KİTAPLAR
EN YENİLER
-

DAVRANIŞSAL EKONOMİ YAKLAŞIMLARI: KARAR VERME TARZLARIYLA BİR İNCELEME
₺315,00 -

Davranışsal Finans ve Davranışsal Finans Teorisinde Yatırımcı Davranışları
₺210,00 -

Davranışsal Maliye Yaklaşımları İle Vergi Uyumunun Artırılması
₺250,00 -

Deborah Levy’nin Öz Yaşam Öyküleri
₺315,00 -

DECADES OF RELATIONS BETWEEN AFRICAN COUNTRIES AND TURKEY
₺275,00 -

Deconstructing Anthropocentrism: The Poetry of Gary Snyder and W. S. Merwin
₺260,00 -

DEĞİŞİM YÖNETİMİNİN BAŞARI UNSURLARI
₺195,00 -

Demokrat Parti Dönemi Basında Sosyal Politika
₺250,00 -

Demokrat Parti Döneminde Devlet Adamlarının Karadeniz Bölgesine Yaptıkları Ziyaretler (1950-1960)
₺380,00 -

DEMOKRAT PARTİNİN KADIN MİLLETVEKİLLERİ
₺275,00 -

Depresyon ve Etkili Psikoterapi Yöntemleri
₺260,00 -

Dergicilik
₺405,00 -

DEVELOPING ESP COURSES IN THE FLIPPED LEARNING ENVIRONMENT
₺235,00 -

Development of corporate governance in Turkey by sectors
₺315,00 -

Devlet Muhasebesi Organizasyonu
₺440,00 -

DEVRİM VE DİRENÇ
₺520,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİK SOSYOLOJİSİ
Bu kitapta, Türkiyedeki girişimcilik araştırmalarında yeterince ele alınmadığı düşünülen sosyolojik bakış açısının önemi vurgulanmaktadır. Kitabın giriş kısmında özet bir biçimde aktarıldığı gibi, Batı’da “girişimcilik sosyoloji” çerçevesinde etiketlenmiş bu bakış açısı girişimciliğin bütüncül bir perspektiften incelenmesi noktasında önemli katkılar sunmaktadır. Girişimciliğe yönelik hâkim yaklaşım, girişimciyi iktisadi bir aktör ve/veya kendisini diğer bireylerden ayıran psikolojik-davranışsal farklılar taşıyan bir birey olarak ele almaktadır. Oysaki girişimci, her şeyden önce bir toplumun üyesidir ve onu bu sosyal bağlamdan soyut bir biçimde incelemek pek mümkün değildir. Girişimcilik sosyolojisi araştırmalarında pek çok disiplinin katkısından yararlanılabilir. Söz gelimi bu kitapta girişimcilik olgusu pedagojik, dini, iktisadi, politik, ailesel ve hukuksal olmak üzere pek çok açıdan incelenmiştir.
Yazarlar: Sezen Özek, Candaş Can, Yağmur Sağlam, Mehmet Samet Erdem, Abdullah Eravcı, Bilal Aslan, Bülent Tuğcu
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Vahyin Elçilerinden Eğitsel Mesajlar
“Vahyin Elçilerinden Eğitsel Mesajlar” adlı bu kitap, üç ana bölümden oluşmakta ve Kur’an’da adı geçen peygamberlerin eğitsel mesajlarını içermektedir. I. Bölümde, peygamberlerin ortak vasıfları rol model olma ve pedagojik yöntemler bağlamında incelenmektedir. II. Bölümde, yaratılış ve kişilik inşası; ilim-akıl-iman dengesi; bilgi kavramı, ibadetin kişilik eğitimi boyutu ve temel ahlâkî ilkeler tartışılmaktadır. III. Bölümde ise hak, sorumluluk, ceza ve mükâfat; bireyin temel hakları ile Allah’a, kendine, aileye, topluma ve çevreye karşı görevleri; ayrıca cennet-cehennem tasavvurunun eğitici boyutu değerlendirilmektedir.
Kitap; öğretmenler, din görevlileri, değerler eğitimi uygulayıcıları, ilahiyat ve sosyal bilimler öğrencileri ile ebeveynler için müfredatı destekleyen bir başvuru kaynağıdır. Sade fakat akademik üslubuyla ders planlarını zenginleştirmektedir. Sohbet ve atölyeler için hazır içerik sunmakta; Kur’an ve Sünnet ekseninde bilgiyi hikmete, sorumluluğu olgunluğa dönüştürmek isteyenler açısından özlü ve uygulanabilir bir rehber işlevi görmektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Strategies for Developing and Strengthening Operational and Personal Capacities to Provide Support Services to Refugees
This book has been prepared within the framework of the European Union Erasmus+ Programme “Developing and Strengthening the Operational and Personal Capacities of Public and Non-Public Institutions in Providing Support Services for Refugees, Migrants and Migrants through Innovative Approaches” Project (2022-1-TR01-KA220-ADU-000086246) implemented by the Turkish National Agency. In addition, this book has been prepared with the contributions and approvals of all project partners. Project partners;
Turkey Partner Organisations:
– ADYU – Adiyaman University, TR
– BAIBU – Bolu Abant Izzet Baysal University, TR
– DEGDER – Association for Understanding and Social Support of Disadvantaged Groups, TR
– DU – Düzce University, TR
German Partner Organisation:
– ECF – Eurecons Förderagentur GmbH, GE
Hungarian Partner Organisation:
– HP – Human Profess Kozhasznu Nonprofit Korlatolt Felelossegu Tarsasag, HU
Slovakia Partner Organisation:
– SPLB – Spoluprácou Pre Lepiu Budúcnos?, SK
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Küresel Sağlık Krizi (COVID-19) OECD Ülkelerinin Uyguladığı Sosyal Politikalar
Covid-19 olarak adlandırılan küresel sağlık krizinin giderek ağırlaşan sonuçlarını hafifletmeye ve daha ağır bir tablonun ortaya çıkışını engellemeye çalışan ülke hükümetleri, kimi zaman birbiriyle benzeşen kimi zaman ise birbirinden farklılaşan politikalar uygulamıştır. Bu kapsamda geliştirilen politikaların farklılık göstermesi, ülkelerin yaşanmakta olan küresel sağlık krizinin yönetimindeki başarısını doğrudan etkilemektedir. Şüphesiz bu başarı ya da başarısızlığı etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Bu faktörler arasında bu noktada ve sonrasında en önemlisi yaşanacak muhtemel bir küresel sağlık krizi için yol haritasının ve acil eylem planlarının oluşturulmasıdır.
Bu çalışmanın amacı, bu ihtiyaçtan yola çıkarak etkisi zayıflayan küresel sağlık krizinde seçilmiş OECD ülkelerinin uygulamaya geçirdikleri sosyo-ekonomik politikaların başarısı ya da başarısızlığını tartışmak ve her ülke için olduğu gibi Türkiye için de geçerli olan gelecek sağlık krizleri için yol haritası ve eylem planı oluşturulmasını sağlamaktır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
GENETİK LABORATUVAR KİTABI
Yayınladığımız bu genetik laboratuvar kılavuzu özellikle lisans seviyesinde okutulmakta olan genetik dersleri ile bağlantılı olarak hazırlanmıştır. Kılavuzun hazırlanması sırasında uygulama ile birlikte yöntemlerin dayandığı teorilerin üzerinde de durulmuştur. Kılavuzun içerdiği konuların seçimi ve düzenlenmesi öncelikle yabancı kitapların ışığı altında ve bilimsel gelişmelerin çerçevesinde olmuştur. “Genetik Laboratuvar Kılavuzu” 13 ana bölüm halinde hazırlanmış ve her bölümde çeşitli laboratuvar protokolleri verilmiştir. Ayrıca yerli ve yabancı araştırmacıların farklı kaynaklarda kullandığı şekillere ve tablolara yer verilmiştir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Sinema ve Erkeklik
Yeni milenyumdan bu yana Türk sinemasında görünüm kazanmaya başlayan erkeklik krizi, toplumsal cinsiyet çalışmaları çatısı altında gelişen önemli bir alana dönüşmüştür. Kültürel üretimin ve özellikle sinemanın eğildiği bu kriz anlatısı, anaakım filmlerin merkezinde yer almış ve erkek karakterlerin toplumsal çözülmelerini perdeye yansıtan bir araca dönüşmüştür. Bu bağlamda 2000’lerin başından bu yana biriken ‘erkek filmleri’ ya da erkeklik krizine dair görünümler sunan filmler, bu krize dair çeşitli söylemler üretmiştir. Bu çalışmanın merkezine, yeni milenyumun Türk sineması bağlamında üretken yönetmenlerinden Onur Ünlü alınmıştır. Senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği filmler ve bu filmlerin erkek karakterleri, erkeklik krizi üzerinden incelenmiştir. Yönetmenin erkek karakterlerinin daima krizle, şiddetle, hastalıkla ve ölümle yüzleştiği, tüm ilişki biçimlerinde sorunlu olduğu ve erkeklik krizlerini doğrudan deneyimlediği saptanmıştır.
KİTAP TANITIMI
Kümelenmenin Önemi ve Kümelenme İçin Uygun Sektörün Belirlenmesi: Erzincan İli Üzerine Bir Uygulama
Kümelenme modeli gelişmiş ülkelerde son dönemlerde sıkça kullanılan bir yöntem haline gelmiştir. Başarılı olan ülkelerin uyguladığı ekonomi politikalarına baktığımızda “rekabet gücünü” artıracak politikaların her geçen gün önemini arttırdığını görmekteyiz.
Bu çalışmanın temel amacı, TRA1 düzey 2 bölgesi ve Erzincan ilinde kümelenme potansiyeli gösteren sektörleri belirlemek ve Erzincan ilinde kümelenme potansiyeli gösteren sektörlerde faaliyette bulunan işletmelerin ağ yapılarının ortaya çıkartılmasını sağlayarak bölgenin ve özellikle Erzincan ilinin ekonomik yapısının şekillenmesine katkı sağlamaktır. Bu çalışmada öncelikle kümelenme kavramı tanımlanmış, kümelenme ve sosyal ağ ilişkisine değinilmiş, kümelerin işletmelere sağladığı faydalar ve kümedeki temel aktörler anlatılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise kümelenme politikaları, amaç ve araçları, Türkiye’de kümelenme politikaları ve kümelenme girişiminin gelişimi konuları detaylandırılmıştır. Çalışmanın uygulama kısmı ise iki aşamalı olup istatistiki analiz çalışması ve saha çalışmasından oluşmaktadır. Serkan DEMİRDÖĞEN’ in “İşletmeler İçin Kümelenmenin Önemi ve Kümelenme İçin Uygun Sektörün Belirlenmesi: Erzincan İli Üzerine Bir Uygulama” başlıklı doktora tezinden üretilen bu çalışmanın bölgenin kalkınmasına katkı sağlaması temennisiyle…
₺275,00
KİTAP TANITIMI
ÇANAK(KALE) OLAYI
Çanak(kale) Olayı (Eylül-Ekim 1922), Türk Millî Mücadelesi’nin sona erme aşamasında patlak verdi ama bitmesi an meselesi olan savaşı neredeyse yeniden başlatabilecek bir mahiyette tezahür etti. Çanak krizinde iki taraf vardı: Türkiye ve İngiltere. Türkler haklı ve kutsal mücadelelerini kazanmış, istilâcı Yunanlıları “İzmir’de denize dökmüş” ve silahlı kuvvetleriyle Çanakkale boğazına yönelerek tarafsız bölge olarak adlandırılan işgal sahasıyla İstanbul ve Trakya’yı kurtarmak arzusundaydılar. Savaşın sonunda bir sürprizle karşı karşıya kalmak istemiyorlar, temkini elden bırakmadan hedeflerine korkusuzca yürüyorlardı. İngilizler ise öncelikle Cihan Harbi’ni kazanmanın mağrurluğuyla hareket ediyorlar, dünyanın en önemli kilit noktalarından olan Çanakkale ve Karadeniz boğazlarının kontrolünü bırakmak istemiyorlar, bu suretle boğazları “güneş batmayan imparatorluklarının” ve özelde Akdeniz hâkimiyetlerinin ana dayanak noktası haline dönüştürmek düşüncesini taşıyordu. Böylece Cebelitarık ve Süveyş’le birlikte Çanakkale boğazına sahip olan Britanya, tüm çıkışlarını elinde tuttuğu Akdeniz havzasının kontrolünü kolayca sağlayacaktı. Türkler için Çanak bunalımı “bir vatan müdafaası ve istilâcı düşmanın Anadolu ve Trakya coğrafyasından kovulması” esasına dayanırken, İngilizler için “uçsuz-bucaksız topraklarına yenilerini katmak” gibi “emperyal ve açgözlü bir gaye” amacını taşıyordu.
Sınırları ilk olarak “Sevr’de belirlenen “tarafsız bölge”, Anadolu yakasında Şile’nin doğusundan Edremit körfezine, Trakya’da ise Karaburun’dan Saroz körfezine kadar uzanarak tüm Marmara denizini içine alıyor, orada İtilaf devletleri adı altında esasında İngiltere adına “boğazlara dayanarak oluşturulacak istikbaldeki Akdeniz hâkimiyetinin” esaslarını belirliyor, “müdahale edilemez” bir sahayı rezerv ediyordu. Plân tutarsa Rusya da bir çırpıda saf dışı bırakılmış olacaktı. Ancak Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki Millî Mücadele’nin büyük başarısı, Türk milleti ve vatanının kurtuluşunu sağladığı gibi, bütün bu hayalî beklentileri boşa çıkardı, Türkiye’ye yönelik gizli ve açık projeleri Sevr Antlaşması gibi geçersiz kıldı. İngiltere, Çanak(kale) bunalımı sürecinde başarısız bir kriz yönetimi sergiledi. Uçuk hayallerine rağmen yine de prestijinin sarsılabileceği düşüncesiyle herhangi bir askerî çılgınlıkta bulunmadı, kapıya kadar gelen savaş tehlikesi diplomatik girişimlerle çözüldü. Bunda hem Türk Başkumandanı’nın doğru hamleleri ve hem de Cihan Harbi galibi İngiltere’nin Türklerden duyduğu endişeler sebebiyle çatışmayı göze alamamasının büyük rolü oldu. Misâk-ı Millî ilkeleriyle hareket eden yeni Türk devleti Mudanya Mütarekesi’yle Doğu Trakya’yı kurtardı ve barışın ön şartlarını hazırladı, Lozan Antlaşması’yla ise müstakbel Türkiye Cumhuriyeti’ni sağlam temeller üzerine oturtmuş oldu.
Çanak(kale) Olayı önemine rağmen bugüne kadar tarihçilerin çok fazla ilgisini çeken bir husus olmamıştır. Makale, bildiri ve kitap boyutunda konuyla ilgili yapılan akademik çalışmalar Türkiye, İngiltere ve dünya için de oldukça sınırlıdır. Bu önemli hadiseyi İngiliz arşiv belgeleri ve parlamento tutanaklarıyla ortaya koyan yazar, bunalımla ilgili en önemli ve detaylı akademik çalışmalardan birini bilim âlemine kazandırmış olmaktadır. Belge ve tutanaklardan istifadeyle yazılan metin ve ekleriyle okuyucuya sunulan bu ehemmiyetli monografik eser sebebiyle aynı zamanda öğrencim olan yazarı içtenlikle kutluyorum. Bu kıymetli eserin, akademik camiaya ve konunun ilgililerine faydalı olmasını diliyorum.
Prof.Dr. Enis ŞAHİN
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
Prof. Dr. Hamza Akengin’e Armağan Beşeri Coğrafya Araştırmaları
Bu eser, lisans ve lisansüstü düzeyde çok sayıda öğrenci yetiştiren, ailesine, öğrencilerine ve topluma değerli katkılar sunan Prof. Dr. Hamza AKENGİN’in bilimsel ve akademik hayatını kronolojik bir çerçevede özlü bir şekilde anlatmak ve tecrübelerini miras olarak bıraktığı kuşaklara mütevazı bir kayıt düşmek amacıyla hazırlanmıştır. Beşeri coğrafyanın özgün konu ve yaklaşımlarını yansıtan bu kitap; “Prof. Dr. Hamza AKENGİN’in Akademik Biyografisi” ve “Beşeri Coğrafya Araştırmaları” olmak üzere iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm; hocamızın akademik katkılarının yanı sıra değerli ailesinin, çeşitli üniversitelerde görev yapan akademisyenlerin ve lisans/lisansüstü öğrencilerin hocamıza yönelik duygu ve temennilerini içermektedir. İkinci bölüm; farklı üniversite ve kurumlardan bilim insanlarının katkılarıyla hazırlanan ve hocamızın çalışma alanlarını paylaşan 17 akademik çalışmadan oluşmaktadır. AKENGİN hocamızın çalışma prensibi, akademik duruşu, hayat tecrübesi, mütevazı kişiliği ve insanlara olan yaklaşımı her zaman bizlere örnek olmuştur. Bu vesile ile Prof. Dr. Hamza AKENGİN hocamıza ailesiyle birlikte huzurlu ve sağlıklı bir ömür diliyoruz.
₺900,00
KİTAP TANITIMI
Hukuk, Diplomasi ve Meşruiyet: Kıbrıs
Neredeyse bütün tarih boyunca hep çatışmalar, savaşlar ve göçlerle gündemde olan Kıbrıs adası bugün de aynı kaderi paylaşmaktadır. Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında da emperyal düşüncelerin kurbanı olan Kıbrıs her ne kadar savaşın dışındaymış gibi görünse de Doğu Akdeniz’de sahip olduğu stratejik pozisyon nedeniyle küresel, kıtasal ve bölgesel güçlerin menfaat çatışmalarının odağında yer almış, ABD’den Çin’e, Rusya’dan İsrail’e, Avrupa Birliği’nden NATO’ya silahlı-silahsız pek çok gücün ilgi alanına girmiş ve bu durumu bugüne kadar da devam ettirmiştir. 1950’li yıllarda Kıbrıslı Rumların Yunanistan destekli başlattıkları EOKA terörü, ardından 1960’da kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti de sorunlara çözüm olamamış ve 1974 yılında gerçekleştirilen Nikos Sampson Darbesi’nin ardından Türkiye garantör devlet olarak meşru haklarını kullanarak adaya müdahil olmuştur. Kıbrıslı Türkler 1975 yılında Kıbrıs Türk Federe Devleti ve 1983’de de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’ni kurarak adadaki meşruiyet ve mevcudiyet mücadelelerini taçlandırmışlardır. Ne acıdır ki 21. yüzyılda ve modern dünyanın gözleri önünde KKTC yok sayılmakta, spor, sanat, kültür, ticaret ve iletişim dahil hayatın her alanında ambargolarla cezalandırılmak istenmektedir. KKTC bütün olumsuzluklara rağmen fiili bir gerçektir ve bugün özellikle turizm ve eğitim adası olarak yoluna devam etmektedir.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Haremeynü’ş-Şerifeyn ve Bağlı Birimlerine Ait Gelir Ve Masrafları İhtiva Eden 1175 Nolu Vakıf Muhasebe Defteri
Haremeyn, Mekke ve Medine şehirlerini birlikte ifade eden bir tabirdir. Ayrıca Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’nın bulunduğu Kudüs de bu kapsama dahil edilerek sınırları çizilen bölge Haremeynü’ş-Şerifeyn olarak zikredilmeye başlanmıştır.
Yardımlaşma ve dayanışmanın sosyal devlet olabilme ve dini vecibelerin bir gereği olarak varsayıldığı Osmanlı toplumunda vakıf müesseseleri tesis etmek her zaman önem arz etmiştir. Ayrıca Müslümanlar için kutsal sayılan ve dini vecibelerini ifa ettikleri Haremeyn Bölgesi’nde de hâkimiyet tesis etmek bütün İslâm Devletleri’nin ideali olmuştur. Bu bölgeye hizmet etmek için adeta yarış içerisinde olmuşlardır. Bölgede imar-iskân, hacıların su, güvenlik ve barınma ihtiyacının karşılanması ayrıca bölgede görev yapan cami hizmetlileri, hademeler ve orada yaşayan fakirlerin ihtiyaçlarını karşılama maksadıyla Anadolu ve Rumeli merkezli çok sayıda Haremeyn vakfı kurularak bölgede hâkimiyetin idamesine çalışılmıştır. Padişahların, valide sultanların, şeyhülislam, kazasker vb. devlet ricalinin yanında, halktan çok sayıda şahsın da bu vakıfların kurulmasına ve yaşatılmasına ayrı bir ehemmiyet verdiği aşikârdır.
Bu çalışmada Mekke-Medine-Kudüs için kurulan Haremeyn vakıflarının H.1016/M.1607 tarihindeki gelir ve gider masrafları ele alınmıştır. Önemli bir yekûn tutan muhasebe verilerinden hareketle bölgenin ve burada yaşayanların Osmanlı idarecileri tarafından her koşulda korunup kollandığına, iaşe ve ianeleri için hiçbir masraftan kaçınılmadığına ilişkin çıkarımlarda bulunmamız mümkündür.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
THE CAUSES OF THE SUCCESSES OF THE OTTOMAN TURKS
The use of the Ottoman system for the supply of soldiers in time of war may be estimated from the fact, that an armed horseman was required for every fief of the value of twelve pounds a year, and another for every additional twenty pounds. In the time of Solyman these fiefs were able to furnish 150,000 cavalry. The feudal troops were always kept in readiness, nor was anything required to summon them to the field but an order of the Sultan to the two Beglerbegs of the Empire from whom it was communicated to a regular gradation of officers entrusted with the task of mustering these Spahi, or Cavaliers, in their separate divisions. This force served without pay. If they fell in battle, they were honoured as martyrs: if they distinguished themselves, or if the expedition was successful, they were rewarded with larger gifts of property. All their hopes of advancement depended upon the Sultan, and his success in war. They were ready to do his bidding in any part of the world, for the greater part of every country which they subdued was divided among the members of their own body.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Mindfulness ve Benlik
Mindfulness günümüzde çoğunlukla stres yönetimi ve bireysel iyi oluşla ilişkilendirilmektedir. Oysa modern yaşam, bireyi sadece kendi iç dünyasıyla değil, her gün yeniden çıktığı toplumsal sahnelerle de karşı karşıya bırakmaktadır. İnsan, kimi zaman roller üstlenerek, kimi zaman beklentilere uyum sağlayarak benliğini görünür kılar. Modern toplum, her bireyin farklı roller üstlendiği, görünür olduğu ve kendini yeniden inşa ettiği büyük bir tiyatro sahnesini andırmaktadır. Bu kitap, mindfulnessı yalnızca psikolojik bir uygulama olarak değil, benliğin toplumsal inşasını, gündelik yaşamın görünür ve görünmeyen yönlerini anlamaya imkân veren psikososyolojik bir perspektifle ele almaktadır.
₺270,00
KİTAP TANITIMI
Sevdâî Dîvân
Edebî metinlerin aslî unsuru sözdür. Bu itibarla dîvânlar Türkçenin söz ve ifâde yeteneğini zenginleştiren ve onları geçmişten günümüze taşıyan metinlerdir. Osmanlı şiiri üzerindeki değerlendirmelerde bu geleneğin Türkçenin gelişmesine sağladığı katkının hak ettiği derecede vurgulanmaması üzücü bir durumdur.
Dîvânlar aynı zamanda kültürümüzün duygu ve düşünce arşividirler. Şairin dünyası kadar sosyal hayattan tarihe kadar hayatın her yönüne ayna tutarlar. Bu yönleriyle sahip oldukları şiirlerin sahipleriyle günümüz arasında köprü durumundadırlar. Bu eserler bize günümüze geçmişimizden gelenler kadar gelmeyenleri de görme imkanı vermektedirler.
15. yüzyılın ikinci yarısı ile 16. yüzyılın ikinci yarısında yaşayan Sevdâ’î de iki eseri, Dîvân ve Kıssa-i Leylî birle Mecnûn, ile Türkçenin gelişip zenginleşmesine katkı sağlayan bir şairimizdir. Şairin her iki eserinde de Türkçe ifade kalıpları ve deyimlere yoğun bir şekilde yer vermesi dikkati çekmektedir. Bu yönüyle Sevdâ’î’nin Necâtî Bey’in şiirlerinde Türkçeyi öne çıkarma tutumunu benimseyen şairlerden olduğu görülmektedir. Dîvân‘ındaki şiir sayısı az olmakla beraber Kıssa-i Leylî birle Mecnûn isimli eseri ile birlikte değerlendirildiğinde şairin önemli seviyede Türkçe dil yapısını günümüze taşıdığı görülmektedir. Sevdâ’î duygu ve düşünce dünyamıza sağladığı katkı kadar Türkçenin ifâde zenginliğini eserlerine yansıtma ve Türkçeyi güzel kullanma hassasiyeti ile de dikkate alınmayı hak etmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Çin Tarihinde İz Bırakanlar
Han Hanedanı, Çin tarihinin siyasi, kültürel ve ekonomik açıdan en önemli dönüm noktalarından biridir. Yaklaşık dört yüzyıl süren bu dönem, yalnızca kendi çağını değil, günümüz Çin kültürünü de derinden etkilemiş ve şekillendirmiştir.
Bu çalışmada, Çince biyografik kaynaklardan yararlanılarak Han Hanedanı’na damga vurmuş, etkileri Çin sınırlarını aşarak dünya tarihine uzanmış beş seçkin şahsiyet ele alınmıştır. Han Hanedanının kurucusu Liu Bang, Büyük Tarihçi olarak anılan Sima Qian, savaşçı hükümdar Han Wu Di, tıp tarihinde çığır açan ve anestezinin öncüsü kabul edilen Hua Tuo ve son olarak bilimin sembol isimlerinden, sismografın mucidi Zhang Heng hakkında bilgi verilmiştir.
Çin tarihinde iz bırakanların sayısı elbette saymakla bitmez. Seçtiğimiz bu beş isim, Çin’in zengin ve çok katmanlı tarihsel mirasının yalnızca bir kesitini temsil etmektedir. Amaç, Han döneminin düşünce dünyasını, bilim anlayışını ve devlet yapısını tanımak isteyen okurlar için sağlam bir başlangıç noktası sunmaktır.
KİTAP TANITIMI
Patent Odaklı Teknoloji Değerlendirmesi
Patentler teknolojilerin geliştirilmesi için önemli bilgiler sağlayan dokümanlardır. Aynı zamanda patentler, buluş sahiplerine yasal koruma sağlamaktadır. İşletmeler rekabet stratejilerindeki en önemli avantajlardan birini patentlerle elde edebilmektedir. Bu kitapta araştırmacılara patentlerle ilgili temel bilgiler sunularak ulusal ve uluslararası patent araştırmaları hakkında değerlendirmeler yapılmıştır. Aynı zamanda vaka analizi ile patent analizi yapılarak okuyucular için örnek sunulmuştur.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYE’DE EKSTREM KURAK VE NEMLİ DÖNEMLER (1951-2018)
Son yıllarda iklimde önemli değişmelerin meydana geldiği, birçok araştırmada vurgulanan bir durumdur. Bu değişmeler sonucunda, Türkiye ikliminde ekstrem olayların sıklığının arttığı görülmektedir. Türkiye ikliminde artan ekstrem dönem sıklığı, aynı zamanda afetlerin de daha sık yaşanmasına sebep olmaktadır.
Bu bağlamda hangi yıl, hangi mevsim ve hangi alanlarda ekstrem kuraklık ya da nemlilik frekansı, eğilimi ve şiddeti artmaktadır sorusunun cevabı oldukça önem kazanmaktadır.
Bu araştırmada, Türkiye’den seçilen 46 meteoroloji istasyonunda, 1951-2018 yılları arasında, meydana gelen ekstrem kurak ve nemli dönemlerin mevsimsel dağılışı analiz edilmiştir. Aynı zamanda, 1951-1984 yılları arasındaki 34 yıllık periyot ile 1985-2018 yılları arasındaki dilimde meydana gelen ekstrem kuraklık ve nemlilik frekansı ayrı bir şekilde incelenmiştir. Böylelikle, iklim değişikliğinin gün yüzüne çıktığı son 30 yıllık dönemde, Türkiye’de ekstrem kuraklık ve nemlilik olayı artmış mıdır sorusunun cevabı ortaya konulmuştur.
Araştırmada, Türkiye’nin belli dönemlerinde ve bazı alanlarında, ekstrem iklim koşullarının frekansının dikkat çektiği görülmüştür. Araştırmada seçilen istasyonların, %67’sinin ikliminde ekstrem kurak ve nemli dönemlerin son yıllarda (1985-2018) belirgin bir şekilde arttığı görülmüştür. Bunun yanı sıra Türkiye’nin önemli bir kısmı, kış dönemi ekstrem kuraklık frekansının fazla olması ile dikkat çekmektedir. Son olarak, Denizli ve Mersin 1951-2018 arasındaki 68 yıllık dönemde toplam ekstrem kuraklık ve nemlilik frekansının en fazla olduğu istasyonlardır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
KEMALİZMİN SOĞUK SAVAŞ TECRÜBESİ
Bu çalışma Kemalizmin farklı yorumlarının farklı tarihsel süreçlerde nasıl ortaya çıktığını ve Kemalizm adına üretilen her şeyin yeniden bir sorgulamaya tabi tutulmasını amaçlamaktadır. Özellikle de bir Soğuk Savaş ideolojisi olan ve “Atatürkçülük” olarak tabir edilen sağ Kemalizmin hangi temellerde ortaya çıktığı ve Milli Mücadele’nin tarihsel ve siyasal mirası ile ne denli uyumlu olduğu tartışmaya açılacaktır. Kemalistlerin Atatürk imgesine dair her şeyi güncel “tehdit” algıları ekseninde sorgulamadan kabul ettiği bir toptancılığa karşılık olarak Kemalizme eleştirel bir perspektiften yaklaşan kesimlerin de dönemi ve düşünceyi eleştirebilmek için, içinde Atatürk ve Kemalizm geçen her olguyu tek bir potada eriterek tersinden bir toptancı yaklaşıma karşı Kemalizme dair parçalılığı ifade edebilmenin, daha sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için -deyim yerindeyse sapla samanı ayırabilmek için-, yalnızca akademide değil daha büyük kitlelerin müdahil olduğu bir alanda önyargılardan uzak ve korkulardan arınmış bir biçimde herhangi bir suistimale yer vermeden Kemalizm konuşabilmek için böylesi bir tartışmanın yeniden başlayabilmesi zaruridir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
ADLİ GÖRÜŞME: AMAÇ, YÖNTEM VE TEKNİKLER
Bireyler ceza mahkemelerinde bir suçun mağduru veya tanığı olma ya da suç işleme/suça sürüklenme; hukuk mahkemelerinde velayet, vesayet, şahsi ilişki veya evlat edinmenin değerlendirilmesi gibi birçok nedenden dolayı doğrudan veya dolaylı olarak adli sisteme girebilmektedir. Bireyi adli sürece dahil eden olay ve deneyimler çoğunlukla travmatik nitelikte olup, kişinin bedensel ve ruhsal sağlığına kalıcı biçimde zarar verici etkilere sahiptir. Bu nedenle, yetkin uzmanlar tarafından olayın niteliği ve bireye içkin özellikler dikkate alınarak hassas ve özenli bir şekilde yürütülen kaliteli bir adli görüşme hem adaletin tesisi hem de adli sistem içerisindeki bireylerin ikincil örselenmelerinin önüne geçilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Adli sistem içerisinde farklı disiplinlerden (Psikoloji, Psikolojik Danışmanlık, Sosyal Hizmet) gelen adli sistem uzmanları, suça sürüklenen, mağdur veya tanık çocuklar; şiddet mağduru kadınlar ve yaşlılar gibi diğer kırılgan gruplar; boşanmış veya boşanma aşamasındaki çiftler ve çocukları gibi pek çok farklı sebeple adli sürece dahil olmuş bireylere yönelik farklı hizmetler sunmaktadır.
Bu kitapta, Adalet Bakanlığı bünyesinde mahkemelere hizmet vermekte olan psikolog, psikolojik danışman ve sosyal hizmet uzmanlarının gerçekleştirdikleri adli görüşme uygulamalarına yer verilmiştir. Bu kapsamda, adli görüşmelerin amacı, kapsamı, teknikleri ayrı ayrı ele alınmış; ayrıca en çok karşılaşılan kırılgan gruplar (çocuklar, kadınlar, mülteciler ve yaşlılar) ile adli görüşme tekniklerine yönelik temel bilgiler ve uygulamada kullanılabilecek pratik teknikler sunulmuştur. Bu kitap, Psikoloji, Psikolojik Danışmanlık ve Sosyal Hizmet Bölümleri mezunları ile adli alanla ilgilenen meslek elemanları ve uygulayıcılar için rehber niteliğindedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Kültür ve İktidar Gündemden Târihe Antropolojik Notlar
Akademik çevrelerin hep sıradan insanların sorunlarına uzak olmasından yakınılır. Haklı olunan taraflar olsa da, bu iddiaya tamamen katılmak mümkün değildir. Özellikle sosyal bilimlerle ilgilenen akademisyenler, hem sahada hem de teoride halkın içindedir.
Bu açıdan bakıldığında Sosyal Antropoloji, sosyal bilimler arasında en ön sıradadır. Ben de bir sosyal antropolog olarak, gündem olup çeken ve hakkında değer bulduğum konularda târihe notlar düşüyorum.
Siyasetten dine, eğitimden iletişime kadar her konuyu kapsayan Sosyal Antropolojinin bana imkân tanıdığı bakış açısıyla kişisel kanaatlerimi zaman içinde biriken bu yazılarda ortaya koymaya çalıştım.
Bu yazılarda ortaya koyduğum kanaatlerim, bir savunma veya yargı değildir. Doğru olup olmadığını da en büyük ve âdil sınav olan zaman gösterecektir.
₺635,00
KİTAP TANITIMI
1897 Osmanlı-Yunan Savaşı’nda Esir Yunanlar
- yüzyılda Osmanlı Devleti’nin ittifaksız tek başına girip kazandığı 1897 Yunan Savaşı, her ne kadar barış antlaşmasına yansımamış olsa da uluslararası bağlamda başta Sultan II. Abdülhamid olmak üzere ülkenin itibarını arttırmıştır. Savaşın kısa süre içerisinde Yunan bozgunuyla sonuçlanacağını, Yunanların kendisi olmak üzere büyük devletlerin temsilcileri ve yabancı gazete muhabirleri beklemiyordu. Bu savaş ile Osmanlı’nın hâlâ güçlü bir devlet olduğu anlaşılmıştır.
1897 Osmanlı-Yunan Savaşı’nda savaşın doğal bir sonucu olarak her iki taraftan da esirler alınmıştır. Yunanlar adına savaşıp Osmanlı tarafınca esir alınanlar muvazzaf, yabancı gönüllüler ve Osmanlı vatandaşı olmak üzere üç grupta sınıflandırılmıştır. Bu kitapta; esirlerin durumu (Osmanlı ve Yunan esirleri karşılaştırılarak), ülkelerine iade süreci, savaşın propaganda boyutu ve Osmanlı Devleti’nin diplomatik stratejileri incelenmiştir.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Digital Transformation in Banking Industry Financial Security, Audit and Business Perspective
The book “Digital Transformation in Banking Industry – Financial Security, Audit and Business Perspective” explores the effect of digital transformation on Anti-Money Laundering (AML) regime by focusing on digital Know Your Client (eKYC), artificial intelligence in AML, crypto currency, and virtual assets by drawing attention on ongoing compliance challenges in “virtual assets era”. Furthermore, it explores Fintechs and future of conventional banking as well as remote auditing in banking industry.
This edition explores Fintechs and the future of conventional banking. This is to examine the Fintech structures that have recently gained great importance in the world and to evaluate the possible effects of the developments on traditional banking in the future. Considering the innovations that Fintech structures bring to payment systems, their impact on credit markets and the structure of blockchain-linked contracts, it is expected that they will have greater effects on the financial system in the future. In this context, the book analysis the effects of these structures on traditional banking by including the recent literature on the subject.
Remote auditing is one of the common methods that is suitable for today’s world with its flexible and technology-based structure. In our book we have dedicated a chapter which explores remote auditing (also known as virtual audit) and challenges as well as advantages of applying it.
A chapter is dedicated to AML Programs in Banking Industry in Covid-19 Era, which identifies challenges, good practices, and policy reactions to new ML/TF risks which can be also defined as financial security risks arising during the Covid-19 pandemic crisis and due to impact of digital transformation in banking industry.
A special attention is dedicated to the artificial intelligence in AML structures in banking and the role of artificial intelligence for detecting money laundering cases by decreasing the number of “false alerts” and increasing the quality of “real matches”. The book explores the role of artificial intelligence on increasing the efficiency and decreasing the manual work on daily basis for AML Compliance Officers.
The book explores virtual currency and blockchain by identifying ongoing compliance challenges from decentralized platforms, peer-to-peer cryptocurrency exchangers, anonymity-enhanced cryptocurrencies, and “jurisdictional arbitrage” (the ability of criminal actors to route their activity through countries with weak AML/CFT regimes). Blockchain/ Distributed Ledger Technology (DLT) applications aside, certain properties of Virtual Currencies (including VCs associated with Initial Coin Offering – ICOs) entail special Financial Crimes Compliance (FCC) risks, some of which are detailed in our book.
Nowadays the Digital Identity (DI) services help financial institutions, especially banking industry, to offer several services efficiently and properly to their clients. By keeping this in mind, the measures for Covid-19, offering services in distance remains the best solution in the market. The DI provides provable and sharable identity, which is particularly important when on-boarding clients but also has a key protection role to play when users are transacting. In our book we have dedicated a chapter related to digital ID system and eKYC.
We believe this edition contributes to current literature for the effect of digital transformation in banking industry from the financial security, audit and business perspective and it is important for compliance officers and bankers, policy makers, strategists, academics, students, and professionals in the field of compliance.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
FASÎH AHMED DEDE DÎVÂNI BAĞLAMLI DİZİN VE İŞLEVSEL SÖZLÜĞÜ
Fasih Ahmed 17. Yüzyıl Osmanlı sahasında yetişmiş, kendi döneminde ve kendisinden sonraki yüzyıllarda yaşamış pek çok şairi etkilemiş usta bir sanatçıdır. Klasik Türk edebiyatında çeşitli alanlarda oluşturduğu eserleriyle ön plana çıkmış ve şairliğinin yanı sıra sanatın birden çok türünde eserler vermiştir.
Eser sayısı ile dikkat çeken Fasih Ahmed aynı zamanda oldukça hacimli mürettep bir divana da sahiptir. Çalışmamıza konu olan eseri de bu divanıdır. Divandaki manzumeler TEBDİZ sistemine girilerek kelime veya kelime guruplarının bağlamsal anlamları ile birlikte işlevsel dizini ortaya çıkarılmıştır.
TEBDİZ projesi ile araştırmacılara klasik Türk edebiyatı metinlerinin söz varlığının ortaya konması, bu metinlerin tanınması, anlaşılması ve karşılaştırılması gibi birçok hususta imkân sunma amacı güdülmektedir.
Fasîh Ahmed Dede Dîvânı Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlüğü adıyla çalışılan söz konusu eser yapılan araştırmalar neticesinde oldukça hacimli bir örnek teşkil etmiştir. Kitaba konu olan bu eserin tamamını kitap hacminde yayınlamak oldukça zor olacağından her harfle ilgili sınırlı sayıda örnekler verilerek, eser baskıya hazırlanmıştır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
HATAY HALK KÜLTÜRÜ ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR
Hatay, uzun bir tarihsel süreçte çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapmış bir şehirdir. Bundan dolayı kültürel anlamda oldukça zengin bir birikime sahiptir. Bu birikim sonucunda topluma ait gelenek, görenek ve toplumsal uygulamaların da oldukça çeşitli ve fazla sayıda olduğu görülmektedir.
Prof. Dr. Bülent ARI tarafından kaleme alınmış olan “Hatay Halk Kültürü Üzerine Araştırmalar” kitabı, Hatay halk kültürüne ait unsurları ve şehrin kültürel birikimini titizlikle ele almıştır. Hatay’da doğum, evlenme ve ölüm gibi geçiş dönemlerine ait uygulamalar, gündelik yaşamdan kesitler; Hatay halk edebiyatına ait örnekler, Hatay’da ön plana çıkan el sanatları, bölgesel halk oyunlarına ait unsurlar, Hatay’daki geleneksel çocuk oyunları, bölgeye ait halk hekimliği uygulamaları, Hatay mutfağına ait yemekler ve yemek kültürü ile bölgede kullanılan lakapların derlendiği bilgilerden oluşan kültürel özelliklere bu kitapta yer verilmiştir.
Hatay halk kültürüne ait unsurların tanıtılması ve bu unsurların gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlayacak nitelikteki bu kitap; Hatay halk kültürüne ait yapılacak olan sonraki çalışmalara da kaynaklık edici ve yol gösterici bir mahiyete sahiptir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
GÜNCEL YAKLAŞIMLARLA KALİTE VE KALİTE YÖNETİM SİSTEMLERİ
21. yüzyıldaki gelişmeler, işletmeleri bir taraftan maliyet azaltmaya diğer taraftan da pazar içerisinde rekabet mücadelesine doğru itmektedir. İşletmelerin böyle zorlu bir ortamda hedeflerine ulaşabilmeleri için odaklanacakları anahtar araç Kalitedir. Kalite kavramının işletmelerde iyi bir şekilde anlaşılıp uygulanması önemli bir husustur. Bu noktada yöneticilerin kalite yaklaşımlarını ve araçlarını benimsetip işletme çapında yaygınlaşmasını sağlamaları gerekmektedir. Aynı zamanda kalite konusundaki yeni yaklaşımlar ve yeni teknolojilerin de takip edilmesi kurumun pazardaki var olma mücadelesine katkıda bulunacaktır.
Bu kitapta, kalite felsefesi, kalite kontrol, kalite güvence, standartlar ve standardizasyon ile ilgili temel kavramlar anlatılmaya çalışılmıştır. Özellikle üzerinde durulan konu kalite yönetim sistemleri ve bu konudaki güncel sürümün getirdiği risk temelli yaklaşımdır. Bu konunun odağı olan ISO 9001:2015 standardının, Yüksek Seviyeli Yapısı ve sistemin entegrasyonu için ihtiyaç duyulan faaliyetler üzerinde durulmuştur. Son olarak günümüze kadar olan süreçte, üretim dönüşümleri ve dördüncü sanayi devrimi ile kalitede meydana gelen değişimlere değinilmiştir.
Bu kitap, kalite konusundaki güncel gelişmeler ile ilgili bilgi sahibi olmak isteyen öğrencilere, çalışanlara ve akademisyenlere yönelik olarak hazırlanmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Kutuplaşan Dünyada Türkiye: Ekonomi, Siyaset ve Yönetim Alanında Dönüşümler
Kutuplaşan Dünyada Türkiye: Ekonomi, Siyaset ve Yönetim Alanında Dönüşümler; 21. yüzyılın ikinci çeyreğinde derinleşen kırılmaların Türkiye’nin ekonomik yapısı, siyasal meşruiyet zemini ve kamu yönetimi kapasitesi üzerindeki etkilerini disiplinlerarası bir çerçevede ele alan bütüncül bir çalışmadır. Eserde, Soğuk Savaş sonrasında şekillenen liberal uluslararası düzenin çözülmesiyle belirginleşen belirsizlik iklimi; teknoloji, enerji, norm üretimi ve dijitalleşme ekseninde yeniden biçimlenen güç ilişkileriyle birlikte tartışılmaktadır. Bu yaklaşım, Türkiye’nin konumunu yalnızca dışsal jeopolitik dalgalanmaların yansıması olarak değil, aynı zamanda kurumsal kapasite, toplumsal uyum ve yönetişim tasarımı üzerinden şekillenen yapısal bir dönüşüm alanı olarak kavramsallaştırmaktadır.
Güç–güvenlik–belirsizlik üçgeninden ticaret ve teknoloji savaşlarına, Türkiye’nin büyüme ve yapısal/kronik kırılganlıklarından kamu politikaları ile toplumsal kutuplaşmaya, yeşil dönüşümden kamu–özel sektör dengesi tartışmalarına uzanan bölüm mimarisi, Türkiye için kutuplaşmadan dayanışmaya doğru bir stratejik düşünme hattı önererek geleceğe dönük bir yol haritası arayışını da görünür kılmaktadır.
₺270,00
KİTAP TANITIMI
70 Soruda Dış Ticaret İşlemleri – 1
Bu kitap, dış ticaret alanında temel bilgileri kolay ve anlaşılır bir şekilde sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Kitapta dış ticaretin temel kavramları, ihracat türleri, ihracat süreci, uluslararası ticarette kullanılan belgeler, taşıma yöntemleri, teslim ve ödeme şekilleri soru-cevap yöntemiyle açıklanmaktadır. Güncel mevzuat dikkate alınarak hazırlanan eser, tablolar ve şekillerle desteklenmiş olup konuların daha kolay anlaşılmasını sağlamaktadır. Dış ticaret dersi alan öğrenciler, bu alanda çalışanlar ve ihracat yapmak isteyen işletmeler için pratik bir başvuru kaynağı niteliğindedir. Konuları sade bir dille ele alan bu eser, okuyucuların dış ticaret işlemlerini sistemli ve temel düzeyde öğrenmelerine yardımcı olmayı amaçlamaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Samsun’da XIX. Yüzyılda Batı Etkili Mimarlık Örnekleri
XVII. yüzyıldan itibaren; Osmanlı İmparatorluğu Batıdaki ekonomik, siyasi ve teknolojik gelişmeler karşısında giderek zayıflamıştır. Bu olumsuz gelişmelere paralel olarak XVIII. yüzyılda, Osmanlı İmparatorluğu tarafından, Avrupa’daki gelişmeleri takip etmek için önce Avrupa’ya geçici elçilikler, daha sonra daimi elçilikler kurulmaya başlanmıştır. Batıyı tanımaya çalışan Osmanlı İmparatorluğu’nda Tanzimat Fermanı (1839) ile de bu süreç hız kazanmıştır.
İmparatorlukta, Batıyla gelişen ilişkiler neticesinde Avrupa kültüründen etkilenmek kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu doğrultuda, Osmanlı devletinde sanat ve mimarideki değişim bunun en açık örneklerindendir. Bu alanda önce İstanbul sonrasında Anadolu’nun çeşitli kentlerinde Batı tesirli üsluplar, mimari ve diğer sanat dallarında kendini göstermeye başlamıştır.
Samsun, XIX. yüzyılda Batı tesirleriyle inşa edilmiş mimari örneklere sahip bir şehir olmasıyla çalışma dahilinde ele alınmıştır. Şehir bu açıdan Osmanlı’da gelişen Batılılaşma anlayışının Anadolu’daki önemli örnekleri içerisinde değerlendirilmektedir. Samsun’da bu dönem içerisinde sivil ve dini mimari örneklerin yanında eğitim yapılarında da bu etkiler görülmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Ayânzâde Nâmık Ekrem’in Manzûm ve Manzûm-Mensûr Eserleri
1. Meşrutiyet’in 23 Temmuz 1908 tarihinde ilan edilmesi, demokrasi tarihi açısından önemli bir dönüm noktasını teşkil etmektedir. Monarşiden Meşrutiyet’e geçişi ifade eden bu tarihten kısa bir süre sonra 13 Nisan 1909 tarihinde 31 Mart Vakası olmuş ve Sultan II. Abdulhamid tahttan indirilip İttihat ve Terakki dönemi fiilen başlamıştır. Osmanlının bu çalkantılı dönemlerinde İstanbul’da öğrencilik, öğretmenlik ve yayıncılık faaliyetlerinde bulunan Ayânzâde Nâmık Ekrem, kaleme aldığı eserleriyle Meşrutiyet’in ateşli bir savunucusu olarak yer almıştır. Şiir, edebiyat, din, ahlâk ve sosyal meseleler konusunda manzum, manzum-mensur ve mensur kırk civarında eseriyle bir külliyat oluşturan bu isim, çok yönlü kişiliği ile çalışmamıza konu olmuştur.
Bu çalışmada, Nâmık Ekrem’in “Vatan için faydalı kitaplar” serisi içerisinde Osmanlı Türkçesiyle yayımladığı manzum eserleri olan Zevâhir-i Pejmürde, İnkılâb, Yâdigâr, Zafer-i Hürriyet, 10 Temmuz Hâtırası ve manzum bir mesnevî denemesi olan Hicrân ile manzum-mensur karışık yazılan Bahâr-ı Edeb ve Şi‘r-i Hakîkat isimli edebî eserleri günümüz Türkçesine aktarılmıştır. İlk defa toplu olarak okuyucuyla buluşacak yeni harfli bu metinlerin devrin sosyal, siyasal ve edebî tezahürleri ile bir ışık olması hedeflenmiştir.
₺560,00