KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Kişiselleştirilmiş Dijital Reklamcılık: Veri Odaklı Yaklaşımlar
-

Kamu Kesimi İstihdamında Ücretlerin Vergilendirilmesinde Ayrımcılık
₺275,00 -

İŞGÜCÜ PİYASALARI VE BÖLGESEL İŞSİZLİK SORUNU TÜRKİYEDE DÜZEY 2 BÖLGELERİNDE İŞSİZLİK HİSTERİSİNİN ARAŞTIRILMASI
₺235,00 -

İngiliz Romanından Örneklerle ELEŞTİREL OKUMALAR
₺210,00 -

HASTANE PERSONELİ SEÇİMİNİN ÇOK KRİTERLİ KARAR VERME YÖNTEMLERİYLE KARŞILAŞTIRMALI ANALİZİ
₺325,00 -

Görsel İletişim Sürecinde Görsel Pedagojik Farkındalık
₺585,00 -

Gençlik Turizmi
₺210,00 -

FİLİBE’DE OSMANLI MİMARÎ ESERLERİ
-

Eski Anadolu Türkçesiyle Yazılmış Muhtasar Bir Klasik Kozmos Kitabı
₺495,00 -

Eğitimsel Büyük Veri ve İşlevleri
₺420,00 -

Divan Şiirinde Hamamdaki Sevgilinin Estetik ve Edebī Serüveni
₺340,00 -

DISCOURSE ON THE METHOD OF RIGHTLY CONDUCTING THE REASON, AND SEEKING TRUTH IN THE SCIENCES
₺520,00 -

Çingeneler Ne/ Nasıl Anlatır?
₺380,00 -

COĞRAFİ PERSPEKTİFLE DAĞ VE DAĞLIK ALANLAR II
₺560,00 -

Boğaz Sözcüğünün Monografisi
₺250,00 -

Belge-Oyun (Docu-Game)
₺235,00
KİTAP TANITIMI
AÇIKLAMALI YENİ KELİMELER SÖZLÜĞÜ
Konuştuğumuz dil, düşünce dünyamızın ifadesidir. Bu dünyanın tuğlaları kelimeler, temel taşları mefhumlardır. 1930’lu yıllardan itibaren, dilimizdeki Arapça ve Farsça kelimelere karşılık olarak yeni kelimeler türetilmiş, bu kelimeler her zaman tartışma ve merak konusu olmuştur. Bu sözlükte sadece yeni kelimeleri değil, onların bugüne kadar gelebilme maceralarını da bulacaksınız.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
Mitik Bir Topografya Olarak Venedik
Doğa ve kültür, arkaik zamanlardan beri edebiyata konu olmuş kavramlardır. Aralarındaki dikotomik ilişki, felsefenin de ilgisini çekmiştir. Çalışmanın kuramsal çerçevesini oluşturan Kültürel Ekoloji Olarak Edebiyat, sistemin hegemonik güçleri ile toplumun marjinalize edilmiş konuları arasında dengeyi sağlayan bir mekanizma gibi çalışmaktadır. Hayatın ikilemlerden ibaret olduğunu söylemek ya da bu durumu kabullenmek yeterli değildir. Önemli olan dikotomik ilişkiler içerisindeki sistematik olgular ile bastırılanlar arasında bir ilişki oluşturmak, homojen bir birliktelikten ziyade bir arada olmalarını sağlamaktır. Bu kuram, içinde barındırdığı alt metinlerle felsefi, sosyolojik ve antropolojik bir edebiyat sentezi ortaya çıkarmaktadır.
Kültürel-ekolojik bir yaklaşımla ele alınan Venedik, birincil kaynakça olarak incelenen eserlerde ortak uzam olarak yer almakta ve Kurmaca Karşıt Söylem olarak ortaya çıkmaktadır. Venedikin katastrofik ve liminal gücü sayesinde aydınlanmacı toplumlarda bireylerin ve olayların Diyonizyaklaştırıldığı ve resmi söylemlerin çözüldüğü görülmüştür. Eserlerin sonunda görülen sembolik ölümler, doğa ile kültürün karşı karşıya gelmesinden kaynaklanmaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Corpus-based Contrastive Analysis of Support Verb Constructions by EFL Learners
Partly considered as one category of collocations, support verb constructions (SVCs) are described as word combinations, containing a verb and a noun, where the nouns carry the whole meaning and the verbs act as a complement. Despite being very common in English, SCVs seem to be problematic for many L2 language learners. This book therefore attempts to respond to the needs of EFL learners having hard time matching the word combinations and it uses a contrastive corpus analysis methodology based on native and non-native corpora. Having been greatly inspired by Firth (1957) who contended that “you shall know a word by the company it keeps”, I have also focused the emphasis on raising awareness of the EFL learners and teachers for the importance of the role of lexical co-occurrences in understanding word meaning. Hopefully, the prospective readers will appreciate this new perspective related to the combinative nature of English language.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Jacques Ellul Düşüncesinde Teknik Sorunu
Bu çalışmanın amacı, Jacques Ellul!un tekniğe ilişkin görüşlerini ortaya koymak ve yazarın determinist bakış açısı hakkında bilgi sahibi olmaktır. Çalışma boyunca teknik, bir “sorun” olarak ele alınırken geçirdiği evreler üzerinde durularak, tekniğin bilim ve makine ile olan ve devamlı karıştırılan ilişkisi sorgulanmaktadır. Jacques Ellul’un determinist bakış açısının açımlanarak üzerinde durulduğu bu çalışma boyunca ayrıca tekniğin yapısı ve geleceği hakkında fikir sahibi olunması amaçlanmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
OSMANLI MİNYATÜRÜNDE KADIN
Genelde Müslüman sanatçılar, resim çalışmalarında mimesisten kaçıp, derinlik ve üç boyutluluk tekniğinden uzak durmuşlardır. Özellikle de resimdeki figürlere karşın muhafazakar bir tutum sergilemişlerdir. Bu muhafazakar yaklaşım, kadın figürüne gelince, daha da artmıştır. Ancak Osmanlı resim tarihine baktığımızda, bu kısıtlayıcı görüşlere rağmen, minyatür çalışmalarında, kadınların varlığının önemli bir yere sahip olduğunu görmekteyiz.
Bu çalışma, kadının Osmanlı minyatüründeki varlığını, konuya göre sınıflandırarak, kadının aşk, sanat, toplumsal, dini vs. alanlardaki varlığını incelemektedir.
KİTAP TANITIMI
Çağdaş Çocuk Şiirinde Değerler
Değerler eğitimi yeni olmamakla birlikte gün geçtikçe önemi daha iyi anlaşılan bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzün her şeyi hızla tüketen dünyasında değerler de aynı hızla yitirilirken değerler eğitiminde yeni ve etkili yollar bulmak kaçınılmaz olmuştur. Yazınsal ürünlerden yararlanmak bu yollardan biridir ve en çok da öyküler değerler eğitiminin verilmesinde bir araç olarak tercih edilir. Peki ya şiirler? Doğası gereği değerler eğitimine en yakın tür olan şiirler, bu anlamda daha arka planda kalmıştır. Bu kitapta şiirler aracılığıyla değerlerin nasıl verilebileceğine, şiirlerin değer yüküne dair tespitleri bulacaksınız. Çağdaş çocuk şiiri olarak adlandırılan 1980 sonrası kaleme alınan çocuk şiirlerinde hangi değerlerin nasıl ele alındığını, onar yıllık periyotlar arasında ele alınan değerlerde nasıl değişimler olduğu, kitap kapsamında incelenen şairlerin hangi değerleri ön plana çıkardığı gibi birçok veri, alanda çalışmalar yapanlara kaynaklık edecektir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Küresel Sağlık Krizi (COVID-19) OECD Ülkelerinin Uyguladığı Sosyal Politikalar
Covid-19 olarak adlandırılan küresel sağlık krizinin giderek ağırlaşan sonuçlarını hafifletmeye ve daha ağır bir tablonun ortaya çıkışını engellemeye çalışan ülke hükümetleri, kimi zaman birbiriyle benzeşen kimi zaman ise birbirinden farklılaşan politikalar uygulamıştır. Bu kapsamda geliştirilen politikaların farklılık göstermesi, ülkelerin yaşanmakta olan küresel sağlık krizinin yönetimindeki başarısını doğrudan etkilemektedir. Şüphesiz bu başarı ya da başarısızlığı etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Bu faktörler arasında bu noktada ve sonrasında en önemlisi yaşanacak muhtemel bir küresel sağlık krizi için yol haritasının ve acil eylem planlarının oluşturulmasıdır.
Bu çalışmanın amacı, bu ihtiyaçtan yola çıkarak etkisi zayıflayan küresel sağlık krizinde seçilmiş OECD ülkelerinin uygulamaya geçirdikleri sosyo-ekonomik politikaların başarısı ya da başarısızlığını tartışmak ve her ülke için olduğu gibi Türkiye için de geçerli olan gelecek sağlık krizleri için yol haritası ve eylem planı oluşturulmasını sağlamaktır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
SATIR ARASI TOPLUMSAL CİNSİYET
Toplumsal cinsiyet, bir atama işidir, kadına ve erkeğe nasıl yaşaması gerektiğini dikte eder. Kadın ve erkek, toplum tarafından kendileri hakkında yapılan bu atamayı, doğumları ile birlikte tebellüğ ederler. Ancak ataerkil sistem, işini şansa bırakmadığından, her yeni gelene, yaşamı boyunca farklı şekillerde tebliğlerini sürdürür: şöyle yaşamak, böyle davranmak, şöyle hissetmek, böyle olmak gibi… Toplum, cinsiyetlerin ‘doğma’ ve ‘olma’ arasındaki bağını güçlendirir. Kâh yüksek sesle, bir yasanın dayatacağı kadar güçlü şekillerde cinsiyetler toplumsallaşır; kâh kısık bir sesle, satır arası belirsizliği ile toplum, cinsiyet rollerini belirlemeye devam eder. Günlük hayat akışının her anında rastlanabilecek bu mağduriyete, belki de -en çok- edebi eserler aracılığıyla sebep olunması, pek ihtimal verilmeyen bir durumdur. Öyle ya, okuma eylemi, başlı başına yararlı olan ve iyi hissettirendir. Ancak, feminist edebiyat eleştirisi merceğini, edebiyatın satırları kadar, satır aralarına tuttuğumuzda, işkillenmemiz gereken eşitsiz bir tutumun varlığı ile sarsılırız. Kadın ve erkek kahramanlara, ataerkil telaşlarca, kısıtlı eylem haritaları ve belirli şablonlarla satır arası mahkûmiyeti yaşatılır. Oysaki başka bir görme biçimi mümkündür. Edebiyatın satır arası eşitsizliği, hasır altı edilecek bir kırıntı önemsizliğinde değildir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK SİNEMASINDA ANLATI VE KARAKTER AÇISINDAN BİREY
Bu kitapta Türk Sineması’nın anlatı ve karakter özellikleri tarihsel olarak incelenmiştir. Ayrıca Türk Sineması’nda anlatı ve karakter yapılanması bağlamında bireyin temsili araştırılmıştır. Bunun içinde melodram anlatılı filmler ile auteur yönetmen anlatılı filmler ekonomik, toplumsal, teknolojik vb. açılardan karşılaştırılmıştır. Çalışma, sinema alanında daha önceki çalışmalarda detaylı şekilde araştırılmamış olan anlatı ve karakter kavramlarını derinlemesine incelemeye odaklanmıştır.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
İSYAN, Mehmet Celâl
İsyan, Mehmet Celâl’in Sultan II. Abdülhamit’in tahtan indirilmesinin hemen ardından yazdığı romandır. Romanda, başkişi Vedat’ın trajik aşk hikayesinin yanında II. Meşrutiyet’in ilânına giden süreçte yaşananlara ve hemen sonrasındaki gelişmelere yer verilmiştir. Vedat, dönemin sıkıntılarını yaşamasına rağmen Meşrutiyet’in ilânını görmüş şanslı muhalif aydınlardandır. Romanda siyasî meseleler dışında asıl konu Vedat’ın kişisel yaşamıyla ilgilidir. O, çocukluk aşkı olan Zekiye’yle evlense de trajik bir sonuçla karşılaşmaktan kurtulamaz. Vedat’ın kişisel yaşamı kitap yazarının hayatından, romantik ve aşırı duygusal mizacından izler taşır.
Kanunuesasi ilân olunmuş! Abdülhamit çaldığı hürriyeti iade etmiş! Şaşırdım, alık alık bakmaya başlamışım! Recep Paşa’nın şu sözleri, hâlâ beynimin içinde uğulduyor:
– Kendine gel çocuk!.. Çok felâket gibi. Çok meserret de insanı öldürür!..
Ağlaya ağlaya, güle güle, haykıra haykıra âdeta, ihtinak-ı rahim[1] nöbeti geçiren, çılgın bir kadın gibi “Hürriyet geldi!.. Hürriyeti aldık!.. ” diye memleketin sokaklarında koşmaya başladım!..
….
Şimdi, Zekiye dalgın dalgın bakmaya başladı ve öyle zannettim ki bu dalgın bakışın içinde iri bir damla gözyaşı Virjini’nin kumral kirpiklerini ıslattı!. İçimden “Zavallı Zekiye!” diye bir hıçkırık koptu, müteakiben a‘mâk-ı kalbimde mütehassis bir kuvve-i asabiyenin kırıldığını, parça parça olduğunu hissettim!. Artık öyle bulanık, öyle bî-me’âl[2] bir fikirle, yüzümü avuçlarımın içine aldım.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı’da Türkçe Yazılmış Matbu Kırk Hadisler ve Din Eğitimi Açısından Önemi
Hicri II. asırdan itibaren yazılmaya başlanan kırk hadisler, belli sayıda hadisin bir araya getirilmesiyle oluşmuş ve tarihi süreç içerisinde bir geleneğe dönüşmüştür. Muhtevasının hadis olması ve ulemanın dışında farklı meslek gruplarına mensup kişilerin de kırk hadis yazmış olması, kırk hadis eserlerini önemli kılmaktadır.
Farklı milletlerin geleneklerinde kırk hadis eserleri olmakla birlikte, Osmanlıda Türklerin kırk hadis geleneğine daha çok sahip çıktığı görülmektedir. Osmanlıda en çok kırk hadisin şairler tarafından yazılmış olması, çok sayıda manzum kırk hadisin yazılmasına sebep olmuştur. Osmanlıda yazılmış birçok kırk hadis risalesi, kendi döneminin sosyal kültürel yapısına ışık tutmuştur. Dini-didaktik bir anlayışla kaleme alınan kırk hadisler, günlük hayatta Müslümanların problemlerine çözüm bulmayı, onlara dünya ve ahiret saadetinin yolunu göstermeyi amaçlamıştır.
Bu çalışmada, ulema, hekim siyasetçi ve şairler tarafından yazılmış on iki kırk hadis eserinin din eğitimi açısından incelemesi bulunmaktadır. Çalışmamızda yer alan kırk hadisler; tıp, siyaset, iman, ibadet, ahlak ve hayatın birçok konusuyla ilgili hadisleri kapsamaktadır.
Kerderli Mahmut b. Ali tarafından kaleme alınan “Nehcül Feradis”, Ali Şir Nevai’nin “Türcüme-i Hadis-i Erbain” adlı eseri, Mustafa Cemi tarafından tercümesi yapılan; Akkirmani ve Birgivi’nin “Şerhu’l Ehadisi’l Erbain”, Okçuzade Mehmet Şahi’nin “Ahsenü’l-Hadis”, adını verdiği eseri, Nabi’nin “Tercüme-i Hadis-i Erbain” adlı eseri, Ömer Ziyaeddin Dağistani’nin “Hadisi Erbain fi Hukuki Selatin”, isimli eseri, Münif’in “Tercüme-i Hadis-i Erbain” adlı eseri, Âşık Çelebi’nin “Şerhu Hadis-i Erbain” adlı eseri, İsmail Hakkı Bursevi’nin “Şerhu Hadis-i Erbain” adlı eseri, Ahmet Naim’in “Kırk Hadis” eseri, Miralay Hüseyin Remzi nin “Tıbb-i Nebevi” adlı eseri, Mustafa Taki Efendi tarafından Osmanlı Türkçesiyle kaleme aldığı “Kırk Hadis Yahut İlm-i Hal’i Siyasi ve İctimai” adlı eseri, Osmanlıda Türkçe yazılmış matbu olarak neşredilmiş kırk hadis eserleridir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Sosyo-Coğrafi Sorun Olarak Kanunla İhtilafa Düşmüş Çocukların Suç Coğrafyası Perspektifiyle İncelenmesi
“Suç ve Çocuk”, bu ikilinin aynı cümle içinde kullanılması bile rahatsızlık verici iken geleceğimizi inşa edecek bireyler olarak görülen çocukların çeşitli nedenlerle suç olgusuna dahil olmaları hem üzücü hem de düşündürücüdür. Düşündürücü olan bir başka ve sürekli neden sorularıyla karşılaşılan konu da çocukların yaşlarına uygun ortamlarda bulunmalarını engelleyen etmenlerin bunca zamandır neden ortadan kaldırılamadığıdır. Çocukların suça karışmalarının önlenmesi, sağlıklı ve güvenli bir toplumsal yapı inşa etmenin temel koşullarındandır. Çocuk suçluluğuna bütüncül bir perspektifle ve çözüm odaklı yaklaşarak, yapılması gerekenler listesinin tesisinde bu alandaki uzmanların görüş, düşünce ve önerilerini dikkate alarak, sorunun hukuki, psikolojik, sosyolojik, psikiyatrik, coğrafi yönlerini de dikkate alarak çok boyutlu ve bileşenli düşünerek, bilimsel ilkelerden ödün vermeden ve yine bilimin gösterdiği yollar doğrultusunda hareket ederek ve kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum örgütlerinin birlikte ortak amaç için çalışmalarını sağlayarak söz konusu soruna net ve kalıcı çözümler üretilebilir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Modernizmin Düşünsel Tarihi ve Avangart Sanat Hareketleri
Modernizmin düşünsel tarihi, birçok yönüyle, çokkültürlü ve disiplinlerarası avangart sanat hareketlerinin teorik ve pratik temellerini şekillendirmiştir. Tarihsel süreçte estetik bağlamın geçirdiği değişimler, biçimsel yapıları dönüştürürken, toplumsal ideolojilerin parametrelerindeki farklılaşmalar da estetik tercihlerin yeniden tanımlanmasına olanak sağlamıştır. Toplumsal etkileşimin yarattığı diyalektik ilişki, sanatın üretim ve alımlanış biçimlerini çeşitlendirerek, çağdaş sanatın çoğulcu ve eleştirel karakterine zemin hazırlamıştır.
Sanat hareketleri 1800’lerden 1950’lere kadar, çok kültürlü etkileşimleri derinleştirirken, kendi terminolojisini de yarattı. Yıkıcı savaşlar ve halk hareketleri, sanatı biçimsel ifadenin ötesine taşıyarak toplumsal bilinçle beraber ideolojik mücadelenin zemini haline getirdi. Teknoloji devrimi ve kitle iletişim araçlarının yükselişi, üretim ve dağıtımda köklü değişimler başlatırken soğuk savaş dönemi, sanatı ideolojik propagandanın ve diplomatik mücadelenin bir parçası haline getirdi.
Bu kitap, belirli bir dönem aralığını incelerken; dönemin sanatsal bağlamını, farklı disiplinlerden yazarların teorik ve eleştirel katkılarıyla ortaya koyar. Bilgilendirici ve ilham verici olmayı hedefleyen çalışma, okuyucuyu sanatın toplumsal, politik ve kültürel dönüşümlerle nasıl kaynaştığını keşfedeceği çok katmanlı bir yolculuğa davet eder.
₺1.000,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Ücret Payı
Ücret payı, ya da diğer bir deyişle, emeğin toplam gelirden aldığı pay, tüm dünyada 1980’lerden bu yana, bazı ülkelerde ise daha erken başlayarak, düşmektedir. Ücret payı düşerken, onun ayna yansıması olan kâr payı ise yükselmektedir. Son derece önemli toplumsal ve ekonomik sonuçları olan ücret payının bu seyri, farklı boyutlarıyla zengin bir araştırma konusu olarak karşımızda duruyor. Bu konular, özellikle son yıllarda araştırmacıların ve uluslararası ekonomik kuruluşların yoğun ilgisini çekmiştir.
Bu kitap, ücret payı yazınına bir giriş yaptıktan sonra Türkiye ekonomisi ve sektörleri için ücret payları hesaplayarak sonuçları değerlendirmektedir. Kitap, Türkiye’de de dünyadaki genel gidişata benzer şekilde; ücret paylarının, uzun dönemde giderek gerilediğini gösteriyor.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
İtilâf Güçlerinin İstanbul’daki İşgal Uygulamaları (1918-1923)
Osmanlı Devleti’nin toprakları üzerindeki rekabetlerinden dolayı Avrupalı Devletlerce ortaya atılan Şark Sorununun en temel boyutlarından birini hiç kuşkusuz İstanbul’un ve Boğazların Türk hakimiyetinde bulunması oluşturuyordu. Bölgeyi kontrolleri altına alabilmek için yıllarca büyük bir çaba gösteren bu devletler I. Dünya Savaşı’nın ardından 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi’ni bahsedilen amaçlarını gerçekleştirebilmek adına önemli bir fırsat olarak görmüşlerdi. Nitekim Mütareke’nin imzalanmasından yalnızca iki hafta sonra 13 Kasım 1918’de donanmalarını İstanbul’a getirmişler, Mütareke’nin 1. maddesi kendilerine yalnızca Boğazları işgal etme yetkisini, 9. madde ise İstanbul’daki liman ve tersanelerden yararlanma hakkını vermiş olmasına rağmen bu tarihten itibaren hukuk dışı bir anlayışla gerek donanmalarından çıkardıkları gerekse Batı Trakya’dan getirdikleri askerlerle şehri baştan başa işgal etmeye başlamışlardır. Oluşan bu fiili işgal durumu 16 Mart 1920’de yerini resmi bir niteliğe bırakmış, İstanbul’un işgal altında geçirdiği süre işgal güçlerinin son birliklerinin şehri terk ettikleri 2 Ekim 1923 tarihine kadar yaklaşık beş yıllık bir dönemi kapsamıştır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ve İstanbul’un işgalden kurtuluşunun 100. Yıldönümü münasebetiyle hazırlanan bu kitap; işgalci İtilâf güçlerinin yaklaşık beş yıllık süre boyunca İstanbul ile ilgili olarak gerçekleştirdikleri askeri, siyasi, adli ve idari uygulamaları, bu uygulamaların Osmanlı Hükümet çevreleri üzerinde oluşturduğu baskıları, İstanbul’un Türk ahalisinin yaşadığı işgal acılarını ve İstanbul’daki Rumların ve Ermenilerin işgal döneminde ortaya koydukları tavrı Türk arşiv belgeleri ışığında mercek altına alıyor.
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
Haksız Rekabete İlişkin Bilirkişi Raporları ve Uzman Görüşleri (2018-2021)
Bu kitapta 2018-2022 yılları arasında İzmir Bilirkişi Bölge Kuruluna bağlı olarak sürdürülen bilirkişilik faaliyetleri kapsamında haksız rekabete ilişkin hazırlanmış sekiz bilirkişi raporu ve bir uzman görüşüne yer verilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile son haline kavuşan haksız rekabet düzenlemeleri gerek cezai ve gerekse de hukuki sorumluluğa ilişkin önemli düzenlemeler içermektedir. Özellikle iş şartlarına uymama ” kötüleme” iltibas çalışanın haksız rekabetine ilişkin haksız fiillere kitapta yer verilmiştir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Aramızdaki Sınır: Suriyeli Sığınmacı Hikayeleri
Kitap, Suriye’nin farklı kentlerinde yaşayan ve 2011 yılında başlayan iç savaş sonrası ailelerinden ayrılarak Türkiye’ye kaçmak zorunda kalan beş Suriyeli gencin hikayelerini içeriyor. Suriyeli gençlerin isimleri, çalıştıkları yerler ve diğer hassas bilgiler, güvenliklerini korumak amacıyla gizli tutulmuştur. Röportajlar tercüman aracılığıyla Arapça olarak gerçekleştirilmiş ve Türkçeye çevrilmiştir.
Her bir hikâye, savaşın yıkıcı etkilerini, yeniden başlama mücadelesini ve yeni bir ülkede entegrasyon sürecinin zorluklarını gözler önüne sermektedir. Bu derinlemesine röportajlarda, sadece mülteci krizinin insan yüzünü göstermekle kalmayıp, aynı zamanda dayanışma, umut ve direnişin evrensel hikayelerini de anlatmaya çalıştık. Kitabımızla, okuyuculara, savaşın ve zorunlu göçün bireyler üzerindeki etkilerini anlama ve empati kurma fırsatı sunmayı amaçladık…
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Modernleşme ve Gelenek Arasında Türk Romanında Gündelik Hayatın Yeniden İnşası (1870-1901)
Osmanlı modernleşmesi, yalnızca siyasî, askeri ve kurumsal dönüşümlerle sınırlı kalmamış; gündelik hayatın en küçük ayrıntılarına kadar etkisini göstermiştir. Bu kitap, Tanzimat’tan Servet-i Fünûn’a (1870–1901) uzanan zaman diliminde kaleme alınan romanlar üzerinden Osmanlı gündelik yaşamının yeniden inşa sürecini, metin merkezli ve sosyolojik bir bakış açısıyla ele almaktadır. Eserde mekân algısından beden pratiklerine, aile ilişkilerinden âdabımuaşerete, eğitimden giyim-kuşama kadar uzanan geniş bir çerçevede modernleşmenin yansımaları incelenmektedir. Şemsettin Sami’den Halit Ziya’ya, Ahmet Mithat’tan Mehmet Rauf’a, Fatma Aliye’den Hüseyin Rahmi’ye uzanan zengin bir yazar kadrosu üzerinden yapılan bu çalışma, romanları yalnızca edebî metinler olarak değil, toplumsal dönüşümün aynası olarak okumayı amaçlamaktadır. Ayrıca eser, Batılılaşma karşısında geleneksel yaşam pratiklerinin nasıl konumlandığını ve bu iki anlayış arasındaki farklılıkların roman kurgusuna nasıl yansıdığını görünür hale getirmektedir. Gündelik hayatın mekân, beden ve sosyal ilişkiler üzerinden çözümlenmesi, edebiyat sosyolojisi alanına önemli katkılar sunmaktadır. Bu yönüyle kitap, hem Türk edebiyatı araştırmacıları hem de Osmanlı toplumunun modernleşme serüvenini anlamak isteyen okurlar için yol gösterici niteliktedir.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
MARDİN ABBARALARI
A B B A R A ?
Mardin sokaklarını dolanan tılsımlı sözcük.
Peki nedir bu gizemli sözcüğü imar ettiren sebep?
Tarihsel süreç içerisinde Mardin ilinin hâkimiyetini üstlenen tüm medeniyetlerin kent siluetine nakşettiği eserlerin birçoğunda inançsal tutumlar ve kültürel yaklaşımlar yer alırken Abbaraların inşasında tüm medeniyetlerin ortak tavır takınmasına neden olan nedir?
Mardin Abbaraları; imar gerekçesinden geleneksel tutuma dek, Güneydoğu Anadolu bölgesindeki diğer illere nazaran çeşitlilik açısından abbaraların tüm tipolojilerini bir arada görebileceğiniz, sayıca en çok, fonksiyonel açıdan en kapsamlı çalışmadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Sanat Musahabeleri “Guyau”nun sanat hakkındaki eserlerinden parçalar”
19. yüzyıldan bir asır evvel Avrupa’da sanatlar bilimden ayrılmış ve “güzel sanatlar” nevi şahsına münhasır bir kategoride konumlandırılmıştı. Dahası Estetik, bir bilim olarak tartışılmaya başlanmıştı. Tek kelimeyle, büyük harfle “Sanat” ve “Estetik” doğmuştu. Bugün kıta Avrupası ve Amerika’daki nitelikli felsefi dergilerin tartışmalarıyla güncelliğini devam ettiren estetik ve sanat felsefesinin vardığı noktadan hatta sanatın sonunun dile getirildiği bir zaviyeden bakıldığında Guyau’nun sanat, bilim ve şiire ilişkin yaklaşımlarının eskidiği görülebilir. Yine de Guyau’nun fikirlerini okurken değindiği meselelerin aynı dönemde birçok kişi tarafından ele alındığını hatırda tutmak gereklidir. Ancak böylesi karşılıklı bir okuma Guyau’nun bize hikemi gelen yaklaşımlarının değerini ifade edebilir. Bunun için de 19. asırdan beri basınımızda ifadesini bulan estetik ve sanata dair çevirilerin yaygınlaşması gerçekleşmesini arzu ettiğimiz bir temenni olmuştur. Elinizdeki kitap bu temenniyle aktarılmıştır.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Devleti Dış Borçlarının Ağ Analizi
Bu kitapta, Osmanlı Devleti’nin 1854-1914 döneminde gerçekleştirdiği 43 dış borçlanma kapsamındaki ilişkiler iki farklı ağ analizi yöntemiyle incelenmiştir. Global ağ analizi çerçevesinde, dış borçlanma süreci açısından önem arz eden neden-sonuç ilişkileri araştırılmıştır. Dış borçlanmaya yol açan nedenler belirlenmiş, ekonomik düzeni nasıl şekillendirdikleri ortaya konulmuştur. Bu kapsamda hangi finansal kuruluşlarla dış borçlanma ilişkisine girildiği, dış borçlanmaların miktarı, bu aktörlerin menşei ve Osmanlı’daki ekonomik faaliyetleri ele alınmıştır. Ego ağ analizi bağlamında, dış borçlanma ilişkileri iki ayrı dönem olarak incelenmiştir. İlk olarak, Osmanlı Devleti’nin 1854-77 zarfında gerçekleştirdiği dış borçlanmalar borcu borçla finanse etme ilişkisine dayalı olarak seyir göstermiştir. Bu dönemde alınan dış borçlanmalarda rol oynayan aktörlerin oluşturduğu ilişkiler ağı, 1875 yılında geri ödemelerin durdurulmasına (Moratoryum) ve 1881 yılında Düyun-u Umumiyye İdaresi’nin kurulmasına yol açmıştır. Dış borçlanma sürecinde ikinci dönem ise 1885-1914 yılları arasını kapsamaktadır. Bu dönemde yapılan dış borçlanmalar, borç-borç ilişkisinin yanı sıra, altyapı yatırımları odaklı olarak gerçekleştirilmiştir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Nezâket ve Usûl-i Muâşeret
İnsanın seçkinliği, bilgi ve edeple artmaktadır. Sosyal bir varlık olan insanın huzurlu ve dengeli bir yaşam sürmesi için bir takım kuralların varlığı zorunludur. Toplumun medenilik seviyesini gösteren, incelik, nezâket ve zerâfeti yansıtan âdâb-ı muâşeret, birey ve toplum için hayatidir.
İslam medeniyeti ve kültür tarihimizle bağlantılı olan, Osmanlının son dönemlerinde Resûlzâde Hüseyin Hüsnî tarafından neşredilen Nezâket ve Usûl-i Muâşeret kitabı, ahlâk ve terbiye kapsamında bireysel ve toplumsal ilke ve esasları inceleyen özgün bir eserdir.
Sosyal ilişkilerde edebi merkeze alarak zerâfet ve estetiği, itidâl ve terbiyeyi hedefleyen İslamiyet, insanın fıtratıyla da uyumlu standart ve evrensel değerler belirlemiş ve Hz. Peygamberi (sav) bu değerler için en ideal örnek ve öğretici olarak göndermiştir. İslam’ın temel öğretilerinden biri olan âdâb-ı muâşeretin ele alındığı bu eser, Osmanlıdan günümüze nezaket, saygı, hoşgörü ve toplumsal sorumlulukla ilgili derin öğretilerin keşfine yardımcı olacaktır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Edebiyatımızda Ka‘be-Hicaz-Hac Konulu Türler ve Hacı Ahmed Baba’nın Da‘vet-nâmesi
İki bölümden oluşan bu kitap çalışmasının ilk bölümünde “Ka‘be-Hicaz-Hac” konulu türlerle ilgili yapılmış çalışmalar hakkında bilgi verilmeye çalışılmış ve bunlar belli başlıklar altında sıralanmıştır. Kitabın ikinci bölümü ise kütüphane kayıtlarında Ahmed veya Hacı Ahmed ismiyle yer alan ama halk arasında Hacı Ahmed Baba olarak tanınan bir şaire ve onun Mekke Medîne Tâ’if Medhiyye-i Da‘vet-nâmesi isimli eserine ayrılmıştır. Bu kısımda öncelikle gençliğinde eski İstanbul külhanbeyleri arasında Sarıgüzelli Deli Ahmed şöhretiyle nam salmış biri olan ve ilginç özellikleri bulunan bu şairin hayatı üzerinde durulmuş olup önceki çalışmalarda fark edilmeyen bazı yeni bilgilere de yer verilmiştir. Ardından şairin Mekke matbaasında bastırdığı söylenilen ama ulaşılamadığı için biyografik kaynaklarda -son bendi zannedilerek- sadece bir bendi örnek olarak verilen -56 bend hacmindeki- manzumesinin tanıtımı ve incelemesine geçilmiştir. Burada yaptığımız incelemelerde -şu an için- eserin farklı tarihlerde yapılmış iki ayrı baskısı tespit edilmiş ve kaynaklarda Mekke matbaasında basıldığı söylenilen eserin aslında daha öncesinde İstanbul’da yapılmış bir baskısının olduğu ortaya konulmuştur. Eserin şekil özelliklerine dair incelemelerin sonrasında manzumenin -mevcut iki baskısı karşılaştırılarak yapılan- transkripsiyonlu yazı çevirisi verilmiştir. Ayrıca metnin birinci baskısına ait görüntüler, tıpkıbasım olarak çalışmanın sonuna eklenmiştir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
İslâmiyet’in Maarife Taallûku ve Nazar-ı Muarizinde Tebyini
Rusya’nın önde gelen din eğitimcilerinden biri olarak kabul edilen Bâyezidof, Petersburg Camii’nde yarım yüzyıl boyunca imamlık yapmış ve din eğitimi alanında etkileyici bir miras bırakmıştır. Aynı zamanda hükümet okullarında da din öğretmenliği yaparak, ülkenin din eğitimine önemli katkılar sağlamıştır. Bu süreçte yazdığı eserler, sadece Rusya’da değil, Avrupa genelinde din eğitimi konusunda temel kaynak eserler haline gelmiş ve özellikle Rusya’daki Müslümanlar için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı haline gelmiştir.
Bâyezidof’un çalışmaları, dini eğitim alanında önemli bir referans noktası olarak kabul edilirken, Rusya’daki Müslüman topluluğunun dini bilincinin güçlenmesine ve din eğitiminin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlamıştır.
Bu kitapta, din eğitimi ve din-bilim ilişkilerinde önemli bir yere sahip olan Atâullah Bâyezidof’un “İslâmiyet’in Maarif’e Taalluku ve Nazar-ı Muârizinde Tebyini” adlı risalesi Osmanlı Türkçesinden Latin alfabesine çevrilmiş, ardından günümüz Türkçesine sadeleştirilerek metindeki öğütler, ahlak eğitimi perspektifiyle ele alınmıştır. Metnin ahlaki öğretileri ve eğitici mesajları, dil ve içerik boyutlarındaki değişiklikler bağlamında incelenerek ilke ve mesajlar günümüz okuyucuları için daha erişilebilir hale getirilmiştir.
₺560,00