KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Osmanlı Edebiyatı Numûneleri, Mehmed Celâl
₺635,00 -

Modernizm ve İslamcı Politik Felsefenin Eleştirisine Giriş
₺300,00 -

Medya ve Çocuk
₺325,00 -

LIFE IN THE MEDIEVAL UNIVERSITY
₺455,00 -

KURUMSAL İLETİŞİMDE GÜNCEL YAKLAŞIMLAR
₺405,00 -

Kitâb-ı Beyân-ı Sınâ‘ât
₺700,00 -

Kamu Kurumlarında Etik İklim ve Örgütsel İntikam
₺300,00 -

İŞLETME BECERİLERİ GRUP ÇALIŞMASI
-

İNGİLİZ TUTANAKLARINDA MONDROS VE MUDANYA
₺520,00 -

IŞIKLAR (GANOS) DAĞI VE ÇEVRESİNİN NEOTEKTONİK DÖNEM JEOMORFOLOJİK GELİŞİMİ
₺650,00 -

Hastanelerde Mali Hizmetler
₺210,00 -

Görsel İletişimde Disiplinlerarası Yaklaşımlar
₺890,00 -

Gençlik ve Din
₺740,00 -

Filmlerin Gölgesinde
₺235,00 -

Eski İngiliz Şiiri
₺495,00 -

Eğlendirerek Değer Edindiren İzlence: Çizgi Filmler
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Medya ve Sanal Diplomasi
Kitap, sanal diplomasi ve yeni medya ilişkisini eleştirel ekonomi politik perspektiften irdeleyen bir çalışmadır. Bu kapsamda sanal diplomasinin aktör, araç ve yöntemleri, sanal diplomasinin aktörleri arasındaki çoklu güç ilişkileri, sermaye ve iktidar yapılarının yeni medya üzerindeki kontrol girişimleri incelenmiştir.
Liberal yaklaşımda sanal diplomasiye geçiş, sadece yeni iletişim teknolojilerinin kullanılması ile açıklanmakta ve böylece teknolojik belirlenimci bir tutum benimsenmektedir. Oysa yeni medya herkesin erişimine açık gibi görünmesinin yanında iktidar seçkinlerine ait bir iletişim ortamıdır. Yeni medyanın ideolojik meşruiyet, müdahale ve mücadele aracı olma niteliğinin sorgulanması gerekmektedir. İktidar ve sermaye yapıları yeni medya üzerinden enformasyon akışını yönetme, kamuoyunu yönlendirme olanağına sahiptirler. Bu bağlamda yeni medyanın sanal diplomasiye ne kattığı, diplomasi pratiği içine neden ve nasıl dahil edildiğini açıklamaya ihtiyaç vardır. Bu kitap bu tür pratikleri açığa çıkarma uğraşı içerisindedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Tedarik Zinciri Dağıtım Ağı Kapsamında Depo Yeri Seçimi ve Araç Rotalama
Küreselleşme, hızla değişen müşteri istekleri, pandemi gibi beklenmedik değişimler, tedarik zincirlerinin daha dinamik, çevik ve etkin bir biçimde yönetilmesini zorunlu kılmaktadır. İşletmeler için rekabet avantajı elde etmenin en önemli yolarından biri, iyi tasarlanmış bir tedarik zincirine sahip olmaktır.
Bu kitap, tedarik zinciri yönetiminde kritik bir öneme sahip olan depo yeri seçimi problemini ve araç rotalama problemini bütünleşik bir yaklaşımla ele alarak, bu iki karmaşık probleme yenilikçi çözüm önerileri sunmaktadır. Önerilen çözümün, yalnızca maliyetleri düşürmekle kalmayıp, müşteri memnuniyetini arttıracağı ve işletmelere tedarik zinciri dağıtım ağlarında ihtiyaç duydukları hızı kazandıracağı düşünülmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Marginal Women in Theatre
The purpose of this book is to present representations of marginal women in contemporary theatre to scholars, researchers, critics, students, and anyone who is interested in womens studies in the fields of contemporary British and American theatre. This book displays marginalized voices of women in the light of feminist criticism in British and American Theatre. The chapters of this book vary from the analysis of how marginal women are represented, womens issues regarding their images, status, or suppression of women to marginal lives of women creating alternative lifestyles in contrast to patriarchal dominant order through a feminist lens. This book also depicts how historic/mythic characters subvert traditional gender roles to set a feminine identity that does not accord with the patriarchal order. The scholars in each part give voice(s) to marginalized feminine identities by discussing how images and experiences of women, and their voices have been effective in the chosen contemporary British and American plays.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
OTO SİGORTALARI HASAR SÜREÇLERİ
2000’li yıllarda başlayan serbest tarife ve 2007 yürürlüğe giren 6584 sayılı sigortacılık kanunu sonrası, oto sigortaları hasar süreçlerinde önemli değişiklikler olmuştur. Serbest tarifeye ve hasar maliyetlerini kontrole bağlı olarak pek çok yeni oyuncu sektöre girmiştir. Bu yeni iş ortakları hasar sürecinde yerini almıştır.
“Oto Sigortaları Hasar Süreçleri” konulu çalışma ile; mevcut sistemin işleyişi ve oyuncuların tespiti yapılmıştır. Bu oyuncuların mevcut uygulamada neler yaptığı, birbirleri ile ilişkileri, yaşadıkları sorunlar ve çözüm önerileri üzerine bir analiz yapılmıştır.
KİTAP TANITIMI
İNOVASYON VE PAZARLAMA
İnovasyonun sonuçlarının değerlendirilmesi, firmaya sağladığı katma değerinin hesaplanması açısından oldukça önemlidir. Ancak inovasyon faaliyetleri çok karmaşık yapıya sahip olmasından dolayı bununla ilgili ölçümlerin yapılmasında kullanılacak göstergelerin tespiti oldukça zordur. Bu konuda ülke bazında yapılan çalışmalar makro düzeyde bir fikir verse de, sektör ve işletme bazında sağlıklı bir inovasyon ölçüm sisteminin geliştirilmesi için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Kurumsal Sürdürülebilirliğin Firma Performansına Etkisi
Sürdürülebilirlik, günümüz işletmeleri açısından yalnızca çevresel sorumlulukla sınırlı olmayan; ekonomik, sosyal ve yönetsel boyutlarıyla uzun vadeli değer yaratmayı ve kurumsal dayanıklılığı şekillendiren stratejik bir yaklaşım hâline gelmiştir.
Kurumsal Sürdürülebilirliğin Firma Performansına Etkisi kitabı, kurumsal sürdürülebilirlik ile firma performansı arasındaki ilişkiyi çok boyutlu bir perspektifle ele almaktadır. Kitapta finansal performansın yanı sıra kurumsal itibar, marka değeri, müşteri sadakati, çalışan bağlılığı, inovasyon, kaynak verimliliği, risk yönetimi, yatırımcı güveni ve rekabet avantajı gibi unsurlar incelenmektedir.
Kitapta sürdürülebilirliğin ölçülmesi ve raporlanması, ESG göstergeleri, sürdürülebilirlik endeksleri, sürdürülebilirlik karnesi ve Türkiye’deki sürdürülebilirlik düzenlemeleri kapsamlı biçimde değerlendirilmektedir. Bununla beraber firma büyüklüğü, sektör, kurumsal yönetim, liderlik, teknolojik yetkinlikler ve düzenleyici çevre gibi faktörlerin sürdürülebilirlik-performans ilişkisini nasıl şekillendirdiği ele alınmaktadır. Yüksek başlangıç maliyetleri, ölçüm ve veri sorunları, örgütsel direnç ve greenwashing riski gibi uygulamadaki güçlükler de tartışılmaktadır.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Global Ekran ve Kültür
Günümüzde toplumsal kültür, gündelik hayatın akışı içerisinde yüz yüze insan etkileşiminin ötesinde çeşitli medya araçlarının ekranları üzerinden ve ekran etkileşimi yoluyla sürdürülmekte ve dönüştürülmektedir. Kitap kapsamında son dönemin en popüler dijital platform dizilerinden olan Squid Game ve benzeri dijital içeriklerle tüketim kültürünün etkileşimi; Türkiye’deki gündüz kuşağında yayınlanan ve izlenme oranları yüksek reality programları ve buralara konu edilen bireylerin mahremiyet, otorite ve itaat kavramlarına dair algılarının dönüştürülmesi; TRT Kûrdi gibi Kürtçe yayın yapan bir devlet televizyonunun yayın içerikleri ile kültürel kimliğin etkileşimi; Disney gibi büyük bir animasyon şirketinin tüm dünyadaki izleyiciye sunduğu prenseslik anlatıları üzerinden belirli toplumsal cinsiyet temsillerini ve kapitalizm ideolojisini türetmesi; medya içeriklerini tüketen izleyicilerin karakterler ile kurdukları duygusal ve tek yönlü bağın, yani parasosyal etkileşimin dijitalleşmeyle beraber yeniden şekillenmesi; ve son zamanlarda faydalı bir kişisel gelişim yöntemi olarak tercih edilmekte olan dijital radyo platformlarının, podcast hizmeti ile postmodern dünyada eğitim alanını ve deneyimini dönüştürmesi gibi günümüzde Türk toplumunun zihniyetini/zihniyetlerini türeten, şekillendiren ve de dönüştüren farklı ekran içerikleri ve bunların kültürel dönüşüme etkileri ele alınmaktadır
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Sakai CLE İş Birliği ve Öğrenme Ortamı
Sakai İş Birliği ve Öğrenme Ortamı bünyesindeki farklı ihtiyaçlara cevap verebilecek araçları ile açık ve uzaktan öğrenme deneyimlerine imkan sunan açık kaynak kodlu bir öğrenme yönetim sistemi çözümüdür.
Eğitimde dijital dönüşümün ilk hedefi öğrenen ile öğretici ya da öğrenme kaynakları arasında yeni ve deneyimsel bir köprünün oluşturulması, zaman ve mekândan bağımsız öğrenmenin yolunun sağlanmasıdır.
Bu çalışmada, eğitim hizmetlerinin daha verimli ve etkin sunumu için dijital öğrenme ortamları ve modellerinin hayata geçirilmesi, kullanımı ve bu ortamlara yönelik içerik geliştirilmesi ve sunumu için Sakai İş Birliği ve Öğrenme Ortamı kurulum, yapılandırma ve kullanım deneyimleri paylaşılmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Üniversite Öğrencilerinin Sosyal Baskınlık Yönelimi ve Başka Bazı Değişkenler Açısından Karşılaştırılması
Bu kitap 2002 yılında Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Sosyal Psikoloji Anabilim Dalında Prof. Dr. Ali Dönmez’in yönetiminde yapılmış olan “ Üniversite Öğrencilerinin Sosyal Baskınlık Yönelimi ve Başka Bazı Değişkenler Açısından Karşılaştırılması” isimli doktora tezinden üretilmiştir. Gruplar arası ilişkiler ilgi çeken bir konudur. Sosyal, siyasal ve kültürel alanlarda tartışılan etnik gruplar, bu çalışmada Sosyal Baskınlık Kuramı çerçevesinde değerlendirilmeye çalışılmıştır. Ayrıca grup temelli baskının her kültürde var olduğunu savunan Sosyal Baskınlık Kuramını Türkiye’de sınama amaçlanmıştır. Türkiye’de farklı etnik grupların üyeleri olan bireylerin, sosyal baskınlık yönelimi, adaletsizliğin algılanması, vatanseverlik, grup içi özdeşleşme, grup statüsünün algısı ve gruba bağlılık gibi değişkenler açısından karşılaştırılmasının bu konularda yapılan diğer bilimsel çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Geçmişten Bugüne Türk Yazınında Kadının Temsili / The Representation of Women in Turkısh Lıterature from Past to Present
Günümüzde toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın hakları konuları, önemli bir tartışma ve araştırma alanı hâline gelmiştir. Bu konulara dair farkındalık arttıkça kadının tarih boyunca çeşitli alanlarda nasıl temsil edildiğini anlamak da önem kazanmıştır. “Geçmişten Bugüne Türk Yazınında Kadının Temsili” adlı bu kitap, farklı disiplinlerden gelen uzmanların katkılarıyla oluşturulan bir koleksiyon sunarak bu önemli konuya dair zengin bir kaynak ortaya koymaktadır. Kitap, okuyucularını Türkçe kayıtlarda kadın temsilinin derinlikli bir yolculuğuna çıkarırken kadın temsilinin tarih boyunca geçirdiği değişimi ve dönüşümü gözler önüne sermektedir. Eser, kadın araştırmaları konusuna ilgi duyan uzmanlar, akademisyenler, öğrenciler ve genel okuyucular için kapsamlı bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Uluslararası Hukuk Bağlamında İnsanlığın Ortak Mirası: Antarktik Doğal Kaynaklarının Küresel Yönetimi Örneği
Ortak miras kavramının tarihsel gelişimi ve temel prensiplerinden yola çıkan bu araştırmada Antarktika’nın ortak miras olarak kabulü uluslararası hukuk kapsamında değerlendirmeye alınmıştır. Kıtanın doğal kaynak rezervleri ve potansiyeli hem canlı kaynaklar hem de mineraller açısından ayrıntılı olarak incelenmiştir. Antarktik kaynakların kullanımına yönelik mevcut hukuki düzenlemeler ve devletler arasında kurulan uluslararası iş birliğinin aşamaları tarihsel sırayla detaylandırılmıştır. Kıta çevresini korunmasının küresel açıdan gerekliliği ve gelecek nesillere etkisi bilimsel verilere dayandırılmıştır. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı uluslararası hukukun bir parçası olarak ortak miras kavramını Antarktika örneğinde değerlendirirken, kıtanın doğal kaynaklar açısından önemini ve hukuki düzenini ayrıntılı olarak ele almaktır. Türkçe literatürde kıtanın uluslararası yönetimini sağlayan Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nin inşa edilmesine ve işleyişine dair kapsamlı bir kaynak bulunmadığından bu sistemsel gelişim sürecinin ortak miras kavramı ve uluslararası hukuk kapsamında detaylandırılması ayrıca önemlidir. Ayrıca bu çalışmada devletlerin şekillendirdiği Antarktika siyaseti uluslararası ilişkiler bağlamında da değerlendirilerek kıta sisteminin geleceğinin yorumlanması amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
ESNEK ÜRETİM SİSTEMLERİ
Üretim sistemlerinin evrimini incelendiğinde her bir gelişim sürecinin temel bir kavram üzerinden gerçekleştiğini görmek mümkündür. Sanayi devriminin başlarında öne çıkan Kavram ETKİNLİK iken, ikinci dünya savaşının hemen arkasından etkinlik konusuna ilave olarak KALİTE kavramı gündeme gelmiştir. Bilişim teknolojilerinin katkısı ve pazardaki gelişmeler 1980lerden itibaren bu iki kavrama esneklik dahil olmuştur. İleri imalat teknolojileri içinde önemli bir yere sahip olan Esnek Üretim Sistemleri konusunda bilgi sahibi olmak özellikle uluslararası rekabet gücü olarak ucuz iş gücüne dayanmış toplumlar acısından önem arz etmektedir. Bu çalışmada esneklik kavramı, esneklik türleri hakkında temel bilgiler verilmiş ve esnek üretim sistemlerinin tanımı, türleri ve bileşenleri ele alınmıştır. Ayrıca esnek üretim sistemlerinin ekonomik analizi ve yatırım karar sürecine katkı sağlayacak bir karar modeli incelenmiştir.
KİTAP TANITIMI
SİSTEMATİK ZOOLOJİ II / LABORATUARI UYGULAMA KİTABI
Sistematik Zooloji II Laboratuarı uygulama kitabında, 61 adet omurgasız ve omurgalı hayvan türü cins seviyesinde sistematiği ve genel özellikleri ile tanıtılmaktadır. Ayrıca cinslerin dahil olduğu gruplar hakkında özet bilgiler verilmiştir. Öğrencilerin özellikle laboratuarda öğrendikleri bilgileri not edebilmesi için de her uygulamanın sonunda boş sayfalar bırakılmıştır. Laboratuar uygulama kitabında yer alan örneklerin seçiminde eldeki mevcut materyal ve bilhassa iyi tanınan büyük gruplar olmasına önem verilmiştir.
KİTAP TANITIMI
ATATÜRK DÖNEMİ SOSYAL POLİTİKA 1923-1938
1923-1938 Yılları arası iktisadi yapıya yön verenlerin sosyal politikaların gelişmesine yönelik çalışmaları, Türk çalışma hayatında önemli bir dönüm noktası oluşturmuştur. Çalışma hayatına yönelik kanunlar, çağdaş bir görünüm kazanmış ve işçiyi işverenin inisiyatifine bırakma anlayışı son bulmuştur. Bu dönemde çalışma hayatına yönelik yasalaşan kanunların birçok eksiklikleri olmasına rağmen iş koşullarından kaynaklanan sorunlar en aza indirilmeye çalışılmıştır. Ülkeyi yönetenlerin işçinin refah ve mutluluğu için çalışması, Türkiye’nin çağdaş bir görünüm kazanmasına katkı sağlamıştır. Üretimin ana unsurunu oluşturan işçinin, toplumun saygın bir üyesi olduğu ve korunması gerektiği düşüncesi oluşmuştur.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Kurumsal Sosyal Sorunlar
Politik ve ekonomik sistemler, dini inançlar ve ahlaki kurumlar gibi değişkenler nedeniyle anlam ve içeriği ülkeden ülkeye değişmekle birlikte; gündelik hayatını devam ettirebilmek için kendi kendine yeterli olmayan kesimleri güçlendirmek amacıyla devletler bazı önlemler alarak ve sosyal politikalar yürüterek hem ülkeyi kalkındırmayı hem de sosyal patlamaları önlemeyi amaçlar. Şüphesiz sosyoekonomik adaleti sağlamak, insan haklarını sınırlayan şartları önlemek, yoksulluğu ortadan kaldırmak, toplum içindeki her birey için yaşam kalitesini ve böylece toplum refahını yükseltmek konusunda devletin yanı sıra yerel yönetimlere, şirketlere, kurumlara ve STK’lara ve tek tek bireylere de çeşitli görev ve sorumluluklar düşmektedir. Çalışmamızda Türkiye’de güncel kurumsal sosyal sorunları içeren üç farklı konuya yer verilmiştir. İlk bölümde kurumsal sosyal sorumluk, ikinci bölümde kurumların giderek önemli bir anomi nedeni haline gelen sessiz istifa ve üçüncü bölümde merkeziyetsiz kurumların sosyal sorunlara etkisi ele alınmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Eğitim 4.0 Ekseninde Türkiye’de İşletme Eğitiminin Dünü, Bugünü ve Yarını
Tarihsel süreç kapsamında incelendiğinde medreseler ve mektepler, Osmanlı Devletinde kurulmuş ilk yükseköğretim kurumları olarak açıklanmaktadır. Bu kapsamda özellikle medrese eğitimi almış kişiler tarafından yazılan eserlerde işletme, iktisat ve davranış bilimlerine yönelik yoruma dayalı konulara yer verilmesi, işletme ile ilgili ilk kavramların eğitim süreçlerinde vurgulandığına dikkat çekmektedir. Buna ilaveten tarihsel süreç kapsamında İşletme İktisadı Enstitüsü ile İktisadi ve Ticari İlimler Akademileri Türkiye’deki işletme eğitiminin gelişmesinde etkin rol üstlenmişlerdir. Yükseköğretimde YÖK dönemi ile birlikte kurulan üniversitelerde özellikle 2006 yılına kadar yüzdelik dilimleri azalan yani puanları yükselen işletme bölümlerinin yıllar bazındaki başarı sıraları sıklıkla artmış ve özellikle 2016 yılından sonra kontenjan azaltımı veya ilgili bölümü kapatma riskiyle karşı karşıya kalmışlardır. Bu durum Türkiye’de işletme eğitiminin plansız olarak büyüdüğünü göstermektedir.
Günümüzde üniversitelerin çeşitli bölümlerinde olduğu gibi, işletme bölümlerinden de mezun olan pek çok öğrencinin beklentilerine uygun alanlarda istihdam edilememeleri, üniversitelerden mezun olan pek çok öğrencinin birden fazla diploması olmasına rağmen iş bulamama sorunları, üniversiteler ile iş dünyasının beklentileri arasında farklılıklar olduğunu göstermektedir. Ülkemizin nitelikli insan kaynakları ihtiyacının daha etkin karşılanabilmesi için, eğitim programlarının sektörlerle beraber ve sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yapılandırılması önem taşımaktadır. İşletme eğitimi ile bireylere toplumsal yaşamda ve özellikle çalışma hayatında ihtiyaç duyulan bilgi ve becerileri kazandırarak, nitelikli insan kaynaklarının yetiştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu bağlamda üniversitelerin işletme eğitimi veren bölümlerinin endüstri 4.0 süreçleri ekseninde eğitim öğretim planlarını uyumlaştırmaları, buna ilaveten söz konusu derslerin sadece teorik olarak işlenmesi yerine deneyim temelli öğretilmesi, nitelikli öğrenme süreçlerine zemin hazırlamaktadır. Bu bağlamda ders planlarında eğitim 4.0 içerikli derslerin uygulama süreçleri ile desteklenmesi önem teşkil etmektedir. Böylece işletme eğitimi süreçlerinin teknoloji ve uygulama süreçleri ile iç içe olması nitelik değeri yüksek insan kaynaklarının örgütsel süreçlerde tercih edilmelerini beraberinde getirebilecektir.
İşletme eğitiminin geçmişten günümüze incelendiği bu kitapta, Türkiye’deki işletme eğitiminin geçmişten günümüze ve gelecekteki durumuna ilişkin durum değerlendirilmesi yapılmış, işletme eğitimlerindeki değişim ve dönüşümler belirlenmiş, geleceğe yönelik işletme eğitiminin niteliksel değerinin artırılabilmesi için öneriler sunulmuştur.
Bu kapsamda çalışmanın ilk bölümünde tarihsel süreç kapsamında işletme eğitiminin analizi yapılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde 2000’li yıllardan günümüze Türkiye’de lisans düzeyindeki işletme eğitiminin analizi yapılmıştır. Buna ilaveten araştırmada işletme eğitimi veren önlisans programlarının sayısı belirlenerek, devlet ve vakıf üniversitelerinde önlisans eğitimi veren işletme bölümlerinin dağılımı karşılaştırılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise işletme eğitiminin gelecek görüntüsü betimlenmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda eğitim 4.0 içerikli dersler devlet ve vakıf üniversitelerinde ayrı ayrı incelenerek belirlenmiş, işletme eğitimindeki değişim ve dönüşümler için öneriler sunulmuştur.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Dindarlık İle Demokratik Bilimsel ve Sanatsal Tutum Arasındaki İlişki
Din, doğumundan ölümüne kadar insanı ve insan hayatını hemen hemen her alanda derinden etkileyen en temel olgudur. Bireylerin herhangi bir olay, durum, kişi, nesne ya da gerçeklik karşısındaki duygu, düşünce ve davranışlarını organize eden zihinsel altyapıları oluşturan tutumların da dinden ve dinin bireysel yaşantı boyutunu ifade eden dindarlıktan etkilenmeleri kaçınılmazdır. Bu etkinin düzeyi, bireylerin dindarlık düzeyleriyle orantılı olarak olumlu ya da olumsuz yönde bir seyir izler.
Günümüzde demokratik, bilimsel ve sanatsal değerler de bireysel ve toplumsal yaşamda önemli yer tutan günlük yaşamın ayrılmaz birer parçası haline gelmiş olan unsurlardır. Dolayısıyla bu değerlere yönelik tutumların da din ve dindarlıktan etkilenmeleri kaçınılmazdır.
Yükseköğrenim mezunu bireyler üzerinde yapılan bu çalışmada, katılımcılara ait demografik değişkenler yanında, dindarlık düzeylerinin demokratik, bilimsel ve sanatsal tutumlarına etki düzeyi ve yönü incelenmiş, elde edilen veriler tablolaştırılmış ve yorumlanmıştır.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Sarah Kane’s Anti-Oedipal Theatre
Postdramatic Theatre, by its very nature, is anti-Oedipal. It resists the restrictive codes of the existing theatrical tradition concerning stage and audience in oedipal axis. it aims to cleanse theatre from the unhealthy, poisonous inscription on the theatrical body so that theatre can be inclusive rather than exclusive, welcoming new experimental dramatic forms. Although many playwrights, starting with Beckett, Artaud, Osborne, may perhaps fall in this category, who could have thought Sarah Kane, labelled as an underrated, naïve young dramatist, could be by far its most extreme representative? Despite her young age, she systematically and strategically de-territorializes the stage and society, deeply sicked by the ossified principles of the oedipal institutions, from her earliest play, Blasted to the last one, 4.48 Psychosis. Kane, like a clinician, diagnoses the problems which neuroticize the English stage. Blasting the blockage which prevents the free flow of desiring production in both stage and social body, Kane celebrates an anti-oedipal, psychotic stage in her plays. Offering an alternative reading of Sarah Kane’s plays from Deleuze and Guattari’s anti-oedipal perspective, this book invites readers to re-interpret the role of Kane and her drama.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Gelibolu Vilayeti 1923-1926
1923 ve 1926 yılları arasında Vilayet olan Gelibolu, 1926 yılı sonunda Bakanlar Kurulu kararı ile Çanakkale’ye bağlı bir ilçe konumuna getirilmiştir. Eserimizde Gelibolu’nun Osmanlılar tarafından fethedildiği günden 1938 yılına kadar olan tarihsel süreç incelenmiştir. Gelibolu’nun idari, askeri, siyasi, nüfus ve demografik, sosyo-kültürel ve ekonomik yapısı ayrıntılı bir şekilde kaleme alınmıştır. Bu kapsamda Milli Mücadele Döneminde Gelibolu’nun işgal edilmesi ve işgal döneminde yaşananlar, vilayet ve yeniden ilçe yapılma süreci, Lozan Antlaşması’ndan sonra bölgenin askeri ve siyasi durumu, göçlerin Gelibolu’nun demografik, kültürel ve ekonomik yapısını nasıl şekillendirdiği, Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile birlikte Türk ordusunun yeniden bölgede hakimiyeti ele alması ve Gelibolu’ya katkısı olan dönemin önemli şahsiyetleri araştırma konumuz olmuştur. Eserimizde Gelibolu’nun tarihinden örneklerle Cumhuriyet Türkiye’sinin ilk yıllarında görülen değişim ve gelişim aşamaları verilmeye gayret edilmiştir.
₺365,00
KİTAP TANITIMI
İlkokuma ve Yazma Öğretimi Ses Temelli Cümle Yöntemi ve Etkinlik Örnekleriyle
DİLBİLİM VE DİL ÖĞRETİMİ
ANADİLİ EĞİTİMİNDE OKUMA ve YAZMA ÖĞRETİMİ
İLKOKUMA YAZMA ÖĞRETİM YÖNTEMLERİNE GENEL ve TARİHSEL BAKIŞ
İLKOKUMA ve YAZMA ÖĞRETİMİNİN AMAÇ ve İLKELERİ BİRİNCİ SINIF ÖĞRETMENİNİN ve ÖĞRENCİLERİNİN ÖZELLİKLERİ
2005 TÜRKÇE ÖĞRETİMİ PROGRAMINDA İLK OKUMA- YAZMA ÖĞRENME AŞAMALARI
BİRİNCİ SINIF KAZANIMLARININ İLKOKUMA YAZMA ÖĞRETİM İLE BİRLİKTE UYGULANMASI
İLKOKUMA YAZMA ÖĞRETİMİ AŞAMASINDA OKUMAYA ve SINIF YAPISINA YÖNELİK ÖZEL DURUMLAR
GÜNÜMÜZE DEĞİN İLKOKUMA YAZMA ÖĞRETİM YÖNTEMLERİNE İLİŞKİN ARAŞTIRMA, TARTIŞMA ve GÖRÜŞLER
KİTAP TANITIMI
THE CAUSES OF THE SUCCESSES OF THE OTTOMAN TURKS
The use of the Ottoman system for the supply of soldiers in time of war may be estimated from the fact, that an armed horseman was required for every fief of the value of twelve pounds a year, and another for every additional twenty pounds. In the time of Solyman these fiefs were able to furnish 150,000 cavalry. The feudal troops were always kept in readiness, nor was anything required to summon them to the field but an order of the Sultan to the two Beglerbegs of the Empire from whom it was communicated to a regular gradation of officers entrusted with the task of mustering these Spahi, or Cavaliers, in their separate divisions. This force served without pay. If they fell in battle, they were honoured as martyrs: if they distinguished themselves, or if the expedition was successful, they were rewarded with larger gifts of property. All their hopes of advancement depended upon the Sultan, and his success in war. They were ready to do his bidding in any part of the world, for the greater part of every country which they subdued was divided among the members of their own body.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Çağın Çocukları
Dijital medya, iki binli yıllardan itibaren yeni bir sosyal çevre yarattı. Bu yeni sosyal çevre uzak-yakın, tanıdık-yabancı, çocuk-yetişkin, köy-kent farklılıklarını bir araya getirmektedir. Çocukların yetişme sürecinde bu yeni ortamın avantajlarını nasıl kullanması gerektiği ya da dezavantajlarından nasıl kaçınması gerektiği önemli bir sorundur. Bu sorun, en başta çocukların dijital medya okuryazarlık düzeyleriyle ilgili olduğu kadar, ebeveynlerin bu konuda yeterlilik düzeylerini de yakından ilgilendiriyor. Özellikle büyük kentlerde geleneksel mahalle kültürü, komşuluk ve akrabalık ilişkilerinin zayıflaması veya değişmesi, ebeveynlerin çocuk yetiştirmedeki yüklerini son derece artırmıştır. Komşular, mahalledeki akran grupları, sokak, park gibi açık alanlar, çocuklara güven içinde zaman geçirecekleri bir çevre olmaktan çıkmıştır. Çocuklar, az sayıdaki aile bireyleri ve tanıdıkları ile güvenli ilişkiler kurabilmekte, ancak zamanının önemli bir bölümünü dijital medya platformlarında geçirmekte, bilgi, deneyim ve arkadaşlık ilişkilerini daha çok buradan yürütmektedir.
Bu kitap, çocukların dijital medya ile ilişkilerinde yaşanan sorunları ebeveynler açısından değerlendirmektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
ARTVİN TARİHİ BİBLİYOGRAFYASI
Araştırma yapacakların ilk başvuru kaynakları olan bibliyografik eserler aradığımız bilgilere ulaşmamız açısından önemlidir. Yapılan çalışmalardan haberdar olmak tekrardan kaçınmamızı sağladığı gibi eksik olanı da tamamlamamıza destek olacaktır. Bu çalışmalar araştırmacıların yapacakları çalışmalarına rehberlik eden kaynaklardır. Literatür bilgisi araştırmacıların ortaya koyacağı eserin daha nitelikli olmasını sağlayacaktır. Günümüz dijital bilgi çağında bilgiye ulaşmak hem kolay hem de karmaşık bir süreçtir. Şüphesiz yöntem bilgisi, neyi nerede aranacağının bilinmesi, araştırmacıların işini kolaylaştırmaktadır. Bibliyografya çalışmaları dağınık olan çalışmaları bir araya getirmesi açısından önem arz etmektedir. Kent tarihi araştırmalarına ilgi duyanlara bir ön başvuru niteliğinde olan bu çalışma, Artvin’in günümüz idari sınırları içerisinde yer alan bölgeye ait çalışmaları içermektedir. Çalışmada Artvin tarihi kaynakları temel alınsa da tarih bilimini destekleyen, ekonomi araştırmaları, demografi ve nüfus çalışmaları, Etnografya, Halk kültürü-folklor araştırmaları, coğrafi hareketlilik-göç araştırmaları, Arkeoloji araştırmaları, sanat, müzik araştırmaları, monografiler, tarım, siyaset, biyografi ve mimarlık araştırmalarına da yer verilmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Memlûk Devleti’nde Merkeziyetçi Yapının Oluşumu (1250-1341)
Çağdaşlarının aksine hanedan esaslı bir yönetimi genellikle takip etmeyen Memlûklerin, kendi dönemleri için atipik bir rejimi sürdürdükleri muhakkaktı. Hanedan yoksunluğunun veraset sistemini bulanıklaştırdığı ve veraset sistemindeki belirsizliğin iktidarı ele geçirme noktasında kargaşaya yol açtığı bir siyasi ortamda, ya (Hobbes felsefesindeki) herkesin herkese savaş açtığı bir düzen ya da bir Memlûk nizamı biçimlenecekti. Uzun ömürlü varlıklarının, bulundukları bölgedeki gelişmelere tesir edebilecek politik-askeri meziyetler, belirleyici bir diplomasi ve Sünni-İslam dünyasının muhafızı olma gibi nitelikler barındırmasını anarşi durumuyla açıklamanın tarihsel gerçekliğe aykırı düşmesi, bu karmaşık yapının tahlili için Memlûk devlet doğasının irdelenmesini bir gereklilik haline dönüştürmektedir. Bu kitap, Memlûk yönetim modelini coğrafyadaki öncel devletlerin idare şekillerinden bağımsız olarak değerlendirme argümanını merkeze alarak, sultanların ve bürokrasi sınıfının siyasal temayüllerini saptama ve bağlantılı diğer birtakım tartışmalı konulara yorum getirme çabasının ürünüdür.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
İslâmiyet’in Maarife Taallûku ve Nazar-ı Muarizinde Tebyini
Rusya’nın önde gelen din eğitimcilerinden biri olarak kabul edilen Bâyezidof, Petersburg Camii’nde yarım yüzyıl boyunca imamlık yapmış ve din eğitimi alanında etkileyici bir miras bırakmıştır. Aynı zamanda hükümet okullarında da din öğretmenliği yaparak, ülkenin din eğitimine önemli katkılar sağlamıştır. Bu süreçte yazdığı eserler, sadece Rusya’da değil, Avrupa genelinde din eğitimi konusunda temel kaynak eserler haline gelmiş ve özellikle Rusya’daki Müslümanlar için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı haline gelmiştir.
Bâyezidof’un çalışmaları, dini eğitim alanında önemli bir referans noktası olarak kabul edilirken, Rusya’daki Müslüman topluluğunun dini bilincinin güçlenmesine ve din eğitiminin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlamıştır.
Bu kitapta, din eğitimi ve din-bilim ilişkilerinde önemli bir yere sahip olan Atâullah Bâyezidof’un “İslâmiyet’in Maarif’e Taalluku ve Nazar-ı Muârizinde Tebyini” adlı risalesi Osmanlı Türkçesinden Latin alfabesine çevrilmiş, ardından günümüz Türkçesine sadeleştirilerek metindeki öğütler, ahlak eğitimi perspektifiyle ele alınmıştır. Metnin ahlaki öğretileri ve eğitici mesajları, dil ve içerik boyutlarındaki değişiklikler bağlamında incelenerek ilke ve mesajlar günümüz okuyucuları için daha erişilebilir hale getirilmiştir.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Atatürk İlkeleri ve İnkilap Tarihi
Mustafa Kemal Atatürk’ün dünyaya gözlerini açtığı dönem tarihsel açıdan önemli olayların yaşandığı bir dönemdir. Dünyada Fransız İhtilâli’nin ortaya çıkardığı “eşitlik, özgürlük, adalet, insan hakları ve milliyetçilik” kavramları önce Avrupa’da daha sonra da Asya’dan başlamak üzere tüm dünyada etkisini göstermeye başladı.
Bu dönemde birçok topluluğu bünyesinde barındıran ve dünyadaki değişim ve gelişmelere ayak uyduramayan ve sorunlara çözüm önerileri üretemeyen, sürekli kan kaybeden Osmanlı Devleti, milliyetçilik akımının da etkisiyle parçalanma ve çözülme sürecine girdi. Osmanlı Devleti’nde böyle bir tarihsel sürecin yaşandığı bir dönemde Mustafa Kemal dünyaya gelmişti. Bu bir ortamın etkisiyle ülkeyi kurtarma sevdası ve düşüncesi O’nun da bazı yaşıtları gibi askerlik mesleğini seçmesine sebep oldu. 1910 yılında Fransa’daki askerî manevralara katılması Mustafa Kemal’in bizzat batıyı görerek tanımasını sağladı. Mustafa Kemal, Trablusgarp’taki savaşta ise batının sömürgeci yüzünü gördü. Tüm bunlar, Mustafa Kemal’in kafasında yıkılmasına ramak kalan çok uluslu Osmanlı Devleti yerine, ulusal temellere dayanan yeni bir devletin kurulması düşüncesinin şekillenmesini sağladı. Balkan Savaşları ve hemen arkasından Birinci Dünya Savaşı’ndaki yenilgi, bu düşüncesini kuvvetlendirdi ve oluşan koşullar, onu ulusal temellere dayanan ve çağdaş ilkeleri içeren Türkiye’nin kurulması mücadelesine yönetti. Birinci Dünya Savaşı Almanya, Avusturya-Macaristan İmparatorlukları ile Rus Çarlığı’nın sonu oldu. Yıkılmaz denen Habsburg, Hohenzollern ve Romanov hanedanlıkları peş peşe tarihteki yerlerini aldılar. Osmanlı hanedanı hâlâ devletin başında görünüyordu ama aslında Osmanlı Devleti, 30 Ekim 1918 tarihinde aslında fiilen sona ermişti.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK-IRAK MÜNASEBETLERİ (1932-1963)
Türk-Irak Münasebetleri Irak Devleti’nin 1932 yılında Milletler Cemiyeti’ne üye olarak kabul edilmesine kadar. Irak Devleti’nin I. Dünya harbinin son yıllarına doğru yeni şekillenmeye başlaması ile daha sonra bağımsızlığını elde edene kadar da, Türk-İngiliz ve Irak münasebetleri şeklinde gelişmiştir. Türk-Irak münasebetlerini açıklayabilmek için tarihi seyir içerisinde Milli Mücadele dönemine kadarki Türk-Arap münasebetlerinin kısa ve öz bir değerlendirmesini yapmayı uygun buldum. Çünkü Irak’ın tarihine etraflıca ve derinlemesine baktığımızda, Mezopotamya bölgesinde Araplardan kat kat daha fazla Türk’ü ve Türk devletlerini görmek mümkündür. Çünkü Irak, Selçuklular zamanından itibaren, Atabeglikler, Karakoyunlular, Akkoyunlular ve Osmanlılar olmak üzere asırlar boyu Türk idaresi altında kalmıştır. Irak, Birinci Dünya Savaşı sırasında Türk coğrafyasının sınırlarının İngilizler ve Fransızlar arasında çizilip yeniden tanzim edilmesi sebebiyle meydana gelen 20. yüzyıl devletlerinden birisidir. Daha sonra Lozan’da imza edilen 24 Temmuz 1923 tarihli andlaşmanın, Türkiye ile Irak arasındaki sınırın belirlenmesine ilişkin hükümleri göz önünde tutularak Irak bağımsız bir devlet sayılmış ve Irakla İngiltere arasında yapılan 10 Ekim 1922 ve 13 Ocak 1926 tarihli andlaşmalarla Türk-Irak münasebetleri başlamıştır.
Yaşar CANATAN
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Bolu Folklorunda Doğum Geleneği
Bolu folklorunu derleme çalışmalarımız kapsamında 2016 yılının ilk yarısında Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde “Türk Kültüründe İnanç ve İnanışlar” seçmeli dersi ile “Bolu Şehir Folkloru” seçmeli dersi kapsamında yaklaşık olarak 200 lisans öğrencisinin derleyici olarak katıldığı bir derleme çalışması yürütülmüştür. Bu derleme çalışmasında Bolu merkez köyleri de dâhil olmak üzere 7 ilçe ve 100’ün üzerinde köy, öğrenciler tarafından taranmıştır.
Derleme çalışmasında Bolu folklorunun “Doğum”, “Evlenme” ve “Ölüm” gelenekleri üzerinde durulmuş ve bu geleneklerle alakalı olarak sahada kaynak kişilere çeşitli sorular sorulmuş; adet ve uygulamalara, inanç ve inanışlara dair çeşitli derlemeler yapılmıştır. Doğum, evlenme ve ölüm gelenekleri ile ilgili olarak kaynak kişilere yaklaşık 300 kadar soru sorulmuş ve bu sorulara verilen cevaplar da kayıt altına alınmaya çalışılmıştır. Kayıtlar; ses kayıtları, fotoğraflar, anketler ve video kayıtları şeklindedir. Elinizdeki kitap bu çalışmanın “Doğum Geleneği” kısmını ihtiva etmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Başkaldırı ve Uyum
Türk Muhafazakârlığı ve Nurettin Topçu başlıklı araştırma evreninde, oldukça karmaşık ve sorunlu bir görünüm arz eden ?Türk muhafazakârlığı? olgusu masaya yatırılmaktadır. Türk muhafazakârlığının, gelişmiş Batı ülkelerinde hayli baskın bir siyasal birikime sahip muhafazakâr akımlarla paylaştığı temel değerlerle, onu Batı muhafazakârlığından ayrıştıran öğeler tartışmada önemli yer tutmaktadır. Aslında muhafazakârlığın, ?bir sabun köpüğüne? benzeyen seçmeci (eklektik) ve kaygan yapısı, araştırmacıyı daha baştan kimi ikilikler/zıtlıklarla (dikotomiler) karşı karşıya bırakmaktadır. Bu yüzden tezin ilerleyen kısımlarında da belirtileceği gibi muhafazakârlığın ne olduğunu anlayabilmek, aslında onun ne olmadığının anlaşılmasında yatmaktadır. Zira gerek Batı gerekse Doğu (Türkiye ve modernleşme sürecine girmiş çeşitli İslam ülkeleri kastedilmektedir) muhafazakârlığında şeytan ?ayrıntıda? daha doğrusu, zıtlıklarda gizlidir.
Tezin başlığının, Türk Muhafazakârlığı ve Nurettin Topçu olarak belirlenmesi ister istemez araştırma evreninin ikili bir yapıya bürünmesine, yani evrenin, ?muhafazakârlık/Türk muhafazakârlığı ve Türk muhafazakârlığı/Nurettin Topçu? şeklinde ikiye bölünmesine yol açtı. Dolayısıyla çalışmanın ilk bölümünde muhafazakârlığın kuramcıları aracılığıyla nasıl seslendirildiği, muhafazakârlığa eleştirel bakan düşünür ve akımların muhafazakârlığa yönelttikleri itirazlar gibi konular önemli bir yer tuttu. Batı ve Doğu muhafazakârlıklarının, temel izlekleri karşılıklı metinler bağlamında tartışıldı. Burada gözetilen temel hedef Batı/Doğu muhafazakârlıklarının paylaştıkları/ayrıştıkları değerler kümesinin ortaya çıkarılıp karşılaştırılabilmesiydi.
KİTAP TANITIMI
Önceki Öğrenmenin Tanınması
Bu kitapta yükseköğretime yeni açınımlar getirmesi beklenen bu paradigmadan yararlanılmasına yönelik ulusal bir politika önerisi belirlenmesi amaçlanmıştır. Kitapta önceki öğrenmenin tanınması (ÖÖT) ile ilgili kavram, terim, model ve kuramlar alanyazın taraması yoluyla açıklandıktan sonra dünyada ve Türkiye’deki mevzuat ve uygulamalar incelenmiştir. Bununla birlikte, öğrenenlerin ÖÖT üzerine olan farkındalıkları örnek iki gruba yönelik olarak araştırılmış ve bulgular anket ve görüşme tekniği ile toplanan verilerin analizi ile elde edilmiştir. ÖÖT ile ilgili Türk yükseköğretiminde politika ve uygulama bağlamında yapılması gerekenler hakkında ise uzman görüşlerine başvurulmuştur. Konu ile ilgili uzman görüşleri, görüşme tekniği ile toplanan verilerin analizi ile belirlenmiştir. Sonuç olarak tespit edilen bulgulardan hareket edilerek ulusal bir ÖÖT politikası geliştirme bağlamında önerilerde bulunulmuştur.
₺260,00