KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Filibe’de Osmanlı Mimari Eserleri
₺440,00 -

Erzurumlu Hattat Mustafa Necâtüddîn Efendi Hayatı Sanatı ve Manzum Eserleri
₺380,00 -

Eğitimde Öz
₺380,00 -

Disiplinlerarası İletişim Çalışmaları
₺325,00 -

DIFFERING PERSPECTIVES ON LITERARY TEXTS
₺315,00 -

Çevrimiçi Eğitimde Kalite ve Öğrenen Destek Hizmetleri
₺300,00 -

COĞRAFİ PERSPEKTİFLE DAĞ VE DAĞLIK ALANLAR
₺650,00 -

Bobi Frs’ye Geçiş Süreci ve Bağımsız Denetçiler Üzerine Bir Araştırma
₺315,00 -

AVRUPA BİRLİĞİ BÖLGESEL POLİTİKASI VE MACARİSTAN
₺210,00 -

Anıt Ağaçlara Coğrafi Bakış
₺650,00 -

Agenda of Translation Studies
₺405,00 -

18. Yüzyılda Osmanlı Taşra Tezgâhlarında Kalyon İnşa Organizasyonu
₺405,00 -

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Masonluk
₺325,00 -

Vahyin Elçilerinden Eğitsel Mesajlar
₺340,00 -

Çocukluk Çaği Obezitesiyle Mücadelede Yeni Bir Mali Araç: Obezite Vergileri ve Ebeveyn Tutumlari
-

Sürdürülebilirlik İletişimi: Yeşil Yıkama Riskleri ve Paradokslar
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele
İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen “Kadına Yönelik Şiddetle Topyekun Mücadele” Projesi kapsamında hazırlanan “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele”, toplumsal bir yara olan şiddeti akademik bir titizlikle ve disiplinler arası bir bakış açısıyla ele alıyor.
Editörlüğünü Engin ÇAĞLAK ve Nilay KÖLEOĞLU’nun üstlendiği bu kitap; ekonomik şiddetten dijital şiddete, medya temsilinden uluslararası hukuk mekanizmalarına kadar geniş bir yelpazede güncel analizler sunmaktadır. Kitap, sadece şiddetin nedenlerini değil; çözüm yollarını, sosyal hizmet müdahalelerini ve toplumsal dönüşüm stratejilerini de bilimsel veriler ışığında tartışmaktadır. Akademisyenler, politika yapıcılar ve sahada çalışan profesyoneller için rehber niteliğinde olan bu çalışma, şiddetsiz bir toplumun inşasına bilgi temelli güçlü bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Orta Doğu’ya Dönüşü Ve Mîsâk-I Millî
Millî Mücadele’nin kazanılmasından sonra kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politikadaki en önemli hedefi Mîsâk-ı Millî sınırları içerisinde kalan ancak kurtarılamayan toprakların geri alınması olmuştur. Bu hedef çerçevesinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çabaları sonucu Hatay anavatana katılsa da Orta Doğu’da bulunan, Mîsâk-ı Millî sınırları içerisinde kalan Musul, Kerkük ve Halep geri alınamamıştır.
Türkiye 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Orta Doğu’ya dönerken, ilan edilen Orta Doğu Komutanlığı, Kuzey Kuşağı Tasarısı ve Bağdat Paktı çerçevesinde Türkiye-Irak ilişkileri müttefik olma seviyesine çıkmıştır. Ancak İki ülkenin tarihsel devamlılıklarından kaynaklanan Musul Sorunu, Mîsâk-ı Millî ve Hatay’ın Türkiye’ye katılımı konularındaki görüş ayrılıkları devam etmekteydi. Ayrıca Suriye’de izlenecek politika konusunda da fikir ayrılıkları bulunmaktaydı. Bu problemlere İngiltere’nin Süveyş Krizi sürecindeki davranışları ve ABD’nin Bağdat Paktı’na gerekli desteği vermeyerek tarafsız kalma isteği eklenince ilişkiler daha da karmaşıklaşmıştır. Bu eser yeni belgeler ışığında tüm bu sorunları inceleyerek, Demokrat Parti Dönemi’nde Türkiye-Irak ilişkileri, Türkiye’nin Orta Doğu politikası ve Mîsâk-ı Millî’yi gerçekleştirme düşüncesine ABD etkisini irdelemektedir.
KİTAP TANITIMI
Erzurumlu Emîn Fehîm Paşa ve Divanı
Muhammed Emîn Fehîm Paşa, aslen Karabağlı olup Rafizî zulmünden kaçarak Erzurum’a yerleşen, “Feyzullah Efendi-zadeler” diye de bilinen, geniş ve nüfuzlu bir aileye mensuptur. Şeyhülislamlar, nakibü’l-eşraflar, âlimler, valiler, müftüler yetiştiren aile adını iki defa şeyhülislamlık yapan ve II. Mustafa’nın tahttan indirilmesiyle sonuçlanan Edirne Vak’ası’nda katledilen Feyzullah Efendi’den almıştır. Feyzullah Efendi, Emîn Fehîm Paşa’nın büyük dedesinin anne ayrı kardeşidir. Paşa’nın babası ise henüz yirmi bir yaşında atandığı Erzurum müftülüğünü yirmi sene sürdürdükten sonra şehre vali tayin edilen, bu yüzden “Abdurrahman Müftü Paşa” sanıyla anılan âlim bir zattır.
18. yüzyılın sonlarında yahut 19. yüzyılın başlarında Erzurum’da doğduğu tahmin edilen Fehîm Paşa; Muş, Çıldır ve Bayezid’de kaymakamlık yapmış, daha sonra Kars kaymakamlığına getirilmiş, Kars’ın mutasarrıflığa tahviliyle birlikte mutasarrıflığa terfi etmiştir. Bu görevini sekiz sene boyunca yürütmüş, 1871’de Erzurum Vilayeti Merkez Mutasarrıflığına atanmıştır. Dokuz ay boyunca bu görevde kalan Paşa daha sonra Kayseri, buradan da Kozan Mutasarrıflığına getirilmiş, bu görevdeyken 1875’te orada vefat etmiştir.
Mevlevi tarikatına mensup olan Emîn Fehîm Paşa, arşiv belgelerinden anlaşıldığı kadarıyla dirayetli, adaletli, liyakatli, idaresi altında bulunanlar tarafından sayılan ve sevilen bir yöneticidir.
Azîziyye ismiyle de bilinen Kudûrî Tercümesi ile Fevâ’idü’l-Efkâr fî Ta’rîfi’l-Ef’âl unvanlı eserleri bulunan Fehîm Paşa’nın, varlığı ilk kez bu çalışmayla duyurulan bir de Divan’ı mevcuttur.
Bu çalışmada bilhassa arşiv kaynakları kullanılmak suretiyle Fehîm Paşa’nın hayatı hakkında bilgiler aktarılmış, eserleri tanıtılmış ve Divan’ının iki nüshadan hareketle hazırlanan karşılaştırmalı metni verilmiştir.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Her Yönüyle Akademik Başarı
Bu kitap eğitim kurumlarının başlıca hedeflerinden biri olan akademik başarıyla ilişkili olan beslenme, çevre, motivasyon, sosyoekonomik durum, tutum ve uyum gibi 15 değişkenin tanıtılması ve aralarındaki ilişkilerin uygulamalı bilimsel çalışmalardan yararlanarak ortaya konulmasını amaçlamaktadır. Değişkenlerin her biri ilgili alan yazın dikkate alınarak farklı boyutlarıyla tanıtılmış ve devamında yurt içi ve yurt dışında yapılan ve saygın dergilerde yayınlanan uygulamalı çalışmaların bulguları esas alınarak akademik başarı ile ilişkilerinin ayrıntıları ortaya konulmuştur. Bu kitabı okuyanların akademik başarının doğası ve kapsamı ile birlikte ilişkili olduğu değişkenler hakkında da bilgi edinmek suretiyle kendilerini, öğrencilerini ve çocuklarını akademik başarıya götürecek olan bir yol çizmeleri beklenmektedir. Okuyucuyu sıkmamak ve detaylarda boğmamak amacıyla her bir faktör birkaç sayfada tanıtılmış ve devamında bu faktörün akademik başarıyla ilişkisi yapılan bilimsel çalışmaların bulguları verilerek sistematik bir şekilde irdelenmiştir. Kitabın başta öğretmen, akademisyen, eğitim yöneticisi, öğrenciler ve veliler olmak üzere akademik başarıya ilgi duyan bütün okuyuculara katkı sunması ve vizyon kazandırması umulmaktadır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Sağlık Sisteminde Reformlar ve Politika Transferi
Bu kitap Türkiye sağlık sisteminin yeni modelini detaylı olarak incelerken hayata geçirilen politika transferinin nedenlerini araştırmaktadır. Politika transferi literatüründeki farklı modelleri inceleyen ve Türkiye’nin sağlık politikasının transferinin hibrit ve gönüllü bir transfer olduğunu ortaya koyan çalışma, ders çıkarma modeli ile köklü reformların sebebini açıklamaktadır. Çalışma teorik olarak bir gönüllü transfer mekanizması olan ders çıkarma modelinin öngörmediği iki etkenin – siyasi mutabakat ve kararlılık – transferdeki önemli rolünü ve ampirik olarak Türkiye sağlık reformlarının bir politika transferi olduğunu detaylı bir analizle ortaya koymuştur. Ayrıca Türkiye’de gerçekleştirilen reformları incelerken literatüre hakim olan Avrupalılaşma çalışmalarına eleştirel bir bakışla yaklaşan proje AB’nin dönüştürücü etkisine tabii olan aday ülkelerde Avrupalılaşmanın dışında farklı süreçlerin paralel olarak yürüyebileceğine örnek bir çalışma ortaya koyan proje bu kadar kapsamlı ve köklü reformların gönüllü olarak yapılabileceğine de bir örnek olmuştur.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Yükseköğretim Kurumlarında Bilişim Teknolojileri Kullanımının Örgüt Performansına Etkileri
Örgütlerde bilişim teknolojisinin stratejik önemi ve değeri sürekli artmaktadır. Çoğu işletmede bilişim teknolojisi, örgütlerde destek işlevi olmaktan çıkarak stratejik ve yapısal bir role sahip hale gelmiştir. Örgütlerdeki bilişim teknolojileri kullanımına yönelik bu gelişme, yönetime, üretim faktörlerine ve performansa katkılar sağlamış ve örgütlerde verimliliği artırmada kaçınılmaz bir unsur olarak görülmüştür. Bilişim teknolojisi, artık bir örgütsel genel gider olarak görülmek yerine, rekabeti ve sektör yapısını değiştiren stratejik bir kaynak olarak görülmektedir. Bu çalışma, yaşamın her alanında artarak ve yoğun olarak kullanılmakta olan bilişim teknolojilerinin yükseköğretim kurumlarında örgüt performansına ne şekilde etki ettiğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma konusu incelenirken öncelikle bilişim teknolojileri ortaya konulmuş, ardından bilişim teknolojilerinin örgütsel etkileri ve örgütsel performans irdelenmiştir. Araştırmada bilişim teknolojileri ile örgütsel performans arasındaki ilişki araştırılmış, bu ilişkinin nasıl ve hangi yönde yükseköğretim kurumlarını etkilediği belirlenmeye çalışılmıştır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
GELENEK VE KİMLİK İLİŞKİSİ
İnsanoğlunun XVIII. asrı idrak etmesi ile birlikte, geleneğin dünyasından ve onun yönlendirici otoritesinden kopartılarak veya kurtarılarak özgür bir dünyaya çekildiğinden bahsedilir ki bu dünyanın adı günümüzde “modern dünya” olarak nitelenmektedir. Bu manada modern dönemin başlaması ile geleneksel dönem sona erdirilmiş; son üç asır da gelenek ve modern dünyaların çekişmesine ve mücadelesine terk edilmiştir. Kabul ettiğimiz bir gerçektir ki, son üç asır bütün dünyada büyük değişimlerin yaşandığı asırlar olmuştur. Tarım toplumundan sanayi toplumuna, köyden şehir hayatına, imparatorluktan ulus-devlet sistemine, halktan millete, ülkeden vatan anlayışına, kuldan vatandaşa, emperyalizmden kapitalizme, oligarşiden cumhuriyete ve daha niceleri bu son üç asırlık süreçte cereyen etmişlerdir. Ancak şu da unutulmamalıdır ki gelenek sınırlandırılamaz. En modern dönem bile insanın üretme geleneğinin ürünüdür.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Üsküpün Âkifi
Balkan bölgesinin en velud şairlerinden olsa da şiirlerini kitaplaştırma imkânı bulamayan şairlerden birisi de Üsküplü Abdulfettah Rauftur. Şair, yüzlerce yıldır Türk-İslam kültürüyle yoğrulmuş, kadim bir şehir olan Üsküpte 20.yüzyılın ilk çeyreğinde dünyaya gelmiştir. Balkan bölgesindeki medreselerin son örneklerinden birisi olan Meddah Medresesinde eğitim görmüştür. Sosyalist Yugoslavya döneminde yedi yıl ağır hapis cezası almış bir yıl da taş kırmaya gönderilmiştir. Yaşadığı birçok badirenin ve ürettiği birçok şiirin ardından 1963 yılında vefat etmiştir. Şiirleri henüz kitaplaşmamıştır.
Üslup olarak çok benzemesinden dolayı Balkanların (Üsküpün) Âkifi diye de anılan Abdulfettah Raufun sanatı üzerine değerlendirmelerden oluşan çalışmamız; şairin ulaşabildiğimiz şiirlerinden hareketle kaleme aldığımız ve daha önce makale ve kitap bölümü olarak farklı kaynaklarda yer almış olan makalelerin toplu olarak bir kitapta yer almasından ibarettir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Gençlik ve Din
Gençliğin dine bakışı, dine karşı tutumları, dinle ilişkisi, dine hayatlarında yer verme biçimi ve nihayetinde hayatı anlamlandırma serüvenlerinde dine atfettikleri değer, özelde ülkemizin genelde ise dünyanın gündemini meşgul eden problem alanlarından biridir. Bilhassa ekonomi ve teknolojide meydana gelen değişimlere binaen bilgi anlayışında ve buna bağlı olarak değerler sisteminde meydana gelen değişimlerin, tüm dünyada gençlerin dinle ilişkisini etkilediği düşünüldüğünde, söz konusu etki ve değişimi anlamak, gençlik ve din ilişkisini çok farklı açılardan ele almayı ve incelemeyi gerekli kılmaktadır. Elinizdeki çalışma, bu gerekliliğin yerine getirilmesine katkıda bulunmak amacıyla hazırlanmıştır.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
Sultan (V) Murad’ın Ölümü
Sultan Murad, Batı kültürünü incelikli üslupla özümseyen bir hükümdar olmanın ötesinde, duygularında trajedi ile estetik hazzı iç içe yaşayan karakteri temsil eder. Saray erkânı Sultan Murad’a bağlılığını bildirse de, Osmanlı padişahlarında geleneksel olarak uygulanan kılıç kuşanma töreni kendisine düzenlenmemiştir. Bu durum, Sultan’ın meşru anlamda tahta çıktığına dair şüphe uyandıran olgudur. Osmanlı modernleşmesinin sancılı bir evresini anlamak, Tanzimat sonrasında şekillenen yeni düzen arayışı ile Batıya yönelişin yarattığı güvensizlik ve yabancılaşma duygusunu dikkate almayı gerektirir. Bu bağlamda Sultan Murad’ın şahsiyeti, duygusal ve siyasal çalkantıların somutlaştığı zeminde okunabilir. Amcası Abdülaziz’in hal ’edilmesi ve sonrasında yaşanan şüpheli ölümü, Murad üzerinde derin bir korku iklimi yaratmıştır. Bu çalışmada, Sultan Murad’ın diğer hanedan üyelerinden farklı olarak uzun süre göz hapsinde tutulması ve bestekârlık yönü ele alınmaktadır. Çalışmanın odak noktası, Çırağan Sarayı’nda geçen göz hapsi ile onun müzik tutkusu arasındaki ilişkidir. Böylece, tarih yazımında bazen ihmal edilen ya da görmezden gelinen sanatçı kişiliği üzerinden Sultan’ın portresi sunulmaktadır. Bu portrede acı ile haz aynı aynaya bakar; ölümün aynasına.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Marginal Women in Theatre
The purpose of this book is to present representations of marginal women in contemporary theatre to scholars, researchers, critics, students, and anyone who is interested in womens studies in the fields of contemporary British and American theatre. This book displays marginalized voices of women in the light of feminist criticism in British and American Theatre. The chapters of this book vary from the analysis of how marginal women are represented, womens issues regarding their images, status, or suppression of women to marginal lives of women creating alternative lifestyles in contrast to patriarchal dominant order through a feminist lens. This book also depicts how historic/mythic characters subvert traditional gender roles to set a feminine identity that does not accord with the patriarchal order. The scholars in each part give voice(s) to marginalized feminine identities by discussing how images and experiences of women, and their voices have been effective in the chosen contemporary British and American plays.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Kültürel Miras ve Sinema
Biriktirdiğimiz binlerce yılımız var, yerküre üzerinde paylaştığımız sayısız anılar çoktan toplumsal belleğe kazındı bile… Bazen şiir oldu bazen bir masal, bezen taşa kazındı bazen de hikâyesi yazıldı, bazen devasa bir anıt oldu bazen de küçük bir heykel, bazen biz hiç dokunmasak da doğa bize kendi mucizelerini sundu, bazen süsleme sanatı oldu bazen bir festival, bazen mezar taşları bazen de hamam… Bizi biz yapan tüm unsurlar, üretim biçimleri “kültürel mirasın” çıktısı oldu.
Kültürel mirasın bilinirliği, sürdürülebilirliği ve toplumsal hafıza boyutunda korunabilmesi için sinema güçlü bir görsel araçtır. Sinemanın evrensel dili defalarca kültürel mirası konu edinmiş, uluslararası bilinirliği arttırmış ve tanıtıma katkı sağlamıştır. Disiplinlerarası yaklaşımla “kültürel miras ve sinema” ilişkisi ele alınarak alanda öncü çalışmalardan biri ortaya konmaya çalışılmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Bilimler Perspektifinden Salgın Hastalıklar ve Toplumsal Dönüşüm
Beşerî ve sosyal bilimler pandemi süresince ve sonrasında yaşam biçimimizi yeniden tasarlamamızda ve düzenlememizde kritik öneme sahiptir. Sosyal Bilimler Perspektifinden Salgın Hastalıklar ve Toplumsal Dönüşüm başlıklı kitabımızda gelecek yıllarda beşeri ve sosyal bilimlerde eğitim ve araştırmalara yön verecek, farklı yönleriyle arkeoloji, tarih, edebiyat, felsefe, sosyoloji, psikoloji ve sanat alanlarında öncü ve disiplinlerarası araştırmalara yer verilmiştir.
Humanities and social sciences have vital importance in redesigning our life styles both during and after the pandemy. Our book entitled, Pandemic Diseases and Social Transformation from the Perspective of Social Sciences, features chapters in the disciplines of archeology, history, literature, philosophy, sociology, psychology and arts which will shape the research in social sciences education.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Altay Tiyatrosunda Levirat
Sibirya’da… Türklerin ata yurdu Altay’da… Çarlık Rusya’nın hâkim olduğu, Ekim Devrimi’nin henüz gerçekleşmediği bir dönem…
“Gelin”… Piyes boyunca adı verilmeyen herhangi bir Altaylı kadın… Kocası öldükten sonra bir başkasını sevse de onunla bir gelecek kurmasının önünde büyük bir engel vardır: “Levirat”.
Altaylı yazar M.V. Mundus-Edokov’un 1927 yılında kaleme aldığı “Ceñe” (Yenge) adlı piyes, tarihin en eski dönemlerinden beri pek çok uygarlıkta görülen “levirat” usulü evlilik biçimiyle kayınbiraderi ile evlenmek zorunda bırakılan bir kadının bu evlilikten kurtulma mücadelesini anlatır.
Sovyetler Birliği’nin edebî politikaları doğrultusunda piyesi kaleme alan yazar, eserinde “levirat” geleneği üzerinden kadın sorununu irdeler ve Çarlık Rusyası’nda yaşanan aksaklıkları gözler önüne serer.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Girişimcilik ve Bilişim Sektörü Destekleri
Günümüzde teknoloji insanların ve işletmelerin temel taşlarından birini oluşturmaktadır. Üretimden, sanayiye, endüstriden, hizmet sektörüne kadar dijitalleşme olmazsa olmaz bir unsur olarak karşımıza çıkar. İşletmeler son zamanlarda kendi yazılım birilerini kurmakta ya da dışarıdan hizmet alım yoluna gitmektedir. Endüstri 5.0’lara varan gelişmeler ve bunları kendi işletmelerine adapte edebilen işletmeler pazarda rekabet edebilmede bir adım öne çıkmadırlar. Ülkemiz gibi ekonomisi ve sanayisi hızla gelişen ülkelerde dijitalleşme döngüsünü işletmelerin tamamlayabilmeleri devlet bir takım bilişim sektörleri desteği vermektedirler. Bu kitabın amacı, Türkiye’de firmaların bilişim sektörü desteklerinden nasıl faydalanacakları konusunda yol göstermektir.
KİTAP TANITIMI
FİNANSAL TEKNOLOJİLERİN VE DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN İŞ İLANLARI ÜZERİNE ETKİSİ
Finansal teknolojilerdeki gelişmelerin ve dijital dönüşümün, yapay zekâ ve robot teknolojilerinin çalışma yaşamına etkileri kaçınılmazdır. Teknolojik gelişmelerin mevcut durumu ve finansal sektöre etkileri çok yönlü olarak ele alınması gereken bir konudur. Bankacılık sektörü ve diğer mali kuruluşların bu teknolojileri yakından takip ettiği birçok teknolojik gelişmeye de öncülük ettiği görülmektedir. Bu gelişmeler mesleki yaşamı da önemli ölçüde etkilemektedir ayrıca profesyonellerin kariyer yolculuğuna da yön vermektedir. Uluslararası iş ilanı web sitesi olan LinkedIn sitesinin kamuya açık verilerinden yararlanılarak, G7 (ABD, Almanya, Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Kanada ve Japonya) ülkelerinin finans, yazılım ve bilgi teknolojileri alanlarında Aralık 2019 ve Aralık 2020 dönemleri arasında en çok ilan veren kurumlar, işler ve ilanlarda en çok yer alan beceriler karşılaştırılıp analiz edildiği bu çalışmada Türkiye ve dünya genelinde bankacılık, finans, muhasebe, denetim ve sigortacılık alanlarındaki iş ilanlarının deneyim düzeyi, şirket, iş türü, konum, sektör ve iş ilanı şeklindeki verileri sınıflandırılarak analiz edilmiştir. İş ilanlarının detayları üzerinden adayların yazılım ve bilgi teknolojileri alanlarında becerilere sahip olması gerekliliği dikkate değer bir sonuçtur. Sektörün bu alanlara yönelmesi ile beraber çalışma yaşamında yeni meslek dalları ve yeni pozisyonların ortaya çıkması muhtemeldir. Yazılım ve bilgi teknoloji hizmetleri alanına yönelmesinde dünyada yaşanan pandeminin de etkisi olduğu düşünülmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
LECTURES ON RUSSIAN LITERATURE: PUSHKIN, GOGOL, TURGENEF, TOLSTOY
THE translations given in this volume, with the exception of the stormscene from Tolstoy in the First Lecture, are my own. The reader will please bear in mind that these Lectures, printed here exactly as delivered, were written with a view to addressing the ear as well as the eye, otherwise the book would have been entirely different from what it now is. When delivering the Sixth Lecture, I read extracts from Tolstoy’s “My Religion” and “What to Do,” illustrating every position of his I there commend; but for reasons it is needless to state, I omit them in the book. I can only hope that the reader will all the more readily go to the books themselves.
- P. GRAFTON, MASS., 1 July, 1889.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Menâkıbnâme-i Mustafâ Safî-i Âmedî
Boluda Halvetîlik denildiği zamân ilk akla gelen meşhûr mutasavvıflar Mudurnulu Dâvûd El-Halvetî, Kemâl Ümmî, Mustafâ Konrapavî, Göynüklü Akşemseddîn ve Ömer Sikkîn Dede gibi bazı âbide şahsiyetlerdir. Bolu merkezden Mustafâ Safî Efendi, Nasrullâh Sırrı Efendi, Muhammed Reşid Efendi, Gerededen Aziz Halîl Efendi, Geredeli Abdullâh Efendi ve Mudurnudan Halîl Rahmi Efendi ise yine son dönemin önemli Halvetî şeyhleridirler. Mustafâ Safî-i Âmedî Efendi, tarîkat-i Halvetiyyenin dört ana kolundan Cemâliyye koluna bağlıdır. Bu kolun aşağıya doğru şubelenişine bakılacak olursa Halvetiyye-i Şabâniyyenin Nasûhiyye şubesinden ayrılan Çerkeşiyye şubesi Mustafa Safî Efendinin de yetiştiği şubedir ancak halîfeliğini aldığı şube ise Halîliyye şubesi olmuştur. Boluya Çerkeşîlik, Şeyh Mustafâ Safî Efendi tarafından Aktaş Dergâhı vâsıtasıyla getirilmiş ve 1813-1846 yılları arası 33 sene boyunca şehir hayatına hâkim kılınmıştır. Safî Efendi, Halvetiyye içerisinde ayrı bir kol kurmamıştır. Tarîkat adabında her dâim Çerkeşî usûlü ile Şeyh Şabân-ı Velîye bağlı kalınmıştır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Tur Kayağı Yapan Doğa Sporcularının Seyahat Motivasyonları ve Memnuniyet Düzeylerinin Belirlenmesi
Bu kitap, tur kayağı yapan doğa sporcularının seyahat motivasyonları ve memnuniyet düzeylerini inceleyerek tur kayağı, kış turizmi ve doğa sporları alanında önemli katkılar sunmaktadır. Çalışmada, sporcuların tur kayağına yönelmesinde etkili olan bireysel, sosyal ve çevresel faktörler ile tercih ettikleri alanların belirleyici rolü ele alınmış; katılımcıların seyahat sürecinde deneyimledikleri kaygılar ve etkinlik sonrası ulaştıkları doyum düzeyleri kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiştir. Araştırma, yalnızca ulusal değil uluslararası boyutta da tur kayağı turizminin dinamiklerini ortaya koyarak sürdürülebilir turizmin sağlanabilmesi açısından hem akademik alana hem de sektör paydaşlarına yol gösterici nitelik taşımaktadır. Bu yönüyle eser, turizm araştırmacıları, doğa sporlarıyla ilgilenen akademisyenler, öğrenciler ve uygulayıcılar için değerli bir kaynak olmasının yanı sıra, tur kayağının bireysel ve toplumsal açıdan farklı boyutlarını ortaya koyan özgün bir çalışmadır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Çağda Marka Sadakati
Postmodern dönemin yaratmış olduğu tüketim kültürünün vazgeçilmez bir parçası olan markalar, tüketicileriyle uzun ömürlü, sağlıklı ve güçlü bir iletişim kurabilmek amacıyla çağımızın en etkin iletişim aracı olarak kabul edilen interneti kullanmaktadır. Markaların pazarlama faaliyetleri açısından birçok amaca hizmet eden internet, marka imajını güçlendirmek ve marka sadakati yaratmak adına çok önemli bir araç olma niteliği taşımaktadır. Bu bağlamda, sanal marka toplulukları; aidiyet bilincine sahip, ortak değerler ve ritüeller etrafında toplanan ve aynı markayı destekleyen bireylerin aralarında bilgi alışverişi yapabildikleri, düşüncelerini paylaşabildikleri, çeşitli tüketim faaliyetlerini gerçekleştirebildikleri, sosyal ilişkiler temeline dayalı topluluklar olarak ön plana çıkmaktadır. Sanal marka topluluklarının marka sadakati üzerindeki rolünün incelendiği bu kitap, akademik literatüre katkısının yanı sıra marka ve pazarlama profesyonelleri ile alana ilgi duyan okurlara bir kaynak olarak sunulmaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Eğitim 4.0 Ekseninde Türkiye’de İşletme Eğitiminin Dünü, Bugünü ve Yarını
Tarihsel süreç kapsamında incelendiğinde medreseler ve mektepler, Osmanlı Devletinde kurulmuş ilk yükseköğretim kurumları olarak açıklanmaktadır. Bu kapsamda özellikle medrese eğitimi almış kişiler tarafından yazılan eserlerde işletme, iktisat ve davranış bilimlerine yönelik yoruma dayalı konulara yer verilmesi, işletme ile ilgili ilk kavramların eğitim süreçlerinde vurgulandığına dikkat çekmektedir. Buna ilaveten tarihsel süreç kapsamında İşletme İktisadı Enstitüsü ile İktisadi ve Ticari İlimler Akademileri Türkiye’deki işletme eğitiminin gelişmesinde etkin rol üstlenmişlerdir. Yükseköğretimde YÖK dönemi ile birlikte kurulan üniversitelerde özellikle 2006 yılına kadar yüzdelik dilimleri azalan yani puanları yükselen işletme bölümlerinin yıllar bazındaki başarı sıraları sıklıkla artmış ve özellikle 2016 yılından sonra kontenjan azaltımı veya ilgili bölümü kapatma riskiyle karşı karşıya kalmışlardır. Bu durum Türkiye’de işletme eğitiminin plansız olarak büyüdüğünü göstermektedir.
Günümüzde üniversitelerin çeşitli bölümlerinde olduğu gibi, işletme bölümlerinden de mezun olan pek çok öğrencinin beklentilerine uygun alanlarda istihdam edilememeleri, üniversitelerden mezun olan pek çok öğrencinin birden fazla diploması olmasına rağmen iş bulamama sorunları, üniversiteler ile iş dünyasının beklentileri arasında farklılıklar olduğunu göstermektedir. Ülkemizin nitelikli insan kaynakları ihtiyacının daha etkin karşılanabilmesi için, eğitim programlarının sektörlerle beraber ve sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yapılandırılması önem taşımaktadır. İşletme eğitimi ile bireylere toplumsal yaşamda ve özellikle çalışma hayatında ihtiyaç duyulan bilgi ve becerileri kazandırarak, nitelikli insan kaynaklarının yetiştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu bağlamda üniversitelerin işletme eğitimi veren bölümlerinin endüstri 4.0 süreçleri ekseninde eğitim öğretim planlarını uyumlaştırmaları, buna ilaveten söz konusu derslerin sadece teorik olarak işlenmesi yerine deneyim temelli öğretilmesi, nitelikli öğrenme süreçlerine zemin hazırlamaktadır. Bu bağlamda ders planlarında eğitim 4.0 içerikli derslerin uygulama süreçleri ile desteklenmesi önem teşkil etmektedir. Böylece işletme eğitimi süreçlerinin teknoloji ve uygulama süreçleri ile iç içe olması nitelik değeri yüksek insan kaynaklarının örgütsel süreçlerde tercih edilmelerini beraberinde getirebilecektir.
İşletme eğitiminin geçmişten günümüze incelendiği bu kitapta, Türkiye’deki işletme eğitiminin geçmişten günümüze ve gelecekteki durumuna ilişkin durum değerlendirilmesi yapılmış, işletme eğitimlerindeki değişim ve dönüşümler belirlenmiş, geleceğe yönelik işletme eğitiminin niteliksel değerinin artırılabilmesi için öneriler sunulmuştur.
Bu kapsamda çalışmanın ilk bölümünde tarihsel süreç kapsamında işletme eğitiminin analizi yapılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde 2000’li yıllardan günümüze Türkiye’de lisans düzeyindeki işletme eğitiminin analizi yapılmıştır. Buna ilaveten araştırmada işletme eğitimi veren önlisans programlarının sayısı belirlenerek, devlet ve vakıf üniversitelerinde önlisans eğitimi veren işletme bölümlerinin dağılımı karşılaştırılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise işletme eğitiminin gelecek görüntüsü betimlenmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda eğitim 4.0 içerikli dersler devlet ve vakıf üniversitelerinde ayrı ayrı incelenerek belirlenmiş, işletme eğitimindeki değişim ve dönüşümler için öneriler sunulmuştur.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
DEVRİM VE DİRENÇ
İspanya’da XIX. yüzyıl boyunca sürekli değişen siyasi ve sosyal dengeler, XX. yüzyıla çok büyük sorunları miras bırakır. Bir türlü yatışmayan sosyal tansiyon ülkeyi korkunç bir iç savaşın eşiğine getirir. Bir halkı bu kadar korkunç bir iç savaşın tarafları konumuna iten motivasyonu anlama çabası bizi bu detaylı çalışmayı hazırlamaya itmiştir. “Bir toplum içinde bu derin karşıtlığı yaratan etmenler nelerdir?”, “Yıllar içinde bu karşıtlığın muhafazakâr milliyetçilik üzerinden inşaası nasıl gerçekleşmişir?”, “Tüm bu süreçlerin sonunda bir kırılma noktası olan İç Savaşı başlatan çatlaklar nasıl oluşmuştur?”, “1939 – 1975 yılları arasında Franco, büyük bir muhalefetle karşılaşmadan İspanya’yı nasıl yönetebilmiştir?” gibi sorular, bu çalışmaya başlarken cevabını aradığımız temel sorulardır. Çalışmamızın 1808-1959 yılları arasını kapsamasının en büyük nedeni ise; Bağımsızlık Savaşı ile başlayan İspanyol milliyetçiliğinin muhafazakâr kanadının gelişim süreci anlaşılmadan, frankist propagandanın dayanakları ve Franco’nun 36 yıl İspanya’yı nasıl yönettiğinin anlaşılamayacağı düşüncesidir.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİK EKOSİSTEMİNİN TEORİK TEMELLERİ
Girişimcilik ekosistemleri, girişimcilik faaliyetini yaratan ve besleyen bölgesel sistemlerdir. Kavramının metaforik kullanımının araştırmacılarda ilgi yarattığı görülmektedir. Ancak girişimcilik ekosisteminin teorik düzeyde kendini ispatladığını söylemek pek mümkün değildir. Bu araştırmanın amacı, girişimcilik ekosisteminin teorik temellerini eleştirel bir yaklaşımla irdelemektir. Araştırmada özellikle teorik düzeyde konunun gelişimine katkı sağlayacak sorular önerilmeye çalışılmıştır. Bu sebeple araştırma, birden çok teorik çerçeve açısından girişimcilik ekosistemi konusunda değerlendirmeler, karşılaştırmalar ve tartışmalar içermektedir. Araştırmada ayrıca girişimcilik ekosisteminin bileşenleri ve işleyişi anlatılmıştır. Araştırmanın girişimcilik ekosistemi konusunda teorik düzeyde katkıda bulunması, yeni tartışma sorularının araştırılmasına öncülük etmesi beklenmektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Beşir Fuad’ın Güneş Mecmuası
Osmanlı Devleti’nde 1839’da Tanzimat Fermanı’nın ilanıyla birlikte başlayan siyasi ve sosyal dönüşüm, edebiyat alanında da etkilerini gösteriyordu. Türk edebiyatında Batıya açılma olgusu, basın ve yayın dünyasında yeni anlayışların ve buna bağlı olarak yeni eserlerin ortaya çıkmasına yol açıyordu. Osmanlı aydınları, Batı edebiyatından roman, tiyatro ve şiir gibi türlerde yaptıkları tercümeleri, çıkardıkları gazete ve dergiler vasıtasıyla topluma aktarıyorlardı. Bu süreçte Türk edebiyatında pozitivizmin önemli temsilcilerinden biri olan Beşir Fuad’ın öncülüğünde 1884 yılında Güneş mecmuası basıldı. Zengin bir içeriğe sahip olan mecmua, pek çok alanda yazılar yayımlıyordu. Bu yönüyle edebiyat, tarih, fen, coğrafya, astronomi, fizik, kimya, pedagoji, fizyoloji, dil, tıp vs. alanlarda konular ele alan ansiklopedik bir eser olma niteliği taşıyordu. Ne var ki yayım hayatı uzun sürmeyen bu mecmua, on beş günlük olarak sadece on iki sayı çıkarılabildi. Bir dönemin edebiyat ve fen alanlarındaki bilgi ve birikimlerini, yaklaşımlarını ortaya koyan mecmua, günümüz insanının hizmetine sunulmayı bekleyen önemli bir birikimi temsil etmekteydi. Bu nedenle bu kitabın hazırlanması elzemdi.
Bu kitapta, bir dönemin dikkate şayan Pozitivist yazarı Beşir Fuad’ın öncülüğünde yayımlanan, on iki sayıdan, Edebiyat ve Fünûn olmak üzere ikişer alt başlıktan oluşan Güneş mecmuası, metnin orijinaline sadık kalınarak Osmanlı Türkçesinden Latin alfabesine çevrilmek suretiyle yayıma hazırlanmıştır. Önemli bir kaynak olan bu mecmua, dönemin bilimsel bilgisini ve edebi birikimini gün yüzüne çıkarmak üzere insanlığın istifadesine sunulmaktadır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Okul Müdürleri İçin Ders Denetimi Rehberi
Denetim örgütsel işleyişin en önemli bileşenlerinden biridir. Özellikle gelişime dönük denetim ve değerlendirmeler örgütler için bir genel sağlık kontrolü işlevi görür. Eğitim örgütleri de bu durumun istisnası değildir. Eğitim örgütlerinin en temel görevlerinden biri öğretimsel süreçlerin kalitesinin arttırılmasıdır. Bu noktada ders denetimleri gelişime dönük alanların tespiti, önleyici ve düzenleyici tedbirlerin alınması gibi hususlarda işlevsel bir araç niteliği taşır. Türkiyede ders denetimleri okul müdürleri eliyle gerçekleştirilmektedir. Ders denetimi süreçlerinde çok farklı araçlardan yararlanılabilmesine karşın gözlem en temel hatta tek denetim aracı işlevi görmektedir. Gözlem ise oldukça sistematik ve bilimsel bir süreci ifade etmektedir. Okul müdürlerinin genelinde gözlem özelinde ise ders gözlemlerine ilişkin yeterlilikleri ve becerileri ise tartışmaya açıktır. Bu çalışmanın amacı ders denetimlerinde gözlem sürecine dönük okul müdürlerine rehberlik etmektir. Çalışma ders denetimlerine dönük kuram ve uygulama dengesini gözeterek hazırlanmıştır.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
ORGANİZASYONLARDA İNSAN KAYNAKLARI PROBLEMLERİNİN ÇÖZÜMÜ
Organizasyonlarda insan ilişkilerinin yönetimi, insanlar arasındaki farklılıklar ve ayrımlardan dolayı bir sanat halini almıştır. Bu sanattaki yetkinlik ölçüsünde, çalışma hayatının kalitesi ortaya çıkmaktadır. İşverenler her ne kadar bireyin fiziksel ya da zihinsel niteliklerini işe alsa da “tatlı ile birlikte acıyı da almalı” ve bireyi bir bütün olarak istihdam etmelidir. Şirket Umutun kaslarını ya da Başakın beynini işe almaya ne kadar çalışsa da her ikisinin hem beynini ve hem de kasını işe almakta ve bunlarla ilintili tüm aksaklıkları da birlikte istihdam etmektedir. Bu gerçeğin kabul edilmemesi, olası problemleri de yadsıma anlamına gelmektedir. Yadsıma mikro düzeyde, çalışanların firmalarıyla ilişkilerini birimselleştirir. Bu gelişmenin sonucunda, çalışanlar tüm zamanlarını işe verirler ama tüm güçleriyle yardım etmezler. Temel yeteneklerini geliştirmeyi ve şirket eylemlerine kendilerini adamayı denemezler. Bu etki her seviyede çalışanda görülmektedir. Organizasyonlarda çalışan sesinin kısılması ya da bu sesin cevap bulacağı bir adres bulunmaması da insan kaynakları problemlerinin ilgisizlik ve tepkisizlikle beslenen sinsi bir problem olarak karşımıza çıkmasına neden olmaktadır. İnsan kaynakları problemlerinin bir başka yönü de, modern zamanlarda çalışanların fiziksel ve duygusal açıdan işyeri ile ev arasında parçalanmasından kaynaklanmaktadır. Bu çelişki aynı zamanda organizasyonlarda motivasyon, moral ve verimlilik sorunlarının çekirdeğini oluşturmaktadır. İş yerinin aynı zamanda çalışanın yaşam alanı olduğu düşüncesi, iş yerinin fiziksel koşulları ve bu koşullardan etkileneceklere özel ilgi gösterilmesini de zorunlu kılmaktadır. İnsan kaynakları problemlerinin psikolojik doğasında, bireysel korkular yatmaktadır. Korku ise en başta gelen düşünce katilidir. Gülünç olmaktan korkmak, cezadan korkmak, işini kaybetmekten korkmak yenilikleri yok etmekte ve çalışanları problemlere açık hale getirmektedir. Bu kitap, işte bu korkularla yüzleşmek zorunda olan, evi ile işi arasında parçalanmış çalışan insanın organizasyon düzeyinde temel problemlerinin çözümüne bir kapı aralamayı deneyen literatürdeki ilk ve bütüncül bir çalışmadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
NESNELERİN İNTERNETİ DÜNYASINDA MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ
İnternet ve mobil iletişim devriminin ardından gelmekte olan bilişimin fiziksel dünyaya fark edilemeyecek ölçüde nüfus ettiği bir yaygın bilişim evresi pazarlama disiplininde iş yapma şekillerini köklü olarak değiştirmeye adaydır. Yaygın bilişim kapsamında geliştirilen ortam duyarlı mobil pazarlama uygulamaları, müşteri ilişkileri yönetimi sistemlerinin, müşteri hakkındaki yer değiştirme karakteristiği dâhil birçok farklı değişkeni gerçek zamanlı olarak takip edip tüketici davranışının neden sorusuna yanıt bulmayı ve müşteriyle hareket halindeyken dinamik olarak pazarlama iletişimi kurmayı mümkün kılmaktadır. Tam ihtiyaç anında ve noktasında gerçek zamanlı teklif sunumu özelliğiyle ortam duyarlı mobil pazarlama uygulamalarının müşteri ilişkileri yönetimi kavramının yeni baştan ele alınmasına yol açması beklenmektedir. Bu kitapta müşteri ilişkileri yönetimi sistemleri yaygın bilişim vizyonu çerçevesinde ele alınmış, söz konusu uygulamalara dönük tüketici tutumu incelenmiştir. Çalışma, ortam duyarlılık boyutlarının tümünü birden ele alan almasıyla özgün değer taşımaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Millî Mücadele Yıllarında Yozgat
Mustafa Kemal Paşanın 19 Mayıs 1919da Samsuna çıkmasıyla başlayan, askerî bakımdan Mudanya Mütarekesi, siyasî bakımdan ise Lozan Antlaşması ile son bulan Millî Mücadele, Türk milletinin işgallere karşı vatanını savunma ve bağımsızlığını koruma yolunda ortaya koyduğu fedakârlığın hikâyesidir. Bu hikâyede Yozgat ahalisi, işgale uğrayan şehirlerin ahalisi kadar etkin bir rol oynamasa da ülkesinin bağımsızlığa kavuşması yolunda işgallere karşı mitingler düzenlemiş, protesto telgrafları çekmiş, millî teşkilatlar kurmuş, cepheye asker ve malzeme göndermiştir. Yozgat ahalisi bütün bu gayretlerine rağmen adını Millî Mücadeleye verdiği destek ile değil, bu dönemde ortaya çıkan Çapanoğlu İsyanı ile duyurmuştur. Oysaki bu isyan Çapanoğulları ailesinden birkaç kişinin öncülüğünde başlamış ve gerek Yozgat halkı gerekse Çapanoğulları ailesinin ekseriyeti ise isyana destek vermeyerek Millî Mücadelenin başarıya ulaşması için elinden gelen fedakârlığı yapmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Coğrafyada Uzaktan Algılama
Uzaktan algılama, coğrafi bilgi sistemleri ile birlikte coğrafyanın veri kaynakları ve çalışma yöntemlerinin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Ancak, uzaktan algılamanın – özellikle Türkçe literatürde coğrafya disiplini içerisinde kullanım alanlarının yeterince bilinmemesi bizi bu yayının hazırlanmasına yönlendirmiştir. Elinizdeki bu kitap coğrafyanın çeşitli alanlarında gerçekleştirilen uzaktan algılama çalışmalarını somut örnekler ile okuyuculara sunmayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda coğrafya bilimi ve diğer mekânsal bilimler ile ilgilenen araştırmacılara ve öğrencilere “uzaktan algılama ile neler yapılabilir?” sorusunun cevabı verilmeye çalışılmıştır.
Her biri alanında uzman yazarlar tarafından kaleme alınan bu kitap yedi ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm, uzaktan algılama ile ilgili temel bilgileri okuyucuya sunmakta, böylece konuyla ilk kez tanışanlar için ilerleyen bölümlerin daha kolay anlaşılmasını hedeflemektedir. Sonraki bölümlerde ise jeomorfoloji, klimatoloji, hidrografya, vejetasyon coğrafyası, tarım coğrafyası ve arazi kullanımı/ arazi örtüsü gibi coğrafyanın alt disiplinleri ve çalışma konularında uzaktan algılamanın kullanımı ele alınmıştır. Coğrafyada uzaktan algılama yöntemlerinin neler olduğu ve farklı coğrafi konularda nasıl kullanılabileceği ile ilgili örnek çalışmaları tek bir kaynak altında toplamayı amaçlayan bu yayının gelecekte yapılması planlanan çalışmalara katkı sağlaması en büyük umudumuzdur.
₺440,00