KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

AYDINOĞULLARI TARİHİ ÜZERİNE YAZILAR
₺210,00 -

Antikçağlardan Ortaçağlara Turan-İran Coğrafyasında Şehir, Kültür ve Medeniyet
₺585,00 -

AK Parti Hükümetlerinin Ortadoğu Politikaları Suriye Örneği
₺210,00 -

2021 Yılı Türk Sözlü Geleneğinden Derlenen Dini Memoratlar
₺405,00 -

Yeni Nesil Sınıf İçi Değerlendirme Teknikleri
₺260,00 -

Tarihin Ötesinde
₺275,00 -

Çağdaş Özbek Şairi: Tahir Kahhar ve Şiirleri
₺720,00 -

Uygulamalı Dilbilim II
₺360,00 -

Hata Türü ve Etkileri Analizi Ve Sektör Uygulamaları
₺950,00 -

İleri Yetişkinlikte Hayat Boyu Öğrenme
₺320,00
KİTAP TANITIMI
Amerikan Board Misyonerlerinin Balkanlar ve Ortadoğu Coğrafyasındaki Anatomisi (1820-1923) Cilt II
Geleneksel misyonerlik tarihi anlatılarının ötesine geçen bu kapsamlı çalışma, binaları ve diplomatik belgeleri değil; bu devasa yapıyı omuzlarında taşıyan insan unsurunu merkeze alıyor. Çalışma 1026 kişilik personel evrenini kolektif biyografi ve tarihsel demografi yöntemleriyle çözümlüyor. Eser; New England’dan Doğu’nun zorlu coğrafik şartlarına “biyolojik şok” tecrübesini, rasyonel personel yönetimini, “misyoner hanedanlıkları” yaratan akrabalık ağlarını ve kadın misyonerlerin dirençli profillerini ampirik verilerle inceliyor. Kurumsal aklın, yetkiyi yerel kadrolara devrederek kendi varlığını planlı şekilde tasfiye etme stratejisini deşifre ediyor. “Misyoner anatomisini” karanlıkta bırakmayan bu kitap, Yakındoğu’nun toplumsal dönüşümünü insan kaynağı üzerinden yeniden okuyan benzersiz bir başvuru kaynağıdır.
₺1.100,00
KİTAP TANITIMI
SEÇİM SİSTEMLERİ ve ULUSAL KÜLTÜR
Seçim sistemleri ve ulusal kültür beşeri yaşamı şekillendiren ve onun içerisinde şekillenen iki önemli olgudur. Demokrasi ile yönetilen ülkelerde, halkın temsilinin dayandığı esas mekanizma olarak seçim sisteminin tipi, parlamentolarda temsilde adalet ve istikrar açısından sürekli tartışılagelen konulardan birisi olmuştur. Sosyal yapının tüm bileşenlerinde olduğu üzere, seçime ilişkin hususlarda da kültürün yansımalarının olmasını beklemek kaçınılmazdır. Her ülkenin kendisine has özellikleri mevcuttur ve bu özellikler, o ülkeyi diğer ülkelerden farklı kılar. Bu farklılıklardan özellikle ulusal kültür boyutları ve seçim sistemleri konusu bu çalışmanın ana odağını teşkil etmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Sözlü Çevirinin Mutfaği
Sözlü çeviri eğitimini ve mesleki uygulamaları çok boyutlu bir bakış açısıyla ele alan bu çalışma; akademisyenler, profesyonel tercümanlar ve geleceğin sözlü çevirmen adaylarıyla gerçekleştirilen kapsamlı mülakatlara dayanıyor. Kitap, eğitim sürecinden sektörün dinamiklerine uzanan köprüde karşılaşılan yapısal sorunları, güncel piyasa koşullarını ve dijitalleşmenin getirdiği zorlukları ilk ağızdan, net bir biçimde ortaya koyuyor.
Mevcut eksiklikleri ve tıkanma noktalarını tespit etmenin ötesine geçen eser; eğitim müfredatlarının çağdaş ihtiyaçlara göre güncellenmesi, teori ile pratik arasındaki bağın güçlendirilmesi ve mesleki standartların yükseltilmesi adına somut ve yenilikçi çözüm önerileri sunuyor. Hem akademik dünyaya hem de sektöre adım atmaya hazırlanan genç yeteneklere rehberlik etmeyi amaçlayan bu kitap, sözlü çevirinin geleceğine ışık tutan dinamik bir yol haritası niteliğindedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Antarktika Siyasetini Şekillendiren Güncel Meseleler
Antarktika Dünya’nın en büyük beşinci kıtasıdır ve yedi farklı devlet, toprakları üzerinde egemenlik iddia etmektedir. 1961’den beri Antarktika, üyelik şartlarına göre Dünya uluslarının çoğunu etkin bir şekilde dışlayan bir rejim olan Antarktika Antlaşmalar Sistemi (AAS) altında yönetilmektedir. Bu kitap Antarktika yönetiminin karşı karşıya olduğu Soğuk Savaş sonrası zorlukları incelemeye almıştır. Kıta yönetimini şekillendiren konuların başında gelen serbest turizm ve bilim ve teknolojideki yeni gelişmeler gibi sistemsel düzeni istikrarsızlaştırma potansiyeline sahip güncel meseleleri detaylıca değerlendirmiştir. Bu çalışmada devletlerin şekillendirdiği Antarktika siyasetinin işleyişi konular ve olaylar üzerinden ele alınarak kıta sisteminin geleceğinin yorumlanması amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
DİN EĞİTİMİ AÇISINDAN KURANA GÖRE İTÂAT KAVRAMININ OLGUSAL ANALİZİ
İtaat, hayatın öncelikli ve değişmez konularından biridir. Beşeri, insan yapan, şeytanı ilahi rahmetten uzaklaştıran, itaat konusundaki tavırdır. İnsanlar her dönemde belirli varlıklara itaat etmiştir; değişen sadece itaat edilenler ve itaatin kapsamı olmaktadır. Dini ve dünyevi işlerimizde kaçınılmaz olan, kulluk, huzur ve sosyal hayatın temel dayanağı itaat; tüm kâinat için söz konusudur.
Doğru ve şartları belirlenmiş olan itaat her iki dünyada insana mutluluk vermektedir. Tevhidi, sadece bilmek ve anlamak iman kabul edilemeyeceği gibi; İslamiyet de salih amel ve itaat olmaksızın imanı tek başına yeterli görmemektedir. Kulluğun, bireysel ve sosyal düzenin temini doğru itaat ile mümkündür.
İtaatin türleri, itaat kültürü ve unsurları, itaati istenenler ve yasaklananlar, itaati kolaylaştıran ve zorlaştıran faktörler, itaatin geçerlilik şartları ile dünyevi ve uhrevi sonuçları; itaatle ilişkisi bulunan nefis ve irade eğitimi, irade ve kudret, imtihan, ilahi bilgi, özgürlük ve sorumluluk, ahlak, nifak, akıl, kalp, vicdan ve taklit kavramlarının açıklandığı kitap; İslam düşüncesindeki itaat anlayışını irade, özgürlük ve sorumluluk ekseninde analiz etmektedir.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
TARİHSEL EKSENDE OKSİDENTALİST SÖYLEM VE DİNİ YÖNELİMLİ MEDYANIN ROLÜ
Türk düşün tarihinin önemli akımlarından biri olan İslamcılık son yıllarda Türkiye’de yükselişe geçmiştir. Dini yönelimin gerek politik gerekse kültürel alandaki bu yükselişi, Batı’dan farklı bir dünya tasavvur eden oksidentalist düşüncenin gelişimine sebep olmuştur. Bu süreçte dini yönelimli medya çok önemli bir rol oynamaktadır. İslamcı düşüncenin yazılı basındaki varlığı Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerine kadar dayanır. Türk sinema tarihinde ise birçok dini filme rastlamak mümkündür. Ancak oksidentalizme dayanak oluşturan dini düşüncenin medyadaki asıl etkinliği özel televizyonlarla birlikte başlamıştır. Özel televizyonculuğun 1990’ların başından itibaren ortaya çıkmasıyla birlikte dini temalı yayın yapan birçok kanal kurulmuştur. Televizyonu bir eğitim platformu olarak kullanan bu kanallar, dini düşünceyi yaygınlaştıran programlar hazırlamıştır. Bu programlarda ortaya çıkan genel görüntü, Batılılaşmaya karşı eleştirel bir söylemi yansıtır. Bu çalışma, dini yönelimin yükselişini ve medyanın bu süreçte oynadığı rolün daha iyi kavranmasını amaçlayan bir çabanın ürünüdür.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
İspanya Çağdaş Dört Yazar Üzerine İnceleme
Aşk denizcisiyim,
Onun açık denizlerinde yelkendeyim,
Bir limana varır mıyım, varmaz mıyım,
Ümitsizce yollardayım.
Uzaktan izlediğim
Bir yıldızın peşindeyim
(Çev. Banu Karakaş )
Bu çalışma, daha önce İspanya-Kültür, Toplum, Edebiyat İncelemeleri başlığıyla yayımlanmış olan kitabın bir devamı olarak düşünülebilir. Bu defa İspanya’daki çağdaş yazarlar arasından seçilen Anjel Lertxundi Esnal, Rosa Montero, Eduardo Mendoza Garriga ve Manuel Vázquez Montalbán’ın İspanyol edebî kültürü içerisinde edindikleri yere değinilmiştir.
1939 ile 1951 yılları arasında doğmuş olan bu yazarlar içlerinde ezelden beri var olan okuma ve yazma aşkıyla edebî dünyanın peşine düşmüşlerdir. Aynı çağın şartlarını, birbiriyle benzeşen sıkıntıları ve kaderleri aynı coğrafya üzerinde paylaşmış, benzer ödevler ve sorumluluklar yüklenmişlerdir. Kendi toplumlarını, yetişme tarzlarını, onları şekillendiren, edebî kişiliklerine yön veren çevresel faktörleri ve benliklerini eserlerine incelikle işlemişlerdir.
Dünya edebiyatındaki sayısız hazineler içerisinde yer alan İspanya’nın bu çağdaş dört yazarına ayna tutarak ışıltılarını yansıtma, onların arasından bilinmeyenleri tanıtma, bilinenlerin bilinirliklerini artırma isteği ise bu çalışmanın hazırlanmasındaki en önemli etkendir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Kriz, Algı ve Markalaşma Açısından İletişim Yönetimi
Siyasal, toplumsal ve iktisadi nitelikli örgütsel yapılar başta olmak üzere “insan”la ilgilenen her yapının amaç ve hedeflerini gerçekleştirmesi iletişim süreçlerini yönetmesiyle yakın bir ilişki içerisindedir. Özellikle son yüzyıl içerisinde gelişen ve son çeyrek yüzyılda da devasa bir ivme yakalayan iletişim teknolojileri ve bunlar üzerinden kurulan iletişim ağları örgütsel yapıların hedef kitleleriyle olan ilişki ve etkileşim biçimlerinde önemli değişimlerin ve yeniliklerin yaşanmasını da beraberinde getirmiştir. Bu yeni durum örgütsel yapılarla hedef kitleleri arısındaki ilişki ve etkileşime dair avantaj ve dezavantajları içinde barındırmaktadır. Örgütsel yapılar açısından bakıldığında avantajları arttırmak ve dezavantajları azaltmak amaç ve hedefleri gerçekleştirmek için bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durum örgütsel yapıların iletişim yönetimini dikkatli bir şekilde yürütmelerini gerekli kılmaktadır. Bu çalışmada siyasal açıdan kriz yönetimi ve algı yönetimi ile genel olarak marka konumlandırma süreci iletişim yönetimi çerçevesinde ele alınmaya çalışılmıştır
₺325,00
KİTAP TANITIMI
The Hittites The Story of a Forgotten Empire
Recent discoveries have retorted the critic’s objections upon himself. It is not the Biblical writer but the modern author who is now proved to have been unacquainted with the contemporaneous history of the time. The Hittites were a very real power. Not very many centuries before the age of Elisha they had contested the empire of Western Asia with the Egyptians, and though their power had waned in the days of Jehoram they were still formidable enemies and useful allies. They were still worthy of comparison with the divided kingdom of Egypt, and infinitely more powerful than that of Judah.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
POSTHUMAN SPACE IN MARIO PETRUCCI AND ALICE OSWALD’S POETRY
Drawing on recent posthumanist theories that promote a non-anthropocentric perspective, this study examines the works of contemporary British poets Mario Petrucci and Alice Oswald. It is argued that their poetry can be described as posthuman poetry, which envisions posthuman spaces of becoming where human and nonhuman worlds coexist on a non-hierarchical basis. Petrucci’s engagement with ecocritical crises in the Anthropocene underscores the limits of human agency, and it foregrounds destructive impact of human actions on the ecosystem. In a posthuman context, therefore, Petrucci problematises the human/nonhuman binary by representing the erosion of the anthropocentric worldview in the face of environmental crises such as deforestation, global warming, and the Chernobyl nuclear disaster in Bosco (1999), Heavy Water: A Poem for Chernobyl (2004) and Half Life: Poems for Chernobyl (2004). In these collections, challenging the perception of nonhuman matter as passive, Petrucci emphasises the agency of trees and radioactive particles. Similarly, Alice Oswald moves the reader beyond the human-centred treatment of the natural world. Rejecting human exceptionalism, Oswald’s Dart (2002) presents a polyphonic meshwork where the voices of alternating human speakers and the River Dart interweave within a posthuman space. Representing the intersubjective and dialogic exchanges between the human and nonhuman inhabitants of the Severn Estuary and the lunar cycle, Oswald’s A Sleepwalk on the Severn (2009) further problematises the subject/object binary by creating a posthuman space of becoming grounded in a communicative framework. Hence, bringing Petrucci and Oswald together, this study draws attention to trans-corporeal and polyphonic entanglements of human-nonhuman, subject-object and self-other non-binaries, and it aims to show how poetry, as a literary medium, can contribute to questioning and transforming the anthropocentric vision of humankind in the contemporary world.
KİTAP TANITIMI
Tatarca Referans Grameri
Girişten
Bu çalışmanın konusu, bugünkü Tatarstan coğrafyasında başta edebiyat olmak üzere, basın (gazete, dergi vs.), yayın (Tv ve Radyo yayınlarında) ve eğitim (ilk ve orta öğretimde zorunlu) alanlarında kullanılmakta olan yazı dili Tatarcasıdır. Öte yandan Tatarcanın konuşma dili olarak özellikle şehir popülasyonu arasındaki kullanım alanı devletin birinci resmi dili olan Rusçaya göre çok daha sınırlıdır. Tatar dili ve kültürü 1552 yılında Kazan Hanlığının yıkılmasından itibaren Rus baskısı altında kalmıştır. Sovyet dönemindeki azınlık halkların assimalasyonu politikalarıyla iyice ağırlaşan bu baskı Tatarlar arasında her geçen kuşakta daha da derinleşen dil değiştirme (language shift) sonucunu doğurmuştur. Tatarca konuşanların sayısı her geçen gün daha da azalmaktadı (Wertheim 2003:348). Tatarca, Tatarstan Cumhuriyetinin Rusçadan sonra ikinci resmi dilidir. BugünTatarca, her ne kadar Tatarların azınlık olarak yaşadıkları Tataristanda millet olarak varlıklarını devam ettirmelerinin en önemli aracı olarak görülmekte ve Tatarcanın Sovyet döneminde yitirdiği sosyal ve politik öneminin Sovyet sonrası dönemde yeniden kazandırılması yolunda özellikle Tataristan Cumhuriyetinin 1991 ylında otonom hale gelmesinden sonra, gerek Tatar hükümeti, gerekse Tatar aydınları nezdinde çeşitli adımlar atılmakla birlikte, halen Tatarca Tataristan Cumhuriyetinde 4 milyonluk nüfusun yaklaşık ¼ ü tarafından konuşulmaktadır.Konuşma dili olarak şehirlerde katışıksız olarak ya da Tatarstan Cumhuriyetinin resmi dili olan ve Tatarcadan çok daha fazla kullanım alanına sahip olan Rusça ile çeşitli dercelerde karışık olarak çeşitli stillerde konuşulmaktadır
KİTAP TANITIMI
Türkçe Bildirme Kipi Genel Zaman Ulamı
Bu kitapta Türkçe bildirme kipi ulamı, Prof. Dr. V. G. Guzev’in geliştirdiği “üç kerterizli zaman kavrayışı” temelinde ele alınmıştır. Buna göre Türkiye Türkçesi şimdiki zaman, geçmiş zaman ve gelecek zaman kesiti olmak üzere üç kerterizli bir zaman sistemine sahiptir. Elinizdeki çalışmada, söz konusu kerterizlere ait tüm ulam şekilleri kiplik, dil bilgisel zaman ve görünüşlük özellikleri temelinde ele alınmış, geçici olarak farklı işlevde kullanımları tespit edilmiş, sözlü (konuşma) ve yazılı sözdeki (yazı) kullanım özelliklerine göre verimlilikleri ortaya konmuş ve söz konusu ulamların anlamı, anlam birimcik çözümlemesi metoduyla yapılandırılmıştır.
Kiplik ve kip, dil bilgisel zaman, görünüş ve kılınış gibi konular; lisansüstü tez, bilimsel makale ve monografik çalışma düzleminde sıklıkla ele alınmakta ve bu çalışmalar ilgiyle takip edilmektedir. Elinizdeki bu çalışma da kiplik ve kip ayrımını ortaya koyması; Türkçenin zaman sistemini bütüncül bir biçimde sunması ve Türkçe bildirme kipini meydana getiren ulam şekillerinin kiplik, zaman, görünüş ve kılınış özelliklerini tespit etmesi bakımından önem arz etmektedir.
Çalışmanın, genel olarak ele alınan ulamların anlamını anlam birimcik çözümlemesinden hareketle yapılandırması bakımından anlam bilimi; yargının morfolojik yolla dile getirildiği araçlardan olan bitimli şekilleri ele alması bakımından biçim bilimi; ulam şekillerinin pragmatik kullanımlarını ve söz diziminde üstlendikleri farklı işlevleri vermesi bakımından edim bilimi ve söz dizimi gibi alanlara, özel olarak ise Türkiye Türkçesi çekim biçim bilimi ve Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi alanlarına katkı sunacağı düşünülmektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
İran, Suriye Savaşı ve Hizbullah
Küresel ve bölgesel güçlerin dahil olduğu Suriye’deki vekalet savaşında, İran, Şii milislerini Esad rejiminin yanında savaşmak üzere Suriye’deki çatışma sahasına seferber etmiştir. İran destekli Şii milisler, kuruluşlarından günümüze kadar İran’la yakın ilişkiler kurmuşlardır. Bu milislerin en önemlisi, İran’ın bölgedeki en güçlü caydırıcı gücü olan Hizbullah’tır. 2010-2015 yılları arasındaki süreci kapsayan bu çalışmada, İran-Hizbullah ilişkileri tarihsel bir bağlama yerleştirilerek, Suriye savaşında İran’ın bölgedeki en güçlü caydırıcı ve Şii milis güçlerinden biri olan Hizbullah’ın rolü, İran’ın Suriye politikası bağlamında ele alınmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
İşçi ve Sinema
Sinema sanatının kitlesel etki gücünün yüksek olduğunu belirtmekte yarar var. Zira Bonitzer’e göre seyirciyi şaşırtan şey, perdede görülenlerin gerçeğe benzerliğidir. Gerçeğe benzer olan ile gerçek olan arasındaki ilişki, sinemanın seyirci üzerindeki etki gücünün belirleyici olmasında önemli bir etkendir. Sinema sanatının algı üzerindeki etki gücü; tesis edilen bürokratik yapının ideolojik kabulünü, kurgusal gerçeklik ile yaşamın gerçeği arasında kurulan bağ ile sağlamasında saklıdır. Bundan dolayı sinema, ideolojik örgütlenmede önemli bir propaganda ve ajitasyon aracıdır. Fakat kapitalist sistemde sinemanın işlevinin sınırlarını belirleyen faktör; ekonomik yapının önerdiği bölüşüm ilişkileri ve bunun sosyoekonomik sonuçlarıdır…
₺585,00
KİTAP TANITIMI
TÜKETİM KÜLTÜRÜ BAĞLAMINDA TELEVİZYONDA REALİTE ŞOV PROGRAMLARI
Alandaki orijinal ve temel çalışmalardan yararlanılarak hazırlanan bu çalışmayı okuyan bir kişi, genel olarak realite şovların ne olduğunu, nasıl olduğunu tam ve doğru bir şekilde öğrenip anlayabilmeli; özel olarak da realite şovların içeriğinin nelerden oluştuğunu ve kapsamının ne olduğunu görmelidir. Bu kitapta farklı akademik ilgi ve birikime sahip kişiler için anlaşılır olabilmek amacıyla özellikle dilin sade tutulmasına özen gösterilmiştir.
Özetle çalışmada, egemen olanın izleyici üzerinde otorite kurmasını sağlayan toplumsal normların yeniden üretiminde önemli rol oynayan medya, realite şovlar aracılığı ile izleyiciye, belirli bir çerçeve içinde kendi televizyon gerçekliğini oluştururken tüketim toplumuna yeni popüler ürünler yaratmaktadır. Bu ürünlerin sunumu ise izleyicinin sevdiği karakterlerden anlatıcı/sunucu seçilerek ikon (bilirkişi) oluşturulmaktadır. Evim Şahane programında da görülmektedir ki, mobilya sektörünün popüler ürünleri, yoksulluk ya da zenginlik gözetilmeksizin sunulup, toplumsal cinsiyet normları da egemene göre yeniden üretilmiştir.
Son olarak, bundan sonraki dönemlerde konuyla alakalı çalışma yapmak isteyen araştırmacılar, realite şov programlarının etkilerini diğer televizyon programlarının etkileriyle, ülkemizde yayınlanan realite şov programlarıyla diğer ülkelerde yayınlanan realite şov programlarını kıyaslamaya ve realite şov programlarının toplum ve birey üzerindeki olumsuz etkilerini önlemeye, ayrıca programda sponsor firmaların kullandıkları ürün yerleştirmeye yönelik çalışmalar yapabilirler.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
İngilizce Öğreniminde ve Çeviride Anlamsal ve Sözdizimsel Sorunları Çözümleme Alıştırma Kitabı
Dil öğrenimi dinamik, uzun, ama bir o kadar da önemli ve ufuk açan bir yolculuktur. Uzun yıllar eğitmen kimliğimizle gözlemleyip, sorunlu olduğunu saptadığımız bazı konuları ele alan bu çalışma kitabıyla bu dilsel yolculukta kendini geliştirmek isteyen öğrencilere destek sağlamayı amaçladık. Kitapta odaklandığımız konular öğrencilerin sıklıkla zorluk yaşadığı zarflar ve kiplikler, sıfat cümleleri ve anlam belirsizliğini içermektedir.
Bizleri yetiştiren değerli İngilizce öğretmenlerimizi burada anarken, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin Kurucu Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan hocamızın “Her eğitimli kadının bu cumhuriyete borcu var” sözünden ilham alarak hazırladığımız bu kitabın tüm kullanıcılara faydalı olmasını içtenlikle diliyoruz.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
SAVAŞ ÜZERİNE NOTLAR
SAVAŞ…
Üzerine asalet, şeref, fedakârlık tohumları da tutar; hırs, kibir, yıkım, açgözlülük tohumları da tutar.
Temel uygulama prensipleri (güç kabul ettirme-boyun eğdirme) çok değişmese de; uygulama-uygulanma-güdüleme-bilgilendirme-şeffaflık yönleri ile devamlı bir değişim içerisindedir.
Çağın teknolojinin, zamane insan ve lider profilinin şekillendirdiği “savaş anlayışları ve argümanları” 21. yüzyılın hızla değişen tabiatına ayak uydurmuş vaziyettedir.
Bu kitapta bir kaç başlıkla bu değişimin örnekleri ele alınmaya çalışılmıştır.
Madem savaşsız bir dünya bizlere hediye edilmiyor, en azından anlamaya çalışmalı… Zira 21. yüzyılda her şey birbirine sıkıca bağlı ve bağımlı…
Dr. Songül ALŞAN
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Mustafa Reşit Bey’in Hikâyeleri ve Mensur Şiirleri
Mustafa Reşit Bey’in Tanzimat sonrası Türk edebiyatının estetik dönüşümünde üstlendiği kritik rolü mercek altına alan bu çalışma, yazarın kurmaca ve “mensur şiir” türündeki verimlerini bir bütünlük içinde sunmaktadır. “Ara Nesil”in hassas kalemlerinden biri olan Mustafa Reşit Bey, dönemin hâkim edebî anlayışı ile Servet-i Fünun’un müjdeleyicisi olan yeni üslup arasında entelektüel bir köprü vazifesi görür. Elinizdeki eserde toplanan Tezkir-i Mazi, Bir Çiçek Demeti, Cüzdanımdan Birkaç Yaprak ve Tesavir-i Hayat adlı metinler; romantik duyarlılığın, melankolinin ve ferdî ıstırapların retorik düzeyde nasıl bir kimliğe büründüğünü kanıtlar niteliktedir.
Yazarın metinleri tabiat tasvirleri, kadının toplumsal temsili ve modernleşme sancıları gibi izlekleri lirik bir derinlikle işler. Özellikle “mensur şiir” türünün erken dönem örneklerini barındıran bu külliyat, Türk edebiyatında mensur anlatının şiirselleşme evrelerini takip etmek isteyen araştırmacılar ve edebiyatseverler için temel bir referans kaynağıdır. İstanbul’un coğrafi ve kültürel mekânlarının birer duygu iklimine dönüştüğü bu eserlerde, dönemin dil estetiği ve anlatım tekniklerindeki değişim tüm berraklığıyla gözlemlenebilmektedir.
Mustafa Reşit Bey’in sanatındaki teknik yetkinliği ve duyuş tarzını yeniden gündeme taşıyan bu yayın, 19. yüzyıl sonu Türk edebiyatı üzerine yürütülen akademik tartışmalara zengin bir malzeme sunarken, okuru dönemin naif ve hüzünlü atmosferine davet etmektedir.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
Samsun’da XIX. Yüzyılda Batı Etkili Mimarlık Örnekleri
XVII. yüzyıldan itibaren; Osmanlı İmparatorluğu Batıdaki ekonomik, siyasi ve teknolojik gelişmeler karşısında giderek zayıflamıştır. Bu olumsuz gelişmelere paralel olarak XVIII. yüzyılda, Osmanlı İmparatorluğu tarafından, Avrupa’daki gelişmeleri takip etmek için önce Avrupa’ya geçici elçilikler, daha sonra daimi elçilikler kurulmaya başlanmıştır. Batıyı tanımaya çalışan Osmanlı İmparatorluğu’nda Tanzimat Fermanı (1839) ile de bu süreç hız kazanmıştır.
İmparatorlukta, Batıyla gelişen ilişkiler neticesinde Avrupa kültüründen etkilenmek kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu doğrultuda, Osmanlı devletinde sanat ve mimarideki değişim bunun en açık örneklerindendir. Bu alanda önce İstanbul sonrasında Anadolu’nun çeşitli kentlerinde Batı tesirli üsluplar, mimari ve diğer sanat dallarında kendini göstermeye başlamıştır.
Samsun, XIX. yüzyılda Batı tesirleriyle inşa edilmiş mimari örneklere sahip bir şehir olmasıyla çalışma dahilinde ele alınmıştır. Şehir bu açıdan Osmanlı’da gelişen Batılılaşma anlayışının Anadolu’daki önemli örnekleri içerisinde değerlendirilmektedir. Samsun’da bu dönem içerisinde sivil ve dini mimari örneklerin yanında eğitim yapılarında da bu etkiler görülmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Kuvvet Kullanma Aracı Olarak Koruma Sorumluluğu: Darfur ve Libya Örnek Olay İncelemeleri
İnsan haklarını korumak, savaş suçları ya da insanlığa karşı işlenen suçları engellenmek üzere azami gayret gösterilmektedir. Bu nedenle “koruma sorumluluğu” adı altında oluşan norm, uluslararası topluma kitlesel zulüm ve katliamların önüne geçebilmesi adına bazı sorumluluklar vermektedir. Bu sorumluluklar aslında BM sisteminde yer alan insan haklarının güçlendirilmesi ve devlet egemenliğinin katliamların bir aracı olarak kullanılmasının önüne geçilmesi çabalarıyla da uyumludur. Koruma Sorumluluğu kavramının insani müdahale ile benzeşen ve ayrışan yönlerine değinilen kitapta, devlet egemenliği, insan hakları ve insani müdahale gibi konular ele alınmıştır. Bu çalışma koruma sorumluluğu olarak bilinen kavramın “mutlakiyetçi egemenlik” anlayışından “sorumluluk olarak egemenlik” anlayışına doğru değişimini vurgulamaktadır. Bu bağlamda egemenlik anlamında söz konusu sorumluluğunu yerine getir(e)meyen ülkelerde meydana gelen insanlık trajedilerinin engellenebilmesi için alınan önlemlere iki örnek olay üzerinden vurgu yapılmıştır. Darfur ve Libya olaylarının Koruma Sorumluluğu kavramının ortaya çıkmasının ardından meydana gelmesi uluslararası toplumun üzerine düşen sorumluluğu yerine getirme noktasında verdiği sınavın değerlendirilmesi açısından iki uygun vaka olarak ele alınmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Üstün Yetenekliler Eğitimi İçin Toplum 5.0
Üstün yetenekli öğrencilere yönelik özel eğitim hizmetlerinin kalitesini arttırmak amacıyla yürütülen Üstün Yetenekliler için Toplum 5.0 isimli projede 100 BİLSEM öğretmeniyle 27 Kasım – 4 Aralık 2022 tarihleri arasında bir çalıştay gerçekleştirildi. AB Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı-IPA tarafından mali destek sunulan proje Bornova Şehit Fatih Satır BİLSEM tarafından yürütülürken Turgutlu BİLSEM, Dokuz Eylül Üniversitesi ve Celal Bayar Üniversitesi proje ortağı oldu.
Çalıştay kapsamında öğretmenler farklı etkinliklerle uygulamalı olarak proje yönetimi, tasarım odaklı düşünme ve yaratıcı düşünme becerilerini geliştirdiler. Çalıştay farklı üniversitelerden ve BİLSEMlerden gelen isimlere ev sahipliği yaptı. Farklı uzmanlar ve STKlar tarafından seminerler gerçekleştirildi. Öğretmenler eğitmenlerimizin danışmanlığında tasarım odaklı düşünme becerilerini kullanarak projeler geliştirdiler. Çalıştayın son gününde ise Bornova Şehit Fatih Satır BİLSEMde bir uygulama gerçekleştirdiler.
Eğitim sistemi içerisinde yer almaya başlayan tasarım odaklı düşünme sisteminin kullanılması ile oluşacak yeni fikirlerde, tasarımlarda, projelerde ya da sanat yapıtlarında, amatörce ama profesyonel bir ruhla hazırlanan bu kitabın katkısı olması umulmaktadır
₺260,00
KİTAP TANITIMI
FARKLI KÜLTÜRLERDE KARAR VERME DAVRANIŞI
Dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir işletme yöneticisinin yaptığı iş aynı olmasına rağmen, nasıl yaptıkları farklılaşabilmektedir. Bu farklılığı yaratan pek çok faktör olmasına rağmen, araştırmacılar kültürün etkisinin güçlü bir şekilde ön plana çıktığını belirtmektedir. Kararın ne anlama geldiği, hangi düzeyde ve kim tarafından verildiği, uygulamanın kim tarafından yapıldığı ve yönetildiği, kararın ne zaman verildiği ve rasyonellik derecesi farklı kültürlerin örgütlerinde değişiklik gösterebilmektedir. Karar verme kültürden bağımsız değildir. Karar vericilerin karar davranışlarının kültürle uyumlu ve tutarlı olma beklentisi vardır. Bu nedenle kültürel farklılıkların etkisini incelemek, karar verme davranışına ilişkin derinlemesine bir anlayış geliştirmek açısından kritik önem taşır. Bu kitapta farklı kültürlerde karar verme davranışına ilişkin kuramsal bilgiler derlenmiştir. Aynı zamanda Türk ve Japon yöneticilerin karar verme davranışları yapılan nitel bir analizle değerlendirilip, karşılaştırılmıştır. Çalışmanın bulguları ışığında özellikle Türk yöneticilerin karar verme davranışlarına yönelik bir model önerisi geliştirilmiştir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Hukuk, Diplomasi ve Meşruiyet: Kıbrıs
Neredeyse bütün tarih boyunca hep çatışmalar, savaşlar ve göçlerle gündemde olan Kıbrıs adası bugün de aynı kaderi paylaşmaktadır. Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında da emperyal düşüncelerin kurbanı olan Kıbrıs her ne kadar savaşın dışındaymış gibi görünse de Doğu Akdeniz’de sahip olduğu stratejik pozisyon nedeniyle küresel, kıtasal ve bölgesel güçlerin menfaat çatışmalarının odağında yer almış, ABD’den Çin’e, Rusya’dan İsrail’e, Avrupa Birliği’nden NATO’ya silahlı-silahsız pek çok gücün ilgi alanına girmiş ve bu durumu bugüne kadar da devam ettirmiştir. 1950’li yıllarda Kıbrıslı Rumların Yunanistan destekli başlattıkları EOKA terörü, ardından 1960’da kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti de sorunlara çözüm olamamış ve 1974 yılında gerçekleştirilen Nikos Sampson Darbesi’nin ardından Türkiye garantör devlet olarak meşru haklarını kullanarak adaya müdahil olmuştur. Kıbrıslı Türkler 1975 yılında Kıbrıs Türk Federe Devleti ve 1983’de de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’ni kurarak adadaki meşruiyet ve mevcudiyet mücadelelerini taçlandırmışlardır. Ne acıdır ki 21. yüzyılda ve modern dünyanın gözleri önünde KKTC yok sayılmakta, spor, sanat, kültür, ticaret ve iletişim dahil hayatın her alanında ambargolarla cezalandırılmak istenmektedir. KKTC bütün olumsuzluklara rağmen fiili bir gerçektir ve bugün özellikle turizm ve eğitim adası olarak yoluna devam etmektedir.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Ziyaret Fenomeni ve Türk Popüler Dindarlığı
Türk halk dindarlığının en önemli özelliklerinden biri ziyaret fenomenidir. Anadoluda türbe ziyareti yatır, türbe, ocak, evliya, dede, baba vb. isimle anılan ve halk tarafından kutsal mekânlar olarak görülen yerlere gitme davranışını içermektedir. Evliya kültü, Türk popüler dindarlığının kutsal ve mistik boyutuna güzel bir örnek teşkil etmektedir. İnsanlar türbe ziyaretini dini inançlarının gereği olarak algılamakta ve kutsal bilinen bir yerde bulunma arzusuyla hareket ederek kutsal bilinen yerden manevi destek almaktadırlar. Bu bağlamda türbeler, maneviyat arayışına cevap veren mekânlardır.
Türk toplumundaki türbe olgusunun Anadoluyu yurt edinme çabasının dini ve kültürel bir uzantısı olduğunu söyleyebiliriz. Halkın zor günlerde manevi destek aldığı yerler olan türbeler, toplum hayatında yaşanan önemli kırılma anlarında yeniden başlangıç için ihtiyaç duyulan iradenin ve birlik ruhunun şekillendiği merkezler konumundadır. Bu açıdan türbelerin ve onların bağlı olduğu tasavvuf ekolünün toplumun birliğine ve sürekliliğine ilişkin inancı ve güveni tazeleme açısından simgesel bir işlev yerine getirdiği ve kültürel kimliğin oluşumuna ve korunmasına da katkıda bulunduğu görülmektedir. Toplumsal hafızanın canlı tutulduğu ve devamının sağlandığı bu mekânlar din, tarih ve kültürün iç içe olduğu yerlerdir. Ulusal kimliği ve bilinci, kültürel sürekliliği sağlayan bu gibi mekânların milletleşmeye, biz bilincinin oluşmasına, kültürel kimlik inşasına ve sosyal bütünleşmeye katkısının olduğu da görülmektedir. Bu bağlamda türbeler, ortak hafıza mekânlarından biridir.
Kitapta ziyaret fenomeni, sosyolojik olarak incelenmiş olup konu sadece dini boyutu ile değil, sosyal,kültürel, psikolojik, tarihsel ve toplumsal hafızayı canlı tutma ve kimlik inşa etme yönüyle de ele alınmıştır.Kitap bu yönüyle, konuya farklı bir bakış açısı getirmeye çalışıyor.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Türk Basınında Demokrat Parti Dönemi İktidar Muhalefet İlişkileri (1950-1960)
Türk Basınında Demokrat Parti Dönemi İktidar Muhalefet İlişkileri (1950-1960), 10 yıllık DP Dönemine ilişkin yapılmış çalışmalardan farklı olarak iktidar ve muhalefet temsilcilerinin, dönemin basınında yer alan söylemlerini ele alarak, demokratların iktidarında meydana gelen iç ve dış gelişmeleri inceleme fırsatı vermektedir.
Basın organlarının kendi pencerelerinden gelişmelere olan bakışı ele alınırken metinde yer verilen tarafların ifadeleri, iki taraflı bir tarihsel incelemeye olanak sağlamaktadır.
Metin, başta siyasiler olmak üzere; kişileri gözlemleme, anlayabilme ve mevcut şartlar bağlamında kavrayabilme olanağı sunarken ideolojilerin basında ne kadar radikal bir rol oynadığını göstermektedir.
Kitap, geçmişten bugüne bugünden geçmişe açtığı objektif pencereyle alanında önemli bir boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
₺800,00
KİTAP TANITIMI
KÜRESELLEŞME VE MEDYA İLİŞKİSİ
Medyanın üretim yapısındaki değişimin yanı sıra, sermaye yapısındaki değişimin de sektör üzerinde önemli etkileri olduğu bilinmektedir. Medya sektörüne sermayenin girişi ile birlikte teknolojik yapıda da değişimler yaşanmıştır. Basın sektöründeki aile geleneğinin yerini büyük medya holdingleri almıştır.
Medya, çokuluslu şirketler için artık vazgeçilmez ve sahip olunması gereken bir alandır. Kitle iletişim araçlarının 1980’li yıllara kadarki en büyük amacı kamu yararı olmakla birlikte, bu tarihten itibaren çokuluslu şirketlerin iletişim alanına girmesiyle birlikte, amaç daha çok ürün pazarlamak ve dolayısıyla karlılıktır.
Medya; ekonomik, siyasal ve kültürel alanda mal, hizmet ve enformasyonun farklı kültürel altyapıya sahip çok daha geniş kitlelere ulaştırılması konusunda önemli bir gücü elinde bulundurmaktadır. Özellikle 1980 sonrası dönemde medyanın bu gücünün farkına varan çok uluslu şirketler bu gücü ellerinde bulundurmak istemişlerdir. Medya sadece mal, hizmet ve enformasyonun iletimini sağlamakla kalmaz; aynı zamanda çok uluslu şirketlere, toplumların yeni değer kalıplarını benimsemeleri ya da alışkanlıklarını bırakıp yeni alışkanlıklar edindirilmesi konusunda da imkân tanır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Çalışmanın Değişen Anlamı ve Geleceği
Çalışma Yaşamının Değişen Anlamı ve Geleceği isimli bu çalışma, altı bölümü 24. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Kongresi’nde sunulan, bir bölümü ise kongre dışında hazırlanmış yedi çalışmadan oluşan akademik bir derlemedir. Kitap, teknolojik dönüşüm, dijitalleşme, algoritmik ayrımcılık, bakım emeği, yaşam ücreti, beceri uyumsuzluğu ve sürdürülebilir kalkınma gibi güncel konuları ele almaktadır. Çalışmalar, işgücü piyasasındaki değişimlerin çalışma kavramına etkilerini, dijitalleşme ve platform ekonomisi bağlamında işgücü piyasasında yaşanan dönüşümleri, genç emeği ve yeşil işlerin geleceğini sorgulamaktadır.
KİTAP TANITIMI
İSLAMI ÇEVİRİYLE SAVUNMAK
Türkiye’de son iki yüz yıldır siyasal alanda gerçekleşen çekişme, alana sonradan girmeye çalışan Batılılaşma ve İslamcılık/muhafazakarlık tutumları arasında yaşanmaktadır. Gramsci’nin öne sürdüğü üzere siyasal alandaki mücadeleyi kazanabilmenin yolu kültürel alandaki egemenliği ele geçirmekte yatmaktadır. Özellikle on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından sonra müthiş bir momentum yakalayan batılılaşma hareketleri güçlü bir İslamcı tepkinin doğmasına yol açmıştır. Bu İslamcı tepkinin çeviriden ve özellikle de 1982’de Türkçe’ye kazandırılan Edward Said’in Orientalism adlı eserinden nasıl faydalandığını, bu çevirinin bu kadar hızlı ve geniş bir etkiye sahip olmasının altındaki nedenleri tartışmaya açan bu çalışma Said’in eserinde öne sürdüğü fikirleri, eleştirileri ve ortaya koyduğu yöntemi tartıştıktan sonra bu eserin Türkiye’deki İslamcı çevrelerde bulduğu karşılığın tarihsel kökenlerini tartışarak çeviri öncesinin söylemsel arka planını irdelemektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Medikal Sektöründe Hata Türleri ve Etkileri Analizi
Hata Türleri ve Etkileri Analizi tesis, ürün ve makinelerde meydana gelebilecek her hatanın sistemin geneline yansıyan etkisini ve olası riskinin kritiklik derecesine göre sıralanmasını içermektedir. Yoğun rekabette ayakta kalabilmek için işletmelerin kendilerini diğerlerinden farklılaştırması, genellikle kalite alanında olmaktadır. Kalite bu anlamda müşterilerin beklentilerinin ve ihtiyaçlarının anlaşılması, ürünlerin ve hizmetlerin tasarımı, üretim süreçleri, satış, gibi işlemlerin tamamını kapsayan bir araçtır. Bu kitapta, Hata Türleri ve Etkileri Analizi firma ve müşteri bakış açısından ayrı ayrı değerlendirildiğinde hataların önemlilik derecelerinde farklılık gözlenip gözlenmediği ele alınmaktadır.
₺235,00