KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Kurumsal Sürdürülebilirliğin Firma Performansına Etkisi
₺700,00 -

Kök Türk Devleti Dönemi Şehircilik
₺340,00 -

İleri Yetişkinlikte Hayat Boyu Öğrenme
₺320,00 -

COMPUTATIONAL FORMALISM in LITERARY STUDIES
₺450,00 -

İmge ve Tekrar
₺400,00 -

Sözlü Çevirinin Mutfaği
₺380,00 -

Yeni Gazetecilik Türleri
₺300,00 -

W. B. Bayrıl Şiiri “Geçiyor Sessizce Sularınızdan”
₺230,00 -

The Struggle to Say “I” A Bilingual Journey of Womanhood, Resilience, and Poetry
₺280,00 -

Nâme-İ Dil
₺450,00 -

Londra’dan Sonra ya da Vahşi İngiltere
₺450,00 -

Koruma, Yetki ve Eylemsizlik
₺350,00 -

Gerçekle Müstear Arasında Bir İsim: Neriman Nüzhet
₺350,00 -

Toplu Oyunları 1
₺320,00 -

Prof. Dr. Hamza Akengin’e Armağan Beşeri Coğrafya Araştırmaları
₺900,00 -

Zarâfetin Peşinde
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Tarihin Kaynakları
Tarihçilik, araştırıcı tarihçiliğin içinde vardır. Ancak bazı tarihçiler, olayları sosyal olaylar açısından değerlendirdiği için bu konuyu incelemek zorunda kaldık. Sosyal tarihçiliğin Türkiye’de görülmesinin nedeni, sosyolojinin Türkiye’de tarihle birlikte incelenmesinden kaynaklanmaktadır. Avrupa’da sosyoloji, felsefeden ayrılarak ayrı bir ilim dalı haline gelmiştir. İslam dünyası ve Türkiye’de ise sosyolojinin böyle bir felsefi geleneği yoktur.
Batıda sosyoloji, felsefi düşüncenin toplum ve devlet meselesine eğilmesi sonucu doğmuştur. Türkiye’de ise sosyolojinin felsefi bir geleneği olmadığı için sosyal olaylar tarihin bir parçası olarak düşünülmüştür. Bu sebeple sosyal meselelerle ilk olarak tarihçiler ilgilenmişlerdir. İslam dünyasında da durum hemen hemen aynıdır. İbn Haldun’un Mukaddime adlı meşhur eserinde, tarihin içinde sosyoloji incelenerek, tarihi olaylarda sosyal olayın rolü belirtilmiştir.
Ahmet Cevdet Paşa tarihi sosyolojik olarak ele alan bir tarihçidir. Tarih-i Cevdet adlı eserinde insanların bir arada yaşamaya zorlayan iki sebebi anlatır. Cevdet Paşa, medeniyet kavramının iki anlamı olduğunu, ortak faydanın insanları toplum halinde yaşamaya zorlandığını, iç ve dış kötülüklerden korumak kaygısıyla devlet kurmalarının şart olduğunu yazar. Cevdet Paşa’ya göre, halk kişisel ve kamu haklarını devlete bırakarak onun hükmüne razı olur. Toplum hayatının ilerlemesi ve karmaşıklaşmasıyla yeni ihtiyaçlar ortaya çıkar. Devlet yönetimi, yetenekli devlet adamlarına verilir. Bundan dolayı tarihi bilmek, olayların sebeplerine inmekle mümkün olur. Sosyal tarihçilere göre de olayların temel sebebi sosyal olaylardır. Bir devlet kurulurken veya zayıflayıp yıkılırken, olayların arkasındaki sosyal, siyasal ve ekonomik sebeplere bakılmalıdır.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
THE EFFECT OF CONTAINER SHIPPING ON THE TURKISH ECONOMY
Increasing trade volume and diversity of goods movements around the world have brought to the forefront the practical and high quality transfer of products. Today, many different products can be carried with different types of containers on the international scale. Modal transport is used in the transportation today where at least two of transport systems, i.e. road transport, rail transport, air transport, sea transport, pipelines are used. However, especially sea transport is used in international transportation, that’s why the containerization is called industrialization of maritime transport.
In this study, primarily general information is given about container description, history of container transportation, container types, container ships, ports and handling equipment and evaluation is made about container shipping and ports in the World and in Turkey. The effect of container shipping on the economy is considerable. In order to examine the presence of this effect, relationship between container shipping and economic growth in Turkey is examined by using the quarterly data between 2004Q1–2017Q3 by means of several econometric methods.
As a result of co-integration tests, the existence of a positive bi-directional relationship has been found between TEU-type total handling which represents the container transportation in the long run andreal GDP (Gross Domestic Product) which represents representing economic growth.
As a result of the Granger causality test -although the sign of the relationship is not clear in the short term – it has been understood that actual changes in income affect the changes in the total handling. As a result of the impulse response analyze, the effect of change in real income have always positive effect on total handling except for the 5th and 6th periods; as a result of the variance degradation. 69percentage of change in total handling is explained by variable itself and 31 percentage is explained by reel GDP. It is concluded that there is a positive meaningful relationship between the change in the real income and the change in the total handling in the result of the estimation of the OLS. Accordingly, as a result of the findings, it is seen that there is a relationship between economic growth and container transportation in both short and long terms. Having a sustainable rate of economic growth in Turkey, especially in short run will also increase total container handling in terms of TEU. Besides especially in the long run, increase in total container handling in terms of TEU triggers the increase in economic growth. In this regard the container transportation have said that it is very important for Turkey.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Engelsiz Bilişim 2024: Teknolojide Eşit Fırsatlar
“Engelsiz Bilişim 2024: Teknolojide Eşit Fırsatlar“, engelli bireylerin dijital dünyadaki yerini güçlendirmek için yenilikçi yaklaşımlar sunan kapsamlı bir eserdir. Kitap, eğitim, sağlık, istihdam ve sosyal yaşam gibi farklı alanlarda erişilebilirlik çözümlerini detaylı bir şekilde ele alarak, teknolojiyle engellerin nasıl aşılabileceğine ışık tutuyor. Yapay zeka, yüz tanıma, duygusal analiz, müzik eğitimi, işaret dili tercümesi gibi çeşitli konularda sunulan örneklerle, okuyuculara teoriden pratiğe uzanan bir bakış açısı sunmaktadır.
Ayrıca, bu eser dijital dönüşüm sürecinde erişilebilirlik için gerekli olan etik sorumlulukları ve stratejileri vurgulamaktadır. Akademisyenlerden uygulayıcılara, karar alıcılardan teknoloji geliştiricilere kadar geniş bir hedef kitleye hitap eden kitap, engelleri aşmak için teknoloji ve toplum iş birliğinin önemini gözler önüne sermektedir.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
Menâkıbnâme-i Mustafâ Safî-i Âmedî
Boluda Halvetîlik denildiği zamân ilk akla gelen meşhûr mutasavvıflar Mudurnulu Dâvûd El-Halvetî, Kemâl Ümmî, Mustafâ Konrapavî, Göynüklü Akşemseddîn ve Ömer Sikkîn Dede gibi bazı âbide şahsiyetlerdir. Bolu merkezden Mustafâ Safî Efendi, Nasrullâh Sırrı Efendi, Muhammed Reşid Efendi, Gerededen Aziz Halîl Efendi, Geredeli Abdullâh Efendi ve Mudurnudan Halîl Rahmi Efendi ise yine son dönemin önemli Halvetî şeyhleridirler. Mustafâ Safî-i Âmedî Efendi, tarîkat-i Halvetiyyenin dört ana kolundan Cemâliyye koluna bağlıdır. Bu kolun aşağıya doğru şubelenişine bakılacak olursa Halvetiyye-i Şabâniyyenin Nasûhiyye şubesinden ayrılan Çerkeşiyye şubesi Mustafa Safî Efendinin de yetiştiği şubedir ancak halîfeliğini aldığı şube ise Halîliyye şubesi olmuştur. Boluya Çerkeşîlik, Şeyh Mustafâ Safî Efendi tarafından Aktaş Dergâhı vâsıtasıyla getirilmiş ve 1813-1846 yılları arası 33 sene boyunca şehir hayatına hâkim kılınmıştır. Safî Efendi, Halvetiyye içerisinde ayrı bir kol kurmamıştır. Tarîkat adabında her dâim Çerkeşî usûlü ile Şeyh Şabân-ı Velîye bağlı kalınmıştır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Geçmişten Pandemiye Türkiye’de Kadın ve Eğitim
Bu kitap “Türkiye’de Kadın ve Eğitim” konusunu pandemiyi de dikkate alarak farklı perspektiften ele almakta ve bu konuda literatüre katkı sağlamaktadır. Kitap tarihsel gelişimde “Kadın ve Eğitim” konusundan başlayarak, “Türkiye’de Kadın ve Eğitim” konusunu “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Eğitim” , “Dezavantajlı Grup Olarak Kadınlar”, “Kız Çocuklarının Okullaşma Oranları”, “Kırsal Alanda Kadın Eğitimi”, “Türkiye’de Kadın ve Eğitimle İlgili Verilerin Değerlendirilmesi”, “Kadın Eğitiminin Arttırılmasına Yönelik Son Yıllarda Uygulanan Faaliyetler”, “ Covid 19, Eğitim ve Kız Çocuklarının Eğitimi”, “Kadın İstihdamının Arttırılması Açısından Eğitimin Önemi”, “Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi İçin Eğitimin Önemi”, “Kadın Girişimciliği ve Eğitim”, “Yerel Yönetimler ve Kadın Eğitimi”, “Kadın Kooperatifleri ve Kadın Eğitim” gibi konularla irdelemektedir.
₺270,00
KİTAP TANITIMI
Sivas İli Zara İlçesi Ağzı
Türkiye Türkçesinin önemli dil alanlarından biri ağızlardır. Ağızlar sayesinde Türkçenin hangi evrelerden geçtiği, tarihî seyri içinde neleri barındırdığı ve nelerin unutulmaya yüz tuttuğu görülebilir. Bu bakımdan ağızların çeşitli açılardan araştırması ve belgelenmesi oldukça önemli dil araştırmalarındandır. Bu çalışmada Sivas ili Zara ilçesi ağzı temel alınmıştır. Araştırma; “İnceleme”, “Metinler” ve “Sözlük” olmak üzere üç ana bölümden oluşmuştur. Giriş bölümünde Zara ilçesinin coğrafi yapısı, tarihi ve Zara ağzı ile ilgili çeşitli bilgiler verilmiştir. “İnceleme” bölümünde bölge ağzının fonetik ve morfolojik yapısı ele alınarak, ilçe ağzının dil özellikleri belirlenmeye çalışılmıştır. “Metinler” bölümünde Zara ilçesine bağlı köylerden derlenen metinler çeviri yazıya aktarılmıştır. “Sözlük” bölümünde ise derleme metinlerinde geçen yöreye özgü kelimeler ile bazı ses değişikliklerine uğramış kelimelere ve bunların anlamlarına yer verilmiştir. Çalışmanın sonunda ise elde edilen bulgular “Sonuç” kısmında değerlendirilmiştir. Daha önce Zara ağzını konu alan müstakil bir çalışma olmaması sebebiyle kaleme alınan bu eser ile bölge ağzının belgelenmesi amaçlanmıştır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Kurgusal Dünyalar ve Toplumsal Gerçeklikler
Toplumsal gerçeklik, gündelik hayatın akışında olduğu kadar romanların satır aralarında, sinema perdesinin ışığında ve dijital oyunların etkileşimli dünyalarında da gizlidir. Bu derleme, kurgusal anlatıların toplumu yalnızca yansıtmakla kalmayıp onu nasıl dönüştürdüğünü ve kimi zaman maskelediğini tartışmaya açıyor. Eser, eğlence kültürünün bir denetim mekanizmasına dönüşümünden varoluşsal mizaha, dijital oyunlardaki zorunlu göç deneyiminden sessiz yabancılaşmaya kadar geniş bir yelpazede modern bireyin sancılarını mercek altına alıyor. Dostluk etiği ve Oksidentalizm eleştirisiyle çerçevesini genişleten çalışma, kurguyu basit bir kaçış alanı değil, toplumu çözümlemek için sosyolojik bir laboratuvar olarak konumlandırıyor. Başkalarının hikâyeleri üzerinden kendi gerçekliğine bakmak isteyen okurlar için bu kitap, olan biteni farklı bakış açılarından anlamaya yönelik bir çağrı niteliğinde.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Karçal Dağları’nın Buzul Jeomorfolojisi ve 36Cl Kozmojenik Jeokronolojisi
Kitabın ana araştırma konularını; Anadolu’nun kuzeydoğusunda Küçük Kafkaslar (4090 m) üzerinde yer alan Karçal Dağlarındaki (3431 m) buzul jeomorfolojisinin gelişimi ve jeokronolojisi oluşturmaktadır.
Çalışma; jeomorfolojik gözlem, arazi ölçümleri ve laboratuvar analizlerine dayanmaktadır. Jeomorfolojik gözlemler neticesinde birimler tespit edilmiş ve morenler ile fosil kaya buzulları üzerinden alınan örneklere kozmojenik tarihlendirme uygulanmıştır. Belirli bir plan çerçevesinde yürütülen çalışma, altı bölümden oluşmaktadır. Giriş olarak belirlenen çalışmanın ilk bölümünde araştırma alanının yeri ve sınırları ile araştırmanın amacı ve yöntemi ortaya konulmuştur. Bu bölümde ayrıca önceki çalışmalar ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde alanın fiziki coğrafya özellikleri üzerinde durulmuştur. Bu kapsamda topografya özellikleri, jeolojik yapı, iklim özellikleri ve hidrografya durumu analiz edilmiştir. Buzul jeomorfolojisi özelliklerinin belirtildiği üçüncü bölümde Karçal Dağları; Karçal Dağı, Ziyaret Dağı ve Büyükmera Dağı olmak üzere üç grupta değerlendirilmiştir. Bu gruplar kendi içlerinde ünitelere, üniteler ise buzul vadilerine ayrılarak sistematik yapı kazandırılmıştır. Çalışma ile alanda 7 ünite ve 26 buzul vadisi tespit edilerek ayrıntılı olarak incelenmiştir. Bu bölümde ayrıca güncel buzullara da değinilmiştir. Alanın periglasyal jeomorfoloji özellikleri çalışmanın dördüncü bölümünü oluşturmaktadır. Bu bölümde de alanda tespiti yapılan kaya buzulları, nivasyon sirkleri, girland taraçaları ve şeritli topraklar incelenmiştir. Buzullaşmanın evriminin nicel verilerle ortaya konulduğu kozmojenik tarihlendirme ve paleoiklim beşinci bölümü meydana getirmektedir. Bölüm içerisinde kozmojenik tarihlendirme yönteminin uygulanma aşamaları, kozmojenik tarihlendirme sonuçları ve paleoiklim değerlendirmeleri belirtilmiştir. Paleoiklim değerlendirmelerinde Karçal Dağlarındaki buzulların geriye doğru çekilme aşamaları ve eski iklim koşulları irdelenmiştir. Çalışmanın altıncı ve son bölümü olan tartışma ve sonuçlar kısmında ise yapılan tüm analizler ve tespitler birlikte değerlendirilmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
TARİH METODOLOJİSİ
Bilimsel araştırma yöntemleri her bilim dalına ve döneme özel yönleri ile araştırmacının karşısına çıkabilir. Bu devamlılık, değişkenlik ve usul zenginliği bir yandan araştırmacının kafasını karıştırabilirken, bir yandan da durağanlıktan kurtulmasını sağlayıp, gün geçtikçe hızlanan bilgi edinimleri ve paylaşımları konusunda önünü açabilmektedir.
Bu ilim ve bilgi deryasında, bir kayık misali, araştırmacıyı; dinlendiren, gereksiz güç ve zaman kaybından koruyan, güvenli ve sağlıklı bir araştırma yolculuğu sağlayan şey “metodoloji”dir. Ne aradığını bilmek önemli bir başlangıç olsa da, aranılan bilginin nerede olduğu, o bilgiye ulaşma yöntemleri-merkezleri ve elde edilen bilgilerin kullanımı da yarıca bir önem arz etmektedir.
Bir bütün olarak; tarih, tarihi araştırma-yazma yöntemleri, arşiv ve veri kaynakları bu eserde özerlikle Türkiye merkez alınarak ifade edilmeye çalışılmıştır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Tuva Türkçesinde İkileme ve Yinelemeler
Tuva Türkleri, Güney Sibirya bölgesinde, Rusya Federasyonuna bağlı Tuva Cumhuriyetinde yaşamakta olan Türk topluluklarından biridir. Tuva Cumhuriyetinde yazı ve konuşma dili olarak kullanılan Tuva Türkçesi; Eski Türkçe birtakım arkaik özellikleri korumuş olması, Moğolcayla ilişkiler gibi bakımlardan dikkat çekici özellikler gösterir. Tuva Türkçesinin ilgi çekici özelliklerinden biri de ikileme kullanımının yaygınlığıdır. Tuvaca söz varlığının önemli bir bölümü ikileme şeklindeki sözlerden oluşur. Bu çalışmada Tuva Türkçesindeki ikileme ve yinelemeler, Eski Türkçeyle de karşılaştırmalı olarak kapsamlı şekilde ele alınmaktadır.
Türk dilinde Eski Türkçeden beri görülen ikileme ve yinelemeler üzerine, Türk dilinin farklı tarihî dönemleri ve çağdaş lehçelerini kapsayan pek çok çalışma yapılmıştır. Bununla birlikte konunun, üzerinde durulması ve aydınlatılması gereken yönleri hâlen bulunmaktadır. Tuva Türkçesinde ikileme ve yinelemelerin incelendiği bu çalışmada, önceki çalışmalar da irdelenerek konu sistemli bir şekilde ele alınmıştır. Giriş bölümünde konunun kapsam ve sınırları çizilerek İkileme ve yinelemenin dil bilimindeki karşılıkları belirlenmiş, inceleme bu esasta gerçekleştirilmiştir. Çalışma; ikilemeler, yinelemeler ve Eski Türkçeyle karşılaştırma olmak üzere üç ana bölümden oluşmaktadır.
İncelemenin sonunda ikileme ve yinelemelerin sözlüğü yer almaktadır. Tuva Türkçesine ait çok sayıda edebî metin, halk edebiyatı eserleri, araştırma yazıları ve gazetelerin taranmasıyla oluşturulan sözlük yaklaşık 2600 madde başından oluşmaktadır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
70 Soruda Dış Ticaret İşlemleri – 1
Bu kitap, dış ticaret alanında temel bilgileri kolay ve anlaşılır bir şekilde sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Kitapta dış ticaretin temel kavramları, ihracat türleri, ihracat süreci, uluslararası ticarette kullanılan belgeler, taşıma yöntemleri, teslim ve ödeme şekilleri soru-cevap yöntemiyle açıklanmaktadır. Güncel mevzuat dikkate alınarak hazırlanan eser, tablolar ve şekillerle desteklenmiş olup konuların daha kolay anlaşılmasını sağlamaktadır. Dış ticaret dersi alan öğrenciler, bu alanda çalışanlar ve ihracat yapmak isteyen işletmeler için pratik bir başvuru kaynağı niteliğindedir. Konuları sade bir dille ele alan bu eser, okuyucuların dış ticaret işlemlerini sistemli ve temel düzeyde öğrenmelerine yardımcı olmayı amaçlamaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Cumhuriyete Adanmış Bir Ömür Hasan Reşit Tankut (1891-1980)
Bürokrat, yazar, gazeteci, siyasetçi ve dilbilimci kimliğiyle tanınan Hasan Reşit Tankut’un hayatının, siyasi faaliyetlerinin ve ilmi çalışmalarının esas alındığı bu çalışmada, seksen dokuz yıl süren hayat mücadelesinin bir anlatımı yapılmıştır. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişin yaşandığı sancılı yıllara ve önemli siyasi, askeri ve toplumsal gelişmelere denk gelen hayatının her dönemi önemli detayları barındıran Tankut; çocukluk evresinde Türkçü, gençlik evresinde Turancı, Millî Mücadele sürecinde Türk milliyetçisi, Cumhuriyet idaresi ile inkılâpçı, laik ve coşkulu bir Kemalist’tir. Yakın tarihte yaşanmış önemli değişim ve kırılma noktalarına şahit oluşu, onu inkılâpçı aydınlar içerisinde önemli bir özne haline getirmektedir. Tankut’u önemli kılan diğer bir husus ise Atatürk’ün daima en yakınında yer alan biri olmasıdır.
Bu kitap, Türk dilini, ve tarihini anlamaya yönelik yaptığı çalışmalarla dikkat çeken Tankut’un hayatına, eserlerine ve fikir dünyasına bir yolculuk sunuyor. Onun tarih, Türkçülük, Türk dili ve ulusal kimlik üzerine kaleme aldığı yazıları ve verdiği mücadele, hem dönemini anlamak hem de bugüne ışık tutmak isteyenler için eşsiz bir rehber niteliğinde olacaktır. Tankut’un izini süren bu biyografi, yalnızca bir şahsiyeti değil aynı zamanda Türkiye’nin yakın dönem modernleşme sürecini ve bu süreçte bireyin rolünü de keşfetmenizi sağlayacaktır.
₺780,00
KİTAP TANITIMI
Medya-İktidar- Demokrasi Sansür ve Otosansür
Düşünce ve ifade özgürlüğünün bir aracı olarak basın, modern demokrasinin bekçi köpeği (Wacthdog) olarak tanımlanmıştır. Nasıl ki bekçi köpeği korumakla olduğu yere/nesneye zarar verebilecek unsurlara karşı tetikte duruyorsa, medya da demokrasiye karşı gelebilecek saldırılar karşısında bir bekçi görevi üstlenmiştir.
Esas itibariyle batıda hızla gelişen demokrasilerde, yönetime katılma, seçme seçilme hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi kavramların yanında basın/medya özgürlüğü de temel haklardan sayılmıştır. Yönetenlerle halkın arasında bir köprü görevi üstlenen basın/medya, düşüncelerin serbestçe dolaşımına, dolayısıyla iktidarların halk tarafından denetimine olanak tanımıştır.
N. Beril Ekşioğlu Sarılar bu kitabında Türkiyedeki iktidar basın ilişkisini derinlemesine ele alıyor. Türkiyede ilk gazetenin yayınlanmasından günümüze, demokrasi bağlamında basın-iktidar ilişkisinin inişli çıkışlı tarihini, iktidarların basını/medyayı kontrol altına alma gayretlerini profesyonel gazetecilerin tanıklıklarıyla gözler önüne seriyor.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
İKNA DİLİ VE MEDYA
İkna dili iktidarı talep eden liderlerin geliştirdikleri, tasarımlı ve ideolojik bir dildir. Aristo ikna etmenin matrisi ve sürecini retorik sanatına yani ethos, pathos ve logos’a bağlamıştır. Ethos faktöründe kaynağın güvenilirliği ve saygınlığı rol oynarken toplumları harekete geçiren konuşmaların çoğunda logosun göz ardı edildiği ve pathosun devreye girdiği görülmektedir. Duygu dolu sözlerle kitleler kandırılır, aptallaştırılır, korkutulur ve sonunda sesin gücüyle işitsel abluka altına alınırlar.
Eco kitlelerin ortak kimlikleri için her şeyden önce ortak bir düşmana ihtiyaç duyduklarından bahseder. Düşman yoksa yaratılmalıdır. Hegel’e göre İbn-i Haldun’un baht, Machiavelli’nin la fortuna, Kant’ın ters esen rüzgârlar ve Maire’nin ilahi takdir diye tanımladıkları sonu kestirilemez bu savaşlara aslında şükran duymalıyız çünkü savaş yeninin yolunu açtığı için yaşamın kaynağıdır. Nietzche’ye göre savaş tarihin ebesidir ama tarihin kimden hamile kaldığını kimse kulağımıza fısıldamaz. İşte siyaset dili burada devreye girer ve süreci yönlendirir. Žižek sadece ideoloji eleştirisi gözlüğü takanların bu karışık durumla baş edebileceğini söyler.
Kitapta bu kavramsal açıklamaların ardından tarihe yön veren bazı liderlerin ikna taktikleri ve kullandıkları dil analiz edilmiştir. Canlı radyoda işittiğimiz Churchill’in gerçekçi ve etki gücü yüksek kelimelerinden, Hitler’in farklı ton ve desibellerde ve aniden bağıran sesinden kaçış yoktur. Shakespeare ise bize en başarılı törensel hitabet örneğini Sezar oyununda Antonius’un tiradı ile dinletir. Milli Mücadele döneminde yapılan konuşmalar içeriklerinde nefret söylemi olmadığı için farklı yapıya sahiptirler. Halide E. Adıvar’ın Sultanahmet mitingindeki duygu dolu halkı yansıtan konuşması ile Mustafa Kemal’in tılsımlı karizmasına eşlik eden eşsiz hitabet yeteneği hala kulaklarımızda yankılanmaktadır.
KİTAP TANITIMI
KLASİK ÇAĞDA OSMANLI
Tarih araştırmaları, birincil kaynakları bulmak ve ulaşılan bilgileri tarih metodolojisine uygun bir şekilde sorgulamayı esas alır. Bu nedenle elde edilen her veri ve kullanılan kaynaklar birbirini doğrulayacak nitelikte olmalıdır. Olaylar analiz edilirken, tarafsız, önyargısız, bilimsel ve gerçekçi bir bakış açısı ortaya konmalıdır. Bununla birlikte olayların yaşandığı dönemin şartları ve olaylara etki eden bütün faktörler dikkatli bir şekilde incelenmelidir.
Bu eser, Osmanlı Devleti’nin klasik dönemine ilişkin sosyoekonomik gelişmeleri, Avrupa ile karşılaştırmalı olarak yeniden incelemeyi hedeflemektedir. Bu nedenle yazar, Osmanlı klasik dönemine ilişkin kaynaklarda doğru bilenen bazı bilgilerin yanlış veya hatalı olduğunu ortaya koyarak önceki çalışmaların eksik olan yönlerini tamamlama iddiasını taşımaktadır.
Eserde Osmanlı Devleti’nin kısa sürede neden ve nasıl büyük bir dünya devletine dönüştüğünün arka planı, coğrafi keşiflerden sonra iddia edildiği gibi ticaret yollarının gerçekten değişip değişmediği, Avrupa’yı dize getirdiği yıllarda doğru ekonomik tercihler yapıp yapmadığı, devleti yıkılışa götüren sorunların kaynağının nerede aranması gerektiği ve Osmanlı idarecilerinin ortaya koymuş oldukları siyaset ve tedbirlerin aslında ne olması gerektiği gibi soruların cevapları eleştirel bir bakış açısıyla ele alınmıştır.
Eser, eleştirel tarihçiliğin ve geçmişin araştırılmasında belge ve akılcı karşılaştırmaya dayanmayan tarih yazımının aksine, Osmanlı sosyoekonomik tarihinin klasik dönemini özgün bir yaklaşımla yeniden düşünmeye ve sorgulamaya sevk ediyor.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
KENTSEL MEKÂNLARIN KULLANIMI VE SEYYAR SATICILIK DİYARBAKIR ÖRNEĞİ
1950’li yıllar Türkiye’de kırsal alanlardan kentlere doğru olan göçlerin hız kazandığı bir dönemdir. Kırsaldan olan bu göçler Diyarbakır’ı da etkilemiş ve 1980’li yıllara kadar devam etmiştir. 1980’li yıllarda ve özellikle 1990’ların başlarında Diyarbakır yeni bir göç olgusuyla karşı karşıya kalmıştır: Zorunlu Göç. Kente göç edip sığınan bu insanlar yaşam tarzlarını bilmedikleri bir ortamda, beş parasız, başlarını sokacak bir evden yoksun, gecekondularda ve zor şartlarda kente tutunmaya çalışmışlardır. Vasıfsız olan bu insanların birçoğu işe başlaması kolay, dükkan kirası olmayan, fazla sermaye ve işçi çalıştırmayı gerektirmeyen seyyar satıcılığı geçim kaynağı olarak seçmişlerdir. Seyyar satıcılık sadece bu kesimlerin değil, kentte yaşayan vasıfsız ve işsiz kitleler için de önemli bir gelir kaynağı olmuştur.
KİTAP TANITIMI
Digital Transformation: Corporate Communication in The Context of Industry 4.0
The increasing digitization has brought mandatory changes in how business and communication disciplines must adapt. The evaluation of opportunities provided by digitization in corpo-rate communication will have positive effects if the benefits are well understood and appropriately used. The digitization of companies is bringing the physical world into the digital world, and corporate communication must be repositioned in this new digital world to benefit thousands of people working in the field. The author has restudied some topics from his academic studies on digitization in this book and hopes that readers can create a correct roadmap based on the concepts and findings presented.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Money Laundering Phenomenon
Money laundering disguises illicit funds as legitimate wealth, fuelling crime and economic instability. As financial systems evolvespanning traditional banking, fintech, and digital assetsso do financial crime risks. AML Fundamentals, Banking Dynamics, and Digital Economy Expansion explores these complexities, equipping readers to detect, prevent, and combat financial crime. This edition expands its scope to include Anti-Bribery and Corruption frameworks, Machine Learning in AML Alerts, Digital Economy Expansion and AML/CTF.
Leveraging principles of risk-based approach and behavioural analytics, we advocate for a holistic approach to AML/CFT alert management that prioritizes high-risk transactions while minimizing false positives. We examine the integration of machine learning with human analysis, offering insights into enhancing AML alert efficiency and reducing false positives. The book covers few updates of new EU Package of laws and Regulations on AML.
Designed for compliance officers, bankers, policymakers, and academics, this book provides essential knowledge to navigate evolving financial crime threats and regulatory landscapes, fostering a more resilient financial ecosystem.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
DEVELOPING ESP COURSES IN THE FLIPPED LEARNING ENVIRONMENT
The question, ‘Who should teach courses in English for Specific Purposes (ESP)?’ has been a matter of controversy for decades in the field of English language teaching (ELT). However, in the course of time, there has appeared to be a consensus on allocating the responsibility of teaching ESP courses to English teachers due to their overwhelming success in teaching practice in comparison to content experts. In fact, the success of ESP teachers appears to rely on the five key roles identified by Dudley Evans and St. John (1998) who called them ‘ESP practitioners’, which are the roles of a teacher, a researcher, a course designer, a material provider, a collaborator and an evaluator. In this book, you will find a compact pack of how to become ‘an ESP practitioner’ by following the footsteps of the leading researchers in the ESP literature. Besides, it is the responsibility of ESP practitioners at tertiary level education to catch up with the needs and mindset of the generation Z individuals via technology-integrated pedagogical strategies as is the case with one of the recent blended learning approaches, the flipped learning approach. Thus, in this book you will also find the elements of creating a flipped learning environment, relying on the related literature on how to become a flipped learning practitioner. On this basis, driven by Dr İlter’s doctoral dissertation, ‘Developing ESP Courses in the Flipped Learning Environment’ is relied on an evidence-based literature review concerning the flipped learning perspective in ESP practices in EFL settings. It is hoped that this review will satisfy an existing need in the ESP field by suggesting the flipped learning strategy as an alternative to benefit from in the design and implementation processes of developing an ESP course at a tertiary level EFL setting.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Klasik Türk Şiirinde Yemin
Yeminin varlığı insanlığın varlığına hatta ilahi dinlerde daha öncesine uzanır. Zaman içerisinde değişik şekillere girse de insanların yemin etme nedenleri ve yeminin işlevleri değişmemiştir. Peki, Osmanlı şairleri niçin, nasıl ve neler üzerine yemin etmişlerdir? Bu soruların cevaplarını incelediğimiz onlarca divanda aramaya çalıştık. Aşk, hicran, özlem, sadakat, sitem, vefa ve vefasızlığın yeminlerle ifade edilmiş en güzel aynı zamanda özgün örneklerine Osmanlı şairlerinin şiirlerinde rastladık. Herhalde hiçbir sanatçı Osmanlı şairleri kadar yemini sanatla ve ince hayallerle buluşturmamış estetik bir anlayışla yoğurmamıştır. Okuyucular klasik Türk şiirindeki yeminle ilgili kullanımların yanı sıra yeminin anlam çerçevesi ve değişik kültürlerdeki tarihsel izlerini ana hatlarıyla bu çalışmada görebileceklerdir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Kurumsal Sürdürülebilirliğin Firma Performansına Etkisi
Sürdürülebilirlik, günümüz işletmeleri açısından yalnızca çevresel sorumlulukla sınırlı olmayan; ekonomik, sosyal ve yönetsel boyutlarıyla uzun vadeli değer yaratmayı ve kurumsal dayanıklılığı şekillendiren stratejik bir yaklaşım hâline gelmiştir.
Kurumsal Sürdürülebilirliğin Firma Performansına Etkisi kitabı, kurumsal sürdürülebilirlik ile firma performansı arasındaki ilişkiyi çok boyutlu bir perspektifle ele almaktadır. Kitapta finansal performansın yanı sıra kurumsal itibar, marka değeri, müşteri sadakati, çalışan bağlılığı, inovasyon, kaynak verimliliği, risk yönetimi, yatırımcı güveni ve rekabet avantajı gibi unsurlar incelenmektedir.
Kitapta sürdürülebilirliğin ölçülmesi ve raporlanması, ESG göstergeleri, sürdürülebilirlik endeksleri, sürdürülebilirlik karnesi ve Türkiye’deki sürdürülebilirlik düzenlemeleri kapsamlı biçimde değerlendirilmektedir. Bununla beraber firma büyüklüğü, sektör, kurumsal yönetim, liderlik, teknolojik yetkinlikler ve düzenleyici çevre gibi faktörlerin sürdürülebilirlik-performans ilişkisini nasıl şekillendirdiği ele alınmaktadır. Yüksek başlangıç maliyetleri, ölçüm ve veri sorunları, örgütsel direnç ve greenwashing riski gibi uygulamadaki güçlükler de tartışılmaktadır.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
TASARIMDA SÜREKLİLİK: MAKRODAN MİKROYA
Bu kitap ile amaçlanan, tasarım alanındaki güncel sorunlar ve potansiyellere ilişkin farkındalığın tartışmalar üzerinden eğitim alanına yansıtılabilmesidir. Bu tartışmalar, kuram ve yöntemsel yaklaşımlardan başlayarak, zihinsel süreçler, estetik, tarih, eğitim gibi çeşitli alanlara dair sorunları vurgulamakta, farklı tasarım ölçekleri arasındaki sınırları eritmekte ve tasarım sürecine holistik bir bakış açısı ile yaklaşmayı gerektirmektedir. Makrodan mikroya tasarımda süreklilik, birbirleriyle iç içe geçmiş ve gelişmiş disiplinlere hem alanın özgünlüklerini dikkate alan hem de ortak yönlerini vurgulayan bir bakış açısı getirmektedir. Bu bağlamda, kitapta kentsel tasarım, mimari tasarım ve iç mekân tasarımına dair temel bilgiler ve güncel tartışmalar ele alınmış, çalışmanın gerek bu alanda eğitim alan öğrenciler, gerekse eğitimciler ve konuyla ilgili çalışmalar yapan akademisyen ve uzmanlar için değerli bir kaynak olacağı öngörülmüştür. Tasarım alanında kent ölçeğinden iç mekân ölçeğine farklı temalara ve bakış açılarına yer verecek şekilde kurgulanan kitaba, alanında değerli çalışmalar üretmekte olan yazarlar katkı sunmuştur.
₺820,00
KİTAP TANITIMI
Zarâfetin Peşinde
Osmanlı Arşivi’nde, Dâhiliye Nezâreti Sicill-i Ahvâl İdaresi’ne ait bir defterin satırları arasında, sıradan bir memuriyet kaydına sıkışmış küçük bir ibare: “Zarâfet” adlı bir eser kaleme almış.
Bu satır, Antakyalı bir taşra memuru olan Çinçinzade Hakkı Efendi’yi, resmî bir dosyadan çıkarıp tarihin sayfalarına yeniden taşır. Bir yanda terfiler, tayinler, tahkikatlarla örülü bir bürokrat hayatı; öte yanda edebi, sözü, gönlü, sofrayı, yolu ve duayı konu alan bir görgü ve hikmet risalesi.
Bu kitap, bir sicil kaydıyla bir eseri yan yana okuyarak, 19. yüzyıl sonu Osmanlı taşrasında bir insanın hem devlete karşı görevlerini hem de kâğıda döktüğü düşünce dünyasını birlikte anlamaya çalışır. Kayıtların arkasındaki insanı arayanlar için bir davet.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Çokuluslu Şirketlerin Küreselleşmesi
Çokuluslu şirketlerin sahneye çıkışı dünya ekonomik tarihini geri dönülmez biçimde değiştirmiştir. 18. yüzyıldan itibaren görülmeye başlayan bu şirketlerin dünya ekonomisinin itici gücü haline gelmeleri 21. yüzyılın başlangıcında küreselleşme olgusunun benzeri görülmemiş bir ivme kazanmasına yol açmıştır. Teknolojik ilerleme ve çokuluslu şirketlerin yayılmacı eğilimleri göz önüne alındığında küreselleşmenin -yakın- gelecekte de dünya gündeminde olmayı sürdüreceği görülmektedir.
Bilginin kıt bir kaynak olmadığı günümüzde kapsamlı ve birleştirici bir çalışma yapmanın gereği ve önemi akademik etkinliğin doğası düşünüldüğünde daha iyi anlaşılacaktır. Akademik çalışmanın ve akademik araştırmacı kavramının giderek belli bir alanda derinlemesine bilgi ve uzmanlaşmaya doğru evrilmesi hem yapıtaşı niteliğinde çalışmalarla bilginin ilerlemesini hem de tüm bilginin analitik bir yaklaşımla irdelenmesini zorunlu kılmaktadır.
Küreselleşme olgusunu çokuluslu şirketler üzerinde inceleyen bu eser söz konusu gereklerden yola çıkmakta ve yazına özgün bir katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
İstanbul’daki Hattate Mezar Taşları
Bir tek şeye bakıp her şeyi görmek, bir tek şeyden yola çıkıp her şeyi anlamak mümkün müdür? Ayna bile tutulduğu yerden, yansıttığı alan kadarını gösterir. Hiçbir varlığın iç dünyasını göstermez. Ama hayata ayna tutan öyle şeyler de vardır ki; varlığın hem içini hem de dışını gösteren bir noktada, ibret nazarıyla bakan her göze pek çok şey anlatırlar. Bu kitabın konusu, hayat ile ölümün arasında dimdik durup yaşayanlara yaşamış olanların hikâyesini bazen zarif şiirler, nahif cümleler; bazen de bir başlık ve çiçekler, desenler ile anlatan mezar taşlarıdır. Öyle ki, bu taşlar İstanbul’un en müstesna köşelerinde başka bir âlemde ziyaretçilerini bekleyen, hayatlarını ve sanatlarını taşlarına da yansıtan hattâtelerin dünyadaki son hatıralarıdır. “Oku” emr-i ilahisinin bir gereği ve devamı olarak hatta (yazıya) gönlünü ve ömrünü veren hanım sanatçıları, yaşadıkları yüzyıla ayna tutarak yâd etmek, huzurlu son duraklarını ziyaretgâh eylemek ve bu dünyaya kattıkları değeri hakkıyla değerlendirebilmek amacıyla şâhidelerinin şahitliğine başvurduk. Böylece izlerini ve eserlerini takip ederek bugüne ışık tutacak ilmi birikimi ve sanat zevkini tespit etme yolundaki çabamızı takdirlerinize sunuyoruz.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
SİNEMA FİLMLERİNDE İNSAN HAKLARI
2000’lerin başından itibaren dünyada farklı hukuk fakültelerinde sinema eserleri hukuk araştırmalarının konusu olabilmekte ve hatta sinema aracılığıyla geliştirilen hukuk öğretimi yöntemlerinin tartışıldığı görülmektedir. Örneğin hukukçu, tartışacağı konunun çerçevesini çizerken bir filmden bir sahneyi hukuk metni gibi kullanabilmektedir ya da farklı filmlerde hukukun nasıl resmedildiğini tartışan sinemada hukuk üzerine çalışmalar dikkat çekmektedir.
Yine Türkiye’de hukuk fakülteleri ders programlarına; Hukuk ve Sinema, Hukuk ve Edebiyat, Hukuk ve Sanat, Toplumsal Bellek ve Hukuk, Hukuk ve Göstergebilim gibi beşeri bilimler ile hukuk arasında ilgi kuran derslerin seçimlik olarak eklendiği görülmektedir. “Hukuk ve Sinema Hareketi” olarak adlandırılan bu yeni alanın tarihi üzerine bir yapıtını 2016 yılında yayımlayan Machura, ilk hukuk ve sinema çalışmalarının 1980’lerin sonu itibariyle kaleme alındığını ifade eder. Machura’nın, hareketin yaygın hale gelmesiyle ilgili iki önemli tespiti vardır. Bunlardan ilki; küreselleşen kitle iletişim araçlarının hukukun ve hukukçunun medyada temsiliyle ilgili filmleri yaygın ve dünyanın her yerinden insan tarafından izlenebilir hale getirmesidir. İkincisi ise yine bilgi ve iletişim teknolojileri aracılığıyla derslerde filmlerin ve videoların kullanılabilir hale gelmesidir.
Her biri kendi alanında uzman olan, farklı üniversitelerden hukuk fakültesi öğretim üyelerinin bir araya gelerek sinema filmleri üzerinden temel insan hak ve özgürlükleri odaklı okumalarla gerçekleştirdiği “Sinema Filmlerinde İnsan Hakları” kitabı, alanyazında ilk yayın olması açısından ayrıca kayda değerdir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL SORUMLULUK TEMELLİ LİDERLİK
Tarih süreci boyunca her topluluk eğitim, çevre, sağlık, ekonomi vb. bazı yerel sorunlarla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Günümüzde de bu sorunların çoğu hala devam etmektedir. Bu problemler sadece bu tür sorunları yaşayan insanları değil doğrudan veya dolaylı olarak tüm insanları etkilemektedir. Bu sebepledir ki bu sorunların çözümü sadece sorunu yaşayanları değil, dünya üzerinde yaşayan tüm insanları ilgilendirmektedir. Bu noktada, çevresindeki sorunlara duyarlı, değişim merkezli, kendini bilen, işbirliğine açık sosyal sorumluluk temelli liderlere çok ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu kitap, insanın içinde bulunduğu toplumla uyum içerisinde yaşayabilmesi için toplumsal sorunlara karşı duyarlı olan ve bu sorunlara çözümler üreten sosyal sorumluluk temelli liderliği detaylı bir şekilde açıklayarak üniversite öğrencilerinin ve akademisyenlerin yararlanabileceği bir kaynak niteliği taşımaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
KIRGIZ ÇOCUK EDEBİYATI
Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla bağımsızlığına kavuşan devletlerden birisi de Kırgızistan’dır. Bağımsızlığına kavuştuğu tarihten itibaren Türkiye ile Kırgızistan arasında sosyal, kültürel, ekonomik birçok alanda yakın ilişkiler kurulmuş; içe kapanık Sovyet yönetimi zamanında kopan bağlar, onarılmaya başlanmıştır. Bu gelişmeler Kırgız dili ve edebiyatı üzerine Türkiye’de çok sayıda çalışma yapılmasına olanak sağlamıştır. Kırgız edebiyatının zengin kaynakları araştırmacıların ilgisini çekmektedir; fakat Kırgız çocuk edebiyatı üzerine Türkiye’de yeterince çalışmanın olmadığı görülmüştür. Bu çalışma, çocuk edebiyatı alanındaki boşluğu bir nebze de olsa kapatır, yeni araştırmalara kaynaklık eder düşüncesi ile kaleme alınmıştır. Çalışmada başlangıçtan günümüze Kırgız çocuk edebiyatının gelişimi hakkında bilgi verilmiş ve dönemin önemli eserleri tanıtılmıştır.
₺300,00