KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Üstün Yetenekliler Eğitimi İçin Toplum 5.0
₺260,00 -

ÜTOPYA DÜNYASI
₺315,00 -

VAKIF İNSAN PROF. DR. HİKMET ÖZDEMİR ARMAĞANI
₺1.600,00 -

VAROLUŞUN OTANTİK İMKÂNI OLARAK EV
₺315,00 -

Varto Alevileri
₺520,00 -

VASİYYETİ’L-ʻÂRİFÎN Abdurrahmanı’d-Darîr
₺510,00 -

Vecizeler (Birinci Kitap, İkinci Kitap, Üçüncü Kitap, Dördüncü Kitap)
₺495,00 -

VEDAT TÜRKALİ
₺455,00 -

Veri Yönetimi
₺575,00 -

VII. ULUSLARARASI KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT BİLİMİ KONGRESİ BİLDİRİ KİTABI
₺890,00 -

VISIONS OF APOCALYPSE: AN INSIGHT INTO APOCALYPSE
₺455,00 -

Visions Of Dystopia: A Portrait Of Twentieth Century
₺495,00 -

WITH THE TURKS IN PALESTINE
₺440,00 -

Women’s Worlds Via Women’s Words
₺325,00 -

Writing while Traveling all Around
₺315,00 -

XIII. Yüzyıldan Günümüze Yazılı Metinlerden Tanıklarla Tarihsel ve Çağdaş Türkiye Türkçesinde Sahiplik-Aitlik-Özgülük Kavramlarının İşaretlenmesi
₺1.450,00
KİTAP TANITIMI
Siyaset Bilimi’nde, Kuram- Yöntem- Güncel Yaklaşımlar
Genelde siyasal parti programları, parti sözcülerinin seçimler sırasında kullandıkları söylem yalan söylemez. Fakat sıradan seçmen parti programı, seçim vaatlerine bakmaksızın oy verme eğilimini sürdürür. Aslında kamucu politikalar izlenmesini isteyen seçmen gider, seçimde özel sektörün önünü açacağını haykıran partiye oy verir. Bu parti doğal olarak özelleştirme- iş fazlası emeğin işine son verilmesi- sosyal devlete ayrılan payın kısıtlanması politikalarını gerçekleştirmeye başladığında, toplumdan feryatlar yükselir. Bazen bunun tersi yaşanır. Devletin ekonomiden alabildiğince soyutlanmasını savunan seçmen, tutar kamucu partileri iktidara getirir. Söz konusu parti/ partiler kamulaştırma- kamucu/ kamu ağırlıklı karma ekonomi-sosyal refah devletinin ihyası tipi, tam da kendilerinden beklenilen uygulamalara giriştiğinde, toplumdan benzer sesler yükselir. Ne var ki her iki durumda da hatalı olan iktidara gelen partiler değildir.
Bazen toplumda siyasetin kötülükler alanı olduğuna dair yanlış bir kanı yankılanır. Siyasal alan, sivil toplumu barındıran özel alanlar bütünlüğüyle beraber, toplumsal mücadele alanı ve tarihin sahnesini oluşturduğundan, toplumsal kesimler arası çatışma yoğunlaştığında siyasal alan, katlanılmaz sertlikte bir hesaplaşma sahasına dönüşebilir. Bu anlamda “kötülükler alanı” anlayışı haklılık kazanabilir. Oysa aynı alan, çözümün de alanıdır. Dolayısıyla yurttaşların siyasetten korkmak/ kaçınmak yerine, ona olan inançlarını tazeleyip, karşılıklı saygıya dayalı mücadele alanını tekrar kurmaları gerekmektedir. Zira siyasal alan ne denli acımasızsa, soğukkanlı siyaset adamları yerlerini ne denli demagoglara kaptırmışlarsa, siyasal sisteme iletecekleri mantıklı taleplerle düzeltme işlemini gerçekleştirecek, yine yurttaşların özbilinci ve mücadele alanında yerlerini alış şeklidir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
ARAP BAHARI SONRASI İSRAİL DIŞ POLİTİKASI
Ülkemizde yapılan İsrail (hatta belki de Ortadoğu) özelindeki çalışmaların henüz ergenlik dönemini yaşadığı gerçeği, bu kitabın ortaya çıkmasındaki temel motivasyonu oluşturmaktadır. Halbuki Ortadoğu’daki gelişmelerin kahir ekseriyeti ve bizatihi Türkiye’nin ulusal güvenliğini de oldukça yakından ilgilendiren konu başlıkları, genel olarak İsrail merkezli üretilen politikaların bir sonucu olarak idrak edilir. Fakat buna rağmen İsrail politikaları analiz nesnesi olarak görülmez. Görülse dahi istikrarlı bir çalışma sahası tesis edilmez. Edilse dahi bu analiz nesnesini çalışacak ‘cesur’ bireyler yetişmez. Bu liste böylece uzayıp gidebilir. Nihayetinde bu realiteyle yüzleşmek dahi tek başına önemli bir ilerlemedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
SANAYİLEŞME OLGUSUNUN KİRLİLİK SIĞINAĞI HİPOTEZİ VE ÇEVRESEL VERGİLER AÇISINDAN YENİDEN DEĞERLENDİRİLMESİ
Küreselleşme ve sanayileşme olgusu ile artan iktisadi faaliyetlerin olumlu etkilerinin yanı sıra ortaya koymuş olduğu negatif dışsallıklar dikkatleri insan ve ekonomi açısından oldukça önemli olan çevre konusuna çekmiştir. Çevre ekonomisinin iktisadi düşünceler tarihindeki yerinin incelenmesi çevre konusuna verilen önemin yüzyıllarca süregeldiğini ancak son yıllarda üzerinde oldukça tartışılması gereken bir konu haline dönüştüğünü göstermektedir. Bu noktada kitabımızda çevre ekonomisinin geçmişini inceleyerek geleceğe ışık tutması açısından çevre sorunlarından kaynaklı dışsal maliyetlere uygulanan vergiler ve etkinliği üzerinde durulmuş, çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilişkisi çeşitli göstergeler ve indekslerle açıklanmış, ekonomik büyüme ve dışa açıklığın çevre kirliliği üzerindeki etkileri ile ekonomik büyüme ve çevre vergilerinin çevre kirliliğine olan etkisi Kyoto Protokolünün de göz önünde bulundurulduğu çeşitli ampirik modellerle analiz edilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Erzurumlu Emîn Fehîm Paşa ve Divanı
Muhammed Emîn Fehîm Paşa, aslen Karabağlı olup Rafizî zulmünden kaçarak Erzurum’a yerleşen, “Feyzullah Efendi-zadeler” diye de bilinen, geniş ve nüfuzlu bir aileye mensuptur. Şeyhülislamlar, nakibü’l-eşraflar, âlimler, valiler, müftüler yetiştiren aile adını iki defa şeyhülislamlık yapan ve II. Mustafa’nın tahttan indirilmesiyle sonuçlanan Edirne Vak’ası’nda katledilen Feyzullah Efendi’den almıştır. Feyzullah Efendi, Emîn Fehîm Paşa’nın büyük dedesinin anne ayrı kardeşidir. Paşa’nın babası ise henüz yirmi bir yaşında atandığı Erzurum müftülüğünü yirmi sene sürdürdükten sonra şehre vali tayin edilen, bu yüzden “Abdurrahman Müftü Paşa” sanıyla anılan âlim bir zattır.
18. yüzyılın sonlarında yahut 19. yüzyılın başlarında Erzurum’da doğduğu tahmin edilen Fehîm Paşa; Muş, Çıldır ve Bayezid’de kaymakamlık yapmış, daha sonra Kars kaymakamlığına getirilmiş, Kars’ın mutasarrıflığa tahviliyle birlikte mutasarrıflığa terfi etmiştir. Bu görevini sekiz sene boyunca yürütmüş, 1871’de Erzurum Vilayeti Merkez Mutasarrıflığına atanmıştır. Dokuz ay boyunca bu görevde kalan Paşa daha sonra Kayseri, buradan da Kozan Mutasarrıflığına getirilmiş, bu görevdeyken 1875’te orada vefat etmiştir.
Mevlevi tarikatına mensup olan Emîn Fehîm Paşa, arşiv belgelerinden anlaşıldığı kadarıyla dirayetli, adaletli, liyakatli, idaresi altında bulunanlar tarafından sayılan ve sevilen bir yöneticidir.
Azîziyye ismiyle de bilinen Kudûrî Tercümesi ile Fevâ’idü’l-Efkâr fî Ta’rîfi’l-Ef’âl unvanlı eserleri bulunan Fehîm Paşa’nın, varlığı ilk kez bu çalışmayla duyurulan bir de Divan’ı mevcuttur.
Bu çalışmada bilhassa arşiv kaynakları kullanılmak suretiyle Fehîm Paşa’nın hayatı hakkında bilgiler aktarılmış, eserleri tanıtılmış ve Divan’ının iki nüshadan hareketle hazırlanan karşılaştırmalı metni verilmiştir.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
ENGELLİ ÇOCUK SAHİBİ KADINLAR VE SOSYAL POLİTİKA
Bu kitap engelli çocuk sahibi kadınların yaşadıkları güçlüklerin ifade edilmesine katkı sunmak amacıyla kaleme alınmıştır. Engelli çocukların engelleri aşmalarındaki en büyük yardımcıları kuşkusuz ki annelerdir. Engelli çocuk sahibi kadınlar, çocuklarının engellerini omuzlayan görünmez kahramanlardır. Bu kahraman kadınları tam anlamıyla anlatmaya çalışmak, elbette ki mümkün değildir. Fakat engelli çocuk sahibi kadınların yaşadıkları dezavantajlılık, güçlükler ve gereksinimler alan yazın katkısıyla ifade edilmeye çalışılmıştır. Kitapta ayrıca engelli çocuk sahibi kadınlara yönelik uygulanan sosyal politikalara yer verilmiştir. Bu bağlamda uygulanan sosyal politikalar hakkında bilgilendirici ve yol gösterici olacağı düşünülmektedir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
II. ABDÜLHAMİD DÖNEMİ GÖRSEL TEMSİLİYET SERVET-İ FÜNÛN ÖRNEĞİ
Osmanlı İmparatorluğu 20. yüzyılın başlarına kadar süren çabalarına rağmen iki farklı durumu tems13il eden bir görünüm arz etmekteydi. Bir yüzü ile her an ölmesi beklenen “Avrupa’nın hasta adamı” olarak hangi devletin kollarında can vereceği beklenirken, bir diğer yüzü ile milyonları bulan Müslüman nüfus üzerindeki halife gücü ve coğrafi konumu ile hala hesaba katılması gereken bir güç idi. Ekonomik olarak büyük devletlerin kurduğu Düyûn-ı Umûmiye İdaresinin varlığı ile kontrol altında tutularak gelir kaynakları büyük oranda devlet borçlarına sayılmaktaydı. Özellikle Avrupa’da kalan topraklarında kayıpları ise devam etmekteydi. Bu noktada özellikle Sultan ve Babıâli’deki memurlar çok zor koşullar altında çalışarak, dar alanda manevra yapabilecek bir saha açmaları, kısaca kendi kaderlerini kendilerinin tayin edeceği durumda olduklarının bilincindeydiler. Bu da Batılı Devletlerle kurulacak ikili ilişkilerin mahiyetini ve önemini belirleyen nokta idi. Bâbıâli’yi temsil eden bürokratların, diğer yerlerdeki yönetim seçkinlerinde olduğu gibi yekpare bir bütünlük arz etmediği, dikkat etmemiz gereken unsurlardan biridir. Gerek yozlaşmanın ve hizipleşmenin çeşitli yüzlerini temsil eden gruplar, gerekse de üzerine fazla düşünülmeden yapılmış tanımlamalar aracılığıyla, kimi yönetici/idareci seçkinin daha tutucu ve kimisinin de daha ilerici olduğunu görürüz.31
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Kadın, Toplum ve Edebiyat: Premçand’ın Öykülerinde Hint Kadını
Hint edebiyatının en güçlü kalemlerinden biri olan Premçand, toplumsal gerçekçiliği, güçlü anlatımı ve insan psikolojisine dair derin gözlemleriyle Hindī ve Urdu edebiyatı tarihine damgasını vurmuştur. Onun öykülerinde kadın karakterler, yalnızca birer yan unsur değil, değişen toplum yapısının ve bireysel mücadelelerin en önemli taşıyıcıları olarak karşımıza çıkmaktadır. Geleneksel normlar, sosyal adaletsizlikler ve modernleşme süreci içinde kadınların yaşadığı dönüşümler, Premçand’ın öykülerinde incelikle işlenmiş ve edebiyat aracılığıyla zamansız bir tartışma alanı yaratmıştır.
Bu kitap, Premçand’ın öykülerinde kadının nasıl temsil edildiğini incelerken, aynı zamanda Hint toplumunun geçirdiği değişimleri ve bu dönüşümlerin edebiyata nasıl yansıdığını ele almaktadır. Premçand’ın öyküleri üzerinden yapılan bu çalışma, Hindistan’ın tarihsel ve toplumsal yapısını anlamak için önemli analizler sunmaktadır.
Akademik araştırmalar ve Hindoloji alanındaki uzun yıllara dayanan bilgi birikimiyle hazırlanan bu eser; Hint edebiyatı, Hint kültürü ve Hint toplumsal yapısına ilgi duyan araştırmacılar, edebiyatseverler ve bilhassa Hindistan üzerine derinleşmek isteyen herkes için kapsamlı bir kaynak niteliğindedir.
“Ancak içlerinde bir miktar keder, şefkat, tutku ve düşünce barındıran o insanlar yazabilir. Zenginlik ve eğlenceyi yaşamın amacı haline getirenler ne yazabilir ki?”
Munşī Premçand
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Kümelenmenin Önemi ve Kümelenme İçin Uygun Sektörün Belirlenmesi: Erzincan İli Üzerine Bir Uygulama
Kümelenme modeli gelişmiş ülkelerde son dönemlerde sıkça kullanılan bir yöntem haline gelmiştir. Başarılı olan ülkelerin uyguladığı ekonomi politikalarına baktığımızda “rekabet gücünü” artıracak politikaların her geçen gün önemini arttırdığını görmekteyiz.
Bu çalışmanın temel amacı, TRA1 düzey 2 bölgesi ve Erzincan ilinde kümelenme potansiyeli gösteren sektörleri belirlemek ve Erzincan ilinde kümelenme potansiyeli gösteren sektörlerde faaliyette bulunan işletmelerin ağ yapılarının ortaya çıkartılmasını sağlayarak bölgenin ve özellikle Erzincan ilinin ekonomik yapısının şekillenmesine katkı sağlamaktır. Bu çalışmada öncelikle kümelenme kavramı tanımlanmış, kümelenme ve sosyal ağ ilişkisine değinilmiş, kümelerin işletmelere sağladığı faydalar ve kümedeki temel aktörler anlatılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise kümelenme politikaları, amaç ve araçları, Türkiye’de kümelenme politikaları ve kümelenme girişiminin gelişimi konuları detaylandırılmıştır. Çalışmanın uygulama kısmı ise iki aşamalı olup istatistiki analiz çalışması ve saha çalışmasından oluşmaktadır. Serkan DEMİRDÖĞEN’ in “İşletmeler İçin Kümelenmenin Önemi ve Kümelenme İçin Uygun Sektörün Belirlenmesi: Erzincan İli Üzerine Bir Uygulama” başlıklı doktora tezinden üretilen bu çalışmanın bölgenin kalkınmasına katkı sağlaması temennisiyle…
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Avrupa Birliği ve Türk Finans Piyasalarının Entegrasyon Süreci
İktisadi entegrasyonun en önemli unsurlarından olan “finansal entegrasyon” küreselleşmenin ve teknolojinin 1970 sonrasında hızlanmasıyla daha da önem kazanmıştır. Ülkelerin ihtiyacı olan sermayeye ulaşabildikleri ya da fazla olan sermayelerini değerlendirebildikleri sermaye piyasalarının entegre olmasıyla ciddi bir arz-talep dengesizliğinin de önüne geçilebilmektedir.
Bu yüzden bu kitapta Türkiye’nin yarım yüzyıldan fazla bir süredir üyelik için sürdürdüğü uzatmalı ilişkisi Avrupa Birliği ile olan finansal entegrasyon süreci incelenmiştir. Küreselleşmenin ve “aday ülke” statüsünün meydana getirdiği koşullardan sağladığı avantaj ve uğradığı dezavantajlardan bahsedilmiştir.
Finansal entegrasyonu açıklamaya çalışan iktisadi teorilerden başlayarak Avrupa Birliği finans piyasaları ile Türk finans piyasalarının uyum süreci, farklılıkları ve gelecekteki potansiyel kazanımları incelenmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Sinemada Irk Ayrımcılığı Tartışmaları
Irkçılık olgusu geçmişten günümüze insan hayatına yerleşen ve daima güncelliğini koruyan bir olgudur. Bu olgu insan hayatına kimi zaman gizli kimi zaman da açık ve şiddetli bir şekilde yansımaktadır. Toplumların bu olguya karşı çıkarmış oldukları yazılı ve sözlü koruyucu yasalar olmasına rağmen ırkçılık olgusu toplum yaşamını terk etmeyecek gibi görünmektedir. Sinema insan hayatının gerçekliğini geniş kitlelere beyaz perde aracılığıyla sunmaktadır. Sinemada ideolojik söylem ve temsiller oldukça fazla yer almaktadır. Bu kitapta Amerikan ve Türk sinemalarının ırkçılık olgusunu beyaz perdeye hangi unsurlar ve koşullar çerçevesinde yansıtıldığı belirlenmek istenmiştir. Irkçılık temsili diyaloglar, sembolik göstergeler ve karakter analizleri üzerinden göstergebilimsel analiz yöntemi ile analiz edilerek söylem analizi yöntemi ile de film içinde yer alan örneklemler desteklenmeye çalışılmıştır. Hem Amerikan hem de Türk sinemasında yer alan filmler amaçlı örneklem yöntemi ile seçilerek analiz edildi. Amerikan ve Türk sinemalarının, ırkçılık olgusunu etnik köken, ırksal farklılık, dinsel çeşitlilik ve bedensel farklılık bağlamında farklı şekillerde temsil etmektedirler. Özellikle de Amerikan sineması, Türk sinemasına nazaran ırkçılık olgusunu daha sert ve şiddetli göstergeler ile beyaz perdeye yansıtarak beyazların üstünlüğü olarak kabul edilen “üstün ırk” olgusunu temsil etmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-2
Bu çalışma, “Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-1” ismiyle yayınlamış olduğumuz çalışmanın devamı niteliğindedir. İlk kitabımızda, hayatın bütün alanlarının yaşanabildiği bir sosyal medya mecrası haline gelen Youtube’u siyasal toplumsallaşma, yalan haber ve deepfake, retorik ve argümantasyon, Youtuberlık, mizah, göç, çalışma alanı olarak Youtube ve akademik çalışmalarda Youtube bağlamları üzerinden değerlendirmiştik. Herkesin kendinden bir şeyler bulduğu ve farklı içeriklerin takip edildiği Youtube konusuna ilişkin akademik camianın ilgisi yüksek oldu. Bu sebeple yine hayatın ve akademinin farklı alanlarına ilişkin oldukça ilgi çekici metinler bir araya geldi. Youtube’da dini cemaatler ve tarikatlar, Youtube videolarında militarizm, toplumsal cinsiyet ve kadın Youtuberlar, Youtube’da siyasal katılım ve İstanbul yerel seçimleri, uluslararası medya ve +90 Youtube kanalı, Youtube gazeteciliği, Youtube’da içerik pazarlaması, Youtube’a taşınan emlak sektörü ve girişimcilik ekseninde Youtuberlık değerlendirmelerinin yer aldığı “Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-2” isimli çalışmamızın akademiye katkı sunmasını temenni etmekteyiz.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
MAPLE İLE SEMBOLİK HESAPLAMA
MAPLE paket programı, Matematik, Fizik ve Mühendislik alanlarında kullanılan çok yönlü bir sembolik hesaplama programıdır. MAPLE paket programında cebirsel denklem ve denklem sistemlerinin çözümü, eşitsizlik çözümü, türev ve integral hesabı gibi temel matematiksel hesaplamaların yanında diferansiyel denklem çözümü, vektörler, matrisler, 2 ve 3 boyutlu grafik çizimleri gibi el ile yapılması çok vakit alan ve hatta çoğu zaman imkansız olan hesaplamaları kısa zamanda yapmamızı sağlar. Bunun yanında içinde tanımlı olan paketler sayesinde, istatistik, finans, cebir, graf teori, diferansiyel geometri, logic, sayılar teorisi, tensör analizi gibi alanlarda da hesaplamaları kolaylaştırmaktadır.
MAPLE paket programı bu özellikleri sayesinde teknoloji çağını yaşadığımız bu günlerde yukarıda bahsettiğimiz alanlarda ciddi önem taşımaktadır.
KİTAP TANITIMI
GENETİK LABORATUVAR KİTABI
Yayınladığımız bu genetik laboratuvar kılavuzu özellikle lisans seviyesinde okutulmakta olan genetik dersleri ile bağlantılı olarak hazırlanmıştır. Kılavuzun hazırlanması sırasında uygulama ile birlikte yöntemlerin dayandığı teorilerin üzerinde de durulmuştur. Kılavuzun içerdiği konuların seçimi ve düzenlenmesi öncelikle yabancı kitapların ışığı altında ve bilimsel gelişmelerin çerçevesinde olmuştur. “Genetik Laboratuvar Kılavuzu” 13 ana bölüm halinde hazırlanmış ve her bölümde çeşitli laboratuvar protokolleri verilmiştir. Ayrıca yerli ve yabancı araştırmacıların farklı kaynaklarda kullandığı şekillere ve tablolara yer verilmiştir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Türk Romanından Modernist Örnekler
Bu çalışmada, modernist roman estetiğinin Avrupa’daki çıkış serüveninden başlayarak Türk edebiyatına uzanan yolculuğu araştırılmıştır.
Modernist estetiğin çıkış koşulları ve bu koşulların ardından gelen “avangard” ve “Yeni Roman” gibi anlamlandırma / gruplandırma çabalarının mahiyeti, modernist estetiğin düşünsel ve estetik kaynaklarıyla birlikte değerlendirilmiştir.
Türk edebiyatında modernizmin izdüşümünün göründüğü ilk dönemlerde yaşanan siyasi ve sosyal olayların, modernist estetiğin yaygınlaşmasını nasıl etkilediği araştırılmış; Ferit Edgü, Hulki Aktunç, Vüs’at O. Bener ve Bilge Karasu’nun yapıtları üzerinden Türk romanındaki modernist dönüşüm ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Modernist estetiğin veçheleri, her bir roman üzerinden odağa alınarak bütüncül bir çerçeve içinde ele alınmıştır. Dolayısıyla bu çalışmayla, hem kuramsal bir tartışma zemini sunulmuş hem de Türk romanının modernlikle kurduğu ilişkinin bir haritası çıkarılmıştır.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
Moral Principles In Education
It is one of the complaints of the schoolmaster that the public does not defer to his professional opinion as completely as it does to that of practitioners in other professions. At first sight it might seem as though this indicated a defect either in the public or in the profession; and yet a wider view of the situation would suggest that such a conclusion is not a necessary one. The relations of education to the public are different from those of any other professional work. Education is a public business with us, in a sense that the protection and restoration of personal health or legal rights are not. To an extent characteristic of no other institution, save that of the state itself, the school has power to modify the social order. And under our political system, it is the right of each individual to have a voice in the making of social policies as, indeed, he has a vote in the determination of political affairs. If this be true, education is primarily a public business, and only secondarily a specialized vocation. The layman, then, will always have his right to some utterance on the operation of the public schools.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
1 Mart 2003 Başbakanlık Tezkeresi’nin Reddedilme Nedenleri
11 Eylül 2001 tarihinde New York’ta gerçekleştirilen terör saldırılarının ardından dünya için yeni bir dönem başlamıştır. Teröre ve ona destek veren ülkelere karşı küresel savaş başlattığını ilan eden ABD, önce Afganistan daha sonra Irak’a yönelik askeri müdahalede bulunacağını tüm dünyaya duyurmuştur. Radikal terör örgütleri olarak adlandırdığı El Kaide gibi yapıların, dünya için tehlike arz ettiğini ifade eden Amerikan yönetimi, bu tehdide son verilmesi için diğer devletlerden destek beklediğini açıklamıştır. Bu doğrultuda NATO müttefiki ülkelerden biri olan Türkiye’den de destek talep eden ABD ile uzun süren ekonomik, askeri ve siyasi müzakereler gerçekleştirilmiştir. Müzakereler sonucunda tezkerenin kabul edileceğine dair yaygın bir görüş hâkim olsa da 1 Mart 2003 tarihinde yapılan oylama sonucunda tezkere Meclis’ten geçmemiştir. 1 Mart tezkeresinin neden kabul edilmediği ve bu kararın doğruluğu bugün dahi tartışılmaktadır. Bu kitapta, tezkerenin neden kabul edilmediği, literatür araştırmasının yanı sıra gerek iktidar partisi gerek muhalefet partileri milletvekilleriyle gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış mülakatlardan elde edilen verilerle açıklanmaya çalışılmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Medya Mecralarında Sosyoloji
Elinizdeki kitap dijital iletişim teknolojilerinin sosyal yapıya ve gündelik etkileşimlere olan etkisini sosyolojik bir perspektiften inceleme gayretindedir. Durağan bir internetten akışkan bir iletişime geçiş sürecinde kısa mesaj uygulamalarının halihazırda değiştirdiği toplumsal etkileşimin nasıl inşa edildiği ve batı ülkelerindeki sosyal medya kullanımı karşısında Rusya, Çin ve Kore gibi ülkelerde durumun ne olduğunun da tartışıldığı bölümleri içeren kitap; Facebook, Twitter (X), LinkedIn, Instagram, TikTok, Tinder, Twitch, Foursquare ve Formspring platformlarının ne olduğu, nasıl bir etkileşim sağladığı ve sosyal etkilerinin ne olduğuna odaklanan bir ana hattı takip etmektedir. Kısaca bu kitap, dijital iletişimin yaygınlaşmasının ve sosyal medya mecralarının toplumsal dokuya nasıl şekil verdiğini merak eden okurlarını beklemektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
İktisadi ve İdari Bilimlerde Güncel Araştırmalar
İktisadi ve idari bilimlerin tarihi süreç içinde meydana gelen olayları ele alış biçimi, medeniyetin gelişimini farklı perspektiflerden görebilme imkanı sunmaktadır. Geçmiş, günümüz ve bunun da ötesinde geleceğe ilişkin tutarlı değerlendirmeler yapmak için iktisat, maliye ve işletme gibi bilim dallarında gerçekleştirilmiş özgün çalışmalar multidisipliner bir kapsamda ele alınmalıdır. Yeni çağda bireyler, hane halkları ve topluluklar çok çeşitli bilgilerin seçim yapmayı zorlaştırdığı mübadele koşullarıyla yüzleşmektedir. Ürünlerin maliyetleriyle birlikte tüketicilere sağladıkları faydanın yanında onların potansiyel müşterilere tanıtılma biçimleri alışveriş davranışlarını etkilemektedir. Dolayısıyla yeni üretim ve tüketim kalıpları, bu alanlarda yapılan çalışmaların önemini daha da artırmaktadır. Klasik tanımıyla rasyonel ve etkin kararlar aldığı varsayılan homo economicus modeli yeniden değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Bu anlayış, sadece meta üretimi kalıbını yansıtan kümülatif bilginin meydana getirdiği bazı iktisadi analiz yöntemlerinin dışına çıkılmasını gerektirmektedir. Bu doğrultuda “İktisadi ve İdari Bilimlerde Güncel Araştırmalar” adlı kitapta işletme, iktisat ve maliye gibi bilim dallarında gerçekleştirilmiş özgün çalışmalar araştırmacıların faydasına sunulmuştur.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Kars’ta “Hayat”
Kars, Türkiyenin doğusunda, kendi kaderine terkedilmiş, sınırda olan ama sınır kapısı olmayan, evin tozlu kalmış köşesi gibi duran hüzünlü şehir. Hüzünlü dediğime bakmayın eğlenceli, kalender, bizim gördüğümüz o hüznü ve eksiği görmeden kendi içinde dayanışarak yaşayan insanların olduğu bir şehir. Tarihinde savaşlar, işgaller görmüş sonra da elinde kalanlarla yeniden ayağa kalkmış bir şehir. Farklı dinler ve farklı etnik grupların bir arada yaşadığı bu şehirdeki insanlara bakmak için gittim, Hayatların içinde farklı grupların birbirlerini kabullenmesini, kaynaşmasını gördüm. Kan karışması dedikleri bu birliktelikleri ile ilgili yazıklarımı bir antropolog gözüyle size sunuyorum.
KİTAP TANITIMI
Türk Basınında Türk-Bulgar İlişkileri
1878’de bağımsızlığını ilan etmesiyle dünya devletler tarihine merhaba diyen Bulgaristan bu yıldan sonraki her bir yılda kendine ait bir siyasi anlayış devam ettirmeye çalışmış ve bu anlayış ile devlet olma bilincini yakalamak için çaba sarf etmiştir. Bu anlayışla Bulgarlar Balkan Savaşları’nın en önemli aktörlerinden biri olmuştur. Bu savaşların ilkinde pastanın en büyük parçasının Bulgarların tabağına düşmesi komşularını kıskandırınca ikinci bir savaş kaçınılmaz olmuştur. Ancak bu yeni savaşta Bulgaristan ilk savaştaki tüm şansını ve önemli orandaki topraklarını kaybetmiştir. Pek çok yönüyle bir hayal kırıklığı olduğundan bu savaş Bulgarlar için milat niteliğindedir. Zira Bulgaristan bu savaşın tecrübeleri ve kinleriyle I. Cihan harbi terazisinin hangi kefesinde duracağını belirlemiştir. Bu iki savaş arası dönemde Bulgarlar kendi iç muhasebelerini yapmış, genel seçimlerle uğraşmış, ülke içindeki azınlık statüsündeki Müslümanlara karşı bir duruş belirlemeye koyulmuş, komşularıyla münasebetlerini yeniden tanzim etmeye çalışmış, Osmanlı Devleti ile yakınlaşmış ve Rusya ile daha keskin olmak kaydıyla yollarını ayırmıştır. Tüm bu olayların neticesinde ülke içinde muhalefetin sesi kralın kulaklarını sağır edecek kadar yüksek çıkmış, Bulgaristan Müslümanlarına anlaşma maddelerinde saklı kalan haklarını bir türlü vermemiş ve hep zulüm göstermiş, bazı komşularıyla özellikle Romanya ile arasına uzun yıllar kalacak gizli bir kin duvarı örmüş, Balkan Savaşları’nda çarpıştığı Osmanlı Devleti’nin I. Dünya savaşında yanında, tutarsız politikalarından bıktığı ağabeyi Rusya’nın ise tam karşısında yer almıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Şehir Coğrafyası
Şehirlerin kuruluşu İlkçağ uygarlıklarına kadar gitmektedir. Bununla birlikte şehirleşme özellikle Sanayi Devrimi’nden sonraki süreçte kırlardan şehirlere gerçekleşen göçlerle hızlanmış ve günümüzde dünya nüfusunun yarısından fazlası şehirlerde yaşar hale gelmiştir. Böylelikle yeryüzünde çok geniş dağılışa ve farklı özelliklere sahip olan şehirler, coğrafya ve birçok bilim dalının da en önemli akademik çalışma konularından birini meydana getirmiştir.
Şehir Coğrafyası: İnsan-Mekân-Medeniyet isimli bu kitap, şehirleri coğrafyanın prensipleri çerçevesinde ele alarak şehirlerin sosyokültürel ve mekânsal örüntülerindeki değişimleri bilimsel açıdan ortaya koymayı amaçlamıştır. Giriş kısmı dışında dokuz bölümden oluşan kitap, şehir coğrafyası alanında çalışmalar yapmış akademisyenlerin yoğun emekleriyle şekillenmiştir. Kitaba katkı sağlayan araştırmacıların farklı coğrafi perspektifleri ve deneyimleri konuların işlenişinde ve örneklerin sunulmasında oldukça yararlı olmuştur. Kitabın coğrafyacılar başta olmak üzere farklı disiplinlerden akademisyenlere, öğrencilere, kamu kurum ve kuruluşlarına, şehir ve şehir coğrafyası araştırmalarına ilgi duyan herkese faydalı olmasını dileriz.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
SUNZI BINGFANIN İNGİLİZCE VE TÜRKÇE ÇEVİRİLERİ
Çin askerî düşünce külliyatı arasında kuşkusuz en çok bilinen eser, Wujing Qishu (Yedi Askerî Klasik) arasında yer alan ve başlığı genellikle Sunzinın Savaş Sanatı şeklinde çevrilen Sunzi Bingfa yani Sun Ustanın Askerlik Kurallarıdır. Çin geleneğine göre MÖ 6. yüzyılda yaşadığı söylenen Sunzinın (Wade-Giles yönteminde Sun-tzu ya da Sun-tz?, Pinyin yönteminde Sunzi ya da bazı çalışmalarda Sun Zi) gerçek adı Sun Wudur. Sunziya atfedilen Sunzi Bingfa, Çin tarihi boyunca devlet adamları ve askerler tarafından büyük ilgi görmüş, üzerine pek çok yorum yapılmıştır. Günümüzde de bu eser, Dünya çapında büyük ilgi görmeye devam etmekte, siyaset ve askerlik dışında iş dünyası gibi farklı alanlarda da okunmaktadır.
Sunzi Bingfa, Batı dünyasında 18. yüzyılda tanınmaya başlamış, İngilizceye ve Türkçeye çevirilerinin yapılmasına ise 20. yüzyılda başlanmıştır. Orijinal metni günümüze ulaşmayan bu eserin, çeşitli tarihî dönemlerden kalan birkaç nüshası bulunmaktadır; gerek bu nüshalardaki farklar, gerek de Çince kelimelerin tarih içerisinde geçirdiği bazı anlam değişiklikleri, Sunzi Bingfanın İngilizcede ve Türkçede farklı şekillerde tercümelerinin yapılmasına yol açmıştır. Eserin İngilizce çevirileri arasında, onun dil özellikleri üzerine yoğunlaşan çalışmalar olduğu gibi, onun askerî özelliklerine daha ağırlık veren çalışmalar da vardır. Bu çevirileri yapan kişilere bakıldığı zaman, aralarında Sinologların ve tarihçilerin yanı sıra, bu alanlardan olmayan kişilerin de bulunduğu görülmektedir. Sunzi Bingfanın İngilizce tercümeleri arasında farklar olmasının bir sebebi de budur. Bu eserin Türkçe çevirilerine bakıldığında ise, daha büyük sorunlar olduğuna tanık olunmaktadır. Sözü geçen tercümelerin çoğu, doğrudan Çinceden değil, eserin çeşitli İngilizce çevirileri üzerinden yapılmıştır. Bu çevirileri yapan kişilerin de Sinolog ya da tarihçi olmadıkları, bazı yerlerde oldukça yanlış çeviriler yaptıkları görülmektedir. Ancak bu durum, 2014te ve 2016da Türk Sinologlar tarafından yapılan iki yeni çeviriyle birlikte değişmiş ve ilk kez Çinceden Türkçeye tercümeler yapılmıştır.
Çeşitli sebeplerden ötürü bu eserin farklı çevirilerinin olması, okuyucular arasında karışıklığa, bazı yanlış anlamalara ve yanlış yorumlamalara yol açmaktadır. Bundan dolayı, Sunzi Bingfanın İngilizcedeki en iyi birkaç çevirisini seçip, bunları cümle cümle Türkçeye çevirmeye ve her cümlede eserin diğer İngilizce ve Türkçe tercümeleriyle karşılaştırmalar yapmaya karar verdik. İngilizcedeki en iyi çeviriler olarak Lionel Gilesın, Samuel B. Griffithin, Lin Wusununve Victor H. Mairin tercümelerini Türkçeye çevirdik. Bunları Türkçeye çevirirken de dipnotlarda Thomas Cleary, Juh-hua Huang, Roger Ames, Ralph D. Sawyer, Mert Bayat, Naim Oğuz, Sibel Özbudun-Zeynep Ataman, Şule Kılıçarslan, Adil Demir, Utku Umut Bulsun-Pınar Erbayık ve Tuğçe Ayteş tarafından yapılmış olan tercümeleri hem kendi çevirdiğimiz metinlerle hem de birbirleriyle karşılaştırdık. Bunu yaparken, bu çevirilerin farklarını ve benzerliklerini belirttik, yanlışlarını da gösterdik. Pulat Otkan-Giray Fidan ve Bülent Okay tarafından yapılan çevirileri de, Türkçede doğrudan Çinceden yapılmış ilk tercümeler oldukları için, kitabımızın metnine cümle cümle aktardık. On üç bölümden oluşan Sunzi Bingfanın bölüm başlıklarını Gilesın, Griffithin, Linin, Mairin, Otkan-Fidanın ve Okayın yaptıkları çevirilerin tamamını aktararak verdik. Cümle numaralandırılması ile sıralanmasında ise, Gilesın yapmış olduğu numaralandırmaya ve sıralamaya sadık kaldık; her cümlede Gilesı çevirdikten sonra, diğer çevirileri onun altında verdik.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Medya ve Sanal Diplomasi
Kitap, sanal diplomasi ve yeni medya ilişkisini eleştirel ekonomi politik perspektiften irdeleyen bir çalışmadır. Bu kapsamda sanal diplomasinin aktör, araç ve yöntemleri, sanal diplomasinin aktörleri arasındaki çoklu güç ilişkileri, sermaye ve iktidar yapılarının yeni medya üzerindeki kontrol girişimleri incelenmiştir.
Liberal yaklaşımda sanal diplomasiye geçiş, sadece yeni iletişim teknolojilerinin kullanılması ile açıklanmakta ve böylece teknolojik belirlenimci bir tutum benimsenmektedir. Oysa yeni medya herkesin erişimine açık gibi görünmesinin yanında iktidar seçkinlerine ait bir iletişim ortamıdır. Yeni medyanın ideolojik meşruiyet, müdahale ve mücadele aracı olma niteliğinin sorgulanması gerekmektedir. İktidar ve sermaye yapıları yeni medya üzerinden enformasyon akışını yönetme, kamuoyunu yönlendirme olanağına sahiptirler. Bu bağlamda yeni medyanın sanal diplomasiye ne kattığı, diplomasi pratiği içine neden ve nasıl dahil edildiğini açıklamaya ihtiyaç vardır. Bu kitap bu tür pratikleri açığa çıkarma uğraşı içerisindedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
HABER ARACI OLARAK FOTOĞRAF
Bu çalışma haber fotoğrafçılığı, fotoğrafçısı ve fotoğrafı üzerinedir. 1855 Kırım Savaşı ile haber fotoğrafçılığı başlamış ve bu savaşı fotoğraflayan Roger Fenton da ilk haber fotoğrafçısı kabul edilmiştir. O tarihten bugüne dünyada ve Türkiye’de her alanda olduğu gibi haber fotoğrafçılığı alanında da gün be gün çok şey değişmiş ve değişmektedir. Habere bakış açımız, haberin dili, haberde kullanılan fotoğraf tekniği ve teknolojisi, haberin yayınlandığı mecralar, haber fotoğrafçıları, fotoğraf ajansları ve sözgelimi savaşın, şiddetin, ölümün ve çekilen acıların görünürlüğü veya ciddi siyasi bir haberin magazinelleşmeye doğru evrilmesi gibi pek çok değişime rastlanmaktadır. Kitapta dönüşen yeni medya toplumunu, buna bağlı olarak değişen ve gelişen yeni habercilik anlayışı ve teknolojisini ve haber fotoğrafçılığı ve fotoğrafçılarının değişen yeni durum ve konumlarını konu edinen çalışmalar yer almaktadır.
KİTAP TANITIMI
ALTERNATİF YAKLAŞIMLARLA EKONOMİK BÜYÜME
Ekonomik büyüme sürecini sürdürülebilir bir trend ile devam ettiren ülkelerin yaşam standardı, gelir dağılımı ve uluslararası prestiji olumlu etkilenmektedir. Elbette büyüme sürecini kalkınmanın izlemesi ile refah toplumu haline ulaşılmaktadır. Bir ülkenin büyüme süreci incelendiği zaman bazı faktörler önem ihtiva etmektedir. Bunlar, sermaye birikimi, teknolojik ilerleme, nüfus ve işgücü sayısı olarak karşımıza çıkmaktadır. Hiç şüphe yok ki bu değişkenler ekseninde hareket eden ve bu çalışmanın içeriğini oluşturan dış yatırım, finansal kalkınma, cari açıklık, turizm ve doğrudan yabancı yatırımlar gibi parametrelerde ülkelerin büyüme sürecine artı değer sağlamaktadır. Tüm değinilen bu çok yönlü değişim süreçleri, büyüme olgusunu, farklı boyut ve kapsamı ile bir bilim alanının ötesine taşımaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Mitik Bir Topografya Olarak Venedik
Doğa ve kültür, arkaik zamanlardan beri edebiyata konu olmuş kavramlardır. Aralarındaki dikotomik ilişki, felsefenin de ilgisini çekmiştir. Çalışmanın kuramsal çerçevesini oluşturan Kültürel Ekoloji Olarak Edebiyat, sistemin hegemonik güçleri ile toplumun marjinalize edilmiş konuları arasında dengeyi sağlayan bir mekanizma gibi çalışmaktadır. Hayatın ikilemlerden ibaret olduğunu söylemek ya da bu durumu kabullenmek yeterli değildir. Önemli olan dikotomik ilişkiler içerisindeki sistematik olgular ile bastırılanlar arasında bir ilişki oluşturmak, homojen bir birliktelikten ziyade bir arada olmalarını sağlamaktır. Bu kuram, içinde barındırdığı alt metinlerle felsefi, sosyolojik ve antropolojik bir edebiyat sentezi ortaya çıkarmaktadır.
Kültürel-ekolojik bir yaklaşımla ele alınan Venedik, birincil kaynakça olarak incelenen eserlerde ortak uzam olarak yer almakta ve Kurmaca Karşıt Söylem olarak ortaya çıkmaktadır. Venedikin katastrofik ve liminal gücü sayesinde aydınlanmacı toplumlarda bireylerin ve olayların Diyonizyaklaştırıldığı ve resmi söylemlerin çözüldüğü görülmüştür. Eserlerin sonunda görülen sembolik ölümler, doğa ile kültürün karşı karşıya gelmesinden kaynaklanmaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
MEDYA, AİLE VE KUŞAKLAR
İletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler, günümüzde pek çok alanda insan hayatını kolaylaştırmanın yanında, bireylerin serbest zamanlarında kapladığı dilimin giderek artması nedeniyle, insan ilişkilerini ve aile içi ilişkileri etkilemektedir.
Teknoloji ve buna bağlı olarak iletişim biçimlerinin bu denli farklılaştığı günümüzde, kuşaklar arasında da iletişim ve iletişime dayalı girişimler ciddi farklılıklar göstermeye başlamaktadır.
Tüm bu etkenler bir araya geldiğinde, içinde farklı kuşakları barındıran toplumun en küçük yapı birimi aile öncelikli olarak yaşanan bu değişimlerden etkilenmektedir.
Bu çalışmada, bu bağlamda, kuşak teorileri içinde yer alan ve dijital yerliler olarak kabul edilen Z ve Alfa Kuşakları ile onların aile ilişkileri üzerinde durulmaktadır.
Araştırmada hem bu iki kuşağı daha iyi tanıyabilme, hem de Z Kuşağından Alfa Kuşağına kadar olan kısa süreli dönemde iletişim ve medya kullanma biçimleri üzerindeki değişimlerini ortaya koyabilme amaçlanmaktadır.
Bu nedenle, nitel araştırma ile gerçekleştirilen bu çalışmada, derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak, Z ve Alfa Kuşaklarının her ikisinden de en az birer tane çocukları olan ebeveynlerle görüşülmüştür. Yapılan görüşmede sorulan sorularla, teknolojik gelişmelerin aile içi ilişkileri ve ailenin serbest zamanını nasıl etkilediği, Alfa ve Z Kuşağında yer alan çocukların genel özellikleri, aile ilişkileri ve teknoloji tabanlı cihazları kullanım alışkanlıklarıyla ilgili temel bilgilere ulaşılmıştır.
Özellikle de Z ve Alfa Kuşağı çocukların, 2-7 arası dönemlerinde, yukarıda bahsedilen noktalardaki farklılıkları ortaya çıkarılarak, Alfa Kuşağının gençlik dönemlerinde bu değişimlerin hangi yönde ilerleyerek nasıl bir dönüşüm yaşanacağı konusuna ışık tutulmaya çalışılmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Düzlerçamı Kızılçam Ormanında (Antalya) Uzaktan Algılama ile Toprak Üstü Orman Biyokütlesinin Belirlenmesi
Bitkilerin güneş enerjisini fotosentez yolu ile kimyasal enerjiye dönüştürerek depolaması sonucu oluşan biyokütle aynı zamanda birim alandaki fotosentez yaparak büyüyen ve gelişen bitkisel organizmaların kütlesini ifade eder. Her ne kadar ormancılık ve enerji açısından kullanım alanı olsa da karbon döngüsü ve dolayısıyla iklim değişimi konusunda da kritik öneme sahiptir. Çünkü ekosistemdeki biyokütle, tahrip olması durumunda atmosfere karbondioksit, karbon monoksit ya da metan olarak salınan karbon miktarını belirler. Bu açıdan bakıldığında orman ekosistemi toprak üstü biyokütlenin %80’ini barındırması nedeniyle küresel karbon döngüsünde önemli rol oynar.
Uzaktan algılama biyokütlenin dolaylı yönden belirlendiği yöntemlerden biridir. Uydu görüntüleri, hava fotoğrafları, sayısal yükseklik modellerinin kullanıldığı bu yöntemde, örnek alanlardaki biyokütlenin arazi çalışmaları ile belirlenmesi ve bu değerlerin uzaktan algılama verisi ile ilişkilendirilmesi esastır. Bu çalışma ile ülkemiz için ilk kez uygulanan ve aslında buzullardaki değişimi incelemek üzere tasarlanan bir tür LIDAR olan ICESat uydusundaki GLAS sensörü verilerini ve LANDSAT uydu görüntüleri kullanarak Antalya Düzlerçamı orman alanında toprak üstü biyokütlenin belirlenmesi için bir yöntem tasarlanması hedeflenmiştir. Elinizdeki bu kitap uzaktan algılama ile toprak üstü biyokütlenin belirleme çalışmalarını hedefleyen çalışmanın ürünüdür.
₺195,00