KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Popüler Tarihî Romanlarda İstanbul (1871-1986)
₺585,00 -

Portföy Yönetimi
₺210,00 -

Post Truth Çağda Siyaset
₺340,00 -

POSTİNSAN Gelecek Gündelik İlişkiler ve HUMANS
₺275,00 -

Postmodern Çağda Toplumsal Kimlikler
₺420,00 -

Postmodern Trends in Literature and Arts
₺315,00 -

POSTMODERNİZMİN İZ DÜŞÜMLERİ
₺610,00 -

POZİTİF İLETİŞİM
-

PRACTICAL SCHOOL DISCIPLINE
₺495,00 -

Pravda Gazetesinde KORE SAVAŞI
₺300,00 -

Priştineli Begazâde Nureddin I. Divan
₺1.020,00 -

Priştineli Begzâde Nureddin II. Divan
₺340,00 -

Problems Reflected in the Learning-Teaching Processes in Fine Arts High Schools
₺235,00 -

Process Management and Digital Solutions for Enterprises
₺235,00 -

Prof. Dr. Bayram Durbilmez’e Armağan -55. Yaş Anısına- Cilt I
₺1.000,00 -

Prof. Dr. Bayram Durbilmez’e Armağan -55. Yaş Anısına- Cilt II
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
Kazan – Ankara Hattı
Kazan–Ankara Hattı: Çok Kutuplu Dünyada Rusya–Türkiye İlişkileri ve Paradiplomasi, değişen uluslararası sistemde Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkileri paradiplomasi perspektifinden ele almaktadır. Çalışma, Kazan ve Ankara arasındaki etkileşimi yalnızca devletlerarası diplomasi çerçevesinde değil, aynı zamanda bölgesel yönetimler, yerel aktörler ve kültürel bağlar üzerinden de incelemektedir. Çok kutuplu dünya düzeninin şekillendiği günümüzde, alt-ulusal işbirliği mekanizmalarının dış politika ve uluslararası ilişkiler üzerindeki etkisi analiz edilmektedir. Kitap, Rusya–Türkiye ilişkilerine yeni bir bakış açısı sunarken, paradiplomasinin bölgesel istikrar ve karşılıklı anlayışın geliştirilmesindeki rolünü ortaya koymaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Hakas Türkçesinde Geçmiş Zaman Kategorisi
Güney Sibirya Türk lehçeleri arasında önemli bir yere sahip olan Hakas Türkçesi, özellikle zaman kategorisi açısından Türkoloji araştırmalarına zengin veriler sunmaktadır. Bu çalışma, Hakas edebiyatının roman türündeki ilk eseri olan ve Nikolay Georgiyeviç Domojakov tarafından kaleme alınan “Iraxxı Aalda” (1960) üzerinden Hakas Türkçesindeki geçmiş zaman kategorisini incelemektedir. Geçmiş zaman kategorisi; basit ve birleşik yapılı işaretleyiciler olmak üzere iki ana başlık altında ele alınmakta, her bir yapının biçimsel ve işlevsel özellikleri romandan tespit edilen örnekler bağlamında ortaya koyulmaktadır. Tespit edilen yapılar ışığında çalışma, yazara özgü dil kullanımları ile birlikte romanın kaleme alındığı döneme ait Hakas yazı dilinin özelliklerini sergilemesi bakımından önemli bir kaynak niteliği taşımaktadır.
₺430,00
KİTAP TANITIMI
DİASPORA TEMSİL SİSTEMİ
Bu kitap, parlamentolarda diasporaların temsilinin karşılaştırmalı olarak ele alındığı önemli bir çalışma olarak ciddi bir boşluk dolduracaktır. Türkiye’nin yurt dışında yaşayan seçmenlere oy kullanma hakkını yaygın olarak kullandırmaya başladığı 2014 yılından beri giderek artan katılımla beraber parlamento temsil hakkının da tartışılmaya açıldığı dönemde gelecek için ışık tutacak bir çalışma olacaktır.
Mehmet KÖSE
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının (YTB) eski Başkanı
Sağlıklı bir diaspora politikası olmayan devletler genelde sağlıklı bir göçmen politikası da üretemezler. Göç olgusunun her geçen gün arttığı bir dönemde diasporanın temsili meselesi Türkiye için kilit konulardan birisidir. Bu kitap karşılaştırmalı bir açıdan Türkiye için örnekler sunmakta ve diasporanın mecliste temsilinin sistemsel, hukuksal ve siyasi olarak nasıl mümkün olabileceğine dair kapsamlı bir yaklaşım geliştirmektedir. Türkiye’de alanında ilklerden olan bu kitabı siyaset bilimi ve uluslararası ilişkilerle hem teorik hem de pratik olarak ilgilenenlere özellikle tavsiye ederim.
Doç. Dr. Mehmet ÖZKAN
Center for Global Policy, Washington DC, ABD
₺315,00
KİTAP TANITIMI
TKP’den Sonra Kadro Dergisinden Önce Şevket Süreyya (1928-1932)
Bu kitap tek-parti döneminde (1923-1946) Cumhuriyet’in eğitim ve ekonomi bürokrasisi içinde önemli görevler üstlenen ve aynı zamanda Kadro dergisini çıkarıp İnkılap ve Kadro metnini yayınlayarak siyaseten ve düşünsel olarak da etkili olmaya çalışan Şevket Süreyya Aydemir gibi önemli bir entelektüelin erken dönem biyografisine ışık tutmayı hedeflemektedir. Kitap, Şevket Süreyya’nın Türkiye Komünist Partisi’nden ayrılıp Türk İnkılâbı’nın hizmetine geçme kararını verdiği tarihi kendine başlangıç olarak almıştır. Onun Kadro dergisi çıkana kadar fikri gelişimini takip etmekte ve 1928-1932 kronolojisindeki dergi ve gazetelerdeki yazılarını, raporlarını ve yayınladığı kitapları analiz etmektedir. Kitap; Aydemir’in Hayat, Muhit dergileri ile Hâkimiyeti Milliye gazetesindeki yazılarının, Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti bünyesindeki çalışmalarının ve yayınlarının bir değerlendirmesini içermektedir. Bu bağlamda çalışma, “sabık bir komünist” olarak Şevket Süreyya’nın Türk İnkılâbı’na eklemlenme ve uyumlanma süreci ile Kadro dergisinde kapsamlı olarak formüle edeceği devletçi, materyalist ve sosyal milliyetçi kalkınma ideolojisinin olgunlaşma safhalarını ele almaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Fevzi Tuna Yönetmenin Yolculuğu
ÖNSÖZ’den
Okan Ormanlı titiz ve dürüst kişiliğiyle, objektif yaklaşım ölçütüne tam anlamıyla uyarak ele alıyor Feyzi Tuna filmlerini. Hemen hemen tümüne ulaşarak izlediği filmleri her yönüyle değerlendirip, ulaştığı her bilgiyi, okuruyla paylaşıyor. Başkalarınca Feyzi Tuna üzerine yazılmış her yazıyı, anlatım içine yerleştirerek, okuru o konuda da bilgilendiriyor. Yönetmenin kendisiyle yaptığı görüşmelerle, kendi filmleri üzerine düşüncelerini ve çalışma koşullarını da açıklığa kavuşturmuş oluyor. Tunanın yalnızca sinemada değil, televizyon dizi kültüründe de olumlu ve önemli bir örnek olduğunu, tarihe not düşüyor.
Elinizdeki bu kitap, Türk sinemasının ve Türk televizyonunun anlatı geleneğine ve de tarihine ilgi duyan herkesin okuması gereken bir çalışma. Çünkü bu anlatı geleneği içinde önemli bir iz bıraktığı halde, çok göz önünde olmayan özgün bir yönetmeni ele alıyor.
Şükran Kuyucak Esen
₺275,00
KİTAP TANITIMI
ABD Dış Politikasında İran
“ABD Dış Politikasında İran: Başkanlık Dönemleri Üzerinden Bir Analiz (2000–2024)” adlı bu kitap, 21. yüzyılın başından günümüze kadar uzanan süreçte Washington–Tahran ilişkilerini kapsamlı bir biçimde incelemektedir. Kitap, George W. Bush’tan Joe Biden’a kadar uzanan başkanlık dönemlerini mercek altına alarak, ABD’nin İran’a yönelik dış politikasında süreklilik ve değişim unsurlarını ortaya koymaktadır.
Kitap, özellikle şu sorulara yanıt aramaktadır:
* ABD’nin İran politikası başkanlık değişimlerine bağlı olarak nasıl şekillenmiştir?
* Güvenlik, nükleer program, enerji politikaları ve bölgesel dengeler bu ilişkilerde hangi rolü oynamıştır?
* Diplomatik açılımlar ile kriz dönemleri arasındaki dalgalanmalarda hangi dinamikler belirleyici olmuştur?
₺675,00
KİTAP TANITIMI
Murathan Mungan Bir Kültürel Okuma Denemesi
Bu kitap Murathan Mungan’ın Son İstanbul, Cenk Hikâyeleri, Kırk Oda, Lâl Masallar ve Kaf Dağının Önü adlı yapıtlarının kültürel örüntüsü üzerine bir okuma denemesidir. Halk anlatı geleneğini postmodernist edebiyatın olanaklarıyla birleştiren Mungan’ın Türk edebiyatına büyük katkısı halk kültüründen, mit, destan, masal; efsane ve hikâyelerinden süzdüğü kültürel mirası günümüze kültürel ve edebi görecelikle taşımasıdır. Mungan’ın sanatı geçmiş ve şimdi arasında alaycı ve çılgınca bağlar kurarak zayıf halkalarını sorgularken, feodalite ve Türkiye modernizmiyle hesaplaşır. Diğer yandan kültürün olumlu değerlerini; eski Mardini, İstanbulu ve kimliklerini nostaljik bir sitemle anar. Onun anlatılarında birey olma, aşk ve dostluk; sınıf, din, cinsiyet ayrımı ve kültürel hegemonya yüzünden dün olduğu gibi bugün de imkânsızdır. Mungan okuyucusu, kültürün anonim şiddetine kurban edilmiş kişilerin bir ahlak ve estetik oluşturmalarına tanıklık ederken kültürel belleği ve benliğiyle de yüzleşir
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı’da Türkçe Yazılmış Matbu Kırk Hadisler ve Din Eğitimi Açısından Önemi
Hicri II. asırdan itibaren yazılmaya başlanan kırk hadisler, belli sayıda hadisin bir araya getirilmesiyle oluşmuş ve tarihi süreç içerisinde bir geleneğe dönüşmüştür. Muhtevasının hadis olması ve ulemanın dışında farklı meslek gruplarına mensup kişilerin de kırk hadis yazmış olması, kırk hadis eserlerini önemli kılmaktadır.
Farklı milletlerin geleneklerinde kırk hadis eserleri olmakla birlikte, Osmanlıda Türklerin kırk hadis geleneğine daha çok sahip çıktığı görülmektedir. Osmanlıda en çok kırk hadisin şairler tarafından yazılmış olması, çok sayıda manzum kırk hadisin yazılmasına sebep olmuştur. Osmanlıda yazılmış birçok kırk hadis risalesi, kendi döneminin sosyal kültürel yapısına ışık tutmuştur. Dini-didaktik bir anlayışla kaleme alınan kırk hadisler, günlük hayatta Müslümanların problemlerine çözüm bulmayı, onlara dünya ve ahiret saadetinin yolunu göstermeyi amaçlamıştır.
Bu çalışmada, ulema, hekim siyasetçi ve şairler tarafından yazılmış on iki kırk hadis eserinin din eğitimi açısından incelemesi bulunmaktadır. Çalışmamızda yer alan kırk hadisler; tıp, siyaset, iman, ibadet, ahlak ve hayatın birçok konusuyla ilgili hadisleri kapsamaktadır.
Kerderli Mahmut b. Ali tarafından kaleme alınan “Nehcül Feradis”, Ali Şir Nevai’nin “Türcüme-i Hadis-i Erbain” adlı eseri, Mustafa Cemi tarafından tercümesi yapılan; Akkirmani ve Birgivi’nin “Şerhu’l Ehadisi’l Erbain”, Okçuzade Mehmet Şahi’nin “Ahsenü’l-Hadis”, adını verdiği eseri, Nabi’nin “Tercüme-i Hadis-i Erbain” adlı eseri, Ömer Ziyaeddin Dağistani’nin “Hadisi Erbain fi Hukuki Selatin”, isimli eseri, Münif’in “Tercüme-i Hadis-i Erbain” adlı eseri, Âşık Çelebi’nin “Şerhu Hadis-i Erbain” adlı eseri, İsmail Hakkı Bursevi’nin “Şerhu Hadis-i Erbain” adlı eseri, Ahmet Naim’in “Kırk Hadis” eseri, Miralay Hüseyin Remzi nin “Tıbb-i Nebevi” adlı eseri, Mustafa Taki Efendi tarafından Osmanlı Türkçesiyle kaleme aldığı “Kırk Hadis Yahut İlm-i Hal’i Siyasi ve İctimai” adlı eseri, Osmanlıda Türkçe yazılmış matbu olarak neşredilmiş kırk hadis eserleridir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Orta Çağ Almanyasının Kısa Tarihi
Orta Çağ genel olarak bakıldığında birçok karmaşanın yaşandığı bir dönem olarak kabul edilebilir. Ancak bu karmaşanın içinde birçok değişim ve gelişiminde yaşandığı bir dönemdir. Aslında bir madalyonun iki yüzü gibidir Orta Çağ: Aydınlık ve karanlık
İşte bu kargaşa ve gelişim döneminin en güzel örneğini Orta Çağ Almanyasında görmekteyiz. Hanedanlıklar arası geçişler, papalar ve imparatorlar arasındaki çatışmalar, Haçlı Seferleri ve imparatorların Haçlı Seferlerine etkisi, Otto Rönesansı, şehirlerin planlanması, üniversitelerin kurulması, dönem insanlarının yiyecek içecek kültürü, sanat, tiyatro ve daha fazlası
Bu kitap Orta Çağ Almanyasını siyasi, dini, sosyal ve kültürel yönleriyle ele alırken bütün bu olayların da özetini sunmaktadır. Dolayısıyla Orta Çağ Almanyasını merak edenler için de bir başlangıç niteliği taşımaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Çevrimiçi Eğitimde Kalite ve Öğrenen Destek Hizmetleri
Günümüz itibarıyla çevrimiçi uzaktan eğitime ilgi ve talep artarak devam etmektedir. Çevrimiçi eğitimin zamandan ve mekândan bağımsız öğrenme ortamları sunması, gelişen teknoloji ile birlikte farklı öğrenme deneyimleri sağlaması gibi birçok etken bu artan ilginin sebepleri arasında gösterilebilir. Ayrıca yaşanan Covid-19 salgını bağlamında çevrimiçi eğitim veren kurumların ve bu kurumlarda öğrenim gören öğrenenlerin sayısındaki artışın sonucunda nitelikli çevrimiçi eğitim ihtiyacı sıkça gündeme gelmektedir. Kaliteli bir çevrimiçi eğitim verebilmek için ise öğrenen destek hizmetlerinde de niteliğin artırılması önem arz etmektedir.
Bu kitapta; nitelikli çevrimiçi eğitim hizmeti sunmak için kurumların sahip olması gereken standartlara ve öğrenen destek hizmetlerinin kalite boyutlarına yönelik bir çerçeve çizilmiştir. Ayrıca bu kitapta; uzaktan eğitim, çevrimiçi eğitim, öğrenen desteği gibi kavramlar ve bu kavramların ilişkisi, uzaktan eğitimin tarihsel süreçleri ve gelişimi, öğrenen destek hizmetlerinin sınıflandırılması, öğrenen desteğine ilişkin teoriler, kaliteli çevrimiçi eğitim için yayınlanan standartlar vb. birçok konu aydınlatılmaya çalışılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
KAPASİTE YAKLAŞIMI BAĞLAMINDA TÜRKİYEDE KADIN YOKSULLUĞU VE KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ MESELESİ
Türkiyede toplumsal cinsiyet çalışmalarına kadın yoksulluğu meselesi üzerinden katkı sağlama amacıyla hazırlanmış olan bu kitap, Türkiyenin 7 coğrafi bölgesinde yürütülen saha çalışmasından elde edilen verilere dayanmaktadır. Bu çalışma, Türkiyede kadın yoksulluğu ve kadının özgürlüğü meselesini bizzat kadınların yaşadıkları üzerinden ve onların kendi ifadeleriyle anlamak ve anlatmak çabasına dayanmaktadır. Türkiyede kadın yoksulluğu ve kadının özgürlüğü meselesiyle ilgili sayısal göstergelerin söylediklerini daha fazla anlamlandırabilmek ve bu sınırlı sayısal göstergelerin daha da ötesine geçmek noktasında, hem bakış açısı hem de yöntem itibariyle farklı bir çalışma olma iddiasında olan bu kitap, aynı zamanda bu konuyla ilgili daha derinlikli bakış açılarının gelişmesine katkı sağlamak temennisini de içermektedir.
KİTAP TANITIMI
New Topics in Organizational Behavior
Globalization and related technological developments have increased competition and put organizations in a struggle to survive in an extremely difficult market condition. Organizations adopt their technologies and infrastructures to today’s conditions to gain a sustainable competitive advantage and maintain their existence. However, all these efforts of organizations are easily imitated by rival companies and may cause the loss of competitive advantage.
The resource-based view provides additional information that strategic human resource is the scarce, valuable, inimitable and non-substitutable resources of organizations, thus enabling them to gain a competitive advantage. According to this view, the competitive advantage of the organization is achieved by combining valuable internal resources. Nowadays, sustainable competitive advantage is provided not by environmental factors or physical capital but by human capital (employees) efficiency. In this context, the attitudes and behaviors of employees who make up human resources are important for their organizational success. Many studies emphasize that positive attitudes and behaviors (e.g. innovative work behavior, work engagement, job satisfaction) in employees have important contributions to the success of the organization, while similarly negative attitudes and behaviors (e.g. organizational silence, turnover intention) are one of the main reasons for the failure of the organization.
In our book, literature has been created on the definition, antecedents, and organizational results of new and current concepts that are newly conceptualized in the literature and are still in their infancy. It is considered that this cumulative literature within the book will be a source for future studies on these subjects and will provide important insights for practitioners.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele
İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen “Kadına Yönelik Şiddetle Topyekun Mücadele” Projesi kapsamında hazırlanan “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele”, toplumsal bir yara olan şiddeti akademik bir titizlikle ve disiplinler arası bir bakış açısıyla ele alıyor.
Editörlüğünü Engin ÇAĞLAK ve Nilay KÖLEOĞLU’nun üstlendiği bu kitap; ekonomik şiddetten dijital şiddete, medya temsilinden uluslararası hukuk mekanizmalarına kadar geniş bir yelpazede güncel analizler sunmaktadır. Kitap, sadece şiddetin nedenlerini değil; çözüm yollarını, sosyal hizmet müdahalelerini ve toplumsal dönüşüm stratejilerini de bilimsel veriler ışığında tartışmaktadır. Akademisyenler, politika yapıcılar ve sahada çalışan profesyoneller için rehber niteliğinde olan bu çalışma, şiddetsiz bir toplumun inşasına bilgi temelli güçlü bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.
KİTAP TANITIMI
CEZAYİR BAĞIMSIZLIK HAREKETİ VE TÜRK KAMUOYU (1954-1962)
Mustafa Kemal Atatürk:
-Bugün günün nasıl ağardığını görüyorsam, uzaktan, bütün şark milletlerinin de uyanışını öyle görüyorum. İstiklal ve hürriyetlerine kavuşacak olan çok kardeş millet vardır. Onların yeniden doğuşu, şüphesiz ki terakkiye ve refaha müteveccih olacaktır. Bu milletler, bütün güçlüklere ve bütün manilere rağmen muzaffer olacaklar ve kendilerini bekleyen istikbale ulaşacaklardır.
Müstemlekecilik ve emperyalizm, yeryüzünden yok olacak ve yerlerine milletler arasında hiçbir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen, yeni bir ahenk ve işbirliği çağı hâkim olacaktır. Şevket Süreyya Aydemir; Tek Adam Mustafa Kemal 1922-1938, C.3, İstanbul, Remzi Kitabevi, 1995, s. 418.
Adnan Menderes:
Cezayir’de devam eden hadiseler yüreklerimizi sızlatmaktadır. Araplara bağlılığımız ve istiklal mücadelesine fıtraten mevcut sempatimiz dolayısıyla Cezayir meselesinin bir an evvel isal edilmesini temenni ve ümit etmekteyiz. Bu mevzuda Türkiye’ye bir rol terettüp ederse bunu yapmaya hazırız. Başvekilimizin Basın Toplantısı, Zafer, 08.02.1957
₺455,00
KİTAP TANITIMI
21. Yüzyılda Tedarik Zinciri Yönetimi Güncel Rekabet Stratejileri ve Yaklaşımlar
Günümüzde tedarik zinciri yönetimi işletmelerin rekabet başarısı için kritik bir öneme sahiptir. Tedarik zincirleri çok sayıda bağımsız firma ve süreçten oluşan karmaşık yapılı sistemlerdir. Küreselleşme ve teknolojik gelişmelerin etkisiyle gün geçtikçe karmaşıklığı artan tedarik zincirlerini başarıyla yönetmek zorlaşmaktadır. 21.yüzyılda çevresel ve sosyal problemler ile artan riskler, Endüstri 4.0 ile gelen değişimler ve Covid-19 pandemisinin tedarik zincirleri üzerinde yaratmış olduğu ani şok ve belirsizlikler, tedarik zinciri yönetiminde kuralların yeniden yazılacağı bir döneme girilmesine neden olmuştur. Bu kitap ile tedarik zinciri yöneticilerine yeni dönemde kılavuz olabilecek bilgiler sunmak amaçlanmıştır. Kitabın içeriğinde tedarik zinciri kavramı ve temel karar süreçleri kısaca açıklandıktan sonra tedarik zincirindeki güncel rekabet stratejilerine ve yaklaşımlara yer verilmiştir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Yerel Yönetimlerde Mali Özerklik ve İstanbul İlçe Belediyelerinin 2014-2018 Yılları Gelir Bütçelerinin Mali Özerklik Yönünden Değerlendirilmesi
Bu kitapta yerel yönetimler kavramı, yerel yönetimlerin tarihsel gelişimi ve yerel yönetimlerin varoluş nedenleri açıklanmaya çalışılmıştır. Yine yerel özerklik kavramı, farklı boyutlarıyla değerlendirilmiştir. Yerel yönetimlerin mali yapıları üniter ve federal devlet yapılanmaları bağlamında incelenmiş, Türkiye’de yerel yönetimlerin sahip olduğu mali özerklik T.C. Anayasası, “5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu”, “5393 sayılı Belediye Kanunu” ve “2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu” çerçevesinde değerlendirilmiştir. Yine çalışmada İstanbul İlçe Belediyeleri’nin 2014-2018 Yılları Gelir Bütçeleri mali özerklik yönünden değerlendirilmiştir. Bu kısımda İstanbul İlçe Belediyeleri’nin kesin hesap cetvelleri üzerinden gelir bütçelerinin ne ölçüde mali özerklik kavramıyla örtüştüğü ve yıllar itibariyle sağlanan gelişme incelenmiştir. Bu veriler aynı şekilde SPSS programıyla regresyon analizine tabi tutularak öz gelir ile öz geliri oluşturan alt gelir kalemleri, gelir ile öz gelir ve gider ile gelir arasındaki ilişkinin anlamlı olup olmadığı incelenip, yorumlanmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
ÇANAK(KALE) OLAYI
Çanak(kale) Olayı (Eylül-Ekim 1922), Türk Millî Mücadelesi’nin sona erme aşamasında patlak verdi ama bitmesi an meselesi olan savaşı neredeyse yeniden başlatabilecek bir mahiyette tezahür etti. Çanak krizinde iki taraf vardı: Türkiye ve İngiltere. Türkler haklı ve kutsal mücadelelerini kazanmış, istilâcı Yunanlıları “İzmir’de denize dökmüş” ve silahlı kuvvetleriyle Çanakkale boğazına yönelerek tarafsız bölge olarak adlandırılan işgal sahasıyla İstanbul ve Trakya’yı kurtarmak arzusundaydılar. Savaşın sonunda bir sürprizle karşı karşıya kalmak istemiyorlar, temkini elden bırakmadan hedeflerine korkusuzca yürüyorlardı. İngilizler ise öncelikle Cihan Harbi’ni kazanmanın mağrurluğuyla hareket ediyorlar, dünyanın en önemli kilit noktalarından olan Çanakkale ve Karadeniz boğazlarının kontrolünü bırakmak istemiyorlar, bu suretle boğazları “güneş batmayan imparatorluklarının” ve özelde Akdeniz hâkimiyetlerinin ana dayanak noktası haline dönüştürmek düşüncesini taşıyordu. Böylece Cebelitarık ve Süveyş’le birlikte Çanakkale boğazına sahip olan Britanya, tüm çıkışlarını elinde tuttuğu Akdeniz havzasının kontrolünü kolayca sağlayacaktı. Türkler için Çanak bunalımı “bir vatan müdafaası ve istilâcı düşmanın Anadolu ve Trakya coğrafyasından kovulması” esasına dayanırken, İngilizler için “uçsuz-bucaksız topraklarına yenilerini katmak” gibi “emperyal ve açgözlü bir gaye” amacını taşıyordu.
Sınırları ilk olarak “Sevr’de belirlenen “tarafsız bölge”, Anadolu yakasında Şile’nin doğusundan Edremit körfezine, Trakya’da ise Karaburun’dan Saroz körfezine kadar uzanarak tüm Marmara denizini içine alıyor, orada İtilaf devletleri adı altında esasında İngiltere adına “boğazlara dayanarak oluşturulacak istikbaldeki Akdeniz hâkimiyetinin” esaslarını belirliyor, “müdahale edilemez” bir sahayı rezerv ediyordu. Plân tutarsa Rusya da bir çırpıda saf dışı bırakılmış olacaktı. Ancak Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki Millî Mücadele’nin büyük başarısı, Türk milleti ve vatanının kurtuluşunu sağladığı gibi, bütün bu hayalî beklentileri boşa çıkardı, Türkiye’ye yönelik gizli ve açık projeleri Sevr Antlaşması gibi geçersiz kıldı. İngiltere, Çanak(kale) bunalımı sürecinde başarısız bir kriz yönetimi sergiledi. Uçuk hayallerine rağmen yine de prestijinin sarsılabileceği düşüncesiyle herhangi bir askerî çılgınlıkta bulunmadı, kapıya kadar gelen savaş tehlikesi diplomatik girişimlerle çözüldü. Bunda hem Türk Başkumandanı’nın doğru hamleleri ve hem de Cihan Harbi galibi İngiltere’nin Türklerden duyduğu endişeler sebebiyle çatışmayı göze alamamasının büyük rolü oldu. Misâk-ı Millî ilkeleriyle hareket eden yeni Türk devleti Mudanya Mütarekesi’yle Doğu Trakya’yı kurtardı ve barışın ön şartlarını hazırladı, Lozan Antlaşması’yla ise müstakbel Türkiye Cumhuriyeti’ni sağlam temeller üzerine oturtmuş oldu.
Çanak(kale) Olayı önemine rağmen bugüne kadar tarihçilerin çok fazla ilgisini çeken bir husus olmamıştır. Makale, bildiri ve kitap boyutunda konuyla ilgili yapılan akademik çalışmalar Türkiye, İngiltere ve dünya için de oldukça sınırlıdır. Bu önemli hadiseyi İngiliz arşiv belgeleri ve parlamento tutanaklarıyla ortaya koyan yazar, bunalımla ilgili en önemli ve detaylı akademik çalışmalardan birini bilim âlemine kazandırmış olmaktadır. Belge ve tutanaklardan istifadeyle yazılan metin ve ekleriyle okuyucuya sunulan bu ehemmiyetli monografik eser sebebiyle aynı zamanda öğrencim olan yazarı içtenlikle kutluyorum. Bu kıymetli eserin, akademik camiaya ve konunun ilgililerine faydalı olmasını diliyorum.
Prof.Dr. Enis ŞAHİN
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
Emeğin Dijitalleşmesi: Sosyal Ağın Zorlayıcılığı Üzerine
Eski ya da yeni bütün iletişim araçlarının hâkim üretim ilişkilerinden bağımsız düşünülemeyeceği vurgusu, yeni medyada aynı zamanda hem üretici hem tüketici (üretketici) olarak bulunan ücretlendirilmemiş emeğin analizini gerektirmiştir. Kapitalist toplumun her dönem kendini yapısal olarak yenileyen ama özü aynı kalan yasalarına göre yeni medyayı tartışmaya açmak, iletişim çalışmaları açısından hala güncelliğini korumaktadır. Fakat asıl merak uyandıran ve önemli olan enformasyonel, maddi olmayan, duygulanımsal ve dijital emek olarak nitelenen emek gücünün, küresel bilgisayar ağlarında sermaye birikimi açısından hangi işlevleri yerine getirdiği veya nasıl değer sağladığıdır. Diğer bir kritik soru ise yeni medya kullanıcı emeği üzerinden nasıl ideoloji yayar olmalıdır. Yeni medyanın katılımcı veya etkileşimli yapısının, kullanıcıları; aracı-tüketici konumundan birer kaynak-üretici konumuna getirdiği iddia edilse de günümüz sosyal ağların uyguladığı hedefli reklamcılık modelleri ve sosyal ağa üye olabilmek için onaylamamız gereken gizlilik koşulları bunun tam tersini söylemektedir. Sosyal ağlarda aracı olan kullanıcı ağın zorlayıcılığına çabucak boyun eğer.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
International Communication Studies
The world has established a new “visible” world under the domination of “0” and “1” wireless, Wi-Fi, fiberobtics which are “invisible”. While media tools have been transformed into digital data accessible by computers, both the media and the identity of the computers have changed.
In a world redefined by technology, the media is no longer a part of our lives, but now it is itself. People has turned into prosumers being both active and passive. In this process, communication takes the center stage for the first time. Therefore, it has become very important to redefine many points in the field of communication and to work on these areas. With the developing technology, it has become strategic to be able to read the growing and diversifying communication fields correctly for the positive development of humanity.
The book on International Communication Studies has also brought together studies in many areas of communication. In our book, there are scientific articles about mass media which are important in today’s society such as cinema, television, digital games and new media. Within the framework of these articles, various media products, series, television programs, documentaries, web sites were discussed and their relations with globalization and reality perception were evaluated.
The International Communication Studies book, in which scientists from different countries joined, aims to contribute to the literature by focusing on new developments in the field of communication.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
MECMUA-İ NEZÂİR
Nazire mecmuaları Divan edebiyatı araştırmaları için önemli kaynaklardan biridir. Divanı bulunmayan şairlerin şiirlerine ve şairlerin yayımlanmış divanlarında yer almayan şiirlerine bu eserler aracılığıyla ulaşılmaktadır. Ayrıca söz konusu mecmualar döneminin genel şiir anlayışını ve mürettibinin şahsi şiir zevkini yansıtan önemli belgelerdir.
Çalışmamız, Mevlânâ Müzesi Kütüphanesinde 2456 numara ile kayıtlı bir nazire mecmuası olan “Mecmu-a-i Nezâir”in inceleme ve transkripsiyonlu metninden oluşmaktadır. Harekeli nesihle kaleme alınan mecmuanın 16. yüzyıla ait olduğu düşünülmektedir. Mecmuada 173 şairin birbirine nazire olan gazelleri kafiyeye göre sıralanmıştır. Mürettibi hakkında ise kesin bir bilgi bulunmamaktadır.
Çalışma iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda adı geçen mecmuanın genel hususiyetleriyle tanıtımı yapıldıktan sonra şekil ve muhteva özellikleri üzerinde durulmuştur. Mecmuanın transkripsiyonlu metninden oluşan ikinci bölümde ise şiirler, yayımlanmış divanlarda ve muhtelif kaynaklarda tespit edilen nüshalarıyla mukayese edilerek mevcut farklılıklar gösterilmiştir.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
OĞUZ GRUBU TÜRK LEHÇELERİNDE CÜMLELERİN MANTIKSAL YAPISI
Zengin dil özellikleri, yazılı ve sözlü edebiyata sahip Oğuzlar, Orta Asya’dan Kafkaslara kadar geniş coğrafyaya yayılmış büyük Türk boyudur. Oğuz Grubunda yer alan Türk lehçeleri Çağdaş Türk yazı dillerinin önemli kolunu oluşturur. Bu çalışma Oğuz Grubu Türk lehçelerinin sözdizimsel bakımdan incelenmesini ele alır. Sözdiziminin önemli bir bölümünü cümle oluşturur. Cümle sözdiziminin öğrenilmesinde esas araçtır. Dilin, özellikle cümle gibi önemli unsurunu, onun mantıksal yönüne değinmeden ciddi şekilde araştırmak mümkün değildir. Dolayısıyla bu çalışmada Türkiye Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi, Türkmen Türkçesi ve Gagavuz Türkçesindeki cümlelerin mantıksal açıdan tahliline yer verilmiştir. Özellikle söz konusu lehçelere ait basit yapılı cümlelerin çeşitli mantıksal yöntemlerle karşılaştırmalı tahlili yapılmıştır. Türk mantığının ifade ettiği fikri anlamak için değişik yöntemlere başvurulmuştur.
Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Oğuz Türkleri ve lehçeleri ve bu lehçelerin cümle yapısı, basit cümlenin tarihi, basit cümlenin türleri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde mantığın amacı, mahiyeti, uygulama alanları, mantıkta kavramlar, önermelerle ilgili bilgiler yer almıştır. Üçüncü bölümde cümlenin mantıksal yapısıyla ilgili bilgi, Oğuz Grubu Türk lehçelerinin cümlelerini anlam yönünden tahlili için yeni bir yönteme başvurarak Türkiye Türkçesi için Nutuktan, Azerbaycan Türkçesi için, M. E. Resulzade’nin Esrimizin Siyavuşu eserinden basit cümle örnekleri, Türkmen Türkçesi için Ruhname eserinden ve Gagavuz Türkçesi için çeşitli edebi eserlerden basit cümle örnekleri seçilerek bunların mantıksal tahlili yapılmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Mekânın Sosyal Boyutu
Mekân, sadece fiziksel bir varoluş değil, aynı zamanda sosyal etkileşimlerin, kültürel değerlerin ve tarihsel süreçlerin şekillendirdiği dinamik bir yapıdır. Bu kitap, mekânı disiplinlerarası bir perspektifle ele alarak, farklı alanlardaki uzmanların bakış açılarını bir araya getiriyor. Arkeoloji, tarih, edebiyat ve sosyoloji gibi alanlardan akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan eser, mekânın fiziksel, toplumsal, kültürel ve sanatsal boyutlarını derinlemesine inceliyor.
Kitapta, Tanzimat öncesi Konyadan Harold Pinterın oyunlarındaki kent algısına, Uygur metinlerindeki Budist mekân tasavvurundan Gertrude Bellin arkeolojik gözlemlerine kadar geniş bir yelpazede mekânın dönüşümünü keşfedeceksiniz. Dijitalleşmenin toplumsal mekân anlayışı üzerindeki etkileri ve bağımlılık yapıcı maddelerin mekân temelli sosyolojik analizi gibi çağdaş konular da kitapta ele alınan başlıklar arasında.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Çeviriye Ekolojik Yaklaşımlar
Çeviriye ekolojik yaklaşımları tarihsel, kuramsal ve uygulamalı boyutlarıyla ele alan bu kitap, çeviriyi insan ve insan olmayan varlıklar arasındaki etik karşılaşmaların, ekolojik farkındalığın ve toplumsal dönüşümün önemli bir alanı olarak yeniden konumlandırmaktadır. Bu bağlamda çalışma, iklim krizinin dil ve çeviri üzerindeki etkilerini dilbilimsel, kültürel, toplumsal, teknolojik ve ekolojik açılardan tartışmakta, dünyanın çeşitli bölgelerinde yürütülen akademik araştırmalara ve projelere yer vermektedir. Bu özelliğiyle kitabın Türkiye’de çeviribilim alanında çalışan araştırmacılara yenilikçi fikirler sunması, ekoçeviri alanını geliştirmesi, disiplinlerarası iş birliklerini teşvik etmesi ve özellikle ekolojik kriz çağında çeviri ile çevirmenin rolünü yeniden düşünmeye davet etmesi beklenmektedir. Kitapta ayrıca ekoçeviri yaklaşımlarının ve uygulamalarının çeviri eğitim programlarına dâhil edilmesi yönünde çağrıda bulunulmakta ve örnek ders planları sunulmaktadır.
₺290,00
KİTAP TANITIMI
KUR’ÂN’DA HABER ÜSLUBU
Haber cümlelerinin muhatabın içinde bulunduğu duruma göre değişen üç çeşidi vardır. İbtidâî, talebî ve inkârî olan haber türleri, muhatabın habere karşı tavrına göre te’kidsiz veya bir ya da birden çok te’kidle desteklenmiş olarak gelir. Bu bağlamda haberin muktezâ-yı hâle uygun olarak gelmesi, muhatabın habere karşı zihni boş, mütereddit veya ret konumunda olmasına göre te’kidli veya te’kidsiz gelmesini ifade eder. Haberin muhatap dikkate alınarak düzenlenmesi, muhatabı ikna etme açısından da büyük önem taşır. Bununla birlikte haber bazen zâhiren durumun gereğine uygun olarak gelmez. Haberin muktezâ-yı hâlden çıkması, beliğ bir söz olmasına engelken, çeşitli sebeplerle muktezâ-yı zâhirden çıkması ise mümkündür. Kur’an-ı Kerim, haberin muktezâ-yı zâhire uygun gelmemesi durumunun pek çok örneğini sunmaktadır. Bunların tespiti mananın daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.
KİTAP TANITIMI
Kurumsal Sosyal İnovasyon
Sürdürülebilir ekonomik kalkınma hedeflerine ulaşabilmek amacıyla, kurumların hayata ve aktif topluma dair ilgi ve bilgi seviyelerini daha da yükseltmeleri gerekmektedir. Dünya genelinde her geçen gün kurumsal sosyal sorumluluk kavramı daha yaygın bir hale gelmektedir. Kurumsal sosyal sorumluluk bir işletmenin daha iyi bir toplum ve daha iyi bir çevreye gönüllü olarak katkıda bulunması anlamına gelmektedir. Sosyal sorumluluk faaliyetleri kurumların, işletmelerin ve yerel yönetimlerin sosyal sistem içerisindeki sosyal imajı üzerinde etkili olmaktadır. Toplumda, daha fazla maddi kazanç sağlayan değil daha çok sosyal faaliyetlerde bulunan bir işletmenin itibar kazanacağı ve rekabet üstünlüğü sağlayacağı düşüncesi yaygın hale gelmiştir. Günümüzde, sosyal sorumluluk kurum felsefesinin tamamlayıcı bir unsuru olarak kabul edilmektedir. Üniversitelerin eğitim-öğretim ve araştırma işlevlerinin ötesinde görevler üstlenmesi, yerel, bölgesel ve küresel sorunlar karşısında aktif rol alması beklenmektedir. Ülkemizde bir çok üniversite sosyal sorumluluk derslerini müfredata eklemiş, bu alanda projeler üretmeye hız vermiştir. Bu kitap, kurumsal sosyal sorumluluk kavramını detaylı biçimde sunarak, üniversitelerde üretilen sosyal sorumluluk proje örneklerini tanıtmaktadır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Türk Folklorunun Akademik Seyri
Türk folklor çalışmaları Cumhuriyet’in kuruluş dönemindeki ilke ve amaçlar doğrultusunda belirlenen hedefler merkezinde doğup şekillenirken ilerleyen yıllarda uzun yeni bir bakış açısı üretememenin getirdiği kısır döngüyle derleme-yayın anlayışına sahip olmuş ve günümüze kadar bu süreci küçük revizelerle devam ettirmiştir. Batılı ülkelerin kendi dinamikleri doğrultusunda bir şekilde dönüştürdükleri folklorik çalışmalar Türk akademisinin çeşitli problemleri nedeniyle oldukça zayıf kalmış ve amaçsız bir ok şeklinde savrulmuştur. Bu çalışma mevcut folklor anlayışının ne olduğunu ve çalışma metodolojisindeki problemleri göstermeyi amaçlamaktadır.
₺200,00