KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

ÖĞRENME ÖĞRETME STRATEJİLERİ
₺235,00 -

ORGANİZASYONLARDA İNSAN KAYNAKLARI PROBLEMLERİNİN ÇÖZÜMÜ
₺340,00 -

Muşta Yaşayan Kuzey Kafkasya Halkları
₺300,00 -

MISIRLI ŞÂHİDÎ DÎVÂNI
₺1.000,00 -

MARDİN ABBARALARI
₺300,00 -

Kurumsal Yönetişim Başarısızlıkları ve Şirket İflasları
₺275,00 -

Klasik Türk Şiirinde Yemin
₺340,00 -

KARAYOLU YÜK TAŞIMACILIK SİGORTALARI VE KULLANIMI
₺250,00 -

İşletmelerin Verimlilikleri İle Çevresel Sosyal Sorumluluklarını Gerçekleştirme Düzeylerinin Karşılaştırmalı Analizi
₺315,00 -

İnsanlık ve Medeniyet Tarihi
₺715,00 -

İHRACATA YÖNELİK TEŞVİK VE DESTEK POLİTİKALARI
₺210,00 -

Havayolu Operasyonlarında Aksaklık Yönetimi
₺260,00 -

GÜFT Ü GÛ
₺275,00 -

Genelleştirilmiş En Küçük Kareler Tahmin Edicisinin Etkinliğine Yönelik Uygulamalar
₺210,00 -

FİNANSMAN PROBLEMLERİ
-

Eşitlikçi Olmayan Bir Tutum Olarak Fanatizm
₺235,00
KİTAP TANITIMI
İtilâf Güçlerinin İstanbul’daki İşgal Uygulamaları (1918-1923)
Osmanlı Devleti’nin toprakları üzerindeki rekabetlerinden dolayı Avrupalı Devletlerce ortaya atılan Şark Sorununun en temel boyutlarından birini hiç kuşkusuz İstanbul’un ve Boğazların Türk hakimiyetinde bulunması oluşturuyordu. Bölgeyi kontrolleri altına alabilmek için yıllarca büyük bir çaba gösteren bu devletler I. Dünya Savaşı’nın ardından 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi’ni bahsedilen amaçlarını gerçekleştirebilmek adına önemli bir fırsat olarak görmüşlerdi. Nitekim Mütareke’nin imzalanmasından yalnızca iki hafta sonra 13 Kasım 1918’de donanmalarını İstanbul’a getirmişler, Mütareke’nin 1. maddesi kendilerine yalnızca Boğazları işgal etme yetkisini, 9. madde ise İstanbul’daki liman ve tersanelerden yararlanma hakkını vermiş olmasına rağmen bu tarihten itibaren hukuk dışı bir anlayışla gerek donanmalarından çıkardıkları gerekse Batı Trakya’dan getirdikleri askerlerle şehri baştan başa işgal etmeye başlamışlardır. Oluşan bu fiili işgal durumu 16 Mart 1920’de yerini resmi bir niteliğe bırakmış, İstanbul’un işgal altında geçirdiği süre işgal güçlerinin son birliklerinin şehri terk ettikleri 2 Ekim 1923 tarihine kadar yaklaşık beş yıllık bir dönemi kapsamıştır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ve İstanbul’un işgalden kurtuluşunun 100. Yıldönümü münasebetiyle hazırlanan bu kitap; işgalci İtilâf güçlerinin yaklaşık beş yıllık süre boyunca İstanbul ile ilgili olarak gerçekleştirdikleri askeri, siyasi, adli ve idari uygulamaları, bu uygulamaların Osmanlı Hükümet çevreleri üzerinde oluşturduğu baskıları, İstanbul’un Türk ahalisinin yaşadığı işgal acılarını ve İstanbul’daki Rumların ve Ermenilerin işgal döneminde ortaya koydukları tavrı Türk arşiv belgeleri ışığında mercek altına alıyor.
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
ON THE FUTURE OF OUR EDUCATIONAL INSTITUTIONS HOMER AND CLASSICAL PHILOLOGY
“On the Future of our Educational Institutions” comprehends a series of five lectures delivered by Nietzsche when Professor of Classical Philology at B?le University. As they were prepared when he was only twenty-seven years of age, we can scarcely expect to find in them that broad, “good European” point of view which we meet with in his later works. These lectures, however, are not only highly interesting in themselves; but indispensable for those who wish to trace the gradual development of Nietzsche’s thought.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
İran’da Nüfuz Mücadelesi
İran’da Nüfuz Mücadelesi adlı bu çalışma Rıza Şah’ın iktidarının başlaması ile İran ülkesinde meydana gelen siyasi değişimin giderek kudretli bir yapıya dönüşmesi sonrasında İngiltere ve Sovyetler Birliğine Karşı geliştirilen politikalar ile başlar. İkinci Dünya Savaşı öncesinde geleneksel İran düşmanları olarak görülen İngiltere ve Sovyetler Birliğinin, İran’ı sömürü alanı olarak paylaşmalarına karşılık Rıza Şah’ın, yükselen Alman siyasetine yaklaşması anlatılır. İkinci Dünya Savaşının başlangıcında Almanların Avrupa’da üstün duruma gelmeleri İran Şahı’nın politikalarını da Almanya’dan yana geliştirecektir. Yapılan anlaşmalar ve açıklamalar ile İran, Almanya’yı geleneksel düşmanlarına karşı dengeleyici güç olarak görmektedir/göstermektedir.
İkinci Dünya Savaşının seyri içinde İran, İngiltere ve Sovyet Rusya tarafından işgal edilir ve Alman etkisinden temizlenir. Artık yeni bir işgal sürecine giren İran’da Şah ve iktidar değişimleri yaşanır. Amerika Birleşik Devletleri’nin savaşa dâhil olması Müttefiklerin, İran’ı Sovyetler Birliğine yardım gönderilen güvenli bir liman ve koridor olarak kullanmalarını sağlayacaktır. İran, İkinci Dünya savaşı boyunca ve savaş sonrası dönemde işgalin etkisiyle iç karışıklık, ekonomik sıkıntı ve siyasi çekişmelerin gölgesinde, nüfuz ve petrol ayrıcalıkları mücadelesine sahne olacaktır. Milli hareket adı verilen bu mücadelenin sonunda İran tek parça olarak kalsa da kendini istikrarsızlık içinde ve dış destekli bir darbe sürecinde bulacaktır.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Arthur Schnitzler Öykülerinde Ölüm Olgusu: Modern İnsanın Ölüm Korkusu
Edebiyat, salt hikâye anlatımı mıdır, insana ve yaşama dair bir bilgi kaynağı mıdır? İnsana ve yaşama dair konular, kaleme alındıkları dönem ve mekanlarla sınırlı mıdır, insanlığın ortak belleğinin zaman ve mekândan bağımsız var olmayı sürdüren ürünleri midir?
Bilincin derinlikleri, içgüdüler, insanın korkuları, varoluş sorunları, yaşam ve ölüm diyalektiği yüz yıllardır insanlığın bir kenara bırakamadığı konulardır. Arthur Schnitzler, bunları ustalıkla ele almış Avusturyalı bir yazardır. Sigmund Freud’un “benim uzun çalışmalar sonucu elde ettiğim bilgileri siz gözlem yeteneğinizle tespit ediyorsunuz” diyerek tebrik ettiği Schnitzler’in öykülerinin büyük bir kısmı ölüm olgusunu konu etmektedir. Ancak, yazar ölümün kendisini değil, ölüm olgusunun 19. yüzyıl modern bireyin üzerindeki etkisini ele almıştır. Böylece varoluş sorunu çerçevesinde ele aldığı ölüm korkusu, “geçicilik kaygısı-yaşama arzusu” ekseninde işlenmiştir.
Yazarın Avusturya’da Modern Dönem ve yüzyıl geçişinde öne çıkan “benlik” algısı ve varoluş sorununu işlediği öykülerinden Andreas Thameyers letzter Brief, Der Andere – Aus dem Tagebuch eines Hinterbliebenen, Der Sohn – Aus den Papieren eines Arztes, Der Mörder, Der Tod des Junggesellen ve Die Toten schweigen ayrıntılı olarak incelenmiş, motif ve ölüm türleri bölümlerinde Sterben, der grüne Kakadu, Paracelsus, Anatol adlı eserleri de ele alınmıştır. Ayrıca, konu bağlamında, yazarın yaşamı ve günlüklerinden “varoluş sorununa” ilişkin bilgilerin de ele alındığı bu çalışma, Schnitzler ve eserlerinde ölüm motifi konusunda kapsamlı bir analiz sunmaktadır.
İçinde bulunduğumuz dönem de bizlerin “yüzyıl geçişi” ve modern dönemidir. Bu çalışmayı, insana dair temel olguların zaman ve mekândan bağımsız olduğunu hatırlayarak okumak, günümüz hız çağındaki ‘birey’in durumuna da ışık tutacaktır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Rus Edebiyatının Aynasında Rusya
“Rus Edebiyatının Aynasında Rusya” Cilt I, Ders Kitabı, uyarlanmamış orijinal metinlere geçiş döneminde olan öğrenciler için yazılmıştır. Bu ders kitabı, edebî üslup ile tanışmayı amaçlamakta, kelime dağarcığının pekiştirilmesi için kelime ve dilbilgisi alıştırmaları içermektedir. Ayrıca çalışmada edebî bilgiler, dilbilgisi, derste görülen yeni kelimelerin pekiştirilmesi için alıştırmalar, tarihî ve kültürel açıklamalar bulunmaktadır. Bu çalışma, filoloji alanında lisans ve yüksek lisans yapan öğrencilerin dil öğrenmesi, dil ve kültür becerilerinin geliştirilmesi için tasarlanmıştır.
Bu ders kitabı, farklı zorluk seviyelerinde alıştırmalar içermekte olup А2, В1, В2 seviyelerinde Rusça öğrenmiş öğrenciler ile sınıf çalışmaları için kullanılabilir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Bilimsel Araştırma Projeleri: Ağ Teorisi Perspektifi
1960 ve 1970’lerde ağ analizi matematiğine olan ilginin artışı, ağ analizinin büyük bir ilerleme kat etmesine neden olmuştur. Gittikçe daha fazla sosyal bilimci coğrafya, ekonomi, dil bilimi, sosyoloji ve sosyal antropolojide sosyal ağ analizinin doğasında var olan güce ikna olup, uygulama kapsamını genişletmeye çalışmıştır. Bu kapsamda kitap, önsözün ardından giriş, üç ana bölüm ve kaynakça bölümlerinden oluşmaktadır. Kitabın birinci bölümde; temel olarak kavramsal ve kuramsal çerçeve ele alınmakta ve ağ teorisi kavramı ayrıntılı olarak açıklanmaktadır. İkinci bölümde; ağın ekonomiye nereden ve nasıl girdiği, nerelerde var olduğu ve yakınlıkla olan ilişkisi incelenmektedir. Daha sonrasında ise ağ ekonomisinde ilişkileri tespit ve analiz etmek açısından işbirliğinin ölçümünde sosyal ağ analizinin nasıl kullanıldığı ele alınmaktadır. Son olarak üçüncü bölümde ise tarihsel olarak üniversitelerin kurulum ve gelişim süreci sonrasında bilimsel üretimin nasıl gerçekleştiği incelenmektedir. Bu kapsamda bilim insanlarının yürüttüğü projelerin, yurt içi ve yurt dışı akademik faaliyetleri desteklemek amacıyla kurulan TÜBİTAK araştırma projeleri açıklanmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Faziletlerin Özü (Nuhbetü’l-Fezâil)
İnsanı diğer varlıklardan ayıran temel özelliklerinden biri ahlâkıdır. İnsan yaşamının merkezinde yer alan ahlâk, evrensel bir gerçekliktir. Hayatın her alanıyla ilgili ilke ve esasları ihtiva eden ahlâk, kimlik ve karakterimizi de yansıtan bir kavramdır. Bireyin ve toplumun manevi gelişimini destekleyen ahlâk, huzur ve adaletin de sigortasıdır.
Osmanlı, yüzyıllar boyunca büyük bir medeniyetin merkezi olmuştur. Osmanlı’nın son dönem ahlâkçılarından Sadreddîn Şükrî’nin yazdığı ve ahlâk düşüncesinin ve pratiklerinin sistemli bir şekilde ele alındığı bu kitap, ahlâki mirasın incelendiği özgün bir kaynaktır. Nazarî (kavramsal) ve amelî (pratik) ahlâka ilişkin meselelerin el alındığı bu kitap hem Osmanlı toplumunu, tarihini ve kültürünü merak edenlere hem de ahlaki değerleri anlamak ve günlük yaşamlarına uygulamak isteyenlere ilham verecektir.
Kitap, ahlaki düşüncenin zenginliğini ve insanlığın evrensel değerlerini anlama yolculuğunda rehberiniz olacak, geçmişten günümüze taşınan ve hala önemini koruyan ahlâki değerleri keşfetmenize yardımcı olacaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
COĞRAFİ PERSPEKTİFLE DAĞ VE DAĞLIK ALANLAR II
“Coğrafi Perspektifle Dağ ve Dağlık Alanlar II (Sürdürülebilirlik-Yönetim-Örnek Alan İncelemeleri)” adlı bu kitap, dağ ve dağlık alanların doğal ortam özellikleri, beşerî ve ekonomik coğrafya özelliklerinin sürdürülebilirliği ve yönetimiyle alakalı 12 çalışmadan oluşmaktadır. Bu kitap ile Dünya’da ve Türkiye’de dağ ve dağlık alanlarla alakalı literatüre katkı sunulması hedeflenmiştir
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Yapay Zekâ Teknolojileri ve Dijital Platformlar
Bu kitap, dijital yayıncılığın yükselişini ve yapay zekâ teknolojilerinin medya dünyasında yarattığı dönüşümü kapsamlı bir şekilde ele alıyor. Günümüzde izleme alışkanlıkları hızla değişirken, internet üzerinden yayın yapan platformlar, IPTV, OTT ve VOD gibi sistemler dijital kültürün yeni merkezleri hâline geliyor. Kitap, bu platformların nasıl çalıştığını, kullanıcı davranışlarını nasıl şekillendirdiğini ve içerik tüketiminin sınırlarını nasıl yeniden tanımladığını ayrıntılı bir biçimde inceliyor.
Aynı zamanda yapay zekânın gelişim sürecine de odaklanıyor: makine öğreniminden derin öğrenmeye, bulanık mantıktan robot teknolojilerine kadar uzanan bir çizgide, teknolojinin insan yaşamına etkilerini açık ve anlaşılır bir dille aktarıyor. Yapay zekânın sadece bir yazılım ya da araç olmadığını, aynı zamanda düşünme biçimimizi, karar verme süreçlerimizi ve gündelik alışkanlıklarımızı dönüştüren bir araç olduğunu gösteriyor. Doktora tezinden üretilen bu kitap, dijital teknolojilerin günlük yaşamımıza nasıl yön verdiğini ve bizi nasıl dönüştürdüğünü sade bir dille anlatıyor.
₺240,00
KİTAP TANITIMI
Okul Müdürleri İçin Ders Denetimi Rehberi
Denetim örgütsel işleyişin en önemli bileşenlerinden biridir. Özellikle gelişime dönük denetim ve değerlendirmeler örgütler için bir genel sağlık kontrolü işlevi görür. Eğitim örgütleri de bu durumun istisnası değildir. Eğitim örgütlerinin en temel görevlerinden biri öğretimsel süreçlerin kalitesinin arttırılmasıdır. Bu noktada ders denetimleri gelişime dönük alanların tespiti, önleyici ve düzenleyici tedbirlerin alınması gibi hususlarda işlevsel bir araç niteliği taşır. Türkiyede ders denetimleri okul müdürleri eliyle gerçekleştirilmektedir. Ders denetimi süreçlerinde çok farklı araçlardan yararlanılabilmesine karşın gözlem en temel hatta tek denetim aracı işlevi görmektedir. Gözlem ise oldukça sistematik ve bilimsel bir süreci ifade etmektedir. Okul müdürlerinin genelinde gözlem özelinde ise ders gözlemlerine ilişkin yeterlilikleri ve becerileri ise tartışmaya açıktır. Bu çalışmanın amacı ders denetimlerinde gözlem sürecine dönük okul müdürlerine rehberlik etmektir. Çalışma ders denetimlerine dönük kuram ve uygulama dengesini gözeterek hazırlanmıştır.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Aile İçi Etkileşimler
Aile, kadın ile erkeğin birlikteliğinin sonucunda oluşmuştur. Üreme kabiliyetine sahip kadın ile erkeğin evliliği ve bu evliliğin meyvesi olan çocuklar aileyi, aile de sosyolojik olarak ilk toplumu meydana getirmiştir. Doğal ve teşkilatlı bir yapısı olan aynı zamanda toplumun en küçük birimi kabul edilen aile, millet bütünlüğü içinde nesillerin akışını sağladığı gibi toplum kültürünü de nesillere aktarır. Sağlam ve dengeli toplum geleceğinin en büyük garantisidir.
Hızlı teknolojik gelişmeler -geleneksel yapısından uzaklaşan bütün toplumlarda olduğu gibi- Türkiye’de de aile içi problemlerin şeklini, yapısını ve boyutunu değiştirmiştir. Boşanma, aile içi şiddet, terk, sadakatsizlik, ihmalkarlık, her türlü istismar, çocukları suça sürüklemek ve sokağa itmek, madde kullanımı, gayriahlaki tutum ve davranışlarda artışlar söz konusudur.
Aile içi olumsuzlukların temel kaynağı aile bireyleri arasındaki iletişimsizlik ve ailedeki rollerin gereği gibi yerine getirilememesidir. Özgürlüğü sağlayan aile değerleri ve problem çözümünü gerektiren iletişim önemle muhafaza edilmeli, aile kurumu güçlendirilmelidir. Umarız okuyucu, kitapta bu konularla ilgili çözüm metotlarını okuma imkânı bulacaktır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
ULUSLARARASI SİSTEMDE TÜRKİYE: YOL AYRIMLARI ve ALTERNATİF ORTAKLIKLAR
Bu kitap, Avrupa ve Asya ülkesi olması bakımından özgün bir öneme sahip olan Türkiyenin, hem Avrasya hem de Avrupa alanlarında oluşan ekonomik entegrasyonlara dahil olmasının AB üyelik süreçlerine bir engel ya da tehdit oluşturmadığını, bunun eksen kayması değil aksine bölgesel ve uluslararası barışa katkı sağlayacağını savunuyor. Türkiye Avrupa ve Avrasyayı ayıran bir köprü olmaktan daha fazlasıdır. Bu yüzden, Türkiyenin Avrasya ülkesi olma özgünlüğünü kullanarak, bölgesel ekonomik entegrasyonlara katılımının mümkün hatta zorunlu olduğunu vurgulamaktadır. Bu savını; Uluslararası Sistemin Tarafları, Batıdan Doğuya Küresel Güç Kayması, Ekonomik Büyümenin Tarihi, Küresel Güç Kayması ve Türkiye, Avrasyada Yeni Ekonomik Entegrasyonlar, Avrasya ve Türkiyenin Politik Ekonomileri vb. ana başlıkları altında açıklamaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
KÜTAHYA HALK ŞAİRLERİ
Türk edebiyatında sanat, edebiyat, şiir ve kültür merkezi olarak önemli bir yere sahip olan Kütahya, yetiştirdiği şairler bakımından Osmanlı şiir coğrafyasına etki eden kadim şehirlerimizden biridir. Kütahyalı Evliya Çelebî’nin bahsettiği iki yüz elli yedi şehir içerisinde Kütahya, altıncı edebî muhit olarak dikkat çekmektedir.
Selçuklu’dan Germiyan’a, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e yüzlerce şair yetiştiren bu kutsal şehir, klasik divan şiirinin başkentidir. Şeyhoğlu Mustafa, Ahmedî, Ahmed-i Daî, Şeyhî ve Cemalî gibi divan edebiyatının kurucu şairleri Germiyan sarayında yani Kütahya’da yetişmiştir.
Kütahya, divan şiiri dışında tekke ve halk şiiri geleneğinde de önemli bir yere sahiptir. Kütahya’da halk şiiri geleneğinin ilk önemli şairi Âşık Sırrı’dır. Âşık Sırrı’dan sonra Âşık Şükrü, Ârifî, Pesendî, Âşık Kâmilî, Âşık Ömer eliyle yirminci asra ulaşan Kütahya halk şiiri geleneği günümüzde iki koldan devam etmektedir. Bu kollardan birincisi Bektaşi şiir geleneğini sürdüren âşıklar ve zâkirler yolu, ikincisi iki binli yılların başında kurulan Kütahya Şiir Sevenler Derneği’nde faaliyet gösteren kalem şairlerinin yoludur.
Kütahyalı veya Kütahya’ya hizmet ettiği için Kütahyalı kabul ettiğimiz halk şairlerini ele aldığımız bu çalışmada yer alan şairlerimizin hayat hikâyelerini ve şiirlerini incelediğinizde Türkistan coğrafyasından Anadolu’ya taşıdığımız derin bir halk kültürünün izlerini göreceksiniz.
KİTAP TANITIMI
FASÎH AHMED DEDE DÎVÂNI BAĞLAMLI DİZİN VE İŞLEVSEL SÖZLÜĞÜ
Fasih Ahmed 17. Yüzyıl Osmanlı sahasında yetişmiş, kendi döneminde ve kendisinden sonraki yüzyıllarda yaşamış pek çok şairi etkilemiş usta bir sanatçıdır. Klasik Türk edebiyatında çeşitli alanlarda oluşturduğu eserleriyle ön plana çıkmış ve şairliğinin yanı sıra sanatın birden çok türünde eserler vermiştir.
Eser sayısı ile dikkat çeken Fasih Ahmed aynı zamanda oldukça hacimli mürettep bir divana da sahiptir. Çalışmamıza konu olan eseri de bu divanıdır. Divandaki manzumeler TEBDİZ sistemine girilerek kelime veya kelime guruplarının bağlamsal anlamları ile birlikte işlevsel dizini ortaya çıkarılmıştır.
TEBDİZ projesi ile araştırmacılara klasik Türk edebiyatı metinlerinin söz varlığının ortaya konması, bu metinlerin tanınması, anlaşılması ve karşılaştırılması gibi birçok hususta imkân sunma amacı güdülmektedir.
Fasîh Ahmed Dede Dîvânı Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlüğü adıyla çalışılan söz konusu eser yapılan araştırmalar neticesinde oldukça hacimli bir örnek teşkil etmiştir. Kitaba konu olan bu eserin tamamını kitap hacminde yayınlamak oldukça zor olacağından her harfle ilgili sınırlı sayıda örnekler verilerek, eser baskıya hazırlanmıştır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
I. Meşrutiyet Döneminde Adapazarı ve Çevresi (1876-1908)
Adapazarı’nın İpek Yolu güzergâhı üzerinde bulunması, tarihin her döneminde önemli bir konumda olmasını sağlamıştır. Bizans’ın ve Osmanlı Devleti’nin başkenti olan İstanbul’a çok yakın bir mevkide bulunması Adapazarı’nın önemini arttıran bir diğer unsurdur. İstanbul-Adapazarı güzergâhının 19. yüzyılın sonlarında tren hattı ile birbirine bağlanması, iki nokta arasındaki iletişimi daha kolay hale getirmiştir. Tren hattı sadece ulaşımın hızlanmasına katkı sunmamış, aynı zamanda Adapazarı ve civarında üretilen ürünlerin güvenli bir şekilde İstanbul’a ulaştırılmasını sağlamıştır.
Adapazarı’nın gerçek manada bir şehir hüviyetine ulaşmasındaki en önemli etken ise aldığı göçlerdir. Bölge coğrafyası, özellikle 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı sonrasında Kafkasya ve Balkanlardan gelen binlerce muhacir kafilesine kucak açmıştır. Göçler öncesinde küçük bir kasaba görünümünde olan Adapazarı, 19. yüzyılın sonlarına doğru nüfus olarak neredeyse yüz binlerle ifade edilebilecek noktaya ulaşmıştır. Alınan göçlerin Adapazarı ve çevresine hem olumlu ve hem de olumsuz yansımaları olmuştur. Tüm mal varlıklarını bırakarak göç etmek zorunda kalan muhacirlerin bölgede bazı asayiş sorunlarına neden olduğu tartışmasızdır. Bununla beraber, Adapazarı’nı kendilerine yeni bir yurt olarak seçen muhacirler, çalışkanlıkları ile bölgeye ve bölge insanına önemli katkılar vermişlerdir. Bilgi, beceri ve deneyimlerini bölge halkının hizmetine sunan muhacirler, kısa sürede Adapazarı’nın yerli halkıyla kaynaşarak bölgeye adapte olmuşlardır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
MECMUA-İ NEZÂİR
Nazire mecmuaları Divan edebiyatı araştırmaları için önemli kaynaklardan biridir. Divanı bulunmayan şairlerin şiirlerine ve şairlerin yayımlanmış divanlarında yer almayan şiirlerine bu eserler aracılığıyla ulaşılmaktadır. Ayrıca söz konusu mecmualar döneminin genel şiir anlayışını ve mürettibinin şahsi şiir zevkini yansıtan önemli belgelerdir.
Çalışmamız, Mevlânâ Müzesi Kütüphanesinde 2456 numara ile kayıtlı bir nazire mecmuası olan “Mecmu-a-i Nezâir”in inceleme ve transkripsiyonlu metninden oluşmaktadır. Harekeli nesihle kaleme alınan mecmuanın 16. yüzyıla ait olduğu düşünülmektedir. Mecmuada 173 şairin birbirine nazire olan gazelleri kafiyeye göre sıralanmıştır. Mürettibi hakkında ise kesin bir bilgi bulunmamaktadır.
Çalışma iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda adı geçen mecmuanın genel hususiyetleriyle tanıtımı yapıldıktan sonra şekil ve muhteva özellikleri üzerinde durulmuştur. Mecmuanın transkripsiyonlu metninden oluşan ikinci bölümde ise şiirler, yayımlanmış divanlarda ve muhtelif kaynaklarda tespit edilen nüshalarıyla mukayese edilerek mevcut farklılıklar gösterilmiştir.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
İzdivaç Muhabereleri
Günümüz dil kullanımlarında “±Dİr” biçim birimsel ve sese dayalı değişimlerle artık işlek kullanımlı bir ek hâline dönüşmüştür. Ekle sağlanan anlam ilgilerinin çeşitliliği, dil birimdeki işlevsel ve bağlamsal değişimleri metin tanıklıklarıyla takibini gerekli kılmaktadır. Bu amaçla belge inceleme yönteminin uygulandığı çalışmada Osmanlı Türkçesinin son dönemini temsilen bir araştırma materyali seçilmiş; muhatapların mahrem itiraflarıyla örülü mektup-hikâye türündeki eser üzerinden veriler derlenmiştir. Bağlamsal ilişki denetiminde ulaşılan bulgular özel anlam ilgilerince yorumlanmış; gerçekleşen çözümlemeler sonrası anlamsal gruplandırılmalara gidilmiştir. Anlaşılırlığı sağlama adına metin, çeviri yazı uygulanarak Latinize edilmiş ve her sayfa ilgili olduğu Osmanlıca metinle yan yana gelecek şekilde düzenlenmiştir.
Çalışma Türkiye Türkçesinde ±Dİr ile yapılan çekimlerle ilgili yapıların tanıklıklarını içermesi yönüyle önemli olduğu kadar dünün ifade çeşitliliğini ve anlatım imkânlarını bugüne aktarma; aile-toplum yapısıyla terbiye, sosyal âdet kaynaklı davranış kalıplarını ortaya koyma açısından dikkate değerdir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK HALK EDEBİYATI
Halk Edebiyatı, halkın duygu ve düşüncelerini, özlemlerini, isteklerini dile getiren; sözlü gelenek ürünü, halkın zengin kültür değerlerini yansıtan bir edebiyattır. Halk edebiyatı, özünü, özlüğünü halktan aldığı için halkın edebiyatıdır. Özellikle halkın dünya görüşünü, sanat zevkini, düşünüş ve yaşayış düzenini, bunlarla ilgili gelenek ve görenekleri halk edebiyatında bulabiliriz. Halk edebiyatı, tarihi ve toplumsal kimliği, halkı esas alan dili, muhtevasıyla, Türk halkının milli özünü taşıyan, halkın değerleriyle bütünleşen, ondan kaynaklanan özellikleriyle, halkın en iyi ifade edildiği ve yaşatıldığı bir edebiyattır.
Bu kitapta Türk halk edebiyatının genel çerçevesinin çizilmesi, kaynakları ve bölümlerinin tanıtılmasından sonra birinci bölümde anonim Türk halk edebiyatı tanıtılmış ve türlerinden olan atasözleri, deyimler, bilmeceler, ninniler, alkış kargışlar, tekerlemeler ve halk hikayeleri ve onun önemli bir çeşidi önemli bir çeşidi olan Dede Korkut Hikayeleri üzerinde durulmuştur. Devamında yine anonim Türk halk edebiyatı türlerinden olan halk masallarına geçilmiş, sonrasında bunu efsane, halk fıkraları ve destan türleri sırasıyla izlemiştir. İkinci bölümde ise âşık edebiyatı ile ilgili önemli bilgilerden sonra bu edebiyatın kaynakları, başka edebiyatları etkilemesi ve 16 – 20. yüzyıllar arasındaki âşık edebiyatı genel olarak tanıtılıp önemli temsilcilerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde tasavvuf edebiyatı dil ve üslup özellikleri ile dönemlerine göre bu edebiyatın önemli temsilcilerinden bahsedilmiştir.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
Genel Klimatoloji: Atmosfer, Hava ve İklimin Temelleri
“Genel Klimatoloji: Atmosfer, Hava ve İklimin Temelleri” kitabı, coğrafya, coğrafya ve fen bilimleri öğretmenliği, klimatoloji, hidroloji, biyoloji, ekoloji, fizik, çevre, deniz ve yer bilimleri, mimarlık ile meteoroloji, ziraat, orman, inşaat, jeoloji, hidrojeoloji ve çevre mühendisliği vb. gibi bölüm ve/ ya da ana bilim dallarında öğrenim gören lisans ve lisansüstü öğrencilerin gereksinim duyacağı temel atmosfer, hava, iklim ve atmosferik çevre konularını içerir.
Kitap, asıl olarak, atmosfer, hava, iklim ve atmosferik çevre ile hidroloji-hidroklimatoloji, Yerküre sistemleri ve Dünya iklimleri vb. gibi konularla ilgilenen bilim alanları ile ilgili mesleklerin gereksinimlerini karşılayacak temel bir ders ve kaynak kitabı olarak tasarlandı ve buna uygun bir içerikle hazırlanmıştır. Bu kapsamda, Genel Klimatoloji kitabı, atmosfer, hava, iklim ve atmosferik çevreye ilişkin bugünkü bilgilerimiz kapsamında, çağdaş meteoroloji ve klimatolojinin temellerini okuyan lisans ve lisansüstü öğrencilerine ve bu alanlarda çalışan meslek sahiplerine, uzmanlara ve bilimcilere aktarmayı, bu bilgilerin üç boyutlu tartışılmasını, özümsenmesini, öğrenilmesini ve uygulanmasını sağlamayı hedeflemektedir.
Belirlenen bu hedefe ulaşabilmek için kitabın amacı da, atmosfer, hava ve iklimin temelleri; atmosferin fiziksel ve kimyasal özellikleri; Yerküre’nin enerji bütçesi ve sıcaklık; hava basıncı, atmosfer dolaşımı ve rüzgârlar; hidrolojik döngü, atmosferde nem, doyma, yoğunlaşma, bulut oluşumu, kararlılık; yağış oluşumu ve türleri; hava ve iklimin şekillenmesindeki temel etmenlerden hava kütleleri ve cepheler, hava sistemleri, desenleri ve olayları; şiddetli hava olayları (gökgürültülü, şimşekli fırtına ve hortumlar) ve bunların doğal ve sosyal ortama olan etkilerinin incelenmesi; atmosferdeki kısa süreli süreçler, meteorolojik olaylar ve bunlardaki değişimler ile yeryüzündeki iklimler, onların kökenleri, dağılışları ve doğal çevreyi şekillendiren bir öğe olarak rolü konularında temel bilimsel bilgiyi sunmak, tartışmak ve öğrencinin uygulama, çözümleme ve bireşim yapma yeteneğini geliştirmek olarak belirlenmiştir.
Kitap, klimatoloji ve meteorolojinin temel konularını içeren, sekizi ana ve biri özel toplam dokuz ana konuyu bütüncül ve çağdaş bir yaklaşımla sunacak biçimde tasarlanmıştır.
“Sinoptik Hava Haritaları” başlığını taşıyan Uygulamalı Özel Konu, genel olarak sinoptik yüzey ve yüksek hava gözlemlerinin yüzey hava ve yüksek atmosfer haritalarına işlenmesi, yüzey hava haritasında eşbasınç ve diğer sinoptik öğelerin, çeşitli standart basınç düzeyi haritalarında (ör. 500 hPa düzeyi) eş jeopotansiyel yükseklik ve eş sıcaklık eğrileri vb. özelliklerin çizilmesi, bu haritalardan yararlanarak yüzey alçak ve yüksek basınç sistemleri ile yüksek atmosfer alçak ve yüksek merkezleri, sırt ya da oluk gibi orta enlem hava sistemlerinin önemli özelliklerinin belirlenmesi ve tanımlanması ile bunların hava tahminleri açısından çözümlenmesi konularını içerir.
Kitapta, ayrıntılı sayılabilecek ama aynı zamanda yalın ve kolay anlaşılır bir Ekler Bölümü de bulunmaktadır. Ekler Bölümü, ilgili bölümlerde açıklanan çeşitli konuların ve hesaplamaların daha kolay anlaşılması ve yapılmasını sağlamak üzere, “Bilimsel Sayı ve İşaret Sistemi”, “Uluslararası Bilimsel Ölçü Birimleri Sistemi (SI)”, “Bazı Birim Dönüşümleri, Evrensel Sayılar ve Nicelikler”, “Cisimlere Etkiyen Kuvvetler ve Maddenin Temel Özellikleri” ve “Sinoptik Meteoroloji Gözlem Kodlarının Açıklanması, İstasyon Modelleri ve Hava Haritalarına İşlenmesi” başlıklarını taşıyan özel eklerden oluşur.
Yedinci Basıma Önsöz
Atmosfer, hava ve iklim, iklim fiziği ve iklim değişikliği, hidroloji ve hidroklimatoloji, Yerküre sistemleri, atmosferik çevre, yer, çevre ve atmosfer bilimleri, Türkiye ve Dünya iklimleri vb. gibi konularla ilgilenen bilim alanlarının ve mesleklerin gereksinimlerini karşılayacak temel bir ders ve kaynak kitap olarak hazırlamış olduğum Genel Klimatoloji: Atmosfer, Hava ve İklimin Temelleri başlıklı kitabımın Birinci Basımı Eylül 2016’da 1000 adet yapılmıştır. Kitap 1 yıl gibi oldukça kısa bir sürede tükenmiş, 2017, 2018, 2019, 2021 ve 2023 yıllarında kitabın yine 1000’er (2023’te 1100 adet) adet olmak üzere güncellenmiş ve gözden geçirilmiş 2., 3., 4., 5. ve 6. basımları yapılmıştır. Elinizdeki, genel olarak gözden geçirilen ve bazı bölümleri güncelleştirilerek hazırlanan Güncellenmiş ve Gözden Geçirilmiş Yedinci Basımıdır. Kitaba gösterilen yüksek ilgi dikkate alınarak, kitabın 7. basımının da 1100 adet yapılması kararlaştırıldı.
Kitabın 7. Basımında, 6. Basım sonrası fark ettiğimiz küçük tasarım, yazım ve gramer hatalarının ve baskı dosyasında bozulan bazı matematiksel eşitliklerin ve simgelerin düzeltilmesinin yanı sıra, kitabın hemen her bölümünde okumayı kolaylaştıracağını öngördüğümüz bazı küçük düzenleme ve değişiklikler yapıldı.
Önceki baskılarında yaptığımız gibi, kitabın 7. Basımında da küresel hava sıcaklıkları ve başta karbondioksit gelmek üzere küresel ısınma potansiyeli yüksek olan önemli sera gazlarındaki değişimlere ilişkin konularda hem bazı şekiller hem de metin içinde verilen atmosferik konsantrasyonların bazıları 2024 yılına kadar ve/ya da 2024’e göre güncellenmiştir. Kitabın elinizdeki 7. Basımındaki en büyük değişiklik, 8. Konu Dünya ve Türkiye İklimlerinde, Köppen-Geiger iklim sınıflandırması harita ve değerlendirmelerinde yapılan güncellemedir. Bu güncellemede alansal çözünürlüğü 1 km yani çok yüksek olan güncel bir veri seti kullanıldı. Türkiye’nin yeni Köppen-Geiger iklim tipleri haritası, önceki haritalardan hem dağlık alanları daha iyi temsil ettiği hem de alansal çözünürlüğü daha yüksek olduğu için belirgin bir biçimde farklıdır. Örneğin, Doğu Anadolu’nun kuzey ve Kuzeydoğu Anadolu (Erzurum Kars Bölümü) bölümlerindeki soğuk iklimlere ek olarak, yeni haritada hem genel olarak dağlık alanlarda hem de özellikle Karadeniz Bölgesi’nin kıyı kuşağında görülen nemli ılıman iklimin hemen güneyinde hızla yükselen Kuzey Anadolu ve Doğu Karadeniz dağ sıralarında zaten olması gereken soğuk iklim tipleri ortaya çıkmakta ve çok daha geniş alanları kaplamaktadır. Bu güncellemede kullanılan Köppen-Geiger iklim tipleri haritalarını hazırlayan değerli meslektaşım ve çalışma arkadaşım Sayın Nami Yurtseven’e (Bakırçay Üniversitesi) çok teşekkür ederim.
Genel Klimatoloji: Atmosfer, Hava ve İklimin Temelleri kitabının Güncellenmiş ve Gözden Geçirilmiş Yedinci Basımı da, “atmosfer, hava ve iklim, iklim fiziği, iklim değişikliği ve atmosferik çevreye ilişkin bugünkü bilgilerimiz kapsamında, çağdaş meteoroloji ve klimatolojinin temellerini lisans ve lisansüstü öğrencilerine ve bu alanlarda çalışan meslek sahiplerine, araştırmacı, uzman ve bilimcilere aktarmayı, bu bilgilerin üç boyutlu tartışılmasını, özümsenmesini, öğrenilmesini ve uygulanmasını sağlamayı hedefler”.
Murat TÜRKEŞ
1 Eylül 2025
Çanakkale
₺715,00
KİTAP TANITIMI
Çamlıhemşin İlçesi ve Yakın Çevresinin Cbs-Ahs Yöntemi İle Ekoturizme Uygun Alanlarının Belirlenmesi
Ekoturizm dünyasına çıktığım yolculuğumda, sürdürülebilirlik ilkelerini benimseyerek, yalnızca ayak izimizi en aza indirmeye değil, aynı zamanda arkamda güçlü bir miras bırakmayı umut ettim.
İster bir akademisyen ister bir uygulayıcı, isterse de sadece çevre bilincine sahip bir gezgin olun, bu kitap sizlere sürdürülebilir turizmin karmaşıklığı hakkında paha biçilmez bilgiler sunmakta, doğa, kültür ve turizm arasında daha uyumlu bir ilişki kurmak için bir yol haritası sağlamaktadır. İlgi çekici ve düşündürücü olan bu kitap, gezegenimizin geleceği ve harikalarının sorumlu bir şekilde keşfedilmesi konusunda tutkulu olan herkes için yol göstericidir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Temel Yaşam Becerisi: Finansal Okuryazarlık
Finansal okuryazarlık düzeyinin yetersiz oluşu, finansal seçim ve kararların zayıf olmasına yol açarak, bireylerin refah seviyeleri, finansal sistem ve tüm ekonomi için istenmeyen sonuçlara neden olabilmektedir. Maalesef, yapılan araştırmalar göstermektedir ki Dünya’nın finansal okuryazarlık düzeyi ortalama %33 oranında, ülkemizdeki finansal okuryazarlık düzeyi ise ancak ortalama %23,6 oranındır. Bu nedenle, finansal okuryazarlık düzeylerini yükseltmek ve tasarruf bilincinin yayılmasını sağlamak, tüm ülkelerin ekonomik ve sosyal politikaların en üst sıralarında yer almıştır.
Bu genel değerlendirmenin yanı sıra, günümüze döndüğümüzde içinde bulunduğumuz olağanüstü koşullar, bireylerin günlük finansal yaşamda aktif olarak yer almasının gerekliliğini ön plana çıkarmıştır. Küresel salgın, modern dünyada daha önce eşi benzeri görülmemiş şiddette ve büyüklükte bir krize yol açmış, belirsizlik hem tüm ekonomik sistemi hem de hane halkını olumsuz yönde etkilemiştir. Beraberinde dijitalleşme, mobil bankacılık ve sigortacılık, e -alış veriş, evden çalışma, günlük yaşamın temel unsurları haline gelmiştir. Bu koşullarda, bireyler için tasarruf, kişisel finans, borçların ve paranın yönetimi gibi kavramlarının önemi daha da arttırmıştır.
Çalışmada, finansal okuryazar olmanın gerekliliğine ve önemine dikkat çekmek amacıyla, öncelikle finansal okuryazarlık kavramı, finansal okuryazarlığın önemi ve faydaları anlatılmış, daha sonra finansal okuryazarlığın geliştirilmesine yönelik Dünya’da ve ülkemizde yapılan çalışmalara yer verilmiştir. Ayrıca, finansal okuryazarlığın unsurları olan, finansal bilgi, finansal tutum ve finansal davranış kavramları açıklanmış, finansal okuryazarlık ile finansal eğitim, finansal karar ve para yönetimi ilişkisi anlatılmış ve finansal sistemin unsurları olan finansal piyasalar ve finansal araçlar ele alınmıştır. Çalışmada son olarak, ülkelerin gelişiminde önemli bir avantaj olarak görülen genç nüfusun yetişmesinde etkili ve yüksek eğitim seviyesine sahip olan akademisyenlerin, finansal davranış eğilimlerinin incelendiği bir araştırmaya yer verilmiştir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Muğlada Sürdürülebilir Turizm
Muğlada sürdürülebilir turizm, Muğlanın doğal güzellikleri ve zengin kültürel mirasının bir uyum içinde korunması amacıyla yazılmıştır. Kitap farklı üniversitelerden 16 farklı uzmanın katkısı ile hazırlanmıştır. Bu kitap, Muğladaki sürdürülebilir turizm uygulamaları ile Muğla ilinin sürdürülebilir turizm potansiyelini ortaya koymayı hedeflemektedir. Kitap turizm endüstrisinin ve akademisyenlerin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak hazırlanmıştır. Aynı zamanda yerel yönetimlerin ve yerel halkın sürdürülebilirlik konusundaki farkındalığının geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu anlayışla hazırlanan kitap, sürdürülebilir turizm anlamında tüm paydaşlara bir yol haritası oluşturmanın ötesinde, geleceğin turizm anlayışına bir çağrı görevini de üstlenmektedir. Muğlada turizmi sürdürülebilir hale getirmek için bir öncü rehber olması hedeflenmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Sağlık Yönetiminde Tıbbi Terminoloji
Tıp alanında kullanılan ortak dilin Latince olması, tıp eğitimi almayan ancak sağlık kurumlarında görev yapan personelin iş ortamında iletişim kurmasını zorlaştırabilmektedir. Kitapta diğer tıbbi terminoloji kitaplarından farklı olarak tıp terimlerine idari bir bakış açısıyla yaklaşılmış ve içerikler sağlık kurumlarının hizmet birimleri gözetilerek oluşturulmuştur. Bu kapsamda her bir bölümde öncelikle ilgili konu başlığına yönelik genel bilgilere yer verilmiş, ardından o birimde sıklıkla kullanılan tıp terimleri kategorize edilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Farklı birimlerdeki sağlık çalışanlarının görüşleri alınarak hazırlanan bu kitap, sağlık kuruluşlarının idari birimlerinde görev yapan tüm personelin iş ortamında karşılaşabileceği ve bilmesi gereken tıbbi terimleri içermektedir. Kitabın bilim dünyasına faydalı olması ümidiyle, iyi okumalar dileriz.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
EĞİTİM ve OKUL YAZILARI
Türkiye’de eğitim sisteminin sürekli değişmesi ve farklı ekonomik ya da siyasi gündemlerle birleşmesi, bu alanı araştırmacılar için verimli hale getirmektedir. Yeni nesillerin yüksek harcamalar gerektiren eğitim masrafları, dikkatli bütçeleme ve verimli programlar geliştirme gibi arayışları tetiklemiştir. Okullar için sağlık, güvenlik ve ek faaliyetler ayrı bir odak noktasıdır ve rehberlik ya da sosyal hizmet gibi servislerle desteklenmelidir.
Bu çalışmada eğitime geniş bir çerçevede yaklaşılmış, öğretmenlik ve tükenmişlik, eleştirel eğitim, yetişkin eğitimi, suçla mücadele, suç ve okul, çocuk ve oyun ve azınlık okulları gibi konulara yer verilmiştir. Sistem içindeki sorunlar eğitimciler, resmi yetkililer, öğrenciler, veliler ve tüm diğer sorumluların hesaba katılmasıyla aşılabilir. Eğitim, herhangi bir sorunun atlanması halinde başarı yakalanacak bir alan değildir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Choice-Based Revenue Management with Applications to Hotels
Intense competition, fast changing technology, increased and diverse customer demand, and fast and reliable services and goods delivery expectations have reduced the profit margins for products. To be able to obtain a sustainable economic success, companies search for ways to offer the existing products via innovative ways. Revenue management is a tool that helps firms in this purpose. On the other hand, to match and even exceed customer anticipations, firms need to understand customer preferences and offer products accordingly. Customers can now reach wide range of competitor products due to online services. Hence it became much more important to apprehend and integrate customer choices into decision support tools. At this point, choice models are used to mathematically understand the customer choice preferences among a set of presented alternatives. This book combines revenue management and choice models to present a methodology to understand customer choices and integrate these to revenue management methods to be able to offer the best set of products to the customers. Also real life applications for hotels have been presented for different methods that are discussed and also proposed in this book with respective algorithms. When combined with decision support tools, concepts presented in this book offers a significant revenue increase for companies.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Haremeynü’ş-Şerifeyn ve Bağlı Birimlerine Ait Gelir Ve Masrafları İhtiva Eden 1175 Nolu Vakıf Muhasebe Defteri
Haremeyn, Mekke ve Medine şehirlerini birlikte ifade eden bir tabirdir. Ayrıca Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’nın bulunduğu Kudüs de bu kapsama dahil edilerek sınırları çizilen bölge Haremeynü’ş-Şerifeyn olarak zikredilmeye başlanmıştır.
Yardımlaşma ve dayanışmanın sosyal devlet olabilme ve dini vecibelerin bir gereği olarak varsayıldığı Osmanlı toplumunda vakıf müesseseleri tesis etmek her zaman önem arz etmiştir. Ayrıca Müslümanlar için kutsal sayılan ve dini vecibelerini ifa ettikleri Haremeyn Bölgesi’nde de hâkimiyet tesis etmek bütün İslâm Devletleri’nin ideali olmuştur. Bu bölgeye hizmet etmek için adeta yarış içerisinde olmuşlardır. Bölgede imar-iskân, hacıların su, güvenlik ve barınma ihtiyacının karşılanması ayrıca bölgede görev yapan cami hizmetlileri, hademeler ve orada yaşayan fakirlerin ihtiyaçlarını karşılama maksadıyla Anadolu ve Rumeli merkezli çok sayıda Haremeyn vakfı kurularak bölgede hâkimiyetin idamesine çalışılmıştır. Padişahların, valide sultanların, şeyhülislam, kazasker vb. devlet ricalinin yanında, halktan çok sayıda şahsın da bu vakıfların kurulmasına ve yaşatılmasına ayrı bir ehemmiyet verdiği aşikârdır.
Bu çalışmada Mekke-Medine-Kudüs için kurulan Haremeyn vakıflarının H.1016/M.1607 tarihindeki gelir ve gider masrafları ele alınmıştır. Önemli bir yekûn tutan muhasebe verilerinden hareketle bölgenin ve burada yaşayanların Osmanlı idarecileri tarafından her koşulda korunup kollandığına, iaşe ve ianeleri için hiçbir masraftan kaçınılmadığına ilişkin çıkarımlarda bulunmamız mümkündür.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
COMPUTATIONAL FORMALISM in LITERARY STUDIES
Shklovsky wrote in 1917 that art makes the stone stony. The claim assumed a baseline, habitual language against which literature registers as friction. Formalism never measured it. By 1930 the movement was finished and the term undefined. This book treats that as unfinished business. Emrah Peksoy argues that the computational analysis of literary corpora with language models supplies what Formalism lacked. It provides an empirical description of linguistic expectation. Once the norm exists, deviation stops being a metaphor. Defamiliarization becomes predictive failure. Literariness resolves into a geometry of fiction, prestige, and foregrounding. Narrative shape becomes a semantic trajectory across the novel. Each measure is derived from theory, tested where it fails, and returned to the reader. The algorithm measures the norm and its violation. The critic still reads. And formalism returns in modern dress as computational formalism.
₺450,00
KİTAP TANITIMI
Birinci Dönem (1920-1923) Türkiye Büyük Millet Meclisinde Gazeteci Milletvekilleri
30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında İstanbul’da yer alan Osmanlı Hükümetinin işgal altında oluşu, devletin idare merkezinin Ankara olarak belirlenmesiyle aşılmış ve yeni devletin sevk ve idaresi Ankara’da açılan Büyük Millet Meclisi üzerinden yapılmıştır. 23 Nisan 1920 tarihinde açılan Büyük Millet Meclisine gerek yeni seçimlerle seçilen gerekse daha önce yapılan seçimlerde Osmanlı Mebusân Meclisine seçilen ve işgal altındaki İstanbul’dan Anadolu’ya geçebilen mebuslar da katılmışlardır. 23 Nisan 1920 ile 15 Nisan 1923 tarihleri arasında faaliyette bulunan Birinci Dönem TBMM’de gerek bir gazetenin yönetiminde gerekse yazar kadrosunda yer almaları sebebiyle “gazeteci” olarak kabul edilen milletvekilleri de bulunmaktadır. Millî Mücadelenin kamuoyuna duyurulmasında ve halk desteğinin sağlanmasında Mecliste kamuoyunu yönlendirme gücüne sahip gazetecilikle iştigal etmiş kişilerin bulunması, Millî Mücadelenin başarıya ulaşmasındaki en önemli unsurlardan biridir.
₺280,00
KİTAP TANITIMI
İzmir Belediye Reisi Rauf Onursal
Cumhuriyet tarihimizin en önemli olayları arasında yer alan 14 Mayıs 1950 genel seçimleri, Türk Siyasi Tarihi açısından kilit bir noktada yer almaktadır. 27 yıllık CHP iktidarını sona erdiren bu seçimler ile birlikte Demokrat Parti, ülke genelinde ciddi bir başarı elde ederek tek başına iktidara gelmiştir. Genel seçimler sonunda başarı rüzgarını arkasına alan Demokrat Parti, yaklaşık dört ay sonra yapılan yerel seçimlerde de aynı zaferi elde etmiştir. 3 Eylül 1950 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Türkiye’de birçok kentin belediyesini kazanan Demokrat Parti, İzmir Belediye seçimlerini de kazanmıştır. Bu eserde, modern belediyecilik anlayışını benimseyen Demokrat Parti’nin İzmir’deki ilk Belediye Başkanı olan Rauf Onursal’ın bu anlayış doğrultusunda İzmir kentini batılı bir görünüme kavuşturma çabalarına yer verilmiştir. İzmir’in sadece görünen kısımlarını değil görünmeyen arka kısımlarını da imar etme çabasında olan Rauf Onursal, 3,5 yıl İzmir Belediye Başkanı olarak görev yaptıktan sonra, 27 Mayıs 1960 darbesine kadar İzmir Milletvekili olarak TBMM çatısı altında hizmetlerine devam etmiştir.
₺300,00