KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Etkin Öğrenme, Strateji Kullanımı, Matematik Başarısı, Güdü ve Cinsiyet İlişkileri
₺300,00 -

Eleştirel Düşünme
-

DÜNYA SİYASİ TARİHİ
-

Dijital Çağda Marka Sadakati
₺380,00 -

ÇÖZÜMLÜ SOYUT CEBİR PROBLEMLERİ
-

Cumhuriyet’in Taşra Elitleri Serhat Vilayetlerinde Siyasal Seçkinler
₺275,00 -

Bulanık Mantık ve Sigorta Şirketlerinin Performansı Üzerine Bir Araştırma
₺495,00 -

BİLGİ ÇAĞI’NDA MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ
₺440,00 -

BAĞLAŞIK ÖĞRETİM (Anchored Instruction)
₺210,00 -

Araf’taki Edebiyat
-

ALEVİLİĞİN EL KİTABI
-

21. Yüzyılda Tedarik Zinciri Yönetimi Güncel Rekabet Stratejileri ve Yaklaşımlar
₺495,00 -

Sultan (II) Mehmed’in Ölümü
₺340,00 -

Türk Eğitim Sisteminin Tarihsel Gelişimi
₺575,00 -

Timurlenk – Şark’ın En Büyük Hükümdarı –
₺455,00 -

YEŞİL ÜRÜN TERCİHİ
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Tarihin Ötesinde
Bu kitap, metatiyatronun kuramsal boyutlarını ve işlevlerini derinlemesine inceleyerek, Afro-Amerikalı oyun yazarı Lydia R. Diamond’ın eserlerinde bu tekniklerin tarihsel anlatıların yeniden kurgulanmasındaki belirleyici rolünü ortaya koymaktadır. Metatiyatro, bu bağlamda estetik bir tercih olmaktan çıkarak, tarihsel temsillerin sorgulandığı ve tarihsel gerçekliklerin kurgusal boyutta yeniden inşa edildiği bir araç haline gelmektedir.
Diamond’ın oyunlarında kullanılan metateatral stratejiler, tarihin sahne üzerinde farklı biçimlerde temsil edilmesine olanak tanırken, izleyiciyi bu temsil sürecinin pasif bir gözlemcisi değil, aktif bir katılımcısı konumuna taşır. Böylece modernist tarih anlayışının tekil ve nesnel sınırları aşılır ve postmodern düşüncenin çoğulcu, çok katmanlı ve eleştirel tarih perspektifi benimsenir.
Disiplinler arası bir yaklaşımı temel alan bu eser, metatiyatroyu salt dramatik bir teknikten öte, tarihin yeniden yazımına yön veren eleştirel bir pratik olarak konumlandırmaktadır ve bu yönüyle tiyatro çalışmaları, kültürel bellek, tarih temsili ve tarih yazımı alanlarında yeni tartışmalara kapı aralamaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
BELGESEL SİNEMANIN ÜÇÜNCÜ SİNEMADA TEMSİLİ
İçinde yaşanılan topluma açık gözlerle bakabilmek her sinemacının ve özellikle belgesel sinemacının kendi toplumuna karşı koşulsuz bir görevidir. Bu bağlamda; Üçüncü Sinema, hâlâ keşfedilmeyi bekleyen bir alandır. İmgesel ya da belgesel yapımların bu anlayışı taşıyarak izleyicilerle buluşması, birtakım sorunları içeriyor olsa da kültürel özgüllük, ulusal çıkarlar ve toplumsal eşitlik adına yapılması beklenen bir üretim alanıdır. Toplumsal refah için zihinlerin yeni ve gerçek bileşenlerle yapılandırılması belgesel sinemanın ve Üçüncü Sinemanın birincil işlevleri arasındadır. Özetle; yapılması gereken keşfetmek ve kaydetmek!
₺325,00
KİTAP TANITIMI
SORULARLA ÇOCUK PSİKOLOJİSİ
Ebeveynlere, öğretmenlere ve çocuk psikolojisi konusuna ilgi duyan herkese yönelik olarak yazılmış olan bu kitap, bebeklik ve çocukluk döneminde sıklıkla görülen ruhsal problemleri soru-cevap şeklinde ele alıp, sorunların genel tanımını, nedenlerini ve nasıl bir yaklaşım izlenmesi gerektiğini anlatmaktadır. Ayrıca, çocukla kurulacak iletişimin nasıl olması gerektiği, boşanma, ölüm, kitap seçimi, okuma alışkanlığı kazandırılması, özel öğrenme güçlüğü vb. özel konularla birlikte çocuk cinsel istismarı ile ilgili temel bilgilere de benzer şekilde yer verilmiştir. Kitapta belli sorunlara yönelik etkinlik örnekleri de paylaşılmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
70 Soruda Dış Ticaret İşlemleri – 1
Bu kitap, dış ticaret alanında temel bilgileri kolay ve anlaşılır bir şekilde sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Kitapta dış ticaretin temel kavramları, ihracat türleri, ihracat süreci, uluslararası ticarette kullanılan belgeler, taşıma yöntemleri, teslim ve ödeme şekilleri soru-cevap yöntemiyle açıklanmaktadır. Güncel mevzuat dikkate alınarak hazırlanan eser, tablolar ve şekillerle desteklenmiş olup konuların daha kolay anlaşılmasını sağlamaktadır. Dış ticaret dersi alan öğrenciler, bu alanda çalışanlar ve ihracat yapmak isteyen işletmeler için pratik bir başvuru kaynağı niteliğindedir. Konuları sade bir dille ele alan bu eser, okuyucuların dış ticaret işlemlerini sistemli ve temel düzeyde öğrenmelerine yardımcı olmayı amaçlamaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
ÖZDEŞLEŞME VE MARKA BAĞIMLILIĞININ SNEAKER MARKALARINA ETKİSİ
Tüketici davranışı alanı, tüketici tercihlerini anlamaya ve tüketici tercihlerinin hangi unsurlarla şekillendiğine dair uzun zamana yayılmış bir araştırmanın içindedir. Tüketici davranışı ve marka yönetimi araştırma ekseninde yapılan bu çalışmada, marka faydası ve marka kişiliği boyutlarının, marka bağımlılığını etkileyen öncüller arasında bulunmasından hareket edilmiştir. Ayrıca, marka faydası ve kişiliğinin marka bağımlılığı üzerindeki etkisinde marka özdeşleşmesinin oynayabileceğe role yönelik araştırma önerileri neticesinde bu çalışma meydana getirilmiştir. Çalışmanın uygulama ürünü olan sneakers (günlük spor ayakkabı) vaat ettiği faydalar, taşıdığı marka kişiliği özellikleri, özdeşleşmeye uygun bir ürün olması ve tüketiciyi markasına bağımlı hale getirebilecek özellikleri nedeniyle tercih edilmiştir. Oluşumu 1930’lu yıllara dayanan sneaker ayakkabıların 2020’li yıllarda küresel ölçekte geldiği ekonomik büyüklük ve Türkiye’de bu ürüne yönelik pazarın her geçen yıl büyümesi de sneaker ürününü tercih etmeyi kuvvetlendirmiştir. Bu kitapta marka faydası ve kişiliğinin marka bağımlılığı üzerindeki etkisi incelenmiş, ayrıca marka özdeşleşmesinin bu kavramlar arasındaki ilişkiyi ne derecede etkilediği sneaker ürünü özelinde tespit edilmeye çalışılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Konaklarının Yabancı Misafirleri: MÜREBBİYELER
19. yüzyıl başlarında Osmanlı Devleti’nde Müslüman kız çocuklarının gidebileceği tek okul sıbyan mektebiydi. Kızlarına ileri derecede bir eğitim aldırmak isteyen aileler bunu özel hocalar vasıtasıyla gerçekleştiriyordu. Konak eğitimden genellikle yöneticilerin veya ulemanın kızları faydalanmaktaydı. İslami kurallar gereğince ergenliğe giren Müslüman kız çocukları erkek hocadan ders alamadığından ve Batılılaşmayla birlikte Fransızca bilmek, piyano çalmak, Batılı gibi davranmak moda haline geldiğinden varlıklı aileler, evlerinde yabancı mürebbiye çalıştırmaya başladılar. Ailenin bir bireyi gibi muamele gören yabancı mürebbiyeler çocuklara Fransızca/İngilizce okuyup yazma, hesap bilgisi, piyano, resim, el işi, görgü kuralları gibi konularda eğitim vermekteydiler. Mürebbiyelerin bir kısmı işinin ehli olmakla birlikte birçoğu bu mesleğin eğitimini almamış kişilerden oluşmaktaydı. Müslüman ebeveynlerin yabancı mürebbiyelerin bilgisini denetleyecek donanıma sahip olmaması, kimi çocukların bu hanımlardan olumsuz bir biçimde etkilenmelerine ve kendi kültürlerine yabancılaşmalarına sebep oldu. Ülkenin içinde bulunduğu savaş ortamının da etkisiyle yabancı mürebbiyeler zamanla birer tehlike veya tehdit olarak görülmeye başlandı.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Farklı Yönleriyle Çocuk ve Gençlik Edebiyatı
“Ömer Seyfettin yoğun olarak 1908-1920 yılları arasında öyküler yazmış bir Türk yazarıdır. Bu dönemde “Milliyetçilik” akımının etkisiyle Türkçede de bir millileşme, yalınlaşma söz konusudur. Ömer Seyfettin bu dönemde bu anlayışın yansıması olarak döneminin yazın diline göre oldukça yalın ve konuşma dilini ölçü alarak öyküler yazmıştır. Dolayısıyla, o dönemin çocukları, anlayabilecekleri yalınlıkta olduğu için, Ömer Seyfettin’in yazdığı öyküleri severek okumuşlardır. Buna bir de öykülerinde çocukluk anılarını aktardığı eklenince, Ömer Seyfettin “Çocuklar için yazan bir yazar” olarak zihinlere yerleştirilmiştir. Bu nedenle, günümüzde bile öğretmenler tarafından, okumaları için öğrencilere en fazla önerilen yazarlar arasındadır.
Oysa Ömer Seyfettin’in her öyküsü, çocukların okuyabileceği, onların yaş ve zihinsel gelişimleriyle uyumlu öyküler değildir. Örneğin, Bomba ve Beyaz Lale bu türden öykülerinden yalnızca ikisidir. Ömer Seyfettin, hiç kimsenin itiraz edemeyeceği denli iyi bir öykücü olmasına rağmen, sözü edilen öykülerindeki bu özelliklerin yayınevleri ve öğretmenlerce dikkate alınması gerekir. Bu çalışmada bu konu örneklendirilmeye çalışılmıştır.” ( S.21)
KİTAP TANITIMI
Türk Edebiyatında İktidar Mücadelesi (1896-1923)
Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışına ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna sahne olan bir döneme uzanan bu eser, Türk edebiyatının derinliklerine yolculuk yaptırıyor. Yazar, edebiyatın sadece güzelliklerle değil, aynı zamanda iktidar mücadeleleriyle de şekillendiği gerçeğine odaklanarak, bir laboratuvar niteliği taşıyan bu kritik dönemin kurmaca eserlerini analitik bir tarzda ele alıyor.
Kitabın baş tarafında iktidar kavramı, sanat-fikir ilişkisi ve Osmanlı İmparatorluğu’nda Tanzimat’la başlayan değişimin edebiyat bağlamı hakkında yer verilen bilgiler okuyucuya bir alt yapı sunuyor. Bu bilgilerle kuşanan okuyucu; geçmişten aktüel zamana, kılıç seslerinden barut kokusuna, gerçekten kurmacaya, ideolojiden dine, kadından erkeğe, zulümden adalete, esaretten özgürlüğe ve daha birçok zeminde çeşitli iktidar mücadelelerine yer veren edebî eserler içinde bir anlam arayışına çıkacak, hemcinslerinin gerçeğiyle karşılaşacak ve yer yer edebiyatın da bir mücadele alanına dönüştüğüne şahit olacaktır.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Parental Deprivation and Social Adaptation Problems in Children in Developmental Psychology
This doctoral thesis examines the profound effects of parental loss on children’s social, emotional, and cognitive development. Parental deprivation significantly compromises children’s sense of security, disrupting social competence and empathy levels. In-depth interviews conducted with 200 children and families in Manila, Philippines, reveal that children who lack parental support struggle to establish strong social bonds and often experience heightened levels of loneliness and social anxiety. This deprivation contributes to emotional and cognitive constriction, limiting children’s ability to express themselves effectively in social interactions. Findings highlight the critical role of supportive social networks—particularly relatives, teachers, and peers—in facilitating children’s adaptation processes. The study underscores that parental loss leaves lasting psychological imprints on children, emphasizing the importance of early intervention programs to foster healthy relationship-building and mitigate the long-term social and emotional consequences of parental deprivation.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kalkınma
Dünya genelinde yaşanan gelişme ve ilerlemeler sonucunda ortaya çıkan yeni toplum düzeni içerisinde toplumsal cinsiyet ayrımcılığının azalmadığı, hatta zaman zaman şekil değiştirerek arttığı izlenmektedir. Dünya Ekonomik Forumu’nun hazırladığı 2022 Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’na göre mevcut ilerleme hızıyla cinsiyet eşitsizliğini tam anlamı ile sıfırlamak tahmini olarak 132 yıl alacaktır.
Birleşmiş Milletlerin 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları içerisindeki 17 amaçtan biri de “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” amacıdır. Ancak günümüzde gelişmiş ülkeler dâhil hemen her ülkede cinsiyet ayrımcılığı hemen her alanda varlığını sürdürmektedir. Kadının sadece kadın olduğu için maruz kaldığı haksız, hukuksuz, eşitliksiz, keyfi, kayıt dışı uygulamalar sadece bir cinsiyet sorunu değil, toplumsal refah sorunudur. Aile, iş ya da sosyal hayatta fırsat eşitliğini yakalayamayan kadınların ortaya koyabilecekken koyamadığı her değer toplum için bir kayıptır. Bireyler sahip olduğu yetenek, kazandığı donanım ve ortaya koyduğu becerileriyle toplum içinde yer almalı ve değer görmelidir. Toplumlar toplumsal cinsiyet eşitliğinden uzaklaşıldıkça ekonomik olarak zengin olsalar da refah düzeyi ve hayat kalitesi açısından çok gerilerde kalmaya mahkûm olacaklardır.
Tüm insanlık için daha adil bir dünya dileğiyle…
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İSYAN, Mehmet Celâl
İsyan, Mehmet Celâl’in Sultan II. Abdülhamit’in tahtan indirilmesinin hemen ardından yazdığı romandır. Romanda, başkişi Vedat’ın trajik aşk hikayesinin yanında II. Meşrutiyet’in ilânına giden süreçte yaşananlara ve hemen sonrasındaki gelişmelere yer verilmiştir. Vedat, dönemin sıkıntılarını yaşamasına rağmen Meşrutiyet’in ilânını görmüş şanslı muhalif aydınlardandır. Romanda siyasî meseleler dışında asıl konu Vedat’ın kişisel yaşamıyla ilgilidir. O, çocukluk aşkı olan Zekiye’yle evlense de trajik bir sonuçla karşılaşmaktan kurtulamaz. Vedat’ın kişisel yaşamı kitap yazarının hayatından, romantik ve aşırı duygusal mizacından izler taşır.
Kanunuesasi ilân olunmuş! Abdülhamit çaldığı hürriyeti iade etmiş! Şaşırdım, alık alık bakmaya başlamışım! Recep Paşa’nın şu sözleri, hâlâ beynimin içinde uğulduyor:
– Kendine gel çocuk!.. Çok felâket gibi. Çok meserret de insanı öldürür!..
Ağlaya ağlaya, güle güle, haykıra haykıra âdeta, ihtinak-ı rahim[1] nöbeti geçiren, çılgın bir kadın gibi “Hürriyet geldi!.. Hürriyeti aldık!.. ” diye memleketin sokaklarında koşmaya başladım!..
….
Şimdi, Zekiye dalgın dalgın bakmaya başladı ve öyle zannettim ki bu dalgın bakışın içinde iri bir damla gözyaşı Virjini’nin kumral kirpiklerini ıslattı!. İçimden “Zavallı Zekiye!” diye bir hıçkırık koptu, müteakiben a‘mâk-ı kalbimde mütehassis bir kuvve-i asabiyenin kırıldığını, parça parça olduğunu hissettim!. Artık öyle bulanık, öyle bî-me’âl[2] bir fikirle, yüzümü avuçlarımın içine aldım.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Çalışma Kavramına Sosyolojik Bakış
Bu kitapta ana akım iktisadın çalışma kavramını emek birimi üzerinden otomatik denge mekanizmalarıyla ele alan mekanik anlayışının tersine; emek kavramı ve onun verimliliği sosyal bağlam içerisinde ele alınarak incelenmiştir. Emeğin ve dolayısıyla da insanın ekonomik eylemlerinin sosyal bağlam içerisinde ele alınması, çalışma kavramının da içtimai bir kurumsal olarak ele alınması gerekliliğini zorunlu kılmıştır. Bu doğrultuda çalışma kavramına yüklenen sosyal bağlam iktisadi farkındalığı yüksek sosyolojik bir boyutta ele alınmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
AÇIKLAMALI YENİ KELİMELER SÖZLÜĞÜ
Konuştuğumuz dil, düşünce dünyamızın ifadesidir. Bu dünyanın tuğlaları kelimeler, temel taşları mefhumlardır. 1930’lu yıllardan itibaren, dilimizdeki Arapça ve Farsça kelimelere karşılık olarak yeni kelimeler türetilmiş, bu kelimeler her zaman tartışma ve merak konusu olmuştur. Bu sözlükte sadece yeni kelimeleri değil, onların bugüne kadar gelebilme maceralarını da bulacaksınız.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
Aramızdaki Sınır: Suriyeli Sığınmacı Hikayeleri
Kitap, Suriye’nin farklı kentlerinde yaşayan ve 2011 yılında başlayan iç savaş sonrası ailelerinden ayrılarak Türkiye’ye kaçmak zorunda kalan beş Suriyeli gencin hikayelerini içeriyor. Suriyeli gençlerin isimleri, çalıştıkları yerler ve diğer hassas bilgiler, güvenliklerini korumak amacıyla gizli tutulmuştur. Röportajlar tercüman aracılığıyla Arapça olarak gerçekleştirilmiş ve Türkçeye çevrilmiştir.
Her bir hikâye, savaşın yıkıcı etkilerini, yeniden başlama mücadelesini ve yeni bir ülkede entegrasyon sürecinin zorluklarını gözler önüne sermektedir. Bu derinlemesine röportajlarda, sadece mülteci krizinin insan yüzünü göstermekle kalmayıp, aynı zamanda dayanışma, umut ve direnişin evrensel hikayelerini de anlatmaya çalıştık. Kitabımızla, okuyuculara, savaşın ve zorunlu göçün bireyler üzerindeki etkilerini anlama ve empati kurma fırsatı sunmayı amaçladık…
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Davranışsal Maliye Yaklaşımları İle Vergi Uyumunun Artırılması
Kamu hizmetlerinin en önemli gelir kaynağı vergilerdir. Mükelleflerin vergi uyumunu artırmak için yapılan çalışmalarda, klasik ekonomik modellerin yanı sıra psikolojik ve davranışsal modellerden de faydalanılmaya başlanmıştır. Davranışsal içgörü araçları vasıtasıyla oluşturulan davranışsal maliye yaklaşımları, kamu politikası tasarım sürecinde yeni ve etkili bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Davranışsal maliye yaklaşımlarıyla mükellefler üzerinde herhangi bir zorlama ya da baskı olmadan, düşük maliyetli ve basit yöntemler kullanılarak vergi kaçırma ve vergiden kaçınma davranışlarının önüne geçilebilmektedir. Söz konusu çalışmada dünya genelinden seçilmiş 17 ülkedeki davranışsal yaklaşımları içeren vergi uyumu konulu araştırmalar derlenmiştir. İlgili çalışmalarda hangi yaklaşımlardan faydalanıldığı incelenmiş; bu çalışmalar referans alınarak Türkiye’de gerekli birimlerin kurulmasının ve çalışmaların yapılmasının vergiye gönüllü uyumu artıracağı sonucuna ulaşılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Kriz, Algı ve Markalaşma Açısından İletişim Yönetimi
Siyasal, toplumsal ve iktisadi nitelikli örgütsel yapılar başta olmak üzere “insan”la ilgilenen her yapının amaç ve hedeflerini gerçekleştirmesi iletişim süreçlerini yönetmesiyle yakın bir ilişki içerisindedir. Özellikle son yüzyıl içerisinde gelişen ve son çeyrek yüzyılda da devasa bir ivme yakalayan iletişim teknolojileri ve bunlar üzerinden kurulan iletişim ağları örgütsel yapıların hedef kitleleriyle olan ilişki ve etkileşim biçimlerinde önemli değişimlerin ve yeniliklerin yaşanmasını da beraberinde getirmiştir. Bu yeni durum örgütsel yapılarla hedef kitleleri arısındaki ilişki ve etkileşime dair avantaj ve dezavantajları içinde barındırmaktadır. Örgütsel yapılar açısından bakıldığında avantajları arttırmak ve dezavantajları azaltmak amaç ve hedefleri gerçekleştirmek için bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durum örgütsel yapıların iletişim yönetimini dikkatli bir şekilde yürütmelerini gerekli kılmaktadır. Bu çalışmada siyasal açıdan kriz yönetimi ve algı yönetimi ile genel olarak marka konumlandırma süreci iletişim yönetimi çerçevesinde ele alınmaya çalışılmıştır
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Bolu Folklorunda Doğum Geleneği
Bolu folklorunu derleme çalışmalarımız kapsamında 2016 yılının ilk yarısında Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde “Türk Kültüründe İnanç ve İnanışlar” seçmeli dersi ile “Bolu Şehir Folkloru” seçmeli dersi kapsamında yaklaşık olarak 200 lisans öğrencisinin derleyici olarak katıldığı bir derleme çalışması yürütülmüştür. Bu derleme çalışmasında Bolu merkez köyleri de dâhil olmak üzere 7 ilçe ve 100’ün üzerinde köy, öğrenciler tarafından taranmıştır.
Derleme çalışmasında Bolu folklorunun “Doğum”, “Evlenme” ve “Ölüm” gelenekleri üzerinde durulmuş ve bu geleneklerle alakalı olarak sahada kaynak kişilere çeşitli sorular sorulmuş; adet ve uygulamalara, inanç ve inanışlara dair çeşitli derlemeler yapılmıştır. Doğum, evlenme ve ölüm gelenekleri ile ilgili olarak kaynak kişilere yaklaşık 300 kadar soru sorulmuş ve bu sorulara verilen cevaplar da kayıt altına alınmaya çalışılmıştır. Kayıtlar; ses kayıtları, fotoğraflar, anketler ve video kayıtları şeklindedir. Elinizdeki kitap bu çalışmanın “Doğum Geleneği” kısmını ihtiva etmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Bir Kaos Coğrafyası ORTADOĞU
Ortadoğu, geçmişten günümüze farklı inançların, etnik kimliklerin ve siyasal yapıların bir arada yaşadığı kaotik bir bölgedir. Bölge küresel güçler, rejimler, örgütler, sınırlar, diller, inançsal ve etnik farklılıklar arasında çok yönlü etkileşim ve çatışmanın yaşandığı bir kaos coğrafyadır. Bu nedenle bölge, Foucault’nun tanımladığı anlamda, farklılıkların ve karşıtlıkların aynı mekânda var olduğu bir heterotopya alanı olarak değerlendirilebilir. Bu heterotopik alan tarih boyunca birçok çatışmaya sahne olmuştur. Ortadoğu’da bu çatışmalar, aynı inanç ve etnik gruplar arasında olduğu gibi farklı din ve kimliklere mensup topluluklar arasında da meydana gelmiştir. Mevcut koşullar göz önünde bulundurulduğunda, Ortadoğu’daki çatışmaların yakın gelecekte sona ermeyeceği, aksine uzun bir süre daha devam edeceğini söylemek yanlış olmayacaktır.
₺360,00
KİTAP TANITIMI
HALİT ZİYA UŞAKLIGİL’İN HİKÂYELERİNDE KADIN FİGÜRLER
Halit Ziya Uşaklıgil Türk edebiyatının gelişimine romanlarının yanı sıra hikâyeleri ile de yön vermiş önemli bir isimdir. Hikâyeler konu çeşitliliği, kişi zenginliği ve üslup bakımından dikkat çekicidir. Kurguyu başarılı kılan, kişilerin karakterizasyonudur. Çevreye duyarsız kalamayan ve hassas bir yapıya sahip olan Halit Ziya’nın çabası ‘insan’ın hikâyesini eksiksiz anlatabilmek olduğundan o, seçtiği kişileri iyi gözlemlemiş, ayrıntılarıyla kurgulamış ve okuru onların yaşamına ortak etmeye çalışmıştır.
Halit Ziya hikâyelerinde, okur ile yazarı ortak paydada buluşturan önemli unsurlardan biri kadındır. Hikâyelerdeki kadınlar, kaderci bile olsa duygularının, düşüncelerinin, isteklerinin, arzularının farkında olan figürlerdir. Kadın duyarlığına sahip yazar, eril düşünce yapısının egemenliğinde yaşayan kadını trajik ve dramatik yaşamıyla kaleme almış; yarattığı kadın figürler ve kullandığı teknikler ile kadının gerçekte yaşadığı çatışmaları eserlerinde irdelemiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Türkçeden İngilizceye Çeviri Kitabı
Bu kitap çeviriyi edebiyat, yazma, drama veya proje çalışmaları gibi bir dil öğretme faaliyeti olarak gören öğretmenlere kaynak kitap olmayı hedeflemektedir. Türkiye’deki yüksek öğretim kurumlarında lisans düzeyinde eğitim veren İngiliz ve Amerikan Dili ve Edebiyatı Bölümü, İngilizce Öğretmenliği, İngiliz Dili ve Eğitimi ve İngiliz Dilbilimi Bölümleri müfredatında yer alan Çeviri dersi için hazırlanmıştır. Bu kitabın amacı, öğrencinin içinde Türkçe ve İngilizce dilleri arasındaki farklılıkları vurgulayan belirli özelliklere sahip farklı dil kullanımları, kesitleri ve üslupları içeren metinleri görmelerini, tartışarak daha uygun olan kelime veya ifadeleri bulmalarını, metinler arasında kıyaslama yapmaları için öğretmene kaynak sağlamaktır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Muʻînî’nin Manzûm Ferâizi
Kadınları insan olarak bile görmeyen -20. asra gelene kadar çoğu Batı ülkesi de dâhil olmak üzere- onlara mirastan herhangi bir pay da vermeyen bir dünya düzeni karşısında; İslam dini, on dört asır öncesinde kadınlara ve kız çocuklarına -bizzat Kurân-ı Kerim ayetleriyle sabit olmak üzere- miras hakkı tanımış ve bu hakları teferruatlı bir biçimde düzenlemiştir.
Ferâiz ilmi, adaletli bir paylaşımın gerçekleşmesini temin etmek açısından esasen hukukî bir mevzudur. Ancak kimlere pay verileceğinin bilinmesi, mirasçı olan veya olmayanların tespit edilmesi ve akrabalık derecelerinin açığa çıkartılması gibi durumlar açısından nesep yani soy ilmiyle de ilgilidir. Bunun yanı sıra ölen kişiye mirasçı olanlardan bazılarının mirastan alacakları paylarının sabit olmaması, bu kimselerin birlikte veya ayrı ayrı mirasçı olmaları yahut bir kişi veya birden çok kişi olarak mirasçı bulunmaları gibi durumlar; onların miras paylarının ayrıntılı olarak hesap edilmesini gerektirmekte ve bu da ferâizin hesap yani matematik ilmiyle de bağlantılı olmasına yol açmaktadır. Bunların dışında bu ilmin öğrenilmesini sağlamak ve yaygınlaştırmak için daha ilk dönemlerden itibaren. İslam toplumlarında ferâizle ilgili çok sayıda eserin yazıldığı da görülmektedir. Ferâiz konusunda ilk başlarda mensur olarak yazılan risale ve kitapların yanı sıra zaman içerisinde konuyla ilgili eser çeşitliliği de artmış ve manzum eserler de kaleme alınmıştır. Konunun daha kolay öğrenilmesini sağlamak gayesiyle şiirin imkânlarından faydalanılarak yazılan bu manzum eserler hiç şüphesiz konuyu daha cazip ve estetik bir mevkiye taşımıştır. Bu alanda yazılan eserlerin sayısı zamanla artarak devam etmiş ve ferâiznameler olarak da adlandırılan manzum bir ferâiz literatürü meydana gelmiştir. Bu manzum eserler dolasıyla ferâiz ilminin şiir ve edebiyat alanıyla da bir ilgisi ortaya çıkmıştır.
₺365,00
KİTAP TANITIMI
Modern İş Dünyasının Sessiz Çığlığı: SESSİZ İSTİFA
Sessiz istifa, günümüz iş dünyasında giderek yaygınlaşan ve sıklıkça ifade edilmeye başlayan bir kavram haline gelmiş durumdadır. Örgütler ve çalışanlar açısından sessiz istifa kavramının anlaşılması ve nasıl baş edileceği hususunun bilinmesi gerekmektedir. Bu kitap, kavramın ne anlama geldiğini, nasıl ortaya çıktığını ve iş dünyasında nasıl bir etki yarattığını detaylı bir şekilde açıklayabilir. Bu sayede, hem çalışanlar hem de işverenler konu hakkında daha bilinçli hale gelebilirler. Modern iş dünyasında, özellikle pandemi sonrası dönemde, çalışanların iş hayatına bakış açısı ve beklentileri büyük ölçüde değişmiş durumdadır. Bu nedenle, bu olgunun iş dünyasını nasıl şekillendirdiğini ve gelecekte nasıl etkiler yaratacağını anlamak büyük önem taşımaktadır. Sonuç olarak, sessiz istifa konusundaki bir kitap, bu önemli kavramı derinlemesine ele alarak hem çalışanlara hem de işverenlere değerli bilgiler ve pratik çözümler sunabilir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Mudurnu Nüfus Defteri-I (1840)
Nüfus defterleri, yerel tarih çalışmalarının temel kaynaklarındandır. Elinizdeki kitap, bu yönüyle bir kaynak eser niteliğindedir. Zira verilen kimlik bilgilerinin haricinde, satır aralarında çok zengin bir veri deposu mevcuttur. Tarih, edebiyat, iktisat, sosyoloji ve ilahiyat gibi belli başlı alanlar için paha biçilemez bilgilere ulaşabilirsiniz. Özellikle de şecere/soy ağacı belirleme hususunda sizlere yardımcı olacaktır. Aile lakabından yararlanarak Mudurnuda bir yakınınızın geçmişte hangi mahallede, kaç numaralı hanede ikamet ettiğini, geçimini hangi meslekle sağladığını öğrenme ve eşkâli hakkında bilgi sahibi olma imkânınız bulunmaktadır. Bunun yanında, Mudurnudaki iki çarşıdan birinin neden demirciler çarşısı olarak anıldığı ya da Halvetiye tarikatına mensup pek çok kimsenin niçin Mudurnuda medfun olduğunun sırrına ermeniz mümkün. Hatta Mudurnuda karşınıza çıkan bir İslambollu/İstanbullu lakabından hareketle, İstanbulun eski adlarından birinin İslambol olup olmadığı tartışmalarına noktayı koyup toponomik açıdan keşif yapmış bir kâşif edasıyla heyecanlanabilirsiniz.
KİTAP TANITIMI
VASİYYETİ’L-ʻÂRİFÎN Abdurrahmanı’d-Darîr
Abdurrahmanı’d-Darîr tarafından 1747 yılında kaleme alınan bu eser, İslam dinini geniş halk kitlelerine tebliğ etmek ve öğretmek amacıyla yazılmıştır. Eser meleklere, kitaplara, peygamberlere iman ile kıyamet alametleri ve kıyamet günü gibi konulardan bahseder. Halkın kolayca anlayabilmesi için, eserde dönemine göre oldukça sade bir dil kullanılmıştır. Ayrıca eserin esas alınan nüshasının hattı harekeli nesih olup nüsha dil incelemesi açısından da bol miktarda malzeme barındırmaktadır.
Abdurrahmanı’d-Darîr hakkında çok fazla bilgi olmamakla birlikte kendisine ait beş eser bilinmekte iken tarafımızdan Tenvîrü’l-Kulûb, Hazâ Risâle-i Tuhfetü’s-Sıbyân ve Tezkiretü’z-Zekât adlı üç yeni eseri daha tespit edilmiştir. Ayrıca üzerinde çalışma yaptığımız Vasiyyeti’l-Ârifîn adlı eserin de farklı bir nüshası bulunmuştur. Bu nüsha ile edisyon kritik yapılarak eser okuyucunun istifadesine sunulmuştur.
Bu eser, 18. yüzyılda ağır ve ağdalı bir dille yazılan mensur eserlerin yanında, halk için daha sade bir dille kaleme alınan eserlerin var olduğunu da göstermektedir.
₺510,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Cumhuriyeti’nin Yüz Yıllık Kamu Yönetimi
Türkiye’nin kamu yönetimi tarihini, bütün birimleriyle ve kapsamlı bir şekilde ortaya koyan bir başvuru kaynağına olan ihtiyaçtan doğan bu kitap, Cumhuriyet döneminin mülki-mahalli idari yapılanmasının bütüncül yaklaşımla ve sistematik şekilde irdelendiği bir çalışmadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan günümüze kadar tecrübe ettiği idari süreçleri, bütün yönleriyle, sade bir dille ve akademik disiplinle ortaya koyan, sahasında uzman akademisyen ve araştırmacılar tarafından literatür ve arşiv kayıtları incelenerek hazırlanan bu eserde; Cumhuriyetin yüz yılı boyunca illerin ve bağlı birimlerinin kuruluş süreçleri, sebepleri, idarecilerinin tayin-azil kriterleri ve yasal dayanakları sunulmaktadır. 1923 yılından itibaren kamu yönetimi alanında yapılan düzenlemeleri, objektif kaynaklara dayanarak açıklayan bu çalışma, halkın ve tarih araştırmacılarının başucu kaynağı olma işlevini yerine getirmekte; literatürde yer alan mikro çalışmalar, tek bir kitapta makro düzeyde toplanmaktadır.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
Sultan (II) Mahmud’un Ölümü
Hiç
Bir abide o suskun ve dik, yüzü yok başı kesik.
Toprak saklarken canı, ateşten yazılmış kanlı fermanı.
Kim bilir hangi bahtsız yatar göğsünde, karanlığın içinde.
Yazıt silik, harfler gömülü, zaman durmuş; ne diri ne ölü.
Ve bilir o tanık: Mühürlense de sesi, kalır çağlara direnen nefesi.
İhanet solar hakikat yeşerir, her suskun yazıt bir gün dile gelir.
Dua bilmez yüreği sızlar, bir damla gözyaşında maziyi anar.
Unutma! Suskun gölge konuşur; unutansa kendiyle avunur.
Mezar değil çağların saklı hecesi, devlete adanmış başın nefesi. Bir çift göz deler gecenin bağrını, yarınsız çağırır intikamını. Asırlar geçse de abidenin önünde, suskunluğun en gür sesinde.
Kanla yoğrulmuş yemin taşır, hangi el değse geçmişi çağırır.
Kimi ışıklarla uyur, kimi rahmet okur.
Kimi dua ile yükselir, kimi şarkıyla süslenir.
Geçersen bir gün önünden, hakikat seslenir derinden.
Ama ölüm hep terazidir; zaferin izi kalıcı, ufukta sessizdir. Aralanır sonsuzluğun kapısı, kapanırken insanın o son yarası. Bir ses yükselir hiçliğin ortasında;
Ölümden daha ciddi ne var bu dünyada?
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Roland Destanında Kötülük ve Şiddet Dili
Bu kitapta Roland Destanı çalışma konusu olarak ele alınarak, konunun daha iyi anlaşılması için Roland Destanı’na kadar olan tarihi süreç üzerine temellendirilmiştir. Destanda Kötülük, Şiddet dili, Dini şiddet ve kötülük anlatıları örneklerle irdelenmiştir.
Roland Destanı günümüze kadar devam eden iki kutsal inancın savaşının ilk destanıdır. Aynı şekilde Fransız Tarihi’nde ataları Franklardan kalan ilk yazılı belgesidir. Bu destanın tesirlerinin hala yaşandığı aşikâr olduğundan âcizane, bu çalışmamızın okurlara yararlı olacağı kanısındayız.