KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Türkiye Türkçesinde Edatlar
₺560,00 -

TÜRKİYE’DE ASKER VE İDEOLOJİ
₺340,00 -

TÜRKİYE’DE DIŞ TİCARETİN GELİŞİMİ TEORİ VE UYGULAMA
₺235,00 -

TÜRKİYE’DE EKSTREM KURAK VE NEMLİ DÖNEMLER (1951-2018)
₺325,00 -

TÜRKİYE’DE E-ÖĞRENME Gelişmeler ve Uygulamalar III
-

Türkiye’de Göç Politikaları
₺575,00 -

Türkiye’de Kentleşme Politikaları ve Konut Talebini Etkileyen Faktörler: Svec Analizi
₺315,00 -

Türkiye’de Kuraklık
₺210,00 -

Türkiyede Müziksel İşitme Eğitimi Araştırmaları
₺250,00 -

Türkiyede Ombudsmanlık Kurumu
₺250,00 -

Türkiye’de Örgüt Kültürü Çalışmaları
₺235,00 -

Türkiye’de Ulaşım Ağları Doğal Ortam Etkileşiminin Coğrafi Analizi
₺650,00 -

Türkiye’de Ücret Payı
₺235,00 -

Türkiye’deki Havayolu İşletmelerinde Performans Ölçme Aracı Olarak Balanced Scorecard Uygulamalarının Değerlendirilmesi
₺260,00 -

Türkiye’deki Kürt Meselesi Galtungyan Bir Bakış
₺405,00 -

Türkiye’deki Medya Okuryazarlığı Eğitimi İçin Bir Uygulama Önerisi
₺380,00
KİTAP TANITIMI
TANZİMAT DÖNEMİ TÜRK ROMANINDA MEKÂN
19. yüzyıl Osmanlı Devleti’nin Batılılaşmaya başladığı bir dönemi işaret eder. Bu dönemde Türk edebiyatının tanıştığı önemli edebî formlardan biri romandır. Romanın bu ilk örnekleri ülkede devam eden yenileşme hareketinin yerleşmesi ve hız kazanması amacıyla çoğunlukla halkı bilgilendirmek veya yönlendirmek için yazılmıştır. Bu dönem romanları üzerine farklı bakış açılarıyla yapılacak çeşitli okumalar roman türünün bizdeki gelişiminin yanı sıra Osmanlı aydınının bu süreci nasıl anladığı, yorumladığı ve beraberinde nasıl bir tutum sergilediği hakkında da önemli bilgiler verecektir.
Bu çalışmada roman türünün ve insanın var oluşunun iki temel vazgeçilmezlerinden olan zaman-mekân ikilisinden mekân kavramı üzerinde durulmaktadır. İnsanın var oluşunun çoğunlukla zaman üzerinden tanımlandığı bir dönemin ardından mekân kavramının öne çıkarılmaya başlandığı günümüzde birçok sosyal bilim kendi sahasını bu bakış açısıyla yeniden ele almaya ve inşa etmeye başlamıştır. Olayların ve çoğunlukla zamanın öncelendiği bir anlayışla kaleme alınan Tanzimat Dönemi romanlarında mekânın nasıl ele alındığı, yazarların mekânı nasıl algıladıkları, ne tür mekânlara yer verdikleri ve bunun ülkenin içinde bulunduğu süreçle olan ilgisi ve söz konusu sürecin aynı zamanda Osmanlı bürokratı olan yazarlar tarafından nasıl yönetildiği bu çalışmada ele alınan başlıca hususlardandır. Tanzimat Dönemi romanlarını bu açıdan ele alan müstakil bir araştırma olmadığından, bu çalışmamızın -başlangıcı ifade etmesi sebebiyle- aynı konuyu farklı dönemler için inceleyecek araştırmacılar için bir kıyaslama imkânı veya ortamı sağlayacağı düşünülmektedir.
₺510,00
KİTAP TANITIMI
2000 Sonrası Türkiye’nin Ulusal ve Uluslararası Güvenliğine Yönelik Tehditlerin Oluşum Analizi
Devlet ile güvenlik arasındaki ilişki çok eskilere dayanmaktadır. Özellikle toplum ve devlet için güvenlik vazgeçilmez bir niteliğe sahiptir. Bu kadar önemli bir ihtiyacın sağlanma biçimleri, bunu sağlayan organlar ve izlenen metotlar dolayısıyla güvenliğe ilişkin tüm unsurlar devlet yapısıyla doğrudan bir ilişki halindedir. Bu sebeple devletin ortaya çıkışında güvenliğin yeri ayrı bir önem arz etmektedir. Ancak zaman içerisinde güvenliğin kapsamı devlet olgusundan bireye doğru genişlemiştir. Bu kitap devlet ve güvenlik arasındaki ilişkiyi uluslararası ilişkiler teorileri çerçevesinde irdelerken, Türk dış politikasında yaşanan gelişmeleri ve özellikle Türkiye’nin hem ulusal hem de uluslararası güvenliğine yönelik tehditlerin oluşumlarının neler olduğunu kapsayan bir analiz sunmaya çalışmıştır. Bu çerçeveden 2000’den 2021’e kadar yaşanan güvenliğe yönelik tehditler, ulusal anlamda terör ve diğer güvenlik tehditleri kapsamında incelenmiştir. Uluslararası anlamda ise komşu bölge devletleriyle olan ilişkiler çerçevesinde ele alınmıştır. Bu süreçte halihazırda var olan tehditlerin yanında yeni tehditlerin ortaya çıkması nedeniyle Türk dış politikası 21 yıllık süreçte değişim geçirmiştir. Unutulmamalıdır ki Türk dış politikasında uygulanan politikalar Türkiye’nin gerek ulusal gerekse uluslararası güvenliğine yönelik tehditlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ayrıca bu tehditler hem dolaylı hem de doğrudan birbirini etkilemiştir. Yapılan bu çalışmada ise bu yaşanan değişimin nedenleri ve oluşum süreçleri analiz edilmeye çalışılmıştır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
ULUSAL AYNAYI OLUŞTURAN KADINSILIK SIRLARI
Kitap ulusların/devletlerin inşasında kadınların varlığını görünmez kılan bakış açılarına alternatif üreterek, Kemalist modernizasyon sürecinin ikinci ayağını oluşturduğu düşünülen 1946-1960 döneminde Türk Sinemasında ulusçuluğun kadın dolayımıyla nasıl yeniden üretildiğine bakmayı amaçlar. Her şeyden önce 1946-1950 yılları, daha önce yeterince anlatılmamış, değinilmemiş, konu ve eğilimler arasındadır. Oysa bu yıllar, Cumhuriyet Halk Partisinin içinden türeyen Demokrat Partinin kurulduğu ve siyasette belirginlik kazanmak için sağlam temeller attığı yıllardır. Kemalist modernizasyon süreci sonrası bir geçiş dönemi olarak betimlenebilen ve çok partili sisteme geçişin ilk nüvelerinin atıldığı yıllar olan 1946-1950 dönemi çalışmanın kapsamına dahil edilir. Bu bağlamda siyasal tarih sürecinde 1950-1960 dönemi sınırlamasından ziyade, 1946-1960 dönemi sınırlaması kültürel, politik ve ideolojik dinamiklerin saptanması açısından önemlidir. Öyle ki, günümüz Türk Sinemasındaki ulusçuluk söyleminin irdelenmesinde bu dönemin dinamiklerinin farklı bir anlatıma katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Divan Şiirinde Rubâî
Arka Kapak Yazısı:
Barındırdığı tasavvufî ve felsefî düşüncelerle dikkate değer bir nazım şekli olan Rubâî, divan şiiri sahasında incelenmeyi hak eden geniş bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Biz bu çalışmamızda rubâînin divan şiirindeki seyrini, anlam dünyasını, bu nazım şekliyle yazılan türleri ve sahip olduğu daha pek çok özelliğini ortaya koyarken, diğer nazım şekilleriyle olan münasebeti, Türk şiirindeki tarihi seyri, yüzyıllara göre rubâîlerin ve şairlerinin dağılımını ele aldık.
KİTAP TANITIMI
İngilizce Öğreniminde ve Çeviride Anlamsal ve Sözdizimsel Sorunları Çözümleme Alıştırma Kitabı
Dil öğrenimi dinamik, uzun, ama bir o kadar da önemli ve ufuk açan bir yolculuktur. Uzun yıllar eğitmen kimliğimizle gözlemleyip, sorunlu olduğunu saptadığımız bazı konuları ele alan bu çalışma kitabıyla bu dilsel yolculukta kendini geliştirmek isteyen öğrencilere destek sağlamayı amaçladık. Kitapta odaklandığımız konular öğrencilerin sıklıkla zorluk yaşadığı zarflar ve kiplikler, sıfat cümleleri ve anlam belirsizliğini içermektedir.
Bizleri yetiştiren değerli İngilizce öğretmenlerimizi burada anarken, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin Kurucu Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan hocamızın “Her eğitimli kadının bu cumhuriyete borcu var” sözünden ilham alarak hazırladığımız bu kitabın tüm kullanıcılara faydalı olmasını içtenlikle diliyoruz.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
Köy Enstitülerinde Mesleki Teknik Eğitim (1940-1954)
Türkiye’de reform niteliğinde eğitim uygulamalarından biri Köy Enstitü kurumlarının açılmasıdır. Köy Enstitüleri’ne birçok misyon yüklenmiştir; bu görevlerin başında Cumhuriyet kazanımlarının köy tabanında yer bulması gelir. Bu kurumlara enstitü denmesinin sebebi: sisteminde uyguladığı eğitim müfredatından kaynaklanmaktadır. Köy Enstitüleri’yle ilgili günümüze kadar sayısız çalışmalar ortaya konmuştur. Bizim çalışmamızı diğerlerinden ayıran Köy Enstitüleri’nin müfredatlarının mesleki teknik eğitim bakımından kapsamlı şekilde incelenmesi oluşturur.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Cinayet Destanları
Âşıklar cinayet destanlarında şahit oldukları ya da olmadıkları; halkın ilgisini çekebilecek cinayet vakalarını anlatmıştır. Cinayetler sansasyonel olaylar olduğundan insanlara bu olaylar cazip gelmiştir. İnsanlar öldürme eylemini, sebeplerini, cinayetin nasıl işlendiğini merak etmekte; bunları anlatan ürünlere yoğun talep göstermektedir. Kendini hem katilin hem maktulün yerine koyan dinleyici/okur; cinayetin neden, niçin işlendiğini; katilin ve maktulün hikâyesini öğrenmek istemiştir. Âşıklar dikkat çekecek ve kazançlarını arttıracak konular üzerine destan yazmayı tercih etmiş, bunlardan biri de cinayetler olmuştur.
Cinayet destanlarında vahşice işlenen, toplumu hayrete düşüren cinayetler konu edilmiş. İnsanların bu cinayetlerden ibret alması, benzer durumlarla başka insanların karşılaşmaması istenmiştir.
Çalışmada âşık, âşıkların yetişmesi ve Âşık Edebiyatı hakkında bilgi verilmiş. Destan türü ve âşık destanları konuları irdelenmiştir. Cinayet destanları üzerinden cinayet olgusu, cinayet türleri anlatılmıştır. Araştırmalar sonucunda elde edilen 50 cinayet destanı metni çalışmada verilmiştir. Tespit edilen cinayet destanları çeşitli yönlerden karşılaştırılmış ve cinayet destanları hakkında çıkarımlarda bulunulmuştur. Çalışmada verilen cinayet destan metinlerinin konularını açıklığa kavuşturmak adına destanlarla ilgili malumat verilmiştir. Cinayet destanı metinleri adlarına göre alfabetik olarak sıralanmış, tespit edildikleri şekilleri üzerinde herhangi bir oynama yapmadan imla ve yazım yanlışlarıyla birlikte verilmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Sarah Kane’s Anti-Oedipal Theatre
Postdramatic Theatre, by its very nature, is anti-Oedipal. It resists the restrictive codes of the existing theatrical tradition concerning stage and audience in oedipal axis. it aims to cleanse theatre from the unhealthy, poisonous inscription on the theatrical body so that theatre can be inclusive rather than exclusive, welcoming new experimental dramatic forms. Although many playwrights, starting with Beckett, Artaud, Osborne, may perhaps fall in this category, who could have thought Sarah Kane, labelled as an underrated, naïve young dramatist, could be by far its most extreme representative? Despite her young age, she systematically and strategically de-territorializes the stage and society, deeply sicked by the ossified principles of the oedipal institutions, from her earliest play, Blasted to the last one, 4.48 Psychosis. Kane, like a clinician, diagnoses the problems which neuroticize the English stage. Blasting the blockage which prevents the free flow of desiring production in both stage and social body, Kane celebrates an anti-oedipal, psychotic stage in her plays. Offering an alternative reading of Sarah Kane’s plays from Deleuze and Guattari’s anti-oedipal perspective, this book invites readers to re-interpret the role of Kane and her drama.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Aydın’da Fetih ve Horasan Erenleri
XII. yüzyıldan itibaren Türk akınlarına sahne olan Aydın ve çevresi XIV. yüzyılın başlarında kati bir biçimde Türk hakimiyetine girdi. Bölgenin fethi ve İslamlaşması sürecinde gazi Türkmenlerin faaliyetlerinin yanı sıra derviş guruplarının da gayretleri bütün Türk fetihlerinde olduğu gibi bu muhitte de önemli bir yer tutmaktadır. Yeni fethedilen bölgenin ahalisine İslam inancı ve Türk kültürünü tanıtmada bununla beraber bölgeye yeni yerleşen irili ufaklı Türkmen zümrelerine çeki düzen verme ve yönlendirme hususunda bu sufi grupların büyük bir misyon üstlendikleri görülmektedir. Bu sufiler arasında müstesna bir yere sahip olan Horasan erenlerinin çok erken bir tarihte Aydın ve çevresine gelerek burada ocaklarını kurdukları anlaşılmaktadır. Tespit edilebildiği kadarı ile en erkeni XI. yüzyılda gelen ve oluşturdukları tesir ile hala daha şehri etkisi altında tutan bu Horasan erenlerinin içinde İmam Baba, Madran Baba, Sarı Sultan ve Dedebağ Dedesi apayrı bir öneme sahiptir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Engelsiz Bilişim 2021
Teknolojik gelişmeler günümüzde bireylere eğitimden ulaşıma, sağlıktan ekonomiye birçok alanda neredeyse sınırsız imkânlar sunmaktadır. Teknolojinin sağladığı bu imkânları, özellikle toplumsal hayata uyum ve katılım konusunda problem yaşayan engelli bireylerin gündelik hayatlarını kolaylaştırmak amacıyla kullanmak, teknolojinin amacına uygun ve verimli kullanımına ortam hazırlayacaktır.
Bu kitabın ana hedefi 2021 yılı itibariyle Türkiye’de engelsiz bilişim konusundaki yaklaşımları algıları ve uygulamaları irdelemek ve engelliler açısından teknoloji faktörünün ve uygulamalarının önemini bir kez daha ilgililere aktarmaktır. İçerikler Türkiye Engelsiz Bilişim Platformunun 2021 yılında yapmış olduğu organizasyonda sunulan ve yeni teknolojilerin engelliye ulaşmasını sağlayan bildirilerin genişletilmiş makalelerinden oluşmaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Jandarma Tarihi Kaynakları
Türkiye’de modern anlamda genel kolluk teşkilatının kurulma süreci, 1839’da Gülhane Hatt-ı Hümâyunu’nun ilânıyla başlamıştır. Klasik Osmanlı Dönemi’nden farklı olarak Tanzimat, II. Meşrutiyet ve Millî Mücadele yıllarında, özellikle Batı’daki emsallerine uygun reformlara tâbi tutulan iç güvenlik kurumları; Cumhuriyet Türkiyesi’nde büyük bir hız kazanan yenileşme hareketleriyle, bugün dünyanın önde gelen kolluk kuvvetleri arasında yerini almıştır. Bu gelişmede, başta Fransa olmak üzere, İtalya ve diğer Avrupa devletlerinden davet edilen yabancı tensikat subaylarının da rolü olmuştur. Aynı süreçte kurulan Jandarma Mektepleri, modern Jandarma Okulları’nın nüvesini teşkil etmiştir.
Osmanlı-Türk Jandarması’nın tarihi, yalnız Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde bir iç güvenlik manzumesi olmayıp; millî sınırlarımızın ötesinde kalan geniş bir coğrafyanın kadîm geçmişinin de görkemli bir safhasıdır. Genellikle Balkanlar ve Orta-Doğu; Arap Yarımadası’nda Harameyn-i Şerifeyn; kısmen, Kafkasya ve Kuzey Afrika; Doğu Akdeniz’de Kıbrıs; nihayet, Girit dahil asırlar boyunca Osmanlı hakimiyetinde kalmış Akdeniz’in diğer adaları, iç güvenlik reformlarıyla bu coğrafyanın bir parçası olmuştur.
Bu kitapta, Osmanlı’dan günümüze, asayiş ve iç güvenlikle ilgili gelişmelerde ordu, sahil güvenlik ve polis teşkilatıyla birlikte devletin eli ve emri altında başarılı bir tarih yazan Jandarma’nın geçmişine ışık tutacak kanun ve nizamlar; bunlara dayanak teşkil eden muhtelif hukukî belgeler ile yerli-yabancı literatürden ulaşılabilenler bir araya getirilmiştir. Eserin yegâne amacı, başta Jandarma olmak üzere, kolluk kuvvetleri ve Sahil Güvenlik alanında araştırma yapanlara bir kaynak külliyatı sunabilmektir.
KİTAP TANITIMI
TARİHÎ TÜRK LEHÇELERİNDE OK EDATI
Kitapta OK edatının tarihî lehçelerdeki kullanımı ele alınmıştır. Türkçedeki en eski pekiştirme edatlarından biri olan OK edatı, aynı zamanda bir enklitik edatı olarak da Türkçeye pek çok ek ve sözcük oluşumunda katkı sağlamıştır. Kitap bir Giriş ve üç ana bölüm üzerinden tasarlanmıştır. Giriş’te edat, pekiştirme edatı ve enklitiklik hakkında bilgilendirme yapılmıştır. Birinci bölümde Tarihî metinlerde OK edatının kullanımı ele alındı. İkinci Bölümde OK edatının anlam ve gramatikal kullanımı üzerinde duruldu. Üçüncü Bölümde OK edatının ek ve sözlerde kalıplaşması tespit edilmeye çalışıldı. Böylece OK edatının tarihî lehçelerdeki kullanımı bir bütün olarak verilmek suretiyle gramer çalışmalarına ilgi duyanların dikkatine sunulmuştur
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Ekolojik Koşullara Göre Tekirdağ İlinin Arazi Kabiliyet Sınıflandırması
Doç. Dr. Emre Özşahin ve Dr. İlker Eroğlu tarafından kaleme alınan “Ekolojik Koşullarına Göre Tekirdağ İlinin Arazi Kabiliyet Sınıflandırması” adlı araştırma, yöresel ölçüde bilimsel esaslara göre Türkiye’de yapılmış örnek ve ilk arazi sınıflandırması çalışmaları arasındadır. Bu araştırmanın diğerlerine olan önemli farkı, Atalay’ın ülkemizde 50 yıla yakın tespit, deneyim ve araştırmaları sonucu yaptığı arazi kabiliyet sınıflarındaki ölçütlerin kullanılmasıdır.
Özşahin ve Eroğlu’nun bu araştırması, sadece Tekirdağ ilinin arazi kabiliyet sınıflarına göre kullanılmasını sağlamakla kalmayacak aynı zamanda örnek bir arazi kabiliyet sınıflandırmasına da emsal oluşturacaktır. Şöyle ki, araştırmada Tekirdağ ilinin tüm doğal ortam özellikleri, özgün harita, grafik, tablo ve fotoğraflarla aydınlatılmış ve bu ortam özelliklerinin arazi kabiliyet sınıflandırmasındaki etkileri ve önemi ele alınmıştır.
Araştırmanın diğer özgün yanı; tarım ve ormancıların yanında coğrafyacıların da arazi sınıflandırmasında yetkin, hatta bilimsel açıdan arazi değerlendirilmesinde diğer meslek gruplarındaki araştırmacılara göre daha ileri düzeyde olduğunun ortaya konulmasıdır. Bu durumu, araştırmada kullanılan 76 tablo, 75 şekil ve 45 fotoğraf açıkça göstermektedir.
Prof. Dr. İbrahim ATALAY
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT BİLİMİ
Millî kültür ve edebiyatların tarihi süreç içerisinde tesir alış-verişlerinde bulundukları diğer kültür ve edebiyatları bağlamında incelemek ve değerlendirmek karşılaştırmalı edebiyat olarak adlandırılmaktadır. Tesir alış-verişlerini ortaya koymak, kim kimden neleri ne ölçüde almış, aldıkları yanında ona kattığı farklı yorumları, farklı renk ve tatları belirlemek karşılaştırmalı edebiyat biliminin sahasına girer. Bazı zamanlar alıcılar ve vericiler şeklinde her şey bütün netliğiyle ortaya çıkmaz, yani alıcı da verici de net değildir. Etkilenme şekilde, özde, tarzda, duygu, düşünce, hayal ve ifade de olabilir. Bu etkilenmeler öncelik ve ardıllık (sonralık) gibi bir sıra takip edeceği gibi aynı zaman diliminde, eşzamanlılık olarak da görülebilir. Bu durumda etkileme ve etkilenme iç içe olabilir. Bundan başka etkilenme kültürden kültüre, edebiyattan edebiyata sıralı bir zaman çizgisi takip etmez, bazı etkiler öncelik kazanırken bazıları geri bırakılır (takdim-tehir). Herhangi bir milli edebiyat sahasında ortaya çıkmış herhangi bir edebi unsur, diğer edebiyatlarda ya gecikmeli olarak ya da çok sonraları görülebileceği gibi hatta bazı unsurlar hiç görülmeyebilir.
Bizim edebiyatımız noktasında probleme baktığımızdan olsa gerektir ki tesir alışverişini daha çok Batı edebiyatı noktasından değerlendiriyoruz. Batılı edebi türlerin bizim edebiyatımızı nasıl, ne zaman ve ne şekilde etkilediği üzerine tespitlerde bulunuyoruz. Belki de etkilenme çok derinden ve çok uzakta olduğu için olsa gerek ki diğer milletlerin edebiyatları bağlamında pek bakılmamaktadır. Oysa kimse bu alanda araştırmalar yapılmadan o edebiyatların bizim edebiyatımızı etkilemediğini veya bizim edebiyatımızın başka milletlerin edebiyatlardan etkilenmediğini söyleyemez.
KİTAP TANITIMI
BELGESEL SİNEMANIN ÜÇÜNCÜ SİNEMADA TEMSİLİ
İçinde yaşanılan topluma açık gözlerle bakabilmek her sinemacının ve özellikle belgesel sinemacının kendi toplumuna karşı koşulsuz bir görevidir. Bu bağlamda; Üçüncü Sinema, hâlâ keşfedilmeyi bekleyen bir alandır. İmgesel ya da belgesel yapımların bu anlayışı taşıyarak izleyicilerle buluşması, birtakım sorunları içeriyor olsa da kültürel özgüllük, ulusal çıkarlar ve toplumsal eşitlik adına yapılması beklenen bir üretim alanıdır. Toplumsal refah için zihinlerin yeni ve gerçek bileşenlerle yapılandırılması belgesel sinemanın ve Üçüncü Sinemanın birincil işlevleri arasındadır. Özetle; yapılması gereken keşfetmek ve kaydetmek!
₺325,00
KİTAP TANITIMI
DIFFERING PERSPECTIVES ON LITERARY TEXTS
This book entitled Differing Perspectives on Literary Texts, presents a literary world that is continuously changing and developing with new literary expressions, approaches, criticisms, interpretations, intertextual and interdisciplinary studies. Literature appears from storytelling that turns into a body of written work with artistic merits transforming and narrating stories of human experiences, cultural values, gender issues, societal norms. Literature with different interpretations and analysis of literary works under the light of pioneering figures criticisms or literary approaches and movements enrich literary perspectives that are instructive, entertaining, criticizing, illuminating, and diversifying. Literary interpretations, rewritings, adaptations, critical analyses, destructions and reconstructions with critical approaches and differing perspectives of old and new literary texts from diversifying standpoints will open new paths in further interdisciplinary and literary studies.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
FANTASTİK EDEBİYAT ve MASAL
Fantastik ya da farklı isimlendirmelerle fantezi, fantazya muazzam derecede baştan çıkarıcı bir konudur. Hayal gücü ve heves ile ilişkisi onun tanımlanmasını zorlaştırmaktadır. Asıl değeri de açıkça tanımlanamamasında, hayalperest özellikleri ile boşlukta asılı kalmasında gizlidir. O, gördüğümüzle ve bildiğimizle değil öteki ile ilgilidir.
Bu kitapta, Carl Gustav Jung tarafından geliştirilen “Analitik Psikoloji Yaklaşımı” fantastik edebiyatın ilk basamağı diyebileceğimiz masallara uygulanmıştır.
Günümüzde hepimizin sığınağı haline gelen fantastik dünya, masal anlatıcılığı, masal terapisi ve masalların eğitimde kullanım durumu da incelenmiştir.
KİTAP TANITIMI
RUSYA İMPARATORLUĞU’NDA ANAYASAL DEMOKRAT PARTİSİNİN MİLLİYETLER POLİTİKASI (KADET PARTİSİ 1905-1917)
Bu kitapta, gayrirusların yönetimi ve devlete entegrasyonunun nasıl sağlanacağı konusunda bir çözüm sunan Rus liberal partilerinden Anayasal Demokrat Partisi’nin (Kadet Partisi) 1905-1917 yılları arasındaki milliyetler politikası dönemin kaynakları incelenerek aydınlatılmaya çalışılmıştır. Partinin kuruluşu, programı, organizasyonu, seçim çalışmaları ve yasama faaliyetleri incelenirken Rus liberalizminin gelişimi, anayasal meşrutiyet döneminin genel havası ve aşamaları, Devlet Duması çalışma sistemi, diğer partilerin ve gayrirus politik grupların meseleye yaklaşımları da açığa çıkmıştır. Dünya literatüründe biraz göz ardı edildiği fark edilen partinin yasama faaliyetleri ayrıntılarıyla takip edilmiştir. Rusya Müslümanları İttifakı (İttifak el-Müslimin) ve onun Devlet Duması’ndaki temsilcisi Müslüman Fraksiyonu’yla ilişkilere ayrı bir başlıkta yer verilmiş, Kadet Partisi’nin diğer milliyet meselelerine yaklaşımıyla arasında bir fark olup olmadığı ve iş birliği süreci hakkında fikir verilmiştir.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL MEDYADA ADALET ARAYIŞI
İnternet tabanlı ağ teknolojilerinin gelişiminin kullanıcılara sunduğu imkanlar, birçok disiplinlerarası konunun da tartışılmasına zemin hazırlamıştır. Elinizde bulunan bu eser, internetin kamusal alan olup olmadığı, birbirini bütünleyen gözetim ve güvenlik kavramları, panoptikon çağdan omniptikona uzanan değişim, post-truth dönemde dezenformasyonun sosyal medya etkileşimleri gibi pek çok farklı konuyu tartışarak ışık tutmaktadır.
Özellikle dijital teknolojilerin gelişimi ile hayatımıza giren sosyal medya; haber alma ve eğlence amaçlı paylaşımların çok ötesine geçerek tüm dünyada hak ve adalet arayışı için seslerini duyurmaya çalışanların aktif olarak kullandığı bir platforma dönüşmüştür. Sosyal medyada seslerin yükseltilmesi ve bilgi akışının sağlanması; belirli bir olay hakkında farkındalık yaratılması ve bu konu ile ilgili ilişkiler kurulmasını sağlamaktadır.
Sosyal medya, insanların bir araya gelip destek bulduğu, bir amaç için büyük kalabalıkların toplanabildiği, çevrim içi fikirlerin paylaşılması ile küresel ölçekte ses getirebilecek etki yaratılabilecek bir ortamdır. Dolayısıyla, “sosyal medyada adalet arayışı”; ifade özgürlüğü, aktivizm, dijitalleşme, adalet, iletişim, ağ toplumu, gözetim, denetim gibi kavramların teknolojik gelişmelerle birlikte yaşanan değişim ve dönüşümler neticesinde yeniden yorumlanmasını gerekli kılmıştır. Artık protestolar sadece fiziksel mekanlarda değil siber ortamlarda da kitleleri harekete geçirebilmektedir. Dijitalizm ile literatüre giren hashtag (#), like, retweet, emoji, internet meme ya da mention (@) kullanarak dünyanın herhangi bir yerinde haksızlığa uğradığını düşünen, adaletin yerine getirilmediğini savunan herhangi birinin çığlığı tüm dünyada yankılanmakta, yayılmakta ve destek bulmaktadır. Bu araştırmada, tüm dünyada öne çıkan hak ve adalet arayışlarına, kadın şiddeti başta olmak üzere ırkçılık ya da cinsel tacize gibi farklı birçok konuya yer verilmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Bir Deste Berceste
Dogal olarak, elinizdeki bu küçük çalısma edebiyatımızdaki bütün bercesteleri içine alan bir derleme degildir. Bir siirin berceste kıvamında olup olmadıgını ölçen bir otorite veya kıstas yoktur. Bizim amacımız mümkün oldugunca genis bir okur grubunun zevkine hitap edecegini umdugumuz siirleri toplamaktı. Bunda ne kadar basarılı oldugumuza okurlarımız karar verecektir.
Bu kitap, her ne kadar siir tadını bozmamak için akademik ayrıntıdan uzak olarak tasarlandıysa da üniversitelerin Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Dili ve Edebiyatı Ögretmenligi ve Türkçe Ögretmenligi bölümlerinde bilhassa Eski Türk Edebiyatı derslerinde yan eser olarak kullanılabilecek mahiyettedir. Yalnız edebiyatı meslek olarak icra edenler degil söz sanatlarından hoslanan her insanın kitapta geçen bercesteleri zevkle okuyacagını umuyoruz. Umarız, bu küçük derleme düsünce ve zevk dünyamızı süslemize küçücük bir katkıda bulunur.
Eger maksud eserse mısra-ı berceste kâfidir!
Aceb hayretteyim ben Sedd-i ?skender hususunda
Eger amaç dünyada bir eser bırakmak, bir hüner
sergilemek ise bunun için bir berceste mısra söylemek
kâfidir. ?skender, o seddi bosuna yapmıs. O kadar ugrasıp
seddi yapmak yerine bir berceste mısra bıraksaydı
daha iyi ederdi!
KİTAP TANITIMI
Sosyal Medya ve Algoritmalar
Dünyada algoritmaları ve büyük teknoloji şirketlerini ellerinde tutan azınlıklar, kendini çoğunluk sanan sıradan kullanıcıların ekonomik, politik ve kültürel yönelimlerini doğrudan etkileyebilir mi? Cevapla ilgili kafanızda soru işaretleri varsa bu kitap size göre olabilir.
Algoritma kelimesinin kökleri her ne kadar 9. Yüzyıla kadar uzansa da sosyal medyanın hayatımızın her alanına nüfuz etmesiyle çok fazla duyulan bir kavram olmaya başladı. Bilişim, telekomünikasyon, sağlık, eğitim gibi birçok farklı alanda kendisine yer bulan yapay zeka teknolojileri, günümüzün en güçlü dinamiklerinden biri olan sosyal medyada da aktif olarak kullanılıyor. Günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen sosyal medya platformları, işlevselliklerini artırmak ve kullanıcılarına daha”iyi” bir deneyim sunmak ve tabii ki özünde karlılıklarını artırmak için yapay zeka teknolojisi ile çalışan algoritmalar kullanıyor. Bu çalışmada, sosyal medya kullanıcıları olarak farklı alanlarda ne gibi algoritmik manipülasyonlara maruz kaldığımızı, yapay zekanın hayatımızı bir çok alanda kolaylaştıracağı tezine karşı dikkat edilmesi gereken bazı noktalara vurgu yapılmaya çalışılıyor. Diğer yandan günlük hayatımızın vazgeçilmezi algoritmaların gazetecilik mesleğine ve pratiklerine nasıl bir katkı sunduğu ve ne gibi dezavantajlara yol açabileceği işleniyor. Türkiye’nin genç bilim insanı adaylarından sosyal medya ve algoritmalara farklı yaklaşımları bu kitapta bulabilirsiniz.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı İdaresinde İşkodra Vilayeti (1876-1912)
Osmanlı Devleti idaresinde İşkodra vilayeti konumu itibariyle idarî açıdan farklı uygulamaların tespit edildiği bir yerdir. Burada özellikle İşkodra sancağında tatbik edilen ve Dağlı İdaresi olarak isimlendirilen idarî teşkilata ilişkin uygulamalar dikkat çekmektedir. Zira bu uygulama idarî özellikleriyle genel anlamda Osmanlı taşra idaresi dışındadır. Bunun nedeni İşkodra sancağında içtimaî yapıda görülen ve bahsedilen farklılıkları ortaya çıkaran ilişkilerdir. Müslüman Arnavutların Katolik Arnavutlar ile olan münasebeti mülkî yapıda farklı uygulamaları ortaya çıkardığı gibi benzer durumu malî, askerî, hukukî ve içtimai yapıda da görmek mümkündür. Nitekim Osmanlı idaresinde İşkodra vilayetiyle ilgili çalışmalarda genel değerlendirmelerin dışında hareket edilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada İşkodra’da Dağlı İdaresi şeklinde tanımlanan idarî, malî, askerî ve hukukî özellikleriyle öne çıkan yapıya dair tespitler yapılmıştır. Böylece Osmanlı idaresinde İşkodra vilayetinin sahip olduğu konumu demografik ve idarî yönleriyle ortaya koymak mümkün olmuştur.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
DİJİTAL ÇAĞDA Z KUŞAĞI GERÇEKLERİ
21. yüzyılda yaşanan sosyal, siyasal, politik, ekonomik ve teknolojik gelişmeler Z kuşağının gündelik yaşam pratiklerinde önemli değişimleri de beraberinde getirmiştir. Özellikle 2019 yılında başlayan COVID-19 pandemi sürecinin tüm dünyayı etkisi altına alması ile neredeyse hayatın her alanında radikal değişimler ve dönüşümler yaşanmıştır. Toplumun önemli bir yapı taşını oluşturan gençler ve dolayısıyla Z kuşağı, her aşamada yeni değerlerin inşa edildiği dijital çağda önemli ve etkin bir rol üstlenmektedir.
Günümüzde, Z kuşağını doğru bir biçimde okuyabilmek aslında geleceği anlayabilmektir. Bu bağlamda “Dijital Çağda Z Kuşağı Gerçekleri” kitabı, Z kuşağını yeni dünya düzeninde anlamaya yönelik bir içerikle hem akademiye hem de sektöre önemli bir kaynak olmayı amaçlamaktadır.
25 yazar tarafından 19 bölüm olarak kaleme alınan bu kitap, dijital çağda Z kuşağı gerçeklerini ortaya koymaya yönelik araştırma, derleme ve incelemeleri içermektedir. Bu bağlamda kitapta; markalaşma, dijital pazarlama, yeşil pazarlama, reklamcılık, halkla ilişkiler, dijital iletişim, eğitim, e-spor, dijital gazetecilik, dijital oyunlar, dijital siyasal iletişim, dijital okuryazarlık, dijital kültür, sosyal medya, postfeminizm ve tüketici davranışları gibi konular sosyal bilimler çerçevesinde, Z kuşağı perspektifinden detaylı bir biçimde incelenmiştir.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
Bolu Folklorunda Mâniler
Türk sözlü geleneğinin önemli türlerinden biri de manilerimizdir. Anonim Türk halk edebiyatı ürünü olan ve tek dörtlükten müteşekkil bulunan bu şiir türü, bugün dahi Türklerin yaşadıkları bütün coğrafyalara hâkim konumdadır. Manilerimiz Anadolu sahasında yapı ve muhteva bakımından oldukça zengin bir durumdadır. “Bolu Folklorunda Maniler” adlı kitap çalışmamız bir yerde bunun ispatıdır. 2016-17 yıllarında Bolu ili, ilçeleri ve köylerinden derlemeler yoluyla elde ettiğimiz manilerden 2100 kadarını kitabımızda değerlendirdik. Derlenen malzemenin bolluğu konularına göre manilerimizi sınıflandırırken de kendisini göstermiş ve manilerimizi konularına göre 34 farklı başlık altında değerlendirme imkânımız olmuştur. Bununla birlikte Bolu folklorunda mani söyleme geleneğine dair de önemli verileri kitabımıza almış bulunmaktayız. Bolu ilinde yaşamakta olan 214 kaynak kişinin aktardığı 2100 adet maninin bir araya getirilerek oluşturulmuş olan bu çalışmanın Türk folklor çalışmalarına ve halk kültürümüze faydalarının olması ümidiyle Türkoloji dünyasına arz olunur.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Yaratıcı Okuma
Yaratıcılık, geçmişten günümüze her daim üzerinde titizlikle durulan bir kavram olmuştur. Özellikle her bireyde var olan ve zamanla değişim gösteren bu beceri çok düşünülen ve çalışılan bir alandır. Çalışmalar göstermiştir ki birey zaman içerisinde tüm deneyimlerinden yola çıkarak bu becerinin gelişimine ve körelmesine sebep olabilmektedir. Bu doğrultuda öğrenme ve öğretme süreçlerinin formal ya da informal bireyin hayatında ne denli önemli olduğu sonucuna varılmaktadır. Ve fakat yaratıcılığın varlığı, gelişimi, toplumda yaratıcı bireylerin sağladıkları ya da sağlayacakları katkılar düşünüldüğünde hem beceri hem de davranış olarak edinilmesi ve edindirilmesi elzem bir beceridir denilebilir. Tüm bunlar ışığında toplumun gelişimi, düşünen ve problem çözümüne odaklı nesillerin yetişmesi yaratıcılıklarının doğru gelişimi ile mümkün olacaktır. Bu becerinin edinimi ve gelişiminde de öğrenme öğretme süreçlerinde dil becerilerinin öğretimi üzerinde durulmalıdır. Yaratıcı bir bireyin yaratıcı düşünmesi gerektiği gibi yaratıcı yazıp, yaratıcı okuyabilmesi de gerekir. Elinizde tuttuğunuz bu kitap bu doğrultuda yaratıcılık, yaratıcı düşünme ve yaratıcı okuma ile ilgili hem teorik hem de uygulamalı bilgiler sunan bir kaynaktır.
₺310,00
KİTAP TANITIMI
Kent ve Sosyal Sermaye
Tarihin akış sürecinde beşeri ve coğrafi birçok neden insan yaşamını çeşitli yönleriyle değiştirip farklılaştırmaktadır. Süreçte bu değişimlerin en önemlilerinden biri de insanın kendine ihtiyaçlarını giderebileceği bir yer edinmesi olmaktadır. Kent yerleşim alanları birlikte yaşamanın mekânsal tezahürlerinden biri olarak vücut bulmuştur. Kent yaşamı kır yaşamından birçok yönüyle ayrışmakta. Bu mekândaki toplumsal yaşam, ihtiyaçların giderilmesi için kendine özgü oluşturulmuş yapıları, kurumları, oluşumları ve insan ilişkilerini içermekte. Kent ortamında nüfusun büyük ve heterojen bir yapıda olması, sosyo-ekonomik kaynakların çokluğu ve çeşitliliği, tüketim kalıplarının ve yaşam tarzının kıra göre farklılığı, kitle iletişim araçlarının yaygın kullanımı gibi etkenler, birey-grup-toplum arası ilişkilerde sürekli yeni davranış formlarını ortaya çıkarmakta. Kentsel alanlarda aile ve akrabalık gibi birincil grupların küçüldüğü, önem ve bağlayıcılıklarının zayıfladığı, buna karşın ikincil grupların etkilerinin daha güçlü olduğu görülmektedir. İnsanın her ihtiyacını tek başına karşılamasının mümkün olmaması nedeniyle bulunduğu ortamda diğer insanlarla mutlak surette iletişime geçmek, işbirliği ve dayanışma oluşturmak zorunluluğu bulunmakta. Bu ilişkilerde güven en önemli belirleyici bir faktördür. Kişilerarası güven, ortak normlar ve toplumda cari ilişki ağlarına katılmak, içinde yaşanılan toplumun sosyal sermaye stokunu oluşturmaktadır. Sosyal sermaye stoku bir toplumun sosyal kaynaşmasını, her yönüyle gelişmesini ve müreffeh bir yaşam sürmesinin sağlayan bir değişken olarak değerlendirilmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
FASÎH AHMED DEDE DÎVÂNI BAĞLAMLI DİZİN VE İŞLEVSEL SÖZLÜĞÜ
Fasih Ahmed 17. Yüzyıl Osmanlı sahasında yetişmiş, kendi döneminde ve kendisinden sonraki yüzyıllarda yaşamış pek çok şairi etkilemiş usta bir sanatçıdır. Klasik Türk edebiyatında çeşitli alanlarda oluşturduğu eserleriyle ön plana çıkmış ve şairliğinin yanı sıra sanatın birden çok türünde eserler vermiştir.
Eser sayısı ile dikkat çeken Fasih Ahmed aynı zamanda oldukça hacimli mürettep bir divana da sahiptir. Çalışmamıza konu olan eseri de bu divanıdır. Divandaki manzumeler TEBDİZ sistemine girilerek kelime veya kelime guruplarının bağlamsal anlamları ile birlikte işlevsel dizini ortaya çıkarılmıştır.
TEBDİZ projesi ile araştırmacılara klasik Türk edebiyatı metinlerinin söz varlığının ortaya konması, bu metinlerin tanınması, anlaşılması ve karşılaştırılması gibi birçok hususta imkân sunma amacı güdülmektedir.
Fasîh Ahmed Dede Dîvânı Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlüğü adıyla çalışılan söz konusu eser yapılan araştırmalar neticesinde oldukça hacimli bir örnek teşkil etmiştir. Kitaba konu olan bu eserin tamamını kitap hacminde yayınlamak oldukça zor olacağından her harfle ilgili sınırlı sayıda örnekler verilerek, eser baskıya hazırlanmıştır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Girişimcilik ve Bilişim Sektörü Destekleri
Günümüzde teknoloji insanların ve işletmelerin temel taşlarından birini oluşturmaktadır. Üretimden, sanayiye, endüstriden, hizmet sektörüne kadar dijitalleşme olmazsa olmaz bir unsur olarak karşımıza çıkar. İşletmeler son zamanlarda kendi yazılım birilerini kurmakta ya da dışarıdan hizmet alım yoluna gitmektedir. Endüstri 5.0’lara varan gelişmeler ve bunları kendi işletmelerine adapte edebilen işletmeler pazarda rekabet edebilmede bir adım öne çıkmadırlar. Ülkemiz gibi ekonomisi ve sanayisi hızla gelişen ülkelerde dijitalleşme döngüsünü işletmelerin tamamlayabilmeleri devlet bir takım bilişim sektörleri desteği vermektedirler. Bu kitabın amacı, Türkiye’de firmaların bilişim sektörü desteklerinden nasıl faydalanacakları konusunda yol göstermektir.
KİTAP TANITIMI
Eğitim 4.0 Ekseninde Türkiye’de İşletme Eğitiminin Dünü, Bugünü ve Yarını
Tarihsel süreç kapsamında incelendiğinde medreseler ve mektepler, Osmanlı Devletinde kurulmuş ilk yükseköğretim kurumları olarak açıklanmaktadır. Bu kapsamda özellikle medrese eğitimi almış kişiler tarafından yazılan eserlerde işletme, iktisat ve davranış bilimlerine yönelik yoruma dayalı konulara yer verilmesi, işletme ile ilgili ilk kavramların eğitim süreçlerinde vurgulandığına dikkat çekmektedir. Buna ilaveten tarihsel süreç kapsamında İşletme İktisadı Enstitüsü ile İktisadi ve Ticari İlimler Akademileri Türkiye’deki işletme eğitiminin gelişmesinde etkin rol üstlenmişlerdir. Yükseköğretimde YÖK dönemi ile birlikte kurulan üniversitelerde özellikle 2006 yılına kadar yüzdelik dilimleri azalan yani puanları yükselen işletme bölümlerinin yıllar bazındaki başarı sıraları sıklıkla artmış ve özellikle 2016 yılından sonra kontenjan azaltımı veya ilgili bölümü kapatma riskiyle karşı karşıya kalmışlardır. Bu durum Türkiye’de işletme eğitiminin plansız olarak büyüdüğünü göstermektedir.
Günümüzde üniversitelerin çeşitli bölümlerinde olduğu gibi, işletme bölümlerinden de mezun olan pek çok öğrencinin beklentilerine uygun alanlarda istihdam edilememeleri, üniversitelerden mezun olan pek çok öğrencinin birden fazla diploması olmasına rağmen iş bulamama sorunları, üniversiteler ile iş dünyasının beklentileri arasında farklılıklar olduğunu göstermektedir. Ülkemizin nitelikli insan kaynakları ihtiyacının daha etkin karşılanabilmesi için, eğitim programlarının sektörlerle beraber ve sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yapılandırılması önem taşımaktadır. İşletme eğitimi ile bireylere toplumsal yaşamda ve özellikle çalışma hayatında ihtiyaç duyulan bilgi ve becerileri kazandırarak, nitelikli insan kaynaklarının yetiştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu bağlamda üniversitelerin işletme eğitimi veren bölümlerinin endüstri 4.0 süreçleri ekseninde eğitim öğretim planlarını uyumlaştırmaları, buna ilaveten söz konusu derslerin sadece teorik olarak işlenmesi yerine deneyim temelli öğretilmesi, nitelikli öğrenme süreçlerine zemin hazırlamaktadır. Bu bağlamda ders planlarında eğitim 4.0 içerikli derslerin uygulama süreçleri ile desteklenmesi önem teşkil etmektedir. Böylece işletme eğitimi süreçlerinin teknoloji ve uygulama süreçleri ile iç içe olması nitelik değeri yüksek insan kaynaklarının örgütsel süreçlerde tercih edilmelerini beraberinde getirebilecektir.
İşletme eğitiminin geçmişten günümüze incelendiği bu kitapta, Türkiye’deki işletme eğitiminin geçmişten günümüze ve gelecekteki durumuna ilişkin durum değerlendirilmesi yapılmış, işletme eğitimlerindeki değişim ve dönüşümler belirlenmiş, geleceğe yönelik işletme eğitiminin niteliksel değerinin artırılabilmesi için öneriler sunulmuştur.
Bu kapsamda çalışmanın ilk bölümünde tarihsel süreç kapsamında işletme eğitiminin analizi yapılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde 2000’li yıllardan günümüze Türkiye’de lisans düzeyindeki işletme eğitiminin analizi yapılmıştır. Buna ilaveten araştırmada işletme eğitimi veren önlisans programlarının sayısı belirlenerek, devlet ve vakıf üniversitelerinde önlisans eğitimi veren işletme bölümlerinin dağılımı karşılaştırılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise işletme eğitiminin gelecek görüntüsü betimlenmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda eğitim 4.0 içerikli dersler devlet ve vakıf üniversitelerinde ayrı ayrı incelenerek belirlenmiş, işletme eğitimindeki değişim ve dönüşümler için öneriler sunulmuştur.
₺340,00