KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

AVRUPA BİRLİĞİ BÖLGESEL POLİTİKASI VE MACARİSTAN
₺210,00 -

Anıt Ağaçlara Coğrafi Bakış
₺650,00 -

Agenda of Translation Studies
₺405,00 -

18. Yüzyılda Osmanlı Taşra Tezgâhlarında Kalyon İnşa Organizasyonu
₺405,00 -

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Masonluk
₺325,00 -

Vahyin Elçilerinden Eğitsel Mesajlar
₺340,00 -

Çocukluk Çaği Obezitesiyle Mücadelede Yeni Bir Mali Araç: Obezite Vergileri ve Ebeveyn Tutumlari
-

Sürdürülebilirlik İletişimi: Yeşil Yıkama Riskleri ve Paradokslar
₺250,00 -

Yapay Zeka Destekli Gazetecilik
₺320,00 -

Koruma, Yetki ve Eylemsizlik
-

Yerel Yönetimlerde Pazarlama Sorunları ve Çözüm Önerileri
₺405,00 -

WITH THE TURKS IN PALESTINE
₺440,00 -

URFALI DÎVÂN ŞÂİRLERİ
₺455,00 -

Türkiye’de Örgüt Kültürü Çalışmaları
₺235,00 -

Türkçe – Arapça Konuşma Kılavuzu
₺210,00 -

Tükenmişlik Sendromu
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Medya ve İletişim Çalışmaları
Medya ve İletişim Çalışmaları kitabı geleneksel medya, yeni medya ve iletişim alanlarını kapsayan geniş bir yelpazedeki çalışmalara yer vermektedir. Kitabın medya ve iletişim alanına ilgi duyan okuyucular için de farklı medya türlerine ilişkin çalışmaları bulabilecekleri bir kaynak olması amaçlanmıştır. Bu bağlamda kitapta, sinema ve dönüşen yapısıyla interaktif sinema, televizyon ve televizyon dramalarının toplumsal boyutu, internet ve sosyal medya bağımlılığı, podcast, twitch gibi yeni medya araçları ve geleneksel medya ile olan etkileşimleri, büyük veri, medyaya olan güven, simgesel anlamın dijitalleşme ile dönüşümü konularında alanında uzman akademisyen ve araştırmacılar tarafından kaleme alınan çalışmalar yer almaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Girişimcilik ve Kobi’ler
Dünyadaki hızlı ekonomik, sosyal ve teknolojik gelişmeler, küreselleşme, hizmet sektörünün gelişmesi günümüz bilgi toplumunda girişimciliğin önemini daha da artırmıştır. Girişimciler, günlük hayatta ihtiyaç duyduğumuz mal ve hizmetleri üretmekte, piyasaya arz etmekte ve istihdam meydana getirerek işsizliğin azalmasına da katkıda bulunmaktadırlar. Bu kadar önemli görevler üstlenen girişimcilerin modern çağın gerektirdiği bilgi ve donanımlarla yetiştirilmesi, sahaya çıkmalarının ve kendi işlerini kurmalarının teşvik edilmesi büyük önem taşımaktadır.
Girişimciliğin özendirilmesi, girişimci adaylarının sahaya çıkarılması, girişimcilerin kendi işlerini kurduklarında ihtiyaç duydukları yönetim kabiliyetlerinin geliştirilmesi, ülkenin ekonomik kalkınmasında ve gelişmesinde önemli bir role sahiptir.
Bu kitap kendi işini kuran veya kurma düşüncesinde olan girişimcilere ve girişimci adaylarına yol gösterebilmek amacıyla hazırlanmıştır. İş fikrini iş planına dönüştürerek küçük veya orta büyüklükte KOBİ şeklinde kendi işini kuran ve yöneten girişimcilerin, kuruluş ve işletme aşamasında neler yapacaklarını ve KOBİ’lerin yönetimi konusunda bilgilendirmeyi hedeflemektedir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
SİGORTA SEKTÖRÜNDE ACENTE-ŞİRKET İLİŞKİLERİ
“Türk sigorta acentelerin özellikleri; yönetim ve organizasyon yapıları üzerine bir araştırma” konulu”doktora” tezimden esinlenerek hazırladığım kitabım 1996 yılında yayınlandı. Aradan 22 yıl geçti o yıllarda yıllık 1 milyar USD olan sigorta prim üretimi 10 milyar USD yaklaştı. 2007 yılında sigortacılık kanunu yayınlandı, acenteler yönetmeliği değişti ve sektörde yabancı sermayenin payı çok yükseldi. Acente; sigorta şirketi adına bir sözleşmeye dayanarak, sigortanın pazarlamasına aracılık faaliyetlerinde bulunan bir olgu ve 2017 yılında toplam prim üretiminin % 55’i sigorta acenteleri tarafından yapılıyor. Toplam prim üretiminde en yüksek pay 2017 yılında da acentelere aittir. Sigorta acentelerinin yönetim ve organizasyon ilişkisini detaylı bir şekilde ele alan akademik bir çalışmadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
AİLE İŞLETMECİLİĞİNDE TARIM İŞLETMELERİ ve FARKLI KURUMSALLAŞMA ÖRNEKLERİ
Aile inanç ve değerlerinin hâkim olduğu aile işletmeleri, hem ülke ekonomilerine katkısı hem de sürdürülebilirlik konusundaki üslendiği önemli rol nedeniyle dünya genelinde varlığı azımsanmayacak derecede önemlidir ve önemini sürdürmeye devam edecektir. Global olarak bakıldığında aile işletmelerinin hakim olduğu bir piyasada küçük aile işletmeciliği de sayısal olarak ön plana çıkmaktadır. Özellikle sektörel açıdan bakıldığında ise küçük aile işletmelerinin, gelişmekte olan ülkelerin büyük çoğunluğunda tüketilen gıdaların % 80’inden fazlasını sağlayarak yoksulluğun azaltılmasına ve gıda güvencesine önemli ölçüde katkıda bulunduğu belirtilmektedir (IFAD/UNE, 2013). Küresel ve ulusal düzeyde politika ve uygulamaların çoğunun ekonomik değişkenler odaklı olması, aile işletmeciliği kavramının görünürlüğü ve rolünün yeterince anlaşılamamasına neden olmaktadır. Dünyada son dönemde yaşanan krizler ve afetler aile işletmeciliği konusunu daha fazla ön planda tutmuş ve tarım başta olmak üzere bir çok alanda bu kavram daha görünür hale gelmiştir. Son dönemde yaşanılan Covid-19 pandemisi, küresel tarımsal üretim, gıda üretimi, arz zinciri ve işgücü hareketliliği konularında aile işletmelerinin hem gıda güvencesi hem de gıda arz zinciri üzerindeki öneminin farkına varmamızı sağlamıştır.
Bu kitapta her biri farklı yazarlarca kaleme alınan bölümlerde aile işletmelerinin tanımlanması, tarımda ve kırsalda aile işletmeciliğinin rolü, aile işletmelerinde kurumsallaşma, turizm, örgütlenme, insan kaynakları yönetimi, girişimcilik ve farklı sektörlerde faaliyet gösteren bazı köklü aile işletmeleri konuları ele alınmaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
KENTSEL MEKÂNLARIN KULLANIMI VE SEYYAR SATICILIK DİYARBAKIR ÖRNEĞİ
1950’li yıllar Türkiye’de kırsal alanlardan kentlere doğru olan göçlerin hız kazandığı bir dönemdir. Kırsaldan olan bu göçler Diyarbakır’ı da etkilemiş ve 1980’li yıllara kadar devam etmiştir. 1980’li yıllarda ve özellikle 1990’ların başlarında Diyarbakır yeni bir göç olgusuyla karşı karşıya kalmıştır: Zorunlu Göç. Kente göç edip sığınan bu insanlar yaşam tarzlarını bilmedikleri bir ortamda, beş parasız, başlarını sokacak bir evden yoksun, gecekondularda ve zor şartlarda kente tutunmaya çalışmışlardır. Vasıfsız olan bu insanların birçoğu işe başlaması kolay, dükkan kirası olmayan, fazla sermaye ve işçi çalıştırmayı gerektirmeyen seyyar satıcılığı geçim kaynağı olarak seçmişlerdir. Seyyar satıcılık sadece bu kesimlerin değil, kentte yaşayan vasıfsız ve işsiz kitleler için de önemli bir gelir kaynağı olmuştur.
KİTAP TANITIMI
GÖÇ, KÜLTÜRLEŞME VE ENTEGRASYON SURİYELİLER NE KADAR UYUM SAĞLADI?
Tüm insanlığı ilgilendiren göç, günümüzün en büyük sorunları arasında olmaya devam ediyor. Son yıllarda meydana gelen göçleri dikkate aldığımızda bugünün sorunlarını geçmiş göç yasaları ile açıklamak ve çözebilmek neredeyse imkânsız.
Kaotik bir zamandayız. Göç hareketleri herkesi derinden etkiliyor. Bir gün bir şekilde göç gerçeğiyle karşı karşıya kalmayacağımızın garantisini kim verebilir?
Göç sorunlarına çözüm üretmek, insana yaraşır bir göç politikası geliştirmek için “Göçmen” kimdir, doğru anlamak gerekiyor.
Bu anlamda insanı temel alan bu çalışma, göçmenlere yönelik nefret söylemlerinin göçmenlerin kültürleşme sürecini nasıl etkilediğini ortaya koymaya çalışmaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
SÂDIK VİCDÂNÎ Hayatı, Edebî Şahsiyeti, Eserleri ve NAĞAMÂT-I VİCDÂNİYE
Tomâr-ı Turûk-ı Aliyye başta olmak üzere daha çok dinî ve tasavvufî eserleri ile bilinen SâdıkVicdânînin klasik şiir etkisinde kaleme aldığı eserleri de vardır. Bu şiirlerinde aruz ölçüsünü başarılı bir şekilde kullanmış; özellikle Nağamât-ı Vicdâniyede methiye, mersiye, sâkînâme, hicviye gibi türlerde gazel, kaside, mesnevi, murabba, şarkı, terci-i bend, tahmis, terbi ve tardiye gibi eski şiir nazım şekilleriyle güzel örnekler vermiştir.
Bu çalışma ile klasik şiir geleneğinin etkisinin ne denli güçlü bir şekilde 20. yüzyılda da devam ettiğini gösteren en güzel örneklerden olan Nağamât-ı Vicdâniye, Latin harflerine aktarılarak günümüz okur ve araştırmacılarının beğenisine sunulmuş ve dönemin önemli isimlerinden SâdıkVicdânînin hayatı ve şair kimliği detaylı bir şekilde incelenmiştir.
Zâir bu cihânbî-bekâdır
Her hâlet-i kâbil-i fenâdır
İkbâline meyl ederse kalbin
Eyyâmıhayât pek hebâdır
Uyma heves ü hevâ-yı nefse
Zîrâ o mugâyirrızâdır
Ben ölmüş isem a nûr-ı dîde
Pendim sana itibâr-nümâdır
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Kurumsal Sosyal Sorumluluk ve İtibar Yönetimi
Gelişen teknolojiler, bilgiye daha kolay ve hızlı ulaşılmasını sağlayarak, tüketicilerin farkındalık seviyesini artırmakta ve işletmelere yalnızca maddi değil aynı zamanda sosyal sorumluluklar da yüklemektedir. Günümüzde bilinçli tüketicilerin, sadece ucuz ve kaliteli hizmet veya ürün sağlayan işletmelere değil, sosyal sorumluluk bilinci oluşmuş ve itibar seviyesi yüksek işletmelere de yöneldikleri gözlemlenmektedir. Bu yüzden işletmeler, birçok alanda kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetleri uygulayarak paydaşlarının bu yöndeki beklentilerini karşılamaktadır.
Günümüzde işletmelerin başarılı olabilmesi için sermaye, insan kaynağı, maddi güç gibi somut bileşenler tek başına yeterli gelmemektedir. Kurumsal itibar gibi ilk bakışta gözle görülemeyen ancak pazar içerisinde rakiplere karşı çok önemli bir rekabet avantajı sağlayabilecek soyut bir unsur, sürdürülebilirlik için işletmelerin olmazsa olmazı konumuna gelmiştir. Bunun bilincinde olan kurumsal işletmeler, itibar kazanabilmek için başta kurumsal sosyal sorumlulukların yerine getirilmesi olmak üzere birçok arayışa girmektedir.
Bu çalışmada, kurumsal sosyal sorumluluk ve kurumsal itibar bileşenleri detaylı olarak anlatılarak birbirleriyle olan ilişkileri vurgulanmıştır. İşletmelerin kurumsal itibar sağlama ve mevcut itibarı yönetmeleri konusunda kurumsal sosyal sorumluluğu ne yönde kullanmaları gerektiği örnek olaylar ve bu konuda yapılan bilimsel araştırmalar ışığında ele alınmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Lâle Müldür Şiiri Notaların Gümüş Ağırlığı
1980 sonrası Türk şiirinin öne çıkan şairlerinden Lâle Müldür, rüya atmosferine sahip şiirlerinde Divân edebiyatının yanı sıra Doğu ve Batı şiirinden de beslenir. Lâle Müldür’ün şiiri katmanlı bir yapıya sahiptir. Donanımlı okur, kültürel birikimi doğrultusunda bu katmanları aralayarak Lâle Müldür’ün şiirinin derinliğini sezebilir. Lâle Müldür, kitaplarında sadece edebî eserlere değil, tarihî ve mitolojik hikâyelere de göndermelerle şiirlerini derinleştirir.
Lâle Müldür Şiiri-Notaların Gümüş Ağırlığı’nda şair ve akademisyen Emel Koşar’ın Lâle Müldür hakkındaki uluslararası hakemli dergilerde yayınlanan makalelerinin yanı sıra daha önce yayınlanmamış yazıları da yer almaktadır.
₺190,00
KİTAP TANITIMI
Çağdaş Özbek Şairi: Tahir Kahhar ve Şiirleri
1953 yılında Özbekistan’ın Namangan vilayetine bağlı Törekorgan ilçesinde doğan Tahir Kahhar, çağdaş Özbek edebiyatının çok yönlü ve üretken isimlerinden biridir. Taşkent Devlet Üniversitesi Gazetecilik Fakültesi’nden mezun olan Kahhar, akademik çalışmalarını klasik dünya edebiyatı ve Türk edebiyatı üzerine yoğunlaştırmış; Dante’nin İlahi Komedya’sının Özbekçeye çevirisi üzerine yaptığı çalışmayla yüksek lisansını, Özbek edebiyatının Türkiye’deki algılanışı üzerine hazırladığı teziyle filoloji alanında doktor unvanını almıştır.
Gazetecilik, editörlük, yayıncılık ve edebiyat tarihçiliği alanlarında uzun yıllar görev yapan Kahhar; Özbekistan Devlet Radyosu, Şark Yıldızı dergisi ve Gafur Gulam Devlet Yayınevi gibi önemli kurumlarda sorumluluk üstlenmiştir. 2004 yılından itibaren üniversitede öğretim üyesi olarak görev yapmış, 2013 yılında doçent unvanıyla emekli olmuştur.
Türk lehçeleri, Osmanlıca, Farsça ve Rusçaya hâkim olan Tahir Kahhar, Türk dünyası edebiyatları arasında kültürel ve edebî köprüler kuran çeviri faaliyetleriyle de tanınmaktadır. Ulusal ve uluslararası birçok ödüle layık görülen Kahhar, şiir, çeviri ve akademik çalışmalarıyla çağdaş Özbek edebiyatında seçkin bir yer edinmiştir.
₺720,00
KİTAP TANITIMI
L’homme et son tragique: l’humanisme dans la Peste d’Albert Camus
La tentative littéraire et philosophique d’Albert Camus reste sûrement parmi les plus originales du XXème siècle. En se donnant comme motif primordial de concevoir l’homme dans sa quête et son besoin du bonheur et la vie dans sa finitude, il se propose de fonder un nouvel humanisme libertaire, individuel, collectif et cosmique et ceci contre tout ce qui nie l’homme -absurde- en tendant à l’écraser.
Le fil conducteur de toute son oeuvre se rapporte ainsi à une lucidité tragique qui n’interdit pas l’exigence d’humanité. Son souci est d’abord d’identifier l’inhumain et de dénoncer ensuite la tyrannie du mal et l’abondance du malheur qui ne se caractérisent que par l’absurde. Il cherche donc à créer un certain ‘royaume de ce monde’, à fonder enfin l’humain sur les deux nouveaux concepts –révolte et amour- en proposant un nouvel humanisme méditerranéen’ inédit jusqu’alors.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİK EKOSİSTEMİNİN TEORİK TEMELLERİ
Girişimcilik ekosistemleri, girişimcilik faaliyetini yaratan ve besleyen bölgesel sistemlerdir. Kavramının metaforik kullanımının araştırmacılarda ilgi yarattığı görülmektedir. Ancak girişimcilik ekosisteminin teorik düzeyde kendini ispatladığını söylemek pek mümkün değildir. Bu araştırmanın amacı, girişimcilik ekosisteminin teorik temellerini eleştirel bir yaklaşımla irdelemektir. Araştırmada özellikle teorik düzeyde konunun gelişimine katkı sağlayacak sorular önerilmeye çalışılmıştır. Bu sebeple araştırma, birden çok teorik çerçeve açısından girişimcilik ekosistemi konusunda değerlendirmeler, karşılaştırmalar ve tartışmalar içermektedir. Araştırmada ayrıca girişimcilik ekosisteminin bileşenleri ve işleyişi anlatılmıştır. Araştırmanın girişimcilik ekosistemi konusunda teorik düzeyde katkıda bulunması, yeni tartışma sorularının araştırılmasına öncülük etmesi beklenmektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Kuraklık
Yağışlardaki mevsimselliğin yüksek olduğu alanların Türkiye’de fazla olması, kuraklık olaylarının dikkatle izlenmesini gerektirir. Yağış rejimine göre yağışlı geçmesi beklenen ayların kurak geçmesi, su kaynaklarına bağlı faaliyetlerde farklı zaman ölçeklerinde krizlere yol açmaktadır. Bu krizlerin aşılması/yönetilmesi için öncelikle yağış rejimi bölgelerine göre kuraklık karakteristikleri, politika yapıcılar ve sahadaki uygulayıcılar tarafından bilinmelidir. Öngörülmesi oldukça güç olan kuraklık problemine yönelik ulusal düzeyde yeni yaklaşımların geliştirilmesine katkı sunmayı amaçlayan bu kitap, ağırlıklı olarak Türkiye2deki kuraklık özelliklerini ve kuraklığa neden olan bölgesel hava dolaşımını içermektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Uluslararası Rejimler
Uluslararası rejim kavramı devletler arası iş birliği dinamiklerini incelemek ve çevre ve ticaret gibi farklı alanlarda uluslararası yönetişimi açıklamak amacıyla Uluslararası İlişkiler (Uİ) literatüründe 1970’lerden itibaren önemli bir yer tutmuştur. Teorisyenler uluslararası bir üst otoritenin olmadığı ve genellikle anarşik bir çatışma ortamı olarak algılanan ve tasvir edilen uluslararası ilişkilerde devletlerin neden ve nasıl belli ilke, norm ve kurallara dayalı olarak iş birliği yaptıkları ve bunun için hangi resmi ve gayrı resmi mekanizmaları kurduklarını uluslararası rejimleri analiz ederek anlamaya çalışmaktadırlar.
Uİ disiplininin temellerini teşkil eden teorik araştırmalar son dönemde ülkemizdeki akademik üretim süreci içerisinde de giderek daha fazla yer almaktadır. Ancak Türkçe akademik literatürde uluslararası rejim teorilerine ilişkin kapsamlı çalışma yok denecek kadar azdır. Bu kitap Türkçe Uİ literatürüne uluslararası rejimlere ilişkin kavramsal ve kuramsal bir genel giriş ile katkı yapmayı amaçlamaktadır. Kitap uluslararası rejim çalışmalarını Uİ disiplinine yön veren dört ana gelenek olan Neo-realizm, Neo-liberalizm, bilişselci gelenek ve Eleştirel Teori perspektiflerinden kuramsal bir incelemeye tabi tutmaktadır. Kitapta her bir teorik yaklaşım ampirik örnekler verilerek açıklanmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Soğuk Savaş Döneminde Yugoslavya
Yugoslavya, Sırp/Hırvat/Sloven (SHS) Krallığı olarak 1918’de kurulmuştur. İkinci Dünya Savaşı’nda Alman orduları tarafından işgal edilmiştir. Krallık; Sovyet Kızıl Ordu’sunun yardımı, Tito ve Partizanların verdiği bağımsızlık mücadelesi sonucu kurtarılmış, 1946’da Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti (YFHC) ve 1963’te Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti (YSFC) adını almıştır. Tito, 1945’te Yugoslavya’nın liderliğine seçilmiş, Mayıs 1980’deki ölümüne kadar bu görevini sürdürmüştür.
Tito, uzun iktidar yıllarında Yugoslavya’yı; Sırbistan, Hırvatistan, Slovenya, Bosna Hersek, Makedonya, Karadağ’ın yer aldığı altı Cumhuriyet ve Kosova ile Voyvodina’dan oluşan iki Özerk bölge şeklinde yönetmiştir. Ülkesinin karşılaştığı ekonomik yıkımı durdurmak ve halkının refah düzeyini yükseltmek amacıyla önce SSCB’den sonra ABD ile Batılı devletlerden yardım almıştır. Ancak NATO ve Varşova Paktlarına üye olmamış, AET ile COMECON gibi ekonomik yapılanmalardan da uzak durmuştur. Bu arada Bağlantısızlar Hareketi’ne yakınlaşmış, hatta örgütü yönlendirici güçlü aktör durumuna gelmiştir. Tito’nun ölümünden sonra çok etnikli, çok dinli Yugoslav halkında görülen milliyetçi-ayrılıkçı eylemler, uluslararası sistemdeki değişimlerin de etkisiyle hız kazanmış ve ülkenin dağılmasına sebep olmuştur.
₺780,00
KİTAP TANITIMI
İngiliz Romanında İstila Gotiği
1897 yılı, Kraliçe Viktorya’nın Elmas Jübilesi ile Britanya İmparatorluğu’nun yenilmezliğini kutladığı görkemli bir vitrin sunarken dönemin edebi bilinçaltı, telafi edilemez bir çöküşün dehşetini yansıtmaktaydı. 19. yüzyıl İngiliz romanı alanında hazırlanan bu kitap, fin de siècle döneminin en sarsıcı üç başyapıtını, Bram Stoker’ın Drakula, Richard Marsh’ın Böcek ve H. G. Wells’in Dünyalar Savaşı romanlarını, yenilikçi bir kuramsal çerçeve olan İstila Gotiği merceğinden tahlil ediyor. Doğu’nun karanlık şatolarından, mistik dehlizlerinden ve uzayın derinliklerinden gelerek imparatorluğun merkezine sızan ve hatta onu yok etmeye çalışan bu Ötekiler, aslında Britanya’nın kendi sömürgeci günahlarının, bastırılmış cinsel anarşisinin ve ters sömürgeleştirme korkularının bedenlenmiş halleridir. Viktorya döneminin son zamanlarını konu alan bu kitap, imparatorluğun kendi yarattığı canavarlarla yüzleşmesini İstila Gotiğinin dünü, bugünü ve yarını şeklinde ele alarak okurun dikkatine sunuyor.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
KÜTAHYA HALK ŞAİRLERİ
Türk edebiyatında sanat, edebiyat, şiir ve kültür merkezi olarak önemli bir yere sahip olan Kütahya, yetiştirdiği şairler bakımından Osmanlı şiir coğrafyasına etki eden kadim şehirlerimizden biridir. Kütahyalı Evliya Çelebî’nin bahsettiği iki yüz elli yedi şehir içerisinde Kütahya, altıncı edebî muhit olarak dikkat çekmektedir.
Selçuklu’dan Germiyan’a, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e yüzlerce şair yetiştiren bu kutsal şehir, klasik divan şiirinin başkentidir. Şeyhoğlu Mustafa, Ahmedî, Ahmed-i Daî, Şeyhî ve Cemalî gibi divan edebiyatının kurucu şairleri Germiyan sarayında yani Kütahya’da yetişmiştir.
Kütahya, divan şiiri dışında tekke ve halk şiiri geleneğinde de önemli bir yere sahiptir. Kütahya’da halk şiiri geleneğinin ilk önemli şairi Âşık Sırrı’dır. Âşık Sırrı’dan sonra Âşık Şükrü, Ârifî, Pesendî, Âşık Kâmilî, Âşık Ömer eliyle yirminci asra ulaşan Kütahya halk şiiri geleneği günümüzde iki koldan devam etmektedir. Bu kollardan birincisi Bektaşi şiir geleneğini sürdüren âşıklar ve zâkirler yolu, ikincisi iki binli yılların başında kurulan Kütahya Şiir Sevenler Derneği’nde faaliyet gösteren kalem şairlerinin yoludur.
Kütahyalı veya Kütahya’ya hizmet ettiği için Kütahyalı kabul ettiğimiz halk şairlerini ele aldığımız bu çalışmada yer alan şairlerimizin hayat hikâyelerini ve şiirlerini incelediğinizde Türkistan coğrafyasından Anadolu’ya taşıdığımız derin bir halk kültürünün izlerini göreceksiniz.
KİTAP TANITIMI
II. Abdülhamid Han Devri Önemli Restorasyonları: Şam Emevi Câmii ve Selanik Ayasofya Câmii
XIX. yüzyıl “Osmanlı Devleti”nin en uzun yüzyılı olarak tanımlanır. Osmanlı için en hareketli, en yorucu ve en sancılı uzun bir asırdır XIX. yüzyıl. Bu asrın son çeyreğinde tahta oturan Sultan II. Abdülhamid 33 yıl boyunca yürüttüğü iç ve dış politika ile devleti en zorlu dönemlerinde ayakta tutmayı başarmıştır. Siyasi olaylara paralel 1894 İstanbul Depremi, merkezden uzak şehirlerde meydana gelen büyük yangınlar gibi doğal afet ve felaketler de onun döneminde meydana gelmiştir. Bu eser onun devr-i saltanatında meydana gelen iki büyük yangın ve onlardan etkilenen iki tarihi önemi haiz cami olan Şam Emevî Câmii ve Selanik Ayasofya Câmiinin hasarlarını ve yangınlardan sonra restorasyon süreçlerini birinci el kaynak olan arşiv belgeleriyle ele almaktadır.
₺890,00
KİTAP TANITIMI
ESNEK ÜRETİM SİSTEMLERİ
Üretim sistemlerinin evrimini incelendiğinde her bir gelişim sürecinin temel bir kavram üzerinden gerçekleştiğini görmek mümkündür. Sanayi devriminin başlarında öne çıkan Kavram ETKİNLİK iken, ikinci dünya savaşının hemen arkasından etkinlik konusuna ilave olarak KALİTE kavramı gündeme gelmiştir. Bilişim teknolojilerinin katkısı ve pazardaki gelişmeler 1980lerden itibaren bu iki kavrama esneklik dahil olmuştur. İleri imalat teknolojileri içinde önemli bir yere sahip olan Esnek Üretim Sistemleri konusunda bilgi sahibi olmak özellikle uluslararası rekabet gücü olarak ucuz iş gücüne dayanmış toplumlar acısından önem arz etmektedir. Bu çalışmada esneklik kavramı, esneklik türleri hakkında temel bilgiler verilmiş ve esnek üretim sistemlerinin tanımı, türleri ve bileşenleri ele alınmıştır. Ayrıca esnek üretim sistemlerinin ekonomik analizi ve yatırım karar sürecine katkı sağlayacak bir karar modeli incelenmiştir.
KİTAP TANITIMI
Tehzîbü’ş-Şiyem Fî-Nazmi’l-Hikem
Divan edebiyatı geleneğini sürdüren Ali Salâhaddin (d.1877-ö.1939), telif ve tercüme niteliğinde çok sayıda eser kaleme almıştır.
Tehzîbü’ş-Şiyem fî-Nazmi’l-Hikem adlı eseri, beyit, kıta ve mesnevi nazım şekilleriyle yazdığı 1000 şiirden oluşmaktadır. Şiirlerinde, her dönem geçerli genel ahlaki konuların yanı sıra dönemin şartlarına göre kaybolan ve yozlaşan değerleri de işlemiştir. Yaşantısından edindiği bilgi ve tecrübeyi okuyucusuna şiir yoluyla paylaşan şair, kimi zaman uyaran ve yasaklayan, kimi zaman da öven ve teşvik eden bir tavır içinde olmuştur. Bazen de konuyu iyi veya kötü yönleriyle ortaya koyduktan sonra okuyucusunun olaya hikmet gözüyle bakıp ders çıkarmasını beklemektedir. Şiirlerinde ayrıca, insanların kişilik özelliklerine dair önemli tespitleri bulunmaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Sinema ve Cinsiyet
Sinema ve Cinsiyet: Afişten Jeneriğe James Bond Filmlerinde Kadın” adlı bu kitap, sinema sanatının toplumsal cinsiyet algıları üzerindeki derin etkisini James Bond serisi üzerinden inceliyor. Yıllar boyunca sinemada yaşanan evrimin bir aynası olarak James Bond filmlerindeki kadın karakterlerin dönüşümüne odaklanan eser, sinema ile kültürel normlar ve cinsiyet rolleri arasındaki etkileşimi ele alıyor. Erken dönem filmlerde cinsel obje olarak gösterilen kadınlar, zamanla bağımsız ve güçlü karakterlere dönüşürken, bu değişim sinemanın toplumsal cinsiyet rollerine etkisini gözler önüne seriyor. Akademik derinlikle ve eleştirel bir bakış açısıyla kaleme alınan bu çalışma, sinema tutkunları ve toplumsal cinsiyet çalışmalarına ilgi duyan herkes için değerli bir kaynak niteliğinde.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Batılılaşma Sürecinde Homeros’u Okumak (Metinler)
Batılılaşma sürecinin başlangıcında Homeros hakkındaki bilgiler tarih kitaplarında yazılanlarla sınırlıdır. Zamanla bu bilgilerin detaylanarak ve artarak süreli yayın sütunlarında daha geniş halk kitleleriyle buluştuğu görülür. 1908 sonrasında Homeros’a bakış değişmiş, İlyada ve Odysseia “epope” olarak nitelendirilmiş, Homeros ve eserleri, eski Yunan edebiyatı ders notlarında, mitolojiye ilişkin eserlerde genişçe yer almıştır.
Bu kitapta önce, Osmanlı aydınının “şair-i meşhur”, “şair-i mahir”, “şair-i bî-nazîr”, “şair-i şehîr”, “şair-i muhterem” olarak söz ettiği Homeros’a dair metinler değerlendirilmiş ardından, günümüz alfabesine aktarılan Sadullah Paşa, Naim Fraşeri, Selanikli Hilmi ve Ömer Seyfettin’in İlyada tercümeleri okuyucuya sunulmuştur.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Türkçe Öğretiminde Yaratıcı Düşünme Teknikleri
Türkçe Öğretiminde Yaratıcı Düşünme: Düş Kanatlı Kelimeler
Yaratıcı düşünme, öğrencilerin anlam bahçelerine kelime tohumları ekerek dil becerilerini geliştirmekle kalmaz aynı zamanda onları hayal gücünün sihirli kapılarından geçirerek kelimelerine düşten kanatlar taktırır. Böylelikle öğrencilere düşüncelerinin hazine sandığını açtırarak hayal gücünün büyülü ve eşsiz dünyasında düşünce evrenlerini genişletme olanağı sunar. Türkçe öğretiminde yaratıcı düşünme, dil becerilerinin gelişimini sınırların ötesine taşıyarak, öğrencilerin hem kendilerini keşfetme hem de dünyayı anlamlandırma yollarını derinleştirip zenginleştirmelerine kapı açar. Bu süreç, onlara hayata daha geniş bir bakış açısıyla yaklaşabilecekleri benzersiz bir zihinsel keşif yolculuğu sunar.
Bu kitap, yaratıcı düşünmenin önemini vurgularken Türkçe derslerinde uygulanabilecek çeşitli yaratıcı düşünme tekniklerine de yer vermektedir. Bu teknikler insan zihninin ve kalbinin keşfedilmemiş kilitli kapılarını açmak için anahtar konumundadır. Kitapta yaratıcı düşünme tekniklerinin nasıl kullanılacağı eğitimciler için ayrıntılarıyla açıklanmaktadır. Fikir bahçesinde zihin uçurtması işlevi üstlenen çeşitli etkinliklerle de düşüncelerin burçlarında gezme fırsatı sunmaktadır. Yaratıcı düşünmeyi merkeze alan bu tekniklerle öğrencilere, dil becerilerini kullanarak hayal gücünün eşsiz ve ihtişamlı okyanusunda düşüncelerini renklendirme keşfinin haz ve heyecanını yaşatmaktadır.
Türkçe öğretiminde çağdaş bir yol haritası sunan bu kitap, öğretmenlerin derslerini daha ilgi çekici hale getirmelerine ve öğrencilerin yaratıcı düşünme potansiyellerini en üst düzeye çıkarmalarına yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Türkçe öğretiminde yaratıcı düşünme, dil öğreniminde yenilikçi bir yaklaşım arayan tüm eğitimciler için vazgeçilmez bir kaynak!
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Beden İmgesi Esnekliğini Geliştirmeye Yönelik Grup Psikoeğitimi
Bedenimizle ilgili duyduğumuz rahatsızlıklar yaşamımıza anlam katacak yolda yürümemize engel teşkil etmekte midir? Eğer cevap evet ise, beden imgesi esnekliğimizin düşük olduğu kanısına varabiliriz. Bu kitap, bireylerin bedenleriyle ilgili rahatsızlıklarının onların yaşam anlamları önünde daha fazla engel teşkil etmemesi için geliştirilen bir grup psikoeğitim programını içermektedir. Kitapta sunulan psikoeğitim programının genç yetişkin bireylerin beden imgesi esnekliğini artırmada etkili olduğu deneysel çalışma ile ortaya konulmuştur. Sırf yüzünün çirkin olduğunu düşündüğü için arkadaşlarıyla daha az görüşen, oysa arkadaş ilişkilerine çok önem veren; her zaman “fit” olmak zorunda olduğu için çok uzun saatlerini spor salonunda geçirerek ilgi duyduğu geometri alanıyla ilgili çalışmalarını yürütemeyen; vücudundan memnun olmadığı için sunum yapmaktan sürekli olarak kaçınan ve çok sevdiği “öğretme, paylaşma” deneyimlerinden kendini mahrum eden; vücudundaki yara izinden rahatsız olduğu için denize girmekten kaçınan ve eğlencesine kısıtlama koyan genç yetişkinlere yardımcı olabilmek umudu taşınarak geliştirilen bu psikoeğitim programı, ruh sağlığı alanında uygulayıcıların doğrudan yararlanabileceği bir içerik sunmaktadır. Genç yetişkinler de kitabı bir kendine yardım kaynağı olarak kullanabilirler.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Kâbil Elçisi Ömer Fahreddin Paşa
Mohaç Meydan Muharebesi’nin (29 Ağustos 1526) kazanılmasında önemli bir payı olan meşhur Akıncı Bali Bey’in (Balioğulları) soyundan gelen Rusçuklu Ömer Fahreddin Paşa, yapmış olduğu faaliyetlerle Türk tarihinde araştırılmaya değer bir kişilik olarak her zaman dikkat çekmiştir. Uzun süren askerlik hayatında Paşa, en büyük şöhretini Medine’yi savunmasında göstermiş olduğu fedakârlıklarından almıştır. Paşa, Medine’de İngilizlere ve onların işbirlikçisi Şerif Hüseyin’e karşı amansız bir mücadele vererek tüm Müslümanların kalbi olan Medine’yi son ana kadar savunmuştur. Bu şekilde şöhret kazanan Paşa, Medine çöllerinden anayurda döndüğünde yeni bir göreve daha layık görülmüştür. Bu görev, onun “Medine Müdafii” şöhretiyle çok ilgili bir hususiyeti barındırmıştır. Artık Paşa, Ortadoğu’da ve bu coğrafyada Türkler için önemli olan Afganistan’da yine İngilizlere karşı aynen Medine’deki gibi bu sefer diplomatik bir savaşın ön cephesinde elçi olarak yerini almıştır. Ömer Fahreddin Paşa’nın Kabil Elçiliği faaliyetlerini konu edinen bu kitap, gizlilik durumu 12.11.2021 tarihinde kaldırılmış arşiv belgelerinden ve bu konuda yazılmış eserlerden hareketle ortaya çıkarılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Edebiyatta Aile
Edebiyatın satır aralarında aileye dair bir yolculuk…
Aile, insanlık tarihinin en temel kurumlarından biri olarak edebiyatın da vazgeçilmez temalarından biridir. Bu kitap, Türk ve İngiliz edebiyatlarından seçilen eserler aracılığıyla, aile kavramının edebi metinlerde nasıl temsil edildiğini kapsamlı bir şekilde incelemeyi amaçlamaktadır.
İki ana bölümden oluşan kitapta, “Türk Edebiyatında Aile Temsilleri” ve “İngiliz Edebiyatında Aile Temsilleri” başlıkları altında toplam on yedi bölüm yer almaktadır. Okurlar, farklı dönemlerden ve edebi türlerden yapılan detaylı analizlerle, aile kurumunun tarihsel süreçteki değişimini ve kültürel yansımalarını keşfedeceklerdir.
Bu çalışma, yalnızca Türk ve İngiliz edebiyatlarının aileye bakışını ortaya koymakla kalmaz; aynı zamanda okura, farklı dil ve kültürlerdeki ortak insani değerleri karşılaştırmalı bir perspektifle değerlendirme fırsatı sunar. Böylece okuyucu, edebiyatın evrensel diliyle aile kavramının derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkar.
₺400,00