KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

New Topics in Organizational Behavior
₺315,00 -

Batılılaşma Sürecinde Homeros’u Okumak (Metinler)
₺325,00 -

Yapay Zekâ Teknolojileri ve Dijital Platformlar
₺240,00 -

Kolluk İçin Mağdur Psikolojisi
₺235,00 -

Kestirimci Bakımda Makine Öğrenimi
₺230,00 -

Amerikan Board Misyonerlerinin Balkanlar ve Ortadoğu Coğrafyasındaki Anatomisi (1820-1923) Cilt I
₺480,00 -

Sözlü Çevirinin Mutfaği
₺380,00 -

Urmiye Müzesi’nde Bulunan İslam Dönemine Ait Bir Grup Sırlı Seramik
₺1.300,00 -

21. YÜZYILDA BÜTÜNLEŞİK PAZARLAMA İLETİŞİMİ
₺455,00 -

İmge ve Tekrar
₺400,00 -

Engelsiz Bilişim 2023: Engelsiz Dijital Dönüşüm
₺250,00 -

Shakespearean State of Rivalry between Hobbes and Girard
₺315,00 -

Şehir Coğrafyası
₺700,00 -

Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte – II
₺220,00 -

Sözlü Çeviri Eğitiminde Yapay Zekâ Destekli Simülasyon Konferans Uygulamaları
₺310,00 -

TÜRKİYE İKLİMİ
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Cumhuriyetin 100. Yılında BALIKESİR ARMAĞANI
Balıkesir, Türk tarihi ve coğrafyasının ayrılmaz parçalarından biridir. Aynı zamanda antik devirlerden itibaren pek çok medeniyete de ev sahipliği yapmıştır. Hem Marmara hem de Adalar Denizi’ne kıyısı olan Balıkesir, ikisi merkez olmak üzere yirmi ilçeye sahip oldukça geniş coğrafi sahaya yayılmış bir ilimizdir.
Birinci Dünya Savaşı’nda mağlup olan Osmanlı Devleti, çok ağır şartlar taşıyan Mondros Mütarekesi’ni (30 Ekim 1918 ) imzalayarak hükmen tarih sahnesinden çekilmiş oluyordu. Asırlardır Türk yurdu olan ülkenin çoğu haksız işgaller ile de esaret altına giriyordu. Tam bu noktada Türk Milleti ruhunda var olan o heyecan ile can havliyle istiklâl mücadelesine girişti. Bu mücadelenin teşkilatlanmasında ve icrasında Balıkesir çok önemli bir yere sahip oldu. Mücadeleyi düzenli, etkili ve kalıcı hale getirme noktasında önemli görevler üstlenen kongrelerin en başta gelenlerinden biri de Balıkesir’de toplandı. 16 Mayıs 1919’da kurulan “Balıkesir Redd-i İlhak Heyeti” 19 Mayıs 1919 öncesi İstiklal Harbi’nin kıvılcımı olarak değerlendirilecek öneme sahiptir.
Türkün ateşle imtihan edildiği destansı bir mücadelenin sonunda tam bağımsız bir ülke olarak yeniden kurulan devlet 29 Ekim 1923 tarihinde ilân edilen Cumhuriyet’le, dünya siyasi alanında sarsılmaz yerini almıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
MACHINE LEARNING APPLICATIONS IN OPERATIONS MANAGEMENT
This book, which aims to show how machine learning shapes and develops businesses in the digital age, focuses on real-world examples and tries to reveal the transformative effect of machine learning in various areas of operations management. Each chapter carefully delves into the intricacies of machine learning applications, highlighting the challenges and opportunities that arise. While unleashing the potential of machine learning in operations management, it is an indispensable resource for operations managers, business leaders, and decision-makers in a new era where intelligent algorithms seamlessly collaborate with human expertise.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Kur’an Tilavetinde Temsili Okuma
Ülkemizde olduğu gibi, özellikle Arapça bilmeyenlerin, Kur’ân okurken içine düştükleri en önemli hatalardan biri de mana harflerini okurken yapılan vurgu yanlışlarıdır. Yerinde yapılan bir ses vurgusu anlama kuvvet kazandırdığı gibi yerinde yapılmayan bir vurgu anlamayı güçleştirebilir hatta manayı dahi bozabilir. Mana harfleri içinde mütalaa edilen Kur’ân-ı Kerim’deki “ما” lafızlarının okunuşundaki ses vurgusu oldukça önemlidir. Zira Kur’ân’da mana itibariyle, birbirinden farklı “ما” lafızları yer almaktadır. Bunlar, Türkçedeki eşsesli kelimelere benzemektedir. Söz konusu lafızları, yerine göre, bazen vurgulu bazen de vurgusuz okumak gerekmektedir. Bu konuda gerekli hassasiyet gösterilmeden Kur’ân okunursa, mana bozulabileceği gibi farklı bir anlam da ortaya çıkabilmektedir. Bu çalışmanın amacı 29-30. Cüzler özelinde Kur’ân-ı Kerim’deki “ما” lafızlarının tespit edilip temsili okuma açısından değerlendirilmesidir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
AMASYA’DA EĞİTİM VE EĞİTİM KURUMLARI
20. yüzyıl başlarında Sivas vilayetine bağlı Amasya sancak merkez ve kazalarında eğitim ve öğretime ilişkin ilk girişimler Maârif Komisyonlarının kurulması ile başlatılmıştır. Komisyonların oluşturuluşu önemli bir adımdır. Zira maârif işleri, artık belli bir otorite tarafından yürütülecektir. Bu komisyonlar okul ve bina inşası, öğretmen ataması, halkı eğitime hizmet yolunda yönlendirme gibi görevleri yerine getirmişlerdir. Sancak merkezi ve hemen hemen kazaların hepsinde, kazalara bağlı mezra ve köylerde yeni usul üzere eğitim veren ibtidâî, rüşdiye ve idâdî okulları açılmıştır. Ayrıca sancak merkezinde öğretmen yetiştirmek üzere bir de Darülmuallimîn Okulu açılmıştır. Medreselerin bir kısmı kapatılarak ibtidâî veya rüşdiye okulları haline dönüştürülmüş, açık kalanlarda ise ıslâhat girişiminde bulunulmuştur. Ancak bu okulların öğretim kadrolarının nicelik ve nitelik yönünden yetersiz olduğu görülmüştür. Her zaman olduğu gibi parasızlık ve öğretmensizlik, bu dönemde de ilk ve orta öğretimin karşılaştığı en büyük problem olmuştur. Bazı çareler bulunmuşsa da, bütünüyle imparatorluğun eğitim ve öğretim sorununu çözmek zor olmuş, dolayısı ile bu zorluklar çözüme kavuşturulmadan sonraki yıllara devredilmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren ciddi manada yapılan düzenlemeler ve yenilikler ile sorunların çözümüne çalışılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
SÖMÜRGEDEN KÜRESELE ULUSÖTESİ AFRİKA SİNEMASI VE ABDERRAHMANE SISSAKO
Bu çalışma, Moritanyalı yönetmen Abderrahmane Sissako’nun ulusötesi bir mahiyete sahip sinemasını daha yakından tanımak ve Afrika Sineması ile ulusötesi sinema konularında akademiye küçük de olsa bir katkı sunmak amacı taşımaktadır. Mısır’ı dışarıda tutarsak, kendi sinemalarına 1960’lar gibi geç bir tarihte sahip olan Afrikalı ülkeler için film üretimi günümüzde de zor bir uğraştır ve kıta sinemacılarının bu zorlukları aşmak için Batı Avrupa ülkelerinden aldığı yardımlar, Afrikalı sinemacılara ve onların ürettikleri filmlere ulusötesi bir bağlamda bakmamızı zorunlu kılmaktadır. Biz de bu çalışma boyunca Moritanya’da doğan, Mali’de büyüyen, Sovyetler Birliği’nde sinema eğitimi alan ve günümüzde de Fransa’da yaşayan bir sinemacı üzerinden kıta sinemasının bu özelliğini incelemek istedik. Ayrıca Afrika ülkeleri bağımsızlıklarına kavuştuktan sonra doğan sinemacılar nesli arasında önemli bir yerde duran Abderrahmane Sissako’nun sinemasını inceleyerek, sömürge karşıtı ideallerle başlayan kıtadaki sinema çalışmalarının günümüzde nasıl bir boyuta evrildiği gözlemlenmeye çalışılmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
DİJİTAL ÇAĞDA İLLÜZYONEL PAZARLAMA
Pazarlama biliminde son dönemde öne çıkan davranışsal psikolojinin önemini ortaya koyan İllüzyonel Pazarlama kitabı, güncel örnekleriyle akademik dünyaya ve iş çevrelerine yeni çağda pazarlama pratiklerini bir kılavuz niteliğinde anlatıyor…
Marmara Üniversitesi; Prof.Dr. Serdar Pirtini
Bu kitap size tüketicilerin bilinçaltına hitap etmeniz için nedensellik, analiz ve ispatların ötesinde derinlemesine teknikler sunan eşsiz bir kılavuz niteliğinde.
ChiefScientist, Lithium Teknoloji; Dr. Michael Wu
“Dijitalleşmede gelecek yok! Çünkü gelecek zaten tamamen dijital…” dediğimiz şu günlerde, tam zamanında geldi İllüzyonel Pazarlama!
Pazarlamanı P’siyle alakası olmadığını düşünenler dahi okumalı!..
Fütürist; Ufuk Tarhan
“Bir çok kaynak yakın gelecekte tükenecek, bunlar arasında akaryakıt, su ve dikkatimiz sayılabilir. Evet dikkat ekonomisi çağındayız ve insanların zamanı, odağı ve dikkati hiçbir dönem olmadığı kadar kısa. Peki, pazarlamanın olmazsa olmazı iletişim kanallarında bunu nasıl sağlayacağız? Çokça deneyim, biraz hikayeler ve azıcık oyun; bence İllüzyonel Pazarlama için müthiş bir tarif. İnsanoğlu kadar eski olan bu yaklaşımlar günümüzdeki pazarlama iletişimlerinin tekdüzeliğini bitirecek ve geleceğini kurtaracak! Nasıl derseniz, kitabı çevirmeye başlayın, Adnan Ertemel hocamız size anlatsın.”
Oyunlaştırma kitabı yazarı; Ercan Altuğ Yılmaz
Sadece pazarlama alanındaki insanları değil, pazarlamaya ilgi duyan herkesi içine çekecek, onlara yeni pencereler açacak bir kitap olmuş. Başta yazarı olmak üzere emeği geçen herkesin eline ve yüreğine sağlık.
Yazar; Sinan Sülün
Elinizdeki kitap dijitalleşme farklı boyutlara evrilirken işin mutfağından teknikleri öğrenmek, nereden nasıl başlayacağım sorularına cevap almak için en doğru kaynak.
Google Developer Expert on UX; Oytun Eren Şengül
KİTAP TANITIMI
Sosyal Hizmet Yazıları
Son derece güç yaşam koşullarına ve gelir eşitsizliklere rağmen sosyal politikalar, ilk kez uygulanmaya başlandığı İngilterede, Fransadaki gibi bir devrimin gerçeklemesinin önüne geçmiş ve zamanla başka ülkelere yayılmıştır. Sosyal sorunları daha oluşmadan çözmek uzun vadede devletler için daha düşük maliyetle ve daha kısa sürede kesin sonuç verir. 2828 Sayılı Sosyal Hizmetler Kanununa (1983) göre, sosyal hizmetler kişinin maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarının giderilmesi ve yaşam standartlarının iyileştirilmesini hedefleyen sistemli hizmetler bütünüdür. Çocuk, yaşlı ve engelliler devlet korumasındadır ve onların ihtiyaçları için çözümler üretilmiş ve kurumlar ihdas edilmiştir. Çalışmamız sosyal korunmanın güncel konuları içerir: İlk bölüm devlet korumasındaki kadınların yaşam deneyimleri, ikinci bölüm sosyal güvenlik ve üçüncü bölüm Darülaceze üzerinedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
YENİ MEDYA VE GENÇLİK
Yeni medya, sosyal paylaşım ağları, mesajlaşma ortamları, bloglar ve içerik forumları aracılığı ile farklı deneyimlere sahip olan insanların birbirleri ile hızlı bir şekilde iletişim kurmasına olanak tanımaktadır. Günümüzde yeni medya kavramı ve onun sunduğu imkanların hayatımıza girmesiyle birlikte sosyal yaşamımız, iletişim biçimlerimiz ve medya tüketim alışkanlıklarımız önemli derecede değişmiştir.
Dünyada yeni iletişim teknolojilerinin de etkisiyle gazete okuma alışkanlıkları değişmektedir. Özellikle genç nesiller, gazete okumaya önceki nesillerden daha az zaman ayırmakta ve habere, bilgiye, eğlenceye internet ve mobil cihazlar üzerinden ulaşmayı tercih etmektedirler. Diğer bir deyişle genç nüfus, haber ve bilgi alma, eğlenme, sosyalleşme ihtiyaçlarını internet erişimi olan, görsel ve işitsel özelliklere sahip yeni medya araçlarından karşılamaktadır. Bu durumda gazetelerin yeni medya araçlarını ve ortamlarını kullanıp kullanmamak arasında yaptığı tercih aynı zamanda olmak ya da olmamak arasındaki bir tercih olarak da değerlendirilebilir.
Yeni Medya ve Gençlik kitabı hem yeni medya ekseninde sosyal medya, internet gazeteciliği ve gençliği derinlemesine tanımlamakta hem de anket çalışması ile gençlerin sosyal medya ve internet gazeteciliği kullanım düzeyleri ve nedenleri hakkında bilgiler vermektedir. Bu kitabın bu alana ilgi duyan öğrenci ve akademisyenlere faydalı olması dileğiyle…
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Soğuk Savaş Sonrası Türkiyenin Balkanlar Üzerindeki Etkisi
Balkan yarımadası, hem coğrafi hem de siyasi ve politik anlamda engebeli, düzensiz ve istikrarsız bir yerdir. Balkanlar terimi, Batılı devletlere çatışma ve şiddeti anımsatır. Zaten, daha sonraları Balkan ismi kullanılmayarak Güney Doğu Avrupa olarak değiştirilmiştir. Çeşitli milletlere ev sahipliği yapan Balkanların ilk sahipleri İliryalılar ve Trakyalılar olmuş, en son olarak da Osmanlı devleti bu bölgede 500 yıl hüküm sürmüştü. Bu yüzden, Balkanlarda Osmanlı mirası devam ede gelmiş, fakat Türkiye yeni Osmanlıcılık politikasıyla hareket etmemiş, sadece Türk azınlığın sorunlarıyla ilgilenmeye çalışmıştı. Balkanlar, tarih içerisinde hep Avrupa’nın sınırı muamelesi görmüştür. Çünkü Balkanlardaki belirsizlik ortamına hiçbir devlet bulaşmak istememektedir. Sadece, Balkan milletleriyle tarihsel bağı olan devletler Balkanlar üzerinde politik emeller taşımıştır. Sırpların tarihsel mitleri yüzünden Sırp olmayan halklar, Sırplar tarafından baskı altında tutulmaya çalışılmış, çatışma ve vahşetlerle baş başa bırakılmıştır. BM, Bosna’daki insan haklarını korumak maksadıyla Bosna’ya müdahale etmiş, fakat bu müdahalesi pek etkili olmamıştır. NATO, BM’nin Bosna’daki beceriksiz müdahalesinden ders alarak Kosova konusunda siyasi müdahale yerine askeri müdahaleyi uygun görmüş ve bu müdahalesinde de başarılı olmuştur. Türkiye, Balkan devletleriyle tarihsel ve kültürel bağları nedeniyle NATO’ya her konuda destek olmuş, çatışmaların yaşandığı ve Türk azınlıkların bulunduğu bölgelere Türk askeri birliklerini göndermiştir. Ayrıca, Türkiye, Balkan ülkelerinin AB’ne ve NATO’ya üyelik süreçlerini her zaman desteklemiş ve Balkanlarda istikrarın sağlanması için Balkan ülkeleriyle işbirliği anlaşmaları imzalamıştır. Türkiye, sadece Türk azınlıklara ilgi göstererek diğer Balkan devletlerini kendine küstürse de Balkanlardaki liderliği üstlenmiştir ve bu liderliği sürdürmek niyetindedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Toplumdilbilim Işığında KIRGIZLARIN DİLİ ve KÜLTÜRÜ
“Dil, toplumların üretmiş oldukları kültürün bir meyvesi ve aynı zamanda bir aynasıdır. İnsanoğlunun en güçlü silahlarından biri olan dil, yüzyıllardan beri toplulukları bir arada tutan, ürettiği maddi ve manevi değerlerin nesiller boyu aktarımını sağlayan ve böylece bireyleri ve toplumları bir araya getiren bir iletişim ve bir sosyalleşme aracı olmuştur…
Dil ve kültür, birbirinden ayrı düşünülemeyen bir kağıdın iki yüzü gibidir. Kültür olmadan dilin, dil olmadan da kültürün gelişim göstermesi mümkün değildir.”
Bu çalışmada Kırgızların dili ve kültürü toplumdilbilimsel açıdan ele alınmış ve ayrıca Kırgızların tarihi, etnik ve millî kimlikleri, devlet yapıları ve sosyo-kültürel hayatları da incelenmiştir. Eserde Çarlık Rusyası ve Sovyetler Birliğinin yürüttüğü milliyet ve dil politikaları, Kırgızistan doğumlu olan ve çocukluğu Sovyetlerin dağılma dönemine denk gelen yazarın, kendi toplumsal deneyimleri açısından da değerlendirilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Coğrafi Boyutlarıyla Kent ve Kentleşme
Kent ve kentleşme olgusu insanlık birikiminin en değerli eserlerindendir. Medeniyet tarihimizi şekillendirmedeki gücünü bugüne kadar taşımış ve bundan sonraki süreçte de taşıyacağına dair çok güçlü işaretler sunmaktadır. Coğrafya biliminin kent ve kentleşme kavramlarına sunduğu katkılara yeni bir halka ekleme amacı taşıyan bu eser; kentsel dönüşümün yeni ve yenilenebilir dinamikleri, sakin şehirler, kentsel marka imajı, kentsel gelişim-yer yüzeyi sıcaklığı ilişkileri, ekonomi politikaları bağlamında sanayisizleşme ve kentsel dönüşüm gibi güncel kent paradigmalarına ve kentleşme dinamiklerine odaklanmaktadır. Kent ve kentleşme süreçlerini fiziki ve beşeri coğrafyanın kendine özgü dinamikleri ile ele alan bu kitap, sunduğu çıktılar ile konu ile ilgilenen diğer disiplinlere de değerli katkılar sunmaktadır.
₺890,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK- AMERİKAN İLİŞKİLERİ (1914-1945)
Osmanlı Devleti’nin sahip olduğu toprakların stratejik önemi emperyalist devletlerin her zaman dikkatini çekmiştir. Bu devletlerden biri olan ABD, 19 yüzyılın başından itibaren Osmanlı Devleti ile temasa geçerek diplomatik ilişkilerini geliştirme yoluna gitmiştir. Bu yüzyıldan itibaren ikili ilişkiler, yeni kurulacak olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile de devam etmiş ve çok yönlü olmuştur.
Yazarın Doktora Tezinden üretilmiş olan bu kitapta; Ermeni sorunu kapsamında, Osmanlı topraklarında bulunan Amerikan misyoner teşkilatlarının sağlık, eğitim faaliyetleri, Milli Mücadele dönemi Amerikan heyetlerinin incelemeleri ve raporları, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşundan sonra uluslararası arenada vermiş olduğu diplomatik mücadele, Lozan ve sonrasındaki ABD’nin Türkiye üzerindeki politikaları, ticari, kültürel ve siyasi açıdan çok yönlü ele alınmıştır. 1914-1945 yıllarını içeren ve Türk-Amerikan ilişkilerini ele alan bu çalışma, tarih metodolojisi çerçevesinde, başta arşiv belgeleri olmak üzere, Meclis Zabıtları, Amerikan Ulusal Arşivi, yerli ve yabancı gazetelerin analiz edilmesiyle günümüz Türk-Amerikan ilişkilerinin anlaşılmasına temel oluşturmayı amaçlamaktadır.
₺675,00
KİTAP TANITIMI
Hatay Araştırmaları – VIII
Hatay Araştırmaları – VIII, Hatay’ın tarihsel derinliğini, kültürel çeşitliliğini ve güncel toplumsal meselelerini disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alan kapsamlı bir derleme çalışmadır. Kitap, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremi’nin Antakya üzerindeki etkilerini, 2010 Kaliforniya Depremi ile karşılaştırmalı biçimde değerlendirerek afet yönetimi, kent hafızası ve geleceğe yönelik eleştirel çıkarımlara odaklanmaktadır. Bunun yanı sıra Türk kültüründe Hıdırellez geleneğinin Hatay’daki kutlanış biçimleri, yerel kültürel sürekliliğin önemli bir örneği olarak ele alınmaktadır.
Eserde, Samandağ’ın tarihî ve kültürel turizm çekiciliğini artırmaya yönelik alternatif kültür rotası önerileri ile Hatay ipeğinin kent belleğindeki simgesel yeri öne çıkarılmaktadır. Antakya’da yaşamış ve burada hayatını kaybetmiş seyyahların bıraktığı izler, kentin uluslararası tarihsel konumunu ortaya koyarken; uzun dönemli sıcaklık trendlerine ilişkin bilimsel analizler, Hatay’ın iklimsel dönüşümüne ışık tutmaktadır. Antakya’nın mahalle yapısı, demografisi ve şahıs adları üzerinden yapılan incelemeler sosyal tarih açısından önemli veriler sunmaktadır. Arkeolojik mirasın korunması, İskenderun’un işgal süreci, Memlûk fethi ve dijital okuryazarlık gibi konularla zenginleşen bu eser, Hatay araştırmaları alanında temel bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
₺500,00
KİTAP TANITIMI
Fezâ’il-i Beytü’l-Mukaddes
Fezâ’il-i Beytü’l-Mukaddes; 17. yüzyılda Hıfzî’nin Kudüs ve çevresini gezip görerek ve birçok Arapça eserden faydalanarak kaleme aldığı önemli bir eserdir. Eserde genel olarak Kudüs’ün yaratılışı, Kudüs’ün faziletleri, Kudüs’ün daha önce nasıl bir yapıda olduğu, Kudüs’te meydana gelen depremler ve tarihleri, Kudüs’te bulunan dağın fazileti, Sahretullah taşı ve önemi, Kudüs’ün sınırları, Şam ve bölgeleri, Hz. Hızır aleyhisselam, Kudüs’ün kıble olması, Miraç hadisesi, peygamberler ve geliş zamanları, Hz. Nuh’un oğlu Sam ve Sam’ın Sahre taşının üzerine mescit yaptırması, Hz. İbrahim kıssası, Kumame Kilisesi, Hz. Musa ve kavmi, Hz. Davut ve Uriya kıssası, Hz. Süleyman’ın doğaüstü güçlere hükmetmesi, Sahretullah’ı ve Mescid-i Aksa’yı Hz. Süleyman’ın yaptırdığının bildirilmesi, Kudüs’e yapılan saldırılar, Üzeyir peygamber ve kıssası, Ahit sandığı, Buhtu’n-Nasr ve Kudüs, Hz. Ömer’in Kudüs’ü fethetmesi, Mescid-i Aksa’nın önemi, Kudüs’teki ziyaret yerlerinde okunacak dualar, Hz. Musa ve Hz. İbrahim’in kabirleri ve ziyaret adabı, Kırklar makamı, bazı peygamber ve kıssaları, kökenleri, onlara indirilen kitaplar, kaç yaşına kadar yaşadıkları, defnedildikleri yerler, Kudüs’te defnolunmanın faziletleri, bazı sahabeler ve defnedildikleri yerler, Kudüs’teki gerek Müslüman gerek Hristiyan gerekse de Yahudiler için önemli mekânlar ve bulundukları yerler anlatılmaktadır. Eser içerdiği konular ve sahip olduğu söz varlığı ile tarihi, coğrafi, toplum bilimi ve halk bilimi alanlarında önemli veriler barındırdığı gibi sözlük bilimi açısından da önemli dilsel veriler sunmaktadır.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
Spatial Clustering of Notifiable Communicable Diseases in Turkey
When looking at the distribution of infectious diseases in the world in general, it is seen that there is a distinct difference between developed and developing countries. Morbidity and mortality rates of infectious diseases decrease as the level of development increases. In other words, infectious diseases are mostly diseases of developing countries. Therefore, it is necessary to create an effective fighting program against infectious diseases. One of the most important components of effective fighting is the establishment of an effective surveillance system. Monitoring infectious diseases is essential for detecting outbreaks that demand public health response and control measures.
Many methods are used for this purpose such as spatial clustering. This is defined as aggregation of disease cases anywhere. Clustering of the disease shows its relation with space. For this reason, cluster analysis is frequently used in epidemiology. It has been the main driving force to carry out the study on this relatively new issue for our country. The book is the product of this work.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
KASABALI NÛRÎ HAYATI SANATI VE ŞİİRLERİ
Altı yüz yıllık Osmanlı topraklarında devletin en zirvesindeki Padişahtan tutun da halkın arasında yaşayan demirci ustası veya marangoza kadar pek çok şahsiyet klasik edebiyat veya halk edebiyatı tarzında şiir söyleyebilmiştir. Binlerle ifade edilebilecek bu şairlerin kesin sayısı şimdiye kadar tam olarak tespit edilebilmiş de değildir. Öyle ki hâlen pek çok şairimiz ve eserleri gün ışığına çıkarılmayı bekleyen bir hazine konumundadır. Söz konusu bu hazinenin her bir değerli taşını küçüğüne büyüğüne bakılmaksızın gün yüzüne çıkarmak, bilim âlemine tanıtmak ve günümüz insanlarının istifadesine sunmak biz araştırmacıların ortak sorumluluğudur.
Bu sorumluluk çerçevesinde biz bu çalışmamızda on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısı ile yirminci yüzyılın başlarında Manisa’nın Kasaba yani günümüzdeki adıyla Turgutlu ilçesinde yaşamış olan Kasabalı Nûrî’yi ele almaya çalıştık. Osmanlı devletinin dağılma döneminin olumsuz şartları içerisinde yetişmiş bir şahsiyet olarak karşımıza çıkan Kasabalı Nûrî, özellikle dönemin aksaklıklarını korkusuzca dile getirmeye çalışan cesur bir şair olarak dikkatleri çekmektedir. Hem aruz hem de hece vezinleriyle şiirleri bulunan Kasabalı Nûrî’nin müstakil bir divanı bulunmasa da iki farklı mecmua ile dönemin önemli gazetelerinde yayımlanan şiirleri önemli bir yekun oluşturmaktadır. Şairin çalışmamıza dahil ettiğimiz bu şiirlerinin tümü, söz konusu kaynaklardan temin edilmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Mitolojik Avrupa Sanatında Doğa
Avrupa sanatı, yüzyıllar boyunca, Yunan ve Roma mitolojisinin sunduğu zengin öyküleri yansıttı. Titanlar, tanrı ve tanrıçalar, sanatçıların tuval ve yontularında yeniden hayat buldu. Her türlü duygunun ve soyut kavramın, sürükleyici olay dizgilerinin ve sürprizli sonların yer bulduğu mitolojide, bizim için çok değerli bir varlık dikkat çekiyor: Doğa.
İnsanın doğa ile kurduğu yakın ilişki, mitoslarda yoğun bir şekilde karşımıza çıkıyor. Antik dünyanın, doğal yaşam ile daha samimi bir temas içinde olduğu düşünülebilir. Yunan ve Romanın yarattığı öykü evreninde, doğanın her öğesinin kimlik kazandığını görebiliyoruz. Güneşin, ayın, yıldızların, rüzgârların, ağaçların, çiçeklerin, pınarların Onlar da insanlar gibi yaşıyor, âşık oluyor ve acı çekiyor.
Bu kitapta, mitolojik Avrupa sanatının, Rönesanstan 19. yüzyıla kadar uzanan zaman diliminde sunduğu doğa imgeleri gözler önüne serilmiştir
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Kolektivist Uluslaşma ve Afrika’da Milli Devlet Oluşumu
Yazar sosyalizm kuramını ve örneğini merkeze koyarak Afrika sürecine bakmaktadır. Sosyalizm pek çok soruna olduğu gibi ulusal sorunun da çözümüne ışık tutmuştur. Sosyalizm, ulusal sorunu çözüme kavuşturmakla, kapitalizme göre daha üstündür. Kapitalist ülkelerin bilimi, halklara yapıcı bir ilke sunabilmekten, yol göstermekten uzaktır. Kapitalizm ulusal çelişkileri insanlığı son derece masraflı ve kanlı savaşlara sürüklemektedir.
Yazar millet-ulus kavramları üzerinde de durur. Ulusla milliyet arasındaki fark nedir? Bir milliyetin ulus haline gelmesi için gerekli olan nedir? gibi soruları sorar. Ayrıca Kongo örneği üzerinde durur. 19.yy.dan itibaren. Kongo’daki Belçika yerleşiminden bahseder. Il. Dünya Savaşı yıllarında bütün Afrika’da olduğu gibi, Kongo’da da halkın özgürlük için mücadeleleri devam etmiştir. 1959 yılında büyük bir ayaklanma gerçekleştiyse de bastırılmıştır. 1960’ta başarı devrimcilerin olacaktır.
Yazarın üzerinde durduğu örneklerden biri de Angola’dır. Portekiz karşıtı hareketler burada genel bir ayaklanmaya dönüştü. 1966-1967-1968-1969’da BM, Afrika halklarının bağımsızlık savaşlarında haklı olduğunu ve dökülen kanlardan Portekiz Devleti’nin sorumlu olduğunu belirtmişti.
Yazar yine yerlilerin, siyahilerin ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmeleri ve bu konuda verdikleri savaştan bahsetmektedir. Yaşam koşullarının düzeltilmesi yönündeki protestolarını değerlendirmektedir. Şiddet ve baskı ırkçı rejimin uyguladığı en büyük özelliktir. Bu konuda da Güney Afrika Cumhuriyeti örneği ön plana çıkmaktadır.
Emperyalistler, halkları bölen milliyetçiliğe, halkları ilerleme yolundan caydırma konusunda en güvenilir araç gözüyle bakmaktadırlar. Yazara göre ulusal devlet bugün de toplumsal ilerlemenin itici güçlerindendir. Bu ulusal devletler ise bağnaz milliyetçi bir temel üzerinde kurulmamalıdır. Kapitalist olmayan bir gelişme yolunun izlenmesi, ilerlemenin ve ulusal sorunun çözümüne de bir ölçüde katkıda bulunmaktadır.
Prof. Dr. Bayram BAYRAKTAR
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Eski Türk Devlet Anlayışında İktidar ve Hâkimiyet
Eski Türk devlet anlayışında var olan sınırlı iktidar düşüncesinin ve hâkimiyetin hangi temeller üzerine inşa edildiğine dair tespitleri okuyucuyla paylaşmayı amaçlayan eser, siyasal iktidarın meşruluğunu; adalet ilkelerine uyma, sosyal hizmet anlayışı ve kuvvetler dengesi çerçevesinde ele almaktadır. Eserde Türk devlet felsefesinde “kut” anlayışının gereği olarak “erdem” öne çıkarılırken, Tanrıya dayandırılan iktidarın, iktidar olmanın gereğini yapmaması durumu, “kut’un sönmesi” biçiminde değerlendirilmektedir. Türk siyasal kültürünün öncelediği nesnellikler dünyası, hâkimiyet alametleri (egemenlik sembolleri) başlığıyla eserde yer edinmekte, siyasal iktidarın güç ve meşruluk sahasına vurgu yapan sembolizm bu bağlamda incelenmektedir.
Eseri oluşturan konular, “Siyaset Bilimi” ve “Kamu Yönetimi” disiplinleri çerçevesinde ele alınırken, Eski Türk devlet anlayışına hâkim olan ilkeler üzerinden yapılan değerlendirmeler okuyucuyla paylaşılmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Cartography in Postcolonial Fiction
Space shapes identity in postcolonial fiction through contested geographies, migration, and spatial memory. Cartography in Postcolonial Fiction examines how literary narratives engage with territorial belonging, displacement, and resistance. Analyzing works by Salman Rushdie, Chinua Achebe, Zadie Smith, Jhumpa Lahiri, Bharati Mukherjee, Tsitsi Dangarembga, C.L.R. James, Patricia Grace, Gabriel García Márquez, Anita Desai, and Chimamanda Ngozi Adichie, this book explores how postcolonial authors from South Asia, Africa, the Caribbean, and the Pacific reimagine space as both a site of control and liberation. Drawing on literary cartography and spatial theory, Selin Şencan investigates how colonial geographies persist in contemporary fiction, shaping narratives across urban centers, diasporic landscapes, and Indigenous homelands. By mapping these literary terrains, this study reveals how fiction challenges, reclaims, and reconfigures space in a world shaped by colonial legacies.
KİTAP TANITIMI
NEVHATÜL-UŞŞÂK
Sergüzeşt-nâmeler, otobiyografik eser olmalarının yanı sıra hatıra niteliği taşırlar. Bu türdeki eserler -sanatsal değer taşımakla birlikte- Osmanlı toplumsal yaşamını ve Osmanlı bireyini tanıma imkânı sunar. Sergüzeşt-nâmeler aynı zamanda şairin edebi şahsiyeti ve hayatı hakkında bilgi vermeleri açısından da büyük önem taşırlar.
Bu çalışmada, XVII. yüzyıl Dîvân şâirlerinden Mehmed Dâî ve sergüzeşt-nâme türündeki Nevhatül-Uşşâk adlı eseri ele alınmıştır. Bir hocanın öğrencisine duyduğu beşerî aşkın ilahi aşka yükselişini işleyen bu eser, Dâînin başından geçen, yaklaşık bin günlük bir aşk macerasını anlatır. Bu eserden hareketle hem şâirin edebi kişiliği hem de eserin biçim ve içerik özellikleri hakkında bilgiye ulaşmak mümkündür.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
İran, Suriye Savaşı ve Hizbullah
Küresel ve bölgesel güçlerin dahil olduğu Suriye’deki vekalet savaşında, İran, Şii milislerini Esad rejiminin yanında savaşmak üzere Suriye’deki çatışma sahasına seferber etmiştir. İran destekli Şii milisler, kuruluşlarından günümüze kadar İran’la yakın ilişkiler kurmuşlardır. Bu milislerin en önemlisi, İran’ın bölgedeki en güçlü caydırıcı gücü olan Hizbullah’tır. 2010-2015 yılları arasındaki süreci kapsayan bu çalışmada, İran-Hizbullah ilişkileri tarihsel bir bağlama yerleştirilerek, Suriye savaşında İran’ın bölgedeki en güçlü caydırıcı ve Şii milis güçlerinden biri olan Hizbullah’ın rolü, İran’ın Suriye politikası bağlamında ele alınmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
GALATA’DA SARRAF İŞLETMELERİ (1691-1733)
18. yüzyıl başlarından itibaren Osmanlı finans sektörünün merkezinde yer almaya başlayan sarraflar, birer işletme sahibi olarak belirli bir yönetim anlayışı ve müessese tavrıyla hareket etmişlerdir. Bu işletmelerin bir yönetilme mantığı, organizasyon yapısı ve hiyerarşik düzeni bulunmaktaydı. Tarihsel kökenlere dayanan bu özelliklerin Osmanlı finans ve esnaf teşkilatlanması ile doğrudan alakası yanında Osmanlı para piyasaları için bir fırsat unsuru olma niteliği de mevcuttu.
Metin Ziya Köse, sarrafların işletme yönetim zihniyetinin menşeini ve gelişim evrelerini mahkeme kayıtları eşliğinde detaylı bir şekilde incelemektedir. Osmanlı işletme tarihi alanına katkı sağlamak amacıyla hazırlanmış bu kitap, sarraf işletmelerinin zuhuru, yönetim yaklaşımları, sermaye birikimi ve idaresi ile yatırım ve servet yönelimlerinin mahiyeti hususlarında adeta bir kurumsal portre çizmektedir. Sarraf işletmelerinin 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun kaderini şekillendiren gerek siyasi ve gerekse iktisadi iç ve dış gelişmelerde başlangıç noktası itibariyle nasıl önemli hale geldiklerinin izlerini sürmektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
UNDERSTANDING MODERN MACROECONOMIC SCHOOLS: A COMPARATIVE ANALYSIS
In this book, we attempt to make a comparative evaluation of modern macroeconomic schools: Monetarism and New Classical School based on the Classical System that envisage automatic full employment or natural rate of unemployment (NRU) equilibrium (AFNE or ANRUE) vs. New Keynesian and Post-Keynesian Economics based on the Keynesian System which gives unemployment equilibrium (UNE) or non-automatic NRU equilibrium (NANRUE) due to insufficiency of aggregate demand.
In order to determine which school is relevant, first the basic assumptions of these systems are compared: i) rational vs. adjusted vs. heterogeneous expectations, ii) existence of perfect competition in all markets leading to flexibility of prices and wages vs. imperfect competition giving rise to rigidities, and iii) presence or lack of coordination between markets.
In the final phase of our evaluations the performance of the developed economies are surveyed to establish whether we meet with AFNE or ANRUE or else UNE or NANRUE; and whether policy prescriptions devised by respective schools solve or alleviate the problem at hand when implemented.
Our investigations point out that New Keynesian and Post-Keynesian schools are more relevant compared to Monetarism and New Classical School. The choice between New Keynesian and Post-Keynesian Economics, however, is more difficult to make although New Keynesian Economics seems more widespread than Post-Keynesian Economics. Objectively, Post-Keynesian assumptions seem more realistic; normatively, however, New Keynesian stands seems more fit to the present day move towards globalization.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Aragon Krallığı
Orta Çağ, krallıklar arasındaki mücadelelerin ve diplomatik stratejilerin yoğunlaştığı kritik bir dönem olarak kabul edilir. Bu önemli dönemde, İberya Yarımadası’nın ve Batı Akdeniz’in siyasi sahnesini şekillendirebilecek bir figür olarak I. Jaime, Aragon Krallığı tahtına çıktı. “Aragon Krallığı – I. Jaime Dönemi İberya ve Batı Akdeniz Politikası” isimli bu kitap, I. Jaime’nin krallığı döneminde gerçekleşen olayları ve onun politikalarını detaylı bir şekilde incelemektedir. Kitap, I. Jaime’nin tahta çıkmasının ardından Aragon Krallığı’nın sınırlarını genişletme çabalarını, çevresindeki krallıklarla olan ilişkilerini ve Batı Akdeniz’deki denizaşırı topraklarla olan bağlantılarını analiz etmektedir. Bu bağlamda, kitap Orta Çağ İspanya tarihine ilgi duyan akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler için önemli bir araştırma eseri olup, I. Jaime liderliğindeki Aragon Krallığı’nın bölgesel ve uluslararası siyasi etkilerini daha derinlemesine anlamak isteyenlere zengin bir bakış sunmaktadır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
ÇOKKÜLTÜRLÜLÜK, İNSANİ GÜVENLİK VE ÖTEKİ ALGISI
Bu çalışmanın çıkış noktası, Ötekine dair algılamaların, gerçeklikte yansımalarının olmasıdır. Tarihsel süreçler göstermiştir ki, kendi öznelliğini kurmak isteyen birey, grup, topluluk, devlet vb. mutlak olarak tanımlanmış ve nesnelleştirilmiş bir konuma indirgenen bir Ötekiye ihtiyaç duymuştur. Bu durumun modern devletin öncesindeki dönemde, modern devlet döneminde ve nihayetinde içinde bulunduğumuz ve post-modern olarak adlandırılan çağda da örnekleri bulunmaktadır.
Kitaptaki temel varsayım, çatışma ve kriz sebeplerinin bir şekilde Ötekiye dair algılarla ilişkili olduğu üzerinedir. Bu sebeple, insan için onurlu yaşamın sağlanmasını ve devam ettirilmesini merkeze alan İnsani Güvenlik ve Çokkültürlülük yaklaşımlarının normatif şekilde incelenmesi ve uygulama noktasında ortaya çıkabilecek avantaj ve dezavantajlarının ortaya konulması amaçlanmıştır.
Kitap ile ilgili çalışma yapılırken yanıt aranan temel sorular şunlar olmuştur: Öteki nasıl oldu da nesne konumunda kurulmuş ve bu kurulum gerçekliğe nasıl yansımıştır? Çokkültürlülük yaklaşımının toplumsallık kültürü sağlamadaki sorunların çözümündeki etkisi ne düzeydedir? Ayrıca İnsani Güvenlikin onurlu bir yaşam inşasında nasıl bir rolü bulunmaktadır? Bu yaklaşımların eksik kaldığı noktalar nelerdir? Uluslararası sistemin bu sorunlardaki etkisi nedir?
Kitabın ilk bölümünde Çokkültürlülük yaklaşımı üzerinde durulmuş ve bölüm sonunda ise Sürdürülebilir bir Küresel Çokkültürlülük yaklaşımının eklenmesi, Çokkültürlülük taleplerinin tek başına devlet içi mekanizmalarla çözülemeyecek kadar karmaşık bir hal almış olması sebebi ile gerekli görülmüştür.
İkinci bölümde ise, İnsani Güvenlik çalışmalarının genel olarak teorik temellerinden bahsedildikten sonra, ilk bölümle de bağlantılı olarak, İnsani Güvenlik yaklaşımına Küresel Çokkültürlülük yaklaşımının entegrasyonu ile elde edilebilecek kazanımlara, bu sentezin gerekliliğine işaret eden örneklere yer verilmiştir.
Çalışmadan genel itibari ile çıkarılabilecek sonuç; tek merkezli, sabit ve Ötekinin öznelliğini denkleme katmayan uygulamaların kriz ve çatışma sonuçlu süreçlere evrilebildiğidir. Sabit formda dondurulmuş olarak inşa edilen kimlik ve kültürlerin mümkün olamayacağı görülmüştür. Bu bağlamda da sistem düzeyinde ve devlet düzeyinde yapılması gerekenlerle ilgili ortaya farklı yaklaşımlar konulmuştur.
₺260,00