KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Hakikatin Sesi: Post-Truth Çağında Emerson
₺275,00 -

Vahyin Elçilerinden Eğitsel Mesajlar
₺340,00 -

Rehber-i Ahlâk
₺275,00 -

Hakikate Şiddetin Soykütüğü
₺250,00 -

Algoritmik Aklın Yükselişi
₺845,00 -

Türk Polisiye Romanında Celil Oker
-

Modernizmin Düşünsel Tarihi ve Avangart Sanat Hareketleri
-

Modernizmin Düşünsel Tarihi ve Avangart Sanat Hareketleri
₺1.000,00 -

Türk Milliyetçiliğinde Düşünce İzlekleri
₺235,00 -

Tarihsel Süreçte Bolu ve Seyyahların İzlenimleri
₺235,00 -

Tarihin Ötesinde
₺275,00 -

Sultan (II) Mahmud’un Ölümü
₺235,00 -

Direksiyon Sosyolojisi
₺390,00 -

Türk Eğitim Sisteminin Tarihsel Gelişimi
₺575,00 -

Kamu Güvenliği
₺420,00 -

Tur Kayağı Yapan Doğa Sporcularının Seyahat Motivasyonları ve Memnuniyet Düzeylerinin Belirlenmesi
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Sabrî Dîvânı
Osmanlı kültürü ve sanatı çok geniş coğrafyada ve uzun bir tarih sürecinde varlığını göstermiştir. İsimlerine kaynak ve tezkirelerde pek rastlanmasa da günümüz Türkiye sınırlarının dışında yetişmiş Divan şairleri de kültürümüzün önemli yapı taşlarındandır. Bu şair ve sanatçılarla ilgili yapılacak çalışmalar Türk kültür ve sanat dünyası için önem taşımaktadır. Bugün Yunanistan sınırları içerisinde yer alan Mora Yarımadası da sanat dünyamız açısından önem taşıyan yerlerden biridir.
- yüzyıldan başlayarak XIX. yüzyıla kadar Osmanlı sınırları içerisinde yer alan Mora, Divan şiirine katkıda bulunmuştur. Tezkire ve şiir mecmualarında biyografileri hakkında fazla bilgi bulunmamasına rağmen, isimlerine farklı kaynaklarda rastladığımız Moralı şairlerin varlığından haberdarız. XVIII. yüzyılda Mora’da yaşamış şairlerden biri de Sabrî mahsalıyla şiir yazan Es-seyyîd Karayılan-zâde Mehmed Emîn Sabrî Efendi’dir. Bu çalışmada kaynaklardan ve kendi eserlerinden hareketle Sabrî hakkında bilgi verilmiş ve Divan’ın mevcut nüshalarının karşılaştırılmasıyla tenkidli müstakil bir metin ortaya konmaya çalışılmıştır.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Spencer Kagan’ın İşbirlikli Öğrenme Yapıları
- yüzyılın başından itibaren, öğrenme-öğretme anlayışımızı şekillendiren sayısız pedagojik kaynak ve bilimsel veri üretilmiştir. Öğrenme hakkında 100 yıl öncesine göre çok daha fazla bilgimiz olduğu açıktır. Ancak bilgi sınıflara aktarılamadığı, öğrencilerin hayatına dokunamadığı sürece değer kazanmaz. Bu anlamda, ‘öğretmenler bu bilgileri ne kadar uygulamaya koyabilmektedir? sorusu önem kazanmaktadır. Eğitim araştırmalarının kayda değer bir çoğunluğu bu soruyu cevaplamaya uğraşmaktadır. Cevabı bulma çabalarının devam edeceği konusunda elimizde güçlü kanıtlar da vardır. Amerikalı eğitim psikoloğu Spencer Kagan, yapısal yaklaşımıyla bu temel soruya uygulamada karşılığı olan bir cevap üretmiştir. Kagan yapıları, işbirlikli öğrenme konusunda teoriği pratiğe başarılı bir şekilde aktarabileceğimiz etkili bir çözüm sunmaktadır.
Bu kitap, Spencer Kagan tarafından geliştirilen ve işbirlikli öğrenme tekniklerinin önemli bir bölümünü temsil eden Kagan’ın İşbirlikli Öğrenme Yapıları’nı merkeze almaktadır. Kagan tarafından 280’in üzerinde yapı geliştirilmiştir. Giriş niteliğindeki böylesine bir çalışmada yapıların tamamını ele almak mümkün görünmemektedir. Bu nedenle kitap, Kagan’ın Yapısal Yaklaşımı’nı tanıtan genel bir çerçeve sunmakta; araştırmalarda ve eğitim uygulamalarında öne çıkan bazı yapıları tanıtmakta; eğitimcilere ve araştırmacılara katkı sağlayacağı düşünülen ilgili araştırmaları tematik bir bakış açısıyla serimlemektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Markaların Sosyal Medya Yönetimi
ÖNSÖZden
Teknoloji ile iç içe yaşadığımız bu zamanda belki de İnterneti kullanmayan var mıdır diye sorsak muhtemelen eski kuşaklara ait bireyler dışında kimse çıkmayacaktır. Bugün nerede olursak olalım elinde cep telefonları, tabletler ya da dizüstü bilgisayarları ile sosyal medyada gezinen bireyleri görmemek neredeyse imkânsız bir hâl almıştır.
Günümüzde küreselleşmenin ortaya çıkardığı rekabet ortamında var olabilmek ve varlıklarını devam ettirebilmek adına markalama çalışmaları gerçekleştiren kurumlar, içinde bulunduğumuz teknolojik çağda tüketicilerinin bu denli sosyal medyada zaman harcamalarından dolayı onlar ile gerçekleştirdikleri iletişim çalışmalarını sosyal medya üzerinden de yürütmeye başlamışlardır.
KİTAP TANITIMI
Intellectual Property Monopolies in Global Development
The 1994 agreement on Trade Related Aspects of Intellectual Property Rights (TRIPS) led to a radical shift in the functioning of the world economy. It was the result of intense lobbying by Northern intellectual property intensive firms, set the international standards and objectives for the protection of IP. This book uncovers the collusions between state and capital that rendered possible the emergence of the harshest global intellectual property regulations to date. The current global IP regime is akin to a mercantilist system in which states, far from losing power against the growing internationalization of economic regulations, put their capacities in service of “their” intellectual property-intensive corporations.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Kadın, Toplum ve Edebiyat: Premçand’ın Öykülerinde Hint Kadını
Hint edebiyatının en güçlü kalemlerinden biri olan Premçand, toplumsal gerçekçiliği, güçlü anlatımı ve insan psikolojisine dair derin gözlemleriyle Hindī ve Urdu edebiyatı tarihine damgasını vurmuştur. Onun öykülerinde kadın karakterler, yalnızca birer yan unsur değil, değişen toplum yapısının ve bireysel mücadelelerin en önemli taşıyıcıları olarak karşımıza çıkmaktadır. Geleneksel normlar, sosyal adaletsizlikler ve modernleşme süreci içinde kadınların yaşadığı dönüşümler, Premçand’ın öykülerinde incelikle işlenmiş ve edebiyat aracılığıyla zamansız bir tartışma alanı yaratmıştır.
Bu kitap, Premçand’ın öykülerinde kadının nasıl temsil edildiğini incelerken, aynı zamanda Hint toplumunun geçirdiği değişimleri ve bu dönüşümlerin edebiyata nasıl yansıdığını ele almaktadır. Premçand’ın öyküleri üzerinden yapılan bu çalışma, Hindistan’ın tarihsel ve toplumsal yapısını anlamak için önemli analizler sunmaktadır.
Akademik araştırmalar ve Hindoloji alanındaki uzun yıllara dayanan bilgi birikimiyle hazırlanan bu eser; Hint edebiyatı, Hint kültürü ve Hint toplumsal yapısına ilgi duyan araştırmacılar, edebiyatseverler ve bilhassa Hindistan üzerine derinleşmek isteyen herkes için kapsamlı bir kaynak niteliğindedir.
“Ancak içlerinde bir miktar keder, şefkat, tutku ve düşünce barındıran o insanlar yazabilir. Zenginlik ve eğlenceyi yaşamın amacı haline getirenler ne yazabilir ki?”
Munşī Premçand
₺390,00
KİTAP TANITIMI
AMERİKAN TARİHİNDE SAVAŞ POLİTİKALARININ EKOLOJİK YANSIMALARI
“Ana akım tarih kitaplarında ülke siyasetine yön veren isimlerin ve bu isimlerin icraatlarının genellikle kahramanlaştırılarak anlatılmasına şahit oluruz. Kahramanlaştırmak içinse her daim savaşlara, zaferlere ve ganimete ihtiyaç vardır. Bu, aynı zamanda bir arada yaşayan insanlarda aidiyet duygusunu pekiştirmenin yoludur. Bu ihtiyacı karşılamak içinse kahramanın karşısında bir düşman olmalıdır. Bu düşmanın nerede olduğuna bağlı olarak bulunulan yer ya “kurtarılır” ya da “işgal edilir”. Ganimet ise her zaman ve her durumda kutsallaştırılan topraktır. Bireyin var olma alanını belirleyen ve bu alanı sınırlayan toprak, mülkiyet hakkının meşrulaştırılıp evrensel bir hak olarak ilan edilmesiyle uğrunda topyekûn savaşılabilecek bir ideale dönüşür. Bu noktada, Amerikan coğrafyası ve tarihini belirleyen ve bunlara yön veren çatışma, savaş ve toprak politikalarının art alanını oluşturan ideolojik dinamiklerin incelenmesi günümüz dünya siyasetine ve yaşam biçimine yön veren en önemli küresel güçlerden biri olan Amerika Birleşik Devletleri’nin genel hatlarıyla aidiyet duygusunu ve hareket alanlarını nasıl geliştirdiğini öğrenmek adına önemlidir.”
Amerikan tarihini eko-eleştirel bir perspektifle savaş politikaları kapsamında inceleyen yazar, okuyuculara salt Amerikan tarihini şekillendiren olayları anlatmıyor; bu olayların sebeplerini irdeleyerek sonuçlarının doğaya ve “makbul vatandaş” dışında bırakılan “öteki” gruplara etkilerini de çözümlüyor.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
BEN’İN YÜZLERİ
‘Öteki ben’ kavramının genel bir kabulün sonucu insandaki ruh-beden ikiliğinin yanı sıra benzerlik ve karşıtlıklardan doğan ikiliklere duyulan merak ve onları açıklığa kavuşturma ihtiyacı üzerinden temellendirildiği söylenebilir. İlkel toplumlardaki mitler, destanlar, hikâyeler ekseninde ruh inancı düşünüldüğünde ‘öteki ben’ kavramının tarihsel süreç ile değişen ve gelişen toplumsal yapı içerisindeki insan, sorgulanan ve keşfedilmeye çalışılan ‘ben’ doğrultusunda edebî ifadesini de bulduğu anlaşılıyor. Bu konunun odağında Bask yazar Anjel Lertxundi’nin Otto Pette ile İhsan Oktay Anar’ın Puslu Kıtalar Atlası romanları kitabın kalbine yerleştiriliyor. Söz konusu eserlerdeki ‘öteki ben’lerin aslında roman kişilerinde belirgin bir şekilde var olduğu anlaşılan güç istenci ve yaşama istemi dolayısıyla ortaya çıktığı üzerinde durularak ‘ben’in kendini keşfetme yolculuğunda öteki bir ‘ben’e duyduğu ihtiyaç ve onunla geliştirdiği ilişki karşılaştırmalı olarak inceleniyor.
Ruhun “dünyevi kabuğu”, insan bedeni, ne kadar ulaşılabilir, ölçülebilir ve sınırlı görünse de ruhun kendisinin bir o kadar sınırsız olduğu ve içerisinde sayısız gizemi barındırdığı fark ediliyor. Lewis Carroll “Bir adın mutlaka bir anlamı mı olmalı?” diye soruyor, peki ya bir ‘ben’in mutlaka bir yüzü mü olmalı?
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Kamu Yönetiminde Güncel Perspektifler
Küresel dünyanın karşı karşıya kaldığı değişim süreci birçok disiplinde olduğu gibi kamu yönetimi alanında da önemli değişiklikler ve dönüşümleri beraberinde getirmektedir. Özellikle siyaset, ekonomi ve toplumsal alanda görülen gelişmeler dünyanın pek çok ülkesinde ve bu ülkelerde yaşayan insanları yakından ilgilendirmektedir. Kamu yönetimi özelinde ele alınan bu eser küresel ölçekte kamu yönetiminin son yıllarda dünyada görülen gelişmeler ışığında karşı karşıya kaldığı etkileşimi, günümüz gözüyle bu alana özgü çalışmalardan hareketle değerlendirilmeye çalışılmaktadır. Bu kapsamda dünyada yaşanan sosyo-ekonomik siyasal ve yönetsel olgular üzerinden akademik bir bakış açısıyla kamu yönetiminde yaşanan gelişmelere ışık tutulması amaçlanmaktadır. Bu çerçevede ele alınan çalışmanın yönetim, siyaset ve ekonomi bilimi alanına ilgi duyan başta akademisyenler ve öğrenciler olmak üzere bu alanı merak eden okuyuculara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Emeğin Taşeronlaştırılması ve Denetimi
Taşeron çalışma biçimi günümüzün önemli çalışma biçimlerinden birisi haline gelmiştir. Taşeron çalışma aslında sermayenin emeği parçalayarak ve güçsüzleştirerek artı değere el koyma ve denetleme mekanizmasıdır. Emek süreçlerinin parçalanmasının ardında yatan asıl sebep ise emek-gücünün denetimidir. Emek-gücünün denetimi kapitalizm için hayati derecede önemlidir.
Kamu kurumlarının devlete yük olarak görülmesi sonucu özelleş-tirilerek taşeron firmalara devredilmesi işsizliği tetikler hale getirmiştir. Piyasalardaki istihdam sınırlılıkları çalışanlar üzerinde hak, hukuk bağla-mında sessiz kalmalarını sağlarken, işsizler üzerinde de razı olmaya yönelik “baskı”yı oluşturmaktadır. “Baskı”nın ve “rıza”nın aynı anda işlediği ideolojik denetim mekanizması da denetimin en önemli unsuru haline gelmektedir. Türkiye’de baskın kontrol mekanizması siyasi mensubiyetler dolayımıyla ideolojik denetim üzerine oturtulmuştur. Ve ideolojik denetim içine her türlü kayırmacılık entegre edilerek halk arasında kayırmacılık içselleştirilmiştir.
Türkiye’de kamuda işlerin taşeronlaştırılarak siyaset/hemşehrilik/dini yakınlık aracılığıyla istihdam yaratılmaktadır. Siyasi alanın genişlemesiyle taşeron firmalar aracılığıyla yaratılan istihdam ilişkileri, patronaj/ patriarkal ilişkileri tekrar tekrar üretmekte ve yeniden siyasetin hizmetine sokularak çalışan kesimler kontrol ve disiplin altına alınmaktadır. Bu çalışmada, siyasetin aktif olarak görüldüğü belediyelerden biri vaka olarak seçilerek, taşeronlaşmanın hangi mekanizmalarla işlediği ve denetimin bu mekanizmalarla nasıl sağlandığı üzerine bir araştırma gerçekleştirilmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Türk Sinemasında Büyü
Sinemada Korku ve Din, Türk Gerilim Sineması Kronolojisi ve Türk Korku Sineması Kronolojilerinin yazarı Dr. Gizem Şimşek Kaya; bu kez 2004 yılında vizyona giren “Büyü” filmindeki büyü uygulamalarının detaylı çözümlemeleriyle birlikte farklı yerli ve yabancı yapımlarda karşımıza çıkan büyü uygulamalarını ele alıyor.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
ESKİÇAĞ METİNLERİNDE ALAŞİYA ÜLKESİ
Kitapta Anadolu’da yaşamış olan Hititlerden günümüze ulaşan çivi yazılı tabletlerde yer alan Alaşiya yani günümüzdeki ismi ile Kıbrıs’ın önemi üzerinde durulmaktadır. Eskiçağ metinlerinde geçen Alaşiya ülkesinin yeri ile ilgili olarak çeşitli tartışmalar ve lokalizasyon önerileri yapılmıştır. Alaşiya ülkesinin lokalizasyon çalışması hususunda, yapılan öneriler içerisinde yapılan değerlendirmelere göre en kabul görenin Kıbrıs adası olduğu anlaşılmaktadır. Çalışmada bu ülke ile ilgili olarak konumu dolayısıyla Hitit kaynaklarının yanı sıra Alaşiya ile ilgili olarak Mısır, Ugarit, Mari ve Alalah kaynaklarına da yer verilmiştir. Kıbrıs adasının coğrafyası hakkında bilgiler verilerek, tarihi önemi üzerinde durulmuş, tarihi evreleri kısaca ele alınmaya çalışılmıştır. Metinlerde Alaşiya’nın çoğunlukla mevcut otoriteye başkaldıran soylu sınıfa mensup kişilerin sürgün edildiği bir yer olarak geçmesinden dolayı ada olarak değerlendirilmesi gerektiği fikri üzerinde durulmuştur. Kitapta, Alaşiya ile ilgili metinler bir araya getirilirken jeopolitik konumu dolayısıyla önemini her zaman korumuş olan Alaşiya’nın Hitit, Ugarit ve Mısır’la olan ilişkileri de ele alınırken belgeler üzerinden değerlendirmeler yapılmaya çalışılmış ve Alaşiya’nın geçtiği metin yerlerinin transkripsiyon ve tercümelerine yer verilmiştir. Alaşiya’nın bakır ile ilgili olarak özel bir yere sahip olduğu belgelerde sıkça geçmesinden anlaşılmakta ve Alaşiya’nın bakır getirilen bir dağından, Taggata dağından, bahsedilmiştir.
Kısaca çalışmada Hitit metinlerinde sözü edilen Alaşiya Ülkesi’nin jeopolitik konumu, lokalizasyon önerileri, bakırı, diğer devletlerle olan ilişkileri hususunda kaynaklar incelenerek bir bütün halinde sunulmaya çalışılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
XII. Yüzyıl Latin Kroniklerine Göre Haçlıların Alexios Komnenos Algısı
Samimi duygularla Doğu’daki Hristiyan din kardeşlerini içinde bulundukları müşkül durumdan kurtarmak ve Tanrı’ya hizmet etmek için yola çıkan Latin Katolik Hristiyanların, bilhassa kendilerini yardıma çağıran Doğu Roma İmparatoru Alexios Komnenos’tan gerekli yardımı göreceklerine ve “ortak davalarına” hizmete büyük bir gönüllülükle iştirak edeceklerine olan inançları Doğu Roma topraklarına girdikleri andan itibaren sarsılmıştır. Haçlı orduları, Doğu Roma İmparatorluğu topraklarında ilerlemeye devam ederken gördükleri muamele karşısında şaşkına dönmüştür. Alexios’un kendi İmparatorluğunun çıkarlarını korumasındaki tavrı kısa zaman içinde Haçlılarla çatışma yaşamasına yol açmıştır. Alexios Komnenos’un kardeşlik ve müttefiklikten bahseden mesajlarıyla tam bir tezat oluşturan tavrı karşısında Haçlıların hissettiği hayal kırıklığı ilerleyen süreçte yaşananlarla birleşerek genelde Doğu Roma’ya, özelde ise Alexios Komnenos’un şahsına karşı açık bir öfkeye dönüşmüştür. İmparatorun, seferler sırasında imparatorluk sınırlarını koruma altına almak için aldığı önlemler ve sonrasında izlediği politika, Latin Katolik din adamlarının kroniklerindeki Alexios imajının oluşmasında belirleyici olmuştur.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
Women’s Worlds Via Women’s Words
The purpose of this book is to present women’s works from different female perspectives bringing new insights into women’s literary worlds. This book composes of several articles that present different analyses and discussions on literary works written by British and American women writers offering a great range of opportunities for conducting academic research by portraying female protagonists’ lives and experiences from a female and feminist lens. The chapters of this book focus on women’s issues regarding their suppression, gender roles, motherhood, sisterhood, feminine identities, re-writing myths, and alternative lifestyles in male-dominated worlds. The women scholars in each part are analyzing different literary texts written in different genres that are written on and about female characters, their worlds, and experiences from a scholarly female standpoint.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Kur’an Tilavetinde Temsili Okuma
Ülkemizde olduğu gibi, özellikle Arapça bilmeyenlerin, Kur’ân okurken içine düştükleri en önemli hatalardan biri de mana harflerini okurken yapılan vurgu yanlışlarıdır. Yerinde yapılan bir ses vurgusu anlama kuvvet kazandırdığı gibi yerinde yapılmayan bir vurgu anlamayı güçleştirebilir hatta manayı dahi bozabilir. Mana harfleri içinde mütalaa edilen Kur’ân-ı Kerim’deki “ما” lafızlarının okunuşundaki ses vurgusu oldukça önemlidir. Zira Kur’ân’da mana itibariyle, birbirinden farklı “ما” lafızları yer almaktadır. Bunlar, Türkçedeki eşsesli kelimelere benzemektedir. Söz konusu lafızları, yerine göre, bazen vurgulu bazen de vurgusuz okumak gerekmektedir. Bu konuda gerekli hassasiyet gösterilmeden Kur’ân okunursa, mana bozulabileceği gibi farklı bir anlam da ortaya çıkabilmektedir. Bu çalışmanın amacı 29-30. Cüzler özelinde Kur’ân-ı Kerim’deki “ما” lafızlarının tespit edilip temsili okuma açısından değerlendirilmesidir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Erzurumlu Emîn Fehîm Paşa ve Divanı
Muhammed Emîn Fehîm Paşa, aslen Karabağlı olup Rafizî zulmünden kaçarak Erzurum’a yerleşen, “Feyzullah Efendi-zadeler” diye de bilinen, geniş ve nüfuzlu bir aileye mensuptur. Şeyhülislamlar, nakibü’l-eşraflar, âlimler, valiler, müftüler yetiştiren aile adını iki defa şeyhülislamlık yapan ve II. Mustafa’nın tahttan indirilmesiyle sonuçlanan Edirne Vak’ası’nda katledilen Feyzullah Efendi’den almıştır. Feyzullah Efendi, Emîn Fehîm Paşa’nın büyük dedesinin anne ayrı kardeşidir. Paşa’nın babası ise henüz yirmi bir yaşında atandığı Erzurum müftülüğünü yirmi sene sürdürdükten sonra şehre vali tayin edilen, bu yüzden “Abdurrahman Müftü Paşa” sanıyla anılan âlim bir zattır.
18. yüzyılın sonlarında yahut 19. yüzyılın başlarında Erzurum’da doğduğu tahmin edilen Fehîm Paşa; Muş, Çıldır ve Bayezid’de kaymakamlık yapmış, daha sonra Kars kaymakamlığına getirilmiş, Kars’ın mutasarrıflığa tahviliyle birlikte mutasarrıflığa terfi etmiştir. Bu görevini sekiz sene boyunca yürütmüş, 1871’de Erzurum Vilayeti Merkez Mutasarrıflığına atanmıştır. Dokuz ay boyunca bu görevde kalan Paşa daha sonra Kayseri, buradan da Kozan Mutasarrıflığına getirilmiş, bu görevdeyken 1875’te orada vefat etmiştir.
Mevlevi tarikatına mensup olan Emîn Fehîm Paşa, arşiv belgelerinden anlaşıldığı kadarıyla dirayetli, adaletli, liyakatli, idaresi altında bulunanlar tarafından sayılan ve sevilen bir yöneticidir.
Azîziyye ismiyle de bilinen Kudûrî Tercümesi ile Fevâ’idü’l-Efkâr fî Ta’rîfi’l-Ef’âl unvanlı eserleri bulunan Fehîm Paşa’nın, varlığı ilk kez bu çalışmayla duyurulan bir de Divan’ı mevcuttur.
Bu çalışmada bilhassa arşiv kaynakları kullanılmak suretiyle Fehîm Paşa’nın hayatı hakkında bilgiler aktarılmış, eserleri tanıtılmış ve Divan’ının iki nüshadan hareketle hazırlanan karşılaştırmalı metni verilmiştir.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Eğitimde Dönüşüm “Yeni Paradigmalar ve Yaklaşimlar”
Eğitim, sadece bilgi aktarımından ibaret değil; aynı zamanda bir gelişim ve dönüşüm yolculuğudur. Bu kitap, eğitimdeki yeni paradigmaları keşfederken, teknoloji ve küreselleşmenin hayatımızda yarattığı değişimleri de gözler önüne seriyor. Kapsayıcı eğitim ve fırsat eşitliği konularını derinlemesine ele alarak, her öğrencinin potansiyelini açığa çıkarmanın yollarını arıyor.
Dijital eğitim araçları ve oyunlaştırma, öğrenmeyi sadece eğlenceli hale getirmekle kalmıyor, aynı zamanda öğrencilerin motivasyonunu da artırıyor. STEM ve STEAM eğitimleri, disiplinler arası bir bakış açısı sunarak, yarının liderlerini yetiştirmeyi hedefliyor. Yapay zekâ ve veri odaklı eğitim ise, kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimlerini mümkün kılarak, her bireyin ihtiyaçlarına özel çözümler sunuyor.
Sonuç olarak, geleceğin eğitimine dair umut dolu öngörülerle dolu bu eser, eğitimciler, öğrenciler ve karar vericiler için bir rehber niteliğindedir. Eğitimin sınırlarını zorlamak ve daha iyi bir gelecek inşa etmek isteyen herkes için ilham verici bir kaynak sunuyor. Çünkü eğitim, sadece bir süreç değil; aynı zamanda bir hayal ve umut yolculuğudur.
KİTAP TANITIMI
Georgi Pulevski’nin Makedonca-Arnavutça-Türkçe Sözlüğü
Georgi Pulevski’nin “Тријазичник (Triyaziçnik)” üç dilli Makedonca-Arnavutça-Türkçe eseri her ne kadar bir sözlük olarak anılsa da aslında farklı konuları öğretmeyi amaçlayan bir ders kitabı özelliği taşımaktadır. Dönemin Osmanlı Devleti sınırları içinde yer alan Makedonya topraklarında farklı etnik grupların iç içe yaşadığı şehirlerde Arnavutça, Makedonca ve Türkçe üç dilli eğitimin yapıldığı okullarda kullanıldığı anlaşılmaktadır. Sadece Makedonya’da değil aynı zamanda bugün Bulgaristan, Yunanistan, Kosova, Sırbistan sınırları içinde kalan pek çok şehirde eserin okunduğunu anlıyoruz. Pulevski’nin eseri sadece öğrenciler ve öğretmenler tarafından okunmamış, hancı, din adamı, yoğurtçu, itfaiyeci, saatçı, semerci, çiftçi, fırıncı, çilingir, kahveci gibi çok farklı meslek grupları tarafından da rağbet görmüştür.
Eserin girişinde dönemin Padişahı Sultan Abdülaziz’e övgü ve ithaf ile başlayıp şu satırlara yer verilmiştir: “Ћереметд-љи Мућереметд-љи Дадери Ељиф Шанл-; Султан Абдул Азис Азамет Ефенд-м-з” (Ḱeremetd-ĺi Muḱeremetd-ĺi Daderi Eĺif Şanl- Sultan Abdul Azis Azamet Efend-m-z) “Bağış sahibi, dost ve kardeşimiz büyük, ulu sultanımız Abdülaziz Efendimiz. Padişahımız Sultan Abdülaziz, bizim gibi insanlara kendi ana lisanını ve diğer lisanları öğrenmek ve öğretmek için fırsat verdi; Allah ona uzun ömürler versin, devleti ve padişahlığı daim olsun. Onun sayesinde bizler yabancı lisanları rahatça öğrenebiliyoruz.”
Eserde dinî konular, coğrafya, botanik, madenler, bitkiler, canlılar, diller, devlet yönetimi, mektup yazımı, alfabeler vb. gibi çok farklı konular hakkında bilgiler verilmiştir. Metnin akışı genellikle soru cevap şeklinde ilerlemiştir.
Hazırladığımız Тријазичник (Triyaziçnik) üç dilli Makedonca-Arnavutça-Türkçe sözlüğün, Türkoloji çalışmaları ve Osmanlı Dönemi eğitim-öğretim inceleme faaliyetleri açısından faydalı bir kaynak olacağını umuyoruz.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
Balkan Harbi’nde Müretteb Dördüncü Kolordu’nun Harekâtı
Osmanlı Devleti’nin son dönem siyasal ve toplumsal tarihini şekillendiren gelişmelerin başında Balkan Harbi gelir. Bu harple başlayan çözülme I. Dünya Harbi ile ivme kazanarak Osmanlı siyasal yapısının sonunu hazırlayan süreci tetiklemiştir. Balkan Harbi’ndeki feci mağlubiyeti bizzat müşahede etmiş kumandanların kaleme aldıkları değerli çalışmalar harbin muhtevasına dair önemli birer kaynak değeri taşımaktadır. Bunlardan biri de elinizdeki eserdir. Eserin müellifi Miralay Mahmud Beliğ (Uzdil), Balkan Harbi’nde Dördüncü Kolordu Erkân-ı Harbiye Reisi olarak vazife yapmıştır. Beliğ, ordu içerisinden yetkili bir gözle Balkan Harbi’ne dair tespit ve görüşlerini resmi evraka ve özel notlarına dayanarak harbin henüz devam ettiği bir ortamda acı duygular içerisinde kaleme almıştır. Bu çalışmada, Mahmud Beliğ’in daha önce kaleme alınmamış müstakil biyografisini verdikten sonra Balkan Harbi’nde Müretteb Dördüncü Kolordu’nun Harekâtı adlı eserinin tam metnini günümüz harflerine aktararak bu konuda yapılacak araştırmalarda faydalanılmasını amaç edindik.
₺820,00
KİTAP TANITIMI
SİYASİ PARTİLER ve KENT YÖNETİMLERİ
Siyasi Partiler ile kent yönetimleri arasındaki ilişki ve etkileşim öteden beri akademik ve siyasi çevrelerde tartışılan konuların başında gelmektedir. Yerel düzeyde etkin ve verimli hizmet sunulması genel siyasette iktidara giden yolun önemli bir basamağını oluşturmaktadır. Bunu bilen siyasal partiler yerel siyasete özellikle de büyükkent yönetimlerine parti ilkeleri ve programları doğrultusunda etki etmeye çalışmaktadırlar.
Siyasal Partiler ve Kent Yönetimleri adlı bu eser yazarın Siyasi Partilerin Büyükkent Yönetimi Karar Organlarına Etkileri (Konya Büyükkent Örneği) başlıklı doktora tezinden türetilmiş olup; o günün yasaları ve siyasal partilerinin kent yönetimi ve siyaset arasındaki ilişkiyi anlatmayı hedeflemiştir. Günümüz siyasal partileri ile kent yönetimleri arasındaki ilişki göz önünde bulundurulduğunda 2000li yıllardan çok farklı olmadığı görülecektir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Sinemada Dijital Dönüşüm Animasyon & Görsel Efekt
Son dönemde dünyanın her alanında yaşanan dijitalleşme süreci sinema alanına da etkide bulunarak filmlerin biçim ve içerik olarak farklı değerler kazanması ile üretim, dağıtım ve gösterim koşullarının baştan aşağı değişmesini zorunlu kılmıştır. Sinemada yaşanan bu dijitalleşmede özellikle dijital animasyon ve görsel efekt teknolojileri ürettiği estetik ve teknik çözümlerle yeni sinema dili ve anlatımının önemli bir aktörü haline gelmiştir. Dijital animasyon ve görsel efekt teknolojilerin başta Hollywood sineması olmak üzere tüm dünya sinemalarında artan kullanımı, Türk sinemasını da etkileyerek sektörün yapısal değişimini ve seyircinin film izleme pratiklerini değiştirmiştir.
Bu kitabımızda sinemada yaşanan dijitalleşmenin tarihsel arka planında yaşanan önemli teknolojik gelişmelerin izleri sürülerek sinema sanatına biçim ve içerik olarak kazandırdığı değerler, bilim insanların kuramsal bakış açısıyla değerlendirmeleri yer almaktadır. Ayrıca, sinemada yaşanan dijitalleşme sürecinin en önemli aktörü olan dijital animasyon ve görsel efekt teknolojilerin tarihsel süreçteki gelişimi, tekniklerinin özellikleri, sektörel uygulama alanları ve film sektörünün yapısal dönüşümünde rolü ve katkısına odaklanılmaktadır. Türk sinemasında bu teknolojilerin kullanımı ile ilgili yaşanan değişimde sektörün kazanmış olduğu yapısal özellikler ve seyirci davranışlarında oluşan farklılıklar nitel ve nicel türde bilimsel araştırmalarla açıklanmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Türkiyede Ombudsmanlık Kurumu
“Demokratik hukuk devletlerinde yönetilenlerin yönetenlerin haksız uygulamalarına karşı korunmasını sağlamak açısından başvurdukları önemli denetim mekanizmalarından bir tanesini Ombudsmanlık veya diğer ifade ile Kamu denetçiliği kurumu oluşturmaktadır. Türkiyede Ombudsmanlık Kurumu adlı çalışma öncelikle dünyada ve Türkiyede kamu denetçiliği kurumunun teorik ve pratik gelişim sürecinden bahsetmektedir. Ombudsmanlık kurumunun yargısal ve idari olarak devletin iş yükünü hafifleten yönüne vurgu yapılan çalışmada, Ombudsmanlık kurumunun bu işlevlerinin bilinirliğini saptamaya yönelik olarak Türkiyenin geleceğini oluşturacak olan üniversite öğrencilerinin gözünden Ombudsmanlık kurumu analiz edilmeye çalışılmaktadır. Bu amaç doğrultusunda kaleme alınan çalışmayla alana ilgisi olan başta akademisyen ve öğrenciler olmak üzere tüm ilgilenenlere katkı sağlaması beklenmektedir.”
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Personality-Based Route Recommendation In Yachting
Personality-Based Route Recommendation in Yachting explores how individual personality traits shape route and destination preferences in yachting. Combining the Big Five personality model with machine learning techniques, the book offers an innovative perspective at the intersection of tourism, psychology, and artificial intelligence. It examines the foundations of yachting and marina systems, explains key personality theories, and presents a data-driven framework for predicting route choices. By linking human behavior with intelligent recommendation systems, this book contributes both to academic research and to practical applications for personalized maritime tourism services. It is a valuable resource for researchers, practitioners, and readers interested in digital transformation in tourism and decision support systems.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Abede-i İblis YEZÎDİ TAİFESİNİN İTİKÂDÂTI, ÂDÂTI, EVSÂFI
Osmanlıca’dan latin alfabesine transkribe edilen, ilk baskısı 1912 yılında İstanbulda yapılan elinizdeki bu eserde, Ortadoğu’nun kadim halklarından olan Ezidiler’in dini inançları, itikatları, ibadetleri, evlenmeleri, cenaze merasimleri ve vaftiz gibi dini ve toplumsal ritüellerinden bahsedilmekte, kitabın son bölümünde ise Ezidiler tarafından değer atfedilen şeyhlerin biyografilerine yer verilmektedir. Ayrıca bu eser, Ezidiler hakkında malumat veren kaynak sayısının az olması sebebiyle, kitabın yazarı Âyândan Nurinin Ezidilere karşı ön yargılarına rağmen, araştırma yapmak isteyenlere yol göstermek açısından referans bir kaynak mahiyetindedir.
KİTAP TANITIMI
GÜMÜŞHACIKÖY ÖZDARENDELİLER KONAĞI
Bu çalışmada, Amasyanın Gümüşhacıköy İlçe merkezinde yer alan ve Özdarendeliler adıyla bilinen tarihi bir konak tanıtılıp değerlendirilmeye çalışılmıştır. Kısmen tahrip olmakla birlikte konak, orijinal görünümünü genel itibarla korumaktadır. 1790-91 tarihli bir inşa kitabesi bulunan konak klasik Osmanlı konut geleneğinin gelişkin bir örneği olarak kabul edilebilir. Yapının inşa malzemesi ve tekniği, plan, cephe düzeni, mimari elemanların biçimi ve süsleme özellikleri inşa edildiği dönemin özelliklerini yansıtır. Belirtilen özellikleriyle yapı, geleneksel konut mimarimizin klasiği olarak kabul edilen hayatlı evinin (dış sofalı) iyi bir temsilcisidir. Ülkemizde inşa kitabeleriyle belgeli halde tarihi bilinen konutların sayıca az olduğu, 19. yüzyıldan önceye giden ayakta kalan pek fazla sayıda konut yapısı bulunmadığı hatırlanırsa yapının günümüze ulaşması sevindiricidir. Konak ahşap karkas (ahşap çatkı) tekniğiyle yapılmış, kırma çatıyla örtülü iki katlı bir yapıdır. Bir ara han (otel) ve atölye olarak kullanılan yapı, çeşitli tamir ve tadilatlarla asli görüntüsünü kısmen kaybetmiştir. 1970li yıllarda beri kullanılmayarak kendi haline terk edilen yapı kısmen yıkılmış halde ve ciddi bir yok olma tehdidi altındadır. Konak ahşap, kalemişi, alçı bezemeler, ocak, tavan, direklik gibi gösterişli mimari ayrıntılara sahiptir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
ALİYA İZZETBEGOVİÇİN DÜŞÜNCESİNDE İSLAM VE EĞİTİM
Aliya İzzetbegoviç Bosna’da yaşanan iç savaş sırasında halkına liderlik ederken özellikle yazdığı eserler ve yapmış olduğu konuşmalarla İslam dünyasının evrensel sorunlarıyla ilgilenen bir Müslüman düşünür ve siyasi bir lider olduğunu ortaya koymuştur. Hem bir düşünür olarak entelektüel tutarlılığı hem de bir devlet adamı olarak değişmeyen siyasi tavrıyla insani temel değerleri merkeze alarak bir de söylem geliştirmiştir. Bugün Müslüman coğrafyasında yaşanan çalkantıların temelinde yatan sebebin aslında eğitimden kaynaklandığını düşünen Aliya İzzetbegoviç’in eğitim hakkındaki düşünceleri incelendiğinde bir nevi içe bakış yöntemiyle Müslüman halkların çağdaşlaşmasının temel sorunlarının kendi eğitim doktrini üzerinden çözümlenebileceği düşüncesi bu çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Dolayısıyla Aliya doktrini, çağdaş bilgiyi geleneksel İslami değerlerle harmanlarken Avrupalı bir Müslüman tarafından hem Batı’da hem de Doğu’da yaşayan Müslümanlar için bir model olarak sunulabilecek bir yapıdadır.
KİTAP TANITIMI
Anlatının Söylemi: Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün Anlatıbilimsel İncelemesi
Bu çalışma Türkiye’de bugüne kadar yapılmış kuram, eleştiri ve anlatıbilim alanındaki değerli çalışmalara uygulama açısından katkı sunmak üzere kaleme alınmıştır. Anlatının yapısal unsurları olan ‘kişi’, ‘zaman’ ve ‘uzam’ öğeleri Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü (1954) anlatısında incelenmiştir. Dolayısıyla bu çalışmada kuram ve uygulama birlikte ele alınarak temel anlatıbilim terminolojilerine dayalı özgün çözümleme modellerinin belirli bir esere uygulanabileceği somut örneklerle gösterilmiştir.
Prof. Dr. V. Doğan Günay
Orhun Büyükkarcı, Gerard Genette’in izinden gidiyor. Onun kapsamlı, bütüncül ve detaylı Kayıp Zaman’ın İzinde (Proust) analizi bu alandaki yapısal ve klasik anlatıbilimin sınırlarını ve yeterliliklerini göstermesi bakımından nasıl önemliyse, elinizdeki Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü analizi de değeri zamanla daha iyi anlaşılacak kapsamlı ve titiz bir çalışma. Kitap, anlatıbilimin bilimselliğine ve hikâye anlatmanın matematiğine dikkat çekerek, her yaratıcı üretimin analitik bir boyut taşıdığını, her analitik boyutun ise yaratıcılık ve tasarım barındıran bir yönü olduğunu göstermesi bakımından bazen ayakları yere değmeyen Türk eleştirisi için sağlam bir tutamak sunuyor.
Prof. Dr. Mustafa Zeki Çıraklı
Çalışmanın anlatıbilime ilgi duyan, bu alanda kuram ve uygulamaya yönelik bilgisini geliştirmek isteyen ve anlatıbilimin sunduğu çözümleme araçlarıyla disiplinler arası çalışmalar yapmak isteyen araştırmacı ve okurlara yararlı olacağını düşünüyorum. Dilbilim, edebiyat, drama, tiyatro, sinema ve iletişim alanlarında çalışan araştırmacı, akademisyen, eleştirmen, lisans ve lisansüstü öğrencilere hitap eden bu çalışma, Saatleri Ayarlama Enstitüsü ve Tanpınar’ın diğer romanları üzerine çalışacak araştırmacıları teşvik edecek ve onların çalışmalarına ışık tutacaktır.
Prof. Dr. Türkay Bulut
Anlatıbilimin bugünkü haline gelmesinde edebiyatın önemli bir yeri vardır. Bugün birçok üniversitede lisans ve lisansüstü eğitim programlarında da edebi metinlerin anlatıbilimin verileriyle incelenmesi artarak devam etmektedir. Ancak sorun şu ki, bu alanda kuram ve uygulamanın birlikte yer aldığı çalışmalara ihtiyaç artarak devam etmektedir. Elinizdeki çalışma, ilgili araştırmacı ve öğrencilere, anlatıbilim ve eleştiri alanında çalışan ve çalışma yapmak isteyenlere destek verecek niteliktedir.
Doç. Dr. Murat Kalelioğlu
₺325,00
KİTAP TANITIMI
ALMAN SİNEMASINDA TÜRK TEMSİLLERİ
1960 yılında başlayan Almanya’ya Türk işçi göçü, beklenilmeyen toplumsal sonuçları da beraberinde getirmiştir; Bu ülkede yaşama imkânı verilen Türklerin misafirliği istenildiği gibi kısa sürmemiş, hiç beklenilmeyen kalıcılıkla sonuçlanarak işçilere ve ailelerine yeni yaşam alanı yaratmıştır. 1960’larda başlayan, nicelik ve nitelik olarak değişmesine rağmen bugün hala devam eden Türk işçi göçü, dinamik bir toplumsal hareket olarak benimsenmiştir. Değişen hayatlar, ekonomiler ve toplum normları, Almanya’nın çok-kültürlü toplum yapısının oluşumunda katkıda bulunmuş ve bu süreçte kaydedilen karşılıklı etkileşimler Alman sanatında da izdüşümünü bırakmıştır. Nice romanlara, şiirlere, tuvallere ve tiyatro sahnelerine konu edilen “Türk konuk işçi” teması, beyaz perdede de yansımasını bulmuştur. Alman sinemasında Türk temsilleri yıllar içinde nicelik olarak artsa da, söz konusu temsillerde standartlaşmış ve klişeleştirilmiş stereotiplerden öteye gidilememektedir.
İşbu tespitten yola çıkan bu çalışma, Alman sinemasında Türk temsilinin salt kültürel ve yabancı olma kimliğine indirgeyerek sunulmasını eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşmakta ve sinemada kendi ayakları üzerinde durabilen, özgün ve “Almanlaşmadan” Alman toplumuna entegre olabilen Türk temsillerini olağan bir şekilde yansıtılmadığı sorunsalının peşine düşmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
The Effects of Interaction Design in Mobile Publishing
Content and business processes such as news texts, spots, subtitles, title arrangement, headlines and subtitles, columns, visual material editing, photographs, cartoons, drawings, graphics, illustrations, cartoons in the traditional press changed as video and music, moving photos, moving texts, the latest news, news feed, news sharing and archive in internet journalism. In the book, what kind of content and design should be created in the adaptation of web pages of newspapers to mobile devices is analyzed within the framework of interaction design.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
BOSNA SAVAŞI SREBRENİCA KATLİAMI VE TÜRK ROMANI
Bu kitap; bilgi ve kurguyu, duygu ve gerçeği dengede buluşturan bir üslûba sahip. Sizi edebiyatın duygu yüklenmiş, engin denizinde hüzünlü bir yolculuğa çıkarıyor. Tarihin kılavuzluğunda ve gerçeklik anakarası ile bağınızı hiç kopartmadan yolculuk devam ediyor.
Bosna Savaşı’nı çok iyi bildiğimizi sanırken, aslında pek de bilmediğimiz gerçeğiyle, roman sanatı tahlili üzerinden bizi yüzleştirmesi, sarsıcı bir etki yaratıyor.
Edebiyatın mazlumların sesi oluşuna tanıklık ederek hafızamızı tazeliyor. Yakın tarihimizin en kanlı, en vahşi yöntemleriyle yaşanan; etnik soykırım maksatlı Bosna Savaşı’nın Türk romanındaki yansımaları irdeleniyor. İnsanlığın üç maymunu oynadığı tiyatro sahnesini, gözümüzün önüne seriyor.
Tarihin kaydettiği insanlık suçunu Türkiye’de edebî çerçevede bir “yaşam” hâline getiren “Bosna Savaşı Srebrenica Katliamı ve Türk Romanı” mutlaka okunması gereken önemli kaynaklardan biri.
Bir soykırımın anatomisini çıkaran Demet Yener’in bu kitabı ile tarihi bir yolculuğa çıkmaya hazır olun…
Gülcan Havva ERASLAN
₺380,00