KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
KİTAP TANITIMI
Kalkınma ve Kırsal Kalkınma
Ekonomik olarak ileri bir seviyede olmak isteyen ülkeler çeşitli ekonomik atılımlarda bulunurlar. Bu doğrultuda ülkeler hem sanayi hem de tarım kesimindeki üreticilere çeşitli destekler sağlamaktadır. Üretici kesimine verilen ekonomik desteklerle birlikte ülkelerin gelir seviyelerinde bir artış gözlemlenmektedir. Ülkeler tarafından üreticilere kaynak tahsisinde bulunurken faklı kaynaklardan yararlanırlar. Ülkeler üreticilere kaynak kullandırırken sadece ulusal kaynak kullandırmakla sınırlı kalmamakla birlikte uluslararası kaynakların kullanılması açısından da üreticilere destek vermektedir. Yapılan ekonomik atılımlarla ülkelerde büyüme olgusu gerçekleşmektedir. Yaşanan büyüme ile ülkelerin gelişmişlik seviyesinde de olumlu sonuçlar ortaya çıkmaktadır.
Bu kitap kalkınma ve kırsal kavramlarını ele alınmakta ve Türkiye’deki kırsal kalkınma uygulamaları, kalkınma politikaları ve kırsal kalkınmaya destek olan kuruluşları incelemektedir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Bir Deste Berceste
Dogal olarak, elinizdeki bu küçük çalısma edebiyatımızdaki bütün bercesteleri içine alan bir derleme degildir. Bir siirin berceste kıvamında olup olmadıgını ölçen bir otorite veya kıstas yoktur. Bizim amacımız mümkün oldugunca genis bir okur grubunun zevkine hitap edecegini umdugumuz siirleri toplamaktı. Bunda ne kadar basarılı oldugumuza okurlarımız karar verecektir.
Bu kitap, her ne kadar siir tadını bozmamak için akademik ayrıntıdan uzak olarak tasarlandıysa da üniversitelerin Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Dili ve Edebiyatı Ögretmenligi ve Türkçe Ögretmenligi bölümlerinde bilhassa Eski Türk Edebiyatı derslerinde yan eser olarak kullanılabilecek mahiyettedir. Yalnız edebiyatı meslek olarak icra edenler degil söz sanatlarından hoslanan her insanın kitapta geçen bercesteleri zevkle okuyacagını umuyoruz. Umarız, bu küçük derleme düsünce ve zevk dünyamızı süslemize küçücük bir katkıda bulunur.
Eger maksud eserse mısra-ı berceste kâfidir!
Aceb hayretteyim ben Sedd-i ?skender hususunda
Eger amaç dünyada bir eser bırakmak, bir hüner
sergilemek ise bunun için bir berceste mısra söylemek
kâfidir. ?skender, o seddi bosuna yapmıs. O kadar ugrasıp
seddi yapmak yerine bir berceste mısra bıraksaydı
daha iyi ederdi!
KİTAP TANITIMI
NAKİT YÖNETİMİ VE FİRMALARIN NAKİT BULUNDURMASINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Son yıllarda meydana gelen ekonomik gelişmelerin ardından sadece finans kurumları için değil aynı zamanda reel sektör firmaları için de son derece önemli varlık kalemlerinden biri olan nakit ve benzerlerinin tutarının ne kadar olması gerektiği kurumsal finans literatüründe tartışılmaya devam etmektedir.
Bu kitapta, firmaların nakit yönetimine ilişkin birçok konu detaylı olarak ele alınmakta, BİST imalat sanayii ve alt sektörleri bağlamında nakit bulundurmayı etkileyen firma düzeyindeki finansal faktörler ampirik olarak incelenmektedir. Ayrıca, bu kitapla optimum nakit bulundurma konusunda firma finans yöneticilerine faydalı bilgilerin sunulması amaçlanmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Eski Anadolu Türkçesiyle Yazılmış Muhtasar Bir Klasik Kozmos Kitabı
Dil ve kültürün yeni nesillere aktarılmasında yazma eserler önemli role sahiptir. Bu eserler, dönemlerinin sosyal hayatını ve bilimsel gelişimini yansıtırlar. Dolayısıyla hemen her bilim dalına dair malzeme barındırırlar. Dil ve edebiyatla ilgili yazmaların transkribe edilip dil hususiyetleri bakımından incelenmesi bir bakıma diğer disiplinlerin de istifadesine hazır hâle getirilmesidir. Bu çalışmaya konu olan ansiklopedik yazma eser de bu açıdan birçok alanın dikkatini çekecek niteliktedir. Metin genel olarak evrene ve onun bir parçası olan Dünya’ya dair klasik kozmos anlayışını ortaya koymaktadır. 33 baptan oluşan eser yaratılış, Kaf Dağı, Ay ve Güneş tutulmaları, yağmur, rüzgâr, bulutlar, nehirler, yerin ve göğün katları gibi çoğu doğa ve doğa olaylarıyla ilgili eskilerin anlayışını ihtiva etmektedir. Kitap giriş, dil incelemesi, transkripsiyonlu metin, dizin ve tıpkıbasım bölümlerinden oluşmaktadır. Çalışmanın özellikle Eski Anadolu Türkçesinin söz varlığı ve gramerine katkıda bulunması beklenmektedir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Soğuk Savaş Döneminde Yugoslavya
Yugoslavya, Sırp/Hırvat/Sloven (SHS) Krallığı olarak 1918’de kurulmuştur. İkinci Dünya Savaşı’nda Alman orduları tarafından işgal edilmiştir. Krallık; Sovyet Kızıl Ordu’sunun yardımı, Tito ve Partizanların verdiği bağımsızlık mücadelesi sonucu kurtarılmış, 1946’da Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti (YFHC) ve 1963’te Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti (YSFC) adını almıştır. Tito, 1945’te Yugoslavya’nın liderliğine seçilmiş, Mayıs 1980’deki ölümüne kadar bu görevini sürdürmüştür.
Tito, uzun iktidar yıllarında Yugoslavya’yı; Sırbistan, Hırvatistan, Slovenya, Bosna Hersek, Makedonya, Karadağ’ın yer aldığı altı Cumhuriyet ve Kosova ile Voyvodina’dan oluşan iki Özerk bölge şeklinde yönetmiştir. Ülkesinin karşılaştığı ekonomik yıkımı durdurmak ve halkının refah düzeyini yükseltmek amacıyla önce SSCB’den sonra ABD ile Batılı devletlerden yardım almıştır. Ancak NATO ve Varşova Paktlarına üye olmamış, AET ile COMECON gibi ekonomik yapılanmalardan da uzak durmuştur. Bu arada Bağlantısızlar Hareketi’ne yakınlaşmış, hatta örgütü yönlendirici güçlü aktör durumuna gelmiştir. Tito’nun ölümünden sonra çok etnikli, çok dinli Yugoslav halkında görülen milliyetçi-ayrılıkçı eylemler, uluslararası sistemdeki değişimlerin de etkisiyle hız kazanmış ve ülkenin dağılmasına sebep olmuştur.
₺780,00
KİTAP TANITIMI
Kitâb-ı Beyân-ı Sınâ‘ât
Ebû’l- Fazl Hubeyş bin İbrâhim bin Muhammed el-Mütetabbib et-Tiflîsî tarafından Farsça yazılan eserin H.956/M.1549-1550 tarihli Türkçe tercümesi bu kitabın inceleme konusunu oluşturmaktadır. Tıp, kimya, simya gibi farklı alanlarla ilgili konuları içeren “Kitâb-ı Beyân-ı Sınâ‘ât”, değerleri taşlardan nesnelerin boyanmasına, çeşitli renklerin elde edilmesinden mürekkep yapımına, kağıttan yazının giderilmesinden bitkilerin yararlarına, hayvanlara ait tesir ve meziyetlerden illüzyon oyunlarına, şarap yapımından elbise temizliğine, kılıç, bıçak, süngü gibi silahlara su verilmesinden deri tabaklanmasına, cinsel yaşamdan hamileliğe kadar birçok konuyu ihtiva eden ansiklopedik bir eserdir. Eser, içerdiği konular ve sahip olduğu söz varlığıyla gerek bilim tarihi gerek tıp tarihi gerekse de sözlük bilimi açısından önemli veriler sunmaktadır.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
YOL ANALİZİ YAKLAŞIMI İLE PARA KRİZİ MODELLENMESİ
Küreselleşme ile birlikte, bir ülkede meydana gelen para krizi, ülkenin ekonomik ilişki içinde olduğu diğer ülkelere ilişkinin gücü ölçüsünde hızla yayılabilmektedir. Bu nedenle ülkeler kendi finansal yapıları ve özellikle para krizine ilişkin gösterge değişkenleri hakkında sürekli bir durum değerlendirmesi yapmaktadır.
Literatürde, para krizlerine ilişkin geliştirilen birinci, ikinci ve üçüncü nesil teorik modellerden yola çıkılarak, kriz göstergesi olarak kullanılan baskı endeksleri geliştirilmiş ve öncü gösterge özelliği taşıyan değişkenler belirlenmeye çalışılmıştır. Öncü göstergeler kullanılarak, para krizi erken uyarı sistemleri geliştirilmiştir. Para krizi erken uyarı sistemlerinde, yaygın olarak kullanılan Sinyal ve İkili tercih modeli yaklaşımlarının bazı noktalarda yetersiz kaldığı belirtilmektedir. Bu noktalar, anlamlı bulunan göstergelerin kendi aralarında etki derecesinin belirlenememesi, büyük örneklem büyüklüğü ihtiyaç duyması vb. olarak sıralanabilir.
Bu kitap kapsamında, Yol analizi yaklaşımının, Sinyal yaklaşımı ile İkili Tercih Modellerinin eksikliklerini barındırmaması nedeniyle krize ilişkin dinamiklerin daha iyi incelenmesini sağladığı iddia edilmektedir. Krize ilişkin veri kümesi tarafından yansıtılan etki sistemi ile değişkenlerin ve değişkenlerin gecikmeli değerlerinin önem derecesi belirlenebilmektedir. Ayrıca krize ilişkin etki zinciri ve süreç daha iyi anlaşılabilmektedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
BORÇLANMA, BÜYÜME VE KRİZLER
Gelişmiş ve Gelişmekte olan ülkeler için ekonomik büyüme her zaman iktisat politikalarının öncelikli amacı olmuştur. Ancak gelişmekte olan ülkelerin iktisadi büyüme amacının yanı sıra kalkınma amacını da gerçekleştirmeleri gerekmektedir. Bu ülkelerde tasarruf, yatırım ve sermaye birikiminin yetersizliği büyüme ve kalkınma için dış kaynağı zorunlu hale getirmekte ve borçlanma bir zorunluluk halini almaktadır.
Gelişmiş ülkeler tarafından daha az gelişmiş ülkelere sağlanan yardımlar ya da uluslarüstü finansal kuruluşlardan sağlanan krediler bu ülkelerin kaynak ihtiyacını karşılamada yeterli olmamıştır. 1970’li yıllarda önem kazanan finansal serbestleşme olgusu gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye girişlerini daha önce görülmemiş biçimde artırmıştır. Ancak bu durum aynı zamanda belli periyodlarla tekrarlanan finansal krizleri de gündeme getirmiştir. Bu çalışmada ekonomik büyüme, borçlanma, finansal serbestleşme ve kriz kavramları bir bütün olarak ele alınarak okuyucuya konu hakkında temel bazı bilgilerin sunulması hedeflenmiştir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Dindarlık İle Demokratik Bilimsel ve Sanatsal Tutum Arasındaki İlişki
Din, doğumundan ölümüne kadar insanı ve insan hayatını hemen hemen her alanda derinden etkileyen en temel olgudur. Bireylerin herhangi bir olay, durum, kişi, nesne ya da gerçeklik karşısındaki duygu, düşünce ve davranışlarını organize eden zihinsel altyapıları oluşturan tutumların da dinden ve dinin bireysel yaşantı boyutunu ifade eden dindarlıktan etkilenmeleri kaçınılmazdır. Bu etkinin düzeyi, bireylerin dindarlık düzeyleriyle orantılı olarak olumlu ya da olumsuz yönde bir seyir izler.
Günümüzde demokratik, bilimsel ve sanatsal değerler de bireysel ve toplumsal yaşamda önemli yer tutan günlük yaşamın ayrılmaz birer parçası haline gelmiş olan unsurlardır. Dolayısıyla bu değerlere yönelik tutumların da din ve dindarlıktan etkilenmeleri kaçınılmazdır.
Yükseköğrenim mezunu bireyler üzerinde yapılan bu çalışmada, katılımcılara ait demografik değişkenler yanında, dindarlık düzeylerinin demokratik, bilimsel ve sanatsal tutumlarına etki düzeyi ve yönü incelenmiş, elde edilen veriler tablolaştırılmış ve yorumlanmıştır.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
DEĞİŞİM YÖNETİMİNİN BAŞARI UNSURLARI
Değişim süreci, bireysel ve örgütsel alışkanlıkların değişmesine neden olduğu için oldukça zor bir süreçtir ve insanlar, doğal ve psikolojik yapılarından dolayı değişime direnç gösterirler. Ancak bireyler, değişim süreçlerinde doğru destek alabilirlerse, başarılı bir şekilde sürece entegre olabilirler. Bu bağlamda, gösterilen direncin derecesini ve yönünü etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Örgütsel başarının elde edilebilmesi de değişime karşı gösterilen direncin engellenmesi ile doğru orantılı olmaktadır.
Bu sebeple Değişim Yönetiminde, işletmelerin değişimi nasıl yaşadıkları ve değişime adapte olma sürecini başarıyla sonuçlandırabilmeleri için neler gerektiğini bilmelerini gerektirmektedir. Çünkü bireysel değişim yönetimini iyi bilmek, işletmelerdeki değişim sürecinin kolay ve hızlı gerçekleşmesini sağlamaktadır. Değişime adapte olamayan işletmeler ve bireyler, hızla değişen rekabet ortamında varlıklarını sürdürmeyi başaramayacaklardır.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
2024 Yılı Bitlis Kalesi Kazısı ve Buluntuları: Han Sarayı
Şehir merkezinde hâkim bir konumda bulunan Bitlis Kalesi, kentin tarihi ve kültürel belleğine dair önemli verilere sahiptir. Günümüzde de kazı çalışmalarının devam ettiği kalede tarihi, sosyo-kültürel, ekonomik açıdan şehrin geçmişine ışık tutacak bilgilere ulaşılmıştır. Tarihi kaynaklardan özellikle 17.yüzyılda kalede “Han Sarayı” olarak adlandırılan büyük bir sarayın varlığı bilinmektedir. Nitekim 2024 yılı kazı çalışmalarında bu sarayın tamamen gün yüzüne çıkartılması ve mevcut verilerle değerlendirilmesi hedeflenmiştir. 2024 yılı Bitlis Kalesi kazı çalışmalarında “Han Sarayı”nın tamamı gün yüzüne çıkartılmıştır. Günümüze kadar yapılan kazı çalışmalarında sınırlı verilerle çıkarım yapılabilen Han Sarayı’nın 2024 yılı kazı çalışmalarıyla birlikte inşasından sonraki dönemlerdeki yerleşim hareketliliklerine kadar olan süredeki evrelerine dair çeşitli verilere ulaşılmıştır. Bu verilerin Bitlis Kalesi yerleşimi yanı sıra tarihi öneminin anlaşılmasında büyük bir yere sahip olduğu aşikardır.
KİTAP TANITIMI
Sultan (II) Mahmud’un Ölümü
Hiç
Bir abide o suskun ve dik, yüzü yok başı kesik.
Toprak saklarken canı, ateşten yazılmış kanlı fermanı.
Kim bilir hangi bahtsız yatar göğsünde, karanlığın içinde.
Yazıt silik, harfler gömülü, zaman durmuş; ne diri ne ölü.
Ve bilir o tanık: Mühürlense de sesi, kalır çağlara direnen nefesi.
İhanet solar hakikat yeşerir, her suskun yazıt bir gün dile gelir.
Dua bilmez yüreği sızlar, bir damla gözyaşında maziyi anar.
Unutma! Suskun gölge konuşur; unutansa kendiyle avunur.
Mezar değil çağların saklı hecesi, devlete adanmış başın nefesi. Bir çift göz deler gecenin bağrını, yarınsız çağırır intikamını. Asırlar geçse de abidenin önünde, suskunluğun en gür sesinde.
Kanla yoğrulmuş yemin taşır, hangi el değse geçmişi çağırır.
Kimi ışıklarla uyur, kimi rahmet okur.
Kimi dua ile yükselir, kimi şarkıyla süslenir.
Geçersen bir gün önünden, hakikat seslenir derinden.
Ama ölüm hep terazidir; zaferin izi kalıcı, ufukta sessizdir. Aralanır sonsuzluğun kapısı, kapanırken insanın o son yarası. Bir ses yükselir hiçliğin ortasında;
Ölümden daha ciddi ne var bu dünyada?
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Sultan (V) Murad’ın Ölümü
Sultan Murad, Batı kültürünü incelikli üslupla özümseyen bir hükümdar olmanın ötesinde, duygularında trajedi ile estetik hazzı iç içe yaşayan karakteri temsil eder. Saray erkânı Sultan Murad’a bağlılığını bildirse de, Osmanlı padişahlarında geleneksel olarak uygulanan kılıç kuşanma töreni kendisine düzenlenmemiştir. Bu durum, Sultan’ın meşru anlamda tahta çıktığına dair şüphe uyandıran olgudur. Osmanlı modernleşmesinin sancılı bir evresini anlamak, Tanzimat sonrasında şekillenen yeni düzen arayışı ile Batıya yönelişin yarattığı güvensizlik ve yabancılaşma duygusunu dikkate almayı gerektirir. Bu bağlamda Sultan Murad’ın şahsiyeti, duygusal ve siyasal çalkantıların somutlaştığı zeminde okunabilir. Amcası Abdülaziz’in hal ’edilmesi ve sonrasında yaşanan şüpheli ölümü, Murad üzerinde derin bir korku iklimi yaratmıştır. Bu çalışmada, Sultan Murad’ın diğer hanedan üyelerinden farklı olarak uzun süre göz hapsinde tutulması ve bestekârlık yönü ele alınmaktadır. Çalışmanın odak noktası, Çırağan Sarayı’nda geçen göz hapsi ile onun müzik tutkusu arasındaki ilişkidir. Böylece, tarih yazımında bazen ihmal edilen ya da görmezden gelinen sanatçı kişiliği üzerinden Sultan’ın portresi sunulmaktadır. Bu portrede acı ile haz aynı aynaya bakar; ölümün aynasına.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
TRAJİK SÖYLEM
Modern trajedi artık sahnede değil; bir evin içinde duyulmayan bir kokuda, unutulmuş bir bakışta, örtüsüz bırakılmış bir geçmişte yankılanıyor. Trajik Söylem: Sema Kaygusuz’un Öykülerinde Modern Trajedi, Raymond Williams’ın kuramsal izleğiyle, gündeliğin içinde saklı kalmış derin sarsıntılara odaklanıyor. Bu kitapta ne kahramanlar var ne de büyük felaketler; ama her öyküde derinleşen bir suskunluk, bastırılmış bir acı ve geri dönmeyi sürdüren bir kayıp… Sema Kaygusuz’un anlatılarındaki sessizliklere kulak veren bu çalışma, çağdaş edebiyatın en kırılgan, en görünmez ama en sarsıcı yüzüne ışık tutuyor.
Trajik Söylem, modern trajediyi gündelik hayatın çatlaklarında, sıradan anların içindeki sarsıntılarda arayan bir okuma deneyimi sunuyor. Bireyin içsel çöküşünü toplumsal belleğin suskunluğu, doğanın geri çekilişi ve geçmişin geri dönüşüyle birlikte ele alan bu kitap, modern insanın kayıp sesini arayanlar için…
₺275,00
KİTAP TANITIMI
ATEŞİ TUTAN KALEMLER
11 Kasım 1938 tarihinde İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı seçilmesiyle başlayan ve 1950 Demokrat Parti iktidarına kadar yaşanan süreç Türkiye’de “ tek adam, tek parti, otoriter rejim” iktidarının hüküm sürdüğü dönem olarak kabul edilir. Ve kısaca “ Milli Şef Dönemi” olarak adlandırılır. Cumhurbaşkanı seçildikten hemen sonra, İnönü’nün “ Milli Şef” ünvanını kabul etmesi, dönemin siyasi seyrinin bu kavramın tanımladığı ideolojik anlayış içinde gerçekleşeceğinin en belirgin kanıtıdır. Çünkü dünyadaki “ Milli Şef” tanımlamaları Hitler’e, Franco’ya ve Mussolini’ye yöneliktir ve tanımladığı sistem otoriter devlet yönetimidir.
…
Gazetelerin içeriklerinden biçimsel yönüne kadar tüm noktalarda “Milli Şef” direktifleriyle yönlendirilen basın, özellikle toplumsal etkileri açısından günümüze kadar gelen süreci şekillendiren icraatların eleştirilmesinde, gündelik olaylara göre değişen tebliğlerle denetlenmeye çalışılmıştır.
Bu nedenle kitabın yazılma amacı “Milli Şef Dönemi Basını”nın var olma mücadelesini, siyasal iktidarın ağırlığına rağmen gelişen muhalif bakış açısını, nedenlerini bu mücadelenin taraflarından biri olan Tasvir gazetesi yazarı Bedii Faik Akın’ın anılarından ve dönemdeki yazılarından yola çıkarak sorgulamaktır. Bedii Faik’in seçilme nedeni o dönemde “Milli Şef”e yönelik muhalif bakışı dile getiren ve gazete sütunlarına taşıyan ilk gazeteci olması ve bu dönemin belirgin karakteristiğine ilişkin yayınlarının bulunmasıdır. Kitabın genel çerçevesi “Milli Şef Dönemi” olarak bilinen 1938-1950 arasını kapsamakla birlikte Bedii Faik’in seçilen yazıları, gazeteciliğe 1945 yılında başlaması nedeniyle 1945-1950 arasındaki yıllara aittir. Ayrıca Bedii Faik’in yazıları temel alınmak şartıyla, dönemin önemli muhalif gazetecilerinin yazılarından da alıntılar yapılması, kitabın amacını destekleyen bir unsur olarak düşünülmüştür.…
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Çapanoğlu İsyanı ve Çerkez Ethem Yağması
Milis Yüzbaşı Ahmet Nâzım Kafaoğlu, 20. Yüzyıl’ın başlarında Yozgat’ta yetişmiş önemli bir asker ve devlet adamıdır. Balkan Savaşları, I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nda gösterdiği kahramanlıklarla tanınan bir vatanseverdir. Özellikle Kurtuluş Savaşı yıllarında (1919-1922) yaşanan Çapanoğlu İsyanı ve isyanı bastırmak üzere Yozgat’a gelen Çerkez Ethem komutasındaki 1. Kuva-yı Seyyare’nin şehirde gerçekleştirdiği idamlar ve yağmalar nedeniyle Yozgat, Cumhuriyet Dönemi’nde sıkça haksız ithamlarla karşılaşmıştır. Ahmet Nâzım Kafaoğlu, bu olayların tanığı olmuş ve komutasındaki Yozgatlı yiğitlerle milis yüzbaşı olarak isyanların bastırılmasında ve Kurtuluş Savaşı’nda büyük kahramanlıklar göstermiştir. Ayrıca, Atatürk döneminde Yozgat Belediye Başkanlığı yapmış ve siyasette de yer almış bir devlet adamıdır.
Ahmet Nâzım Kafaoğlu’nun hatıraları, 1957 yılında şair ve yazar Abbas Sayar’ın sahibi olduğu Bozok gazetesinde “Çapanoğlu İsyanı ve Çerkez Ethem Yağması” adıyla tefrika edilmiştir. Eser, “Çapanoğulları İsyan Etti mi, Ettirildi mi?” başlıklı bir takdim yazısıyla başlamakta, ardından Ahmet Nâzım Kafaoğlu’nun kısa bir “Ön Söz”ü ve “Hatıralarımı Yazıyorum” başlıklı bir girişle devam etmektedir. Ana metin ise “Çapanoğlu İsyanı ve Çerkez Ethem Yağması” adını taşımaktadır.
Bu hatıralar, Mondros Mütarekesi’nin (30 Ekim 1918) imzalanmasından sonra Şubat 1919’da Kars’ta başlayıp İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı oluşuna (1939) kadar yirmi yıllık bir dönemi kapsamaktadır. Hatıraların ana konusu, Yozgat şehri merkez olmak üzere Türk İnkılap Tarihi’nin önemli olaylarından “Çapanoğlu İsyanı”, “Çerkez Ethem Meselesi” ve Batı Cephesi’ndeki muharebelerdir. Bu hatıralar, bahsedilen isyanların bastırılmasında ve Millî Mücadele’de büyük yararlılıklar göstermiş bir Kuvayımilliye subayının anılarıdır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Antarktika Siyasetini Şekillendiren Güncel Meseleler
Antarktika Dünya’nın en büyük beşinci kıtasıdır ve yedi farklı devlet, toprakları üzerinde egemenlik iddia etmektedir. 1961’den beri Antarktika, üyelik şartlarına göre Dünya uluslarının çoğunu etkin bir şekilde dışlayan bir rejim olan Antarktika Antlaşmalar Sistemi (AAS) altında yönetilmektedir. Bu kitap Antarktika yönetiminin karşı karşıya olduğu Soğuk Savaş sonrası zorlukları incelemeye almıştır. Kıta yönetimini şekillendiren konuların başında gelen serbest turizm ve bilim ve teknolojideki yeni gelişmeler gibi sistemsel düzeni istikrarsızlaştırma potansiyeline sahip güncel meseleleri detaylıca değerlendirmiştir. Bu çalışmada devletlerin şekillendirdiği Antarktika siyasetinin işleyişi konular ve olaylar üzerinden ele alınarak kıta sisteminin geleceğinin yorumlanması amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Görsel İletişim Çalışmaları: Tasarım ve Reklam Seçkisi
Görsel iletişim alanı kapsamında hem geleneksel hem de dijitalleşme sürecinin teknoloji ve iletişim alanı üzerindeki çeşitli etkileri bağlamında bir seçki sunmayı amaçlayan Görsel İletişim Çalışmaları: Tasarım ve Reklam Seçkisi adlı kitap tasarım ve reklam alanlarında birbirinden farklı ve zengin içerikteki yazılardan oluşmaktadır. Görsel kültürün toplumların yaşamlarında yükselişe geçtiği 20. yüzyıldan günümüze reklamcılık ve tasarım alanları gündelik yaşamda daha etkili bir konuma gelmiştir. Teknolojik gelişmelerin de etkisi bu alanların yeni anlatım olanaklarıyla bireylerle bir araya gelmesini sağlamıştır. Çeşitli sosyal medya platformları, metaverse evreni, yapay zeka uygulamalarının günümüz bireylerinin yaşamlarında yer edinmeye başlaması bu konuların reklam ve tasarım alanlarıyla olan ilişkisi ve tasarım alanında yazı karakterlerinin yeri ve önemi kitap kapsamında ele alınarak, tartışılmaktadır. Görsel İletişim Çalışmaları: Tasarım ve Reklam Seçkisi adlı kitap tasarım ve reklam alanlarına ilişkin okuyuculara sunduğu zengin içerikteki seçki ile bu alanlara ilgi duyan tüm okuyucuların ilgisini çekecektir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Tarihsel Boyutlarıyla Türk Basınında Özdenetim Kuruluşları
Son yıllarda yaşadığımız dijital devrim sonucunda basının yapısında ve gazetecilik pratiklerinde önemli bir dönüşüm yaşanmıştır. Söz konusu süreç, habercilik faaliyetinde bulunanların özdenetimini daha önce hiç olmadığı kadar önemli hale getirmiştir. Ayrıca, basın özdenetim kuruluşlarının bu sürece ayak uydurmaları, yapılarını ve işleyişlerini dijital devrimin gereklerine göre yeniden düzenlemeleri hususu da önem arz etmektedir. Bu çalışmada, başlangıcından itibaren Türk basın tarihinde özdenetim amacıyla faaliyet göstermiş olan Osmanlı Matbuat Cemiyeti, Basın Birliği, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Basın Şeref Divanı ve Basın Konseyi’nin kuruluş süreçleri, yapıları, amaçları, faaliyetleri, kabul ettikleri yayın ilke ve esasları ile yaptırımları tarihsel bir bağlam içerisinde ele alınmıştır. Özellikle, halen aktif olarak faaliyet gösteren Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Basın Konseyi’nin dijital çağ içerisindeki konumları da sorgulanmaya çalışılmıştır.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
Hititlerde Tekerlekli Arabalar / Wheeled Vehicles in Hittites
İnsanoğlu tarihin ilk dönemlerinden itibaren hayata kalabilmek için avcılık ve toplayıcılık yapmıştır. Avladığı hayvanları topladığı malzemeleri bitki liflerinden yaptığı ip sayesinde el ve kollarına kullanarak taşımıştır. Ancak zamanla taşınan yükün ve gidilen mesafenin artması, insanoğlunu yeni arayışlara itmiştir. Bu arayışlardan ilki düz bir platform olan kızakların insanoğlu tarafından kullanılmasıyla sonuçlanmıştır. Düz bir platform olarak kullanılan bu kızakların altına silindirler eklenerek kızağın hareket kabiliyeti artırılarak yükün taşınması kolaylaştırılmaya çalışılmıştır. Zamanla bu silindirler kelepçeler vasıtasıyla sabitlenerek harekette devamlılık sağlanmış ve tekerleklerin prototipleri oluşturulmuştur. Tekerlekli arabaların ilk defa nerede kimler tarafından kullanıldığını kesin olarak söylemek oldukça zordur. Dünyanın farklı yerlerinde tekerlekli araçlara dair kalıntılara arkeolojik çalışmalar sayesinde ulaşılmıştır.
M.Ö.1650’li yıllarda Hattuşa merkez olarak kurulan Hitit devleti ihtiyaçlarını karşılamak üzere çok sayıda tekerlekli araç kullanmıştır. Bu tekerlekli araçlar genellikle, yük taşımacılığı, ulaşım, resmigeçit törenleri ve savaş meydanları olmak üzere farklı alanlarda kullanılmıştır. Ancak tekerlekli araçlar deri, bitki lifi, ahşap gibi organik malzemeden yapıldığı için zamanla çürüyerek yok olmuştur. Bu sebeple Hititlere ait tekerlekli arabalar günümüze bir bütün halinde ulaşmamıştır. Bundan dolayı Hititlere ait tekerlekli arabalarının nasıl olabileceğine dair bilgileri mühürler, duvar rölyefleri, kaya anıtları ve seramik parçaları üzerinde betimlenen tekerlekli araçlar vermektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Popüler Kültür, Din ve Tasavvuf
Bu kitap günümüzde genel olarak tasavvufun ve özelde Mevlevîliğin popüler kültürdeki temsillerini incelemekte, postmodern popüler edebiyat ve görsel kültür bağlamında tasavvufî temalar kullanan ürünlerin mahiyetindeki değişimi ve dinî-tasavvufî içerik vasıtasıyla popüler kültürün nasıl dönüştüğünü anlatmaya çalışmaktadır. Yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreğinde Türkiye’de tasavvufa dair kültürel unsurların Mevlâna ve Mevlevilik teması etrafında popülerleşmesi, elbette roman, kişisel gelişim kitapları, sinema ve reklamlar gibi popüler kültürel ürünlerin ana akım kültüre sirayet ederek gündelik hayatımıza daha fazla dahil olmasına yol açmıştır. Şüphesiz bu durumun son çeyrek asırda dünyada ve Türkiye’de yaşanan sosyal değişmelerden kaynaklı bir takım felsefî, kültürel ve politik sebepleri olduğu gibi yine aynı eksenlerde sonuçları da vardır. Bu çalışma söz konusu değişimi ve bunun sebep ve sonuçlarını anlamak ve anlamlandırmak adına okurlarını bir keşif yolculuğuna çıkarıyor.
₺330,00
KİTAP TANITIMI
Konaklama İşletmeleri İçin Modern Bir Bütçeleme Tekniği: Faaliyet Tabanlı Bütçeleme
Faaliyet Tabanlı Bütçeleme; geleneksel bütçelemenin özellikle Genel Üretim Giderlerinin bütçelenmesi konusundaki yanlış uygulamalar gibi çeşitli yetersizliklerini ortadan kaldırması nedeniyle, konaklama işletmeleri için önemli bir modern bütçeleme tekniğidir.
Bu kitapta; önemli bir modern bütçeleme tekniği olan Faaliyet Tabanlı Bütçeleme tanıtılmış ve söz konusu tekniğin konaklama işletmelerinde uygulanabilmesine olanak verecek bir model önerisi sunulmuştur. Bu amaçla geliştirilen Faaliyet Tabanlı Bütçeleme Modeli, yapısı ve işleyişi açıklanarak tanıtılmış ve kapsamlı bir uygulama örneği gerçekleştirilmiştir.
KİTAP TANITIMI
XVII.-XVIII. YY. RUS PEDAGOJİK DÜŞÜNCESİ
I. Petro ve II. Katerina Rus toplum hayatında kapsamlı reformlara imza atmışlardır. Avrupai yapıya ve adaba sahip bir Rus toplumu yaratma fikriyle I. Petro kültür ve eğitim alanında radikal değişimleri başlatmıştır. II. Katerina aydınlanmacı anlayış temelinde Rusya’da “yeni bir nesil” yetiştirmeye gayret etmiştir.
Bu kitapta I. Petro ile II. Katerina’nın genç nesillere okutulması için hazırlattıkları ders kitaplarındaki metinlere yer verilmiştir. Bu metinlerden yola çıkarak, dayanakları ve yönelişleriyle, XVII.-XVIII. yy. Rus pedagojik düşüncesine dair bilgi ve kavrayış edinmek amaçlanmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Uluslararası Kalkınmada Yozgat’ın Potansiyeli Problemleri ve Çözüm Önerileri
Yozgat, marka şehir nasıl olur? Düşüncesinden hareketle hazırlanan bu kitap, 15 farklı bölümden oluşup, 20 farklı akademisyen kitaba katkı sağlamıştır.
Kitabın asıl amacı; Yozgat’ın, tarım, hayvancılık, turizm ve maden kaynakları başta olmak üzere, tüm ekonomik sektörlerdeki potansiyelini ortaya çıkarmaktır. Bu sektörlerdeki mevcut problem ve potansiyeller tespit edilerek, Yozgat’ın kalkınmasına yönelik, çözüm önerileri geliştirilmiştir.
Enerji güvenliği devletlerin sürdürülebilir büyüme ve kalkınmaları için hayati önem taşımaktadır. Kitapta nükleer enerjinin temel yakıtı olan uranyum rezervlerinin önemi ayrıntılı analiz edilmiştir. Bu bağlamda Yozgat-Sorgun’da yoğun miktarda bulunan, uranyum rezervlerinin potansiyeli detaylı araştırılmıştır. Bu potansiyelin Yozgat ve Türkiye ekonomisine, nasıl kazandırılabileceğine ilişkin analizler yapılmıştır.
Kitabın diğer bir odak noktası ise endüstriyel kenevir alanında, ihtisas üniversitesi olan YOBÜ’nün, kenevir alanında yapmış olduğu, bilimsel ve sosyal çalışmalardır.
Doç. Dr. Mustafa ÖZALP
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Gençlerin Sosyal Sapma ve Şiddet Olguları Çerçevesinde Değerlendirilmesi
Toplumda kültürel öğelerin, değerler sisteminin ve kurumlar arası ilişkilerin hızlı bir şekilde değişime uğraması ve kentleşme süreci ile birlikte değişen yaşam şartları kentleri sorunlu merkezler haline getirmektedir. Sosyal değişme süreci ile birlikte değişen ahlaki ve kültürel yapı, bireylerin ve kurumların yapısındaki ilişkileri de dönüştürmektedir. Bundan etkilenen kesimler arasında en başta gençler gelmektedir. Çünkü gençler yaşamlarını sürdürebilmelerinde üstesinden gelmeleri gereken bir takım gelişimsel zorluklarla karşılaşmaktadır. Bu zorlukları aşma sürecinde gençlerdeki sapma ve şiddet eğilimleri kendisini niceliksel ve niteliksel olarak farklılaştırarak göstermektedir.
Bu çalışma gençlerin şiddet ve sapma davranışlarını onaylama ve bu davranışları gösterme sıklığını, Bourdieu’dan hareketle ekonomik, kültürel ve sosyal sermayeleri arasındaki ilişkiyi yaşadıkları bölge doğrultusunda değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Analiz kapsamında gençlerin davranışları hakkında önemli veriler elde edilirken bu davranışları etkileyen süreçler açıklanmaktadır. Bu çalışma Türkiye’de var olan literatüre katkı sağlamayı ve geliştirmeyi hedeflemektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
21. YÜZYILDA BÜTÜNLEŞİK PAZARLAMA İLETİŞİMİ
Yeni teknolojiler ve değişen piyasa koşullarıyla sürekli gelişen pazarlama iletişimi dünyasının hızına erişmek, gerek profesyoneller gerekse akademisyenler için oldukça güçtür. Her gün yeni bir jargonla karşı karşıya kaldığımız bu dünyada, yenilikleri takip etmek elbette önemlidir: ancak bu alanın temellerini anlamadan yeniliklere adapte olmak da mümkün değildir.
Bu kitap, bütünleşik pazarlama iletişimini çeşitli boyutlarıyla ele alarak işletmelerin tüketicilere yönelik etkili iletişim kurma çabalarına ve bütünleşik pazarlama iletişimi araçlarıyla ilgili yeni gelişmelere ilişkin literatüre katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.
21. Yüzyılda Bütünleşik Pazarlama İletişimi kitabında geçmişten günümüze pazarlama iletişimini şekillendiren kavram ve süreçler irdelenmektedir. Bu çerçevede, bütünleşik pazarlama iletişimi, doğrudan pazarlama, dijital pazarlama, sosyal medya pazarlaması, deneyimsel pazarlama, nöro pazarlama, nüfuz pazarlaması ve kurumsal iletişim gibi konular 14 başlıkta 18 yazar tarafından incelenmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Stratejik Planlama ve Stratejik Pazarlama Planı Hazırlama Rehberi
Ülkemizde işletmelerin ortalama ömrünün kısa olması büyük oranda değişime uyum sağlamakta yaşadıkları güçlükten kaynaklanmaktadır. Değişimi öngörebilen ve hızla strateji geliştirip uygulayabilen işletmelerin rakiplerine oranla daha başarılı olacağı açıktır. Bu anlamda uzun vadeli ve geleceğe dönük bir bakış açısı taşıyan stratejik planlar, girişimciler için önemli bir rehber olmakta, amaçların gerçekleşmesini sağlamakta ve resmin bütünün algılamasını kolaylaştırmaktadır. Bu eserde stratejik planlama, stratejik pazarlama planı hazırlama süreci örnek uygulamalı olarak anlatılmaya çalışılmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Jandarma Tarihi Kaynakları
Türkiye’de modern anlamda genel kolluk teşkilatının kurulma süreci, 1839’da Gülhane Hatt-ı Hümâyunu’nun ilânıyla başlamıştır. Klasik Osmanlı Dönemi’nden farklı olarak Tanzimat, II. Meşrutiyet ve Millî Mücadele yıllarında, özellikle Batı’daki emsallerine uygun reformlara tâbi tutulan iç güvenlik kurumları; Cumhuriyet Türkiyesi’nde büyük bir hız kazanan yenileşme hareketleriyle, bugün dünyanın önde gelen kolluk kuvvetleri arasında yerini almıştır. Bu gelişmede, başta Fransa olmak üzere, İtalya ve diğer Avrupa devletlerinden davet edilen yabancı tensikat subaylarının da rolü olmuştur. Aynı süreçte kurulan Jandarma Mektepleri, modern Jandarma Okulları’nın nüvesini teşkil etmiştir.
Osmanlı-Türk Jandarması’nın tarihi, yalnız Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde bir iç güvenlik manzumesi olmayıp; millî sınırlarımızın ötesinde kalan geniş bir coğrafyanın kadîm geçmişinin de görkemli bir safhasıdır. Genellikle Balkanlar ve Orta-Doğu; Arap Yarımadası’nda Harameyn-i Şerifeyn; kısmen, Kafkasya ve Kuzey Afrika; Doğu Akdeniz’de Kıbrıs; nihayet, Girit dahil asırlar boyunca Osmanlı hakimiyetinde kalmış Akdeniz’in diğer adaları, iç güvenlik reformlarıyla bu coğrafyanın bir parçası olmuştur.
Bu kitapta, Osmanlı’dan günümüze, asayiş ve iç güvenlikle ilgili gelişmelerde ordu, sahil güvenlik ve polis teşkilatıyla birlikte devletin eli ve emri altında başarılı bir tarih yazan Jandarma’nın geçmişine ışık tutacak kanun ve nizamlar; bunlara dayanak teşkil eden muhtelif hukukî belgeler ile yerli-yabancı literatürden ulaşılabilenler bir araya getirilmiştir. Eserin yegâne amacı, başta Jandarma olmak üzere, kolluk kuvvetleri ve Sahil Güvenlik alanında araştırma yapanlara bir kaynak külliyatı sunabilmektir.
KİTAP TANITIMI
Toplumsal Hareketler ve Sosyal Medya
Belirli bir konuda istediğini alabilme isteğiyle ortaya çıkan toplumsal hareketlerin geri planında belki de dünyayı değiştirebilme düşüncesi hâkimdir. Çünkü var olan sıkıntıyı ortadan kaldırmaya yardımcı olup tamamen istenilen bir düzenin oluşturulma çabası, bir değişimin ve yeni bir dünya düzeninin habercisidir aslında. Eski toplumsal hareketlerde bu çaba daha çok ekonomik ve sınıf temelli eşitsizlikleri ortadan kaldırmayı amaçlıyorken yeni toplumsal hareketlerle birlikte bu çaba farklı bir boyuta taşınarak kimlik, insan hakları, çevre, nükleer karşıtlığı, barış hareketleri vb. hareketler olarak gerçekleşmeye başlamıştır. Bu dönüşümle birlikte eskinin kamusal meydanlarda gerçekleşen hareketleri yeni toplumsal hareketler olarak, 90’lı yılların başları özellikle de 2000’li yıllarla birlikte sanal kamusal alanlarda seslerini duyurmaya başlamıştır. Bu hareketlerden bazıları örgütlenme noktasında interneti, sokağa çıkabilmek için bir aracı olarak kullanırken bazıları ise tamamen internet ve sosyal medya ortamlarında seslerini duyurmayı tercih etmektedirler. Bu bağlamda bu kitap, toplumsal hareketlerin geçmişten günümüze geçirdiği yapısal değişim ile birlikte örgütlenme ve eylem tarzlarında da nasıl bir değişim yaşadığını dünya üzerindeki önemli örneklerle birlikte okuyucusuyla buluşturmayı amaçlamaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Ömer Demirbağ ve Şiiri
Klasik Türk şiiri geleneği günümüzde de devam etmektedir. Bu geleneği sürdüren şairlerden biri de Dîvan sahibi Dr. Ömer Demirbağ’dır. Şair Dîvan’ındaki şiirlerinin büyük bir bölümünü gazel türünde kaleme alırken şiirinin merkezine aşkı yerleştirmiştir. Bu çalışmada Ömer Demirbağ’ın Dîvan’ında yer alan çok sayıdaki şiiri yorumlanmaya çalışılmıştır. Şiirlerinde mahlas kullanmayan ve bir aşk insanı olan Demirbağ’ın şiirleri içerik ve hayal unsurları bakımından bir özgünlük taşımakta, şairin hâlini dışa vurmakta, anlatım, üslûp ve zarafet açısından da kadim zamanların zevkini tattırmaktadır. Ayrıca eserin son bölümünde şairin şiirlerinden yapılan pek çok besteye de yer verilmiştir.
₺325,00
