KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

HAKİKATİN PEŞİNDE Tanıklıklarla Araştırmacı Gazetecilik
₺380,00 -

GİRİŞİMCİLİK
-

Gazel Şerhleri
-

Farklı Anneler ve Farklı Çocuklar
₺250,00 -

Engelsiz Bilişim 2021
₺380,00 -

EDEBİYAT TARİHİMİZ ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR
-

Dijital Pazarlama İletişimi
₺495,00 -

Deborah Levy’nin Öz Yaşam Öyküleri
₺315,00 -

Çağdaş Yunan Edebiyatında Halk Türküleri
₺380,00 -

Büyükşehir Belediyeleri Yönetiminde Güncel Tartışmalar
₺550,00 -

BİLİNÇLİ EBEVEYNLİK
₺210,00 -

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN YÜZYILI (1864-1964)
₺380,00 -

Arkadaşlık Sosyolojisi
₺560,00 -

Almanca – Türkçe Garantili Gramer
-

A Kristevan Reading Of George Eliot’s Early Novels
₺260,00 -

Bir Hanımın Defteri
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Marka Mimarisinde Ulusal ve Global Başarı Hikayeleri
İyi dizayn edilmiş, isimlendirilmiş, konumlandırılmış markalar bir taraftan rekabette kalabilmekte, diğer taraftan da tüketiciye üründen bekledikleri fayda konusunda doğru ve tutarlı bilgi verdiğinden kurumların farklılıklarını gösteren güçlü araçlardır. Marka ile ilgili güncel konuları okurlarla buluşturan bu kitap, marka mimarisi, markanın konumlandırması ve isimlendirme stratejileri ayrıntılı olarak incelenmiştir. Markalarda başarı hikayeleri; hizmet, dijital, ev-yaşam, gıda, içecek, yiyecek, giyim, kişisel bakım ürünleri sektörlerinden ve başarılı girişimciler olmak üzere yaklaşık olarak 60 başarı hikayesi değişik açılardan incelenmiştir. Kitap, özellikle genç girişimci ve akademik çevresine pazarlama ve marka dünyasında çıkılacak başarı yolculuklarına ve içinde yer alacakları çağı keşfetmeye yardımcı olmayı amaçlamaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Toplu Oyunları 1
Dr. Tuğrul Karanfil, “Toplu Oyunları 1: Oksimoron, Juliet Yapım Aşamasında, Midas Yeniden” adlı kitabı ile gerek içerik gerek üslup bakımından birbirinden son derece farklı üç oyununu bir araya getiriyor.
Oksimoron’da bir aşk üçgeninin içinde sıkışıp kalan Arda, Merve ve Tekin’in değişen koşullara karşı kırılan dirençleri ahlaki bir zaaf olarak görülebilir mi; yoksa “özgür insan” fikri kibirle mayalanmış bir anıt mı sorularının yanıtı aranıyor.
Juliet Yapım Aşamasında, kadın ve erkeğin farklılaşan sosyal rolleriyle, Juliet’in kendini yeniden inşa etmeye çalıştığı bir oyun olarak karşımıza çıkıyor ve bizleri şu soruyla baş başa bırakıyor: Shakespeare’den bu yana değişen şey gerçekten sadece zaman ve dekor mu?
Midas Yeniden ise, sınırsız gücü tadan Kral Midas’ın “ölmeden ölmeyi” başarmak için katettiği zorlu yolu anlatıyor.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
Demokrat Parti Döneminde Devlet Adamlarının Karadeniz Bölgesine Yaptıkları Ziyaretler (1950-1960)
Demokrat Partinin iktidar olduğu dönemde Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan ve Milletvekili göreviyle devlet adamları farklı zamanlarda Karadeniz Bölgesine bir dizi seyahatler yapmışlardır. Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes, CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri, Gümrük ve Tekel Bakanı Sıtkı Yırcalı, Çalışma Bakanı Hayrettin Erkmen, Dâhiliye Bakanı Dr. Nazım Gedik, Çalışma Bakanı Halûk Şaman, DP Rize Milletvekili İzzet Akçal ve CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek bölgeyi ziyaret eden devlet adamları içerisinde yer alan önemli isimler olmuşlardır. Araştırma ile Karadeniz Bölgesine yapılan ziyaretlerin bölgede yaşanan gelişmelere etkisinin incelenmesi ve bölgenin yakın tarihine katkıda bulunulması amaçlanmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
MORPHOLOGIE FLEXIONNELLE DU FRANÇAIS ECRIT UNE ANALYSE DISTRIBUTIONNELLE
La morphologie, visant à étudier spécialement la structure interne des mots, se divise traditionnellement en deux branches : morphologie dérivationnelle (ou lexicale), sintéressant à laspect formationnel (dérivationnel) des mots complexes (dérivés ou construits) et morphologie flexionnelle, soccupant spécifiquement de laspect flexionnel. Cest ce deuxième aspect qui est adopté dans cet ouvrage, qui essaie de rendre cette matière quelque peu complexe, même pour un public averti, plus accessible par tous, notamment par les apprenants étrangers, en sélectionnant une méthodologie « distributionnelle ». En effet, les travaux existants en la matière sont purement descriptifs et souvent assez complexes et, par conséquent, ne conviennent guère au public méconnaissant le domaine et encore moins aux étudiants qui tâchent dappréhender le fonctionnement morphologique dune langue étrangère.
Il sagit, donc, dun ouvrage dinitiation, de nature pédagogique, spécialement conçu pour lenseignement et lapprentissage de la morphologie du français. Ainsi, tout en apprenant les techniques danalyses morphologiques, ces derniers saisiront plus facilement les fondements de la flexion des mots français. Doù, lautre caractéristique de louvrage, qui se veut, autant que possible, dune simplicité, aussi bien sur les plans du contenu, du corpus, de la méthode danalyse et de la description quau niveau métalinguistique.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Sultan III. Ahmet Dönemi Enderûn Hazinesi Gelir-Gider Defterleri (1703-1730)
Osmanlı Devletinin iç hazinesi konumunda bulunan Enderûn Hazinesi, fonksiyon itibariyle kıymetli para, mücevher ve eşyaların saklandığı bir depo veya sandık vazifesi görmektedir. Dış hazinenin ihtiyaçtan fazla olan varlığı Enderûn Hazinesinde muhafaza edilmiştir. Enderûn Hazinesi, içerisinde altın ve gümüş nakdînden başka kıymetli mücevherat, kumaş, giyim-kuşam, silah, ev içi unsurlar, kitap ve kokular gibi eşyalar bulunmaktadır. Öte yandan içinde bulundurduğu kendine münhasır üretim ve dönüşüm mekanizması ile Osmanlı sarayının geri dönüşüm kutusu özelliğini taşımaktadır. Bu kendi kendine yetebilme özelliği sayesinde Osmanlı Devletinin yegâne müesseslerinden biri haline gelmiştir. Dolayısıyla Enderûn Hazinesi bir hazineden çok daha fazlasını ifade etmektedir.
Sultan III. Ahmet dönemi gerek siyasi ve ekonomik gerek sosyo-kültürel bakımdan Osmanlı tarihi araştırmacılarının en çok dikkatini çeken dönemlerden biri olmuştur. Enderûn Hazinesi, Araştırmacılar arasında birçok tartışmaya sebebiyet veren böyle bir dönemde, sarayın maddi gelir ve giderleri konusunda önemli ipuçları vermektedir. Bunun yanı sıra dönem değerlendirmesi yapılması açısından içerisinde birçok kültür unsurunu bulundurmaktadır. Bu kitapta, Sultan III. Ahmetin 27 yıl süren saltanatında, Enderûn Hazinesinin kayıt altına alınmış gelir ve gider defterleri incelenmiştir.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
İş Güvenliği Bağlamında İş Becerikliliği ve İş Performansı
Günümüzde artan rekabet ve hızla değişen teknolojinin etkisiyle yaşamın tüm alanlarında olduğu gibi iş yaşamında da yenilikler dikkat çekmektedir. Üretim teknolojilerinin gelişmesi ve çalışma şekillerinin değişmesiyle çalışanların görev tanımları da değişmektedir. Bu değişikliklerden veya iş ortamından kaynaklanabilecek çeşitli nedenlerle çalışanlar meslek hastalığına yakalanabilmekte veya iş kazası geçirmekte bunun sonucu olarak kalıcı iş görmezlik veya yaşamlarını kaybetme tehlikesiyle karşılaşmaktadır. Bu nedenle iş yerinde çalışanların güvenli bir ortamda çalışabilmesi ve iş sağlığı ve güvenliği kavramını daha da önemli hale getirmektedir. Bu bağlamda, çalışanlar işlerine karşı olumsuz durumlarla karşılaşmamak için işlerinin bazı yönlerini bireysel olarak değiştirmeye veya işlerini yaparken kendi yöntemlerini geliştirmeye gayret göstermektedir. Çalışanın kendi isteğiyle işini biçimlendirmesi, kendi yetenek ve inisiyatifine daha uygun bir duruma getirmesi şeklinde tanımlanan iş becerikliliği, bireysel olarak kişiye olumlu sonuçlar sağlamasının yanı sıra, olumlu örgütsel sonuçlara da yol açmaktadır. Bu sonuçlardan birisi de iş performansıdır. İş becerikliliği davranışı sergileyen bir çalışanın iş performansında da artış gözlemlenmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Trablusgarp Savaşı’nda Hilâl-İ Ahmer Cemiyeti (1911-1912)
Hilâl-i Ahmer Cemiyeti, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e miras kalan değerli kurumlarımızdan biridir. Cemiyet 1868 yılında kurulmuş olsa da 1911 yılına kadar yani Trablusgarp Savaşı’nın başlamasına kısa bir süre kala üçüncü kez yeniden oluşum aşamasına gelmiştir. Daha sonra yardım faaliyetlerini günümüze kadar aralıksız olarak sürdürmüştür. Cemiyet Trablusgarp’taki faaliyetlerini, Osmanlı Devleti’nin doğrudan bir sınırı olmadığından Mısır ve Tunus üzerinden Trablusgarp’a ulaşarak yürütmeye çalışmıştır. Yaralı ve hasta Osmanlı askerlerine yardım etmek amacıyla sağlık heyetleri göndermiş olsa da Arap mücahitleriyle bölge halkına önemli yardımlarda bulunmuştur. Hilâl-i Ahmer sağlık heyetlerinin yardım faaliyetleri hiç de kolay olmamıştır. İtalyanlar, adeta uluslararası hukuk kurallarını çiğneyerek hem Cemiyet’in kurmuş olduğu sağlık merkezlerini uçaklarla bombalamış hem de Hilâl-i Ahmer çalışanlarını haksız yere esir etmişlerdir. Dolayısıyla Hilâl-i Ahmer sağlık heyetleri mücadelelerini bin bir güçlükle sürdürmüşlerdir.
Trablusgarp Savaşı, Balkan Savaşlarıyla başlayıp Milli Mücadele ile bitecek olan ve 10 yıl sürecek savaşların öncüsüdür. Karadan ve denizden İtalyanlarla savaşma imkanı olmamasına rağmen, Türk milletinin bir vatan toprağının direnmeksizin teslimi mümkün olmayacağı anlayışından hareketle buraya gönüllü subaylar gönderilmiştir. Bu subayların Trablusgarp’ta hem askerî sevk hem de yerel halkı örgütlemelerindeki yetenekleri İtalyanlara karşı önemli başarılar kazanmalarını sağlamıştır. Bu subayların başında Enver Bey ve Mustafa Kemal gelmektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Bornova Ovası ve Çevresinde İklim Değişkenliğinin Ağaç Gelişimine Etkisi
“Bornova Ovası ve Çevresinde İklim Değişkenliğinin Ağaç Gelişimine Etkisi” kitabı, sıcaklık ve yağış değerlerinde meydana gelen değişimlerin ağaçların gelişimine olan etkisini ortaya koyan bir dendrokronoloji çalışmasıdır. Dendrokronoloji, ağaçların yıllık halkalarına dayanarak yaş saptama bilimi olarak tanımlanmaktadır. Ağaçların tarihlendirilmesi olarak da ifade edilen dendrokronoloji ile aslında bu basit tanımlamanın çok ötesinde, dikkate değer bilgilere ulaşılmaktadır. Çünkü ağaçlarda her yıllık halkanın büyümesi sırasında, ağacın içinde bulunduğu çevresel koşullar ve meydana gelen doğal ya da beşeri olayların etkileri, ağaçlar tarafından adeta kayıt altına alınmaktadır. Bu yöntemin kullanılması coğrafi süreçlerin ve problemlerin anlaşılması/çözümü bakımından da önem taşımaktadır. Bu nedenle dünyadaki coğrafyacılar çeşitli konulardaki araştırmalarında dendrokronoloji yönteminden yararlanmaktadır.
Bu kitapta, dendrokrolojik yöntemler kullanılarak Bornova Ovası çevresinde oluşturulan üç yeni ağaç yıllık halka kronolojisi ve bu kronolojinin özellikleri verilmiştir. Oluşturulan bu kronolojilerden faydalanarak iklim-ağaç büyüme ilişkisi ortaya konmuştur. Bornova Ovası çevresinde yetişen karaçam ve kızılçam ağaçlarını (çap artımını) etkileyen en önemli iklim faktörleri belirlenmiştir. Bu bölgedeki karaçam ve kızılçamların iklim değişkenliğine verdiği tepkiler ortaya konmuştur.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Eğitimde Başarıyı Etkileyen Faktörler
Bu kitap, eğitimde başarıyı etkileyen unsurları derinlemesine ele alan bir kaynak olarak tasarlanmıştır. Öğrencilerin, öğretmenlerin ve eğitim sistemlerinin performansını etkileyen faktörleri kapsamlı bir şekilde incelenmektedir.
Kitap, eğitimde başarıyı etkileyen faktörleri, altı ana bölüm altında ele alıyor. Bunlar; eğitimde başarıyı etkileyen faktörler, özel eğitimde başarıyı etkileyen faktörler, eğitimde başarıyı etkileyen psikolojik faktörler, eğitimde başarıyı etkileyen sosyolojik faktörler, sorumluluk bilincinin eğitimde başarıya etkisi, soru ve cevaplarla eğitimde başarıyı etkileyen faktörler adlı bölümlerdir. Kitap, her bir faktörün etkilerini, mevcut araştırmalar ve uygulamalarla destekleyerek okuyucuya sunuyor.
Yazarlar, okuyuculara eğitimde başarıyı arttırmak için somut öneriler sunarken, aynı zamanda öğrencilerin, öğretmenlerin ve eğitim sistemlerinin performansını etkileyen faktörleri daha iyi anlamalarına yardımcı oluyorlar.
“Eğitimde Başarıyı Etkileyen Faktörler”, hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin, eğitimde daha iyi sonuçlar elde etmek için ihtiyaç duyacakları bilgileri sunar. Bu kitap, eğitim alanındaki araştırmacılar, politika yapıcılar ve eğitimciler için de önemli bir kaynak olacaktır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
MİRJAQIP DUWLATOVUN TÜRKÇE-RUSÇA SÖZLÜĞÜ: TÜRK TİLİ
Mirjaqıp Duwlatov, yirminci yüzyıl başındaki Kazak edebiyatının zirve şahsiyetlerinden biridir. Kazak edebiyatında ilk roman olan Baqıtsız Jamalı, yayımlandıktan hemen sonra büyük şöhret kazanan Oyan, Qazaq! şiir kitabını, Balqiya isimli tiyatro eserini kaleme almasının yanında okul kitapları ve pek çok gazete yazısı da yazmıştır.
Duwlatov, milliyetçi kişiliği ile tanınır. İşte bu yüzdendir ki dönemin Rus yönetimi onu rahat bırakmamış, ömrünün uzun bir kısmı hapiste ve sürgünde geçmiş, serbest olduğu dönemlerde de daima takip edilmiştir. Duwlatovun milliyetçiliği kuru, içi boş bir milliyetçilik değildir. O, Kazak çocuklarının okuyacağı matematik kitabındaki problemlerde bile Kazak kültürü olmasını savunan bir aydın, Oyan, Qazaq! şiir kitabının gelirini açlık ve kıtlık ile mücadele eden Kırgız kardeşlerine bağışlamak isteyen bir yardımsever, Edirnenin 1913te Bulgarlar tarafından işgal edilmesinin acısını iliklerine kadar hisseden bir Türkiye sevdalısıdır. Gazete yazılarında ve hikâyelerinde kullandığı Türik Balası (Türk Evladı) ismi, belki de bu milliyetçiliğin en güzel sembolüdür. İşte elinizdeki eser, esir kampında bir ortak Türk dili düşü gören Duwlatovun Türkçe-Rusça sözlüğüdür.
Duwlatov, esir kampında Türk dili konuşan soydaşlarının Rusça bilmedikleri için ezilmesine göz yummamış, hem onları ortak bir Türk dilinde birleştirmek hem de onlara Rusça öğretmek için bu sözlüğü kaleme almıştır. Yani Duwlatov, esir iken dahi soydaşlarını düşünmüş, onların eziyet çekmesine gönlü razı olmamıştır. Bu eserden sonra esir kampındaki Türkler, bir nebze de olsa rahatlamış ve kamp yönetimi dili bahane ederek bu insanlara eziyet etme fırsatını bulamamıştır.
Duwlatovun bu önemli eserini, sözlüğünü yazdığı dilin yaşadığı topraklarda yayımlıyor olmanın mutluluğu var içimizde. Eserin Türklük bilimine hayırlı olmasını diliyoruz. Duwlatovun ve onun şahsında bütün Alaş önderlerinin ruhları şad, mekânları cennet olsun.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Türk Sinemasında Büyü
Sinemada Korku ve Din, Türk Gerilim Sineması Kronolojisi ve Türk Korku Sineması Kronolojilerinin yazarı Dr. Gizem Şimşek Kaya; bu kez 2004 yılında vizyona giren “Büyü” filmindeki büyü uygulamalarının detaylı çözümlemeleriyle birlikte farklı yerli ve yabancı yapımlarda karşımıza çıkan büyü uygulamalarını ele alıyor.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Otel İşletmelerinde Yönetim Bilgi Sistemlerinin Stratejik Karar Verme Sürecine Etkileri
ÖNSÖZ’den
Yönetimde karar verme günümüzde otel işletmeleri için de birinci derecede önem taşıyan bir konu haline gelmiştir. Nitekim bazı bilim insanları, yönetim ile karar verme sürecini, eş anlamda tutacak kadar ileri gitmişlerdir. Çünkü yönetici, yönetimdeki planlama, örgütleme, yöneltme, koordinasyon ve denetim işlevlerini yerine getirirken sürekli bir biçimde karar alma durumundadır. Diğer bir ifade ile karar verme, ayrı bir yönetim faaliyeti olmaktan çok, bütün yönetim faaliyetlerine temel teşkil eden bir unsurdur. Karar verme, bir sorunun çözümüne ilişkin olası yollardan en uygun olanın seçilmesi olarak tanımlanabilir. Herhangi bir konuda karar verme yönetimin özüdür, esasıdır.
Yönetim sürecinin niteliği karar verme süreci tarafından belirlenir. Yönetim sürecinin tüm diğer nitelikleri karar vermeye bağlıdır; karar verme ile örülmüş, bütünleşmiştir. Karar vermek, sorunu çözmek için yöneticinin yargıda bulunmasıdır. Yönetim, kararla başlar, kararla biter.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
YÖNETİCİ VE YÖNETİCİ ASİSTANI
Bu kitap; yönetici asistanının yönetimsel rolünü arttırmaya odaklanarak, pratik becerilerinin yanı sıra iş, organizasyonlar ve üst düzey yöneticiler hakkında da temel bir anlayış sunarak, yönetici asistanının yönetsel rollerine, bilişsel ve davranışsal perspektifler ile yaklaşarak, mesleğin önemine dikkat çekmek için yazılmıştır. Yönetici asistanının çalışması, giderek daha fazla gelişme süreci ve prosedürü içerecektir. Bu durum; yönetici asistanlığı ve üst düzey yönetici asistanlığı rolünün, gelecekteki şirketler ve çalışma toplulukları için tamamen yeniden tasarlanması veya oluşturulması anlamına gelmektedir. Bu paralelde bu kitap;
Örgütlere, yönetici asistanları için güçlendirme formülü,
Yöneticilere; yönetici asistanından en iyiyi verimi almaları için kaynak,
Yeni yöneticilere; yönetici asistanlığı mesleğine ve yönetici asistanı masasından nasıl destek alınacağı hususlarına dair bilgi,
Yönetici asistanlarına; mesleki rollerinin değerine dair katkılar sunması beklenmektedir.
Yönetici asistanının işi; yöneticisinin işini daha iyi yapmasına yardımcı olmaktır. Ancak nasıl?
Yönetici asistanı, yöneticisinin zamanını ve hayatını yönetirken nasıl bir fark yaratabilir?
Yönetici asistanı, yönetici ile nasıl benzer ortaklıklar kurabilir?
Etkin bir yönetici asistanı, profesyonel ve kişisel yaşamının ayrılmaz bir unsuru olan sezgilerini, işletme bilgilerini, motivasyon tekniklerini, liderlik yetenek ve becerilerini nasıl kullanır?
Zaman kazandıran çözümler yaratmak ve yönetmek için teknolojik beceriler uyarlayan yönetici asistanları, sürekli gelişim ve sürekli öğrenme için neler yapabilir?
Üst düzey yönetici asistanlarının proje yönettiğini, stratejik araştırmalar ve sunumlar yapabildiğini, raporlar hazırladığını ve finansal tahminlerde bulunduğunu biliyor muydunuz?
…Daha pek çok sorunun yanıtı bu kitapta.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Muslim Woman Representation in Western Literature
Representing and creating an image has always been a critical issue. In the Middle Ages and earlier texts, Muslim women representations were not very different from Christian women in terms of perception and respect. She is brave as a Knight and clever enough to save the Christian hero. However, since the 18th century, an oppressed figure has occupied a central place in Western Islamic discourse, and the Muslim woman is described as a victim of the Islam. Isolation and veiling are the most obvious clues of religious oppression, in which a body of misunderstandings is built through the discourse of the literary tradition. Female characters Leila and Aziyade in the works of Lord Byron and Pierre Loti are good examples of this situation.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
CEVAT HEYET’İN AZERBAYCAN TÜRKLÜĞÜNE HİZMETLERİ VE VARLIK DERGİSİ
Cevat Heyet, Azerbaycan’ın tanınmış simalarından İran’da Meşruti İnkılâbın yapılmasında önemli hizmetleri olan Mirza Ali Heyet’in oğludur. Kendisi de babası gibi hayatını milletinin gelecek güzel günlerine adamıştır. Asıl mesleği cerrahi hekimliği olan Heyet, halka hizmet etmek için onların maddi yaralarından başka manevi yaralarına da el atmanın gerekli olduğundan hareketle tarih, edebiyat, sosyoloji ve daha birçok alanda önemli çalışmaların altına imza atmıştır.
Eğitim hayatı Azerbaycan Türkleri açısından oldukça sıkıntılı günlerde geçen Heyet, her şeye rağmen Ülkenin hatta dünyanın farklı şehirlerinde (Tahran, Tebriz, İstanbul, Paris…) kendisi için gerekli olanı almayı başarıp ülkesine döndüğünde 1979 İnkılâbının önüne açtığı yolun da yardımıyla etrafına topladığı aydınlarla birlikte Azerbaycan Türklüğünün “Azadlıq Quşu” olarak adlandırılan “Varlık” dergisini neşretmeye başladı. Varlık dergisi ilk sayısından itibaren Türklerin tarihini kültürünü, dilini, edebiyatını, ziyalı bakışı ile değerlendiriyordu. Bu derginin neşri ile birçok Türk, kökenlerinin inandırılmış oldukları gibi Fars olmadığı bilincine varmaya başlıyordu.
Cevat Heyet ömrünün uzun bir bölümünü halkının fiziki sağlığı için yapılabilecekler konusunda yeni bir şeyler öğrenmeye ve uygulamaya ayırmıştır. Heyet bu çalışmaları sırasında yıllarca ezilmiş, zulüm görmüş halkın kalp sağlığını manen de iyileştirmenin kaygısını çekmekteydi. Bunun tedavisi ise ona unutturulan öz değerlerinin yeniden hatırlatılması ile olacaktı.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Equity Risk Premium
Understanding the behavior of asset prices is essential in evaluating investment decisions so that practitioners and academics have been investigating what assets are worth and whether asset prices are predictable. The degree of stock return predictability is a statistical concept and totally an empirical issue. In this study, we conduct an empirical application on the equity premium forecastability concept. We consider both macroeconomic and technical indicators in order to predict the equity risk premiums of selected thirteen stock markets including Belgium, Greece, Malaysia, Mexico, Portugal, Spain, Taiwan, Turkey, Brazil, Hong-Kong, India, Russia, and South Africa. Incorporating information from all indicators including domestic and foreign macroeconomic indicators, oil price changes, and technical indicators provides in-sample fitting gains. Out-of-sample forecasting results show that the strategy of combining forecasts provides out-of-sample gains. Portfolio performance analyses suggests following the forecasts generated by the proposed models to obtain positive returns over the buy-and-hold strategy.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
REKLAM KAMPANYALARININ PLANLANMASINDA SATIŞ NOKTASINDA REKLAMIN ÖNEMİ
Tüketiciler, her gün milyonlarca markanın reklamları ile karşı karşıya kalmaktadır. Pazarlama dünyasında değişimin ve rekabetin bu denli yoğun olduğu günümüzde reklam savaşları da eskisine göre daha rekabetçi yaşanmaktadır. Reklam bir markanın ürün ve hizmetleri hakkında hedef kitleyi bilinçlendirmek ve satın alma kararında önemli bir güçtür. Satış noktası reklam materyalleri tüketicinin mağazaya-markete-satış yerine girdiğinde karşılaştığı her türlü materyal olarak değerlendirilir. İşitsel, görsel, yazılı, ürün denemeleri ile tat duyularımıza da hitap eden pek çok reklam materyalleri satış noktası reklamın konusuna girer. Reklam planlamasında satış noktası reklam materyalleri tüketiciyi, müşteri yapabilme konusunda da önemli rol oynar. Pop reklam olarak da isimlendirilen satış noktası reklam materyalleri nedir, önemi, özellikleri ve çeşitleri nelerdir sorularına yanıt bulabileceğiniz bu kitap, konuya ilgi duyan akademisyenler ve sektör firmaları içinde yol gösterici nitelikte olduğu düşünülmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Kur’an Tilavetinde Temsili Okuma
Ülkemizde olduğu gibi, özellikle Arapça bilmeyenlerin, Kur’ân okurken içine düştükleri en önemli hatalardan biri de mana harflerini okurken yapılan vurgu yanlışlarıdır. Yerinde yapılan bir ses vurgusu anlama kuvvet kazandırdığı gibi yerinde yapılmayan bir vurgu anlamayı güçleştirebilir hatta manayı dahi bozabilir. Mana harfleri içinde mütalaa edilen Kur’ân-ı Kerim’deki “ما” lafızlarının okunuşundaki ses vurgusu oldukça önemlidir. Zira Kur’ân’da mana itibariyle, birbirinden farklı “ما” lafızları yer almaktadır. Bunlar, Türkçedeki eşsesli kelimelere benzemektedir. Söz konusu lafızları, yerine göre, bazen vurgulu bazen de vurgusuz okumak gerekmektedir. Bu konuda gerekli hassasiyet gösterilmeden Kur’ân okunursa, mana bozulabileceği gibi farklı bir anlam da ortaya çıkabilmektedir. Bu çalışmanın amacı 29-30. Cüzler özelinde Kur’ân-ı Kerim’deki “ما” lafızlarının tespit edilip temsili okuma açısından değerlendirilmesidir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Afrika Örf ve Adet Hukukunda Self-Determinasyon Hakki
Bu çalışmanın başlıca amacı, Afrika’nın bazı örneklerinde self-determinasyonu algılayışı ve ilgili politikaları arasında farklılık bulunduğunun gösterilmesidir. Öte yandan kıta devletlerinin genelinde self-determinasyona dair ortak tutum ve algılayış bulunmakta, korunmaktadır. Bu noktadan hareketle bölge devletleri arasında self-determinasyon teamülü bulunmakta ve sömürgeciliğin tasfiyesi/sömürge yönetiminin varlığı, sınırların dokunulmazlığı ve toprak bütünlüğünün korunması kriterlerine dayanmaktadır. Başka bir deyişle genel olarak kıtada self-determinasyon olgusu yerleşmiştir. Diğer taraftan teamülün varlığına rağmen self-determinasyonun algılanışı ve uygulanışı, genel bir ifadeyle self-determinasyona dair politikalar bütün kıtada tekdüze değildir, farklılık gözlemlenmektedir. Bahse konu farklı örnekler birer istisnadır. Kıtadaki bu farklılıklar, aynı zamanda, uluslararası hukukta genelgeçer kabul gören self-determinasyon hakkından sapmaktadır. Bazı ayrılık taleplerinin başarılı olması, bu hareketlerin dile getirdiği tezler ve mevcut dönemde de bazı self-determinasyon örneklerinin sorgulanması kıta ve uluslararası hukuk arasında hakka ilişkin farklılıkların olabildiğini göstermektedir.
Bu çalışmada Batı Sahra, Güney Sudan, Biafra, Eritre ve Katanga temel olmak üzere çeşitli örneklerle Afrika’da self-determinasyon algıları, politikaları ve bu bağlamda hakka ilişkin örf ve adet hukuku incelenecektir. Kıtada ve dünyanın diğer bölgelerinde self-determinasyon, içeriği ve getirisi sebebiyle, gerginliğe neden olabilen ve istikrarsızlık yaratabilen bir olgudur. Uluslararası hukukun ve uluslararası ilişkilerin önemli öğesi devlet ile doğrudan bağlantılıdır, çok sayıda araştırma ve inceleme alanları ile ilişkisi de bulunmaktadır.
Afrika’nın ise self-determinasyonun uluslararası hukuk, uluslararası siyaset ve uluslararası ilişkiler tarihinde önemli bir yeri bulunmaktadır. Uluslararası Adalet Divanı gibi bizzat uluslararası yasal ve siyasi çevreler tarafından hakkın sömürge ve sınır gibi unsurları kullanılmıştır. Self-determinasyonun oluşmasının ve uygulanmasının yanında hakkın değişmesi gerektiğine dair tezlerin ortaya çıkmasında da kıtanın siyaseti, siyasi ve hukuki yapısı önemli bir araştırma ve inceleme sahası sunmaktadır.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
1980-1990 Dönemi Türk Siyasal Sürecinde ANAP ve ANAP Seçmen Profili
Bu çalışma Anavatan Partisi’nin (ANAP) 1983 seçimlerinde kazandığı başarının 1980-90’lar Türkiye Siyasal hayatı içindeki anlamını kavramaya çalışmaktadır. Bu süreçte iki dönem üst üste tek başına iktidarı kazanan partinin genel başkanını ve seçmeninin özelliklerini çalışmanın merkezi problemi olarak ele alıyoruz.
Partinin kurucu genel başkanı olarak Turgut Özal, Türk siyasal hayatı içinde önemli bir yer tutmaktadır. Özellikle 12 Eylül 1980 darbesinin sona erdirdiği sivil siyaset içinde Özal’ı değerlendirmeliyiz. Her şeyden önce 1980’de başlayacak olan yeni ekonomik düzenin baş aktörü olarak gördüğümüz Özal, darbe sonrası siyasal kadrolar içinde yer almıştır. Bu ekonomik politikanın sürdürücüsü olarak darbecilerin kararını ve Özal’ın rolünün sürekliliğini görüyoruz.
Bu görünüme tezat olan işleyiş ise Özal’ın ekonomi yönetiminden ayrılmasıyla başlıyor. Yeni dönemde sivil siyasal hayata geçilirken, Turgut Özal, askeri yönetimin uzantısı görünümündeki partilerin aksine “sivil” bir siyasal hareket başlatmak iddiasıyla Anavatan Partisi’ni kurmuştur. 12 Eylül yönetiminin aleyhte propagandaları ANAP’ın iktidarı kazanmasında şaşırtıcı bir etki yapmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
İKNA DİLİ VE MEDYA
İkna dili iktidarı talep eden liderlerin geliştirdikleri, tasarımlı ve ideolojik bir dildir. Aristo ikna etmenin matrisi ve sürecini retorik sanatına yani ethos, pathos ve logos’a bağlamıştır. Ethos faktöründe kaynağın güvenilirliği ve saygınlığı rol oynarken toplumları harekete geçiren konuşmaların çoğunda logosun göz ardı edildiği ve pathosun devreye girdiği görülmektedir. Duygu dolu sözlerle kitleler kandırılır, aptallaştırılır, korkutulur ve sonunda sesin gücüyle işitsel abluka altına alınırlar.
Eco kitlelerin ortak kimlikleri için her şeyden önce ortak bir düşmana ihtiyaç duyduklarından bahseder. Düşman yoksa yaratılmalıdır. Hegel’e göre İbn-i Haldun’un baht, Machiavelli’nin la fortuna, Kant’ın ters esen rüzgârlar ve Maire’nin ilahi takdir diye tanımladıkları sonu kestirilemez bu savaşlara aslında şükran duymalıyız çünkü savaş yeninin yolunu açtığı için yaşamın kaynağıdır. Nietzche’ye göre savaş tarihin ebesidir ama tarihin kimden hamile kaldığını kimse kulağımıza fısıldamaz. İşte siyaset dili burada devreye girer ve süreci yönlendirir. Žižek sadece ideoloji eleştirisi gözlüğü takanların bu karışık durumla baş edebileceğini söyler.
Kitapta bu kavramsal açıklamaların ardından tarihe yön veren bazı liderlerin ikna taktikleri ve kullandıkları dil analiz edilmiştir. Canlı radyoda işittiğimiz Churchill’in gerçekçi ve etki gücü yüksek kelimelerinden, Hitler’in farklı ton ve desibellerde ve aniden bağıran sesinden kaçış yoktur. Shakespeare ise bize en başarılı törensel hitabet örneğini Sezar oyununda Antonius’un tiradı ile dinletir. Milli Mücadele döneminde yapılan konuşmalar içeriklerinde nefret söylemi olmadığı için farklı yapıya sahiptirler. Halide E. Adıvar’ın Sultanahmet mitingindeki duygu dolu halkı yansıtan konuşması ile Mustafa Kemal’in tılsımlı karizmasına eşlik eden eşsiz hitabet yeteneği hala kulaklarımızda yankılanmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Ulusal Basında Kıbrıs Sorunu (1954-1974)
Kıbrıs Sorunu; 1950’li yıllardan sonraki dönemde Türkiye, Yunanistan ve İngiltere ilişkilerinin belirleyicisi olmuş ve Türk basını da bu tarihlerden sonra Kıbrıs Sorununa yoğun olarak ilgi göstermeye başlamıştır. Bu kitap; Kıbrıs Sorununun en önemli safhası olan 1954-1974 yılları arasındaki dönemin Türk basınına yansımalarını ortaya çıkarmak amacıyla hazırlanmıştır. Bu amaçla Türk Basınının iki önemli gazetesi olan Son Posta ve Yeni İstanbul gazeteleri incelenerek, 1954-1974 yılları arasında Kıbrıs Sorununa bakış açıları bilimsel bir yaklaşımla ele alınmıştır.
Ulusal Basında Kıbrıs Sorunu (1954-1974) isimli bu çalışma, 1954-1974 yılları arasında Son Posta ve Yeni İstanbul Gazetelerinde çıkan toplam 2234 haber ile 94 köşe yazısı, üzerinde herhangi bir değerlendirme yapılmadan gazetenin vermek istediği ana mesaj özetleme yapılarak okuyucuya aktarılmıştır. Bu çalışma; giriş, iki ana bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmaktadır. Giriş kısmında konunun tarihsel alt yapısı ele alınırken, ikinci ve üçüncü bölümlerde gazete haberleri ve köze yazıları özetlenmiştir. Sonuç kısmında ise Kıbrıs Sorunu ile ilgili basında çıkan haber ve köşe yazılarının genel bir değerlendirmesi yapılarak, gazetelerin Kıbrıs Sorununa bakış açıları ortaya konmaya çalışılmıştır. Ayrıca adı geçen gazetelerin soruna yaklaşımları mukayese edilerek bir değerlendirme yapılmıştır.
₺715,00
KİTAP TANITIMI
A Buying Behaviour Framework for SMEs
SMEs have been recognized as important actors of commercial activity most specifically since the second half of the 20th century. Although understanding its customer potential has been named a top priority among many sectors, there is a limited body of knowledge regarding the buying behaviour of SME’s. Many studies and industry practices frame the context within corporate or individual buying behaviour, however few researchers mention SME’s. When mentioned they tend to tie with elitist attributes and consider them as small versions of big enterprises. Studies and industry practices are conformist and assume that SME’s buying behaviour consists of nothing but -ignoring impulsive tendencies- ‘normative’ or ‘conservative’ typologies. However, the lack of application makes this dichotomy untested, which is also what this book aims to scrutinize.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Büyükşehir Belediyeleri Yönetiminde Güncel Tartışmalar
Belediye meclisi, belediye başkanını engelleyebilir mi?
Muhtar, belediyeden maaş alır mı?
Belediye bütçesinden anket harcaması yaptırabilir mi?
Başkanla encümen arasında anlaşmazlık olursa ne olur?
Belediyeler kısmi zamanlı personel çalıştırabilir mi?
Belediye başkanı diğer kamu kurumlarından yönetici transfer edebilir mi?
Belediyede çalışan bir kişi belediye şirketi yönetim kurulu üyesi olabilir mi?
Belediye, kurulmuş bir şirketi satın alarak da şirket kurmuş olmaz mı?
Bir kişi birden fazla belediye şirketinde yönetim kurulu üyesi olabilir mi?
Arşiv araştırması ya da güvenlik soruşturması yapılmadan personel çalıştırılabilir mi?
Belediye şirketi, belediyeden borç alabilir mi?
Sayıştay belediye şirket yöneticilerine kamu borcu (zimmet) çıkarabilir mi?
Meclis, bütçeyi reddederse ne olur? gibi sorular başta olmak üzere belediyeler ve büyükşehir belediyeleri yönetimi konusunda birçok tartışmalı konunun ele alındığı bu değerli eser, belediye çalışanları, araştırmacılar ve akademisyenlere değerli bir rehber niteliğindedir.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
İBRET Mehmed Tahir Münif
Mehmed Tahir Münif, Türk Edebiyatı’nda ilk defa bu çalışma ile tanıtılmaktadır. “İbret” başlığını taşıyan ve Mukaddime bölümünde “Hak Yerini Bulur” diye de isimlendirilen bu piyes, 1886 tarihinde, Sultan II. Abdülhamid devrinde yayınlanmıştır. Bu dönem, Türk Edebiyatı’nda Recâizâde Mahmud Ekrem ile Muallim Naci ve taraftarları arasındaki Zemzeme-Demdeme, Eski-Yeni tartışmalarının zirvede olduğu, Abdülhak Hâmid’in Yeni’nin zaferini ilan ettiği Makber’inden bir sene sonra, son zamanlarını yaşayan Namık Kemal’in Batı tiyatrosunu tanıttığı Celal Mukaddemesi’nden bir sene öncesine rastlamaktadır. Fransızca bilen, edebiyata meraklı, yetenekli bir genç olan yazar, zamanın hâkim edebî cereyanlarını esere büyük ölçüde yansıtmıştır. Eğlendirirken ders veren Romantik Batı tiyatrosu tarzında kaleme alınmışken, aynı zamanda halk hikâyeciliği ve temaşa geleneklerinden de esintiler taşımaktadır. Ahmed Midhat Efendi’nin iradeli, başarılı, çalışkan, ahlaklı, iş bitirici karakterlerinin yanında Servet-i Fünûn’dan on sene önce Ahmet Cemil gibi melankolik, şâirâne, marazî karakterlerin bir arada rol aldığı, Tanzimat Edebiyatı’nın ilk yeni kurmaca eserlerinde örnekleri görülen entrik yapı ile örülmüş bir anlatıdır. Şâirâne mizaçlı Mazlum Bey’in kudretli abisi Abdurrahman Bey vasıtası ile düşmanlarının üstesinden nasıl geldiğini, zulmün sonunun helâket olduğunu, kötülük edenin daima cezasını bulacağını anlatarak okura ibret dersleri vermeye çalışmaktadır. Türk Edebiyatı’nda ilk defa bu çalışma ile tanıtılacak yazarın ve eserinin, o dönem alt tabaka edebiyatında, bir taraftan eski anlatı geleneklerinin sürdürülürken diğer taraftan Batı etkisinde gelişen yeni kurmaca anlatı tekniklerinin ve Batı tiyatrosunun ayırt edici özelliklerinin nasıl yansıdığı konusunda ışık tutacağını ümit ediyoruz.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
HAKİKATİN PEŞİNDE Tanıklıklarla Araştırmacı Gazetecilik
Enformasyonun serbest akışı ve haberin kolay ulaşılabilir hale gelmesiyle doruğa ulaşan liberal söylemin aksine modern dünyada araştırmacı gazeteciliğe ve araştırmacı gazetecilere duyulan ihtiyaç artıyor. Bu ihtiyaç üç asırlık geçmişiyle “kamu adına hükümetlerin denetlenmesi” şeklinde tarif edilen gazeteciye atfedilen rolün günümüzde ulus ötesi nitelik kazanan hükümet dışı organizasyonları da içine alacak şekilde genişlemesinden kaynaklanıyor. Dolayısıyla yirmi birinci yüzyılın şafağında küresel ölçekte ilişki ağlarını genişleten hükümet dışı organizasyonların denetlenebilmesi ancak gazeteciliğin de küresel kamunun çıkarlarını gözetecek şekilde icrasını gerektiriyor. Sözgelimi yirminci yüzyılın hemen başında Upton Sinclair’ın ortaya çıkardığı yerel bir mesele olan Chicago mezbahalarındaki sağlıksız koşulları gözler önüne seren araştırmacı gazetecilik deneyimi, Julian Assange’ın “Wikileaks İfşaatları” ve Edward Snowden’in “NSA İfşaatları” ile etkisi küresel düzlemde hissedilen yeni bir tür araştırmacı gazetecilik deneyimine bırakıyor.
Kitap; her ikisi de meslekten gazeteci olmayan Assange ve Snowden’in sahip olduğu vicdani sorumluluğu araştırmacı gazeteciliğin başlangıçtan itibaren değişmeyen doğasına bağlayarak bizlere aktarıyor. Böylece araştırmacı gazeteciliğin kamu yararına taşıması gereken vicdani sorumluluğu dünden bugüne örneklendirmekle kalmıyor, titiz bir çalışmayla hükümetlerin ya da hükümet dışı organizasyonların denetlenebilmesi için başlangıç noktası olarak bizlere yeniden hatırlatıyor.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Kolluk İçin Suç Psikolojisi
Psikoloji bilimi suçluluğu, bireysel ve toplumsal faktörlerle açıklamaya çalışmakla birlikte mükerrer suçluluğun önlenmesi ve suçluların rehabilitasyonu konusunda önemli bilgiler ortaya koymaktadır. Suçluluğun nedenlerini anlama ve mükerrer suçu önleme, bütüncül bir bakış açısı ve multidisipliner ekip çalışmasını gerekli kılmaktadır. Dolayısıyla görevi gereği suçlu bireylerle sıklıkla temas eden kolluk güçlerinin suç olgusunu psikolojik bakış açısıyla ele alabilmesi, suça sürüklenen çocuklar başta olmak üzere, her yaştan suç işlemiş bireylere profesyonel yaklaşımda bulunabilmesine ve etkili suç önleme stratejileri geliştirebilmesine katkı sağlayabilir. Suç davranışını açıklayan bireysel ve toplumsal kuramlar, suça sürüklenen çocuklara yönelik psikolojik müdahale yöntemleri, uyuşturucu madde kullanımı ve bağımlılığı, denetimli serbestlik ve psikososyal rehabilitasyon ile bilirkişilik konularından oluşan bu eser, alanında uzman yazarlar tarafından kolluk güçlerine yönelik kaleme alınmış olsa da hukuk ve sağlık profesyonelleri ile sosyal çalışma görevlilerinin de faydalanabileceği bir kaynaktır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
The Teaching of History
This monograph will make no attempt to analyze the personality of the ideal teacher. It is assumed that the teacher of history has an adequate preparation to teach his subject, that he is in good health, and that his usefulness is unimpaired by discontent with his work or cynicism about the world. It is presupposed that he understands the wisdom of correlating in his instruction the geography, social progress, and economic development of the people which his class are studying. He is aware that the pupil should experience something more than a kaleidoscopic view of isolated facts. He recognizes the folly of requiring four years of high school English for the purpose of cultivating clear, fluent, and accurate expression, only to relax the effort when the student comes into the history class. He knows that the precision, logic, and habit of definite thinking exacted by the pursuit of the scientific subjects should not be laid aside when the student attempts to trace the rise of nations. Let us go so far as to assume a teacher who is both pedagogical and practical; scholarly without being musty; imbued with a love for his subject and yet familiar with actual human experience.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
GÖZETLEYEN BAKIŞ
Görme bir iktidardır ve imaj her şeye hâkimdir. Söz eski hükmünü kaybettiğinden, gerçekliğin ve iktidarın takibi sadece gözetlemeyle mümkündür. Varlığımız görüntümüzse, bu görüntünün algılanması da bilinçle ilişkilidir ve algılarımız bakışlarımızla şekillenmektedir. Gözetleyen bakış genellikle arzuyla ilişkilidir ve çoğunlukla seyretmekten zevk alan, suç işleyen röntgenci bir kimliğe bürünür. Bakış artık şiddettir ve gözetleyenler ancak tersine gözetimle kontrol edilebilir. Tersine gözetim, görüntüyü son bir bakışla hızlıca tüketen aylak flanörle yaygınlaşmıştır. Bu durum gözetim iktidara aittir alt metnini sarsmıştır. Veri ikizi gibi çoklu eksen ve kavramların oluştuğu dijital çağımızda hepimiz panoptik ve sinoptik makinelerin içine sıkışan sanal kimliklere dönüştük. Bu durum, gözetleme ve bakışın yeni kavram ve tartışmalarla tekrar okunmasını gerektirmektedir.
₺260,00