KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

İletişim Perspektifinden ÇANAKKALE’NİN DEĞERLERİ
₺380,00 -

Hoshin Kanri Modeliyle Yönetim Fonksiyonlarının Entegrasyonu
₺315,00 -

HALİT ZİYA UŞAKLIGİL’İN HİKÂYELERİNDE KADIN FİGÜRLER
₺275,00 -

Girişimcilik ve Bilişim Sektörü Destekleri
-

Geçmişten Bugüne Türk Yazınında Kadının Temsili / The Representation of Women in Turkısh Lıterature from Past to Present
₺495,00 -

FASÎH AHMED DEDE DÎVÂNI BAĞLAMLI DİZİN VE İŞLEVSEL SÖZLÜĞÜ
₺325,00 -

Engelsiz Bilişim 2024: Teknolojide Eşit Fırsatlar
₺220,00 -

Edebiyatımızda Popüler Roman ve AKA GÜNDÜZ
-

Dijitalleşmeye Sosyal Bakış
₺390,00 -

DEĞİŞİM YÖNETİMİNİN BAŞARI UNSURLARI
₺195,00 -

Çamlıhemşin İlçesi ve Yakın Çevresinin Cbs-Ahs Yöntemi İle Ekoturizme Uygun Alanlarının Belirlenmesi
₺340,00 -

CEBRÎ MİHR Ü MÂH
₺560,00 -

BİR ARA NESİL HİKÂYECİSİ ABDULLAH ZÜHDÜ
₺520,00 -

Batı Türkçesinde Algı Fiilleri
₺380,00 -

ARTVİN TARİHİ BİBLİYOGRAFYASI
₺275,00 -

ALTINCI CUMHURBAŞKANININ SEÇİMİ MESELESİ
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Lâle Müldür Şiiri Notaların Gümüş Ağırlığı
1980 sonrası Türk şiirinin öne çıkan şairlerinden Lâle Müldür, rüya atmosferine sahip şiirlerinde Divân edebiyatının yanı sıra Doğu ve Batı şiirinden de beslenir. Lâle Müldür’ün şiiri katmanlı bir yapıya sahiptir. Donanımlı okur, kültürel birikimi doğrultusunda bu katmanları aralayarak Lâle Müldür’ün şiirinin derinliğini sezebilir. Lâle Müldür, kitaplarında sadece edebî eserlere değil, tarihî ve mitolojik hikâyelere de göndermelerle şiirlerini derinleştirir.
Lâle Müldür Şiiri-Notaların Gümüş Ağırlığı’nda şair ve akademisyen Emel Koşar’ın Lâle Müldür hakkındaki uluslararası hakemli dergilerde yayınlanan makalelerinin yanı sıra daha önce yayınlanmamış yazıları da yer almaktadır.
₺190,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Türkçesinde Edatlar
Bu kitapta edatlar üst başlığı altında Türkiye Türkçesindeki sözcük düzeyinde bağımlı biçimbirimlerden olan çekim edatları, bağlama edatları, ünlem edatları ve pekiştirme edatları çeşitli açılardan incelenmiştir. Öncelikle Türkiye Türkçesindeki edat teriminin çerçevesi çizilmeye çalışılmış, ardından edatların çeşitli biçim ve anlam özellikleri üzerinde durulmuştur. Her bir edat türü köken, yapı ve kullanım özellikleri bakımından incelenmiştir. Çalışma sürecince tespit edilen edatlar, Türkiye Türkçesindeki dil bilgisel anlamları bakımından yazı dilinden seçilen pek çok örnekle ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir. Böylece, Türkiye Türkçesindeki edatlar, hem toplu olarak verilmeye hem de örnekleriyle birlikte dil bilgisel anlamları gösterilmeye çalı
₺560,00
KİTAP TANITIMI
İleri Yetişkinlikte Hayat Boyu Öğrenme
21. yüzyıl, yaşam süresinin uzadığı ve ileri yetişkinliğin toplumsal yaşamda giderek daha görünür hâle geldiği önemli bir demografik dönüşüm dönemidir. Bu yeni dönemde öğrenme, gençlik yıllarıyla sınırlı olmaktan çıkarak yaşamın bütününe yayılan dinamik bir Hayat Boyu Öğrenme sürecine dönüşmektedir.
İleri Yetişkinlikte Hayat Boyu Öğrenme: Kırsal ve Kentsel Deneyimler, Engeller ve Aktif Yaşlanma adlı bu kitap, köyde ve şehirde yaşayan 20 ileri yetişkinin deneyimlerinden hareketle öğrenmenin yaşamın ilerleyen dönemlerindeki anlamını ele almaktadır. İleri yetişkinler ne öğrenmek istiyor, neden öğreniyor ve öğrenme hayatlarına nasıl dokunuyor? Yaşanılan çevre, öğrenme olanaklarını nasıl şekillendiriyor?
Kitap, öğrenme ihtiyaçlarını, motivasyonları, ortamları, engelleri ve yaşam boyunca biriken becerileri inceleyerek hayat boyu öğrenme ile aktif yaşlanma arasındaki ilişkiye odaklanmaktadır. Eser, Halil Karka’nın Doç. Dr. Hüseyin Kaygın danışmanlığında yürüttüğü akademik bir araştırmanın ürünü olmakla birlikte, elde edilen bulguları daha geniş bir okuyucu kitlesiyle buluşturmayı ve ileri yetişkinlikte hayat boyu öğrenmeye ilişkin tartışmalara katkı sunmayı amaçlamaktadır.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
Değişen Dinamikleriyle Uluslararası Ticaret ve Finans
Mütemadiyen değişen ve dönüşen dünyada Uluslararası Ticaret ve Finans’ın dinamikleri de güncellenmektedir. Eskiçağ’dan günümüze ticaret ve finansın mahiyeti değişmezken, jeopolitik ve jeostratejik durumların zaman zaman değişkenlik göstermesiyle farklı imkân ve fırsatlar doğmakta, ekonomik iş ve ilişkilerin şekli değişebilmektedir. Diğer taraftan insanın temel ve lüks ihtiyaç ve istekleri günden güne artmakta ve dijitalleşen hayat, alabildiğine hızlı bir iletişim ve etkileşimi beraberinde getirmektedir. Bu hızlı dönüşüm ve değişim, istekleri ihtiyaçların öncesine getirmekte ve bu hızla değişen ancak gelişip gelişmediği sorgulanabilen bir ticaret ve finans yapısını ortaya çıkarmaktadır.
Doğrudan yabancı yatırımların taraflara müspet yahut menfi etkileri olabilirken, Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakatı’nın da dikkate alınması, uluslararası ticaret firmalarını etkilemektedir. Finansman kaynaklarının çeşitlendirilmeye gayret edildiği dünyamızda içtimai ve iktisadi hassasiyetlerin yanında dini ve kültürel yaklaşımların da etkili olduğu ve katılım bankacılığını oluştururken, uluslararası salgınlar, çatışmalar ve silah ticareti de dijitalleşmeyi ve güncellemeleri gündeme getirmektedir.
Bu kitap, değişen ve dönüşen dünya düzeninde yeni dinamiklerin Uluslararası Ticaret ve Finans’a etkisini ele almaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Tatar Yazar Taci Gıyzzet’in Kolhoz Temalı Eserleri Üzerine Bir İnceleme
Tatar sahne edebiyatı, modernleşme sürecinden Sovyet dönemine uzanan çizgide toplumsal, siyasal ve ideolojik dönüşümlerin izlenebildiği önemli bir edebî birikim sunar. Özellikle Sovyet döneminde kaleme alınan eserler, dönemin siyasal kültürünün edebî yansımaları niteliğindedir. Bu kitapta Sovyet devrinde Tatar kırsalının sosyalist dönüşümü kolhoz teması üzerinden ele alınmıştır. Taci Gıyzzet’in eserleri merkeze alınarak hazırlanan çalışmada metinler; “Olay Örgüsü ve Anlatı Şeması”, “Eser Kişileri ve İdeolojik Konumları” ile “Sovyet Politikalarının Temsili ve İdeolojik Söylem” başlıkları çerçevesinde incelenmiştir. Bu kapsamda bir yandan yazarın dramaturjisi ortaya konulurken diğer yandan söz konusu metinler aracılığıyla Stalin dönemi Sovyet sahne edebiyatının kolhoz eksenli anlatı yapısına dair genel bir çerçeve sunulmuştur.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Sevdâ?î Leylâ İle Mecnûn [Kıssa-i Leylî Birle Mecnûn]
Bu çalışmada ilk önce hayatı hakkında fazla bilgi bulunmayan Sevdâ?î ve eserleri üzerinde durulmaktadır. Daha sonra şairin Kıssa-i Leylî Birle Mecnûn adını verdiği eseri incelenmektedir. Bunu Sevdâ?î ve Fuzûlî?nin bu hikâyenin işlendiği eserlerinin içeriklerinin karşılaştırılması takip etmektedir. Sonrasında da Fuzûlî ve Sevdâ?î?nin eserlerinde ortak bulunan beyitler konusu ele alınmaktadır. Eserin tenkitli metni ile çalışma tamamlanmaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Bâkî’de Tasavvuf ve Kırk Gazel Şerhi
Bâkî’nin şiirlerinde dinî ve tasavvufî muhtevanın bulunmadığı çok sayıda araştırmacının yıllar boyunca ortak görüşü olmuştur. Araştırmacıların bu görüşüne göre Bâkî’nin gazelleri dünyevî zevk, haz ve eğlenceden ibarettir. Bâkî’nin şiirleri üzerine takınılan bu klasikleşmiş tutumu birçok yazılı kaynakta görmek mümkündür.
Bâkî Divanı’ndaki şiirler ve özellikle gazeller dikkatle incelendiğinde, tasavvufun zengin remiz ve sembol lügatinden çok sayıda kelimenin bulunduğu görülür. Bâkî, dinî ve tasavvufî düşünceyi yansıtan çok sayıdaki gazelinde tasavvuf sembolizmini ustalıkla kullanmıştır.
“Bâkî’de Tasavvuf ve Kırk Gazel Şerhi” isimli bu eser, Bâkî’nin gazelleri üzerine hazırlanan şerh çalışmalarındaki en fazla gazel şerhine yer vermesiyle, daha önceki şerh çalışmalarında incelenmeyen gazelleri ihtiva etmesiyle ve şairin gazellerinin ilk defa dinî ve tasavvufî yönüyle incelenmesiyle emsallerinden ayrılmakta ve bu yönleriyle özgünlük taşımaktadır.
Bâkî’nin şiirleri üzerine yıllardır süregelen “Bâkî’de tasavvuf yoktur” görüşüne karşı, yeni yorumlar ve değerlendirmeler sunduğumuz bu çalışmanın, Bâkî’nin şiirlerine tasavvufî açıdan yeni bir bakış açısı sağlamasını temenni ederiz.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
İŞGÜCÜ PİYASALARI VE BÖLGESEL İŞSİZLİK SORUNU TÜRKİYEDE DÜZEY 2 BÖLGELERİNDE İŞSİZLİK HİSTERİSİNİN ARAŞTIRILMASI
Ülkelerin başlıca ekonomik sorunlarından biri işsizliktir. Çeşitli nedenlerle oluşan işsizliğin ekonomik ve sosyal anlamda önemli maliyetleri bulunmaktadır. Bu nedenle, işsizlik çeşitli politikalarla mücadele edilmesi gereken en önemli konulardan biri olarak görülmektedir. Son dönem iktisat teorileri işgücü piyasaları katılıklarının nedenlerini araştırmaya yönelmiştir. Bunun yanı sıra, ekonomide oluşan şokların işsizlik oranları üzerinde gösterdiği kalıcılık etkisi de son dönem dikkatleri çeken araştırma alanlarından biri olmuştur. Bu çalışmada işgücü piyasaları ve bölgesel işsizlik sorunu makro iktisadi açıdan detaylı olarak incelenmiştir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
POSTMODERNİZMİN İZ DÜŞÜMLERİ
Postmodern dönemle birlikte, tüketici için üretmek, tasarruf etmek ve sermaye biriktirmek temel amaç olmaktan çıkmıştır. Modernizm döneminde, üretim odaklı ekonomiler, yerini tüketim merkezli yaşam biçimlerine bırakmıştır. Bu yaşam biçimi ve ticaret anlayışı, kitlesel tüketimi özendiren, postmodern bir kültürün oluşumuna zemin hazırlamıştır. Zira tüketim kültürü, postmodern bir kültürdür.
Postmodernite her ne kadar modern sonrası bir toplumu tanımlamak üzere kullanılsa da, aslında yeni insan, toplum, düzen ve yaşama dair bir süreci ifade etmektedir. Postmodern dünyada; arzu ve isteklerini ötelemeyen, anlık yaşamayı tercih eden, farklı deneyimler yaşayan, özgürlüğüne düşkün, sanata, spora, edebiyata, hobiye ve bilime merak saran, ama en önemlisi, kendisi için yaşayan kişi ile onun tercihleri, yaşamın merkezinde yer almaktadır. Ötekilere benzememek, farklı olmak, postmodern tüketicinin/bireyin önemli bir özelliğidir. Bu bağlamda; moda, teknoloji kullanımı, görünür olmak, toplumsal statü, yerleşim yeri ve tasarımlar ile farklılığın peşinden koşan birey, diğer yandan da teklik içinde çokluk, çokluk içinde teklik prensibini benimseyerek, çoğulculuğa da inanmaktadır.
Postmodern insan rahat ve esnektir. Duygu ve hislerine yöneliktir. ‘Kendin ol’ tutumuna sahiptir. Aktif bir insandır ve anlam için kendi kişisel yolunu izler. Gerçek iddiası’nda bulunmaz, sürekli olan yerine, geçici olanı tercih eder. Yaşa ve izin ver, yaşayalım tavrındadır. Gelenek ve eskiyle barışıktır. Egzotik, kutsal ve nadir olana olumlu bakar. Genel ve evrensel olan yerine, yerele yöneliktir ve kendi yaşamıyla ilgilidir. Evlilik, aile, din ve ulus gibi eski sadakat ve modern bağlılıklar yerine kendi ihtiyaçlarına yöneliktir. Yaşanacak tek bir hayatı olduğuna inanan birey, yaşantısında kolaylıklar arzularken, aynı zamanda, aceleci ve telaşlı bir tutum da sergilemektedir. Tüketici davranışları moderniteden farklıdır. Sürekli bir koşuşturma ve dolaşma hali hakimdir. Postmodernitede, modernizmin Newton tabanlı hiyerarşik ve düzenli yapısı, yerini Kuantumdan kaynaklanan/beslenen kaotik ortama bırakmaktadır…
Özetle; editörlü kitabımızın öncelikli amacı; hayata dair hemen her alanda kendini hissettiren postmodernitede, postmodernist yaklaşımların iz düşümlerini paylaşmaktır. Postmodernizm ile ilgili alana katkı sağlayacak kaynak yaratmaktır.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
HATAY’DAKİ SURİYELİLER
2011 yılında başlayan ve “Arap Baharı” olarak isimlendirilen süreçte milyonlarca Suriyeli ülkesini terk etmek zorunda kalmıştır. İç savaş nedeniyle canlarını kaybetme riski ile karşı karşıya kalan kitlenin oluşturduğu göç dalgası, ikinci dünya savaşından bu yana tüm dünyada görülen en kapsamlı yer değiştirme olayı olarak değerlendirilmektedir. Suriyelilerin geldikleri ülke ve bölgelere birçok açıdan etki edecekleri kaçınılmaz bir gerçektir. Başta sosyal, politik ve ekonomik etkiler olmak üzere geldikleri bölgenin yapısını dönüştürme potansiyeline sahip Suriyeli sığınmacıların karşılaştıkları temel sorunların doğru tespiti bu alanda üretilecek politikaların başarı derecesini önemli ölçüde belirleyecektir. Başarılı sığınmacı politikaları ise birçok açıdan olumsuz olarak değerlendirilen sığınmacı akınının etkilerini olumluya, tehditleri fırsata çevirme imkanı sağlayacaktır.
Bu çalışmada zorunlu göç ile yerinden edilen Suriyeli sığınmacıların Türkiye ve Hatay’daki mevcut durumları ortaya konulmuş, Hatay ili özelinde ekonomik ve toplumsal yapıya olan etkileri araştırılmıştır. Belirlenen tespitler ışığında Suriyeli sığınmacıların ekonomik ve toplumsal yapıya olası negatif etkilerinin bertaraf edilmesi, sığınmacı nüfusun Türk toplumuna uyumu ile meselenin bir kriz olmaktan çıkartılarak sosyal, kültürel ve ekonomik zenginlik fırsatına dönüştürülmesi konusunda politika önerilerine yer verilmiştir.
KİTAP TANITIMI
OKUL GELİŞTİRME DANIŞMANLIĞI
Örgüt yapıları yeniden düzenlenmekte ve yaşayabilmek için yeni dengelerin kurulması kaçınılmaz hale gelmektedir. Örgütsel gelişme çabaları sonunda meydana gelen değişiklikler de, kendiliğinden meydana gelen değişiklikler olmayıp, aksine amaçlanan ve bu amaçlar doğrultusunda yönetilen değişikliklerdir. Okullarda değişikliğin gerçekleştirilmesi için onu yönlendirecek bir değişme uzmanına; bir okul geliştirme danışmanına gereksinim vardır. Hizmet içi eğitim etkinliklerinin yanı sıra okul yönetimi için bir nevi iş başında yetiştirme niteliği taşıyan yönetim danışmanlık hizmetinin Türkiye Eğitim Sisteminde uygulanması ile katkı getirilebileceği düşünülmektedir. İstanbul Defterdarı Sarı Mehmet Paşa 1715 yılında yazdığı Nesâyihü’l-Vüzerâ ve’l-Ümerâda günümüz yönetiminde bile önemini koruyan danışmanın önemini vurguladığı görülmektedir. Örgütlerde danışmandan yararlanma konusu batı ülkelerinde eğitim örgütleri dâhil birçok örgütte görülmektedir. Türkiyede ise danışmanlık hizmetinden yararlanma konusu daha çok büyük işletmelerde görülmektedir.
Okul geliştirme, öğrenen okullar, etkili okul, stratejik yönetim ve planlama gibi kavramlar günümüz eğitim örgütleri için sıkça dile getirilen kavramlardır. Ancak söz konusu okulların bu kapsamda nasıl geliştirileceği, nasıl öğreneceği veya nasıl etkili olacağı üzerine uygulamaya dönük yapılan girişimler yetersiz kalmaktadır. Okul yönetimi karşılaştığı sorunlar ile baş etmede çoğu zaman yalnız bırakılmaktadır. Dolayısıyla Türkiye Eğitim Sisteminde okul yönetiminin okul geliştirme etkinliklerini başlatmak için başvurabileceği ister örgüt içinden ister örgüt dışından sorunların çözümlenmesinde meta-araç olarak değerlendirilen danışmanlık hizmetine gereksiniminin olduğu düşünülmektedir. Sürekli gelişim ve iyileştirme çabalarında okul yönetim danışmanlığının önemini vurgulayan bu çalışmanın eğitim sistemine emek veren kuram ve uygulayıcılara katkı sağlaması dileklerimle
₺315,00
KİTAP TANITIMI
MAKİNELER VE ÇEVİRİ: ALPAC RAPORUNA RETROSPEKTİF BİR BAKIŞ
Bu kitap okuyucuya makine çevirisi ve genel olarak çeviri alanında önemli yeri bulunan ALPAC raporunun bir özet-analizini sunmayı amaçlamaktadır. Günümüzde hemen herkesin aşina olduğu ve bilerek veya bilmeyerek kullanımında olan makine çevirisinin gelişimine sekte vurmuş bu raporun yazıldığı zaman ele aldığı ve bugün hala geçerliliğini koruyan kimi unsurların güncel örnek ve raporlarla paralellikler kurularak verilmesi ana çerçeveyi oluşturmaktadır. Çeviri tarihi içerisindeki yeri kimi zaman unutulan, kimi zaman kısaca anımsanıp bir not halinde verilen bu dönem ve etkilerinin daha kapsamlıca kavranması, günümüz çeviri gelişimlerinin daha derinlikli olarak anlaşılmasına olanak sağlayacaktır. Raporda bahsedilen kalite, maliyet, çevirmenlerin istihdam durumu ve çeviri teknoloji ilişkisine göz atmak konunun meraklılarına olduğu kadar genel anlamda çeviri tarihine ilgi duyanlar için de keyifli olacaktır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Genelleştirilmiş En Küçük Kareler Tahmin Edicisinin Etkinliğine Yönelik Uygulamalar
Çoklu lineer regresyon modeli ve onun alışılmış en küçük kareler tahmini, hiç şüphesiz istatistikte yaygın şekilde kullanılan yöntemlerden biridir. Bu yöntem bağımlı değişken ile açıklayıcı değişkenler arasındaki ilişkiyi tahmin etmeye olanak sağlar. Genellikle pratikte klasik koşulların geçerli olmadığı görülür. Tüm bu klasik koşulların sağlanamamasının en küçük kareler (EKK) yöntemi üzerinde etkisi olmamasına rağmen, istatistik test sonuçları ve EKK in özellikleri etkilenir. Özellikle, y’nin elemanları eşit olmayan varyansa sahip ve/ya da ilişkili olduklarında, Var(y) artık skaler varyans-kovaryans matris değildir. Böylece EKK tahmin edici lineer yansız tahmin ediciler sınıfı içinde olmayı garanti edemez. Pratikte, y’nin doğru özelliklerini bilmekte zorlanırız. Bu nedenle Var(y) daha genel formda olduğunda geçerli tahmini incelemek önemlidir.
Bu çalışma sekiz kısımdan oluşmaktadır. İlk yedi kısımda, Var(y) matrisi skaler varyans-kovaryans matrisi olmadığı durumda, tahminin etkinliğini geliştirmek için genelleştirilmiş en küçük kareler yöntemi tanıtılmış ve görünüşte ilişkisiz regresyon (SUR) ve heteroscedastic modellerde uygulamaları incelenmiştir. Son kısımda ise sonuç ve önerilere yer verilmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Shakespearean State of Rivalry between Hobbes and Girard
The aim of this book is to study William Shakespeares Titus Andronicus (1594), Macbeth (1606), and King Lear (1608), as examples of the state of rivalry which, as the study asserts, is related to Thomas Hobbes theory of the state of nature, and René Girards theory of mimetic desire. To this end, the state of nature, mimetic desire, and the state of rivalry are studied with their origins, definitions, types, and characteristics. The state of nature refers to the state of man who is egotistic, and self-preserving. A man in this state believes in equality by birth. In this state, man is at war against one another, as there is no (or lack of) authority to keep everyone secure. However, there may be human beings who are in that state even in a civil society under the dominion of an authority. They may secretly put manipulative plans into action for personal gains. Such an authority constructs order by the help of civil laws to prevent any disobedience and civil strife. In time of disobedience, this condition may spread around like a contagious disease. Among the reasons that lead to such a conflict, for Hobbes, are competition, diffidence, and glory. These notions have parallels with mimetic desire. Mimetic desire refers to mans mediated desire toward an object. Imitating a mediator brings forth rivalry since the desired object ascertains competition. Therefore, mimetic desire has a triangular structure: mediator as the model, the desirer, and the desired object. The study concludes that the characteristics of, and the relationship between the state of nature, and mimetic desire are conducive to the state of rivalry in Shakespeares Titus Andronicus, Macbeth, and King Lear.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
İzdivaç Muhabereleri
Günümüz dil kullanımlarında “±Dİr” biçim birimsel ve sese dayalı değişimlerle artık işlek kullanımlı bir ek hâline dönüşmüştür. Ekle sağlanan anlam ilgilerinin çeşitliliği, dil birimdeki işlevsel ve bağlamsal değişimleri metin tanıklıklarıyla takibini gerekli kılmaktadır. Bu amaçla belge inceleme yönteminin uygulandığı çalışmada Osmanlı Türkçesinin son dönemini temsilen bir araştırma materyali seçilmiş; muhatapların mahrem itiraflarıyla örülü mektup-hikâye türündeki eser üzerinden veriler derlenmiştir. Bağlamsal ilişki denetiminde ulaşılan bulgular özel anlam ilgilerince yorumlanmış; gerçekleşen çözümlemeler sonrası anlamsal gruplandırılmalara gidilmiştir. Anlaşılırlığı sağlama adına metin, çeviri yazı uygulanarak Latinize edilmiş ve her sayfa ilgili olduğu Osmanlıca metinle yan yana gelecek şekilde düzenlenmiştir.
Çalışma Türkiye Türkçesinde ±Dİr ile yapılan çekimlerle ilgili yapıların tanıklıklarını içermesi yönüyle önemli olduğu kadar dünün ifade çeşitliliğini ve anlatım imkânlarını bugüne aktarma; aile-toplum yapısıyla terbiye, sosyal âdet kaynaklı davranış kalıplarını ortaya koyma açısından dikkate değerdir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
ÜLKE REKABET GÜCÜNE EKONOMİK ÖZGÜRLÜKLERİN ETKİSİ: PANEL VERİ ANALİZİ
Ülkelerin dış ticarette rekabet gücünü etkileyen çeşitli unsurların yanı sıra iş yapma kolaylığını temsilen ekonomik özgürlükler de önemli bir değişken olarak görülmektedir. Teorik çalışmalar ışığında ekonomik özgürlüğün yüksek olduğu ülkelerin uluslararası ticarette daha rekabetçi olacağı öngörülmektedir. Bu çalışmada konuyla ilgili teorik tartışmalar açıklanmış ve ampirik olarak geçerliliği test edilmiştir. Bu amaçla İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD) bünyesindeki ülkelerin 1995-2015 dönemine ait ekonomik verileri kullanılmıştır. OECD’yi oluşturan ülkelerin farklı ekonomik özgürlük ve gelişmişlik seviyesine sahip olmasından kaynaklı OECD ülkeleri yüksek ve düşük puanlı ülke grupları adı altında iki sınıfa ayrılmıştır. Çalışmada Heritage Vakfının hazırladığı Ekonomik Özgürlükler Endeksi ile WDI, OECDSTAT ve UNCTAD’ın yayınladığı Cari Denge/GSYİH, Dış Ticaret Hacmi/GSYİH ve ülkeye giren Doğrudan Yabancı Yatırımlar/GSYİH verileri arasında ikinci kuşak panel birim kök ve eşbütünleşme testleri uygulanmıştır.
KİTAP TANITIMI
Sinema ve Mekân
Farklı disiplinlerin bir araya gelmesiyle doğan verimli bir ortaklığın ürünü olan kitap, “sinema ve mekân” üzerine çalışan akademisyenlerin katkılarıyla hazırlandı. Birbirini besleyen, değiştiren ve dönüştüren iki farklı disiplinin bir araya gelerek, yeni anlam arayışlarının bir ürünü. Kitapta sinema ile mimari arasındaki etkileşim özellikle Türk sinemasında mekânın dramatik anlatı içindeki yeri çerçevesinde ele alınmıştır. Dolayısıyla kitap, mimarinin mekân kurma pratikleri ile sinemanın mekânı temsil etme, dönüştürme ve yeniden kurgulama olanakları arasındaki bağ aracılığıyla yeni disiplinler arası birliktelikler için güçlü bir temel sunmaktadır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
The Imagist Movement In Poetry: A Revolution In Words And Verse
The Imagist movement, a radical departure from traditional poetry, emerged as a revolutionary literary turning point in the 20th century. Following the principle of economy and precision of language, the Imagist poets championed poetry devoid of ornament and emotional excess. The movement’s emphasis on directness, simplicity, and visual intensity reshaped the spirit of poetry, sparking profound reverberations in literature.
This book comprehensively explores the Imagist movement’s theoretical background and historical context, as well as the analysis of the poems and contributions of its key figures, such as T. E. Hulme, Ezra Pound, H.D., and Amy Lowell. It also includes selected poems from Imagist anthologies, providing readers with concrete examples that highlight the essence of Imagist poetry.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Muşta Yaşayan Kuzey Kafkasya Halkları
19. yüzyılda Kuzey Kafkasya halklarının Çarlık Rusyasına karşı savaşı kaybetmesi üzerine bölgenin otokton halklarının büyük kısmı Osmanlı devletine sürgün edilmiştir. Bu çerçevede 1860lardan başlayarak Cumhuriyetin ilanına kadar Muşa çeşitli düzeylerde göçler yapılmıştır.
Elinizdeki eserde arşiv belgeleri ve sahada derlenen bilgiler ışığında Kuzey Kafkasya halklarının Muşa iskânı; bellek, kültür ve folklor açısından değerlendirmeleri yapılmaktadır. Eser ayrıca Kuzey Kafkasya halklarının günlük hayatta dil kullanımının görece azalması, katı geleneklerin esnemesi, kimlik algıları, bölgeye benzeşmesi gibi konuları ele almaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Konaklarının Yabancı Misafirleri: MÜREBBİYELER
19. yüzyıl başlarında Osmanlı Devleti’nde Müslüman kız çocuklarının gidebileceği tek okul sıbyan mektebiydi. Kızlarına ileri derecede bir eğitim aldırmak isteyen aileler bunu özel hocalar vasıtasıyla gerçekleştiriyordu. Konak eğitimden genellikle yöneticilerin veya ulemanın kızları faydalanmaktaydı. İslami kurallar gereğince ergenliğe giren Müslüman kız çocukları erkek hocadan ders alamadığından ve Batılılaşmayla birlikte Fransızca bilmek, piyano çalmak, Batılı gibi davranmak moda haline geldiğinden varlıklı aileler, evlerinde yabancı mürebbiye çalıştırmaya başladılar. Ailenin bir bireyi gibi muamele gören yabancı mürebbiyeler çocuklara Fransızca/İngilizce okuyup yazma, hesap bilgisi, piyano, resim, el işi, görgü kuralları gibi konularda eğitim vermekteydiler. Mürebbiyelerin bir kısmı işinin ehli olmakla birlikte birçoğu bu mesleğin eğitimini almamış kişilerden oluşmaktaydı. Müslüman ebeveynlerin yabancı mürebbiyelerin bilgisini denetleyecek donanıma sahip olmaması, kimi çocukların bu hanımlardan olumsuz bir biçimde etkilenmelerine ve kendi kültürlerine yabancılaşmalarına sebep oldu. Ülkenin içinde bulunduğu savaş ortamının da etkisiyle yabancı mürebbiyeler zamanla birer tehlike veya tehdit olarak görülmeye başlandı.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E DENİZCİLER
Türk Denizcilik Tarihinin modernleşme içindeki yeri nasıl tayin edilebilir? Bir başka ifade ile Türk denizciliğinin son iki yüz elli yılındaki reform çabalarını dikkatli izlemenin en iyi yolu/yöntemi nedir? Şüphesiz bu sorulara çok farklı cevaplar vermek mümkündür. Ancak en önemli cevaplardan birinin, bahriyeye ömür verenlerin hayatlarına bakmak olduğu varsayılabilir. Türk Denizcilik Tarihini açıklamanın önemli yollarından biri, denizcilerin biyografik anlatılarını yapmaktan geçmektedir. Böylece, bahriyeli insan hikâyeleri üzerinden, yelkenli çağın başlangıcından buharlı çağın son zamanlarına kadar olan Türk Denizcilik Tarihi birtakım cevaplarını bulacaktır. Elinizdeki kitap bu düşüncelerle ortaya çıkmıştır. Biri, diğerinin devamı olsa da, ikisi de birbirinden ayrı teknolojik dünyanın gemi türü olan yelkenli ve buharlı gemilere uzun yıllar emek veren bahriyelilerin denizciliğe olan katkılarını belirlemeye çalışmak; gemi teknolojisinde yaşanan dönüşümü de anlamanın bir yolu olabilir. Bu kitap; yelkenliden buharlı çağa, denizcilerin hayat hikâyelerinden bir denizcilik tarihi çıkarma çabası/yöntemi olarak görülebilir.
KİTAP TANITIMI
Gastronominin Disiplinlerarası Yolculuğu
En basit tanımıyla “iyi yemek yemenin bilimi ve sanatı” olarak bilinen Gastronomi kavramı günümüzde güzel sanatlar, sosyal bilimler ve doğa bilimleri ile ilişkilendirilmektedir.
Tarih öncesi dönemlerde fizyolojik ihtiyaçları karşılayabilmek adına önem taşıyan yemek yeme eylemi zamanla keyif ve haz veren yönünü ortaya çıkararak bakış açısını da değiştirmeye başlamıştır.
Edebiyattan resime, heykelden sinemaya sanatın çok farklı alanları tarih boyunca mutfak ile kesişmiştir. Multidisipliner çalışma ekseninde dokuz bölümden oluşan bu eserde de sanat, siyaset, turizm, sinema, tarih ve işletme gibi konuların gastronomi ile ilişkisinin okuyucuya aktarılması amaçlanmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
TEKÂMÜL-İ TENKİT YAZILARI
Bugünkü anlamda teorik ve uygulamalı eleştiri örnekleri ilk defa 19. Asır Türk edebiyatında görülmeye başlanmıştır. Bu dönemde genelde sanat özelde edebiyat eserlerinin mahiyeti ve değeri nazirecilik ve medhiyecilik geleneğinden farklı olarak ilk defa tenkitle ortaya konulmuştur. Lafız, harf, hareke ve terkiplere dair kusurlara yönelerek edebi eserin niteliğini tespite çalışan klasik anlayış yavaş yavaş kendini tenkide bırakırken sanat eserlerinin mahiyetini kavramada tenkit bir değer ölçüsü halini almıştır. Şüphesiz bu değer tenkidin felsefeyle ilişkili olarak kazandığı bir niteliktir. Tekâmül-i Tenkit yazıları eleştiri-felsefe ilişkisi içinde tenkidin gelişimini okurlarına aktaran ilk yazı serisi olmuştur.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Afet Yönetim Politikalarına Bir Katkı
Dünya’da her yıl afetlerden dolayı on binlerce insan yaşamını yitirirken, milyonlarca insan olumsuz etkilenmektedir. Geçmişten günümüze toplumlar, afetlerin olumsuz etkilerinden korunmak için çeşitli önlemler almıştır. Günümüzde gelişen bilim ve teknoloji sayesinde afet yönetimi politikaları ön plana çıkmıştır. Bu politikaların amacı, afetlerin olumsuz etkilerini minimize etmektir. Gelişmiş toplumlar afet yönetimi politikaları sayesinde, afetlerin olumsuz etkilerini azaltmışken az gelişmiş ülkelerde ise afetler daha yıkıcı bir hal almaya devam etmektedir.
Bu araştırma iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde afet, afet yönetimi, afet yönetim politikaları ile Türkiye’de ve Dünyada afet yönetim politikaları konusu ele alınırken, ikinci bölümde ise Türkiye’nin afet yönetim politikalarına bir katkı sunulmaya çalışılmaktadır. Araştırmanın ikinci bölümünde, literatür bilgi bankası modeli önerisi ile tüm Türkiye’de erozyon ve orman yangını konusunda yapılan çalışmalar analiz edilmiştir. Bu kitabın ikinci bölümünde, CBS kullanılarak pilot uygulama yapılmış; orman yangını ve erozyon konusunda yapılan pilot uygulama ile Türkiye’nin afet yönetim politikalarına bir katkı sunulup literatür bilgi bankası modeli önerisi ortaya konulmuştur.
₺190,00
KİTAP TANITIMI
Siyasal Kampanyalar Propaganda ve Reklamcılık
İnsanların topluluklar halinde yaşamalarıyla birlikte yöneten-yönetilen kavramının ortaya çıkması, günümüzdeki tabiriyle siyasetin var olmasını sağlamıştır. Siyasette iktidar olma mücadelesinin başlamasıyla birlikte propaganda ve reklamcılık faaliyetleri de siyasal iletişim aktörleri tarafından yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu faaliyetler çerçevesinde yürütülen siyasal kampanyalar, seçim zamanlarında iktidara aday olan siyasi parti ve liderler tarafından seçmenlere ulaşabilmek için yapılan seçim kampanyaları ile belirli bir konuda halkın görüşüne başvurmak için yapılan referandum (halkoylaması) kampanyalarında yürütülen propaganda çalışmalarıdır. Siyasal kampanya çalışmalarının önemi günümüzde daha da artmıştır. Siyasi partiler, özellikle de seçim dönemlerinde siyasal kampanya çalışmaları için bu işle ilgili, deneyimli, profesyonel kişilerle çalışmakta ve bütçelerinin büyük bir kısmını bu alan için harcamaktadırlar. Bu bağlamda bu kitapta, siyasal kampanyaların önemli yöntemleri olan propaganda ve reklamcılık ile siyasal kampanyalar ve kamuoyu konuları incelenmiş, bu kuramsal çerçevenin uygulama alanındaki açılımına bakmak için ise 12 Eylül 2010 Anayasa değişikliği referandumunun Adalet ve Kalkınma Partisi (AK PARTİ) ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) siyasal kampanyaları üzerinden karşılaştırılması yapılarak kampanyalarda seçmeni etkileme bakımından büyük bir öneme sahip olan mitinglerin analizi yapılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Kavâid-i Türkiyye
lâveli Muhtasar Kavâid-i Türkî adlı dil bilgisi kitabı, 20. yüzyılın başında Kastamonu Darülmuallimini’nde ve Mekteb-i İdâdîsinde öğretmenlik yapmış olan Osman Fevzi Efendi’ye aittir. Elinizdeki çalışmada son dönem Osmanlı gramerciliğinin yerel bir örneği olan “İlâveli Muhtasar Kavâid-i Türkî”nin Latin harflerine aktarılmış ve Arap harfli metnini yan yana okuma ve inceleme imkanı bulacaksınız
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’deki Medya Okuryazarlığı Eğitimi İçin Bir Uygulama Önerisi
Bu kitap, Türkiye’de medya okuryazarlığı dersi uygulamaları ve buna paralel olarak öğrencilerin medya okuryazarlığı dersi kazanımlarını artırabilmeye yönelik öneriler geliştirmeyi hedeflemektedir. Kitab’ın bir diğer amacı da Türkiye’deki Medya Okuryazarlığı Eğitiminden sorumlu Milli Eğitim Bakanlığı ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulu yetkilileriyle yüz yüze görüşmeler sağlanarak, Türkiye’deki Medya Okuryazarlığı Eğitimi Uygulamaları hakkında bilgi edinebilmek, şuana kadar yapılan çalışmaları öğrenmek ve bundan sonraki süreçte ne gibi bir yol haritası izleneceğini ortaya çıkartmaya çalışmak olmuştur.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
SİYASAL İLETİŞİM, PROPAGANDA VE ULUSAL KİMLİK
“Ceren Yegen, Anthony Smith’in millî kimliğin özellikleri olarak sıraladığı; tarihi bölge, vatan, ortak mitler ve tarihsel anılar, ortak kitle toplum kültürü, vatandaşlar için ortak hak ve görevler ile ortak ekonomi temaları üzerinden nasıl kimlik siyaseti yapıldığına dair, özellikle seçim dönemlerinde ortaya çıkan bir analiz yapıyor, kimlik üzerinden siyaset örnekleri üzerinde durarak, tesadüfü örnekleme olarak ifade ettiği yöntemle 1957-2007 yılları arası Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrat Parti, Hürriyet Partisi, Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi, Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti, Doğru Yol Partisi, AK Parti seçim propagandalarında kullanılan, afiş, slogan, seçim beyannameleri üzerinde örneklendiriyor”
Mehmet Ö. Alkan
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Bireysellik Yanılsaması
Bireysellik Yanılsaması Sözden Yeni Medyaya Etkileşim kitabı, “bireyi” etkileşim perspektifinden ele alıyor. Antik Çağın bireysellik anlayışından Modern Çağ’ın bireyine uzanan süreçte geliştirilen iletişim araçlarını; bireyin etkileşim olanaklarını, toplumsal dönüşümlerini ve en önemlisi bu sarmalın nasıl yanılsamaya dönüştüğünü inceliyor.
Henüz sözün hakim olduğu dönemlerdeki etkileşim olanaklarından, yazının bulunmasıyla değişen insan yaşamına, matbaanın, telgrafın radyonun ve yeni medya teknolojilerinin kullanımıyla çeşitlenen iletişim pratiklerine, bireyin, kendisiyle ve toplum ile olan etkileşim mücadelesini yanılsama üzerinden sorgular.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Kelebek Etkisi Çalışma Yaşamında Değişim ve Dönüşüm
Günümüzde çalışma hayatı daha önceki dönemlerde hiç olmadığı kadar değişik varyasyonlar göstermektedir. Bu değişimin altında yatan en önemli faktör ise bilimsel gelişmelerin olduğu aşikardır. Bilimsel gelişmelere sadece teknik boyutta bakmamak gerekmektedir. Her türlü gelişim toplumsal yapıda değişiklik yaptığı kadar aynı zamanda iş yaşamında da karşılık bulmaktadır.
İnsanlığın ve toplumların/medeniyetlerin gelişimi ateşle başladı ve günümüzde bilişim teknolojileriyle devam etmektedir. Her yenilik büyük değişimlere pencere açmaktadır. Günümüzde küreselleşme tüm toplumlardaki bireysel ilişkileri ve çalışma ilişkilerini başat şekilde etkileyen bir aktördür. 1970’li yıllardan itibaren yaşanan ekonomik krizlerle beraber teknoloji alanında yapılan olağanüstü yenilikler çalışma ilişiklerine yansımış ve bunları değiştirmiştir.
Yaşamımızı kökten değiştiren beden gücünden makinelere doğru kayışı simgeleyen ilk sanayi devrim endüstri 1.0’dır. Daha sonra buhar makinelerin yerini elektriğin aldığı Endüstri 2.0; Üretim süreçlerinde bilgisayar ve iletişim teknolojilerinin kullanılmaya başlanması, makinelerin günlük hayatımızda baskın olmaya başlaması Endüstri 3.0; dijitalleşmenin artığı endüstri 4.0 dönemi; bilgisayar, iletişim ve internet teknolojilerinin, robotların üretimde olağanüstü kullanımları, üretimin önemli bir bölümünün bu araçlar vasıtasıyla yapımını ifade eden Endüstri 5.0 olarak adlandırılmaktadır. Tüm bu devrimlerin ortak noktası teknolojidir.
Elinizdeki bu kitap, endüstri devrimlerinin tarihini, oluşumunu, sebeplerini ve etkilerini farklı disiplinlerden akademisyenlerin gözünden açıklarken, diğer taraftan da küreselleşmeyle şekillenen günümüz dünyasındaki çalışma ilişkilerini küreselleşme bağlamında ele alarak irdeleyecektir.
₺340,00