KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

SOYUT CEBİR
-

Social Media Its Impact and Its Use
₺250,00 -

Sınıf Yönetimi
-

Sağlık Sektöründe Uygulanan Güncel Pazarlama Yaklaşımları
₺405,00 -

Reklam Göstergebilimi
₺455,00 -

Perilous Nature: The Resonance of Ecological Crisis in Contemporary Literature
₺275,00 -

OSMANLILAR – I
-

Ombudsman Teorisi ve Karşılaştırmalı Ülke Uygulamaları
₺700,00 -

Muhasebe ve Vergi Denetimi
-

Menâkıbnâme-i Mustafâ Safî-i Âmedî
₺495,00 -

MAKÂLÂT-I İRFAN
₺380,00 -

Kültür Üretme Makinesı: Televizyon
₺275,00 -

Kolluk İçin Suç Psikolojisi
₺210,00 -

KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT YAZILARI/ COMPARATIVE LITERATURE STUDIES
-

J. G. BALLARD Modernite ve Postmodernitenin Tekinsiz Yazarı
₺340,00 -

İran’da Nüfuz Mücadelesi
₺620,00
KİTAP TANITIMI
REKLAM İKNA VE İDEOLOJİ
Reklam endüstrisinin genel ekonomi içinde büyüyen hacmi ve reklamların tüketici tercihleri üzerinde artan etkisi büyük oranda geçtiğimiz yüzyıl gerçekleşen iktisadi ilerleme ya da kitlesel üretim süreçlerinde kaydedilen bir dizi sıçramayla açıklanabilir. Ancak kültürel birer seyirlik olarak reklamlar, gösterime girdikleri döneme özgü iktisadi koşulların yanı sıra toplumsal ve siyasal kodların anlamlandırılmasında çok önemli işlevlere sahiptir. Modern dünyada reklamlar, bilim ve sanat arasında konumlandığı benzersiz yerden, sahip olduğu yaratıcılık ve bilgi birikiminden beslenerek üretmekte olduğu içerikleri büyük bir iştahla gündelik hayata dahil etmektedir. Bu nedenle kitap, reklamların ikna ve ideoloji olgularıyla karşılıklı ilişkisini tarihsel bütünlük içinde ele almakta ve reklam olgusunu iktisadi olduğu kadar politik ve kültürel yönelimleri göz ardı etmeden tartışmaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Bâkî’de Tasavvuf ve Kırk Gazel Şerhi
Bâkî’nin şiirlerinde dinî ve tasavvufî muhtevanın bulunmadığı çok sayıda araştırmacının yıllar boyunca ortak görüşü olmuştur. Araştırmacıların bu görüşüne göre Bâkî’nin gazelleri dünyevî zevk, haz ve eğlenceden ibarettir. Bâkî’nin şiirleri üzerine takınılan bu klasikleşmiş tutumu birçok yazılı kaynakta görmek mümkündür.
Bâkî Divanı’ndaki şiirler ve özellikle gazeller dikkatle incelendiğinde, tasavvufun zengin remiz ve sembol lügatinden çok sayıda kelimenin bulunduğu görülür. Bâkî, dinî ve tasavvufî düşünceyi yansıtan çok sayıdaki gazelinde tasavvuf sembolizmini ustalıkla kullanmıştır.
“Bâkî’de Tasavvuf ve Kırk Gazel Şerhi” isimli bu eser, Bâkî’nin gazelleri üzerine hazırlanan şerh çalışmalarındaki en fazla gazel şerhine yer vermesiyle, daha önceki şerh çalışmalarında incelenmeyen gazelleri ihtiva etmesiyle ve şairin gazellerinin ilk defa dinî ve tasavvufî yönüyle incelenmesiyle emsallerinden ayrılmakta ve bu yönleriyle özgünlük taşımaktadır.
Bâkî’nin şiirleri üzerine yıllardır süregelen “Bâkî’de tasavvuf yoktur” görüşüne karşı, yeni yorumlar ve değerlendirmeler sunduğumuz bu çalışmanın, Bâkî’nin şiirlerine tasavvufî açıdan yeni bir bakış açısı sağlamasını temenni ederiz.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Sultan (II) Mehmed’in Ölümü
Fatih, ölümünden bir yıl önce, Bellini’nin fırçasından çıkan meşhur portrede, farklı çehreyle karşımıza çıkar. Tabloya bakan gözler sadece bir hükümdarın değil içsel bir çöküş sürecine giren, karın ağrılarıyla başlayan ve muhtemelen kolit ya da bağırsak iltihabına dönüşen hastalığın gölgesindeki bir insanı görür. Yüzü, poz vermekten öte iç dünyanın yükü ve yaklaşan sonun habercisidir. İlk bakışta bu vakur görünümün altında, gizlenmiş bir hastalık olduğu sezilir. İşte bu insanî zaaf, Fatih’i ‘efsane’ değil ‘şahsiyet’ olarak görmeyi gerektirir. Derin, sessiz ve suskunluk içinde. Bakışları, imparatorluğun yüküyle baş başa kalmış ruhun yalnızlığını heceler. Fatih’in portresi, Rönesans’ın zarif çizgileriyle, tarihin görünmeyen yalnızlığını ve anlatılamayan ama hissedilebilen iç dünyayı fısıldamaktadır. Bu resim onu tarihin ortasında değil, kendi sessizliğinde bulur. Kalemlerin yazamadığını bakışlar fısıldar, kroniklerin suskun kaldığı yerde sanat konuşur ve her şey sezgisel bir katmana açılır.
Kitabın ilgi odağını çerçeveleyen ana eksen, ölümdür. Çünkü ölüm dünyanın sırlarını çözebilen ve serinkanlı kalabilen tek ciddiyettir. Kafkaesk amentüden uğultu gibi bir yankı fısıldar kulağımıza: Ölümün olduğu bir dünyada daha ciddi ne olabilir? Hiç.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Bobi Frs’ye Geçiş Süreci ve Bağımsız Denetçiler Üzerine Bir Araştırma
Türkiye’deki işletmelerin uluslararası seviyede raporlama yapabilmesini sağlamak ve modern dünyanın gereksinimlerini karşılamak amacı ile 2017 yılında büyük ve orta boy işletmeler için BOBİ FRS yürürlüğe girmiştir. TFRS’ye geçişte yaşanan problemlerin benzerlerinin BOBİ FRS’ye geçiş sürecinde ortaya çıkıp çıkmayacağının belirlenmesi, standartların etkin olarak kullanılabilirliği konusunda fikir sağlayacaktır. Bu kitap çalışması, İnönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Muhasebe Finansman Anabilim Dalında hazırlanan, “Bağımsız Denetçilerin BOBİ FRS ile İlgili Algı ve Bilgi Düzeylerinin Tespitine Yönelik Bir Çalışma: İstanbul İli Örneği” adlı doktora çalışmasının gözden geçirilmiş ve revize edilmiş halidir. Bu kapsamda, İstanbul ilinde, bağımsız denetim firmalarında çalışmakta olan bağımsız denetçiler üzerine anket çalışması gerçekleştirilerek, BOBİ FRS bilgi düzeyleri ve BOBİ FRS ile ilgili olası olumlu ve olumsuz etkiler konusundaki algıları tespit edilmeye çalışılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Afet ve Dezenformasyon: 2023 Türkiye Depreminde HAARP Komplo Teorisi
Günümüzde sosyal medya ve dijital iletişim, bilgiye erişimi hızlandırırken aynı zamanda dezenformasyon ve komplo teorilerinin yayılmasını da kolaylaştırıyor. Bu kitap, Türkiye’de “yüzyılın afeti” olarak tanımlanan 2023 yılında Kahramanmaraş merkezli iki deprem sonrasında sosyal medyadaki komplo iklimini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Deprem günü 24 saat içerisinde HAARP komplo teorisi üzerine paylaşılan içeriklerin kapsamlı bir İçerik analizini sunarak, risk ve afet iletişimi bağlamında dezenformasyonun toplumsal etkilerini mercek altına alıyor.
Çalışma, hem bireysel hem de anonim hesaplar tarafından yapılan paylaşımların, komplo teorisinin yayılmasına ve mevcut komplo ortamının kötüleşmesine nasıl katkı sağladığını ortaya koyuyor. Araştırmada, toplumun bilgiye yönelik açık talebi ile bilim insanlarının sosyal medya üzerinden bu taleplere verdiği yanıtlar arasındaki fark dikkat çekiyor. Mizah ve alay yoluyla yapılan reddetmelerin, bilimsel güvene etkileri tartışmaya açılıyor ve bilim İletişiminin kamuoyuna ulaşmadaki eksiklikleri gözler önüne seriliyor.
Kitap ayrıca, komplo teorilerini destekleyen sahte bilimsel içeriklerin bireyler üzerinde yarattığı yanıltıcı etkileri ve medyanın pasif rolünü de ele alıyor. Sonuçlar, bilim insanlarının ve medya aktörlerinin, toplumun doğru bilgiye erişimini sağlama sorumluluğunu yeniden düşünmesi gerektiğini vurguluyor.
HAARP komplo teorisi özelinde gerçekleştirilen bu çalışma, Komplo teorilerinin toplum üzerindeki etkilerini anlamak ve etkili iletişim stratejileri geliştirmek isteyenler için rehber niteliğinde.
₺200,00
KİTAP TANITIMI
Genişletilmiş Gerçeklik Teknolojileri ve Güvenlik Uygulamaları
Güvenlik alanı, geçmişten günümüze teknolojik gelişmelere öncülük yapmış ve yapmaya devam etmektedir. Devletler, iç ve dış güvenliğini sağlamak için bu alanda yapılan teknolojik gelişmelere büyük önem vermekte ve geniş bütçeler ayırmaktadır. Sanal, artırılmış karma gerçeklik teknolojilerini içerisinde barındıran “Genişletilmiş Gerçeklik” teknolojileri de son yıllarda güvenlik alanında gözde teknolojiler olarak öne çıkmaktadır.
Güvenlik alanının ihtiyaç duyduğu eğitim ortamlarının sanal olarak yaratılması ve deneyimlenmesi sayesinde, gerçek hayat koşullarına en yakın eğitim ortamı oluşturulabildiğinden güvenlik alanında genişletilmiş gerçeklik teknolojilerinin kullanımı da giderek artmaktadır.
Bu kitapta güvenlik, mühendislik ve iletişim gibi farklı disiplinlerden uzman araştırmacı ve akademisyenler tarafından genişletilmiş gerçeklik teknolojilerinin güvenlik alanındaki uygulamaları her bir disiplin özelinde incelenerek, siber güvenlik, coğrafi farkındalık, afet yönetimi, sağlık güvenliği, savunma sanayii, güvenlik personelinin fiziksel eğitimi, ateşli silah eğitimi, ciddi oyunlar, harp oyunları, muharebe modelleme ve simülasyon, insansız hava araçları simülatör sistemleri, çevre güvenliği, üç boyutlu haritalar ve güvenlik alanındaki inovasyon ve teknoloji transferi konuları açısından gerçek hayat uygulama örnekleriyle zenginleştirilerek açıklanmıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Kur’an Tilavetinde Temsili Okuma
Ülkemizde olduğu gibi, özellikle Arapça bilmeyenlerin, Kur’ân okurken içine düştükleri en önemli hatalardan biri de mana harflerini okurken yapılan vurgu yanlışlarıdır. Yerinde yapılan bir ses vurgusu anlama kuvvet kazandırdığı gibi yerinde yapılmayan bir vurgu anlamayı güçleştirebilir hatta manayı dahi bozabilir. Mana harfleri içinde mütalaa edilen Kur’ân-ı Kerim’deki “ما” lafızlarının okunuşundaki ses vurgusu oldukça önemlidir. Zira Kur’ân’da mana itibariyle, birbirinden farklı “ما” lafızları yer almaktadır. Bunlar, Türkçedeki eşsesli kelimelere benzemektedir. Söz konusu lafızları, yerine göre, bazen vurgulu bazen de vurgusuz okumak gerekmektedir. Bu konuda gerekli hassasiyet gösterilmeden Kur’ân okunursa, mana bozulabileceği gibi farklı bir anlam da ortaya çıkabilmektedir. Bu çalışmanın amacı 29-30. Cüzler özelinde Kur’ân-ı Kerim’deki “ما” lafızlarının tespit edilip temsili okuma açısından değerlendirilmesidir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Özdeş Olmayan Paralel Makinelerle Çizelgeleme: Genetik Algoritma İle Optimizasyon Yaklaşımı
Günümüzün rekabetçi üretim ortamında, verimlilik ve optimizasyon her zamankinden daha kritik hale gelmiştir. Bu kitap, üretim çizelgeleme problemlerini ele alarak, gerçek üretim verileriyle uygulanabilir bir çözüm modeli sunmaktadır.
Özdeş olmayan paralel makinelerde çizelgeleme problemi, karmaşıklığı nedeniyle çözümü zor olan NP-Zor problemler arasında yer almaktadır. Bu kitap, metasezgisel yöntemlerden biri olan Genetik Algoritma kullanılarak geliştirilen bir optimizasyon modelini detaylı bir şekilde ele almaktadır. İşlerin termin tarihlerine uygun şekilde tamamlanmasını hedefleyen bu model, hem akademik hem de endüstriyel uygulamalar için güçlü bir rehber niteliğindedir.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Düzen
Dijital düzen her şeyden fazla fazla vermektedir insana; kendisinden bile… Parçalanmış birey, bir sürü alt kimlik içerisinde kendini bulamaz olmuştur ‘Tüket, mutlu ol!’ sözlerine kanarak duygularını markalara pazarlatan, sonra da ‘Kara Cuma’larda hesapsızca harcayan, kalbi kırık insanın kendisine rağmen hayatta kalma çabasıdır diyebiliriz dijital düzen için. Bu bağlamda, umudu sürdürmek isteyen insanın mutluluk arayışındaki ‘kısayoludur’ simülasyon; fakat bu ‘kısayol’, insani becerileri teknolojiye teslim ettikçe, geriye dönüşü olmayan bir yok oluşla da sonlanabilir… Dolayısıyla dijital düzen, insanlığımızı hatırlamamız ve ona sahip çıkmamız gereken, yoğun tempolu, tembelliğe tahammülü olmayan ve birey olarak varlığımızı devam ettirmek istiyorsak üretim odaklı düşünmemizi talep eden bir dönemin de habercisidir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Toplumda, Siyasette ve Modernleşme Sürecinde Kadın
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Toplumda, Siyasette ve Modernleşme Sürecinde Kadın, kadınların modernleşme serüvenini doğrusal bir “ilerleme hikâyesi” olarak değil; çelişkiler, sınırlar ve yeniden tanımlamalar eşliğinde ele alan çok boyutlu bir çalışmadır. Kitap, geç Osmanlı’dan erken Cumhuriyet’e uzanan süreçte kadınların eğitim, emek, siyaset ve kamusal alanla kurdukları ilişkiyi, modernleşme projelerinin ideolojik ve kurumsal çerçevesi içinde tartışmaktadır. Kadınların kamusal görünürlüğü artarken aynı anda annelik, vatandaşlık ve “makbul kadın” normlarının nasıl üretildiğini sorgulayan bu derleme; biyopolitika, güvenlik, istihbarat ve toplumsal cinsiyet perspektiflerini bir araya getirir. Teşkilat-ı Mahsusa’dan vatandaşlık eğitimine, beyaz yakalılaşmadan annelik rejimlerine uzanan başlıklar aracılığıyla kadınlar yalnızca değişimin nesnesi değil, tarihsel sürecin etkin aktörleri olarak ele alınır. Bu kitap, modern Türkiye’nin toplumsal ve siyasal inşasını kadın deneyimi üzerinden yeniden düşünmeye davet etmektedir.
KİTAP TANITIMI
FAIRIES OR SCARIES
Fairy tales, on the surface, are delightful, fantastic stories for children about brave heroes, beautiful princesses and scary wolves and witches. Most readers have not considered or did not realize the morality-building function of these stories when they encountered them as children. As this book aims to demonstrate, these tales were intended, from the early days of wide-spread publishing in Europe, to teach children their roles in society, which were of course very dependent on gender ideas of the time. Good boys become gentlemen by being clever and brave, and good girls become fine women by being virtuous and obedient. Since those days, however, ideas have changed. Post-modern interpretations of these stories turn these ideas around. The works of Angela Carter are examined here to reveal how times have changed, and how the idealistic fairy tale worlds managed to not only engage children’s imaginations but also instruct them to follow very restrictive, gendered roles in life. Carter’s interpretations, as author Şeyda Sivrioğlu demonstrates, break the rules and offer a very different perspective, in her re-imagined fairy tales for adult readers.
Amy Woods
₺250,00
KİTAP TANITIMI
The Theatrical Gap Dramatıc Persona
The art of acting continues to change and develop. Konstantin Stanislavski’s acting method, which introduced a systematic approach to this art, is also evolving. Stanislavski’s System is based on an understanding of acting that aligns with the laws of nature. As human beings, who are an integral part of nature, strive to adapt to evolving scientific, sociological, and philosophical conditions, their interpretation of natural laws changes. Consequently, the concept of realism in theater takes on a new dimension. In “The Theatrical Gap: Dramatic Persona“, Assist. Prof. Tuğrul Karanfil analyzes Stanislavski’s System, integrates it with contemporary terminology, and introduces his preferred method of role analysis by combining Stanislavski and Shakespeare. This work is aimed at anyone interested in the art of acting.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
Genetiği Değiştirilmiş Ürünlere Yönelik Tüketici Davranışları
Genetiği değiştirilmiş ürünlere yönelik tüketicilerin davranış ve tutumlarının araştırıldığı bu çalışma Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde 2013 yılında doktora tezi olarak kabul edilmiştir. Çalışma kapsamında Eskişehir ili merkez ilçelerinde kotalı örnekleme yöntemi ile 1250 katılımcı ile yüz yüze anket yapılmıştır. Yapılan saha çalışması aynı zamanda Anadolu üniversitesi Bilimsel Araştırma Komisyonu tarafından finansal olarak da desteklenmiştir. Çalışmanın genel amacı, Eskişehir genelinde yaşayan tüketicilerin genetiği değiştirilmiş ürünlerle ilgili farkındalıklarını, bilgi düzeylerini ve satın alma niyetlerini saptamak ve davranışlarını etkileyen tutum faktörlerini ortaya koymaktır. T testi, Anova Analizi, Ki-Kare Analizi, Regresyon Analizi ve Faktör Analizi gibi istatiksel veri analizi yöntemleri çalışmada kurulan hipotezlerin test edilmesinde kullanılmıştır. Araştırmanın yapıldığı dönemde katılımcıların bilgi düzeyleri ve genetiği değiştirilmiş organizmalı gıdalar hakkındaki yanlış ve eksik bilgileri dikkat çekicidir. Gelir düzeyi arttıkça konuyla ilgili bilgi düzeyinin anlamlı bir şekilde arttığı gözlemlenmiştir. Çalışmanın pazarlama araştırmaları, tüketici davranışları ve genetiği değiştirilmiş ürünler gibi konulara ilgi duyanlar için faydalı olacağı umulmaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
İktidar Mücadelesi Temelinde Osmanlı Tarihi
İnsana dair her olayda az ya da çok var olan iktidar duygusu, tarih boyunca iyi veya kötü olaylarla kendisini göstermiştir. Bazen bir idareyi tesis ederken bazen ona karşı oluşan direnişi simgelemiş, bazen devlet kurdururken bazen devlet yıkmış, kimilerini birbirlerine dost kılarken, kimilerini de düşman etmiştir. İktidarı yaşanmışlıklar üzerinden irdeleyen bu kitabın örneğini oluşturan Osmanlı Devleti, Türk İslam devlet geleneğinin bir temsilcisi ve zirvesi olarak tarihte mümtaz bir yere sahip olmuştur. Kuruluşundan yıkılışına kadar altı yüz yılı aşkın bir zamanda, tek hanedanla üç çağda ve üç kıtada hüküm süren muazzam bir medeniyet inşa etmiştir. Bu süreçte Orta çağın geleneksel toplumlarıyla savaşmış, onlara diz çöktürmüştür. Yeni çağın reformcu Batılı devletleriyle savaşmış, onlarla başa baş mücadele etmiştir. Yakın çağın emperyalist kapitalist yeni dünya düzenine karşı direnmiş ve kendi içinden modern bir devlet çıkarmıştır. Nihayet bu kitap, tarih boyunca hakkında fikirler yürütülen ve eserler meydana getirilen iktidarı ve iktidar mücadelesini, belli bir zaman diliminde ve coğrafyada yaşanan olaylardan örnekler vererek anlatmak amacıyla hazırlanmıştır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
TRABZONUN YAKIN TARİHİNDEN KESİTLER
Bu eserde, 19. yüzyılın ortalarında yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmeler neticesinde zenginleşen Trabzon’un, bu canlılığını kaybettiği süreç ele alınmıştır. Zira belirtilen yüzyılın son çeyreğinden itibaren Trabzon ekonomisi kan kaybetmeye başlamıştır. Ekonomik manada yaşanan çöküşü idari değişim takip etmiş ve Cumhuriyetin ilk yıllarına gelindiğinde önceden neredeyse tüm Doğu Karadeniz’i içine alan Trabzon Vilayeti’nin sınırları daraltılmıştır. Bu değişim sürecinin son halkasını nüfus mübadelesi oluşturmuş ve kentte bulunan Rumlar, şehri terk etmiştir. Yaklaşık 50 yıllık bir süreçte olağandışı gelişmeler yaşayan Trabzon kenti, sosyo-ekonomik olarak bu gelişmelerin etkisini derinden hissetmiş, 40-50 sene öncenin zengin ve mamur Anadolu kentlerinden biri olan Trabzon, bu vasfını kaybetmiştir.
Trabzon tarihi ile ilgili kaleme alınan neredeyse tüm eserlerde şehrin bu duruma düşmesinin nedeni Birinci Dünya Savaşı olarak gösterilmiştir. Gerçekten de işgal ve muhacirlik gibi savaş yıllarında yaşanan olumsuz gelişmeler; Trabzon halkı üzerinde büyük bir travma yaratmıştır.
Bu çalışmada Birinci Dünya Savaşı sonrası Trabzon’un ağırlıklı olarak sosyal durumu ele alınmış, savaşın ardından Trabzon halkının sosyal, ekonomik ve beledi hizmetler noktasında içinde bulunduğu duruma temas edilmiştir. Eserde, kentin hafızasına kazınan bazı olaylar hakkında bilgiler verilmiş öte yandan halkın yaşayışı, inançları, giyim-kuşamı ve kentin genel durumu üzerinde de durulmuştur.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
HALKLA İLİŞKİLER VE KAMPANYALAR
Sosyoekonomik ve siyasal gelişmeler, örgütlerin dikkat çekebilmek için farklı stratejiler üretmesini zorunlu kılmaktadır. Enformasyondaki gelişmeler ekonomiyi etkilemekte ve iletişim stratejilerinin önemi artırmaktadır. İletişim stratejilerinden biri de önemini hiç kaybetmeyen kampanya organizasyonlarıdır. Günümüzde, halkla ilişkiler kapsamında kampanya organizasyonları üzerine birçok çalışma bulunmaktadır. Çalışmalarının bir kısmı kampanyaları, etkinlik yönetiminin altında değerlendirmektedir. Kitabımıza konu olan çalışmamızda ise; etkinlik yönetiminden daha özel bir konu olduğunu düşünmekteyiz. Halkla ilişkiler uzmanlığına aday olan Uşak Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık öğrencilerinin tasarladıkları kampanya çalışmalarından oluşan bir seçki bulunmaktadır.
Amacımız; Yeni nesil Halkla İlişkiler uzmanlarını cesaretlendirmek ve alanda çalışmak isteyenlere yol gösterici olmaktır.
Bilginlerle beraber düşünmeli, halkla birlikte hareket etmelidir.
George Berkeley
₺380,00
KİTAP TANITIMI
YENİ MEDYA VE GENÇLİK
Yeni medya, sosyal paylaşım ağları, mesajlaşma ortamları, bloglar ve içerik forumları aracılığı ile farklı deneyimlere sahip olan insanların birbirleri ile hızlı bir şekilde iletişim kurmasına olanak tanımaktadır. Günümüzde yeni medya kavramı ve onun sunduğu imkanların hayatımıza girmesiyle birlikte sosyal yaşamımız, iletişim biçimlerimiz ve medya tüketim alışkanlıklarımız önemli derecede değişmiştir.
Dünyada yeni iletişim teknolojilerinin de etkisiyle gazete okuma alışkanlıkları değişmektedir. Özellikle genç nesiller, gazete okumaya önceki nesillerden daha az zaman ayırmakta ve habere, bilgiye, eğlenceye internet ve mobil cihazlar üzerinden ulaşmayı tercih etmektedirler. Diğer bir deyişle genç nüfus, haber ve bilgi alma, eğlenme, sosyalleşme ihtiyaçlarını internet erişimi olan, görsel ve işitsel özelliklere sahip yeni medya araçlarından karşılamaktadır. Bu durumda gazetelerin yeni medya araçlarını ve ortamlarını kullanıp kullanmamak arasında yaptığı tercih aynı zamanda olmak ya da olmamak arasındaki bir tercih olarak da değerlendirilebilir.
Yeni Medya ve Gençlik kitabı hem yeni medya ekseninde sosyal medya, internet gazeteciliği ve gençliği derinlemesine tanımlamakta hem de anket çalışması ile gençlerin sosyal medya ve internet gazeteciliği kullanım düzeyleri ve nedenleri hakkında bilgiler vermektedir. Bu kitabın bu alana ilgi duyan öğrenci ve akademisyenlere faydalı olması dileğiyle…
₺495,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYENİN KALKINMA YÖNETİMİ POLİTİĞİ
Türkiyenin Osmanlıdan bu yana yaklaşık iki yüzyıldır süren kalkınma isteği, hala güncel bir sorun olarak karşımızda durmaktadır. Osmanlı Devletinin kalkınma politikası, giderek zayıflayan devleti eski gücüne ulaştırma hedefi ile ortaya çıkmıştı. Oysa ki modern bir ulus-devlet inşâ projesi olarak Türkiye Cumhuriyeti, siyasal, ekonomik, toplumsal ve kültürel yönleriyle bütünsel bir kalkınmayı hedeflemişti. Osmanlıdan Cumhuriyete Türkiyenin kalkınma yolculuğu, devletin dünya kapitalizmi ile bütünleşme ve uluslararası işbölümünde üstlendiği rol çerçevesinde bir seyir izlemeye devam etmiştir. Bu kitabın konusu ise, Türkiyenin kalkınma yönetimi politiğinin ortaya çıkışı, gelişimi ve sonuçlarının neler olduğu, hangi siyasi tercihler üzerinde yükseldiği, uluslararası siyasal ve ekonomik konjonktürle ne ölçüde eklemlendiği veya ne tür bir ilişki içerisinde olduğu ve nasıl bir arka plana dayandığıdır. Bu bağlamda kalkınmayı planlayıp yönetecek kurum olarak ortaya çıkan Devlet Planlama Teşkilatının kuruluşuna neden olan tarihsel birikim ve politik birer belge olan kalkınma planlarının hazırlanması ve uygulanması politik düzeyde çalışmanın asıl ilgi alanını oluşturmaktadır. Ayrıca Devlet Planlama Teşkilatının geçirdiği dönüşüm, siyaset-bürokrasi gerilimi, kalkınma planlarındaki değişim incelenmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Kemalpaşa Dağı’nda Fiziki Coğrafya ve İklim-Ağaç Büyüme İlişkisi Üzerine Araştırmalar
“Kemalpaşa Dağı’nda Fiziki Coğrafya ve İklim-Ağaç Büyüme İlişkisi Üzerine Araştırmalar” başlıklı bu kitap, İzmir ili sınırları içinde bulunan Kemalpaşa (Nif) Dağı’nın fiziki coğrafya (jeoloji, jeomorfoloji, iklim, hidrografya, toprak ve bitki örtüsü) özellikleri ile dağın yüksek kesimleri için iklim-ağaç büyüme ilişkisinin incelendiği bir araştırma kitabıdır. Kitap giriş ve sonuç bölümleri hariç iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Kemalpaşa Dağı’nın fiziki coğrafya özellikleri birbirleriyle ilişkili olarak incelenmiştir. İkinci bölümde ise dağlık alanın yüksek kesimlerinde dağılış gösteren karaçamların yıllık halka genişliklerini (çap büyümesini) sınırlandıran ya da teşvik eden iklim (sıcaklık ve yağış) faktörleri ve 1950-2019 dönemi boyunca sıcaklık ve yağış değerlerinde meydana gelen değişimlere bağlı olarak 35 yıllık pencereler (periyotlar) şeklinde karaçam ağaçlarının gelişimi için sınırlayıcı veya destekleyici (teşvik edici) iklim faktörlerinin zaman içindeki değişimi ve/veya kararlılığı belirlenmiştir.
Kemalpaşa Dağı’nda iklim-ağaç büyüme ilişkisinin belirlenmesinde dendrokronoloji ve alt dallarında uygulanan yöntemlerden faydalanılmıştır. Dendrokronoloji, ağaçların yıllık halkalarına dayanarak yaş saptama bilimi olarak tanımlanmaktadır. Ağaçların tarihlendirilmesi olarak da ifade edilen dendrokronoloji ile aslında bu tanımlamanın çok ötesinde, geçmiş ile ilgili dikkate değer ve önemli bilgilere ulaşılabilmektedir. Çünkü ağaçlarda her yıllık halkanın büyümesi sırasında, ağacın içinde bulunduğu çevresel koşullar ve meydana gelen doğal ya da beşeri olayların etkileri, ağaçlar tarafından adeta kayıt altına alınmaktadır. Bu yöntemin kullanılması coğrafi süreçlerin ve problemlerin anlaşılması/çözümü bakımından da önem taşımaktadır. Bu nedenle dünyada coğrafyacılar ve birçok bilim dalındaki uzmanlar çeşitli konulardaki araştırmalarında dendrokronolojinin yönteminden yararlanmaktadır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Markalaşalım
Küreselleşmenin her alanda etkisini hissettirdiği ve neticesinde yoğun bir rekabetin hâkim olduğu bu günlerde markalaşmanın önemi çok daha fazla artmıştır. Bilgi Çağının getirdikleri doğrultusunda geleneksel markalar için de dönüşüm zamanı gelmiştir. Yeni jenerasyonların marka algılarının ve marka ile etkileşimlerinin farklılaştığı göz önüne alındığında marka yönetimine dair süreçlerin ve bu süreçlerde nelerin etkili olduğunun ele alınması gereklidir. Markalaşalım Kitabı bu mantıkla birey, işletme ve toplum serüveninde gerçekleşen marka yolculuğunu özgün bir biçimde ortaya koymayı hedeflemektedir. Kitapta marka ve markalaşma konusu birçok noktadan derinlemesine incelenmeye çalışılmıştır, marka ve marka yönetim teorilerinin yanı sıra uygulamaya dönük olarak markalaşma hikâyeleri ve vaka çalışmalarına yer verilmiştir.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Televizyonda Yaşlı Temsilleri ve Yaşçılık
Arka Kapak Yazısı:
Yaşlı nüfusun, diğer yaş gruplarına göre hızlı bir biçimde
artması, yaşlılık konusunu yüzyılımızın en önemli gündem maddeleri arasına
taşımıştır. Nüfus yapısındaki bu değişim, bir yandan insani kalkınmanın zaferi olarak kabul edilirken, öte yandan sosyo-ekonomik gelişmeler, yaşlılığın toplumdaki yeri ve statüsünü değiştirmiştir.yaşlıları ayrımcı uygulamalarla karşı karşıya bırakmıştır.
Yaşlılara karşı önyargılardan ve stereotipik algıdan kaynaklanan yaşçılık, günümüzde en yaygın olarak görülen ayrımcılık türlerinden biridir. Kitabın amacı, toplumda farkındalık düzeyinin çok düşük olduğu bir önyargı formu olan yaşçılığa ve medyadaki yansımalarına dikkat çekmektir. İçerik çözümlemesi ve alan araştırması üzerine temellenen bu çalışmada,yaşlıların televizyonda temsili ve stereotipik temsillerin yaşçı tutumların güçlendirilmesindeki
rolü ele alınmaktadır.
KİTAP TANITIMI
GÜFT Ü GÛ
Bu çalışma, İbrahim Alâettin Gövsa’nın Güft ü Gû adlı şiir kitabını günümüz alfabesine aktaran bir çalışmadır. Güft ü Gû, Gövsa’nın 1912 yılında edebiyat öğretmenliği görevi nedeniyle bulunduğu Trabzon’da basılmış olup 1905-1911 yılları arasında yazdığı şiirlerini içermektedir. Kitap yazıldığı dönemin fikri, edebi, siyasi, toplumsal hayatının izlerini taşıyan şiirlerden oluşması itibariyle önemlidir. Kitaptaki şiirlerde Servet-i Fünûn anlayışından Millî Edebiyat çizgisine; Namık Kemal, Tevfik Fikret, Mehmet Akif’ten Batılı birçok şaire izler bulunmaktadır. Şairin şiir zevkini belirleyen isimler, konular ve tarzlar kitaptaki birçok örnekle anlaşılmaktadır. Yazar ve kitap üzerine bir incelemenin de yer aldığı bu kitap hem İbrahim Alâettin Gövsa hem de II. Meşrûtiyet dönemi şiir türü hakkında bilgiler sunmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
SATIŞ GELİŞTİRME ARAÇLARINA YÖNELİK TÜKETİCİ SEGMENTLERİNİN ÖRTÜK SINIF ANALİZİ İLE BELİRLENMESİ
Gelişen teknolojiler, bilgiye daha kolay ve hızlı ulaşılmasını sağlayarak, tüketicilerin farkındalık seviyesini artırmakta ve işletmelere yalnızca maddi değil aynı zamanda sosyal sorumluluklar da yüklemektedir. Günümüzde bilinçli tüketicilerin, sadece ucuz ve kaliteli hizmet veya ürün sağlayan işletmelere değil, sosyal sorumluluk bilinci oluşmuş ve itibar seviyesi yüksek işletmelere de yöneldikleri gözlemlenmektedir. Bu yüzden işletmeler, birçok alanda kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetleri uygulayarak paydaşlarının bu yöndeki beklentilerini karşılamaktadır.
Günümüzde işletmelerin başarılı olabilmesi için sermaye, insan kaynağı, maddi güç gibi somut bileşenler tek başına yeterli gelmemektedir. Kurumsal itibar gibi ilk bakışta gözle görülemeyen ancak pazar içerisinde rakiplere karşı çok önemli bir rekabet avantajı sağlayabilecek soyut bir unsur, sürdürülebilirlik için işletmelerin olmazsa olmazı konumuna gelmiştir. Bunun bilincinde olan kurumsal işletmeler, itibar kazanabilmek için başta kurumsal sosyal sorumlulukların yerine getirilmesi olmak üzere birçok arayışa girmektedir.
Bu çalışmada, kurumsal sosyal sorumluluk ve kurumsal itibar bileşenleri detaylı olarak anlatılarak birbirleriyle olan ilişkileri vurgulanmıştır. İşletmelerin kurumsal itibar sağlama ve mevcut itibarı yönetmeleri konusunda kurumsal sosyal sorumluluğu ne yönde kullanmaları gerektiği örnek olaylar ve bu konuda yapılan bilimsel araştırmalar ışığında ele alınmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Süleymân bin Mustafavî el-Kütahyavî LUGAT-İ KUR’ÂN
Anadolu sahasındaki ilk Kur’ân lugati olan Firişteoğlu Lugati’nden sonra çeşitli sözlük çalışmaları yapılmıştır. Elinizdeki çalışma da Bosna-Hersek Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi’ne R-1142 numara ve al-luġa fı̇̄ kalimāt al-qur’ān al-mağı̇̄d adıyla kayıtlı 49 varaktan müteşekkil Kur’ân sözlüğünün neşridir. Yazmada, eserin adına dair her hangi bir kayıt bulunmasa da eser, tarafımızdan dönemin diline uygun olarak Luġat-i Kur’ān olarak isimlendirilmiştir. Eserin yazılış tarihine dair bir kayıt yoktur; fakat içindeki karinelerden hareketle 16. yüzyıl metni olduğu anlaşılmaktadır. Müellifi Süleymān bin Muṣṭafavı̇̄ el-Kütahyavı̇̄’dir.
₺910,00
KİTAP TANITIMI
KURUMSAL İLETİŞİMDE GÜNCEL YAKLAŞIMLAR
Kurumsal iletişim kavramı bir kuruluşun tüm kademelerindeki iletişim süreçlerini kapsayan bir kavram olarak 1980’lerden itibaren kullanılmaya ve tartışılmaya başlamıştır. Kuruluştaki yönetim, organizasyon ve pazarlama süreçlerini bütüncül bir yaklaşımla ele alan kurumsal iletişim, kuruluşun hem iç hem de dış hedef kitleleriyle olan iletişim süreçlerini stratejik iletişim yönetimi perspektifinden yönetmektedir. Bu kadar kapsamlı bir kavram söz konusu olunca literatürde de farklı yaklaşımlar ve bakış açıları söz konusu olmaktadır. Küreselleşmenin etkisi, gelişen teknoloji ve dijitalleşme sayesinde kuruluşlar artık farklı uygulamalar, araçlar ve tekniklerle hedef kitle ile iletişim kurmakta ve sürdürebilir bir ilişki yürütmeyi istemektedir. Bu derleme kitap, farklı uygulamalar, araçlar ve aktörler çerçevesinde kurumsal iletişim olgusunu mercek altına almak ve kurumsal iletişimle ilgili tartışmalara katkıda bulunmak için hazırlanmıştır. Kitaba katkıda bulunan yazarlar hem literatür hem de uygulamaya dayalı çalışmalarla kurumsal iletişimin farklı alanlarına dair çalışmalar ortaya koymuştur.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
ULUS MARKALAMA
1990lı yılların sonlarında ortaya çıkan ulus markalama (nation branding), 2000li yıllardan günümüze dek 100ün üzerinde ülke tarafından uygulanmıştır. 1996 yılında Simon Anholt tarafından önerilen ulus markalama kavramı; ulusların da ürünler, kurumlar, siyasi partiler veya şehirler gibi marka haline getirilerek yönetilebileceğini öne sürmüştür. Uluslar; tarihsel, politik, toplumsal, kültürel ve ekonomik açılardan çeşitli çağrışımlara sahiptirler. Uluslararası düzlemde ulusların resmî temsilcileri olan hükümetler veya diğer yetkili resmî merciler tarafından yürütülen ulus markalama girişimleri, belirlenen hedefler doğrultusunda ulusun istikrarlı çağrışımlara ve arzulanan imaja sahip olmasını amaçlamaktadırlar. Ulus markalama ile bir ülke ekonomik potansiyelini gerçekleştirebilmekte, kamu diplomasisi uygulayabilmekte, yumuşak güç elde edebilmekte veya ulusal bütünlüğünü güçlendirebilmektedir.
Kitabın ilk bölümünde ulus marka kavramı kuramsal açıdan ele alınmaktadır. Kitabın ikinci bölümünde ulus markalama uygulamaları tartışılmakta; Avrupa, Asya, Kuzey ve Güney Amerika, Okyanusya ve Afrika kıtalarından toplam 33 ülkede gerçekleştirilen ulus markalama girişimleri incelenmektedir. Ulus markalama alanında derinlikli bir kaynak olma özelliğini taşıyan bu kitabın; marka iletişimi, ulus-devlet, ulusal politikalar, uluslararası ilişkiler, kamu diplomasisi, turizm ve ülke tanıtımı gibi farklı alanlara katkı sağlaması düşünülmektedir.
KİTAP TANITIMI
Sevdâî Dîvân
Edebî metinlerin aslî unsuru sözdür. Bu itibarla dîvânlar Türkçenin söz ve ifâde yeteneğini zenginleştiren ve onları geçmişten günümüze taşıyan metinlerdir. Osmanlı şiiri üzerindeki değerlendirmelerde bu geleneğin Türkçenin gelişmesine sağladığı katkının hak ettiği derecede vurgulanmaması üzücü bir durumdur.
Dîvânlar aynı zamanda kültürümüzün duygu ve düşünce arşividirler. Şairin dünyası kadar sosyal hayattan tarihe kadar hayatın her yönüne ayna tutarlar. Bu yönleriyle sahip oldukları şiirlerin sahipleriyle günümüz arasında köprü durumundadırlar. Bu eserler bize günümüze geçmişimizden gelenler kadar gelmeyenleri de görme imkanı vermektedirler.
15. yüzyılın ikinci yarısı ile 16. yüzyılın ikinci yarısında yaşayan Sevdâ’î de iki eseri, Dîvân ve Kıssa-i Leylî birle Mecnûn, ile Türkçenin gelişip zenginleşmesine katkı sağlayan bir şairimizdir. Şairin her iki eserinde de Türkçe ifade kalıpları ve deyimlere yoğun bir şekilde yer vermesi dikkati çekmektedir. Bu yönüyle Sevdâ’î’nin Necâtî Bey’in şiirlerinde Türkçeyi öne çıkarma tutumunu benimseyen şairlerden olduğu görülmektedir. Dîvân‘ındaki şiir sayısı az olmakla beraber Kıssa-i Leylî birle Mecnûn isimli eseri ile birlikte değerlendirildiğinde şairin önemli seviyede Türkçe dil yapısını günümüze taşıdığı görülmektedir. Sevdâ’î duygu ve düşünce dünyamıza sağladığı katkı kadar Türkçenin ifâde zenginliğini eserlerine yansıtma ve Türkçeyi güzel kullanma hassasiyeti ile de dikkate alınmayı hak etmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Günahkâr Kalbi
Vasıf Necdet, Kurtuluş Savaşı yıllarında (1919 – 1922) Bursa’da kuyumculuk ve gazetecilik yapar. Soyadı Kanunu’ndan sonra “Armay” soyadını alır. Daha sonra Bursa’da çıkmış olan İntibah (1921) gazetesinde bir süre yazı işleri müdürlüğü yapar. Kurtuluş Savaşı yıllarında sahibi ve başyazarı olduğu Kardeş (1921) ve Hakikat (1922) adlı gazeteleri çıkarır.
Savaşın sonunda vatana ihanet suçlamasıyla yargılanıp beraat eder. Tarafımızdan yapılan araştırmada yazar hakkında bazı yeni bilgilere de ulaşılmıştır: Kardeş gazetesinin 26 Şubat 1339 / 1923 tarihli 142. sayısında vatana ihanet suçlamasıyla tutuklanması ve yargılanması nedeniyle “Hıyanet-i Vataniye’den Hizmet-i Vataniyeye” adlı bir yazı yayımlar. Bu yazıda hayatı, eğitimi, asıl mesleği, Bursa’daki faaliyetleri hakkında az da olsa bazı bilgiler verir ve mahkemedeki savunmasını olduğu gibi aktarır.
Mahkemedeki savunmasında, Bursa’daki bazı arkadaşlarıyla düşman hakkında bilgi toplayıp Ankara’ya gönderen bir istihbaratçı olduğunu itiraf etmek zorunda kaldığını söyler. Yani vatan haini değil, ülkesine hizmet eden bir vatansever olduğu ortaya çıkarak aklanır. Bu mahkemeden dört yıl önce (1919), otuz altı yaşında iken kendi isteğiyle subaylıktan emekli olduğunu belirtir. Yine bu yazıda, 1317 (1901)’de Mekteb-i Harbiye’den mezun olduğunu ve Mustafa Kemal Atatürk’ün Harp Okulu’ndan sınıf arkadaşı olmakla iftihar ettiğini belirtir.
Bursa’da Kardeş gazetesinde tefrika edip 1924 yılında kitap olarak yayımladığı tek romanı “Günahkâr Kalbi“dir. Yazar bu eserini “resimli roman” olarak nitelendirir. Eserde anlatılan ahlak çöküntüsünü ekonomik sebeplere dayandırır. Eser, romantik ve şiirsel bir dille kaleme alınmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Menâkıbnâme-i Mustafâ Safî-i Âmedî
Boluda Halvetîlik denildiği zamân ilk akla gelen meşhûr mutasavvıflar Mudurnulu Dâvûd El-Halvetî, Kemâl Ümmî, Mustafâ Konrapavî, Göynüklü Akşemseddîn ve Ömer Sikkîn Dede gibi bazı âbide şahsiyetlerdir. Bolu merkezden Mustafâ Safî Efendi, Nasrullâh Sırrı Efendi, Muhammed Reşid Efendi, Gerededen Aziz Halîl Efendi, Geredeli Abdullâh Efendi ve Mudurnudan Halîl Rahmi Efendi ise yine son dönemin önemli Halvetî şeyhleridirler. Mustafâ Safî-i Âmedî Efendi, tarîkat-i Halvetiyyenin dört ana kolundan Cemâliyye koluna bağlıdır. Bu kolun aşağıya doğru şubelenişine bakılacak olursa Halvetiyye-i Şabâniyyenin Nasûhiyye şubesinden ayrılan Çerkeşiyye şubesi Mustafa Safî Efendinin de yetiştiği şubedir ancak halîfeliğini aldığı şube ise Halîliyye şubesi olmuştur. Boluya Çerkeşîlik, Şeyh Mustafâ Safî Efendi tarafından Aktaş Dergâhı vâsıtasıyla getirilmiş ve 1813-1846 yılları arası 33 sene boyunca şehir hayatına hâkim kılınmıştır. Safî Efendi, Halvetiyye içerisinde ayrı bir kol kurmamıştır. Tarîkat adabında her dâim Çerkeşî usûlü ile Şeyh Şabân-ı Velîye bağlı kalınmıştır.
₺495,00