KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Aykırı Yazar Lillian Hellman
₺210,00 -

ANTON TCHEKHOV AND OTHER ESSAIS
₺405,00 -

ALBERT CAMUS Çağa ve İnsana Tanıklık
₺275,00 -

20’NCİ YÜZYILDA TÜRKİYE VE BALKANLAR
-

VR Film: Yeni Teknolojilerle Geleneksel Anlatı ve Normların Dönüşümü
₺325,00 -

Sultan (II) Mahmud’un Ölümü
₺235,00 -

Sanat Tarihi Yazıları
₺370,00 -

Türkiye’de Popüler Kültür, Din ve Tasavvuf
₺330,00 -

Hakas Türkçesinde Geçmiş Zaman Kategorisi
₺430,00 -

COMPUTATIONAL FORMALISM in LITERARY STUDIES
₺450,00 -

YÖNETİM VE İNSAN İÇİN GÜÇLENDİRME
₺275,00 -

Yabancıların Yabancısı: Türkler
₺325,00 -

ÜLKE REKABET GÜCÜNE EKONOMİK ÖZGÜRLÜKLERİN ETKİSİ: PANEL VERİ ANALİZİ
-

TÜRKİYENİN KALKINMA YÖNETİMİ POLİTİĞİ
₺455,00 -

Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Kalıp Sözlerin Yaratıcı Drama Yöntemi İle Anlatımı
₺260,00 -

Türk Dili Yazılı ve Sözlü Anlatım
KİTAP TANITIMI
English Literature and Society in the Eighteenth Century
The literary history, as I conceive it, is an account of one strand, so to speak, in a very complex tissue: it is connected with the intellectual and social development; it represents movements of thought which may sometimes check and be sometimes propitious to the existing forms of art; it is the utterance of a class which may represent, or fail to represent, the main national movement; it is affected more or less directly by all manner of religious, political, social, and economical changes; and it is dependent upon the occurrence of individual genius for which we cannot even profess to account. I propose to take the history of English literature in the eighteenth century. I do not aim at originality: I take for granted the ordinary critical judgments upon the great writers of whom so much has been said by judges certainly more competent than myself, and shall recall the same facts both of ordinary history and of the history of thought. What I hope is, that by bringing familiar facts together I may be able to bring out the nature of the connection between them; and, little as I can say that will be at all new, to illustrate one point of view, which, as I believe, it is desirable that literary histories should take into account more distinctly than they have generally done.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
XVI. Yüzyılda Kepsud Nahiyesi
Bu kitapta Kepsud Nahiyesi’nin XVI. Yüzyıldaki nüfusu iktisadi faaliyeti ve toplumsal yapısı ortaya konulmuştur. Osmanlı idaresinde Kepsut ile ilgili olarak, XVI. yüzyıl arşiv belgelerine dayanarak kaleme alınan bu kitap, Kepsud Nahiyesi’nin mahalleleri, köyleri, üretim tarz ve şekilleri, tarım, sosyal ve ekonomik yapısı ile vakıfları gibi çeşitli konuları ele almaktadır. Kitapta Nahiyeyi tanıtacak fiziki, demografik, idari ve sosyo-ekonomik konular arşiv belgeler ışığında tetkik ve tahlil edilmiş, Osmanlı’nın genel taşra idare sisteminin etkileri ile bölgenin hususiyetleri birlikte değerlendirilmiştir. Osmanlının en kadim toprakları içerisinde yer alan nahiye ile ilgili olarak tahrir defterleri merkezli kitabın birinci bölümünde kır yerleşim özellikleri tartışılmış olup Kepsut Nahiyesinin XVI. yüzyılda mahalle ve köyleri ile bu yerleşim birimlerinde bulunan tebaanın sosyal ve ekonomik durumu ortaya konulmuştur. İkinci bölümde genel olarak nahiyenin sosyal yapısı ve iktisadi durumu ile nahiyede devam eden zirai faaliyetlerle ödenen vergiler üzerinden bir değerlendirme yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise nahiyede bulunan vakıflar ve bu vakıfların sosyal yapı üzerinde oynadığı roller hakkında bilgiler paylaşılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
OTEL İŞLETMELERİNDE KURUMSALLAŞMA
Kurumsallaşma kavramı, büyük ve büyümekte olan işletmelerin, kişilere (işletme sahibi, patron) bağlı olmadan, örgüt içerisinde kurallara dayalı bir sistem kurularak faaliyetlerini devam ettirmesi ve gelecek kuşaklara da aktarması açısından oldukça önem arz etmektedir. Bu duruma istinaden, her yıl ağırladığı turist sayısı bakımından dünyada ilk on ülke içinde yer alan ve Akdeniz çanağının en kaliteli otellerine sahip olan Türkiye’deki otel işletmelerinin daha kurumsal bir anlayışla idare edilmesi ve faaliyetlerini sürdürmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur. Bu çalışma, turizm sektörünün üç önemli sacayağından (tripot) biri niteliğinde olan otel işletmelerinde çalışan işgörenlerin kurumsallaşma algı düzeylerini tespit etmek ve kurumsallaşma algılarının farklı değişkenler açısından farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmek amacıyla yapılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Konaklama Tesislerine Mekânsal Teoriler Açısından Bakış
Turizm, kavramsal olarak mekân ve ekonomik aktörlerin mekândaki dağılımı ile en çok ilişkili sektörlerden bir tanesidir. Konaklama tesisleri turizm arzının en önemli öğesi olarak turizmin mekân ile olan ilişkisinde en büyük role sahiptir. Ekonomik değer yaratan aktörlerin mekânsal dağılımı ise ekonomik coğrafya bilim dalının en çok ilgilendiği sorunsallardan biridir. Bu eser bu bağlamda konaklama tesislerine, ekonomik coğrafya teorilerinin bakış açısıyla göz atmaya çalışmaktadır. Bunu yaparken, mekân vurgusu ile konaklama tesislerinin yakın tarihte nasıl bir değişim ve dönüşüm geçirdiğini anlatmaktadır. Aynı zamanda, ekonomik coğrafyada yerleşim teorilerinde çokça incelenen fiyat oluşumu konusunu, talep yönlü olarak konaklama tesisleri için tartışmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
SİYASAL İLETİŞİM, PROPAGANDA VE ULUSAL KİMLİK
“Ceren Yegen, Anthony Smith’in millî kimliğin özellikleri olarak sıraladığı; tarihi bölge, vatan, ortak mitler ve tarihsel anılar, ortak kitle toplum kültürü, vatandaşlar için ortak hak ve görevler ile ortak ekonomi temaları üzerinden nasıl kimlik siyaseti yapıldığına dair, özellikle seçim dönemlerinde ortaya çıkan bir analiz yapıyor, kimlik üzerinden siyaset örnekleri üzerinde durarak, tesadüfü örnekleme olarak ifade ettiği yöntemle 1957-2007 yılları arası Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrat Parti, Hürriyet Partisi, Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi, Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti, Doğru Yol Partisi, AK Parti seçim propagandalarında kullanılan, afiş, slogan, seçim beyannameleri üzerinde örneklendiriyor”
Mehmet Ö. Alkan
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Tedarik Zincirinde İş Birlikçi Tahminleme
Günümüz pazar koşullarında firmalar artan rekabet şartlarında sürdürülebilir rekabet avantajını korumak için farklı stratejiler geliştirmektedir. Firmaların tedarikçilerini göz ardı ederek tek başlarına rekabet avantajı sağlamaları çok zordur. Geleneksel yöntemlerin yetersiz kalmasından dolayı firmalar iş birlikçi stratejilere yönelmektedir. Bu kitapta Geleneksel Tedarik Zinciri yapısı ile İş Birlikçi Planlama, Tahminleme ve İkmal Tedarik Zincir yapısının işletmelere sağladığı rekabet avantajları ve dezavantajları karşılaştırılmaktadır. Kitapta, elektronik sektöründe yer alan, stok devir hızının yüksek olduğu ve çok sayıda tedarikçi ile çalışılan bir firma incelenmiştir. Geleneksek yöntemlerden İş Birlikçi Planlama, Tahminleme ve İkmal stratejisine geçiş süreci ele alınmış ve hayata geçirilen modeldeki performans kriterleri incelenmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi
Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi
Editörler: Prof. Dr. Ayla OKTAY
Yazarlar: Prof. Dr. Ayla OKTAY, Prof. Dr. Hoşcan ENSARİ, Prof. Dr. Muhsin HESAPÇIOĞLU, Prof. Dr. Ozana URAL, Doç. Dr. Rengin ZEMBAT, Yrd. Doç. Dr. Münevver MERTOĞLU, Yrd. Doç. Dr. Necla TUZCUOĞLU, Yrd. Doç. Dr. Oya RAMAZAN, Yrd. Doç. Dr. Semai TUZCUOĞLU, Dr. Aydın BALYER, Uzm Derya SARI, Araş. Gör. Elif SARICAN ESMER, Araş. Gör. Selma DÜNDAR
Bir öğretmen için eğitim sisteminin yapısını bilmek, meslekî çalışmalarını gerçekleştirirken son derece önemlidir. Öğretmenin başarısı, alan ve meslek bilgisinin yanında sistem içindeki çeşitli görev ve sorumluluklar ve öğretmen olarak alacağı rollerle çok yakından ilgilidir. Sistemin nasıl işlediğinin bilinmesi, öğretmenlerin özlük hakları açısından da önemlidir. Çağdaş insanın tanımında yer alan, hak ve sorumluluklarını bilen insan tanımı, öğretmenlik mesleği için özellikle üzerinde durulması gereken bir durumdur. Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi dersi öğretmenlik programlarına bu amaçlarla konmuştur.
Burada istenen, mesleğe yeni başlayan öğretmenlere eğitim sisteminin yapısı ve okuldaki işleyişle ilgili temel bilgi ve beceriyi meslek öncesi hazırlık aşamasında vermektir. Böylece mesleğe yeni başlayan genç öğretmenler sistemin kendilerinden beklentilerini başarı ile yerine getirebileceklerdir. Alanın uzmanları ve özellikle okul sistemi içinde görev yapan öğretmen/yöneticilerden de yararlanılarak hazırlanan bu kitap, eğitimin tarihsel ve düşünsel temellerinin yanında, eğitim sistemi ve okul yönetimiyle ilgili olduğunu düşündüğümüz yöneticilerin psikolojik özellikleri, eğitimde aktüel konular gibi pek çok konuyu içermektedir. Böylece öğretmen adaylarının kafasında oluşabilecek pek çok sorunun cevabı verilmeye çalışılmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
ORGANİZASYONLARDA İNSAN KAYNAKLARI PROBLEMLERİNİN ÇÖZÜMÜ
Organizasyonlarda insan ilişkilerinin yönetimi, insanlar arasındaki farklılıklar ve ayrımlardan dolayı bir sanat halini almıştır. Bu sanattaki yetkinlik ölçüsünde, çalışma hayatının kalitesi ortaya çıkmaktadır. İşverenler her ne kadar bireyin fiziksel ya da zihinsel niteliklerini işe alsa da “tatlı ile birlikte acıyı da almalı” ve bireyi bir bütün olarak istihdam etmelidir. Şirket Umutun kaslarını ya da Başakın beynini işe almaya ne kadar çalışsa da her ikisinin hem beynini ve hem de kasını işe almakta ve bunlarla ilintili tüm aksaklıkları da birlikte istihdam etmektedir. Bu gerçeğin kabul edilmemesi, olası problemleri de yadsıma anlamına gelmektedir. Yadsıma mikro düzeyde, çalışanların firmalarıyla ilişkilerini birimselleştirir. Bu gelişmenin sonucunda, çalışanlar tüm zamanlarını işe verirler ama tüm güçleriyle yardım etmezler. Temel yeteneklerini geliştirmeyi ve şirket eylemlerine kendilerini adamayı denemezler. Bu etki her seviyede çalışanda görülmektedir. Organizasyonlarda çalışan sesinin kısılması ya da bu sesin cevap bulacağı bir adres bulunmaması da insan kaynakları problemlerinin ilgisizlik ve tepkisizlikle beslenen sinsi bir problem olarak karşımıza çıkmasına neden olmaktadır. İnsan kaynakları problemlerinin bir başka yönü de, modern zamanlarda çalışanların fiziksel ve duygusal açıdan işyeri ile ev arasında parçalanmasından kaynaklanmaktadır. Bu çelişki aynı zamanda organizasyonlarda motivasyon, moral ve verimlilik sorunlarının çekirdeğini oluşturmaktadır. İş yerinin aynı zamanda çalışanın yaşam alanı olduğu düşüncesi, iş yerinin fiziksel koşulları ve bu koşullardan etkileneceklere özel ilgi gösterilmesini de zorunlu kılmaktadır. İnsan kaynakları problemlerinin psikolojik doğasında, bireysel korkular yatmaktadır. Korku ise en başta gelen düşünce katilidir. Gülünç olmaktan korkmak, cezadan korkmak, işini kaybetmekten korkmak yenilikleri yok etmekte ve çalışanları problemlere açık hale getirmektedir. Bu kitap, işte bu korkularla yüzleşmek zorunda olan, evi ile işi arasında parçalanmış çalışan insanın organizasyon düzeyinde temel problemlerinin çözümüne bir kapı aralamayı deneyen literatürdeki ilk ve bütüncül bir çalışmadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Uşak’ta Yaşayan Gazilerin Anılarında Kore Savaşı
Önsöz’den
Kitabımızın adını oluşturan “Uşak’ta Yaşayan Gazilerin Anılarında Kore Savaşı”, her ne kadar sayıları az olsa da Uşak ilinde yaşayan gazilerimizin, Kore Savaşı sırasındaki anılarına dayanılarak hazırlanmıştır. Gazilik, milletimizin gönlünde çok önemli bir yere sahiptir. Osmanlı Devleti’nin kurucusu Gazi’dir. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi’dir, ilk meclisimiz Gazi’dir. Bu vatan için kim canını ortaya koymuşsa, makamların en yücesi olan Gazilik unvanıyla isimlendirilir. Gazilerimizin varlığı, onların aziz hatırası, bizim şerefimizdir düşüncesi ile böyle bir kitap hazırlandı. Savaşın, stratejik ve diplomatik yapısını ortaya koymak yerine, Batı Anadolu’nun küçük bir bölgesinde yaşayan gençlere etkisi, kitabın ana yapısını oluşturmaktadır. Askerliğini bir an önce bitirip hayatını sürdürmek düşüncesindeki gençlerin, adını bile duymadıkları, uzak bir bölgeye savaşmaya gitmelerinin hikâyesi, savaşın stratejik ve diplomatik yapısından daha önemli olduğu düşüncesi kitabın genel yapısına yansımıştır.
KİTAP TANITIMI
VR Film: Yeni Teknolojilerle Geleneksel Anlatı ve Normların Dönüşümü
19. yüzyılda gerçekleşen ilk film gösteriminden beri sinema izleyicisi iki boyutlu düzlemde, dikdörtgen çerçeveyle sınırlandırılmış perde veya ekranda, birbirinin ardılı olan devinimli görüntülere oturarak tanıklık etmektedir. 21. yüzyılda yükselişe geçen bilişim, bilgisayar ve oyun teknolojileri görsel sanatların eser üretim, dağıtım ve gösterim biçimini yeniden şekillendirdiği gibi sinema literatürüne de yeni bir hikâye anlatım formu kazandırmıştır: VR Film. Sinema ve yeni teknolojilerin kesişim kümesinde bulunan VR film, izleme eyleminden öte giyilebilir teknolojilerle sanal evrende gerçek zamanlı mekânsal deneyim sunmaktadır.
Kitap, yeni medya araç ve teknolojileriyle beraber sinemada yaşanan dönüşümü tespit etmek ve henüz teknolojisi, terminolojisi, dili, sınırları ve geleceği tam olarak oluşmamış VR filmin temel kavramlarını tanımlamaktadır. Kitap, 360 derece video formatına sahip filmler ile tam etkileşimli VR filmleri merkezine alıp VR film nedir? sorusunu teknolojik, deneyimsel ve anlatısal perspektiften irdelemektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Bellek ve Anımsama
Bellek çalışmalarının, özellikle son yirmi yılda kültür araştırmaları alanında yoğun ilgi görmesinin nedenleri arasında II. Dünya Savaşı sonrasında dünyada değişen sosyo-politik ve ekonomik dengeler, medyanın gücü ve yaşanılan felaketlerle toplumların yüzleşme isteği, postmodernist yaklaşımlar ve disiplinlerarası diyalogun etkileri önemli rol oynamaktadır.
Geçmişe bugünden bakıldığında, belleğin yönlendirilmesinde geçmişin tekrar ele alınmasının ve yorumlanmasının belirleyici bir güce sahip olduğu açıktır ve bu durum toplumların geleceğini de şekillendiren bir ilişkiler ağına işaret etmektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
TRABZONUN YAKIN TARİHİNDEN KESİTLER
Bu eserde, 19. yüzyılın ortalarında yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmeler neticesinde zenginleşen Trabzon’un, bu canlılığını kaybettiği süreç ele alınmıştır. Zira belirtilen yüzyılın son çeyreğinden itibaren Trabzon ekonomisi kan kaybetmeye başlamıştır. Ekonomik manada yaşanan çöküşü idari değişim takip etmiş ve Cumhuriyetin ilk yıllarına gelindiğinde önceden neredeyse tüm Doğu Karadeniz’i içine alan Trabzon Vilayeti’nin sınırları daraltılmıştır. Bu değişim sürecinin son halkasını nüfus mübadelesi oluşturmuş ve kentte bulunan Rumlar, şehri terk etmiştir. Yaklaşık 50 yıllık bir süreçte olağandışı gelişmeler yaşayan Trabzon kenti, sosyo-ekonomik olarak bu gelişmelerin etkisini derinden hissetmiş, 40-50 sene öncenin zengin ve mamur Anadolu kentlerinden biri olan Trabzon, bu vasfını kaybetmiştir.
Trabzon tarihi ile ilgili kaleme alınan neredeyse tüm eserlerde şehrin bu duruma düşmesinin nedeni Birinci Dünya Savaşı olarak gösterilmiştir. Gerçekten de işgal ve muhacirlik gibi savaş yıllarında yaşanan olumsuz gelişmeler; Trabzon halkı üzerinde büyük bir travma yaratmıştır.
Bu çalışmada Birinci Dünya Savaşı sonrası Trabzon’un ağırlıklı olarak sosyal durumu ele alınmış, savaşın ardından Trabzon halkının sosyal, ekonomik ve beledi hizmetler noktasında içinde bulunduğu duruma temas edilmiştir. Eserde, kentin hafızasına kazınan bazı olaylar hakkında bilgiler verilmiş öte yandan halkın yaşayışı, inançları, giyim-kuşamı ve kentin genel durumu üzerinde de durulmuştur.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Köstendil, Dubnitsa, Vratsa ve Lom Şehirlerinde Günümüze Gelen Osmanlı Eserleri
Bulgaristan’ın fethinden sonra yaklaşık beş yüz sene bu topraklarda Osmanlı hakimiyetini ve kimliğini vurgulayacak binlerce eser inşa edilmiştir ancak bölgenin elimizden çıkmasını takiben eserlerin çoğu yıkılmış, tahrip edilmiş ve harap durumda bırakılmıştır.
Evlâd-ı Fâtihan Serimizin ilk kitabını oluşturan bu çalışmada Bulgaristan’ın önemli merkezleri arasında yer alan Köstendil, Dubnitsa, Vratsa ve Lom şehirlerindeki günümüze gelebilen az sayıdaki Osmanlı eseri tespit edilmeye ve tanıtılmaya çalışılmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Bir Kaos Coğrafyası ORTADOĞU
Ortadoğu, geçmişten günümüze farklı inançların, etnik kimliklerin ve siyasal yapıların bir arada yaşadığı kaotik bir bölgedir. Bölge küresel güçler, rejimler, örgütler, sınırlar, diller, inançsal ve etnik farklılıklar arasında çok yönlü etkileşim ve çatışmanın yaşandığı bir kaos coğrafyadır. Bu nedenle bölge, Foucault’nun tanımladığı anlamda, farklılıkların ve karşıtlıkların aynı mekânda var olduğu bir heterotopya alanı olarak değerlendirilebilir. Bu heterotopik alan tarih boyunca birçok çatışmaya sahne olmuştur. Ortadoğu’da bu çatışmalar, aynı inanç ve etnik gruplar arasında olduğu gibi farklı din ve kimliklere mensup topluluklar arasında da meydana gelmiştir. Mevcut koşullar göz önünde bulundurulduğunda, Ortadoğu’daki çatışmaların yakın gelecekte sona ermeyeceği, aksine uzun bir süre daha devam edeceğini söylemek yanlış olmayacaktır.
₺360,00
KİTAP TANITIMI
18. Yüzyılda Osmanlı Taşra Tezgâhlarında Kalyon İnşa Organizasyonu
Yüksek bordaya ve kürekli gemilere nispetle muazzam bir ateş gücüne sahip olan kalyonlar, 1682 yılından itibaren Osmanlı Donanması’nın ana savaş gemisi olarak kabul edilmiştir. 1701 Bahriye Kanunnâmesi ile donanmada en az 40 kalyonun mevcut bulunması hedeflendikten sonra ise, kalyon inşası Tersâne-i Âmire’nin dışında da yaygınlık kazanmaya başlamıştır. 18. yüzyıl boyunca kalyonların imal edildiği tezgâh sayısı giderek artmış, bazı dönemlerde inşalar Tersane-i Âmire’den ziyade taşrada yoğunlaşmıştır. Yüzyılın ilk üç çeyreğinde Osmanlı taşra tezgâhları içerisinde en çok kalyon inşa edilen tezgâhlar ise Sinop, Rodos ve Midilli olmuştur. Bu kitap, ilgili taşra tezgâhlarında kalyonların inşası için gerekli organizasyonun detaylarına odaklanmıştır. Yıllar alabilen bir kalyonun inşa sürecinde; gerek malzemelerin temini, gerek işçilerin tedariki meselelerinin nasıl gerçekleştirildiği, örnek olaylarla gözler önüne serilmiştir. Tüm bu organizasyon içinde Osmanlı merkez-taşra ilişkilerinin boyutları yanında, Osmanlı idaresinin önceki yüzyıllarda edindiği tecrübenin 18. yüzyılda taşrada kalyon inşa organizasyonuna nasıl aktarıldığı da ortaya konulmaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
BATI EDEBİYATINDA MİZAH
Mizah ne gülmede ne de şakalarda aranmalıdır, ancak sadece ve sadece insan zihnindedir. Başka bir deyişle, mizah zihinsel bir deneyimdir, La Fave.
Mizah, La Fave tarafından zihinsel bir deneyim olarak tanımlanmıştır. Bu görüşü, antik çağlardan Rönesans dönemine kadar süregelen bedende salgılanan sıvıların insan karakteri ile ilintisi olduğu anlayışı ile bağdaştırırsak,mizahın beden ve aklın uyum ve uzlaşmasıyla ortaya konulabileceği söylenebilir. Bu bağlantıdan yola çıkarak, Pamukkale Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatları tarafından yayına hazırlanan, 7-8-9 Ekim 2015 tarihinde düzenlen IV. Uluslararası BAKEA (Batı Kültür ve Edebiyatları Araştırmaları) Sempozyumu bildiri seçkilerinin makaleye genişletilmesi ile oluşturulan bu kitapta, mizahın kuramsal tarihçesini günümüze kadar değişen ve çeşitlilik gösteren mizah anlayışını, edebiyat ve kültür bağlamında inceleyen Türkçe, İngilizce, Fransızca ve Almanca makalelerle farklı bakış açıları oluşturulmaya çalışılmıştır.
Yazarlar: Himmet UMUNÇ, Burçin EROL, Ahmet YILMAZ, Ayşe ÇİFTÇİBAŞI, Ayşe GÜNEŞ, Banu ÖĞÜNÇ, Çelik EKMEKÇİ, Çiğdem PALA MULL, Demet SATILMIŞ MALTEZOS, Dilek MENTEŞE, Elisabetta MARINO, Erkin KIRYAMAN, Fatma KABA, Feryal ÇUBUKÇU, Feryal ÇUBUKÇU, Gülden YÜKSEL, Kağan KAYA, M. Önder GÖNCÜOĞLU, Meryem AYAN, Meryem NAKİBOĞLU, Mevlüde ZENGİN, Murat GÖÇ, Murat KADİROĞLU, Murat ÖĞÜTCÜ, Mustafa DEMİREL, Nazan YILDIZ, Nejdet KELEŞ, Oya BAYILTMIŞ ÖĞÜTCÜ, Ömer ÖĞÜNÇ, Pınar TAŞDELEN, Sevinç ÖZER, Şengül KOCAMAN, Şevket KADIOĞLU, Tuğba TÜLÜ, V. Doğan GÜNAY, Tülin KARTAL GÜNGÖR, Yakup YAŞAR, Yusuf ZİYA AYHAN, Zennure KÖSEMAN,
HAKEM KURULU: Prof. Dr. Himmet UMUNÇ, Prof. Dr. Burçin EROL, Prof. Dr. Ayten ER, Prof. Dr. Ertuğrul İŞLER, Prof. Dr. Feryal ÇUBUKCU, Prof. Dr. Kubilay AKTULUM, Prof. Dr. Mehmet BAŞTÜRK,
Prof. Dr. Melik BÜLBÜL, Prof. Dr. Nurten SARICA, Prof. Dr. Selim YILMAZ, Prof. Dr. Turgut TOK, Doç. Dr. Arsun URAS YILMAZ, Doç. Dr. Mehmet Ali ÇELİKEL, Doç. Dr. Meryem AYAN, Doç. Dr. Nejdet KELEŞ, Yrd. Doç. Dr. Arpine MIZIKYAN AKFIÇICI, Yrd. Doç. Dr. Cumhur Yılmaz MADRAN, Yrd. Doç. Dr. Murat GÖÇ, Yrd. Doç. Dr. Şeyda SİVRİOĞLU,
KİTAP TANITIMI
HOLLYWOOD SİNEMASINDA DİN VE İNANÇ TEMSİLLERİ
Günümüzde yaşamlarımıza yön veren en önemli kültür endüstrilerinden biri kuşkusuz Hollywood’dur. Son yüzyıldan bugüne ürettiği filmlerle sadece kendi ülke sınırları içinde değil, tüm dünyada Amerikan ideolojisini yayan Hollywood, bu bağlamda birçok eserde siyasal, kültürel, estetik ve ekonomik boyutları açısından irdelenir. Ancak Hollywood’un, toplumsal yaşamın en önemli fenomenlerinden biri olan din ile ilişkisinin görünür kılınması, Türkiye’de hala bakir bir inceleme alanıdır. Söz konusu tespit, bu kitabın çıkış motivasyonudur.
“Hollywood Sinemasında Din Ve İnanç Temsilleri” adlı bu kitap, sessiz sinema döneminden başlayarak sesli sinemaya geçişi, 1960’ların toplumsal ortamından 1980’lerin küreselleşme furyasının sinema üzerindeki dinsel izdüşümünü ve milenyum sonrası post modern dönemlerin karmaşık dünya düzeninde sinema ve din ilişkisini ele alıyor. Hollywood’a damgasına vuran dini temalı filmleri, çekildikleri toplumsal koşullar da göz önüne alarak inceleyen bu eser, Hristiyanlık, Yahudilik, İslamiyet, Budizm, yerel inançlar ve tarikatlara ilişkin Hollywood’un temsil biçimlerini tartışmaya açarak din olgusunun sinemadaki varlığı üzerine tarihsel bir not düşme çabasıdır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK HALK EDEBİYATI
Halk Edebiyatı, halkın duygu ve düşüncelerini, özlemlerini, isteklerini dile getiren; sözlü gelenek ürünü, halkın zengin kültür değerlerini yansıtan bir edebiyattır. Halk edebiyatı, özünü, özlüğünü halktan aldığı için halkın edebiyatıdır. Özellikle halkın dünya görüşünü, sanat zevkini, düşünüş ve yaşayış düzenini, bunlarla ilgili gelenek ve görenekleri halk edebiyatında bulabiliriz. Halk edebiyatı, tarihi ve toplumsal kimliği, halkı esas alan dili, muhtevasıyla, Türk halkının milli özünü taşıyan, halkın değerleriyle bütünleşen, ondan kaynaklanan özellikleriyle, halkın en iyi ifade edildiği ve yaşatıldığı bir edebiyattır.
Bu kitapta Türk halk edebiyatının genel çerçevesinin çizilmesi, kaynakları ve bölümlerinin tanıtılmasından sonra birinci bölümde anonim Türk halk edebiyatı tanıtılmış ve türlerinden olan atasözleri, deyimler, bilmeceler, ninniler, alkış kargışlar, tekerlemeler ve halk hikayeleri ve onun önemli bir çeşidi önemli bir çeşidi olan Dede Korkut Hikayeleri üzerinde durulmuştur. Devamında yine anonim Türk halk edebiyatı türlerinden olan halk masallarına geçilmiş, sonrasında bunu efsane, halk fıkraları ve destan türleri sırasıyla izlemiştir. İkinci bölümde ise âşık edebiyatı ile ilgili önemli bilgilerden sonra bu edebiyatın kaynakları, başka edebiyatları etkilemesi ve 16 – 20. yüzyıllar arasındaki âşık edebiyatı genel olarak tanıtılıp önemli temsilcilerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde tasavvuf edebiyatı dil ve üslup özellikleri ile dönemlerine göre bu edebiyatın önemli temsilcilerinden bahsedilmiştir.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
Sanat Musahabeleri “Guyau”nun sanat hakkındaki eserlerinden parçalar”
19. yüzyıldan bir asır evvel Avrupa’da sanatlar bilimden ayrılmış ve “güzel sanatlar” nevi şahsına münhasır bir kategoride konumlandırılmıştı. Dahası Estetik, bir bilim olarak tartışılmaya başlanmıştı. Tek kelimeyle, büyük harfle “Sanat” ve “Estetik” doğmuştu. Bugün kıta Avrupası ve Amerika’daki nitelikli felsefi dergilerin tartışmalarıyla güncelliğini devam ettiren estetik ve sanat felsefesinin vardığı noktadan hatta sanatın sonunun dile getirildiği bir zaviyeden bakıldığında Guyau’nun sanat, bilim ve şiire ilişkin yaklaşımlarının eskidiği görülebilir. Yine de Guyau’nun fikirlerini okurken değindiği meselelerin aynı dönemde birçok kişi tarafından ele alındığını hatırda tutmak gereklidir. Ancak böylesi karşılıklı bir okuma Guyau’nun bize hikemi gelen yaklaşımlarının değerini ifade edebilir. Bunun için de 19. asırdan beri basınımızda ifadesini bulan estetik ve sanata dair çevirilerin yaygınlaşması gerçekleşmesini arzu ettiğimiz bir temenni olmuştur. Elinizdeki kitap bu temenniyle aktarılmıştır.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
KASABALI NÛRÎ HAYATI SANATI VE ŞİİRLERİ
Altı yüz yıllık Osmanlı topraklarında devletin en zirvesindeki Padişahtan tutun da halkın arasında yaşayan demirci ustası veya marangoza kadar pek çok şahsiyet klasik edebiyat veya halk edebiyatı tarzında şiir söyleyebilmiştir. Binlerle ifade edilebilecek bu şairlerin kesin sayısı şimdiye kadar tam olarak tespit edilebilmiş de değildir. Öyle ki hâlen pek çok şairimiz ve eserleri gün ışığına çıkarılmayı bekleyen bir hazine konumundadır. Söz konusu bu hazinenin her bir değerli taşını küçüğüne büyüğüne bakılmaksızın gün yüzüne çıkarmak, bilim âlemine tanıtmak ve günümüz insanlarının istifadesine sunmak biz araştırmacıların ortak sorumluluğudur.
Bu sorumluluk çerçevesinde biz bu çalışmamızda on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısı ile yirminci yüzyılın başlarında Manisa’nın Kasaba yani günümüzdeki adıyla Turgutlu ilçesinde yaşamış olan Kasabalı Nûrî’yi ele almaya çalıştık. Osmanlı devletinin dağılma döneminin olumsuz şartları içerisinde yetişmiş bir şahsiyet olarak karşımıza çıkan Kasabalı Nûrî, özellikle dönemin aksaklıklarını korkusuzca dile getirmeye çalışan cesur bir şair olarak dikkatleri çekmektedir. Hem aruz hem de hece vezinleriyle şiirleri bulunan Kasabalı Nûrî’nin müstakil bir divanı bulunmasa da iki farklı mecmua ile dönemin önemli gazetelerinde yayımlanan şiirleri önemli bir yekun oluşturmaktadır. Şairin çalışmamıza dahil ettiğimiz bu şiirlerinin tümü, söz konusu kaynaklardan temin edilmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
CEBRÎ MİHR Ü MÂH
Bu kitap, Klâsik Türk Edebiyatının 16. asır temsilcilerinden şâir Cebrî’nin tasavvufî- alegorik mahiyette kaleme aldığı Mihr ü Mâh mesnevisini konu edinmektedir. Eser bir yönüyle, bütün bir Osmanlı edebiyatına hâkim olan Batlamyus kozmogonisine uygun olarak Samanyolu Galaksisi’nin işleyişini aksettirmekte, diğer yandan vahdet-i vücûd öğretisi temelinde bir takım tasavvufi ıstılahları türlü alegorilerle okuyucuya sunmayı amaçlamaktadır. Mesnevînin sonunda söz konusu alegorilerin hangi anlamlara geldiği açıklanmakta ve okuyucuya çeşitli öğütler verilmektedir.
Mihr ü Mâh özünde çift kahramanlı bir aşk hikâyesi şeklinde kaleme alınmış olsa da simgesel anlamda İlahî aşkın talibi Mihr’in sınanmak, arınmak, erginlenmek ve birlikle ebedîleşerek nihayete eren manevî dönüşümünün yol hikâyesidir. Mihr, hikâye boyunca gerçek aşkın ateşinde yanarak ezelde aşina olduğu sevgiliyi bulma ve o yolda kemale ermeye yazgılı bir âşık hüviyetindedir.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Havayolu Operasyonlarında Aksaklık Yönetimi
Havayolu işletmeleri kargo ve yolcu taşımacılığı için uçuş hizmeti sağlayan organizasyonlar olarak ifade edilebilmektedir. Havayolu operasyonları kargo ve yolcu taşımacılığı hizmetini yerine getirmek için süreçler topluluğundan oluşmaktadır; yolcunun bilet alması veya bilet rezervasyonu yapması ile başlayan ve yolcunun varacağı meydanda terminale aktarılması ve/veya bagajının teslim edilmesi ile biten bir dizi süreçten oluşmaktadır. Havayolu operasyon yönetimi; havacılık işletmelerinin sahip oldukları büyük çoğunluğu yüksek maliyetli olan kaynakları (uçak ve ekip kaynağı gibi) etkin ve verimli kullanarak işletmenin amacı olan gelire ve karlılığa dönüştürmek için yapılan süreçtir. Bu amaçla havayolu operasyon yönetiminde amaç uçuş programını tarifeye uygun olarak icra etmek olarak bildirilebilir. Bazı durumlarda seferler aksadığından havayolunun uçuş programı da aksamaktadır. Bu çalışma bu durumlarda havayolu operasyonlarında aksaklık yönetimi konusunda çözüm önerileri geliştirmeyi amaçlanmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
ANTAKYA ORTODOKS KİLİSESİ
Antakya Ortodoks Patrikliği, Batı’dan gelen misyonerlerden dolayı siyasi ve idari olarak büyük bir yıkıma uğramıştır. Misyonerlerin etkisiyle Ortodokslar arasından devşirilen Katolik cemaat, kısa zamanda Antakya Ortodoks Rum Kilisesi’nin yönetimini eline geçirmiştir. 1830’lu yıllarda Maximus III Mazlum’un Antakya Katolik Rum Kilisesi’ni kurmasına kadar da kilisede yönetim çoğunlukla Katolikliği benimsemiş patriklerin elinde kalmıştır. 1850’li yıllarda üst üste ölüm hadiseleriyle sarsılan kilise, bu yıllardan sonra yeniden dirilişe geçmiştir. Antakya Ortodoks Rum Kilisesi yüzyıllarca etkisinde kaldığı İstanbul Ortodoks Rum Patrikliği’nin, Antakya’da hatırı sayılır bir Rum cemaat kalmadığından, kilise cemaatinin tamamını oluşturan Araplar kendi patriklerini seçmek ve patrikliği Araplaştırabilmek amacıyla zorlu ve uzun soluklu bir mücadelenin kapısını açtılar. Bu mücadelede köken itibariyle Rum olan Patriklerin ya Papalığa ya da İstanbul Rum Patrikliğine biat ettikleri tespit edilmiştir. Gelecekte ekümenik bir patriğin ortaya çıkaracağı problemlerle uğraşmak istemeyen Osmanlı Devleti, 20 Ekim 1884’te kilisenin teşrifattaki adından “Ortodoks” ibaresini çıkararak İstanbul Rum Patrikliği’ne indirgemek zorunda kalmıştır. Bu tarihten sonra Antakya kilisesinin teşrifattaki adı ise Antakya Ortodoks Patrikliği olmuştur.
Yüzyıllarca Rumların bir vassalı gibi yaşayan Arap metropolitler, bu değişiklikten sonra ilk defa kendilerine ait milli bir kilise kurmak ve Arap bir patrik seçmek için, o zamana kadar cemaatlerle ilgili her işin dışında kalmayı başaran Osmanlı Devleti’ni de meselenin içerisine çektiler. Sonuçta Arap soyundan gelen Lazkiye Metropoliti Meletiyos Efendi, 6 Mart 1899’da patrik kaymakamlığına tayin edildi ve 30 Nisan 1899’da da patrik seçildi.
Meletiyos Efendi’nin patrik seçilmesiyle Antakya Ortodoks Patrikliği’nin 1720’li yıllarda başlayan Rum hegemonyasından kurtulma ve millileşme süreci 1899’lu yıllarda tamamlanmıştır.
Bu çalışma Osmanlı Devleti ile Batılı aktörler arasındaki din ve mezhep çatışmaları üzerinden baş gösteren rekabet ve mücadeleler hakkında önemli ipuçları sunmaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
SINIF ÖĞRETMENLİĞİ EĞİTİMİNDE BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETİMİ
Bilindiği üzere eğitim fakülteleri bünyeleri içinde yer alan sınıf öğretmenliği eğitiminin temel hedefi, sınıf öğretmeni adaylarında ilköğretim birinci kademeye yönelik öğretmen yeterliliği oluşturmaktır.
Yeterlilik oluşturmaya dayalı sınıf öğretmeni yetiştirmenin birincil ve en önemli koşulu, sınıf öğretmenliği eğitiminde okutulan lisans derslerinin özelliğine göre ilköğretim birinci kademeyle ilgili bilgi, beceri ve öğretim becerisi oluşturacak biçimde düzenlenmesidir.
Bu kitap, sınıf öğretmenliği eğitimi almakta olan sınıf öğretmeni adaylarının ilköğretim birinci kademedeki beden eğitimi dersleri konusunda yeterlilik kazanmalarını sağlama amacına dönük olarak hazırlanmıştır.
Bu bağlamda kitabın genel içeriği ve kapsamı sınıf öğretmenliği eğitimi lisans programında yer alan beden eğitimi ile ilgili derslerin nasıl yürütülmesi gerektiğine ilişkindir.
Sınıf öğretmenliği eğitimi lisans programında yer alan beden eğitimi ile ilgili dersler Beden Eğitimi ve Spor Kültürü ve Beden Eğitimi Oyun Öğretimi dersleridir.
Söz konusu bu derslerin yarıyıl öğretim programları gerek teorik, gerekse uygulamalı içerik olarak sınıf öğretmeni beden eğitimi öğretim yeterliliği amacına dönük olarak hazırlanır ve uygulanırsa, sınıf öğretmeni adaylarının gelecekte göreve başladıklarında ilköğretim birinci kademe beden eğitimi derslerini amaca uygun ve daha verimli olarak yürütebilmelerine katkıda bulunulmuş olunacaktır.
KİTAP TANITIMI
HALİT ZİYA UŞAKLIGİL’İN HİKÂYELERİNDE KADIN FİGÜRLER
Halit Ziya Uşaklıgil Türk edebiyatının gelişimine romanlarının yanı sıra hikâyeleri ile de yön vermiş önemli bir isimdir. Hikâyeler konu çeşitliliği, kişi zenginliği ve üslup bakımından dikkat çekicidir. Kurguyu başarılı kılan, kişilerin karakterizasyonudur. Çevreye duyarsız kalamayan ve hassas bir yapıya sahip olan Halit Ziya’nın çabası ‘insan’ın hikâyesini eksiksiz anlatabilmek olduğundan o, seçtiği kişileri iyi gözlemlemiş, ayrıntılarıyla kurgulamış ve okuru onların yaşamına ortak etmeye çalışmıştır.
Halit Ziya hikâyelerinde, okur ile yazarı ortak paydada buluşturan önemli unsurlardan biri kadındır. Hikâyelerdeki kadınlar, kaderci bile olsa duygularının, düşüncelerinin, isteklerinin, arzularının farkında olan figürlerdir. Kadın duyarlığına sahip yazar, eril düşünce yapısının egemenliğinde yaşayan kadını trajik ve dramatik yaşamıyla kaleme almış; yarattığı kadın figürler ve kullandığı teknikler ile kadının gerçekte yaşadığı çatışmaları eserlerinde irdelemiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Çağdaş Özbek Şairi: Tahir Kahhar ve Şiirleri
1953 yılında Özbekistan’ın Namangan vilayetine bağlı Törekorgan ilçesinde doğan Tahir Kahhar, çağdaş Özbek edebiyatının çok yönlü ve üretken isimlerinden biridir. Taşkent Devlet Üniversitesi Gazetecilik Fakültesi’nden mezun olan Kahhar, akademik çalışmalarını klasik dünya edebiyatı ve Türk edebiyatı üzerine yoğunlaştırmış; Dante’nin İlahi Komedya’sının Özbekçeye çevirisi üzerine yaptığı çalışmayla yüksek lisansını, Özbek edebiyatının Türkiye’deki algılanışı üzerine hazırladığı teziyle filoloji alanında doktor unvanını almıştır.
Gazetecilik, editörlük, yayıncılık ve edebiyat tarihçiliği alanlarında uzun yıllar görev yapan Kahhar; Özbekistan Devlet Radyosu, Şark Yıldızı dergisi ve Gafur Gulam Devlet Yayınevi gibi önemli kurumlarda sorumluluk üstlenmiştir. 2004 yılından itibaren üniversitede öğretim üyesi olarak görev yapmış, 2013 yılında doçent unvanıyla emekli olmuştur.
Türk lehçeleri, Osmanlıca, Farsça ve Rusçaya hâkim olan Tahir Kahhar, Türk dünyası edebiyatları arasında kültürel ve edebî köprüler kuran çeviri faaliyetleriyle de tanınmaktadır. Ulusal ve uluslararası birçok ödüle layık görülen Kahhar, şiir, çeviri ve akademik çalışmalarıyla çağdaş Özbek edebiyatında seçkin bir yer edinmiştir.
₺720,00
KİTAP TANITIMI
Yaratıcı Okuma
Yaratıcılık, geçmişten günümüze her daim üzerinde titizlikle durulan bir kavram olmuştur. Özellikle her bireyde var olan ve zamanla değişim gösteren bu beceri çok düşünülen ve çalışılan bir alandır. Çalışmalar göstermiştir ki birey zaman içerisinde tüm deneyimlerinden yola çıkarak bu becerinin gelişimine ve körelmesine sebep olabilmektedir. Bu doğrultuda öğrenme ve öğretme süreçlerinin formal ya da informal bireyin hayatında ne denli önemli olduğu sonucuna varılmaktadır. Ve fakat yaratıcılığın varlığı, gelişimi, toplumda yaratıcı bireylerin sağladıkları ya da sağlayacakları katkılar düşünüldüğünde hem beceri hem de davranış olarak edinilmesi ve edindirilmesi elzem bir beceridir denilebilir. Tüm bunlar ışığında toplumun gelişimi, düşünen ve problem çözümüne odaklı nesillerin yetişmesi yaratıcılıklarının doğru gelişimi ile mümkün olacaktır. Bu becerinin edinimi ve gelişiminde de öğrenme öğretme süreçlerinde dil becerilerinin öğretimi üzerinde durulmalıdır. Yaratıcı bir bireyin yaratıcı düşünmesi gerektiği gibi yaratıcı yazıp, yaratıcı okuyabilmesi de gerekir. Elinizde tuttuğunuz bu kitap bu doğrultuda yaratıcılık, yaratıcı düşünme ve yaratıcı okuma ile ilgili hem teorik hem de uygulamalı bilgiler sunan bir kaynaktır.
₺310,00
KİTAP TANITIMI
Coğrafya ve İnsan
Coğrafya alanında her yıl ülkemizde çok sayıda çalışma yayımlanarak bilimsel gelişime katkı sunulmaktadır. Şüphesiz bu eserler, doğal, beşerî ve ekonomik açıdan yaşanan sorunların çözüme kavuşturulması ve gerçekleştirilecek planlamalar için önemli bir kaynak olarak görülmektedir. “Cumhuriyetin 100. Yılına Armağan Coğrafya ve İnsan” temalı bir kitap çalışması olarak planlanan ve 26 akademik çalışmadan oluşan bu eser, Coğrafya alanında çalışmalar yürüten kıymetli araştırmacıların değerli araştırmaları bir araya getirilerek tamamlanmış ve bir anı kitabı olarak tarihin unutulmaz bir parçası olarak kalması amaçlanmıştır. Cumhuriyetimizin 100. yılına armağan kapsamında hazırlanan bu eserin başta coğrafya olmak üzere tüm bilim camiası ve diğer okuyuculara katkı sağlayacağı düşüncesiyle Cumhuriyetimizin 100. yılını kutluyoruz.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemi Salnamelerinde Zonguldak
Zonguldak, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte yalnızca bir maden bölgesi değil, aynı zamanda Türkiye’nin sanayileşme hikâyesinin başladığı yerlerden biridir. Taşkömürü havzası sayesinde ülke ekonomisinin belkemiğini oluşturan bu şehir, hem imparatorluk döneminde hem de genç Cumhuriyet’in ilk yıllarında stratejik bir öneme sahip olmuştur.
Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi salnameleri şehirlerin idarî, sosyal ve ekonomik tarihiyle ilgili son derece değerli bilgiler ihtiva etmektedir. Bu nedenle, çalışmada Kastamonu ve Bolu salnameleriyle birlikte Maarif, İlmiye, Ticaret ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Salnamelerinin Zonguldak’a dair kısımları bir araya getirilmiş ve günümüz Türkçesine çevrilmiştir.
Elde edilen veriler, kömürle özdeşleşen Zonguldak’ın yalnızca bir sanayi merkezi değil; eğitim, kültür, idare ve toplumsal yaşam yönleriyle de zengin bir geçmişe sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca bu bilgiler Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte nüfus yapısı, eğitim kurumları, ticari faaliyetler, madencilik ve yerel yönetim gibi pek çok alanda Zonguldak’ın geçirdiği dönüşümü gözler önüne sermektedir.
₺750,00