bölümünü oluşturmaktadır. Bu bölümde de alanda tespiti yapılan kaya buzulları, nivasyon sirkleri, girland taraçaları ve şeritli topraklar incelenmiştir. Buzullaşmanın evriminin nicel verilerle ortaya konulduğu kozmojenik tarihlendirme ve paleoiklim beşinci bölümü meydana getirmektedir. Bölüm içerisinde kozmojenik tarihlendirme yönteminin uygulanma aşamaları, kozmojenik tarihlendirme sonuçları ve paleoiklim değerlendirmeleri belirtilmiştir. Paleoiklim değerlendirmelerinde Karçal Dağlarındaki buzulların geriye doğru çekilme aşamaları ve eski iklim koşulları irdelenmiştir. Çalışmanın altıncı ve son bölümü olan tartışma ve sonuçlar kısmında ise yapılan tüm analizler ve tespitler birlikte değerlendirilmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
ANTAKYA ORTODOKS KİLİSESİ
Antakya Ortodoks Patrikliği, Batı’dan gelen misyonerlerden dolayı siyasi ve idari olarak büyük bir yıkıma uğramıştır. Misyonerlerin etkisiyle Ortodokslar arasından devşirilen Katolik cemaat, kısa zamanda Antakya Ortodoks Rum Kilisesi’nin yönetimini eline geçirmiştir. 1830’lu yıllarda Maximus III Mazlum’un Antakya Katolik Rum Kilisesi’ni kurmasına kadar da kilisede yönetim çoğunlukla Katolikliği benimsemiş patriklerin elinde kalmıştır. 1850’li yıllarda üst üste ölüm hadiseleriyle sarsılan kilise, bu yıllardan sonra yeniden dirilişe geçmiştir. Antakya Ortodoks Rum Kilisesi yüzyıllarca etkisinde kaldığı İstanbul Ortodoks Rum Patrikliği’nin, Antakya’da hatırı sayılır bir Rum cemaat kalmadığından, kilise cemaatinin tamamını oluşturan Araplar kendi patriklerini seçmek ve patrikliği Araplaştırabilmek amacıyla zorlu ve uzun soluklu bir mücadelenin kapısını açtılar. Bu mücadelede köken itibariyle Rum olan Patriklerin ya Papalığa ya da İstanbul Rum Patrikliğine biat ettikleri tespit edilmiştir. Gelecekte ekümenik bir patriğin ortaya çıkaracağı problemlerle uğraşmak istemeyen Osmanlı Devleti, 20 Ekim 1884’te kilisenin teşrifattaki adından “Ortodoks” ibaresini çıkararak İstanbul Rum Patrikliği’ne indirgemek zorunda kalmıştır. Bu tarihten sonra Antakya kilisesinin teşrifattaki adı ise Antakya Ortodoks Patrikliği olmuştur.
Yüzyıllarca Rumların bir vassalı gibi yaşayan Arap metropolitler, bu değişiklikten sonra ilk defa kendilerine ait milli bir kilise kurmak ve Arap bir patrik seçmek için, o zamana kadar cemaatlerle ilgili her işin dışında kalmayı başaran Osmanlı Devleti’ni de meselenin içerisine çektiler. Sonuçta Arap soyundan gelen Lazkiye Metropoliti Meletiyos Efendi, 6 Mart 1899’da patrik kaymakamlığına tayin edildi ve 30 Nisan 1899’da da patrik seçildi.
Meletiyos Efendi’nin patrik seçilmesiyle Antakya Ortodoks Patrikliği’nin 1720’li yıllarda başlayan Rum hegemonyasından kurtulma ve millileşme süreci 1899’lu yıllarda tamamlanmıştır.
Bu çalışma Osmanlı Devleti ile Batılı aktörler arasındaki din ve mezhep çatışmaları üzerinden baş gösteren rekabet ve mücadeleler hakkında önemli ipuçları sunmaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Tarihî Batı Türkçesi ve Doğu Türkçesinde -sA Biçim Birimi
Bu kitapta -sA biçim birimi tüm yönleri ile ele alınmıştır. Dil bilgisi çalışmalarında, -sA biçim biriminin yapı, anlam ve işlevleri hususunda bir tartışma söz konusudur. Bu nedenle Eski Türkçeden günümüze varlığını sürdüren –sA biçim biriminin bugünkü anlam ve işlevleri ile ilgili daha fazla fikir sahibi olabilmek için daha eski kaynaklara yönelme ihtiyacı doğmuştur. Bu amaçla 15 ve 16. yüzyıllara ait Doğu ve Batı Türkçesine ait metinlerin –sA biçim biriminin kullanımları ve şart ifadesi bakımından incelenmesi ve karşılaştırılması yoluna gidilmiştir. Kitapta –sA biçim birimin Doğu ve Batı Türkçesindeki benzer ve farklı kullanımları belirlenmiş, tarihî gelişim süreci içinde farklılaşan kullanımları tespit edilmiş ve lehçeler arası farklılaşmanın tarihî süreci ve temelleri saptanmaya çalışılmıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Sahraaltı Afrika Ülkelerinin İktisadi Gelişme Sürecine Kısa Bir Bakış
Bu kitapta Sahraaltı Afrika Bölgesinin iktisadi gelişme süreci, azgelişmişlik olgusunun ortaya çıkmasına etki eden başlangıç koşulları itibariyle günümüze kadar sistematik olarak ele alınmıştır. Bu kapsamda Sahraaltı Afrika bölgesinin iktisadi gelişme tarihi tarım öncesi toplumlardan itibaren irdelenmiş; coğrafi keşiflerin, bölgeye yönelik yürütülen köle ticareti ve kolonileştirme faaliyetlerinin, bağımsızlık süreci sonrası son dönemlerde yaşanan gelişmelerin bölge iktisadi gelişme serüvenine etkileri ve günümüzde oluşan azgelişmiş iktisadi yapıya neden olan etkenler irdelenmiştir. Çalışmanın, bölgenin iktisadi gelişme sürecine ilgi duyan okurlara ve araştırmacılara önemli bir kaynak olması amaçlanmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
YOL ANALİZİ YAKLAŞIMI İLE PARA KRİZİ MODELLENMESİ
Küreselleşme ile birlikte, bir ülkede meydana gelen para krizi, ülkenin ekonomik ilişki içinde olduğu diğer ülkelere ilişkinin gücü ölçüsünde hızla yayılabilmektedir. Bu nedenle ülkeler kendi finansal yapıları ve özellikle para krizine ilişkin gösterge değişkenleri hakkında sürekli bir durum değerlendirmesi yapmaktadır.
Literatürde, para krizlerine ilişkin geliştirilen birinci, ikinci ve üçüncü nesil teorik modellerden yola çıkılarak, kriz göstergesi olarak kullanılan baskı endeksleri geliştirilmiş ve öncü gösterge özelliği taşıyan değişkenler belirlenmeye çalışılmıştır. Öncü göstergeler kullanılarak, para krizi erken uyarı sistemleri geliştirilmiştir. Para krizi erken uyarı sistemlerinde, yaygın olarak kullanılan Sinyal ve İkili tercih modeli yaklaşımlarının bazı noktalarda yetersiz kaldığı belirtilmektedir. Bu noktalar, anlamlı bulunan göstergelerin kendi aralarında etki derecesinin belirlenememesi, büyük örneklem büyüklüğü ihtiyaç duyması vb. olarak sıralanabilir.
Bu kitap kapsamında, Yol analizi yaklaşımının, Sinyal yaklaşımı ile İkili Tercih Modellerinin eksikliklerini barındırmaması nedeniyle krize ilişkin dinamiklerin daha iyi incelenmesini sağladığı iddia edilmektedir. Krize ilişkin veri kümesi tarafından yansıtılan etki sistemi ile değişkenlerin ve değişkenlerin gecikmeli değerlerinin önem derecesi belirlenebilmektedir. Ayrıca krize ilişkin etki zinciri ve süreç daha iyi anlaşılabilmektedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Uluslararası İlişkilerin Yeni Güç Rekabet Sahası: Siber Uzay
21. yüzyıl, bilim ve teknoloji alanında insanlık adına olağanüstü gelişmelerin yaşandığı bir çağ olmaktadır. Gündelik hayatın hemen her boyutunun bilimsel ve teknolojik gelişmelerle ilişkilendirilmesi söz konusudur. Yaşanan bu küresel teknolojik dönüşüm halinden doğal olarak Çağdaş Uluslararası İlişkiler de etkilenmektedir. Uluslararası İlişkilerdeki geleneksel güç rekabetinin yaşandığı sahaların –kara, deniz ve hava– giderek artan bilimsel ve teknolojik gelişmelerin neticeleri doğrultusunda önce dış uzaya, ardından da 21. yüzyıl itibariyle siber uzaya genişlediği görülmektedir. Özellikle siber uzay sahası, taşıdığı benzersiz nitelikler nedeniyle Uluslararası İlişkiler aktörlerince “beşinci güç rekabet sahası” olarak adlandırılmakta ve adaptasyon süreci ise oldukça karmaşık ve zor şekilde halen devam etmektedir. Günümüz Çağdaş Uluslararası İlişkileri çok yoğun bir teknolojik değişim ve dönüşüm süreci içerisindedir. Bu yoğun teknolojik değişim ve dönüşüm süreci, 21. yüzyılın yeni Uluslararası İlişkilerinin yeni konseptlerini oluşturmakta, yeni rekabetler yaratarak yeni güç dengeleri inşa etmektedir. Dolayısıyla Siber Uluslararası İlişkilerin belirleyici aktörleri, yeni küresel dengelerin ve aynı zamanda da geleceğin belirleyicileri olacaklardır
₺550,00
KİTAP TANITIMI
Kredi Tahsisi ve Ticari Kredi Taleplerinin Değerlendirilmesi
Bu kitabın amacı firmalara, yükselme sınavlarına hazırlanan bankacılar ile eğitimine devam eden bankacı adaylarına kavramsal ve pratik uygulama örnekleriyle kredi sürecini bütünsel bir şekilde aktarmaktır. Teorik çerçeve ve mevzuat okuyucuyu sıkmayacak bir bağlamda ele alınmıştır. Teknolojik bir bakış açısı ile, kitapta yer verilen mevzuatın güncel haline kolaylıkla erişilebilmesi için QR bağlantılara da yer verilerek okuyucu dostu yapı pekiştirilmiştir.
Kitabın bölümlendirmesinde ise kredilendirme sürecinin baştan sona dek izlenmesini sağlayacak bir yaklaşım izlenmiştir. Türk bankacılık sistemine genel bakışın ardından, kredilerle ilgili temel kavramsal çerçeveye yer verilmiş, kredinin tanımı, öğeleri, kredi gereksiniminin nedenleri, kredilendirmenin iktisadi etkileri ve kredi kaynakları açıklanmıştır. Üçüncü bölüm, literatürde farklı şekillerde ele alınan kredilerin sınıflandırılmasına ayrılmıştır. Kredi taleplerinin değerlendirilmesine dair teorik ve pratik bilgilere yer verilen dördüncü bölüm, istihbarat ve finansal analiz olmak üzere iki alt bölümden oluşmaktadır; kredi istihbaratının ilkeleri, kapsamı ve kaynakları ile mali tablolar üzerinden yapılan temel analizler ve bunların yorumlanmasına ilişkin bilgiler okuyucuya yalın bir dille sunulmuştur
₺235,00
KİTAP TANITIMI
GÖZETLEYEN BAKIŞ
Görme bir iktidardır ve imaj her şeye hâkimdir. Söz eski hükmünü kaybettiğinden, gerçekliğin ve iktidarın takibi sadece gözetlemeyle mümkündür. Varlığımız görüntümüzse, bu görüntünün algılanması da bilinçle ilişkilidir ve algılarımız bakışlarımızla şekillenmektedir. Gözetleyen bakış genellikle arzuyla ilişkilidir ve çoğunlukla seyretmekten zevk alan, suç işleyen röntgenci bir kimliğe bürünür. Bakış artık şiddettir ve gözetleyenler ancak tersine gözetimle kontrol edilebilir. Tersine gözetim, görüntüyü son bir bakışla hızlıca tüketen aylak flanörle yaygınlaşmıştır. Bu durum gözetim iktidara aittir alt metnini sarsmıştır. Veri ikizi gibi çoklu eksen ve kavramların oluştuğu dijital çağımızda hepimiz panoptik ve sinoptik makinelerin içine sıkışan sanal kimliklere dönüştük. Bu durum, gözetleme ve bakışın yeni kavram ve tartışmalarla tekrar okunmasını gerektirmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Genel Hematoloji
Hazırlamış olduğumuz Genel Hematoloji’ye ait ders notları uygulama kılavuzu iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda temel hematolojik bilgiler verilmiştir. Ayrıca ders notlarında insan dışında diğer omurgalı sınıflarına ait hematolojik bilgilerden de bahsedilmiştir. İkinci kısımda ise hematolojik çalışmaların esasını laboratuvar uygulamaları oluşturulduğundan, çok sayıda hematolojik uygulamaya yer verilmiştir. Bu sayede öğrencilerin kan analizlerini manuel olarak yapmaları sağlanmıştır. Ders ve laboratuvar konuları, oldukça sade ve fazla detaya girmeden anlaşılır bir şekilde hazırlanmasına özen gösterilmiştir. (Arka Kapak)
KİTAP TANITIMI
Türk Edebiyatında Milenyum Kuşağı Öykücülüğü
Türk edebiyatında 2000’li yıllardan itibaren 1980 sonrası doğmuş yazarların içerik ve biçim arayışlarıyla yeni bir öykü anlayışı şekillenmeye başlamış ve dikkat çekici bir dönüşüm yaşanmıştır.
Dr. Muhammet Can, bu kitabında Milenyum Kuşağı öykülerinin tematik yapılarını ve teknik farklılıklarını ele alarak Türk öykücülüğünün bu yeni dönemini kapsamlı bir şekilde analiz ediyor. Kitap, bu dönemde öykü alanında öne çıkan yazarların eserlerini derinlemesine inceleyerek kuşağın genel eğilimlerini ortaya çıkarıyor ve böylece hem edebiyat araştırmacılarına hem de edebiyatseverlere önemli bir kaynak sunuyor.
Bu çalışma, günümüz Türk öykücülüğünü anlamak, Milenyum Kuşağının Türk öyküsüne katkılarını keşfetmek ve edebiyatın yeni yönelimlerini anlamlandırmak isteyen herkes için vazgeçilmez bir rehberdir.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
Bazı Felsefe Problemleri
Felsefe ve ilim insanlığın ortak çabasıdır. Felsefede problemler, genellikle çok motifli konulara verilen addır. Teori veya öğreti ise, alternatifli problemlerin özel açıdan ve kişisel sayılabilecek bir bakışla ele alınmasıdır. Problemler ele alınırken çeşitli filozofların teori ve öğretilerle karşılaşılacaktır. Mesela bilgi problem bakımından sürekli, alındığı döneme ve kişilere bağlı olan yanlarıyla değişkendir.
Bilgi, Bilim, Mantık, Ontoloji, Metafizik, Etik, Estetik genel; Dil, Devlet ve Hukuk, Felsefi Antropoloji (İnsan felsefesi), Din, Tarih, Tabiat ve Problem olarak Felsefe Tarihi ise özel felsefe problemleridir.
Kitapta sırasıyla, genel felsefe problemlerinden Bilgi, Bilim ve Varlık (ontoloji); özel felsefe problemlerinden ise, Tarih (Tarihi Varlık Sahası) ve Dil felsefeleri ele alınmıştır.
Çalışmada bilgi, problem ve teorik yapısıyla ele alınmış değişik açıdan tartışılmıştır. Bilim felsefesinde bilimsel bilgi, özel bilgi çeşidi olarak ele alınmıştır. Varlık (Ontoloji) felsefesinde ise varlık ve varlık prensipleri tartışma konusu yapılmıştır. Tarih Felsefesinde tarihi varlık sahası ele alınmış; insanlık tarihinin gidişini tayin eden prensiplerin neler olduğu, onların rollerini araştıran bilgilere yer verilmiştir. Dil Felsefesinde ise, tek bir dilin veya diller grubunun değil, dilin insan ve varlıkla olan ilişkisi ele alınmış, tartışılmıştır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Zarâfetin Peşinde
Osmanlı Arşivi’nde, Dâhiliye Nezâreti Sicill-i Ahvâl İdaresi’ne ait bir defterin satırları arasında, sıradan bir memuriyet kaydına sıkışmış küçük bir ibare: “Zarâfet” adlı bir eser kaleme almış.
Bu satır, Antakyalı bir taşra memuru olan Çinçinzade Hakkı Efendi’yi, resmî bir dosyadan çıkarıp tarihin sayfalarına yeniden taşır. Bir yanda terfiler, tayinler, tahkikatlarla örülü bir bürokrat hayatı; öte yanda edebi, sözü, gönlü, sofrayı, yolu ve duayı konu alan bir görgü ve hikmet risalesi.
Bu kitap, bir sicil kaydıyla bir eseri yan yana okuyarak, 19. yüzyıl sonu Osmanlı taşrasında bir insanın hem devlete karşı görevlerini hem de kâğıda döktüğü düşünce dünyasını birlikte anlamaya çalışır. Kayıtların arkasındaki insanı arayanlar için bir davet.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Ortadoğuda Şiddet, Medya ve Kimlik
Lübnan Hizbullahı ülkedeki geniş toplumsal desteği ve silahlı gücüyle bölge politikalarında rol alan önemli aktörlerden biridir. Hizbullah aynı zamanda İsrail karşıtı söylemi ve “İslami direniş” politikasıyla Batı karşıtı bir duruş sergilemektedir. 2011 yılında Suriyede başlayan muhalif toplumsal hareket ve sonrasında devam eden iç savaş, siyasi istikrarsızlık içindeki Lübnan için yeni bir kriz alanı yaratmıştır. Suriye’deki savaşa müdahil olan Hizbullah, bir yandan silahlı gücüyle sahada varlığını sürdürürken diğer yandan yayın organı El-Manar Televizyonu ile kamuoyunu inşa etmeye çalışmaktadır. Bu araştırmada El-Manar televizyonunun göstergeler ve simgeleri kullanarak ne tür mitler ürettiği ve bu yolla izleyicilerin toplumsal gerçekliklerini nasıl yeniden inşa etmeye çalıştığı incelenmiştir. Araştırmada tv haberlerinde inşa edilen mitleri çözümlemek için Lübnan’da 2013 yılı sonunda yaşanan terör ve çatışma dönemi ele alınmıştır. Bu çatışma/şiddet sürecinde El-Manar televizyonu ana haber bültenindeki videolar göstergebilimsel analize tabi tutulmuştur. İnşa edilen mitler ele alınarak iktidar ve söylem arasındaki ilişkinin yeniden açığa çıkarılması hedeflenmiştir. Araştırma sonucunda El-Manar televizyonunun ürettiği mitler yoluyla yeni düşman imgeleri inşa ettiği ve Suriye’deki savaşı cihat görevi olarak tanımlayarak bölgedeki toplumsal farklılıkları ve gerilimleri derinleştirdiği ortaya konulmuştur. Hizbullah’ın “İslami direniş” söylemini kullanarak Lübnan sınırlarını aşan bir hegemonya alanı kurma çabasında olduğu vurgulanmıştır.
₺365,00
KİTAP TANITIMI
TİCARET ODASI REHBERİ VE SAMSUN’DA TİCARİ HAYAT
Karadeniz’i mesken tutan tüccar denizci kavimler tarafından Samsun kent merkezi tarihsel süreç içerisinde kadim zamanlardan beri sığınılacak doğal bir liman olarak kabul görmüştür. Esen Tepe (Toroman Tepe) ve Kalkanca Tepeleri’nin perdelediği Kalyon Burnu’nu pek çok farklı türde deniz vasıtası yüzlerce yıl ziyaret etmiş ve küresel ticaret kapsamında uzak coğrafyalardan işlenmiş ürünleri getirip pazarlamışlardır. Samsun’a dair ticari veriler 1923 yılında Osmanlıca harflerle kayıt altına alınmıştır. Muhtemelen bu veriler Osmanlı devrinde daha 1914 öncesinde toparlanmış fakat araya giren Birinci Dünya Harbi ve akabinde yaşanan Milli Mücadele yılları böyle bir eserin piyasaya çıkmasına engel teşkil etmiş olmalıdır. Cumhuriyet Türkiyesi’nin Samsun ölçeğinde ilk yayını olarak da tanımlayabileceğimiz “Samsun Ticaret Odası Rehberi 1339 R.” adlı eser dört akademisyen tarafından günümüz harflerine çevrilmiş ve içeriğindeki konular arşiv kaynakları ve güncel kaynakların araştırılması ile dört bölüm halinde yayına hazırlanmıştır. Bu bölümler; Mehmet Yavuz Erler tarafından “Samsun İktisadi Hayatında Üretim”, Önder Deniz tarafından “Samsun Ekonomisinde Çalışma Hayatı”, Elçin Gün Canik tarafından “Samsun’da Şirketler ve İşletmeler” ve Hüseyin Vehbi İmamoğlu tarafından “Samsun’da Osmanlı Usulü Ticaret” başlıklarından oluşmaktadır. “Ticaret Odası Rehberi ve Samsun’da İktisadi Hayat” adlı bu kitap; Samsun’da ilk ekilen tütün, patates ve mısırın ne zaman ve kimler tarafından ekildiğinden haberdar olan bir okuyucu kitlesi oluşturmuş olacaktır. Aynı zamanda bu kitap ile birlikte, Osmanlı Bankası’nın kuruluş öyküsünü anlatabilen, Büyük 1869 yangını sonrasında küllerinden yeniden doğan bir ticaret sahil yerleşkesinin gelişim sürecini anlamlandırabilen bireylerin ihtiyaç duyduğu bilinçli bir kent kültürü ve mirası oluşturmak amacıyla Samsun’a ait tarihsel verilerin okuyuculara kazandırılması hedeflenmiştir
₺300,00
KİTAP TANITIMI
YUSUF SÜNBÜL SİNAN’IN DİNİ-TASAVVUFİ ESERİ
Eski Anadolu Türkçesi, Türkiye Türkçesinin tarih? dönemlerinden biri olması açısından oldukça önemlidir. Bu nedenle döneme ait eserler üzerinde çeşitli tez çalışmaları, bildiri sunumları, makale ve kitap yayınları yapılmıştır. Söz konusu çalışmalar, Eski Anadolu Türkçesiyle yazılmış pek çok yazma eserin günümüze ulaşmasını sağlamıştır. Bu yazma eserlerden biri Yusuf Sünbül Sinan’ın dini-tasavvufi eseridir. 19 fasıldan oluşan bu eser, çoğunlukla mensur olmak üzere manzum-mensur karışıktır.
Bu çalışma giriş, dil incelemesi (yazılış özelikleri, ses bilgisi, şekil bilgisi, yabancı unsurlar), metin ve dizin bölümlerinden oluşmaktadır.
₺960,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Medya ve İletişimsel Yaklaşımlar
Arka Kapak Yazısı:
18. yüzyılın buharlı hantal makinelerinin gün gelip görünmez, dokunulmaz kablosuz ağ iletişimine kadar varan gelişmelerin işareti olacağı kimin aklına gelirdi? Ya da dünyanın bir ucunda üretilen mal ve hizmet reklamlarının mal ve hizmetten önce tek bir parmak hareketiyle hatta Siri’lerle akıllı telefonlarımıza tüm dünyayla eşzamanlı ulaşacaği?
İnternet! çağımızın İpek Yolu: ticaretin, bilginin ve hislerin vb. tüm inorganik akışın sağlandığı sistem ve onun en yalın hali olan 0 ve 1’lerin kontrolündeki yeni sanal ortamlarımız ve bu gibi ortamların üzerimizde kurduğu sahici hegemonya
Geleneksel medyadan dijital medyaya, çevrimiçi medyadan yeni medyaya, iletişimin gün geçtikçe değişen yüzü, bizleri onu anlatabilmek adına araştırmaya ve ileride geçmişte kalanı anlamış olabilmek kaygısıyla tekrar tekrar araştırmaya, daha iyi anlamaya ve yeni olanı aktarmaya yöneltmektedir.
KİTAP TANITIMI
Kelebek Etkisi Çalışma Yaşamında Değişim ve Dönüşüm
Günümüzde çalışma hayatı daha önceki dönemlerde hiç olmadığı kadar değişik varyasyonlar göstermektedir. Bu değişimin altında yatan en önemli faktör ise bilimsel gelişmelerin olduğu aşikardır. Bilimsel gelişmelere sadece teknik boyutta bakmamak gerekmektedir. Her türlü gelişim toplumsal yapıda değişiklik yaptığı kadar aynı zamanda iş yaşamında da karşılık bulmaktadır.
İnsanlığın ve toplumların/medeniyetlerin gelişimi ateşle başladı ve günümüzde bilişim teknolojileriyle devam etmektedir. Her yenilik büyük değişimlere pencere açmaktadır. Günümüzde küreselleşme tüm toplumlardaki bireysel ilişkileri ve çalışma ilişkilerini başat şekilde etkileyen bir aktördür. 1970’li yıllardan itibaren yaşanan ekonomik krizlerle beraber teknoloji alanında yapılan olağanüstü yenilikler çalışma ilişiklerine yansımış ve bunları değiştirmiştir.
Yaşamımızı kökten değiştiren beden gücünden makinelere doğru kayışı simgeleyen ilk sanayi devrim endüstri 1.0’dır. Daha sonra buhar makinelerin yerini elektriğin aldığı Endüstri 2.0; Üretim süreçlerinde bilgisayar ve iletişim teknolojilerinin kullanılmaya başlanması, makinelerin günlük hayatımızda baskın olmaya başlaması Endüstri 3.0; dijitalleşmenin artığı endüstri 4.0 dönemi; bilgisayar, iletişim ve internet teknolojilerinin, robotların üretimde olağanüstü kullanımları, üretimin önemli bir bölümünün bu araçlar vasıtasıyla yapımını ifade eden Endüstri 5.0 olarak adlandırılmaktadır. Tüm bu devrimlerin ortak noktası teknolojidir.
Elinizdeki bu kitap, endüstri devrimlerinin tarihini, oluşumunu, sebeplerini ve etkilerini farklı disiplinlerden akademisyenlerin gözünden açıklarken, diğer taraftan da küreselleşmeyle şekillenen günümüz dünyasındaki çalışma ilişkilerini küreselleşme bağlamında ele alarak irdeleyecektir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
İktisadi ve İdari Meseleler Üzerine – 2
İlki 2018 yılında kaleme alınan “İktisadi ve İdari Meseleler Üzerine -2” isimli bu kitap, Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinde İktisadi ve İdari Bilimler bünyesinde faaliyet gösteren alanlarında uzman akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanmıştır. Kitap, başta İşletme olmak üzere; İktisat, Ekonometri, Kamu Yönetimi ve Çalışma Ekonomisi bilim dalları kapsamında güncel konuların ele alındığı, 11 bilimsel çalışmadan oluşmaktadır.
₺365,00
KİTAP TANITIMI
ALMAN SİNEMASINDA TÜRK TEMSİLLERİ
1960 yılında başlayan Almanya’ya Türk işçi göçü, beklenilmeyen toplumsal sonuçları da beraberinde getirmiştir; Bu ülkede yaşama imkânı verilen Türklerin misafirliği istenildiği gibi kısa sürmemiş, hiç beklenilmeyen kalıcılıkla sonuçlanarak işçilere ve ailelerine yeni yaşam alanı yaratmıştır. 1960’larda başlayan, nicelik ve nitelik olarak değişmesine rağmen bugün hala devam eden Türk işçi göçü, dinamik bir toplumsal hareket olarak benimsenmiştir. Değişen hayatlar, ekonomiler ve toplum normları, Almanya’nın çok-kültürlü toplum yapısının oluşumunda katkıda bulunmuş ve bu süreçte kaydedilen karşılıklı etkileşimler Alman sanatında da izdüşümünü bırakmıştır. Nice romanlara, şiirlere, tuvallere ve tiyatro sahnelerine konu edilen “Türk konuk işçi” teması, beyaz perdede de yansımasını bulmuştur. Alman sinemasında Türk temsilleri yıllar içinde nicelik olarak artsa da, söz konusu temsillerde standartlaşmış ve klişeleştirilmiş stereotiplerden öteye gidilememektedir.
İşbu tespitten yola çıkan bu çalışma, Alman sinemasında Türk temsilinin salt kültürel ve yabancı olma kimliğine indirgeyerek sunulmasını eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşmakta ve sinemada kendi ayakları üzerinde durabilen, özgün ve “Almanlaşmadan” Alman toplumuna entegre olabilen Türk temsillerini olağan bir şekilde yansıtılmadığı sorunsalının peşine düşmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Medya ve Algoritmalar
Dünyada algoritmaları ve büyük teknoloji şirketlerini ellerinde tutan azınlıklar, kendini çoğunluk sanan sıradan kullanıcıların ekonomik, politik ve kültürel yönelimlerini doğrudan etkileyebilir mi? Cevapla ilgili kafanızda soru işaretleri varsa bu kitap size göre olabilir.
Algoritma kelimesinin kökleri her ne kadar 9. Yüzyıla kadar uzansa da sosyal medyanın hayatımızın her alanına nüfuz etmesiyle çok fazla duyulan bir kavram olmaya başladı. Bilişim, telekomünikasyon, sağlık, eğitim gibi birçok farklı alanda kendisine yer bulan yapay zeka teknolojileri, günümüzün en güçlü dinamiklerinden biri olan sosyal medyada da aktif olarak kullanılıyor. Günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen sosyal medya platformları, işlevselliklerini artırmak ve kullanıcılarına daha”iyi” bir deneyim sunmak ve tabii ki özünde karlılıklarını artırmak için yapay zeka teknolojisi ile çalışan algoritmalar kullanıyor. Bu çalışmada, sosyal medya kullanıcıları olarak farklı alanlarda ne gibi algoritmik manipülasyonlara maruz kaldığımızı, yapay zekanın hayatımızı bir çok alanda kolaylaştıracağı tezine karşı dikkat edilmesi gereken bazı noktalara vurgu yapılmaya çalışılıyor. Diğer yandan günlük hayatımızın vazgeçilmezi algoritmaların gazetecilik mesleğine ve pratiklerine nasıl bir katkı sunduğu ve ne gibi dezavantajlara yol açabileceği işleniyor. Türkiye’nin genç bilim insanı adaylarından sosyal medya ve algoritmalara farklı yaklaşımları bu kitapta bulabilirsiniz.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
FARKLI KÜLTÜRLERDE KARAR VERME DAVRANIŞI
Dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir işletme yöneticisinin yaptığı iş aynı olmasına rağmen, nasıl yaptıkları farklılaşabilmektedir. Bu farklılığı yaratan pek çok faktör olmasına rağmen, araştırmacılar kültürün etkisinin güçlü bir şekilde ön plana çıktığını belirtmektedir. Kararın ne anlama geldiği, hangi düzeyde ve kim tarafından verildiği, uygulamanın kim tarafından yapıldığı ve yönetildiği, kararın ne zaman verildiği ve rasyonellik derecesi farklı kültürlerin örgütlerinde değişiklik gösterebilmektedir. Karar verme kültürden bağımsız değildir. Karar vericilerin karar davranışlarının kültürle uyumlu ve tutarlı olma beklentisi vardır. Bu nedenle kültürel farklılıkların etkisini incelemek, karar verme davranışına ilişkin derinlemesine bir anlayış geliştirmek açısından kritik önem taşır. Bu kitapta farklı kültürlerde karar verme davranışına ilişkin kuramsal bilgiler derlenmiştir. Aynı zamanda Türk ve Japon yöneticilerin karar verme davranışları yapılan nitel bir analizle değerlendirilip, karşılaştırılmıştır. Çalışmanın bulguları ışığında özellikle Türk yöneticilerin karar verme davranışlarına yönelik bir model önerisi geliştirilmiştir.
₺405,00